Son Dakika
20 Nisan 2018 Cuma

Kuzey Kıbrıs'ta 2015'te 798 boşanma oldu

18 Aralık 2016 Pazar, 13:08
Kuzey Kıbrıs'ta 2015'te 798 boşanma oldu

Kuzey Kıbrıs; kalp ve kanser hastalıklarında, siyasi parti, sendika, birlik-dernek ve cemiyet sayılarında olduğu gibi ‘boşanmalarda’ da dünya rekoru kırdı.

Diyalog muhabirinin elde ettiği bilgilere kadar; geçtiğimiz sene içinde 850 evlilik olmasına karşın 798 de boşanma gerçekleşti. Hemen Hemen izdivaç sayısı değin da boşanma yaşandı.

Ülkemizin ünlü hukukçularından Boysan Boyra; boşanma davalarının ağırlıklı olarak ‘Şiddetli geçimsizlik’ gerekçesiyle yürütüldüğünü; fakat hakiki nedenlerin ayrı olduğunu söyledi. Boyra, bu nedenlerin ‘aldatma, cinsel ilişkiden kaçınma, dayak, ağır hakaret, eşini ailesi ile görüştürmeme,aşırı kıskançlık ve idareli sorunlar’ olduğuna dikkat çekti

Boyra Diyalog’un sorularına şu cevapları verdi:

Soru: 2015 yılı içinde KKTC’de kaç evlilik kaç boşanma gerçekleşti?

Cevap: 2015 yılında yaklaşık 850 evlenme gerçekleşirken, 798 de boşanma gerçekleşti. Halbuki; 2009 yılında bin 261 evlenme gerçekleşirken, 669 da boşanma meydana geldi, 2010 yılında bin 354 evlenme, 706 da boşanma gerçekleşti, 2011 yılında bin 344 evlenme, 739 boşanma, 2012 yılında bin 238 evlenme, 803 boşanma gerçekleşirken, 2013 yılında bin 175 evlilik, 818 boşanma meydana geldi, 2014 yılında takriben 800 evlilik gerçekleşti, 829 da boşanma meydana geldi.

Soru: Boşanmalarda çoğunluk çocuk sahibi midir? Yaş ortalaması nedir?

Cevap: Yaş ortalaması ile ilgili muhakkak sayı devretmek çok içten olmaz. Fakat şunu ifade edeyim çocuk sayısı arttıkça boşanmalar daha baskı oluyor. Çocuksuzlar ve eksik çocuklular daha çok boşanıyor. Yıllara oranla şöyle bir bilgiyi paylaşayım: 2010 yılında 283 çocuksuz çift boşandı, 215 boşanan çiftin 1 çocuğu vardı, 2 çocuklu 164 birey, 3 çocuklu 31 birey, 4 çocuklu 7 fakat ve 5 ile 6 çocuklu üçer birey boşandı. öte yandan 2011 yılında 263 birey çocuksuz olarak boşandı, bir çocuk sahibi 260, 2 çocuk sahibi 167, 3 çocuk sahibi 37, 4 çocuk sahibi 10 ve 5 çocuk sahibi 2 çift boşandı. 2012 yılında 291 çift çocuksuz boşandı, bir çocuk sahibi 266, iki çocuk sahibi 181, üç çocuk sahibi 52, dört çocuk sahibi 12, beş çocuk sahibi 1 çift boşandı,2013 yılında 296 çocuksuz çift boşandı, bir çocuk sahibi 263, iki çocuk sahibi 263, üç çocuk sahibi 203, dört çocuk sahibi 17, beş çocuk sahibi 3, altı çocuk sahibi 1 çift boşandı. 2014 yılında 312 birey çocuksuz çift boşandı, bir çocuk sahibi 238 çift, iki çocuklu 226 çift, üç çocuklu 45 çift, dört çocuklu 6 çift, 5 çocuklu 1 çift ve altı çocuklu 1 çift boşandı. 2015 yılında az önce bu değin detaylı bilgimiz yok.

Soru: Size göre çiftler niçin boşanıyor? Ne tür gerekçeler öne sürüyorlar?

Cevap: KKTC mahkemelerinde boşanma sebebi olarak genelde “şiddetli geçimsizlik” öne sürülerek yapılmaktadır. Bu koşul, üst başlık olarak içten bir sebep olabilir fakat, mahkemelerde esas sebeplerin, yani ailenin mahrumiyetinin ortaya dökülmemesi için davanın esası, şiddetli geçimsizlik olarak yürütülüyor. Olaya daha maddi bakacak olursak, benim gözlemlerimde aldanma, cinsel ilişkiden uzak durma, dayak, ağır hakaret, eşini ailesi ile görüştürmemek, anne veya babanın ailedeki asli görevlerinin ihmali, fazla kıskançlık ve idareli bazı nedenler boşanmaların esasını oluşturuyor. Kişilerin kendilerine ya da çocuklarına daha fazla hasar vermemeleri esastır. Bana tarafından boşanmaların artmış olması üzülecek bir koşul değildir. Bilakis kadınların kendilerine olan güveninin ortaya süre içerisinde çıkmış olmasıdır. Yürümeyen bir ilişki asla sürdürülmemeli. Her bireyin kendi yaşam deneyimlerini istediği gibi yaşaması taraftarıyım. Ola Ki sosyologlar kızacak fakat boşanmaların artışı daha dinç bir toplum yetiştirildiğini gösteriyor diye düşünüyorum. Hastalıklı birlikteliğin ne topluma ne de bireylere bir faydası yoktur. Benim kanaatimce, kadınlar günümüzde daha artı boşanma davası açan taraf halini aldı. Bundan Böyle kadınlar boşanma eyleminden depresyona girmiyor ve daha güçlü oluyorlar. Hakiki boşanma sebepleri davalara yansımıyor örneğin aldatıldığı ya da zor gördüğü için boşanmak isteyenler bu gerekçeleri saklıyor ve başka nedenler öne sürüyor. Toplumun ayıplayacağı şeyler boşanma davalarından uzaktan tutuluyor, aldatılan birey bunu çevresinden saklıyor ve başka nedenler öne sürüyor.

Boşanmaların artmasında meslektaşlarınızın (avukatların) da katkısı olduğu söyleniyor. Yani en minik bir sorunda boşanmak için başvuranlara bundan böyle uzlaştırma öneren avukat kalmadı gibi. “Sizi anında ayıralım” diyorlar. Çünkü boşanmalarda bundan böyle mal paylaşımı öne çıkmış durumda. Bu yöndeki iddialara ne dersiniz?

Yanıt: Ben kesinlikle boşanma davalarının avukatlarla alakalı olduğunu düşünmüyorum. Önceden barıştırır gönderirlerdi fakat bir ay iki ay sonradan her tarafta çiftler boşanma talebiyle başvuru formu yapıyorlar acilen de aynıdır eğer bir çift kesinkes boşanmaya karar vermişse avukatın uzlaşma yönünde bir girişini olsa dahi bu netice tip bir koşul değildir. Baskı ile evlilikler yürümüyor. Mal paylaşımı konusu da zaten yasalarla düzenlenmiştir bir de çiftlerin kendi arasında uzlaştığı şekliyle paylaşım yapılmaktadır.

Beyoğlu: Somut ve sosyal etkenler etkili

öte taraftan Çocuk ve Ergen Piskiyatristi Uzm. Dr. Erdem Beyoğlu da boşanmaların son dönemlerde artmasıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Boşanmaların sebeplerinin fiziki ve diğer çoğu sosyal etkenler olduğunu dile getiren Beyoğlu, sorulara şu şekilde cevap verdi:

Soru: Sizce boşanmalar neden artıyor?

Yanıt: Son yıllarda ülkemizde boşanmaların giderek arttığı görülmektedir. Burada somut ve sosyal birçok etkenin rol oynadığını düşünüyorum. Ancak geçimsizliklerin, eşler arasındaki anlaşmazlıkların, eşlerden birinin ya da her ikisinin içki – madde kullanımının, kumar alışkanlığının, şiddetin ve aldatmanın da manâlı etkenler arasında olduğunu düşünüyorum.

Soru: Gerek çiftlerde, gerekse aile bireylerinde bundan böyle uzlaşı ve dayanışma yerine ağız dalaşı, uyuşmazlık, ağız dalaşı ve ayrılma kültürü öne çıktı. Sizce bunun en kayda değer nedenleri nedir?

Cevap: Günümüzde bundan böyle birçok alanda insanların daha bireysel hareket ettiği görülmektedir. Aileler de bu durumdan etkilenmektedir. Bu da anlaşmazlıkları ve tartışmaları arttırmaktadır. Artan Bir Şekilde konut ortamı çatışmalı ve stresli bir yer haline gelmektedir.

Soru: Peki çatışmalı etraf çocukları ne dek etkiyor?

Yanıt: Çatışmalı ortamda büyüyen çocuklar önemli bir tehlike aşağı bulunmaktadır. Buhran, Endişe bozuklukları sık bir şekilde görülmektedir. Bunların yanına ilerleyen dönemde ebeveynlik becerilerinin aksaması ile davranım sorunlarının gelişimi ile birlikte alkol ve madde kullanımında artışlar da gözlenmektedir. Bütün bunlar çocuk ve ergenlerin dinç büyümesine engel olarak onların problemli bir kişilik geliştirmelerine niçin olmaktadır.

Soru: Size göre diğer diğer etkenler nedir?

Yanıt: Bu tarz ailelere bizim önerimiz çatışmadan uzakta, uzlaşmacı bir yapıda buluşmalarıdır. Anne babalar böyle bir durumda tamamlanmış ya da devam kararını verebilirler. Ancak bu karar onların kendi özgür iradeleri ile alınmalıdır. Her iki durumda da karşılaşılacak
sorunlar vardır. Oysa bunları çözmek erişkinlere düşmektedir. bu nedenle evlatlarına aleyhinde bütün sorumluluklarını en iyi yerine getirecekleri yapıyı seçmelerini önermekteyiz.

Çiğdem Kültürlü – Diyalog

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz