<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Online Gazete | Yeni Nesil Yayıncılık</title>
        <link>https://www.onlinegazete.com/</link>
        <description>Online Gazete, yeni nesil yayıncılık. Kıbrıs, Türkiye ve Dünya&#039;dan haber. KKTC Televizyonlarını canlı izleyebilir, gazetelerin ilk sayfalarına ulaşabilirsiniz.</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>8 Mart Dünya Kadınlar Günü - Neler Yaşandı?</title>
                <category>NELER YAŞANDI</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/8-mart-dunya-kadinlar-gunu-neler-yasandi-1000</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/8-mart-dunya-kadinlar-gunu-neler-yasandi-1000</guid>
                <description><![CDATA[8 Mart Dünya Kadınlar Günü: 1910'dan bugüne neler yaşandı, kadın hakları ne kadar ilerledi?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>8 Mart Dünya Kadınlar Günü, ya da bir diğer adıyla Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde kadın hakları dünyanın dört bir yanında büyük etkinliklerle gündeme geliyor.</strong></p>

<p>Peki 100 yılı aşkın süredir kutlanan Dünya Kadınlar Günü nasıl ortaya çıktı? Neden önemli? Kadın hakları ne kadar ilerledi?</p>

<h2>Ne zaman başladı?</h2>

<p>Dünya Kadınlar Günü'nün kökleri, işçi hakları hareketlerine dayanıyor ve 8 Mart Birleşmiş Milletler (BM) tarafından da Dünya Kadınlar Günü olarak kabul ediliyor.</p>

<p>Bugün neredeyse tüm dünyada ses getiren eylemlere sahne olan 8 Mart'ın tohumları 1908 yılında, New York'ta 15 bin çalışan kadının daha kısa mesai süreleri, daha yüksek maaş ve seçme hakkı talep etmesiyle atılmıştı.</p>

<p>Bir yıl sonra Amerika Sosyalist Partisi 8 Mart'ı Ulusal Kadınlar Günü ilan etmişti. Bu özel günü uluslararası hale getirme fikrini ortaya atan ilk kişi ise Clara Zetkin'di.</p>

<p>Clara Zetkin komünist bir aktivist ve kadın hakları savunucusuydu.</p>

<p>Zetkin, 1910 yılında Kopenhag'da toplanan Uluslararası Emekçi Kadınlar Konferansı'nda Dünya Kadınlar Günü fikrini önerdi.</p>

<p>Konferansa 17 farklı ülkeden katılan 100 kadın, Zetkin'in önerisini oybirliğiyle kabul etti.</p>

<p>İlk uluslararası etkinlikler 1911'de, Avusturya, Danimarka, Almanya ve İsviçre'de düzenlendi.</p>

<p>Dünya Kadınlar Günü'nün 100. yıldönümü 2011 yılında büyük organizasyonlarla kutlandı.</p>

<p>1975'te BM'nin Dünya Kadınlar Günü'nü kabul etmesiyle gün resmiyet kazandı. BM her yıl için özel bir tema belirlemeye başladı.</p>

<p>1996'da belirlenen ilk tema "Geçmişi kutlamak, geleceği planlamak" şeklindeydi.</p>

<p>Bu yılın teması ise "Kadınlara yatırım yapın: İlerlemeyi hızlandırın".</p>

<p>Dünya Kadınlar Günü kadınların toplumda, siyasette ve ekonomide kat ettikleri mesafenin kutlandığı bir tarih haline gelirken, günün siyasi kökleri, süregelen toplumsal cinsiyet eşitsizliği konusunda farkındalık yaratmak için grevler ve protestolar düzenlenmesiyle sürdürülüyor.</p>

<h2>Neden 8 Mart?</h2>

<p>Dünya Kadınlar Günü fikrini ortaya atan Clara Zetkin'in aklında belirli bir tarih yoktu.</p>

<p>Birinci Dünya Savaşı sırasında, 1917'de Rus emekçi kadınlar "Ekmek ve barış istiyoruz" sloganlarıyla sokaklara çıkmıştı.</p>

<p>Eylemlerin dördüncü gününde Rus Çarı tahttan indirildi. Kurulan geçici hükümet ise kadınlara seçme hakkı tanıdı.</p>

<p>Rusya'daki kadın eylemlerinin başlangıcı, Jülyen takvimine göre 23 Şubat'tı.</p>

<p>Dünya genelinde daha yaygın biçimde kullanılan Miladi (Gregoryen) takvimde bu tarih 8 Mart'a denk geliyordu.</p>

<h2>İnsanlar neden mor kıyafetler giyiyor?</h2>

<p>Dünya Kadınlar Günü&nbsp;web sitesine&nbsp;göre 8 Mart'ın renkleri mor, yeşil ve beyaz.</p>

<p>Web sitesinde, "Mor, adalet ve saygınlığı ifade ediyor. Yeşil umudu temsil ediyor. Beyaz ise, tartışmalı bir kavram olsa da saflık anlamına geliyor. Renkler 1908 yılında İngiltere'deki Kadınların Sosyal ve Politik Birliği (WSPU) tarafından belirlendi" ifadeleri yer alıyor.</p>

<h2>Dünya Erkekler Günü de var mı?</h2>

<p>Evet var. 19 Kasım her yıl Dünya Erkekler Günü olarak birçok etkinliğe sahne oluyor. Ancak 19 Kasım BM tarafından resmi kutlama günü olarak tanınmış değil.</p>

<p>1990'lardan bu yana 80'den fazla ülkede düzenlenen Dünya Erkekler Günü etkinliklerinde odak noktası genellikle erkeklerin ve erkek çocukların sağlığı, cinsiyet eşitliğinin güçlendirilmesi ve olumlu erkek rol modeller oluyor.</p>

<h2>Dünyada nasıl kutlanıyor?</h2>

<p>Kadınlar için 8 Mart hak, eşitlik, özgürlük ve dayanışmayı temsil ediyor. Yürüyüş ve mitingler düzenlenerek bu mücadele dile getiriliyor.</p>

<p>Pek çok ülkede Dünya Kadınlar Günü resmi tatil.</p>

<p>Türkiye'de 8 Mart resmi tatil değil ancak kadınlar ülke genelinde yürüyüşlerle ve mitinglerle dayanışma ve hak arayışını sürdürüyor.</p>

<p>Taksim'de 2003'te düzenlenmeye başlanan Feminist Gece Yürüyüşü ise 2019'dan bu yana valilik yasakları ile engelleniyor ve yürüyüşü gerçekleştirmek isteyen kadınlara polis müdahale ediyor.</p>

<p>Ayrıca dünya genelinde çiçek satışlarının 8 Mart ve öncesindeki birkaç günde neredeyse iki kat arttığı belirtiliyor.</p>

<p>Örneğin Rusya'da tatil olan 8 Mart'ta çiçek satışları iki katına çıkıyor.</p>

<p>Çin'de birçok kadın, Devlet Konseyi'nin tavsiyesi üzerine 8 Mart'ta yarım gün çalışıyor.</p>

<p>İtalya'da La Festa della Donna olarak adlandırılan Dünya Kadınlar Günü'nde kadınlara mimoza çiçeği hediye etme geleneği var. Her ne kadar bu geleneğin kökleri tam olarak bilinmese de, 2. Dünya Savaşı'nın bitiminden hemen sonra Roma'da başladığı düşünülüyor.</p>

<p>ABD'de ise Mart ayı "Kadınların Tarihi" olarak kabul ediliyor ve Beyaz Saray, Amerikalı kadınların başarılarını sıralayan bir bildiri yayımlıyor.</p>

<h2>2024'ün teması</h2>

<p>Bu yıl BM'nin Kadınlar Günü teması 'Kadınlara yatırım yapın: İlerlemeyi hızlandırın'.</p>

<p>Bu tema, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamaya yönelik yatırımların yetersizliğini vurgulamayı amaçlıyor.</p>

<p>BM, "Çatışmalar ve fiyat artışları, 2025 yılına kadar ülkelerin yüzde 75'inin kamu harcamalarında kesintiye gitmesine yol açarak kadınları ve kadınların temel hizmetlerini olumsuz etkileyebilir" diyor.</p>

<p>BM, dünyanın 2030 yılına kadar toplumsal cinsiyet eşitliği hedefine ulaşabilmesi için yılda 360 milyar dolarlık yatırıma daha ihtiyaç duyulduğunu söylüyor.</p>

<p>Dünyada hükümet yardımlarının yalnızca yüzde 5'inin kadın ve kız çocuklarına karşı şiddetle mücadeleye ayrıldığını belirten BM, bunun sadece yüzde 0,2'sinin şiddetin önlenmesi için kullanıldığını tespit ediyor.</p>

<p>BM'nin belirlediği temanın dışında farklı temalar da var.</p>

<p>Dünya Kadınlar Günü&nbsp;web sitesinde&nbsp;bu yıl 'Kapsayıcılığa ilham ver' başlığına dikkat çekiliyor. Bu kapsamda düzenlenen etkinlikler "engelleri yıkmayı, klişelere meydan okumayı ve tüm kadınların değer gördüğü ve saygı duyulduğu ortamlar yaratmayı" hedefliyor.</p>

<h2>Neden böyle bir güne ihtiyacımız var?</h2>

<p>Dünya genelinde hala kadınların adalet, eşitlik, hak ve özgürlük mücadelesi devam ediyor. 8 Mart'ın da kadın mücadelesi için sembolik bir anlamı var.</p>

<p>Geçen yıl Afganistan, İran, Ukrayna ve ABD gibi pek çok ülkede kadınlar, ülkelerinde savaş, şiddet ve politika değişiklikleri yaşanırken hakları için mücadele etti.</p>

<p>Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun verilerine göre, 2023 yılında Türkiye'de erkekler tarafından 315 kadın öldürüldü ve 248 kadın şüpheli şekilde ölü bulundu.</p>

<p>İsrail ve Filistin topraklarında yaşanan son çatışmalar sırasında çok sayıda kadının şiddetle karşı karşıya kaldığı düşünülüyor.</p>

<p>BM uzmanları, İsrail askerlerinin Gazze'de kadınlara ve kız çocuklarına tecavüz etmesi gibi bölgede insan hakları ihlallerine ilişkin güvenilir bilgi aldıklarını söylüyor.</p>

<p>7 Ekim'de Hamas'ın İsrail'e yönelik saldırıları sırasında kadınlara tecavüz edildiğine, cinsel şiddet uygulandığına ve sakatlandıklarına dair kanıtlar da BBC tarafından görüldü.</p>

<p>Kadınlar bölgedeki çatışmaların yarattığı insani krizin yükünü taşımaya devam ediyor.</p>

<p>BM Nüfus Fonu (UNFPA), önümüzdeki ay Gazze'de doğum yapması beklenen yaklaşık 5 bin 500 kadının tıbbi yardıma erişimlerinin çok az olmasını öngörüyor.</p>

<p>Afganistan'da ise kadınlar için eşit eğitim hakkı engelleniyor. Ülkede ilkokul yaşından büyük kız çocuklarının eğitimi hala yasak.</p>

<p>Sudan'da Sudan Silahlı Kuvvetleri ile Hızlı Destek Güçleri (RSF) arasında devam eden çatışmanın da etkisi kadınlar için yıkıcı oluyor.</p>

<p>BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği'ne (OHCHR) göre kadınlar ve kız çocukları RSF tarafından kontrol edilen bölgelerde kaçırılıp tecavüze uğruyor, evlenmeye zorlanıyor ve fidye için alıkonuluyor.</p>

<p>Sudan'dan şimdiye kadar 1,2 milyondan fazla insan komşu ülkelere kaçtığı, bunların yaklaşık 10'da 9'unun kadın ve çocuk olduğu düşünülüyor.</p>

<p>Öte yandan Eylül 2022'de İran'da kadınların başörtüsü takmalarını gerektiren katı kuralları ihlal ettiği iddiasıyla ahlak polisi tarafından gözaltına alınan Mahsa Amini gözaltında tutulurken öldü.</p>

<p>İran'da pek çok kadın başörtüsü kuralına meydan okuyor.</p>

<p>Nobel Barış Ödülü'nü kazanan Narges Mohammadi gibi aktivistler uzun hapis cezalarıyla karşı karşıya.</p>

<h2>Kadın haklarında kaydedilen ilerlemeler</h2>

<p>Tüm bunlarla birlikte geçtiğimiz yıl kadın hakları konusunda bazı ilerlemeler kaydedildi.</p>

<p>Türkiye'de Nisan 2023'te Anayasa Mahkemesi kararıyla, kadınların evlendikten sonra&nbsp;yalnızca kendi soyadını taşımaya devam etmesi&nbsp;mümkün kılındı.</p>

<p>Ekim 2023'te Arjantin Kongresi, internette cinsiyete dayalı şiddeti önlemeyi ve failleri sorumlu tutmayı amaçlayan Olimpia Yasası'nı onayladı.</p>

<p>Uluslararası Af Örgütü'ne göre Arjantin'de her üç kadından biri internette şiddete maruz kaldıklarını söylüyor.</p>

<p>Tayvan'da geçtiğimiz yıl bir Netflix dizisinin yayınlanmasının ardından MeToo hareketi popülerleşti ve bir dizi cinsel saldırı iddiası ortaya çıktı.</p>

<p>Bu durum, Demokratik İlerici Parti'yi cinsel taciz ile mücadele etmek için yasaları katılaştırmaya itti.</p>

<p>Bu kapsamda daha önce muaf tutulan küçük işletmeler de dahil olmak üzere tüm iş yerlerinin cinsel taciz olaylarını bildirmesi için kanallar oluşturmasını gerektiren yeni tedbirler geliştirildi.</p>

<p>Kadın hakları grupları geçtiğimiz Eylül ayında Meksika'da kürtajın suç olmaktan çıkarılmasının olumlu bir gelişme olduğunu söylüyor.</p>

<p>Bu, Latin Amerika genelinde kürtaj kısıtlamalarının gevşetilmesine yönelik "yeşil dalga" diye adlandırılan bir eğilimin parçası.</p>

<p>Fransa’da ise geçtiğimiz günlerde kürtajın anayasal bir hak olmasını öngören tasarı parlamentoda onaylanarak yasalaştı.</p>

<p>Bunların yanı sıra geçen yıl Temmuz ve Ağustos aylarında Avustralya ve Yeni Zelanda'da düzenlenen Kadınlar Dünya Kupası'na, yaklaşık 600 binlik artışla iki milyona yakın taraftar katıldı.</p>

<p>Women's Sports Trust'ın yeni araştırmasına göre, 2023 yılında İngiltere'de 46,7 milyon kişi televizyonda kadın atletizm yarışmalarını izledi. Yani kadın sporuna yönelik ilgi artıyor.</p>

<p>Ancak İspanya kadın takımının Dünya Kupası'nı kazanması, eski İspanya Futbol Federasyonu Başkanı Luis Rubiales'in oyuncu Jenni Hermoso'yu dudaklarından öpmesiyle gölgelendi</p>

<p>Hermoso buna rıza göstermediğini söyledi ve görevinden istifa eden ve kendisine yönelik suçlamaları reddeden Rubiales hakkında şikayette bulundu.</p>

<p>Bu olay, kadın futbolunun hem içinde hem de dışında cinsiyetçilik kültürü hakkında geniş çaplı bir tartışmaya yol açtı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 08 Mar 2024 17:33:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/03/8-mart-dunya-kadinlar-gunu-neler-yasandi-1709909204.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Julian Assange Davası&#039;nda Neler Yaşandı</title>
                <category>NELER YAŞANDI</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/julian-assange-davasinda-neler-yasandi-978</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/julian-assange-davasinda-neler-yasandi-978</guid>
                <description><![CDATA[Julian Assange Davası ile Basın Özgürlüğü ve İfade Hakkı tartışılıyor. WikiLeaks'in kurucusunun  suçlu bulunması halinde 175 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalacağını söylüyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Julian Assange</strong>'un adı, bilgi özgürlüğü, gazetecilik etiği ve devlet sırlarının ifşası gibi konularla ilişkilendirilmiştir. Ancak, Assange'un adı aynı zamanda hukuki savaşlarla da anılır hale gelmiştir. Özellikle, ABD'nin İsveç üzerinden İngiltere'de Assange'a yönelik dava süreci, uluslararası hukukun birçok boyutunu sorgulamıştır. Bu makalede, Assange davasının arka planı, ilgili hukuki meseleler ve bu davanın basın özgürlüğü ve ifade hakkı üzerindeki etkileri incelenecektir.</h2>

<p>Julian Assange, WikiLeaks'in kurucusu olarak, çeşitli devletlerin ve kurumların sırlarını ifşa eden belgeleri yayınlamasıyla bir anda tüm dünyanın gündemine oturdu. Bu belgeler arasında ABD'nin askeri operasyonlarına ilişkin gizli bilgiler, diplomatik yazışmalar ve diğer hassas dokümanlar bulunmaktaydı. WikiLeaks'in faaliyetleri, hem eleştiri hem de övgüyle karşılanmıştı. Eleştirenler, ulusal güvenliği tehlikeye attığını ve diplomatik ilişkileri zedelediğini öne sürerken, savunanlar ise kamuoyunun bilgilendirilmesinin önemini vurgulamışlardı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Neler Yaşandı?</strong></p>

<p>2019'da ABD Adalet Bakanlığı sızıntıyı ülkenin "tarihindeki en büyük gizli bilgi ifşalarından biri" olarak tanımladı.&nbsp;ABD yetkililerinin avukatları, bilgilerin yayımlanmasının Afganistan ve Irak'ta adı geçen kişileri "ciddi zarar, işkence ve hatta ölüm riskiyle karşı karşıya bıraktığını" söyledi.&nbsp;Assange ise dosyaların ABD silahlı kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen ciddi ihlalleri ortaya çıkardığını ve kendisine karşı açılan davanın siyasi amaçlı olduğunu vurguladı.&nbsp;Gizli bilgileri elde etmek amacıyla askeri veritabanlarına sızmak üzere komplo kurmakla suçlandı ve 18 suçtan yargılanmasına karar verildi.&nbsp; ABD yetkilileri, Assange'ın ABD'ye iade işlemlerini başlattı.&nbsp;</p>

<p>Avukatları suçlu bulunması halinde 175 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalacağını söylüyor. Ancak ABD hükümeti dört ila altı yıl arası bir hapis cezasının daha muhtemel olduğunu söylüyor. Assange, 2010 yılında İsveç'te cinsel saldırı suçlamalarıyla karşı karşıya kaldı. Bu suçlamaları reddetti ve kendisini savunmak için İsveç'te ifade vermek istedi. Ancak, İsveç makamları, Assange'un İsveç'te yargılanmasını talep etmelerine rağmen, Assange'un İngiltere'deki Ekvador Büyükelçiliği'ne sığınmasını engelleyemediler. Assange, 2012'den itibaren Ekvador'un Londra'daki büyükelçiliğinde siyasi sığınma hakkı talep etti ve burada yaklaşık yedi yıl boyunca kaldı.</p>

<p><strong>Hukuki Meseleler:</strong></p>

<p>Assange davası, birçok hukuki meseleyi gündeme getirmiştir. İlk olarak, Assange'un İsveç'e iade edilmesi durumunda ABD'nin ona yönelik ceza davası açma olasılığı tartışılmıştır. ABD, Assange'u casusluk suçlamalarıyla yargılamak istemiş ve bu durum, uluslararası hukukun belirsizliklerini ortaya çıkarmıştır.</p>

<p>İkinci olarak, Assange'un siyasi sığınma hakkı ve diplomatik sığınma hakkı arasındaki çatışma önemlidir. Ekvador'un Assange'a diplomatik sığınma hakkı tanımasıyla, İngiltere ve ABD'nin, uluslararası ilişkiler ve diplomatik teamüller çerçevesinde nasıl bir adım atacakları önemli bir soru haline gelmiştir.</p>

<p>Üçüncü olarak, Assange davası, basın özgürlüğü ve ifade hakkının sınırlarını sorgulamıştır. Assange'un WikiLeaks aracılığıyla yayınladığı belgeler, kamuoyunu bilgilendirme amacı taşıdığı gibi, aynı zamanda devlet sırlarının ifşası olarak da değerlendirilmiştir. Bu durum, gazetecilik etiği ve bilgi sızıntılarının toplumsal yararı arasındaki dengeyi sorgulamıştır.</p>

<p><strong>Durum ne?</strong></p>

<p>Julian Assange davası, sadece hukuki bir mesele olarak değil, aynı zamanda temel insan hakları ve demokratik değerler üzerinde önemli etkilere sahiptir. Basın özgürlüğü, ifade hakkı ve adil yargılanma gibi kavramlar, bu davanın merkezinde yer alır. Assange davası, uluslararası hukukun ve demokratik kurumların güçlü bir şekilde test edildiği bir süreç olmuştur. Bu nedenle, Assange davasının sonucu, sadece Assange'un kaderini değil, aynı zamanda temel insan hakları ve özgürlüklerin geleceğini de etkileyecektir.</p>

<p><strong><img alt="Julian Assange'ın ABD'ye iadesi karara bağlanacak" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/K%C4%B0%C5%9E%C4%B0/Julian-Assange.jpg" style="height:533px; width:800px" /></strong></p>

<p><strong>Tutuklama Süreci Tartışmaları</strong></p>

<p>Julian Assange'ın tutuklanma süreci, uluslararası kamuoyunun dikkatini çeken ve birçok tartışmayı beraberinde getiren bir olaydır. Bu süreç, basın özgürlüğü ve adaletin nasıl sınandığını gösteren önemli bir örnektir. İşte Assange'ın tutuklanması sürecinde yaşananlar ve beraberinde getirdiği tartışmalar:</p>

<p><strong>Ekvador Büyükelçiliği'nden Çıkış:</strong></p>

<p>Assange, 2012'den beri Ekvador'un Londra'daki büyükelçiliğinde siyasi sığınma hakkı talep etmiş ve burada kalmıştı. Ancak, 11 Nisan 2019'da Ekvador hükümeti, Assange'ın siyasi sığınma statüsünü iptal etti ve İngiliz yetkililere teslim edilmesine izin verdi. Bunun üzerine, İngiliz polisi, Assange'ı Ekvador Büyükelçiliği'nden çıkararak tutukladı.</p>

<p><strong>İngiltere'deki Yargılama Süreci:</strong></p>

<p>Assange, tutuklandıktan sonra İngiltere'de yargılanmak üzere mahkemeye çıkarıldı. Mahkeme, Assange'ın İsveç'e iade edilme taleplerini reddetti çünkü İsveç'ten gelen bir tutuklama emrinin, Assange'ın sağlık durumu göz önünde bulundurularak uygun olmadığına karar verildi. Bununla birlikte, ABD'nin Assange'ı casusluk suçlamalarıyla iade etme talepleriyle ilgili olarak ayrı bir yargılama süreci başlatıldı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/K%C4%B0%C5%9E%C4%B0/000_8Y23WN%5B1%5D.jpg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><strong>ABD İade Talebi:</strong></p>

<p>ABD, Assange'ı casusluk suçlamalarıyla yargılamak istedi ve İngiltere'den iade edilmesini talep etti. Assange'ın avukatları, bu iade talebinin basın özgürlüğüne yönelik bir saldırı olduğunu ve Assange'ın gazetecilik faaliyetlerinin bir sonucu olarak cezalandırılmaması gerektiğini savundu.</p>

<p><strong>Basın Özgürlüğü Tartışmaları:</strong></p>

<p>Assange'ın tutuklanması, basın özgürlüğü ve ifade hakkıyla ilgili derin tartışmalara neden oldu. Bazıları, Assange'ın WikiLeaks aracılığıyla kamuoyunu bilgilendirme çabasının korunması gerektiğini ve onun gazeteci olarak kabul edilmesi gerektiğini savundu. Diğerleri ise, Assange'ın devlet sırlarını ifşa etmesinin ulusal güvenliği tehlikeye attığını ve bu nedenle cezalandırılması gerektiğini iddia etti.</p>

<p>Julian Assange'ın tutuklanması süreci, sadece bir bireyin kaderiyle ilgili değil, aynı zamanda basın özgürlüğü, ifade hakkı ve adaletin geleceğiyle ilgili önemli soruları da gündeme getirdi. Bu süreç, uluslararası hukukun ve demokratik değerlerin nasıl uygulandığı ve korunduğu konusunda derin bir tartışma başlattı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 01 Mar 2024 13:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/03/julian-assange-davasinda-neler-yasandi-1709288504.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hrant Dink olayında neler yaşandı?</title>
                <category>NELER YAŞANDI</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/hrant-dink-olayinda-neler-yasandi-923</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/hrant-dink-olayinda-neler-yasandi-923</guid>
                <description><![CDATA[AGOS Gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink‘i 19 Ocak 2007de gazete binasının önünde düzenlediği silahlı saldırıda katleden Ogün Samast, Bolu F Tipi cezaevinden koşullu salıverilme kapsamında akşam saatlerinde tahliye edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni&nbsp;Hrant Dink'in Şişli'de 19 Ocak 2007'de katledilmesinin üzerinden 16 yıl geçti. Hrant Dink, Şişli Halaskargazi Caddesi'nde bir bankadan çıktıktan sonra 19 Ocak 2007'de 17 yaşındaki Ogün Samast tarafından silahla öldürüldü. İşte, Hrant Dink'in biyografisi...<br />
<br />
<strong>HRANT DİNK&nbsp;KİMDİR?</strong><br />
<br />
Malatya'da 1954 yılında dünyaya gelen Hrant Dink, anne ve babasının ayrılması üzerine iki erkek kardeşiyle Gedikpaşa'daki Ermeni Protestan Kilisesi'nin çocuk yuvasında yatılı olarak yaşamaya başladı.</p>

<p><br />
İlköğretimini bu kiliseye bağlı İncirdibi İlkokulu'nda sürdürüp yazları da okulun Tuzla'daki kampında barınan Hrant Dink, ortaokulu Bezciyan, liseyi ise Üsküdar'daki Surp Haç Tıbrevank Yatılı Okulu'nda okudu.<br />
<br />
Şişli Lisesi'nden mezun olan Dink, ilkokulda tanıştığı Rakel Yağbasan ile evlendi. İsmini mahkeme kararıyla "Fırat" olarak değiştiren Hrant Dink, bir süre eşi Rakel Dink'le yetiştikleri Tuzla Çocuk Kampı'nın yönetimini üstlendi.<br />
<br />
İstanbul'da Türkçe-Ermenice olarak 5 Nisan 1996 tarihinde ilk sayısıyla yayın hayatına başlayan Agos gazetesini kuran ve Genel Yayın Yönetmenliğini üstlenen Dink, aynı zamanda çeşitli gazetelere de köşe yazıları yazdı.<br />
<br />
Agos gazetesindeki 13 Şubat 2004 tarihli yazısı nedeniyle bazı kesimler tarafından hedef alınan ve ardından hakkında Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açılan Dink, 7 Ekim 2005'te altı ay hapis cezasına çarptırıldı.<br />
<br />
Bu dönemde yoğun eleştiriler alan ve dava süreçleriyle karşı karşıya kalan Dink, tehditlere maruz kaldığını belirterek, yaşadıklarını gazetedeki köşesinde kaleme aldı.<br />
<br />
Dink, kurucusu ve genel yayın yönetmeni olduğu Agos gazetesinin yakınındaki bir bankadan çıktıktan sonra 19 Ocak 2007'de Halaskargazi Caddesi'nde Ogün Samast tarafından öldürüldü.<br />
<br />
<strong>HRANT DİNK CİNAYETİ DAVASI HAKKINDA</strong><br />
<br />
Cinayetin ardından kaçtığı Samsun'da yakalanan Samast ile cinayetin azmettiricileri Erhan Tuncel ve Yasin Hayal'in de aralarında bulunduğu 12'si tutuklu 18 sanık hakkında, 20 Nisan 2007'de dönemin özel yetkili İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldı.<br />
<br />
Birleşen dosyalarla sanık sayısının 20'ye çıktığı davada, tahliye kararları sonrası 3 tutuklu kaldı. 25 Ekim 2010'daki duruşmada, yaşı 18'den küçük olan Samast hakkındaki dosya ayrılarak İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. Bu mahkeme, 25 Temmuz 2011'de Ogün Samast'ı 22 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırdı. Karar, Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından onandı.<br />
<br />
Davanın 20. duruşmasında mütalaasını veren dönemin duruşma savcısı ve FETÖ firarisi Hikmet Usta, "Dink cinayeti eyleminin, Ergenekon terör örgütünün Trabzon'da faaliyet gösteren bir hücre yapılanması tarafından işlenmiş olduğu" değerlendirmesinde bulundu.<br />
<br />
İlk kararını, 17 Ocak 2012'de açıklayan mahkeme, 4 sanığa "cinayete azmettirme ve yardım" gibi suçlardan çeşitli cezalar verdi. Erhan Tuncel tahliye olurken, sanıklardan hiçbiri örgüt suçundan ceza almadı.<br />
<br />
Temyiz incelemesi yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 15 Mayıs 2013'te sanıkların "silahlı terör örgütü" değil, "suç işlemek amacıyla oluşturulan örgüt" üyesi olduklarına hükmederek, kararı bozdu. Yeniden görülen davada, azmettirici Tuncel, 24 Ekim 2013'te tutuklandı.<br />
<br />
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, 76 sanığın yargılandığı Dink cinayeti davasını 26 Mart 2021'de karara bağladı.<br />
<br />
Mahkeme, aralarında dönemin kamu görevlileri tutuklu sanıklar Ramazan Akyürek ve Ali Fuat Yılmazer'in de aralarında bulunduğu 26 sanığı 3 yıl 4 ay ile ağırlaştırılmış müebbet arasında değişen hapis cezalarına çarptırırken, aralarında eski İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun ve dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'ın da bulunduğu 39 sanık hakkında düşme ve beraat ile ret kararı verdi.<br />
<br />
Mahkeme heyeti ayrıca, haklarında yakalama kararı bulunan, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, Ekrem Dumanlı ve Zekeriya Öz'ün de aralarında bulunduğu 13 firari sanığın dosyasını ayırdı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 16 Nov 2023 15:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/11/hrant-dink-olayinda-neler-yasandi-1700139065.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Arestis Davası</title>
                <category>NELER YAŞANDI</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/arestis-davasi-907</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/arestis-davasi-907</guid>
                <description><![CDATA[Myra Xenides-Arestis adlı bir Rum vatandaşının yerleşime kapalı olan Maraş bölgesinde 1974 yılında terk ettiği taşınmaz mallarını geri almak için 1999’da Türkiye’ye karşı açtığı dava bugün sonuçlandı. Şikayeti değerlendiren Mahkeme, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin aile hayatı ve konuta saygıyı düzenleyen 8. maddesini ve mülkiyet hakkını garanti altına alan 1. Protokol’ün 1. maddesini ihlal ettiğine karar verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kıbrıs Sorunu, uzun yıllardır çözülemeyen ve taraflar arasında devam eden karmaşık bir anlaşmazlık olarak uluslararası arenada öne çıkmıştır. Bu sorunun bir yönü, 1974 yılında yaşanan askeri müdahalenin ardından Kıbrıs'ın bölünmesi ve bu bölünme sonucu ortaya çıkan mülkiyet sorunlarıdır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Myra Xenides-Arestis davası üzerine verdiği karar, Kıbrıs Sorunu'nun yeni bir dönemine işaret etmektedir ve bu kararın sonuçları büyük önem taşımaktadır.</p>

<p>Myra Xenides-Arestis, Kıbrıslı bir Rum vatandaşı olarak, 1974 yılında Türkiye'nin Kıbrıs'a müdahalesinin ardından terk etmek zorunda kaldığı mülklerini geri alabilmek amacıyla 1999 yılında Türkiye'ye karşı bir dava açtı. Bu davanın sonucunda AİHM, Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. maddesi (aile hayatı ve konuta saygı) ve 1. Protokol'ün 1. maddesi (mülkiyet hakkı) hükümlerini ihlal ettiğine hükmetti. Bu kararın alınmasında, AİHM'nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni (KKTC) "Türkiye'nin askeri kontrolü altında bir alan" olarak görmesi etkili oldu. AİHM, davacının hâlâ mülkünün sahibi olduğunu vurgulayarak bu kararı temellendirdi.</p>

<p>Bu karar, Kıbrıs Sorunu'na ilişkin daha önceki benzer davalara da referans teşkil etmektedir. Özellikle 1996 yılında benzer unsurlar içeren Loizidu Davası'nda alınan karar, Ada'nın kuzeyini Ankara'nın denetiminde bir alan olarak tanımlamış ve davacı Rum vatandaşına hem malının iadesini hem de maddi tazminat ödenmesini hükme bağlamıştı. Ancak Xenides-Arestis kararında, Rumların yoğun lobi faaliyetlerine rağmen herhangi bir tazminat ödenmesine karar verilmedi ve "mülkün iadesine" atıf yapılmadı. Bu noktada, AİHM'nin Türkiye'den sadece davacının mahkeme masraflarını karşılamak üzere 65 bin euro ödenmesini talep ettiği görülmektedir.</p>

<p>Peki, bu kararın Kıbrıs'ın kuzeyindeki mülkiyet rejimini ve AİHM davalarını nasıl etkilediği konusuna daha yakından bakalım:</p>

<ol>
	<li>
	<p><strong>Mülkiyet Rejimi ve İade Sorunu:</strong> AİHM'nin Xenides-Arestis kararı, Kıbrıs'ın kuzeyindeki mülkiyet reşimini etkileyebilir. Bu kararın ardından, Kıbrıslı Rumların 1974 sonrası terk ettikleri mülklerini geri alma talepleri artabilir. Ancak bu, pratikte uygulamada karmaşık sorunlar yaratabilir çünkü bu mülkler şu anda KKTC yönetiminin kontrolü altındadır.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>AİHM Davalarına Etkisi:</strong> Xenides-Arestis kararı, Kıbrıs ile ilgili gelecekteki AİHM davalarını etkileyebilir. Bu karar, benzer mülkiyet ihlali iddialarıyla ilgili gelecekteki davalar için bir örnek teşkil edebilir ve bu davaların sonuçları üzerinde etkili olabilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Çözüm Yolu Arayışı:</strong> AİHM'nin Türkiye'den bu dava ve benzer davalara çözüm önerisi sunmasını talep etmesi, Kıbrıs Sorunu'nun çözümüne yönelik yeni yaklaşımların geliştirilmesine zemin hazırlayabilir. Bu, hem AİHM'nin beklentilerine uygun hem de uluslararası hukuka saygılı bir çözüm yolunun aranmasını teşvik edebilir.</p>
	</li>
</ol>

<p>Sonuç olarak, AİHM'nin Myra Xenides-Arestis davası üzerine verdiği karar, Kıbrıs Sorunu'nun karmaşıklığını ve uluslararası hukuktaki etkilerini bir kez daha göstermektedir. Bu kararın, Kıbrıs Sorunu'na çözüm arayışlarına nasıl yön vereceği ve benzer davalara nasıl bir örnek teşkil edeceği yakından izlenmesi gereken bir konudur.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 19 Sep 2023 14:29:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/09/arestis-davasi-1695123192.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Loizidou Davası nedir?</title>
                <category>NELER YAŞANDI</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/loizidou-davasi-nedir-906</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/loizidou-davasi-nedir-906</guid>
                <description><![CDATA[Kıbrıs Loizidou Davası, Kıbrıs Sorunu'nun bir yönünü temsil eden ve uluslararası hukuk bağlamında mülkiyet haklarının vurgulandığı önemli bir davadır. Titina Loizidou'nun, Kuzey Kıbrıs'ta yaşadığı mülkiyet hakları ihlal edildiği iddiasıyla Türkiye aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurması sonucu ortaya çıkmıştır. AİHM, Loizidou lehine karar vermiş ve Türkiye'yi mülkiyet hakkını ihlal etmekle suçlamıştır. Bu dava, uluslararası hukukun devletler arası anlaşmazlıkları çözme ve insan haklarını koruma yeteneğini gösteren önemli bir örnektir.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kıbrıs sorunu, tarihsel, siyasi ve hukuki karmaşıklığıyla bilinen uluslararası bir anlaşmazlık olarak öne çıkar. Bu sorunun bir yönü, Kıbrıs adasının bölünmesiyle ve bu bölünme sonucu oluşan çatışmalarla yakından ilişkilidir. Loizidou v. Turkey davası da Kıbrıs sorununun bir yönünü temsil eder ve uluslararası hukuk bağlamında mülkiyet haklarının nasıl ele alındığını gösterir.</p>

<p><strong>Kıbrıs Sorunu ve 1974 Olayları</strong></p>

<p>Kıbrıs, coğrafi konumu nedeniyle tarih boyunca birçok medeniyetin etkisi altında kalmış bir ada ülkesidir. Ancak modern Kıbrıs sorunu, 20. yüzyılın ikinci yarısında patlak verdi. Ada, Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılmasının ardından Birleşik Krallık tarafından yönetilmeye başlandı.</p>

<p>Kıbrıs'ın bağımsızlığı 1960 yılında kazanıldı, ancak bu bağımsızlık, adanın iki büyük etnik grubu olan Kıbrıs Türkleri ve Kıbrıs Rumları arasındaki siyasi çekişmelerin başlangıcını işaret etti. Bu çekişmeler, Kıbrıs'ın 1974 yılında askeri müdahale ile yeniden bölünmesine yol açtı.</p>

<p>1974'teki bu müdahale, Türkiye'nin Kıbrıs'ın kuzeyine yönelik bir askeri operasyonu içeriyordu ve bu operasyon sonucunda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilan edildi. Bu, Kıbrıs'ın fiili olarak ikiye bölünmesine neden oldu ve birçok Kıbrıs Rumunun, özellikle mülkiyet hakları açısından, zorlu bir durumla karşı karşıya kalmasına yol açtı.</p>

<p><strong>Loizidou Davası ve Mülkiyet Hakları</strong></p>

<p>Loizidou v. Turkey davası, Kıbrıs Rum vatandaşı Titina Loizidou'nun yaşadığı bu zorluğun bir örneği olarak öne çıkar. Loizidou, Kıbrıs'ın kuzeyine mülk edinmeye çalışmış ancak Türkiye'nin askeri müdahalesi sonucu bu mülkiyeti kullanamamıştır. Loizidou, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini iddia ederek Türkiye'yi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) taşıdı.</p>

<p>AİHM, Loizidou'nun lehine karar verdi ve Türkiye'yi mülkiyet hakkını ihlal etmekle suçladı. Mahkeme, Loizidou'ya mülkiyetini geri kazanma veya tazminat alma hakkını tanıdı. Bu karar, mülkiyet haklarının uluslararası hukuk çerçevesinde nasıl ele alındığını gösteren önemli bir örnektir.</p>

<p><strong>Davanın Uluslararası Hukuktaki Önemi</strong></p>

<p>Loizidou davası, uluslararası hukukun devletler arası anlaşmazlıkları nasıl ele alabileceğini gösteren bir örnek sunar. AİHM gibi uluslararası hukuk kurumları, devletler arası anlaşmazlıkları çözme ve insan haklarını koruma konusunda önemli bir rol oynar.</p>

<p>Bu dava aynı zamanda Kıbrıs sorununun karmaşıklığına işaret eder. Kıbrıs sorunu, hem tarihsel hem de siyasi faktörlerin bir sonucu olarak ortaya çıkmış, birçok uluslararası oyuncunun dahil olduğu karmaşık bir süreci içerir.</p>

<p>Loizidou davası, Kıbrıs sorununun bir yönünü temsil eder ve mülkiyet haklarının uluslararası hukuk bağlamında nasıl ele alındığını gösterir. Bu dava, uluslararası hukukun etkili bir şekilde devletler arası anlaşmazlıkları çözebileceğini ve insan haklarını koruyabileceğini gösteren bir örnek olarak önemlidir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Titina Loizidou&nbsp;1989 yılında Ankara’ya karşı yaptığı bireysel başvuru ile 1974 harekatından sonra Girne’de bulunan mülklerine el konulmasından ve mallarına ulaşamamasından şikayetçi oldu. Bu durumun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin mülkiyet hakkıyla ilgili maddesini ihlal ettiğini savundu ve tazminat talebinde bulundu. Davaya katılan ve savunma veren Ankara, "kendi yargı organları olan bağımsız devlet statüsündeki KKTC tarafından Kıbrıslı Rumların kuzeyde kalan mallarının kamulaştırıldığını” savundu. Bu nedenle&nbsp;Türkiye'yi sorumlu tutmanın&nbsp;olanaksız olduğunu ileri sürdü.</p>

<p>AİHM Ankara’nın tüm itirazlarını reddetti. Mahkeme davanın esasına ilişkin olarak 1996’da açıkladığı ilk kararda, KKTC'nin uluslararası toplulukta tanınmadığı ve gerçekleştirildiği ileri sürülen kamulaştırmanın hukuki değeri olmadığı sonucuna vardı. Mahkeme, taşınmazların mülkiyet hakkının KKTC’ye geçmediğine ve Loizidou'nun mülkiyet hakkının Türkiye tarafından ihlal edildiğine hükmetti. Mülküne ulaşamadığı için onları kullanması sürekli engellendiğinden dolayı da&nbsp;"devam eden bir hak ihlali”&nbsp;söz konusu olduğunu hükme bağladı.</p>

<p>AİHM davada tazminata ilişkin kararını ise 1998 yılında açıkladı ve Ankara’nın Loizidou’ya yaklaşık 700 bin dolar maddi tazminat ödemesine hükmetti.</p>

<p>Ankara, “Loizidou davası” kararını 1998-2003 yılları arasında “Kıbrıs’taki çözüm sürecini” gerekçe göstererek yerine getirmeyi reddetti. Bu nedenle&nbsp; 700 bin dolarlık tazminata yıllık faiz işletilmeye başlandı. Ancak AKP hükümeti iktidara geldikten sonra, Avrupa Konseyi ve AB ile ilişkileri düzeltme adına tazminat, “bir kereliğine olmak kaydıyla”, 2003 yılında ödendi. Faizle birlikte Strasbourg'da Titina Loizidou’ya&nbsp;<a href="https://www.dw.com/tr/loizidou-davas%C4%B1nda-ankara-so%C4%9Fukkanl%C4%B1/a-2527468">1 milyon dolarlık çek</a>&nbsp;verildi.&nbsp;&nbsp;</p>

<h2>TMK 336 milyon sterlin ödedi</h2>

<p>Benzer vakalarla karşılaşmamak için 2005 yılında adanın kuzeyinde Rumlar için TMK kuruldu. Bugüne kadar 7 bin 110 Kıbrıslı Rum TMK’ya başvuruda bulundu. Bu başvurulardan bin 324’ü dostane çözüm yoluyla, 34’ü ise duruşma yoluyla sonuçlandı. Komisyon bugüne kadar başvuran Rumlara yaklaşık 336 milyon sterlin tazminat ödedi. Ayrıca 3 başvuru için iade, 2 başvuru için takas ve tazminat, 7 başvuru için de iade ve tazminat kararı verildi.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 19 Sep 2023 14:11:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/09/loizidou-davasi-nedir-1695122561.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kıbrıs&#039;ta Sınır kapılarının açılması </title>
                <category>NELER YAŞANDI</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/kibrista-sinir-kapilarinin-acilmasi-904</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/kibrista-sinir-kapilarinin-acilmasi-904</guid>
                <description><![CDATA[Kıbrıs'ta 1974 yılında yeşil hat adı verilen sınır çekildi ve 29 yıl boyunca Kıbrıs'ın kuzeyi ve güneyi arasında geçişler sivil vatandaşlara kapalı kaldı. Ancak 2003'te KKTC Bakanlar Kurulu'nun aldığı bir kararla bazı sınır kapıları yeniden açıldı. Bu adım, Kıbrıs'taki Türk ve Rum toplumları arasındaki etkileşimi artırdı, barışa ve ekonomik işbirliğine katkı sağladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Oshan Sabırlı / Online Gazete</strong></p>

<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kıbrıs Yeşil Hat, Kıbrıs adasını 1974 yılında ikiye bölen ve Kıbrıs Türk kesimi ile Kıbrıs Rum kesimi arasında uzanan askeri kontrol hattını ifade eder. Yeşil Hat, Kıbrıs'taki siyasi çatışmaların bir sonucu olarak oluşmuştur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yeşil Hat, adanın kuzeyindeki Kıbrıs Türk kesimi ile güneyindeki Kıbrıs Rum kesimi arasındaki sınırı belirler. Bu hat, Kıbrıs Sorunu olarak bilinen ve 1960 yılında bağımsızlığını kazandıktan sonra yaşanan çatışmaların ardından, 1974 yılında gerçekleşen bir askeri müdahalenin sonucunda ortaya çıkmıştır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">1974 yılında, Yunanistan destekli darbeciler Kıbrıs Cumhuriyeti'nde bir darbe gerçekleştirdiler, bu da Türkiye'nin askeri müdahalesine neden oldu. Bu askeri müdahale sonucunda adanın kuzeyi ve güneyi arasında bir çizgi belirlendi ve bu çizgi Yeşil Hat olarak adlandırıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yeşil Hat, 29 yıl boyunca kapalı kaldı, ancak 2003 yılında KKTC (Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti) Bakanlar Kurulu'nun aldığı bir kararla bazı sınır kapıları yeniden açıldı. Bu, Kıbrıs Türk Toplumu'nun ve uluslararası toplumun çatışma sonrası barış ve çözüm çabalarının bir parçası olarak gerçekleşti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yeşil Hat, Kıbrıs adasının ikiye bölünmesinin bir sembolü haline gelmiş ve Kıbrıs Sorunu'nun bir parçası olarak uluslararası ilişkilerde önemli bir konu olmuştur. Günümüzde hala Kıbrıs'taki siyasi müzakerelerin bir parçasıdır ve adanın birleşmesi veya çözümü için araştırmalar sürmektedir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">Kıbrıs’ta yaşanan çatışmalar sonrasında, 15 Temmuz 1974’te Yunanistan tarafından Kıbrıs Cumhuriyeti’ne karşın gerçekleştirilen darbe sonrasında, Türkiye’nin adaya 20 Temmuz 1974’te yaptığı harekât neticesinde Kıbrıs’ı ikiye bölen sınır hattı çizilmiştir . Adayı ikiye bölen yeşil hat ile birlikte sivil halkın adanın diğer yarısına geçiş imkânı ise ortadan kalkmıştır. Yaklaşık 29 yıl boyunca karşılıklı geçişlere kapalı olan Yeşil Hat, 29 yıl aradan sonra KKTC Bakanlar Kurulu’nun E-762-2003 sayı ve 21.4.2003 tarihli kararı ile 23 Nisan 2003 tarihinde yeniden karşılıklı geçişlere açıldı .<em>&nbsp; </em>Annan Planı’nın görüşüldüğü bir dönemde, karşılıklı güvenin tesisi açısından, KKTC Bakanlar Kurulu’nun aldığı bu karar ile Ledra Palace Sınır Kapısı, Beyarmudu Sınır Kapısı ve 2.5 Mil Sınır Kapısı (Mağusa) aracılığı ile 23 Nisan 2003 tarihinde karşılıklı geçişlerin başlaması önemli bir miladı da başlattı. Kıbrıs Türk Toplumu’nun attığı bu adım en önemli GYÖ’ler arasında gösteriliyor. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">Sınır kapılarının açılmasıyla birlikte, Kıbrıs adasındaki Türk ve Rum toplumları arasında insanlar arasındaki etkileşim artmıştır. Bu, insanların birbirlerini daha iyi anlamalarını ve birlikte çalışmalarını sağlayarak barış sürecine katkıda bulunmaktadır. Sınır kapılarının açılması, ekonomik işbirliği için de önemli bir adımdır. İnsanlar, mal ve hizmetlerin serbest dolaşımıyla birlikte karşılıklı olarak ticari faaliyetlerde de artış gerçekleşmiş, işbirliği projeleri geliştirilmiş ve ekonomik kalkınmalara da itici güç olmuştur.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">Annan Planı’nın karşılıklı referanduma sunulduğu 24 Nisan 2004 tarihine kadar 4 sınır kapısı karşılıklı geçişlere açıldı. Bu sınır kapıları 2023 yılı itibarı ile 9’a ulaştı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:center">&nbsp;</p>

<table cellspacing="0" class="MsoTableGrid" style="border-collapse:collapse; border:none; margin-left:48px">
	<tbody>
		<tr>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:1px solid black; border-right:1px solid black; border-top:1px solid black; vertical-align:top; width:45px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">No</span></span></span></p>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:1px solid black; vertical-align:top; width:304px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">Sınır Kapısı</span></span></span></p>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:1px solid black; vertical-align:top; width:149px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">Hizmete Giriş Tarihi</span></span></span></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:1px solid black; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:45px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">1</span></span></span></p>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:304px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">Ledra Palace Sınır Kapısı (Lefkoşa)</span></span></span></p>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:149px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">23 Nisan 2003</span></span></span></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:1px solid black; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:45px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">2</span></span></span></p>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:304px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">Beyarmudu Sınır Kapısı (Beyarmudu köyü)</span></span></span></p>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:149px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">23 Nisan 2003</span></span></span></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:1px solid black; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:45px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">3</span></span></span></p>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:304px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">2.5 Mil Sınır Kapısı (Mağusa)</span></span></span></p>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:149px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">26 Nisan 2003</span></span></span></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:1px solid black; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:45px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">4</span></span></span></p>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:304px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">Metehan Sınır Kapısı (Lefkoşa)</span></span></span></p>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:149px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">10 Mayıs 2003</span></span></span></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:1px solid black; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:45px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">5</span></span></span></p>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:304px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">Bostancı (Güzelyurt)</span></span></span></p>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:149px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">31 Ağustos 2005</span></span></span></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:1px solid black; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:45px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">6</span></span></span></p>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:304px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">Lokmacı (Lefkoşa)</span></span></span></p>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:149px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">3 Nisan 2008 </span></span></span></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:1px solid black; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:45px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">7</span></span></span></p>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:304px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">Yeşilırmak Kapısı (Yeşilırmak köyü)</span></span></span></p>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:149px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">14 Ekim 2010</span></span></span></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:1px solid black; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:45px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">8</span></span></span></p>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:304px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">Derinya/Akyar Kapısı (Mağusa)</span></span></span></p>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:149px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">12 Kasım 2018</span></span></span></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:1px solid black; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:45px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">9</span></span></span></p>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:304px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">Aplıç Kapısı (Lefke)</span></span></span></p>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:149px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">12 Kasım 2018</span></span></span></p>
			</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 19 Sep 2023 12:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/09/kibrista-sinir-kapilarinin-acilmasi-1695121578.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Berlin Duvarı ile birlikte Neler Yaşandı</title>
                <category>NELER YAŞANDI</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/berlin-duvari-ile-birlikte-neler-yasandi-903</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/berlin-duvari-ile-birlikte-neler-yasandi-903</guid>
                <description><![CDATA[Berlin Duvarı'nın inşası ve yıkılmasının tarihi önemini anlatan bu yazıda, Duvar'ın Soğuk Savaş dönemindeki bir sembol olduğunu, inşa sürecini ve yıkılma nedenlerini ele aldık. Ayrıca Duvar'ın yıkılmasının Almanya ve dünya genelinde yol açtığı büyük değişiklikleri açıkladık. Berlin Duvarı'nın yıkılması, tüm dünyada büyük bir coşku ve umut yarattı ve tarih boyunca önemli bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Berlin Duvarı'nın İnşası: Soğuk Savaş'ın Bir Sonucu</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Berlin Duvarı, 20. yüzyılın en tanınmış yapılarından biri olup, Almanya'nın bölünmesinin sembolüdür. Duvar, Doğu Almanya (Alman Demokratik Cumhuriyet - DDR) tarafından 13 Ağustos 1961 tarihinde inşa edilmeye başlandı. Duvar, demir perdenin en önemli sembollerinden birisi olarak tanımlanmaktadır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Soğuk Savaş ve Almanya'nın Bölünmesi</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Berlin Duvarı'nın inşası, Soğuk Savaş döneminin bir parçası olarak gerçekleşti. II. Dünya Savaşı'nın ardından Almanya, dört müttefik güç (Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Fransa ve Sovyetler Birliği) tarafından işgal edildi ve ülke dört bölgeye ayrıldı. Berlin de bu dört bölgeye ayrıldı. Ancak Sovyetler Birliği ile diğer müttefik güçler arasındaki ideolojik farklılıklar, Almanya'nın bölünmesine yol açtı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/publishable.jpg" style="height:595px; width:800px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Duvarın İnşası</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Berlin Duvarı'nın inşası, Doğu Almanya tarafından Batı Berlin ile Doğu Berlin arasındaki sınırları somut bir şekilde çizmek amacıyla başlatıldı. Doğu Alman hükümeti, bu duvarın Batı Almanya'dan kaçışları önlemek ve Doğu Almanya vatandaşlarını Batı Berlin'e geçişten caydırmak için gerekli olduğunu savundu. Duvarın inşası, hem fiziksel bir engel hem de sembolik bir bölünmeyi temsil ediyordu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Duvar, beton bloklardan, çelik tellerden ve teller arasına yerleştirilen dikenli tellerden oluşuyordu. Ayrıca, duvar boyunca her iki taraf da devriye gezdi ve sınırları gözlemledi. Duvarın inşası sırasında, Berlin'i ikiye bölen bir çizgi oluşturuldu ve şehir bu çizgi boyunca iki farklı ideolojiye sahip bloklara ayrıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Berlin Duvarı'nın inşası, Soğuk Savaş döneminin bir sonucu olarak gerçekleşti ve Almanya'nın bölünmesini derinleştirdi. Duvar, Doğu Almanya'nın Batı'ya kaçışları engellemek ve ideolojik ayrılığı sürdürmek amacıyla yapıldı. Ancak bu duvarın inşası, binlerce ailenin ayrılmasına, insanların özgürlüklerinin sınırlandırılmasına ve Almanya'nın bölünmesinin trajik sonuçlarına yol açtı.</span></span></p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/im-126654.jpg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Rakamlar İle Berlin Duvarı</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İşte Berlin Duvarı'nın inşası hakkında bazı önemli rakamsal değerler:</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<ul>
	<li>
	<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Başlangıç Tarihi:</strong> Berlin Duvarı'nın inşası 13 Ağustos 1961 tarihinde başladı.</span></span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Uzunluk:</strong> Berlin Duvarı, 155 kilometre (96 mil) uzunluğundaydı.</span></span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Yükseklik: </strong>Duvarın yüksekliği yaklaşık olarak 3.6 metre (11.8 feet) idi.</span></span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Müdahale Alanı:</strong> Duvarın yaklaşık 43 kilometrelik (26.7 mil) bir bölümü, beton bir duvarla ve çelik tellerle çevrili bir "ölüm kuşağı" olarak adlandırıldı. Bu bölgeye girenler vurulabilirdi.</span></span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Gözetleme Kuleleri:</strong> Berlin Duvarı boyunca yaklaşık olarak 302 gözetleme kulesi ve gözlem noktası bulunuyordu.</span></span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Nöbetçiler:</strong> Doğu Almanya tarafından, duvarın kontrolü için yaklaşık 11.000 asker ve 6.000 sivil görevli atanmıştı.</span></span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Sınır Kapıları:</strong> Duvar boyunca 8 ana sınır kapısı bulunuyordu. Bunlardan biri olan Checkpoint Charlie, en ünlülerinden biriydi ve diplomatik geçişlere açıktı.</span></span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Kaçış Denemeleri: </strong>Duvarın inşası boyunca en az 5.000 kişi Berlin Duvarı'ndan kaçmayı denedi. Ancak başarılı olanların sayısı çok azdı, yaklaşık olarak 138 kişi kaçışlarını başarıyla tamamladı.</span></span></p>
	</li>
</ul>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/xxberlin-wall-archive-videoSixteenByNineJumbo1600.jpg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Berlin Duvarı'nın Yıkılışı</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Berlin Duvarı'nın yıkılışı, Soğuk Savaş'ın sonunu işaret eden ve tarihi bir dönüm noktası olarak kabul edilen bir olaydır. Bu sürecin ana hatları şu şekildedir:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Gorbaçov'un Reformları: </strong>Sovyetler Birliği lideri Mihail Gorbaçov, 1980'lerin başında Glasnost (açıklık) ve Perestroyka (yeniden yapılanma) politikalarını başlattı. Bu politikalar, Doğu Bloku ülkelerinde değişimi teşvik etti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Polonya ve Macaristan'daki Reformlar: </strong>Polonya ve Macaristan'da, demokrasiye ve özgürlüklere olan talepler arttı. Polonya'da Solidarity sendikası kuruldu ve Macaristan, sınırları Batı ile açmaya başladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Doğu Alman Halkının Gösterileri:</strong> Doğu Almanya'da halk, demokrasi ve özgürlük taleplerini yükseltti. Özellikle Leipzig'de düzenlenen büyük gösteriler, değişim isteğini yansıttı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>9 Kasım 1989: Duvarın Yıkılışı: </strong>Berlin Duvarı'nın yıkılışı, 9 Kasım 1989'da beklenmedik bir şekilde gerçekleşti. Doğu Alman hükümeti, sınırlamaların gevşetilmesini açıklamak için bir basın konferansı düzenledi, ancak yanlışlıkla sınırlamaların hemen kaldırıldığını açıkladılar. Bu açıklama üzerine binlerce Doğu Alman, duvarın kontrol noktalarına akın etti ve duvarı aşarak Batı Berlin'e geçti.</span></span></p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/image.jpg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Yanlış Anlaşma Dönemin Sonunu Getirdi</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Berlin Duvarı'nın yıkılmasına yol açan olaylar, 9 Kasım 1989 gecesi beklenmedik bir şekilde başladı ve dünya genelinde büyük bir yankı uyandırdı. Bu olaylar şu şekilde gelişti:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Soğuk Savaş dönemindeki Berlin, Doğu ve Batı Almanya arasındaki keskin bir ideolojik ve fiziksel bölünmeyi yansıtan bir semboldü. 9 Kasım 1989 akşamı, Berlin Duvarı'nın beklenmedik bir şekilde yıkılmasına yol açacak olaylar zincirinin başlangıcını oluşturdu. O gün, Doğu Almanya hükümeti, yeni seyahat kurallarını açıklamak amacıyla bir basın konferansı düzenledi. Konferansın özeti, Doğu Alman vatandaşlarının vize almadan Batı Almanya'ya seyahat edebileceği yönündeydi. Ancak bu basit gibi görünen açıklama, yanlışlıkla verilen bir cevap nedeniyle tarihi bir olayın fitilini ateşledi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Günter Schabowski adındaki Doğu Alman hükümet sözcüsü, basın konferansının ilerleyen anlarında beklenmedik bir şekilde bir gazetecinin "Yeni seyahat kuralları ne zaman yürürlüğe girecek?" sorusuna yanıt verirken karıştı. Schabowski, "Hemen, derhal" yanıtını verdi. Bu cevap, Doğu Alman hükümetinin yeni kuralların ne zaman yürürlüğe gireceği konusunda kesin bir tarih belirlemediği gerçeğine dayanıyordu, ancak Schabowski'nin ifadesi bu kadar kesin ve anlaşılır olunca olaylar hızla kontrolden çıktı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu yanlışlıkla verilen yanıt hızla yayıldı ve Berlin'deki Doğu Almanlar arasında büyük bir heyecan yarattı. İnsanlar, hemen Berlin Duvarı'na akın etmeye başladılar, çünkü artık sınırların açık olduğuna inanıyorlardı. Duvarın kontrol noktalarına koşan kalabalıklar, sınırları aşmaya başladılar. Doğu Alman sınır görevlileri, bu hızlı gelişmeler karşısında şaşkına dönmüştü ve durumu kontrol etmekte güçlük çekiyordu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu basın konferansı hatası, Berlin Duvarı'nın yıkılmasının tetikleyicilerinden biri olarak kabul edilir. Bu beklenmedik olaylar zinciri, duvarın yıkılmasına ve Soğuk Savaş'ın sonuna yol açtı. Basın Konferansı Hatası, insanların özgürlük ve birlik arayışının sembolü haline geldi ve dünya genelinde büyük bir sevinçle karşılandı. Berlin Duvarı'nın yıkılması, Almanya'nın birleşmesine ve tüm dünyada umut ve değişim için bir ilham kaynağı oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Coşku ve Kutlamalar</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sınırların açılmasıyla birlikte Berlin Duvarı'nın üzerine çıkan insanlar, duvarın beton parçalarını sökmeye başladılar. Bu olaylar coşku içinde gerçekleşti ve insanlar tarihî bir anın içinde bulduklarını hissettiler. Doğu ve Batı Berlinliler bir araya geldiler, dans ettiler, şarkı söylediler ve bayraklarla kutlamalar yaptılar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Dünya Genelinde Tepki</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Berlin Duvarı'nın yıkılması, dünya genelinde büyük bir yankı uyandırdı. Dünya liderleri olayı memnuniyetle karşıladılar ve Soğuk Savaş'ın sona erdiği hissine kapıldılar. Bu olay, demokrasi, özgürlük ve insan hakları için yapılan mücadelelerin bir zaferi olarak kabul edildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Neler değişti?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Berlin Duvarı'nın yıkılması, dünya tarihindeki önemli bir dönüm noktasını temsil etti ve birçok değişikliği tetikledi. İşte Berlin Duvarı'nın yıkılmasının ardından Almanya ve dünyada meydana gelen bazı önemli değişiklikler:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Almanya Birleşti</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Berlin Duvarı'nın yıkılmasının en belirgin sonuçlarından biri, Doğu ve Batı Almanya'nın birleşmesiydi. 3 Ekim 1990'da Almanya resmen birleşti ve Federal Almanya Cumhuriyeti olarak yeniden kuruldu. Bu, 45 yıl süren bölünmeyi sona erdirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Soğuk Savaş'ın Sonu</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Berlin Duvarı'nın yıkılması, Soğuk Savaş'ın sona erdiğinin bir işareti olarak kabul edildi. Batı ve Doğu Bloku arasındaki gerilim azaldı ve Sovyetler Birliği'nin çöküşüne yol açan sürecin başlangıcını oluşturdu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Avrupa'da Değişimler</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Berlin Duvarı'nın yıkılması, Avrupa coğrafyasında büyük değişikliklere neden oldu. Doğu Avrupa ülkeleri bağımsızlıklarını kazanmaya ve demokratik reformlar yapmaya başladı. Bu, Sovyet etkisi altındaki ülkelerin bağımsızlık mücadelelerini hızlandırdı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>NATO ve Varşova Paktı</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Berlin Duvarı'nın yıkılmasının ardından, Varşova Paktı çöktü ve Doğu Bloku ülkeleri bağımsızlıklarını ilan etti. Bu, NATO ve Varşova Paktı gibi askeri ittifakların rolünü yeniden değerlendirmelerine ve birçok ülkenin NATO'ya katılmasına yol açtı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Küreselleşme ve Ekonomik Entegrasyon</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Almanya'nın birleşmesi, Avrupa Birliği'nin (AB) oluşumunu hızlandırdı. Berlin Duvarı'nın yıkılmasının ardından, Avrupa'da daha fazla ekonomik entegrasyon ve serbest ticaret gerçekleşti. Ayrıca, Doğu Avrupa ülkeleri AB'ye üyelik başvurularında bulundu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Dünya Genelinde Sevinç ve Umut</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Berlin Duvarı'nın yıkılması, dünya genelinde büyük bir sevinç ve umut yarattı. Bu olay, özgürlük, insan hakları ve demokrasi için mücadele edenler için bir ilham kaynağı oldu. Dünya liderleri ve halklar, Berlin Duvarı'nın yıkılmasını tarihi bir dönüm noktası olarak gördüler.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Artan İnsan Hareketliliği</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Berlin Duvarı'nın yıkılmasının ardından Doğu ve Batı Almanya arasındaki sınırlar açıldı. Bu, insanların serbestçe seyahat etmesine ve aileleriyle yeniden bir araya gelmesine olanak tanıdı. Aynı zamanda Almanya'ya dışarıdan gelen göçü artırdı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Berlin Duvarı'nın yıkılması, 20. yüzyılın sonlarına doğru dünyanın siyasi, ekonomik ve kültürel haritasını yeniden çizen bir dizi olayın başlangıcını işaret etti. Bu olay, demokrasi, özgürlük ve insan hakları için bir zafer olarak kabul edilir ve dünya genelinde büyük bir sembolik öneme sahiptir.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 18 Sep 2023 14:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/09/berlin-duvari-ile-birlikte-neler-yasandi-1695038221.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İran İslam Devrimi&#039;nde neler yaşandı?</title>
                <category>NELER YAŞANDI</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/iran-islam-devriminde-neler-yasandi-902</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/iran-islam-devriminde-neler-yasandi-902</guid>
                <description><![CDATA[İran İslam Devrimi, 1979 yılında gerçekleşen ve İran'ı kökten değiştiren tarihi bir olaydır. İran tarihindeki en önemli siyasi dönüşümlerden biri olan bu devrim, Pehlevi Monarşisi'ni sona erdirerek İslam Cumhuriyeti'ni kurmayı hedeflemiş ve büyük bir toplumsal, siyasi ve dini dönüşümün habercisi olmuştur.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt">İran İslam Devrimi, 1979 yılında İran'da gerçekleşen ve Pehlevi Monarşisi'ni sona erdirerek İslam Cumhuriyeti'ni kurma amacını taşıyan tarihi bir olaydır. Bu devrim, İran'ın modern tarihindeki en önemli ve etkili siyasi değişikliklerden biridir. İşte İran İslam Devrimi'nin detaylı hikayesi:</span></span></h2>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><strong>Arkaplan</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt">İran İslam Devrimi'nin arka planı, İran'da yıllarca süren politik, ekonomik ve toplumsal sorunlarla şekillenmiştir. İran, 20. yüzyılın başından itibaren dönüşümler yaşamış, Pehlevi hanedanının iktidarına gelmiş ve bu süreç boyunca modernleşme çabaları ve dış müdahalelerle karşı karşıya kalmıştır. Shah Muhammed Rıza Pehlevi'nin otoriter yönetimi, toplumun büyük bir kesiminde hoşnutsuzluğa neden oldu. Ayrıca, Batı ile yakın ilişkileri ve petrol gelirlerinin adaletsiz dağılımı da sorunların bir parçasıydı.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><strong>Ayetullah Humeyni ve İslam Karşıtı Hareketler</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt">İslam Devrimi'nin liderlerinden biri olan Ayetullah Ruhullah Humeyni, İran'da İslam'a dayalı bir hükümetin kurulması gerektiğini savunarak, halk arasında büyük bir destek kazandı. Humeyni, şahın düşmanı olarak kabul edildi ve İslam'a dayalı bir devletin önderi olarak saygı gördü.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/1_Zj1Qq8tBqvX-fZq_O80vlg.jpg" style="height:539px; width:800px" /></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><strong>Kitlesel Protestolar ve Şiddet</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt">İslam karşıtı protestolar 1977 yılında başladı ve hızla yayıldı. İran halkı, politik özgürlüklerin ve ekonomik adaletin eksikliğini protesto etmek için sokaklara döküldü. Gösteriler zamanla şiddete dönüştü ve güvenlik güçleri ile çatışmalara yol açtı.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><strong>Şahın Sürgünü</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt">İran İslam Devrimi'nin temel taşlarından biri, ülkedeki otoriter ve seküler yönetimi temsil eden Şah Muhammed Rıza Pehlevi'nin sürgün edilmesiydi. Şah, 1970'lerin ortalarından itibaren, ülkedeki politik ve toplumsal değişikliklere tepki olarak büyük bir protesto ve muhalefet dalgasıyla karşı karşıya kaldı. Şah'ın modernleşme ve sekülerleşme politikaları, özellikle dini liderler ve muhalefet grupları tarafından eleştiriliyordu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt">1978 yılında İran'da büyük çaplı protestolar ve ayaklanmalar patlak verdi. İnsanlar, Şah'ın otoriter yönetimine ve Amerika Birleşik Devletleri ile sıkı ilişkilerine karşı öfke ve hoşnutsuzluklarını ifade ettiler. Ayetullah Humeyni'nin önderliğindeki dini liderler, bu protestolara destek verdi ve halkı şahın yönetimine karşı birleştirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt">Şiddetli çatışmaların ve halk ayaklanmalarının ardından Şah, 1979 yılında İran'ı terk etmek zorunda kaldı. İlk olarak Mısır'a sığındı, ardından Amerika Birleşik Devletleri'ne gitmek istedi, ancak ABD Başkanı Jimmy Carter, Şah'ı kabul etmek istemedi. Sonuç olarak, Şah, Meksika'ya sığınmak zorunda kaldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/2-25-19-iran-revolution-e1551262961835.jpg" style="height:500px; width:800px" /></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><strong>Humeyni'nin Dönüşü ve Devrimin Tamamlanması</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt">Ayetullah Humeyni, İran İslam Devrimi'nin önde gelen dini liderlerinden biriydi ve bu devrimin ideologu olarak kabul ediliyordu. O sürgündeyken, İran'daki muhalefetin lideri ve devrimin sembolü haline geldi. Humeyni'nin sesi, teyp kasetleri ve basın yoluyla halka ulaştı ve onun liderliği altında birleşen birçok İslamcı ve muhalefet grupları, Şah'a karşı devrimci bir ittifak oluşturdu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt">Humeyni'nin dönüşü, 1 Şubat 1979 tarihinde Tahran'a gerçekleşti. Bu olay büyük bir coşku ve kutlamalarla karşılandı. Halkın ve devrimcilerin büyük desteği ile devrim tamamlandı. İslam Devrimi'nin zaferi, Şah'ın Meksika'ya sürgün edilmesi ve devrimci liderlerin İran'da kontrolü ele geçirmesiyle somutlaştı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/IMG22304785.jpg" style="height:450px; width:750px" /></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt">Devrimin tamamlanmasının ardından, 1 Nisan 1979 tarihinde bir referandum düzenlendi ve İran halkının büyük çoğunluğu İslam Cumhuriyeti'ni kabul etti. Ayetullah Humeyni, İslam Cumhuriyeti'nin lideri olarak ilan edildi ve İran'ı dini temelde yönetmeye başladı. Bu dönemde İslam devrimi, İran'ın siyasi, toplumsal ve kültürel yapısını kökten değiştirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt">İran İslam Devrimi, modern dünya tarihindeki en önemli devrimlerden biri olarak kabul edilir ve Ayetullah Humeyni'nin dönüşü ve Şah'ın sürgünü, bu devrimin temel kilometre taşlarından biri olarak tarihe geçti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt">Amerikan Büyükelçiliği Krizi, 4 Kasım 1979'da İran'da patlak veren ve 444 gün süren bir diplomatik krizdir. Bu kriz, İran İslam Devrimi'nin ardından Amerikan Büyükelçiliği'nin işgal edilmesiyle başladı ve Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki ilişkileri kökten değiştirdi. İşte Amerikan Büyükelçiliği Krizi'nin detayları:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/Iran_hostage_crisis_-_Iraninan_students_comes_up_U_S__embassy_in_Tehran.jpg" style="height:602px; width:800px" /></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><strong>Amerikan Büyükelçiliği'nin İşgali</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt">Krizin temel olayı, İran İslam Devrimi'nin ardından Amerikan Büyükelçiliği'nin işgal edilmesiydi. İran İslam Devrimi, Ayetullah Ruhullah Humeyni'nin liderliği altında gerçekleşti ve Şah Muhammed Rıza Pehlevi'yi devirdi. Devrimci öğrenciler ve halk, Amerika Birleşik Devletleri'ni, Şah'ı desteklemekle suçladılar ve Büyükelçilik binasını işgal ettiler.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><strong>Diplomatik Krizin Başlaması</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt">4 Kasım 1979'da, İranlı öğrenciler Amerikan Büyükelçiliği'ne girdiler ve büyükelçilik personelini rehin aldılar. Rehin alınanlar arasında Amerikan diplomatlarının yanı sıra İranlı Amerikalılar da vardı. İran hükümeti, öğrencilerin eylemlerini desteklediğini açıkladı ve diplomatik kriz başladı.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><strong>Rehinelerin Serbest Bırakılması Süreci</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt">Rehin alınan Amerikalılar 444 gün boyunca rehin tutuldular. Bu süre boyunca, krizin diplomatik bir çözüm yolu arayışları sürdü, ancak sonuçsuz kaldı. Kriz sırasında Amerika Birleşik Devletleri, İran'ı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne şikayet etti ve diplomatik baskı uyguladı.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><strong>Krizin Sonlanması</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt">Krizin sonlanması için uzun ve karmaşık bir süreç gerekti. En nihayetinde, İran-Irak Savaşı'nın (1980-1988) başlaması ve içsel baskılar nedeniyle İran, rehineleri serbest bırakma kararı aldı. 20 Ocak 1981'de, Ronald Reagan'ın Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olarak göreve başlamasının hemen ardından rehineler serbest bırakıldılar. Serbest bırakılan rehineler, Amerika Birleşik Devletleri'ne döndüler, ancak uzun süreli rehin tutulma deneyimi derin etkiler bıraktı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt">Amerikan Büyükelçiliği Krizi, Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki diplomatik ilişkilerin kopmasına neden oldu. İki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler, krizin ardından hiçbir zaman normale dönmedi. Kriz, Amerika Birleşik Devletleri'nin İran'a karşı ekonomik yaptırımlar uygulamasına ve İran'ın uluslararası izolasyonuna yol açtı. Ayrıca, kriz, Amerikan halkı üzerinde de derin etkiler bıraktı ve Amerika Birleşik Devletleri'nde İran'a karşı olumsuz bir algı oluşturdu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt">Amerikan Büyükelçiliği Krizi, tarihsel olarak Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasındaki ilişkilere dair bir dönüm noktası olarak kabul edilir ve hala İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ilişkileri etkileyen bir faktördür.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/screenshot-editor_wix__com-2017-05-18-09-47-02.jpeg" style="height:800px; width:607px" /></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><strong>İran İslam Devriminin Sonuçları</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt">İran İslam Devrimi, hem İran içinde hem de uluslararası düzeyde önemli değişikliklere neden olan tarihsel bir olaydır. İşte İran İslam Devrimi'nin sonuçları ve bu sonuçların İran, Ortadoğu ve dünya için neleri değiştirdiği hakkında bir göz atalım:</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><strong>İran İçindeki Değişiklikler:</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><strong>Dini Liderliğin Egemenliği:</strong> İslam İnkılabı'nın zaferi, İran'ı bir İslam Cumhuriyeti haline getirdi ve ülkenin en üst düzey lideri Ayetullah Ali Hamaney gibi dini liderlere büyük yetkiler verdi. İran'da dini liderlik, siyasi ve toplumsal hayatın merkezine yerleşti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><strong>Seküler Otoritenin Sonu: </strong>Devrim, Şah Muhammed Rıza Pehlevi'nin seküler yönetimini sona erdirdi ve laikleşmiş kurumları ortadan kaldırdı. İran'da artık dini kurumlar ve liderler, devletin ve toplumun belirleyici unsurları haline geldi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><strong>Toplumsal Değişim:</strong> İslam İnkılabı, toplumun dini ve ahlaki değerlere daha fazla vurgu yapmasına neden oldu. Kadınların rolü ve giyim tarzları gibi toplumsal konularda da önemli değişiklikler yaşandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><strong>İslami Kanunlar:</strong> İslam İnkılabı sonucunda İslam hukuku ve şeriat hükümleri ülkenin yasal sisteminin temelini oluşturdu. İran'da İslam'a dayalı hukuk ve mahkemeler kuruldu.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><strong>Ortadoğu ve Bölgesel Değişiklikler:</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><strong>İslamcı Hareketlerin Yükselmesi:</strong> İran İslam Devrimi, diğer Müslüman ülkelerdeki İslamcı hareketleri teşvik etti. İslamcı gruplar, İran'daki devrimi bir örnek olarak gördüler ve benzer değişiklikler için mücadele etmeye başladılar.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt">İran'ın Bölgesel Rolü: İran İslam Devrimi, İran'ın bölgesel güç olarak yükselmesine neden oldu. İran, Orta Doğu'da etkili bir aktör haline geldi ve diğer Müslüman ülkelerle ilişkilerini güçlendirdi. Bununla birlikte, bu durum İran'ın bölgesel rekabetlere yol açtı, özellikle Suudi Arabistan ile.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><strong>Dünya Çapındaki Değişiklikler:</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><strong>İran-ABD İlişkileri:</strong> İran İslam Devrimi, İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ilişkileri derinden etkiledi. ABD, İran'daki Amerikan Büyükelçiliği krizi ve rehin alma olayları nedeniyle İran ile diplomatik ilişkilerini koparttı ve İran'a ekonomik yaptırımlar uygulamaya başladı. Bu kriz, İran ve ABD arasındaki güven sorunlarının derinleşmesine yol açtı.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><strong>Petrol ve Ekonomik Etkiler:</strong> İran İslam Devrimi, petrol üretimini etkiledi ve petrol fiyatlarını artırdı. Dünya ekonomisi üzerindeki etkisi büyüktü, çünkü İran önemli bir petrol ihracatçısıydı.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><strong>Küresel İslamcı Hareketler: </strong>İslam İnkılabı, dünya genelindeki İslamcı hareketlere ilham kaynağı oldu. İslamcı terör örgütleri, İran'daki devrimi ve İslamcı değerleri benimsedi ve kendi mücadelelerini meşrulaştırmak için bu örnekten faydalandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt">İran İslam Devrimi, sadece İran için değil, aynı zamanda Ortadoğu ve dünya genelindeki siyasi, dini ve ekonomik dinamikler için de önemli sonuçlar doğurdu. Bu sonuçlar, hala İran ve dünya siyaseti üzerinde etkisini sürdürmektedir.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 18 Sep 2023 14:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/09/iran-islam-devriminde-neler-yasandi-1695037386.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Orams Davası Nedir?</title>
                <category>NELER YAŞANDI</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/orams-davasi-nedir-868</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/orams-davasi-nedir-868</guid>
                <description><![CDATA[Kıbrıs Orams Davası, Kıbrıs adasının bölünmüş tarihine ve uluslararası hukukun karmaşıklığına ışık tutan bir örnektir. İngiliz vatandaşı Linda ve David Orams çifti ile Kıbrıs Rum kökenli Meletis Apostolides arasındaki bu dava, 1974'te Kıbrıs'ın bölünmesi sonrası KKTC'deki toprak mülkiyeti sorunlarını ele alır. Davanın hukuki ve siyasi karmaşıklığı, KKTC'nin tanınmamış statüsü ve Kıbrıs sorununun siyasi boyutlarına ışık tutar. Avrupa Birliği Adalet Divanı'nda da görüşülen dava, uluslararası hukukun ve siyasi anlaşmazlıkların kesişimini gösterir. Kıbrıs Orams Davası, Kıbrıs adasının bölünmüş tarihine, uluslararası hukukun zorluklarına ve toprak mülkiyeti sorunlarına dair geniş bir anlayış sunar.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kıbrıs Orams Davası, Kıbrıs adasının bölünmüş tarihine ve uluslararası hukukun karmaşıklığına ışık tutan önemli bir hukuk davasıdır. Bu dava, Kıbrıs sorununun siyasi, tarihi ve hukuki yönlerini anlamak için kritik bir örnek teşkil eder. Kıbrıs Orams Davası'nın arkasındaki temel sorun, Kıbrıs adasının 1974 yılında gerçekleşen Türk müdahalesi sonrasında ikiye bölünmesi ve bu bölünmenin yarattığı toprak mülkiyeti sorunlarıdır.</p>

<p><strong>Davanın Ana Tarafları</strong></p>

<p>Kıbrıs Orams Davası, İngiliz vatandaşı Linda ve David Orams çifti ile Kıbrıs Rum kökenli Meletis Apostolides arasında geçmektedir. Linda ve David Orams çifti, 2002 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) daha önce Apostolides'e ait olduğu iddia edilen bir arazi üzerine ev inşa etmiştir. Apostolides ise bu arazinin kendisine ait olduğunu ileri sürerek İngiliz mahkemelerine başvurmuş ve arazinin iadesini talep etmiştir. Bu çekişme, hem KKTC'nin statüsüne hem de toprak mülkiyeti sorunlarının uluslararası hukuki boyutlarına işaret eder.</p>

<p><strong>Hukuki ve Siyasi Karmaşıklık</strong></p>

<p>Dava, KKTC'nin uluslararası alanda tanınmamış bir devlet olarak statüsünün yarattığı karmaşıklığı vurgular. KKTC, sadece Türkiye tarafından tanınan ve uluslararası alanda izole edilmiş bir varlık olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle KKTC'de gerçekleşen mülkiyet işlemleri, uluslararası hukuk açısından sıkıntılı bir durum arz eder. Dava, toprak mülkiyetinin sadece hukuki boyutunu değil, aynı zamanda Kıbrıs'ın siyasi bölünmesinin yarattığı zorlukları da ele alır.</p>

<p><strong>Avrupa Birliği Adalet Divanı'na Taşınan Dava</strong></p>

<p>Kıbrıs Orams Davası, sadece İngiliz mahkemelerinde değil, aynı zamanda Avrupa Birliği Adalet Divanı'nda da ele alınmıştır. Bu durum, davayı uluslararası hukukun bir parçası haline getirir. Davada temel soru, KKTC'de gerçekleşen mülkiyet işlemlerinin uluslararası hukuki geçerliliğidir. Kıbrıs sorununun bölünmüş yapısı ve taraflar arasındaki anlaşmazlıklar, bu davanın daha geniş bir bağlama yerleştiğini göstermektedir.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/Orams%25202%2520AA%5B1%5D.jpg" style="height:442px; width:788px" /></p>

<p><strong>Kıbrıs Sorunu ve Gelecek İçin İbretlik Bir Dava</strong></p>

<p>Kıbrıs Orams Davası, sadece toprak mülkiyeti sorunlarını değil, aynı zamanda Kıbrıs sorununun siyasi ve tarihi arkaplanını da yansıtır. Dava, uluslararası hukukun karmaşıklığını ve siyasi anlaşmazlıkların hukuki boyutunu göstermesi bakımından büyük öneme sahiptir. Kıbrıs'ın geleceği ve bölünmüş topraklarının nasıl yönetileceği konusundaki tartışmaları da alevlendiren bu dava, uluslararası ilişkiler ve hukukun kesişimini açıkça göstermektedir.</p>

<p>Sonuç olarak, Kıbrıs Orams Davası, Kıbrıs sorununun karmaşıklığını ve uluslararası hukuktaki zorlukları yansıtan bir hukuk davasıdır. Davanın sonucu, Kıbrıs sorununun çözüm süreci ve Kıbrıs adasındaki toprak mülkiyeti konusundaki daha geniş bir anlayışın bir parçası olarak ele alınmıştır. Bu dava, Kıbrıs'ın bölünmüş tarihine ve uluslararası ilişkilerin dinamiklerine dair derinlemesine bir anlayış sunmaktadır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Dava süreci</strong><br />
Dava süreci, İngiliz Linda-David Orams çiftinin 2002 yılında Lapta'da eski bir Rum arsasını satın alarak üzerine havuzlu bir villa yapmalarıyla başladı.</p>

<p>Bu malı, 1974'ten sonra ailesinden devralan Kıbrıslı Rum Meletis Apostolides,<strong>&nbsp;"malını kendisinden izin almadan kullandıkları"&nbsp;</strong>gerekçesiyle, 2004'te güney Lefkoşa'da kaza mahkemesinde Orams çiftini dava etti. Rum kaza mahkemesi, Ekim 2004'te Orams çiftinin gıyabında karar verdi. Mahkeme,<strong>&nbsp;"arazi üzerine yapılan evin derhal yıkılması, ayrıca Apostolides'e, mala verilen zarar ve kullanım bedeli olarak faiziyle birlikte tazminat ödenmesi"</strong>&nbsp;kararını verdi.</p>

<p>Bu kararın bozulması için Orams çifti, Güney Kıbrıs'ta temyize başvurdu. Nisan 2005'te bu talep reddedildi. Çift, Yüksek Mahkemeye başvurdu, ancak oradan da Aralık 2006'da ret kararı çıktı.</p>

<p>Bu arada, daha Güney Kıbrıs'taki mahkeme süreci devam ederken, Rum Apostolides, Ekim 2004'te İngiltere'de mahkemeye başvurdu ve AB üyesi ülkeler arasında<strong>&nbsp;"medeni ve ticari"</strong>&nbsp;konularda mahkeme kararlarının karşılıklı tanınması ve uygulanmasını öngören 2001 tarihli tüzük uyarınca Güney Kıbrıs'ta alınan kararın İngiltere'de uygulanmasını talep etti.</p>

<p>AB Bakanlar Konseyi tarafından çıkarılan ve iç hukukun üstünde bağlayıcı düzenlemeler içeren bu tüzük uyarınca İngiliz Yüksek Mahkemesi, Güney Kıbrıs'ta alınan mahkeme kararını duruşma yapmadan otomatik olarak kaydetti, yani tanıdı. Bu kez Orams çifti İngiltere'de temyize başvurdu. Temyiz başvurusunun sonucu 2006'da açıklandı ve Orams çifti haklı bulundu.</p>

<p>Rum Apostolides de Eylül 2006'da temyize gitti. İngiliz İstinaf Mahkemesi, davanın AB hukukunu ilgilendirmesinden dolayı nihai kararını vermeden önce, ilgili AB müktesebatının nasıl yorumlanacağı konusunda ATAD'dan görüş istemeye karar verdi.</p>

<p>ATAD ise 28 Nisan 2009'da, Rum mahkemesinin 2004 yılında Apostolides lehine aldığı kararın tüm AB ülkeleri tarafından dikkate alınması yönünde tavsiye kararı verdi. ATAD'ın bu tavsiye kararına ilişkin nihai kararı ise bugün alınan kararla İngiltere İstinaf Mahkemesi vermiş oldu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 21 Aug 2023 23:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/08/orams-davasi-nedir-1692651762.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Osman Kavala Dava Süreci&#039;nde neler yaşandı?</title>
                <category>NELER YAŞANDI</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/osman-kavala-dava-surecinde-neler-yasandi-846</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/osman-kavala-dava-surecinde-neler-yasandi-846</guid>
                <description><![CDATA[İş insanı ve aktivist Osman Kavala ile ilgili, bir yandan Türkiye’de yargı sistemi içerisindeki beraat ve tutukluluğun devamı şeklindeki kararlar, diğer yandan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) Türkiye aleyhine verilen “hak ihlali” kararı, gerek Türkiye içinde gerekse Türkiye dışında tarışmalara neden olurken, Osman Kavala kimdir? Neden tutuklandı? Bu güne kadar neler yaşandı? Sizin için derledik.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>İş insanı ve aktivist Osman Kavala ile ilgili, bir yandan Türkiye’de yargı sistemi içerisindeki beraat ve tutukluluğun devamı şeklindeki kararlar, diğer yandan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) Türkiye aleyhine verilen “hak ihlali” kararı, gerek Türkiye içinde gerekse Türkiye dışında tarışmalara neden olurken, Osman Kavala kimdir? Neden tutuklandı? Bu güne kadar neler yaşandı? Sizin için derledik. Osman Kavala &nbsp;önce 2014 yılında açılan Gezi Parkı Davası sanıklarından biri olarak yargılanmış, bu davanın diğer 8 sanığı ile birlikte 2015 yılında beraat etmişti.</h2>

<p><em><strong><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:#fdfdfd">Utku Bozdağ</span></span></span></span></strong></em></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:1rem"><span style="background-color:#fdfdfd">Kavala “15 Temmuz darbe girişimi” ile ilişkili olduğu iddiası ile gözaltına alınmış ve ardından tutuklanmasıyla birlikte hakkında Gezi protestolarıyla ilgili ikinci bir dava açılmıştı. 2019'da tüm sanıklar beraat etmiş fakat Osman Kavala, hakkında başka bir soruşturma olduğu gerekçesiyle tahliye edilmemişti. Daha sonra Kavala, Çarşı Davası diye bilinen davanın yeni Gezi Davası'yla birleştirilmesiyle yeni bir davanın sanığı haline gelmişti.</span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="background-color:#fdfdfd">Kavala’nın suçlandığı "Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırma", "mala zarar verme", "nitelikli yağma", "tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi", "kasten yaralama", "ağırlaştırılmış yaralama" ve "Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na muhalefet" gibi bir çok dava bulunuyordu.</span></span></span></span></span></p>

<p><img alt="OSMAN KAVALA" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/K%C4%B0%C5%9E%C4%B0/20211223-mahkeme-osman-kavalanin-tutuklulugunun-devam-etmesine-karar-kildi-526099-f8a838a6f6179cd5b63b%5B1%5D.jpg" style="height:450px; width:760px" /></p>

<p><strong><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-size:10.5pt">DAVA SÜREÇLERİ</span></span></span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala, 1 Kasım 2017 tarihinde TCK’nın 309. ve 312. maddelerinden tutuklandı.</span> <span style="font-size:10.5pt">&nbsp;309. maddeye ("cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs") dair soruşturma&nbsp;</span><u><span style="font-size:10.5pt">15 Temmuz darbe girişimi</span></u><span style="font-size:10.5pt">, 312. maddeye ("cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti'ni ortadan kaldırma veya görevini engellemeye teşebbüs") dair soruşturma ise&nbsp;Gezi Parkı protestolarıyla&nbsp;ilişkilidir.</span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-size:10.5pt">Kavala, 11 Ekim 2019 tarihinde TCK’nın 309. maddesinden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından re’sen tahliye edildi.</span> <span style="font-size:10.5pt">18 Şubat 2020 tarihinde ise TCK'nın 312. maddesinden (kamuoyunda bilinen adıyla&nbsp;Gezi Parkı Davası'ndan) beraat etti. Tahliyesinin hemen ardından TCK’nın 309. maddesinden gözaltına alındı; ertesi gün, 19 Şubat 2020 tarihinde aynı maddeden tutuklandı.</span> <span style="font-size:10.5pt">&nbsp;9 Mart 2020 tarihinde ise TCK’nın 328. maddesinden ("devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin etmek") tutuklandı.</span> <span style="font-size:10.5pt">20 Mart 2020 tarihinde TCK'nın 309. maddesinden beraat etti.</span><span style="font-size:8.5pt">[35]</span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-size:10.5pt">1 Kasım 2017 tarihinden itibaren kesintisiz olarak&nbsp;Silivri Cezaevinde&nbsp;tutuklu bulunan Osman Kavala, 20 Mart'taki beraat kararıyla aynı dosyadan üç kez tutuklanıp iki kez tahliye edilmiş oldu.</span> <span style="font-size:10.5pt">İnsan Hakları İzleme Örgütü&nbsp;Genel Direktörü Kenneth Roth, Kavala'nın Gezi Davası'ndan beraat ettikten hemen sonra yeniden tutuklanmasını "Türkiye’nin ceza yargılamaları sisteminin, siyasi olarak manipüle edildiğini, savcılık soruşturmalarının ve tutuklama kararlarının Cumhurbaşkanı’nın keyfine göre verildiğini gösteriyor" sözleriyle yorumlamıştır.</span> </span></span></span></span></p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/127643_cover%5B1%5D.jpeg" style="height:556px; width:755px" /></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><strong><span style="font-size:14.5pt">GEZİ DAVASI</span></strong> </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><em>&nbsp;</em></span></span></span></span><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-size:10.5pt">Gezi Parkı&nbsp;eylemlerini organize ettiği iddiasıyla hakkında dava açılan, aralarında Osman Kavala'nın da bulunduğu 16 kişi, İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandı.&nbsp;Gezi Olaylarını&nbsp;organize ettiği iddiasıyla açılan&nbsp;davada, savcılık Osman Kavala, Yiğit Aksakoğlu ile Mücella Yapıcı'nın&nbsp;ağırlaştırılmış müebbet hapis&nbsp;cezasıyla cezalandırılmasını, diğer sanıklara 15-20 yıl arasında hapis cezası verilmesini talep etmişti.</span> </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-size:10.5pt">Davanın tek tutuklu sanığı olan ve&nbsp;Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin&nbsp;(AİHM), tahliyesini talep ettiği Osman Kavala, kararın üstünden üç aydan uzun süre geçmesine rağmen cezaevinde tutulmaya devam ediyordu. AİHM, Kavala'nın yargılanmasının ve tutuklanmasının politik saik taşıdığına, "Kavala ve onunla beraber tüm insan hakları savunucularını susturmak amaçlı" olduğuna hükmetmişti.</span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-size:10.5pt">&nbsp;Gezi Parkı davasında, 18 Şubat 2020 tarihinde görülen altıncı ve son duruşmada tüm sanıklara beraat kararı verildi. Aynı şekilde 3 yıldan fazla süredir cezaevinde bulunan Osman Kavala'nın da tahliye edilmesine karar verildi. </span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13pt"><span style="background-color:#fdfdfd">AİHM, KAVALA'NIN SERBEST BIRAKILMASINI İSTEMİŞTİ</span></span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:1rem"><span style="background-color:#fdfdfd">Türkiye Anayasa Mahkemesi (AYM), Osman Kavala'nın Gezi Parkı davasından tutukluluğuna yönelik başvurusunu, 22 Mayıs 2019'da reddetmiş, bunun üzerine avukatları Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvurmuştu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:1rem"><span style="background-color:#fdfdfd">AİHM, 10 Aralık 2019 tarihli kararında, Kavala'nın "makul şüphe olmadan, siyasi nedenlerle tutuklanması ve AYM'nin bireysel başvurusunu makul sürede incelenmemesini" gerekçe göstererek, bu durumun hak ihlali olduğunu belirterek, Kavala'nın derhal serbest bırakılmasını istemişti.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:1rem"><span style="background-color:#fdfdfd">Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi de Eylül ayında Türkiye'ye, Osman Kavala'nın tutukluluğunun sona erdirilmesi yönündeki AİHM kararını uygulama çağrısı yapmıştı.</span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><strong><span style="font-size:14.5pt">15 TEMMUZ SORUŞTURMASI</span></strong></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-size:10.5pt">Fakat serbest kalmadan, aynı gün 15 Temmuz soruşturması kapsamında yeniden gözaltına alındı ve sevk edildiği nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliğince tutuklandı.&nbsp;"Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırma veya bu düzen yerine başka bir düzen getirme veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemekle", "Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemekle" ve "Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti'ni ortadan kaldırma veya görevlerini yapmasını tamamen engellemekle" suçlanmakta ve hakkında 3 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 20 yıla kadar hapis cezası istenmektedir. </span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-size:10.5pt">ABD Dışişleri Bakanlığı, 11 Şubat 2021'de Osman Kavala'nın derhâl serbest bırakılmasını talep etti. Ayrıca Henri Barkey'ye yöneltilen suçlamaların asılsız olduğunu, davanın hızlıca sonuçlandırılmasını istedi. </span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<h2><strong><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:11pt"><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/K%C4%B0%C5%9E%C4%B0/Osman_Kavala.jpg" style="float:left; height:300px; width:300px" />OSMAN KAVALA KİMDİR?</span></span></span></strong></h2>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala, Manchester Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden mezun olduktan sonra, 1982 yılında Kavala Grubu şirketlerinin yönetimini üstlendi. 12 Eylül sonrasının baskıcı ortamında etkili, yaygın ve popüler bir yayıncılık faaliyeti yoluyla, ülkenin demokratikleşme ve sivilleşmesine hizmet etmesi amacıyla 1983 yılında İletişim Yayınları’nın kuruluşuna katıldı. Sonraki yıllarda yürüttüğü çalışmalarda hedeflerine kültürel çeşitliliğin tanınması, kültür sanat diyaloğu ve kültürel işbirliği eklendi.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-size:10.5pt">1999 depremi ardından önayak olduğu dayanışma faaliyetlerinden sonra aktif iş hayatını bırakıp tamamen sivil toplum alanına yönelen Osman Kavala, Türkiye’de 1990’lardan itibaren gelişmeye başlayan sivil toplum hareketliliğinin önemli aktörlerinden biri oldu. Pek çok farklı sivil toplum kuruluşunun oluşumunda ve çalışmalarında yer aldı. 2002 yılında bu alandaki çalışmalarını kültür sanat alanında yoğunlaştırarak, Türkiye’de kültür ve sanatın üretimini, izlenmesini, paylaşımını çoğaltmak, yerel inisiyatifleri desteklemek, kültürel çeşitliliği ve hakları vurgulamak, bölgelerarası ve uluslararası işbirliklerini güçlendirmek amacıyla sanatın değişik alanlarından, iş dünyasından ve sivil toplumdan kişilerle birlikte Anadolu Kültür’ü kurdu. Anadolu Kültür gerçekleştirdiği projelerle toplumsal barış kültürünün yerleşmesini hedefledi.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-size:10.5pt">1990’ların ağır çatışma ortamından sonra sivil bir sanat girişiminin diyaloğa ve barışa hizmet edeceği düşünülerek kurulan ve Anadolu Kültür’ün ilk girişimi olan Diyarbakır Sanat Merkezi (DSM) İstanbul’dan ve Avrupa şehirlerinden sanatçıların ziyaret ettiği, yerel sanatçılarla tanıştığı, ortak projeler tasarladığı herkese açık bir mekân oldu. DSM, Diyarbakır’da sanat üretmek isteyen insanların profesyonel destek aldığı ve bağlantılar kurduğu önemli bir platform haline geldi. 2005 yılında açılan Kars Sanat Merkezi ise, 2009 yılındaki kapanışına kadar, kentin çok amaçlı tek salonu olarak sadece Kars için değil Türkiye, Ermenistan, Gürcistan ve Azerbaycan için bir kültürel iletişim ve etkinlik merkezi olarak hizmet verdi.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-size:10.5pt">Anadolu kentlerindeki çalışmalar, başta Antakya ve Çanakkale olmak üzere İzmir, Eskişehir, Gaziantep, Van, Batman ve başka kentlerin katılımıyla yaygınlaştı. 2010’a gelindiğinde Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne kabulüne ilişkin müzakere sürecinin hazırlıkları sürerken Anadolu Kültür de Avrupa ile Anadolu kentleri arasında bağlar kuracak çalışmalara ağırlık verdi. Bu çalışmalarla amaçlanan, Türkiye’nin Avrupa Birliği sürecine katkı çerçevesinde İstanbul dışındaki kentlerin kültürel ortamına destek sağlamak, Avrupa’yla aralarında kültür köprüleri kurmaktı. 2011 yılından itibaren yürütülen TANDEM programı da Avrupa ülkeleri ile Türkiye arasında kültür yöneticilerine yönelik uzun vadeli işbirliklerini destekledi. Türkiye’den yirmi farklı şehirden katılımcı, Avrupalı ortaklarıyla buluşarak birlikte projeler geliştirdi. 2012’de başlayan BAK projesi ile Türkiye’nin farklı bölgelerinden gençler ortak sanatsal üretim için danışmanlar eşliğinde birlikte çalıştı. Anadolu Kültür, kurduğu merkezler, TANDEM, BAK, farklı film ve sergi projelerine verilen destekler ve 2015’te başlayan Yeni Film Fonu aracılığıyla Türkiye’den pek çok kültür sanat üreticisine projelerini gerçekleştirmeleri için fırsatlar sunuyor. Anadolu Kültür’e bağlı olarak 2008’de Tophane’de kurulan diğer bir merkez olan DEPO ise erişilebilir ve esnek yapısıyla, İstanbul kültür sanat ortamındaki, ticari olmayan, eleştirel seslere açık, bağımsız bir sanat mekânı ihtiyacını karşılamayı amaçlıyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-size:10.5pt">Anadolu Kültür’ün zor yaşam koşullarına sahip çocuklara yönelik çalışmaları arasında, 2011 Van depreminden sonra çocuklarla yapılan fotoğraf atölyesi, Ezidi mülteci çocuklara yönelik eğitici çalışmalar ve Suriyeli mülteci çocuklar için hazırlanan çift dilli kitaplar öne çıkıyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-size:10.5pt">Anadolu Kültür’ün sivil toplum arasında bölgesel işbirliği, anlayış ve barış kültürünü geliştirme kapsamında yürüttüğü ve desteklediği pek çok farklı çalışma arasında ise Ermenistan-Türkiye Gençlik Senfoni Orkestrası, Ermenistan ve Türkiye’den gençleri bir sözlü tarih çalışması kapsamında biraraya getiren Birbirimizle Konuşmak projesi, Türkiye-Ermenistan Sinema Platformu, Gomidas 140 Yaşında ve In Memoriam konserleri sayılabilir.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala’nın üzerinde çalıştığı diğer alan ise kültürel miras. Kuruluşuna katkıda bulunduğu Kültürel Mirası Koruma Derneği (KMKD), tahrip edilmiş ve geleceği tehlikede olan taşınır veya taşınmaz varlıkların korunması ve aslına uygun bir şekilde restore edilmesi için alan araştırmaları yürütüp raporlar yayınlıyor.&nbsp;</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala, ana uğraşı olan ve 2017 yılında 15. yılını dolduran Anadolu Kültür Yönetim Kurulu Başkanlığı’nın yanısıra Açık Toplum Vakfı, TESEV, TEMA Vakfı, Tarih Vakfı, Diyarbakır Siyasal ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü, Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı gibi pek çok sivil toplum örgütünde kurucu üye, yönetim kurulu üyesi veya danışma kurulu üyesi olarak bulunuyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala, bu ülkenin sorunlarına duyarlı bir birey olarak, farklı görüşte insanları tartışma platformlarında bir araya getirip ortak çözüm arayışının yolunu açmak, toplumsal ve uluslararası çatışmalara, barışa ve insan haklarına dayalı demokratik çözümler üretmek üzere çalıştı.</span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">OSMAN KAVALA DAVA SÜRECİ KRONOLOJİSİ</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">8 Ekim 2021</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Birleştirme kararı sonrasında 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devamına oy çokluğu ile karar veridi. Duruşma 26 Kasım 2021 tarihine ertelendi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">16 Eylül 2021</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, 30 Kasım-2 Aralık 2021 tarihleri arasında gerçekleşecek toplantıdan önce AİHM kararının uygulanarak Osman Kavala’nın derhal serbest bırakılması talebini yineledi. Gerçekleşmediği takdirde ihlal prosedürünün başlatılacağı uyarısında bulunuldu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">2 Ağustos 2021</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi 6 Ağustos günü duruşma yapacak olmasına rağmen 2 Ağustosa duruşma açarak İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam etmekte olan dava ile dosyanın birleştirilmesine, Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devamına oy çokluğu ile karar verdi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">28 Temmuz 2021</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Adli tatilde geçici olarak 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Başkanı olarak görevlendirilen 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Başkanı, daha önce muvafakat vermeyen 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Başkanı sıfatıyla muvafakate onay verdi. Böylelikle Başkan, kendi birleştirme talebine yine kendisi muvafakat vermiş oldu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">12 Temmuz 2021</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi (görülmekte olan Çarşı Davası) birleştirmeye yönelik muvafakat kararı vermedi ve bu hususun sanık müdafilerinin beyanları alındıktan sonra değerlendirileceğine karar verdi, duruşmayı 08.10.2021 tarihine erteledi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">12 Temmuz 2021</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından dosya üzerinden yapılan tutukluluk incelemesi neticesinde oy çokluğu ile Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devamına karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">15 Haziran 2021</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi davaların birleştirilmesine yönelik 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne (görülmekte olan Çarşı Davası) müzekkere yazarak muvafakat talep etti.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">15 Haziran 2021</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından dosya üzerinden yapılan tutukluluk incelemesi neticesinde oy çokluğu ile Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devamına karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">9 Haziran 2021</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, ilk kez, AİHM'in Osman Kavala ile ilgili kararlarının uygulanmaması halinde Türkiye'ye yönelik ihlal prosedürü başlatacağını açıkladı. Yayınlanan sonuç bildirisinde daha önceki çağrılar hatırlatılarak Kavala'nın devam eden tutukluluğunun uluslararası hukuka aykırılık teşkil ettiği ve derhal salıverilmesi gerektiği belirtildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">21 Mayıs 2021</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, Osman Kavala’nın casusluk suçundan tutukluluk halinin devamına karar verildi. Mahkeme, Çarşı ile ilgili Gezi dosyasının, birleştirme hususunun değerlendirilmesi için incelenip iade edilmek üzere mahkemeye gönderilmesinin istenmesine karar verdi. Bir sonraki duruşma, 6 Ağustos 2021’de Çağlayan Adliyesi’nden görülecek.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">5 Şubat 2021</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devamına, dava dosyasının İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2021/17 E. sayılı dosyası (Gezi Davası) ile birleştirilmesine karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">28 Ocak 2021</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi bozma kararı sonrası tensip zaptı düzenleyerek duruşmanın 21 Mayıs 2021 tarihinde saat 10.00’da Çağlayan’da görülmesine karar verdi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">22 Ocak 2021</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2019/74 Esas Sayılı dosyasında (Gezi Davası) tüm sanıklar hakkında verilen beraat kararının bozulmasına karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">29 Aralık 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala'nın bireysel başvurusunu görüşen Anayasa Mahkemesi, Osman Kavala'nın Anayasa'nın 19. maddesinde güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edilmediğine karar verdi. Karar 7'ye 8 oy çokluğuyla alındı.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">18 Aralık 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devamına, bir sonraki duruşmanın 5 Şubat 2021 tarihinde görülmesine karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">3 Aralık 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Osman Kavala’nın derhal serbest bırakılmasına ve Anayasa Mahkemesi'nin daha fazla ertelemeden AİHM kararına uygun düşecek şekilde dosyayı görüşmesine dair ara kararını açıkladı.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">6 Kasım 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi, Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devamına karar verdi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">8 Ekim 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi, Tensip Zaptı ile Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devamına ve duruşmanın 18 Aralık 2020 tarihinde görülmesine karar verdi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">8 Ekim 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi Osman Kavala hakkında düzenlenen İddianameyi kabul etti.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">29 Eylül 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Anayasa Mahkemesi, Osman Kavala’nın bireysel başvurusuna ilişkin karar toplantısını erteledi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">29 Eylül 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Osman Kavala hakkında TCK’nun 309 ve 328. maddeleri uyarınca cezalandırılması talepli İddianame düzenleyerek İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sundu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">29 Eylül 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Osman Kavala’nın derhal serbest bırakılmasına, bir sonraki toplantı tarihi olan 1 Aralık 2020 tarihine kadar serbest bırakılmaması halinde verilecek ara karar taslağının hazırlanmasına karar verdi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">24 Eylül 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Anayasa Mahkemesi Osman Kavala’nın bireysel başvurusunu gündemine aldı.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">3 Eylül 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Osman Kavala hakkında vermiş olduğu ihlal kararının uygulanmasına, Osman Kavala’nın derhal serbest bırakılmasına yönelik karar verdi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">28 Mayıs 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala’nın avukatları tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na TCK’nin 328. maddesi uyarınca casusluk suçlamasından tahliye kararı verilmesine ilişkin talep İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından reddedildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">25 Mayıs 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala’nın avukatları tarafından Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne İç Tüzüğün 9.1. maddesi uyarınca AİHM’in Osman Kavala hakkında vermiş olduğu hak ihlali ve derhal tahliye edilmesine dair kararın uygulanmadığına ilişkin 12 Mayıs 2020 tarihinde AİHM kararının kesinleştiği de belirtilerek ek dilekçe sunuldu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">19 Mayıs 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala’nın avukatları tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na TCK’nin 328. maddesi uyarınca casusluk suçlamasından tahliye kararı verilmesi talep edildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">12 Mayıs 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Türkiye Cumhuriyeti Devleti Hükümeti’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin vermiş olduğu hak ihlaline karşı yaptığı itiraz reddedildi. Osman Kavala’nın tutuklanmasının hak ihlali olduğu ve siyasi amaçla gerçekleştiği kesinleşti.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">4 Mayıs 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devam etmesinin hak ihlali olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunuldu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">9 Nisan 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala’nın avukatları tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na TCK’nin 328. maddesi uyarınca casusluk suçlamasından tahliye kararı verilmesi talep edildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">7 Nisan 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 3. Sulh Ceza Hakimliği tarafıdan dosya üzerinden yapılan tutukluluk incelemesi neticesinde Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devamına karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">20 Mart 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala TCK 309. maddede düzenlenen Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme suçundan&nbsp;<strong>bir kez daha</strong>&nbsp;re’sen tahliye edildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">13 Mart 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala’nın avukatları tarafından Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne İç Tüzüğün 9.1. maddesi uyarınca AİHM’in Osman Kavala hakkında vermiş olduğu hak ihlali ve derhal tahliye edilmesine dair kararın uygulanmadığına ilişkin dilekçe sunuldu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">9 Mart 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Osman Kavala’nın tutukluluğu hakkında vermiş olduğu hak ihlaline ilişkin karara Adalet Bakanlığı tarafından itiraz edildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">9 Mart 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliği, hakkında daha önce TCK’nin 309. ve 312. maddeleri uyarınca tutuklama kararı verilen, sonra İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından re’sen tahliye kararı verilen, sonra TCK’nin 309. maddesi uyarınca tekrar tutuklama kararı verilen Osman Kavala hakkında bu kez TCK’nin 328. maddesi uyarınca casusluk suçlamasıyla yine aynı soruşturma dosyası (2017/96115) kapsamında tutuklama kararı verdi. Osman Kavala’nın tutuklama kararı öncesinde emniyette ya da savcılıkta ifadesi alınmadı. Osman Kavala bu kez Adliye’ye dahi getirilmeden tutuklandı.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">25 Şubat 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği’nin vermiş olduğu tutuklama kararına; 1. yargı paketi ile kanunlaşan soruşturma aşaması için&nbsp;<u>azami tutukluluk süresi olan iki yıllık sürenin dolduğu</u>,&nbsp;<u>AİHM’in ihlal kararının tutuklamaya konu suçlamayı da kapsadığı</u>, tutuklama kararında yer alan ve Osman Kavala’nın Henri Barkey ile bir araya geldiği iddia edilen günlerde; Osman Kavala ve Henri Barkey’in&nbsp;<u>farklı şehirlerde olduğu</u>&nbsp;ve bu hususun 2017 senesinde yapılan Emniyet Sorgusu’nda sabit olduğu, tutuklamaya gerekçe olarak gösterilen kaçma şüphesine ilişkin&nbsp;<u>hiçbir delil ileri sürülemediği</u>, Gezi Protestolarından dört sene, Darbe Girişiminden bir sene sonra 2017 senesinde gözaltına alınan Osman Kavala’nın&nbsp;<u>kaçma şüphesinden söz edilemeyeceği</u>&nbsp;gerekçe gösterilerek itiraz edildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">19 Şubat 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği Osman Kavala hakkında daha önce Savcılık tarafından re’sen tahliye kararı verilen soruşturmada TCK’nin 309. maddesi uyarınca yeniden tutuklama kararı verdi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">19 Şubat 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala Emniyet’te ve Savcılık'ta sorgulanmadan tutuklama istemiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">18 Şubat 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala, Silivri Cezaevi'nden çıkmadan gözaltına alındı.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">18 Şubat 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından daha önce re’sen tahliye kararı verilen 2017/96115 sayılı soruşturma kapsamında gözaltı kararı verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">18 Şubat 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve kamuoyunda Gezi Davası olarak bilinen 2019/74 Esas sayılı dosyada oy birliği ile Osman Kavala’nın BERAATİNE karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">28 Ocak 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 10 Aralık 2019 tarihli kararında belirtilen, Osman Kavala’nın derhal serbest bırakılmasına ilişkin kararını&nbsp;<u>bir kez daha hiçe sayarak</u>&nbsp;oy birliği ile Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Mahkeme bir sonraki duruşmanın 18 Şubat 2020 tarihinde Silivri Kampüsü’nde görülmesine karar verdi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">25 Aralık 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt"><span style="color:#000000">24 Aralık 2019 tarihinde İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava duruşmasında Osman Kavala'nın tutukluluğunun devamına karar verilmesinin ardından Kavala’nın avukatları tarafından bir&nbsp;</span><a href="https://osmankavala.org/tr/aciklamalar/837-osman-kavala-nin-avukatlarindan-durusma-aciklama-3" style="box-sizing:border-box; color:blue; text-decoration:underline"><span style="color:#000000">açıklama</span></a><span style="color:#000000">&nbsp;yayınlandı.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">24 Aralık 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 10 Aralık 2019 tarihli kararında belirtilen, Osman Kavala’nın derhal serbest bırakılmasına ilişkin kararını hiçe sayarak oy birliği ile Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Mahkeme bir sonraki duruşmanın 28 Ocak 2020 tarihinde Silivri Kampüsü’nde görülmesine karar verdi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">10 Aralık 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt"><span style="color:#000000">Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Osman Kavala’nın tutukluluğunun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5.1, 5.4 ve 18. maddelerine aykırı olduğunu belirterek, tutukluluğun bir hak ihlali olduğuna ve Kavala’nın derhal serbest bırakılmasına karar verdi. Kararın tam metni için&nbsp;</span><a href="https://osmankavala.org/images/documents/Aihm_Karar_10122019.pdf" style="box-sizing:border-box; color:blue; text-decoration:underline"><span style="color:#000000">tıklayınız</span></a><span style="color:#000000">.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">11 Ekim 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala 2017/96115 soruşturmalı dosyada yer alan TCK 309. maddede düzenlenen Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme suçundan re’sen tahliye edildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">9 Ekim 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt"><span style="color:#000000">Gezi Parkı olaylarına ilişkin 8 Ekim 2019 Salı günü İstanbul 30’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava duruşmasında Osman Kavala'nın tutukluluğunun devamına karar verilmesinin ardından Kavala’nın avukatları tarafından&nbsp;</span><a href="https://osmankavala.org/tr/aciklamalar/780-osman-kavala-nin-avukatlari-gezi-davasi-durusmasi-sonrasi-degerlendirme-yapti" style="box-sizing:border-box; color:blue; text-decoration:underline"><span style="color:#000000">bilgilendirme ve değerlendirme toplantısı</span></a><span style="color:#000000">&nbsp;düzenlendi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">8 Ekim 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">30. Ağır Ceza Mahkemesi, Osman Kavala’nın oy birliği ile tutukluluk halinin devamına, bir sonraki duruşmanın 24-25 Aralık 2019 tarihinde Silivri Kampüsü’nde görülmesine karar verdi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">29 Temmuz 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun yayımladığı yetki kararnamesiyle 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nde ikinci bir heyet oluşturuldu ve Gezi Parkı olaylarına ilişkin davaya bakan heyet, ikinci heyete kaydırılarak dosyadan alındı.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">18 Temmuz 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">30. Ağır Ceza Mahkemesi, Osman Kavala’nın oy çokluğu ile tutukluluk halinin devamına, bir sonraki duruşmanın 8-9 Ekim 2019 tarihinde Silivri Kampüsü’nde görülmesine karar verdi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">11 Temmuz 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun yayımladığı yetki kararnamesiyle, davanın ilk duruşmasında vekaleten heyete başkanlık eden ve Kavala hakkındaki tutukluluğunun devamı kararına şerh koyan Mahmut Başbuğ 30. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı’na getirildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">25 Haziran 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">30. Ağır Ceza Mahkemesi, Başkanın “suçun vasfının değişme ihtimali” belirtilerek tahliye edilmesi gerektiğine ilişkin karşı oyuna rağmen Osman Kavala’nın oy çokluğu ile tutukluluk halinin devamına, bir sonraki duruşmanın 18-19 Temmuz 2019 tarihinde Silivri Kampüsü’nde görülmesine karar verdi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">24 Haziran 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt"><span style="color:#000000">Silivri Kampüsü’nde görülen celsenin ilk gününde Osman Kavala’nın sorgusu yapıldı. Osman Kavala’nın sorgusunun tam metni için&nbsp;</span><a href="https://osmankavala.org/tr/aciklamalar/671-osman-kavala-nin-savunmasinin-tam-metni" style="box-sizing:border-box; color:blue; text-decoration:underline"><span style="color:#000000">tıklayınız</span></a><span style="color:#000000">.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">22 Mayıs 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt"><span style="color:#000000">Anayasa Mahkemesi, Osman Kavala’nın kişi hürriyeti ve güvenliğinin ihlal edildiğine ilişkin yapmış olduğu bireysel başvuruyu 5'e karşı 10 oy ile reddetti.&nbsp;Anayasa Mahkemesi'nin 28 Haziran 2019 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan kararı için&nbsp;</span><a href="https://osmankavala.org/images/documents/aym-karar-22052019.pdf" style="box-sizing:border-box; color:blue; text-decoration:underline"><span style="color:#000000">tıklayınız</span></a><span style="color:#000000">.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt"><span style="color:#000000">Osman Kavala’nın hakkının ihlal edildiği yönünde karşıoy kullanan Anayasa Mahkemesi Başkanı ve Başkan Yardımcısı; Gezi Protestolarının Osman Kavala tarafından finanse edildiğine, Gezi Protestolarının hükümeti devirmek amacıyla gerçekleştiğine ilişkin dosyada ikna edici herhangi bir delil olmadığını belirtti. AYM Başkanı'nın karşıoy gerekçesi için&nbsp;</span><a href="https://osmankavala.org/images/documents/karsioy-zuhtuarslan.pdf" style="box-sizing:border-box; color:blue; text-decoration:underline"><span style="color:#000000">tıklayınız</span></a><span style="color:#000000">.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">30 Nisan 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde tutukluluk incelemesi duruşmalı olarak yapıldı. 1 Kasım 2017 tarihindeki tutuklama kararı sonrasında ilk kez&nbsp;Osman Kavala'nın avukatları&nbsp;duruşmaya davet edildi. Tutukluluk halinin devamına karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">19 Nisan 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin verdiği cevaba karşı cevap verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">15 Nisan 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin Anayasa Mahkemesi’ne verdiği cevaba karşı cevap verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">2 Nisan 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Tutukluluk incelemesi neticesinde tutukluluk halinin devamına karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">1 Nisan 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin Anayasa Mahkemesi’ne verdiği cevap tebellüğ edildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">13 Mart 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne verdiği cevap tebellüğ edildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">5 Mart 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tensip zaptı (duruşma hazırlık tutanağı) düzenlendi. Tutukluluk halinin devamına karar verildi. İlk duruşma tarihi olarak 24 Haziran 2019 günü, duruşma yeri olarak&nbsp;ise Silivri Yerleşkesi bildirildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">19 Şubat 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İddianame düzenlendi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">15 Şubat 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Tutukluluk incelemesi neticesinde tutukluluk halinin devamına karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">18 Ocak 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Tutukluluk incelemesi neticesinde tutukluluk halinin devamına karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">21 Aralık 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Tutukluluk incelemesi neticesinde tutukluluk halinin devamına karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">24 Kasım 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Tutukluluk incelemesi neticesinde tutukluluk halinin devamına karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">26 Ekim 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Tutukluluk incelemesi neticesinde tutukluluk halinin devamına karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">28 Eylül 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Tutukluluk incelemesi neticesinde tutukluluk halinin devamına karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">31 Ağustos 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Tutukluluk incelemesi neticesinde tutukluluk halinin devamına karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">31 Ağustos 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala’nın soruşturma dosyasının, dosyada yer alan ve hiçbir irtibat bulunmayan şüphelinin/şüphelilerin dosyasından tefrik edilmesi (ayrılması) ve hakkında tahliye kararı verilmesi talepli dilekçe sunuldu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">23 Ağustos 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Mahkeme İçtüzüğünün 41. maddesi uyarınca Osman Kavala’nın başvurusunun öncelikli olarak değerlendirilmesi talebini kabul etti.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">9 Ağustos 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Usule ve yasaya aykırı şekilde yapılan duruşmalı tutukluluk incelemesi neticesinde verilen tutukluluk halinin devamına ilişkin karara itiraz edildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">3 Ağustos 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala’ya ve özel müdafiilerine haber verilmeksizin, İstanbul Barosu’ndan avukat atanmak suretiyle yapılan duruşmalı tutukluluk incelemesi neticesinde tutukluluk halinin devamına karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">11 Haziran 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Tutukluluk incelemesi neticesinde tutukluluk halinin devamına karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">7 Haziran 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuruldu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">21 Mayıs 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala’nın soruşturma dosyasının, dosyada yer alan ve hiçbir irtibat bulunmayan şüphelinin/şüphelilerin dosyasından tefrik edilmesi (ayrılması) talepli dilekçe sunuldu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">16 Mayıs 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Duruşma yapılmaksızın "dosya üzerinden” tutukluluk halinin devamına karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">27 Nisan 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Anayasa Mahkemesi’nin 12 Nisan 2018 tarih 2016/15637 sayılı Erdal Tercan kararında tutukluluk incelemesinin duruşmalı olarak yapılmamasının hak ihlali olarak nitelendirildiği de belirtilerek; tutukluluk incelemesinin duruşmalı olarak yapılması talepli dilekçe verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">27 Nisan 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala hakkında verilen iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınmasına ilişkin kararları ve tutanakları talep eder dilekçe verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">18 Nisan 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Tutukluluk incelemesi neticesinde tutukluluk halinin devamına karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">19 Mart 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Tahliye talebinin reddine karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">8 Mart 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala cezaevi vasıtasıyla tahliye talebinde bulundu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">17 Şubat 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Tutukluluk incelemesi neticesinde tutukluluk halinin devamına karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">5 Şubat 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İtirazın reddine karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">1 Şubat 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Tahliye taleplerinin reddine ilişkin karara itiraz edildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">23 Ocak 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Tutukluluk incelemesine ilişkin yapılan başvurular toplu olarak reddedildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">29 Aralık 2017</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Anayasa Mahkemesi’ne Bireysel Başvuru yapıldı.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">28 Aralık 2017</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Tutukluluk incelemesinin duruşmalı yapılması ve yapılacak inceleme sonucu tahliye kararı verilmesi talepli dilekçe sunuldu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">8 Kasım 2017</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği’nin tutuklama kararına itiraz edildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">6 Kasım 2017</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Cezaevi görüşlerinde avukat kısıtlamasının kaldırılması talebi ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuruldu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">1 Kasım 2017</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca ifade alınmaksızın tutuklamaya sevk edildi. İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından TCK’nin 309 ve 312. maddelerinde düzenlenen suçlardan tutuklama kararı verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">31 Ekim 2017 Öğle saatleri</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’nde sorgusu yapıldı.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">25 Ekim 2017</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Gözaltı süresi bir hafta uzatıldı.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">18 Ekim 2017</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala gözaltına alındı.</span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 09 Oct 2021 14:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2021/12/osman-kavala-dava-surecinde-neler-yasandi-1640863204.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Macaristan&#039;da Koronavirüs Mücadelesi</title>
                <category>NELER YAŞANDI</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/macaristanda-koronavirus-mucadelesi-771</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/macaristanda-koronavirus-mucadelesi-771</guid>
                <description><![CDATA[Macaristan Koronavirüs rakamlarında hem olumlu hem de olumsuz rakamlar ile rekorlara imza attı. Macaristan en çok aşılama ve hatta en çok ölüm oranları ile dikkat çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Koronavirüs Pandemisi tüm dünyada olduğu gibi Macaristan'da da endişe ile takip ediliyor. Vaka sayılarında farklı dalgalanmalar, iniş ve çıkışlar yaşanırken AB ortalamasında Macaristan en yüksek ölüm oranı ile dikkat çekiyor.. Ancak ülke genelindeki aşılamalarda farklı başarıların görüldüğünü söylemek mümkün. Vaka sayılarında önlemlerin sıklaştırıldığı dönemlerde ise ciddi düşüşler göze çarpıyor.</strong></h2>

<p>Utku Bozdağ</p>

<p>Covid-19 salgının tüm dünyada olduğu gibi Macaristan’da da başladığı günden beridir Macaristan’da zaman zaman alınan ciddi tedbirler dikkat çekiyor. Aşılama kampanyaları, devreye konulan yasaklar çok ciddi ilerleme sağlanmasına neden olurken huzurevlerinde başlayan ciddi ölüm oranları ve özellikle yurtdışından ülkeye gelenlerde esnetilen yasaklar vaka sayılarının yükselmesinde önemli etkenler arasında gösteriliyor.&nbsp;</p>

<p><strong>GENEL BAKIŞ</strong></p>

<p>Virüsün çıkış tarihi 2019 yılının sonları gibi bildirilirken Macaristan'da&nbsp;4 Mart 2020' ilk vakalar açıklandı.&nbsp; Koronavirüs kaynaklı ilk ölüm 15 Mart'ta hükümetin resmi internet sitesinde duyuruldu. Öte yandan çok kısa bir süre içerisinde (18 Mart 2020) Macaristan'da virüs ile ilgili resmi devlet sözcüsü Cerrah General Cecília Müller , virüsün ülkenin her yerine yayıldığını duyurdu.&nbsp; Haziran 2021 itibarıyla Macaristan, dünyadaki en yüksek ikinci COVID-19 ölüm oranına sahip ülke olarak kayıtlara geçti.&nbsp;&nbsp;</p>

<p>2020 yılı başlarında yeni vaka sayıları 4-5’lerde iken veriler yeni vaka sayılarında farklı yükseliş ve düşüşler gösterdi. Vaka sayıları 2021 yılı mart ayının sonunda tek bir gün için 15,988’e kadar ulaşmıştı. Bunlar resmi rakamlar, bi de resmi olmayan, hasta olan, evinde kendi başına geçiren, hasta olduğundan haberi olmayarak geçiren kişilerin olduğu düşüncesi de bir çok kişi için gerginliğe neden oldu.&nbsp;</p>

<p>Macaristan’da uzun zamandan sonra yaşamını kaybeden vaka sayılarında da önemli bir düşüş yaşanıyor. Bugünkü rakamlara göre (21 Mayıs)&nbsp;Covid-19 etkisi ile tek bir günde yaşamını kaybedenlerin sayısı 41’e düştü. 2021 Nisan ayının ilk gününde 560 kişi yaşamını kaybetmişti. Artık vakalarla ilgili rakamların anlamsızlaştı noktada ilk günden beri&nbsp;29 bin 380 kişinin yaşamını kaybettiğinin altını çizmekte fayda var. &nbsp;</p>

<p><strong>AŞILAMADA VAKİT KAYBEDİLMEDİ</strong></p>

<p>&nbsp;Macaristan Avrupa Birliği’nde inaılmaz bir rekoru yerine getirdi. Aşılama konusunda rekorlardan rekora koşuyor. Üstelik başta diğer AB ülkleleri olmak üzere dünyanın geri kalanına rest çekerek ve aşı konusunda geri adım atmayarak.</p>

<p>Ne Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ne de AB’nin onayı olmadan bir çok aşı burada aylar öncesinden kullanılmaya başlandı.</p>

<p>Macaristanda kullanılan aşılar arasında Pfizer-BioNTech, Moderna, AstraZeneca, Janssen, Curevac, Sputnik (Rus), Sinofarm (Çin) aşıları var. Bunlardan sadece Pfizer, Moderna, AstraZeneca ve Janssen AB lisansına sahip.</p>

<p>İkinci dalganın sonunda doğru yaklaştığımız görülüyor.</p>

<p>Macaristan’ın nüfusu yaklaşık 9.8 milyon civarında. Bugün itibarı ile 4 milyon 639 bin kişi aşı oldu. 0-18 Yaş grubunun henüz aşı olmadığını düşünecek olursak ülkede muazzam bir aşılama kampanyasının gerçekleşmeye devam ettiğini söyleyebiliriz.</p>

<p><strong>BAŞARI NEREDEYDİ?</strong></p>

<p>Macaristan’daki başarının nerede olduğu hakkında 1-2 gözlemimi aktarmak istiyorum. Öncelikle hükümet çok hızlı reaksiyon verdi. Bu reaksiyonlar hem sınır kapılarını kapamak, hem de ülke içindeki önlem seviyesini en üst düzeye yükseltmek şeklindeydi. Diğer taraftan aşılama başlayınca ve kesintisiz olarak halk aşılanınca başarıya hızlı ulaşıldı. Bu arada şu anda pembe bir tablo çiziyor olabilirim ancak başta huzurevlerinde olmak üzere bir çok yaşlının burada Covid-19 nedeni ile öldüğünü de göz önünde bulundurmak lazım</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/images/detay/resimler/KORONA VIRUS/covid-hyngary.jpeg" style="height:424px; width:636px" /></p>

<p><strong>DEVLET DESTEĞİ</strong></p>

<p>Burada da sürekli olarak tartışmalar yaşandı. Hala birçok sektörün kapısında kocaman kilit asılı. Restoranların iç mekanlarında yemek yemek hala yasak. Aşı karnenizi gösterirseniz ancak restoranların iç mekanlarına girebiliyorsunuz. Eğlence mekanları hala kapalı. Ancak devlet birçok sektöre ciddi katkılar verdi ve vermeye devam ediyor. Vergi konularında muhafiyetler sağlandı. Hatta yeni ev kiralayacak olanlara bile ev kiraları için zorunlu olarak kolaylıklar getirildi. Bunlar medyaya yansıyan ifadeler. Oysa esnaf ne gelen paradan memnun ne de yasakların bu denli sert olmasından. Verildiği iddia edilen yardımların ise bir çok işyerinin kirasını dahi ödemediği ifade ediliyor.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/images/detay/resimler/KORONA VIRUS/kor__12_.jpg" style="height:486px; width:864px" /></p>

<p><strong>NELER YAŞANDI?</strong></p>

<p>Bilinen ilk iki vaka, Macaristan'da okuyan İranlı öğrencilerdi. Üçüncü bir enfeksiyon 5 Mart 2020'de duyuruldu. Milano'da çalışan ve Milano ile Debrecen arasında sık sık seyahat eden 69 yaşında bir İngiliz vatandaşıydı. Ateşi yükseldi, bu yüzden doktorunu ziyaret etti. Teşhis konuldu ve Gyula Kenézy Hastanesine nakledildi. Kısa bir süre sonra, dördüncü enfekte kişi açıklandı. İlk teşhis konan İranlı öğrencilerden birinin kız arkadaşıydı. İranlılarda virüs teşhis edildiğinde proaktif olarak izole edildi.&nbsp;Beşinci enfekte kişi, 7 Mart 2020'de oğlu tarafından enfekte olmuş 70 yaşında bir erkek olarak tespit edildi. Oğul daha önce İtalya gibi bazı ülkeleri ziyaret etti.&nbsp;Altıncı ve yedinci enfekte kişiler 8 Mart 2020'de açıklandı. Daha önce teşhis edilen beş enfekte kişiye maruz kaldılar. Bunlardan biri, bir doğum günü partisine katılan İranlı öğrencilerden birinin arkadaşıydı. Diğeri Debrecen'deki İngiliz adamın Macar karısıydı. Ertesi gün, iki kişinin daha enfekte olduğu tespit edildi ve önceki gün olduğu gibi, enfekte olanlardan biri de ilk enfekte İranlı öğrenciyle temasa geçti. Diğeri ise tecrit edilen yaşlı adamın karısıydı.&nbsp; 10 Mart 2020'de, ilk enfekte İranlı öğrenciyle ilgili öğrencilerde üç yeni vaka keşfedildi, bu yüzden karantina altında kaldılar.&nbsp; Bir gün sonra, Macar bir kadının enfekte olduğu 13. kişi açıklandı. Debrecen'de izole edilen ilk kişiyle temasa geçmişti. Bu nedenle birkaç gün hastanede yattı.&nbsp;&nbsp;</p>

<p>Koronavirüs kaynaklı olabilecek ilk ölüm 11 Mart 2020'de meydana geldi. 99 yaşındaki bir kadın hastanede ameliyat oldu ve Saint Imre Hastanesi'nde ameliyat edildi. Başarılı geçen ameliyatın ardından ateşi ve zatürree oldu. Onu düzenli olarak ziyaret eden kızı aynı gün zatürree oldu. Daha sonra kıza COVID-19 teşhisi kondu. Annesi hiç test edilmedi ve bu nedenle koronavirüs ile bağlantılı olarak kayıtlı değil.&nbsp;&nbsp;</p>

<p>15 Mart 2020'de St Ladislaus Hastanesi'nde koronavirüs teşhisi konan bir hastanın öldüğünü duyuruldu. Macaristan'daki pandeminin ilk resmi kurbanı 75 yaşında bir erkekti . 20 Mart 2020'de&nbsp; biri 79, biri 68 ve biri 53 yaşında olan üç erkek yaşamını kaybetti,</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 23 May 2021 19:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/09/macaristanda-koronavirus-tavan-yapti-1600448269.jpg"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
