<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Online Gazete | Yeni Nesil Yayıncılık</title>
        <link>https://www.onlinegazete.com/</link>
        <description>Online Gazete, yeni nesil yayıncılık. Kıbrıs, Türkiye ve Dünya&#039;dan haber. KKTC Televizyonlarını canlı izleyebilir, gazetelerin ilk sayfalarına ulaşabilirsiniz.</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>Bilimsel araştırmalar sirkenin etkisini destekliyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/bilimsel-arastirmalar-sirkenin-etkisini-destekliyor-1012</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/bilimsel-arastirmalar-sirkenin-etkisini-destekliyor-1012</guid>
                <description><![CDATA[Günde 3 çorba kaşığı sirke tüketimi, sağlıklı bir yaşama katkı sağlayan doğal bir destek olarak öne çıkıyor. Antimikrobiyal olan sirkeler iltihabı azaltmada önemli rol üstleniyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Günde 3 çorba kaşığı sirke tüketimi, sağlıklı bir yaşama katkı sağlayan doğal bir destek olarak öne çıkıyor. Antimikrobiyal olan sirkeler iltihabı azaltmada önemli rol üstleniyor.</p>

<p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Kış mevsiminin gelmesiyle grip vakaları çoğaldı. Uzmanlar antimikrobiyal özellikleri nedeniyle özellikle kışın tüketimi artan sirkelere dair uyarılarda bulundu. &nbsp;</p>

<p>Doğal sirke tüketmenin önemine değinen uzmanlar, bilimsel araştırmaların günde 3 çorba kaşığı sirke tüketmenin antimikrobiyal özellik gösterdiğini ortaya koyduklarını açıkladı.&nbsp;</p>

<p><strong>BİLİMSEL ARAŞTIRMALAR SİRKENİN SAĞLIK ÜZERİNDEKİ ETKİLERİNİ DESTEKLİYOR</strong></p>

<p>Son yıllarda elma sirkesi, üzüm sirkesi gibi çeşitli sirkelerin sağlık üzerinde olumlu etkileri olduğuna dair araştırmaların arttığını ifade Gıda Mühendisi Berna Portakal; sirke tüketiminin, glisemik, anti-diyabetik, yağ metabolizması, ülseratif-kolit, kolesterol, karaciğer ve fonksiyonları, oksidatif stres, anti-kanserojen ve antimikrobiyal etkilerinin birçok araştırmada görülebildiğini ifade ederek</p>

<p>Sirkenin sadece lezzet vermekle kalmadığını, aynı zamanda gıdaları mikrobiyolojik bozulmalardan koruyarak israfın önlenmesine katkıda bulunduğunu ifade eden Gıda Mühendisi Engin Akçelenk, “Ulusal ve global alanda tanınmış pek çok markanın üreticileriyle çalışıyoruz; ürettiğimiz sirkeler, konserveden turşuya, soslardan marine ürünlere ve hatta ıslak mendillere dek birçok üründe lezzetlendirici, koruyucu ve antimikrobiyal etkisi gibi nedenlerle ana ya da yardımcı bileşen olarak kullanılıyor. Bu anlamda, evde de doğal sirkeyi israfı önleyen bir koruyucu olarak kullanmak mümkün” dedi.</p>

<p>Geleneksel üretim tekniklerine bağlı kalmanın, sirkenin doğallığını koruması açısından hayati önem taşıdığını vurgulayan&nbsp; Akçelenk, “Gerçek bir sirke için yüzde 0,5'ten az kalıntı alkol ve en az yüzde 4 asetik asit oranı gereklidir. Evde tüketicilerimizin yaptığı sirkelerde bu oranı yakalayabilmeleri çok mümkün değildir. Hatta bu oranı tutturamadıkları için yaptıkları sirke şeker de içerdiğinden risklidir çünkü küf oluşumuna ortam hazırlayarak toksik etkiye neden olabilir. Dolayısıyla evde yapılan sirkeler çoğu zaman sirke değil meyve şarabı ya da meyve kokteyli formundadır" diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 19 Nov 2024 16:43:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/11/bilimsel-arastirmalar-sirkenin-etkisini-destekliyor-1732023827.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bağışıklığı güçlendiriyor ancak... C vitamininin fazlası böbrek taşına neden oluyor!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/bagisikligi-guclendiriyor-ancak-c-vitamininin-fazlasi-bobrek-tasina-neden-oluyor-1011</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/bagisikligi-guclendiriyor-ancak-c-vitamininin-fazlasi-bobrek-tasina-neden-oluyor-1011</guid>
                <description><![CDATA[Genellikle C vitamini açısından yüksek olan ve bağışıklığı destekleyen 'Atom' tabirli meyve sularında portakal, nar, kivi, limon, greyfurt gibi meyveler bulunduğunu belirten uzmanlar, antioksidan etki gösteren A, C, E vitaminlerinin yanı sıra potasyum, folik asit gibi besin ögeleri içerdiğini kaydetti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Genellikle C vitamini açısından yüksek olan ve bağışıklığı destekleyen 'Atom' tabirli meyve sularında portakal, nar, kivi, limon, greyfurt gibi meyveler bulunduğunu belirten uzmanlar, antioksidan etki gösteren A, C, E vitaminlerinin yanı sıra potasyum, folik asit gibi besin ögeleri içerdiğini kaydetti.</p><p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, bağışıklık sistemini desteklemek için kış aylarında sıkça tercih edilen “atom meyve suları” hakkında önemli açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Hatunoğlu, kış aylarında, bağışıklık sistemini güçlendirmek ve hastalıklara karşı korunmak amacıyla C vitamininden zengin meyve sularının daha fazla tercih edildiğini dile getirdi.</p>

<p>Bir kupa atom meyve suyunun günlük C vitamini gereksinmenin en az yüzde 70’ini karşılayabildiğini kaydeden Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, aşırı tüketimi durumunda karşılaşılabilecek potansiyel sağlık risklerine de değinerek, kan şekerini yükseltebileceğini ve insülin direnci riskini arttırarak uzun vadede tip 2 diyabet riskini de etkileyebileceğini, aşırı C vitamini alımının oksalat maddesinin vücutta birikmesine ve böbrek taşı oluşumuna neden olabileceğini anlattı.</p>

<p><strong>TAZE SIKILMIŞ MEYVE SULARI KISA SÜREDE TÜKETİLMELİ</strong></p>

<p>Hazır meyve sularında C vitamininin genellikle daha düşük miktarlarda olduğunu, çünkü işleme sırasında bazı vitaminler kaybolabildiğini kaydeden Hatunoğlu, “Ayrıca hazır meyve suları ekstra şeker ve katkı maddeleri de içerebilir. Taze sıkılmış meyve sularını ise C vitamini kayıplarını önlemek amacıyla çok bekletmeden kısa sürede tüketmek önemlidir.” dedi.</p>

<p><strong>FAYDALARININ YANINDA RİSKLER DE BULUNUYOR</strong></p>

<p>Atom meyve sularının aşırı tüketimi durumunda karşılaşılabilecek potansiyel sağlık risklerine de değinen Beslenme Uzmanı Hatice Nurseda Hatunoğlu, “Meyve suları, yüksek miktarda doğal bir şeker olan fruktozu içerir ve fruktoz basit bir şeker olduğu için hızla kana karışarak kan şekerini yükseltebilir. Bu durum, insülin direnci riskini arttırarak uzun vadede tip 2 diyabet riskini de etkileyebilir. Aşırı enerji ve şeker alımı, ağırlık kazanımına neden olabilir. Meyve sularında yüksek miktarda fruktoz bulunduğu için yüksek miktarda tüketimi karaciğer yağlanmasına neden olabilir. Meyve sularında, meyvenin kendisine kıyasla posa içeriği düşüktür. Posanın ise kabızlığı önlemede ve kan şekeri kontrolünü sağlamada önemli işlevleri mevcuttur.” şeklinde konuştu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 19 Nov 2024 16:43:33 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/11/bagisikligi-guclendiriyor-ancak-c-vitamininin-fazlasi-bobrek-tasina-neden-oluyor-1732023813.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye farkındalık için mor renk ile aydınlandı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/turkiye-farkindalik-icin-mor-renk-ile-aydinlandi-945</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/turkiye-farkindalik-icin-mor-renk-ile-aydinlandi-945</guid>
                <description><![CDATA[Dünya genelinde en sık görülen nörolojik hastalıklardan biri olan epilepsi hastalığına dikkat çekmek amacıyla Şubat ayının ikinci pazartesi günü kutlanan Dünya Epilepsi Günü’nde Türkiye’nin sembol yapıları, epilepsi farkındalığının rengi mor ile aydınlatıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde en sık görülen nörolojik hastalıklardan biri olan epilepsi hastalığına dikkat çekmek amacıyla Şubat ayının ikinci pazartesi günü kutlanan Dünya Epilepsi Günü’nde Türkiye’nin sembol yapıları, epilepsi farkındalığının rengi mor ile aydınlatıldı.</p><p><strong>İSTANBUL (İGFA) -</strong> Türk Epilepsi ile Savaş Derneği, epilepsi hastalarının sosyal hayatlarında yaşadıkları ön yargılara dikkat çekmek için sekiz yıldır Epilepsi İçin Bak farkındalık kampanyasını hayata geçiriyor. Epilepsi İçin Bak farkındalık kampanyasının 12 Şubat Dünya Epilepsi Günü girişimleri kapsamında; Türkiye’nin sembol yapılarından Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Masal Şatosu ve Amasya Kalesi mor renk ile ışıklandırıldı.</p>

<p><img height="562" src="https://www.igfhaber.com/static/16/1645168384-epilepsi-icin-bak-yss-1-1707814751-640.jpeg" width="750" /></p>

<p><strong>ÜLKEMİZDE 1 MİLYON EPİLEPSİ HASTASI İÇİN #GERÇEĞİGÖR</strong></p>

<p>Beynin normal faaliyetlerini sürdürmesini sağlayan elektriğin aşırı artması ile ortaya çıkan epilepsi hastalığı dünyada her 100 kişiden birini etkiliyor. Ülkemizde de yaklaşık 1 milyon epilepsi hastası bulunuyor. Kişiye göre değişen nöbetlerle kendini gösteren epilepsi hastalığı, ilaçlarla yüzde 70 gibi yüksek bir oranla kontrol altına alınabiliyor. Ancak epilepsi hastaları ve yakınları yüzyıllardır süre gelen yanlış bilgilerden kaynaklanan toplumsal ön yargılarla hastalığın kendisinden daha fazla mücadele etmek zorunda kalıyor.&nbsp;</p>

<p><img height="1000" src="https://www.igfhaber.com/static/17/1707811836-eib-amasya-kalesi-1-1707814746-917.jpeg" width="750" /></p>

<p>Türk Epilepsi ile Savaş Derneği Başkanı Prof. Dr. Nerses Bebek,&nbsp;“Epilepsi Farkındalık Araştırması sonuçlarına göre ülkemizde yakınlarının epilepsi hastası bir bireyle evlenmesini istemeyenlerin oranı yüzde 36, işveren olsam epilepsi hastası bir bireyi işe almak istemem diyenlerin oranı yüzde 22, epilepsi hastalarının çoğunda zeka ve fiziksel gelişim geriliği olduğunu sananların oranı yüzde 36 ve çevresinde epilepsi hastası bireylerin olmasından rahatsızlık duyanların oranı ise yüzde 60.&nbsp;&nbsp;Oysaki epilepsi hastaları herkes gibi hayatlarına devam edebilir, okuyabilir, çalışabilir, evlenebilir, çocuk sahibi olabilir ve başarılı işlere imza atabilirler. Epilepsi İçin Bak farkındalık kampanyası aracılığıyla herkesi bu&nbsp;“Gerçeği Gör”meye davet ediyoruz. Epilepsi hastalığına karşı ön yargıların karanlığını farkındalık ışığıyla aydınlatmak için herkes epilepsi hakkında yeniden düşünmeli, bilinçlenmeli ve değişimin bir parçası olmalı” diye konuştu.</p>

<p><img height="562" src="https://www.igfhaber.com/static/16/1645168366-epilepsi-icin-bak-fsm-2-1707814740-906.jpeg" width="750" /></p>

<p><strong>EPİLEPSİ FARKINDALIK ELÇİSİ OLABİLİRSİNİZ&nbsp;</strong></p>

<p>Prof. Dr. Bebek,&nbsp;“Epilepsi hastalarını ön yargıların karanlığından kurtarmak için herkesin yapabileceği bir şey var. Bu konuda başta gençlerimizi olmak üzere herkesi epilepsi farkındalık elçisi olmaya davet ediyoruz. Bunun için Epilepsi İçin Bak Instagram sayfasında yer alan&nbsp;<strong>#MorGözlük</strong>&nbsp;filtresi ile fotoğrafınızı ve bilinçlendirici mesajınızı #GerçeğiGör ve #EpilepsiİçinBak etiketleriyle paylaşabilirsiniz.</p>

<p></p>

<p><strong>Epilepsi farkındalığına destek olmak için&nbsp;</strong>‘<strong>Mor Gözlük</strong>’&nbsp;<strong>filtre linki:</strong></p>

<p></p>

<p>https://www.instagram.com/ar/365833249537044/</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 13 Feb 2024 15:51:57 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/turkiye-farkindalik-icin-mor-renk-ile-aydinlandi-1707828717.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çocuğunuzun Okul Çantası Omurga Sağlığını Etkilemesin</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/cocugunuzun-okul-cantasi-omurga-sagligini-etkilemesin-899</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/cocugunuzun-okul-cantasi-omurga-sagligini-etkilemesin-899</guid>
                <description><![CDATA[Okul zili çaldı, yeni eğitim öğretim yılı heyecan ve coşkuyla başladı bile.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Ebeveynler çocuklarının yaş gruplarına göre tüm listeleri tamamlama telaşında. Özellikle okul çantası;    ihtiyaçlar listesinde ilk sırada yer alıyor. Sırtta veya elde taşınacak olan okul çantalarının çocuğun omurga sağlığı üzerindeki etkisi ve bunu en sağlıklı şekilde ayarlama yapma görevi ise anne babalara düşüyor. Peki o halde okul çantası konusunda nelere dikkat edilmeli, neler yapılmalı?</p>

<p><strong>Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden, Doç. Dr. Sinan Karaca ‘okul çantası kullanımının omurga sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri ve alınabilecek önlemler’e dikkat çekti</strong></p>

<p>Okul çantası, birçok öğrencinin günlük yaşamının ayrılmaz bir parçasıdır. Öğrencilerin kitaplar, defterler, kırtasiye malzemeleri ve hatta bazen dizüstü bilgisayarlar gibi önemli eşyalarını taşımak için kullandığı bu çantalar, çocukların eğitim hayatında vazgeçilmezleridir. Bununla birlikte, okul çantalarının yanlış kullanımı veya aşırı ağırlıkla doldurulması, çocukların sağlığına zarar verebilecek ciddi sorunlara yol açabilir.</p>

<p><strong>Okul çantasının çocukların omurga sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri nelerdir?</strong></p>

<p>Okul çantasının ağırlığı ve yanlış kullanımı, çocukların omurga sağlığına zarar verebilir. İşte bu olumsuz etkilerin bazıları:</p>

<p><strong>Bel ve Sırt Ağrıları:</strong> Aşırı ağırlık taşıma veya yanlış taşıma biçimleri, çocuklarda bel ve sırt ağrılarına yol açabilir.</p>

<p><strong>Kötü Duruş Alışkanlıkları:</strong> Ağır çantaları tek omuzda taşıma veya eğilmiş bir şekilde yürüme, çocuklarda kötü duruş alışkanlıklarına neden olabilir.</p>

<p><strong>Omurga Deformiteleri:</strong> Hızlı büyüme döneminde çocukların omurgası hızla gelişir. Aşırı ağırlık taşımak veya yanlış taşıma biçimleri, omurga deformitelerine sebep olabilir.</p>

<p><strong>Sinir Sıkışmaları:</strong> Ağır çantaların neden olduğu sürekli baskı, omurga etrafındaki sinirleri sıkıştırabilir.</p>

<p><strong>Omurga Esnekliğinin Azalması:</strong> Yanlış taşıma biçimleri, omurganın doğal esnekliğini azaltabilir.</p>

<p><strong>Okul çantalarının çocukların omurga sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini gidermek için neler yapılabilir?</strong></p>

<p><strong>Doğru Çanta Seçimi:</strong> Çocuğunuz için uygun bir okul çantası seçmek önemlidir. Omuz askıları rahat ve ayarlanabilir olmalıdır. Sırt çantası şeklinde tasarlanmış çantalar, yükü daha iyi dağıttığından omurga sağlığı için daha uygun bir seçenektir.</p>

<p><strong>Ağırlık Kontrolü:</strong> Okul çantasının ağırlığı, çocuğun vücut ağırlığının %10’unu geçmemelidir. Ağırlığı kontrol etmek için çocuklarınıza düzenli olarak çanta içeriğini gözden geçirmelerini ve gereksiz eşyaları çıkarmalarını öğretmelisiniz.</p>

<p><strong>Dengeli Taşıma:</strong> Okul çantasının omuz askıları, çantanın her iki omuza eşit olarak dağıtılmasını sağlamalıdır. İki omuz askısının kullanılması, yükün eşit olarak taşınmasına yardımcı olur.</p>

<p><strong>Ara Sıra Mola Verme:</strong> Çocuğunuzun okul çantasını her zaman sırtında taşımasını engellemek için, ara sıra çantayı yerde veya bir masada dinlendirmesini teşvik edin. Bu, omurga üzerindeki sürekli baskıyı azaltacaktır.</p>

<p><strong>Egzersiz ve Doğru Duruş:</strong> Çocuklarınıza düzenli egzersiz yapmalarını ve doğru duruş alışkanlıkları kazanmalarını öğretin. Bu alışkanlıklar, omurga sağlığına olumlu katkılarda bulunur.</p>

<p>Sonuç olarak, okul çantası kullanımında dikkatli olunması ve çocuklara doğru taşıma teknikleri öğretilmesi son derece önemlidir. Omurga sağlığını korumak için çocukların omuzlarına yüklenen ağırlık kontrol edilmeli ve çantalar doğru şekilde taşınmalıdır. Unutmayın, çocukların sağlığı geleceğin teminatıdır ve bu nedenle omurga sağlığını korumak, uzun vadeli bir yatırımdır.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 18 Sep 2023 10:30:22 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/09/cocugunuzun-okul-cantasi-omurga-sagligini-etkilemesin-1695022222.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İşte Spor için en uygun saat</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/iste-spor-icin-en-uygun-saat-896</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/iste-spor-icin-en-uygun-saat-896</guid>
                <description><![CDATA[Sabahın erken saatlerinde yapılan sporlar, daha fazla yağ yakma ve iştah bastırma sebebiyle düşük kan basıncı, daha iyi uyku ve daha fazla kilo kaybı ile ilişkili olabilir. Araştırmalar, kişilerin rutinlerini bozması muhtemel dikkat dağılmalarından dolayı sabah egzersizi ile daha tutarlı olma eğiliminde olduklarını gösteriyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Sabahın erken saatlerinde yapılan sporlar, daha fazla yağ yakma ve iştah bastırma sebebiyle düşük kan basıncı, daha iyi uyku ve daha fazla kilo kaybı ile ilişkili olabilir. Araştırmalar, kişilerin rutinlerini bozması muhtemel dikkat dağılmalarından dolayı sabah egzersizi ile daha tutarlı olma eğiliminde olduklarını gösteriyor.</p>

<p><strong>İSTANBUL (İGFA) -&nbsp;</strong> Günün hangi saatleri spor için uygundur? Hangi saatlere dikkat edilmeli? Konuyla ilgili bilgiyi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Murat Şener verdi.</p>

<p>Öğleden sonra veya akşam yapılan sporlar vücut ısısı ve esneklikteki yükselişlerle ilişkilidir ve aerobik performansı ile birlikte gücü arttırmada daha iyi göründüğünü ifade eden Dr. Şener, "Fakat genel sağlık etkileri için egzersiz yapmak isteyenler için en iyi zaman, egzersizin en iyi şekilde yapılabildiği ve düzenli olarak yapmanıza izin veren zamandır. Amerikan Kalp Birliği, haftada en az 150 dakika orta şiddette veya 75 dakika şiddetli aerobik egzersiz önermektedir. Bunun dışında haftada üç kez direnç eğitimi eklemek de egzersiz yapan bireye daha fazla fayda sağlayabilir. Birçok değişken, günün saati, yeri, faaliyet türü ve sosyal ortam dahil başarılı bir egzersiz programına katkıda bulunur. Bununla birlikte, egzersizin fayda sağlamasında ki en önemli faktör devamlılıktır ve olumlu sonuçların elde edilmesi ile güçlü bir şekilde bağlantılıdır" diye konuştu.</p>

<p><img src="https://www.igfhaber.com/static/zz/zzz-murat-sener-foto-2-1695019378-566.jpeg" style="height:1001px; width:750px" /></p>

<p>"Sabah çalışıyorsanız, sabah sporu en iyisidir" diyen Şener, "Gece çalışan iseniz, günün ilerleyen saatlerinde egzersiz yapmak stresi atmak ve gevşetmek için çokta iyi olabilir. Çoğu insan için yatmadan hemen önce egzersiz yapmaktan kaçınmak en iyisidir, çünkü uyuma yeteneğinizi etkileyebilir. Kısacası, egzersiz için en uygun zaman, yapacak en fazla enerjiye ve motivasyona sahip olduğunuz zamandır. Neden egzersiz yaptığınıza bakılmaksızın, sizin için en uygun zamanı seçin ve buna bağlı kalın" diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 18 Sep 2023 10:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/09/iste-spor-icin-en-uygun-saat-1695022327.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sık Görülen Kadın Hastalıkları ve Önleme Yolları</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/sik-gorulen-kadin-hastaliklari-ve-onleme-yollari-883</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/sik-gorulen-kadin-hastaliklari-ve-onleme-yollari-883</guid>
                <description><![CDATA[Kadınların sağlığı, çeşitli dönemlerde karşılaştıkları sorunlarla şekillenir. Menstrüel döngüdeki düzensizlikler, jinekolojik enfeksiyonlar, üreme sağlığı sorunları ve meme, rahim ağzı kanseri gibi hastalıklar kadınların sağlık durumunu etkiler. Sağlıklı yaşam tarzı, düzenli kontroller ve cinsel sağlık konusundaki bilgi, kadınların sağlığını korumada önemlidir.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kadınların sağlığı, toplumun sağlığı için temel bir taşıyıcıdır. Ancak kadınlar yaşamları boyunca çeşitli sağlık sorunlarıyla karşılaşabilirler. Bu makalede, kadınların sağlık durumunu koruma ve sıkça görülen kadın hastalıklarını anlama konularına odaklanacağız. Kadın sağlığı, üreme sistemiyle ilgili ve genel sağlıkla alakalı birçok hastalığı içerebilir.</p>

<h3><strong>Menstrüel Döngü ve İlgili Sorunlar</strong></h3>

<p>Kadınlar, ergenlik döneminden itibaren adet döngüsüne sahiptirler. Ancak adet döngüsü bazen düzensizlikler gösterebilir ve bu da adet kanamalarının tahmin edilmesini zorlaştırabilir. Ayrıca, adet öncesi sendromu (PMS) adı verilen, adet dönemi öncesinde yaşanan ruhsal ve fiziksel semptomlar da birçok kadını etkiler.</p>

<h3><strong>Jinekolojik Enfeksiyonlar ve Hastalıklar</strong></h3>

<p>Vajinal enfeksiyonlar, kadınların sıkça karşılaştığı sağlık sorunlarından biridir. Vajinal mantar enfeksiyonları ve bakteriyel vajinozis gibi durumlar, hijyen ve sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıkları ile önlenebilir. Ayrıca, rahim içi enfeksiyonları da kadın sağlığını etkileyebilir.</p>

<h3><strong>Üreme Sağlığı ve Sorunları</strong></h3>

<p>Polikistik over sendromu (PCOS), kadınların üreme sağlığını etkileyen bir durumdur. PCOS, hormonal dengesizliklere bağlı olarak düzensiz adet döngüleri, anovülasyon (yumurtlamama) ve kısırlığa yol açabilir. Yumurtalık kistleri de yine üreme sistemi ile ilgili sorunlar arasında yer alır.</p>

<h3><strong>Meme ve Rahim Ağzı Kanseri</strong></h3>

<p>Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biridir. Düzenli meme muayeneleri ve taramalar, erken teşhisle kanserin tedavi edilebilirliğini artırır. Rahim ağzı kanseri de PAP smear testleri sayesinde erken evrede tespit edilebilir.</p>

<h3>Kadın Sağlığını Korumanın Yolları</h3>

<ul>
	<li>
	<p><strong>Dengeli Beslenme</strong>: Sağlıklı ve dengeli beslenme, kadınların genel sağlığını destekler. Özellikle kalsiyum ve demir gibi besin maddelerine özen göstermek önemlidir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Düzenli Egzersiz</strong>: Düzenli fiziksel aktivite, kilo kontrolü ve genel sağlık açısından önemlidir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Düzenli Kontroller</strong>: Jinekolojik muayeneler, meme muayeneleri ve tarama testleri düzenli olarak yapılmalıdır.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Korunma Yöntemleri ve Cinsel Sağlık</strong>: Cinsel sağlık ve korunma yöntemlerini bilmek, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonları ve istenmeyen gebelikleri önler.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Bilinçli Anne Olma</strong>: Hamilelik öncesi, gebelik dönemi ve doğum sonrası dönemde sağlık profesyonellerinin önerilerini takip etmek, sağlıklı bir gebelik süreci sağlar.</p>
	</li>
</ul>

<p>Kadınların sağlığı, toplumun sağlığını etkiler. Kadınların kendi sağlıklarına dikkat etmeleri ve düzenli sağlık kontrolleri yapmaları, sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmelerine yardımcı olur. Unutmayalım ki sağlık, herkesin en değerli varlığıdır.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 29 Aug 2023 03:10:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/08/sik-gorulen-kadin-hastaliklari-ve-onleme-yollari-1693268001.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Erkekler İçin Cinsel Sağlık ve Tehlikeler</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/erkekler-icin-cinsel-saglik-ve-tehlikeler-882</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/erkekler-icin-cinsel-saglik-ve-tehlikeler-882</guid>
                <description><![CDATA[Bu makalede, erkeklerin cinsel sağlığını koruma ve cinsel yolla bulaşan hastalıkların risklerini azaltma konuları ele alınmıştır. Cinsel yolla bulaşan hastalıkların (CYBH) yaygınlığı ve etkileri incelenmiş, HIV/AIDS, genital herpes, HPV, sifiliz, bel soğukluğu, klamidya, trikomonas ve hepatit B gibi önemli CYBH türleri tanıtılmıştır. Makalede, korunma yöntemlerinin kullanımı, düzenli sağlık kontrolleri, aşılar ve cinsel partnerlerle iletişimin önemi vurgulanmıştır.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Cinsel sağlık, her birey için önemli bir konudur ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar (CYBH), cinsel sağlıkla ilgili ciddi endişelere neden olabilir. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar, cinsel temas yoluyla bulaşabilen enfeksiyonlar veya hastalıklardır ve hem erkekleri hem de kadınları etkileyebilir. Bu hastalıkların yayılmasını önlemek ve cinsel sağlığı korumak için doğru bilgi ve önlem almak son derece önemlidir. Bu makalede, erkeklerin cinsel sağlığını koruma konusundaki temel bilgileri bulacaksınız.</p>

<h3>Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıkların Riskleri</h3>

<p>Erkeklerin karşılaşabileceği bazı yaygın cinsel yolla bulaşan hastalıklar şunlardır:</p>

<ol>
	<li>
	<p><strong>HIV/AIDS</strong>: İnsan İmmün Yetmezlik Virüsü (HIV), bağışıklık sistemini zayıflatarak AIDS hastalığına yol açabilir. Korunmasız cinsel temas, paylaşılan enjektörler ve anneden bebeğe geçiş gibi yollarla bulaşabilir. Erkekler de bu virüsle enfekte olabilir ve cinsel partnerleriyle paylaştığı riski azaltmalıdır.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Genital Herpes</strong>: Herpes Simpleks Virüsü (HSV) tarafından oluşturulan genital herpes, ağrılı yaralara ve kabarcıklara neden olabilir. Virüs vücutta kalıcı olabilir ve stres, zayıflamış bağışıklık sistemi gibi faktörlerle tekrarlayabilir. Cinsel temasla bulaşabilir ve korunmasız cinsel ilişki sırasında dikkat edilmelidir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>HPV (Human Papillomavirus)</strong>: Hem erkeklerde hem de kadınlarda kansere yol açabilen HPV, genital siğillere ve enfeksiyona neden olabilir. Erkeklerde genellikle semptom göstermez, bu nedenle düzenli kontroller ve aşılar önerilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Sifiliz</strong>: Bakteriyel bir enfeksiyon olan sifiliz, cinsel organlarda yaralar ve döküntülere neden olabilir. İlerleyen evrelerde kalp, beyin ve diğer organlara zarar verebilir. Erkekler cinsel sağlık kontrollerini düzenli olarak yapmalı ve korunmasız cinsel temas riskini azaltmalıdır.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Bel Soğukluğu (Gonore)</strong>: Bakteriyel bir enfeksiyon olan bel soğukluğu, idrar yaparken yanma, akıntı ve testislerde ağrı gibi semptomlara neden olabilir. Tedavi edilmezse üreme sistemine zarar verebilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Klamidya</strong>: Klamidya, sıkça semptomsuz seyreder ve erkeklerde idrar yaparken yanma, akıntı ve testis ağrısına neden olabilir. Tedavi edilmezse kısırlığa yol açabilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Trikomonas</strong>: Tek hücreli parazitler tarafından oluşturulan bu enfeksiyon genellikle kadınlarda semptomlara neden olur, ancak erkeklerde de görülebilir. Cinsel partnerler arasında yayılabilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Hepatit B</strong>: Viral bir enfeksiyon olan hepatit B, cinsel temas yoluyla bulaşabilir. Karaciğer hasarına ve diğer sağlık sorunlarına neden olabilir.</p>
	</li>
</ol>

<h3>Cinsel Sağlık ve Korunma</h3>

<p>Erkekler, cinsel sağlıklarını korumak için aşağıdaki önlemleri almalıdır:</p>

<ul>
	<li>
	<p><strong>Korunma Yöntemleri</strong>: Korunmasız cinsel temasın riskini azaltmak için kondom kullanımı önemlidir. Kondom, birçok cinsel yolla bulaşan hastalığın yayılmasını engellemeye yardımcı olabilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Düzenli Sağlık Kontrolleri</strong>: Cinsel sağlık kontrolleri düzenli olarak yapılmalıdır. Erken teşhis, hastalıkların daha etkili bir şekilde tedavi edilmesine yardımcı olabilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Aşılar</strong>: HPV gibi bazı cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı aşılar mevcuttur. Bu aşılar, enfeksiyon riskini azaltabilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Cinsel Partnerlerle İletişim</strong>: Açık iletişim, cinsel partnerler arasında hastalık geçişini önlemeye yardımcı olabilir. Partnerinizle korunma yöntemleri ve sağlık geçmişi hakkında konuşmak önemlidir.</p>
	</li>
</ul>

<h3>Sonuç</h3>

<p>Cinsel yolla bulaşan hastalıklar, cinsel sağlık konusunda dikkat edilmesi gereken önemli bir konudur. Erkeklerin cinsel sağlıklarını korumak için korunma yöntemlerini bilmeleri, düzenli sağlık kontrolleri yapmaları ve cinsel partnerleriyle iletişimde olmaları gerekmektedir. Bilinçli bir şekilde hareket ederek, cinsel yolla bulaşan hastalıkların önlenmesine katkıda bulunabilir ve genel sağlığı koruyabilirsiniz.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 29 Aug 2023 03:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/08/erkekler-icin-cinsel-saglik-ve-tehlikeler-1693267666.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Doğru Diyet Seçimi ve Hatalardan Kaçınma</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/dogru-diyet-secimi-ve-hatalardan-kacinma-875</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/dogru-diyet-secimi-ve-hatalardan-kacinma-875</guid>
                <description><![CDATA[Doğru bir diyet programı, sağlığımızı korumak, kilo yönetimini sağlamak ve yaşam kalitemizi artırmak için hayati bir öneme sahiptir. Kişiselleştirilmiş, dengeli ve sürdürülebilir bir yaklaşım, temel ilkedir. Dengeli beslenme, porsiyon kontrolü, su tüketimi, sağlıklı atıştırmalar ve düzenli egzersiz, etkili diyetin temel taşlarıdır. Hızlı sonuç beklentisi, aşırı kısıtlama, takıntı ve duygusal yeme gibi hatalardan kaçınmak, sağlıklı beslenme yolculuğunda önemlidir. Uzman görüşü almak ve sürdürülebilir bir plan oluşturmak, sağlık hedeflerimize ulaşmamızı sağlar.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Modern yaşamın getirdiği hızlı tempoya ayak uydururken sağlığımızı korumak ve ideal kilomuzu yönetmek her zamankinden daha büyük bir önem taşıyor. İşte bu noktada, doğru bir diyet seçimi ve sağlıklı beslenme alışkanlıkları hayati bir rol oynuyor. Doğru ve dengeli bir diyet programı, hem fiziksel hem de zihinsel sağlığımızı desteklemek, enerji seviyemizi artırmak ve yaşam kalitemizi yükseltmek için elzemdir. Ancak, etkili bir diyet oluşturmanın yanı sıra, diyet yaparken yapılan yaygın hatalardan kaçınmak da aynı derecede önemlidir.</p>

<h2><strong>Diyetin Gücü ve Temel İlkeleri</strong></h2>

<p>Diyet, sadece kilo kontrolü sağlamak değil, aynı zamanda vücudumuzun ihtiyaç duyduğu besin öğelerini alarak sağlık ve yaşam kalitesini artırmak amacıyla benimsenmelidir. Doğru bir diyet programı oluştururken şu temel ilkeler göz önünde bulundurulmalıdır:</p>

<p><strong>1. Kişiselleştirme:</strong> Her bireyin beslenme gereksinimleri farklıdır. Yaş, cinsiyet, yaşam tarzı, metabolizma hızı gibi faktörler göz önünde bulundurularak kişiselleştirilmiş bir beslenme planı oluşturulmalıdır.</p>

<p><strong>2. Dengeli Beslenme:</strong> Besin gruplarını dengelemek önemlidir. Protein, karbonhidrat, yağ, lif, vitamin ve mineral ihtiyaçlarına uygun olarak dengeli bir beslenme planı hazırlanmalıdır.</p>

<p><strong>3. Porsiyon Kontrolü:</strong> Porsiyonların kontrol edilmesi, gereksiz kalori alımını engellemek için kritik bir unsurdur. Yemekleri yavaş yemek ve doygunluk hissini takip etmek de bu ilkeyi destekler.</p>

<p><strong>4. Su Tüketimi:</strong> Yeterli su içmek, sindirim sağlığından cildin nem dengesine kadar birçok alanda olumlu etkiler sağlar. Günde en az 8 su bardağı su içilmesi önerilir.</p>

<p><strong>5. Sağlıklı Atıştırmalar:</strong> Aralarda sağlıklı atıştırmalar tüketmek, kan şekerini dengelemeye yardımcı olabilir. Aynı zamanda aşırı yeme isteğini azaltabilir.</p>

<p><strong>6. Egzersiz ve Aktivite:</strong> Diyetinizi düzenli fiziksel aktiviteyle birleştirmek, kilo yönetimini ve genel sağlığı destekler.</p>

<p><strong>7. Takip ve Ayarlama:</strong> İlerlemeyi takip etmek ve gerektiğinde diyet programınızı ayarlamak, başarının sürdürülebilirliği açısından önemlidir.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/diyet.jpg" style="height:800px; width:533px" /></p>

<h2><strong>Diyet Yaparken Sıkça Yapılan Hatalar ve Önlemler</strong></h2>

<p><strong>1. Aşırı Kısıtlama:</strong> Aşırı sıkı diyetler, vücuda gerekli besin öğelerini yetersiz alımına neden olabilir. Dengeli ve sürdürülebilir bir beslenme hedeflenmelidir.</p>

<p><strong>2. Hızlı Sonuç Beklentisi:</strong> Hızlı kilo kaybı hedefi, sağlıksız yöntemlere ve vücut stresine neden olabilir. Sabırlı ve istikrarlı bir yaklaşım benimsemek daha sağlıklıdır.</p>

<p><strong>3. Takıntı ve Baskı:</strong> Beslenme konusunda takıntılı davranmak, ortoreksiya gibi sorunlara yol açabilir. Esneklik ve denge önemlidir.</p>

<p><strong>4. Duygusal Yeme:</strong> Duygusal nedenlerle aşırı yeme, diyetin amacını zayıflatabilir. Duygusal dengeyi korumak, sağlıklı bir ilişki kurmamıza yardımcı olur.</p>

<p><strong>5. Hatalı Besin Takviyeleri:</strong> Uzman görüşü olmadan besin takviyeleri kullanmak sağlık sorunlarına yol açabilir. Uzman danışmanlık almak önemlidir.</p>

<p><strong>6. Yo-yo Diyeti:</strong> Sürekli farklı diyetleri denemek, vücudu dengesizliğe sürükleyebilir. Uzun vadeli ve sürdürülebilir bir plana odaklanmalıyız.</p>

<p>Sağlıklı bir diyet, vücudumuzun enerji ve besin öğelerine ihtiyaç duyduğu bir temel sağlar. Ancak, kişiselleştirilmiş ve dengeli bir yaklaşım benimsemek, sağlık hedeflerine ulaşmamızı kolaylaştırır. Her bireyin ihtiyaçlarını anlamak ve uzmana danışmak, doğru beslenme yolunda atılan önemli adımlardandır. Yapılan hatalardan kaçınarak, beslenme alışkanlıklarımızı dönüştürmek ve uzun vadede sağlık ve refahı desteklemek mümkündür.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 28 Aug 2023 23:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/08/dogru-diyet-secimi-ve-hatalardan-kacinma-1693255065.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Meyve ve Sebze Arasındaki Farklar</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/meyve-ve-sebze-arasindaki-farklar-871</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/meyve-ve-sebze-arasindaki-farklar-871</guid>
                <description><![CDATA[Meyve ve sebzelerin botanik ve beslenme perspektiflerinden farklarını ele aldık. Botaniksel tanımlara göre meyve ve sebzelerin ayrımı yapılmış, beslenme açısından da her iki grubun sahip olduğu besin değerleri vurgulanmıştır. Ayrıca, yanlış bilinen bazı meyve ve sebze türleri de açıklanmıştır. Meyve suyu tüketiminin dikkat edilmesi gereken bir nokta olduğu belirtilmiştir. Sonuç olarak, meyve ve sebzelerin hem botanik hem de beslenme açılarından önemli olduğu ve sağlıklı bir yaşam tarzının vazgeçilmez parçaları olduğu vurgulanmıştır.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Meyve ve sebze, günlük beslenmemizin temel bileşenlerindendir. Ancak, genellikle meyve ve sebzeleri farklı kategorilere ayırmamızın ötesinde, botaniksel ve biyolojik olarak ne gibi farklar içerdiklerini anlamak önemlidir. Bu makalede, meyve ve sebzelerin botanik ve beslenme perspektifinden farklarını inceleyeceğiz.</p>

<p><strong>Meyve ve Sebze Tanımları: Botanik Açıdan Farklar</strong></p>

<p><strong>Meyve:</strong> Meyve, bitkilerin çiçeklerinin döllenmesi sonucu gelişen ve tohum içeren kısmını ifade eder. Bu botaniksel tanım, bazen beslenme bağlamında kullanılan tanımlardan farklılık gösterebilir. Botanik olarak incelendiğinde, domates, muz, elma, portakal gibi bitkilerin ürünleri meyve olarak kabul edilir. Meyveler bitkinin üremesi ve tohumlarının dağıtılması açısından kritik bir rol oynar.</p>

<p><strong>Sebze:</strong> Sebze terimi botaniksel olarak spesifik bir bitki organını tanımlamaz. Genellikle tüketilen bitki kısımlarını ifade eder. Kök (havuç), yaprak (ıspanak), sap (kereviz), çiçek (brokoli) gibi farklı bitki kısımları sebze olarak sınıflandırılabilir. Botanik açıdan bakıldığında sebze tanımı belirli bir yapıya işaret etmez.</p>

<p><strong>Beslenme Açısından Farklar:</strong></p>

<p><strong>Meyve:</strong> Meyveler genellikle tatlı ve su içeriği yüksek olan besinlerdir. İçerdikleri doğal şekerler enerji sağlar ve vücuda vitamin, mineral ve lif gibi besleyici maddeler sunar. Özellikle C vitamini, A vitamini, potasyum gibi önemli besin maddeleri meyvelerde bulunur. Yüksek antioksidan içeriği nedeniyle meyveler bağışıklık sistemini destekler.</p>

<p><strong>Sebze:</strong> Sebzeler ise daha az tatlı ve su içeriğine sahiptir. İçerdikleri lif, vitamin ve mineral açısından da zengindir. Koyu yeşil yapraklı sebzeler (ıspanak, pazı), portakal renkli sebzeler (havuç, tatlı patates) gibi farklı renklere sahip sebzeler farklı besin maddeleri içerir. Örneğin, ıspanak folik asit ve demir açısından zengken, havuç A vitamini bakımından zengindir.</p>

<p><strong>Yanlış Bilinenler:</strong></p>

<ol>
	<li>
	<p><strong>Domates ve Biber:</strong> Genellikle sebze olarak kabul edilen domates ve biber aslında botaniksel olarak meyve kategorisine girer. Domatesin içerdiği tohumlar ve gelişimi onu meyve tanımına dahil eder.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Patlıcan:</strong> Patlıcan da botaniksel olarak meyve kabul edilir. Ancak günlük kullanımda sebze olarak anıldığına sıkça rastlanır.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Kabaklar:</strong> Kabaklar da meyve kategorisine giren bitkisel ürünlerden biridir. Yine de genellikle sebze olarak algılanır.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Meyve Suyu Tüketimi:</strong> Meyve suları yüksek şeker içeriğine sahip olabilir. Bu nedenle aşırı meyve suyu tüketimi, fazla kalori alımına neden olabilir.</p>
	</li>
</ol>

<p><strong>Sonuç:</strong></p>

<p>Meyve ve sebzelerin tanımları botanik ve beslenme açısından farklılık gösterir. Botaniksel olarak meyve ve sebzeleri ayırt etmek, bitkilerin üreme ve tohum yayılma süreçlerini anlamak açısından önemlidir. Beslenme açısından ise her ikisi de sağlığımız için önemli besin maddeleri kaynağıdır. Daha sağlıklı bir yaşam tarzı için hem meyve hem de sebzeleri günlük beslenme programımıza dahil etmemiz önerilir.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 22 Aug 2023 14:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/08/meyve-ve-sebze-arasindaki-farklar-1692704417.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Başa Çıkılması Gereken En Yaygın Psikolojik Hastalıklar</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/basa-cikilmasi-gereken-en-yaygin-psikolojik-hastaliklar-857</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/basa-cikilmasi-gereken-en-yaygin-psikolojik-hastaliklar-857</guid>
                <description><![CDATA[Psikolojik hastalıklar, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen ciddi sağlık sorunlarıdır. Bu hastalıkların tanısı, tedavisi ve farkındalığı giderek artmaktadır. İşte en yaygın psikolojik hastalıklara genel bir bakış ve bu hastalıklarla başa çıkma yöntemleri...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>Psikolojik hastalıklar, bireylerin düşüncelerini, duygularını ve davranışlarını etkileyen çeşitli rahatsızlıkları içerir. Bu hastalıklar, yaş, cinsiyet veya sosyoekonomik durum fark etmeksizin herkesi etkileyebilir. İş ve okul performansını düşürebilir, sosyal ilişkileri zorlayabilir ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir. İşte en yaygın psikolojik hastalıklar:</h2>

<ol>
	<li>
	<p><strong>Depresyon: Depresyon</strong>, yoğun üzüntü, umutsuzluk ve ilgi kaybı ile karakterizedir. Enerji düzeylerini düşürür, uyku ve iştah düzenini etkileyebilir. İş ve sosyal hayat üzerinde olumsuz etkileri vardır. Terapi, ilaç tedavisi ve yaşam tarzı değişiklikleri ile tedavi edilebilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Anksiyete Bozuklukları</strong>: Anksiyete bozuklukları, sürekli endişe, korku veya panik atakları ile ilişkilidir. Genel anksiyete bozukluğu, panik bozukluk, sosyal anksiyete bozukluğu ve obsesif-kompulsif bozukluk bu kategoriye girer. Terapi, ilaçlar ve stres yönetimi teknikleri anksiyete ile başa çıkmada yardımcı olabilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Şizofreni</strong>: Şizofreni, gerçeği algılamada, düşünce süreçlerinde ve duygusal tepkilerde bozukluklara yol açar. Hastalar gerçeklikten kopabilir, halüsinasyonlar veya sanrılar yaşayabilir. Psikoterapi, destekleyici tedavi ve ilaçlar şizofreni yönetiminde etkili olabilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Bipolar Bozukluk</strong>: Bipolar bozukluk, manik ve depresif dönemler arasında dalgalanan ani ruh hali değişiklikleri ile karakterizedir. Tedavisi, ruh hali dengeleyici ilaçlar, psikoterapi ve yaşam tarzı değişiklikleri içerir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Obsesif-Kompulsif Bozukluk (OKB)</strong>: OKB, takıntılı düşünceler ve tekrarlayan davranışlarla belirgin bir anksiyete bozukluğudur. Terapi, davranışsal terapi ve ilaçlar OKB'nin tedavisinde yardımcı olabilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Post-Traumatik Stres Bozukluğu</strong> (PTSD): Travmatik bir olayın ardından uzun süreli stres ve korku yaşamaya neden olan bir anksiyete bozukluğudur. Terapi, göz hareketleriyle duyarsızlaştırma ve yeniden işleme (EMDR) ve ilaçlar PTSD yönetiminde kullanılabilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Yeme Bozuklukları:</strong> Anoreksiya nervoza, bulimia nervoza ve tıkınma bozukluğu gibi yeme bozuklukları, beslenme alışkanlıklarında bozulmalara ve sağlık sorunlarına yol açar. Tedavi, psikoterapi, diyetisyen desteği ve destek grupları içerir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Alkol ve Madde Kullanım Bozuklukları</strong>: Alkol ve madde kötüye kullanımı, bağımlılık ve fiziksel ve psikolojik sağlık sorunlarına neden olabilir. Tedavi, madde kullanımına bağlı olarak davranışsal terapi, destekleyici tedavi ve rehabilitasyon içerebilir.</p>
	</li>
</ol>

<p>Bu hastalıkların tedavisinde erken tanı ve uygun terapilerin kullanılması son derece önemlidir. Psikolojik rahatsızlıkların, psikoterapi, ilaç tedavisi ve destek grupları gibi çeşitli tedavi yöntemleriyle yönetilebileceği unutulmamalıdır. Eğer siz veya bir yakınınız bu tür psikolojik sorunlardan etkileniyorsa, bir uzmana başvurmanız ve destek almanız önemlidir.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 24 Jul 2023 11:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/07/basa-cikilmasi-gereken-en-yaygin-psikolojik-hastaliklar-1690187438.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Karpuzun faydaları nelerdir?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/karpuzun-faydalari-nelerdir-855</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/karpuzun-faydalari-nelerdir-855</guid>
                <description><![CDATA[Karpuz, yaz mevsiminin serinletici ve lezzetli meyvelerinden biridir. Hidrasyonu destekler, içerdiği vitaminler ve minerallerle sağlığa katkıda bulunur. İşte karpuzun faydaları.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Karpuz, yaz mevsiminin en popüler ve serinletici meyvelerinden biridir. Hem lezzetli hem de besleyici olan karpuz, birçok faydasıyla bilinir. İşte karpuzun bazı faydaları:</p>

<ol>
	<li>
	<p>Hidrasyonu Destekler: Karpuzun büyük bir kısmı su içerir. Bu nedenle, vücutta hidrasyonu desteklemeye yardımcı olur. Özellikle sıcak havalarda veya fiziksel aktiviteler sonrasında tüketilen karpuz, vücudun su ihtiyacını karşılamaya yardımcı olur.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Vitamin ve Mineral Kaynağıdır: Karpuz, A ve C vitaminleri açısından zengindir. A vitamini, göz sağlığı ve bağışıklık sistemini desteklerken, C vitamini ise bağışıklık sistemini güçlendirir ve antioksidan etkisiyle hücreleri korur. Karpuz ayrıca potasyum, magnezyum ve vitamin B6 gibi mineralleri de içerir.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Antioksidan Özelliklere Sahiptir: Karpuz, likopen adı verilen bir antioksidan içerir. Likopen, serbest radikallerle savaşarak hücre hasarını azaltmaya yardımcı olur. Araştırmalar, likopenin kalp sağlığını, kanser riskini azaltmayı ve göz sağlığını desteklemeyi sağlayabileceğini göstermektedir.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Göz Sağlığını Destekler: Karpuz, A vitamini ve likopen içeriğiyle göz sağlığını destekler. A vitamini, gece körlüğünü önlerken, likopen ise yaşa bağlı maküler dejenerasyon gibi göz hastalıklarının riskini azaltabilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Sindirimi Düzenler: Karpuz, su ve lif içeriğiyle sindirimi düzenlemeye yardımcı olur. Lif, bağırsak hareketlerini artırarak kabızlık riskini azaltır ve sindirim sistemini destekler.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Anti-İnflamatuar Özelliklere Sahiptir: Karpuzda bulunan bazı bileşikler, anti-enflamatuar etkilere sahiptir. Bu da karpuzun iltihaplanma riskini azaltmaya yardımcı olabileceği anlamına gelir.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Kilo Kontrolüne Yardımcı Olur: Karpuz, düşük kalorili bir meyvedir ve içerdiği su ve lif sayesinde tokluk hissi sağlar. Bu da karpuzun kilo kontrolüne yardımcı olabileceği anlamına gelir.</p>
	</li>
</ol>

<p>Karpuz, sağlıklı bir meyve olmasına rağmen, şeker içeriği yüksek olduğu için diyabetik bireylerin ve kontrollü şekilde tüketilmesi gerekmektedir. Alerjik reaksiyonları olan bireylerin de dikkatli olması önemlidir. Genel olarak, çeşitli faydaları olan karpuz, yaz aylarında serinletici ve besleyici bir seçenek olarak tercih edilebilir.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 08 Jul 2023 12:43:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/07/karpuzun-faydalari-nelerdir-1688809686.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Omikron nedir? Covid19&#039;un sonunu getirebilir mi? Endişe edilmeli mi?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/omikron-nedir-covid19un-sonunu-getirebilir-mi-endise-edilmeli-mi-848</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/omikron-nedir-covid19un-sonunu-getirebilir-mi-endise-edilmeli-mi-848</guid>
                <description><![CDATA[Koronavirüs'ün son varyantı Omikron ile ilgili kafalarda bir çok soru var. Çelişkili açıklamalar gelirken Omikron nedir? Covid19'un sonunu getirebilir mi? Endişe edilmeli mi? şeklindeki sorulara sizin için cevap bulmaya çalıştık.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>Koronavirüs ile yaptığımız mücadele 2'nci yılına girdi. Şimdi akıllarda deli sorular var. Virüs için aşıların da etkinliği tartışılmaya devam ederken Omikron nedir? Korkmamız gerekiyor mu? Tedavi yöntemi nedir? Nasıl Bulaşır? gibi soruların yanıtlarını sizin için derledik.&nbsp;</h2>

<p>&nbsp;</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) Virüs Evrimi Teknik Danışma Grubu, Güney Afrika’nın 24 Kasım’da bildirdiği yeni varyantı (21K/B.1.1.529), 26 Kasım’da yaptığı toplantıyla kaygı verici varyant (VOC) olarak sınıflandırmış ve “omikron” olarak adlandırmıştır. Ülkede günlük vaka sayısı son üç hafta içinde %1 civarından %30’a ani bir yükseliş göstermiştir.</p>

<p>Omikron varyantı 28 Kasım itibariyle dört kıtada saptanmış durumdadır. Afrika kıtası dışındakiler, Güney Afrika seyahatinden dönenler ya da onların temaslılarıdır.</p>

<h2>B1.1.529 (OMİKRON) VARYANT ÖZELLİKLERİ</h2>

<p>Varyantın diğer varyantlara kıyasla 32’si S proteininde olmak üzere yaklaşık 50 civarında aminoasit değişimi taşıdığı saptanmıştır. Bu aminoasit değişikliklerinin bazıları, daha önce yapılan klinik ve deneysel çalışmalarda virüsün bağışıklık sisteminden kaçma yeteneğinin gelişmesi, çoğalma kapasitesinin artması ve daha hızlı bulaşması ile ilişkili bulunmuştur. Ön kanıtlar, diğer endişe verici varyantlara kıyasla bu varyantla enfeksiyon tekrarı riskinin arttığını göstermektedir. Bu mutasyonların COVID-19 hastalığının tanısı, tedavisi ve mevcut aşıların etkinliği üzerine olan etkilerini araştırmaya yönelik çalışmalar sürdürülmektedir.</p>

<h2>KORUNMA YÖNTEMLERİ</h2>

<p>Bilinen korunma yöntemleri hala geçerliliğini korumaktadır. Salgının kontrol altında tutulmasında, gerekli önlemlerin zamanında alınmasının kritik önem taşıdığı açıkça görülmüştür. Varyantın ne boyutta bir tehdit potansiyeli olduğuna dair daha sağlıklı bilgi ve veriler kısa süre içerisinde elde edilecektir. Ortak kanı, mevcut asılar ya da geçirilmiş enfeksiyonların sağladığı bağışıklığın en azından ağır hastalık<br />
ve ölüme karşı koruyuculuklarını sürdürecekleri yönündedir.</p>

<p><strong>Virüs henüz kuluçka dönemindeyken ya da belirtileri hafif&nbsp;</strong><strong>seyreden bir kişinin de bulaştırıcı olabileceği&nbsp;</strong><strong>unutulmamalıdır. Şüphe duyulduğunda yapılacak hassas&nbsp;</strong><strong>PCR Testi ile saptanacak pozitif vakaların izolasyonu,</strong><br />
<strong>bulaştırma riskini azaltarak salgının kontrol altına&nbsp;</strong><strong>alınmasına katkı sağlamaktadır.</strong></p>

<h2>TANI TESTLERİ</h2>

<p>Mevcut SARS-CoV-2 PCR Testleri bu varyantı saptayabilmektedir.</p>

<p>Laboratuvarımızda kullandığımız&nbsp;<strong>SARS-CoV-2 PCR kiti</strong>, COVID-19’dan şüphelenilen veya belirti (semptom) göstermeyen kişilerin taranmasında FDA’dan onay alan tek yöntemdir.</p>

<p><strong>Influenza &amp; SARS-CoV-2, Antijen (Combo) ve Solunum Yolu Enfeksiyonları Moleküler Paneli</strong>&nbsp;(19 virüs, 3 bakterinin PCR ile analizi); mevsimsel enfeksiyonlarla sıkça karşılaştığımız kış aylarında tek seferde ayırıcı tanı sağlamaktadır.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/KORONA%20VIRUS/cdc-k0krntqcjfw-unsplash.jpg" style="height:292px; width:500px" /></p>

<h2><strong>Omicron Varyantı Nedir?</strong></h2>

<p>Omicron varyantı Afrika'dan geldiği bilinen mutasyona uğramış SARS COV-2 virüsüdür. Dünya Sağlık Örgütü tarafından kaygı uyandıran varyantlar listesine eklenen beşinci varyant olmuştur. Afrikada vaka sayılarında düşüş seyri gözlenirken tekrar bir yükseliş gözlendiğinde yeni bir dalga olarak Omicron (Nu) varyantının bu artışa neden olduğu anlaşıldı. Daha önce Avrupa, Asya ve Avustralya'da da çeşitli şehirler ve ülkelerde ortaya çıkan Omicron varyantı Türkiye'de de tespit edildi.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), üye ülkelere Omicron (B.1.1.529) varyantı konusunda bilgilendirme metni yayınladı. Metinde, “Omicron'un küresel düzeyde daha fazla yayılma potansiyeli yüksektir” denildi. DSÖ’nün yayınladığı bilgilendirme metninde, Omicron’un çok sayıda mutasyona sahip olan farklı bir varyant olduğunun altı çizilerek, bağışıklık sisteminden kaçma ve yüksek seviyede bulaşıcı olabilme potansiyelinin endişe verici olduğu aktarıldı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<h2><strong>Omicron Varyantı Belirtileri Nelerdir?</strong></h2>

<p>Omicron varyantına sahip kişilerde; kuru öksürük, yüksek ateş, gece terleme, vücut ağrısı, tat ve koku alma hissinin kaybedilmesi görülüyor. Ayrıca aşırı halsizlik gibi olağandışı semptomlar da bu varyantla ilişkili semptomlar arasında yer almaktadır.<br />
<br />
&nbsp;</p>

<h2><strong>Omicron Varyantı Nasıl Bulaşır?</strong></h2>

<p>Omicron varyantı, daha önce tespit edilen Delta ve Mu varyantlarına benzer şekilde, virüsün hedef hücrelere tutunmasını sağlayan “spike” (diken) proteinlerinin yapısında ve çoğalma kabiliyetinde değişime neden olan bazı mutasyonlar sonucuyla ortaya çıkmıştır. Aşıların hedef aldığı spike proteinlerinde değişime neden olması sebebiyle Omicron varyantı, diğer varyantlara göre daha kolay bulaşma kabiliyetine sahip bir hal almıştır. Virüsün bulaşması ise salgının ilk başladığında olduğu gibi solunum yoluyla, hasta kişilerden temas yoluyla ve hastaya ait vücut sıvılarına temas yoluyla gerçekleşmektedir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<h2><strong>Omicron Varyantı Tanısı Nasıl Konuluyor?</strong></h2>

<p>Yaygın olarak kullanılan PCR testleri, diğer varyantlarda da gördüğümüz gibi, Omicron enfeksiyonu da dâhil olmak üzere COVİD-19 enfeksiyonlarını tespit edebiliyor. Hızlı antijen tespit testleri de dahil olmak üzere diğer test türleri üzerinde herhangi bir etkisinin olup olmadığını belirlemek için ise çalışmalar devam ediyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<h2><strong>Her Yeni Çıkan Varyant Daha mı Tehlikeli Olacak?</strong></h2>

<p>Virüsün genetik yapısı tüm parçalarını kodlamaktadır. Varyantlarla birlikte ortaya çıkan değişikliklerin virüsün hangi bölgesinde olduğu çok önem taşımaktadır. Omicron varyantında ortaya çıkan başlıca değişiklik virüsün vücutta yapıştığı bölgeyle ilgilidir. Bu virüsün vücutta daha kolay yapışmasına yol açtı. Böylece&nbsp;Omicron varyantının virüsün önceki versiyonlarına göre daha bulaşıcı bir hastalık tablosuna yol açabileceğine dair endişeler oluştu. Omicron’ın neden olabileceği can kaybı oranıyla ilgili uzun vadeli bir çalışma henüz bulunmasa da COVİD-19’un diğer varyantlarında olduğu gibi özellikle aşısız kişilerde tehlikeli ve ölümcül sonuçlar ortaya çıkarabileceği bilinmektedir. Dolayısıyla her yeni çıkan varyantın daha tehlikeli olacağına dair bilimsel bir veri de mevcut değildir.</p>

<p><strong>&nbsp;</strong></p>

<h2><strong>Aşılar Koruyucu mu?</strong></h2>

<p>Omicron varyantı,&nbsp;aşı ile oluşan antikorlardan kaçmasını kolaylaştırabilecek birden fazla mutasyona sahip. Ancak aşılara karşı direnci henüz araştırma aşamasındadır. &nbsp;Mevcut vakalara bakıldığında, aşıların ciddi hastalık ve ölüme karşı etkili olmaya devam ettiğini, ağır hastalık ve can kayıplarının azaltılmasında kritik rol oynadığını söyleyebiliriz.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 03 Jan 2022 19:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2022/01/omikron-nedir-covid19un-sonunu-getirebilir-mi-endise-edilmeli-mi-1641228005.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BioNTech aşısı hakkında uyarı: Ciddi alerjisi olanlar yaptırmasın</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/biontech-asisi-hakkinda-uyari-ciddi-alerjisi-olanlar-yaptirmasin-834</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/biontech-asisi-hakkinda-uyari-ciddi-alerjisi-olanlar-yaptirmasin-834</guid>
                <description><![CDATA[Halk arasında Alman aşısı diye bilinen Pfizer-BioNTech'e kuvvetli alerjisi olanların reaksiyon verilebileceği ifade ediliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>Aşılanma konusunda farklı endişeler dile getiriliyor. Ancak kuvvetli alerjik reaksiyonu olanların halk arasında <strong>Alman aşısı</strong> diye bilinen<strong> Pfizer</strong>-BioNTech'e reaksiyon verilebileceği ifade ediliyor. İngiltere'de ilaç güvenliği kurumu yetkilileri, kuvvetli <strong>alerjik</strong> tepkileri olan kişilerin Pfizer-<strong>BioNTech</strong> tarafından üretilen Covid-19 aşısından kaçınması gerektiğini söyledi.</h2>

<p>Bu açıklama İngiltere'de başlayan aşılama kampanyası kapsamında iki sağlık çalışanının alerjik tepkiler göstermesi üzerine yapıldı. İlaç ve Sağlık Ürünleri Denetim Kurumu (MHRA) aşıdan kaçınma tavsiyesinin bazı ilaçlara, gıdalara ya da aşılara alerjisi olan kişileri kapsadığını kaydetti.&nbsp;Her iki kişinin de genellikle ciltte kızarma ve kaşıntı, nefes darlığı ve bazen de tansiyon düşüklüğü şeklinde kendisini hissettiren anaflaktik reaksiyonlar gösterdikleri anlaşılıyor. Bu, ölümcül olabilen anaflaktik şoktan farklı bir reaksiyon.</p>

<p>Her iki sağlık çalışanının da ciddi alerjileri olduğu ve yanlarında adrenalin iğnesiyle dolaştıkları da kaydedildi. İngiltere Sağlık Hizmetleri kurumunun başkanı Profesör Stephen Powis bu tür reaksiyonların yeni aşılarda ortaya çıkmasının normal olduğunu, alerjisi olanlara aşıdan kaçınma uyarısının tedbir niteliğinde olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="alerik reaksiyon ne kadar sürede belli olur?  " src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/KORONA%20VIRUS/kor__12_.jpg" style="height:281px; width:500px" /></p>

<p>İngiltere ilaç güvenliği kurumu MHRA'nın başkanı Doktor June Raine görülen tepkiler üzerine doğru olanın bu uyarının yapılması olduğunu tekrarladı. Bu tür reaksiyonlar çok sık görülmese de yıllık grip aşıları dahil başka aşılarda da ortaya çıkabiliyor.</p>

<h2>AŞILAMA HIZLA SÜRÜYOR</h2>

<p>İngiltere'de Aralık ayında başlayan aşılama kampanyası kapsamında, hastanelerde onbinlerce kişi Covid aşısı oldu. Londra'daki Imperial College'dan bağışıklık uzmanı Profesör Peter Openshaw "Aşılamanın hemen başında iki alerjik reaksiyon ortaya çıktığını bilmemiz ve sağlık yetkililerinin hemen tedbir olarak tavsiyede bulunması, aşılamanın titizlikle gözlemlendiğini gösteriyor" diye konuştu.</p>

<h2>BBC YORUMLADI</h2>

<p>Bu hislerinizle değil aklınızla değerlendirmek gereken bir konu.&nbsp;Hiç bir etkili ilacın yan etkisi olmadığı söylenemez. O halde risklerle faydaların bir dengesini bulmak gerekiyor. Unutmayalım ki geçtiğimiz aylarda Birleşik Krallık'ta yaşayan her bin kişiden biri koronavirüs yüzünden yaşamını yitirdi ve bu sayı giderek yükseliyor.&nbsp;Aşılanan onbinlerce kişiden ikisinin, hızla iyileşen bir alerjik reaksiyon gösterdikleri bildirildi.</p>

<p>Bu tür tepkiler her aşıya karşı ortaya çıkabilir ve kortizon ya da adrenalinli ilaçlarla tedavi edilebilirler. Aşının insanlar üzerindeki denemelerinde her bin aşılanan kişiden birinde alerjik tepki görülebileceği bildirilmişti. İlaç güvenliği kurumu yetkilileri bu konuda en riskli görünen gruba uyarıda bulundular fakat nüfusun büyük çoğunluğu açısından değişen bir şey yok.</p>

<h2>AŞI ALERİK REAKSİYON</h2>

<p>Vatandaşlar <strong>alerik reaksiyon&nbsp;ne kadar sürede belli olur? </strong>sorusunu sorarken uzmanlar aşıya alerik reaksiyon verilmesinin ilk 24 saatte kendisini gösterebileceği kaydediliyor.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 06 Feb 2021 00:47:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2021/02/biontech-asisi-hakkinda-uyari-ciddi-alerjisi-olanlar-yaptirmasin-1612562491.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çin aşısı mı, Alman aşısı mı?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/cin-asisi-mi-alman-asisi-mi-806</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/cin-asisi-mi-alman-asisi-mi-806</guid>
                <description><![CDATA[Koronavirsü ile ilgili şu sıralar en çok merak edilen soru "Çin aşısı mı, Alman aşısı mı?" şeklinde. Peki konu ile ilgili uzmanlar ne diyor?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>Tüm dünya Koroavirüs ile ilgili kabusun biteceği günü bekliyor. Aşı çıktı, çıkacak diye beklerken şimdi ise &nbsp;"<strong>Çin aşısı mı, Alman aşısı mı</strong>?" sorusu kafaları kurcalıyor. Kimileri aşı olmak için henüz erken diye düşünürken uzmanları görüşünü sizinle paylaşmak istedik. Kafalarda onlarca soru var. Aşının yan etkisi var mı? Hangi aşıyı salınmalı?&nbsp;<strong>Hangi aşı daha iyi?</strong>&nbsp; Kuşkusuz KKTC'ye gelecek ilk aşı Türkiye'nin seçtiği aşı olacak. TC Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca’nın Çin aşı şirketi Sinovac firması ile anlaştığı açıklandı ve 10 milyon doz aşı Türkiye'ye ulaşacak. Fakat vatandaş endişelenmekte haklı. Faz 3 klinik denemelerinin yürütüldüğü merkezlerden Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fehmi Tabak konu ile ilgili açıklama yaptı.</h2>

<h2><img alt="Hangi aşı daha iyi?" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/KORONA%20VIRUS/kor__2_.jpg" style="height:428px; width:630px" /></h2>

<p>Prof. Dr. Tabak, Kovid-19'un 11 ayda 1,5 milyon kişinin ölümüne yol açtığına işaret ederek "Tartışalım ama bilimsel veriler ışığında tartışalım. Sinovac denilen firma da uzun yıllardır aşıda deneyimli. Faz 1-2 sonuçlarını yayınladılar. Her iki aşının Faz 3 çalışmalarına biz de dahil olduk ve çok titizlikle sürüyor. Çin'in geliştirdiği inaktif virüs aşısı, 3 ay önce acil kullanım onayı alarak Çin'de 80 bin acil servis çalışanına uygulandı. Bugün etik kurul onayım çıktı, ben de bu aşıdan olacağım. Güvenmesem olmazdım" dedi.</p>

<p><img alt="Çin aşısı mı? Alman aşısı mı?" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/KORONA%20VIRUS/koronavirus-turkiye-covid-19-4Ja6_cover.jpg" style="height:400px; width:640px" /></p>

<h2>GÖNÜLLÜ VATANDAŞLARA AŞI SALINMAYA BAŞLADI</h2>

<p>Geçtiğimiz Eylül ayında Hacettepe Tıp Fakültesi'nde ilk kez gönüllü sağlık çalışanlarının aşılanmasıyla Türkiye'deki Faz 3 klinik araştırmaları başlayan Çin'li Sinovac Biotech firmasının geliştirdiği Kovid-19 aşısı için vatandaşlar arasından da gönüllülere aşı uygulamaları başladı. Aşı, Türkiye genelinde 24 merkezde, 10 binin üzerinde gönüllüye uygulanacak. Sinovac aşısının uygulandığı merkezlerden İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ndeki araştırmanın yürütücüsü Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fehmi Tabak, "Aşı, Türkiye'de şimdiye dek yaklaşık 2 bin civarı gönüllü sağlık çalışanına uygulandı. Toplamda 13 bin kişiye ulaşılması hedefleniyor. Bir iki ay içinde aşılamaların bitip çalışmanın tamamlanacağını tahmin ediyorum" dedi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<h2><img alt="Hangi aşıyı salınmalı?" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/KORONA%20VIRUS/kor__11_.jpg" style="height:428px; width:630px" /><br />
200'ÜN ÜZERİNDE AŞI ÇALIŞMASI VAR</h2>

<p>Prof. Dr. Fehmi Tabak, bu pandemideki bütün oyunu değiştirecek gücün aşı olduğunu belirterek, şöyle konuştu:</p>

<p>"Aşıda bugün için geldiğimiz noktaya baktığımız zaman, umutlanmamız için çok neden var. Bugün 233 tane aşı çalışması var dünyada. Bunların 67 tanesi insan çalışmalarına yani Faz 1-2 klinik çalışmalara devam ediyor. Üç aşı, artık ilgili kuruluşlardan onayı alınıp tüm dünyada kullanıma girmek üzere. İlk başvuranlardan biri de bizim açımızdan da bir gurur kaynağı olan BioNTech-Pfizer (mRNA) aşısı. Bunun Faz 3 çalışmalarına Türkiye'de biz de dahil olduk ve şimdiye dek (tüm Türkiye'de) 500 gönüllü sağlık çalışanı aşılandı. İkinci dozlarına başlanıyor bugünlerde. Bir diğer aşı da, Faz 3 çalışması şu anda ülkemizde, Brezilya ve Endonezya'da da devam eden inaktif virüs aşısı olan Çin'li Sinovac'ın aşısı. Sağlık Bakanlığı'nın gönüllü daveti ile çok fazla sayıda gönüller başvurmaya başladı bizim merkezimize de. İnaktif virüs aşısı daha eski bir yöntem. Aslında daha güvenilir bir yöntem. Virüsü üretip değişik maddeler veya ısıyla inaktif hale getiriyorsunuz. Yani o virüsün çoğalma şansı, hastalandırma gücü yok oluyor. Ama immün sistemimizi uyarıp antikor oluşturma gücü çok çok iyi. Mevcut yeni teknolojiler (mRNA) veya inaktif aşıların etkinlikleri aşağı yukarı benzer şekilde. Fiyatları da üç aşağı yukarı beş yukarı aynı olacak muhtemelen. Benim görüşüm inaktif aşı ya da diğer aşılar, bir an evvel toplumun yarısından fazlasını aşılayacak şekilde bir aşı programına bir an evvel başlamamız lazım."</p>

<p><img alt="Hangi aşı daha güvenli?" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/KORONA%20VIRUS/kor__12_.jpg" style="height:354px; width:630px" /></p>

<h2>ÜLKELERE BIRAKILMIŞ DURUMDA</h2>

<p>Aşıların hangi ülkeden olduğunun değil, bilimsel verilerinin tartışılması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Tabak, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Tamam tartışalım ama bilimsel verilerle tartışalım. Sinovac firması da uzun yıllardır aşıda deneyimli bir firma. Onların da ciddi klinik araştırma ekipleri var. Faz 3 çalışmalarının kabulünü, yapılan ülkelere bırakmış durumdalar. Çalışma, araştırmanın yürütüleceği merkezlerin etik kurulundan, Sağlık Bakanlığı'nın etik kurulundan onay verildikten sonra yapılıyor ve belli kuralları var. Zaten bu aşının da Faz 1-2 sonuçları iyi olunca Faz 3'e geçildi. Araştırmanın temeli aslında Faz 1 ve Faz 2'de bellidir. Orada aşının etkinliği görülür. Yan etkiler görülür. Faz 3'te ise bu etkinliğin doğruluğu daha farklı coğrafi bölgelerde, çok daha fazla sayıda gönüllüde denenir. Daha nadir bir yan etkinin görülüp görülmeyeceğine bakılır."</p>

<p><img alt="Aşının yan etkisi var mı?" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/KORONA%20VIRUS/kor__6_.jpg" style="height:428px; width:630px" /></p>

<h2>ÇİN AŞISI 80 BİN ÇİN'LİYE SALINMIŞ&nbsp;</h2>

<p>İnaktif virüs aşılarının da pandemiyle mücadelede etkin bir rolü olacağına inandığını söyleyen Prof. Dr. Fehmi Tabak, "Bence canlısını (hastalığın kendisini) almaktansa, inaktifini (virüsü) alıp bir an evvel antikorlarımız oluşturmanın anlamlı olduğunu düşünüyorum. Sağlık Bakanlığı da gerekli anlaşmaları yapıyor. Bu aşı özel bir izinle acil kullanım onayı alarak Çin'de 3 ay önce sağlık çalışanlarına uygulanmaya başlandı. Acilde çalışan hekim, hemşire, personeline, toplam 80 bin kişi bu aşıyı oldu. Bu aşıda da tolere edilebilecek, her aşıda görülebilecek ve sadece bir iki gün süren hafif ateş, aşı yerinde ağrı vb gibi yan etkiler görüldü. Acaba uzun vadeli etkileri ne olacak? En çok problem olan konu bu aslında aşılarda. Aslında laboratuvarda, insan çalışmalarından önce yapılan hayvan çalışmaları, iyi kötü bize bazı bilgiler verdi bu aşı çalışmalarında. Biz, bilimsel çalışmalara güvenmek zorundayız. Faz 1 ve Faz 2'de baktığımız zaman, inaktif virüs aşısının yani Çin'in aşısının, iki dozdan sonra koruyucu antikorları oluşturduğunu biliyoruz. Şimdi görmemiz gereken sonuç, toplumda plasebo alanlarla aşılanan grup arasındaki hastalık oranı ve bunlar arasında istatistik olarak bir anlam olacak mı olmayacak mı?" dedi.</p>

<p>Son dakika: Çin aşısı mı, Alman aşısı mı? İşte, her iki koronavirüs aşısını deneyen Cerrahpaşa'dan aşı açıklaması</p>

<p style="text-align:center"><a href="https://onlinegazete.com/haber/pcr-testi-nedir-nasil-uygulanir-corona-viruste-pcr-testi-nasil-uygulanir-597"><strong>PCR TESTİ NEDİR?</strong></a></p>

<h2>HENÜZ TEST AMA GÖNÜLLÜLER AKIN ETTİ</h2>

<p>Sağlık çalışanı dışındaki vatandaşlar için gönüllü çağrısı yapılmasından sonra kendi merkezlerine de yoğun başvuru aldıklarını anlatan Prof. Dr. Tabak, "Günde 20'ye yakın kişi geliyor bize. Biz de (gerekli testleri ve değerlendirmelerini yapıp) aşılamayı gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Kapasitenin üstünde bir başvuru var ama gerekirse randevusunu ertesi güne çekiyoruz. Beklediğimizden daha hızlı bir sürede Faz 3 gönüllü aşılamalarını bitirebiliriz. Bu aşılamalardan sonra da örneğin 500 gönüllünün verisi, bize çok büyük yol gösterecek. Aşı programına başlanması için ille de Faz 3 çalışmasının 2 yıla kadar uzayabilen tamamlanma süresinin beklenmesine gerek yok. Antikor oluşturursa, etkinliği tamamsa gerekli yerlerden onayları alınır ve aşılamalara başlanabilir" diye konuştu.</p>

<h2>"BEN DE BU AŞIDAN OLACAĞIM, GÜVENMESEM OLMAZDIM"</h2>

<p>Aşı çalışmalarının hızlı yapılmak zorunda kalındığını ancak yine de Faz 1-2 ve 3 aşamaların titizlikle yürütüldüğünü vurgulayan Prof. Dr. Tabak, sözlerini şöyle noktaladı: "Normalde bir aşı çalışmasının bitmesi en az 5-6 yılda olur. Burada zorunluluktan bu hızla ilerliyor. Ama araştırmaların tüm kurallarına uyularak, baştan savma değil, titizlikle yapıldı bütün dünyada. Hiçbir zaman şöyle düşünmemek gerekiyor; ille ben BioNtech aşısı olursam bu iş sağlam olur, Çin aşısı adı üstünde vs; öyle bir şey yok. Şu andaki bütün derdimiz, pandeminin bir an evvel kontrol altına alınması. Bugün etik kurul onayım çıktı örneğin, ben de inaktif virüs aşısından yaptıracağım. Etkinliğine inanmasam, ben de olmam. Şunu da hiç unutmayalım, aşılar çıksa da bu iş birden bitmeyecek. Biz, 2021'i de maskeli ve dikkatli bir şekilde geçirmek durumundayız. Toplumu belli bir oranda aşılamak zorundasınız. Yüzde 10'u aşılayıp bırakırsanız pandemi devam eder. Bir an evvel nüfusun yüzde 50-60'ının aşılanması gerekiyor."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 17 Dec 2020 09:17:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/12/cin-asisi-mi-alman-asisi-mi-1608165638.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Covid19&#039;da 3. Dalga Gelecek</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/covid19da-3-dalga-gelecek-788</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/covid19da-3-dalga-gelecek-788</guid>
                <description><![CDATA[Tüm dünyanın Covid 19 ile verdiği mücadelede yetersiz kaldığı açıklandı. Dünya Sağlık Örgütü 3. Dalga uyarısında bulundu ve tarih verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünyanın Covid19 sınavı başarısızlıkla ilerliyor. Yetkililerin 2'nci dalga ile ilgili uyarıları özellikle Avrupa ülkelerinde tepkisizlik nedeni ile yeni bir salgının daha geleceği belirtiliyor. 2021'in ilk aylarında bu kez 3. Dalga'nın geleceği açıklandı.&nbsp;</strong></p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yeni tip koronavirüs (Kovid-19) küresel mücadele özel temsilcisi Dr. David Nabarro, Avrupa ülkelerinin salgının ilk dalgasına tepkisiz kalmasının ardından ikinci dalganın yaşandığını belirterek, "Gerekli altyapı şu anda oluşturulmazsa önümüzdeki yılın başlarında üçüncü bir dalga gelecek." uyarısında bulundu.</p>

<p>Swissinfo internet sitesindeki habere göre, İsviçre'de Almanca yayın yapan "CH Media" grubuna konuşan Nabarro, Avrupa ve İsviçre'nin pandemiyle mücadelesini ağır şekilde eleştirdi.&nbsp;</p>

<p>Nabarro, dünyanın sayılı zengin ülkelerinden İsviçre'de bir arkadaşının Kovid-19'a yakalandıktan sonra ciddi şekilde hastalandığını ve gerekli tedaviyi almakta zorluk çektiğini belirtti.</p>

<p>Salgınla mücadelede "gevşek" davranan Avrupa ülkelerinin virüsün yayılmasını kontrol etmede Asya'nın çok gerisinde olduğunu vurgulayan Nabarro, İsviçre'nin de salgında mücadelede önlemleri çok erken gevşeten ve ikinci dalgaya yeterince hazırlanmayan ülkeler arasında olduğunun altını çizdi.</p>

<p><strong>AVRUPA'NIN YETERSİZ KALDIĞI AÇIKLANDI</strong></p>

<p>Nabarro, Avrupa'nın ilk dalgaya karşı tepkisinin yetersiz kaldığını ve ardından ikinci dalganın başladığını belirterek, "İlk dalganın kontrol altına alınmasından aylar sonra, yaz aylarında gerekli altyapının oluşturulmasında başarısız olundu ve şimdi ikinci bir dalga var. Gerekli altyapı şu anda oluşturulmazsa önümüzdeki yılın başlarında üçüncü bir dalga gelecek." uyarısını yaptı.</p>

<p>İsviçre'de, özellikle Fransızca konuşulan bölgelerde vaka sayılarının çok yüksek olduğunu anımsatan Nabarro, yetkililerin halkla salgına karşı gerekli stratejileri uygulamadığını belirtti.</p>

<p>Nabarro, Asya ülkelerindeki insanların Avrupa'ya göre, salgını kontrol altında tutmak için gereken mesafe, maske takma ve hijyen önlemlerine daha iyi uyduklarını vurguladı.</p>

<p><strong>İSVİÇRE RESMİ KARANTİNAYA GİRMEDİ KİTLESEL SALGIN YAŞANIYOR</strong></p>

<p>İsviçre'de Federal hükümet, ülke genelinde karantina uygulamasına gitmezken, bazı kantonlar kısmi karantina önlemleri almıştı.&nbsp;</p>

<p>DSÖ'den hafta içi yapılan açıklamada, örgütün merkezinin de bulunduğu Cenevre ve komşusu Vaud kantonlarında dünyadaki en yoğun kitlesel bulaşmanın görüldüğü kaydedilmişti.</p>

<p>İsviçre'de salgın nedeniyle hastanelerin yoğun bakım ünitelerinde yer kalmazken, hükümet ilave tedbirlere başvurmuştu.</p>

<p>İngiliz Nabarro, 2017'de DSÖ Genel Direktörü seçilen Etiyopyalı Tedros Adhanom'a rakip olmuştu.</p>

<ol>
</ol>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 23 Nov 2020 22:39:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/11/covid19da-3-dalga-gelecek-1606161093.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Boğaz yanmasına ne iyi gelir ve nasıl geçer?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/bogaz-yanmasina-ne-iyi-gelir-ve-nasil-gecer-709</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/bogaz-yanmasina-ne-iyi-gelir-ve-nasil-gecer-709</guid>
                <description><![CDATA[Yutkunmamızı ve yemek yememizi sağlayan boğazda toplumda yaygın olarak görülmekte olan boğaz yanması sorunu meydana gelmektedir. Birçok neden den kaynaklı olan bu sorun hemen hemen herkeste yaşanmaktadır.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Boğaz yanması olarak bilinen bu duruma genellikle, streptokok patojen bakterisi neden olmaktadır. Boğazda yutkunma zorluğu meydana getiren bu rahatsızlık, yemek yeme ve konuşma zorluğuna da sebep olmaktadır. Yaygın bir rahatsızlık olan bu durum boğazın orta kısmında yanma şeklinde kendini göstermektedir. Daha sonra ağrı, bademcik şişmesine ve kulak ağrısına neden olabilir. Vatandaşlar tarafından çok merak edilen konulardan birisi de boğaz yanması ve öksürüğe ne iyi gelir? Konusudur. Bitki çayları tüketerek ve bol bol sıvı tüketiminde hastaneye gitmeden de iyileşmeniz sağlanır. Boğaz yanması nedenleri nelerdir? Merak edilen bu soruyu yanıtlayacağız. Hamilelikte boğaz yanması işte detaylar.</p>

<p><strong>BOĞAZ YANMASI NEDEN OLUR?</strong></p>

<p>Boğaz yanması sağlık sorununa neden olan en büyük etken genellikle soğuk havaların etkileri ile boğaz ağrısı ve boğaz enfeksiyonları oluşabilmektedir. Bu enfeksiyonların sebep olduğu bilinen en sık görülen bakteri streptokok patojenler olarak bilinir. Ayrıca kustuktan sonra boğaz yanması sorunu da oluşmaktadır.</p>

<p><strong>BOĞAZ YANMASI NEDENLERİ</strong></p>

<p>• Boğazda yanma hissi olmasının nedenlerinden birisi genellikle bademcik iltihabı olarak bilinir.</p>

<p>•Faranjitte boğaz yanmasının en önemli nedenleri arasında olmaktadır.</p>

<p>•Gırtlak iltihaplanması olarak bilinen larenjit rahatsızlığı da boğaz yanmasına neden olmaktadır.</p>

<p>•Soğuk kış aylarında alınan nezle, grip ve soğuk algınlığı,</p>

<p>•Sinüzit</p>

<p>•Bronşit ve zatürre gibi solunum yolu hastalıkları da boğazda yanma hissine sebep olmaktadır.</p>

<p>•Alerjiler ve sinüs enfeksiyonları</p>

<p>• Nazal ve sinüs pasajının anatomik anomalileri</p>

<p>• Bazı dekonjestanların aşırı kullanımı sonucu,</p>

<p>•Hamilelik ve Boğaz kuruluğundan kaynaklı olarak,</p>

<p>•Alkol kullanma gibi zararlı alışkanlıklarda boğaz yanmasına neden olmaktadır.</p>

<p><strong>BOĞAZ YANMASINA NE İYİ GELİR?</strong></p>

<p>•Boğaz yanması sağlık problemine doktora gitmeden de evde uygulayabileceğiniz yöntemler bulunmaktadır. Bunlardan ilki bir küçük tencereye bal, limon ve Hindistan cevizi yağı ilave ederek kaynamasını bekleyin. Daha sonra süzüp günlük olarak tüketebilirsiniz.</p>

<p>•Yaygın olarak tüketilen ve bilinen bitki çaylarından olan papatya çayının stresi giderici ve uyku düzenleyici bir özelliği bulunmaktadır. Ayrıca boğaz yanmasına iyi gelen özelliği de vardır. Düzenli olarak tükettiğiniz takdirde boğazınızı yumuşatır ve rahatlatır.</p>

<p>• Meyan kökü çayı boğaz ağrısı ve yanması için uzun yıllardır kullanılan bir bitki çayıdır. Düzenli bir şekilde günlük olarak tüketebilirsiniz. Gereğinden fazla tüketmemeye özen gösteriniz.</p>

<p>•Okaliptüs çayı olarak bilinen bitki çayı soğuk algınlığı, nezle ve grip gibi hastalıklarda kullanılan oldukça bilinen bir bitki çayı olmaktadır.</p>

<p><strong>BOĞAZ YANMASI NASIL GEÇER?</strong></p>

<p>•Boğazda meydana gelen yanma hissinden kurtulmak için birçok bitkisel yöntemler bulunmaktadır. Bunlardan ilki ve en bilineni ise tuzlu su ile gargara yapmaktır. Evde uygulanabilecek en etkili yöntemlerden birisidir.</p>

<p>•Diğer yöntem ise Hindistan cevizi yağı da bilinen etkili yöntemler arasındadır.</p>

<p>•Zencefilli limon çayını da düzenli bir şekilde tükettiğiniz takdirde boğaz yanması son bulmaktadır. Bir su bardağı içerisine sıcak su ekleyin. Daha sonra bir tutam zencefil ve limon ekleyiniz. Daha sonra demlemeye bırakıp, süzüp tüketebilirsiniz.</p>

<p><strong>HAMİLELİKTE BOĞAZ YANMASI</strong></p>

<p>Hamilelik aylarında olan anne adayının da boğazında yanma hisleri meydana gelmektedir. Bunun en önemli sebep ise gebelik sırasında artan annelik hormonlarından progesteron olmaktadır. Progesteron olarak bilinen bu durum rahimdeki düz kasları gevşetmeye neden olur. Bunun gibi mide ile yemek borumuz arasında bulunan kapakçığında gevşemesine neden olmaktadır. Yemek borusun da bulunan kapacığın genişlemesi sonucu mide asidinin yukarı kaçmasına ve yanma duyusuna neden olmaktadır.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 07 Aug 2020 19:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/08/bogaz-yanmasina-ne-iyi-gelir-ve-nasil-gecer-1596819181.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Folik Asit Nedir? Folik Asit Kaç Olmalı? Yüksekliği Ve Düşüklüğü Nedenleri</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/folik-asit-nedir-folik-asit-kac-olmali-yuksekligi-ve-dusuklugu-nedenleri-692</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/folik-asit-nedir-folik-asit-kac-olmali-yuksekligi-ve-dusuklugu-nedenleri-692</guid>
                <description><![CDATA[Hamilelik ve Folik Asit hakkında merak ettiklerinizin tümü burada. Hangi gıdalarda bulunur? Doğal veya sentetik farklar neler?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>Halk arasında folat Folik asit vücutta çok farklı görevlere sahiptir. Vücudun yeni hücreler üretmesinde ve üretilen hücrelerin korumasında yardımcı olur. Diğer bir fonksiyonu ise kansere neden olabilecek DNA değişikliklerini önlemektir. Kemik iliğinde kırmızı ve beyaz kan hücresi yapımı, karbonhidratların enerjiye dönüştürülmesi ve DNA ile RNA üretimi için gereklidir.</h2>

<p>Özellikle kırmızı kan hücrelerinin oluşumunda kilit rol oynar. Folik asit eksikliği, hem yetişkinlerde hem de çocuklarda megaloblastik anemi olarak bilinen bir kansızlık türünün nedenidir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<h3><strong>Folik Asit Nedir?</strong></h3>

<p>Folik asit proteinlerin yapıtaşı olan aminoasitlerin birbirine dönüşmesini sağlar, DNA yapısındaki nükleik asitlerin yapımında ve kan hücrelerinin yapımı ve çoğalmasında etkilidir.</p>

<p>Bebeğinizin vücudunda ilk gelişen sistemlerden biri sinir sistemidir ve folik asit özellikle sinir sisteminin gelişiminde önemli bir rol oynar. Hamilelik döneminde folik asitten yetersiz beslenen gebelerin bebeklerinde sinir tüp bozukluğu (nöral tüp defekti) hastalığı olan spina bifida görülmektedir.</p>

<p>Spina bifida, beyin ve omuriliği oluşturacak olan tüpün embriyonunun gelişimi sırasında düzgün kapanamaması sonucu meydana gelir. Embriyonun nöral tüpünün kapanması hamileliğin ilk dönemlerinde gerçekleşir.</p>

<h3><strong>Folik Asit Faydaları</strong></h3>

<p>Folik asit vücuttaki fonksiyonların devamlılığı için son derece önemlidir. Folik asit, vücuda oksijen sağlayan sağlıklı kan hücrelerinin oluşmasına yardımcı olur. Folik asit eksikliği ile birlikte yorgunluk, halsizlik ve soluk bir ten rengi meydana gelebilir.</p>

<p>Folik asit, DNA ve diğer genetik materyallerin sentezlemesi, onarımı ve hücrelerin bölünmesi için de oldukça önemlidir. Özellikle hamileliklerde folik asit eksikliği spina&nbsp; bifida ve anensefali gibi nöral tüp düzensizliklerine yol açabilir.</p>

<p>Folik asiti gün içerisinde tükettiğiniz besinlerden alabileceğiniz gibi aynı zamanda hekiminizin önerdiği ölçüde ilaç olarak da kullanabilirsiniz.</p>

<p>Folik asitin yeterli düzeyde olması birçok hastalığa karşı koruma sağlamaktadır.</p>

<h4><strong>Depresyon</strong></h4>

<p>Folik asiti düşük olan kişilerin depresyona daha yatkın olduğu gözlemlenmektedir. Bununla birlikte, folik asit takviyeleri almak depresyon ilaçlarını daha etkili hale getirebilir.</p>

<h4><strong>Otizm</strong></h4>

<p>Bazı araştırmalar, hamilelikten önce ve hamilelik sırasında folik asit almanın bebeğin otizme yakalanma olasılığını azaltabileceğini düşündürmektedir. Bununla birlikte, çalışma sonuçları kesin değildir ve folik asidin potansiyel rolünü belirlemek için daha fazla araştırma yapılması gerekmektedir.</p>

<h4><strong>Romatoid artrit</strong></h4>

<p>Doktorlar romatoid artriti desteklemek için folik asit kullanılmasını tavsiye edebilir. Folik asit takviyeleri almanın bu yan etkileri büyük oranda azaltabileceğini düşündürmektedir.</p>

<h3><strong>Folik Asit Hangi Besinlerde Bulunur?</strong></h3>

<p>Özellikle bebek sahibi olmayı planlıyorsanız, gebe kalmadan önceki aylarda folik asit tabletleri almanız önemlidir. Hamilelik öncesinde folik asit kullanılması, gelecekte dönemde bebeğin spina bifida gibi sinir tüpü kusurlarına karşı korumasını sağlar.&nbsp;</p>

<p>Folik asiti 2 ila 3 aylık periyotlarda tablet şeklinde kullanabilirsiniz. Ayrıca folik asidin doğal formu olan ve folat içeren besinleri daha fazla tüketmeye çalışabilirsiniz. İçerisinde folik asit içeren bazı besinler ise şöyledir;</p>

<ul>
	<li>Baklagiller</li>
	<li>Kuşkonmaz</li>
	<li>Yumurta</li>
	<li>Kuru fasulye</li>
	<li>Ay çekirdeği</li>
	<li>Domates suyu</li>
	<li>Maydanoz, nane, kişniş</li>
	<li>Çilek</li>
	<li>Pancar</li>
	<li>Turunçgiller</li>
	<li>Brüksel lahanası</li>
	<li>Brokoli</li>
	<li>Ispanak</li>
	<li>Yumurta</li>
	<li>Soya Fasulyesi</li>
	<li>Kereviz</li>
	<li>Ceviz</li>
	<li>Tahin</li>
	<li>Fındık</li>
	<li>Ciğer</li>
	<li>Buğday</li>
	<li>Papaya</li>
	<li>Muz</li>
	<li>Avokado</li>
</ul>

<h3><img alt="bebeklerde folik asit yüksekliği" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/hamile.jpg" style="height:420px; width:630px" /></h3>

<h3><strong>Hamilelikte Folik Asit</strong></h3>

<p>Hamile kalmayı planlayan kadınların mutlaka folik asit almaları gerekmektedir. Hamileliğin ilk trimesterinde 4000 mcg folik asit alımı önerilir. Doğurganlık çağındaki bebek isteyen yetişkin kadınlara ise 400 mcg folik asit alımı önerilmektedir.</p>

<p>Folik asit yetersizliğinde aynı zamanda megaloblastik anemi görülür. Megaloblastik anemi kemik iliğindeki kan hücrelerinin normalden büyük olması ile karakterize bir kansızlık türüdür. Temelinde folik asit ve B12 vitamini yetersizliği yer alır.&nbsp; Folik asit yetersizliğine C vitamini ve folik asit içeren besinlerden fakir bir diyet ve yanlış pişirme yöntemleri de neden olabilir.</p>

<p>Folik asitin en iyi kaynakları balık, yumurta, karaciğer, yeşil sebzeler, yeşil mercimek, tam tahıllı besinler, ceviz içi ve portakaldır.</p>

<p>Folik asit suda eriyen bir vitamin olduğu için besinlerin uzun süre pişirilmesi, sebze yemeklerine su eklenerek pişirme sularının dökülmesi folik asit kaybına neden olur. Bu nedenle besinlere uyguladığınız pişirme yöntemlerine dikkat etmelisiniz.</p>

<p><strong><u>Besinlerde Folik Asit</u></strong></p>

<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
	<tbody>
		<tr>
			<td style="width:307px">
			<p><strong>Besin</strong></p>
			</td>
			<td style="width:313px">
			<p><strong>Folik Asit ( mcg )</strong></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="width:307px">
			<p>1 tabak kuru fasulye</p>
			</td>
			<td style="width:313px">
			<p>160</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="width:307px">
			<p>100 gram ceviz</p>
			</td>
			<td style="width:313px">
			<p>55</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="width:307px">
			<p>1 adet haşlanmış yumurta</p>
			</td>
			<td style="width:313px">
			<p>26</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="width:307px">
			<p>1 tabak ıspanak yemeği</p>
			</td>
			<td style="width:313px">
			<p>100</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="width:307px">
			<p>1 bardak portakal suyu</p>
			</td>
			<td style="width:313px">
			<p>30</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="width:307px">
			<p>3 dilim tam buğday ekmeği</p>
			</td>
			<td style="width:313px">
			<p>35</p>
			</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<p>&nbsp;</p>

<h4><strong>Demir</strong></h4>

<p>Vücudumuzdaki demirin üçte ikisi kanda oksijen taşıyan hemoglobinin bileşiminde bulunur. Yapısında demiri barındıran hemoglobin akciğerlerden hücrelere oksijen, hücrelerden akciğerlere karbondioksit taşır. Demir bağışıklık sistemi ve zihinsel performans için de gereklidir.</p>

<p>Gebelik döneminde demir ihtiyacı artarak günlük ortalama 25 mg/gün demir olarak alınması gerekir. Bu ihtiyacın karşılanabilmesi için kırmızı et ve türevleri, yumurta, koyu yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller, kuru üzüm ve kuru incir gibi demirden zengin besinlerin tüketimi arttırılmalıdır.</p>

<p>Bütün gebelere hamilelik döneminde hem bebek hem de plasenta ortalama 3 kat artan kan hacmi nedeniyle demire ihtiyaç duyar. Demir hamilelik döneminde kan yapımına destek olur.</p>

<p>En iyi demir kaynakları kırmızı et, yumurta, üzüm ve dut pekmezi, kuru meyveler, koyu yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller ile fındık, fıstık gibi yağlı tohumlardır.</p>

<p>Hayvansal kaynaklı besinlerden alınan demirin bitkisel kaynaklı besinlerle alınan demire göre biyoyararlılığı daha fazladır. Yani vücudumuzda daha fazla oranda emilir ve kullanılır.</p>

<p>Hamilelikte demirin yetersiz alınması kansızlık, yorgunluk, iştahsızlık ve baş dönmesine neden olabilir. Yetişkinlerde günlük demir ihtiyacı 15mg iken hamilelikte bu değerin 2 katına çıkarılması önerilmektedir. Sadece besinlerden bu miktara ulaşmak biraz zor olabilir. O nedenle özellikle gebeliğin 2. yarısından itibaren diyete ek koruyucu olarak günde 30mg’lık demir eklenmesi önerilmektedir.</p>

<p>Kepekli besinlerde bulunan tanen denilen bileşikler besinlerdeki demirin kullanılmasını engeller. Bu nedenle aşırı tahıla dayalı beslenmede demir eksikliği görülebilir. Bunun yanında diyetle fazla kalsiyum alımı da demir emilimini olumsuz etkiler. Eğer demir eksikliği anemisi (kansızlık) varsa demir içeren kırmızı et, yumurta gibi besinlerin yanında süt ve süt ürünlerini tüketmeyin.</p>

<p>Demirden zengin olan besinler C vitamini içeren yiyeceklerle birlikte tüketildiğinde demirin vücutta kullanılabilirliği artar.</p>

<p>Etleri sebzelerle birlikte sote veya etli sebze yemeği olarak tüketebilirsiniz ya da yumurtanızın yanında portakal suyu, sivri biber gibi iyi bir C vitamini içeren meyve sebze tüketebilirsiniz.</p>

<p><strong><u>Besinlerde Demir</u></strong></p>

<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
	<tbody>
		<tr>
			<td style="width:307px">
			<p><strong>Besin</strong></p>
			</td>
			<td style="width:313px">
			<p><strong>Demir (mg)</strong></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="width:307px">
			<p>1 adet yumurta</p>
			</td>
			<td style="width:313px">
			<p>1.4</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="width:307px">
			<p>3 adet ızgara köfte</p>
			</td>
			<td style="width:313px">
			<p>2.3</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="width:307px">
			<p>100gram pişmiş tavuk</p>
			</td>
			<td style="width:313px">
			<p>1.2</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="width:307px">
			<p>3 adet gün kurusu kayısı</p>
			</td>
			<td style="width:313px">
			<p>1.2</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="width:307px">
			<p>2 yemek kaşığı pekmez</p>
			</td>
			<td style="width:313px">
			<p>2.5</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="width:307px">
			<p>1 tabak kuru baklagil yemeği</p>
			</td>
			<td style="width:313px">
			<p>4.2</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="width:307px">
			<p>1 yemek kaşığı çekirdekli siyah üzüm</p>
			</td>
			<td style="width:313px">
			<p>1</p>
			</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<div><img alt="Folat" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/saglik.png" style="height:422px; width:630px" /></div>

<h2>Belirtiler</h2>

<h3><strong>Folik Asit Eksikliği Belirtileri Nelerdir?</strong></h3>

<p>Folik asit eksikliği anemiye neden olabilir. Anemi, çok az sayıda RBC'ye sahip olan&nbsp; bir durumdur. Anemi, dokuları ihtiyaç duyduğu oksijenden mahrum edebilir. Folik asit özellikle çocuk doğurma çağındaki kadınlar için son derece önemlidir. Hamilelik sırasında folik asit eksikliği bebeğin anomalili doğmasına&nbsp; yol açabilir.</p>

<p>Folik asit besin yoluyla alınabilir.&nbsp; Birçok gıdadan folik asit temin edilebilir. Folik asit, vücudun kırmızı kan hücreleri yaratmasına yardımcı olan bir B vitaminidir. Eğer vücudunuzda yeterli kırmızı kan hücreleri yoksa bu durum anemiye yol açar.&nbsp;</p>

<p>Kırmızı kan hücrelerinin görevi vücudun gerekli tüm bölgelerine oksijen taşımaktır. Anemi olduğunda, kan tüm doku ve organlara yeterince oksijen sağlayamaz. Yeterli oksijen olmaması durumunda ise, vücut olması gerektiği gibi çalışamaz.</p>

<p>Ayrıca düşük miktardaki folik asit seviyeleri de megaloblastik anemiye neden olabilir. Bu durum da, kırmızı kan hücreleri normalden daha büyüktür ve şekil itibariyle yuvarlak değil oval şekilde görülürler. Bu kırmızı kan hücreleri normal kırmızı kan hücreleri kadar uzun yaşarlar.</p>

<h4><strong>Folik asitin görülen bazı belirtileri ise aşağıdaki gibidir;</strong></h4>

<ul>
	<li>Yorgunluk</li>
	<li>Ağız yaraları</li>
	<li>Dil şişmesi</li>
	<li>Büyüme sorunları</li>
</ul>

<h4><strong>Folik asit eksikliğine bağlı olarak ortaya çıkan anemi belirtileri ise:</strong></h4>

<ul>
	<li>Yorgunluk</li>
	<li>Zayıflık</li>
	<li>Aşırı uyku</li>
	<li>Soluk cilt</li>
	<li>Nefes darlığı</li>
	<li>Sinirlilik</li>
</ul>

<h2>Tanı Yöntemleri</h2>

<h3><strong>Folat Eksikliği Anemisi Nasıl Teşhis Edilir?</strong></h3>

<p>Hekim tarafından tıbbi geçmişiniz aldıktan ve fizik muayeneniz yapıldıktan sonra, anemiye&nbsp; neden olan sebepler düşünebilir. Folik asit eksikliğinin net tanısı yapılacak birkaç kan testi ile netleştirilebilir.&nbsp; Eğer sindirim problemine bağlı bir durum söz konusu ise baryum testi istenebilir.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 05 Aug 2020 14:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/12/folik-asit-nedir-folik-asit-kac-olmali-yuksekligi-ve-dusuklugu-nedenleri-1607124589.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Koronavirüs aşısı hakkında önemli açıklama</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/koronavirus-asisi-hakkinda-onemli-aciklama-643</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/koronavirus-asisi-hakkinda-onemli-aciklama-643</guid>
                <description><![CDATA[Koronavirüs aşısı ne zaman çıkacak? Aşı çıktı mı? gibi herkesin merak ettiği o gelişmelerin haberi İngiltere'den geldi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Koronavirüs aşısı</strong> ile ilgili İngiltere'den dikkat çeken bir haber kamuoyu ile paylaşıldı. İngiltere'de, insanlar üzerinde ilk denemeleri başarılı olan potansiyel&nbsp;yeni tip koronavirüs&nbsp;(Kovid-19)&nbsp;aşısı çalışmalarında yeni bir aşamaya geçildi.</p>

<p>Imperial College London Üniversitesinden yapılan açıklamada, ilk etapta 15 gönüllü üzerinde yapılan denemelerin başarılı olduğu, yeni aşamada daha fazla gönüllüye aşılama yapılacağı belirtildi.</p>

<p>Bu hafta başlatılan yeni aşamada, 18-75 yaş aralığındaki 105 gönüllünün aşılanacağı ifade edilen açıklamada, aşıya karşı olası tepkimelerin gözleneceği ve gönüllülerin kanında <a href="https://www.onlinegazete.com/haber/koronavirus-nedir-covid-19-belirtileri-neler-turkiyede-kac-vaka-var-233"><strong>SARS-CoV-2</strong></a> virüsünün etkisini yok edecek antikorların varlığının analiz edileceği kaydedildi.</p>

<p>Imperial College Klinik Lideri Katrina Pullock, ilk klinik denemelerinin başarılı geçtiğini, aşının tam anlamıyla enfeksiyonu önlemede başarılı olup olmadığını söylemenin ise henüz erken olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/images/detay/resimler/Imperial-venues_1_.jpg" style="height:433px; width:650px" /></p>

<h3><strong><span style="font-size:15.21px">Aşı ne zamana hazır olacak?</span></strong></h3>

<h3><span style="font-size:13px">Imperial College'de Kovid-19 aşısını geliştirme çalışmalarına öncülük eden Profesör Robin Shattock, aşı çalışmalarında bir sonraki aşamaya geçilmesinin aşının güvenliğinin değerlendirilmesinde önemli bir adım olduğunu belirtti.</span></h3>

<p>Shattock, aşılama yapılacak gönüllülerden alınacak kan örneklerinin, aşının virüse karşı savaşmak için bir bağışıklık üretip üretemeyeceğine dair bazı göstergeler sağlayacağına işaret ederek, Kovid-19 aşısının virüsün yayılımını veya şiddetini azaltmada başarılı olup olmadığını görebilmek için daha büyük klinik çalışmaların yapılması gerektiğini kaydetti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 18 Jul 2020 17:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/07/koronavirus-asisi-hakkinda-onemli-aciklama-1595084629.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Detoks nedir? Detoks yapmanın 7 doğal yolu</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/detoks-nedir-detoks-yapmanin-7-dogal-yolu-619</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/detoks-nedir-detoks-yapmanin-7-dogal-yolu-619</guid>
                <description><![CDATA[Detoks son zamanlarda adını sıkça duyurmaya başlayan, zayıflamak isteyen insanların fazlasıyla tercih ettiği ve toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olan bir yöntemdir. Detoks yapmanın doğal yolları nelerdir?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Detoks nedir?</strong>&nbsp;Havalar ısınıyor. Tüm doğa gibi bedenimizin de yenilenme zamanı. Kışın yarattığı tüm kasveti, hava kirliliği, ısınmak için yenilen yağlı ve şekerli yiyeceklerin tüm toksinleri ve ağırlığını üzerimizden atmak istiyoruz. Yavaş yavaş içimiz ısınıyor, yüreğimiz kıpırtılı ve yenilenme heyecanı içinde. Ama bazılarımızda ise şikâyetler aynı:</p>

<p>‘Her zaman yorgunum, fazla kilolarım var, sürekli başım ve eklemlerim ağrıyor ama doktorlar bir şey bulamıyor, nerdeyse her ay soğuk algınlığı veya nezleye yakalanıyorum, kabızlık ve sindirim problemlerim var, tansiyonum yüksek, adet öncesi inanılmaz gerginlik hissediyorum, her şey bana alerji yapıyor’ diyorsanız; fazlaca alkol tüketiyor, kahve ve sigara kullanıyor, fazlaca fast food yada yağda kızarmış yiyeceklerle besleniyorsanız detoksifikasyona ihtiyacınız var demektir.</p>

<p>Modern yaşam ve gelişmiş teknolojilerin hayatımıza neler kattığından çok neler aldığına odaklanmalıyız artık. Kimyasal atıkların kirletmediği su ve hava bulmak nerdeyse imkânsız hale geldi. Kanuni yaptırımlar hem yetersiz hem her gün henüz yaşamı tehdit etme özelliği ortaya çıkmamış bir sürü yeni toksik kimyasallar piyasaya sürülüyor. Her gün bunlara maruz kalıyor ve vücudumuza alıyoruz, pek çoğu yağda eridiğinden vücudumuzda depoluyoruz.</p>

<p>Vücudumuzun bu toksinleri uzaklaştırma yeteneği var, yani genel bir iyilik halimiz varsa bunun işlediğini düşünebiliriz.</p>

<h3>Detoks nedir?</h3>

<p>Alınan bu toksinlerin dokularımıza zarar vermeden atılmasına detoksifikasyon, kısaca detoks denir. Toksinlerin hepsi dışardan alınmaz. Vücudumuz da bu zararlı maddeleri yaşam tarzımıza bağlı oluşturabilir. Vücudumuzda iki farklı detoks sistemi vardır. Birincisi antioksidasyon sistemi, ikincisi ise karaciğerin detoksifikasyon görevidir.</p>

<p>Antioksidasyon: Enerji sağlamakta temel madde oksijendir. Tüm hücrelerin buna ihtiyacı var, örneğin beyin hücreleri en fazla 3 dakikalık bir oksijensizliğe tahammül edebilir. Kötü haber radyasyon, kirlilik, virüsler, ilaçlar ve sigara gibi etmenlerle zehirli bir bileşik olan oksijen radikallerine dönüşür (serbest radikaller) ve bunlarda dokulardaki hücrelere kolaylıkla bağlanır. Bu bağlanma elektron alışverişi ile olur ve domino etkisi dediğimiz diğer bağlanmaları da tetikler. Basit bir benzetmeyle ısırılmış bir elma nasıl açık havada çürüyorsa hücrelerde öyle yıpranır ve yaşlanır.</p>

<p>İyi haber ise bu hasarları önleyecek bir sistemimiz var. Tek yapmamız gereken bu çürümeyi baştan engelleyecek besin eklerini almak. Bu temel besin ekleri C, E ve B2 vitaminleri, biflavinoid, beta karoten, glutatyon, selenyum ve çinkodur. Bu maddelerin hepsi aynı anda zincirleme bir görev yaparak bu radikalleri organizmadan uzaklaştıracak hale getirir. Yani bu besin eklerini hep birlikte ve uygun miktarlarda almalıyız.</p>

<p>Birçok kronik hastalık bu oksidasyon stresine bağlıdır. Bu da bazılarımızın neden çabuk yaşlanıp bazılarımızın genç kaldığını açıklar. Hem fiziksel hem psikolojik stres bu toksinlerin artmasına ve vücudun bu maddelere ihtiyacının artmasına neden olur.</p>

<p>Karaciğer detoksifikasyonu: Detoksifikasyonun diğer önemeli aşaması ise karaciğerde olur. Karaciğerde bulunan birçok enzim değişik yollarla vücuda giren toksik maddelerin atılımını sağlar. Toksinler önce vücuda zararsız veya daha az zararlı ara formlara dönüştürülür, sonra parçalanır. Birçok toksinin yağda erime özelliği vardır. Bazıları bağırsakla atılırken bazıları da suda eriyen hale getirilir; böylece böbrekten atılması sağlanır.</p>

<p>Bu iki aşamalı detoksifikasyonun ikinci aşamasında gereken enzimlerin çoğu vitaminler, mineraller ve amino grup asitlerden sağlanır. Bu maddelerin yetersiz olması durumunda oksijensiz serbest radikaller ortaya çıkar. Bu serbest radikaller toksinin kendisinden bile daha zararlı olabilir.</p>

<p>Bu maddeler endokrin (Hormonal) sisteme (tiroit, böbreküstü bezi ve pankreas bezleri) , bağışıklık sistemine ve sinir sistemine zararlı etkileri vardır.İyi haber ise bu ikinci detoks sürecinin yeterliliğinin çok basit testlerle ortaya konulabilmesidir.</p>

<p>Sonuçta vücudumuzda birken bu toksinleri uzaklaştırmanın yani DETOKS un üç temel şartı var. Bu toksik maddeleri olabildiğince almamak, alınan yada yanlış beslenme yada hayat tazı nedeniyle vücudun oluşturduğu bu toksinleri vücuttan uzaklaştırmak ve bunu sağlayan temel organ olan karaciğerin yükünü azaltacak beslenme şeklini oluşturmak.</p>

<p>Sağlıklı besinler tüketerek doğal yoldan detoks yapmak toksinlerin vücuttan uzaklaştırılmasına ve temizlenmesine yardımcı olmaktadır. Çoğu insan daha sağlıklı bir görünüme ve vücuda sahip olmak istiyor. Bu noktada sadece detoks yapmak yeterli olmuyor; bunun yanında her gün 6-8 bardak su tüketerek organlarınızın en iyi durumda olmalarını ve vücudunuzda da yeterli su bulunmasını sağlayabilirsiniz. Su, vücuttaki zararlı toksinlerin yok olmasında oldukça etkilidir.</p>

<p><strong>Limonlu sıcak su</strong></p>

<p>Limon bağışıklık sisteminizi güçlendiren ve toksinlerin vücuttan uzaklaştırılmasını sağlayan bir besindir. Sabah kalktığınızda bir bardak&nbsp;limonlu sıcak su&nbsp;içmek güne daha zinde başlamanıza yardımcı olacaktır. Limon, vücut dengesinin yeniden bulunmasında etkili olan alkali besin kaynağıdır. Limonlu sıcak su kolaylıkla yapabileceğiniz bir detoks yöntemidir ve oldukça etkilidir.</p>

<p><strong>Bol yeşillik tüketimi</strong></p>

<p>Meyve ve sebze tüketimini arttırabilirsiniz. Sebze yemeğinin yanında bol yeşillikli büyük bir tabak salata tüketmeniz kilonuzu korumanıza yardımcı olur.<br />
Güne&nbsp;yeşil smoothie&nbsp;ile başlamak</p>

<p>Genellikle içerisinde ıspanak yaprakları, zencefil, ekşi elma bulunan ve daha birçok yeşil besinin eklenebileceği yeşil smoothie, toksinleri vücudunuzdan atmanıza yardımcı oluyor.</p>

<p><strong>Meyve tüketimi</strong></p>

<p>Meyvenin vücutta toksinleri temizleyici etkisi vardır ve sindirimi kolaydır. Yemeklerden 1-2 saat sonra tüketimi, sağlık açısından daha iyidir. Meyve, doğal bir detoks etkisine sahiptir.</p>

<p><strong>Lif tüketimini arttırmak</strong></p>

<p>Lif, insanların aslında çok tüketmediği bir besindir. Taze meyve, sebze ve tahılları bol bol tüketmelisiniz.&nbsp;Lif tüketimi&nbsp;sindirim sisteminizin düzenli çalışmasına, bununla birlikte vücuttaki toksinlerin azalmasına yardımcı olur. İyi bir detoks yöntemidir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Bitkisel çay içmek</strong></p>

<p>Bitkisel çaylar&nbsp;antioksidan deposudur. Yeşil çay, zencefil çayı, rezene çayı, tarçın vb. besinler vücuttan toksinlerin atılmasına yardımcı olur. Yemeklerden sonra tüketildiğinde hazmı kolaylaştırmaktadır.</p>

<p><strong>Su tüketimi</strong></p>

<p>Su etkili bir detoks için en önemli yöntemdir. Zayıflamak ya da daha sağlıklı bir vücuda sahip olmak için başladığınız detoks mutlaka su tüketimiyle desteklenmelidir. Günde en az 8 bardak su tüketmelisiniz. Su sağlıklı bir sindirimi sağlar, vücuttaki toksinlerin atılmasına, zayıflamanıza yardımcı olur.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 13 Jul 2020 19:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/07/detoks-nedir-detoks-yapmanin-7-dogal-yolu-1594658636.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>PCR testi nedir, nasıl uygulanır? Corona virüste PCR testi nasıl uygulanır?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/pcr-testi-nedir-nasil-uygulanir-corona-viruste-pcr-testi-nasil-uygulanir-597</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/pcr-testi-nedir-nasil-uygulanir-corona-viruste-pcr-testi-nasil-uygulanir-597</guid>
                <description><![CDATA[Toplumda corona virüs bağışıklık durumunun ölçülmesi amacıyla antikor ve PCR testi yapılmaya başlandı. Türkiye'nin 81 ilinde uygulanacak olan PCR testi uygulamalarının ardından vatandaşlar PCR testi nedir, nasıl uygulanır sorusuna yanıt aramaya başladı. Peki PCR testi nasıl uygulanır?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Tüm dünyada corona&nbsp;virüs bağışıklık durumunun ölüçümlenmesi amacıyla en güvenilir test olan PCR&nbsp;ve Antikor testi uygulaması yapılıyor. Corona virüs bağışıklık durumunun ölçülmeinde kullanılacak olan&nbsp;PCR testi&nbsp;nedir,&nbsp;nasıl uygulanır&nbsp;sorusuna yanıt aramaya başladı. Bilim Kurulu Toplantısının hemen ardından açıklamalarda bulunan Sağlık Bakanı Fahrettin koca Türkiye'de corona virüs bağışıklık durumunun ölçümlenmesi amacıyla PCR ve antikor testi uygulaması yapılacağı duyurulmuştu. Peki PCR testi nasıl yapılır?</p>

<p><strong>PCR TESTİ NASIL UYGULANIR?</strong></p>

<p>PCR testlerinde, burun ve boğazdan sürüntü yöntemiyle örnek alınıyor.</p>

<p>PCR basitçe, nükleotitlerin uygun koşullarda tüpte çoğaltılması işlemidir. Belli bir DNA parçasının kopyalarının primer adı verilen yapılar tarafından yönlendirilerek enzimatik olarak sentezlenmesi şeklinde tanımlanan in vitro (canlı dışında, tüpte) bir yöntemdir.Yöntemin temeli, çoğaltılmak istenen bölgenin iki ucuna özgü, bu bölgedeki nükleotid dizilerini tamamlayıcı bir çift sentetik DNA parçası (primer) kullanılarak, bu iki primerle sınırlandırılan genin enzimatik olarak sentezlenmesine dayanır.</p>

<p><strong>POLİMERAZ ZİNCİR REAKSİYONU (PCR) TESTİ NEDİR?</strong></p>

<p>Polimeraz zincirleme tepkimesi (Polymerase Chain Reaction - PCR), DNA içerisinde yer alan, dizisi bilinen iki segment arasındaki özgün bir bölgeyi enzimatik olarak çoğaltmak için uygulanan tepkimelere verilen ortak bir isimdir.</p>

<p>Metot basitçe tüp içerisinde nükleik asitlerin uygun koşullarda çoğaltılması esasına dayanır. Bir çeşit "in vitro klonlama" olarak da tanımlanan PCR; 94 °C-98 °C aralığında gerçekleştirilen denatürasyon, 37 °C-65 °C aralığında gerçekleştirilen tavlama (İng. annealing) ve 72 °C’de gerçekleştirilen uzama aşamalarından oluşur ve bu döngülerin belirli sayıda tekrarlanmasına dayanır.</p>

<p>PCR yönteminin gelişmesinde en büyük katkıyı Taq Polimeraz enziminin bulunması yapmıştır çünkü bu enzim yüksek sıcaklıklarda dahi dayanabilen tek enzimdir. Bu enzim ilk olarak Yellowstone milli parkında bir kaplıcada yaşayan Thermus aquaticus bakterisinden izole edilmiştir. Dr. Kary B. Mullis 1980'li yıllarda yaptığı PCR çalışmaları ile 1993 yılında Kimya alanında Nobel Ödülü almıştır.</p>

<p>PCR yaygın olarak tıbbi ve biyolojik araştırma laboratuvarlarında kalıtsal hastalıkların teşhisi, genetik parmak izlerinin tanımlanması, bulaşıcı hastalıkların teşhisi, genlerin klonlanması, babalık testi ve DNA hesaplaması gibi değişik konularda yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.</p>

<p>PCR yöntemine dayalı olarak birçok primer olarak adlandırılan başlatıcı DNA teknikleri geliştirilmiştir. bu başlatıcı DNA'lar belli dizilere sahip ve sentetik olarak üretilebilen moleküllerdir. PCR'a dayalı RAPD, AFLP, SSR ve ISSR gibi markör teknikleri geliştirilmiştir. Bu teknikler birçok bitki ve hayvanda genetik akrabalığın teşhisinde tür içi ve türler arasında kullanılmaktadır.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2020 16:39:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/06/pcr-testi-nedir-nasil-uygulanir-corona-viruste-pcr-testi-nasil-uygulanir-1592228858.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kaçamak Diyeti”yle makarnalı, tatlılı kilo verin, zayıflayın!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/kacamak-diyetiyle-makarnali-tatlili-kilo-verin-zayiflayin-583</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/kacamak-diyetiyle-makarnali-tatlili-kilo-verin-zayiflayin-583</guid>
                <description><![CDATA[Diyete başlamak demek, sevdiğiniz yiyeceklerden kopmanız anlamına gelmiyor belki de… Diyetisyen Güneş Aksüs’ün “Kaçamak Diyeti”yle makarnalı, tatlılı kilo vermeye hazırlanın. Peki Kaçamak Diyeti nedir, nasıl yapılır? Kaçamak Diyeti’nde neler yenilebilir? İşte 5 günlük Kaçamak Diyeti tablosu…]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kilo vermeye karar verdiniz, üç beyazı rafa kaldırdınız, motivasyonunuz da tam. Ama aklınız sürekli yiyemediklerinize gidiyor, nereye baksanız bir tabak kıymalı makarna veya bol soslu bir mantı görüyorsunuz. İradeniz de bu duruma dayanamıyor ve pes ediyorsunuz. Bu senaryoyu yaşamamak için bir süre sonra diyetlere küsüyor, vermek istediğiniz kiloları görmezden geliyorsunuz. Oysa ki çok sevdiğiniz o bir tabak kıymalı makarnadan vazgeçmeden de zayıflayabilirsiniz. Diyetisyen Güneş Aksüs, “Kaçamak Diyeti” adını verdiği zayıflama programında önemli olanın her şeyi dozunda ve dengeli bir şekilde tüketmekten geçtiğini söylüyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Diyet yapmak nasıl keyifli hale getirilir?</strong></p>

<p>Diyeti keyifli hale getirmek benim ve danışanımın ortak becerisine bağlı. Kimine göre çayına tarçın atmak bile o içeceğe keyif katabiliyor. Kimine göre bu çok gereksiz bir uğraş olabiliyor. Ben baharatları kullanmayı çok severim ama üşengeç biri bundan hoşlanmaz. Bence keyif, anın tadını çıkarmak ve kişiye göre özelleştirmek ile oluyor.</p>

<p><strong>Diyet yapmaya nasıl hazırlanmalı; hem mental hem de fiziksel olarak?</strong></p>

<p>Bununla ilgili hikayeler hep değişiyor… Bir motivasyon cümlesi! Bir anda sağlıklı beslenmeye ve diyet yapmaya karar verebilirsiniz. Bazen de aylarca hazırlık yapar ama bir türlü başlayamazsınız. Ben hazırlık aşamasında yazmaya çok inanırım. “Ne istiyorum?, Neden zayıflamak istiyorum?, Nasıl zayıflarım?, Hayatımda neleri değiştirmeliyim?, Zayıfladığımda hayatımda ne değişecek?” Bunların farkında olarak hazırlanmak sonucu değiştirebiliyor.</p>

<p><strong>Kolay kilo veren biri olup olmadığımızı anlamanın bir yolu var mı?</strong></p>

<p>Onlar kendini bilir. Hemen 1-2 gün yediklerinizi azalttığınızda hızlıca kilo kaybı görenler metabolizmalarının hızlı çalıştığının farkında olur. Eğer çok fazla diyet yapmadıysanız, hormon tedavisi içinde değilseniz, metabolik sorunlarınız yoksa veya hayatınız hareketsiz olarak tanımlanmazsa, ek olarak tüm ailenizde kilo problemi yoksa kolay kilo verebilirsiniz. Tabii bu bir özet, bedenimizin tepkileri değişebilir. Buna anlık değerlendirme ile cevap vermek en doğrusu.</p>

<p><strong>Diyetteki kaçamaklardan kastınız nedir? Doğru kaçamak ne şekilde yapılmalı?</strong></p>

<p>Mesela, diyete başlamaya karar verdiniz. Ama bir türlü makarna yemekten vazgeçemiyorsunuz! Yedikçe de diyete başlayamıyorsunuz! O zaman “Makarna ile nasıl zayıflayabilirim?”i öğrenmelisiniz. Makarnanın şekli, tarifi, miktarı ne olmalı? Ya da çok güzel diyet yapıyorsunuz ama arada bir kaçamak yapmak hoşunuza gidiyor. Mesela haftada bir gün bir tatlı yemek! O zaman bunu nasıl dengeleyebileceğinizi öğrenmelisiniz.</p>

<p><strong>Diyet yaparken baş tacı etmemiz gereken kış besinleri nelerdir?</strong></p>

<p>Kış besinlerinden en değerli olanları; pırasa, karnabahar, brokoli, pazı, lahana nar, portakal, muz…</p>

<p><strong>Akşam belli saatten sonra yemek yenilmemesi konusunda ne öneriyorsunuz?</strong></p>

<p>Akşam uykuya yaklaşırken artık mideye yiyecek yollamamanız gerekiyor. O da sindirimi bitirsin ve uykuda tüm bedeniniz dinlensin. Yani saat 20.00’de yemek yediniz, 23.00’te uyudunuz. Ama geç saatte yatanlar, geç saate kadar çalışmak zorunda olanlar için aynı şeyi söylemek zor. Aç karnına sabahlamak hiç de kolay değil…</p>

<p><strong>Karbonhidrat tüketimi kilo verirken nasıl olmalı?</strong></p>

<p>Dengeli olmalı… Ne eksik ne de fazla! Ama karbonhidratlardan bazıları kilo almanızı kolaylaştırırken, bazıları da kilo vermenizi destekler. Pirinç yerine bulgur, beyaz ekmek yerine çavdar ekmeği gibi değişimleri bilmek ve hayatımıza yerleştirmek lazım.</p>

<p><strong>Su içmekte zorlananlara ne tavsiye edersiniz?</strong></p>

<p>Her gün 1 bardak arttırsınlar. En kalıcı böyle olur. 1 bardak daha, 1 bardak daha… Matara kullanmak, içine biraz salatalık, limon ile aroma katmak da işe yarayabiliyor. Ya da bitki çayı demleyip 1 lt su ile karıştırmak tüm gün onu bitirmeye çalışmak da bir alternatif.</p>

<p><strong>Aralıklı oruç hakkında ne düşünüyorsunuz? Kaçamak sonrası aralıklı oruç yapmak sonuç verir mi?</strong></p>

<p>Ben bu konuda hem olumlu hem de olumsuz düşünüyorum. Çünkü tek bir doğru herkese iyi gelemez. Her duyduğumuzu denemek yerine, kendimize uygun tara arını hayatımıza alabiliriz. örneğin gece bir şey yememek mantıklı ve yapabilirseniz çok güzel sonuçlar görebilirsiniz. Ama sabah geç kahvaltı bence herkesin yaşam şekline uyacak ve iyi gelecek bir öneri değil. Her şeyin dozu, dengesi önemli. Sen kimsin, sağlığın nasıl, bedenin ne istiyor? Bunların cevabını bilmeden, aralıklı oruç veya diğer diyetleri denemek faydasız.</p>

<p><strong>Hangi alışkanlıklar zayıflamanın yanında cildimize, saçımıza da faydalı olur?</strong></p>

<p>✓ Günde 2 lt su içmek.<br />
✓ Her gün zeytinyağı tüketmek.<br />
✓ Günde 2-3 ceviz yemek.<br />
✓ Her öğünde çiğ-pişmiş sebze yemek.<br />
✓ Günde 1-2 kase yoğurt yemek.<br />
✓ Haftada 2-3 kez balık tüketmek.<br />
✓ Doğal ve iyi ürünün peşinde olmak.<br />
✓ Size iyi gelecek ne varsa onu daha sık yapmak.<br />
✓ Mutlu olmak için bahaneler bulmak!</p>

<p><img alt="" src="https://onlinegazete.com/images/detay/resimler/diyetlistesi-1611x2048_1_.jpg" style="height:2048px; width:1611px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 26 Apr 2020 19:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/04/kacamak-diyetiyle-makarnali-tatlili-kilo-verin-zayiflayin-1587917418.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Koronavirüs&#039;ten kaçarken el egzaması nasıl önlenir?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/koronavirusten-kacarken-el-egzamasi-nasil-onlenir-582</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/koronavirusten-kacarken-el-egzamasi-nasil-onlenir-582</guid>
                <description><![CDATA[El egzaması nasıl önlenir? sorusu merak ediliyor. Koronavirüs nedeniyle hijyen kurallarına dikkat edilmesi ellerin sık yıkanması, dezenfektan kullanılması ve kolonya kullanımı ellerde tahrişe ve el egzamasına neden olabiliyor. Ellerin tahriş olması veya el egzaması olmaması için neler yapılmalı? Elleri sık sık yıkarken ve dezenfektasyon yaparken el egzamasından nasıl korunulur? El egzaması nasıl önlenir?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Koronavirüs nedeniyle hijyen kurallarına dikkat edilmesi ellerin sık yıkanması, dezenfektan kullanılması ve kolonya kullanımı ellerde tahrişe ve el egzamasına neden olabiliyor. Ellerin tahriş olması veya el egzaması olmaması için neler yapılmalı? Elleri sık sık yıkarken ve dezenfektasyon yaparken el egzamasından nasıl korunulur? El egzaması nasıl önlenir?</p>

<h2>Egzama nedir?</h2>

<p>Egzama; deriyi kurutan, kaşıntıya ve bazen de kabarcıklara sebep bir çeşit deri hastalığıdır. Halk arasında yaygın bir hastalık olan ve değişik tipleri bulunan egzama, dermatoloji polikliniklerine başvuru nedenleri arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Birden fazla sebebe bağlı olarak görülebilmektedir; ancak kesin egzama nedenleri tam olarak bilinmemektedir. Egzamaya yol açan birden fazla etken olduğu gibi egzamanın da birçok çeşidi bulunmaktadır. Egzama belirtileri, çeşitlerine göre değişiklik gösterebilmektedir.</p>

<p>Egzama hastalığında, ciltte çeşitli rahatsızlıklar görülmektedir. Vücutta kızarıklık, kaşıntı, cildin su toplaması, kuruması ve gerginleşerek çatlaması bu rahatsızlıklar arasındadır. Egzama sebebiyle pullanan ve çatlayan deri mikroorganizmaların girişine sebebiyet verdiği için enfeksiyon da ortaya çıkabilmektedir. Bunun için erken egzama teşhisi oldukça önemlidir.</p>

<p>Genellikle ellerde, bacaklarda ve ayaklarda görülse de vücudun herhangi bir yerinde de egzama hastalığı oluşabilmektedir. Egzama rahatsız edici bir görünüme neden olsa da tehlikeli bir rahatsızlık değildir. Basit tedaviler ile kontrol altına alınabilir. Egzama belirtilerini iyi tanımak ve vakit kaybetmeden doktora başvurmak önemlidir.</p>

<h2>El egzaması nasıl önlenir?&nbsp;</h2>

<p>Egzama tehlikeli olarak görülen ve çocuk ağır sonuçları olan bir hastalık değildir ancak bu hastalıktan muzdarip kişilere rahatsızlık verir. Egzama olmamak için düzenli uyumalı, elinizi temiz tutmalı ve stresten uzak durmalısınız.</p>

<p>Her hastalıkta olduğu gibi egzama tedavisinde de erken teşhis önemlidir. Bu hastalığın uzman doktor tarafından teşhisi fiziki muayene sonucu olur. Ancak bazı durumlarda deriden alınacak sürüntü örneği ile mikroskobik incelemeler gerekebilir.</p>

<p>B hastalığın tedavisinde, lokal ve sistemik ilaçlar ile topikal pomatlar kullanılır. Ancak bu ilaçların bilinçsiz kullanımı cilde zarar verebileceği için mutlaka bir uman denetiminde ve bilgisi dahilinde kullanılmalıdır.</p>

<p>Strese bağlı egzama gibi durumlarda bir cilt uzmanının yanı sıra psikolog ya da psikiyatrdan da tıbbı destek alınması gerekebilir.</p>

<p>Dermatoloji doktorunuzun önereceği nemlendirici ve temizlik ürünlerinin kullanılması hastalığın rahatlamasını derinin korunmasını sağlar. Yağlı nemlendirici özelliğe sahip temizlik ürünleri, terletmeyen sağlıklı ayakkabılar ve pamuklu elbiselerin tercih edilmesi gerekir. Cilt doktorunuz tarafından yapılacak testler sonucunda egzamanın şiddetine uygun önerilen ilaçlarla tedavi ve takip yapılır.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 26 Apr 2020 18:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/04/koronavirusten-kacarken-el-egzamasi-nasil-onlenir-1587916421.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Korona ve karantina günlerinde evde beslenme ve Akdeniz Diyeti Nedir, Nasıl Yapılır?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/korona-ve-karantina-gunlerinde-evde-beslenme-ve-akdeniz-diyeti-nedir-nasil-yapilir-581</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/korona-ve-karantina-gunlerinde-evde-beslenme-ve-akdeniz-diyeti-nedir-nasil-yapilir-581</guid>
                <description><![CDATA[Corana Virüs tüm dünyaya hızla yayılırken Türkiye’de de etkisini gösteriyor. Toplam vaka sayısının artmasıyla birlikte Sağlık Bakanlığı’nın ‘Evde Kal’ çağrısına uyan vatandaşlar hem sağlıklı beslenmeye özen gösteriyor hem de bağışıklık sistemini güçlü tutmaya çalışıyor. Peki karantina günlerinde evde nasıl sağlıklı besleniriz? Bağışıklık sistemimizi nasıl güçlendiririz?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Öncelikli olarak karşı karşıya olduğumuz salgın (Covid-19) maalesef ezberleri bozan, Çin’de başlamış ancak bugün için Avrupa merkez olmuş durumda. Dolayısıyla ülkemizde bu salgından etkilenmektedir. Burada en önemli konu, sağlık otoritesinin (Sağlık Bakanlığı) tüm uyarıları en üst düzeyde algılanmalı ve bu öneriler harfiyen yerine getirilmelidir. “Sosyal izolasyon” hastalığın yayılmasının önlenmesinde ilk ve temel yaklaşım olacaktır. Bunun yanı sıra kişisel ve çevre hijyenine azami dikkat ederken, yaşam biçimimizi düzenlemek zorundayız. Bu kapsam içerisinde optimal beslenme ile açık ve temiz havada fiziksel aktivite büyük öneme sahiptir. Optimal beslenme dolayısıyla bağışıklık sistemimizi potansiyel hastalık etkenleriyle yeterli mücadele edecek duruma getirmek için en iyi beslenme modeli “Akdeniz Diyeti” olacaktır.</p>

<p>Akdeniz diyeti dünyada “Med Diet” olarak bilinen, 1960’lı yıllardan beri İspanya, İtalya, Türkiye ve Yunanistan gibi ülkelerde yaşayan insanların beslenme düzenini model alan bir diyet çeşididir. Araştırmacılar,&nbsp;<strong>Akdeniz diyeti uygulayan kişilerin&nbsp;</strong>Amerikalılara göre daha az sağlık riski taşıdıklarını belirtmektedir. Sayısız araştırmada&nbsp;<strong>Akdeniz diyetinin kilo vermeye yardımcı</strong>&nbsp;olabileceğine, kalp krizlerini önleyebileceğine, inme riskini azaltabileceğine, Tip 2 diyabet ve prematüre ölümleri engelleyebileceğine değinilmektedir.&nbsp;&nbsp;Bu sebepler dikkate alındığında, çok fazla kural barındırmayan, esnek yapısı ve lezzetli içeriği ile dikkat çeken&nbsp;<strong>Akdeniz diyeti nedir&nbsp;</strong>ve<strong>&nbsp;Akdeniz diyeti nasıl yapılır&nbsp;</strong>konularını inceleyeceğiz.</p>

<p><img alt="" src="https://onlinegazete.com/images/detay/resimler/akdeniz-diyeti-nedir-akdeniz-beslenmesi-696x522_1_.jpg" style="height:522px; width:696px" /></p>

<h2><strong>Akdeniz Diyeti Nedir?</strong></h2>

<p>Akdeniz diyeti, Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerin günlük olarak tükettiği yiyecekler baz alınarak oluşan bir diyet çeşididir. Akdeniz diyeti diğer birçok diyet planı gibi sıkı kurallar barındırmamaktadır.<strong>&nbsp;</strong>Kişilerin beslenme saatlerine, öğün çeşitliliğine ve sayısına karışmamaktadır. Sadece yenilecek ürünleri dikkatle seçmektedir. Buna rağmen Akdeniz diyeti yiyecekler açısından oldukça zengin bir yapıya sahiptir. Sebze ve deniz ürünlerinin ön plana çıktığı&nbsp;<strong>Akdeniz diyetinde kırmızı et, kümes ürünleri, süt ürünleri, kırmızı şarap, tahıllar, yemişler</strong>&nbsp;ve işlenmemiş ancak lezzetli olan her üründen bulunmaktadır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Akdeniz diyetini uygulamanın tek bir yolu yoktur. Sadece yiyeceklere dikkat edildiği sürece&nbsp;<strong>Akdeniz diyeti, uygulaması oldukça kolay olan bir diyet şeklidir.</strong>&nbsp;Ek olarak Akdeniz diyeti kişilerin aktif bir hayat sürmelerini ve günlük egzersiz yapmalarını istemektedir.</p>

<h2>Akdeniz Tipi Beslenme Nedir?</h2>

<p>Akdeniz diyeti uygularken temelde dikkat etmeniz gereken yegâne nokta yiyeceklerdir. Aşağıda Akdeniz diyeti uygularken güvenle yenilebilecek yiyecekleri sıralıyoruz:</p>

<p><strong>Yemeniz Gerekenler:</strong>&nbsp;Sebzeler, meyveler, yemişler, bakliyatlar, patates, tam tahıllar, ekmekler, balık ve deniz ürünleri, zeytin yağı, baharatlar ve otlar.</p>

<p><strong>Kontrollü Bir Şekilde Yemeniz Gerekenler:</strong>&nbsp;Kümes hayvanları, yumurta, peynir ve yoğurt.</p>

<p><strong>Zaman Zaman Yiyebilecekleriniz:</strong>&nbsp;Kırmızı et.</p>

<p><strong>Yememeniz Gerekenler:</strong>&nbsp;Tatlandırıcılı içecekler, şekerli içecekler, işlenmiş et ürünleri, rafine tahıllar, rafine yağlar ve diğer işlenmiş yiyecekler.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 26 Apr 2020 18:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/04/korona-ve-karantina-gunlerinde-evde-beslenme-ve-akdeniz-diyeti-nedir-nasil-yapilir-1587915581.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Aşı kararına erteleme 117 milyon çocuğu etkileyebilecek</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/asi-kararina-erteleme-117-milyon-cocugu-etkileyebilecek-564</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/asi-kararina-erteleme-117-milyon-cocugu-etkileyebilecek-564</guid>
                <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Coronavirüs nedeni ile kızamık aşılarının ertelenmesinin eleştirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle kızamık aşısı kampanyalarının ertelenmesinin 117 milyon çocuğu etkileyebileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>UNICEF'ten yapılan açıklamada, koronavirüs salgını yüzünden 24 ülkede kızamık aşısı kampanyalarının ertelendiğine işaret edildi.</p>

<p>Aşı kampanyalarının ertelenmesinin 117 milyondan fazla çocuğu etkileyeceği uyarısının yapıldığı açıklamada, önemli aşı hizmetlerinin korunması ve devam etmesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütüne göre 50 yılı aşkın süredir güvenli ve etkili bir aşısı olmasına rağmen kızamık vakaları son yıllarda arttı ve 2018'de önlenebilecekken çoğu çocuk ve bebek 140 binden fazla kişi hayatını kaybetti.</p>

<ol>
</ol>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 14 Apr 2020 11:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/04/asi-kararina-erteleme-117-milyon-cocugu-etkileyebilecek-1586852821.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gaz nedir ve neden olur?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/gaz-nedir-ve-neden-olur-489</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/gaz-nedir-ve-neden-olur-489</guid>
                <description><![CDATA[Gaz, herkeste meydana gelen doğal bir vücut tepkisidir. Çeşitli sebeplerden kaynaklanabilir ve dışarıya atılması gerekir. Yenilen yiyecekler, yiyeceklerin sindirilme aşamaları veya ince ve kalın bağırsakta bakteri üretiminin artması sonucu gaz oluşumu meydana gelebilir. Her insan tarafından gün içinde ortalama 15 ila 20 kere gaz çıkartılır.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Gaz, genellikle hava yutulması veya sindirim yoluyla alınan gıdaların parçalanması sonucu ortaya çıkan bir tepkidir. Geğirme ve yellenme yollarıyla dışarıya atılabilir. Dışarıya atılamadığı zaman kişiye sancı ve ağrı verir. Ayrıca uzun süre dışarı atılmaması, karında şişliğe yol açar ve bu durum kişinin çok rahatsız olmasına sebebiyet verir.</p>

<p><strong>Gazın oluşma sebepleri</strong></p>

<p>Vücuttaki gaz, nitrojen, oksijen, metan, hidrojen ve karbondioksit gazlarından oluşur. Çeşitli sebeplerden dolayı meydana gelebilir. Ancak hava yutulması ve besinlerin parçalanması gazın temel nedenlerindendir.</p>

<p><br />
<strong>Hava yutmak</strong><br />
Her insan, yemek yerken veya nefes alırken bir miktar hava yutar. Bunlar dışında sigara içmek, sakız çiğnemek, damak veya dişlere oturmayan ağız aparatları, gıdaları büyük lokma halinde yutmak ve kalem gibi maddeleri ağızda kemirmek ile daha fazla hava yutulur. Yutulan hava vücutta gaz oluşumuna sebep olur ve çeşitli yollar ile dışarıya atılır.</p>

<p><strong>Yiyeceklerin parçalanması</strong><br />
Tüm yiyecekler vücutta parçalanır ve parçalanma sonucu gaz meydana gelir. Özellikle karbonhidratların parçalanması yağ ve proteine göre daha fazla gaz oluşturur. Dolayısıyla yiyecekleri gaz yapan ve yapmayan olarak sınıflandırmak mümkün olur. Kuru fasulye, brokoli, lahana, karnabahar, enginar, mercimek, kuru üzüm, portakal, tatlandırıcı içeren içecek ve sakızlar, lifli gıdalar, kuru erik, elma ve fazla işlenmemiş tahıl içeren gıdalar çok fazla karbonhidrat içerir. Bu nedenle sindirilmeleri sırasında gaz oluşturmaları muhtemeldir.</p>

<p><strong>Bazı sağlık sorunları</strong><br />
Kabızlık, hazımsızlık, çölyak hastalığı, küçük parazitlerin neden olduğu sindirim sistemi iltihaplanması (giyardiyaz), hassas bağırsak sendromu, süt ürünlerinde bulunan şekerin sindirilememesi durumu (laktoz intorelansı) ve mide iltihabı ( gastroenterit) gibi hastalıklar gazın sürekli oluşmasına neden olabilir.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 31 Mar 2020 20:26:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/03/gaz-nedir-ve-neden-olur-1585675799.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Herkesin derdi ayni nedir ve nasıldır bu Coronavirus testi?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/herkesin-derdi-ayni-nedir-ve-nasildir-bu-coronavirus-testi-487</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/herkesin-derdi-ayni-nedir-ve-nasildir-bu-coronavirus-testi-487</guid>
                <description><![CDATA[Koronavirüs testi: Türkiye'deki COVID-19 testleri ile ilgili neler biliniyor?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de test, koronavirüsle mücadelede çok önemli bir yer tutuyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Sosyal medyada, testlerin nerede ve nasıl yapıldığından, türlerine kadar bazı çelişen bilgiler yer alıyor.</p>

<p>Türkiye'deki test süreciyle ilgili merak edilenleri, resmi veriler ve Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Alpay Azap'ın aktardıkları üzerinden derledik.</p>

<p>&nbsp;</p>

<h2>Koronavirüse karşı yapılan testler ve özellikleri neler?</h2>

<p>BBC Türkçe'ye konuşan Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Alpay Azap, koronavirüse karşı iki ana tür test bulunduğunu, bunlardan ilk grubun cihaz gerektiren PCR testleri olduğunu, ikinci grubun ise kamuoyunda hızlı tanı testi olarak da bilinen kart testleri olduğunu söylüyor.</p>

<p>Azap öncelikle, Sağlık Bakanlığı'nın, salgının en başından beri yapmakta olduğu PCR testlerini açıklıyor:</p>

<p>"Virüsün RNA'sını göstermeye dayanan PCR testleri özel cihazlar gerektiren ve mutlaka çok iyi yetişmiş, bilgili mikrobiyolog ve laborant gerektiren testler. Bu cihaz ve testleri, tıpta pek çok alanda kullanıyoruz aslında.</p>

<p>"Bugün için iki tür PCR testi var. Biri, real time (gerçek zamanlı) dediğimiz, yaklaşık üç saat kadar süren bir test. Hazırlığı ve değerlendirmesiyle beraber yaklaşık dört saati bulan bir test. Diğer, hızlı olan PCR ise yaklaşık bir buçuk saatte sonuç veriyor. Buna hızlı PCR diyoruz.</p>

<p>"Türkiye'de en baştan beri real time dediğimiz dört saatlik PCR'ı kullanıyorduk. O bizim zaten standart tanı testimiz demiştim. Şimdi artık o hızlı PCR da birkaç büyük merkezde devreye girdi."</p>

<p>PCR testlerinde, burun ve boğazdan sürüntü yöntemiyle örnek alınıyor.</p>

<p>Azap, kart testi ya da hızlı tanı testi olarak tanımlanan ikinci grup testleri ise şu sözlerle açıklıyor:</p>

<p>"Şimdi geliyorum ikinci grup testlere. İşte bunlar, 'Her yere dağıtacağız' denilen, hızlı tanı testleri diye geçen testler. Bunlara doğru tanımlama ile kart testi demek lazım. Bunlarda herhangi bir cihaza ihtiyaç yok. Yetişmiş elemana da çok ihtiyaç yok. 15 dakika içerisinde sonuç veren testler bunlar.</p>

<p>"Bunların da iki türü var. Bir tanesi antijen, bir tanesi antikor bakıyor. Türkiye'ye önce antijen ölçenler alındı. Fakat teknik sorunlar nedeniyle bu testin çok iyi çalışmadığı anlaşıldı ve bunlar geri iade edildi. Bu testler, teknik sorunlar nedeniyle tüm dünyada da pek kullanılamadı.</p>

<p>"Şu an Türkiye'de yaygın olarak dağıtılacak olan ise antikor testleri. Burada hastanın serum veya kanında, virüse karşı oluşmuş bağışıklık protokolleri yani antikorlar var mı diye bakıyorsunuz. Bu test iyi çalışıyor."</p>

<p>Alpay Azap şu an kullanılan PCR testlerinin ve kart testlerinin (antikor testleri) avantaj ve dezavantajları olduğunu, bunların birbirlerinin açıklarını kapattığını söylüyor:</p>

<p>"Antikor testinin şöyle bir dezavantajı var: Erken dönemde, henüz vücut virüse karşı antikor üretmediği için (antikor üretmesi zaman alan bir süreç) antikor üretene kadar genellikle ilk beş gün, negatif sonuç buluyorsunuz. Antikor testinin en önemli avantajı ise hızı. 10-15 dakika içerisinde, herhangi bir cihaza gerek kalmadan, her yerde yapılabiliyor.</p>

<p>"PCR testlerinin ise şöyle bir sıkıntısı var: Hastalar, virüsü aralıklı olarak saçıyor. Bu, hastalığın çok kötü bir özelliği. O yüzden aslında hasta kişi virüsü taşıdığı halde PCR testi negatif olabiliyor. Antikor testinin böyle bir şeyi yok. Antikor oluştuktan sonra onu hep yakalıyorsunuz ama o da biraz geç oluşuyor.</p>

<p>"Dolayısıyla birini hastalığın başında bir iki kere tekrarlayıp sonra da belirtilerin üzerinden zaman geçtikten sonra gelen hastada ise antikora bakıp tanı koymak mümkün. Bu iki testi de aslında farklı şekillerde kullanmak mümkün. Bunlar birbirlerinin alternatifi değil birbirlerinin açığını kapatan testler."</p>

<p>Azap, antikor testlerinin ilk partilerinin yurtdışından getirilip kullanılmaya başlandığını, önümüzdeki günlerde daha da yaygınlaşacağını söylüyor.</p>

<h2>Bugüne kadar kaç test yapıldı?</h2>

<p>Sağlık Bakanlığı 30 Mart itibariyle Türkiye'de toplam 76 bin 981 kişiye test yapıldığını, toplam vaka sayısının 10 bin 827 olduğunu ve 168 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.</p>

<p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 11 Mart tarihinde Türkiye'de ilk vakanın görüldüğü açıklamasını yaptı.</p>

<p>Koca, devam eden günlerdeki koronavirüsle ilgili açıklamalarında ise 19 Mart'tan itibaren test sayılarına yer vermeye başladı.</p>

<p>19 Mart'ta 1981, 20 Mart'ta 3 bin 656, 21 Mart'ta 2 bin 953 test yapıldığı açıklandı.</p>

<p>22 Mart'ta, o güne kadar toplam 20 bin 345 test yapıldığı belirtildi.</p>

<p>23 Mart'tan itibaren ise açıklamalardaki günlük test sayısı bilgisi devam etti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 31 Mar 2020 19:55:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/03/herkesin-derdi-ayni-nedir-ve-nasildir-bu-coronavirus-testi-1585673909.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Corona virüsün bulaşma hızı hesaplandı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/corona-virusun-bulasma-hizi-hesaplandi-450</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/corona-virusun-bulasma-hizi-hesaplandi-450</guid>
                <description><![CDATA[Londra Üniversitesi’nde görevli Hudh Edward Mongomery, corona virüsün 10 döngüden sonra 59 bin kişiye bulaşabileceğini belirterek gripten daha bulaşıcı olduğuna dikkat çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Londra Üniversitesi Koleji’nde (UCL) İnsan Sağlığı ve Performans Enstitüsü'nün direktörü Hudh Edward Mongomery corona virüs salgının bulaşıcılığını değerlendirdi.<br />
&nbsp;</p>

<ul>
	<li><strong><a href="https://onlinegazete.com/haber/korona-virus-hakkinda-merak-ettikleriniz-325">Corona Virüs Belirtileri Nelerdir?</a></strong></li>
</ul>

<p>Edward Mongomery, ‘’grip ile corona virüs salgınını kıyaslayarak, eğer grip olursanız, ortalama 1.3 kişiye bulaştırırsınız ve 10 döngüden sonra toplamda 14 kişiye grip bulaşmış olur. Covid-19 salgınında ise ortalama 3 kişiye bulaştırırsınız ve 10 döngü sonra yaklaşık 59 bin kişiye corona virüs bulaşmış olur’’ dedi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 24 Mar 2020 23:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/03/corona-virusun-bulasma-hizi-hesaplandi-1585080910.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Corona virüs havada asılı kalarak bulaşır mı?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/corona-virus-havada-asili-kalarak-bulasir-mi-449</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/corona-virus-havada-asili-kalarak-bulasir-mi-449</guid>
                <description><![CDATA[Hem bilim dünyasının hem de toplumların en çok merak ettiği konulardan biri de yeni corona virüsün (KOVİD 19) havadan bulaşıp bulaşmadığı. Birçok insan son günlerde, “Bir Covid-19 hastasının öksürmesi ya da hapşırması halinde virüs havada asılı kalarak başkalarını enfekte eder eder mi?” sorusunun yanıtını arıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyayı kasıp kavuran&nbsp;<strong>corona virüs salgını</strong>nın ortaya çıkmasından bu yana bilim dünyasını ilgilendiren bir soru var: Virüsün hava üzerinden bulaşması mümkün mü?<br />
<br />
Sonuçları bu hafta New England Journal of Medicine (NEJM) adlı tıp dergisinde yayınlanan bir araştırma bu tartışmayı daha da alevlendirdi. Çünkü “Corona virüs havada asılı kalarak bulaşır mı?” sorusunun cevabı hem evet, hem hayır.<br />
<br />
Araştırmayı yapan bilim insanları, sonuç makalesinde "SARS-CoV-2 virüsünün aerosol şeklinde yayılabileceği sonucuna" vardıklarını ifade etti. Yani virüs havada minik damlalar ya da katı parçacıklar halinde yayılabiliyor. Ancak uzmanlar, bundan, bir Covid-19 hastasının öksürmesi veya hapşırması halinde virüsün havada kalacağı ve insanlara bulaşabileceği sonucunun çıkarılmaması gerektiğini de vurguladı.<br />
<br />
<strong>BULAŞMADA 1 METRE KURALI</strong><br />
<br />
Kesin olan bir şey varsa o da SARS-CoV-2'nin solunum yollarıyla, örneğin bir hastanın öksürdüğü zaman saçtığı tükürük damlaları ya da vücut teması yoluyla bulaştığı. Zaten sağlık yetkilileri de bu nedenle insanların birbirleri arasında en az 1 metre mesafe bırakmalarını tavsiye ediyor.</p>

<p><strong>“LABORATUVAR ORTAMINDA MÜMKÜN GERÇEK ORTAMDA OLASI DEĞİL”</strong><br />
<br />
NEJM’de yer alan çalışmada araştırmacılar virüsün havada üç saat boyunca asılı parçacık halinde yaşayabildiğine dikkat çekti. Araştırmacılar virüsü bir tür spreyle havaya sıkarak bu sonuca ulaştı. Ancak laboratuvar ortamında yapılan bu deneyin gerçekte meydana gelmesi olası değil. East Anglia Üniversitesi'nden Paul Hunter bir hastanın öksürmesi ya da hapşırması sırasında ortaya çıkan "damlacıkların havadaki partiküllere nazaran daha hızlı bir biçimde zemine düşeceğini" zira bunların bir sprey aracılığıyla sıkılan bulutsudan daha ağır olduklarını söyledi.<br />
<br />
Hunter'e göre asıl risk bir taşıyıcının çok yakınında bulunmakta ya da üzerinde tükürük damlaları olan zeminlere dokunmakta. Virüs bulaşmış yüzeylere dokunduktan sonra elin yüze götürülmesiyle virüsün böylece burun, göz ya da ağza da bulaştırılması tehlikesi ortaya çıkıyor.<br />
<br />
<strong>PLASTİK VE ÇELİKTE 3 GÜN, KAĞITTA 24 SAAT YAŞAYABİLİYOR</strong><br />
<br />
NEJM'de yayınlanan araştırmada virüsün plastik ve çelik yüzeylerde üç güne kadar ve kağıt üzerinde de 24 saate kadar yaşayabildiği belirtiliyor. Ancak bu yüzeylerden virüs kapmak "virüsün miktarı" ile ilgili. Britanyalı araştırmacı Hunter, "Tavsiyemiz; her ihtimale karşı elleri düzenli olarak ayrıntılı bir şekilde yıkamak" diyor.</p>

<p>Öte yandan virüsün hava yoluyla bulaşma ihtimali de bütünüyle dışlanabilmiş değil. Ünlü ABD'li immünolog Anthony Fauci, "Virüsün havada belli bir mesafe kat edebilecek konumda olduğu fikrini bütünüyle bir kenara atamayız" ifadesini kullanıyor.<br />
<br />
Virüsün havadan bulaşabildiği hipotezinin başka çalışmalarla da doğrulanması halinde bu, alınacak önlemleri de kökünden değiştirecek. Örneğin gündelik hayatta hasta olunmadığı halde solunum maskesi takmanın gerekli olmadığı görüşü de değişmek zorunda olacak.<br />
<br />
Pasteur Enstitüsü'nden Fransız virolog Etienne Simon-Loriere'e göre, çalışma her halükarda corona virüs hastalarını tedavi eden doktorların ve tüm sağlık çalışanlarının "çok iyi bir biçimde korunması gerektiği" görüşünü doğruluyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 24 Mar 2020 23:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/03/corona-virus-havada-asili-kalarak-bulasir-mi-1585080486.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hanta Virüs Nedir?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/hanta-virus-nedir-442</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/hanta-virus-nedir-442</guid>
                <description><![CDATA[İşte hantavirüs hakkındaki detaylar... Hantavirüs hastalığının belirtileri nelerdir? Nasıl bulaşır?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Hantavirüs kuluçka süresi 12 ila 21 gündür. &nbsp;Virusun yol açtığı Kanamalı Ateşle seyreden Renal Sendrom( HFRS) daha çok Asya ve Avrupa kıtasında görülürken, Hantavirus pulmoner sendrom (HPS)'a neden olan tip daha çok Amerika kıtasında görülmektedir.</p>

<p><strong>HANTAVİRÜS NEDİR?</strong></p>

<p>ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi'ne (CDC) göre; hanta virüsleri genellikle kemirgenler tarafından yayılan bir virüs ailesinden. Hanta virüsleri insanlarda hantavirüs pulmoner sendromu (HPS) ve renal sendromla beraber hemorajik ateş (HFRS) gibi hastalıklara yol açabiliyor.</p>

<p>Genelde Amerika kıtasında görülen ve birçok çeşidi bulunan hantavirüs enfeksiyonu, yabani farelerin idrar veya salyasına temas yoluyla bulaşabiliyor.</p>

<p><strong>HANTAVİRÜS BELİRTİLERİ NELER?</strong></p>

<p>HPS'nin erken belirtileri arasında yorgunluk, ateş, kas ağrıları, baş ağrısı, baş dönmesi ve karın ağrısı bulunuyor. Tedavi edilmediği takdirde, öksürük ve nefes darlığına yol açabiliyor. CDC'nin verdiği bilgiye göre; hastalığın ölüm oranı yüzde 38.</p>

<p>HFRS'nin ilk belirtileri de HPS ile benzer. HFRS ayrıca tansiyonun düşmesi, akut şok ve damarlarda sızıntı ve akut böbrek yetmezliğine neden olabiliyor.</p>

<p>Hanta virüsü hava yoluyla bulaşmıyor ve insanlara yalnızca kemirgenlerin dışkıları ve salyaları ile temas etmeleri halinde, nadiren ise enfekte bir taşıyıcının ısırmasıyla geçiyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 24 Mar 2020 17:29:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/03/hanta-virus-nedir-1585060775.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çin&#039;de Yeni Bir Virüs Paniğe Neden Oldu : HantaVirüs</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/cinde-yeni-bir-virus-panige-neden-oldu-hantavirus-441</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/cinde-yeni-bir-virus-panige-neden-oldu-hantavirus-441</guid>
                <description><![CDATA[Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının ortaya çıktığı ülkede yeni salgın endişesine yol açtı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Çin'de farelerden insanlara bulaşan hantavirüs tespit edilen bir kişinin hayatını kaybetmesi, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının ortaya çıktığı ülkede yeni salgın endişesine yol açtı.<br />
Çin'in resmi yayın kuruluşu Global Times'ın haberinde, ülkenin batısındaki Yunnan eyaletinde hantavirüs tespit edilen bir kişinin iş için Şantung eyaletine seyahat ederken otobüste hayatını kaybettiği bildirildi.<br />
Haberde otobüste bulunan 31 kişiye de test yapıldığı belirtildi.<br />
Global Times'ın haberinin ardından sosyal medyada yeni bir salgının ortaya çıkabileceği yorumları yapıldı, Twitter'da "hantavirüs" etiketi dünya çapında trend oldu.<br />
SALGIN TEHLİKESİ YOK<br />
Farelere veya fare idrarı, tükürüğü veya dışkısına temasla insanlara bulaşan hantavirüsler, "Hantavirüs Akciğer Sendromu" (HPS) adı verilen hastalığa yol açıyor. İnsandan insana bulaşmayan hantavirüs salgın tehlikesi yaratmıyor.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 24 Mar 2020 17:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/03/cinde-yeni-bir-virus-panige-neden-oldu-hantavirus-1585060100.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Uzmanlar Uyarıyor: &quot;Corona; korku, takıntı ve panik atak riskini artırabilir&quot;</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/uzmanlar-uyariyor-corona-korku-takinti-ve-panik-atak-riskini-artirabilir-413</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/uzmanlar-uyariyor-corona-korku-takinti-ve-panik-atak-riskini-artirabilir-413</guid>
                <description><![CDATA[Corona virüsü vaka sayısı ile ilgili dünya genelinde yetkililer bilgilendirmelerine devam ederken yasaklar da devreye sokuluyor. Ancak endişe, hasta olma korkusu bir çok insanı çıldırtmak üzere.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>Uzman Klinik Psikolog Selin Küçük, Corona virüsün yaşamı tehdit etmesi bakımından bazı psikiyatrik hastalıkları tetikleyebileceğine dikkat çekerek bu konuda şunları söyledi:</h2>

<p>Yaşanılan bazı üzücü olaylar, doğal afet, trafik kazası veya savaşlar gibi konularda gündem olduğunda her birey üzüntü, kaygı, korku duyabilir.</p>

<p>Bu haberlere yazılı ya da sözlü basında görüp bilgilenen her birey sanki o olay kendi başına gelmiş, ona maruz kalmış gibi yoğun endişe, kaygı, üzüntü duyabilir. Bireyin psikolojik olarak Corona virüsten de etkilenmiş olması oldukça doğaldır.</p>

<p>Corona virüsün insan yaşamını tehdit etmesi, anksiyete yaratması ve bununla birlikte gündelik rutinin bozulması, değiştirilmesi ya da kısıtlanmasına da neden olmaktadır.</p>

<p>Günlük hayatımızda yaptığımız; dışarı çıkamamak, toplu ulaşım araçlarına binememek, iş, özel ya da sosyal hayatın aksaklığa uğraması insanın duygu durumunu olumsuz etkiliyor ve etkilemeye de devam edecek.</p>

<p><strong>ASIL PROBLEM BELİRSİZLİK</strong></p>

<p>Bu virüsün henüz kesin bir tedavi yönteminin olmaması, belirsiz ve tehdit uyandırması bireylerde stres, anksiyete, panik atak, özgül fobi, obsesif kompülsif bozukluk, uykusuzluk gibi psikolojik sorunlara neden olabilir.</p>

<p>Bir psikolojik problemi varsa örneğin OKB (Obsesif Kompülsif Bozukluk) gibi bu tanıyı almış kişilerin daha fazla etkileneceği düşünülebilir. OKB'nin temel korkusu mikrop kapmak olduğu için endişeli ruh hali daha da artabilir.</p>

<p>Günlük yaşamında da mikrop kapma riski olduğunu düşündüğünden fazlasıyla önlem alan kişilerin Corona virüsü ile birlikte kaygılarının da artması normaldir. Kaygılı bekleyişin getirmiş olduğu sonuçlar panik atağa da neden olabilir.</p>

<h2>Her okuduğunuza inanmayın</h2>

<p>Gündem olan konu sosyal medya yoluyla doğru-yanlış sürekli paylaşıldığında insanları sürekli endişeye maruz bırakıyor. Bilginin doğruluğuna ulaşmak da biraz zaman alıyor.</p>

<p>Sürekli maruz kalınan ve gündem olan bir konunun insanlar üzerinde psikolojik yansımalarını görmek oldukça doğaldır. Bireylerin hissetmiş olduğu yoğun kaygı, korku ve endişeler Corona virüsü incelemeye daha çok bilgi sahibi olmaya teşvik etti.</p>

<p>Hastalığın semptomları, korunma yolları, tedavi şekli için sadece resmi kaynaklara güvenmek daha doğru olacaktır. Kendilerini olumsuz etkileyen ve asılsız paylaşımlardan olabildiğince uzak durmak etkili olacaktır.</p>

<h2>Kaygınız yüksekse destek alın</h2>

<p>Kişilerin normal sürecinde giden psikolojik bir problemi varsa ya da son zamanlarda maruz kaldıkları durum aşırı derecede kaygılanmalarına yol açıyorsa psikolog ya da psikiyatristlere başvurup gerekli desteği alabilirler.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 23 Mar 2020 03:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/03/uzmanlar-uyariyor-corona-korku-takinti-ve-panik-atak-riskini-artirabilir-1584922824.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Koronavirüs karantinası havanın kalitesini artırdı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/koronavirus-karantinasi-havanin-kalitesini-artirdi-403</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/koronavirus-karantinasi-havanin-kalitesini-artirdi-403</guid>
                <description><![CDATA[Araştırmalara göre koronavirüs salgınından dolayı karantina uygulanan bölgelerde havanın kalitesi arttı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa küresel çevre izleme programı Copernicus Atmosfer İzleme Servisi Başkanı Vincent-Henri Peuch, İtalya’nın kuzeyinde azotdioksit miktarının "ortalama olarak yarıya düştüğünü" açıkladı. Avrupa Çevre Ajansı da İspanya’nın Mart ayı ortasında sokağa çıkma yasağı ilan edilen Barcelona ve Madrid kentlerinde benzer bir gelişmenin görüldüğünü açıkladı.</p>

<p>Koronavirüs salgınının başladığı Çin'de havadaki değişim daha önce kamuoyuna yansımıştı. ABD uzay araştırmaları kurumu NASA'nın şubat ayında yayınladığı fotoğraflar Vuhan'da havadaki azotdioksit oranının düşüşünü belgelemişti. Vuhan'ın bulunduğu Hubei eyaletinde yaklaşık 60 milyon kişiyi etkileyen bir sokağa çıkma yasağı ilan edilmişti.</p>

<p>NASA araştırmacılarından Fei Liu "Bu kadar büyük bir alanda bu kadar çarpıcı bir düşüşü ilk kez görüyorum" dedi. Avrupa Çevre Ajansı hava kalitesi uzmanı Alberto Gonzales Ortiz de 10 yıl önceki ekonomik kriz sırasında&nbsp; azotdioksit değerlerinin geriye gidişinin dahi "zamana yayılmış bir süreklilik" arz ettiğini söyledi. Çin de koronavirüs krizi çözüm yoluna girdiği için Avrupa Uzay Ajansı'nın (ESA) yayınladığı yeni fotoğraflarda azotdioksit emisyonlarının yeniden arttığı görülüyor.</p>

<p>Azotdioksit (NO2) taşıtlar, sanayi merkezleri ve termoelektrik santrallerinden atmosfere yayılıyor. "NO2 kısa ömürlü bir zararlı madde, atmosferdeki dayanıklılık süresi yaklaşık bir gün” diyen Copernicus Atmosfer İzleme Servisi Başkanı Peuch bu maddenin solunum yollarında ağır iltihaplanmalara yol açabileceğini belirtti.</p>

<p><strong>Hava temizlenmedi</strong></p>

<p>Azotdioksitin azalması ise havanın daha temiz hale geldiği anlamına gelmiyor. NASA Çin'in başkenti Pekin'de Şubat ayında yine yüksek ince toz değerlerine ulaşıldığını açıkladı. Üç gündür sokağa çıkma yasağı uygulanan Paris'te de hava, ince toz ve azotdioksit değerlerinin yükselmesi nedeniyle "orta derecede kirli" olarak sınıflandırıldı.</p>

<p>Zararlı madde miktarında hava durumu da rol oynayabiliyor. Peuch enerji üretiminin yanı sıra hanelerdeki enerji tüketiminin de havadaki zararlı maddelerin miktarını artırabildiğini söyledi. Peuch "daha fazla insan evde kalmak zorunda kalınca, muhtemelen" hanelerdeki enerji tüketiminin azalmayacağına dikkat çekti.</p>

<p>Bilim insanları sağlıklı bir değerlendirme yapabilmek için sakinlerine evde kalma çağrısı yapan Almanya'nın Bavyera eyaleti, Belçika, ABD'nin Kaliforniya eyaleti ve Fransa gibi bölgelerden de verilerin gelmesini bekliyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 22 Mar 2020 16:59:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/03/koronavirus-karantinasi-havanin-kalitesini-artirdi-1584886017.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ünlü isimleri alet ettiler</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/unlu-isimleri-alet-ettiler-400</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/unlu-isimleri-alet-ettiler-400</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye'de ünlü isimler Sahte İlacın reklamını övdü... Peki kimler alet oldu bu reklama?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>Milyonlarca takipçisi olan ünlü isimler ruhsatsız sahte bir vitamin hapının koronavirüse iyi geldiğini söyleyerek reklamını yaptı. Seda Sayan "Eczanede satılıyor" dedi, eczacıalar odasından yalanlama geldi. Şikayetler artınca Bakanlık harekete geçti. Firma ile ilgili suç duyurusunda bulunuldu. Ayrıca ürünün toplatılması da istendi. Ayrıca ürünü satan firmanın adresinde "yalan dolan mahallesi" yazması ise dikkat çekti...</h2>

<p>Milyonlarca takipçisi olan ünlü isimler "koronavirüsten koruyor" diyerek sahte bir vitaminin reklamını yaptılar. Onlar önerdi, sahte ürüne talep patlaması yaşandı. Oysa koronavirüs için henüz ne aşı ne de ilaç bulunabildi. Aslında başta dünya sağlık örgütü olmak üzere dünyadaki bütün bilim insanları korona virüse çare olacak bir ilacı ya da aşıyı bulmaya çalışıyor.<br />
<br />
O yüzden de sözde vitaminin korona virüse iyi geldiği söylemek bunu söylerken de ünlü isimlerin "acaba reklamını yaptığım bu ürün gerçekten de iyi geliyor mu" diye bir saniye bile düşünmeden, kamu sağlığını hiçe saymaları vicdan terazisinde nerde duruyor?<br />
<br />
<strong>"BİR ÇOK AÇIDAN ZARARLI"</strong></p>

<p>O reklamı yapanlar için Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan’dan da tepki geldi. Prof. Dr. Ceyhan, “Halkın paniğini fırsata çeviren etkisiz ilaçları etkili diye pazarlayan insanları görürüz. Bunların hiçbir tanesi yarar sağlamadığı gibi birçok açıdan da zararlı maalesef” dedi.<br />
<br />
<strong>SEDA SAYAN 'ECZANEDE SATILIYOR' DEDİ, YALANLAMA GELDİ</strong></p>

<p>Vitaminin reklamını yapan ünlü isimlerden Seda Sayan, “Eczane satışı onaylı bir ilacın tabii reklamını yaparım” derken İstanbul Eczane Odası Başkanı Zafer Cenap Sarıalioğlu ise “Asla eczanelerimizde böyle bir ürünümüz yoktur. Çok ciddi boyutta sahtekarlık” yanıtını verdi.<br />
<br />
<strong>ADRESİ: YALAN DOLAN MAHALLESİ!</strong><br />
<br />
Ürünün eczanelerde satışı olmadığı gibi ruhsatı da Ticaret ve Orman Bakanlığı’ndan onayı da yok. Hatta bakanlığın kayıtlarında böyle bir ilaç hiç yok. Dahası ürünü satan firmanın adresinde "yalan dolan mahallesi" ibaresi yer alıyor. Yani ünlüler "yalan dolan mahallesinde" üretilen bir ürünü takipçilerine önerdi.<br />
<br />
<strong>BAKANLIK HAREKETE GEÇTİ</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><!-- medyanet/9927946/hurriyet/gundem/body_300x250_1 --><!-- medyanet/9927946/hurriyet/gundem/body_300x250_1a --><!-- medyanet/9927946/hurriyet_mobilsite/gundem/haberici_300x250_1 --></p>

<p>Bakanlık, ruhsatsız ürünün reklamını yapanlara karşı harekete geçti. Firma ile ilgili hem Ticaret Bakanlığı’na hem de RTÜK’e suç duyurusunda bulunuldu. İnternet üzerinden satılan ürünün de toplatılması istendi. O soruşturma kapsamın da ünlüler de mercek altına alındı…</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 21 Mar 2020 22:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/03/unlu-isimleri-alet-ettiler-1584820268.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Koronavirüs salgınında sayılar bize ne söylüyor?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/koronavirus-salgininda-sayilar-bize-ne-soyluyor-394</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/koronavirus-salgininda-sayilar-bize-ne-soyluyor-394</guid>
                <description><![CDATA[Hayatımızı alt üst eden COVID-19 hastalığıyla ilgili her gün önümüze yeni rakamlar, yeni hesaplamalar geliyor. Peki bilim insanları neye dayanarak hastalığın yayılma hızı ve vaka sayısı ile ilgili tahminlerde bulunuyor?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Temel reprodüksiyon sayısı</strong></p>

<p>Bu sayı bize bir virüsün yayılma potansiyelini anlatıyor. Reprodüksiyon sayısı 1'den büyükse, enfeksiyon kapmış olan her bir kişi hastalığı en az bir kişiye bulaştırıyor demek. Sayının 1’den küçük olması halinde ise virüs sürekli daha az insana bulaşıyor anlamına geliyor.</p>

<p>Bir virüsün yayılmasına engel olmak için reprodüksiyon sayısının 1’den küçük olması şart. Almanya’da enfeksiyon hastalıklarını Robert Koch Enstitüsü izlemeye alıyor. Enstitü SARS-CoV-2 virüsünün temel reprodüksiyon sayısının 2,4 ile 3,3 arasında olduğunu tahmin ediyor. Yani enfekte olan her bir kişi 2 ila 3 kişiye daha virüsü bulaştırıyor. Bir başka deyişle salgını kontrol altına almak için bulaşmaların üçte ikisini önlemek gerekiyor.</p>

<p>Ortada etkili aşılar bulunmadığı ve güvenilir bir biçimde virüsten korunulamadığı için nüfusun yüzde 60 ila 70'inin virüse yakalanacağı tahmin ediliyor. Virüs bu oranlara ulaştıktan sonra enfekte olmuş olanlar arasında kalacak ve yaygınlığını daha fazla artıramayacak.</p>

<p><strong>Kuluçka süresi</strong></p>

<p>SARS-CoV-2 virüsünde kuluçka süresinin ortalama 5 ila 6 gün olduğu, ancak 14 güne kadar çıkabileceği belirtiliyor.</p>

<p><strong>Bulaşıcılık süresi</strong></p>

<p>Halihazırda enfekte olmuş bir kişinin hastalık semptomlarının ortaya çıkmasından 24 ila 48 saat sonrasına kadar virüsü başkalarına bulaştırabileceği tahmin ediliyor. Çin'in Şenzen metropolünde yapılan araştırmalar enfeksiyonların dörtte birinin henüz semptom göstermeyen kişilerde olduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p>Virüs kapmış bir kişinin semptomlar belirdikten sonra hastalığı yumuşak bir biçimde geçireceği ve muhtemelen 12 güne kadar durumun kötüleşmesi halinde ise iki haftaya kadar virüsü bulaştırabileceği öngörülüyor. Virüs tükürük yoluyla yayılıyor. Bu tükürükler ne kadar akciğerin derininden gelirse virüs de o derece etkin halde oluyor. Bir başka deyişle balgamdaki virüsün bulaşıcılığı tükürüktekinden fazla. Virüsün dışkı yoluyla yayıldığı yönünde bir bilgi ise bulunmuyor.</p>

<p><strong>Vaka-ölüm oranı</strong></p>

<p>Vaka ölüm oranı SARS-CoV-2 bulaşan bir kişinin hastalık sonunda ölme ihtimalinin ne kadar yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Ancak mevcut salgında bu riskin ne derecede olduğunu hesaplamak pek kolay değil.</p>

<p>Bunun farklı nedenleri var. Öncelikle vaka-ölüm oranı hastalığın ortaya çıktığı yer ve zamandan bağımsız değil. Yeni koronavirüs Çin, İtalya ya da ABD gibi farklı biçimde salgına hazırlanan ve sağlık sistemlerine sahip ülkelerde, farklı yaş grupları, farklı hastalıkları olan insanlar ve ortak yaşamın farklı biçimlerine sahip topluluklar içinde yayılıyor.</p>

<p>Tüm bunlar ve daha başka faktörler nüfusun salgına ne ölçüde açık olduğunu belirliyor. Sayıların karşılaştırılması o yüzden çok mümkün değil. Ancak hangi sayıların vaka-ölüm oranının hesaplanmasında temel alınması gerektiği son derece belirleyici. Birçok vakanın test sayısının azlığı nedeniyle tespit edilmemiş olması mümkün. London School of Hygiene and Tropical Medicine'den matematikçi ve epidemiyolog Adam Kucharski yeni salgında vaka-ölüm oranını yüzde 0,5 ile 2 arasında hesaplıyor. Buna göre hastalığa yakalanan 100 kişiden bir ya da iki kişi hayatını kaybediyor.</p>

<p><strong>Bilinmeyen vaka sayısı</strong></p>

<p>Her ne kadar Dünya Sağlık Örgütü, Johns Hopkins Üniversitesi ve Robert Koch Enstitüsü koronavirüs vakalarının sayısını kamuoyuyla günbegün paylaşsa da tüm bu vakalar doğrulanmış vakalar. Bunlar gerçek vakaların sayısı hakkında sadece bir fikir verebiliyor ve virüsün yayılma hızı hakkında bir tahmin yapmayı kolaylaştırıyor. Ancak rakamlar kaç sayıda insanın test edildiğinden, bir ülkede hangi sayıda test kiti olduğundan bağımsız değil. Koblenz-Landau Üniversitesi'nden matematikçi Tomas Götz ölüm sayılarına bakarak İtalya’da şubat ayı sonu itibarı ile gerçekte 40 bin koronavirüs vakası olduğu tahminini yapıyor. O tarihte İtalya'da duyurulan vaka sayısı ise 800’dü.</p>

<p><strong>Geometrik büyüme</strong></p>

<p>Biz insanlar doğrusal olmayan büyümeyi anlamakta zorlanıyoruz. İçgüdüsel olarak büyümeden düzenli olarak bir artışı anlıyoruz, bugün bir, yarın iki, bir hafta sonra yedi gibi. Virüs ise doğrusal değil geometrik olarak çoğalıyor. Virüs bulaşan bir kişi bir başka kişiyi enfekte ediyor. Ancak bu iki kişi ardından iki kişiye daha virüsü taşıyor. Dört kişi başka dört kişiye virüsü aktarıyor. Bu bir satranç tahtasında bir kareye bir önceki kareye konan pirincin iki katı pirinç koymaya benziyor. Sonuncu kareye doğrusal büyüme halinde 64 pirinç konması gerekirken geometrik büyümede konması gereken pirinç sayısı tam 9.223.372.036.854.775.808.</p>

<p>Matematikçi Adam Kucharski'nin "The Rules of Contagion: Why Things Spread - and Why They Stop" adlı kitabına göre virüsün yayılma hızında dört önemli faktör rol oynuyor.</p>

<p>- Bulaşıcılığın süresi: Bir kişi ne kadar uzun süre hastaysa o kadar çok da insana virüsü taşıyabiliyor. Hasta bir kişi ne kadar erken başkalarından izole edilirse virüsü başkalarına bulaştırma ihtimali de o derece düşürülmüş oluyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 21 Mar 2020 02:55:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/03/koronavirus-salgininda-sayilar-bize-ne-soyluyor-1584748701.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye&#039;de can kaybı 9&#039;a yükseldi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/turkiyede-can-kaybi-9a-yukseldi-392</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/turkiyede-can-kaybi-9a-yukseldi-392</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye'de koronavirüs salgınında can kaybının 9'a yükseldi. Vaka sayısı ise 670'e ulaştı. Vakıf ve özel hastaneler pandemi hastanesi olarak ilan edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Sağlık Bakanı Fahrettin Koca Türkiye'de koronavirüs salgınında hayatını kaybedenlerin sayısının 9'a yükseldiğini açıkladı.</p>

<p>Koca toplam vaka sayısının da 670'e ulaştığını söyledi. Bakan Koca&nbsp;"Son 24 saatte 3656 şüpheliye test yapıldı. 311’i pozitif çıktı. Hasta sayımız 670’e ulaştı. Yaşlı ve direnci zayıf 5 hastamızı kaybettik. Bugüne dek toplam 9 can kaybımız var. Tamamı yaşlılarımızdan. Yaşlılarımızı koruyalım. mücadelemizde bir an bile esneklik göstermeyelim" açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>"Pandemi Hastanesi" </strong></p>

<p>Öte yandan Türkiye'de Sağlık Bakanlığı, vakıf ve özel hastaneleri "Pandemi Hastanesi" ilan eden bir genelge yayınladı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, Dünya Sağlık Örgütü'nün önerileri çerçevesinde Türkiye'de gerekli önlemlerin alındığı belirtilerek, sağlık kuruluşlarındaki yoğunluğun ve Bakanlığa bağlı sağlık personelinin üzerindeki yükün azaltılması amacıyla yeni önlemlerin alındığı ifade edildi.</p>

<p>Buna göre COVID-19 tanısı kesinleşinceye kadar Sağlık Bakanlığı hastanelerinde, devlet ve vakıf üniversiteleri hastaneleri ile tüm özel sağlık kuruluşlarında hastaların kabul ve tedavi süreçlerinin yapılması zorunlu kılındı. Açıklamada, bünyesinde Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji, Göğüs Hastalıkları, İç Hastalıkları uzmanı hekimlerden en az ikisinin bulunduğu ve 3. seviye erişkin yoğun bakım yatağı bulunan hastanelerin "Pandemi Hastanesi" olarak kabul edidiği vurgulandı. Pandemi Hastanesi'nin de COVID-19 tanısı almış (test pozitif) vakaların tedavi sürecinin yapılmış olduğu hastane olarak tanımlandığı belirtildi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 21 Mar 2020 00:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/03/turkiyede-can-kaybi-9a-yukseldi-1584740975.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Herkes aynı şeyi soruyor. Korona&#039;dan kurtulacak mıyız?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/herkes-ayni-seyi-soruyor-koronadan-kurtulacak-miyiz-391</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/herkes-ayni-seyi-soruyor-koronadan-kurtulacak-miyiz-391</guid>
                <description><![CDATA[Evlerinde kendilerini Covid-19 veya bir diğer adı ile Korona Virüsü'nden korumaya çalışanlar panik içinde. Sokakta vatandaş endişeli. Peki, corona virüsü ne zaman biter?  Uzmanlar neler söylüyor?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Corona virüsü&nbsp;Çin&nbsp;ve&nbsp;İtalya&nbsp;başta olmak üzere&nbsp;dünya&nbsp;genelinde can almaya devam ediyor. Virüsün yayılımını engellemek amacıyla birçok alanda çeşitli önlemler alınsa da tehlikeli süreçte olası vakalar belirtilerle ilgili soru işaretlerini gidermek için çeşitli kurumlardan bilgiler alabiliyorlar. İlk etapta&nbsp;covid-19 belirtilerinin neler olduğunun bilinmesi büyük önem taşıyor.</p>

<p><strong>CORONA VİRÜSÜ KAÇ GÜNDE ORTAYA ÇIKAR?</strong></p>

<p>Ölümcül sonuçlar ortaya çıkarabilen virüsün en sık görülen belirtileri arasında olan&nbsp;kuru öksürük&nbsp;ve ateş genellikle 2 ile 4 gün arasında ortaya çıkmış oluyor. Ancak hastanın dayanıklılık yapısına bağlı olarak bu belirtiler 8 ile 10 güne kadar uzayabiliyor. Yine hastalığın 14 gün içerisinde herhangi bir belirti vermemesi ise bu riski minimum seviyeye indirmiş oluyor. Bu nedenle yurt dışı seyahatlerinden dönen kişilerin 14 gün boyunca kendilerini izole etmeleri ve&nbsp;karantina&nbsp;altında tutmaları isteniyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>YAKIN ZAMANDA BİTECEK Mİ?</strong></p>

<p>Tüm dünyada korkuya neden olan ve milyonlarca insanın eve kapanmasını sağlayan Korona Virüsü bir çok ülkede kontrolden çıktı. İtalya'da ölümler Çin'i geçti. Şimdi herkes bu salgının ne zaman biteceğini merak ediyor.</p>

<p><a href="https://onlinegazete.com/galeri/korona-virus-ne-zaman-bitecek-28"><strong>CORONA VİRÜSÜ NE ZAMAN BİTER? </strong></a></p>

<p><a href="https://onlinegazete.com/galeri/korona-virus-ne-zaman-bitecek-28"><strong>BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ...</strong></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 20 Mar 2020 22:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/03/herkes-ayni-seyi-soruyor-koronadan-kurtulacak-miyiz-1584734512.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Koronavirüs: &#039;Sosyal mesafe&#039; ve &#039;tecrit&#039; nedir?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/koronavirus-sosyal-mesafe-ve-tecrit-nedir-390</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/koronavirus-sosyal-mesafe-ve-tecrit-nedir-390</guid>
                <description><![CDATA[Koronavirüs salgınından korunmanın yollarından en etkilisi olarak sosyal mesafe ve kişilerin kendi kendilerini tecrit etmesi gösteriliyor. Peki bu ifadeler ne anlama geliyor?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>Koronavirüs ya da grip belirtileri gösteren kişilere ve yurt dışınan son 14 gün içinde gelmiş olanlara, virüs taşıyor olması ihtimaline karşın evde kendi kendilerini tecrit etmeleri uyarısında bulunuluyor.</p>

<p>İşte kendini tecrit etme ve sosyal mesafe koyma konusunda bilmemiz gerekenler:</p>

<h2>Sosyal mesafe nedir?</h2>

<p>Sosyal mesafe, diğer insanlarla temastan kaçınmak anlamına geliyor.</p>

<p>Kamuya açık alanlarda, kalabalıklar için çok daha az vakit geçirmek, mümkünse bu alanlara hiç gitmemek de demek. Bunu sağlamanın bazı yolları var:</p>

<ul>
	<li>Mümkünse evden çalışma</li>
	<li>Mecburi olmayan tüm yolculukların iptal edilmesi</li>
	<li>Barlar, kulüpler, tiyatrolar ve diğer sosyal etkinliklerden uzak durulması</li>
	<li>Öksürük ya da yüksek ateş şikayeti olanlarla aynı evde yaşayanların 14 gün boyunca evden çıkmaması</li>
</ul>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, çarşamba günü yaptığı açıklamada "Bu süreçte en çok hassasiyet göstermemiz gereken husus, bireysel temizliğimize ve diğer insanlarla olan mesafemize dikkat etmektir. Milletimin her bir ferdinden ricam, Kovid-19 tehdidi geçene kadar, mümkün olduğu kadar evlerinden çıkmamalarıdır" diye konuştu.</p>

<h2>Kendini tecrit etmek ne demek?</h2>

<p>İnsanların kendilerini tecrit etmesi, dünyanın geri kalanıyla ilişkisini tamamen kesmek anlamına geliyor.</p>

<p>Ateşi yüksek olan ya da öksürük şikayeti olan herkes, kendisini toplumdan tecrit etmeye hazır olmalı. Yani 14 gün boyunca evinden hiç çıkmamalı.</p>

<p>Kişisel tecrit, sosyal mesafeden farklı olarak alışveriş ya da spor yapmak için bile evden dışarı çıkmamak demek. Çok mecbur kalırsa da dışarı çıktığında diğer insanlarla arasında fiziksel mesafe koymalı.</p>

<p><img alt="Presentational white space" src="https://ichef.bbci.co.uk/news/624/cpsprodpb/94C2/production/_109028083_1px_white_line-nc.png" style="height:1px; width:624px" /></p>

<p>Covid-19 belirtileri gösteren herkes iyice havalandırılan bir odada, pencereyi ara ara açarak ve hiçbir ziyaretçi kabul etmeyerek en az 14 gün boyunca kalmalı.</p>

<p>Dışarıda yapılması gereken işleri için ise ailesinden ya da tanıdıklarından yardım istemeli. Örneğin market alışverişini arkadaşları yapıp kapının önüne bırakmalı. Evlere servis hizmeti veren restoran ve marketlerin bu hizmetinde de yararlanılabilir.</p>

<p>Bu semptomları yaşayanlar, başa çıkamayacak hale gelirse ya da 7 günün sonunda durum daha da kötüleşirse, ancak bu durumda 184'ü aramalı.</p>

<p>Koronavirüsün yol açtığı Covid-19 hastalığı yüksek ateş, öksürük ve nefes problemlerine yol açabiliyor. Sağlıklı bireylerde virüsü kaptıktan sonra bu semptomların görülmesi 5 günü buluyor.</p>

<h2>Evinizi risk grubundan biriyle paylaşıyor musunuz?</h2>

<p>Eğer akciğer, böbrek ve bağışıklık sistemi sorunları yaşayan ya da 65 yaşından büyük biriyle aynı evde yaşıyorsanız ve kişisel tecrit ya da sosyal mesafe uygulamanız gerekiyorsa, evin içinde bu kişiye 2 metreden daha fazla yaklaşmamanız gerekiyor.</p>

<p>Mutfak, salon gibi ortak alanlara bu kişi varken gitmeyin. Yokken gittiğinizde de olabildiğince kısa vakit geçirmeye çalışın. Siz girip çıktıktan sonra bu alanlar çok iyi şekilde havalandırılmalı.</p>

<p>Yemeklerinizi de eğer mümkünse kendi odanızda yemelisiniz.</p>

<p>Banyoda da tecrit altındaki kişinin kullanacağı havlu, evdeki diğer kişilerin kullandığı havludan ayrı tutulmalı. Bu kişi banyoyu ya da tuvaleti kullandıktan sonra her seferinde yerler her türlü yüzey silinmeli.</p>

<p>Tecrit altındaki bir kişiyle birlikte yaşayan herkes sık sık ellerini sabunla yıkamalı.</p>

<p>Tecrit altındaki herkes, eğer evde başkaları da yaşıyorsa, kullandığı mendil gibi kişisel malzemelerini çöpe atmadan önce ayrı poşete koyup poşet kapatılmalı, 72 saatin ardından herkesin ortak kullandığı çöpe atılmalı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 20 Mar 2020 19:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/03/koronavirus-sosyal-mesafe-ve-tecrit-nedir-1584722962.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Koronavirüs: Sağlık sorunu olanlar için öneriler</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/koronavirus-saglik-sorunu-olanlar-icin-oneriler-357</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/koronavirus-saglik-sorunu-olanlar-icin-oneriler-357</guid>
                <description><![CDATA[Koronavirüs her yaştan, her durumda insanı etkileyebilir. Ancak daha önceden sağlık sorunu olanlar ve belli bir yaşın üzerindekilerde sonuçları daha ağır olabiliyor. Peki bu durumdaki insanlar ne yapmalı?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Çin'in Vuhan kentinde ortaya çıkan ve Covid-19 adı verilen hastalığa yol açan koronavirüs (corona virüsü), Antarktika hariç tüm kıtalara ve 120'den fazla ülkeye yayıldı.</p>

<p>Nefes yoluyla bulaşan koronavirüs, sağlık sorunları olanlara daha kolay bulalmaz. Virüsü kapma riski herkeste aynı.</p>

<p>Ancak bağışıklık sistemi daha zayıf olanlar, kalp rahatsızlığı, şeker hastalığı ya da astımı olanlar, virüsü kaptıktan sonra daha ağır bir hastalık geçirebiliyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Çoğu kişi virüsü kaptıktan birkaç gün sonra, iyi bir dinlenmeyle iyileşebiliyor. Ancak küçük bir kesim için de olsa hayatî tehlike yaratabiliyor.</p>

<p>Bu kişiler için de belirtiler aynı oluyor: Öksürük, yüksek ateş ve nefes almada zorluk.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 18 Mar 2020 15:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/03/koronavirus-saglik-sorunu-olanlar-icin-oneriler-1584533034.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>&#039;Koronavirüs havada 3, bakırda 4, çelikte 72 saat canlı kalabiliyor&#039;</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/koronavirus-havada-3-bakirda-4-celikte-72-saat-canli-kalabiliyor-356</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/koronavirus-havada-3-bakirda-4-celikte-72-saat-canli-kalabiliyor-356</guid>
                <description><![CDATA[ABD'de Ulusal Sağlık Enstitüsü adına yapılan bir araştırma, koronavirüsün havada 3 saat, plastik ve çelik yüzeylerde ise 3 güne kadar canlı kalabildiğine işaret ediyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Geçen hafta internette paylaşılan araştırmanın ayrıntıları tıp dergisi dün New England Journal of Medicine'da yayımlandı.</p>

<p>Araştırmada yeni virüsün dayanıklılık süreleri, 2002'deki SARS (Şiddetli Akut Solunum Yolu Sendromu) salgınına yol açan SARS-CoV-1 virüsünün canlı kalma süreleriyle kıyaslandı. Buna göre yeni koronavirüs…</p>

<ul>
	<li>Bakır yüzeylerde dört saat,</li>
	<li>Mukavva yüzeylerde 24 saat</li>
	<li>Plastik ve paslanmaz çelik yüzeylerde ise 72 saate kadar canlı kalabiliyor.</li>
</ul>

<p>Bu çalışmaya göre koronavirüsün havada canlı kalma süresi de 3 saate kadar çıkabiliyor.</p>

<p>Raporu yazan uzmanlar, "Test edilen koşullarda SARS-CoV-2 (koronavirüs) ile SARS-CoV-1'in canlı kalma süreleri benzerlik gösteriyor" dedi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 18 Mar 2020 14:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/03/koronavirus-havada-3-bakirda-4-celikte-72-saat-canli-kalabiliyor-1584532727.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Korona Virüs&#039;ün tedavisi bulundu mu?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/korona-virusun-tedavisi-bulundu-mu-328</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/korona-virusun-tedavisi-bulundu-mu-328</guid>
                <description><![CDATA[Dünyanın farklı coğrafyalarında korona virüs için tedavi arayışları devam ediyor. Peki son durum ne?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;Avustralyalı bilim insanları koronavirüs için tedaviyi bulduklarını ileri sürdü. İlaç testleri için başvuru yapıldı.</p>

<p>Queensland'deki Klinik Araştırma Merkezi uzmanları bulunan ilacın hali hazırda bazı hastalarda denendiğini ve bu kişilerin durumunun düzeldiğini belirtiyor.</p>

<p>Araştırmacılar mart ayı sonunda Covid-19 pozitif olan hastaların ulusal düzeyde ilacı test etmek için deneylere kaydolmalarını umuyor.</p>

<p>LABORATUVARDA DA İŞE YARADIĞI GÖRÜLDÜ</p>

<p>Araştırma Merkezi Direktörü Profesör David Paterson yaptığı açıklamada sıtma ve HIV tedavisinde kullanılan iki ilaçtaki etken maddelerin kombinasyonunun koronavirüsü laboratuvar tüplerinde de etkisiz hale getirdiğini belirtti.</p>

<p>Paterson ilaçlardan birinin ülkedeki ilk pozitif vakalardan birine verildiğini ve bu kişide virüs izinin kalmayarak tamamen iyileştiğini kaydetti.</p>

<p>"'ÇARE' DEMEK YANLIŞ OLMAZ ÇÜNKÜ TAMAMEN İYİLEŞTİRDİĞİNİ GÖRDÜK"</p>

<p>Enfeksiyonel hastalıklar uzmanı olan Paterson "Yapılan terapi sonrası virüsün hastaların vücudundan tamamen atıldığını gördük. Dolayısı ile bu ilaçları bir 'tedavi' ve hatta 'çare' olarak isimlendirmek yanlış olmaz. Üstelik şimdiye kadar bir yan etki de görülmüş değil" diyerek oldukça iddialı konuştu.</p>

<p>Ne var ki Paterson, çok sayıda insan üzerinde geniş çaplı deneyler tamamlanmadan 'kesin çözüm' olarak lanse edilemeyeceğini belirtti.</p>

<p>ÜÇ AY İÇİNDE NETLİĞE KAVUŞABİLİR</p>

<p>Paterson, insanlar üzerinde denemeler başarılı olursa, ilaçların koronavirüsü tedavide etkin olup olmadığını üç ay içinde öğreneceklerini ifade etti.</p>

<p>Bahsi geçen her iki ilaç da Avustralya'da hali hazırda kayıtlı ve kullanımda ancak henüz resmi testler gerçekleştirilmediği ve onay alınmadığı için etken maddelerin hangi kombinasyonda kulanıldığına ilişkin detaylar açıklanmıyor.</p>

<ol>
</ol>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Mar 2020 13:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/03/korona-virusun-tedavisi-bulundu-mu-1584442508.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Korona Virüs&#039;ün tedavisi bulundu mu?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/korona-virusun-tedavisi-bulundu-mu-327</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/korona-virusun-tedavisi-bulundu-mu-327</guid>
                <description><![CDATA[Dünyanın farklı coğrafyalarında korona virüs için tedavi arayışları devam ediyor. Peki son durum ne?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;Avustralyalı bilim insanları koronavirüs için tedaviyi bulduklarını ileri sürdü. İlaç testleri için başvuru yapıldı.</p>

<p>Queensland'deki Klinik Araştırma Merkezi uzmanları bulunan ilacın hali hazırda bazı hastalarda denendiğini ve bu kişilerin durumunun düzeldiğini belirtiyor.</p>

<p>Araştırmacılar mart ayı sonunda Covid-19 pozitif olan hastaların ulusal düzeyde ilacı test etmek için deneylere kaydolmalarını umuyor.</p>

<p>LABORATUVARDA DA İŞE YARADIĞI GÖRÜLDÜ</p>

<p>Araştırma Merkezi Direktörü Profesör David Paterson yaptığı açıklamada sıtma ve HIV tedavisinde kullanılan iki ilaçtaki etken maddelerin kombinasyonunun koronavirüsü laboratuvar tüplerinde de etkisiz hale getirdiğini belirtti.</p>

<p>Paterson ilaçlardan birinin ülkedeki ilk pozitif vakalardan birine verildiğini ve bu kişide virüs izinin kalmayarak tamamen iyileştiğini kaydetti.</p>

<p>"'ÇARE' DEMEK YANLIŞ OLMAZ ÇÜNKÜ TAMAMEN İYİLEŞTİRDİĞİNİ GÖRDÜK"</p>

<p>Enfeksiyonel hastalıklar uzmanı olan Paterson "Yapılan terapi sonrası virüsün hastaların vücudundan tamamen atıldığını gördük. Dolayısı ile bu ilaçları bir 'tedavi' ve hatta 'çare' olarak isimlendirmek yanlış olmaz. Üstelik şimdiye kadar bir yan etki de görülmüş değil" diyerek oldukça iddialı konuştu.</p>

<p>Ne var ki Paterson, çok sayıda insan üzerinde geniş çaplı deneyler tamamlanmadan 'kesin çözüm' olarak lanse edilemeyeceğini belirtti.</p>

<p>ÜÇ AY İÇİNDE NETLİĞE KAVUŞABİLİR</p>

<p>Paterson, insanlar üzerinde denemeler başarılı olursa, ilaçların koronavirüsü tedavide etkin olup olmadığını üç ay içinde öğreneceklerini ifade etti.</p>

<p>Bahsi geçen her iki ilaç da Avustralya'da hali hazırda kayıtlı ve kullanımda ancak henüz resmi testler gerçekleştirilmediği ve onay alınmadığı için etken maddelerin hangi kombinasyonda kulanıldığına ilişkin detaylar açıklanmıyor.</p>

<ol>
</ol>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Mar 2020 13:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/03/korona-virusun-tedavisi-bulundu-mu-1584442456.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DSÖ: Test yapın, test yapın, test yapın!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/dso-test-yapin-test-yapin-test-yapin-315</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/dso-test-yapin-test-yapin-test-yapin-315</guid>
                <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü’ne göre yeni koronavirüsle mücadelenin yolu yapılan test sayısını artırmaktan geçiyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Başkanı Tedros Adhanom Ghebreyesus, koronavirüsle mücadele için en önemli adımın daha fazla test yapmaktan geçtiğine dikkat çekti. Ghebreyesus, Pazartesi günü Cenevre’de yaptığı açıklamada "Mesajımız çok basit: Test yapın, test yapın, test yapın" dedi.</h2>

<p>"Alevle gözleri bağlı şekilde savaşmak mümkün değil" diyen DSÖ Başkanı, birçok ülkede sosyal hayatta insanların arasındaki mesafenin artırılması için çok daha fazla önlem alınmış olmasının da iyi bir gelişme olduğunu kaydetti.</p>

<p>Ancak DSÖ Başkanı Ghebreyesus, koronavirüsün yayılmasını etkili bir şekilde yavaşlatmak için çok daha fazla test yapmanın ve bunu takiben de test sonucu pozitif olan kişilerin etkili bir şekilde izole edilmesinin gerekli olduğuna vurgu yaptı. Hastaların semptomları hafiflemeye başladıktan sonra yaklaşık iki hafta daha virüsü bulaştırabildiğine dikkat çeken DSÖ Başkanı, bu nedenle son dönemde 120 ülkeye 1,5 milyon test kiti gönderdiklerini belirtti.</p>

<p>Ghebreyesus ayrıca hastalarla ilgilenen kişilerin özellikle de bunu ev ortamında yapıyorlarsa, önerilen önlemlere harfiyen uymaları gerektiğinin altını çizdi ve bu önlemlere elleri yıkamanın dahil olduğunu da hatırlattı.</p>

<p>DSÖ Başkanı, ayrıca daha az gelişmiş ülkelerin pandemiden şiddetli olarak etkilenmeleri halinde nereler olabileceği konusunda duyduğu endişeyi de dile getirdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Mar 2020 01:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/03/dso-test-yapin-test-yapin-test-yapin-1584398300.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Üzerinde çalışılan Corona Virüs aşısının haklarını kim satın almak istedi?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/uzerinde-calisilan-corona-virus-asisinin-haklarini-kim-satin-almak-istedi-311</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/uzerinde-calisilan-corona-virus-asisinin-haklarini-kim-satin-almak-istedi-311</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>Alman basını, ABD Başkanı Donald Trump'ın, koronavirüse karşı aşı geliştirmek üzere çalışan bir Alman araştırma şirketinin tüm haklarını ABD'nin kullanımına açmak üzere satın almaya çalıştığını yazdı. Alman hükümetinden yetkililer, aynı bilginin kendilerine de ulaştığını ancak böyle bir talebi kabul edemeyeceklerini söyledi.</h2>

<h2>&nbsp;</h2>

<p>Almanya'da çıkan Welt am Sonntag gazetesinin "Trump Berlin'e karşı" haberinde yer alan iddiayla ilgili Alman ARD kanalına konuşan Almanya Ekonomi Bakanı Peter Altmaier, "Almanya satılık değildir" dedi.</p>

<p>Gazetenin haberine göre Donald Trump, Alman biyoteknoloji firması CureVac'ın üzerinde çalıştığı aşının işe tüm haklarını satın alarak işe yaraması halinde ABD'de kullanılmasını sağlamak istedi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Die Welt gazetesine konuşan Alman hükümetine yakın kaynaklar, Trump'ın, aşının sadece ABD'de kullanılması için "bir milyar dolar teklif ettiğini" söyledi.</p>

<p>Pazar günü bir basın toplantısı düzenleyen İçişleri Bakanı Horst Seehofer, gazetede çıkan haberi teyit edip edemeyeceğini soran gazetecilere, "Bugün hükümet yetkililerinden birkaç kez bunun doğru olduğunu duydum, yarın bu konuyu kriz komitesiyle görüşeceğiz" yanıtını verdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 16 Mar 2020 23:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/03/uzerinde-calisilan-corona-virus-asisinin-haklarini-kim-satin-almak-istedi-1584391305.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kıbrıs&#039;ta Korona Virüsü Vaka Sayısı 54&#039;e Yükseldi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/kibrista-korona-virusu-vaka-sayisi-54e-yukseldi-308</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/kibrista-korona-virusu-vaka-sayisi-54e-yukseldi-308</guid>
                <description><![CDATA[Önlemler en üst düzeye yükseltiliyor. İşte son durum....]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>Korona Virüs nedeni ile Kıbrıs'ın hem kuzeyinde hem de güneyinde vaka sayısı giderek artıyor.&nbsp;Güney Kıbrıs Nöroloji ve Genetik Enstitüsü, Pazartesi günü, 13 kişinin testlerinin koronavirüs pozitif olduğu açıklandı. Toplam rakam Güney Kıbrıs'ta&nbsp;46'ya yükseltildi.</h2>

<p>&nbsp;</p>

<h2><strong>Son Durum Ne?</strong></h2>

<p>Güney Kıbrıs'ta vaka sayısı 46'ya yükselirken KKTC'de ise 6 kişi karantna altında.&nbsp;İngiliz Üslerinde ise 2 vaka olduğu açıklandı.</p>

<p>Güney Kıbrıs'ta Pazartesi günü virüs için pozitif test edilen 13 yeni vakanın 11'i, daha sonra doğrulanmış bir vaka olarak ortaya çıkan bir hastayla temas eden Baf Genel Hastanesi tıp uzmanlarını içeriyor.</p>

<p>Şubat ayı başında hastaneye kaldırılan yaşlı bir yabancı uyruklu olan hasta, Pazar gecesi virüs için pozitif test etti ve Baf General 48 saatlik karantinaya alındı.</p>

<p>Hastane personeli arasında 11 vakanın daha teyit edilmesi, Rum Sağlık Bakanlığı'nın ek önlemler almasına yol açabilir.</p>

<p>Kalan iki yeni vaka, yakın zamanda İngiltere ve Yunanistan'a seyahat eden ve geri döndükten kısa bir süre sonra semptom göstermeye başlayan insanları içeriyor.</p>

<p>13 yeni vaka, teyit edilmiş toplam koronavirüs vakasını güneyde 46'ya getirdi, bunların 25'i diğer teyit edilmiş vakalar ile temas sonucu hastalık kaptı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<h2><strong>KKTC'de durum</strong></h2>

<p>KKTC’de korona virüs teşhisi konulan 6 kişiden 4’ü turist, 2’si ise KKTC vatandaşı.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 16 Mar 2020 21:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/03/kibrista-korona-virusu-vaka-sayisi-54e-yukseldi-1584383176.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Korona Virüs hakkında toplumda bilinen yanlışlar</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/korona-virus-hakkinda-toplumda-bilinen-yanlislar-286</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/korona-virus-hakkinda-toplumda-bilinen-yanlislar-286</guid>
                <description><![CDATA[Uzmanlar sürekli açıklamalar yaparken Korona Virüs'ün nasıl yayıldığına dikkat çekiyor. Peki bilinen yanlışlar neler?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Korona Virüs ile ilgili toplum içinde yanlış bilinen ama bir o kadar da inanılan hurafeler yayılmaya devam ediyor.&nbsp; Toplum dedikoduyu bu kadar severken yanlışların yayılması da bir o kadar kolay.&nbsp;</p>

<p>İşte yanlış bilinen bazı hurafeleri sizin için derledik.</p>

<p><a href="https://onlinegazete.com/galeri/korona-virus-ile-ilgili-dikkate-alinmamasi-gereken-6-hurafe-24">Detaylara buradan ulaşabilirsiniz.</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 13 Mar 2020 22:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/03/korona-virus-hakkinda-toplumda-bilinen-yanlislar-1584126861.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Koronavirüsün yayılma hızı neden önemli?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/koronavirusun-yayilma-hizi-neden-onemli-284</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/koronavirusun-yayilma-hizi-neden-onemli-284</guid>
                <description><![CDATA[Etkinlikler, futbol maçları, toplantılar iptal ediliyor, okullar kapatılıyor, insanlar evlerine çekiliyor. Peki tüm bunlar koronavirüsle mücadelede işe yarayacak mı? Uzmanlar küçük bir matematik hesabı yaptı...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yayılması önlenemeyen koronavirüse karşı olağanüstü önlemler alınmasını anlamaya eski bir efsane yardımcı olabilir. Buna göre bir strateji oyunu olan satrancın muhtemel mucidi, kralından bir istekte bulunma hakkına sahiptir. Mucitin isteği, satranç tahtasının üzerindeki 64 kareye pirinç taneleri yerleştirilmesidir. İlk kareye bir pirinç tanesi, ikinci kareye birincinin iki katı, üçüncü kareye ikincinin iki katı, yani genel kural olarak her kareye bir öncekinin iki katı pirinç tanesi konmalıdır. Sonuç ise kralı büyük bir şaşkınlığa uğratır: Çünkü son kareye 18 trilyondan fazla pirinç tanesi yerleştirilmesi gerekmektedir.</p>

<p>Uzmanlar, koronavirüs salgınında da virüs bulaşan kişilerin sayısının benzer bir oranda artmasından endişe ediyor. Bu nedenle büyük etkinliklerin yasaklanması, futbol maçlarına seyirci alınmaması ve okulların kapatılması gibi kısıtlamalara gitmek salgından korunabilmek için önemli. Ancak bu, Almanya Başbakanı Angela Merkel'in virüsle mücadele stratejisini anlatırken söylediği gibi zaman kazanma amaçlı. Yani alınan önlemler virüsü yok etmeyecek, sadece yayılma hızını düşürecek.</p>

<p><img alt="NSH UK - Coronavirus" src="https://www.dw.com/image/52742654_404.jpg" title="NSH UK - Coronavirus" /></p>

<p><strong>Katlanarak büyüyen tehlike </strong></p>

<p>"Şu anda katlanarak büyüyen bir tehlikenin söz konusu olduğunu" söyleyen Bern Üniversitesi'nden Epidemiyolojist Julien Riou, salgının gelişiminin doğrusal bir çizgide olmadığına, vaka sayısının belirli bir zaman diliminde aynı kalmadan hızla arttığına dikkat çekiyor. Helmholtz Salgın Araştırmaları Merkezi Epidemioloji Bölümü Müdürü Gerard Krause de vaka sayısının böylesine büyük bir hızla artmasının salgınlarda sıklıkla görülen bir durum olduğuna işaret ediyor ve "Bu büyüme şekli, bir kişinin etrafındaki çok sayıda kişiye bulaştırabileceğine ve onların da aynı şekilde tekrar başka kişilere bulaştırabileceği anlamına geliyor" diyor.</p>

<p>Bern Üniversitesi'nden Riou, örnek bir hesaplama da yapıyor: Koronavirüs bulaşmış bir kişi ortalama, örneğin iki kişiye daha virüsü bulaştırıyor ve bu hızlı artışla virüsün bulaştığı çember her seferinde katlanarak büyüyor. Ya da mesela 500 koronavirüs vakası 11 kez çifte katlandığında, yani 500'ün 11 karesini geçtiğinde koronavirüs vakalarının sayısı bir milyonu geçmiş oluyor. Riou, yeni vakaların mümkün olduğunca önüne geçilerek bu temponun yavaşlatılması gerektiğini söylüyor.</p>

<p>Ancak şu andaki artış, verilen örneğin ötesinde olduğunu gösteriyor. Çok sayıda bilim insanı enfekte olmuş bir kişinin şu anda ortalama koronavirüsü üç kişiye bulaştırdığını tahmin ediyor.</p>

<p><img alt="Gerard Krause" src="https://www.dw.com/image/52505990_404.jpg" title="Gerard Krause" /></p>

<p>Gerard Krause</p>

<p><strong>"Önlemler paketi alınmalı"</strong></p>

<p>Gerard Krause de bu nedenle ellerin yıkınmasından etkinliklerin iptaline kadar bir önlemler paketi alınmasını tavsiye ediyor. Krause, ayrıca&nbsp; önlemlerin ihtiyaçlara uygun hale getirilmesi ve bunu yaparken de arzu edilmeyen etkilerinin de göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtiyor. Krause, "Çalışma ve sevkiyat kısıtlamaları durumunda temel ilaçların temin edilememesi ve önemli tıbbi operasyonların yapılamaması gibi sonuçlar doğabilir. O zaman da halk sağlığının korunması için alınan önlemler, belki salgının doğrudan etkilerinden daha fazla zarar verebilir" uyarısını yapıyor. Öte yandan Krause, virüs bulaşan kişilerinin sayısının kontrol dışına çıkması durumunda Alman sağlık sisteminin de bunun altından kalkamayabileceğini belirtiyor.</p>

<p>Ancak Almanya'da Alman Hastaneler Birliği iyimser. Birlik Başkanı Gerald Gass, İtalya gibi koronavirüsün daha önce yayıldığı ülkelerden edindikleri deneyimle erken haraket ettiklerini ifade ediyor. Şimdiye kadar enfekte olmuş kişileri kaydetmenin mümkün olduğunu dile getiren Gass, bu nedenle İtalya'dan daha az ölümle karşılaştıklarını ve etkili önlemlerin alınmaya devam edilmesi durumunda hastalanan kişilerin sayısının kontrol altına alınabileceği vurguluyor.</p>

<p>Kaynak : DW</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 13 Mar 2020 12:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/03/koronavirusun-yayilma-hizi-neden-onemli-1584091706.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DSÖ koronavirüsü &quot;pandemi&quot; ilan etti</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/dso-koronavirusu-pandemi-ilan-etti-251</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/dso-koronavirusu-pandemi-ilan-etti-251</guid>
                <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü, koronavirüsü resmen "pandemi" olarak sınıflandırdı, ancak ülkelerin önlemler alması için hala çok geç olmadığı mesajını verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Çin'in Vuhan kentinde başlayıp tüm dünyaya yayılan koronavirüsü resmen "pandemi" ilan etti.</p>

<p>DSÖ Başkanı Tedros Adhanom Ghebreyesus, koronavirüsün yayılma hızı ve etkilerinin "alarm verici düzeyde" olduğunu belirterek "Bu nedenle Kovid-19'un pandemi olarak sınıflandırılabileceği değerlendirmesini yaptık" dedi. Pandemi, uluslararası yayılma gösteren, bulaşıcılığı yüksek ve kontrol edilemeyen salgın anlamına geliyor.</p>

<p>DSÖ Başkanı, virüsün kendisi kadar, ülkelerin virüse karşı yeterli adımları atmamasının da alarm verici olduğuna işaret ederek "Her ülke tespit, test, tedavi, izolasyon ve halkını harekete geçirmek yoluyla hâlâ bu pandeminin gidişatını değiştirebilir" diye konuştu.</p>

<p>Tedros Adhanom Ghebreyesus'un Pazartesi günü yaptığı açıklamada "pandemi tehlikesi çok gerçekçi bir hal alıyor" diyerek resmen "pandemi" nitelendirmesi yapmaktan çekinmesi eleştirilere yol açmıştı. DSÖ virüsün etkileri ile ilgili belirsizliklerin sürdüğü, pek çok ülkede sadece münferit vakalar görüldüğü ve izolasyon önlemlerinin hâlâ umut verici olduğuna işaret ederek pandemi sınıflandırmasından kaçınmıştı.</p>

<p><strong>114 ülkede 118 bini aşkın vaka</strong></p>

<p>Şu an 114 ülkede 118 bini aşkın koronavirüs vakası bulunduğunu ve 4 bin 291 kişinin virüsten yaşamını yitirdiğini bildiren DSÖ Başkanı sayıların daha da artmasını beklediklerini kaydetti.</p>

<p>Tedros Adhanom Ghebreyesus, son iki haftada, ana çıkış noktası olan Çin dışındaki Covid-19 vakalarının sayısının 13 kat ve vaka görülen ülke sayısının da üç kat arttığına dikkat çekti.</p>

<p>Koronavirüs vaka ve ölüm sayısının önümüzdeki gün ve haftalarda artmasını beklediklerini belirten DSÖ Başkanı, şimdiye kadar bir koronavirüs türünün yol açtığı bir pandemiyle karşılaşmadıklarını söyledi.</p>

<p>Koronavirüsten ağır bir şekilde etkilenen İran'ın salgını kontrol altına almak için elinden geleni yaptığını ancak daha fazla destek ve tedarike ihtiyacı olduğunu belirten DSÖ Başkanı, "İran için daha fazla yardımı mobilize etmeye çalışıyoruz" dedi.</p>

<p><strong>"</strong><strong>Başka ülkeler yakında İtalya ve İran'ın durumuna düşecek</strong><strong>"</strong></p>

<p>DSÖ Acil Durumlar Birimi Başkanı Dr. Mike Ryan ise ""Mevcut durumda İtalya ve İran virüse karşı mücadelede ön cephe ülkeleri. Virüsten çekiyorlar ama size garanti edebilirim ki yakında başka ülkeler bu duruma düşecek" diye konuştu.</p>

<p>İran'daki durumun "çok ciddi" olduğuna dikkat çeken Ryan, hastaların gözlemi ve bakımının iyileştirilmesi gerektiğini kaydetti. Ryan, son 24 saatte İran'a 40 bin test kiti gönderildiğini ancak tedarikin son derece kısıtlı olduğunu ve başka kaynaklar bulmaya çalıştıklarını söyledi.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 11 Mar 2020 22:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/03/dso-koronavirusu-pandemi-ilan-etti-1583956500.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Koronavirüs aşısı: Dünya aşı bulmaya ne kadar yakın?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/koronavirus-asisi-dunya-asi-bulmaya-ne-kadar-yakin-245</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/koronavirus-asisi-dunya-asi-bulmaya-ne-kadar-yakin-245</guid>
                <description><![CDATA[Koronavirüs 110'dan fazla ülkeye yayıldı ve her gün binlerce yeni vaka tespit ediliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Şu anda insanları bu virüsten koruyabilecek bir aşı bulunmuyor.</p>

<p>Peki böyle bir aşının bulunması ne kadar sürebilir?</p>

<p><img alt="" src="https://onlinegazete.com/images/detay/resimler/korona__2_.jpg" style="height:272px; width:485px" /></p>

<h2>Koronavirüs aşısı ne zaman çıkacak?</h2>

<p>Araştırmacılar Covid-19 hastalığına yol açan Sars-CoV-2 virüsüne karşı çeşitli aşılar geliştirdi ve bunların hayvanlar üzerindeki deneyleri başlamak üzere.</p>

<p>Bilim insanları insanlı deneyleri 2020 sonuna kadar tamamlayabilse bile bu aşıyı kitlesel olarak üretmek de zor bir iş olacak.</p>

<p>Bu nedenlerden ötürü, gerçekçi tahminlere göre bir aşının piyasaya çıkması 2021 ortasından itibaren mümkün.</p>

<p>Bütün bunlar eşi görülmemiş hızda gerçekleşiyor ve yeni aşı teknikleri kullanıldığı için her şeyin sorunsuz bir şekilde ilerleyeceğinin garantisi yok.</p>

<p>Bugüne kadar insanlara bulaşan dört tür koronavirüs oldu. Nezleye yol açan bu virüslerin hiçbiri için bugüne kadar bir aşı bulunamadı.</p>

<h2>Aşı her yaştan insanı korur mu?</h2>

<p>Aşı kaçınılmaz olarak yaşlılarda daha az işe yarayacak. Bunun nedeni aşının yapısı değil, yaşlıların bağışıklık sistemlerinin aşılara az tepki vermesi.</p>

<p>Bunu her yılki grip aşılarında da görüyoruz.</p>

<p>Her ilacın, Parasetemol'ün bile yan etkileri vardır.</p>

<p>Aşının insanlar üzerindeki deneyleri başlamadan, nasıl yan etkileri olabileceğini kestirmek zor.</p>

<h2>Aşı piyasaya çıkana kadar başka nasıl tedavi yöntemleri mevcut?</h2>

<p>Enfeksiyonları önlemenin en iyi yolu hijyenden geçer.</p>

<p>Koronavirüs size bulaştıysa, muhtemelen etkilerini hafif bir şekilde yaşayacaksınız.</p>

<p>Şu an test aşamasında olan bazı anti-viral ilaçlar olsa da bu ilaçların ne kadar etkili olacağını bilemiyoruz.</p>

<h2>Bir aşı nasıl yaratılır?</h2>

<p>Aşılar, bakteri ve virüsleri güvenli bir şekilde bağışıklık sistemine tanıtıyor.</p>

<p>Böylece vücudumuz bakteri ve virüslerle mücadele etmeyi öğreniyor.</p>

<p>Tekrar bu bakteri ve virüslerle karşılaşması durumunda enfeksiyonla nasıl mücadele etmesi gerektiğini çoktan öğrenmiş oluyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<h2>Koronavirüs haritası: Küresel dağılım</h2>

<p>Veriler DSÖ'nün periyodik olarak açıkladığı sayılara dayanmaktadır. Her ülke için son veriyi yansıtmayabilir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<table>
	<thead>
		<tr>
			<th>Vaka sayısı</th>
			<th>Ölüm sayısı</th>
		</tr>
	</thead>
	<tbody>
		<tr>
			<td>117.134</td>
			<td>4.131</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<p>Vaka<!--
                            --> 100.000 10.000 1.000 100 10</p>

<table>
	<thead>
		<tr>
			<th>&nbsp;</th>
			<th>Vaka</th>
			<th>Ölümler</th>
		</tr>
	</thead>
	<tbody>
		<tr>
			<td>Çin</td>
			<td>80.879</td>
			<td>3.023</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>İtalya</td>
			<td>10.149</td>
			<td>631</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>İran</td>
			<td>8.042</td>
			<td>291</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Güney Kore</td>
			<td>7.513</td>
			<td>54</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Fransa</td>
			<td>1.784</td>
			<td>33</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Almanya</td>
			<td>1.457</td>
			<td>2</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>İspanya</td>
			<td>1.024</td>
			<td>35</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>ABD</td>
			<td>972</td>
			<td>19</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Diamond Princess yolcu gemisi</td>
			<td>696</td>
			<td>7</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Japonya</td>
			<td>514</td>
			<td>9</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Norveç</td>
			<td>400</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Büyük Britanya</td>
			<td>382</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>İsviçre</td>
			<td>332</td>
			<td>2</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Hollanda</td>
			<td>321</td>
			<td>3</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>İsveç</td>
			<td>248</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Belçika</td>
			<td>239</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Singapur</td>
			<td>160</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Danimarka</td>
			<td>156</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Avusturya</td>
			<td>131</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Malezya</td>
			<td>117</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Bahreyn</td>
			<td>109</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Avustralya</td>
			<td>92</td>
			<td>3</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Yunanistan</td>
			<td>89</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Kanada</td>
			<td>77</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Kuveyt</td>
			<td>65</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Irak</td>
			<td>61</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Birleşik Arap Emirlikleri</td>
			<td>59</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Mısır</td>
			<td>59</td>
			<td>1</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>İzlanda</td>
			<td>55</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Tayland</td>
			<td>53</td>
			<td>1</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>San Marino</td>
			<td>49</td>
			<td>2</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Tayvan</td>
			<td>45</td>
			<td>1</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Hindistan</td>
			<td>44</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Lübnan</td>
			<td>41</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Finlandiya</td>
			<td>40</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>İsrail</td>
			<td>39</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Çek Cumhuriyeti</td>
			<td>38</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Filipinler</td>
			<td>33</td>
			<td>1</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Vietnam</td>
			<td>31</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Portekiz</td>
			<td>30</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Endonezya</td>
			<td>27</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Batı Şeria</td>
			<td>26</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Brezilya</td>
			<td>25</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>İrlanda</td>
			<td>24</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Slovenya</td>
			<td>23</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Cezayir</td>
			<td>20</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Uman</td>
			<td>18</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Katar</td>
			<td>18</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Romanya</td>
			<td>17</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Pakistan</td>
			<td>16</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Polonya</td>
			<td>16</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Ekvador</td>
			<td>15</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Gürcistan</td>
			<td>15</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Suudi Arabistan</td>
			<td>15</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Şili</td>
			<td>13</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Hırvatistan</td>
			<td>12</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Macaristan</td>
			<td>12</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Arjantin</td>
			<td>12</td>
			<td>1</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Estonya</td>
			<td>10</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Azerbaycan</td>
			<td>9</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Peru</td>
			<td>9</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Belarus</td>
			<td>9</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Kostarika</td>
			<td>9</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Letonya</td>
			<td>8</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Makedonya</td>
			<td>7</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Meksika</td>
			<td>7</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Slovakya</td>
			<td>7</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Güney Afrika</td>
			<td>7</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Rusya</td>
			<td>7</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Arnavutluk</td>
			<td>6</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Maldivler</td>
			<td>6</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Fransız Guyanası</td>
			<td>5</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Lüksemburg</td>
			<td>5</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Yeni Zelanda</td>
			<td>5</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Dominik Cumhuriyeti</td>
			<td>5</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Bulgaristan</td>
			<td>4</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Senegal</td>
			<td>4</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Afganistan</td>
			<td>4</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Malta</td>
			<td>4</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Bangladeş</td>
			<td>3</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Kamboçya</td>
			<td>3</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Kolombiya</td>
			<td>3</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Kamerun</td>
			<td>2</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Faroe Adaları</td>
			<td>2</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Martinik</td>
			<td>2</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Fas</td>
			<td>2</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Nijerya</td>
			<td>2</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Saint Martin (Fransız bölgesi)</td>
			<td>2</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Tunus</td>
			<td>2</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Kıbrıs</td>
			<td>2</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Bosna-Hersek</td>
			<td>2</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Moldova</td>
			<td>1</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Ermenistan</td>
			<td>1</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Andorra</td>
			<td>1</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Vatikan</td>
			<td>1</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Ürdün</td>
			<td>1</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Liechtenstein</td>
			<td>1</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Litvanya</td>
			<td>1</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Monaco</td>
			<td>1</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Nepal</td>
			<td>1</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Paraguay</td>
			<td>1</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Bhutan</td>
			<td>1</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Saint Barthélemy adası</td>
			<td>1</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Sırbistan</td>
			<td>1</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Sri Lanka</td>
			<td>1</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Togo</td>
			<td>1</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Ukrayna</td>
			<td>1</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Guernsey</td>
			<td>1</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Panama</td>
			<td>1</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Moğolistan</td>
			<td>1</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Brunei Sultanlığı</td>
			<td>1</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Cebelitarık</td>
			<td>1</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: Dünya Sağlık Örgütü</p>

<p>Son güncelleme: 11.03.2020 03:50:00 GMT+3</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Aşı üretiminin ana yöntemi, bağışıklık geliştirilmesi hedeflenen virüsü kullanmak.</p>

<p>Kızamık, kızamıkçık ve kabakulak aşıları, söz konusu virüslerin enfeksiyon oluşturmaya gücü yetmeyen zayıf versiyonlarıyla hazırlanıyor.</p>

<p>Yeni koronavirüs aşısı ise daya yeni ve deneysel bir aşı yaklaşımı olan "tak çalıştır" yöntemiyle geliştiriliyor.</p>

<p>Sars-CoV-2 adı verilen yeni virüsün genetik kodunu bildiğimiz için bir aşı geliştirmek daha hızlı olacak.</p>

<p>Bazı aşı uzmanları koronavirüsün genetik kodunun küçük bölümlerini alıp, tamamen zararsız virüslere enjekte etmeyi düşünüyor.</p>

<p>Böylece insanları koronavirüsün zayıflatılmış versiyonlarıyla aşılamak mümkün olabilir.</p>

<p>Bazı araştırmacılar ise koronavirüsün genetik kodlarının bir kısmını doğrudan insan vücuduna enjekte ederek bu virüsü bağışıklık sistemine tanıtmayı hedefliyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 11 Mar 2020 16:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/03/koronavirus-asisi-dunya-asi-bulmaya-ne-kadar-yakin-1583934495.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Rakamlar ile corona virüs</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/rakamlar-ile-corona-virus-240</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/rakamlar-ile-corona-virus-240</guid>
                <description><![CDATA[Kimler tehlike altında...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>İlk olarak Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkan corona virüs dünyayı etkisi altına almış durumda. Türkiye'de de kendini gösteren virüs nedeniyle 4 binden fazla kişi hayatını kaybetti. Peki corona virüsün en çok tehdit ettiği yaş grubu hangisi? Corona virüs belli ırkları mı hedef alıyor? İşte rakamlara corona virüs...</h2>

<h2>&nbsp;</h2>

<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Direktörü Tedros &nbsp;Adhanom Ghebreyesus, corona virüs nedeniyle meydana gelen ölüm oranının yüzde 3.4 &nbsp;olduğunu duyurdu. Ancak bu oran, yaş, cinsiyet, sağlık geçmişi gibi nedenlerle değişiklik gösterebiliyor.&nbsp;</p>

<p><br />
100 binin üzerinde kişiye bulaşan virüs 4 bin 284 kişinin hayatına mal oldu. İstatistiklere bakıldığında corona virüse karşı en yüksek ölüm oranı 80 yaş ve üzerindeki kişileri gösteriyor.&nbsp;</p>

<p><br />
Bu yaş grubunda corona virüs kapanlardaki ölüm oranı yüzde 14.8. 70 - 79 yaşları arasındaki kişiler için bu oran yüzde 8 olarak açıklandı.&nbsp;</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü'nden alınan veriler üzerine oluşturulan rapora göre, bu oran 60 - 69 yaş grubu için yüzde 3.6, &nbsp;50 - 59 yaş grubu için 1.3, 20 *29 yaş grubu için yüzde 04. &nbsp;İstatistiklere bakıldığı zaman corona virüs nedeniyle ölüm oranın en az görüldüğü yaş grunu ise 10 -19 , 20 -29 ve 20- 39 yaş grupları.&nbsp;</p>

<p>Söz konusu rapora göre, bu yaş gruplarında &nbsp;corona virüs kapan ve bu nedenle hayatını kaybedenlerin oranı yüzde 0.2. Başka bir deyişle bu yaş gruplarında corona virüs kapan her 1000 kişiden 2'si hayatını kaybetti.&nbsp;</p>

<p><br />
CORONA VİRÜS BELLİ IRKLARI MI HEDEF ALIYOR?&nbsp;<br />
İstatistiksel bulgulara göre tüm ırklardaki bireylerin SARS-CoV-2'ye karşı eşit düzeyde kişisel korunması gerekiyor.&nbsp;</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü 27 Şubat 2020'de yaptığı açıklamada corona virüsün sınır tanımadığını, ırk ya da etnik köken ayırt etmediğini ve ülkelerin gelişmişlik düzeyi ile bir ilişkisi olmadığını belirtmişti.</p>

<p>CORONA VİRÜSÜN ERKEKLERE BULAŞMA RİSKİ DAHA MI FAZLA?&nbsp;<br />
MERS ve SARS da olduğu gibi yeni tip corona &nbsp;virüsünün erkeklere bulaşma riski kadınlardan daha fazla.</p>

<p>Kadınların daha az etkilenmesinin nedeni yani viral enfeksiyonlara karşı duyarlılıklarının daha az olmasının; bağışıklıkta önemli bir rol oynayan X kromozomundan ve seks hormonlarından kaynaklandığı düşünülüyor.</p>

<p>Ancak geçtiğimiz günlerde Çin'de yapılan bu araştırma henüz dünyanın diğer bölgelerindeki bilim çevreleri tarafından test edilmedi. &nbsp;Bazı uzmanlar Çin'de görülen kadın erkek arasındaki ölüm oranı farkının sigara kullanımına bağlı olabildiği iddiasında.&nbsp;</p>

<p>SİGARA İÇENLER İÇİN RİSK DAHA MI FAZLA?</p>

<p>Zira ülkede sigara kullanımı erkeklerde kadınlara oranla hayli yüksek. Uzmanlar sigara içenler için riskin yüksek olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Uzmanlar ayrıca kronik böbrek, karaciğer hastalıkları olanlar, kanser tedavisi görenler için riskin daha yüksek olduğu uyarısında bulunuyor.</p>

<p>CORONA VİRÜSÜN BULAŞMA ORANI NE?<br />
Corona virüs MERS ve SARS'tan daha hızlı bir yayılım gösteriyor. Corona virüsün yayılım katsayısının 2.2 ila 3.8 arasında değiştiği belirtiliyor.</p>

<p>'SÜPER BULAŞTIRICI' NE DEMEK?<br />
Süper bulaştırıcı da son dönemde sıkça duymaya başladığımız bir tabir. Corona virüs'ün farkında olmadan İngiltere, Fransa ve İspanya’ya yayılmasına neden olan ‘süper bulaştırıcı’ olarak adlandırılan kişinin kimliği geçtiğimiz günlerde 53 yaşındaki Steve Walsh olarak açıklanmıştı.Singapur’da 20-23 Ocak tarihlerinde bir konferansa katılan Steve Walsh daha sonra tatil yapmak için Fransız Alpleri'ne gitti. Kaldığı evde bulunan 11 kişiye de corona virüs bulaştıran Walsh, daha sonra Londra’ya geldi.<br />
Yetkililer, uçakta 183 yolcu ve 6 uçuş görevlisi ile temas eden Steve Walsh’ın Londra’ya indiğinde hiçbir hastalık belirtisi göstermediğini açıkladı. corona virüs bulaşan hasta sayısının ve ölümlerin tüm dünyada artmaya başlamasıyla yerel halk sağlığı yetkilileriyle temasa geçen Steve Walsh'ın c orona virüs kaptığı tespit edildi. İngiliz medyası, 2 hafta karantinada kalan Steve Walsh'ın tamamen tedavi edildiğini duyurdu. Fransız Alpleri'nde Walsh’un birlikte kaldığı 4 kişi ve bir çocuğun da testlerde corona virüs kaptığı tespit edildi.<br />
Bu kişilerden birisinin İspanya’nın Majorca &nbsp;kentinde yaşadığı ve ailesine corona virüs bulaşmadığı ortaya çıktı. Böylece corona virüs Singapur’dan İngiltere, Fransa ve İspanya’ya bulaşmış oldu. Son 20 yılda yapılan çalışmalar sonucunda her 5 kişiden bir kişi corona virüs tipi rahatsızlıkları daha hızlı bulaştırıyor. Steve Walsh örneğinde olduğu gibi 'süper bulaştırıcılar', temasa geçtiği kişilere corona virüs tipi rahatsızlıkları çoğunluktan daha hızlı bulaştırıyorlar.</p>

<p>Bu kişilerin nasıl daha hızlı hastalık bulaştırdıkları ve tespit edilebilecekleri henüz bilinmiyor.<br />
KAYNAK:NTV</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 11 Mar 2020 13:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/03/rakamlar-ile-corona-virus-1583922495.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Korona Virüsü nedir? Belirtileri nelerdir?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/korona-virusu-nedir-belirtileri-nelerdir-234</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/korona-virusu-nedir-belirtileri-nelerdir-234</guid>
                <description><![CDATA[Virüse yakalananlarda önce yüksek ateş başlıyor. Ardından kuru öksürük şikayetleri gözleniyor. Bir haftanın sonunda ise nefes darlığı sorunları ortaya çıkıyor.  Detaylar haberimizde...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>Virüse yakalananlarda önce yüksek ateş başlıyor. Ardından kuru öksürük şikayetleri gözleniyor. Bir haftanın sonunda ise nefes darlığı sorunları ortaya çıkıyor.</h2>

<p>Çin'de bazı hastaların hastanede uzun süreli tedavi altına alınması gerekmişti.</p>

<p>Ancak şu an eldeki bilgiler sadece hastaneye kaldırılan ağır hastaların yaşadıklarıyla sınırlı. Virüse yakalanıp daha hafif bir şekide atlatan olup olmadığı konusunda detaylı bir bilgi henüz yok.</p>

<p>Koronavirüs orta derece soğuk algınlığından, ölüme varacak semptomlara yol açabiliyor.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü (WHO) "uluslararası kamu sağlığı acil durumu" ilan etti.</p>

<p><img alt="" src="https://onlinegazete.com/images/detay/resimler/koronavirus-onlinegazete_com.png" style="height:460px; width:640px" /></p>

<h2>Virüsün özellikleri neler?</h2>

<p>Hastalardan alınan örneklerin laboratuvarlarda test edilmesi sonucu Çinli yetkililer ve WHO, enfeksiyonun Koronavirüs (Corona Virus) olduğu sonucuna vardı.</p>

<p>Hastalığın, Çin'in 11 milyon nüfuslu kenti Vuhan'daki Huanan deniz ürünleri pazarından kaynaklandığı tahmin ediliyor.</p>

<p>Koronavirüs, büyük bir virüs ailesinin bir alt türü. Ancak yeni virüs dahil sadece yedi tanesi insanlara bulaşabiliyor.</p>

<p>WHO'ya göre yeni virüsün "kuluçka dönemi", yani enfeksiyonun kapıldığı andan belirtilerin görüldüğü zamana kadar olan dönem yaklaşık 14 gün.</p>

<p>Ama bazı araştırmacılar bu sürenin 24 güne kadar çıkabileceğini söylüyor.</p>

<p>Çinli bilim insanları, bazı kişilerin belirtiler görülmeden de enfeksiyonu yaydıkları uyarısında bulunuyor.</p>

<h2>Koronavirüs aşısı bulundu mu?</h2>

<p>Koronavirüse karşı aşı geliştirme çalışmaları devam ediyor. Bazı aşıların hayvanlar üzerinde denenme aşamasında olduğu belirtiliyor.</p>

<p>İnsanlarda kullanılabilecek bir aşının en iyi ihtimalle gelecek yılın ortalarını bulması bekleniyor.</p>

<p>Hayvanlar üzerinde denenen aşılar olumlu sonuç verirse önümüzdeki aylarda insanlar üzerinde deneme aşamasına geçilebilir.</p>

<p>İnsanlarda da olumlu sonuç vermesi halinde kitlesel üretime geçilmesinin epey zaman alacağı ifade ediliyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 11 Mar 2020 12:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/03/korona-virusu-nedir-belirtileri-nelerdir-1583918441.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Koronavirüs nedir?: Covid-19 belirtileri neler, Türkiye&#039;de kaç vaka var?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/koronavirus-nedir-covid-19-belirtileri-neler-turkiyede-kac-vaka-var-233</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/koronavirus-nedir-covid-19-belirtileri-neler-turkiyede-kac-vaka-var-233</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye dahil 118  ülkeye yayılan koronavirüs salgını konusundaki gelişmeler tüm dünyada endişe verici boyutlara ulaştı. Peki son durum ne?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Çin'in Vuhan kentinde ortaya çıkan ve Covid-19 adı verilen hastalığa yol açan koronavirüs (corona virüsü), Antarktika hariç tüm kıtalara ve 118 ülkeye yayıldı. Türkiye Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da Ankara'da günün ilk saatlerinde, Türkiye'deki ilk koronavirüs vakasının görüldüğünü, virüs şüphesi olan bir kişinin test sonucunun pozitif çıktığını açıkladı. 11 Mart Çarşamba dünya çapında koronavirüs görülenlerin sayısı 119 bini, virüs sonucu hayatını kaybedenlerin sayısı 4 bin 200'ü aştı.</p>

<p>Hastalığın yayılışı bir çok ülkede dezenfektan ve maske sıkıntısına, yiyecek stoklarına yönelmeye yol açtı.</p>

<p>Almanya'nın Koblenz kentinde 1400 doktor ve sağlık görevlisinin katıldığı Koronavirüs Konferansı'nda, hastalıkla ilgili kaygıların histeriye dönüşmeye başladığı uyarısı yapıldı.</p>

<p>Konferansa başkanlık eden Doktor Jörg Brokmann, "Tıbbi bir durumla değil siyasi bir durumla karşı karşıyayız" dedi.</p>

<h2>İlk kez Aralık ayında görüldü</h2>

<p>İlk kez Aralık ayında görülen ve "2019-nCoV" olarak adlandırılan virüs, <strong>K</strong><strong>oronavirüs ya da </strong><strong>C</strong><strong>orona </strong><strong>V</strong><strong>irüsü </strong>adıyla biliniyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 11 Şubat'ta koronavirüs kaynaklı hastalığa <strong>Covid-19</strong> adını verdi.</p>

<p>WHO Başkanı Tedros Adhanom Ghebreyesus, Covid-19'un "korona"nın co'su, "virüs"ün vi'si ve hastalık kelimesinin İngilizcesi "disease" sözcüğünün d'sinden türetildiğini söyledi.</p>

<h2>Türkiye'de ilk vaka</h2>

<p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 11 Mart Çarşamba gününün ilk saatlerinde yaptığı açıklamayla, Türkiye'deki ilk koronavirüs vakasını doğruladı. Koca, koronavirüs şüphesi olan bir kişinin test sonucunun pozitif çıktığını açıkladı.</p>

<p>Erkek hastanın genel durumunun iyi olduğunu söyleyen Koca, hastanın Avrupa'dan döndüğünü belirterek "Yurt dışına zorunlu olmadıkça çıkmayın" dedi.</p>

<p>Bakan Koca, hastanın bulunduğu şehre dair bilgi vermedi. Hastanın yüksek ateş ve öksürük bulgularının araştırılması sonucu teşhisin konduğunu söyleyen Koca, hastanın ailesinin ve yakın çevresinin de "gözetim altında olduğunu" kaydetti.</p>

<p>Hastanın Avrupa temasının olduğunu söyleyen Koca, vatandaşlara "Yurt dışına zorunlu olmadıkça çıkmayın" çağrısında bulundu.</p>

<p>Koca daha önce yaptığı açıklamada, koronavirüs için alınan tedbirler kapsamında, yurt dışından son 14 gün içinde Türkiye'ye dönenlerin, ilk 14 günlerini evlerinde geçirmeleri gerektiğini söylemişti.</p>

<h2>KKTC'de son durum</h2>

<p>Sağlık Bakanı Ali Pilli, ülkede KKTC vatandaşı herhangi bir pozitif koronavirüs vakası olmadığını, Gazimağusa bölgesindeki bir otelde kalan Alman turiste teşhis konulduğunu ve o kişiyle temasları olduğu saptanan 4 kişinin de tedbir amaçlı karantinada olduğunu açıkladı.</p>

<p>Bakan Pilli akşam saatlerinde koronavirüs konusundaki son durumla ilgili basın toplantısı düzenledi.</p>

<p>Pilli, karantinadaki turistlerin hastalık bulgusu olmadığını, koronavirüs teşhisi konulan hastanın genel durumunun da iyi olduğunu ve tedavisinin sürdüğünü ifade etti.</p>

<p>Pilli, basına ve vatandaşlara panik yapmamaları; herkesin hijyen kurallarına uyma konusunda üzerine düşeni yapması çağrısında da bulundu.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 11 Mar 2020 12:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/03/koronavirus-nedir-covid-19-belirtileri-neler-turkiyede-kac-vaka-var-1583918031.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Zimbabve&#039;den Çin malı prezervatif isyanı: Küçük geliyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/zimbabveden-cin-mali-prezervatif-isyani-kucuk-geliyor-224</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/zimbabveden-cin-mali-prezervatif-isyani-kucuk-geliyor-224</guid>
                <description><![CDATA[Sağlık Bakanı David Parirenyatwa dert yandı...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>Çok yüksek orandaki HIV/AIDS'le mücadele eden Zimbabve, Çin malı prezervatiflere bağımlı kalmaktan şikayetçi. Sağlık Bakanı David Parirenyatwa "Çin'den ithal ediyoruz, ama bu kez de bazıları, prezervatifler çok küçük diye yakınıyor" dedi.</h2>

<h3>Zimbabve&nbsp;Sağlık Bakanı David Parirenyatwa, geçen hafta başkent Harare'de HIV/AIDS ile mücadele için düzenlenen bir etkinlikte&nbsp;Çin&nbsp;malı prezervatiflerden şikayet etti. Dünyada AIDS'e yol açan HIV virüsü vakalarının en çok görüldüğü bölgenin Afrika'nın güneyi olduğuna ve HIV bulaşmasını önlemek için&nbsp;prezervatif&nbsp;kullanımının önemine dikkat çeken Parirenyatwa, gençlerin özellikle beğendiği bir prezervatif tipi olduğunu, ama yerli üretim yapamadıklarını belirtti.</h3>

<p>Sputnik'in haberine göre&nbsp;Sağlık Bakanı, ''Çin'den ithal ediyoruz, ama bu kez de bazıları, prezervatifler çok küçük diye yakınıyor'' dedi. Parirenyatwa, tatmin etmeyen ithal mamullere bağımlı kalmamak için yerli firmalara prezervatif üretimine geçmeleri çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>ÇİNLİ ŞİRKET: AFRİKALI TÜKETİCİLERİN TALEPLERİNİ KARŞILAYACAĞIZ</strong></p>

<p>Zimbabve Sağlık Bakanı'nın çıkışı Çin'de yankılandı ve karşılıksız kalmadı. Pekin merkezli prezervatif şirketi Daxiang'ın CEO'su Zhao Çuan, çok çeşitli boyutlarda ve dokularda prezervatif üretimine geçmeyi planladıklarını duyurdu. South China Morning Post gazetesine konuşan Çuan,''Zimbabve gibi müşterilerin farklı taleplerini karşılayacak kabiliyete sahibiz, bu zaten bizim yükümlülüğümüz. Afrika'daki kullanıcılarla ilgili veriler üzerinde inceleme başlattık. Daha farklı boyutlarda üretime geçmeye hazırlanıyoruz'' dedi.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 03 Mar 2020 23:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/03/zimbabveden-cin-mali-prezervatif-isyani-kucuk-geliyor-1583267353.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Erken Boşalma</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/erken-bosalma-196</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/erken-bosalma-196</guid>
                <description><![CDATA[Sağlıklı bir cinsel beraberliğe darbe vuran sorunların başında gelen erken boşalma tedavisi olabilen bir sağlık sorunudur.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Diğer bir tanımla erken boşalma; kontrol edilebilen, kontrol etmenin öğrenilebildiği ve tedavisi olan bir süreçtir. Varmak istediğimiz sonuç net olarak boşalma süresinin uzatılması değil, boşalmanın kişi tarafından kontrol edilebilir, dilediği uygun gördüğü zaman boşalabilir hale gelmesidir.</strong></h3>

<h3>Erken boşalmayı hayat boyu var olan (primer) ve önceleri yokken sonradan ortaya çıkan (sekonder) hastalık olarak ikiye ayırmak mümkündür. Sonradan ortaya çıkan erken boşalma probleminde sebepler genellikle prostat iltihabı, hipertiroidi gibi hormonal bozukluklar, psikolojik ve sinirsel hastalıklar olup bu hastalıkların tedavisiyle erken boşalmada düzelmeler görülmektedir. Ancak hastaların büyük çoğunluğunu oluşturan hayat boyu olan erken boşalmanın tedavisi daha karmaşık ve zordur.</h3>

<h1><a href="https://onlinegazete.com/galeri/erkeklerin-korkulu-ruyasi-erken-bosalma-18"><span style="background-color:#FF0000">Haberin devamı...</span></a></h1>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 02 Mar 2020 16:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/03/erken-bosalma-1583154719.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Son dakika... DSÖ, koronavirüs risk seviyesini yükseltti</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/son-dakika-dso-koronavirus-risk-seviyesini-yukseltti-181</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/son-dakika-dso-koronavirus-risk-seviyesini-yukseltti-181</guid>
                <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü tehlikeyi "Çok Yüksek" olarak tanımladı...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) için küresel risk seviyesini "yüksekten", "çok yüksek"e çıkardıklarını duyurdu.</h2>

<p>Ghebreyesus, DSÖ'nün Cenevre'deki merkezinde düzenlediği basın toplantısında, "Küresek risk seviyesini yüksekten, en yükseğe çıkardık." dedi.</p>

<p>Virüsün görüldüğü ülkelerin doğru önlemlerle bunu kontrol altına alabileceklerini belirten Ghebreyesus, DSÖ yetkililerinin "dünyanın tamamına yayılmadığı" gerekçesiyle "pandemi" durumu ilan etmediğini dile getirdi.</p>

<p>Ghebreyesus, Kovid-19'un ortaya çıktığı Çin'de bu sabah itibariyle toplam vaka sayısının 78 bin 959'a ulaştığını, virüs nedeniyle ölen kişi sayısının da 2 bin 791 olduğunu ifade etti.</p>

<p>Çin dışında ise bugün itibariyle 49 ülkede 4 bin 351 vaka tespit edildiğini bildiren Ghebreyesus, bu ülkelerde 67 kişinin yaşamını yitirdiğini kaydetti.</p>

<p>Ghebreyesus, dünden bu yana Danimarka, Estonya, Litvanya, Hollanda ve Nijerya'da ilk vakaların bildirildiğini, tüm bu vakaların İtalya'daki salgınla bağlantılı olduğunu ifade etti.</p>

<p>Ghebreyesus, Kovid-19 vakalarının İtalya'dan 14 ülkeye ve İran'dan 11 ülkeye yayıldığını söyledi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><!-- medyanet/9927946/hurriyet/dunya/body_300x250_1 --><!-- medyanet/9927946/hurriyet/dunya/body_300x250_1a --><!-- medyanet/9927946/hurriyet_mobilsite/dunya/haberici_300x250_1 --></p>

<p>"Vaka sayısında ve son birkaç gün içinde etkilenen ülke sayısında devam eden artış açıkça endişe verici." diyen Ghebreyesus, DSÖ uzmanlarının, Kovid-19'un küresel düzeyde yayılma riski ve etkisine ilişkin değerlendirmelerini hızlandırdıklarını kaydetti.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 28 Feb 2020 22:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/02/son-dakika-dso-koronavirus-risk-seviyesini-yukseltti-1582916917.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dünya Sağlık Örgütü&#039;nden korkutan açıklama:</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/dunya-saglik-orgutunden-korkutan-aciklama-154</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/dunya-saglik-orgutunden-korkutan-aciklama-154</guid>
                <description><![CDATA[Koronavirüs (Covid-19) ile ilgili ilk kez Çin dışında tespit edilen yeni virüs korkuttu...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü (WHO), ilk kez Çin dışında daha fazla yeni koronavirüs vakası tespit edildiğini açıkladı. Salı günkü verilere göre, Çin'deki yeni vaka sayısı 411 iken, Çin dışındaki ülkelerdeki yeni vaka toplamı 427'ye ulaştı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>WHO Başkanı Tedros Adhanom Ghebreyesus, koronavirüs salgınının henüz pandemi kategorisine ulaşmadığını, dünyada eşzamanlı olarak çok yaygın bir şekilde çok fazla sayıda insanı tehdit eder hale gelmediğini kaydetti.</p>

<p>Virüsün yayılmasını önlemek için aldığı önlemler bakımından Çin'i öven Ghebreyesus, 19 kişinin öldüğü İran gibi ülkelerde artan vaka sayısının kaygı verici olduğunu söyledi.</p>

<p>Avrupa'da yeni koronavirüs vakalarının görüldüğü ülkelere Avusturya, Hırvatistan ve İsviçre'nin ardından Yunanistan da eklendi.</p>

<p>Böylece, koronavirüs ve yol açtığı Covid-19 adlı hastalığın görüldüğü ülke sayısı 40'ı geçti. Vakaların doğrudan İtalya'daki salgınla bağlantılı olduğu ve buradan yayıldığı düşünülüyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 26 Feb 2020 19:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/02/dunya-saglik-orgutunden-korkutan-aciklama-1582735375.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye&#039;de son durum ne, hangi önlemler alındı?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/turkiyede-son-durum-ne-hangi-onlemler-alindi-153</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/turkiyede-son-durum-ne-hangi-onlemler-alindi-153</guid>
                <description><![CDATA[Corona paniği devam ediyor...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Çin'in Vuhan kentinde ortaya çıkan ve Covid-19 adı verilen hastalığa neden olan yeni tip koronavirüs, bugüne kadar 40'dan fazla ülkeye yayıldı.</strong></h2>

<h2>&nbsp;</h2>

<p>Çok büyük bir bölümü Çin'de olmak üzere vaka sayısı 78 bini, virüsten ölenlerin sayısı ise 2700'ü aştı.</p>

<p>Çin'den sonra koronavirüs nedeniyle can kaybının en fazla yaşandığı ülke İran oldu. İran'da resmi rakamlara göre 100'den fazla koronavirüs vakası tespit edildi, virüsten kaynaklanan ölümlerin sayısı ise 19 olarak açıklandı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Virüsün dünya çapında yayılması, İran'daki ölümler ile Irak ve Yunanistan'da virüs vakası görülmesi, Türkiye'de salgınla ilgili kaygı yarattı.</p>

<p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, son açıklamasında İran'dan gelen 132 kişinin ilk testlerinin negatif çıktığını, 7 gün sonra bu kişilere bir test daha yapılacağını söyledi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 26 Feb 2020 19:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/02/turkiyede-son-durum-ne-hangi-onlemler-alindi-1582735020.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Koronavirüs İran&#039;da bir can daha aldı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/koronavirus-iranda-bir-can-daha-aldi-126</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/koronavirus-iranda-bir-can-daha-aldi-126</guid>
                <description><![CDATA[Peki bölgede son durum ne? Virüs kapımıza dayandı mı?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>İran Sağlık Bakanlığı sözcüsü, ülkede 10 kişide daha koronavirüs (Covid-19) tespit edildiğini ve bu kişilerden birinin hayatını kaybettiğini duyurdu.</h2>

<p>Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkan koronavirüs, hızla yayılmaya devam ediyor.</p>

<p>İran Sağlık Bakanlığı sözcüsü, ülkede 10 vakanın daha görüldüğünü ve bu kişilerden 1'inin hayatını kaybettiğini açıkladı.</p>

<p>Böylelikle, İran'da virüs sebebiyle yaşamını yitirenlerin sayısı 5'e yükselmiş oldu.</p>

<p>Sözcü, toplam vaka sayısını ise 28 olarak duyurdu.</p>

<p><strong>Irak ziyaretleri durduruldu</strong></p>

<p>Öte yandan FARS haber ajansı, Irak'a yapılacak dini ziyaretlerin salgın sebebiyle askıya alındığını bildirdi.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 22 Feb 2020 12:17:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/02/koronavirus-iranda-bir-can-daha-aldi-1582364746.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İran&#039;daki virüs korku saçıyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/irandaki-virus-korku-saciyor-122</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/irandaki-virus-korku-saciyor-122</guid>
                <description><![CDATA[Irak, komşu İran'daki koronavirüs vakaları nedeniyle bir sınır kapısını kapattı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Koronavirüsü Türkiye ve hatta Kıbrıs'ın kapısına dayandı. Irak, İran'da ölümle sonuçlanan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakaları nedeniyle bu ülkeye açılan bir sınır kapısını kapattı ve Sağlık Bakanlığı bünyesinde kriz masası oluşturdu.</strong></h2>

<h2>&nbsp;</h2>

<h2>İran'da koronavirüs nedeniyle 2 kişinin hayatını kaybetmesi Iraklıları endişelendirdi. Bazı Iraklılar, sosyal medyada, yetersiz altyapıya sahip ülkede korona ile mücadele için İran'a açılan gümrük kapılarının kapatılmasını talep etmeye başladı.</h2>

<h2>&nbsp;</h2>

<h2>&nbsp;</h2>

<ul>
</ul>

<h2>Twitter'da "İran'la sınırları kapatın" etiketiyle çok sayıda paylaşım yapılırken, bazı mesajlarda da "Öncelik sağlık olmalı", "Yardım edin" gibi ifadeler kullanıldı.</h2>

<h2>Bu gelişmelerin ardından Meysan Valiliği, komşu İran'a açılan Şeyb Gümrük Kapısı'nın koronavirüs vakaları nedeniyle kapatıldığını duyurdu.</h2>

<h2>Basra ve Diyala valiliklerinden yapılan açıklamalarda ise, İran-Irak arasındaki sınır kapılarında sağlık birimlerinin bulundurulduğu, buraya gelen Iraklı ve İranlı vatandaşların kontrollerden geçirildiği belirtildi.</h2>

<h2>Irak ile İran arasındaki 1450 kilometrelik sınır hattı üzerinde toplam 8 gümrük kapısı bulunuyor.</h2>

<h2><strong>Kriz masası kuruldu</strong></h2>

<h2>Öte yandan, Irak resmi haber ajansı INA, gerekli tedbirlerin alınması için Sağlık Bakanlığı bünyesinde bir kriz masası kurulduğunu bildirdi.</h2>

<h2>INA'nın haberinde, Sağlık Bakanlığının Irak'ın İran'a açılan gümrük kapılarının kapatılması talebinde bulunduğu yönündeki iddiaların ise gerçeği yansıtmadığı aktarıldı.</h2>

<h2>Irak Sivil Havacılık Kurumu da İran ile uçak seferlerinde herhangi bir aksamanın veya iptalin söz konusu olmadığını kaydetti.</h2>

<h2><strong>IKBY Bakanlar Kurulu alınacak önlemleri görüşecek</strong></h2>

<h2><strong>I</strong>rak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Hükümet Sözcüsü Cotyar Adıl, yaptığı basın açıklamasında, IKBY Bakanlar Kurulunun koronavirüsün bölgede yayılmasının önüne geçilmesi için bir toplantı düzenleyeceğini ifade etti.</h2>

<h2>Adıl, toplantıda bölge halkının sağlığının korunması için alınacak önlemlerin görüşüleceğini söyledi.</h2>

<h2>IKBY Sağlık Bakanı Saman Berzenci de AA muhabirine yaptığı açıklamada, Başbakan Mesrur Barzani'nin talimatı doğrultusunda virüsle mücadele için özel bir bütçe temin edildiğini aktardı.&nbsp;</h2>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 22 Feb 2020 00:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/02/irandaki-virus-korku-saciyor-1582321946.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yeni tip koronavirüsü yaklaşıyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/yeni-tip-koronavirusu-yaklasiyor-121</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/yeni-tip-koronavirusu-yaklasiyor-121</guid>
                <description><![CDATA[Hızla yayılmaya devam eden koronavirüsü kapıya dayandı. Peki son durum ne? Nerede görüldü?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>İtalya'nın kuzeyindeki Lombardiya bölgesinde yeni tip koronavirüsün 6 kişiye daha bulaştığı bildirildi.</strong></h2>

<h2>İtalya’nın kuzeyindeki Lombardiya bölgesinde, 6 kişiye daha yeni tip koronavirüsün (<strong>Kovid-19</strong>) bulaştığı, Güney Kore'de ise&nbsp;<strong>koronavirüs</strong>&nbsp;nedeniyle bir kişinin daha hayatını kaybettiği bildirildi.</h2>

<h2>Halihazırda 2’si Çinli turist, biri de Vuhan’dan getirilen İtalyan olmak üzere 3 kişinin Kovid-19 sebebiyle tedavi gördüğü İtalya’da, ülkenin kuzeyinde virüsün bulaştığı yeni vakalar tespit edildi.</h2>

<h2>Lombardiya bölgesel yönetiminin sağlık işlerinden sorumlu üyesi Giulio Gallera, basına yaptığı açıklamada, Kovid-19’un bölgelerinde 6 kişide rastlandığını belirtti. Gallera, bölgede yaşayanlara dışarı çıkmama ve bir süre evlerinde kalma uyarısı yaptı.</h2>

<h2>Yetkililer, 6 vakadan ilkinin Casalpusterlengo’da 38 yaşında küresel bir şirket çalışanı olduğu,&nbsp;<strong>Çin</strong>’den gelen misafiriyle ay başında yediği yemeğin ardından rahatsızlandığı ve nefes darlığı şikayetiyle dün hastaneye başvurduğu ve yapılan Kovid-19 testlerinin pozitif çıktığı belirtildi.</h2>

<h2>Söz konusu kişinin virüsü, hamile olan öğretmen eşine ve halı sahada top oynadığı bir arkadaşına da bulaştırdığı ve yapılan testlerle bunun anlaşıldığı ifade edildi.</h2>

<h2>Aynı bölgede diğer 3 kişide daha virüsün tespit edildiği ve araştırmaların sürdüğü kaydedildi.</h2>

<h2>Son vakaların ardından İtalya Sağlık Bakanı Roberto Sperenza, yeni bir talimatla Kovid-19 testleri pozitif çıkanlarla temas etmiş kişilerin de karantinaya alınacağını bildirdi.</h2>

<h2>Roma'daki Lazzaro Spallanzani Ulusal Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü Direktörü Giuseppe Ippolito da yaptığı açıklamada, "Lombardiya'da tespit edilen vakalar, İtalyan topraklarında tespit edilmesi sebebiyle bir ilk teşkil ediyor. Bu, bizi yeni bir aşamaya geçiriyor. Bu son vakalarla virüsün dışarıdan gelmesinin dışında yerel dolaşımla yayıldığı vakalara geçtik." ifadesrini kullandı.</h2>

<h2><strong>Güney Kore'de yeni tip koronavirüs nedeniyle ikinci ölüm</strong></h2>

<h2>Güney Kore'de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle bir kişi daha hayatını kaybetti.</h2>

<h2>Yonhap ajansının haberine göre, Kovid-19 bulaşan kişi sayısının 200'ü aştığı Güney Kore'de yetkililer, virüs nedeniyle ikinci kişinin öldüğünü belirtti.</h2>

<h2>Virüsü taşıdığı doğrulanan 50'li yaşlarındaki kadının, ülkede dün ilk can kaybının yaşandığı Cheongdo bölgesinde tedavi gördüğü hastaneden, sabah saatlerinde nakledildiği Busan şehrindeki bir hastanede yaşamını yitirdiği bildirildi.</h2>

<h2>Kuzey Gyeongsang bölgesinde yer alan Cheongdo'da dün, hastanede zatürre tedavisi gören 63 yaşındaki bir erkek hastanın hayatını kaybettiği ve bu kişinin, Kovid-19 taşıdığının ölümünden sonra tespit edildiği kaydedilmişti.</h2>

<h2>Kore Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezinden (KCDC) yapılan açıklamada, 86'sı Daegu şehri ile Cheongdo'da olmak üzere, bugün 100 kişide daha Kovid-19 tespit edilmesiyle ülkede virüs bulaşan kişi sayısının toplam 204'e çıktığı belirtilmişti.</h2>

<h2>Japonya'da karantinaya alınan geminin Karadağlı mürettebatında koronavirüs tespit edildi</h2>

<h2>Japonya'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle başkent Tokyo yakınındaki Yokohama Limanı'nda 4 Şubat'ta karantinaya alınan "Diamond Princess" gemisinin Karadağlı mürettebatında virüs saptandığı belirtildi.</h2>

<h2>Karadağ Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, virüs tespit edilen Karadağ vatandaşının hastaneye kaldırılarak tedavi altına alınmasının beklendiği ifade edildi.</h2>

<h2>Açıklamada, virüs tespit edilen kişinin kimliğine ilişkin detaylı bilgi verilmezken, telefon görüşmesinde kendisini iyi hissettiğini söylediği aktarıldı.</h2>

<h2><strong>ABD'de sayı 34</strong></h2>

<h2>&nbsp;</h2>

<h2><strong>ABD’de yeni tip koronavirüs</strong>&nbsp;(Kovid-19) taşıdığı tespit edilen&nbsp;<strong>hasta sayısının 34’e ulaştığı</strong>&nbsp;bildirildi.</h2>

<h2>ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) tarafından yapılan açıklamada, söz konusu 34 kişiden 18'inin, salgın nedeniyle Japonya’da karantinaya alınan Diomand Princess yolcu gemisinden, 3 kişinin de daha önce Çin’in Vuhan bölgesinden tahliye edilen Amerikalılar olduğu belirtildi.</h2>

<h2>CDC Ulusal Aşı ve Solunum Hastalıkları Merkezi direktörü Dr. Nancy Messonnier, tahliye edilen kişileri ayrı değerlendirdiklerini söyleyerek, “Çünkü bu rakamların şu anda ABD'deki genel resmi doğru bir şekilde temsil ettiğine inanmıyoruz." dedi.</h2>

<h2>Messonnier, Diamond Princess gemisinden tahliye edilenler arasında ayrıca 10 kişide, Japonlar tarafından yapılan testlerde hastalığın pozitif çıktığı, sonuçların teyit edilmesi halinde onların da söz konusu resmi sayıya eklenebileceğini kaydetti.</h2>

<h2>Amerikalı sağlık yetkilileri, Japonya'nın başkenti Tokyo yakınındaki Yokohama Limanı'nda 4 Şubat'ta karantinaya alınan, 3 bin 500'den fazla kişinin bulunduğu "Diamond Princess" adlı yolcu gemisinden çıkan 328 ABD vatandaşını uçaklarla ülkeye getirmişti.</h2>

<h2>Yetkililer, tahliye edilenlerin 14 gün boyunca California eyaletindeki Travis Hava Üssü'nde veya Texas eyaletine bağlı San Antonio şehrindeki Lackland Hava Üssü'nde kurulan karantina merkezlerinde tutulacağını açıklamıştı.</h2>

<h2>&nbsp;</h2>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 22 Feb 2020 00:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/02/yeni-tip-koronavirusu-yaklasiyor-1582322051.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Koronavirüsü orada da can aldı!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/koronavirusu-orada-da-can-aldi-115</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/koronavirusu-orada-da-can-aldi-115</guid>
                <description><![CDATA[Virüs nedeni ile 2 kişi hayatını kaybetti]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>İran'ın Kum kentinde yeni tip koronavirüs nedeniyle 2 kişinin hayatını kaybettiği açıklandı.</h2>

<p>Çin'de koronavirüs salgınında can kaybı 2 bini geçti. İran'da Koronavirüs tespit edilen iki kişi hayatını kaybetti.</p>

<p>Çin, koronavirüs salgınıyla mücadele ediyor. Ülkede bin 751 yeni vaka tespit edildi. Hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bini geçti. Salgının ortaya çıktığı Vuhan kentinin bağlı olduğu Hubei eyaletinde karantina uygulamaları ve seyahat kısıtlamaları da devam ediyor.&nbsp;</p>

<p>Çin havayolu şirketlerinde çalışan yabancı pilotların tamamına yakını virüs nedeniyle işten ayrıldı.</p>

<p>İran'ın Kum kentinde yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) bulaştığı 2 kişinin hayatını kaybettiği açıklandı.</p>

<p>İran Sağlık Bakanlığı Halkla İlişkiler Sorumlusu Kiyanuş Cihanpur, Twitter hesabından paylaştığı mesajında, Kum kentinde solunum yetmezliği şikayetiyle gözetim altında tutulan ve yeni tip koronavirüs test sonuçları pozitif çıkan 2 kişinin yaşamını yitirdiğini ifade etti.</p>

<p>Kum Tıp Üniversitesi Rektörü Muhammed Rıza Kadir de İran medyasına yaptığı açıklamada, son 4 günde solunum yetmezliği şikayetlerinde artış olduğunu belirtti.</p>

<p>Virüs hastalıklarıyla mücadele için Kum'da bir hastanenin tahsis edildiğini söyleyen Kadir, ihtiyaç olması halinde ikinci bir hastaneyi de hizmete sokacaklarını aktardı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 19 Feb 2020 21:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/02/koronavirusu-orada-da-can-aldi-1582135567.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Burnumuz Neden Soğuk Havada Akar?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/burnumuz-neden-soguk-havada-akar-113</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/burnumuz-neden-soguk-havada-akar-113</guid>
                <description><![CDATA[Kış mevsimi gelince burnumuz hemen akmaya başlar. Peki biraz soğuk vurunca neden burun musluğu açılır?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[Soğuk hava denince hemen burnumuz akmaya başlar. Peki bu bir hastalık habercisi mi?
Öte yandan burnundan gelen akıntıyla günde bir bardaktan fazla sıvı kaybedebildiğimizi biliyor muydunuz?

İnsanların yüzde 50-60’ında hava soğuk olduğu zaman burun akması görülüyor. Astım hastası, egzema ve nezle olan insanlarda bu daha fazla görülmekte.
Burnumuzun görevi, aldığımız havayı ılık ve nemli hale getirmektir. Böylece akciğerlerimizdeki hücrelerimiz tahriş olmaz. Soğuk havalardaki burun yoluyla nefes alırken, burnun arkasındaki sıcaklık genellikle yaklaşık 26-30 derece arası olur.
Ve burun arkasındaki nemin oranı havanın nasıl olduğuna bakılmaksızın hep %100’dür.
Bu, burnumuzun, aldığımızın nefesin ciğerlerimize ulaşmadan önce sıcak ve nemli olmasını sağlamadan çok etkili olduğunu gösterir.
Peki bunu nasıl yapar? Soğuk ve kuru hava burnumuzdaki sinir hücrelerini uyarır ve sinir hücrelerimiz beynimize mesaj gönderir.
Beynimiz buradaki kan akışını artırır, böylece kan damarları sayesinde burnumuzdan geçen hava ısınır, ılık hale gelir.
İkinci olarak burnumuz içeri giren havayı nemlendirmek için mukus bezleri yoluyla daha fazla salgı üretmek zorunda kalır.
Soğuk ve kuru hava ayrıca burnumuzdaki bağışıklı sistemi hücrelerini de uyarır.
Bu hücreler havayı daha nemli hale getirmek için burnumuzda daha fazla sıvı üretir. Burnumuz, bu işlevi yerine getirebilmek için günde yaklaşık 300-400 mL kadar sıvı harcar.
Isı ve su kaybı birbiriyle yakından ilişkilidir: burun boşluğundaki hava ısıtıldığı zaman içerideki sıvı buharlaşır böylece su buharlaştığı için burnumuz üşümeye başlar. (kolunuza kolonya döktükten sonra oluşan ferahlama hissini düşünün.)
Bunu yanıt olarak da burnumuzdaki kan akışı daha da artar çünkü solunan havayı ısıtma görevi burnun ısı kaybına göre daha önceliklidir. Vücudumuzun bu duruma karşı görevi, kanı kan damarlarına pompalayarak ısı kaybını en az indirmektir.
Bu nedenle burun için doğru miktarda ılık ve nemli hava elde etmek zor bir dengeleme eylemi haline gelir.
Bu mekanizma aşırı aktif olduğunda, kuru ve soğuk havayı nemlendirmek için gereken sıcaklıkla buharlaşan su burnumuzdan damlamaya başlayacaktır.
Mast hücreleri, astımlı veya alerjisi olan insanlarda daha hassastır ve kan damarları çevre sıcaklarına göre daha fazla efektiflik gösterir. Böylece burun tıkanıklığı ve hapşurma, soğuk hava tarafından tetiklenir.
Bunun tedavisi yanımızda mendil taşımaktır]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 19 Feb 2020 20:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/02/burnumuz-neden-soguk-havada-akar-1582135015.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kıbrıs&#039;ta Corona Virüsü şüphesi, hastaneye kaldırıldı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/kibrista-corona-virusu-suphesi-hastaneye-kaldirildi-100</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/kibrista-corona-virusu-suphesi-hastaneye-kaldirildi-100</guid>
                <description><![CDATA[Kıbrıs'ta Corona Virüsü şüphesi, hastaneye kaldırıldı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Koronavirüs olduğundan şüphelenilen Çin kökenli bir kişi, Lefkoşa'nın güneyindeki Genel Hastaneye kaldırıldı. Bilgi, Kıbrıs Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı tarafından Twitter aracılığıyla duyuruldu.</p>

<p>Rum Sağlık Bakanlığı tarafından verilen bilgide, Çinli kişinin şu sıralarda koronavirüse benzer semptomlarla hastaneye kaldırıldığını ve hastanın izole edilmiş odada tutulduğu bildirildi.</p>

<p>Rum Sağlık Bakanlığı, koronavirüs vakalarıyla başa çıkmak için kararlaştırılan protokolün takip edildiği kaydedildi.</p>

<p>Bahsi geçen hastayı muayene eden doktorların hastada “A tipi grip virüsü” olasılığının düşük olduğuna dair açıklama yaptığı da belirtildi.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 31 Jan 2020 22:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/01/kibrista-corona-virusu-suphesi-hastaneye-kaldirildi-1580499453.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Her 10 çiftten birinde görülüyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/her-10-ciftten-birinde-goruluyor-70</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/her-10-ciftten-birinde-goruluyor-70</guid>
                <description><![CDATA[Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Adana Şube Başkanı Dr. Taner Canatar, Türkiye'de her 10 çiftten birinde vajinismus hastalığının görüldüğünü söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Canatar, vajinismusun tüm dünyada kadın doğumcular ve ruh sağlığı bilimcileri tarafından sıkça karşılaşılan bir cinsel sorun olduğuna dikkat çekti.&nbsp;<br />
<br />
Çiftlerin vajinismus sorunu karşısında önce büyük bir üzüntü ve çaresizlik yaşadıklarını ve bu sorunu en yakın çevrelerinden bile sakladıklarını ifade eden Canatar, sorunun genellikle ya görmezden gelindiğini ya da kendiliğinden düzeleceği düşünülerek bir cinsel terapiste başvurma kararının sürekli ertelendiğini söyledi.</p>

<p>Kişinin günlük hayatını ve tüm ilişkilerini olumsuz etkileyebilecek olan hastalığın tedavi edilmemesi durumunda kişinin ruh sağlığının bozabileceğini vurgulayan Canatar, ''Kişide aldatma, duygusal ve fiziksel şiddet, saygısız davranışlar, duygusal tatminde azalma, suçluluk, eksiklik hissi, utanç duyma, kendinden nefret etme, hayal kırıklığı, bunaltı, sıkıntı, umutsuzluk, çaresizlik gibi durumlar da görülebilir'' ifadelerini kullandı.&nbsp;<br />
<br />
Canatar, hastalığın tedavisi için çiftlerin cinsel terapi için uzmana başvurmaları gerektiğini bildirdi.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 14 Jun 2019 18:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2019/06/her-10-ciftten-birinde-goruluyor-1560508594.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bebeklerde atopik dermatite karşı etkili öneriler</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/bebeklerde-atopik-dermatite-karsi-etkili-oneriler-44</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/bebeklerde-atopik-dermatite-karsi-etkili-oneriler-44</guid>
                <description><![CDATA[Dünya genelinde en sık görülen kronik bir deri hastalığı olan Atopik dermatit (Atopik Egzama) ilk belirtilerini bebeklik döneminde göstermesiyle biliniyor. Prof. Dr. Ertuğrul H. Aydemir, kızarıklık ve kaşıntı gibi egzamanın tetikleyici unsurlarına dikkat çekerek, bebeklerin cildini korumak için önemli ipuçları veriyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Bebeklerde sıkça karşılaşılan Atopik dermatit (Atopik Egzama) kalıtsal olduğu bilinen bir egzama türüdür. Ebeveynlerin ikisinde birden atopik egzama varsa bu rahatsızlığın bebeklerde de görülme ihtimali yüzde 50’nin üzerine çıkmaktadır. Bazı tetikleyici unsurlarla şiddeti artabilen bu deri rahatsızlığının ilk belirtileri bebeklerde bir yaşını doldurmadan görülebiliyor. Prima Uzman Kurulu Üyesi Dermatolog Prof. Dr. Ertuğrul H. Aydemir, bebeklerin cildini egzamanın olumsuz etkilerinden ve ataklarından korumak için pratik önerilerde bulunuyor.</p>

<p><strong>İLK BELİRTİLERE DİKKAT EDİN</strong></p>

<p>İlk belirtiler, bebeklerde genellikle yanaklarda palyaço makyajını andırır biçimde kırmızı, hafif şiş, üzeri kuru ve ince kepekli yamalar şeklinde kendini gösterir. Atak dönemlerinde daha fazla şişme ve sulanma görülebildiği gibi kaşıntı da olabilir. Şiddetli ataklarda ise kollar, bacaklar ve gövdede de benzer kızarıklıklar ve kaşıntılı belirtiler ortaya çıkar. Bu alanlar özen gösterilmediğinde kolayca mikrop kapabilir ve bu da kaşıntının ve egzamanın şiddetini artırmasına neden olur.</p>

<p><strong>BEBEKLERİN BANYOSU SIK YAPILMALI AMA KISA SÜRMELİ</strong></p>

<p>Atopik dermatiti tetikleyen nedenler arasında bebeklerin cildini aşırı sabunlama, keseleme, alkol içeren kolonya benzeri ürünlerin kullanımı ve bebeğin fazla terlemesi sayılabilir. Ancak Prof. Dr. Ertuğrul H. Aydemir, en sık görülen ve kolayca gözden kaçabilen nedenlerden birisinin de yünlü giysiler olduğuna dikkat çekiyor. Giysilerdeki yün liflerinin çok fazla tahrişe neden olduğunu söyleyen Prof. Dr. Aydemir, bu liflerin kaşıntıyı da artırabileceğini belirtiyor. Sentetik giysiler de bebekleri terleterek, kaşıntıyı artıracağından bebek kıyafetlerinde pamuklu kumaşların tercih edilmesi öneriliyor.</p>

<p>Bebeklerin cildinin çok kuru olması da kaşıntıyı tetikleyebiliyor. Bebeklerin yıkanma sıklığı konusunda değişik görüşler olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ertuğrul H. Aydemir, ebeveynlere bebeklerini sık (her gün gibi) ve ılık suyla yıkamalarını öneriyor. Bebek kurulandıktan sonra, 2-3 dakika içerisinde cildine iyi bir vücut nemlendiricisi sürülmesi de bebeklerin cildinin kuru kalmamasını sağlayarak kaşıntıyı önlüyor. Ancak banyo uygulamasının kısa sürmesi, bebeğin yıkandığı suyun ılık olması ve bebekleri sabunlama işleminin de uzun tutulmaması gerekiyor.</p>

<p>Egzamanın şiddetlenmesinde yiyeceklerin etkisi de çok tartışılan konuların başında geliyor. Bebeklerin ilk 2 yaş aralığında yediklerinin egzama üzerinde sınırlı etkileri olsa da, annelerin bebeklerinin yediklerine nasıl tepkiler verdiğini gözlemlemesi öneriliyor.</p>

<p><strong>BEBEKLERİN BEZ BÖLGESİ KURU OLMALI</strong></p>

<p>Bebeklerde cildin idrar ya da dışkıyla teması tahrişi artıracağı için yeni geliştirilen, emici kanal teknolojisine sahip, nefes alabilen bebek bezlerinin kullanımı da problemin etkilerini azaltıyor. Sıvıyı emen ve hapseden, daha fazla kuruluk sağlayan bebek bezleri bez bölgesini kuru tutarak tahrişi önlüyor.</p>

<p><strong>DERMATOLOG TAVSİYESİ ALINMALI</strong></p>

<p>Atak dönemlerinde tedavi için muhakkak bir dermatoloğa başvurulması öneriliyor. Ailelere internetten edindikleri bilgilerle ya da eş dost önerileriyle ilaç kullanmamalarını, özellikle de bir dermatolog denetimi olmadan asla kortizon içeren ürünler denememelerini öneren Prof. Dr. Ertuğrul H. Aydemir, egzamanın genellikle 2 yaşın sonuna doğru kendiliğinden kaybolduğunu daha sonra ise şekil değiştirerek devam edebildiğini veya tamamen yok olabildiğini belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 11 Apr 2019 13:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2019/04/bebeklerde-atopik-dermatite-karsi-etkili-oneriler-1554978817.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İşten eve döndüğünüzde lenslerinizi çıkarın</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/isten-eve-dondugunuzde-lenslerinizi-cikarin-43</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/isten-eve-dondugunuzde-lenslerinizi-cikarin-43</guid>
                <description><![CDATA[Günümüzde kontakt lens kullananların sayısı giderek artıyor. Gerek renkli göze sahip olabilmek adına, gerekse de göz bozukluğu nedeniyle kullanılan kontakt lensler bazı basit kurallara dikkat edilmediğinde ciddi sorunlara yol açıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kontakt lensler; göz bozukluğu olan, gözlük takmak istemeyen, gözleri lazere uygun olmayan hastalar tarafından sık tercih ediliyor. “Kontakt lensler; yerinde ve kurallarına uyulması şartıyla bizlerin de sıklıkla reçete ettiği yardımcı görme aparatlarıdır” diyen Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Fatih Atmaca, kurallara dikkat etmediğimizde kontakt lenslerin faydadan çok zarar verebileceği konusunda uyardı.</p>

<p>Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Fatih Atmaca, kontakt lens kullanımı ile ilgili tavsiyelerde bulundu:</p>

<p><strong>1- Lensleri kısa süreli kullanmalıyız</strong></p>

<p>Oksijen geçirgenlikleri ne kadar yüksek olursa olsun; kontakt lensli bir göz, normal bir göze göre daha az oksijenlenir. Bu nedenle lenslerimizi mümkün olduğunca kısa süreli kullanmalıyız. Örneğin okuldan veya işten eve döndüğümüzde lenslerimizi çıkarmalı, gözlük kullanmalıyız.</p>

<p><strong>2- Lenslerimizin hijyenine dikkat etmeliyiz</strong></p>

<p>Lenslerimizin hijyeni konusunda da oldukça dikkatli olmamız gerektiğini dile getiren Dr. Fatih Atmaca, “Lenslerimizi takarken ve çıkarırken önce ellerimizi yıkamalıyız. Lenslerimizi çıkardıktan sonra temiz lens kutumuza solüsyonumuzu yenileyerek koymalıyız” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>3- Lenslerle asla uyumamalıyız</strong></p>

<p>Lenslerimizle asla ve asla uyumamamız gerekiyor. Hastalarımıza bunu söylediğimizde bazen ‘Ama hocam böyle yapan arkadaşlarımız var ve bir şey olmuyor’ cevabını alabiliyoruz. Benim bu durumda verdiğim cevap şu oluyor: “Bir gün bir şey olmaz, bin gün bir şey olmaz. Bin birinci gün iltihap kapabilirsiniz.” İşin kötü tarafı kontakt lens kullanımına bağlı başta keratit dediğimiz enfeksiyonlar (lensi üzerine taktığımız gözümüzün saydan ön tabakasının iltihabı) kalıcı görme kaybına neden olacak kadar ciddi bir hal alıyor. Uyumadan önce nasıl ki ayakkabımızı, çorabımızı çıkarma ihtiyacı hissediyorsak, lenslerimizi de çıkarmadan uyumamalıyız. Unutmayalım ki göz bebeklerimiz ayak tabanımızdan çok daha hassas.</p>

<p><strong>4- Lenslerle havuza girmemeliyiz</strong></p>

<p>Bir diğer yanlışın ise aylık lenslerin bir ay gözde kalabileceği düşüncesi olduğuna dikkat çeken Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Fatih Atmaca, “Bu kesinlikle yanlıştır. Aylık lens yoktur; sabah takıp akşam çıkarmak kaydı ile bir ay kullanabileceğiniz lensler vardır. Lensleriniz ile asla havuza girmeyin. Havuzdaki klor, koruyucu maddeler, boyar maddeler ve diğer havuz kullanıcılarının vücut sıvıları kontakt lensinize yapışır ve siz havuzdan çıksanız dahi lensler gözünüzde kaldığı sürece gözünüz bu zararlı ve kirli maddelere maruz kalmaya devam eder. Unutmayalım ki keratit dediğimiz ciddi göz enfeksiyonu ile karşılaştığımız her iki hastadan biri düzensiz kontakt lens kullanıcısı. Bu nedenle lens kullanırken dikkatli olmalı, azı karar çoğu zarar özdeyişini akılda tutmalıyız” dedi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 11 Apr 2019 13:17:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2019/04/isten-eve-dondugunuzde-lenslerinizi-cikarin-1554977915.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Haftada 3 gün tüketin yeter... Ciğerlerinizi ilk günkü haline getiriyor!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/haftada-3-gun-tuketin-yeter-cigerlerinizi-ilk-gunku-haline-getiriyor-31</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/haftada-3-gun-tuketin-yeter-cigerlerinizi-ilk-gunku-haline-getiriyor-31</guid>
                <description><![CDATA[Eşek dikeni nedir, eşek dikeninin faydaları nelerdir? sorusunun cevapları son günlerde çok fazla merak ediliyor. Eşek dikeni akız, kansa ve kenger gibi çeşitli isimlerle anılıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>EŞEK DİKENİ NEDİR?</strong></p>

<p>Eşek dikeni papatyagiller familyasındandır. 1 veya 2 yıl yaşayabilen bu&nbsp;bitki&nbsp;çorak arazi ve tarlalarda yetişmektedir. İnce ve çengelli olan kenger bitkisi temmuz ve ağustos aylarında iyice çiçeklenmektedir. Temmuz ve ağustos aylarında eşek dikeninin rengi erguvan ve beyaz rengini almaktadır. Eşek dikeninin çiçekleri yaşken güzel kokuludur ancak kuruduklarında kokusu tamamen kaybolur.</p>

<p>Diyarbakır yöresinde kenger yemeği olarak pişen eşek dikeni yöre halkı tarafından severek pişiriliyor. İçine kuzu eti koyularak kavrulan eşek dikeninin yemeğine kenger meftunesi deniliyor. lezzetti ve son derece sağlıklı olan bir bitki olan eşek dikeni nedir, nerelerde yetişir? Eşek dikeninin faydaları nelerdir? sorularının cevapları haberimizde...</p>

<p><strong>EŞEK DİKENİ NERELERDE YETİŞİR?</strong></p>

<p>Kırmızı ve mor renkte çiçekler açan eşek dikeni, ülkemizin neredeyse çorak olan hemen hemen her arazisinde yetişir. Eşek dikeninin Türkiye 'de yetiştiği yerler, Ege bölgesi, Doğu Anadolu ve Güney Doğu Anadolu bölgesidir. Eşek dikeni nadir olarak Ege ve Akdeniz bölgesinde de yetişmektedir.</p>

<p>Eşek dikeninin ege bölgesinde kenger ismiyle kahvesi yapılmaktadır. Eşek dikeninin en çok zeytinyağlı yemeklerinin yapıldığı yer ege bölgesidir. Aynı zamanda eşek dikeninin&nbsp;Diyarbakır'da kenger meftunesi adında kuzu etli kavurması yapılmaktadır.</p>

<p>Eşek dikeninin sağlık açısından bir çok faydası bulunmaktadır. Lezzetli bir şekilde yemeklerinin yapıldığı eşek dikeninin faydalarını şu şekilde sıralayabiliriz:</p>

<p><strong>MİGRENİ TEDAVİ EDER</strong></p>

<p>Eşek dikeninin kramp çözücü özelliği bulunmaktadır. Bu özelliği sayesinde migren ve çeşitli baş ağrıları tedavisinde etkili olduğu bilinmektedir.</p>

<p><strong>SİNDİRİM İSTEMİNE İYİ GELİR</strong></p>

<p>Eşek dikeni zengin lif oranı sayesinde sindirim sistemini iyileştirmektedir. Aynı zamanda sinir sistemini onararak vücuttaki kanı temizlemeye yardımcı olmaktadır.</p>

<p><strong>KARACİĞER YAĞLANMASI OLANLAR YEMEĞİNİ YAPIP YİYEBİLİR</strong></p>

<p>Eşek dikeni en çok karaciğer organına fayda sağlamaktadır. Karaciğer yağlanması olanlar eşek dikeni yemeğini haftada en ez iki kere tüketebilirler.</p>

<p><strong>KARACİĞER YAĞLANMASI OLANLAR YEMEĞİNİ YAPIP YİYEBİLİR</strong></p>

<p>Eşek dikeni en çok karaciğer organına fayda sağlamaktadır. Karaciğer yağlanması olanlar eşek dikeni yemeğini haftada en ez iki kere tüketebilirler.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Eşek dikeni en çok karaciğer organına fayda sağlamaktadır. Karaciğer yağlanması olanlar eşek dikeni yemeğini haftada en ez iki kere tüketebilirler.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 18 Mar 2019 11:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2019/03/haftada-3-gun-tuketin-yeter-cigerlerinizi-ilk-gunku-haline-getiriyor-1552898286.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bu besin meğer karaciğeri bitiriyormuş!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/bu-besin-meger-karacigeri-bitiriyormus-26</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/bu-besin-meger-karacigeri-bitiriyormus-26</guid>
                <description><![CDATA[Beslenme alışkanlıkları, karaciğer sağlığını doğrudan etkiliyor. Yağlı gıdaların yanı sıra, şekerli ve tuzlu yiyecekler de karaciğer sağlığına zarar veriyor. Lif oranı yüksek olan yiyeceklerin karaciğerin en iyi şekilde çalışmasına yardımcı olabileceğini belirten uzmanlar, paketli atıştırmalıkların zararları konusunda uyarıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Beslenme alışkanlıkları,&nbsp;karaciğer&nbsp;sağlığını doğrudan etkiliyor. Yağlı gıdaların yanı sıra, şekerli ve tuzlu yiyecekler de karaciğer sağlığına zarar veriyor. Lif oranı yüksek olan yiyeceklerin karaciğerin en iyi şekilde çalışmasına yardımcı olabileceğini belirten uzmanlar, paketli atıştırmalıkların zararları konusunda uyarıyor.</p>

<p><strong>PAKETLENMİŞ ABUR-CUBUR YİYECEKLERİ SINIRLAYIN!</strong></p>

<p>"Cips ve unlu mamuller ile ilgili problem genellikle şeker, tuz ve yağ ile doldurulmuş olmalarıdır" diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Özden Örkcü, "Çalışmak için yanınızda sağlıklı atıştırmalık bulundurun. 10-12 adet yer fıstığını robottan çekip, doğal bir fıstık ezmesi elde edip yanında bir dilim elma ile yiyebilirsiniz. Ya da kuru kayısı veya hurma arasına ceviz yerleştirerek mini sağlıklı atıştırmalık sandviçler elde edebilirsiniz. Bu tarifler, tatlı krizlerinize de birebir" önerisinde bulundu.</p>

<p><strong>PATATES KIZARTMASI VE HAMBURGER SİROZA YOL AÇIYOR!</strong></p>

<p>Patates kızartması ve hamburgerin&nbsp;karaciğer&nbsp;sağlığını tehdit eden gıdalardan olduğunu belirten Örkcü, "Doymuş yağ oranı yüksek yiyecekleri çok fazla yemek, karaciğerinizin işini yapmasını zorlaştırabilir. Zamanla siroz olarak bilinen karaciğerde iz kalmasına yol açabilecek iltihaplanmalara neden olabilir." dedi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>ŞEKERİ AZALTIN!</strong></p>

<p>Çok fazla tatlı tüketiminin karaciğere zarar verebileceğini ifade eden Özden Örkcü, "Çünkü karaciğerin işinin bir parçası şekeri yağa dönüştürmek. Eğer aşırıya kaçarsanız, karaciğeriniz çok fazla yağ yapar. Uzun vadede, yağlı&nbsp;karaciğer&nbsp;hastalığı gibi bir durumla karşılaşabilirsiniz." dedi.</p>

<p><strong>SUYUN YARARLARINA ŞAŞIRACAKSINIZ!</strong></p>

<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Özden Örkcü, "Karaciğeriniz için yapabileceğiniz en iyi şeylerden biri sağlıklı kilonuzu korumaktır. Gazlı içecekler veya sporcu içecekleri gibi şekerli içecekler yerine içme suyu alışkanlığı edinin. Her gün kaç kalori kazanacağınıza şaşıracaksınız" diyerek, önerilerini şöyle sıraladı:</p>

<p><strong>TUZUN ÜZERİNE BİR KAPAK KOYUN</strong></p>

<p>Vücudunuzun biraz tuza ihtiyacı var; fakat yapılan araştırmalar, sodyumdan yüksek bir diyetin&nbsp;karaciğer&nbsp;izinin ilk aşaması olan fibrozise yol açabileceğini öne sürmektedir. Tuzu kesmek için ise yapabileceğiniz bazı kolay şeyler var. Pastırma ya da şarküteri gibi işlenmiş yiyeceklerden kaçının. Konserve sebzeler yerine taze seçin.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 17 Mar 2019 11:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2019/03/bu-besin-meger-karacigeri-bitiriyormus-1552812276.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kış Aylarında 5 Tavsiyeye Dikkat!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://onlinegazete.com/haber/kis-aylarinda-5-tavsiyeye-dikkat-17</link>
                <guid>https://onlinegazete.com/haber/kis-aylarinda-5-tavsiyeye-dikkat-17</guid>
                <description><![CDATA[Kış deyince ilk olarak hemen akla bitmeyen soğuklar, erken kararan hava ve uzun süreli hastalıklar geliyor… ‘’Bu kış hasta olacak mıyım?’’ tedirginliğini bazı dönemlerde çoğumuz yaşıyoruz. Esasen kışın soğuk günlerine karşı sağlıklı olabilmek ve kışın büyüleyici güzelliğini yaşayabilmek çok kolay! İşte size soğuk kış günlerine karşı koyabilmenize yardım sağlayacak bazı öneriler...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div>
<p><strong>Bağışıklık sisteminize güç veren gıdaları tercih edin</strong></p>
</div>

<div>
<div>
<p>Kış mevsiminin zorluklarına göğüs germenin yolu beslenme alışkanlıklarınızı mevsime göre ayarlamaktan geçiyor. Dengeli bir beslenme düzeni, kış mevsiminin zorluklarını atlatmanızda yardımcı olacak. Soğuk kış günlerine karşı bağışıklık sisteminizi güçlendirecek besinleri tercih edin ve sıvı tüketimini ihmal etmeyin.</p>
</div>
</div>

<p><img src="http://tags.bluekai.com/site/41218?limit=1&amp;phint=event%3Dnative&amp;phint=brand%3Dlipton_milliyet" style="height:1px; width:1px" /><strong>Kışın da bol sıvı tüketimine dikkat!</strong></p>

<div>Çoğu kişi yaz mevsiminin kavurucu, sıcak günlerinde su içmeyi ihmal etmezken; kış aylarının soğuk günlerinde sıvı tüketimini göz ardı edebiliyor. Oysa vücudun yüzde 60’ının sudan oluştuğunu göz önünde bulundurursak; beden sağlığımız için her mevsim aynı oranda düzenli sıvı tüketimine ihtiyaç duymaktayız. Su, vücudun tüm fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için gerekli. Kış mevsiminde de beden sağlığınız için sıvı tüketimine gereken önemi vermeyi unutmayın.</div>

<div>
<div>
<p><strong>Kış meyvelerinin tadını çıkarın</strong></p>
</div>

<div>Sofranızda kış meyvelerine daha fazla yer açmanız; vücudunuz için gerekli besin materyallerini daha rahat almanızı sağlar. Soğuk kış günlerinin beraberinde getirebileceği hastalıklara karşı durabilmeniz elma, portakal, mandalina gibi kış meyvelerinin yardımıyla olacak. Hem lezzet açısından zengin hem de besin ve vitamin deposu olan kış meyvelerine sofranızda daha fazla yer açın.</div>
</div>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 16 Mar 2019 14:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://onlinegazete.com/images/haberler/2019/03/kis-aylarinda-5-tavsiyeye-dikkat-1552736314.jpg"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
