<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru" version="2.0">
    <channel>
        <title>Online Gazete | Yeni Nesil Yayıncılık</title>
        <link>https://www.onlinegazete.com/</link>
        <description>Online Gazete, yeni nesil yayıncılık. Kıbrıs, Türkiye ve Dünya&#039;dan haber. KKTC Televizyonlarını canlı izleyebilir, gazetelerin ilk sayfalarına ulaşabilirsiniz.</description>
        <language>tr</language>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/gunes-carpmasi-ile-sicak-carpmasi-arasindaki-fark-nedir-belirtiler-onlemler-ve-acil-durum-mudahaleleri-1033</link>
            <category>GÜNCEL HABERLER</category>
            <pubDate>Wed, 09 Jul 2025 09:43:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Güneş Çarpması ile Sıcak Çarpması Arasındaki Fark Nedir? Belirtiler, Önlemler ve Acil Durum Müdahaleleri</h1>
                        <h2>Yaz aylarında sıkça karıştırılan güneş çarpması ve sıcak çarpması aslında birbirinden farklı iki tıbbi durumdur. Peki farkları nelerdir ve hangisi daha tehlikelidir?</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2025/07/gunes-carpmasi-ile-sicak-carpmasi-arasindaki-fark-nedir-belirtiler-onlemler-ve-acil-durum-mudahaleleri-1752043547.jpg">
                        <figcaption>Güneş Çarpması ile Sıcak Çarpması Arasındaki Fark Nedir? Belirtiler, Önlemler ve Acil Durum Müdahaleleri</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Yaz mevsimi, deniz, güneş ve açık hava aktiviteleriyle birlikte birçok güzelliği beraberinde getirirken, aynı zamanda sıcak havaların yol açabileceği ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Özellikle güneş çarpması ve sıcak çarpması gibi durumlar, yaz aylarında sıklıkla karşılaşılan ancak birbirine karıştırılan iki önemli rahatsızlıktır. Bu haberimizde, bu iki sağlık sorununu tüm yönleriyle açıklıyor, farklarını detaylandırıyor ve hayati durumlar karşısında neler yapılması gerektiğini anlatıyoruz.</p>

<h4><strong>Güneş Çarpması Nedir?</strong></h4>

<p>Güneş çarpması, özellikle baş ve boyun bölgesinin uzun süre güneş ışınlarına maruz kalması sonucunda ortaya çıkan tıbbi bir durumdur. Bu durumda güneş ışınları doğrudan beyin zarlarına ve beyin dokusuna zarar verebilir. Bu durum, bakteriyel olmayan bir menenjit formu olan “aseptik menenjite” yol açabilir. Güneş çarpması genellikle halk arasında “başa güneş geçmesi” olarak da adlandırılır ve tıpta “başa izole sıcak çarpması” şeklinde tanımlanır.</p>

<p><strong>Belirtileri şunlardır:</strong></p>

<ul>
	<li>
	<p>Şiddetli baş ağrısı</p>
	</li>
	<li>
	<p>Başta sıcaklık ve kızarıklık</p>
	</li>
	<li>
	<p>Boyun ağrısı ve sertliği</p>
	</li>
	<li>
	<p>Mide bulantısı ve kusma</p>
	</li>
	<li>
	<p>Bitkinlik, halsizlik, baş dönmesi</p>
	</li>
	<li>
	<p>Vücut sıcaklığının normal ya da serin olması</p>
	</li>
</ul>

<p>Güneş çarpmasında dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, vücut ısısının genellikle yükselmemesidir. Yani hasta sıcak değil, aksine serin olabilir. Bu durum, sıcak çarpmasından farklılaşmasında kilit bir göstergedir.</p>

<h4><strong>Güneş Çarpması Durumunda Ne Yapılmalı?</strong></h4>

<p>Güneş çarpması geçiren bir kişiyle karşılaşıldığında hemen şu adımlar atılmalıdır:</p>

<ol>
	<li>
	<p><strong>Kişiyi serin ve gölgeli bir yere alın.</strong></p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Sırt üstü yatırın, baş ve üst vücudu hafifçe yukarı kaldırın.</strong></p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Boyun, alın ve enseye soğuk, nemli bezler uygulayın.</strong></p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Bilinci yerindeyse bol su içmesi sağlanmalı.</strong></p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>İstirahat önerilir, semptomlar geçene kadar yataktan kalkmamalı.</strong></p>
	</li>
</ol>

<p>Eğer kusma şiddetlenir, kafa karışıklığı veya bilinç kaybı meydana gelirse, vakit kaybetmeden tıbbi yardım çağrılmalıdır.</p>

<h4><strong>Sıcak Çarpması (Hipertermi) Nedir?</strong></h4>

<p>Sıcak çarpması, güneş çarpmasından daha tehlikeli olan, tüm vücudu etkileyen sistematik bir durumdur. Tıpta “hipertermi” olarak adlandırılan bu rahatsızlık, vücut sıcaklığının kontrolsüz biçimde yükselmesiyle oluşur. Özellikle sıcak havalarda, yoğun fiziksel efor sarf eden bireylerde görülür.</p>

<p>Sıcak çarpmasında vücut, dış ortamdan aldığı ısıyı atmakta zorlanır ve bu ısı birikimi 10 ila 15 dakika içinde vücut ısısını 41 dereceye kadar çıkarabilir. Vücut kendi soğutma mekanizmasını (terleme) kaybedebilir ve bu da iç organlarda iltihaplanma ve hayati risklere yol açar.</p>

<p><strong>Sıcak çarpmasının başlıca belirtileri şunlardır:</strong></p>

<ul>
	<li>
	<p>Yüksek ateş (40-41 derece)</p>
	</li>
	<li>
	<p>Bilinç bulanıklığı veya kaybı</p>
	</li>
	<li>
	<p>Baş dönmesi, sersemlik hissi</p>
	</li>
	<li>
	<p>Bulantı, kusma, ishal</p>
	</li>
	<li>
	<p>Düşük tansiyon</p>
	</li>
	<li>
	<p>Kaslarda titreme ve nöbetler</p>
	</li>
	<li>
	<p>Terlemenin durması</p>
	</li>
</ul>

<p>Bu durum bir saat içinde gelişebilir ve müdahale edilmezse ölüme yol açabilir. Özellikle yaşlılar, çocuklar, kronik hastalığı olanlar ve açık havada çalışan bireyler risk altındadır.</p>

<h4><strong>Sıcak Çarpması Durumunda Ne Yapılmalı?</strong></h4>

<ol>
	<li>
	<p><strong>Derhal 112 acil servisi arayın.</strong></p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Hastayı serin ve gölgeli bir alana taşıyın.</strong></p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Üzerindeki fazla giysileri çıkarın.</strong></p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Vücut ısısını düşürmek için soğuk kompres uygulayın.</strong></p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Bilinci yerindeyse sıvı içmesi sağlanmalı.</strong></p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Bilinç kaybı varsa sabit yan yatış pozisyonuna alınmalı.</strong></p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Nefes almıyorsa suni solunum uygulanmalı.</strong></p>
	</li>
</ol>

<p>Zamanında ve doğru müdahale, sıcak çarpmasının hayati etkilerini azaltabilir.</p>

<h4><strong>Güneş ve Sıcak Çarpmalarından Nasıl Korunabiliriz?</strong></h4>

<p>Her iki durumdan korunmanın en etkili yolu, aşırı sıcaktan kaçınmaktır. İşte yaz aylarında dikkat edilmesi gereken bazı önemli önlemler:</p>

<ul>
	<li>
	<p><strong>Güneş altında uzun süre kalmaktan kaçının.</strong></p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Açık renkli, hafif ve bol giysiler giyin.</strong></p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Şapka, güneş gözlüğü ve güneş koruyucu krem kullanın.</strong></p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Günlük su tüketimini artırın (en az 2,5-3 litre).</strong></p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Açık havada çalışıyorsanız sık sık mola verin.</strong></p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Yaşlı bireyleri ve çocukları aşırı sıcaklardan koruyun.</strong></p>
	</li>
</ul>

<p>Ayrıca, sıcak günlerde yürüyüş, koşu, spor gibi fiziksel aktiviteler sabah erken saatlerde veya akşam serinliğinde yapılmalı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/pkk-silah-birakiyor-mu-torenin-sifreleri-ankaranin-beklentileri-ve-silahlarin-akibeti-1032</link>
            <category>TÜRKİYE</category>
            <pubDate>Wed, 09 Jul 2025 09:39:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>PKK Silah Bırakıyor mu? Törenin Şifreleri, Ankara’nın Beklentileri ve Silahların Akıbeti</h1>
                        <h2>PKK’nın silah bırakma süreci dikkatle izleniyor. Süleymaniye’de yapılacak tören sembolik bir başlangıç mı yoksa kalıcı bir son mu olacak?</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2025/07/pkk-silah-birakiyor-mu-torenin-sifreleri-ankaranin-beklentileri-ve-silahlarin-akibeti-1752043264.jpg">
                        <figcaption>PKK Silah Bırakıyor mu? Törenin Şifreleri, Ankara’nın Beklentileri ve Silahların Akıbeti</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Kendini feshetme kararı alan PKK, Kuzey Irak’ta düzenlenecek bir törenle “iyi niyet göstergesi” olarak silah bırakacağını duyurdu. Süleymaniye’de gerçekleştirilmesi planlanan törene, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, uluslararası gözlemciler ve yüzlerce gazeteci davet edildi. Ancak “provokasyon ve toplumsal tepki” endişesiyle program basına kapalı gerçekleşecek. Çekilen görüntüler daha sonra basınla paylaşılacak.</p>

<p>PKK'nın bu adımı, örgütün yarım asırlık silahlı mücadelesine son verme sürecinin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Örgütün lideri Abdullah Öcalan’ın İmralı’dan yapacağı “silah bırakın” çağrısının ardından, hafif silahların imha edileceği törende sembolik bir mesaj verilmesi bekleniyor.</p>

<p>Silah bırakma sürecini Türkiye tarafında Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşarı İbrahim Kalın koordine ediyor. Kalın, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile DEM Parti İmralı heyetinden Pervin Buldan ve Mithat Sancar'ın katıldığı bir toplantıya iştirak ettikten sonra Bağdat’ta temaslarını sürdürdü.</p>

<p><strong>Süreç Tek Başına Silahtan İbaret Değil</strong><br />
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, sadece silah bırakmanın yeterli olmadığını vurgulayarak, örgütün illegal yapılarının da ortadan kaldırılması gerektiğini söyledi. Fidan, “Legal siyasetin önü açılmalı, milis yapılanmalar son bulmalı” mesajı verdi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Silahlar İmha mı Edilecek, Devredilecek mi?</strong><br />
Silahların ne olacağı ise hâlâ belirsizliğini koruyor. Türkiye, silahların kayıt altına alınıp imha edileceğini belirtirken, bazı kaynaklar SDG veya PJAK’a devredilebileceği yönünde spekülasyonlar yapıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu silahların başka gruplara geçmesini önlemek için sürecin titizlikle takip edileceğini vurguladı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Uluslararası Endişeler</strong><br />
Birleşmiş Milletler gibi tarafsız gözlemcilerin süreçte yer almaması, güvenilirlik konusunda bazı uzmanların kaygı duymasına neden oluyor. Gözlemciler, net ve taraflarca kabul edilen bir doğrulama mekanizmasının olmayışının, süreci kırılgan hale getirdiğini ifade ediyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>PKK’nın Silah Gücü Ne Kadar?</strong><br />
ABD Dışişleri Bakanlığı’na göre, PKK'nın 4 bin ila 5 bin arasında silahlı militanı bulunuyor. Örgütün cephaneliğinde RPG roketatarlar, el yapımı patlayıcılar, MANPAD hava savunma sistemleri ve insansız hava araçları gibi çeşitli ağır silahlar yer alıyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Sonuç: Sembolik Başlangıç mı, Gerçek Son mu?</strong><br />
PKK’nın töreni “iyi niyet göstergesi” ve “güven artırıcı adım” olarak tanımlanıyor. Ancak hem Türkiye’nin beklentileri hem de örgütün siyasi şartlara bağladığı silahsızlanma takvimi, sürecin uzun ve belirsiz olacağını gösteriyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/sozcu-tvye-rtukten-10-gunluk-yayin-durdurma-cezasi-1031</link>
            <category>TÜRKİYE</category>
            <pubDate>Wed, 09 Jul 2025 09:25:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Sözcü TV’ye RTÜK’ten 10 Günlük Yayın Durdurma Cezası</h1>
                        <h2>RTÜK’ün 6112 sayılı Kanunu gerekçe göstererek verdiği kararla, Sözcü TV’nin yayını 10 gün süreyle durduruldu. Kanal 19 Temmuz’da yeniden yayınlara başlayacak.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2025/07/sozcu-tvye-rtukten-10-gunluk-yayin-durdurma-cezasi-1752042719.jpg">
                        <figcaption>Sözcü TV’ye RTÜK’ten 10 Günlük Yayın Durdurma Cezası</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye'de Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), 27 Mart 2025 tarihli toplantısında aldığı kararla Sözcü TV’ye 10 gün süreyle yayın durdurma cezası verdi. Cezanın gerekçesi, 23 Mart 2025’te yayınlanan "Nokta Atışı" adlı programda, 6112 sayılı Kanunun 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin ihlal edilmesi olarak açıklandı.</p>

<p>RTÜK'ün kararına göre, programda toplumda "ırk, dil, din, cinsiyet, sınıf, bölge ve mezhep farkı gözeterek kin ve düşmanlık yaratmaya yönelik ifadeler" kullanıldığı iddia edildi. Cezanın yürürlüğe girmesiyle birlikte Sözcü TV’nin ekranı 9 Temmuz saat 00.00 itibarıyla karartıldı. Yayınların 19 Temmuz’da yeniden başlayacağı duyuruldu.</p>

<p>Sözcü TV ekranında yer alan duyuruda, RTÜK’ün gerekçesi detaylı şekilde paylaşılırken, Sözcü Gazetesi internet sitesinden yapılan açıklamada, "Tarihimizde benzeri olmayan sansür uygulanmaya başlandı" ifadelerine yer verildi.</p>

<p>RTÜK ayrıca Halk TV’ye de aynı gerekçeyle 10 gün yayın durdurma cezası vermişti. Ancak Ankara 21. İdare Mahkemesi, Halk TV’nin itirazını değerlendirerek yürütmeyi durdurma kararı aldı. RTÜK’ün bu karara itiraz hakkı bulunuyor.</p>

<p>RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin ise sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, verilen cezaların uzun süredir yapılan yapıcı uyarılara rağmen gerçekleşen “ağır ve kasıtlı yayın ihlalleri” nedeniyle uygulandığını belirtti. Şahin, bazı yayıncıların ve siyasetçilerin bu süreci kamuoyunda çarpıtmaya çalıştığını savunarak, RTÜK kararlarının şeffaf ve yasal çerçevede alındığını vurguladı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/kuzey-kibrista-25-yilda-en-az-42-kadin-cinayeti-sessizlik-siddet-ve-ihmal-1030</link>
            <category>DOSYA</category>
            <pubDate>Wed, 01 Jan 2025 16:23:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kuzey Kıbrıs’ta 25 Yılda En Az 42 Kadın Cinayeti: Sessizlik, Şiddet ve İhmal</h1>
                        <h2>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) 2001–2025 yılları arasında en az 42 kadın cinayeti işlendi. Resmî polis kayıtları, medya raporları ve kadın örgütlerinin derlediği verilere göre bu süreçte binlerce kadın fiziksel, cinsel ve psikolojik şiddete maruz kaldı. Kadın cinayetlerinin büyük kısmı eş, eski eş, sevgili ya da partner tarafından işlendi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2025/05/kuzey-kibrista-25-yilda-en-az-42-kadin-cinayeti-sessizlik-siddet-ve-ihmal-1746278869.jpg">
                        <figcaption>Kuzey Kıbrıs’ta 25 Yılda En Az 42 Kadın Cinayeti: Sessizlik, Şiddet ve İhmal</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) 2001–2025 yılları arasında en az <strong>42 kadın cinayeti</strong> işlendi. Resmî polis kayıtları, medya raporları ve kadın örgütlerinin derlediği verilere göre bu süreçte binlerce kadın fiziksel, cinsel ve psikolojik şiddete maruz kaldı. Kadın cinayetlerinin büyük kısmı eş, eski eş, sevgili ya da partner tarafından işlendi.</p>

<p><strong>Artan Şiddet Tablosu</strong><br />
KKTC’de kadına yönelik şiddet 2018 yılından itibaren daha sistematik şekilde kayıt altına alınmaya başlandı. Polis Genel Müdürlüğü’ne bağlı Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Şubesi’nin açıkladığı verilere göre;</p>

<ul>
	<li>
	<p>2018’de 97 kadın şiddet gördüğünü belirterek polise başvurdu.</p>
	</li>
	<li>
	<p>2019’da bu sayı <strong>1.047’ye</strong>,</p>
	</li>
	<li>
	<p>2020’de <strong>1.057’ye</strong>,</p>
	</li>
	<li>
	<p>2021’de <strong>1.064’e</strong>,</p>
	</li>
	<li>
	<p>2022’de <strong>957’ye</strong>,</p>
	</li>
	<li>
	<p>2023’te <strong>925’e</strong>,</p>
	</li>
	<li>
	<p>2024’te ise <strong>1.024’e</strong> yükseldi.</p>
	</li>
</ul>

<p>2025 yılının yalnızca Ocak ayında ise 79 kadın şiddet nedeniyle emniyet birimlerine başvurdu.</p>

<p><strong>En Kanlı Yıl: 2023</strong><br />
Kadına yönelik cinayetlerin en fazla yaşandığı yıl 2023 oldu. Ocak ayında 16 yaşındaki <strong>Zehie Helin Reessur</strong> vahşice öldürüldü. Eylül’de 37 yaşındaki <strong>Kübra Aydın</strong>, failiyle birlikte uçurumdan aşağı atıldı. Aralık ayında ise <strong>Ayça Alav</strong>, iki kişi tarafından katledildi. Bu üç cinayet, yalnızca birkaç ay içinde medyaya yansıyan, kamuoyunda infial yaratan olaylardı.</p>

<p><strong>Aile İçi Şiddet ve Cinayet İlişkisi</strong><br />
Cinayetlerin çoğunun ev içi ilişkilerde yaşandığı, kurbanların daha önce defalarca şiddet gördüğü ve yardım talebinde bulunduğu tespit edildi. Örneğin, 2020 yılında öldürülen <strong>Elif Lort</strong> ve 2021’de hayatını kaybeden <strong>Dam Thi Hop</strong>, geçmişte polis başvurusunda bulunan ancak etkin koruma altına alınamayan isimlerdi.</p>

<p><strong>2001–2018 Arası: 37 Kadın Hayatını Kaybetti</strong><br />
YeniDüzen gazetesinin 2018 tarihli haberine göre, 2001–2018 arasında KKTC’de meydana gelen 88 cinayet vakasında <strong>37’si kadın</strong>, <strong>3’ü çocuk</strong> olmak üzere toplam 96 kişi yaşamını yitirdi. Cinayetlerin büyük kısmı Girne, Mağusa ve Lefkoşa bölgelerinde yoğunlaştı.</p>

<p><strong>Kadın Örgütlerinden Tepki</strong><br />
Kadın hakları örgütleri ve sivil toplum inisiyatifleri, devletin şiddeti önleme mekanizmalarının yetersizliğini sık sık gündeme getiriyor. Feminist Atölye (FEMA) ve Kadın Eğitimi Kolektifi (KEK) gibi platformlar, kadına yönelik şiddetin yalnızca ceza ile değil, önleyici sosyal politikalarla da mücadele edilmesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<p><strong>Uzmanlar: “Kadın Cinayetleri Politiktir”</strong><br />
Toplumsal cinsiyet uzmanları ve akademisyenler, kadın cinayetlerinin münferit değil sistematik olduğunu belirtiyor. Doğu Akdeniz Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ayşe B. Şahin, “Bu cinayetler yalnızca bireysel öfkeyle açıklanamaz. Hukuksal eksiklikler, medyanın dili ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği birleşince kadınlar sistematik olarak tehlikeye atılıyor,” dedi.</p>

<p><strong>Yasal Boşluklar Tartışılıyor</strong><br />
Şiddet yasalarının uygulama eksiklikleri, etkisiz koruma kararları ve caydırıcı olmayan cezalar, kadınların yaşam hakkını korumada yetersiz kalıyor. Uzmanlar, koruyucu ve önleyici yasaların yeniden düzenlenmesi ve uygulanmasının denetlenmesi gerektiği görüşünde.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/gkry-misir-anlasmasi-kibris-turklerinin-haklarini-goz-ardi-ediyor-1029</link>
            <category>TÜRKİYE</category>
            <pubDate>Thu, 20 Feb 2025 14:13:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>"GKRY-Mısır Anlaşması Kıbrıs Türklerinin Haklarını Göz Ardı Ediyor"</h1>
                        <h2>Türkiye Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile Mısır arasında imzalanan anlaşmanın Kıbrıs Türklerinin haklarını ihlal ettiğini ve yok hükmünde olduğunu açıkladı. Türkiye, Kıbrıs Türklerinin güvenliği ve Ada’daki istikrarı korumak için garantörlük haklarını kullanmaktan çekinmeyeceğini vurguladı. Ayrıca, Yunanistan’ın NATO’da Türkiye’nin haklarını ihlal etme girişimlerinin engellendiği ve Suriye’de özerk yapılanmalara karşı net bir duruş sergilendiği belirtildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2025/02/gkry-misir-anlasmasi-kibris-turklerinin-haklarini-goz-ardi-ediyor-1740050093.jpg">
                        <figcaption>"GKRY-Mısır Anlaşması Kıbrıs Türklerinin Haklarını Göz Ardı Ediyor"</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, <strong>GKRY ile Mısır arasında imzalanan anlaşmanın Kıbrıs Türklerinin haklarını yok saydığını ve bölgedeki istikrara zarar verdiğini</strong> belirtti. <strong>Kıbrıs Türklerinin onayı olmadan alınan hiçbir kararın geçerli olmadığını</strong> vurgulayan bakanlık, <strong>Türkiye’nin garantörlük sorumluluğu çerçevesinde Ada’daki haklarını ve çıkarlarını koruyacağını</strong> ifade etti.</p>

<p>MSB yetkilileri, <strong>GKRY’nin Kıbrıs Türklerinin haklarını gasp etmeye yönelik politikalarına devam ettiğini</strong> belirterek şu açıklamayı yaptı:<br />
<em>"GKRY ile Mısır arasında imzalanan bu anlaşma, bölgesel istikrarı tehdit eden bir adımdır ve Kıbrıs sorununun çözüm sürecine zarar vermektedir. KKTC’nin taraf olmadığı, Kıbrıs Türklerinin çıkarlarını göz ardı eden ve haklarını kısıtlayan diğer anlaşmalar gibi bu anlaşma da yok hükmündedir. Türkiye olarak, GKRY’nin Kıbrıs Türklerinin güvenliğini ve Ada'da barış ortamını tehdit eden faaliyetlerine karşı, garantörlüğün bize verdiği yetkileri kullanmaktan çekinmeyeceğiz."</em></p>

<h3><strong>Türkiye, NATO’da Yunanistan’ın Girişimlerini Engelledi</strong></h3>

<p>MSB kaynakları, NATO’nun devam eden <strong>Steadfast Dart 2025 Tatbikatı</strong> sırasında <strong>Yunanistan’ın Türkiye’nin haklarını ihlal etmeye yönelik girişimlerinin engellendiğini</strong> bildirdi.</p>

<p>Türkiye, tatbikata <strong>Romanya’da konuşlu 66. Mekanize Piyade Tugayı Keşif Bölüğü</strong> ve <strong>NATO Daimi Deniz Görev Grupları’ndaki unsurlarıyla</strong> katılım sağlamayı planlıyordu. Ancak, <strong>tatbikat planlama dokümanında Türkiye’nin ulusal hak ve menfaatlerine aykırı ifadeler tespit edilince, Ankara en üst seviyede NATO nezdinde girişimlerde bulundu ve bu ifadeler geçersiz hale getirildi</strong>.</p>

<p>Yetkililer, <strong>Yunanistan’ın uluslararası hukuka uygun olmayan iddialarının NATO’ya taşınmasına engel olunduğunu</strong> belirterek şu açıklamada bulundu:<br />
<em>"Tatbikat Planlama Dokümanı, NATO Eğitim ve Tatbikat Siyasası'nın ilgili maddelerindeki yetkilerimizi kullanarak NATO Askeri Komite seviyesine taşınmış ve geçersiz hale getirilmiştir. Böylelikle Yunanistan’ın haksız talepleri bir kez daha engellenmiştir."</em></p>

<p>Bu süreçte, Türkiye <strong>Keşif Bölüğünü Steadfast Dart Tatbikatı’ndan çekerek, Romanya’nın ulusal DACIA Tatbikatı’na katılmaya devam edeceğini bildirdi</strong>. Türkiye’nin NATO’ya taahhüt ettiği <strong>Deniz Görev Grupları’ndaki unsurlarının tatbikata katılım sağlayacağı</strong> da duyuruldu. Tatbikat, <strong>21 Şubat 2025 tarihine kadar devam edecek</strong>.</p>

<h3><strong>Suriye’de Yeni Ordu Tartışmaları: Türkiye'nin Tavrı Net</strong></h3>

<p>Bakanlık kaynakları, <strong>terör örgütü PKK/PYD/YPG/SDG'nin yeni kurulan Suriye ordusuna katılacağına yönelik basında yer alan haberleri değerlendirdi</strong>.</p>

<p>Türkiye, <strong>Suriye'deki gelişmeleri yakından takip ettiğini ve bu tür iddialara ihtiyatlı yaklaşıldığını</strong> belirtti. MSB yetkilileri, <strong>Türkiye’nin Suriye’nin toprak bütünlüğüne ve merkezi yönetimin kontrolüne önem verdiğini</strong> vurgulayarak şu açıklamayı yaptı:<br />
<em>"Suriye’de silahlı grupların ordu içerisinde ayrı bir yapı teşkil etmeden, Savunma Bakanlığı bünyesinde yer alması gerekmektedir. Türkiye, Suriye’de herhangi bir özerk yapıyı ya da çok başlılığı kabul etmemektedir ve yeni Suriye hükümeti ile bu çerçevede iş birliğini sürdürecektir."</em></p>

<p>Türkiye, Suriye'de barış ve istikrarın sağlanması için çaba göstermeye devam edecek ve <strong>bölgedeki terör yapılanmalarına karşı mücadelesini sürdürecek</strong>.</p>

<h3><strong>Sonuç: Türkiye Bölgesel Haklarını Savunmaya Devam Ediyor</strong></h3>

<p>Türkiye, <strong>Kıbrıs, NATO ve Suriye’de stratejik çıkarlarını koruma konusundaki kararlılığını</strong> bir kez daha vurguladı. <strong>GKRY ve Mısır arasında imzalanan anlaşmanın yok hükmünde olduğunu açıklayan Türkiye</strong>, Ada’daki garantörlük haklarını kullanmaya devam edeceğini duyurdu.</p>

<p>Öte yandan, <strong>Yunanistan’ın NATO’da Türkiye’nin haklarını ihlal etmeye yönelik girişimleri bir kez daha başarısız oldu</strong> ve Türkiye’nin diplomatik hamleleriyle engellendi.</p>

<p>Suriye’deki gelişmelere ilişkin de <strong>terör örgütlerinin özerk yapılanmalarına karşı net bir duruş sergileyen Türkiye, yeni Suriye yönetimiyle iş birliğini sürdürerek, bölgede tek taraflı güç yapılanmalarına izin vermeyeceğini</strong> ifade etti.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/ramazan-sofralarinin-vazgecilmezi-pidenin-2025-fiyati-belli-oldu-1028</link>
            <category>TÜRKİYE</category>
            <pubDate>Thu, 20 Feb 2025 14:04:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ramazan Sofralarının Vazgeçilmezi Pidenin 2025 Fiyatı Belli Oldu</h1>
                        <h2>Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, 2025 yılı Ramazan pidesi fiyatlarının kilogram başına 81 lirayı aşmayacağını ve hiçbir ilde fiyat artışının yüzde 35’i geçmeyeceğini açıkladı. Ramazan ayının simgelerinden biri olan pidenin bu yılki fiyatlandırması, halkın alım gücü göz önünde bulundurularak belirlendi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2025/02/ramazan-sofralarinin-vazgecilmezi-pidenin-2025-fiyati-belli-oldu-1740049690.jpg">
                        <figcaption>Ramazan Sofralarının Vazgeçilmezi Pidenin 2025 Fiyatı Belli Oldu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Ramazan denince akla ilk gelenlerden biri, fırınlardan yükselen mis gibi pide kokusudur. İftar sofralarının baş tacı olan Ramazan pidesi, yüzyıllardır Türk mutfağının en özel ekmek çeşitlerinden biri olarak kabul ediliyor. <strong>Sıcak, yumuşacık ve üzeri susam ve çörekotu ile süslenmiş bu lezzet, oruç tutanlar için adeta bir müjde gibi kabul edilir</strong>.</p>

<p>Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı <strong>Halil İbrahim Balcı</strong>, 2025 yılı Ramazan pidesi fiyatlarını açıkladı. <strong>Geçen yıl kilogramı 60 lira olan Ramazan pidesinin bu yıl en fazla 81 liradan satılacağını belirten Balcı</strong>, fırıncı esnafının halkın alım gücünü koruyacak şekilde fiyatları belirlemeye özen gösterdiğini söyledi.</p>

<h3><strong>2025 Ramazan Pidesi Fiyatları</strong></h3>

<p>Balcı’nın açıklamalarına göre, <strong>Ankara, İstanbul ve Antalya’da geçen yıl 250 gramı 15 liraya satılan pidenin bu yıl 20 liradan satışa sunulacağını</strong> belirtti. Bursa ve Kocaeli’de <strong>330 gramı 20 liradan satılan pide, bu yıl 370 gram olarak 30 liradan satılacak</strong>.</p>

<p>Balcı, Türkiye genelinde pidenin fiyat artış oranlarının <strong>ortalama yüzde 33 ila 35 seviyesinde olduğunu</strong>, bazı illerde bu oranın <strong>yüzde 28-30 civarında kalabileceğini ancak hiçbir ilde artışın yüzde 35’i geçmeyeceğini</strong> vurguladı.</p>

<h3><strong>Maliyet Artışları ve Fiyatlandırma Dengesi</strong></h3>

<p>Ramazan pidesi fiyatları belirlenirken, <strong>un fiyatlarındaki yüzde 40, işçilik ücretlerindeki yüzde 45 ve işletme giderlerindeki yüzde 40’lık artışlar dikkate alındı</strong>. Ancak buna rağmen pide fiyatlarına yapılan zammın, <strong>yüzde 45’lik enflasyon oranının altında tutulduğu</strong> ifade edildi.</p>

<p>Balcı, fırıncı esnafının halkın alım gücünü gözettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:<br />
<em>"Pide fiyatları belirlenirken, hem maliyetleri hem de vatandaşlarımızın alım gücünü göz önünde bulundurduk. Ramazan ayında herkesin iftar sofralarında pideyi eksik etmemesi için esnafımız büyük bir özveriyle hareket etti."</em></p>

<h3><strong>Ramazan Pidesinin Kültürel ve Tarihsel Önemi</strong></h3>

<p>Türk mutfağında ve İslam geleneğinde <strong>Ramazan pidesinin özel bir yeri</strong> vardır. Tarihi Osmanlı dönemine kadar uzanan bu geleneksel ekmek, <strong>iftar sofralarının vazgeçilmezlerinden biri olarak kabul edilir</strong>. <strong>İstanbul’daki tarihi fırınlar, Ramazan ayında taş fırınlarda pişirilen pideleri özel tariflerle sunarken</strong>, Anadolu’da her şehir kendine özgü pide çeşitleri üretir.</p>

<p>Ramazan pidesi, sadece bir ekmek değil, aynı zamanda <strong>bir paylaşım ve bereket simgesidir</strong>. Özellikle fırın önlerinde oluşan kuyruklar, <strong>hem sabrın hem de oruç açma sevincinin bir göstergesidir</strong>.,</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/ramazan3.jpg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<h3><strong>Ramazan Pidesinde Sübvansiyon Olacak mı?</strong></h3>

<p>Gazetecilerin, pide fiyatlarına sübvansiyon uygulanıp uygulanmayacağına yönelik sorusunu yanıtlayan Balcı, devletin daha önce Kovid-19 döneminde fırıncılara belirli destekler sağladığını hatırlattı. Ancak şu an için devlet desteği yerine, <strong>maliyetlerde aşırı yükselişlerin önüne geçmeye yönelik çalışmaların ön planda olduğunu</strong> belirtti.</p>

<p>Balcı, özellikle <strong>un fiyatlarının geçen yıl 630 liradan 800 liraya kadar yükseldiğini</strong>, ancak ilgili kurumlarla yapılan görüşmeler sonucunda fiyatların dengelendiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>&nbsp;Herkesin Sofrasında Pide Olacak</strong></h3>

<p>Fırıncılar Federasyonu, 2025 yılı Ramazan pidesi fiyatlarını belirlerken, <strong>hem esnafın maliyetlerini hem de halkın alım gücünü dengelemeye çalıştı</strong>. Açıklamalara göre, <strong>hiçbir ilde fiyat artış oranı yüzde 35’i geçmeyecek</strong> ve <strong>Ramazan sofralarının vazgeçilmezi olan pide herkesin ulaşabileceği bir fiyat seviyesinde tutulacak</strong>.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/turkiyenin-turk-cumhuriyetlerine-ihracati-rekor-kirdi-1027</link>
            <category>TÜRKİYE</category>
            <pubDate>Thu, 20 Feb 2025 13:55:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye’nin Türk Cumhuriyetlerine İhracatı Rekor Kırdı!</h1>
                        <h2>Türkiye’nin Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan ve Kırgızistan’a yaptığı ihracat, son 5 yılda iki katına çıkarak 11,1 milyar doları aştı. En fazla ihracat yapılan ülke Kazakistan olurken, en çok ihraç edilen ürünler arasında makine ve mekanik cihazlar, elektrikli makineler ve giyim eşyaları yer aldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2025/02/turkiyenin-turk-cumhuriyetlerine-ihracati-rekor-kirdi-1740049180.jpg">
                        <figcaption>Türkiye’nin Türk Cumhuriyetlerine İhracatı Rekor Kırdı!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye, <strong>Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) kapsamında yürüttüğü ekonomik iş birlikleriyle</strong> Türk dünyası ile ticari ilişkilerini her geçen yıl daha da derinleştiriyor. <strong>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre</strong>, Türkiye’nin <strong>Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan ve Kırgızistan’a yaptığı ihracat 2020-2024 döneminde düzenli bir artış kaydetti ve rekor seviyeye ulaştı</strong>.</p>

<p><strong>2020’de 5,4 milyar dolar olan ihracat, 2024 yılı itibarıyla 11,1 milyar doları aştı</strong>. Türk devletleri ile ticaretin <strong>her yıl büyümesi</strong>, hem bölgesel ekonomik entegrasyonun hem de Türkiye’nin <strong>Orta Asya ve Kafkasya’daki ticari etkinliğinin arttığını gösteriyor</strong>.</p>

<p>Ekonomistler, bu artışın arkasında <strong>Türk devletleri ile gerçekleştirilen Serbest Ticaret Anlaşmaları, lojistik altyapının güçlendirilmesi ve gümrük kolaylıkları sağlanması gibi etkenlerin yer aldığını</strong> belirtiyor. Ayrıca, <strong>Türkiye’nin sanayi üretiminde gösterdiği büyüme ve ihracata yönelik teşvik politikalarının da</strong> ihracat rakamlarını yukarı taşıdığı ifade ediliyor.</p>

<h3><strong>Türkiye’nin İhracatındaki Sürekli Artış</strong></h3>

<p>Türkiye'nin <strong>Türk Cumhuriyetlerine yaptığı ihracat</strong> her yıl istikrarlı bir şekilde artış gösterdi. <strong>2020 yılında 5,4 milyar dolar olan ihracat rakamları, 2021’de 7,2 milyar dolara, 2022’de 8 milyar dolara ve 2023’te 9,9 milyar dolara ulaştı. 2024’te ise 11,1 milyar dolarlık ticaret hacmi ile rekor kırıldı</strong>.</p>

<p>Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) ticaret ve ekonomi alanındaki çalışmaları sayesinde, Türkiye ile Orta Asya ülkeleri arasındaki <strong>ekonomik entegrasyonun güçlendiği</strong> görülüyor. Uzmanlar, <strong>önümüzdeki yıllarda ticaret hacminin 15 milyar dolar seviyesini aşmasının beklendiğini</strong> belirtiyor.</p>

<h3><strong>Türk Cumhuriyetlerine İhracatta Öne Çıkan Ülkeler</strong></h3>

<p>? <strong>Kazakistan</strong> – 3,3 milyar dolar<br />
? <strong>Azerbaycan</strong> – 3,1 milyar dolar<br />
? <strong>Özbekistan</strong> – 2,2 milyar dolar<br />
? <strong>Kırgızistan</strong> – 1,4 milyar dolar<br />
? <strong>Türkmenistan</strong> – 1,1 milyar dolar</p>

<p>Türkiye’nin bu ülkelerle olan ticari ilişkileri giderek daha stratejik bir boyuta ulaşıyor. <strong>Özellikle Kazakistan ve Azerbaycan, Türkiye’nin en büyük ticaret partnerleri haline gelirken, Özbekistan’da da yatırımlar ve ticaret hacmi hızla artıyor</strong>.</p>

<p>Özbekistan, son yıllarda <strong>sanayi ve altyapı yatırımlarına odaklanarak, Türkiye’nin bölgedeki önemli iş ortaklarından biri haline geldi</strong>. Kırgızistan ve Türkmenistan ile ticaret hacmi de artış göstermeye devam ederken, Türkiye’nin bu ülkelerle yaptığı anlaşmaların, ticari ilişkileri daha da ileriye taşıması bekleniyor.</p>

<h3><strong>Türkiye’nin Türk Cumhuriyetlerine İhraç Ettiği Ürünler</strong></h3>

<p>Türk Cumhuriyetlerine yapılan ihracatta öne çıkan sektörler şunlar oldu:</p>

<p>? <strong>Makine ve mekanik cihazlar</strong> – 2,6 milyar dolar<br />
? <strong>Elektrikli makineler ve cihazlar</strong> – 1,1 milyar dolar<br />
? <strong>Örme giyim eşyaları ve aksesuarları</strong> – 593,6 milyon dolar<br />
? <strong>Kıymetli taşlar, metal ve mücevher eşyası</strong> – 530,1 milyon dolar<br />
? <strong>Motorlu kara taşıtları ve parçaları</strong> – 529,8 milyon dolar</p>

<p>Bu veriler, Türkiye’nin <strong>sanayi ve teknoloji alanında ürettiği katma değeri yüksek ürünlerin bölge pazarında önemli bir paya sahip olduğunu gösteriyor</strong>. Türk mallarının kaliteli, dayanıklı ve rekabetçi fiyatlarla sunulması, <strong>bölgedeki pazar payının artmasına katkı sağlıyor</strong>.</p>

<h3><strong>Lojistik ve Altyapı Yatırımları Ticaretin Önünü Açıyor</strong></h3>

<p>Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) çerçevesinde geliştirilen <strong>lojistik projeleri</strong>, Türkiye ile Türk Cumhuriyetleri arasındaki ticareti destekleyen en önemli faktörlerden biri oldu. <strong>Orta Koridor ve Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu</strong> gibi projeler, <strong>Türkiye’nin bölgeye ihracatını daha hızlı ve düşük maliyetli hale getirerek rekabet gücünü artırdı</strong>.</p>

<p>Ayrıca, Türkiye'nin <strong>Türkmenistan, Kazakistan ve Özbekistan ile yaptığı altyapı ve enerji iş birlikleri</strong>, ticaret hacminin büyümesine katkı sağladı. <strong>Türk şirketleri, bu ülkelerde otoyol, enerji santralleri ve sanayi bölgeleri kurarak hem yatırımcı hem de tedarikçi olarak önemli bir konum elde etti</strong>.</p>

<h3><strong>Gelecek Hedefleri ve Beklentiler</strong></h3>

<p>Ekonomistler ve sektör temsilcileri, <strong>Türkiye'nin Türk Cumhuriyetleri ile olan ticaret hacminin 2025 ve sonrasında daha da büyüyeceğini öngörüyor</strong>. Özellikle, Türkiye’nin bölgedeki yatırım ve sanayi projelerine odaklanması, yeni anlaşmaların yapılması ve gümrük süreçlerinin kolaylaştırılması gibi faktörler, <strong>ticaret hacminin 15 milyar dolara ulaşmasını sağlayabilir</strong>.</p>

<p>Uzmanlar, <strong>Türk Cumhuriyetleriyle ekonomik iş birliğinin daha da ileri taşınması için lojistik altyapının güçlendirilmesi ve gümrük prosedürlerinin hızlandırılması gerektiğine dikkat çekiyor</strong>. Ayrıca, <strong>yenilenebilir enerji, otomotiv, dijital teknoloji ve savunma sanayi gibi yeni sektörlerde de iş birliği olanaklarının artırılması gerektiği</strong> belirtiliyor.</p>

<p>Türkiye’nin <strong>Türk Devletleri ile daha derin ekonomik bağlar kurarak, bölgesel iş birliğini güçlendirmesi</strong> ve <strong>ihracat hedeflerini daha ileriye taşıması bekleniyor</strong>.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/kibrisli-turk-ve-rum-sanatcilardan-ortak-bir-dokunus-1026</link>
            <category>KIBRIS</category>
            <pubDate>Thu, 20 Feb 2025 13:49:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kıbrıslı Türk ve Rum Sanatçılardan Ortak Bir Dokunuş</h1>
                        <h2>Lefkoşa’nın güneyinde bulunan Görsel Sanatlar ve Araştırma Merkezi (CVAR), “Ortak Miras: Ateşle Şekillendirilmiş” adlı sergiye ev sahipliği yapıyor. Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum sanatçıların eserlerini bir araya getiren sergi, 2 Mart’a kadar ziyaretçilere açık olacak. Seramik sanatının ortak kültürel miras içindeki yerini vurgulayan sergide, eserler aynı zamanda satışa da sunuluyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2025/02/kibrisli-turk-ve-rum-sanatcilardan-ortak-bir-dokunus-1740048785.jpg">
                        <figcaption>Kıbrıslı Türk ve Rum Sanatçılardan Ortak Bir Dokunuş</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Kıbrıs’ta sanat ve kültürel mirasın ortak yönlerini vurgulayan <strong>“Ortak Miras: Ateşle Şekillendirilmiş”</strong> (Shared Heritage: Shaped by Fire) adlı sergi, <strong>Lefkoşa’nın güneyindeki Görsel Sanatlar ve Araştırma Merkezi (CVAR)</strong>’da sanatseverlerle buluştu. <strong>Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum sanatçılar tarafından hazırlanan seramik eserler</strong>, bu sergide <strong>bir araya gelerek adanın sanatsal geçmişini ve ortak kültürel mirasını yansıtıyor</strong>.</p>

<p>Sergi, <strong>2 Mart’a kadar</strong> <strong>salı - pazar günleri</strong> <strong>09.30 - 17.00</strong> saatleri arasında ziyaret edilebilecek. Sergide yer alan eserler, <strong>sanatseverler tarafından satın alınabilecek</strong>.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/1740046166694SHARED%20HERITAGE%20SERGISI%20(2).jpeg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<h3><strong>Sanatçılar ve Ortak Miras Vurgusu</strong></h3>

<p>Sergide, <strong>altısı Kıbrıslı Türk, altısı Kıbrıslı Rum olmak üzere toplam 12 sanatçının seramik eserleri yer alıyor</strong>. Sanatçılar, <strong>toprak ve ateşin sanata dönüşme sürecini kendi bakış açılarıyla yorumlarken</strong>, aynı zamanda Kıbrıs’ın <strong>ortak kültürel mirasına vurgu yapıyor</strong>.</p>

<p>Sergide eserleri yer alan sanatçılar:<br />
? <strong>Elysia Athanatos</strong><br />
? <strong>Christiana Charalambous</strong><br />
? <strong>Sinem Ertaner</strong><br />
? <strong>Vedia Okutan Gaydeler</strong><br />
? <strong>Oya Güryel</strong><br />
? <strong>Yılmaz Kastanbollu</strong><br />
? <strong>Eser Keçeci</strong><br />
? <strong>Celia Potoudis Macpherson</strong><br />
? <strong>Anastasia Lambaski Onisiphorou</strong><br />
? <strong>Panayiotis Pasantas</strong><br />
? <strong>Mümine Özdemirağ Yağlı</strong><br />
? <strong>Alexandros Yiorkadjis</strong></p>

<h3><strong>Serginin Önemi ve Kıbrıs’ta Seramik Sanatı</strong></h3>

<p>Seramik sanatı, <strong>Kıbrıs’ın binlerce yıllık kültürel mirasının önemli bir parçasını oluşturuyor</strong>. Adada tarih boyunca farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan bu sanat dalı, <strong>geleneksel ve çağdaş tekniklerin birleşimiyle yeniden hayat buluyor</strong>. “Ortak Miras: Ateşle Şekillendirilmiş” sergisi, <strong>sanat aracılığıyla farklı toplumları birleştirmeyi ve ortak geçmişe dair yeni bir bakış açısı sunmayı amaçlıyor</strong>.</p>

<p>Sergiyi ziyaret eden sanatseverler, <strong>farklı tekniklerle üretilmiş seramikleri yakından inceleyerek sanatçıların yaratım süreci hakkında bilgi edinebilir</strong>. Ayrıca, <strong>sergideki eserlerin satışa sunulması</strong>, sanatçıların üretimlerini daha geniş bir kitleye ulaştırmalarını sağlayacak.</p>

<p>CVAR yetkilileri, bu serginin <strong>Kıbrıs’taki kültürel etkileşimi güçlendirmeye yönelik önemli bir sanat projesi olduğunu</strong> belirterek, sanatın toplumlar arası bir köprü görevi gördüğünü vurguladı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/turist-rehberi-olmadan-turizm-olmaz-1025</link>
            <category>KIBRIS</category>
            <pubDate>Thu, 20 Feb 2025 13:45:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>“Turist Rehberi Olmadan Turizm Olmaz”</h1>
                        <h2>Kıbrıs Türk Rehberler Birliği (KITREB) Başkanı Dener Öymen, 21 Şubat Dünya Turist Rehberleri Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, turist rehberlerinin turizmin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu vurguladı. Gün kapsamında ücretsiz turlar, eğitim çalışmaları ve bir kokteyl etkinliği düzenlenecek.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2025/02/turist-rehberi-olmadan-turizm-olmaz-1740048487.jpg">
                        <figcaption>“Turist Rehberi Olmadan Turizm Olmaz”</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Kıbrıs Türk Rehberler Birliği (KITREB) Başkanı <strong>Dener Öymen</strong>, <strong>21 Şubat Dünya Turist Rehberleri Günü’nü</strong> kutlayarak, <strong>turist rehberliği mesleğinin turizmin temel taşı olduğunu</strong> belirtti. Öymen, bu özel günün <strong>turist rehberlerini tek bir çatı altında birleştirmek amacıyla 1990 yılından itibaren kutlandığını</strong> hatırlattı.</p>

<p>Kuzey Kıbrıs’ta <strong>2000 yılından beri çeşitli etkinliklerle kutlanan</strong> Dünya Turist Rehberleri Günü, bu yıl da <strong>KITREB’in öncülüğünde halka açık ücretsiz turlar, eğitim çalışmaları, dergi yayını ve kokteyl etkinliğiyle</strong> anılacak.</p>

<h3><strong>Etkinlikler ve 2025 Teması</strong></h3>

<p>Öymen, gün kapsamında şu etkinliklerin düzenleneceğini duyurdu:<br />
? <strong>Ücretsiz turlar</strong> ile turistlere ve halka yönelik tanıtımlar<br />
? <strong>Turist rehberlerine özel eğitim çalışmaları</strong><br />
? <strong>“Turist Rehberi” isimli derginin yayınlanması</strong><br />
? <strong>Rehberler için özel kokteyl (Acapulco Tatil Köyü, 19.00)</strong></p>

<p>Dünya Turist Rehber Birlikleri Federasyonu’nun, <strong>2025 yılının temasını “Rehberler Turizmin Barış Elçileridir” olarak belirlediğini</strong> ifade eden Öymen, <strong>turist rehberlerinin kültürel mirasın korunmasındaki rolüne dikkat çekti</strong>.</p>

<p>Öymen ayrıca, <strong>KITREB Yasası'nın eksiksiz uygulanması, kaçak rehberliğin önlenmesi ve rehberlerin hak ettikleri değeri görmesi gerektiğini</strong> belirterek, turizm sektöründe <strong>daha adil ve profesyonel bir sistemin oturtulması gerektiğini</strong> vurguladı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/girnede-bina-tiyatro-oyunu-sahne-aliyor-1024</link>
            <category>YAŞAM</category>
            <pubDate>Thu, 20 Feb 2025 13:41:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Girne’de “Bina” Tiyatro Oyunu Sahne Alıyor</h1>
                        <h2>Grift Tiyatro oyuncuları ile yerel oyuncuların birlikte sahneleyeceği “Bina” isimli tiyatro oyunu, 11 Mart Salı ve 13 Mart Perşembe günleri saat 20.00’de Girne Belediyesi Oda Tiyatrosu’nda izleyiciyle buluşacak. Biletler 250 TL olup, www.kibrisbiletcim.com adresinden veya oyun gecesi tiyatro gişesinden temin edilebilir.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2025/02/girnede-bina-tiyatro-oyunu-sahne-aliyor-1740048263.jpg">
                        <figcaption>Girne’de “Bina” Tiyatro Oyunu Sahne Alıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>Girne Belediyesi iş birliğinde, Grift Tiyatro oyuncuları ve yerel tiyatro sanatçılarının sahneleyeceği <strong>“Bina” isimli tiyatro oyunu</strong>, <strong>11 Mart Salı ve 13 Mart Perşembe günleri saat 20.00’de Girne Belediyesi Oda Tiyatrosu’nda</strong> sahnelenecek. <strong>Tek perdelik olan oyun</strong>, <strong>Sena Büyükyılmaz tarafından yazıldı ve Hakkı Can Erol yönetiminde izleyiciyle buluşacak</strong>.</h2>

<p>Oyunun <strong>prömiyeri Ekim ayında İstanbul’da</strong> gerçekleştirilmişti. <strong>Biletler 250 TL</strong> olarak belirlenmiş olup, <strong><a href="http://www.kibrisbiletcim.com" rel="noopener" target="_new">www.kibrisbiletcim.com</a></strong> adresinden veya oyun gecesi tiyatro gişesinden satın alınabilir.</p>

<h3><strong>Oyuncular ve Ekip</strong></h3>

<p>“Bina” oyunun kadrosunda:<br />
? <strong>Ayşe Keseroğlu</strong><br />
? <strong>Tünay Konti</strong><br />
? <strong>Deniz Bice</strong><br />
? <strong>Güneş Arabul</strong><br />
? <strong>Alper Buğutekin</strong><br />
? <strong>Onur Tamer</strong><br />
? <strong>Nejat Yıldız</strong><br />
? <strong>Özgür Adıtatar</strong> yer alıyor.</p>

<p>Oyunun yönetmen yardımcısı <strong>Merve Demirel</strong>, reji asistanı <strong>Dilara Kavasoğlu</strong>, dramaturgu <strong>Ceren Ertöz</strong>, süpervizörleri ise <strong>Yeşim Özsoy ve Ayşe Sedef Ayter</strong>. <strong>Işık tasarımı Umut Rışvanlı</strong>, <strong>müzik Atilla Gündoğdu</strong>, <strong>hareket tasarımı Orçun Okurgan</strong>, <strong>dekor tasarımı Eylem Selim Güldiken</strong>, <strong>kostüm tasarımı Sude Nalcı</strong>, <strong>video ve afiş tasarımı Sena Büyükyılmaz</strong> tarafından üstlenildi.</p>

<p>Girne’de sanat ve tiyatroseverlerin kaçırmaması gereken bu etkinlik, <strong>farklı bakış açısıyla sahnelenen güçlü bir oyun</strong> olarak dikkat çekiyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/arucadin-yeni-kisa-filmi-parallel-poles-izleyiciyle-bulusuyor-1023</link>
            <category>GÜNCEL HABERLER</category>
            <pubDate>Thu, 20 Feb 2025 13:36:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>ARUCAD’ın Yeni Kısa Filmi “Parallel Poles” İzleyiciyle Buluşuyor</h1>
                        <h2>Arkın Yaratıcı Sanatlar ve Tasarım Üniversitesi (ARUCAD) yapımcılığında çekilen “Parallel Poles” adlı kısa film, bu akşam Lefkoşa Arabahmet Kültür Evi’nde gösterilecek. İki toplumlu özel gösterimin ardından, yönetmen İbrahim Dalkılıç ve film ekibiyle soru-cevap oturumu düzenlenecek.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2025/02/arucadin-yeni-kisa-filmi-parallel-poles-izleyiciyle-bulusuyor-1740047959.jpg">
                        <figcaption>ARUCAD’ın Yeni Kısa Filmi “Parallel Poles” İzleyiciyle Buluşuyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Arkın Yaratıcı Sanatlar ve Tasarım Üniversitesi (ARUCAD) tarafından yapımcılığı üstlenilen ve <strong>Yrd. Doç. Dr. İbrahim Dalkılıç’ın yönetmenliğini yaptığı “Parallel Poles”</strong>, sinemaseverlerle buluşuyor. <strong>Film gösterimi, bu akşam saat 20.00’de Lefkoşa Arabahmet Kültür Evi’nde gerçekleşecek</strong>.</p>

<p>Film, <strong>iki toplumlu özel bir gösterimle sunulacak</strong> ve ardından <strong>yönetmen Dalkılıç ile film ekibinin katılımıyla bir soru-cevap oturumu düzenlenecek</strong>.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/1740040418014ARUCAD%2520KISA%2520F%C4%B0LM%5B1%5D.jpeg" style="height:800px; width:800px" /></p>

<h3><strong>Gerçek Hikâyelerden İlham Alan Bir Film</strong></h3>

<p>2024 yapımı <strong>“Parallel Poles”</strong>, <strong>gerçek yaşamdan esinlenerek insan hikâyelerinin derinliklerine inmeyi amaçlayan</strong> düşündürücü bir yapım olarak tanımlanıyor. <strong>ARUCAD akademisyenleri ve öğrencileri, filmin prodüksiyon sürecinde aktif rol aldı</strong>.</p>

<p>ARUCAD tarafından yapılan açıklamada, <strong>“Parallel Poles, izleyicilere farklı perspektifler sunarak düşündürmeyi hedefliyor”</strong> denildi.</p>

<p>Tüm sinema ve sanat severler <strong>bu özel gösterime davet edildi</strong>.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/abd-disisleri-bakanligi-the-new-york-times-ve-reuters-dahil-6-medya-aboneligini-iptal-ettirdi-1022</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Thu, 20 Feb 2025 13:32:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>ABD Dışişleri Bakanlığı, The New York Times ve Reuters Dahil 6 Medya Aboneliğini İptal Ettirdi</h1>
                        <h2>ABD Dışişleri Bakanlığı, The New York Times, Reuters, The Economist, Politico, Bloomberg News ve The Associated Press dahil olmak üzere altı büyük medya kuruluşunun aboneliklerini iptal etme talimatı verdi. Washington Post'un haberine göre, Donald Trump yönetiminin federal kesintileri medya kuruluşlarını da etkiliyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2025/02/abd-disisleri-bakanligi-the-new-york-times-ve-reuters-dahil-6-medya-aboneligini-iptal-ettirdi-1740047680.webp">
                        <figcaption>ABD Dışişleri Bakanlığı, The New York Times ve Reuters Dahil 6 Medya Aboneliğini İptal Ettirdi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>ABD Dışişleri Bakanlığı, <strong>personeline bazı medya organlarının aboneliklerini iptal etme talimatı verdi</strong>. <strong>11 Şubat’ta diplomatik misyonlara gönderilen ilk bildiride, “görev açısından kritik olmayan” medya aboneliklerinin kaldırılması gerektiği</strong> belirtildi. <strong>14 Şubat'ta ise The Economist, The New York Times, Politico, Bloomberg News, The Associated Press ve Reuters gibi önemli yayın organlarının aboneliklerinin sonlandırılması emredildi</strong>.</h2>

<p>Personelin belirli abonelikleri korumak için <strong>itiraz hakkı olduğu</strong>, ancak bunun için <strong>güçlü gerekçeler sunmaları gerektiği</strong> bildirildi.</p>

<h3><strong>Detaylar ve Resmi Açıklamalar</strong></h3>

<p>Washington Post’un haberine göre, ABD Dışişleri Bakanlığı, federal bütçe kesintilerinin bir parçası olarak <strong>medya aboneliklerini azaltma yoluna gitti</strong>. Bakanlık, <strong>akademik veya profesyonel dergilere değil, genel medya aboneliklerine yönelik bir kesinti</strong> yapıldığını vurguladı.</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcülüğü tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“Bakanlık, <strong>tüm görev açısından kritik olmayan medya aboneliklerini durdurduğunu</strong> teyit etmektedir. Akademik veya profesyonel dergilere yönelik bir kısıtlama söz konusu değildir.”</p>

<p>Bu kararın, <strong>Trump yönetiminin medya kuruluşlarına yönelik genel yaklaşımıyla uyumlu olduğu</strong> değerlendirilirken, bazı uzmanlar bu adımın <strong>hükümetin medya ile ilişkilerine dair yeni bir politika sinyali verebileceğini</strong> belirtiyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/papa-franciscus-oluyor-mu-1021</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Thu, 20 Feb 2025 13:28:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Papa Franciscus ölüyor mu?</h1>
                        <h2>Vatikan Devlet Başkanı ve Katoliklerin ruhani lideri Papa Franciscus, çift taraflı zatürre teşhisiyle Roma’daki Gemelli Hastanesi’nde tedavi görüyor. Ek oksijen desteği almadan solunum yapabilen Papa’nın durumu stabil. Başbakan Giorgia Meloni kendisini hastanede ziyaret etti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2025/02/papa-franciscus-oluyor-mu-1740047494.jpg">
                        <figcaption>Papa Franciscus ölüyor mu?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>14 Şubat’tan bu yana <strong>şiddetli bronşit nedeniyle hastanede tedavi gören</strong> <strong>Papa Franciscus’a</strong>, çift taraflı zatürre teşhisi konuldu. Vatikan’dan yapılan açıklamaya göre <strong>Papa’nın sağlık durumu stabil</strong> olup <strong>ek oksijen desteği almadan</strong> solunum yapabiliyor. <strong>Geceyi sakin geçiren ve kahvaltısını yapabilen</strong> Papa, gün içinde bazı çalışma arkadaşlarıyla görüşmelerine devam etti.</p>

<p>Papa’nın hafta sonu için planlanan etkinlikleri iptal edilirken, <strong>İtalya Başbakanı Giorgia Meloni</strong> kendisini ziyaret ederek <strong>20 dakikalık bir görüşme gerçekleştirdi</strong>.</p>

<h3><strong>Papa’nın Sağlık Durumu ve Son Gelişmeler</strong></h3>

<p>Vatikan’a akredite gazetecilerle paylaşılan bilgilere göre, <strong>Papa’nın klinik durumu stabil seyrediyor</strong> ve <strong>kalp sağlığı iyi durumda</strong>.</p>

<p>İtalyan ANSA ajansının Vatikan kaynaklarına dayandırdığı haberinde, <strong>Papa’nın yatağından kalkabildiği, kendi kendine nefes alabildiği ve oksijen desteğine ihtiyaç duymadığı</strong> belirtildi.</p>

<p>Vatikan’dan yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:</p>

<p>“Papa’nın klinik durumu stabil seyretmektedir. <strong>Kan testlerinde iltihap göstergelerinde hafif bir iyileşme</strong> tespit edilmiştir. Kahvaltısını yaptıktan sonra bazı gazeteleri okudu ve ardından en yakın çalışma arkadaşlarıyla işlerine devam etti. <strong>Öğleden sonra İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ile 20 dakika süren bir görüşme gerçekleştirdi</strong>.”</p>

<p>Öte yandan, Papa’nın hafta sonu katılacağı etkinliklerin <strong>tamamen iptal edildiği</strong> duyuruldu.</p>

<h3><strong>Papa Franciscus’un Son Yıllardaki Sağlık Sorunları</strong></h3>

<p>Papa Franciscus, 2013 yılından bu yana <strong>Katolik Kilisesi’nin ruhani lideri</strong> olarak görev yapıyor. Ancak son yıllarda <strong>çeşitli sağlık sorunlarıyla mücadele ediyor</strong>.</p>

<p>? <strong>2021 yılında Gemelli Hastanesi’nde kalın bağırsak ameliyatı geçirdi.</strong><br />
? <strong>2023 yılında iki kez hastaneye kaldırıldı</strong>: İlk olarak <strong>nefes darlığı şikayetiyle</strong>, ardından <strong>karın duvarına protez yerleştirme operasyonu için</strong> tedavi gördü.<br />
? <strong>Diz ağrıları nedeniyle tekerlekli sandalye kullanıyor</strong> ve zaman zaman yürümekte zorluk çekiyor.<br />
? <strong>9 ve 12 Şubat’taki halka açık etkinliklerde bronşit nedeniyle konuşma yapamadı</strong>, metinlerini yardımcıları okudu.</p>

<p>Vatikan’ın dünkü açıklaması sonrasında <strong>Papa’nın sağlık durumunun kötüleştiği yönündeki spekülasyonlar</strong> sosyal medyada hızla yayılsa da, yetkililer <strong>endişe edecek bir durum olmadığını</strong> belirtti.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/brent-petrol-fiyatlarinda-dusus-stok-artisi-ve-rusya-ukrayna-baris-gorusmeleri-etkili-1020</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Thu, 20 Feb 2025 13:23:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Brent Petrol Fiyatlarında Düşüş: Stok Artışı ve Rusya-Ukrayna Barış Görüşmeleri Etkili</h1>
                        <h2>Brent petrolün varil fiyatı, ABD’de stokların beklenenden fazla artması ve Rusya-Ukrayna savaşında barış umutlarının güçlenmesi nedeniyle düşüş göstererek 75,69 dolardan işlem görüyor. Piyasalarda arz endişeleri azalırken, ABD Enerji Enformasyon İdaresi’nin (EIA) açıklayacağı resmi stok verileri merakla bekleniyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2025/02/brent-petrol-fiyatlarinda-dusus-stok-artisi-ve-rusya-ukrayna-baris-gorusmeleri-etkili-1740047229.jpg">
                        <figcaption>Brent Petrol Fiyatlarında Düşüş: Stok Artışı ve Rusya-Ukrayna Barış Görüşmeleri Etkili</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>Brent petrolün varil fiyatı, <strong>uluslararası piyasalarda 75,69 dolara gerileyerek</strong> önceki kapanışa göre yüzde 0,1’lik bir düşüş yaşadı. Aynı saatlerde Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili <strong>72 dolardan alıcı buldu</strong>. Petrol fiyatlarındaki gerilemenin temel sebepleri arasında <strong>ABD petrol stoklarındaki beklenenden fazla artış ve Rusya-Ukrayna savaşında barış görüşmelerinin ilerlemesi</strong> yer alıyor.</h2>

<h3>Dün <strong>76,46 dolara kadar yükselen</strong> Brent petrolün varil fiyatı, günü <strong>75,81 dolardan tamamladı</strong>. Bugün saat 09.46 itibarıyla <strong>hafif bir düşüşle 75,69 dolardan işlem görüyor</strong>.</h3>

<p>Petrol fiyatlarındaki düşüşün ana nedenlerinden biri, dünyanın en büyük petrol tüketicisi <strong>ABD’de ticari ham petrol stoklarının tahminlerin üzerinde artması</strong>. Amerikan Petrol Enstitüsü (API) tarafından açıklanan verilere göre, <strong>ABD’de ham petrol stokları geçen hafta 3 milyon 339 bin varil arttı</strong>. Piyasa beklentisi, artışın <strong>2 milyon 200 bin varil olacağı yönündeydi</strong>. Stoklardaki bu beklenenden fazla yükseliş, ABD’de <strong>talebin zayıfladığına işaret ederek</strong> petrol fiyatlarında aşağı yönlü hareketi tetikledi.</p>

<p>Öte yandan, ABD Enerji Enformasyon İdaresi’nin (EIA) <strong>gün içerisinde açıklayacağı resmi stok verileri</strong> de piyasalarda yakından takip ediliyor.</p>

<h3><strong>Rusya-Ukrayna Barış Umutları Arz Endişelerini Azaltıyor</strong></h3>

<p>Rusya-Ukrayna savaşının sona erebileceğine yönelik umutlar, piyasalarda <strong>arz kaynaklı endişeleri hafifletiyor</strong>. <strong>ABD Başkanı Donald Trump</strong>, Miami’de düzenlenen <strong>Gelecek Yatırım Girişim Enstitüsü (FII) Zirvesi</strong>nde yaptığı açıklamada, <strong>Ukrayna savaşını sona erdirmenin büyük önem taşıdığını</strong> belirtti.</p>

<p>Trump, Suudi Arabistan’ın <strong>Riyad kentinde</strong> düzenlenen görüşmelerin olumlu ilerlediğini ve <strong>yakın zamanda bir ateşkes beklediklerini</strong> söyledi. ABD ve Rusya heyetlerinin müzakerelerinin, <strong>Avrupa ve Orta Doğu’da istikrarın yeniden sağlanması açısından önemli bir gelişme olduğunu</strong> ifade etti.</p>

<p>Rusya Devlet Başkanı <strong>Vladimir Putin</strong> de <strong>St. Petersburg’da yaptığı açıklamada</strong>, ABD ile gerçekleştirilen Riyad’daki görüşmelerin <strong>iyi niyet çerçevesinde geçtiğini</strong> ve somut sonuçlar elde edildiğini söyledi. Putin, ABD ve Rusya’nın <strong>Suriye ve Filistin konularında da ortak adımlar atmaya başladığını, ancak Ukrayna’daki çatışmaların öncelikli mesele olduğunu</strong> vurguladı.</p>

<h3><strong>Ukrayna’nın Petrol Tesisine Saldırısı Arz Endişelerini Artırdı</strong></h3>

<p>Piyasalarda <strong>arz endişelerini artıran</strong> bir diğer gelişme ise <strong>Ukrayna’nın Kazakistan petrolü taşıyan Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu'na (CPC) ait bir petrol pompalama istasyonuna saldırıda bulunduğu</strong> yönündeki haberler oldu. <strong>Saldırının ABD’ye tepki olarak gerçekleştirildiği</strong> belirtilirken, CPC’ye ait hattı besleyen istasyonun kapasitesinin <strong>yüzde 30 ila 40 arasında düştüğü</strong> ve <strong>onarımların uzun sürebileceği</strong> ifade ediliyor.</p>

<p>Bu gelişmelerin <strong>Brent petrol fiyatlarının daha fazla gerilemesini engellediği</strong> değerlendirilirken, teknik analizlere göre <strong>78,69 dolar seviyesinin direnç, 74,72 dolar seviyesinin ise destek noktası</strong> olduğu ifade ediliyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/elon-masktan-zelenskiye-secime-git-cagrisi-1019</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Thu, 20 Feb 2025 13:19:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Elon Mask'tan Zelenskiy'e "seçime git" çağrısı</h1>
                        <h2>Musk, X hesabından Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy'e</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2025/02/elon-masktan-zelenskiye-secime-git-cagrisi-1740046896.jpg">
                        <figcaption>Elon Mask'tan Zelenskiy'e "seçime git" çağrısı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p style="text-align:left"><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Merriweather,serif !important"><span style="color:#000000 !important"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:10.5pt"><span style="font-family:Poppins,&quot;serif&quot;"><span style="color:#434343">Amerikalı milyarder iş insanı ve Başkan Donald Trump'ın kıdemli danışmanı Elon Musk, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin "Ukrayna halkının iradesini temsil etmek" için seçimlere gitmesi çağrısında bulundu.</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Merriweather,serif !important"><span style="color:#000000 !important"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:10.5pt"><span style="font-family:Poppins,&quot;serif&quot;"><span style="color:#434343">Musk, X hesabından Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy'e yönelik paylaşımında, "Zelenskiy, basın özgürlüğünü yeniden tesis etmedikçe ve seçimleri iptal etmeyi bırakmadıkça Ukrayna halkının iradesini temsil ettiğini iddia edemez." ifadesini kullandı.</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Merriweather,serif !important"><span style="color:#000000 !important"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:10.5pt"><span style="font-family:Poppins,&quot;serif&quot;"><span style="color:#434343">ABD Başkanı Trump, Zelenskiy ile ilgili son açıklamasında savaşı Zelenskiy'nin başlattığını ve daha sonra durdurmak için hiçbir şey yapmadığını savunmuştu.</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Merriweather,serif !important"><span style="color:#000000 !important"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:10.5pt"><span style="font-family:Poppins,&quot;serif&quot;"><span style="color:#434343">Trump, Zelenskiy için, "Seçimlere gitmeyen diktatör" ifadesini kullanmıştı.</span></span></span></span></span></span></span></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/trump-kendisini-kral-olarak-tanimladi-1018</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Thu, 20 Feb 2025 13:14:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Trump kendisini "Kral" olarak tanımladı</h1>
                        <h2>ABD Başkanı Trump, kendisi için "Kralımız çok yaşa!" ifadesini kullandı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2025/02/trump-kendisini-kral-olarak-tanimladi-1740046628.jpg">
                        <figcaption>Trump kendisini "Kral" olarak tanımladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p style="text-align:left"><span style="font-family:Merriweather,serif !important"><span style="color:#000000 !important"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:10.5pt"><span style="font-family:Poppins,&quot;serif&quot;"><span style="color:#434343">&nbsp;New York'ta trafik sıkışıklığına göre ayarlanan fiyat tarifelerini kaldıran ABD Başkanı Donald Trump, kendisi için "Kralımız çok yaşa!" ifadesini kullanırken, Beyaz Saray da Trump'ı "kral" olarak resmeden bir dergi kapağı paylaştı.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="font-family:Merriweather,serif !important"><span style="color:#000000 !important"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:10.5pt"><span style="font-family:Poppins,&quot;serif&quot;"><span style="color:#434343">ABD Başkanı Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, son düzenlemesini övgüyle duyurdu.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="font-family:Merriweather,serif !important"><span style="color:#000000 !important"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:10.5pt"><span style="font-family:Poppins,&quot;serif&quot;"><span style="color:#434343">New York'ta trafik sıkışıklığına göre ayarlanan fiyat tarifelerini kaldırdığını açıklayan Trump, "Trafik sıkışıklığı fiyatlandırması öldü. Manhattan ve tüm New York kurtuldu. Kralımız çok yaşa!" ifadesini kullandı.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="font-family:Merriweather,serif !important"><span style="color:#000000 !important"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:10.5pt"><span style="font-family:Poppins,&quot;serif&quot;"><span style="color:#434343">Beyaz Saray'ın resmi X hesabı, bu açıklama sonrası Trump'ı başında taçla kral olarak betimleyen bir dergi kapağını paylaştı.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="font-family:Merriweather,serif !important"><span style="color:#000000 !important"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:10.5pt"><span style="font-family:Poppins,&quot;serif&quot;"><span style="color:#434343">Trump ile Beyaz Saray'ın "kral" temalı paylaşımları, sosyal medyada ilgi odağı oldu.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="font-family:Merriweather,serif !important"><span style="color:#000000 !important"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:10.5pt"><span style="font-family:Poppins,&quot;serif&quot;"><span style="color:#434343">New York Valisi Kathy Hochul, Trump'ın kendisini "kral" olarak tanımlamasını eleştirerek, "Biz bir yasalar ulusuyuz, kral tarafından yönetilmiyoruz." ifadesini kullandı.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="font-family:Merriweather,serif !important"><span style="color:#000000 !important"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:10.5pt"><span style="font-family:Poppins,&quot;serif&quot;"><span style="color:#434343">Hochul, sosyal medya platformu X üzerinden, Trump'ın New York'ta trafik sıkışıklığına göre ayarlanan fiyat tarifelerini kaldırması üzerine açıklama yaptı.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="font-family:Merriweather,serif !important"><span style="color:#000000 !important"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:10.5pt"><span style="font-family:Poppins,&quot;serif&quot;"><span style="color:#434343">Trump'ın tarifeleri kaldırma açıklamasında kendisini "kral" olarak tanımlamasını eleştiren Hochul, "Biz bir yasalar ulusuyuz, kral tarafından yönetilmiyoruz." ifadesini kullandı.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="font-family:Merriweather,serif !important"><span style="color:#000000 !important"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:10.5pt"><span style="font-family:Poppins,&quot;serif&quot;"><span style="color:#434343">Hochul, Trump'ın kaldırdığı trafik sıkışıklığına göre ayarlanan fiyat tarifelerinin "olumlu sonuçları" olduğunu belirterek bu uygulamanın korunması için yasal yollara başvurduklarını duyurdu.</span></span></span></span></span></span></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/istanbulda-kar-tatili-okullar-ve-universitelerde-egitime-ara-verildi-1017</link>
            <category>TÜRKİYE</category>
            <pubDate>Thu, 20 Feb 2025 13:03:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İstanbul'da Kar Tatili! Okullar ve Üniversitelerde Eğitime Ara Verildi</h1>
                        <h2>İstanbul Valiliği, yoğun kar yağışı ve olumsuz hava koşulları nedeniyle 20 Şubat 2025 Perşembe günü tüm eğitim kurumlarında eğitime ara verildiğini duyurdu. Kamu kurumlarında görev yapan hamile, engelli ve 8 yaş altı çocuğu bulunan kadın çalışanlar da idari izinli sayılacak. Bazı üniversiteler de yüz yüze eğitime ara vererek çevrim içi derslere geçti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2025/02/istanbulda-kar-tatili-okullar-ve-universitelerde-egitime-ara-verildi-1740046093.jpg">
                        <figcaption>İstanbul'da Kar Tatili! Okullar ve Üniversitelerde Eğitime Ara Verildi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>İstanbul’da beklenen yoğun kar yağışı ve buzlanma nedeniyle eğitime bir gün ara verildi. İstanbul Valisi Davut Gül, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden alınan verilere göre şehir genelinde kar yağışının etkili olacağını belirtti.</h2>

<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre <strong>İstanbul genelinde yoğun kar yağışı ve buzlanma</strong> bekleniyor. Hava koşullarının oluşturabileceği olumsuzlukları göz önünde bulunduran İstanbul Valiliği, 20 Şubat 2025 Perşembe günü <strong>tüm okullarda eğitime ara verildiğini</strong> açıkladı. Alınan karara göre, İstanbul’daki tüm anaokulu, ilkokul, ortaokul ve liselerde <strong>öğrenciler bir gün tatil yapacak</strong>.</p>

<p>Valilik ayrıca, kamu kurumlarında çalışan <strong>engelli personelin, hamilelerin ve 8 yaş altı çocuğu bulunan kadın çalışanların</strong> da idari izinli sayılacağını belirtti.</p>

<p>Yetkililer, <strong>vatandaşların zorunlu olmadıkça özel araçlarıyla trafiğe çıkmamalarını, toplu taşıma araçlarını kullanmalarını</strong> önerdi.</p>

<h3>İstanbul'da <strong>şiddetli kar yağışı ve buzlanma</strong> nedeniyle <strong>tüm eğitim kurumlarında eğitime ara verildi</strong>. İstanbul Valisi <strong>Davut Gül</strong>, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, <strong>öğrencilerin ve vatandaşların güvenliğini sağlamak için</strong> bu kararın alındığını duyurdu.</h3>

<p>Valilik açıklamasında şu ifadeler yer aldı:</p>

<p>“Öğrencilerimizin ve vatandaşlarımızın güvenliği göz önünde bulundurularak 20 Şubat 2025 Perşembe günü İstanbul genelinde <strong>tüm eğitim kurumlarında</strong> (anaokulu, ilkokul, ortaokul ve liselerde) <strong>eğitime ara verilmiştir</strong>. Ayrıca, kamu kurumlarında görev yapan <strong>engelli, 8 yaş altı çocuğu bulunan kadın çalışanlar ve hamile personel</strong> de <strong>idari izinli</strong> sayılacaktır.”</p>

<h4><strong>Üniversitelerde de Tatil Kararı Alındı</strong></h4>

<p>İstanbul’daki bazı <strong>üniversiteler</strong> de yoğun kar yağışı nedeniyle eğitime ara verdiğini açıkladı.</p>

<p>? <strong>Boğaziçi Üniversitesi</strong> Rektörü Prof. Dr. <strong>Mehmet Naci İnci</strong>, sosyal medya hesabından yaptığı duyuruda, <strong>20-21 Şubat tarihlerinde</strong> tüm eğitim süreçlerinin <strong>çevrim içi olarak sürdürüleceğini</strong> bildirdi.</p>

<p>? <strong>İstanbul Üniversitesi</strong> tarafından yapılan açıklamada, <strong>20 Şubat Perşembe günü eğitim-öğretim faaliyetlerine 1 gün süreyle ara verildiği</strong> belirtildi.</p>

<p>? <strong>İstanbul Teknik Üniversitesi</strong> Rektörü Prof. Dr. <strong>Hasan Mandal</strong>, üniversitedeki eğitim-öğretim faaliyetlerine <strong>20-21 Şubat tarihlerinde ara verildiğini</strong> duyurdu.</p>

<p>? <strong>Yıldız Teknik Üniversitesi</strong> de benzer bir karar alarak, <strong>tüm derslerin 20-21 Şubat’ta çevrim içi olarak yapılacağını</strong> bildirdi.</p>

<p>? <strong>İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa</strong>, kar yağışı nedeniyle <strong>1 gün eğitime ara verildiğini ve engelli, hamile ile 8 yaş altı çocuğu bulunan çalışanların idari izinli sayılacağını</strong> açıkladı.</p>

<h4><strong>Valilikten Sürücülere ve Vatandaşlara Uyarı</strong></h4>

<p>İstanbul Valiliği, vatandaşların <strong>dikkatli ve tedbirli olmaları gerektiğini</strong> vurgulayarak şu uyarılarda bulundu:<br />
? <strong>Zorunlu olmadıkça trafiğe çıkılmaması</strong><br />
? <strong>Özel araç yerine toplu taşıma kullanılması</strong><br />
? <strong>Buzlanmaya karşı dikkatli olunması</strong><br />
? <strong>Trafikte acil durumlar için 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması</strong></p>

<p>Yetkililer, <strong>şehir genelinde tuzlama ve kar temizleme çalışmalarının hızlandırıldığını</strong> ve belediye ekiplerinin tüm önlemleri aldığını belirtti.</p>

<h4><strong>Diğer Şehirlerde de Okullar Tatil Edildi</strong></h4>

<p>Sadece İstanbul değil, Türkiye genelinde de <strong>birçok ilde olumsuz hava koşulları nedeniyle okullar tatil edildi</strong>. İşte eğitime ara verilen bazı iller:</p>

<ul>
	<li><strong>Kocaeli:</strong> 20-21 Şubat tarihlerinde 2 gün tatil</li>
	<li><strong>Sakarya:</strong> 20-21 Şubat tarihlerinde 2 gün tatil</li>
	<li><strong>Trabzon:</strong> 20-21 Şubat tarihlerinde 2 gün tatil</li>
	<li><strong>Giresun, Ordu, Sivas, Erzincan, Erzurum, Kars, Yozgat, Artvin, Bitlis, Elazığ, Bingöl, Malatya, Tokat, Van, Çorum, Sinop, Kahramanmaraş, Düzce, Konya, Afyonkarahisar, Eskişehir, Kastamonu, Çanakkale, Kırklareli, Bilecik, Bursa, Samsun, Ardahan, Muş, Siirt, Hakkari ve Yalova</strong> gibi illerde de okullar <strong>bir gün süreyle tatil edildi</strong>.</li>
</ul>

<p>Valilikler ve kaymakamlıklar, vatandaşların <strong>kar yağışının etkilerine karşı dikkatli olması</strong> gerektiğini belirterek, özellikle <strong>buzlanma riskine karşı önlem alınması</strong> çağrısında bulundu.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/butce-maratonu-basliyor-1016</link>
            <category>KIBRIS</category>
            <pubDate>Sun, 08 Dec 2024 17:46:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bütçe maratonu başlıyor</h1>
                        <h2>“2025 Mali Yılı Merkezi Devlet Yönetimi Bütçe Yasa Tasarısı” yarın Meclis’te görüşülmeye başlıyor... Yarınki gündemde Cumhurbaşkanlığı ve Cumhuriyet Meclisi bütçeleri var</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/12/butce-maratonu-basliyor-1733669255.jpg">
                        <figcaption>Bütçe maratonu başlıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p style="text-align:left"><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Merriweather,serif !important"><span style="color:#000000 !important"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:16px !important"><span style="font-family:Merriweather,serif !important"><span style="color:#000000 !important">Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, yarın “2025 Mali Yılı Merkezi Devlet Yönetimi Bütçe Yasa Tasarısı”nı görüşmeye başlıyor.</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Merriweather,serif !important"><span style="color:#000000 !important"><span style="background-color:#ffffff">Meclis Başkanı Ziya Öztürkler’in imzasıyla yayımlanan toplantı çağrısına göre, 4. birleşim yarın saat 10.00’da başlayacak.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Merriweather,serif !important"><span style="color:#000000 !important"><span style="background-color:#ffffff">Başkanlığın sunuşlarına yer verilecek toplantıda, 2025 Mali Yılı Merkezi Devlet Yönetimi Bütçe Yasa Tasarısına ilişkin Komite Raporu, Komite Başkanı Resmiye Eroğlu Canaltay tarafından okunacak.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Merriweather,serif !important"><span style="color:#000000 !important"><span style="background-color:#ffffff">Rapor ve tasarının bütünü üzerindeki görüşmelere Maliye Bakanı Özdemir Berova'nın sunuş konuşması ile başlanacak.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Merriweather,serif !important"><span style="color:#000000 !important"><span style="background-color:#ffffff">Rapor ve tasarının bütünü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından tasarının madde madde görüşülmesine geçilecek.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Merriweather,serif !important"><span style="color:#000000 !important"><span style="background-color:#ffffff">136 milyar 941 milyon TL olarak öngörülen Merkezi Devlet Yönetimi Bütçe Yasa Tasarısı'nın madde madde görüşülmesine geçildikten sonra ilk olarak Cumhurbaşkanlığı, ardından Cumhuriyet Meclisi bütçeleri ele alınacak.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Merriweather,serif !important"><span style="color:#000000 !important"><span style="background-color:#ffffff">2025 bütçesinde Cumhurbaşkanlığı için 619 milyon 500 bin TL, Cumhuriyet Meclisi için ise 574 milyon 345 bin TL ödenek öngörülüyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:left">&nbsp;</p>

<p style="text-align:left"><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Merriweather,serif !important"><span style="color:#000000 !important"><span style="background-color:#ffffff">Bütçe tasarısı, Ekonomi Maliye Bütçe ve Plan Komitesi'nde 19-28 Kasım tarihleri arasında 8 toplantıda görüşülmüş ve Meclis Genel Kurulu'na havale edilmişti.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:left">&nbsp;</p>

<p style="text-align:left"><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Merriweather,serif !important"><span style="color:#000000 !important"><span style="background-color:#ffffff">Meclis Genel Kurulu geçen hafta, İsias Otel duruşması nedeniyle yapılmamıştı.&nbsp;</span></span></span></span></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/esed-rejimi-heykelleri-yikiliyor-1015</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Sun, 08 Dec 2024 17:39:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Esed rejimi heykelleri yıkılıyor</h1>
                        <h2>Suriye'de 61 yıllık Baas rejimi ve Esed ailesinin iktidarı büyük bir çöküşe uğruyor. Çatışmalar şiddetlenirken, Beşşar Esed'in heykelleri yıkılıyor, ülke genelinde kutlamalar başlıyor. Esed'in ülkeyi terk ettiği iddiaları ise gündemi sarsıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/12/esed-rejimi-heykelleri-yikiliyor-1733669061.jpg">
                        <figcaption>Esed rejimi heykelleri yıkılıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Suriye'de Beşşar Esed'in babası Hafız Esed'in heykelleri, 61 yıllık Baas rejiminin çöküşünü simgeliyor. Başkent Şam ve ülkenin pek çok bölgesinde rejim karşıtı gruplar, Esed ailesinin sembollerini indiriyor ve kutlamalar yapıyor. 5 Aralık'ta Hama, 7 Aralık'ta Suveyda ve Humus gibi stratejik bölgelerde muhalif gruplar önemli zaferler kazanırken, Esed'in ülkeden ayrıldığına dair iddialar yayılmaya başladı. Suriye'nin dört bir yanında rejim güçlerinin çekilmesiyle, Esed'in başkentteki kontrolü son buluyor.</p>

<p>Suriye'de 61 yıllık Baas rejiminin çökmesi ve Esed ailesi döneminin sona ermesiyle ülkenin çeşitli kentlerinde Beşşar Esed'in babası Hafız Esed'in heykelleri yıkılıyor.</p>

<p>Suriye'de rejim karşıtı gruplar ile Beşşar Esed güçleri arasındaki çatışmaların yoğunlaşması ve ülkenin en büyük kentlerinin rejimin kontrolünden çıkmasıyla sokağa dökülen kitleler, birçok yerde Hafız Esad heykellerini yıkarak oğlu Beşşar'ın resimlerini parçaladı.</p>

<p>Başkent Şam'dan Esed ailesinin memleketi Lazkiye'ye, Halep ve Hama'dan diğer pek çok kentte rejimin sembolü olan tüm simgeler indiriliyor.</p>

<p>Halk başkentte, nerede olduğu hala bilinmeyen Beşşar Esed'in sarayını da basarken, ülkenin pek çok bölgesinde kutlamalar sürüyor.</p>

<p>Bu arada uluslararası basında Beşşar Esed'in ülkeden ayrıldığına ilişkin çeşitli iddialara yer verilirken, Rusya ya da bazı Ortadoğu ülkelerine gitmiş olabileceği şeklinde teyit edilmemiş bilgiler paylaşıldı.</p>

<p>Dünya genelinde binlerce kişi de son günlerde uçuş takip programları üzerinden Şam ve Lazkiye'ye yapılan ve buradan kalkan uçakların rotasını takip etmeye çalıştı.</p>

<p>- Suriye'deki gelişmeler</p>

<p>Suriye'nin kuzeyindeki Halep ilinin batı kırsalında 27 Kasım'da Esed rejimi güçleriyle rejim karşıtı silahlı gruplar arasında çatışma başlamıştı.</p>

<p>30 Kasım'da Halep'in merkezinin büyük bölümünü rejim güçlerinden alan rejim karşıtı gruplar, aynı gün tüm İdlib genelinde hakimiyet sağlamıştı. Gruplar, şiddetli çatışmaların ardından 5 Aralık'ta Hama kent merkezini rejim güçlerinden almıştı.</p>

<p>Rejim karşıtı gruplar, başkent Şam'a açılan stratejik önemdeki Humus ilinin bazı yerleşim yerlerini ele geçirerek burada ilerlemeye başlamıştı.</p>

<p>Suriye'nin Ürdün sınırındaki Dera ilinde 6 Aralık'ta operasyon başlatan askeri muhalifler, çatışmaların ardından il merkezini rejim güçlerinden geri almıştı.</p>

<p>Ülkenin güneyindeki Suveyda il genelinin tümü de 7 Aralık'ta muhalif grupların kontrolüne geçmişti. Aynı gün Kuneytra'daki yerel muhalifler de il merkezinin kontrolünü sağlamıştı.</p>

<p>Başkente açılan Humus ilinde de rejim karşıtı güçler, 7 Aralık'ta kent merkezine hakim olmuştu.</p>

<p>Şam'ın güneybatısında Esed rejimi güçlerine karşı ilerleyen gruplar 7 Aralık'ta başkentin güney banliyölerine girmişti. Rejim güçleri de Şam'da Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve uluslararası havalimanından çekilmişti.</p>

<p>Rejim karşıtı silahlı grupların başkente hakim olmaya başlamasıyla Esed rejimi 8 Aralık sabahı kısa sürede başkentin tüm kontrolünü kaybetmişti.</p>

<p>Suriye Milli Ordusu'nun Halep kırsalında 1 Aralık'ta terör örgütü PKK/YPG'ye karşı başlattığı Özgürlük Şafağı Operasyonu'nda ise Tel Rıfat ilçe merkezi, terörden kurtarılmıştı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/turk-sinemasinin-usta-yonetmeni-serif-goren-80-yasinda-hayata-veda-etti-1014</link>
            <category>MAGAZİN</category>
            <pubDate>Sun, 08 Dec 2024 17:34:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türk Sinemasının Usta Yönetmeni Şerif Gören 80 Yaşında Hayata Veda Etti</h1>
                        <h2>"Yol" ile Altın Palmiye kazanan, toplumsal gerçekçilik akımının öncülerinden Şerif Gören, evindeki talihsiz bir kaza sonucu yaşamını yitirdi. Türk sinemasında derin izler bırakan yönetmen, eserleriyle sonsuza dek anılacak.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/12/turk-sinemasinin-usta-yonetmeni-serif-goren-80-yasinda-hayata-veda-etti-1733668634.jpg">
                        <figcaption>Türk Sinemasının Usta Yönetmeni Şerif Gören 80 Yaşında Hayata Veda Etti</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türk sinemasının unutulmaz isimlerinden Şerif Gören, 80 yaşında hayatını kaybetti. Evinde geçirdiği kaza sonrası 22 Kasım’da Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde entübe edilen Gören’den acı haber geldi. "Yol", "Köprü", "Katırcılar", "Derman" ve "Almanya Acı Vatan" gibi kült filmlerin yönetmeni olarak tanınan Gören, Türk sinemasını toplumsal gerçekçilik akımıyla buluşturan ikinci kuşak yönetmenlerden biriydi.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı, Gören'in vefatını sosyal medya hesabından duyurarak, “Sanat dünyamızda bıraktığı eşsiz iz ve emekleri daima hatırlanacaktır” ifadelerini kullandı. Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) ve birçok sanatçı da duygusal mesajlarla ustaya veda etti.</p>

<p>"Yol", "Köprü", "Katırcılar", "Derman" ve "Almanya Acı Vatan" gibi eserlerin aralarında bulunduğu birçok filme imza atan senarist ve yönetmen Şerif Gören, 80 yaşında hayatını kaybetti.</p>

<p>Evindeki merdivenlerden düşerek başını yere çarpan Gören, 22 Kasım'da Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde entübe edilmişti.</p>

<p>Türk sinemasını önemli ölçüde etkileyen toplumsal gerçekçilik akımının ikinci kuşağını oluşturan başlıca yönetmenlerden olan Gören'in vefat haberini, Kültür ve Turizm Bakanlığı sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımla duyurdu.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı X'ten yaptığı açıklamada, "Türk sinemasına unutulmaz eserler kazandıran, usta yönetmen Şerif Gören'in vefatını derin bir üzüntüyle öğrendik. Sanat dünyamızda bıraktığı eşsiz iz ve emekleri daima hatırlanacaktır. Merhuma Allah'tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve sinema camiamıza başsağlığı diliyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) da "Sinemamızın çok değerli yönetmeni, Yol, Derman, Katırcılar, Almanya Acı Vatan, Sen Türkülerini Söyle, Polizei, Kurbağalar, Tomruk, Yılanların Öcü, Firar, Beyoğlu'nun Arka Yakası ve daha nice unutulmaz filme imza atan sevgili Şerif Gören'i kaybettik. Hepimizin başı sağ olsun." açıklamasını paylaştı.</p>

<p>Yönetme ve yapımcı Nazif Tunç ise sosyal medya hesabından, "Bu dünyaya gelmek, gitmek içinmiş. Gelen duramıyor. Her şey ölümlü. Çok azı da yetenekleriyle, eserleriyle, yaptıklarıyla kalırlar. Sonsuza kadar anılacaklardan biridir Şerif Gören. Ne mutlu ona. Kendi de mütevaziydi, yolu da mütevaziydi. Filmleri büyüktü kimse inkar edemez." ifadeleriyle üzüntüsünü dile getirdi.</p>

<p>- Şerif Gören hakkında</p>

<p>"Yol" filmi ile "Cannes Film Festivali"nde "Altın Palmiye" ödülüne layık görülen Gören, 14 Ekim 1944'te Yunanistan'ın İskeçe şehrinde doğdu. 1956'da Türkiye'ye gelerek, İstanbul Erkek Lisesi'nde eğitimini tamamladı.</p>

<p>"Sen Türkülerini Söyle", "Endişe", "Deprem", "Amerikalı", "Gelincik", "On Kadın", "Nehir", "Tomruk", "Firar", "Herhangi Bir Kadın"ın da aralarında bulunduğu birçok filme imza attı ve ödül kazandı.</p>

<p>Son filmi "Ay Büyürken Uyuyamam"ı 2011 yılında çeken Gören'in senaryosunu da yazdığı bu film, kariyerinin son filmi oldu.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/shakespearein-othellosu-osmangazi-dusunce-atolyesinde-incelendi-1013</link>
            <category>YAŞAM</category>
            <pubDate>Tue, 19 Nov 2024 16:43:52 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Shakespeare’in Othello’su Osmangazi Düşünce Atölyesi’nde incelendi</h1>
                        <h2>Bursa'da Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği kitap okuma etkinliğinde, dünyaca ünlü İngiliz şair, oyun yazarı ve oyuncu William Shakespeare’in Othello, adlı kitabı okunarak sohbet tadında incelendi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/11/shakespearein-othellosu-osmangazi-dusunce-atolyesinde-incelendi-1732023832.webp">
                        <figcaption>Shakespeare’in Othello’su Osmangazi Düşünce Atölyesi’nde incelendi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Bursa'da Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği kitap okuma etkinliğinde, dünyaca ünlü İngiliz şair, oyun yazarı ve oyuncu William Shakespeare’in Othello, adlı kitabı okunarak sohbet tadında incelendi.</p><p><strong>BURSA (İGFA) -</strong>&nbsp; Bursa'da Osmangazi Düşünce Atölyesi, kitapseverleri bir araya getirmeye devam ediyor.</p>

<p>Buluşmalar kapsamında Bursa Devlet Tiyatrosu Sanatçısı Nurettin Örük, Osmangazi Gösteri Merkezi’nde William Shakespeare’in Othello kitabını okuyarak, sanatseverlerle inceledi.</p>

<p>Okuma etkinliğine katılan kitap meraklıları,insanın hayatta karşılaştığı durumlara karşı neye inanıp neye inanmak istemediğine veya neye kanıp neye kanmamayı tercih ettiğine dair durumları Othello, bağlamında değerlendirdi.</p>

<p>Othello oyununda Lago karakteri, söylediklerine inanmayı ve sevdiği insana bunları sorup araştırarak doğrusunu bulmaya çabalamadan körü körüne bir inancın peşinden giderek kendi trajik sonunu hazırlıyor. Düzenlenen etkinlikte, bu durum temele alınarak kişi ve insanlar üzerinde değerlendirilip keyifli bir sohbet gerçekleştirildi.</p>

<p>Sohbet tadında geçen söyleşiye katılan kitapseverler, keyifli ve bilgi dolu geçen etkinlikte uzun uzun not aldı.Söyleşiye katılan yurttaşlar, böyle güzel etkinlikler düzenlediği için Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür etti.&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/bilimsel-arastirmalar-sirkenin-etkisini-destekliyor-1012</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Tue, 19 Nov 2024 16:43:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bilimsel araştırmalar sirkenin etkisini destekliyor</h1>
                        <h2>Günde 3 çorba kaşığı sirke tüketimi, sağlıklı bir yaşama katkı sağlayan doğal bir destek olarak öne çıkıyor. Antimikrobiyal olan sirkeler iltihabı azaltmada önemli rol üstleniyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/11/bilimsel-arastirmalar-sirkenin-etkisini-destekliyor-1732023827.webp">
                        <figcaption>Bilimsel araştırmalar sirkenin etkisini destekliyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Günde 3 çorba kaşığı sirke tüketimi, sağlıklı bir yaşama katkı sağlayan doğal bir destek olarak öne çıkıyor. Antimikrobiyal olan sirkeler iltihabı azaltmada önemli rol üstleniyor.</p>

<p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Kış mevsiminin gelmesiyle grip vakaları çoğaldı. Uzmanlar antimikrobiyal özellikleri nedeniyle özellikle kışın tüketimi artan sirkelere dair uyarılarda bulundu. &nbsp;</p>

<p>Doğal sirke tüketmenin önemine değinen uzmanlar, bilimsel araştırmaların günde 3 çorba kaşığı sirke tüketmenin antimikrobiyal özellik gösterdiğini ortaya koyduklarını açıkladı.&nbsp;</p>

<p><strong>BİLİMSEL ARAŞTIRMALAR SİRKENİN SAĞLIK ÜZERİNDEKİ ETKİLERİNİ DESTEKLİYOR</strong></p>

<p>Son yıllarda elma sirkesi, üzüm sirkesi gibi çeşitli sirkelerin sağlık üzerinde olumlu etkileri olduğuna dair araştırmaların arttığını ifade Gıda Mühendisi Berna Portakal; sirke tüketiminin, glisemik, anti-diyabetik, yağ metabolizması, ülseratif-kolit, kolesterol, karaciğer ve fonksiyonları, oksidatif stres, anti-kanserojen ve antimikrobiyal etkilerinin birçok araştırmada görülebildiğini ifade ederek</p>

<p>Sirkenin sadece lezzet vermekle kalmadığını, aynı zamanda gıdaları mikrobiyolojik bozulmalardan koruyarak israfın önlenmesine katkıda bulunduğunu ifade eden Gıda Mühendisi Engin Akçelenk, “Ulusal ve global alanda tanınmış pek çok markanın üreticileriyle çalışıyoruz; ürettiğimiz sirkeler, konserveden turşuya, soslardan marine ürünlere ve hatta ıslak mendillere dek birçok üründe lezzetlendirici, koruyucu ve antimikrobiyal etkisi gibi nedenlerle ana ya da yardımcı bileşen olarak kullanılıyor. Bu anlamda, evde de doğal sirkeyi israfı önleyen bir koruyucu olarak kullanmak mümkün” dedi.</p>

<p>Geleneksel üretim tekniklerine bağlı kalmanın, sirkenin doğallığını koruması açısından hayati önem taşıdığını vurgulayan&nbsp; Akçelenk, “Gerçek bir sirke için yüzde 0,5'ten az kalıntı alkol ve en az yüzde 4 asetik asit oranı gereklidir. Evde tüketicilerimizin yaptığı sirkelerde bu oranı yakalayabilmeleri çok mümkün değildir. Hatta bu oranı tutturamadıkları için yaptıkları sirke şeker de içerdiğinden risklidir çünkü küf oluşumuna ortam hazırlayarak toksik etkiye neden olabilir. Dolayısıyla evde yapılan sirkeler çoğu zaman sirke değil meyve şarabı ya da meyve kokteyli formundadır" diye konuştu.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/bagisikligi-guclendiriyor-ancak-c-vitamininin-fazlasi-bobrek-tasina-neden-oluyor-1011</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Tue, 19 Nov 2024 16:43:33 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bağışıklığı güçlendiriyor ancak... C vitamininin fazlası böbrek taşına neden oluyor!</h1>
                        <h2>Genellikle C vitamini açısından yüksek olan ve bağışıklığı destekleyen 'Atom' tabirli meyve sularında portakal, nar, kivi, limon, greyfurt gibi meyveler bulunduğunu belirten uzmanlar, antioksidan etki gösteren A, C, E vitaminlerinin yanı sıra potasyum, folik asit gibi besin ögeleri içerdiğini kaydetti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/11/bagisikligi-guclendiriyor-ancak-c-vitamininin-fazlasi-bobrek-tasina-neden-oluyor-1732023813.webp">
                        <figcaption>Bağışıklığı güçlendiriyor ancak... C vitamininin fazlası böbrek taşına neden oluyor!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Genellikle C vitamini açısından yüksek olan ve bağışıklığı destekleyen 'Atom' tabirli meyve sularında portakal, nar, kivi, limon, greyfurt gibi meyveler bulunduğunu belirten uzmanlar, antioksidan etki gösteren A, C, E vitaminlerinin yanı sıra potasyum, folik asit gibi besin ögeleri içerdiğini kaydetti.</p><p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, bağışıklık sistemini desteklemek için kış aylarında sıkça tercih edilen “atom meyve suları” hakkında önemli açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Hatunoğlu, kış aylarında, bağışıklık sistemini güçlendirmek ve hastalıklara karşı korunmak amacıyla C vitamininden zengin meyve sularının daha fazla tercih edildiğini dile getirdi.</p>

<p>Bir kupa atom meyve suyunun günlük C vitamini gereksinmenin en az yüzde 70’ini karşılayabildiğini kaydeden Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, aşırı tüketimi durumunda karşılaşılabilecek potansiyel sağlık risklerine de değinerek, kan şekerini yükseltebileceğini ve insülin direnci riskini arttırarak uzun vadede tip 2 diyabet riskini de etkileyebileceğini, aşırı C vitamini alımının oksalat maddesinin vücutta birikmesine ve böbrek taşı oluşumuna neden olabileceğini anlattı.</p>

<p><strong>TAZE SIKILMIŞ MEYVE SULARI KISA SÜREDE TÜKETİLMELİ</strong></p>

<p>Hazır meyve sularında C vitamininin genellikle daha düşük miktarlarda olduğunu, çünkü işleme sırasında bazı vitaminler kaybolabildiğini kaydeden Hatunoğlu, “Ayrıca hazır meyve suları ekstra şeker ve katkı maddeleri de içerebilir. Taze sıkılmış meyve sularını ise C vitamini kayıplarını önlemek amacıyla çok bekletmeden kısa sürede tüketmek önemlidir.” dedi.</p>

<p><strong>FAYDALARININ YANINDA RİSKLER DE BULUNUYOR</strong></p>

<p>Atom meyve sularının aşırı tüketimi durumunda karşılaşılabilecek potansiyel sağlık risklerine de değinen Beslenme Uzmanı Hatice Nurseda Hatunoğlu, “Meyve suları, yüksek miktarda doğal bir şeker olan fruktozu içerir ve fruktoz basit bir şeker olduğu için hızla kana karışarak kan şekerini yükseltebilir. Bu durum, insülin direnci riskini arttırarak uzun vadede tip 2 diyabet riskini de etkileyebilir. Aşırı enerji ve şeker alımı, ağırlık kazanımına neden olabilir. Meyve sularında yüksek miktarda fruktoz bulunduğu için yüksek miktarda tüketimi karaciğer yağlanmasına neden olabilir. Meyve sularında, meyvenin kendisine kıyasla posa içeriği düşüktür. Posanın ise kabızlığı önlemede ve kan şekeri kontrolünü sağlamada önemli işlevleri mevcuttur.” şeklinde konuştu.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/turkiyenin-ilk-sanal-gerceklik-muzesi-acildi-1010</link>
            <category>TEKNOLOJİ</category>
            <pubDate>Tue, 19 Nov 2024 16:43:29 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye’nin ilk sanal gerçeklik müzesi açıldı</h1>
                        <h2>Türkiye'nin ilk sanal gerçeklik müzesi Müzeverse, UNIQ İstanbul'da ailelere, sanatseverlere ve teknoloji meraklılarına kapılarını açtı. Excurio ile iş birliğiyle, geleneksel müze kavramını fütüristik bir şekilde dönüştüren Müzeverse, ziyaretçilere tarihin önemli anlarını yakından keşfetme fırsatı sunuyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/11/turkiyenin-ilk-sanal-gerceklik-muzesi-acildi-1732023809.webp">
                        <figcaption>Türkiye’nin ilk sanal gerçeklik müzesi açıldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye'nin ilk sanal gerçeklik müzesi Müzeverse, UNIQ İstanbul'da ailelere, sanatseverlere ve teknoloji meraklılarına kapılarını açtı. Excurio ile iş birliğiyle, geleneksel müze kavramını fütüristik bir şekilde dönüştüren Müzeverse, ziyaretçilere tarihin önemli anlarını yakından keşfetme fırsatı sunuyor.</p><p><strong>İSTANBUL (İGFA) -&nbsp;</strong>VR Future, Fransa merkezli ve yedi ülkede faaliyet gösteren, çok sayıda ödül kazanmış sanal gerçeklik şirketi Excurio ile iş birliği yaparak, Türkiye’nin ilk özel sanal gerçeklik müzesi Müzeverse’i&nbsp;UNIQ İstanbul’da açtı. Bu yenilikçi müze, en son sanal gerçeklik (VR) teknolojisini sürükleyici hikaye anlatımıyla birleştirerek, geleneksel müze deneyimini devrim niteliğinde dönüştürüyor.</p>

<p>Açılış gösterimi olan&nbsp;Piramitlere Yolculuk: Antik Mısır’ın Keşfi, ziyaretçileri 4.500 yıl öncesine götürerek Kral Khufu’nun cenaze törenine tanıklık etme ve Giza Platosu, Sfenks ve Büyük Piramit'in gizli alanlarını keşfetme fırsatı sunuyor. Aynı anda 100 kişiye kadar ziyaretçiyi ağırlayabilme kapasitesine sahip Müzeverse, katılımcıları pasif izleyicilerden aktif tarih kaşiflerine dönüştüren eşsiz bir toplu deneyim sunuyor.</p>

<p><strong>KÜLTÜREL MİRASLA BAĞLANTI KURMA ŞEKLİ YENİDEN TANIMLANIYOR</strong></p>

<p>Müzeverse, son teknoloji VR teknolojisini entegre ederek&nbsp;benzeri görülmemiş bir etkileşim düzeyi sunuyor ve&nbsp;geleneksel müze modellerini kökten değiştirmeyi amaçlıyor. Bu sürükleyici platform sayesinde konuklar, tarihsel anlara adım atmaya, erişilmesi imkansız alanları keşfetmeye ve hikayenin bir parçası olmaya davet ediliyor. Müzeverse, insanların kültürel mirasla bağlantı kurma şeklini yeniden tanımlamaya hazırlanıyor.</p>

<p>Müzeverse ile ilgili açıklamada bulunan&nbsp;<strong>VR Future Kurucusu Fahad Rehman</strong>, “Müzeverse, yalnızca VR teknolojisini müzelere getirmekle kalmıyor, aynı zamanda tarihle nasıl etkileşim kurduğumuzu ve onu nasıl deneyimlediğimizi yeniden şekillendiriyor. Tarihi mekanların içinde dolaşabilme, tarihi karakterlerle etkileşim kurabilme ve geçmişi adeta yeniden yaşayabilme imkanı sunan Müzeverse, tüm bu yönüyle klasik müzecilik anlayışını geride bırakarak benzersiz bir deneyim sağlıyor. Bu projeyle ziyaretçilere tarihsel olayların bir parçası olma fırsatı sunuyoruz ve bu sürükleyici deneyim, insanların kültürel mirasa bakış açısını nesiller boyu dönüştürecek.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>TARİHE VE SANATA YEPYENİ BİR PERSPEKTİF</strong></p>

<p>Paris merkezli, yedi ülkede faaliyet gösteren ve VR hikaye anlatımında çığır açan yenilikleriyle tanınan Excurio ile iş birliği yapan VR Future, dünya çapında bir ilki Türkiye’ye getiriyor. Excurio’nun ödüllü uzmanlığı, Müzeverse’in büyük ölçekli, tarihsel doğrulukla zenginleştirilmiş, son derece sürükleyici ve eğitici içerikler sunma yeteneğini daha da ileriye taşıyor.</p>

<p>Müzeverse ile VR teknolojisinin ulaşabileceği sınırları zorladıklarını belirten&nbsp;<strong>VR Future Kurucu Ortağı Virgile Mangiavillano</strong>, “Sanat ve teknolojiyi daha önce hiç yapılmamış şekillerde birleştirerek, ziyaretçilerin tarihle tamamen yenilikçi bir şekilde etkileşime girmesini sağlayan bir müze deneyimi yaratıyoruz. Müzeverse, bir müzeden çok daha fazlası ve zaman içinde interaktif bir yolculuk. Müzeverse, yalnızca bir müze olmanın ötesine geçerek, insanlığın kültürel mirasını en ileri teknolojilerle buluşturarak geçmişle bağ kurmanın ve onu anlamanın devrim niteliğindeki bir yolunu sunuyor. Amacımız, ziyaretçilerin sadece görsel bir deneyim yaşaması değil, aynı zamanda tarihin içine adım atarak onun bir parçası olmalarını sağlamak. Bu yolculuk, tarihe ve sanata yepyeni bir perspektiften bakma fırsatı sunarken, ziyaretçilerin geçmişteki kültürlerle daha derin bir bağ kurmalarına imkan tanıyor.” açıklamasında bulundu.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/dunya-gastronomisinin-kalbi-istanbulda-atti-1009</link>
            <category>YAŞAM</category>
            <pubDate>Tue, 19 Nov 2024 16:43:25 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Dünya gastronomisinin kalbi İstanbul’da attı</h1>
                        <h2>Dünya gastronomi sektörünün en prestijli etkinliklerinden biri olan IX. Gastromasa İstanbul Uluslararası Gastronomi Konferansı, İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde gastronomi profesyonellerini bir araya getirdi. Bu yıl "Legacy & Menu - Miras & Menü" temasıyla düzenlenen etkinlik, sektördeki gelişen konseptleri ve yeni trendleri belirledi. 15 bin gastronomi tutkununun ilgiyle takip ettiği konferans, yeni bir rekora daha imza attı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/11/dunya-gastronomisinin-kalbi-istanbulda-atti-1732023805.webp">
                        <figcaption>Dünya gastronomisinin kalbi İstanbul’da attı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Dünya gastronomi sektörünün en prestijli etkinliklerinden biri olan IX. Gastromasa İstanbul Uluslararası Gastronomi Konferansı, İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde gastronomi profesyonellerini bir araya getirdi. Bu yıl "Legacy & Menu - Miras & Menü" temasıyla düzenlenen etkinlik, sektördeki gelişen konseptleri ve yeni trendleri belirledi. 15 bin gastronomi tutkununun ilgiyle takip ettiği konferans, yeni bir rekora daha imza attı.</p><p><strong>İSTANBUL (İGFA) -</strong>Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Gastromasa Gastronomi Konferansı, gastronomi dünyasının en önemli isimlerini bir araya getirerek unutulmaz bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Bu yıl 'Legacy & Menu' (Miras ve Menü) temasıyla gerçekleşen konferansta, restoranların ve mutfakların taşıdığı gastronomi mirasları, menü yaratma süreçleri ve dünya gastronomisine yön veren trendler katılımcılarla paylaşıldı. Gastromasa Konferansı bünyesinde yer alan Gastromasa Pastry, Gastromasa Hospitality ve Gastromasa Bar Konferanslarında alanında uzman yerli ve yabancı konuşmacılar sektöre ilham verdi.</p>

<p><strong>Geleceğe Taşınan Miras: İstanbul'un Öncü Rolü</strong></p>

<p>Yoğun bir katılımla gerçekleşen Gastromasa’nın açılış konuşmasını&nbsp;<strong>İstanbul Valisi Davut Gül</strong>&nbsp;gerçekleştirdi. Gül konuşmasında şu ifadelere yer verdi; “Sözen Grup’a, destekçilere ve katılımcılara sektörümüze yaptıkları değerli katkılar için teşekkür ederiz. Sektörümüzün büyümesi, ancak birlik ve iş birliğiyle mümkün. Ülkemiz, dört mevsimin bir arada yaşandığı, zengin birikimiyle güçlü bir coğrafyaya sahip ve her miras, gelecek nesillere aktarılması gereken bir emanet. Bu emaneti korumak için coğrafyamızın değerini bilmek, tecrübeleri paylaşmak ve kayıt altına almak büyük önem taşır. Gastromasa, çalışmalara ivme kazandırırken, Türkiye’de bu konuda öncü bir şehir olacaksa, bunun İstanbul olması son derece anlamlı. Böyle değerli bir etkinliğin İstanbul’da gerçekleşmesi hepimiz için gurur verici.”</p>

<p><strong>Gastromasa Pastry ile Pastacılık Sektörüne Bakış</strong></p>

<p>Konferansın en dikkat çeken bölümlerinden biri olan&nbsp;<strong>Gastromasa Pastry</strong>, dünyaca ünlü pasta şeflerini ana sahnede&nbsp;<strong>Haliç Auditorium’da</strong>&nbsp;bir araya getirdi. Pastacılık trendleri, geçmişten günümüze miras hikayeleri gibi konular ele alınırken, katılımcılar sektöre dair önemli bilgiler edindi.</p>

<p><strong>Gastromasa Hospitality: Gastronomi, Ağırlama ve Turizm Sektörünün Önemli İsimlerini Bir Araya Getirdi&nbsp;</strong></p>

<p>Gastronomi, turizm ve ağırlama sektörünün önde gelen isimlerini buluşturan&nbsp;<strong>Gastromasa Hospitality</strong>, yatırımcılar, şefler ve profesyonellerin katılımıyla&nbsp;<strong>Sadabad Auditorium</strong>’da gerçekleşti. Sektördeki yenilikler ve başarı hikayeleri üzerine gerçekleşen oturumlar, katılımcılardan tam not aldı.</p>

<p><strong>Gastromasa Bar: Miksoloji ve Bar Kültürüne Yakın Bir Yolculuk</strong></p>

<p>Sommelierler, miksolojistler ve içecek uzmanlarının yer aldığı&nbsp;<strong>Gastromasa Bar</strong>,&nbsp;<strong>Eyüp Auditorium</strong>’da Gastronomik Deneyimlerde Miksolojinin Yeri & Dünya Genelinde Popüler Miksoloji Trendleri, Lüks Restoranların Bar ve Şarap Menülerinde Yenilikçi Seçenekler & Yerel Malzemelerin Kullanımı, Dünyaca Popüler Yeni Nesil İçecek Trendlerinin Otel Barlarına & Otellere Uyarlanması, Lüks Brasserielerde Miksoloji & İçecek Kültürü gibi konularda söyleşiler ve paneller ile gerçekleşti ve katılımcılara unutulmaz bir deneyim sundu.</p>

<p>Gastromasa Gastronomi Konferansı, ünlü şeflerin sunumumlarının yanında, stantlarıyla katılım gösteren firmaların yenilikçi ürünleri ve ilgi çekici workshop’ları ile gastronomi tutkunlarının beğenisini kazandı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/calan-her-telefonu-acmayin-1008</link>
            <category>TEKNOLOJİ</category>
            <pubDate>Tue, 19 Nov 2024 16:42:59 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Çalan her telefonu açmayın!</h1>
                        <h2>Araştırmalar, küresel telefon dolandırıcılığı ve spam aramaların 2023 yılında tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştığını ortaya koyuyor. Bilinmeyen aramaların yaklaşık yüzde 28'i dolandırıcılık ya da spam niteliğinde olduğu görülüyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/11/calan-her-telefonu-acmayin-1732023779.webp">
                        <figcaption>Çalan her telefonu açmayın!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Araştırmalar, küresel telefon dolandırıcılığı ve spam aramaların 2023 yılında tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştığını ortaya koyuyor. Bilinmeyen aramaların yaklaşık yüzde 28'i dolandırıcılık ya da spam niteliğinde olduğu görülüyor.</p><p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Modern teknolojinin tüm harikalarına rağmen çoğu zaman en çok güvendiğimiz şey eski yöntemlerdir. Bu iletişim için de geçerli. E-posta, video konferans, sosyal medya ve uçtan uca şifrelenmiş anlık mesajlar arasından seçim yapabiliriz. &nbsp;Artık eski bir yöntem olarak kabul edilen sesli iletişim hala yoğun bir şekilde tercih ediliyor.&nbsp;</p>

<p><strong>Telefon dolandırıcılığı neden hala revaçta?</strong></p>

<p>Dolandırıcılar, biriyle konuşurken en savunmasız halde olabileceğimizi biliyorlar. İnsanlar kendilerine anlatılan hikayelere inanma &nbsp;eğilimindedirler. Ses anlıktır, yanıtımızı düşünmek için bize daha az zaman verir ve dolandırıcının klasik sosyal mühendislik tekniklerini uygulaması için daha fazla fırsat verir.</p>

<p><strong>Numaralarımızı nereden biliyorlar?</strong></p>

<p>Dolandırıcılar telefon numaralarını farklı yöntemler kullanarak ele &nbsp;geçirebilirler. Örneğin herkese açık sosyal medya hesaplarından, paylaştığınız üçüncü taraf bir sağlayıcının geçmişteki bir veri ihlalinden, bir veri aracısından, tüketici bilgilerini toplayan ve satan bir şirketten. Bunların dışında &nbsp;belirli bir alan kodunda rastgele numaralar oluşturmak ve aramak için otomatik yazılım kullanıyor da olabilirler. Küresel tüketicilerin yüzde 16'sı 2023 yılında telefon dolandırıcılığı nedeniyle para kaybettiğini bildirirken bu rakam Almanya (% 19) ve Fransa (% 18) gibi bazı ülkelerde daha da yüksek. Bu durum mağdurlar için boşa harcanan zamana da mal oluyor. Tüketiciler haftada dokuz dakikalarını, yani her yıl yaklaşık sekiz saatlerini rahatsız edici aramaları taramak için harcadıklarını belirtiyor.</p>

<p><strong>Başlıca telefon dolandırıcılıkları neler?</strong></p>

<p>Dolandırıcılık amaçlı telefon aramalarından sorumlu olabilecek birkaç taraf var: Aramaları yapan tele-pazarlamacılar, numaraları toplayan ve onlara sağlayan "müşteri adayı üreticileri" ve robocall olarak bilinen yasa dışı otomatik aramaları kolaylaştıran VoIP şirketleri.&nbsp;</p>

<p><strong>Taklit dolandırıcılığı:&nbsp;</strong>Vishing (sesli oltalama) saldırısı olarak da bilinen bu yöntemde, dolandırıcı bir devlet kurumu, teknoloji şirketi, banka, kamu hizmeti, polis veya başka bir makamdan arıyormuş gibi davranır. Borcunuz olduğunu veya kişisel bilgilerinizi doğrulamaları gerektiğini iddia edebilirler. Size paranızın tehlikede olduğunu ve 'güvenli' bir hesaba aktarılması gerektiğini söyleyebilirler.</p>

<p><strong>Uzaktan erişim/teknik destek dolandırıcılığı:&nbsp;</strong>Meşru bir kuruluş gibi davranan bir dolandırıcı, muhtemelen var olmayan bir kötü amaçlı yazılım tehlikesini temizlemek için bilgisayarınıza erişim izni vermenizi isteyecektir. İndirdiğiniz yazılım yasaldır ancak amaçları yasal değildir. Erişim sağladıktan sonra, bankacılık girişleri gibi hassas bilgileri arayacak ve/veya kalıcı erişim için gerçek kötü amaçlı yazılım yükleyeceklerdir.</p>

<p><strong>Yatırım dolandırıcılığı:</strong>&nbsp;Bir dolandırıcı, bir yatırım fırsatından büyük getiri elde edeceğinizi vaat eden istenmeyen bir arama yapacaktır. Elbette tek fırsat, dolandırıcının sizden para kazanmasıdır.</p>

<p><strong>Ödül çekilişi dolandırıcılığı:&nbsp;</strong>Bir dolandırıcı durup dururken sizi arayarak var olmayan bir ödül kazandığınızı ve ödülü almak için küçük bir miktar 'vergi' ödemeniz ve/veya bazı kişisel bilgilerinizi vermeniz gerektiğini iddia eder.</p>

<p><strong>Telemarketing aramaları:&nbsp;</strong>Bunlar sadece yasal tele-pazarlamacılardan gelen spam aramalar veya size yüksek fiyatlı veya sahte ürün ve hizmetler satmaya yönelik daha kötü niyetli girişimler olabilir.&nbsp;</p>

<p><strong>Robocall'lar- Otomatik aramalar :&nbsp;</strong>Otomatik aramaların hepsi dolandırıcılık amaçlı değildir ve yasaldır, örneğin sağlık hizmeti sağlayıcılarının hastalara randevularını hatırlatması gibi. Bununla birlikte, telefon dolandırıcılığına da olanak sağlarlar. 2023 yılında ABD Federal Ticaret Komisyonu (FTC) robocall'lar hakkında 1,2 milyon şikayet aldı. Bu sayı 2022'de 1,8 milyona düşmüş olsa da spam veya dolandırıcılık amaçlı robocall'ların gerçek sayısının çok çok daha yüksek olması muhtemeldir. Robocall genellikle dolandırıcılık niteliğinde önceden kaydedilmiş mesajlar ileten otomatik telefon aramalarıdır. Bir otomatik aramayı yanıtladığınızda, gerçek bir kişinin sesi yerine kaydedilmiş bir mesaj duyarsınız.</p>

<p><strong>Dolandırıcılık aramalarına karşı nasıl güvende kalınır?</strong></p>

<p>Türkiye’de onay alınmaksızın yapılan rahatsız edici telefon aramalarına ilişkin olarak tüketiciler; elektronik ortamda e-Devlet kapısı, İleti Yönetim Sistemi (İYS) veya Ticaret Bakanlığının internet sitesi üzerinden veyahut yazılı olarak şikayetçinin ikametgahının bulunduğu yerdeki Ticaret Bakanlığı İl Müdürlüğüne şikayet başvurularını yapabiliyorlar.&nbsp;</p>

<p><strong>Bilinen spam numaraları nasıl engellenir?&nbsp;</strong></p>

<p>Telefonu açtığınızda bir dolandırıcılık veya spam söz konusuysa bu numarayı engelleyerek bir daha bu numaradan haber almadığınızdan emin olabilirsiniz:</p>

<p><strong>iOS'ta:</strong>&nbsp;Son Kullanılanlar'a gidin, "i" simgesine dokunun, aşağı kaydırın ve&nbsp;Arayanı Engelle'ye basın.</p>

<p><strong>Android'de:&nbsp;</strong>Telefon uygulamanızı açın, üç noktaya dokunun,&nbsp;Arama geçmişine&nbsp;gidin ve engellemek istediğiniz numaradan gelen bir aramaya dokunun.&nbsp;Engelle / spam bildir öğesine&nbsp;dokunun. Tercih ettiğiniz mobil güvenlik çözümünüzde de bir arama filtresi ayarlayabilirsiniz.</p>

<p>Kişisel veya finansal bilgilerinizi asla telefonda vermemeniz veya birisinin bilgisayarınıza uzaktan yazılım indirmesine izin vermemeniz gerektiğini söylemeye gerek yok.</p>

<p><strong>Devletler &nbsp;ne yapıyor?</strong></p>

<p>Geçen yıl, dolandırıcılık amaçlı robocall'ların kurbanlara maliyetinin yılda yüzde 9 artarak 2023 yılında küresel çapta 58 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyordu. Bu durum, hükümetlerin bu konuyla ilgilenmesini öncelikli bir mesele haline getirmelidir. ABD'de düzenleyici kurum son yıllarda robocall firmalarına, VoIP sağlayıcılarına ve dolandırıcılık şirketlerine karşı milyonlarca dolarlık para cezaları kesti. Türkiye’de de Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), 2023 yılında kamuoyunda "istenmeyen arama" olarak nitelendirilen, elektronik haberleşme hizmetlerine ilişkin usulsüz pazarlama ve satış aramaları yapan şirketlere, 51,5 milyon lira idari para cezası uyguladı.&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/google-icin-abdnin-antitrost-yetkilileri-devrede-1007</link>
            <category>TEKNOLOJİ</category>
            <pubDate>Tue, 19 Nov 2024 16:38:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Google için  ABD'nin antitröst yetkilileri devrede</h1>
                        <h2>Şirketin çok sayıda dijital reklam teknolojisi ürününü tekeline aldığı belirtilen açıklamada, Google'ın sektördeki hakimiyetine yönelik her türlü tehdidi ortadan kaldırmak veya ciddi şekilde azaltmak için rekabete aykırı, dışlayıcı ve yasa dışı yöntemler kullandığı iddia edilmişti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/11/google-icin-abdnin-antitrost-yetkilileri-devrede-1732023734.jpg">
                        <figcaption>Google için  ABD'nin antitröst yetkilileri devrede</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>ABD Adalet Bakanlığı yetkililerinin, Google'ın Chrome tarayıcısını satmaya zorlanması için yargıçtan talepte bulunmaya karar verdiği bildirildi.</p>

<p>Bloomberg'in konu hakkında bilgi sahibi olan isimsiz kaynaklara dayandırdığı haberine göre, bakanlık, ağustos ayında Google'ın arama pazarında yasa dışı olarak tekelleştiğine hükmeden yargıçtan yapay zeka ve Android akıllı telefon işletim sistemiyle ilgili önlemler almasını isteyecek.</p>

<p>ABD Adalet Bakanlığının antitröst yetkilileri, Google'ı Chrome tarayıcısını satmaya zorlamak için yargıçtan talepte bulunacak.</p>

<p>ABD'de federal yargıç Amit Mehta, ağustos ayında Google'ın internet araması ve arama reklamcılığı konusunda "yasa dışı tekel" oluşturduğuna hükmederek internet teknolojileri alanında önemli bir karara imza atmıştı.</p>

<p>Yargıç Mehta, kararında, "Mahkeme, tanıklar ve kanıtlar üzerindeki detaylı incelemesinin sonucunda şu karara ulaştı: Google bir tekeldir ve bu tekelini korumak üzere hareket etmiştir. Bu da Sherman Yasası'nın 2. maddesini ihlal etmektedir." ifadelerini kullanmıştı.</p>

<p>- Google'a "antitröst" davası</p>

<p>ABD Adalet Bakanlığından 24 Ocak 2023'te yapılan açıklamada, Kaliforniya, Colorado, Connecticut, New Jersey, New York, Rhode Island, Tennessee ve Virginia eyaletlerinin başsavcılarıyla Google'a Virginia Doğu Bölgesi Bölge Mahkemesi'nde "antitröst" davası açıldığı bildirilmişti.</p>

<p>Şirketin çok sayıda dijital reklam teknolojisi ürününü tekeline aldığı belirtilen açıklamada, Google'ın sektördeki hakimiyetine yönelik her türlü tehdidi ortadan kaldırmak veya ciddi şekilde azaltmak için rekabete aykırı, dışlayıcı ve yasa dışı yöntemler kullandığı iddia edilmişti.</p>

<p>Son 15 yılda Google'ın, satın almalar yoluyla reklam teknolojisi rakiplerini etkisiz hale getirdiği veya ortadan kaldırdığı anlatılan açıklamada, şirketin daha fazla yayıncıyı ve reklamcıyı ürünlerini kullanmaya zorlamak için dijital reklam pazarındaki hakimiyetini kullandığı ve rakip ürünlerin kullanılmasını engellediği aktarılmıştı.</p>

<p>Açıklamada, bu sayede Google'ın sektördeki hakimiyetini pekiştirdiği belirtilerek, şirketin rekabete aykırı davranışının içeriğine de yer verilmişti.</p>

<p>ABD Adalet Bakanlığı, 2020'de de arama ve arama reklamcılığını tekelleştirdiği için Google'a antitröst davası açmıştı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/trumptan-kabine-atagi-sean-duffy-ulastirma-bakani-adayi-1006</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Tue, 19 Nov 2024 16:33:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Trump’tan Kabine Atağı: Sean Duffy Ulaştırma Bakanı Adayı</h1>
                        <h2>BD'nin seçilmiş başkanı Donald Trump, eski Kongre üyesi Sean Duffy'yi Ulaştırma Bakanı adayı olarak açıkladı. Trump, Duffy'nin altyapıyı yeniden inşa ederek güvenlik, verimlilik ve yenilikle "seyahatin altın çağını" başlatacağını vurguladı. Duffy’nin Kongre deneyimi ve ailesine verdiği önemle bu misyonu başarıyla gerçekleştireceği ifade edildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/11/trumptan-kabine-atagi-sean-duffy-ulastirma-bakani-adayi-1732023447.jpg">
                        <figcaption>Trump’tan Kabine Atağı: Sean Duffy Ulaştırma Bakanı Adayı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>ABD'nin seçilmiş başkanı Donald Trump, Ulaştırma Bakanlığına eski Kongre üyesi Sean Duffy'yi aday gösterdiğini açıkladı.</p>

<p>Yeni dönem için oluşturacağı kabineyle ilgili atamalarını duyurmaya devam eden Trump, kendine ait sosyal medya platformu Truth Social'dan konuya ilişkin açıklama yaptı.</p>

<p>Trump, söz konusu açıklamada, "Wisconsin eyaletinin eski Kongre üyesi Sean Duffy'nin Ulaştırma Bakanı olarak aday gösterildiğini duyurmaktan mutluluk duyuyorum." ifadesini kullandı.</p>

<p>Duffy'nin kariyerine Wisconsin Bölge Savcısı olarak başladığını ve daha sonra Wisconsin'in 7. Kongre Bölgesi için ABD Temsilciler Meclisi'ne seçildiğini kaydeden Trump, Duffy'nin Kongre'deki görevi sırasında gerçekleştirdiği çalışmaları aktardı.</p>

<p>Trump, "Duffy, Amerika'nın otoyollarını, tünellerini, köprülerini ve havaalanlarını yeniden inşa ederken mükemmellik, yeterlilik, rekabetçilik ve güzelliğe öncelik verecek. Limanlarımızın ve barajlarımızın ulusal güvenliğimizi tehlikeye atmadan ekonomimize hizmet etmesini sağlayacak ve pilotlar ile hava trafik kontrolörleri için ‘çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılığı’ ortadan kaldırarak gökyüzümüzü tekrar güvenli hale getirecek." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Duffy'nin FoxNews'in yıldızı Rachel Campos-Duffy'nin eşi ve dokuz çocuk babası olduğuna da işaret eden Trump, Sean Duffy'nin, ailelerin güvenli ve gönül rahatlığıyla seyahat edebilmesinin ne kadar önemli olduğunu bildiğini vurguladı.</p>

<p>Trump, Duffy'nin deneyimini ve Kongre'de uzun yıllar boyunca kurduğu ilişkileri, ABD'nin altyapısını korumak ve yeniden inşa etmek ile "seyahatin altın çağını başlatma" misyonunu yerine getirmek için kullanacağını, güvenlik, verimlilik ve yeniliğe odaklanacağını, tüm Amerikalılar için seyahat deneyimini büyük ölçüde yükselteceğini bildirdi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/brent-petrol-7320-dolarda-arz-kesintileri-fiyatlari-yukseltiyor-1005</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Tue, 19 Nov 2024 16:31:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Brent Petrol 73,20 Dolarda: Arz Kesintileri Fiyatları Yükseltiyor</h1>
                        <h2>Brent petrol 73,20 dolardan işlem görüyor. Johan Sverdrup ve Tengiz sahalarındaki üretim kesintileri fiyatları yukarı çekti. ABD'nin Ukrayna'ya verdiği askeri destek ise piyasaları temkinli tutuyor. Teknik seviyelerde 76,55 direnç, 70,20 destek olarak öne çıkıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/11/brent-petrol-7320-dolarda-arz-kesintileri-fiyatlari-yukseltiyor-1732023206.jpg">
                        <figcaption>Brent Petrol 73,20 Dolarda: Arz Kesintileri Fiyatları Yükseltiyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Brent petrolün varili, uluslararası piyasalarda 73,20 dolardan işlem görüyor.</p>

<p>Dün 73,24 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 73,09 dolar seviyesinde tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.29 itibarıyla kapanışa göre yaklaşık yüzde 0,15 artarak 73,20 dolar oldu. Aynı saatte Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 69,24 dolardan alıcı buldu.</p>

<p>Petrol fiyatlarının artışında, küresel petrol arzında yaşanan aksamalar etkili oluyor.</p>

<p>Norveçli Equinor şirketinin, elektrik kesintisi nedeniyle Johan Sverdrup petrol sahasındaki üretimi durdurduğunu açıklamasının ardından dün petrol fiyatları varil başına 2 doların üzerinde yükseldi. Söz konusu sahada günlük 755 bin varillik üretim durduruldu.</p>

<p>Equinor'dan yapılan bilgilendirmede, üretimin yeniden başlatılması için çalışmaların sürdüğü ama ne zaman devreye alınacağının belli olmadığı kaydedildi. Batı Avrupa'nın en büyük petrol sahası olan Johan Sverdrup'ta yaşanan kesinti, piyasa oyuncularının arz sıkıntısı endişelerini körükleyerek fiyatları yukarı yönlü destekliyor.</p>

<p>Ayrıca, ABD'li Chevron tarafından işletilen Kazakistan'ın en büyük petrol sahası Tengiz'de, petrol üretiminin planlı onarım çalışmaları nedeniyle yüzde 28 ila 30 oranında azaldığı bildirildi.</p>

<p>Petrol fiyatları çeşitli sahalarda üretimin durması nedeniyle yükselişini sürdürürken, yatırımcılar Rusya-Ukrayna savaşının kızışacağı endişesiyle temkinli davranıyor.</p>

<p>Amerikan Washington Post gazetesinin iki kıdemli ABD'li yetkiliye dayandırdığı haberine göre, Joe Biden yönetimi, Kiev'e, uzun menzilli Amerikan silahlarını Rusya topraklarına kullanma izni verme kararı aldı.</p>

<p>Bu kapsamda ABD, Ukrayna'ya temin ettiği uzun menzilli taktik füze sistemlerinin (ATACMS) sınırlı şekilde Rusya topraklarındaki birliklere karşı kullanılmasına onay verdi.</p>

<p>Brent petrolde teknik olarak 76,55 doların direnç, 70,20 doların ise destek olarak izlenebileceği belirtiliyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/borsaya-motivasyon-1004</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Tue, 19 Nov 2024 16:28:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Borsaya Motivasyon</h1>
                        <h2>BIST 100, güne yüzde 0,38 yükselişle 9.430,99 puandan başlarken, en çok kazandıran sektör metal ana sanayi oldu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/11/borsaya-motivasyon-1732023052.jpg">
                        <figcaption>Borsaya Motivasyon</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>&nbsp;Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, güne yüzde 0,38 yükselişle 9.430,99 puandan başladı.</p>

<p>Açılışta BIST 100 endeksi, önceki kapanışa göre 35,60 puan ve yüzde 0,38 artışla 9.430,99 puana çıktı.</p>

<p>Bankacılık endeksi yüzde 0,46, holding endeksi yüzde 0,34 değer kazandı.</p>

<p>Sektör endeksleri arasında en çok kazandıran yüzde 0,79 ile metal ana sanayi, tek kaybettiren sektör endeksi ise yüzde 0,14 ile menkul kıymet yatırım ortaklığı oldu.</p>

<p>Dün alıcılı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,06 değer kazanarak 9.395,39 puandan tamamladı.</p>

<p>Küresel piyasalar, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirimlerini öngörülenden daha geç sürede bitirebileceği yönündeki fiyatlamaların güçlenmesiyle karışık bir seyir izliyor.</p>

<p>Analistler, bugün yurt içinde uluslararası yatırım pozisyonu, yurt dışında ise ABD'de konut başlangıçları, inşaat izinleri, Avro Bölgesi'nde Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), cari işlemler dengesi ve İngiltere Merkez Bankası (BoE) Başkanı Başkanı Andrew Bailey'in konuşmasının takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.500 ve 9.600 puanın direnç, 9.350 ve 9.250 seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/1000-gunluk-kabus-rusya-ukrayna-savasinda-12-bin-sivil-hayatini-kaybetti-1003</link>
            <category>GÜNCEL HABERLER</category>
            <pubDate>Tue, 19 Nov 2024 16:23:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>1000 Günlük Kabus: Rusya-Ukrayna Savaşında 12 Bin Sivil Hayatını Kaybetti</h1>
                        <h2>BM'den "kasvetli dönüm noktası" vurgusu: Rusya-Ukrayna savaşı 1000 günü geride bırakırken, en az 12 bin 162 sivil öldü, 26 bin 919 kişi yaralandı. Çatışmalar sırasında işlenen insan hakları ihlalleri ise günlük bir gerçeklik haline geldi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/11/1000-gunluk-kabus-rusya-ukrayna-savasinda-12-bin-sivil-hayatini-kaybetti-1732022782.jpg">
                        <figcaption>1000 Günlük Kabus: Rusya-Ukrayna Savaşında 12 Bin Sivil Hayatını Kaybetti</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Sözcüsü Jeremy Laurence, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın başladığı Şubat 2022'den bu yana en az 12 bin 162 sivilin hayatını kaybettiğini bildirdi.</p>

<p>Laurence, BM Cenevre Ofisinin haftalık basın toplantısında değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Rusya ile Ukrayna arasında Şubat 2022'de başlayan savaşın üzerinden 1000 gün geçtiğini ve bunun "kasvetli bir dönüm noktası" olduğunu vurgulayan Laurence, "Ofisimiz, 24 Şubat 2022'den bu yana en az 12 bin 162 sivilin öldürüldüğünü, bunlardan 659'unun çocuk olduğunu doğruladı. En az 26 bin 919 sivil de yaralandı." dedi.</p>

<p>Laurence, bu süreçte insan hakları ihlallerinin, hem çatışmalar sırasında hem de işgal altındaki bölgelerde günlük rutin haline geldiğini söyledi.</p>

<p>"Tüm tarafları, sivillerin güvenliğini ve korunmasını sağlamaya çağırıyoruz." ifadesini kullanan Laurence, ihlal iddialarının olduğu yerlerde tam ve tarafsız bir şekilde soruşturma yapmak için etkili önlemlerin alınması gerektiğini bildirdi</p>

<p>Laurence, BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk'ün, Rusya'ya yönelik "silahlı saldırıları derhal durdurma ve Ukrayna'daki tüm askeri güçlerini çekme" çağrısını yinelediğini hatırlattı.</p>

<p>Türk, Rusya'nın, hafta sonunda Ukrayna'nın birçok bölgesini etkileyen ve elektrik şebekelerini hedef alan saldırılarını kınamıştı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/fenerbahce-super-ligden-cekilecek-mi-1002</link>
            <category>SPOR</category>
            <pubDate>Tue, 19 Mar 2024 18:58:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Fenerbahçe Süper Lig'den çekilecek mi?</h1>
                        <h2>Fenerbahçe Başkanı Ali Koç'un, kulübünün Futbol Federasyonu ve devlet tarafından "dışlandığını" ifade ederek gündeme getirdiği ligden çekilme fikrine taraftarlar ve camiadan destek geldi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/03/fenerbahce-super-ligden-cekilecek-mi-1710864228.jpg">
                        <figcaption>Fenerbahçe Süper Lig'den çekilecek mi?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Ali Yıldırım Koç, kulübün televizyon kanalı FB TV'de çıktığı canlı yayında, "Futbol A Takımının Süper Lig'den çekilmesi dahil, alınacak aksiyonların değerlendirilmesi için, 2 Nisan 2024 Salı günü saat 17.00'da Ülker Stadyumu Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Spor Kompleksi'nde Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı" yapılacağını duyurdu.</p>

<h2>"Türk futbolu için utanç vesilesi"</h2>

<p>17 Mart Pazar günü Trabzon'da oynanan ve 3-2 Fenerbahçe'nin galibiyeti ile sona eren&nbsp;maç esnasında ve sonrasında yaşanan şiddet olaylarını,&nbsp;"Dün gece yaşananlar Türkiye için, Türk futbolu ve sporu için utanç vesilesidir. Bugün şunu söylemek istiyorum; bu iki kulübü birbirine vurdurtmaya, kafa kafaya getirmeye, iki kulüp arasında nefret ve şiddet tohumu ekmeye son 13-14 yıldır çok emek verenler var" sözleriyle değerlendiren Koç, "Kardeşi kardeşe kırdıran, 3 Temmuz’un sebebi ve birçok konunun sebebi olan bu terör örgütü, dün gece itibarı ile bu iki kulüp arasında getirmek istediği çatışma seviyesini belki de başka bir evreye ulaştırmıştır. Muhtemelen 2014'te yaşanan kurşunlama olayı da (Fenerbahçe futbol takımını taşıyan otobüsün Trabzon'da kurşunlanması) bunların ürünüdür. Dolayısıyla Fenerbahçe ve Trabzon camialarının başında kimler olursa, yöneticileri kimler olursa ve bu camiaların aklıselim insanlarının bu tuzağa düşmeden bu iki camiayı birbirine vurdurmadan bir şekilde uzun vadeli sabırlı ve akil düşünüp bu sorunların üstesinden kalkmamız lazım. Bu sorunlar sadece iki camiaya değil tüm ülkeye zarar veren sorunlardır" ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/fenerbahce-trabzonspor-olayli-mac-aa-2200899%5B1%5D.jpg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<h2>Devlete ve futbol federasyonuna sitem</h2>

<p>Açıklamasında, "Artık bu iş çığırından çıkmıştır. Fenerbahçe'nin bu ülkede gördüğü muamele, bizim artık daha fazla tahammül edebileceğimiz bir muamele değildir" diyen Başkan Koç, "3 Temmuz’da yaşananları biliyorsunuz. Maddi ve manevi çok kötü şekilde mağdur edildik ve sportif anlamda herkesten öndeydik yine ekonomik açıdan herkesten öndeydik ve ondan sonraki 13-14 senelik süreçte nereye geldiğimiz herkesin malûmudur. (...) Fenerbahçe'nin yaşadıklarına karşı ne devletimiz ne de futbolu yönetenler hiçbir aksiyon almamaktadırlar" dedi.</p>

<h2>Kulüpler Birliği Vakfı Başkanlığı'ndan istifa</h2>

<p>Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Başkanı Ali Koç, yaptığı açıklamada, yaklaşık iki yıldır sürdürdüğü Kulüpler Birliği Vakfı Başkanlığı görevinden de istifa ettiğini duyurdu.</p>

<p>"Türk futbolunda yaşananları; bahsinden, şikesinden, haksız rekabetten, hakemlerden hepsini bas bas bağırıp söylüyoruz. İşin geldiği noktayı da görüyorsunuz. Biz artık kendi bağımızı kendimiz keseceğiz. Gerekiyorsa da bir alt lige düşeceğiz. Bu kararı aldığın zaman zaten bir alt lige düşme söz konusu olur. Çünkü biz her gün ölmektense bir gün öleceğiz ama geleceğimizi kurtarmak zorundayız. 1 sene biz oynarız çıkarız ama herkes aklını başına alır artık yeter" ifadelerini kullanan Koç, sözlerini şöyle sürdürdü: "Siz bizi bu ülkenin dışlanmış bir kulübü olarak sanki başka bir ülkenin kulübü gibi muamele yaparsanız... Bunu devlet için de söylüyorum TFF için de söylüyorum medya için de söylüyorum. Kendi geleceğimizi kendi kaderimizi kendimiz belirlemek zorundayız. O yüzden bu çağrıyı yaptık."</p>

<h2>Genel Kurul nasıl karar alacak?</h2>

<p>Yaklaşık 30 bin kongre üyesi olan&nbsp;Fenerbahçe Spor Kulübü'nün&nbsp;2 Nisan'da toplantı yeter sayısına ulaşması için, üyelerin en az yüzde 50+1'inin Olağanüstü Genel Kurul'a katılması gerekiyor. Genel Kurul'da Futbol A Takımı'nın Süper Lig'den çekilmesi oylamaya sunulduğu takdirde, karar için oy çokluğu yeterli olacak.&nbsp;</p>

<p>Bu arada daha önce, sezon sonunda yapılacak kongrede yeniden başkanlığa aday olmayacağını açıklayan Ali Koç, takımın Süper Lig'den çekilip bir alt lige düşürülmesi durumunda, başkanlığa devam edeceğini ve Fenerbahçe'yi yeniden Süper Lig'e çıkardıktan sonra başkanlığı bırakacağını duyurdu.</p>

<h2><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/K%C4%B0%C5%9E%C4%B0/2024-ali-koc-aa%5B1%5D.jpg" style="height:450px; width:800px" /></h2>

<h2>Camianın önde gelenleri ve taraftarlar ne diyor?</h2>

<p>Fenerbahçe Başkanı Ali Koç'un ligden çekilme açıklamasının ardından, konuyu sosyal medyada yoğun bir biçimde tartışan Fenerbahçelilerin büyük çoğunluğu, olası bir ligden çekilme kararına destek veren paylaşımlarda bulundu.</p>

<p>Fenerbahçe Spor Kulübü Yüksek Divan Kurulu Başkanı Uğur Dündar X hesabından paylaştığı mesajında, "Başkanımız Ali Koç ve Yönetim Kurulu'nun arkasındayız. Ligden çekilme dahil alınacak tüm kararları sonuna kadar desteklemeye hazırız..." ifadesini kullandı.</p>

<p>Uğur Dündar'ın selefi, Eski Yüksek Divan Kurulu Başkanı Vefa Küçük de,&nbsp;<em>Hodri Meydan</em>&nbsp;isimli YouTube kanalına yaptığı açıklamada, "Ali Koç'un ve Yönetimimizin ligden çekilme kararını doğru buluyorum. İnşallah üyelerimiz de onaylar ligden çekiliriz" dedi.</p>

<p>Ali Koç'un daha önce başkanlık görevini bırakacağını açıklamasının ardından bu göreve aday olduğunu açıklayan iş insanı Sadettin Saran da, yayınladığı mesajında, "Ekip olarak kulüp yönetimimizin yanındayız. Fenerbahçe kongresi sayın başkanın 2 Nisan olağanüstü genel kurul çağrısına kulak vermelidir. Biz o gün orada olacağız" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Fenerbahçe'nin en büyük taraftar grubu olan Genç Fenerbahçeliler de, X hesabından bir mesaj paylaşarak, Başkan Ali Koç ve yönetiminde destek verdi.</p>

<p>2 Nisan'da yapılacak olan olağanüstü genel kurulda gerekli çoğunluk sağlanamadığı takdirde, toplantı aynı yer ve saatte j9 Nisan Salı günü, çoğunluk aranmaksızın gerçekleştirilecek.&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/vicdani-ret-icin-tarihi-donemec-1001</link>
            <category>GÜNCEL HABERLER</category>
            <pubDate>Tue, 19 Mar 2024 18:42:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Vicdani Ret için tarihi dönemeç</h1>
                        <h2>Vicdani Ret için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Kuzey Kıbrıs için tarihi bir karara imza attı. Gözler karar sonrasında yaşanacak gelişmelere çevrildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/03/vicdani-ret-icin-tarihi-donemec-1710863675.jpg">
                        <figcaption>Vicdani Ret için tarihi dönemeç</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Askerlik, birçok toplumda erkekler için zorunlu veya seçimlik bir görev olarak kabul edilir. Ancak, bazı bireyler askerlik hizmetini, içsel inançlarına ve vicdanlarına aykırı buldukları için reddederler. Bu duruma vicdani ret denir ve birçok ülkede hala tartışmalı bir konudur.</p>

<p>Vicdani ret, bireylerin askerlik hizmetini yerine getirmeyi reddetmesi ve bunun yerine daha barışçıl veya insani hizmetleri tercih etmesi anlamına gelir. Bu kararlar, genellikle kişisel ahlaki ve dini inançlarla motive edilir ve askerlik hizmetinin şiddet içeren doğasını kabul etmeyi reddederler.</p>

<p>Bu kararları veren bireylerin çoğu, savaşın ve şiddetin insanlık için yıkıcı sonuçları olduğuna inanır. Onlar, silah kullanmanın veya savaşa katılmanın, çatışmaların çözümünde daha iyi ve daha sürdürülebilir yollar olduğuna inanırlar. Bu nedenle, vicdani retçiler, barışa ve çatışma çözümüne yönelik alternatif çözümlere odaklanarak, toplumlarını daha iyi bir gelecek için hizmet etmeyi seçerler.</p>

<p>Ancak, vicdani retçilerin kararları genellikle toplum ve devlet tarafından hoş karşılanmaz. Birçok ülkede, askerlik hizmetini reddetmek, yasal yaptırımlarla veya toplumsal dışlanmayla sonuçlanabilir. Bu durum, vicdani retçilerin yaşadığı zorlukları artırır ve bazen hukuki mücadelelerle karşı karşıya kalmalarına neden olur.</p>

<p><strong>NEDİR? NE DEĞİLDİR?</strong></p>

<p>Vicdani ret, bir bireyin özgürlüğü ile devletin güvenliği ve toplumun savunması arasında hassas bir dengeyi ortaya koyar. Bu kararlar, bireylerin kendi ahlaki değerlerine saygı duymaları ve insan haklarını korumaları gerektiğini vurgular. Ancak, aynı zamanda devletin de toplumun genel güvenliğini sağlama sorumluluğunu göz önünde bulundurur.</p>

<p>Vicdani ret, askerlik hizmetine karşı derin ve kişisel bir tavır alışın ifadesidir. Bu kararlar, bireylerin içsel inançlarına dayanan güçlü bir duruşun ürünüdür ve toplumun daha geniş bir refahını dikkate alır. Ancak, bu kararlar genellikle hukuki ve sosyal zorluklarla birlikte gelir ve vicdani retçilerin cesaret ve dayanıklılık gerektirir. Bu nedenle, vicdani retçiler sadece kendi özgürlükleri için değil, aynı zamanda daha barışçıl ve adil bir dünya için mücadele eden cesur bireyler olarak da görülmelidirler.</p>

<p><strong><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/K%C4%B0%C5%9E%C4%B0/muratkanatli%5B1%5D.jpg" style="height:311px; width:554px" /></strong></p>

<p><strong>KUZEY KIBRIS İÇİN TARİHİ KARAR</strong></p>

<p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), bir yıllık askerlik hizmetinin ardından bir günlük seferberlik hizmetini yerine getirmeyi&nbsp;reddeden&nbsp;sadece Türkiye tarafından tanınan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) vatandaşı Murat Kanatlı'nın itirazını karara bağladı.</p>

<p>Strasbourg'daki mahkeme, zorunlu askerliğe alternatif bir kamu hizmeti düzenlemesi olmamasının, Türkiye'nin de tarafı olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) düşünce, din ve vicdan özgürlüğünü düzenleyen 9'uncu maddesine aykırı olduğuna oybirliğiyle karar verdi.</p>

<p>Kararın gerekçesinde <strong><a href="https://onlinegazete.com/etiketler/aihm-haberleri">AİHM</a></strong>'in daha önceki kararlarına atıfta bulunuldu. Gerekçede "alternatif hizmet ya da&nbsp;vicdani ret&nbsp;iddiasının incelenebilmesi için etkin ve erişilebilir prosedür sunamayan bir sistemin toplumun genel yararı ile vicdani retçilerin çıkarları arasında adil bir denge kurmuş olarak değerlendirilemeyeceği" belirtildi.</p>

<p>Türkiye'nin Murat Kanatlı'ya 9 bin euro manevi tazminat, masraf ve giderler için de 2 bin 363 euro ödemesine hükmedildi.</p>

<p><strong><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/K%C4%B0%C5%9E%C4%B0/Murat-kanatli.jpeg" style="height:560px; width:560px" /></strong></p>

<p><strong>NELER YAŞANDI</strong></p>

<p>Uluslararası toplum tarafından tanınmayan KKTC'nin Askerlik Yasasına ve Seferberlik Yasasına göre KKTC vatandaşı olan her erkek 19 yaşına girdiği yılın ocak ayından itibaren 30 yıl süreyle askerlik çağında sayılıyor. Bir yıllık askerlik hizmetini yerine getiren ve yedek subay olanlar, seferberlik uyarınca 30 yıl boyunca her yıl 30 güne kadar askere çağrılabiliyor.</p>

<p>AİHM'de görülen davada, davacı olan Murat Kanatlı 2005 yılında bir yıllık askerlik hizmetini tamamladı. Kanatlı, 2006, 2007 ve 2008 yıllarında ise her yıl yedek subay olarak bir gün süreyle askerliğe çağrıldı ancak gitmeyi reddetti. 2008 yılında&nbsp;Avrupa Vicdani Retçiler Bürosu&nbsp;Kıbrıs temsilcisi olan ve ertesi yıl büronun kuruluna seçilen Kanatlı, 15 Mayıs 2008 tarihinden itibaren vicdani retçi olduğunu kamuoyuna duyurdu. 2014 yılında Güvenlik Kuvvetleri Mahkemesi seferberlik için bir günlük askerlik hizmetini yerine getirmediği gerekçesiyle Kanatlı'yı yaklaşık 167 euro değerinde para cezasına çarptırdı. Para cezasını ödemeyi reddeden Kanatlı'nın cezası 10 günlük hapis cezasına çevrildi ve Kanatlı 10 gün cezaevinde kaldı.</p>

<p>KKTC bağımsız devlet olarak uluslararası toplum&nbsp;tarafından&nbsp;tanınmadığı için dava Türkiye aleyhine açıldı ve AİHM'de Türkiye aleyhine dava olarak görüşüldü.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/8-mart-dunya-kadinlar-gunu-neler-yasandi-1000</link>
            <category>NELER YAŞANDI</category>
            <pubDate>Fri, 08 Mar 2024 17:33:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>8 Mart Dünya Kadınlar Günü - Neler Yaşandı?</h1>
                        <h2>8 Mart Dünya Kadınlar Günü: 1910'dan bugüne neler yaşandı, kadın hakları ne kadar ilerledi?</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/03/8-mart-dunya-kadinlar-gunu-neler-yasandi-1709909204.jpg">
                        <figcaption>8 Mart Dünya Kadınlar Günü - Neler Yaşandı?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>8 Mart Dünya Kadınlar Günü, ya da bir diğer adıyla Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde kadın hakları dünyanın dört bir yanında büyük etkinliklerle gündeme geliyor.</strong></p>

<p>Peki 100 yılı aşkın süredir kutlanan Dünya Kadınlar Günü nasıl ortaya çıktı? Neden önemli? Kadın hakları ne kadar ilerledi?</p>

<h2>Ne zaman başladı?</h2>

<p>Dünya Kadınlar Günü'nün kökleri, işçi hakları hareketlerine dayanıyor ve 8 Mart Birleşmiş Milletler (BM) tarafından da Dünya Kadınlar Günü olarak kabul ediliyor.</p>

<p>Bugün neredeyse tüm dünyada ses getiren eylemlere sahne olan 8 Mart'ın tohumları 1908 yılında, New York'ta 15 bin çalışan kadının daha kısa mesai süreleri, daha yüksek maaş ve seçme hakkı talep etmesiyle atılmıştı.</p>

<p>Bir yıl sonra Amerika Sosyalist Partisi 8 Mart'ı Ulusal Kadınlar Günü ilan etmişti. Bu özel günü uluslararası hale getirme fikrini ortaya atan ilk kişi ise Clara Zetkin'di.</p>

<p>Clara Zetkin komünist bir aktivist ve kadın hakları savunucusuydu.</p>

<p>Zetkin, 1910 yılında Kopenhag'da toplanan Uluslararası Emekçi Kadınlar Konferansı'nda Dünya Kadınlar Günü fikrini önerdi.</p>

<p>Konferansa 17 farklı ülkeden katılan 100 kadın, Zetkin'in önerisini oybirliğiyle kabul etti.</p>

<p>İlk uluslararası etkinlikler 1911'de, Avusturya, Danimarka, Almanya ve İsviçre'de düzenlendi.</p>

<p>Dünya Kadınlar Günü'nün 100. yıldönümü 2011 yılında büyük organizasyonlarla kutlandı.</p>

<p>1975'te BM'nin Dünya Kadınlar Günü'nü kabul etmesiyle gün resmiyet kazandı. BM her yıl için özel bir tema belirlemeye başladı.</p>

<p>1996'da belirlenen ilk tema "Geçmişi kutlamak, geleceği planlamak" şeklindeydi.</p>

<p>Bu yılın teması ise "Kadınlara yatırım yapın: İlerlemeyi hızlandırın".</p>

<p>Dünya Kadınlar Günü kadınların toplumda, siyasette ve ekonomide kat ettikleri mesafenin kutlandığı bir tarih haline gelirken, günün siyasi kökleri, süregelen toplumsal cinsiyet eşitsizliği konusunda farkındalık yaratmak için grevler ve protestolar düzenlenmesiyle sürdürülüyor.</p>

<h2>Neden 8 Mart?</h2>

<p>Dünya Kadınlar Günü fikrini ortaya atan Clara Zetkin'in aklında belirli bir tarih yoktu.</p>

<p>Birinci Dünya Savaşı sırasında, 1917'de Rus emekçi kadınlar "Ekmek ve barış istiyoruz" sloganlarıyla sokaklara çıkmıştı.</p>

<p>Eylemlerin dördüncü gününde Rus Çarı tahttan indirildi. Kurulan geçici hükümet ise kadınlara seçme hakkı tanıdı.</p>

<p>Rusya'daki kadın eylemlerinin başlangıcı, Jülyen takvimine göre 23 Şubat'tı.</p>

<p>Dünya genelinde daha yaygın biçimde kullanılan Miladi (Gregoryen) takvimde bu tarih 8 Mart'a denk geliyordu.</p>

<h2>İnsanlar neden mor kıyafetler giyiyor?</h2>

<p>Dünya Kadınlar Günü&nbsp;web sitesine&nbsp;göre 8 Mart'ın renkleri mor, yeşil ve beyaz.</p>

<p>Web sitesinde, "Mor, adalet ve saygınlığı ifade ediyor. Yeşil umudu temsil ediyor. Beyaz ise, tartışmalı bir kavram olsa da saflık anlamına geliyor. Renkler 1908 yılında İngiltere'deki Kadınların Sosyal ve Politik Birliği (WSPU) tarafından belirlendi" ifadeleri yer alıyor.</p>

<h2>Dünya Erkekler Günü de var mı?</h2>

<p>Evet var. 19 Kasım her yıl Dünya Erkekler Günü olarak birçok etkinliğe sahne oluyor. Ancak 19 Kasım BM tarafından resmi kutlama günü olarak tanınmış değil.</p>

<p>1990'lardan bu yana 80'den fazla ülkede düzenlenen Dünya Erkekler Günü etkinliklerinde odak noktası genellikle erkeklerin ve erkek çocukların sağlığı, cinsiyet eşitliğinin güçlendirilmesi ve olumlu erkek rol modeller oluyor.</p>

<h2>Dünyada nasıl kutlanıyor?</h2>

<p>Kadınlar için 8 Mart hak, eşitlik, özgürlük ve dayanışmayı temsil ediyor. Yürüyüş ve mitingler düzenlenerek bu mücadele dile getiriliyor.</p>

<p>Pek çok ülkede Dünya Kadınlar Günü resmi tatil.</p>

<p>Türkiye'de 8 Mart resmi tatil değil ancak kadınlar ülke genelinde yürüyüşlerle ve mitinglerle dayanışma ve hak arayışını sürdürüyor.</p>

<p>Taksim'de 2003'te düzenlenmeye başlanan Feminist Gece Yürüyüşü ise 2019'dan bu yana valilik yasakları ile engelleniyor ve yürüyüşü gerçekleştirmek isteyen kadınlara polis müdahale ediyor.</p>

<p>Ayrıca dünya genelinde çiçek satışlarının 8 Mart ve öncesindeki birkaç günde neredeyse iki kat arttığı belirtiliyor.</p>

<p>Örneğin Rusya'da tatil olan 8 Mart'ta çiçek satışları iki katına çıkıyor.</p>

<p>Çin'de birçok kadın, Devlet Konseyi'nin tavsiyesi üzerine 8 Mart'ta yarım gün çalışıyor.</p>

<p>İtalya'da La Festa della Donna olarak adlandırılan Dünya Kadınlar Günü'nde kadınlara mimoza çiçeği hediye etme geleneği var. Her ne kadar bu geleneğin kökleri tam olarak bilinmese de, 2. Dünya Savaşı'nın bitiminden hemen sonra Roma'da başladığı düşünülüyor.</p>

<p>ABD'de ise Mart ayı "Kadınların Tarihi" olarak kabul ediliyor ve Beyaz Saray, Amerikalı kadınların başarılarını sıralayan bir bildiri yayımlıyor.</p>

<h2>2024'ün teması</h2>

<p>Bu yıl BM'nin Kadınlar Günü teması 'Kadınlara yatırım yapın: İlerlemeyi hızlandırın'.</p>

<p>Bu tema, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamaya yönelik yatırımların yetersizliğini vurgulamayı amaçlıyor.</p>

<p>BM, "Çatışmalar ve fiyat artışları, 2025 yılına kadar ülkelerin yüzde 75'inin kamu harcamalarında kesintiye gitmesine yol açarak kadınları ve kadınların temel hizmetlerini olumsuz etkileyebilir" diyor.</p>

<p>BM, dünyanın 2030 yılına kadar toplumsal cinsiyet eşitliği hedefine ulaşabilmesi için yılda 360 milyar dolarlık yatırıma daha ihtiyaç duyulduğunu söylüyor.</p>

<p>Dünyada hükümet yardımlarının yalnızca yüzde 5'inin kadın ve kız çocuklarına karşı şiddetle mücadeleye ayrıldığını belirten BM, bunun sadece yüzde 0,2'sinin şiddetin önlenmesi için kullanıldığını tespit ediyor.</p>

<p>BM'nin belirlediği temanın dışında farklı temalar da var.</p>

<p>Dünya Kadınlar Günü&nbsp;web sitesinde&nbsp;bu yıl 'Kapsayıcılığa ilham ver' başlığına dikkat çekiliyor. Bu kapsamda düzenlenen etkinlikler "engelleri yıkmayı, klişelere meydan okumayı ve tüm kadınların değer gördüğü ve saygı duyulduğu ortamlar yaratmayı" hedefliyor.</p>

<h2>Neden böyle bir güne ihtiyacımız var?</h2>

<p>Dünya genelinde hala kadınların adalet, eşitlik, hak ve özgürlük mücadelesi devam ediyor. 8 Mart'ın da kadın mücadelesi için sembolik bir anlamı var.</p>

<p>Geçen yıl Afganistan, İran, Ukrayna ve ABD gibi pek çok ülkede kadınlar, ülkelerinde savaş, şiddet ve politika değişiklikleri yaşanırken hakları için mücadele etti.</p>

<p>Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun verilerine göre, 2023 yılında Türkiye'de erkekler tarafından 315 kadın öldürüldü ve 248 kadın şüpheli şekilde ölü bulundu.</p>

<p>İsrail ve Filistin topraklarında yaşanan son çatışmalar sırasında çok sayıda kadının şiddetle karşı karşıya kaldığı düşünülüyor.</p>

<p>BM uzmanları, İsrail askerlerinin Gazze'de kadınlara ve kız çocuklarına tecavüz etmesi gibi bölgede insan hakları ihlallerine ilişkin güvenilir bilgi aldıklarını söylüyor.</p>

<p>7 Ekim'de Hamas'ın İsrail'e yönelik saldırıları sırasında kadınlara tecavüz edildiğine, cinsel şiddet uygulandığına ve sakatlandıklarına dair kanıtlar da BBC tarafından görüldü.</p>

<p>Kadınlar bölgedeki çatışmaların yarattığı insani krizin yükünü taşımaya devam ediyor.</p>

<p>BM Nüfus Fonu (UNFPA), önümüzdeki ay Gazze'de doğum yapması beklenen yaklaşık 5 bin 500 kadının tıbbi yardıma erişimlerinin çok az olmasını öngörüyor.</p>

<p>Afganistan'da ise kadınlar için eşit eğitim hakkı engelleniyor. Ülkede ilkokul yaşından büyük kız çocuklarının eğitimi hala yasak.</p>

<p>Sudan'da Sudan Silahlı Kuvvetleri ile Hızlı Destek Güçleri (RSF) arasında devam eden çatışmanın da etkisi kadınlar için yıkıcı oluyor.</p>

<p>BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği'ne (OHCHR) göre kadınlar ve kız çocukları RSF tarafından kontrol edilen bölgelerde kaçırılıp tecavüze uğruyor, evlenmeye zorlanıyor ve fidye için alıkonuluyor.</p>

<p>Sudan'dan şimdiye kadar 1,2 milyondan fazla insan komşu ülkelere kaçtığı, bunların yaklaşık 10'da 9'unun kadın ve çocuk olduğu düşünülüyor.</p>

<p>Öte yandan Eylül 2022'de İran'da kadınların başörtüsü takmalarını gerektiren katı kuralları ihlal ettiği iddiasıyla ahlak polisi tarafından gözaltına alınan Mahsa Amini gözaltında tutulurken öldü.</p>

<p>İran'da pek çok kadın başörtüsü kuralına meydan okuyor.</p>

<p>Nobel Barış Ödülü'nü kazanan Narges Mohammadi gibi aktivistler uzun hapis cezalarıyla karşı karşıya.</p>

<h2>Kadın haklarında kaydedilen ilerlemeler</h2>

<p>Tüm bunlarla birlikte geçtiğimiz yıl kadın hakları konusunda bazı ilerlemeler kaydedildi.</p>

<p>Türkiye'de Nisan 2023'te Anayasa Mahkemesi kararıyla, kadınların evlendikten sonra&nbsp;yalnızca kendi soyadını taşımaya devam etmesi&nbsp;mümkün kılındı.</p>

<p>Ekim 2023'te Arjantin Kongresi, internette cinsiyete dayalı şiddeti önlemeyi ve failleri sorumlu tutmayı amaçlayan Olimpia Yasası'nı onayladı.</p>

<p>Uluslararası Af Örgütü'ne göre Arjantin'de her üç kadından biri internette şiddete maruz kaldıklarını söylüyor.</p>

<p>Tayvan'da geçtiğimiz yıl bir Netflix dizisinin yayınlanmasının ardından MeToo hareketi popülerleşti ve bir dizi cinsel saldırı iddiası ortaya çıktı.</p>

<p>Bu durum, Demokratik İlerici Parti'yi cinsel taciz ile mücadele etmek için yasaları katılaştırmaya itti.</p>

<p>Bu kapsamda daha önce muaf tutulan küçük işletmeler de dahil olmak üzere tüm iş yerlerinin cinsel taciz olaylarını bildirmesi için kanallar oluşturmasını gerektiren yeni tedbirler geliştirildi.</p>

<p>Kadın hakları grupları geçtiğimiz Eylül ayında Meksika'da kürtajın suç olmaktan çıkarılmasının olumlu bir gelişme olduğunu söylüyor.</p>

<p>Bu, Latin Amerika genelinde kürtaj kısıtlamalarının gevşetilmesine yönelik "yeşil dalga" diye adlandırılan bir eğilimin parçası.</p>

<p>Fransa’da ise geçtiğimiz günlerde kürtajın anayasal bir hak olmasını öngören tasarı parlamentoda onaylanarak yasalaştı.</p>

<p>Bunların yanı sıra geçen yıl Temmuz ve Ağustos aylarında Avustralya ve Yeni Zelanda'da düzenlenen Kadınlar Dünya Kupası'na, yaklaşık 600 binlik artışla iki milyona yakın taraftar katıldı.</p>

<p>Women's Sports Trust'ın yeni araştırmasına göre, 2023 yılında İngiltere'de 46,7 milyon kişi televizyonda kadın atletizm yarışmalarını izledi. Yani kadın sporuna yönelik ilgi artıyor.</p>

<p>Ancak İspanya kadın takımının Dünya Kupası'nı kazanması, eski İspanya Futbol Federasyonu Başkanı Luis Rubiales'in oyuncu Jenni Hermoso'yu dudaklarından öpmesiyle gölgelendi</p>

<p>Hermoso buna rıza göstermediğini söyledi ve görevinden istifa eden ve kendisine yönelik suçlamaları reddeden Rubiales hakkında şikayette bulundu.</p>

<p>Bu olay, kadın futbolunun hem içinde hem de dışında cinsiyetçilik kültürü hakkında geniş çaplı bir tartışmaya yol açtı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/turistin-valizinde-tabanca-mermi-uyusturucu-bulundu-suc-oldugunu-bilmezdim-999</link>
            <category>GÜNCEL HABERLER</category>
            <pubDate>Fri, 08 Mar 2024 17:26:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Turistin valizinde tabanca, mermi, uyuşturucu bulundu: “Suç olduğunu bilmezdim”</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/03/turistin-valizinde-tabanca-mermi-uyusturucu-bulundu-suc-oldugunu-bilmezdim-1709908167.jpg">
                        <figcaption>Turistin valizinde tabanca, mermi, uyuşturucu bulundu: “Suç olduğunu bilmezdim”</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Ercan Havalimanı’nda Bülent Kılınçay adlı&nbsp;turistin valizinde&nbsp;yapılan aramada tabanca şarjörü, 2 adet canlı mermi, 12'lik canlı av fişeği, bir adet Kama ile Kını ve uyuşturucu ele geçirildi. Tutuklanan zanlı, suç olduğunu bilmediğini iddia etti</p>

<p>Ercan Havaalanından çıkış yaparken silah ve patlayıcı maddelerle yakalanan Bülent Kılınçay "kanunsuz tabanca, kanunsuz patlayıcı madde, kanunsuz uyuşturucu madde, tescilsiz hava tabancası, kanunsuz kama ithal, tasarruf ve taşıma" suçlarından bugün&nbsp;mahkemeye çıkarıldı.</p>

<p>Demirhan Polis Karakolunda görevli Halil İbrahim Gizmen mahkemede olguları aktardı.</p>

<p>Polis,&nbsp; 7 Mart 2024 tarihinde saat 19:15’de Ercan Havalimanı giden yolcu kontrol noktasında görevli polis mensupları tarafından, KKTC'de turist olarak bulunan zanlının tasarrufunda bulunan valiz içerisinde 1 adet Swiss Arms marka tescilsiz hava tabancası, 1 adet tabanca şarjörü, 2 adet 9 mm çapında canlı mermi, 1 adet 12'lik canlı av fişeği, 1 adet ağız uzunluğu 53 cm toplam uzunluğu ise 70 cm olan Kama ile Kını ve naylon poşet içerisinde hintkeneviri türü uyuşturucu madde olduğuna inanılan madde tespit edilerek emare alındığını anlattı.</p>

<p>&nbsp; Polis, zanlının suçüstü hali gereği tutuklandığını, ifadesinde emareleri 21 Şubat 2024 tarihinde Girne Limanı’ndan KKTC'ye giriş yaparken getirdiğini söylediğini aktardı.</p>

<p>Polis, silah ve patlayıcı maddelerin balistik incelemeye gönderileceğini ifade etti.&nbsp; Polis, uyuşturucu maddenin de devlet kimya laboratuvarına verilmesi gerektiğini açıkladı.</p>

<p>Soruşturmanın devam ettiğini kaydeden polis, 3 gün süre istedi.</p>

<p>Mahkemede söz alan zanlı ise suç olduğunu bilmediğini ifade ederek, mahkemeden özür diledi.</p>

<p>Huzurundaki şahadeti değerlendiren Yargıç Zehra Yalkut Bilgeç, zanlının 3 gün süreyle tutuklu kalmasına emir verdi.</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/uzayda-seks-calismalarina-baslayabiliriz-998</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Fri, 08 Mar 2024 17:17:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>"Uzayda seks çalışmalarına başlayabiliriz"</h1>
                        <h2>Uzayda seks tartışmaları yeni bir aşamaya daha taşınıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/03/uzayda-seks-calismalarina-baslayabiliriz-1709907687.jpg">
                        <figcaption>"Uzayda seks çalışmalarına başlayabiliriz"</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>Aralarında Elon Musk ve Jeff Bezos gibi milyarderlerin bulunduğu pek çok girişimci uzay turizmine ilişkin adımlar atıyor. Bu nedenle, yakın bir gelecekte uzaya giden insan sayısının ve Dünya dışında geçirilen zamanın artması bekleniyor. Bu doğrultuda Kanadalı bilim insanları, yerçekimsiz ortamda seks yapmanın, insanlığın uzayı kolonileştirilmesi için çok önemli olduğunu açıkladı ve uzayda cinsellik üzerine çalışmalar yapılması çağrısı yaptı. NASA'dan araştırmacılara yanıt gecikmedi.</h2>

<p>Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA), yakın bir gelecekte, insanların Ay ve Mars'a uzun bir süre geçireceği öngörüldüğü için, uzayda seks üzerine çalışmalar yürütebileceğini açıkladı.</p>

<p><br />
<strong>GELECEKTE UZAYA SEYAHAT EDEN İNSANLARIN SAYISININ ARTMASI BEKLENİYOR</strong><br />
Bununla birlikte, şu anda uzaya giden insanlar profesyonel astronotlardan oluşuyor. Ancak, Jeff Bezos, Elon Musk ve Richard Branson gibi milyarderlerin uzay turizmi atılımları ile gelecekte çok sayıda sivilin uzaya seyahat etmesi bekleniyor.&nbsp;</p>

<p><strong>KANADALI AKADEMİSYENDEN "UZAY SEKSOLOJİSİ" DİSİPLİNİ KURMA ÖNERİSİ</strong><br />
NASA’nın açıklaması, uzay organizasyonlarını yeni 'uzay seksolojisi' disiplinini benimsemeye çağıran beş Kanadalı akademisyenden oluşan bir ekip tarafından yapılan bir çalışma önerisine yanıt olarak geldi.</p>

<p><br />
<strong>MARS'IN KOLONİLEŞMESİ İÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR DURUM</strong><br />
The Sex Journal of Sex Research adlı bilimsel dergide çalışmalarını yayınlayan Concordia Üniversitesi'nden akademisyenler, "Cinselliği ve düşük yerçekimi ortamında nasıl çalışacağını anlamak, derin uzay görevlerinin başarısı ve dünya dışı yerleşimler inşa etmek için çok önemlidir" açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>NASA: UYGUN ADIMLAR ATILACAKTIR</strong><br />
Diğer taraftan NASA, daha önce 'hiçbir insanın uzayda seks yapmadığını' belirterek, "Öncelikle mürettebat üyelerinin uzayda uzun süre sağlık ve güvenliğini sağlamakla ilgileniyoruz. İnsan Araştırma Programımız, insanlı uzay uçuşlarının beş tehlikesini azaltmak için çalışıyor ve ekiplerin birlikte çalışmasına ve yolculukları sırasında duygusal olarak hazırlıklı olmalarına yardımcı olacak yolları araştırıyor” denildi.</p>

<p><br />
Şu anda insan uzay uçuşunun beş tehlikesi radyasyon, izolasyon ve hapsedilme, Dünya'dan uzaklık, yerçekimi eksikliği ve sıradışı ortamlar olduğunu belirten NASA, "Uzayda üreme sağlığı konusunda daha derinlemesine bir çalışma için gelecekte bir ihtiyaç tespit edilirse, NASA uygun adımları atacaktır" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>ABD Uzay Ajansı, şu anda konuyu ayrıntılı olarak araştırmak için bir saha projesi olmadığını, ancak insanları Mars'a ayak basmaya yaklaştıkça bunun değişebileceğini de aktardı.&nbsp;</p>

<p>Kızıl Gezegen’in yüzeyinde kubbelerin altında Mars'a yapılacak bir yolculuğun her iki yönde yedi ile dokuz ay sürmesi bekleniyor.</p>

<p><br />
<strong>DAHA ÖNCE HAYVANLARIN ÇİFTLEŞMESİNE İLİŞKİN ÇALIŞMALAR YAPILDI</strong><br />
Öte yandan, Kanadalı bilim insanları, "Roket bilimi bizi uzaya götürebilir, ancak başarılı olup olmayacağımızı insan ilişkileri belirleyecek" dedi. Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) üzerinde hayvanlar arasındaki çiftleşmeyi &nbsp;inceleyen bazı küçük çalışmalar olsa da, insanların yörüngede nasıl üreyebileceğine dair ayrıntılı bir inceleme yapılmadı.</p>

<p><br />
Bir NASA sözcüsü, ortaklarının ISS'de meyve sinekleri, solucanlar, salyangozlar, denizanaları, balıklar, kurbağalar, tavuk yumurtaları ve kemirgenler dahil olmak üzere çeşitli türlerde üreme fizyolojisinin temel bilimini ve boğa ve insan spermini kullanan diğer çalışmaları incelediklerini söyledi.</p>

<p>Ancak, hayvanların üremesinden elde edilen veriler insanlar için geçerli değil ve bir uzay ortamındaki veriler, Mars'a yapılacak bir yolculuk üzerinde uzun vadeli herhangi bir etki hakkında bilgi vermiyor. Bu nedenle Kanadalı araştırmacılar, uzayda insan uyarılması konusunda daha iyi organize edilmiş, yaygın çalışmalar için çağrıda bulundular.</p>

<p>Kanada çalışmasının yazarlarından Simon Dubé, &nbsp;"Sosyo-kültürel ve psikolojik bileşenleri de dahil olmak üzere, uzayda insan yakınlığı ve cinselliği üzerine araştırma neredeyse yok. Hiçbir araştırma, ne yakın ilişkileri ne de uzaydaki &nbsp;cinsellik deneyimini ya da bunların herhangi birinin mürettebat performansını nasıl etkileyebileceğini araştırmadı" dedi.</p>

<p>içbir araştırma, ne yakın ilişkileri ne de uzaydaki cinsellik deneyimini ya da bunların herhangi birinin mürettebat performansını nasıl etkileyebileceğini araştırmadı" dedi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/gazzede-150-gunde-103-gazeteci-olduruldu-997</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Fri, 08 Mar 2024 17:11:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Gazze'de 150 günde 103 gazeteci öldürüldü</h1>
                        <h2>Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) tarafından derlenen, medya için şimdiye kadarki en ölümcül savaşlardan birinin çetelesine göre, son beş ayda İsrail'in Gazze'deki saldırılarında en az 103 gazeteci öldürüldü. RSF şu ana kadar bu gazetecilerden en az 22'sinin görevleri sırasında öldürüldüğünü tespit etti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/03/gazzede-150-gunde-103-gazeteci-olduruldu-1709907225.jpg">
                        <figcaption>Gazze'de 150 günde 103 gazeteci öldürüldü</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Son beş ayda Gazze'deki İsrail saldırılarında en az 103 medya çalışanı hayatını kaybetti. Sınır Tanımayan Gazeteciler'in (RSF) verilerine göre, bu saldırılar sonucu hayatını kaybeden gazetecilerin en az 22'si görevleri sırasında veya işleri nedeniyle öldürüldü.</p>

<p>Gazze'deki savaş 7 Ekim'de başladı ve devam eden trajediye birçok medya çalışanı kurban verdi. TV, radyo, yazılı basın ve multimedya alanında çalışan 91 erkek ve 12 kadın gazeteci, tamamı Filistinli olan bu savaşın kurbanları arasında yer aldı. Gazze'nin kuzeyden güneye, Han Yunus da dahil olmak üzere farklı bölgelerinde öldürülmeleri, Gazze Şeridi'nin hiçbir bölümünün gazetecilere sığınacak bir yer olmadığını gösteriyor.</p>

<p>RSF'nin şu ana kadar topladığı bilgilere göre, bu gazetecilerden en az 22'si görevleri sırasında veya işleri nedeniyle öldürüldü. Birçoğu sahada haber yapıyordu ve gazeteci oldukları açıkça belliydi. Diğerleri ise özellikle evlerini hedef alan saldırılarda öldürüldü. RSF, İsrail'in gazetecilere karşı işlediği suçları iki kez Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne sevk etti.</p>

<p>RSF Genel Sekreteri Christophe Deloire, bu saldırıların Gazze'deki medya özgürlüğüne yönelik ciddi bir tehdit olduğunu vurgulayarak, uluslararası toplumu bu acımasız saldırılara son vermeye çağırdı.</p>

<p>Gazze'deki medya çalışanlarının güvenli bir alan bulamaması endişe vericidir. İsrail saldırıları ofislerde, sahada, evlerde, mülteci kamplarında, hastanelerin önünde ve arabalarda gerçekleşiyor. Gazeteciler için hiçbir yer güvenli değil.</p>

<p>RSF, Gazze'deki medya çalışanlarını koruma çağrısını yinelemekte ve uluslararası toplumun bu acımasız saldırılara son vermek için birlikte hareket etmesini talep etmektedir.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/kadin-gazetecilere-yonelik-zulum-artiyor-996</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Fri, 08 Mar 2024 17:05:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kadın Gazetecilere Yönelik Zulüm Artıyor</h1>
                        <h2>Günümüzde, kadın gazetecilerin sesi daha da önemli hale geliyor. Ancak, haber yapma özgürlüğü için cesurca mücadele eden kadınlar giderek artan bir şekilde hedef haline geliyor.  Sınır Tanımayan Gazeteciler'in verilerine göre, dünya çapında tutuklu gazetecilerin yalnızca %12,7'si kadın olmasına rağmen, kadın gazetecilere verilen cezaların uzunluğu endişe verici boyutlara ulaşıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/03/kadin-gazetecilere-yonelik-zulum-artiyor-1709907015.jpg">
                        <figcaption>Kadın Gazetecilere Yönelik Zulüm Artıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), Dünya Kadınlar Günü'nde kadın gazetecilere yönelik artan zulme dikkat çekiyor. RSF'nin verilerine göre, dünya çapında tutuklu gazetecilerin sadece %12,7'si kadın olmasına rağmen, kadın gazetecilere verilen cezaların uzunluğu endişe verici bir boyutta. 2023 yılının başından bu yana en uzun dokuz cezadan beşini kadın gazeteciler aldı.</p>

<p>Belarus, Myanmar ve Burundi gibi ülkelerin simge isimlerinden beş kadın gazeteci, 10 yıldan ömür boyu hapis cezasına kadar değişen cezalara çarptırıldı. Özellikle Belarus ve Myanmar, hem haber yapma özgürlüğünü hem de kadın gazetecilerin güvenliğini tehlikeye atan ağır cezalarla dikkat çekiyor.</p>

<p>RSF Genel Sekreteri Christophe Deloire, bu zulme karşı sarsılmaz bir kararlılıkla kadın gazetecileri desteklediklerini vurguluyor. RSF, 2023 yılında 140 kadın gazeteciye yardım hibesi sağladı ve çeşitli projelerle kadın gazetecilerin çalışmalarını sürdürebilmelerini destekliyor.</p>

<p>Kadın gazetecilere verilen en ağır beş cezanın üçü Belarus'ta uygulandı. Maryna Zolatava, Liudmila Chekina ve Valeriya Kastsiuhova gibi bağımsız medya temsilcileri, ülkelerindeki yetkililere eleştirel yaklaşımları nedeniyle uzun hapis cezalarına çarptırıldılar. Benzer şekilde, Myanmar'da belgesel film yapımcısı Shin Daewe, ömür boyu hapis cezasına mahkum edildi.</p>

<p>Öte yandan, Burundi'de radyo programı sunucusu Floriane Irangabiye, "Ulusal toprakların iç güvenliğini baltalamaktan" suçlu bulunarak on yıl hapis cezasına çarptırıldı. Bu ülkede kadın gazetecilere yönelik cezalar nadir olmasına rağmen, RSF bu durumu da endişeyle takip ediyor.</p>

<p>İran'da da kadın gazetecilere yönelik baskılar devam ediyor. Mahsa Amini'nin ölümü üzerine haber yapan gazeteciler Elahe Mohammadi ve Niloofar Hamedi, uzun hapis cezalarına çarptırıldı. Ayrıca, Nobel Barış Ödülü sahibi Narges Mohammadi ve diğer üç kadın gazeteci de hapishanede tutuluyor.</p>

<p><img alt="" src="https://rsf.org/sites/default/files/styles/desktop_paragraphe_media_medium/public/medias/image/2024/03/WRLDWOMEN06032024_EN.png?itok=d-l3H2W6" /></p>

<p>RSF'nin verileri, kadın gazetecilere yönelik zulmün arttığını ve kadın gazetecilerin haber yapma özgürlüğünü savunmalarının giderek daha tehlikeli hale geldiğini gösteriyor. Bu uluslararası kadın hakları gününde, RSF kadın gazetecilerin yanında durmaya ve onların seslerini duyurmaya devam ediyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/guney-kibrista-papaz-skandali-995</link>
            <category>KIBRIS</category>
            <pubDate>Fri, 08 Mar 2024 16:10:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Güney Kıbrısta papaz skandalı</h1>
                        <h2>Rum papazlar yine mercek altında</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/03/guney-kibrista-papaz-skandali-1709903742.jpg">
                        <figcaption>Güney Kıbrısta papaz skandalı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Güney Kıbrıs’ta Lefkoşa Rum kesimine bağlı Fterikudi köyünde bulunan bir manastırdaki iki papazın finansal ve cinsel içerikli bir skandala karıştığı, aynı zamanda papazların insanları dolandırdığından söz edildiği haber verildi.</p>

<p>Politis gazetesi manşetten yer verdiği ve diğer gazetelerde de geniş bir şekilde yer alan haberinde, Lefkoşa Rum kesimine bağlı Fterikudi köyünde bulunan “Osios Avvakum” isimli manastırın büyük bir ekonomik ve cinsel içerikli skandalın merkezinde bulunduğunu yazdı.</p>

<p>Manastırda büyük miktarda para bulunduğunu ve manastırın kapandığını kaydeden gazete, Sen Sinod’un ise olaya karıştığından söz edilen manastırın iki papazının görevden alınması gündemiyle bugün toplanacağını ifade etti.</p>

<p>Gazete iki papazın herhangi bir suç işlediklerini kabul etmediklerini de ekledi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/aclik-siniri-22-bin-622-tl-994</link>
            <category>KIBRIS</category>
            <pubDate>Fri, 08 Mar 2024 15:53:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Açlık sınırı 22 bin 622 TL</h1>
                        <h2>Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS) 29 Şubat itibarıyla 4 kişilik bir ailenin açlık sınırını 22 bin 622 TL olarak açıkladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/03/aclik-siniri-22-bin-622-tl-1709902727.jpg">
                        <figcaption>Açlık sınırı 22 bin 622 TL</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS) 29 Şubat itibarıyla 4 kişilik bir ailenin açlık sınırını 22 bin 622 TL olarak açıkladı.</p>

<p>KTAMS Başkanı Güven Bengihan tarafından yapılan açıklamada, sendikanın yapmış olduğu çalışmaya göre, sağlıklı beslenmek için yetişkin bir kadının yapması gereken zorunlu gıda harcama tutarının günlük 193,91 TL aylık 5 bin 817,30 TL; yetişkin bir erkek için günlük 202,95 TL aylık 6 bin 88,50 TL; 15-19 yaş çocuk için günlük 214,72 TL aylık 6 bin 441,60 TL ve 4-6 yaş çocuk için günlük 142,49TL aylık 4 bin 274,70 TL olduğu belirtildi.</p>

<p>İstatistik Kurumunun resmi rakamlarına göre, ülkede 2024 Ocak ayında yüzde 3,84, Şubat ayında yüzde 4.59; iki aylık toplam yüzde 8.60 enflasyon meydana geldi. Yıllık enflasyon ise yüzde 85,71 oldu. &nbsp;</p>

<p>Açıklamada, hayat pahalılığı hesaplamasında baz alınan sepetin, KTAMS’ın tüm ısrarlı taleplerine rağmen 2015 yılından beri güncellenmediği belirtildi, “Çalışanların ve emeklilerin alım gücünün korunması açısından büyük önem taşıyan hayat pahalılığı ödeneğinin anlamını yitirmesine neden olan bu durumun sorumlusu İstatistik Kurumu çalışanları değil sepetin güncellenmesi ile ilgili irade göstermeyen İstatistik Kurumu Başkanlığı ve hükümettir. Sepetin acilen güncellenmesini, ayrıca hayat pahalılığını artıran keyfi fiyat uygulamalarının önüne geçilmesi için, Başbakan’ın söz verdiği gibi etkin denetim yapılmasını talep ederiz.” ifadeleri kullandı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/covid-19-sonrasi-abde-turizmin-durumu-ne-993</link>
            <category>YAŞAM</category>
            <pubDate>Fri, 08 Mar 2024 15:38:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Covid-19 sonrası AB'de turizmin durumu ne?</h1>
                        <h2>Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde, geçen yıl otel ve pansiyon gibi turistik tesislerde geçirilen gece sayısı yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgını öncesindeki seviyeyi aştı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/03/covid-19-sonrasi-abde-turizmin-durumu-ne-1709902200.jpg">
                        <figcaption>Covid-19 sonrası AB'de turizmin durumu ne?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), 2023 yılında&nbsp;AB&nbsp;üyesi ülkelerde toplam gecelik turistik konaklama verilerini yayımladı.&nbsp;Verilere göre, AB&nbsp;turizm&nbsp;sektörü geçen yıl hızlı toparlandı. AB ülkelerinde turistik tesislerde gecelik konaklama sayısı 2023 yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 6,1 artarak 2,9 milyara ulaştı.&nbsp;Böylece, 2023'te AB'de turistik konaklama sayısı salgın öncesi dönem olan 2019'un yüzde 1,4'ün üzerine çıktı. Öte yandan, AB ülkelerinde turizm 2020 yılında Kovid-19 salgını ve uygulanan sıkı tedbirler nedeniyle durma noktasına gelmişti.</h2>

<p>&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="color:#515560"><span style="background-color:#ffffff">2023 yılında AB'deki&nbsp;turistik konaklamalarda&nbsp;geçirilen gece&nbsp;sayısı&nbsp;2,9&nbsp;milyara ulaştı. Bu, 2022'ye kıyasla %6,1'lik, salgın öncesi 2019'a kıyasla ise %1,4'lük bir artışı temsil ediyor.&nbsp;</span></span><span style="color:#515560"><span style="background-color:#ffffff">Bu bilgiler, Eurostat tarafından yayınlanan Aralık 2023'e kadar turist konaklamalarına ilişkin&nbsp;aylık verilerden gelmektedir&nbsp;. </span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="color:#515560"><span style="background-color:#ffffff">2023 yılında mevcut verilere sahip 25 AB ülkesinden 24'ü, geçirilen gece sayısı açısından 2022 seviyelerini aştı. En önemli artışlar Malta ve Kıbrıs'ta kaydedildi; her iki ülkede de 2022'ye kıyasla geceleme sayısında %20'lik bir artış yaşandı ve onu %16 artışla Slovakya izledi. Lüksemburg'da gece sayısında küçük bir düşüş kaydedildi (-%1).</span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="color:#515560"><span style="background-color:#ffffff">Slovakya ve Çekya, uluslararası misafirlerin geçirdiği geceler açısından en yüksek büyümeyi kaydetti; her iki ülke de 2022'ye kıyasla 2023'te %29'luk bir artış kaydetti. Bunu, her biri %23'er artışla Hollanda ve Romanya takip etti. Sıralamanın diğer ucunda, Lüksemburg'da uluslararası misafirlerin geçirdiği gece sayısı istikrarlı bir şekilde (%0) görülürken, Hırvatistan %2'lik mütevazı bir büyüme kaydetti.</span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="color:#515560"><span style="background-color:#ffffff">Yurt içi misafirler açısından, 2022'ye kıyasla 2023'te %13 artışla geçirilen gece sayısında en fazla artışı Yunanistan kaydederken, onu Slovakya (+%11) ve Bulgaristan (+%9) izledi. Yerli misafirlerin geçirdiği gecelerde en büyük düşüş Slovenya (-%17), Macaristan (-%5) ve Lüksemburg'da (-%4) görüldü.</span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="color:#515560"><span style="background-color:#ffffff"><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/nights-tourist-accommodation-2022-2023.jpg" style="height:450px; width:800px" /></span></span></p>

<h2 style="text-align:start"><span style="font-size:2.25rem !important"><span style="color:#262b38"><span style="font-family:arial,sans-serif !important"><span style="background-color:#ffffff">2023'te salgın öncesi seviyelerin aşılması</span></span></span></span></h2>

<p style="text-align:start"><span style="color:#515560"><span style="background-color:#ffffff">Daha geniş bir zaman dilimine bakıldığında veriler, 2022 baharından itibaren turizm gecelerinde bir toparlanma olduğunu ortaya koyuyor. Mayıs 2022 itibarıyla turistik konaklamalarda geçirilen gece sayısı salgın öncesi seviyelere yaklaştı. 2023'te, 2019'a kıyasla yalnızca Mart (-%4), Haziran (-%2), Temmuz (-%1) ve Kasım (-%1) aylarında sayılarda bir düşüş görüldü. Bu dalgalanmalara rağmen 2023 genel eğilimi, toplam gece sayısında artış yaşandığını, rekor sayıda geceye ulaşıldığını ve yıllık 3 milyar geceye yaklaşıldığını belirtti.</span></span></p>

<p style="text-align:start"><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/nights-tourist-accommodation-2020-2023.jpg" style="height:450px; width:800px" />​​​​​​​</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/fransadan-ukraynaya-askeri-birlik-gonderilmesi-konusunda-aciklama-992</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Fri, 08 Mar 2024 15:36:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Fransa'dan Ukrayna'ya askeri birlik gönderilmesi konusunda açıklama</h1>
                        <h2>Fransa Savunma Bakanı Sebastien Lecornu, Ukrayna'ya askeri birlik göndermenin söz konusu olmadığını belirtti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/03/fransadan-ukraynaya-askeri-birlik-gonderilmesi-konusunda-aciklama-1709901464.jpg">
                        <figcaption>Fransa'dan Ukrayna'ya askeri birlik gönderilmesi konusunda açıklama</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Lecornu konuk olduğu BFMTV kanalında, Rusya-Ukrayna Savaşı'na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Ukrayna'ya askeri birlik göndermenin söz konusu olmadığını ifade eden Lecornu, 3 Fransız firmanın, Ukraynalı firmalarla Ukrayna'da dron parçaları gibi askeri malzeme üretmek için ortaklık kuracaklarını duyurdu.</p>

<p>İlerleyen zamanlarda bu firmaların, mühimmat da üretebileceğine işaret eden Lecornu, Fransız ordusu için 200 adet Aster füzesi sipariş edildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Macron'un tepki çeken açıklamaları</strong></p>

<p>Fransa'nın ev sahipliğinde 26 Şubat'ta düzenlenen Ukrayna'ya destek konulu konferansın kapanışında konuşan&nbsp;Fransa&nbsp;Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, "Rusya'nın bu savaşı kazanmaması için ne gerekiyorsa yapacağız." demişti.</p>

<p>Bu amaca ulaşmak için "her şeyin mümkün olduğu" mesajını veren Macron, Ukrayna'ya asker göndermenin "ihtimal dışı" bırakılmaması gerektiğini belirtmişti.</p>

<p>Macron'un bu sözleri üzerine Avrupalı siyasiler,&nbsp;NATO&nbsp;ve Avrupa Birliği'nin (AB) Ukrayna'ya askeri birlik göndermeyeceğini bildiren açıklamalar yapmıştı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/cuma-namazinda-filistinlilerin-mescid-i-aksaya-girisini-engelledi-991</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Fri, 08 Mar 2024 15:32:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Cuma namazında Filistinlilerin Mescid-i Aksa'ya girişini engelledi</h1>
                        <h2>İsrail polisi, 7 Ekim'den sonra 22. haftada da işgal altındaki Doğu Kudüs'te yer alan Mescid-i Aksa'da namaz kılmak isteyen Filistinlilere kısıtlama getirdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/03/cuma-namazinda-filistinlilerin-mescid-i-aksaya-girisini-engelledi-1709901315.jpg">
                        <figcaption>Cuma namazında Filistinlilerin Mescid-i Aksa'ya girişini engelledi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İsrail&nbsp;polisi, sabah saatlerinden itibaren işgal altındaki Doğu Kudüs'ün Eski Şehir bölgesinde birden fazla noktada demir bariyerlerle kontrol noktaları kurdu.</p>

<p>Filistinlilere&nbsp;kimlik&nbsp;kontrolü yapan İsrail polisi, özellikle Filistinli erkeklerin cuma namazı için Mescid-i Aksa'ya geçişine izin vermedi.</p>

<p>İsrail güçleri Mescid-i Aksa'ya almadığı Filistinlilerin Eskir Şehir çevresinde cuma namazı kılmasına da müsaade etmedi.</p>

<p>Eski Şehir'in Aslanlı (Esbat) Kapısı çevresinde toplanan Filistinleri güç kullanarak alandan uzaklaştıran İsrail polisi ve Filistinliler arasında sözlü atışma, arbede ve gerginlik yaşandı.</p>

<p>İsrail polisi, 7 Ekim 2023'ten bu yana Mescid-i Aksa'da namaz kılmak isteyen Filistinlilerin girişlerine kısıtlama getiriyor.</p>

<p>İsrail, ramazan ayında Mescid-i Aksa'da namaz kılmak isteyen Filistinlilere geçen yıllarda olduğu gibi kısıtlama getirilmeyeceğini iddia etti. Mescid-i Aksa'da ibadet edenlerin engellenmesinin gerilimi tırmanmasından endişe ediliyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/alman-subaylar-yanlislikla-dinlenmis-990</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Tue, 05 Mar 2024 17:51:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Alman subaylar "yanlışlıkla" dinlenmiş</h1>
                        <h2>Almanya Savunma Bakanı, Alman subaylarının dinlenmesinin "kişisel hatadan" kaynaklandığını belirtti</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/03/alman-subaylar-yanlislikla-dinlenmis-1709650475.jpg">
                        <figcaption>Alman subaylar "yanlışlıkla" dinlenmiş</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, Alman Hava Kuvvetleri subayları arasındaki telekonferansın dinlenmesinin Singapur'da bir askerin "kişisel kullanım hatasından" kaynaklandığını söyledi.</h2>

<p>Pistorius, Hava Kuvvetleri subayları arasında Ukrayna'ya destek konusunda yapılan görüşmenin ses kaydının Rusya'da yayımlanmasıyla ilgili elde edilen ara sonuçlara ilişkin açıklama yaptı.</p>

<p>Bu sonuçlara göre, Alman iletişim sistemlerinin tehlikeye atılmadığının tespit edildiğini aktaran Pistorius, görüşmelerde belirli bir gizlilik seviyesine kadar görüşmeler için WebEx platformunu kullandıklarını belirtti.</p>

<p>Pistorius, bu WebEx platformunun herkesin erişebildiği değil, özel kullanım için onaylanmış bir sürüm olduğunu anlattı.</p>

<p>Bakan Pistorius, bunun için ülke dışında sunucuların da kullanılmadığını kaydetti.</p>

<p>Hava Kuvvetleri subayları arasındaki söz konusu telekonferansın dinlenme sebebinin "bireysel kullanım hatasından" kaynaklandığı bilgisini paylaşan Pistorius, "Tüm katılımcılar kurallarda yazdığı gibi güvenli arama prosedürüne uymadı. Mevcut bilgilere göre Singapur'daki katılımcıda veri akışı yaşanmıştır." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Pistorius, bu katılımcının güvenli olmayan bir bağlantıdan görüşmeye katıldığını ancak bir Rus casusun, WebEx platformu üzerinden yapılan bu görüşmeye dahil olmadığını kaydetti.</p>

<p>Singapur'da söz konusu dönemde Avrupa ülkelerinden üst düzey askerlerin de katıldığı&nbsp;havacılık&nbsp;fuarı düzenlendiğine işaret eden Pistorius, böyle bir etkinliğin Rus istihbaratı için bulunmaz bir ortam olduğunu ve burada kullanılan otellerde kapsamlı dinleme eylemleri gerçekleştiğini söyledi.</p>

<p>Dinlenmenin sebebinin bulunmasına rağmen bu konudaki soruşturmanın devam edeceği ve tüm cihazların inceleneceği bilgisini paylaşan Pistorius, bu görüşmede WebEx platformu doğru kullanılmış olsa bile WebEx üzerinden tartışılmaması gereken konuların olup olmadığı sorusunu da hukuki olarak inceleyeceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/K%C4%B0%C5%9E%C4%B0/43_main%5B1%5D.jpg" style="height:399px; width:630px" /></p>

<p><strong>"Subaylarımı Putin'in oyunlarına feda etmem"</strong></p>

<p>Almanya&nbsp;Savunma Bakanı Pistorius, bu konferansa katılan askerler hakkında ön inceleme başlatıldığını da belirterek, bunu sonucuna göre disiplin soruşturmasının da başlatılabileceğini ancak şu anda bir disiplin soruşturması yürütülmediğini vurguladı.</p>

<p>Dolayısıyla bu durumun konferansa katılanlar için bir sonucu olmayacağını belirten Pistorius, “En iyi subaylarımdan hiçbirini Putin'in oyunlarına feda etmeyeceğim.” diye konuştu.</p>

<p>Olayla ilgili partner ülkelerin savunma bakanlarıyla da görüştüğünü aktaran Pistorius, partnerlerin Almanya’ya güvenin devam ettiğini dile getirdi.</p>

<p>"Rusya'dan gelen bu hibrit saldırının bizi ayırmasına izin vermeyeceğiz." diyen Pistorius, olayı kararlılıkla aydınlatacaklarını kaydetti.</p>

<p>Bakan Pistorius, Alman ordusunun iletilişim sistemlerini daha iyi hale getirmeleri gerektiğini vurgulayarak "İletişim sistemlerine saldırılar büyük ölçüde artıyor." dedi.</p>

<p>Başka bir dinleme olayı olup olmadığına ilişkin bir bilgiye sahip olmadığını aktaran Pistorius, ancak bunun bu yöndeki bir ihtimali ortadan kaldırmadığını kaydetti.</p>

<p><strong>Kayıtlar Rusya'da yayımlandı</strong></p>

<p>Russia Today (RT) Genel Yayın Yönetmeni Margarita Simonyan, Alman subaylarının 30 dakikalık ses kaydını yayımlamıştı.</p>

<p>Ses kaydında üst düzey Alman Hava Kuvvetleri mensupları, siyasi bir karar alınması durumunda, Taurus füzelerinin ne şekilde gönderilebileceğini, bunların&nbsp;Ukrayna&nbsp;tarafından Almanya'nın istihbarat ve teknik desteği olmadan kullanılıp kullanılamayacağını tartışıyorlardı.</p>

<p>Kayıtta ayrıca Taurus füzelerinin Rusya'nın yasa dışı ilhak ettiği&nbsp;Kırım&nbsp;Yarımadası'na inşa ettiği Kırım Köprüsü'nü teknik olarak imha edip edemeyeceği tartışması da yer alıyordu.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/bayram-ikramiyeleri-ne-zaman-odenecek-989</link>
            <category>GÜNCEL HABERLER</category>
            <pubDate>Tue, 05 Mar 2024 17:45:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bayram ikramiyeleri ne zaman ödenecek?</h1>
                        <h2>TC Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, emeklilerin alacağı 3 bin lira bayram ikramiyesi hakkında açıklama yaptı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/03/bayram-ikramiyeleri-ne-zaman-odenecek-1709650175.jpg">
                        <figcaption>Bayram ikramiyeleri ne zaman ödenecek?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Bakan Işıkhan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtladı.</p>

<p>Bir gazetecinin "Bayram ikramiyeleri 3 bin lira olarak belirlendi. Bir gelişme var mı" sorusuna Işıkhan, "Hayırlı olsun. Yasa Meclis'ten geçmiş durumda. Ödeme günlerini planlıyoruz. Bayramdan önce emeklilerimizin hesabına aktarmış olacağız. Biz her zaman en iyi rakamları vermeyi arzu ederiz. Ancak koşullar doğrultusunda hareket ediyoruz. İnşallah daha iyi hizmetlerimiz olacak" yanıtını verdi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/K%C4%B0%C5%9E%C4%B0/vedat-isikhan-2124727%5B1%5D.jpg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p>Bakan Işıkhan, Bağ-Kur'luların sigorta prim gün sayısının, SSK'lıların prim gün sayısıyla eşitlenmesi konusunda seçim sonrası çalışma olup olmayacağıyla ilgili soru üzerine, "O da orta vadeli planlarımızın arasındaydı. Düzenleme içine alacağız tabii" dedi.</p>

<p>İstihdamı artırmanın ve kayıt dışılığı azaltmanın, en önemli hedefleri arasında bulunduğunu belirten Işıkhan, ayrıca Emekliler Yılı kapsamında emeklilere desteklerinin olacağını ve çalışmaların devam ettiğini aktardı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/mitin-operasyonu-mossada-988</link>
            <category>TÜRKİYE</category>
            <pubDate>Tue, 05 Mar 2024 17:42:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>MİT'in operasyonu : MOSSAD'a</h1>
                        <h2>Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve İstanbul Emniyet Müdürlüğünün düzenlediği ortak operasyonda İsrail istihbarat servisi MOSSAD'a bilgi sattığı gerekçesiyle gözaltına alınan 7 kişi arasında bulunan FETÖ'den ihraç edilen eski polisin evinde 4,5 kilogram kokain ele geçirildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/03/mitin-operasyonu-mossada-1709649899.jpg">
                        <figcaption>MİT'in operasyonu : MOSSAD'a</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>MİT ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, edindikleri bilgileri MOSSAD'a sattıkları iddia edilen şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonun detaylarına ulaşıldı.</p>

<p>Bazı Filistinliler ve bu kişilere ait şirketlerin bilgilerini para karşılığı MOSSAD'a sızdırdığı belirlenen 8 şüphelinin kimlik ve adreslerini tespit eden ekipler, düzenledikleri operasyonda 7 zanlıyı yakaladı.</p>

<p>Şüpheliler arasında meslekten ihraç edilen eski emniyet amiri Hamza Turhan A'nın da bulunduğu ve bu kişinin sosyal medyada İsrail aleyhine birçok paylaşımı olduğu belirlendi.</p>

<p><strong>FETÖ'den ihraç polisin evinden kokain çıktı</strong></p>

<p>Şüphelilerin arasında yer alan ve daha önce FETÖ'den ihraç olan polis İsmail K'nin de edindiği bilgileri MOSSAD'a ilettiği ortaya çıktı. Şüphelinin evinde yapılan aramada ise 4,5 kilogram kokain ile hassas terazi ele geçirildi.</p>

<p>Operasyon kapsamında yakalanan Özkan Ş.'nin polislikten ihraç edildiği, Ömer Burak G'nin kendi isteğiyle istifa ettiği, Ercan K'nin de emekli polis olduğu öğrenildi.</p>

<p>Bu arada, şüphelilerden Mehmet Y'nin vergi dairesi çalışanı olduğu, Funda K'nin de özel sektörde çalıştığı bilgisine ulaşıldı.</p>

<p>Ayrıca, adreslerdeki aramalarda çok sayıda dijital materyal, ruhsatsız tabanca, dinleme cihazı tespit etmeye yarayan alet ve bir miktar para ele geçirildi.</p>

<p>Şüphelilerin İstanbul Emniyet Müdürlüğünün Vatan Yerleşkesi'ndeki işlemleri sürüyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/donald-trump-zafere-doymuyor-987</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Mon, 04 Mar 2024 00:04:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Donald Trump zafere doymuyor</h1>
                        <h2>ABD'de Cumhuriyetçilerin başkan adaylığı için favori olan Eski Başkan Donald Trump üç eyalette daha adaylık yarışını kazandı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/03/donald-trump-zafere-doymuyor-1709500285.jpg">
                        <figcaption>Donald Trump zafere doymuyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>ABD'de Kasım ayında yapılacak Başkanlık Seçimi öncesinde ön seçim yarışı devam ediyor. Cumhuriyetçilerin favori ismi, Eski ABD Başkanı&nbsp;Donald Trump&nbsp;Cumartesi günü Missouri, Michigan ve Idaho eyaletlerinde yapılan ön seçimleri de kazanarak parti içi adaylık yarışında yerini daha da sağlamlaştırdı.</p>

<p>Yaşadığı pek çok&nbsp;yasal soruna&nbsp;rağmen muhafazakar tabanda oldukça popüler olan 77 yaşındaki eski başkan, şu ana kadar yapılan tüm ön seçimlerden zaferle ayrıldı. Trump böylece, 5 Mart Salı günü 15 eyalette yapılacak parti içi ön seçimlere (Süper Salı) büyük bir özgüven ve kazanmasına kesin gözü ile bakılan aday olarak giriyor.</p>

<h2>Cumhuriyetçilerin adayı Temmuz'da ilan edilecek</h2>

<p>2017-2021 yılları arasında başkanlık görevinde bulunan <strong><a href="https://www.onlinegazete.com/etiketler/trump-haberleri">Trump</a></strong>,&nbsp;Beyaz Saray dönemindeki skandallara ve hakkında açılan davalara rağmen sağcı tabanda hâlâ sevilen bir lider olma özelliğini koruyor. Cumhuriyetçi Parti'nin adayı eyaletlerdeki ön seçimler sonrasında Temmuz ayında yapılacak parti kongresinde resmen ilan edilecek.</p>

<p>Eski Başkan Trump'ın 5 Kasım'daki Başkanlık Seçimi'nde rakibi, çok büyük bir olasılıkla bir önceki seçimde olduğu gibi&nbsp;Joe <strong><a href="https://www.onlinegazete.com/etiketler/biden-haberleri">Biden&nbsp;</a></strong>olacak. Demokrat Parti'de de her ne kadar eyaletlerde ön seçimler yapılıyor olsa da, mevcut Başkan Biden'ın adaylığı neredeyse kesin. Ancak birçok Demokrat Partili tarafından 81 yaşındaki Biden'ın yaşı nedeniyle doğru aday olup olmadığı sorgulanarak endişeler dile getiriliyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/K%C4%B0%C5%9E%C4%B0/55027595_4067027_fad79f99a98fed1699a65b984f3bbf1e_wm%5B1%5D.jpg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<h2>Biden'a anket şoku</h2>

<p>Cumartesi günü yayımlanan bir ankete göre Trump'ın Biden'ı yenme şansı yüksek.&nbsp;<em>New York Times</em>&nbsp;gazetesi adına Siena College kamuoyu araştırma şirketi tarafından yapılan ankete göre Eski Başkan Trump yüzde 48, Joe Biden ise yüzde 43 oy oranına sahip.</p>

<p>Ankete katılanların yüzde 47'si Biden'ın çalışmalarından hiç memnun olmadığını ifade ederken, bu rakam Biden'ın tüm başkanlığı boyunca bu anket serisinde elde ettiği en yüksek rakam olarak öne çıktı. Her dört katılımcıdan sadece biri ABD'nin şu anda doğru yönde ilerlediğine inanıyor. Bunun iki katından fazlası Biden'ın politikalarının kendilerine yarardan çok zarar getirdiğini söyledi.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>

<p>ABD ekonomisi güçlü büyüme ve düşük işsizlikle genel olarak iyi durumda olmasına rağmen, birçok seçmen Biden'ın ekonomi politikasından memnun değil. Tüketici fiyatlarındaki artış yeniden gerilemiş olsa da, son yıllardaki yüksek enflasyonun Başkan'a büyük zarar verdiği belirtiliyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/K%C4%B0%C5%9E%C4%B0/000_8VM6EX-e1660463088502%5B1%5D.jpg" style="height:500px; width:800px" /></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/yuzlerce-mahkum-hapishaneden-kacti-986</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Sun, 03 Mar 2024 23:59:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yüzlerce mahkum hapishaneden kaçtı</h1>
                        <h2>Bir emniyet kaynağına göre yüzlerce mahkum, cumartesi günü çıkan çatışmanın ardından Haiti'nin başkentindeki Port-au-Prince'teki Ulusal Cezaevi'nden kaçtı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/03/yuzlerce-mahkum-hapishaneden-kacti-1709499788.jpg">
                        <figcaption>Yüzlerce mahkum hapishaneden kaçtı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Emniyet kaynaklarının bildirdiğine göre Haiti'de şiddet olayları tırmanırken başkent Port-au-Prince'teki Ulusal Cezaevi'nden 3 bine yakın mahkum firar etti.<br />
<br />
Haiti'nin&nbsp;Polis&nbsp;Sendikalarından biri, başkentteki tüm memurların cezaevinin kontrolünü sürdürmek için verdiği mücadelede polise yardımcı olmak üzere arabalara ve silahlara erişim hakkı verilmesini talep etti.<br />
<br />
Açıklamada saldırganlar başarılı olursa “işimiz biter” uyarısı verildi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/2024-03-02T024219Z_1579365314_RC26D6AYUJSC_RTRMADP_5_HAITI-VIOLENCE%5B1%5D.JPG" style="height:502px; width:753px" /></p>

<p>Açıklamaya göre, başkentte yaşayan herkes büyük tehlikede çünkü 3 bin ekstra "haydut " sokaklarda serbest şekilde geziyor.<br />
<br />
Port-au-Prince'teki çok sayıda güvenlik kaynağı polis karakollarını, uluslararası havaalanını ve Ulusal Cezaevi'ni hedef alan şiddet olaylarında son yıllarda benzeri görülmemiş bir artışın yaşandığını söyledi.</p>

<p>&nbsp;"Barbecue" olarak da bilinen Haitili çete lideri Jimmy Cherizier, Başbakan Ariel Henry'yi devirme çabalarına devam edeceğini belirtmişti.<br />
<br />
Cherizier, “Haiti Ulusal Polisi ve ordusundan sorumluluğu üstlenip Ariel Henry'yi tutuklamasını istiyoruz. Bir kez daha söylüyorum,&nbsp;nüfus&nbsp;bizim düşmanımız değil; silahlı gruplar da sizin düşmanınız değil. Ariel Henry'yi ülkenin kurtuluşu için tutuklayın. Bu silahlarla ülkeyi özgürleştireceğiz ve bu silahlar ülkeyi değiştirecek” diye konuştu.</p>

<p>Haitili bir kolluk kuvveti kaynağı CNN'e yaptığı açıklamada, çetelerin Perşembe gününden bu yana şehirdeki çok sayıda polis karakoluna saldırdığını, en az dört kişinin öldüğünü ve bazı karakolların yakıldığını söyledi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/erdoganin-yogun-diplomasi-trafigi-985</link>
            <category>TÜRKİYE</category>
            <pubDate>Sun, 03 Mar 2024 23:56:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Erdoğan'ın yoğun diplomasi trafiği</h1>
                        <h2>TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Üçüncü Antalya Diplomasi Forumu kapsamında bir çok ikili görüşme gerçekleştirdi. Görüşmelerde, bölgesel ve küresel konular ele alındı, ticari ve ekonomik iş birliği anlaşmaları imzalandı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/03/erdoganin-yogun-diplomasi-trafigi-1709499461.jpg">
                        <figcaption>Erdoğan'ın yoğun diplomasi trafiği</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Antalya'da yoğun bir diplomasi trafiği vardı...</p>

<p>Erdoğan,&nbsp;Antalya Diplomasi Forumu&nbsp;için Türkiye’de bulunan birçok ülke temsilcisiyle bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan,&nbsp;Bosna Hersek&nbsp;Devlet Başkanlığı Konseyi üyeleri ile görüştü.</p>

<p>Türkiye ve Bosna Hersek ilişkileri, bölgesel konular ve küresel meseleler ele alındı.</p>

<p>Erdoğan, Bosna Hersek'in birlik, huzur ve istikrarının korunmasına vurgu yaptı.<br />
İki ülke ilişkilerinin derinleştirilmesinin Türkiye için önemine değindi.<br />
Türkiye'nin bu konularda kararlı, samimi ve yapıcı katkılarının artarak süreceğini söyledi.</p>

<p>Erdoğan,&nbsp;Madagaskar&nbsp;Cumhurbaşkanı Andry Rajoelina ile de görüştü</p>

<p>İki ülke arasında "Ticari ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması” imzalandı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Somalili mevkidaşı Hasan Şeyh Mahmud'la da bir araya geldi.</p>

<p>Erdoğan görüşmede, Türkiye’nin Somali’ye savunma başta olmak üzere birçok alanda desteklerinin devam edeceğini belirtti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan,&nbsp;Kosova&nbsp;Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani-Sadriu ile de görüşme yaptı.</p>

<p>Mevkidaşına, Kosova’daki&nbsp;FETÖ&nbsp;yapılanması ile mücadelenin önemli olduğunu, bu konuda mesafe alınması gerektiğini ifade etti.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/turkiyede-yerel-secimlerde-yarisacak-adaylarin-listeleri-kesinlesti-984</link>
            <category>TÜRKİYE</category>
            <pubDate>Sun, 03 Mar 2024 23:54:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye'de yerel seçimlerde yarışacak adayların listeleri kesinleşti</h1>
                        <h2>31 Mart'ta yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimleri'ne katılabilecek siyasi partilerin adayları ve bağımsız adaylara ilişkin kesin listeler ilan edildi. İl seçim kurullarınca, birleşik oy pusulalarının basımına ve basımı tamamlandıkça bir plan dahilinde ilçe seçim kurulu başkanlıklarına dağıtımına ve teslimine de bugün başlanacak.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/03/turkiyede-yerel-secimlerde-yarisacak-adaylarin-listeleri-kesinlesti-1709499365.jpg">
                        <figcaption>Türkiye'de yerel seçimlerde yarışacak adayların listeleri kesinleşti</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Yerel seçimlere ilişkin, Yüksek&nbsp;<a href="https://www.trthaber.com/etiket/secim/" target="_blank">Seçim</a>&nbsp;Kurulunun (YSK), Mahalli İdareler Genel Seçimleri için ilan ettiği seçim takvimi işliyor.</p>

<p>Takvim doğrultusunda, seçime katılma yeterliliğine sahip siyasi partiler ile bağımsız adaylar, 20 Şubat'ta il ve ilçe seçim kurullarına adaylık listelerini teslim etti.</p>

<p>İl ve ilçe seçim kurulları, siyasi partilerin verdikleri aday listelerini inceleyerek eksiklikleri saptadı. Eksikliklerin siyasi partilerce tamamlanmasının ardından geçici aday listeleri ilan edildi.</p>

<p>Geçici aday listeleri üzerindeki incelemelerin de ardından siyasi partiler, aday listelerinde meydana gelen eksiklikleri tamamlayarak ilgili seçim kurullarına dün bildirdi.</p>

<p>Siyasi parti ve bağımsız adaylara ilişkin kesin listeler, bugün il ve ilçe seçim kurullarınca ilan edildi. Listeler, il ve ilçe seçim kurulu binalarına asıldı.</p>

<p><strong>Birleşik oy pusulalarının basımına başlanacak</strong></p>

<p>Adayların ilanından sonra, adaylıktan istifa, seçim sonuna kadar dikkate alınmayacak, ancak, bu adaylar seçilirse, istifaları hüküm ifade edecek ve yerlerine kendilerinden sonra gelenler seçilmiş sayılacak, ölüm halinde de aynı şekilde hareket edilecek.</p>

<p>Listelerin ilanının ardından il seçim kurullarınca birleşik oy pusulalarının basımına başlanacak. Basım işlemleri tamamlandıkça pusulalar bir plan dahilinde ilçe seçim kurulu başkanlıklarına gönderilecek.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/kargodan-tablet-yerine-tas-cikti-983</link>
            <category>TÜRKİYE</category>
            <pubDate>Sun, 03 Mar 2024 23:52:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kargodan tablet yerine taş çıktı</h1>
                        <h2>İstanbul'da bir kişi, internet sitesi üzerinden 20 bin lira ödeyip tablet sipariş etti. Kargo paketini açtığında büyük şaşkınlık yaşadı. Paketten tablet yerine taş çıktı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/03/kargodan-tablet-yerine-tas-cikti-1709499275.jpg">
                        <figcaption>Kargodan tablet yerine taş çıktı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Gaziosmanpaşa’da yaşayan 23 yaşındaki Sibel Zengin, tablet almak için uzun süredir para biriktiriyordu. Zengin, 2 Şubat’ta internet sitesi üzerinden 20 bin lira değerinde bir tablet sipariş etti.</p>

<p>3 gün sonra kargosu gelen Zengin, engelli olduğu için dayısı kargo bayisinden kargosunu alıp eve getirdi. Heyecanla kargo paketini açan genç kadın, tablet yerine taş çıkınca hayatının şokunu yaşadı. Zengin, o anki şaşkınlığıyla tableti aldığı internet sitesini aradı. Siteden sorun olmadığı, kargo şubesinde sorun olabileceği cevabını aldı.</p>

<p>Bunun üzerine kargo şubesine başvuran Sibel Zengin, buradan da karşılık alamayınca Tüketici Hakem Heyeti'ne başvuru yaptı. Zengin, avukatı aracılığıyla da şikayetçi olacağını belirtti. Engelli kadın şimdi Tüketici Hakem Heyeti'nden çıkacak kararı bekliyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/SIPARIS-ETTIGI-TABLET-YERINE-TAS-GELDI_20511_media2%5B1%5D.jpg" style="height:424px; width:753px" /></p>

<p><strong>"Tablet beklerken taş geldi"</strong></p>

<p>Sibel Zengin, "<em>Ben engelli olduğum için evden bizzat aile büyüğümden birini gönderdim. Onlar da gidip alıp getirdi. 'Hayırlı olsun' diyerek açmak istedi dayım. Açınca içinde kare şeklinde bir taş gördük. Kutusu da büyük bir şekildeydi. Bunun üzerine her yere bildirdik. Mağaza ve kargo şubesini aradık. Mağaza kendisi kabul etmedi bunu. Aldığım mağaza, 'Diğer satıcı mağazaya söyleyin' dediler. Biz de satıcı mağazayı aradık. Bayağı bir onlar ilgilendiler, baktılar, incelediler. Bir süre haber gelmedi zaten. Dediler, 'Kargoluktur sorun' Biz kargonun genel müdürlüğünü aradık. Genel müdürü de bütün kayıtları, transfer sürecini, hepsini incelediğini beyan etti. 'Bu bizlik değil, satıcının suçu' dediler. Biz de satıcıya tekrar döndük. Aradık, satıcı da ‘Biz düzgün bir şekilde kargoladık’ dedi. 20 bin lira söz konusu ortada, iki tarafta suçu birbirine atıyor. 20 bin liralık bir tablet satın aldık. Satıcıyı aradığımızda, 'Aldığınız internet sitesi üzerinden satıcıya iade edin, iade olursa ürününüz, paranızı alırsınız' dediler. Biz iade ettik. İadeyi reddettiler, içinde taş olduğu için kabul etmediler. Tutanak gönderdiler iade olmadığına dair. Gelen taş da şu şekilde. Ben şikayetçiyim, böyle durumda şikayet edilmesi gerekiyor. Tüketici hakem heyetine de başvuru yaptık. Mağdur oldum, bu resmen insanları dolandırmak. Avukatımızla hukuki süreci başlatacağız.Tablet beklerken taş geldi. Yani aldığımız tablet yok</em>" diye konuştu.</p>

<p><strong>"Kargo paketini açarken kanıt olsun diye video çekilebilir"</strong></p>

<p>Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkanı&nbsp;Aydın&nbsp;Ağaoğlu, "<em>İnternet üzerinden yapılan açık bir dolandırıcılık. O internet satış portalının sorumluluğu üstlenmesi ve ödemesini yapması lazım. Tüketicinin o ürünü aldığında içinde o ürünün olmadığın taş olduğunu kanıtlayacak bilgi belgeye ihtiyaç var. Paketi açarken bir videoya çeksinler ki kanıtı da sağlam olsun"</em>&nbsp;dedi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/antalya-diplomasi-forumu-sona-erdi-982</link>
            <category>TÜRKİYE</category>
            <pubDate>Sun, 03 Mar 2024 23:47:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Antalya Diplomasi Forumu sona erdi</h1>
                        <h2>Bu yıl üçüncüsü düzenlenen ve 148 ülkeden 4 bin 700 kişinin katıldığı Antalya Diplomasi Forumu (ADF) tamamlandı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/03/antalya-diplomasi-forumu-sona-erdi-1709499090.jpg">
                        <figcaption>Antalya Diplomasi Forumu sona erdi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Antalya'nın Belek&nbsp;Turizm&nbsp;Bölgesi'ndeki NEST Kongre Merkezi'nde düzenlenen ADF 2024, üçüncü gün etkinlikleriyle sona erdi.</p>

<p>"Krizler Döneminde Diplomasiyi Öne Çıkarmak" ana temasıyla düzenlenen forumda, küresel meselelerin ve krizlerin yanı sıra iklim değişikliği, göç, İslam karşıtlığı,&nbsp;ticaret&nbsp;savaşları ve&nbsp;yapay zeka&nbsp;başta olmak üzere, birçok konu uzmanlar tarafından tartışıldı.</p>

<p>2021 yılında yaklaşık 2 bin kişinin katılım sağladığı ADF'ye, bu yıl 148 ülkeden 4 bin 700 kişi katıldı.</p>

<p>Diplomatların ve siyasilerin yanı sıra öğrencilerin, akademisyenlerin, sivil toplum kuruluşlarının ve iş dünyasının temsilcilerinin katıldığı panelde,&nbsp;Cumhurbaşkanlığı&nbsp;İletişim&nbsp;Başkanlığınca, Gazzeli çocukların yaptığı resimlerin de yer aldığı "Kurşun Geçirmez Düşler: Gazzeli Çocuk Ressamlar Sergisi" düzenlendi.</p>

<p>Refik Anadol'un sergisi ile Türkiye'nin diplomasi tarihinin ne kadar zengin olduğunu ortaya koyan, "Türkiye Yüzyılı" ile beraber bu diplomasinin hangi noktaya geldiğini, nasıl Türkiye'yi bölgesel ve küresel güç haline dönüştürdüğünü gösteren "Diplomasi Tüneli" de dikkati çekti.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/unicef-gazzede-bebekler-yetersiz-beslenme-yuzunden-oluyor-981</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Sun, 03 Mar 2024 23:45:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>UNICEF: Gazze'de bebekler yetersiz beslenme yüzünden ölüyor</h1>
                        <h2>İsrail'in saldırıları altında zorla aç ve susuz bırakılan Filistinli bebekler ve çocukların yetersiz beslenme ve yardımların engellenmesi nedeniyle dünyanın gözü önünde can vermeye devam ettiği uyarısında bulunuldu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/03/unicef-gazzede-bebekler-yetersiz-beslenme-yuzunden-oluyor-1709498796.jpg">
                        <figcaption>UNICEF: Gazze'de bebekler yetersiz beslenme yüzünden ölüyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölge Direktörü Adele Khodr, İsrail’in ablukası altındaki Gazze’de yeterli beslenemeyen bebeklerin ölümlerine ilişkin yazılı açıklama yaptı.</p>

<p>Açıklamada, yetersiz beslenmenin Gazze Şeridi'ni kırıp geçirdiği ve korkulan çocuk ölümlerinin yaşandığına işaret edilerek, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Kemal Advan Hastanesi'nde son günlerde en az 10 çocuğun yetersiz beslenme ve dehidrasyon (sıvı kaybı) nedeniyle hayatını kaybettiği vurgulandı.</p>

<p>Gazze’de kalan birkaç hastanede muhtemelen hayat mücadelesi veren daha fazla çocuk olduğu ve kuzeyde ise bakıma ulaşamayan daha fazla çocuk bulunduğu belirtilen açıklamada, "bu trajik ve korkunç ölümlerin tahmin edilebilir ve tamamen önlenebilir" olduğu kaydedildi.</p>

<p><strong>Yardımların erişiminin engellenmemesi ve geciktirilmemesi gerekli</strong></p>

<p>Açıklamada, besleyici gıda, temiz su, sağlık hizmetleri konusunda yaygın eksikliğin yanı sıra insani yardımlara erişimin engellenmesinin, özellikle kuzey kesimi olmak üzere bebekler, çocuklar ve anneleri etkilediğinin altı çizilerek, insanların aç, bitkin ve travma halinde olduğu vurgulandı.</p>

<p>UNICEF ve Dünya Gıda Programı'nın (WFP) Gazze’nin kuzeyinde ocak ayında yaptığı yetersiz beslenme taramasına göre, 2 yaşın altındaki çocuklardan yüzde 16’sının, güneydeki Refah kentinde ise yüzde 5’inin şiddetli yetersiz beslendiğinin ortaya çıktığı aktarıldı.</p>

<p>Açıklamada, UNICEF gibi insani yardım kuruluşlarına Gazze'deki insani krizin tersine çevrilmesi, kıtlığın engellenmesi ve çocukların hayatlarının kurtarılması konusunda olanak sağlanması talebinde bulunularak, bunun için kuzey kesimi de dahil olmak üzere yardımların erişiminin engellenmemesi ve geciktirilmemesi çağrısı yapıldı.</p>

<p>Açıklamada ayrıca, “Gazze'de yetersiz beslenen bebekler dünyanın gözü önünde yavaş yavaş can veriyor. Daha binlerce bebek ve çocuğun hayatı, şu an alınacak acil önlemlere bağlı” ifadeleri kullanıldı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/rihanna-15-saatte-ne-kadar-kazandi-980</link>
            <category>MAGAZİN</category>
            <pubDate>Sun, 03 Mar 2024 23:33:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Rihanna 1,5 saatte ne kadar kazandı?</h1>
                        <h2>Rihanna Hindistan'ın en zengin iş insanı Mukesh Ambani'nin oğlunun düğünü öncesi düzenlenen partide sahne aldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/03/rihanna-15-saatte-ne-kadar-kazandi-1709498188.jpg">
                        <figcaption>Rihanna 1,5 saatte ne kadar kazandı?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>Hindistan'ın en zengin iş insanı Mukesh Ambani'nin oğlunun düğünü öncesi düzenlenen partide sahne alan Rihanna'nın bir buçuk saat için 6 milyon dolar aldığı belirtiliyor. Öte yandan Rihanna performansı nedeniyle eleştiri oklarının hedefi oldu.</h2>

<p>Hindistan'ın en zengin insanı Mukesh Ambani'nin en küçük oğlu 28 yaşındaki Anant Ambani'nin düğününde Rihanna sahne aldı.&nbsp;</p>

<p>Anant Ambani'nin düğününe Microsoft'un kurucusu Bill Gates, Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg, eski ABD Başkanı Donald Trump'ın kızı Ivanka Trump ve ünlü Bollywood yıldızları da katıldı.</p>

<p>Düğünde sahne alan Rihanna'nın 1.5 saatlik pperformans için 6 milyon&nbsp;<a href="https://www.ekonomim.com/finans/doviz/usd-trl-amerikan-dolari-turk-lirasi" target="_blank" title="dolar">dolar</a>&nbsp;aldığı iddia edilirken, sosyal medyada Rihanna'nın performansının beklentileri karşılamadığı yönünde eleştiriler yapıldı.&nbsp;</p>

<p>Rihanna'nın performans bitiminin ardından düğün törenine katılmadığı ve ekibiyle birlikte Hindistan'dan ayrıldığı öne sürüldü.&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/iphonelara-ilk-alternatif-app-store-aciliyor-979</link>
            <category>TEKNOLOJİ</category>
            <pubDate>Sun, 03 Mar 2024 23:28:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>iPhone'lara ilk alternatif App Store açılıyor!</h1>
                        <h2>iPhone cihazlarda App Store dışında ilk alternatif uygulama mağazası açılıyor. Setapp, Nisan ayından itibaren Avrupa Birliği'nde iPhone kullanıcıları için alternatif uygulama mağazası olarak hizmet verecek. Uygulama şu anda beta aşamasında bulunuyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/03/iphonelara-ilk-alternatif-app-store-aciliyor-1709497989.jpg">
                        <figcaption>iPhone'lara ilk alternatif App Store açılıyor!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Alternatif uygulama mağazalarında iOS 17.4 güncellemesiyle Apple’ın AB'de uyguladığı çeşitli değişiklikler yer alıyor. Setapp aylık 9,99&nbsp;<a href="https://www.ekonomim.com/finans/doviz/usd-trl-amerikan-dolari-turk-lirasi" target="_blank" title="dolar">dolar</a>&nbsp;karşılığında popüler uygulamadan oluşan seçilmiş bir koleksiyon sunuyor. Setapp, iOS 17.4 güncellemesinin yayınlamasıyla birlikte AB’deki iPhone kullanıcıları için iOS App Store’a alternatiflerden biri olacak.</p>

<p>MacPaw, Epic Games ile birlikte AB'de iPhone için alternatif uygulama pazarı sunma planını açıklayan ilk şirketlerden biri oldu. Mac'teki Setapp aboneleri, QR kod sistemiyle iOS uygulamalarına erişebilecek. Beta sürümde üretkenlik ve iş araçları, yaratıcı ve tasarım yazılımı, yaşam tarzı ve üretkenlik, yardımcı uygulamalar, özelleştirilen profesyonel araçlar dahil olmak üzere özenle seçilmiş uygulama kategorilerine erişilebilecek.</p>

<p>Apple’ın iOS 17.4 güncellemesini 6 Mart’ta yayınlaması bekleniyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/julian-assange-davasinda-neler-yasandi-978</link>
            <category>NELER YAŞANDI</category>
            <pubDate>Fri, 01 Mar 2024 13:02:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Julian Assange Davası'nda Neler Yaşandı</h1>
                        <h2>Julian Assange Davası ile Basın Özgürlüğü ve İfade Hakkı tartışılıyor. WikiLeaks'in kurucusunun  suçlu bulunması halinde 175 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalacağını söylüyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/03/julian-assange-davasinda-neler-yasandi-1709288504.jpg">
                        <figcaption>Julian Assange Davası'nda Neler Yaşandı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2><strong>Julian Assange</strong>'un adı, bilgi özgürlüğü, gazetecilik etiği ve devlet sırlarının ifşası gibi konularla ilişkilendirilmiştir. Ancak, Assange'un adı aynı zamanda hukuki savaşlarla da anılır hale gelmiştir. Özellikle, ABD'nin İsveç üzerinden İngiltere'de Assange'a yönelik dava süreci, uluslararası hukukun birçok boyutunu sorgulamıştır. Bu makalede, Assange davasının arka planı, ilgili hukuki meseleler ve bu davanın basın özgürlüğü ve ifade hakkı üzerindeki etkileri incelenecektir.</h2>

<p>Julian Assange, WikiLeaks'in kurucusu olarak, çeşitli devletlerin ve kurumların sırlarını ifşa eden belgeleri yayınlamasıyla bir anda tüm dünyanın gündemine oturdu. Bu belgeler arasında ABD'nin askeri operasyonlarına ilişkin gizli bilgiler, diplomatik yazışmalar ve diğer hassas dokümanlar bulunmaktaydı. WikiLeaks'in faaliyetleri, hem eleştiri hem de övgüyle karşılanmıştı. Eleştirenler, ulusal güvenliği tehlikeye attığını ve diplomatik ilişkileri zedelediğini öne sürerken, savunanlar ise kamuoyunun bilgilendirilmesinin önemini vurgulamışlardı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Neler Yaşandı?</strong></p>

<p>2019'da ABD Adalet Bakanlığı sızıntıyı ülkenin "tarihindeki en büyük gizli bilgi ifşalarından biri" olarak tanımladı.&nbsp;ABD yetkililerinin avukatları, bilgilerin yayımlanmasının Afganistan ve Irak'ta adı geçen kişileri "ciddi zarar, işkence ve hatta ölüm riskiyle karşı karşıya bıraktığını" söyledi.&nbsp;Assange ise dosyaların ABD silahlı kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen ciddi ihlalleri ortaya çıkardığını ve kendisine karşı açılan davanın siyasi amaçlı olduğunu vurguladı.&nbsp;Gizli bilgileri elde etmek amacıyla askeri veritabanlarına sızmak üzere komplo kurmakla suçlandı ve 18 suçtan yargılanmasına karar verildi.&nbsp; ABD yetkilileri, Assange'ın ABD'ye iade işlemlerini başlattı.&nbsp;</p>

<p>Avukatları suçlu bulunması halinde 175 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalacağını söylüyor. Ancak ABD hükümeti dört ila altı yıl arası bir hapis cezasının daha muhtemel olduğunu söylüyor. Assange, 2010 yılında İsveç'te cinsel saldırı suçlamalarıyla karşı karşıya kaldı. Bu suçlamaları reddetti ve kendisini savunmak için İsveç'te ifade vermek istedi. Ancak, İsveç makamları, Assange'un İsveç'te yargılanmasını talep etmelerine rağmen, Assange'un İngiltere'deki Ekvador Büyükelçiliği'ne sığınmasını engelleyemediler. Assange, 2012'den itibaren Ekvador'un Londra'daki büyükelçiliğinde siyasi sığınma hakkı talep etti ve burada yaklaşık yedi yıl boyunca kaldı.</p>

<p><strong>Hukuki Meseleler:</strong></p>

<p>Assange davası, birçok hukuki meseleyi gündeme getirmiştir. İlk olarak, Assange'un İsveç'e iade edilmesi durumunda ABD'nin ona yönelik ceza davası açma olasılığı tartışılmıştır. ABD, Assange'u casusluk suçlamalarıyla yargılamak istemiş ve bu durum, uluslararası hukukun belirsizliklerini ortaya çıkarmıştır.</p>

<p>İkinci olarak, Assange'un siyasi sığınma hakkı ve diplomatik sığınma hakkı arasındaki çatışma önemlidir. Ekvador'un Assange'a diplomatik sığınma hakkı tanımasıyla, İngiltere ve ABD'nin, uluslararası ilişkiler ve diplomatik teamüller çerçevesinde nasıl bir adım atacakları önemli bir soru haline gelmiştir.</p>

<p>Üçüncü olarak, Assange davası, basın özgürlüğü ve ifade hakkının sınırlarını sorgulamıştır. Assange'un WikiLeaks aracılığıyla yayınladığı belgeler, kamuoyunu bilgilendirme amacı taşıdığı gibi, aynı zamanda devlet sırlarının ifşası olarak da değerlendirilmiştir. Bu durum, gazetecilik etiği ve bilgi sızıntılarının toplumsal yararı arasındaki dengeyi sorgulamıştır.</p>

<p><strong>Durum ne?</strong></p>

<p>Julian Assange davası, sadece hukuki bir mesele olarak değil, aynı zamanda temel insan hakları ve demokratik değerler üzerinde önemli etkilere sahiptir. Basın özgürlüğü, ifade hakkı ve adil yargılanma gibi kavramlar, bu davanın merkezinde yer alır. Assange davası, uluslararası hukukun ve demokratik kurumların güçlü bir şekilde test edildiği bir süreç olmuştur. Bu nedenle, Assange davasının sonucu, sadece Assange'un kaderini değil, aynı zamanda temel insan hakları ve özgürlüklerin geleceğini de etkileyecektir.</p>

<p><strong><img alt="Julian Assange'ın ABD'ye iadesi karara bağlanacak" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/K%C4%B0%C5%9E%C4%B0/Julian-Assange.jpg" style="height:533px; width:800px" /></strong></p>

<p><strong>Tutuklama Süreci Tartışmaları</strong></p>

<p>Julian Assange'ın tutuklanma süreci, uluslararası kamuoyunun dikkatini çeken ve birçok tartışmayı beraberinde getiren bir olaydır. Bu süreç, basın özgürlüğü ve adaletin nasıl sınandığını gösteren önemli bir örnektir. İşte Assange'ın tutuklanması sürecinde yaşananlar ve beraberinde getirdiği tartışmalar:</p>

<p><strong>Ekvador Büyükelçiliği'nden Çıkış:</strong></p>

<p>Assange, 2012'den beri Ekvador'un Londra'daki büyükelçiliğinde siyasi sığınma hakkı talep etmiş ve burada kalmıştı. Ancak, 11 Nisan 2019'da Ekvador hükümeti, Assange'ın siyasi sığınma statüsünü iptal etti ve İngiliz yetkililere teslim edilmesine izin verdi. Bunun üzerine, İngiliz polisi, Assange'ı Ekvador Büyükelçiliği'nden çıkararak tutukladı.</p>

<p><strong>İngiltere'deki Yargılama Süreci:</strong></p>

<p>Assange, tutuklandıktan sonra İngiltere'de yargılanmak üzere mahkemeye çıkarıldı. Mahkeme, Assange'ın İsveç'e iade edilme taleplerini reddetti çünkü İsveç'ten gelen bir tutuklama emrinin, Assange'ın sağlık durumu göz önünde bulundurularak uygun olmadığına karar verildi. Bununla birlikte, ABD'nin Assange'ı casusluk suçlamalarıyla iade etme talepleriyle ilgili olarak ayrı bir yargılama süreci başlatıldı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/K%C4%B0%C5%9E%C4%B0/000_8Y23WN%5B1%5D.jpg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><strong>ABD İade Talebi:</strong></p>

<p>ABD, Assange'ı casusluk suçlamalarıyla yargılamak istedi ve İngiltere'den iade edilmesini talep etti. Assange'ın avukatları, bu iade talebinin basın özgürlüğüne yönelik bir saldırı olduğunu ve Assange'ın gazetecilik faaliyetlerinin bir sonucu olarak cezalandırılmaması gerektiğini savundu.</p>

<p><strong>Basın Özgürlüğü Tartışmaları:</strong></p>

<p>Assange'ın tutuklanması, basın özgürlüğü ve ifade hakkıyla ilgili derin tartışmalara neden oldu. Bazıları, Assange'ın WikiLeaks aracılığıyla kamuoyunu bilgilendirme çabasının korunması gerektiğini ve onun gazeteci olarak kabul edilmesi gerektiğini savundu. Diğerleri ise, Assange'ın devlet sırlarını ifşa etmesinin ulusal güvenliği tehlikeye attığını ve bu nedenle cezalandırılması gerektiğini iddia etti.</p>

<p>Julian Assange'ın tutuklanması süreci, sadece bir bireyin kaderiyle ilgili değil, aynı zamanda basın özgürlüğü, ifade hakkı ve adaletin geleceğiyle ilgili önemli soruları da gündeme getirdi. Bu süreç, uluslararası hukukun ve demokratik değerlerin nasıl uygulandığı ve korunduğu konusunda derin bir tartışma başlattı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/ikinci-cemre-dustu-977</link>
            <category>TÜRKİYE</category>
            <pubDate>Tue, 27 Feb 2024 13:29:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İkinci Cemre Düştü</h1>
                        <h2>Cemre düşmesi, baharın gelişinin habercisi olarak biliniyor. Cemrenin bir hafta arayla suya, toprağa ve havaya düştüğüne inanılıyor. Üç cemrenin birincisi havaya, ikincisi suya ve üçüncüsü ise toprağa düşüyor. Peki 2024 cemreler ne zaman düşüyor? Cemre düşmesi nedir? İşte detaylar…</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/ikinci-cemre-dustu-1709030134.jpg">
                        <figcaption>İkinci Cemre Düştü</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Cemre</strong>&nbsp;düşmesi, baharın gelişinin habercisi olarak biliniyor. Cemrenin bir hafta arayla suya, toprağa ve havaya düştüğüne inanılıyor. Üç cemrenin birincisi havaya, ikincisi suya ve üçüncüsü ise toprağa düşüyor. Peki 2024 cemreler ne zaman düşüyor? Cemre düşmesi nedir? İşte detaylar…</p>

<h3>CEMRELER NE ZAMAN DÜŞÜYOR?</h3>

<p>Yüzyıllardır düşmesi ile birlikte havanın ısınmasına neden olduğuna inanılan cemre olayının ne zaman olacağı merak konusu. Her yıl 20 Şubat tarihinden başlayarak sırayla havaya, suya ve toprağa düşen cemrenin ilki 19-20 Şubat'ta gerçekleşecek. İlk cemre, 19-20 Şubat'ta havaya düşecek. Cemrenin ikincisi 27 Şubat'ta suya, üçüncü ve son cemre ise 6 Mart 2023 tarihinde toprağa düşecek. Üçüncü cemre sonrasında ise baharın geldiğine inanılmakta.</p>

<h3>CEMRE DÜŞMESİ NEDİR?</h3>

<p>Ateş ve kor anlamına gelen cemre, her yıl şubat ayının sonunda başlayarak 3 kez düşer. Önce havaya, ardından suya, sonrasında ise toprağa düştüğü kabul edilen cemre, baharın habercisi olarak kabul ediliyor. Aynı zamanda cemre düşmesinin bahar bayramı nevruzun yaklaştığını da gösteriyor. Cemre düşmesi ile birlikte hayvancılıkla uğraşanlar için otlaklara kavuşma zamanının yaklaştığını, tarımla uğraşanlar için ise toprağın işlenme dönemine girildiğini anlatıyor.</p>

<p>Şubat ayının son günlerinde, kışın soğuk ve karanlık günleri geride kalırken, doğa yavaş yavaş uyanıyor gibi hissediliyor. Türkiye ve birçok Orta Doğu ülkesinde, baharın gelişini müjdeleyen önemli bir fenomen var: cemre düşmesi. Bu yazıda, cemre düşmesinin ne olduğunu, nasıl kutlandığını ve kültürel önemini ele alacağız.</p>

<p><strong>Cemre Düşmesi Nedir?</strong></p>

<p>Cemre düşmesi, halk arasında baharın müjdecisi olarak kabul edilen bir fenomendir. Geleneksel inanışa göre, üç hafta boyunca her hafta bir cemrenin düştüğüne inanılır. İlk cemre, suyun, ikinci cemre ateşin, üçüncü cemre ise toprağın ısınmaya başladığını simgeler.</p>

<p><strong>Cemre Düşmesinin Kültürel Önemi</strong></p>

<p>Cemre düşmesi, Türk kültüründe derin köklere sahip önemli bir geleneğe dayanır. Yıllardır, bu fenomen baharın yaklaştığını müjdeleyen bir işaret olarak kabul edilir. Bu dönemde insanlar, tarım ve bahçecilikle ilgili hazırlıklara başlarlar, bahçelerini düzenlerler ve toprağı ekime hazırlarlar.</p>

<p><strong>Cemre Düşmesi Kutlamaları</strong></p>

<p>Cemre düşmesi, Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde çeşitli ritüellerle kutlanır. Özellikle kırsal kesimlerde, insanlar bir araya gelir, geleneksel yemekler yapar, müzik dinler ve dans ederler. Bu kutlamalar, genellikle komşuluk ilişkilerini güçlendirir ve topluluk ruhunu canlandırır.</p>

<p>Cemre düşmesi, Türk kültüründe önemli bir yer tutan ve baharın gelişini müjdeleyen eski bir geleneğe dayanır. Her yıl, bu dönemde insanlar doğanın uyanışını ve yenilenme enerjisini hissederler. Cemre düşmesi, baharın başlangıcını coşkuyla karşılamamıza vesile olan güzel bir gelenektir.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/narkotik-operasyonu-976</link>
            <category>KIBRIS</category>
            <pubDate>Tue, 27 Feb 2024 12:55:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Narkotik Operasyonu</h1>
                        <h2>Vadili ve İnönü'de uyuşturucu baskını</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/narkotik-operasyonu-1709028188.jpg">
                        <figcaption>Narkotik Operasyonu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Ülkemizde narkotik tarafından gerçekleşen oprasyonlar hız kesmiyor.</p>

<p>Dün saat 14:00 sıralarında, Vadili’de M.T.B.(E-28) ve Y.B.(K-28)’nin kalmakta oldukları ikametgahta, Narkotik ve Kaçakçılığı Önleme Müdürlüğü Ekipleri tarafından gerçekleştirilen operasyonda çeşitli uyuşturucu maddeler ele geçirildi. Yaklaşık 5 gram ağırlığında <strong>metamfetamin </strong>türü uyuşturucu madde, sentetik cannabinoid türü uyuşturucu madde içerdiğine inanılan 5 adet kağıt parçası, MDMA türü uyuşturucu madde içerdiğine inanılan 2 adet hap ve içerlerinde metamfetamin türü uyuşturucu madde kalıntısı olduğuna inanılan cam pipo ile 2 adet hassas terazi bulunarak emare olarak alındı.</p>

<p>Makinist Garajında Kokain Ele Geçirildi</p>

<p>Aynı operasyon kapsamında İnönü’de M.T.B.’ye ait makinist garajı içerisinde yapılan aramada ise, yaklaşık 10 gram ağırlığında kokain türü uyuşturucu olduğuna inanılan madde daha tespit edilerek emare olarak alındı. Bahse konu şahıslar tutuklanmış olup, soruşturma devam etmektedir.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/trafige-bir-can-daha-verildi-975</link>
            <category>KIBRIS</category>
            <pubDate>Tue, 27 Feb 2024 12:50:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Trafiğe bir can daha verildi</h1>
                        <h2>Girne - Tatlısu Anayolu'nda ölümlü kaza!</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/trafige-bir-can-daha-verildi-1709027747.jpg">
                        <figcaption>Trafiğe bir can daha verildi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Trafik kazası bir motosiklet sürücüsünün daha hayatına mal oldu. Girne - Tatlısu Anayolu'nun dün gece saat 23:10 sıralarında, 32-33 km'leri arasında Tatlısu istikametine doğru seyreden Cemre Yönet (E-30) isimli motosiklet sürücüsü hayatını kaybetti.</p>

<p>Kazada, yolun sol tarafında bulunan Palm Bay View sitesinden kavşakta durmadan ve aşırı süratle anayola giriş yapan Mikail AKBAŞ (E-19) idaresindeki LZ 864 plakalı salon aracı ile Cemre Yönet'in yönetimindeki VH 298 plakalı motosiklet çarpıştı.</p>

<p>Kaza sonucunda ağır şekilde yaralanan motosiklet sürücüsü Cemre Yönet olay yerinde hayatını kaybetti. Aynı kazada hafif yaralanan araç sürücüsü Mikail AKBAŞ (E-19), Girne Dr. Akçiçek Hastanesi'nde tedavi altına alındı.&nbsp;</p>

<p>Polis ekipleri tarafından yapılan inceleme sonucunda alkollü olduğu belirlenen araç sürücüsü Mikail AKBAŞ tutuklandı. Olay ile ilgili soruşturma devam ediyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/almanyada-esrarin-yasallasmasi-kabul-edildi-974</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Fri, 23 Feb 2024 21:45:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Almanya’da esrarın yasallaşması kabul edildi</h1>
                        <h2>Almanya'da sınırlı miktarda esrar ekimi ve tüketimiyle ilgili tasarı meclisten geçti. Artık özel tüketim için en fazla üç bitki yetiştirmek ve 25 grama kadar esrar sahibi olmak yasallaşacak.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/almanyada-esrarin-yasallasmasi-kabul-edildi-1708714523.jpg">
                        <figcaption>Almanya’da esrarın yasallaşması kabul edildi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Almanya'da esrarın sınırlı yasallaşmasına ilişkin, hükümeti oluşturan Sosyal Demokrat Parti (SPD), Yeşiller ve Hür Demokrat Parti'nin (FDP) hazırladığı yasa tasarısı, Federal Meclis'ten (Bundestag) geçti.</p>

<p>Mecliste yapılan oylamada, "Esrarın kontrollü kullanımı" ismini taşıyan yasa tasarısı 226'ya karşı 407 oyla kabul edildi, 4 milletvekili çekimser kaldı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/190726-weed-editorial%5B1%5D.jpg" style="height:420px; width:640px" /></p>

<p><strong>"KARABORSA AZALACAK"</strong></p>

<p>Almanya Sağlık Bakanı Karl Lauterbach, mecliste yaptığı konuşmada, Alman hükümetinin, esrarı sınırlı şekilde yasallaştırmasıyla bu alandaki karaborsayı azaltmayı ve gençleri daha iyi korumayı hedeflediğini söyledi.&nbsp;Lauterbach, mevcut durumun kabul edilmez olduğunu ifade ederek, 2011-2021'de arasında esrar tüketen 18 yaş altı çocukların oranının yüzde 50, 18-25 yaş arasındaki gençlerde ise bu oranın yüzde 100 arttığını aktardı.</p>

<p><strong>AB'DE DURUM NE?</strong></p>

<p>Avrupa Birliği'nde son yıllarda uyuşturucu politikaları konusunda önemli değişiklikler yaşanıyor. Bazı AB ülkeleri, uyuşturucu kullanımını cezai bir suç olmaktan çıkararak, tıbbi veya rekreasyonel kullanım için düzenlemeler getiriyorlar. Bu ülkeler arasında Hollanda, Portekiz, İspanya, ve son olarak Almanya öne çıkıyor.</p>

<p>Hollanda, marihuana gibi hafif uyuşturucuların kahvehane tarzı işletmelerde satışını ve tüketimini yasallaştıran öncü bir ülke olarak biliniyor. Burada, yetkilendirilmiş kahvehanelerde belirli miktarlarda marihuana satın almak ve tüketmek yasaldır. Portekiz ise 2001 yılında tüm uyuşturucu kullanımını cezai bir suç olmaktan çıkararak, bağımlıları tedaviye yönlendiren bir model benimsemiştir.</p>

<p>Son olarak, Almanya da yakın zamanda uyuşturucunun yasallaştırılması veya düzenlenmesi konusunda adımlar atmıştır. Ülke, marihuana gibi hafif uyuşturucuların rekreasyonel kullanımını bazı eyaletlerde yasallaştırmış ve denetim altına almıştır. Bu adım, uyuşturucu kullanımının sağlık ve güvenlik açısından kontrol altına alınmasını ve yasadışı ticaretin engellenmesini amaçlamaktadır.</p>

<p>Ancak, uyuşturucunun yasallaşması veya düzenlenmesi konusunda hala birçok tartışma ve endişe bulunmaktadır. Bazıları, bu adımın uyuşturucu kullanımını artırabileceğini ve toplum sağlığını tehlikeye atabileceğini savunurken, diğerleri ise bu politikaların suçla mücadelede daha etkili olabileceğini ve bağımlıların tedaviye erişimini artırabileceğini öne sürmektedir.</p>

<p>Uyuşturucunun yasallaşması veya düzenlenmesi konusundaki tartışmaların devam etmesi beklenirken, her ülkenin kendi koşullarına ve ihtiyaçlarına göre politikalarını belirlemesi gerekmektedir. Ancak, bu konuda alınacak kararların dikkatle değerlendirilmesi ve toplumun geniş katılımıyla şekillendirilmesi önemlidir.</p>

<p><strong>YASAL DURUM</strong></p>

<p>AB ülkeleri arasında uyuşturucunun yasallaştığı veya belirli koşullar altında kullanımının düzenlendiği ülkeler şunlardır:</p>

<ol>
	<li>
	<p>Hollanda: Hollanda, marihuana gibi hafif uyuşturucuların kahvehane tarzı işletmelerde satışını ve tüketimini yasallaştırmıştır. Ancak, bu uygulama sadece belirli miktarlarda ve belirlenmiş koşullarda gerçekleşmektedir.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Portekiz: Portekiz, 2001 yılında tüm uyuşturucu kullanımını cezai bir suç olmaktan çıkararak, bağımlıları tedaviye yönlendiren bir model benimsemiştir. Ülkede, uyuşturucu kullanımı sağlık ve sosyal hizmetler çerçevesinde ele alınmaktadır.</p>
	</li>
	<li>
	<p>İspanya: İspanya'da bazı bölgelerde, özellikle Katalonya ve Bask Bölgesi'nde, marihuana gibi hafif uyuşturucuların kişisel kullanımı ve yetiştirilmesi belirli sınırlar içinde yasallaştırılmıştır. Ancak, bu durum diğer bölgelerde farklılık gösterebilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Almanya: Almanya'da bazı eyaletlerde marihuana gibi hafif uyuşturucuların rekreasyonel kullanımı yasallaştırılmış ve denetim altına alınmıştır. Ancak, bu düzenleme ülkenin tümünde değil, belirli eyaletlerde geçerlidir.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Lüksemburg: Lüksemburg, 2021 yılında marihuana gibi hafif uyuşturucuların kişisel kullanımını ve yetiştirilmesini yasallaştıran bir yasa tasarısını kabul etti. Ancak, bu yasa henüz tam olarak uygulanmamıştır ve belirli düzenlemelerin yapılması beklenmektedir.</p>
	</li>
</ol>

<p>Bu ülkeler uyuşturucu politikalarında çeşitli yaklaşımlar benimsemiş olsalar da, hepsi uyuşturucu kullanımıyla ilgili cezai yaklaşımları değiştirmiş ve kullanımıyla ilgili alternatif politikalar geliştirmiştir.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/abdden-turk-sirketlere-yaptirim-karari-973</link>
            <category>TÜRKİYE</category>
            <pubDate>Fri, 23 Feb 2024 21:39:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>ABD’den Türk şirketlere yaptırım kararı</h1>
                        <h2>ABD, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu çeşitli ülkelerdeki 93 kuruluşa yeni ticari yaptırımlar getirdiğini açıkladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/abdden-turk-sirketlere-yaptirim-karari-1708713798.jpg">
                        <figcaption>ABD’den Türk şirketlere yaptırım kararı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>ABD Başkanı Joe Biden’ın yönetimi, Rusya, Çin, Kırgızistan, Hindistan, Güney Kore, Birleşik Arap Emirlikleri ve Türkiye’den 93 kuruluşa yeni ihracat kısıtlamaları getirdi.</h2>

<p>Listede Türkiye’den 16, Rusya’dan 63, Çin’den 8 kuruluşun bulunduğu belirtildi. Birleşik Arap Emirlikleri’nden de 4 kuruluş listede yer aldı.</p>

<p>İhcarat kısıtlamaları, kuruluşların Rusya'ya dolaylı olarak destek sağladıkları gerekçesiyle alındı.</p>

<p>ABD Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan belgede Türkiye’deki 16 şirket şu şekilde sıralandı:</p>

<ol>
	<li>Alesta World Dış Ticaret Limited Şirketi,</li>
	<li>Azu International Bilgi Teknolojileri Ve Dış Ticaret Limited Şirketi,</li>
	<li>Bion Group İç Dış Ticaret Limited Şirketi,</li>
	<li>Çözüm Yazılım Donanım Elektronik İç Ve Dış Ticaret A.Ş.,</li>
	<li>CTL Dış Ticaret Limited Şirketi,</li>
	<li>CTM Dış Ticaret Limited Şirketi,</li>
	<li>Ervacan Makina Ekipmanları ve Sanayi Tedarik Limited Şirketi,</li>
	<li>Karasani Dış Ticaret Limited Şirketi,</li>
	<li>Kayı Bilişim Elektronik Enerji Madencilik Ve Danışmanlık Limited Şirketi,</li>
	<li>Megasan Elektronik Ticaret Ve Sanayi A.Ş.,</li>
	<li>Miray Global Sanayi Ve Ticaret,</li>
	<li>Orel Dis Ticaret Limited Şirketi,</li>
	<li>Ramses Turizm İşletmesi Danışmanlık,</li>
	<li>Smart Trading Tasimacilik San Ve Ticaret Limited Şirketi,</li>
	<li>Svista Turizm Ve Havacılık Dış Ticaret Limited Şirketi,</li>
	<li>Transeurope Bilişim Dış Ticaret Limited Şirketi.</li>
</ol>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/K%C4%B0%C5%9E%C4%B0/Joe%20Biden.jpg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><strong>BIDEN AÇIKLAMIŞTI</strong></p>

<p>ABD Başkanı Joe Biden, Rus muhalif Aleksey Navalni'ın hapishanede hayatını kaybetmesi dolayısıyla Rusya'ya 500'den fazla yeni yaptırım kararı aldıklarını bildirmişti.</p>

<p>Biden, yaptırımların yanı sıra Rusya'ya dolaylı olarak destek sağladıkları gerekçesiyle yaklaşık 100 kuruluşa yeni ihracat kısıtlamaları getirildiğini kaydetmişti.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/kuzey-kibris-rumlarin-kabusu-oldu-972</link>
            <category>KIBRIS</category>
            <pubDate>Fri, 23 Feb 2024 21:16:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kuzey Kıbrıs Rumların kabusu oldu</h1>
                        <h2>Kıbrıslı Rum turizmciler Kuzey Kıbrıs'ı endişe ile izliyor</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/kuzey-kibris-rumlarin-kabusu-oldu-1708713282.jpg">
                        <figcaption>Kuzey Kıbrıs Rumların kabusu oldu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>Geçtiğimiz yıl rekor sayıda ziyaretçiye rağmen, hem turistlerin kuzeyde kalacak olması hem de kısa süreli tatil kiralamalarının herkesin fiyatını düşürmesi nedeniyle Güney Kıbrıs'a gidenlerin sayısı ile doluluk seviyeleri arasında büyüyen bir fark var. Rum Otelciler Cuma günü endişelerini dile&nbsp; getirdi.</h2>

<div style="text-align:start">&nbsp;</div>

<div style="text-align:start"><span style="font-size:16px"><span style="color:#111111"><span style="font-family:&quot;Work Sans&quot;,sans-serif">Kıbrıs Rum Otelciler Birliği (Pasyxe) başkanı Thanos Michaelides'in, Limasol'da düzenlenen 'Yeni Normali Kucaklamak' başlıklı yıllık konferansıda son gelişmeleri ortaya koydu.&nbsp;</span></span></span></div>

<div style="text-align:start">
<p><span style="font-size:16px">Michaelides, Covid salgını sonrası hassas bir iyileşmenin ardından Kıbrıs'ın Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ardından Rus pazarını kaybettiğini ve geçen yılın sonlarında İsrail pazarını kaybettiğini belirtti ve bu durumun önümüzdeki yaz sezonuna kadar devam edebileceğini belirtti.</span></p>

<p><span style="font-size:16px">Michaelides, dış krizlere ek olarak iş gücü sıkıntısı, yüksek faiz oranları, yüksek enerji maliyetleri, daha sürdürülebilir bir modele geçiş ve dijital dönüşüm gibi daha fazla engel olduğunu belirtti ve Covid ve sonrası dönemi yönetmesine rağmen, Pasyxe başkanı, turist gelişlerinin "otellerimizdeki geceleme sayısıyla aynı olmadığının" giderek daha belirgin hale geldiğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:16px">Michaelides, "Doluluk oranlarına ilişkin rakamlarımız, gelişler ile doluluk oranları arasında giderek artan bir boşluk olduğunu gösteriyor. Bu durumun iki ana nedeni, turistlerin Kıbrıs'ın kuzeyine artan akışı ve ruhsatsız kısa süreli kiralık birimlerin talebindeki artıştır," dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:16px">Michaelides, 2019'da yapılan önceki tahminlerin, toplam gelen yaklaşık dört milyon kişinin yaklaşık %4'ünün kuzeye gittiğini gösterdiğini söyledi. Bu tahminin şimdi ikiye katlandığını söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:16px">"Moral sorunun ötesinde, bu otellerin tamamen farklı bir düzenleyici çerçeve ve düşük işletme maliyeti ile çalışması nedeniyle otellerimize haksız rekabet var," dedi ve bunun ekonomi için bir kayıp olduğunu ekledi.</span></p>

<p><span style="font-size:16px">Turistik konaklama tesislerinin sahipleri için önümüzdeki en büyük sorunlardan biri de emisyonları azaltmayı ve binaları daha enerji verimli hale getirmeyi amaçlayan Kıbrıs Kurtarma ve Dayanıklılık Planı'nda yer alan yeni ve maliyetli ancak zorunlu bina yönetmelikleri olacaktır.</span></p>

<p><span style="font-size:16px"><img alt="" src="http://www.portcyprus.com/wp-content/uploads/2023/09/salamis-ruins-51.jpg" /><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/salamis-ruins-51%5B1%5D.jpg" style="height:533px; width:800px" /></span></p>

<div style="text-align:start"><strong>KUZEY KIBRIS VURGUSU</strong></div>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px"><span style="color:#111111"><span style="font-family:&quot;Work Sans&quot;,sans-serif">“Doluluk oranlarımıza ilişkin rakamlar, gelenlerle doluluk oranları arasında giderek büyüyen bir fark olduğunu gösteriyor. Bunun iki temel nedeni, Kıbrıs'ın işgal altındaki bölgelerine turist akışının artması ve ruhsatsız kısa dönem kiralık dairelere olan talebin artmasıdır" dedi Michaelides.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px"><span style="color:#111111"><span style="font-family:&quot;Work Sans&quot;,sans-serif">2019'daki önceki tahminlerin, toplam gelenlerin yüzde 4'ünün (neredeyse dört milyon) kuzeye gittiğini gösterdiğini söyledi. Bu tahminin şu anda iki katına çıktığını söyledi.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px"><span style="color:#111111"><span style="font-family:&quot;Work Sans&quot;,sans-serif">"Ahlaki meselenin ötesinde, otellerimiz tamamen farklı bir düzenleyici çerçeveyle ve daha düşük işletme maliyetiyle çalıştığı için otellerimize karşı haksız rekabet yaşıyoruz." Bunun ekonomi açısından bir kayıp olduğunu ekledi.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px"><span style="color:#111111"><span style="font-family:&quot;Work Sans&quot;,sans-serif">Her zamankinden daha zararlı olduğu ortaya çıkan diğer faaliyet ise, herhangi bir düzenlemenin dışında faaliyet gösteren, vergi ve harçlardan kaçınan ve bir bütün olarak kiralama pazarında önemli istikrarsızlık yaratan, lisanssız kişiler tarafından yapılan kısa vadeli kiralamalardı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px"><span style="color:#111111"><span style="font-family:&quot;Work Sans&quot;,sans-serif">Michaelides, "Popüler tatil yerlerinde kiraların genç çiftlerin uygun fiyatlı konut bulamayacağı noktaya kadar arttığını gördük, bu da sosyal bir sorun yaratıyor" dedi. Sorunun birçok turist noktasında ortak olduğunu ve sorunu çözmek için getirilen mevzuat örneklerinin bulunduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px"><span style="color:#111111"><span style="font-family:&quot;Work Sans&quot;,sans-serif">Turistik konaklama yeri sahiplerinin karşı karşıya kalacağı bir diğer büyük sorun, Kıbrıs İyileştirme ve Dayanıklılık planında yer alan ve emisyonları azaltmak ve binaları daha enerji verimli hale getirmek için tasarlanan yeni ve maliyetli ancak zorunlu bina düzenlemeleri olacaktır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px"><span style="color:#111111"><span style="font-family:&quot;Work Sans&quot;,sans-serif">Michaelides, otelcilerin bir endüstri olarak bu yeni ortamda ilerlemeleri ve zamana ayak uydurmaları gerektiğinin farkına vardıklarını söyledi.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px"><span style="color:#111111"><span style="font-family:&quot;Work Sans&quot;,sans-serif">"Geride kalmayı göze alamayız ve aynı zamanda doğrulduğumuz yeni dünyaya yatırım yapmaya gücümüzün yettiğini de değerlendirmemiz gerekiyor" dedi.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px"><span style="color:#111111"><span style="font-family:&quot;Work Sans&quot;,sans-serif">“Finansal anlam taşıyan ve bizi nihai hedefimize doğru kademeli ama emin adımlarla yönlendiren ulaşılabilir hedefler belirlememiz zorunludur: Kıbrıs misafirperverliği değerlerine dayanan kaliteli turizm segmentinde büyümeye devam eden sürdürülebilir bir turizm modeli.” Michaelides ekledi.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px"><span style="color:#111111"><span style="font-family:&quot;Work Sans&quot;,sans-serif">Kıbrıs'taki turizm altyapısının çoğunun 1980'lerde inşa edildiğinin yeşil gündemi öne çıkaranlar tarafından kabul edilmesi gerektiğini söyledi. Michaelides, "Bu gayrimenkul varlıklarını AB çevre gerekliliklerini karşılayacak şekilde modernize etmek için gereken yatırım çok büyük" dedi. “Gerekli yatırım sektörümüzün ulaşamayacağı bir yerdedir ve tüketicilerimize aktarılamaz. Kıbrıs'ın AB'nin en güneydoğu adası olduğunu ve bu nedenle erişilebilirlik açısından rakiplere göre dezavantajlı durumda olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px"><span style="color:#111111"><span style="font-family:&quot;Work Sans&quot;,sans-serif">"Kıbrıs'a hava yolculuğunun maliyeti kilit pazarlarda her zaman daha yüksek olacaktır ve bu da Kıbrıs'ta tatilin maliyetini daha pahalı hale getiriyor" dedi ve sektörün geçişi kolaylaştırmak için hem teknik yardım hem de mali teşvikler konusunda desteğe ihtiyacı olduğunu ekledi. zamanla sürdürülebilir bir modele geçmek.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px"><span style="color:#111111"><span style="font-family:&quot;Work Sans&quot;,sans-serif">2023 yılı turist gelirlerine bakıldığında, bunların rekor bir yıl olan 2019 referans yılının üzerine çıktığını söyledi.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px"><span style="color:#111111"><span style="font-family:&quot;Work Sans&quot;,sans-serif">Ancak bunun temel nedeni enflasyon eğilimi ve Kovid sonrası bastırılan seyahat talebinin son noktasıydı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px"><span style="color:#111111"><span style="font-family:&quot;Work Sans&quot;,sans-serif">Rekor düzeydeki yüksek hasılat rakamları kutlamaya neden olsa da, bunların hikayenin tamamını anlatmadığını da sözlerine ekledi.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px"><span style="color:#111111"><span style="font-family:&quot;Work Sans&quot;,sans-serif">“Bir endüstrinin finansal başarısı onun kârındaki büyümedir. Maalesef işletme giderlerindeki orantısız artış ve faiz oranlarındaki artış nedeniyle sektörümüzün kârlılığının 2022 ve 2019 kârlılığına kıyasla darbe aldığını gördük” dedi Michaelides.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px"><span style="color:#111111"><span style="font-family:&quot;Work Sans&quot;,sans-serif">Hükümeti ve diğer paydaşları İngiltere, Rusya ve İsrail'e bağımlılığı azaltmak için yeni pazarlar aramaya ve büyüme potansiyeli olan pazarlarla yeni hava bağlantıları geliştirmeye çağırdı.</span></span></span></p>
</div>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/saglik-bakanligina-8-bin-isci-aliminda-basvurular-basladi-971</link>
            <category>TÜRKİYE</category>
            <pubDate>Fri, 23 Feb 2024 20:51:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Sağlık Bakanlığı'na 8 bin işçi alımında başvurular başladı</h1>
                        <h2>Sağlık Bakanlığı'nın taşra teşkilatında istihdam edilmek üzere 8 bin sürekli işçi alımında başvurular başladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/saglik-bakanligina-8-bin-isci-aliminda-basvurular-basladi-1708710772.jpg">
                        <figcaption>Sağlık Bakanlığı'na 8 bin işçi alımında başvurular başladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, bakanlığın taşra teşkilatlarında istihdam edilecek 8 bin sürekli işçi alımında başvuruların başladığını bildirdi.</p>

<p>Bakan Koca, X hesabından yaptığı açıklamada, "Bakanlığımızın 8 bin sürekli işçi alım ilanı Resmi Gazete'de yayımlandı. Taşra teşkilatımızda istihdam edilmek üzere alınacak 8 bin sürekli işçi, ihtiyaç duyulan hizmet türlerine göre il düzeyinde alınacak. Başvurular, 23 Şubat-27 Şubat arasında Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) http://esube.iskur.gov.tr adresi üzerinden elektronik (çevrimiçi) kullanıcı girişi yapılarak alınacak. Şimdiden hayırlı olsun." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Resmi Gazete'de yayımlanan ilana göre, sürekli işçi kadrolarının meslek ve kadro sayısına göre dağılımları şöyle:</p>

<p>Bilgisayar sistem kurulum bakım onarım ve arıza giderme elemanı 84, biyomedikal cihaz teknolojileri servis destek elemanı 127, elektrikçi Genel 144, ısıtma ve sıhhi tesisatçı 143, inşaat boyacısı 64, klinik destek elemanı 600, güvenlik görevlisi 3 bin 250, marangoz 32, oto bakım onarımcısı-otomotiv mekanikçisi 2, oto elektrikçisi 2, otomotiv kaportacısı 2, temizlik görevlisi 3 bin 550.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/tatil-planlariniz-kabusa-donusmesin-970</link>
            <category>YAŞAM</category>
            <pubDate>Fri, 23 Feb 2024 20:29:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Tatil Planlarınız Kabusa Dönüşmesin</h1>
                        <h2>Tatil yapmak, hayatın rutininden uzaklaşmak ve dinlenmek için harika bir fırsat gibi görünse de, günümüzde internet üzerinden yapılan tatil planları birçok mağduriyete yol açabiliyor. Dolandırıcılar, özellikle popüler tatil destinasyonlarında turistleri hedef alarak çeşitli tuzaklar kuruyorlar.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/tatil-planlariniz-kabusa-donusmesin-1708710056.jpg">
                        <figcaption>Tatil Planlarınız Kabusa Dönüşmesin</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>Tatil planlarının kabusa dönüşme riski ve alınabilecek önlemler inceldik. Ayrıca, tatil rezervasyonlarında sıkça karşılaşılan dolandırıcılık taktikleri ve dolandırıcılık mağdurlarının deneyimleri ele aldık. Tatilcilerin dikkatli olmaları ve güvenilir kaynaklar aracılığıyla rezervasyon yapmaları, tatilin keyifli ve güvenli bir deneyim olmasını sağlayabilir.</h2>

<p>Tatil yapmak, stresli günlük rutinden uzaklaşmak için harika bir fırsat gibi görünebilir. Ancak, birçok insan için bu beklenen mutluluk dolu zamanlar, dolandırıcıların hedefi haline gelebiliyor. Günümüzde, internet üzerinden yapılan tatil planları birçok mağduriyetle sonuçlanabiliyor. Tatil planları yaparken dikkat edilmesi gereken önemli hususlar bulunuyor. Aksi takdirde, hayal edilen keyifli tatil, kabus dolu bir deneyime dönüşebilir.</p>

<p>Özellikle popüler tatil destinasyonlarında, dolandırıcılar turistleri hedef alarak çeşitli tuzaklar kurabiliyorlar. İnternet üzerinden yapılan rezervasyonlar sırasında, tatilcilerin kişisel ve finansal bilgileri çalınabiliyor veya sahte tatil paketleri satın alınabiliyor. Tatil yerlerinde bulunan otellerde veya tur şirketlerinde çalışan sahte personel de tatilcileri dolandırmak için çeşitli yöntemler kullanabiliyor.</p>

<p>Tatil planlarının kabusa dönüşmemesi için, dikkatli bir şekilde adım atmak önemlidir. Güvenilir ve tanınmış tatil siteleri veya acenteler aracılığıyla rezervasyon yapmak, tatilinizi güvence altına almanın en iyi yoludur. Ayrıca, ödeme yapmadan önce şirketin güvenilirliğini araştırmak ve kullanıcı yorumlarını kontrol etmek de akıllıca bir adım olacaktır.</p>

<p>Tatil planlarının tadını çıkarırken, tatilcilerin bu tür dolandırıcılık girişimlerine karşı bilinçli olmaları ve önlemler almaları önemlidir. Unutulmamalıdır ki, tatilinizi planlarken dikkatli olmak, sonunda keyifli ve güvenli bir deneyim yaşamanızı sağlayacaktır.</p>

<p><strong>Tatil Rezervasyonlarında Karşılaşılan Yaygın Dolandırıcılık Taktikleri</strong></p>

<p>Tatil planları yaparken, dolandırıcıların kullandığı çeşitli taktiklerden haberdar olmak önemlidir. İşte tatil rezervasyonlarında sıkça karşılaşılan dolandırıcılık taktiklerinden bazıları:</p>

<ol>
	<li>
	<p><strong>Sahte İnternet Siteleri</strong>: Dolandırıcılar, gerçek tatil sitelerine benzer görünümlü sahte web siteleri oluşturarak tatilcileri kandırabilirler. Bu siteler üzerinden yapılan rezervasyonlar genellikle sahte olup, tatilcilerin parasını alıp ortadan kaybolabilirler.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Sahte İndirimler ve Promosyonlar</strong>: Tatilcileri cezbetmek için sahte indirimler ve promosyonlar sunan dolandırıcılar, aslında hiçbir karşılık sunmayabilirler. Tatil paketlerindeki aşırı düşük fiyatlar dikkatlice incelenmeli ve gerektiğinde şüpheyle karşılanmalıdır.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Telefon veya E-posta Dolandırıcılığı</strong>: Dolandırıcılar, telefon veya e-posta yoluyla tatilcileri arayarak veya iletişime geçerek sahte tatil fırsatları sunabilirler. Tatilcilerden kişisel veya finansal bilgileri isteyerek dolandırıcılık yapabilirler.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Sosyal Medya Dolandırıcılığı</strong>: Sosyal medya platformlarında sahte hesaplar üzerinden yapılan dolandırıcılık girişimleri de giderek artmaktadır. Tatil fırsatları sunan sahte hesaplar, tatilcileri yanıltarak dolandırıcılık yapabilirler.</p>
	</li>
</ol>

<p>Bu tür dolandırıcılık girişimlerine karşı korunmanın en iyi yolu, güvenilir ve tanınmış tatil siteleri veya acenteler aracılığıyla rezervasyon yapmaktır. Ayrıca, rezervasyon öncesinde şirketin güvenilirliğini ve kullanıcı yorumlarını kontrol etmek de önemlidir. Tatil planlarınızı yaparken, dikkatli olmak ve şüpheli durumlarda hareket etmek, tatilinizin güvenliğini sağlamak için en iyi yaklaşımdır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Dolandırıcılık Mağdurlarının Deneyimleri</strong></p>

<p>Birçok tatilci, dolandırıcılık mağduru olarak tatil deneyimlerinin gölgelenmesiyle karşılaşmıştır. İşte bazı dolandırıcılık mağdurlarının yaşadığı deneyimler:</p>

<ol>
	<li>
	<p><strong>Rezervasyonu Yapılan Otelin Varlığı</strong>: Tatilciler, rezervasyonlarını yaptıklarında, var olduğuna inandıkları otelin aslında mevcut olmadığını öğrenebilirler. Özellikle sahte web siteleri üzerinden yapılan rezervasyonlarda bu tür durumlar sıkça yaşanmaktadır.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Hizmetlerin Eksikliği</strong>: Tatil paketi satın alan bazı tatilciler, önceden ödedikleri hizmetlerin karşılanmadığını veya beklenen kalitede olmadığını fark edebilirler. Bu durumda tatilciler, ödedikleri paranın karşılığını alamazlar ve hayal kırıklığı yaşarlar.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Kimlik Hırsızlığı ve Finansal Zararlar</strong>: Dolandırıcılar, kişisel ve finansal bilgileri ele geçirerek tatilcilerin kimlik hırsızlığına uğramasına neden olabilirler. Bu durumda tatilciler, büyük maddi zararlarla karşılaşabilirler ve uzun süreli sorunlarla mücadele etmek zorunda kalabilirler.</p>
	</li>
</ol>

<p>Dolandırıcılık mağduru olan tatilcilerin yaşadığı deneyimler, tatil planlarının nasıl kabusa dönüşebileceğini göstermektedir. Bu tür durumlarla karşılaşmamak için dikkatli olmak ve güvenilir kaynaklar aracılığıyla tatil planları yapmak önemlidir. Ayrıca, herhangi bir şüpheli durumda hızlıca hareket etmek ve güvenlik önlemlerini almak da gereklidir. Unutmayın ki, tatilinizi planlarken dikkatli olmak, sonunda keyifli ve güvenli bir deneyim yaşamanızı sağlayacaktır.</p>

<p>Tabii, işte para göndermeden alınabilecek önlemler:</p>

<ol>
	<li>
	<p><strong>Güvenilir Kaynaklardan Rezervasyon Yapın</strong>: Tatil planları yaparken, güvenilir ve tanınmış tatil siteleri veya acenteler aracılığıyla rezervasyon yapmak önemlidir. Güvenilirliklerini doğrulamak için önceki müşteri yorumlarını ve değerlendirmelerini kontrol etmek faydalı olabilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Ödeme Yöntemlerini Dikkatlice Seçin</strong>: Para gönderme aşamasında, güvenli ödeme yöntemlerini tercih etmek önemlidir. Kredi kartı veya güvenilir ödeme platformları gibi güvenli seçenekleri kullanmak, paranın güvende olmasını sağlayabilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Ödeme Yapmadan Önce Araştırma Yapın</strong>: Tatil paketi veya hizmeti satın almadan önce, şirketin güvenilirliğini araştırmak önemlidir. Şirket hakkında daha fazla bilgi edinmek için internet üzerinde araştırma yapabilir veya ilgili forumlarda diğer tatilcilerin deneyimlerini öğrenebilirsiniz.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Tatil Sigortası Yaptırın</strong>: Tatil sigortası, tatilinizde beklenmedik durumlarla karşılaşmanız durumunda maddi kayıplarınızı azaltabilir veya telafi edebilir. Tatil sigortası yaptırmak, olası dolandırıcılık durumlarında finansal koruma sağlayabilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Şüpheli Durumlarda Hareket Edin</strong>: Tatil planlarınız sırasında herhangi bir şüpheli durumla karşılaştığınızda, hızlıca hareket etmek önemlidir. Şüpheli bir web sitesiyle karşılaştığınızda veya alışılmadık bir e-posta aldığınızda, durumu doğrudan şirketle iletişime geçerek kontrol etmekte tereddüt etmeyin.</p>
	</li>
</ol>

<p>Bu önlemler, tatil planlarınızı güvence altına almanıza ve dolandırıcılık riskini azaltmanıza yardımcı olabilir. Her adımda dikkatli olmak ve şüpheli durumlarda doğru tepkiyi vermek, tatilinizin güvenliğini sağlamak için önemlidir.</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/mit-2023te-ne-yapti-969</link>
            <category>TÜRKİYE</category>
            <pubDate>Fri, 23 Feb 2024 17:32:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>MİT 2023'te ne yaptı?</h1>
                        <h2>Türkiye Milli İstihbarat Teşkilatı'nın 2023 Raporu'ndan detaylar dikkat çekti</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/mit-2023te-ne-yapti-1708699064.jpg">
                        <figcaption>MİT 2023'te ne yaptı?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, Teşkilatın 2023 yılında devletin ali menfaatleri çerçevesinde oyun değiştirici birçok hamleye katkıda bulunduğunu, Suriye, Ukrayna, Libya, Yukarı Karabağ gibi sahalarda operasyonel çalışmalar yürüttüğünü ve başarılı görevler icra ettiğini söyledi.</h2>

<p>MİT'in 2023 Faaliyet Raporu yayımlandı.</p>

<p>Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, raporun sunuş yazısında, teşkilatın Türkiye Cumhuriyeti'nin varlığına, bağımsızlığına, bütünlüğüne, güvenliğine, anayasal düzenine ve milli gücünü meydana getiren bütün unsurlarına karşı içten ve dıştan yöneltilen mevcut ve muhtemel tehditlerin bertaraf edilmesine yönelik görev ve faaliyetlerini kararlılıkla yerine getirmeyi sürdürdüğünü vurguladı.</p>

<p>Küresel anlamda 2023 yılının yeni krizler ve çatışmalarla karşı karşıya kaldığına işaret eden Kalın, bölgesel ve küresel düzeydeki güç mücadelelerinin yanı sıra ekonomi, siyaset, enerji, teknoloji, iklim gibi çeşitli alanlarda yaşanan gelişmelerin, ülkeleri yeni sınamalarla karşı karşıya bıraktığını belirtti.</p>

<p>Küresel ve bölgesel tehditlerin hibrit ve asimetrik hale gelmesiyle milli güvenliğin kapsamının giderek daha karmaşıklaştığını vurgulayan Kalın, güvenlik yapılarının da çok katmanlı bir hal aldığına işaret etti.</p>

<p>MİT'in çeşitlenen ve karmaşıklaşan tehditler karşısında sahip olduğu farklı disiplinlere ait yeteneklerini kullanma ve geliştirmeye devam ettiğini aktaran Kalın, "Teşkilat tehditlerle mücadelede; sahada aktif görev alma, operasyonel faaliyetlere ağırlık verme, yakın coğrafyalarda ve çatışma bölgelerinde milli çıkarlarımız lehine sahayı yönlendirme, istikrarsız coğrafyalarda sistem kurulmasına katkı sağlama, devletin olaylara yaklaşımına istihbari boyut sunma, aktif istihbarat diplomasisi yürütme ve diplomatik kırılmaların önüne geçme hususlarını benimsemiştir" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Hibrit tehditlerle hibrit mücadele"</strong></p>

<p>MİT'in tehditlerin evrilmesi karşısında mücadele yöntemlerini sürekli değiştirdiğini ve geliştirdiğini ifade eden Kalın, şöyle devam etti:</p>

<p>"Tehditlerin hibrit hale geldiği, geleneksel ve konvansiyonel güvenlik ve diplomasi yöntemlerinin yetersiz kaldığı günümüzde MİT, ülkemizin karşı karşıya olduğu asimetrik terör tehdidine karşı tüm istihbari, analitik ve operasyonel yeteneklerin etkileşimde olduğu hibrit mücadele metodunu benimsemiştir. Teknolojiyi istihbaratın çarpan gücü olarak gören Teşkilat, yürüttüğü çalışmalarda insan istihbaratı, sinyal istihbaratı, elektronik istihbarat, siber istihbarat, görüntü istihbaratı,&nbsp;uydu&nbsp;istihbaratı, İHA/SİHA teknolojileri, büyük veri analizi,&nbsp;yapay zeka&nbsp;uygulamaları gibi imkan ve kabiliyetlerden faydalanmaktadır."</p>

<p>Kalın, istihbarat ve güvenlik çalışmalarında kurumlar arası koordinasyonun öneminin altını çizerek, MİT'in geçen yıl ilgili kurumlarla istihbari birçok konuda koordinasyon kurduğunu ve güvenlik güçleriyle yekpare hareket ederek çok sayıda ortak operasyona imza attığını kaydetti.</p>

<p><strong>"Örgütlerin hareket tarzını deşifre etmeye yönelik çalışmalara devam edildi"</strong></p>

<p>MİT'in&nbsp;terörle mücadele&nbsp;çalışmalarında, terör hedeflerine yönelik istihbarat toplamanın ötesine geçerek hedefi yok etme yöntemini sürdürdüğüne dikkati çeken Kalın, "Bu kapsamda lider kadroların etkisiz hale getirilmesinin yanı sıra örgütlerin hareket tarzını deşifre etmeye yönelik çalışmalara devam edilmiştir. 2023 yılında gerçekleştirilen sınır ötesi operasyonlar neticesinde, önceki yıllarda olduğu gibi çok sayıda&nbsp;PKK/KCK&nbsp;lider kadrosunun etkisiz hale getirilmesi ve örgüte ait kritik önem taşıyan altyapı tesislerinin imhası sağlanmıştır." açıklamasını yaptı.</p>

<p>Kalın, terör eylemlerinin faillerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda örgüt unsurunun yurt dışından ülkeye getirilmesine de değinerek, "FETÖ'nün mahrem yapılanmaları ile gizli haberleşme yöntemlerini deşifre ederek örgütü görünür kılan MİT, özellikle yurt dışında faaliyet gösteren sorumlu düzeydeki&nbsp;FETÖ&nbsp;mensuplarının ülkemize iadesini sağlayarak mücadeleyi uluslararası boyuta taşımıştır. Yürütülen kararlı mücadele, FETÖ mensuplarına dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar devletimizin takibinde olduklarını hissettirmiştir" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Radikal örgütlerle küresel düzeyde mücadele anlayışıyla, söz konusu örgütlerin ülke çıkarlarına yönelik tehdit oluşturduğu alanlarda yapılan nokta operasyonlara dikkati çeken Kalın, "DEAŞ sözde lideri El Kureyşi başta olmak üzere üst düzey örgüt üyeleri etkisiz hale getirilmiş, radikal örgütlerin ülkemize yönelik eylem girişimleri engellenmiş ve yapılanmaları deşifre edilerek faaliyetleri akamete uğratılmıştır" bilgisini paylaştı.</p>

<p>Kalın, aşırı sol terör örgütlerinin lider kadrolarının etkisizleştirilmesi çalışmalarının sürdürüldüğünü, örgütlerin Türkiye’ye yönelik başta&nbsp;Suriye&nbsp;olmak üzere çevre ülkelerden kaynaklı oluşturduğu tehdidin önüne geçildiğini de aktardı.</p>

<p>Organize suç örgütleriyle mücadeleye de değinen Kalın, insan kaçakçısı, düzensiz göçmen,&nbsp;uyuşturucu&nbsp;kaçakçısı, organize suç örgütü mensuplarının faaliyetlerinin ve sınır geçişlerinin engellenmesine yönelik çalışmaların sürdürüldüğünü de vurguladı.</p>

<p><strong>"Stratejik istihbarata odaklanıldı"</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın stratejik, dirayetli ve dönüştürücü liderliğine vurgu yapan&nbsp;MİT&nbsp;Başkanı Kalın, sunuş yazısında şu değerlendirmeye yer verdi:</p>

<p>"Bu doğrultuda yeteneklerini geliştiren MİT, Türkiye'nin artan jeopolitik önemi ve etkinliği bağlamında taktik ve operasyonel süreçlerin yanı sıra stratejik istihbarata odaklanmaktadır. Dış politikadan enerjiye,&nbsp;gıda&nbsp;güvenliğinden bölgesel ihtilaflara kadar stratejik önemi haiz tüm konularda devlet aklıyla hareket eden Teşkilat, ülkemizin hak ve menfaatlerini her zeminde koruyarak yeni imkan ve kabiliyetler geliştirmek için çalışmaktadır."</p>

<p>Teşkilatın tüm bölgelerde proaktif politika izleme vizyonu doğrultusunda Türkiye'nin varlık gösterdiği her alanda faaliyetlerine devam ettiğini belirten Kalın, şunları kaydetti:</p>

<p>"Bu kapsamda MİT, 2023 yılında Devletimizin ali menfaatleri çerçevesinde&nbsp;oyun&nbsp;değiştirici birçok hamleye katkıda bulunmuş, Suriye, Ukrayna, Libya, Yukarı Karabağ gibi sahalarda operasyonel çalışmalar yürütmüş ve başarılı görevler icra etmiştir. Muhataplarla ilişkilerde işbirliği ve rekabet dengesi gözetilerek yürütülen istihbarat diplomasisi faaliyetleri doğrultusunda, ülkemizin dış politikasına ilişkin hassas konuların uluslararası alanda resmi görüşmelere zemin teşkil edecek düzeye ulaştırılması çalışmaları sürdürülmektedir."</p>

<p>Gazze'de yaşanan insanlık dramına da değinen Kalın, teşkilatın İsrail-Filistin çatışmalarının sonlandırılması, ateşkes sağlanması, sivillere insani yardım gönderilebilmesinin önünün açılması ve rehine takası konularında istihbarat diplomasisine yoğun şekilde devam ettiğinin altını çizdi.</p>

<p><strong>"Türkiye Cumhuriyeti serbest bir espiyonaj sahası değildir"</strong></p>

<p>MİT Başkanı Kalın, sunuş yazısında, yabancı istihbarat servislerinin Türkiye sınırları içerisinde yürütmeye çalıştığı ajanlık ağlarının çökertilmesine de işaret etti.</p>

<p>Kalın, "MİT, ülkemize yönelik espiyonaj, yıkıcı-bölücü faaliyetler, sabotaj ve psikolojik operasyon çalışmalarını sürdüren yabancı servislerin, uluslararası kuruluşların, güvenlik ve istihbarat şirketleri ile bunlarla bağlantılı şahıs ve yapıların faaliyetlerini takip etmekte ve akamete uğratmaktadır. Son olarak İsrail'in&nbsp;casusluk&nbsp;şebekesinin deşifresinde olduğu üzere Teşkilat, Türkiye Cumhuriyeti'nin serbest bir espiyonaj sahası olmadığını her vakada ciddiyetle ortaya koymaktadır." değerlendirmesini yaptı.</p>

<p>Kalın ayrıca,&nbsp;siber güvenlik&nbsp;konularında MİT'in, 2023 yılında devlet görevlilerine ve kritik kurumlara yönelik birçok siber saldırıyı tespit ederek önlem alınmasını sağladığını da ekledi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/kisaltmalar-yeni-kusaklarin-dil-becerisini-zayiflatiyor-968</link>
            <category>YAŞAM</category>
            <pubDate>Fri, 23 Feb 2024 16:34:22 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kısaltmalar yeni kuşakların dil becerisini zayıflatıyor! </h1>
                        <h2>Dilin sürekli değişime açık ve yaşayan bir varlık olduğunu ifade eden uzmanlar, sosyo-kültürel, coğrafi, mali ve teknolojik faktörlerin dildeki değişimlerin temel nedenlerini oluşturduğunu söyledi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/kisaltmalar-yeni-kusaklarin-dil-becerisini-zayiflatiyor-1708695262.webp">
                        <figcaption>Kısaltmalar yeni kuşakların dil becerisini zayıflatıyor! </figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Dilin sürekli değişime açık ve yaşayan bir varlık olduğunu ifade eden uzmanlar, sosyo-kültürel, coğrafi, mali ve teknolojik faktörlerin dildeki değişimlerin temel nedenlerini oluşturduğunu söyledi.</p><p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Üsküdar Üniversitesi Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (ÜSTÖMER) Müdürü Öğr. Gör. Selçuk Duman, yeni neslin dil kullanımı ve dilin deformasyonu konusunu değerlendirdi.</p>

<p>Dilin değişimi konusunda “Dil sürekli değişime açık ve yaşayan bir varlık olduğuna dikkati çeken Duman, sosyo-kültürel, coğrafi, mali ve teknolojik faktörler dildeki değişimlerin temel nedenlerini oluşturduğunu belirterek, &nbsp;özellikle 2000’li yılların başından itibaren sosyal medya ve dijital iletişim kanallarının gelişmesiyle birlikte dünya toplumlarının temaslarının yoğunlaştığını ve bu durumun kültürümüzde ve bunun en önemli taşıyıcısı olan dilimizde de birtakım değişimlerin ortaya çıkmasını beraberinde getirdiğini anlattı.</p>

<p>Özellikle genç nüfusun resmi olmayan yazışmalarında ünlü harflerin terkiyle ‘’tmm’’, ‘’nbr’’, ‘’tşk’’ gibi çok sayıda kullanımının yaygınlaşması, yabancı kökenli kelimelere sıkça yer vermesi ve emoji figürlerine başvurmalarının artarak devam ettiğini de dile getiren Duman, “Sanal ortam Türkçemizin yozlaşmasına müsait bir alan açmıştır.” dedi.</p>

<p><img class="" height="500" src="https://www.igfhaber.com/static/17/1708677566-sel-uk-duman-1-1708681051-753.jpeg" width="750" /></p>

<p><strong>KISALTMA, ARGO VE JARGON YENİ KUŞAKLARIN OKUMA VE YAZMA BECERİLERİNİ ZAYIFLATIYOR…&nbsp;</strong></p>

<p>Argo, jargon ve özellikle kısaltma kullanımının iletişimde amaca giden en kısa yolu kullanmak ve meramı etkileyici bir biçimde ifade etmek için hız çağı olan zamanımızın gençleri tarafından başvurulan bir yöntem olarak görüldüğü dile getiren Öğr. Gör. Selçuk Duman, “Bunu elbette kültürel etkileşimlerin sonucu olarak tezahür eden bir ifade şekli olarak görebiliriz. Kısaltmalar ve internet argosu çevrimiçi iletişimi bizler için daha uygun hale getirebilir. Fakat bu gibi ifade şekillerinin dildeki yansımaları özellikle uzun vadede olumsuz etkiler bırakabilir. Araştırmalara göre yazı dilinde kullanılan kısaltmalar, argo ve jargon özellikle yeni kuşakların okuma ve yazma becerilerinin zayıflamasına kapı açabiliyor. Ne var ki gençlerimizin yazılı ve sözlü anlatımlarında hatalı yazım ve anlatım bozukluğu gibi dil deformasyonlarını biz eğitimciler olarak gözlemliyoruz.” diye konuştu.</p>

<p>Akademik ve günlük dil kullanımının farklı niteliklere sahip dil kullanım şekilleri olduğunu kaydeden ÜSTÖMER Müdürü Öğr. Gör. Selçuk Duman,&nbsp;&nbsp;“Akademik dil, bilimsel, teknik, hukuki ve edebi metinlerde kullanılır. Bu dilde günlük yaşamda yaygın olarak kullanılmayan bilimsel ve teknik terimler kullanılır. Daha nesnel ve objektiftir. Bu dildeki cümle yapıları daha karmaşık ve daha uzundur. Üslup resmidir. Günlük dil ise günlük hayatımızda kullandığımız konuşma dilidir. Günlük dilin cümle yapıları daha kısadır. Daha öznel ve kişisel bir dildir. Kullanımı yaygın olup bu dilde basit kelimeler kullanılır. Üslup daha samimi ve sıcaktır. Eğitim dili sürekli ve hızlı bir gelişim içindedir. Eğitim ve bilim geliştikçe dilimizde yeni kavramlara karşılık gelen kelimelere yenileri eklenir. Günlük iletişim dilinin gelişimi daha sınırlıdır ve bu gelişim toplumun kapasitesiyle orantılı olarak seyreder.” diye konuştu.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/nissan-icin-motor-sporunun-otesinde-bir-tutku-formula-e-967</link>
            <category>SPOR</category>
            <pubDate>Fri, 23 Feb 2024 16:32:39 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Nissan İçin Motor Sporunun Ötesinde Bir Tutku: Formula E</h1>
                        <h2>Nissan, en son teknoloji, sürdürülebilirlik ve heyecan verici rekabetin heyecan verici bir birleşimi olan Formula E’nin bir motor sporundan daha fazlası olduğuna inanıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/nissan-icin-motor-sporunun-otesinde-bir-tutku-formula-e-1708695159.webp">
                        <figcaption>Nissan İçin Motor Sporunun Ötesinde Bir Tutku: Formula E</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Nissan, en son teknoloji, sürdürülebilirlik ve heyecan verici rekabetin heyecan verici bir birleşimi olan Formula E’nin bir motor sporundan daha fazlası olduğuna inanıyor.</strong></p>

<p><strong> </strong></p>

<p><strong>Bu spor Nissan için daha yeşil ve daha akıllı bir geleceğe doğru derin bir değişimi temsil ediyor. </strong></p>

<p><strong>Nissan, Formula E’yi yarış kazanmanın ötesinde, elektrifikasyon alanındaki onlarca yıllık uzmanlığını paylaşmak ve sürdürülebilirlik taahhüdünü pekiştirmek için ideal bir platform olarak görüyor.</strong></p>

<p><em><strong>Nissan: Japonya’nın Formula E’deki tek otomobil üreticisi</strong></em></p>

<p>En son elektrikli araç teknolojisini küresel bir izleyici kitlesi önünde sergilemeye kararlı olan Nissan, ilk yarışına, ABB FIA Formula E Dünya Şampiyonası’nın 5. Sezonunda (2018/2019) çıktı. Nissan, bu seriye katılan ilk ve tek Japon üretici oldu. Nissan müşterilerinin yaptığı 16 milyar kilometreden elde edilen veriler ve içgörüler, Nissan’ın yarış teknolojisi tasarımında önemli bir rol oynadı. Bu arada, yarış pistinde öğrenilen dersler, Nissan’ın yeni nesil yolda giden elektrikli araçlarını şekillendirmeye yardımcı oluyor.</p>

<p><em><strong>Yarış Otomobili: Formula E Gen3</strong></em></p>

<p>Nissan’ın Formula E’de yarıştığı Gen3 yarış araçları arkadan itişli ancak ön tarafta rejenerasyon için bir motora da sahip. Formula-E’de bir yarışta kullanılan enerjinin en az %40’ı rejeneratif frenleme ile sağlanıyor ve bu da Gen3’leri dünyanın en verimli yarış arabaları yapıyor. Gen2 seleflerine göre, yeni nesil Gen3 yarış otomobilleri %40 daha fazla güç üretiyorlar ve 350 kW maksimum güce ve 322 km/saat azami hıza ulaşabiliyorlar. Ayrıca Gen2 araçlardan daha hafif ve daha küçük olmaları sayesinde tekerlekten tekerleğe daha hızlı ve çevik bir yarış imkanı sunuyorlar.</p>

<p><em><strong>Çevre: Daha sürdürülebilir bir geleceğe doğru yarış</strong></em></p>

<p>Formula E, dünyanın tek tamamen elektrikli tek koltuklu FIA Dünya Şampiyonası ve net sıfır karbon ayak izi ile sertifikalandırılan ilk küresel spor. Nissan ve diğer katılımcılar, sıfır emisyon çözümlerine ve sürdürülebilir uygulamalara bağlılıkları sayesinde yenilikçi ve heyecan verici sürüş deneyimleri sunuyor.</p>

<p><em><strong>Yarış: Hepsi bir günde</strong></em></p>

<p>Formula E yarışları hızlı formatlarıyla ünlü0. Yarışma geçici sokak pistlerinde gerçekleştiriliyor ve antrenman, sıralama ve yarışların hepsi aynı gün yapılıyor. Hata payı çok az olduğu için, teknolojik hüner, hazırlık ve sürüş becerisi başarının ana anahtarları. Isınma turlarının ardından pole pozisyonu için eleme usulü, heyecan verici bir sıralamaya gidiliyor. İlk etapta herkese 220 kw dolu batarya hakkı tanınıyor. Sonrasında Takımlar ve pilotlar ikiye ayrılıyor. A grubu ve B grubu. Eşleşmeler sezon içerisindeki duruma göre belirleniyor. Yarı final etabından sonra ise 250kw dolu bataryaya izin veriliyor. Ve pole pozisyonları belirleniyor.  </p>

<p><em><strong>Formula E bir güç oyunu</strong></em></p>

<p>Elektrikli güç aktarma organlarında onlarca yıllık uzmanlığa sahip olan Nissan, yarış EV’lerinin performansını artırmak için kapsamlı bilgi birikiminden yararlanıyor. Tüm Gen3 Formula E araçları ortak bir batarya kullanıyor ve maksimum 350 kW güce sahip. Formula E’yi diğer motor sporlarından ayıran şey, stratejik enerji yönetiminin oynadığı roldür. Her sürücü, yarış stratejisi ve güç tahsisine ilişkin saliselik kararların bir karışımıyla pistte ilerler ve sonuçta kazananı belirliyor.</p>

<p><em><strong>Sağır edici gürültü olmadan tüm heyecan</strong></em></p>

<p>Formula E yarışçılarının fütüristik sesi, ortalama bir otomobilinden sadece 10 desibel daha fazla, yaklaşık 80 desibeldir. Bu düşük gürültü seviyesi, Formula E yarışlarının şehir merkezlerine daha yakın yapılmasını ve daha geniş kitleleri çekmesini sağlıyor. Tüm ailenin keyif alabileceği bir etkinlik. Formula E aynı zamanda sürücülerin elektrikli araçların heyecan verici performansı konusunda eğitilmesinde de rol oynuyor. İnsanlar elektrikli araçların sadece pratik, verimli ve çevre için harika değil, aynı zamanda sürüşünün de çok eğlenceli olduğunu giderek daha fazla fark ediyor.</p>

<p><em><strong>Zihinler önemlidir: Beyinden Performansa program</strong></em></p>

<p>Diğer motor sporlarında olduğu gibi Formula E’de de sürücülerin karar verme, hızlı tepki verme, stres ve yorgunluğa karşı dirençli olma özelliklerine büyük önem veriliyor. Nissan’ın Beyinden Performansa programı, profesyonel yarış sürücülerinin beyinlerinin benzersiz anatomik özelliklerini belirlemek için en son teknoloji beyin görüntüleme ve analizini kullanıyor. Beyin haritalaması yoluyla, beyinsel performanslarını optimize etmek için özelleştirilmiş bir sürücü eğitim programı hazırlanıyor.</p>

<p><em><strong>Pilotlar: Oliver Rowland ve Sacha Fenestraz</strong></em></p>

<p>Japon kültürünün hayranı olan Sacha Fenestraz, takımla sadece beşinci yarışında Cape Town E-Prix’sinde pol pozisyonunu ve en hızlı Formula E turunu elde etti. Oliver Rowland, Nissan’ın Formula E’ye başladığı yıl olan 2018’de takıma çaylak olarak katıldı. Rowland, 2020’de Berlin’de kazandığı zafer de dahil olmak üzere Nissan ile altı pole pozisyonu ve altı podyum elde etti. İki sürücü strateji konusunda işbirliği yapıyor ve yarışlarda birbirlerinin sınırlarını zorlarken pist dışında da birbirlerini destekliyorlar.</p>

<p><em><strong>Japon mirasını ve daha fazlasını kucaklamak</strong></em></p>

<p>Nissan yarış aracının kiraz çiçeği görünümü hem takımın Japon mirasına hem de elektrikli araç teknolojisinin temsil ettiği cesur yeni başlangıca bir selam niteliğinde. Ancak 10. Sezon için Japonya’nın ikonik çiçeğini bir kez daha öne çıkarma kararı bir tasarım tercihinin ötesine geçiyor. </p>

<p><em><strong>Tokyo E-Prix: Formula E’nin Japonya’daki ilk yarışı</strong></em></p>

<p>Nissan Tokyo E-Prix ile birlikte anavatanına ve köklerine geri dönüyor. Japonya’da yapılacak olan bu ilk Formula E yarışı ile Tokyo Big Sight sergi merkezini çevreleyen sokaklar 30 Mart’ta tamamen elektrikli motor sporlarındaki en hızlı, en hafif ve teknolojik olarak en gelişmiş araçlara ev sahipliği yapacak. 2,6 km’lik sokak pistinde 18 zorlu dönüş ve yüksek hızlı düzlükler yer alıyor. 20.000’e yakın taraftar, Tokyo’nun göz alıcı silüetinin fonunda aksiyonun ortaya çıkışını izleyecek.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/samsung-galaxy-kullanicilari-try-galaxy-uygulamasiyla-galaxy-ai-ozelliklerini-kesfediyor-966</link>
            <category>TEKNOLOJİ</category>
            <pubDate>Fri, 23 Feb 2024 16:32:08 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Samsung Galaxy kullanıcıları, Try Galaxy uygulamasıyla Galaxy AI özelliklerini keşfediyor</h1>
                        <h2>Mobil yapay zeka çağının öncüsü Samsung, Try Galaxy uygulamasında önemli güncellemeler yaparak, kullanıcıların Galaxy AI’ın en yeni özelliklerini deneyimlemelerini sağlıyor. Güncelleme ile kullanıcılar, telefonlarını değiştirmeden Galaxy AI’daki Live Translation, Chat Asistanı, Not Asistanı, Foto Asistanı ve Google ile Circle to Search gibi özellikleri deneyimleyebilecek. </h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/samsung-galaxy-kullanicilari-try-galaxy-uygulamasiyla-galaxy-ai-ozelliklerini-kesfediyor-1708695128.webp">
                        <figcaption>Samsung Galaxy kullanıcıları, Try Galaxy uygulamasıyla Galaxy AI özelliklerini keşfediyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><em>Mobil yapay zeka çağının öncüsü Samsung, Try Galaxy uygulamasında önemli güncellemeler yaparak, kullanıcıların Galaxy AI’ın en yeni özelliklerini deneyimlemelerini sağlıyor. Güncelleme ile kullanıcılar, telefonlarını değiştirmeden Galaxy AI’daki Live Translation, Chat Asistanı, Not Asistanı, Foto Asistanı ve Google ile Circle to Search gibi özellikleri deneyimleyebilecek. </em></p>

<p>Samsung Electronics, Try Galaxy uygulamasında önemli güncellemeler yaptı. Böylece hala kararsız hisseden kullanıcılar, yeni Galaxy AI’daki Live Translation, Chat Asistanı, Not Asistanı, Fotoğraf Asistanı ve Google ile Circle to Search özelliklerini telefonlarını değiştirmeden deneyimleyebilecek. Daha önce iOS kullanıcılarına özel geliştirilen Try Galaxy uygulaması, ilk kez Galaxy modelleri de dahil olmak üzere tüm Android cihazlara sunuldu. Böylece daha fazla kullanıcı, Galaxy S24 Serisi’nin ve One UI 6.1’in en yeni özelliklerini keşfedebilecek.</p>

<p><strong><u>Hangi yenilikler sunuluyor? Widget ve bilgilendiricilerle Galaxy AI’ı keşfedin</u></strong></p>

<p>Güncellenen Try Galaxy uygulaması, gerçek bir Galaxy S24 ana ekranını taklit ediyor. Uygulamaya girildiğinde, bilgilendirmeler ve etkileşimli içerikler en yeni ara yüzün kullanılmasını sağlıyor. Ana ekranın ikinci sayfasındaki yeni widget, Galaxy S24 Serisi’nin yapay zeka destekli temel özelliklerini ve gelişmiş kamera araçlarını tanıtıyor. Ögelere dokunarak özellikleri ve bunların günlük hayatta nasıl kullanıldığını açıklayan kısa tanıtım videoları izlenebiliyor. Tamamlanan öğelerin yanında beliren onay işaretleri, kullanıcının ilerlemesini gösteriyor.</p>

<p>Widget ile genel olarak şu yapay zeka özellikleri tanıtılıyor:</p>

<p> </p>

<ul>
	<li><strong>Live Translation:</strong> Cihazda yerleşik olarak sunulan uygulamayla, aramalarda gerçek zamanlı ve iki yönlü çeviri yaparak dil bariyeri olmadan iletişim kurulabiliyor. Telefon görüşmelerinde 13 dilde desteklenen sesli ve metin çevirileriyle, yabancı bir ülkede araç paylaşımı sürücüsüyle zahmetsizce iletişime geçilebiliyor veya restoranlara rezervasyon yaptırılabiliyor.</li>
</ul>

<p> </p>

<ul>
	<li><strong>Not Asistanı:</strong> Kullanıcılar yapay zeka destekli Not Asistanı ile notlarını düzenleyebiliyor ve anında özet çıkarabiliyor. Uzun paragraflar, kolay bir inceleme için başlıklar ve madde işaretleri kullanılarak bölümlendirerek düzenli hale getiriyor. Bu özellik, otomatik biçimlendirme, yazım denetimi ve çeviriler yapılabilmesine imkan tanıyor.</li>
</ul>

<p> </p>

<ul>
	<li><strong>Chat Asistanı:</strong> Kullanıcılar herhangi bir metin mesajının tonunu, profesyonelden günlük dile kadar birçok formatta hassas bir şekilde ayarlayabiliyor. Böylece hem resmi yazışmalar hem de günlük sohbetin iletişim kalitesi mükemmel hale geliyor. Samsung Klavye’de yerleşik olarak sunulan yapay zeka desteği, kültür ve dil bariyerlerini aşarak kullanıcılarının daha etkili iletişim kurabilmesi için mesajları gerçek zamanlı olarak 13 dile<sup>2</sup> çevirebiliyor.</li>
</ul>

<p> </p>

<ul>
	<li><strong>Fotoğraf Asistanı:</strong> Yaratıcı Düzenleme  sayesinde, yapay zeka destekli cihazlar harika bir çekimi daha da mükemmelleştirmek için fotoğraflardaki nesneleri kolayca yeniden boyutlandırabiliyor, konumlandırabiliyor veya yeni bir düzende hizalayabiliyor. Düzenleme Önerisi  ile tüm fotoğraflar her zamankinden daha hızlı ve kolay bir şekilde daha iyi hale getirebiliyor, istenmeyen gölgeleri ve ışık yansımalarını da  otomatik ortadan kaldırıyor.</li>
	<li> </li>
	<li><strong>Google ile Circle to Search:</strong> Kullanıcılar, etrafında parmak uçlarıyla bir daire çizerek ekranda görüntülenen herhangi bir şeyi uygulama değiştirmeden arayabiliyor. Sosyal medya paylaşımlarında görülen herhangi bir şeyi aramak da bu sayede mümkün hale geliyor. Ana ekran düğmesine uzun basıp görüntünün etrafına bir daire çizerek arama yaparak istenilen ürün hakkında anında yararlı sonuçlar alınabiliyor. Yapay zeka destekli genel sonuçlar, kullanıcının konumuna bağlı olarak sağlanıyor.</li>
</ul>

<p>Sunulan widget, yapay zeka özelliklerinin yanı sıra, Galaxy S24 Serisi’nin gelişmiş kamera araçlarını da tanıtıyor. İzleyen kullanıcının görüş açısıyla çekilen sürükleyici eğitim videoları sayesinde, Nightography Zoom özelliğini kullanarak geceleri uzak mesafeden net ve aydınlık fotoğraflar çekmek, Super Steady özelliğiyle yüksek hızda hareketli nesnelerin sabit videolarını kaydetmek ve Portre modunda etkileyici portreler ve selfie’ler çekmek öğrenilebiliyor.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/takim-otobusune-bombali-saldiri-6-futbolcu-yaralandi-965</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Thu, 22 Feb 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Takım otobüsüne bombalı saldırı: 6 futbolcu yaralandı</h1>
                        <h2>Saldırı sonucunda konuk ekibin 6 futbolcusu yaralandı...</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/takim-otobusune-bombali-saldiri-6-futbolcu-yaralandi-1708616060.jpg">
                        <figcaption>Takım otobüsüne bombalı saldırı: 6 futbolcu yaralandı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>Brezilya'da Sport Recife taraftarları 1-1'lik beraberlikle sonuçlanan kupa mücadelesinin ardından Fortaleza takım otobüsüne bombalı saldırı yaptı. Saldırı sonucunda konuk ekibin 6 futbolcusu yaralanırken, kulüp başkanı Marcelo Paz suçlular tespit edilip cezalandırılıncaya kadar maçlara çıkmayacaklarını açıkladı.</h2>

<p>Brezilya'nın kuzeydoğu bölgesindeki dokuz eyaletten gelen kulüplerin katılımıyla düzenlenen Copa do Nordeste'de oynanan bir karşılaşma bombalı saldırıya sebep oldu.</p>

<p>Sport Recife ile Fortaleza arasında oynanan ve 1-1'lik beraberlikle tamamlanan mücadelenin ardından, Fortaleza takım otobüsüne Sport Recife taraftarları saldırdı.</p>

<p><strong>BOMBALI SALDIRIDA 6 FUTBOLCU YARALANDI</strong></p>

<p>Taşlardan ziyade bombaların da kullanıldığı olayda 6 Fortaleza futbolcusu yaralanarak hastaneye kaldırıldı.&nbsp;</p>

<p>Yaralanan oyuncular arasında kaleci Joao Ricardo, sol bek Gonzalo Escobar, sağ bek Dudu, defans oyuncuları Titi ve Brítez ile orta saha oyuncusu Lucas Sasha yer aldı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/WhatsApp%2520Image%25202024-02-22%2520at%252010_12_15%5B1%5D.jpeg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><strong>SUÇLULAR BULUNANA KADAR SAHAYA ÇIKMAMA KARARI ALDI</strong></p>

<p>Fortaleza başkanı Marcelo Paz saldırı anına ilişkin bir video paylaştı. Ayrıca oyuncuların hastanedeki görüntülerini de paylaştı.</p>

<p>Paz, kulübün ancak tüm yaralı oyuncuları iyileştikten ve saldırıdan sorumlu suçlular tespit edilip cezalandırıldıktan sonra yeniden maçlara çıkma niyetinde olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>"BU BİR CİNAYET GİRİŞİMİYDİ!"</strong></p>

<p>Kulüp başkanı yaptığı açıklamada, "Joao Ricardo'nun kafasında altı dikiş var. Escobar'ın 13 dikişi var. Oyuncular iyileşene ve sorumlular cezalandırılana kadar Fortaleza'nın maça çıkmamasından yanayım. Bu bir cinayet girişimiydi." diye konuştu.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/isias-otel-davasi-farkli-bir-boyut-kazanabilir-964</link>
            <category>KIBRIS</category>
            <pubDate>Thu, 22 Feb 2024 18:19:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İsias Otel davası farklı bir boyut kazanabilir</h1>
                        <h2>26 Nisan tarihine rapor yetişirse dava farklı bir aşamaya geçebilir.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/isias-otel-davasi-farkli-bir-boyut-kazanabilir-1708615501.jpg">
                        <figcaption>İsias Otel davası farklı bir boyut kazanabilir</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı, İsias Otel davasına ilişkin yaptığı açıklamada, bilirkişi raporunun 26 Nisan’a yetişmesi halinde davanın farklı bir boyut kazanabileceğini söyledi.</h2>

<p>Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı, BRT katıldığı programda İsias Otel davasına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Esendağlı, “Gazi Üniversitesi’nde bilir kişi raporu hazırlanmaya başladı. 26 Nisan’da yapılacak duruşmaya yetişirse, dava çok farklı bir boyut kazanır. Bilirkişi raporu, dava sonucu açısından hayli önemli” dedi</p>

<p>Zor bir coğrafyada, emsalsiz bir süreç götürmeye çalıştıklarını belirten Esendağlı, dava için bütünsel hareket etmenin, devletin tüm unsurlarıyla Adıyaman’da olmasının sürece önemli bir kazanım kattığını ifade etti. Esendağlı, 26 Nisan’daki duruşmada bir ileriki bir tarihe erteleme de olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/6124Rsu1Hnf9_myk4545674f89fdg%5B1%5D.jpg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/6-subat-depremleriyle-ilgili-davalarda-ilk-karar-cikti-18-yil-hapis-cezasi-963</link>
            <category>TÜRKİYE</category>
            <pubDate>Thu, 22 Feb 2024 18:13:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>6 Şubat depremleriyle ilgili davalarda ilk karar çıktı: 18 yıl hapis cezası</h1>
                        <h2>Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde yıkılan binaların sorumluları hakkında açılan davalarda ilk karar Şanlıurfa'da verildi. Kentte 34 kişinin hayatını kaybettiği, 10 kişinin de yaralandığı apartmanın müteahhidine 18 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası verildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/6-subat-depremleriyle-ilgili-davalarda-ilk-karar-cikti-18-yil-hapis-cezasi-1708614896.jpg">
                        <figcaption>6 Şubat depremleriyle ilgili davalarda ilk karar çıktı: 18 yıl hapis cezası</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde yıkılan binaların sorumluları hakkında açılan davalarda ilk karar Şanlıurfa'da verildi. Şanlıurfa'da 34 kişinin öldüğü binanın müteahhidine 18 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası verildi.</p>

<p>&nbsp;Şanlıurfa 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasına tutuklu sanık müteahhit Müslüm Demirer'in avukatları ile mağdur tarafların avukatları katıldı.</p>

<p>Heyet değişikliği nedeniyle duruşmada apartmanın enkazında yapılan bilirkişi incelemesine ilişkin raporlar ve tutanaklar okundu.</p>

<p>Mağdur taraf avukatları, sanık hakkında üst sınırdan hüküm verilmesini talep etti.</p>

<p>Sanık avukatları da sunulan mütalaayı kabul etmediklerini belirterek, aynı binanın enkazında müvekkillerinin de oğlunu kaybederek zarar gördüğünü dile getirdi.</p>

<p>Savcı ise esasa ilişkin mütalaasında, sanığın apartmanın inşasında mevcut standartlara göre üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğinin tespit edildiğini ve kusurlu bulunduğunu kaydetti.</p>

<p><strong>OĞLUNU KAYBETMESİ CEZA İNDİRİMİNİ GETİRDİ</strong></p>

<p>Oy birliğiyle alınan kararda, sanığın "Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 21 yıl 9 ay hapisle cezalandırılmasına hükmedildi.</p>

<p>Söz konusu binada kendi oğlunu da kaybetmiş olması nedeniyle cezasında 1/6 oranında indirime gidilerek sanığın 18 yıl 1 ay 15 gün hapisle cezalandırılmasına karar verildi.</p>

<p>Kararda apartmanın yapımından sorumlu 4 kişiden 3'ünün depremden önceki yıllarda hayatını kaybettiği de anımsatıldı.</p>

<p>İlgili karar, depremlerde yıkılan binaların sorumluları hakkında verilen ilk karar olma özelliği taşıyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/bu-etleri-yiyoruz-962</link>
            <category>KIBRIS</category>
            <pubDate>Thu, 22 Feb 2024 18:05:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bu etleri yiyoruz</h1>
                        <h2>Toplam 140,5 kg sığır eti ele geçirildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/bu-etleri-yiyoruz-1708614409.jpg">
                        <figcaption>Bu etleri yiyoruz</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>Beyarmudu Kara Geçiş Kapısı’nda bugün yapılan denetimler sırasında, 80 kilo donmuş sığır eti geçirildi, yürütülen soruşturma kapsamında bir iş yerinde de 60 kilo 50 gram ağırlığında sığır eti tespit edilerek emare olarak alındı. Meseleyle ilgili 2 kişi tutuklandı.</h2>

<p>&nbsp;</p>

<p>Beyarmudu Kara Geçiş Kapısında, bugün saat 11.20 sıralarında, Gazimağusa Polis Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen operasyon sonucu 55 yaşındaki M.Ö.’nün kullanımında bulunan araçta yapılan aramada 80 kilo donmuş sığır eti ele geçirildi.</p>

<p>Yürütülen ileri soruşturma kapsamında olayla bağlantısı olduğu tespit edilen 58 yaşındaki E.E.'nin Akdoğan'da bulunan iş yeri ve ikametgahında yapılan aramada ise 60 kilo 50 gram ağırlığında sığır eti tespit edilerek emare olarak alındı.</p>

<p>Bahse konu şahıslar tutuklanırken, polisinde olayla ilgili soruşturması sürüyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/kiz-izci-orgutunden-bakana-ziyaret-961</link>
            <category>KIBRIS</category>
            <pubDate>Thu, 22 Feb 2024 18:02:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kız İzci Örgütü'nden Bakana Ziyaret</h1>
                        <h2>22 Şubat İzci Düşünce Günü dolayısıyla Milli eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nu ziyaret</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/kiz-izci-orgutunden-bakana-ziyaret-1708614279.jpg">
                        <figcaption>Kız İzci Örgütü'nden Bakana Ziyaret</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>illi Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, nesillerin insani değerleri en üst seviyede taşıyacak şekilde gelişmelerini istediklerini belirtti.</p>

<p>Milli Eğitim Bakanlığından verilen bilgiye göre, KKTC Kız İzci Örgütü Derneği yetkilileri, 22 Şubat İzci Düşünce Günü dolayısıyla Milli eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nu ziyaret etti.</p>

<p>Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, kabulde, izcilik faaliyetlerinin gençlerin karakter gelişimine, liderlik becerilerinin kazanılmasına ve topluma olan duyarlılıklarının artmasına katkı sağlayan bir faaliyet olduğunu söyledi.</p>

<p>Akademik başarı ve diplomanın tek şart olarak görüldüğü bir düşüncenin hakim olduğunu ancak bunun yanılgı olduğunu kaydeden Çavuşoğlu, izcilik faaliyetlerinin doğaya ve “orijinal yaşama” dönüşü hatırlatması açısından önemli olduğunu kaydetti.</p>

<p>Çavuşoğlu, “Bakanlığımızın bünyesinde bulunan İzcilik Birimi ile Derneğin çalışmalarını örtüştürerek, nesillerin sağlıklı, zihinsel ve bedensel becerileri gelişmiş ve insani değerleri en üst seviyede taşıyacak şekilde gelişmelerini istiyoruz.” dedi.</p>

<p>Gelecek nesillerin en donanımlı şekilde yetişmesi için her türlü katkıyı sağlamaya devam edeceklerini belirten Çavuşoğlu, bu alışkanlıkların daha geniş kitlelere yayılması için altyapıyı geliştirmek istediklerini söyledi.</p>

<p>-Bahadır</p>

<p>Kız İzci Örgütü Derneği Başkanı Esen Bahadır da, 22 Şubat Dünya İzci Düşünce Günü’nün saygı, sevgi, iyilik, teşekkür, dostluk ve vefa gibi değerlerin hatırlatıldığı önemli bir gün olduğunu söyledi.</p>

<p>Bahadır, “Bizim için her bir bireyin eğitilmesi çok önemlidir. Biz dernek olarak çocuklarımızın sosyal, bedensel ve hayata dair becerilerini geliştirip, akademik başarılarını desteklemek için çalışıyoruz.” dedi.</p>

<p>Bu bağlamda, Bakan Çavuşoğlu’nun kendilerine büyük destek verdiğini belirten Bahadır, devam eden iş birliğinin devamının önemli olduğunu kaydetti.</p>

<p>Kabulde Bahadır, Nazım Çavuşoğlu’na, dernek tarafından hazırlanan ve temel izcilik bilgilerini içeren “İzci Liderinin Pusulası” isimli kitabı takdim etti.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/kktc-eski-egitim-bakani-ve-esi-tutuklandi-960</link>
            <category>GÜNCEL HABERLER</category>
            <pubDate>Thu, 22 Feb 2024 17:23:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>KKTC Eski Eğitim Bakanı ve Eşi Tutuklandı</h1>
                        <h2>Skandal daha da büyüyor</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/kktc-eski-egitim-bakani-ve-esi-tutuklandi-1708613003.jpg">
                        <figcaption>KKTC Eski Eğitim Bakanı ve Eşi Tutuklandı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Sahte diploma soruşturmasında polis ek tutuklamalarda bulundu. Soruşturma bu kez&nbsp;Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi Mütevelli Heyeti'ne sıçradı.&nbsp;</p>

<p>Geçmişte Eğitim Bakanlığı yapan, eski Ulusal Birlik Partisi Güzelyurt milletvekili, Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi ve Başkan Vekili Kemal Dürüst ve eşi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı&nbsp;Bakanlık Müdürü pozisyonunda çalışan Meray Dürüst, üniversitede yürütülen sahte diploma soruşturması bağlamında tutuklandı.<br />
Kemal Dürüst'ün mütevelli heyeti üyeliğinin yanı sıra başkan vekili de olduğu biliniyor.</p>

<p>Soruşturma kapsamında tutuklanan Dürüst çiftinin, yarın yargı önüne çıkarılmaları öngörülüyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>NELER YAŞANDI</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kooperatif Şirketler Mukayyidi Çelebi Ilık, &nbsp;Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi’nden aldığı lisans ve yüksek lisans diplomalarının sahte olduğu iddiasıyla tutuklanmıştı. Öte yandan Güzelyurt’ta bulunan Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi’ne soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında üniversite tarafından verilen diplomalar incelenirken, diplomaların para ile satın alınıp alınmadığı araştırılıyor. Soruşturma kapsamında daha önce tutuklanan üniversitenin küçük hissedarı Serdal Gündüz ve Amir Shakira’nın çıkarıldıkları Güzelyurt Mahkemesi’nde 6’şar gün tutuklu kalmalarına karar verildi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/v2lk_1707557900%5B1%5D.jpg" style="height:551px; width:971px" /></p>

<p><strong>LEVENT UYSAL İLE İLGİLİ İDDİALAR</strong></p>

<p>Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi'nde (KSTÜ) ortaya çıkan&nbsp;sahte diploma&nbsp;skandalının ardından, okulun sahibi&nbsp;Levent Uysal'ın bir kamu bankası adına sahte belge düzenleyerek İsviçre'den 45 milyon Euro kredi çekmeye çalıştığı ortaya çıktı.</p>

<p>MHP Mersin Milletvekili Levent Uysal'ın, 17 Haziran 2022 tarihinde İsviçre'deki IntaCapital isimli finans kuruluşundan, Maslak GY Gayrimenkul Yatırım Anonim Şirketi aracılığıyla 45 milyon Euro kredi çekmek istediği ve sözleşme imzaladığı ancak finans kuruluşu, 500 bin euro depozito ile teminat mektubu talep etmesi üzerine depozitoyu yatıran Uysal, teminat mektubunu VakıfBank'tan aldığını belirtti. Fakat IntaCapital, teminat mektubunun sahte olduğunu öğrenince VakıfBank ile iletişime geçerek doğruluğunu teyit etmek istedi.</p>

<p><img alt="Levent Uysal" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/K%C4%B0%C5%9E%C4%B0/LU3re%5B1%5D.jpg" style="height:534px; width:800px" /></p>

<p>VakıfBank, 29 Temmuz 2022'de teminat mektubunun sahte olduğunu belirterek, hukuki sürecin başlayacağını bildirdi. 29 Mart 2023 tarihinde yapılan başka bir bildirimde ise belgenin banka personelleri tarafından düzenlenmediği ve sahte olduğu vurgulandı.</p>

<p>Levent Uysal'ın bu skandal imza atmasının ardından, 14 Mayıs 2023 tarihindeki seçimlerde MHP Mersin Milletvekili olarak Meclis'e girdi. VakıfBank'ın başlattığı hukuki sürecin şu anda hangi aşamada olduğu hakkında net bir bilgi yok. KSTÜ'deki sahte diploma skandalı sonrasında okul yöneticilerinin tutuklandığı da akıllara geldi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>HEYETTE KİMLER VAR</strong></p>

<ul>
	<li>
	<p>Mütevelli Heyeti Başkanı: Ece UYSAL</p>
	</li>
	<li>
	<p>Mütevelli Heyeti Başkan Vekili: Kemal DÜRÜST</p>
	</li>
	<li>
	<p>Mütevelli Heyeti Üyesi (Rektör): Prof. Dr. İbrahim Levent TANER</p>
	</li>
	<li>
	<p>Mütevelli Heyeti Üyesi: Orhan SÜSLÜ</p>
	</li>
	<li>
	<p>Mütevelli Heyeti Üyesi: Dr. Sefa KARAHASAN</p>
	</li>
	<li>
	<p>Mütevelli Heyeti Üyesi: Dr. Dt. Halil BAKKALOĞLU</p>
	</li>
	<li>
	<p>Mütevelli Heyeti Asistanı: Mehpare TOMAK</p>
	</li>
</ul>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/ortalama-ilk-evlenme-yasi-yukseldi-damatlar-alman-gelinler-ozbek-959</link>
            <category>TÜRKİYE</category>
            <pubDate>Thu, 22 Feb 2024 17:03:42 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ortalama ilk evlenme yaşı yükseldi... Damatlar Alman, gelinler Özbek!</h1>
                        <h2>Yıllara göre ortalama ilk evlenme yaşı, her iki cinsiyette de arttı. Ortalama ilk evlenme yaşı 2023 yılında erkeklerde 28,3 iken kadınlarda 25,7 oldu.  Yabancı damatlar içinde yüzde 21,9 ile Alman damatlar birinci sırada yer alırken,  yüzde 12,0 ile Özbek gelinler ilk sırada yer aldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/ortalama-ilk-evlenme-yasi-yukseldi-damatlar-alman-gelinler-ozbek-1708610622.webp">
                        <figcaption>Ortalama ilk evlenme yaşı yükseldi... Damatlar Alman, gelinler Özbek!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Yıllara göre ortalama ilk evlenme yaşı, her iki cinsiyette de arttı. Ortalama ilk evlenme yaşı 2023 yılında erkeklerde 28,3 iken kadınlarda 25,7 oldu.  Yabancı damatlar içinde yüzde 21,9 ile Alman damatlar birinci sırada yer alırken,  yüzde 12,0 ile Özbek gelinler ilk sırada yer aldı.</p><p>ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu, 2023 yılına ilişkin evlenme ve boşanma istatistiklerini yayımladı.</p>

<p>Evlenen çiftlerin sayısı 2022 yılında 575 bin 891 iken 2023 yılında 565 bin 435 oldu. Bin nüfus başına düşen evlenme sayısını ifade eden kaba evlenme hızı 2023 yılında binde 6,63 olarak gerçekleşti.</p>

<p>Boşanan çiftlerin sayısı 2022 yılında 182 bin 437 iken 2023 yılında 171 bin 881 oldu. Bin nüfus başına düşen boşanma sayısını ifade eden kaba boşanma hızı 2023 yılında binde 2,01 olarak gerçekleşti.</p>

<p>Yıllara göre ortalama ilk evlenme yaşı incelendiğinde, her iki cinsiyette de ilk evlenme yaşının arttığı görüldü.</p>

<p>Ortalama ilk evlenme yaşı 2023 yılında erkeklerde 28,3 iken kadınlarda 25,7 oldu. Erkek ile kadın arasındaki ortalama ilk evlenme yaş farkı ise 2,6 yaş olarak gerçekleşti.</p>

<p>Bu arada kaba evlenme hızının en yüksek olduğu il, binde 8,09 ile Kilis oldu.&nbsp; Kilis'i binde 7,81 ile Aksaray, binde 7,57 ile Gaziantep izledi.</p>

<p>Kaba evlenme hızının en düşük olduğu il ise binde 4,52 ile Gümüşhane oldu. Bu ili binde 4,82 ile Tunceli, binde 4,98 ile Malatya izledi.</p>

<p><strong>YABANCI DAMAT VE GELİNLER KİMLER?</strong></p>

<p>Yabancı damatların sayısı 6 bin 345 iken yabancı gelinlerin sayısı 31 bin 29 oldu.</p>

<p><img height="236" src="https://www.igfhaber.com/static/in/indir-1708609518-848.jpeg" width="750" /></p>

<p>Toplam evlenmeler içinde yabancı kişiler ile evlenmeler incelendiğinde, yabancı damatların sayısı 2023 yılında 6 bin 345 olup toplam damatların %1,1'ini oluştururken yabancı gelinlerin sayısı 31 bin 29 olup toplam gelinlerin yüzde 5,5'ini oluşturdu.</p>

<p>Yabancı damatlar uyruklarına göre incelendiğinde, yabancı damatlar içinde yüzde 21,9 ile Alman damatlar birinci sırada yer aldı. Alman damatları ,2 ile Suriyeli damatlar ve %5,1 ile Avusturyalı damatlar izledi.<br />
&nbsp;<br />
Yabancı gelinler uyruklarına göre incelendiğinde, yabancı gelinler içinde yüzde 12,0 ile Özbek gelinler birinci sırada yer aldı. Özbek gelinleri ,3 ile Suriyeli gelinler ve %9,1 ile Azerbaycanlı gelinler izledi.</p>

<p>Verilere göre boşanmaların yüzde 33,4'ü evliliğin ilk beş yılı içinde gerçekleştiği gözlendi.&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/olen-kadin-hareket-etti-kanlari-dondu-morgda-panik-958</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Thu, 22 Feb 2024 16:07:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ölen kadın hareket etti! Kanları dondu, morgda panik</h1>
                        <h2>Hastaneye getirildiğinde kritik durumdaydı. Doktorlar genç kadına hızla müdahale etti, ancak yaşam belirtisi göstermeyince ölüm saati ilan edildi. Ancak bedeni morga götürüldüğü sırada personel, 'istemsiz hareketleri' fark etti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/olen-kadin-hareket-etti-kanlari-dondu-morgda-panik-1708610463.jpg">
                        <figcaption>Ölen kadın hareket etti! Kanları dondu, morgda panik</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>&nbsp;</p>

<p>Akıllara durgunluk veren olay Guatemala'daki San Juan de Dios Genel Hastanesinde kayıtlara geçti. İsmi açıklanmayan kadının bedeni öldüğü sanılarak beş saat boyunca morgda tutulmuştu. Zavallı kadının hala hayatta olduğunu fark eden morg görevlileri panikle kadını ceset torbasıyla bir sedyeye alarak hastane koridorlarında doktorları uyarmak üzere sürüklemeye başladı.</p>

<p><strong>HASTANE YETKİLİLERİNDEN AÇIKLAMA GELDİ</strong></p>

<p>Hastane sözcüsü, genç kadının hastaneye ulaştığında 'riskli durumda' olduğunu aktardı. Açıklamada, hastanın, 'ciddi yetersiz beslenme belirtileri gösterdiği' ve tıbbi geçmişinde 'nöbetler ile beyin felci' bulunduğu belirtildi. Genç kadına derhal müdahale edildiği ancak 'solunum veya beyin aktivitesi' belirtisi bulunamadığının da altı çizildi.</p>

<p><strong>İKİNCİ VE SON ÖLÜMÜ İLAN EDİLDİ</strong></p>

<p>Sözcü konuşmasına şöyle devam etti: "Otuz dakikalık tıbbi müdahalenin ardından kadının öldüğü açıklandı ve belirlenen protokol kapsamında cesedi morga nakledildi."</p>

<p>Morgda patologlar 'genç kadının vücudunda istemsiz hareketler' olduğunu fark etti ve kadın tekrar acil servise kaldırıldı. Yapılan müdahalelere rağmen yaşam belirtisi göstermeyen hastanın ikinci ve son kez öldüğü açıklandı. Hastane, 'karşılaştıkları zor zamanlar' için ailesine destek mesajı gönderdi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/bir-estetik-faciasi-daha-957</link>
            <category>YAŞAM</category>
            <pubDate>Thu, 22 Feb 2024 15:40:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bir estetik faciası daha</h1>
                        <h2>Daha güzel kaş istedi, çizgi film karakterine döndü</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/bir-estetik-faciasi-daha-1708606998.jpg">
                        <figcaption>Bir estetik faciası daha</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>&nbsp;</p>

<p>Çoğu kadın için kaşlar, mükemmel bir görünüm elde etmenin anahtarıdır. Makyaj hilelerinden bakım kürlerine kadar çeşitli yöntemlerle kaşlarına özen gösterirler. Kaş dövmesi, kalıcı bir çözüm olarak popülerlik kazanmıştır.</p>

<p><strong>ÇİN'DEKİ DRAMATİK OLAY</strong></p>

<p>Ancak, Çin'de kaydedilen son örnek, kaş dövmesi deneyiminin nasıl bir kabus haline dönüşebileceğini gösterdi. Bir kadın, prosedür sonrası ortaya çıkan sonuçla şoka uğradı. Sosyal medyada paylaşılan fotoğraflar, kadının yüzündeki dehşet verici değişimi açıkça gözler önüne serdi.</p>

<p><strong>MAĞDURİYETİN BOYUTU</strong></p>

<p>Yerel basına yansıyan bilgilere göre, bu kadın bir stajyerin denek olarak kullanılması sonucu acı bir deneyim yaşadı. Yeni kaş görünümünün uzun yıllar boyunca kalıcı olacağı belirtildi. Bu durum, kadının hayal kırıklığına uğramasının ötesinde bir trajediye dönüştü.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/estetik.jpg" style="height:783px; width:800px" /></p>

<p><strong>TOPLUMSAL TEPKİLER</strong></p>

<p>Sosyal medya kullanıcıları, kadına destek verirken aynı zamanda adalet arayışında olması için dava açmasını tavsiye ettiler. Toplum, bu tür estetik işlemlerin sadece uzmanlar tarafından yapılması gerektiğini vurgulayarak benzer vakaların önüne geçilmesini talep etti.</p>

<p><strong>UYARI VE DERS ÇIKARILMASI</strong></p>

<p>Yetkililer, bu tür trajik olayların tekrarlanmaması için güzellik prosedürlerinin yalnızca lisanslı ve deneyimli kişiler tarafından gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguladı. Bu olay, estetik endüstrisinde daha sıkı düzenlemelerin ve denetimlerin gerekliliğini bir kez daha ön plana çıkardı.</p>

<p>Kaş dövmesi gibi kalıcı güzellik prosedürlerine başvurmadan önce, doğru merkezi ve uzmanı seçmek son derece önemlidir. Her güzellik arayışında olduğu gibi, doğru kişilerle çalışmak hayal kırıklıklarını önlemek için kritik bir adımdır.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/sevgililer-gunu-nedir-iste-merak-edilenlerin-tumu-956</link>
            <category>GÜNCEL HABERLER</category>
            <pubDate>Tue, 13 Feb 2024 23:15:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Sevgililer Günü Nedir? İşte merak edilenlerin tümü...</h1>
                        <h2>Sevgililer günü hakkına merak ettiklerinizi sizin için derledik.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/sevgililer-gunu-nedir-iste-merak-edilenlerin-tumu-1707855946.jpg">
                        <figcaption>Sevgililer Günü Nedir? İşte merak edilenlerin tümü...</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>Yine sevgililer günü geldi ve her tarafta kırmızı kalpler, çiçekler uçuşuyor. Kafalarda deli gibi sorular var. Heyecan ile beklenen sevgililer günü için sizlere bir dizi bilgi hazırladık.&nbsp;Ülkemizde ve pek çok dünya ülkesinde aşkla ve heyecanla beklenen&nbsp;<strong>14 Şubat Sevgililer Günü </strong>birbirini seven çiftler arasında aynı heyecanla&nbsp;<strong>çarşamba günü</strong>&nbsp;kutlanacak. Aşkın, özlemin ve sabrın bir araya geldiğinde çiftleri birbirine bağlayan bu özel duyguyu, asırlardır yılın tek bir gününde dünyaca kutlamaktayız.</h2>

<p>Peki, hiç merak ettiniz mi&nbsp;<strong>sevgililer günü nasıl ortaya çıktı?</strong>&nbsp;Birçok kişiye göre sadece ticari amaçlı gün olarak bilinen bu özel günün aslında hikayesi hem acı hem de gizemli.</p>

<p><strong>Sevgililer günü anlamı</strong>&nbsp;çiftler arasında beraber zaman geçirmek, günü özel kılmak, samimi hediyeler almak olsa da asırlar öncesinden günümüze kadar uzanan bir hikayeyi ifade ediyor. Şimdi sizlere&nbsp;<strong>sevgililer günü nedir</strong>&nbsp;sorusunun tarihte iz bırakmış yanıtlarını vereceğiz.</p>

<p><strong>Sevgililer günü hikayesi</strong>&nbsp;hiç beklemediğiniz kadar ilginç ve ilgi çekici. Belki bu hikayeden esinlenerek aşkınıza alacağınız hediyeye iliştireceğiniz&nbsp;<strong>sevgililer günü notu</strong>&nbsp;ile olayın romantizm boyutunu bir üst seviyeye taşıyabilirsiniz…</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/13760702-728xauto%5B1%5D.jpg" style="height:486px; width:728px" /></p>

<h2>Sevgililer Günü Nedir?</h2>

<p>Her sene şubat ayı geldiğinde aşk dolu çiftleri saran bir heyecan vardır. Bu çiftleri heyecanlandıran hazırlık,<strong>&nbsp;14 Şubat Sevgililer Günü</strong>&nbsp;telaşıdır. Mağazalar, sokaklar ve restoranlarda kalplerle kırmızı detaylarla yapılan bu tatlı telaşlı hazırlıklar, daha sonra akıllara geldiğinde yüzlerde tebessüm oluşturacaktır.</p>

<p>Sevgililer Günü;&nbsp;<strong>sevgiliyle yapılacaklar, sevgiliyle gidilecek yerler, sevgiliye hediye fikirleri konusunda düşünmek ve güzel sürprizler</strong>&nbsp;hazırlamak için tatlı vesilelerden biridir aslında…</p>

<h2><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/6-4%5B1%5D.jpg" style="height:450px; width:800px" /></h2>

<h2>14 Şubat Sevgililer Günü Ne Zaman, Hangi Gün?</h2>

<p>Sevdiği kişinin yolunu günlerdir gözleyenler, eşiyle kavuşmak için saatleri sayanlar, şehirleri aşıp bir araya gelen aşk dolu çiftlerin aklında oluşan sorulardan biri de<strong>&nbsp;sevgililer günü ne zaman 2024</strong>&nbsp;yılında hangi güne denk geliyor sorusudur.</p>

<p>Rezervasyon ve program yapacaksanız mutlaka&nbsp;<strong>sevgililer günü hangi gün</strong>&nbsp;olduğunu bilmelisiniz.&nbsp;<strong>2024 yılında 14 Şubat Sevgililer Günü, Çarşamba günü kutlanacaktır.&nbsp;</strong>Çarşamba iş günü olduğu için çoğu kişi kutlamayı hafta sonu zamanı yapmayı planlamaktadır. Özellikle kısa tatil planları için bu ayarlama oldukça mantıklı ve uygundur.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/PmBLF7YmwkOdYDsdpGhF6w%5B1%5D.jpg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<h2>Sevgililer Günü Hikayesi ve Anlamı</h2>

<p>Milattan sonra 3. yüzyıl döneminden sonra anlam kazanan 14 Şubat’ın merak edilen öyküsüne değinelim:</p>

<p><strong>M.S. 3. yüzyılda Roma İmparatoru Claudius II, ordusunu güçlendirmek ve aktif tutmak için askerlerinin evlenmesine yasak getirmiştir.</strong>&nbsp;Bu dönemde pek çok asker, sevdiği kadını yurdunda bırakıp savaşlara katılmak zorunda kalmıştır.</p>

<p>Eşinin yolunu bekleyen kadınlar, evlilik hayaliyle zamanın geçmesini beklerken; orduda kalan erkekler de bu hayalle savaşları bitirip evine dönme isteğiyle günlerini geçirmiştir. Evlilik yasağının olduğu Roma İmparatoru Claudius II döneminde,&nbsp;<strong>Aziz Valentine çiftlerin nikahlarını gizli olarak kıymıştır.</strong>&nbsp;Bu törenlerin gizli kalması için epey mücadele etmiştir. Çünkü evlilik bu süreçte yasakmış.</p>

<p>Birbirini seven çiftler, gizli bir nikah töreniyle evlenirken yaygınlaşan bu gizemli evlilik, Roma İmparatoru Claudius II tarafından duyuldu. Kendi kurallarının dışında gelişen bu duruma çok öfkelenen Roma İmparatoru Claudius II, M.S 270 yılında 14 Şubat’a denk gelen günde ihanetin bedeli olarak Aziz Valentine’yi idam ettirmiştir.</p>

<p>Rivayetlere göre, M.S 270 yılından sonra Aziz Valentine’yi anmak ve ruhunu hatırlamak için her sene 14 Şubat geldiğinde sevgililer, bu günü Aziz Valentine için kutlamaktadır.</p>

<p><strong>14 Şubat Sevgililer Günü’nün en eski hikayesi bu şekilde aktarılmıştır. Peki, söz konusu olan Aziz Valentine kimdir?</strong></p>

<p>Aziz Valentine, Roma İmparatoru Claudius II döneminde kilisede görev yapan bir papaz olarak bilinmektedir.&nbsp;<strong>Geçen yıllardan sonra Aziz Valentine, aşkın ve sevginin simgesi olarak hatırlanmaktadır.</strong>&nbsp;Sevenleri bir araya getiren yönüyle hafızalara kazınmıştır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<h3>Baharı Temsil Eden Bir Gün: 14 Şubat Sevgililer Günü</h3>

<p>14 Şubat Sevgililer Günü’nün kaynaklarda yer alan farklı bir hikayesi de mevcuttur. Popüler kültürün bir parçası haline gelen 14 Şubat Sevgililer Günü’nün, Roma döneminde kutlanan&nbsp;<strong>Lupercalia</strong>&nbsp;adı verilen bir şenlikle beraber ortaya çıktığı ifade edilir.</p>

<p><strong>Lupercalia festivali Roma’da, kötü ruhları kovarak şehri temizlemeyi ve böylece sağlık ve bereketi serbest bırakmayı hedefleyen bir kutlamadır. 13 Şubat’tan 15 Şubat’a kadar kutlanan çok eski bir Roma pastoral festivali olarak kaynaklarda yer almaktadır.</strong></p>

<p>Bu festival doğurganlık tanrısı Lada için düzenlenmekteydi. Festivalde bekar olan kadın ve erkekler, belki de hayatının aşkını buluyordu. Her sene şubat ayının ortasında düzenlenen bu festivalde, erkekler bir kutu içinden kadınların adının yazılı olduğu kartları çekiyordu. Her erkeğin çektiği kartta yazılı olan kadın ismi, o gün görüşüp tanışacağı kadını temsil ediyordu.</p>

<p><strong>Anlatılan hikayede yapılan sevgili eşleşmeleri belirli bir süre devam etmişti. Ancak kilise, sonraki yüzyıllarda bu geleneği bitirmek istedi ve 14 Şubat’a denk gelen bu günde Aziz Valentine’nin anılmasını ilan etti.</strong></p>

<p>Sevgiliye hediye kutusu hazırlarken bu hikayeden ilham alarak kutunun içine küçük bir not iliştirebilirsiniz. Mesela, “Yüzyıllar önce hayatlarının aşkını insanlar bu özel günde bulurlarmış… Bu özel günün güzel enerjisini ben de hayatımın aşkıyla paylaşıyorum, ne mutlu!” yazabilirsiniz…</p>

<p>Kaynaklarda yer alan 2 farklı 14 Şubat Sevgililer Günü hikayesi, günümüzde pek çok kişi tarafından bilinmese de artık bu günün ne anlama geldiğini ifade eden birçok makale yer alıyor. Çiftler arasında aşkı ve mutluluğu temsil eden 14 Şubat’ın, aslında idam edilen kilise görevlisini anma günü olduğu söylenebilir. Teknolojinin yaygınlaşması, iletişim araçlarının artık herkeste var olması bu özel günü kutlama isteğini pekiştirmektedir.</p>

<h2>Sevgililer Günü Hakkında Sıkça Sorulan Sorular</h2>

<h3><strong>Sevgililer Gününü Kim Çıkardı? Kimin Fikri?</strong></h3>

<p>Valentine’nin onuru için yapılan bu kutlama günü, 14 Şubat 496 yılında Papa Gelasius tarafından ilan edildi ve günümüze kadar birçok farklı amaçla, çeşitli programlarla kutlanmaya devam etti.</p>

<h3><strong>İslam’da Sevgililer Günü Anlamı Nedir?</strong></h3>

<p>Bu özel günün dini bir amacı yoktur. Din görevlileri, bu konuya şöyle bir açıklık getirmiştir: Sevginin sadece tek bir güne sığdırılması uygun değildir. Kişiler, sevdikleri insanlara her zaman saygı duyup sevgisini dile getirmelidir. Günah sayılan bir eylemi içeren gün değildir.</p>

<h3><strong>Eşler Sevgililer Günü Kutlar Mı?</strong></h3>

<p>Bu özel ve güzel gün sadece sevgili olanlara ithaf edilmiyor. Birbirini seven ve sevmeye devam eden çiftlere hitap eden Sevgililer Günü, içinde aşk ve sevgi besleyen herkes için kutlanmaktadır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/ispanyol-polisi-sahte-jeneratorde-saklanan-8-ton-kokain-ele-gecirdi-955</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Tue, 13 Feb 2024 23:06:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İspanyol polisi sahte jeneratörde saklanan 8 ton kokain ele geçirdi</h1>
                        <h2>İspanyol yetkililer yaptıkları operasyon ile rekor miktarda kokain ele geçirdi</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/ispanyol-polisi-sahte-jeneratorde-saklanan-8-ton-kokain-ele-gecirdi-1707854949.jpg">
                        <figcaption>İspanyol polisi sahte jeneratörde saklanan 8 ton kokain ele geçirdi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İsoanyol yetkililer Pazartesi günü yaptıkları açıklamada, İspanyol polisinin Algeciras'ın güney limanında elektrik jeneratörü görünümündeki bir konteynerde saklanan sekiz ton kokainin Surinam'dan gelen sevkiyatını ele geçirdiğini belirtti.</p>

<p>Bu, İspanya'da bugüne kadar ele geçirilen en büyük kokain sevkiyatı olarak kayıtlara geçti. Uyuşturucu kaçakçıları, tarayıcıların tespitinden kaçacak şekilde tasarlanmış metal bir yapı içinde gizlenmişti. Ancak gümrük görevlileri, konteyneri neredeyse tamamen dolduran çok miktarda istiflenmiş mal tespit etti ve zorla açtılar.</p>

<p>Surinam'dan Panama'ya, oradan da Algeciras'a gitmek üzere planlanmış olan kargo, uyuşturucu kaçakçıları tarafından gerçek içeriğinin bulunmasını olabildiğince zorlaştıracak şekilde tasarlanmış bir rota izlemişti. İspanya'ya ulaşmadan önce Portekiz'deki Leixoes limanında ara verilmiş ve buradan karayoluyla İspanya'ya nakledilmesi planlanmıştı.</p>

<p>Gümrük yetkilileri üç kişinin tutuklandığını belirtti.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/rusya-ukraynada-3000-tank-kaybettikten-sonra-eski-tanklari-yeniliyor-954</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Tue, 13 Feb 2024 23:00:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Rusya, Ukrayna'da 3.000 tank kaybettikten sonra eski tankları yeniliyor</h1>
                        <h2>Ukrayna ve Rusya arasındaki çatışma, son raporlara göre, her iki tarafın da önemli tank kayıplarıyla karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor. Bir araştırma merkezinin analizine göre, Rusya'nın Ukrayna'da yaşadığı tank kayıpları, stratejik dengeleri etkileyebilecek boyutta. Ancak, Rusya'nın depolardaki stokları ve Ukrayna'nın Batılı ortaklarından aldığı destek, çatışmanın seyrini belirlemede kritik bir rol oynuyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/rusya-ukraynada-3000-tank-kaybettikten-sonra-eski-tanklari-yeniliyor-1707854722.jpg">
                        <figcaption>Rusya, Ukrayna'da 3.000 tank kaybettikten sonra eski tankları yeniliyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><div style="text-align:start">
<p>Önde gelen bir araştırma merkezi, Rusya'nın Ukrayna'da 3.000'den fazla tank kaybettiğini (savaş öncesi aktif envanterinin tamamına eşdeğer) belirtti. Ancak depoda yıllarca yenilenmeye yetecek kadar düşük kaliteli zırhlı araç bulunduğunu bildirdi. Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü, Rusya'nın Şubat 2022'deki işgalinden bu yana Ukrayna'nın da ağır kayıplar yaşadığını fakat Batılı askeri ikmallerin kaliteyi artırırken stokları korumasına olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Savunma analistleri için önemli bir araştırma kaynağı olan IISS'in yıllık Askeri Dengesi raporuna göre, geçen yıl tahmini 1.120 tank da dahil olmak üzere bu kadar çok tankın kaybından sonra bile Rusya'nın savaş için Ukrayna'nın yaklaşık iki katı kadar tanka sahip olduğu belirtildi. Enstitünün askeri yetenekler alanında kıdemli üyesi olan Henry Boyd, Rusya'nın yeni personel alımı konusunda "başarıya ulaştığını" belirtti. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 1.000 ila 1.500 tankın daha hizmete sokulduğunu tahmin etti.</p>

<p>Ancak Boyd, bu tanklardan en fazla 200'ünün yeni inşa edildiğini ve büyük çoğunluğunun yenilenmiş eski modellerden oluştuğunu söyledi. Raporda, "Moskova binlerce eski tankı depodan çekerek, bazen ayda 90 tanka ulaşabilen bir oranda, nicelik yerine kaliteyi takas edebildiği" ifade edildi. Rusya'nın depolanan stokları, Moskova'nın "potansiyel olarak yaklaşık üç yıl daha ağır kayıplara dayanabileceği ve yeni ekipman üretme kabiliyetine bakılmaksızın, daha düşük teknik standartta olsa bile tankları stoklardan ikmal edebileceği" sonucuna varıldı.</p>

<p>Rusya savunma bakanlığı yorum yapmaktan kaçındı. Raporda, çatışmanın üzerinden neredeyse iki yıl geçmesine rağmen Ukrayna ve Batılı ortakların çok zor seçimlerle karşı karşıya olduğu vurgulandı. IISS kıdemli kara savaşı analisti Ben Barry, Ukrayna'nın genç birliklerinden bazılarını korumaya çalıştığını (piyade askerlerinin ortalama yaşının 40'lı yaşların başında olduğu bildiriliyor) ancak bunu devam ettirmenin zor olabileceğini belirtti. "Gençlerini kasıtlı olarak korudular, ancak ön cephedeki güçlerini sürdürebilecekler mi, bu gelecekte ne ölçüde mümkün olacak, şüpheli" dedi.</p>

<div style="text-align:start">
<div style="text-align:start">&nbsp;</div>
</div>
</div>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/havalimaninda-mumya-alarmi-yemek-icin-getirmis-953</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Tue, 13 Feb 2024 16:46:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Havalimanında mumya alarmı: Yemek için getirmiş</h1>
                        <h2>ABD'deki havalimanında gümrük görevlileri, bir bavulun içinde mumyalanmış maymun kalıntıları buldu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/havalimaninda-mumya-alarmi-yemek-icin-getirmis-1707832053.jpg">
                        <figcaption>Havalimanında mumya alarmı: Yemek için getirmiş</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Massachusetts eyaletinin Boston şehrindeki Logan Uluslararası Havalimanı'nda yapılan rutin kontrollerde gümrük görevlileri, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nden (KDC) ABD'ye giden bir yolcunun bavulunda maymun kalıntıları olduğunu tespit etti.</p>

<p><a href="https://www.trthaber.com/etiket/abd/" target="_blank">ABD</a>&nbsp;Gümrük ve Sınır Koruması'ndan dün yapılan açıklamada, 8 Ocak'ta yaşanan olayda 4 maymuna ait kalıntıların özel eğitimli K9 köpeği Buddey sayesinde bulunduğu bildirildi.</p>

<p>Yetkililer, kimliğini paylaşmadıkları yolcunun KDC'ye seyahatinin ardından Paris aktarmalı bir uçuşla ABD'ye döndüğünü aktardı.</p>

<p>Yolcunun, bavulunda kurutulmuş balık olduğunu söylediği fakat daha sonra yapılan incelemelerde çantada toplamda 4 kilogram ağırlığında maymun cesedi bulunduğu bildirildi.</p>

<p>ABD Gümrük ve Sınır Koruması Sözcüsü Ryan Bissette, yolcunun daha sonra maymunları yemek için yanına aldığını söylediğini belirtti.&nbsp;</p>

<p>Bissette, Ebola gibi salgın hastalıklara yol açabileceği nedeniyle yaban hayvanı etlerinin ülkeye girişinin yasak olduğunu hatırlatarak, maymun cesetlerinin ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri tarafından imha edileceğini söyledi.</p>

<p>Yetkili, yolcu hakkında herhangi bir hukuki işlem başlatılmadığını aktardı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/new-york-metrosunda-yine-silahli-saldiri-952</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Tue, 13 Feb 2024 16:42:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>New York metrosunda yine silahlı saldırı</h1>
                        <h2>ABD'nin New York kentinde metroda düzenlenen silahlı saldırıda 34 yaşındaki bir erkek yaşamını yitirdi, beş kişi yaralandı. Saldırganı yakalamak için çalışma başlatıldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/new-york-metrosunda-yine-silahli-saldiri-1707831854.jpg">
                        <figcaption>New York metrosunda yine silahlı saldırı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>ABD'nin&nbsp;New York&nbsp;kentinde iki grup genç arasında çıkan kavgada bir kişinin önce vagonun içinde, ardından metro istasyonunda ateş açtığı, saldırıda bir kişinin hayatını kaybettiği açıklandı. New York polisi, 12 Şubat Pazartesi günü Bronx'taki metro istasyonunda&nbsp;silahlı saldırı&nbsp;düzenleyen silahlı erkeği arama çalışmalarının sürdüğünü bildirdi.</p>

<p>Reuters'ın aktardığına göre, kentin kuzeyine giden metroda iki grup genç arasında çıkan kavgada, üzerinde silah bulunan bir kişi önce vagonda bir el ateş etti, ardından metro istasyonunda ateş etmeyi sürdürdü. Saldırganın altı kişiyi yaraladığı, yaralılar arasında olan 34 yaşındaki bir erkeğin ise yaşamını yitirdiği belirtildi. Diğer beş yaralının, hastaneye kaldırıldığı ve hayati tehlikelerinin olmadığı bilgisi paylaşıldı.&nbsp;</p>

<h3>SALDIRGANA "TESLİM OL" ÇAĞRISI</h3>

<p>Saldırıda ölen ve yaralanan kişilerin yaşlarının 14 ila 71 arasında değiştiği, dördünün erkek, ikisinin kadın olduğu açıklandı. Polis, silahlı saldırgana seslenerek teslim olması çağrısında bulunurken, güvenlik ve taşıma sistemi görevlileri yaşanan olayın 'nadir yaşanan bir şiddet eylemi' olduğunu söyledi. Resmi rakamlar New York metrosunda her iş günü ortalama 3,8 milyon yolculuk yapıldığını, 2023 yılında 570 şiddet olayı rapor edildiğini ortaya koydu.</p>

<p>2022 yılında da silahlı bir erkek Brooklyn'de metroda silahlı saldırı düzenlemiş, saldırgan yakalanırken, bu saldırıda 10 kişi yaralanmıştı. Bunun, 1984 yılından bu yana metro sisteminde kayıtlara geçen ilk kitlesel silahlı saldırı olduğu ifade edilmişti.&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/tatar-isias-otelin-enkaz-alanini-ziyaret-etti-951</link>
            <category>KIBRIS</category>
            <pubDate>Tue, 13 Feb 2024 16:24:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Tatar, İsias Otel'in enkaz alanını ziyaret etti</h1>
                        <h2>KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve aralarında KKTC'li sporcuların da bulunduğu 72 kişinin hayatını kaybettiği İsias Otel'in enkaz alanını ziyaret etti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/tatar-isias-otelin-enkaz-alanini-ziyaret-etti-1707831034.jpg">
                        <figcaption>Tatar, İsias Otel'in enkaz alanını ziyaret etti</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>KKTC&nbsp;Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, "asrın felaketi" olarak nitelendirilen&nbsp;Kahramanmaraş&nbsp;merkezli depremlerin yaşandığı 6 Şubat 2023 tarihinin her zaman yüreklerinde olacağını belirterek, her yıl hayatlarını kaybedenleri anacaklarını söyledi.</p>

<p>Adıyaman&nbsp;Valisi Osman Varol'u ziyaret eden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, daha sonra 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve aralarında KKTC'li sporcuların da bulunduğu 72 kişinin hayatını kaybettiği İsias Otel'in enkaz alanını ziyaret etti.</p>

<p>Tatar, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, 6 Şubat 2023'te "asrın felaketi"nin yaşandığını, 11 ili etkileyen depremlerin Adıyaman'da da büyük bir felakete yol açtığını dile getirdi.</p>

<p>Ersin Tatar, şöyle konuştu:</p>

<p>"Burada bizim de şampiyon meleklerimiz, yavrularımız,&nbsp;voleybol&nbsp;şampiyonlarımız, onların bazı anne, baba ve öğretmenleri bu binada, bu enkaz altında hayatlarını kaybetmiştir. Tabii bu binada çok sayıda başka vatandaşlar da vardı, rehberler vardı. Tümüne Allah'tan rahmet, bir kez daha yakınlarına sabırlar diliyorum. Aileler bu acıyı hep yaşıyor, birlikte yaşıyoruz. İsias ile bütün milletimizin yüreği parçalanmıştır, canlar yanmıştır. Bu yöremiz halen daha bu acıyı taşıyor ve tabii ki ömrümüz yettiği sürece, yaşadığımız sürece hep bu acıyı da yaşayacağız."</p>

<p><strong>"6 Şubat depremi Kıbrıs Türk'ü için çok acıydı"</strong></p>

<p>Kıbrıs'ta çok acılar yaşadıklarını anlatan Tatar, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Rum-Yunan ikilisine karşı büyük savaşlar, büyük olaylar, soykırımlardan geçtik, çok katliamlardan geçtik. Bütün bunlar yüreğimizi hep acılı bir şekilde bugüne kadar getirdi ama bu 6 Şubat depremi yine Kıbrıs Türk'ü için çok acıydı. Çünkü bu kadar çocuğu böyle bir bina altında kaybetmek tabii ki bunu kabul etmesi hiç de kolay değildir. Bu acı hep olacak, bu acı hep yüreğimizin bu şekilde parçalanmış geleceğe taşıyacaktır. Ben bir kez daha herkese sabırlar diyorum. Türkiye Cumhuriyeti'nde 53 bin kişinin hayatını kaybettiği söylenmektedir. Bu 53 bin kişi çok büyük bir sayı. Ben hepsine Allah'tan rahmet diliyorum."</p>

<p>Tatar, 6 Şubat'ın birinci yılını gerek KKTC'de gerek Türkiye'de törenlerle andıklarını anımsatarak, ayrıca mezarları ziyaret ederek depremde hayatını kaybedenlere dualar ettiklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/K%C4%B0%C5%9E%C4%B0/aa_picture_20240213_33692496%5B1%5D.jpg" style="height:424px; width:753px" /></p>

<p><strong>"Bu acıyı birlikte yaşadık"</strong></p>

<p>Tatar, Adıyaman ile KKTC arasında önemli bağlar oluştuğunu, bu acının birlikte yaşandığını vurgulayarak, şöyle devam etti:</p>

<p>"6 Şubat sabahında ben defalarca gerek o zamanın valisini gerek belediye başkanını gerek Türkiye Cumhuriyeti'nin o zaman Adalet Bakanı olan Bekir Bozdağ'ı hep kendileriyle burada nelerin yaşanmakta olduğunu... Daha dün gibi hatırlıyorum. Daha sonra Türkiye Cumhuriyeti'nin Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu'yla çeşitli değerlendirmeler yaptık. Oradaki bizim barış kuvvetleri komutanımız, güvenlik kuvvetleri komutanımız, sivil savunma teşkilat başkanımız ve çok sayıda sağlık çalışanı ile diğer sivil toplum gönüllüleri buraya gönderildi. Burada onlar 1 hafta boyunca bu enkaz altından canlarımızı kurtarmak için olağanüstü bir gayret ve çaba gösterdi ama neticede canlı birini bulamadık. Onların bedenlerini KKTC'ye götürüp defnettik. Dolayısıyla Adıyaman ile KKTC arasında oluşan bu bağlar, ilişkiler her zaman daim olacaktır. Burada tüm Adıyaman halkına bir kez daha sabırlar diliyorum, hayatlarını kaybedenleri bir kez daha rahmetle anıyorum."</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/aa_picture_20240213_33692491%5B1%5D.jpg" style="height:424px; width:753px" /></p>

<p><strong>"Asrın felaketi değil bin yılın felaketi"</strong></p>

<p>Üzüntülerinin büyük olduğunu dile getiren Tatar, şunları kaydetti:</p>

<p>"Bu&nbsp;asrın felaketi&nbsp;değil bin yılın felaketi. 6 Şubat 2023. Her zaman bu tarih bizim yüreğimizde olacaktır ve her yıl anma törenleriyle hayatlarını kaybedenleri hep birlikte anacağız. Acımız büyüktür, acımız milletindir. Evet Kıbrıs Türkleri de burada hayatlarını kaybettiler ama Türk milletine ve buralarda yaşayan insanlarımıza bir kez daha sabırlar diliyorum. Bu acımız bir bakıma yüreklerimizi dağlayarak bizleri daha da yakınlaştırmıştır. Bunu da belirtmek istiyorum.</p>

<p>Fakat tabii şu anda bir yargı süreci var. Bu yargı süreciyle alakalı geçenlerde de bunun duruşmaları vardı. Bizden de Sayın Başbakanımız da buradaydı. Diğer milletvekillerimiz, aileler hepsi buradaydı. Hepsi yakinen yargıyı ve davaları izliyor. Bizim için hassasiyet elbette çok büyüktür çünkü ailelerin de feryadı, çocukların huzur bulabilmesi için ailelerin huzur bulabilmesi için adaletin yerini bulması lazım. Adaletin yerini bulabilmesi için elbette bağımsız Türk yargısı mutlak suretle gereğini yapacaktır. Bir takım raporlar, bir takım incelemeler hepsi gerekli makamlar tarafından sunulmuştur. Bir kasıt olayı var burada çünkü gerçekten bu enkaza baktığımda görüyorum, bu arazinin arkasındaki bina dimdik ayakta duruyor ama bu bina kum yığınına dönüşmüş ve burada canlar gitmiş."</p>

<p><strong>"Bağımsız Türk yargısına olan güvenimizi bir kez daha ifade ediyorum"</strong></p>

<p>Tatar, ailelerin, herkesin acısının çok büyük olduğunu, her davanın kendi koşullarında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, "Bağımsız Türk yargısına olan güvenimizi bir kez daha buradan ifade ediyorum. Bir kez daha tüm hayatlarını kaybedenlere, bizim şampiyon meleklerimize Allah'tan rahmet, tüm acılı ailelere sabırlar, milletimize başsağlığı diliyorum. Bundan sonraki süreçte binaların en iyi şekilde yapılmasını ve sonraki nesillerin böyle acılar yaşamaması en büyük temennimizdir. Acı hepimizindir, bu acılar ilelebet yaşayacaktır." dedi.</p>

<p>Tatar daha sonra Vali Osman Varol ile Yeni Mezarlık'a geçerek depremde hayatını kaybedenlerin kabirlerine karanfil bıraktı, dua etti.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/avustralyada-karinca-krizi-949</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Tue, 13 Feb 2024 16:40:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Avustralya'da karınca krizi</h1>
                        <h2>Avustralya'da kırmızı ateş karıncalarıyla mücadele için ayrılan bütçeyi 1 milyar dolara yükselten yerel ve federal hükümet, Queensland eyaletindeki karınca istilasını 2032'ye kadar sonlandırmayı hedefliyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/avustralyada-karinca-krizi-1707831516.jpg">
                        <figcaption>Avustralya'da karınca krizi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>ABC News'ün haberine göre,&nbsp;Avustralya&nbsp;yerel ve federal hükümetleri, vatandaşların yaşam kalitesini düşürdüğü gerekçesiyle kırmızı ateş karıncalarıyla mücadeleye ayrılan bütçeyi iki katına çıkaracaklarını açıkladı.</p>

<p>Avustralyalı yetkililer, 500 milyon dolarlık ek yatırımla bütçeyi toplam 1 milyar dolara yükseltti.</p>

<p>Yetkililer, bütçeyle Queensland eyaletindeki kırmızı ateş karıncası istilasını 2032'ye kadar ortadan kaldırmayı amaçladıklarını kaydetti.</p>

<p>Ülkede yılda ortalama 8,6 milyon kişinin ateş karıncaları tarafından ısırıldığını belirten yetkililer, 43 ila 174 bin kişinin ısırılma sonrasında alerjik reaksiyon göstererek tıbbi müdahaleye ihtiyaç duyduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Tespit edilen kırmızı ateş karıncası yuvaları zehirleniyor</strong></p>

<p>Ulusal Ateş Karıncası İmha Programı yöneticisi Ashley Bacon, sürdürülen programın ateş karıncalarının yıllık yayılma hızını 4 kilometreyle sınırlandırdığını aktardı.</p>

<p>Bacon, aynı türün bir yılda katettiği mesafenin ABD'de 48, Çin'de 80 kilometreye çıkabildiğini ve söz konusu ülkelerde istilayı önlemek için milyarlarca&nbsp;dolar&nbsp;harcandığını vurguladı.</p>

<p>Söz konusu program kapsamında, tespit edilen kırmızı ateş karıncası yuvaları zehirlenerek yayılmacı türün çoğalması engelleniyor.</p>

<p>Araştırmacılar,&nbsp;Güney Afrika&nbsp;kıtasına özgü kırmızı ateş karıncalarının kıtaya 23 yıl önce ülkenin batısındaki Brisbane Limanı'ndan girerek Yeni Güney Galler eyaletinin kuzeyi ve Queensland eyaletinin güneyindeki bölgede yayıldığını tahmin ediyor.</p>

<p>Boyutları 2,4 ila 6,0 milimetre olan tür, ısırdığında salgıladığı feromon ile tüm sürünün aynı anda saldırmasına neden oluyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/turkiyede-gencler-icin-destek-aile-ve-genclik-fonu-basvurulari-basliyor-948</link>
            <category>TÜRKİYE</category>
            <pubDate>Tue, 13 Feb 2024 16:12:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye'de Gençler İçin Destek: Aile ve Gençlik Fonu Başvuruları Başlıyor!</h1>
                        <h2>TC Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından oluşturulan Aile ve Gençlik Fonu, gençlerin evlilik ve projelerine destek olmayı hedefliyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/turkiyede-gencler-icin-destek-aile-ve-genclik-fonu-basvurulari-basliyor-1707830262.jpg">
                        <figcaption>Türkiye'de Gençler İçin Destek: Aile ve Gençlik Fonu Başvuruları Başlıyor!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye&nbsp;Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir&nbsp;Göktaş, Cumhurbaşkanı&nbsp;Recep Tayyip Erdoğan&nbsp;başkanlığında&nbsp;Cumhurbaşkanlığı&nbsp;Külliyesi'nde gerçekleştirilen kabine toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.</p>

<p>Bir gazetecinin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Aile ve Gençlik Fonu"na başvuruların 15 Şubat'ta başlayacağına yönelik açıklamasını hatırlatması üzerine Bakan Göktaş, başvuruların söz konusu tarih itibarıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının internet sitesinden alınmaya başlayacağını belirtti.</p>

<p><strong>"Aile ve Gençlik Fonu'nu bütün Türkiye'de yaygınlaştıracağız"</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın vizyonu doğrultusunda oluşturulan Aile ve Gençlik Fonu'nda pilot bölge olarak&nbsp;deprem&nbsp;bölgesinin belirlendiğini ifade eden Göktaş, şunları söyledi:</p>

<p><em>"Aile ve Gençlik Fonu'nu oluştururken uluslararası kriterlerden faydalandık. Ancak deprem bölgesi için şartları özellikle esnettik, farklı tuttuk. İlk etapta Adıyaman, Gaziantep'in İslahiye ve Nurdağı ilçeleri ile Hatay,&nbsp;Kahramanmaraş&nbsp;ve Malatya'daki gençlerimizin başvurularını alacağız. İlerleyen süreçte ise programı tüm gençlerimizi kapsayacak şekilde bütün Türkiye'de yaygınlaştıracağız. Gençlerimizin hem evlilik hayallerine hem de farklı projelerine destek olmayı hedefledik. Aile kurma yolunda ilk adımı atacak gençlerimize faizsiz kredi imkanı sunacağız. Gençlerimiz bu destekle aynı zamanda kendi projelerini de hayata geçirebilecek. Programın ekonomik destek kısmı ile başvurusu onaylanan kişilere toplam 48 ay vadeli 2 yılı geri ödemesiz 150 bin lira kredi desteği sunulacak. Fonda biriken parayla orantılı şekilde süreci yürüteceğiz."</em></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>"Çiftlerin gelir toplamı brüt 2 asgari ücreti aşmamalı"</strong></p>

<p>Başvuru şartlarında yaş kriteri olup olmadığına ilişkin soru üzerine Göktaş, "Yaş gruplarına ilişkin incelemeler yapıldı. Fondan faydalanmak isteyen gençlerimizin başvuru tarihi itibarıyla 18-29 yaş arasında yani 30 yaşından gün almamış olması gerekiyor" diye konuştu.</p>

<p>Başka bir gazetecinin fondan yararlanmak isteyenlerin gelirlerine yönelik bir kriterin olup olmadığına yönelik sorusuna Göktaş, "Yoğun fizibilite çalışmaları yapıldı, uluslararası kriterler incelendi. Çok sayıda gencimizin söz konusu fondan yararlanması için çiftlerin gelir toplamının brüt 2 asgari ücreti aşmaması gerektiği yönünde bir kriter belirlendi" yanıtını verdi.</p>

<p><strong>Fondan yararlanmak isteyenler ne zaman başvurmalı?</strong></p>

<p>Fondan yararlanmak isteyenlerin başvuru tarihi itibarıyla resmi nikah gününe en az 2 ay en fazla 6 ay kalmış olması gerektiğine işaret eden Göktaş, başvuruların özenle değerlendirileceğini söyledi.</p>

<p>Değerlendirmelerin ardından gerekli şartları taşıyanların fondan yararlanacağını aktaran Göktaş, "Fondan yararlanacak gençlerimizin Bakanlığımızın evlilik öncesi sunacağı&nbsp;eğitim&nbsp;ve danışmanlık hizmetinden yararlanmak ve evlilik sonrasında sunacağı eğitim ve danışmanlık hizmetlerinden yararlanmayı taahhüt etmesi gerekiyor. Bu fonla Türkiye'nin yeraltı zenginliklerinden elde edilecek gelirlerle gençlerimizin geleceğine yatırım yapacağız" açıklamalarında bulundu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<ol>
	<li>
	<p><strong>Başvuru Tarihleri</strong>: Başvurular 15 Şubat itibarıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın resmi internet sitesi üzerinden alınmaya başlayacak.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Pilot Bölgeler ve Genişleme Planı</strong>: Fonun ilk aşamasında pilot bölge olarak deprem bölgeleri belirlendi. Başvurular ilk etapta Adıyaman, Gaziantep'in İslahiye ve Nurdağı ilçeleri ile Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya'daki gençler için açılacak. Ancak ilerleyen süreçte programın tüm Türkiye'ye yaygınlaştırılması planlanıyor.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Hedefler ve Destekler</strong>: Fonun amacı, gençlerin evlilik ve projelerine destek olmak. Faizsiz kredi imkanı sunularak gençlerin kendi projelerini hayata geçirmeleri teşvik edilecek.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Ekonomik Destek ve Geri Ödeme Şartları</strong>: Başvuruları onaylanan kişilere toplam 48 ay vadeli, 2 yılı geri ödemesiz 150 bin lira kredi desteği sağlanacak.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Başvuru Şartları</strong>:</p>

	<ul>
		<li>Başvuru tarihinde 18-29 yaş aralığında olmak.</li>
		<li>Çiftlerin gelir toplamının brüt 2 asgari ücreti aşmaması gerekiyor.</li>
		<li>Resmi nikah günü</li>
	</ul>
	</li>
</ol>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/35-bin-yeni-personel-alimi-yapilacak-947</link>
            <category>TÜRKİYE</category>
            <pubDate>Tue, 13 Feb 2024 16:04:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>35 bin yeni personel alımı yapılacak</h1>
                        <h2>Türkiye'de 35 bin sağlıkçı alımı başlıyor, işte merak edilenler</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/35-bin-yeni-personel-alimi-yapilacak-1707829785.jpg">
                        <figcaption>35 bin yeni personel alımı yapılacak</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, İstanbul'da yüzde 83'e kadar yükselen yoğun bakım doluluk oranının yüzde 71'e gerilediğini söyledi.</h2>

<p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Kabine Toplantısı sonrasında gazetecilerle bir araya geldi.</p>

<p>Bakan Koca, Türkiye'deki yoğun bakım kapasitesini zorlayan yoğunluğun geride kaldığını açıkladı.</p>

<p><em>"Özellikle yoğun bakım kapasitelerimizi zorlayan yoğunluk geride kaldı. Üç dört hafta önce Türkiye genelinde yoğun bakım doluluk oranı %72 iken bu durum&nbsp;İstanbul&nbsp;özelinde yüzde 83’e çıkmıştı. Bugün itibarıyla Türkiye geneli yoğun bakım doluluk oranı yüzde 71.</em></p>

<p><em>İstanbul için de yoğun bakım yatak doluluk oranı yüzde 71. Normale döndüğümüzü söyleyebilirim. Servis yatakları açısından zaten bir sorunumuz yoktu.</em></p>

<p><em>Şuan için servis yataklarının doluluk oranı ise Türkiye genelinde yüzde 63, İstanbul özelinde ise yüzde 65. Bu konuda en büyük gayreti sağlık çalışanlarımız gösterdi. Fedakarlıkları için, gayretleri için kendilerine teşekkür ediyorum."</em></p>

<p><strong>"35 bin yeni personel alımı imzalandı"</strong></p>

<p>Bakan Koca, fedakarlıkları sebebiyle sağlık çalışanlarına teşekkür etti. Koca, 35 bin yeni sağlık personeli alımı için takvimin işlemeye başladığını söyledi.</p>

<p><img alt="Fahrettin Koca" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/K%C4%B0%C5%9E%C4%B0/saglik-bakanindan-x-hasta-720_2-41%5B1%5D.jpg" style="height:447px; width:795px" /><br />
<br />
<em>"Sayın Cumhurbaşkanımız müjdeyi verdi. 35 bin yeni çalışma arkadaşımız aramıza katılacak. Gerek mevcut sağlık hizmetlerinin etkin olarak sürdürülebilmesi açısından gerekse yeni açılan hastanelerimizin personel ihtiyacı açısından 35 bin yeni istihdam gücümüze güç katacak.</em></p>

<p><em>Takvim bugün itibarıyla başladı. Personel alımı bugün imzalandı. Kılavuzu bu hafta ÖSYM’ye göndermek istiyoruz. Bildiğiniz gibi alımlarda mülakat yok. Tüm adaylar eşit koşullarda yarışacaklar.</em></p>

<p><em>15 bini hemşire, 8 bini hizmet personeli olmak üzere toplam 35 bin yeni çalışma arkadaşımız olacak. Branş dağılımını ve nihai takvimi&nbsp;ÖSYM&nbsp;ile birlikte hazırladığımız kılavuz ile ilan edeceğiz. Zannediyorum bir hafta içinde yetiştirebileceğiz. Şimdiden hayırlı olsun."</em></p>

<p><strong>Yeni şehir hastaneleri</strong></p>

<p><em>"Yakında, birkaç hafta içinde&nbsp;Antalya&nbsp;Şehir Hastanesi tam kapasite ile hizmete alınacak. Bildiğiniz gibi hasta kabulüne başlandı. Muhtemelen önümüzdeki iki üç hafta içerisinde Antalya Şehir Hastanemizin resmi açılışı Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından yapılacak."</em></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/pilede-yol-konusunda-neler-oluyor-946</link>
            <category>KIBRIS</category>
            <pubDate>Tue, 13 Feb 2024 16:00:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Pile'de yol konusunda neler oluyor?</h1>
                        <h2>Pile’de başlayan çalışmalara 6 Kasım’da verilen aranın kalıcılaştığı ve BM’nin Stewart’ın imzasını taşıyan mutabakatların başarısızlığını üstlenmemek için konuyu açık tuttuğu bildirildi. Kaynak: Rum basını: Pile’deki çalışmalara verilen geçici ara kalıcı oldu</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/pilede-yol-konusunda-neler-oluyor-1707829355.jpg">
                        <figcaption>Pile'de yol konusunda neler oluyor?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs’taki Temsilcisi ve Barış Gücü Misyon Şefi Colin Stewart’ın iki taraf ile vardığı karşılıklı anlayış mutabakatları çerçevesinde Pile’de başlayan çalışmalara 6 Kasım’da verilen aranın kalıcılaştığı ve BM’nin Stewart’ın imzasını taşıyan mutabakatların başarısızlığını üstlenmemek için konuyu açık tuttuğu bildirildi.</p>

<p>Politis “Pile’de Çalışmalara Verilen Geçici Ara Kalıcı Oldu” başlığıyla manşete çektiği haberinde, Pile konusunda karşılıklı anlayış mutabakatına varılması ve yapılan açıklamalar sebebiyle Maraş ve daha sonra Kıbrıs sorunu için “iyiye işaret” beklentisi yaratılmaya çalışıldığını ancak bunun hiçbir zaman doğrulanmadığını ve üç aydır karma köy Pile’de hiçbir çalışma yapılmadığını yazdı.</p>

<p>Çalışmalara “geçici” ara verilmesinden sonra ara bölge içerisinde hiçbir çalışma yapılmadığını kaydeden gazete, BM Barış Gücü’nün 6 Kasım 2023’te çalışmalara geçici ara verildiğini açıklarken, ortaya çıkan engellerin ciddi olmadığı ve uzlaşıların saatler veya günler içerisinde yeniden hayata geçirilmeye başlanacağı görüşü ve görüntüsü verilmeye çalıştığını belirtti.</p>

<p>Pürüz ve engellerin maksatlı olarak önemsiz gösterilmeye çalışıldığını yazan gazetede, çalışmaların durdurulmasından 3 buçuk ay sonra bugün, bazılarının Kıbrıs sorunu için ön haberci olarak gösterdiği karşılıklı anlayış mutabakatının hem dondurucuda kaldığını, hem de yarattığı ümitlerin söndüğünü vurguladı.</p>

<p>Gazete “kimse resmî olarak kabul etmese de karşılıklı anlayış mutabakatı artık mazi oldu. BM -en azından resmî olarak- konunun kapanmamış görüldüğünü söylüyor. BM, klinik olarak ölmüş olsa bile, iki tarafla yapılmış ve (mutabakatın mimarı olarak nitelendirilen) Stewart’ın imzasını taşıyan mutabakattaki başarısızlığın sorumluluğunu asla üstlenmek istemiyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Çalışmaların durdurulması sebebini bulmak için yaptığı daha derin araştırmada işin ucunun Türkiye Savunma Bakanlığına dayandığını yazan gazete, mutabakatın uygulanmamasının gerçek nedeninin Pile’deki olguların değişmesini istemeyen Türk Ordusu olduğunu savundu.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/turkiye-farkindalik-icin-mor-renk-ile-aydinlandi-945</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Tue, 13 Feb 2024 15:51:57 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye farkındalık için mor renk ile aydınlandı</h1>
                        <h2>Dünya genelinde en sık görülen nörolojik hastalıklardan biri olan epilepsi hastalığına dikkat çekmek amacıyla Şubat ayının ikinci pazartesi günü kutlanan Dünya Epilepsi Günü’nde Türkiye’nin sembol yapıları, epilepsi farkındalığının rengi mor ile aydınlatıldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/turkiye-farkindalik-icin-mor-renk-ile-aydinlandi-1707828717.webp">
                        <figcaption>Türkiye farkındalık için mor renk ile aydınlandı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Dünya genelinde en sık görülen nörolojik hastalıklardan biri olan epilepsi hastalığına dikkat çekmek amacıyla Şubat ayının ikinci pazartesi günü kutlanan Dünya Epilepsi Günü’nde Türkiye’nin sembol yapıları, epilepsi farkındalığının rengi mor ile aydınlatıldı.</p><p><strong>İSTANBUL (İGFA) -</strong> Türk Epilepsi ile Savaş Derneği, epilepsi hastalarının sosyal hayatlarında yaşadıkları ön yargılara dikkat çekmek için sekiz yıldır Epilepsi İçin Bak farkındalık kampanyasını hayata geçiriyor. Epilepsi İçin Bak farkındalık kampanyasının 12 Şubat Dünya Epilepsi Günü girişimleri kapsamında; Türkiye’nin sembol yapılarından Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Masal Şatosu ve Amasya Kalesi mor renk ile ışıklandırıldı.</p>

<p><img height="562" src="https://www.igfhaber.com/static/16/1645168384-epilepsi-icin-bak-yss-1-1707814751-640.jpeg" width="750" /></p>

<p><strong>ÜLKEMİZDE 1 MİLYON EPİLEPSİ HASTASI İÇİN #GERÇEĞİGÖR</strong></p>

<p>Beynin normal faaliyetlerini sürdürmesini sağlayan elektriğin aşırı artması ile ortaya çıkan epilepsi hastalığı dünyada her 100 kişiden birini etkiliyor. Ülkemizde de yaklaşık 1 milyon epilepsi hastası bulunuyor. Kişiye göre değişen nöbetlerle kendini gösteren epilepsi hastalığı, ilaçlarla yüzde 70 gibi yüksek bir oranla kontrol altına alınabiliyor. Ancak epilepsi hastaları ve yakınları yüzyıllardır süre gelen yanlış bilgilerden kaynaklanan toplumsal ön yargılarla hastalığın kendisinden daha fazla mücadele etmek zorunda kalıyor.&nbsp;</p>

<p><img height="1000" src="https://www.igfhaber.com/static/17/1707811836-eib-amasya-kalesi-1-1707814746-917.jpeg" width="750" /></p>

<p>Türk Epilepsi ile Savaş Derneği Başkanı Prof. Dr. Nerses Bebek,&nbsp;“Epilepsi Farkındalık Araştırması sonuçlarına göre ülkemizde yakınlarının epilepsi hastası bir bireyle evlenmesini istemeyenlerin oranı yüzde 36, işveren olsam epilepsi hastası bir bireyi işe almak istemem diyenlerin oranı yüzde 22, epilepsi hastalarının çoğunda zeka ve fiziksel gelişim geriliği olduğunu sananların oranı yüzde 36 ve çevresinde epilepsi hastası bireylerin olmasından rahatsızlık duyanların oranı ise yüzde 60.&nbsp;&nbsp;Oysaki epilepsi hastaları herkes gibi hayatlarına devam edebilir, okuyabilir, çalışabilir, evlenebilir, çocuk sahibi olabilir ve başarılı işlere imza atabilirler. Epilepsi İçin Bak farkındalık kampanyası aracılığıyla herkesi bu&nbsp;“Gerçeği Gör”meye davet ediyoruz. Epilepsi hastalığına karşı ön yargıların karanlığını farkındalık ışığıyla aydınlatmak için herkes epilepsi hakkında yeniden düşünmeli, bilinçlenmeli ve değişimin bir parçası olmalı” diye konuştu.</p>

<p><img height="562" src="https://www.igfhaber.com/static/16/1645168366-epilepsi-icin-bak-fsm-2-1707814740-906.jpeg" width="750" /></p>

<p><strong>EPİLEPSİ FARKINDALIK ELÇİSİ OLABİLİRSİNİZ&nbsp;</strong></p>

<p>Prof. Dr. Bebek,&nbsp;“Epilepsi hastalarını ön yargıların karanlığından kurtarmak için herkesin yapabileceği bir şey var. Bu konuda başta gençlerimizi olmak üzere herkesi epilepsi farkındalık elçisi olmaya davet ediyoruz. Bunun için Epilepsi İçin Bak Instagram sayfasında yer alan&nbsp;<strong>#MorGözlük</strong>&nbsp;filtresi ile fotoğrafınızı ve bilinçlendirici mesajınızı #GerçeğiGör ve #EpilepsiİçinBak etiketleriyle paylaşabilirsiniz.</p>

<p></p>

<p><strong>Epilepsi farkındalığına destek olmak için&nbsp;</strong>‘<strong>Mor Gözlük</strong>’&nbsp;<strong>filtre linki:</strong></p>

<p></p>

<p>https://www.instagram.com/ar/365833249537044/</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/astronot-gezeravci-geldi-ve-ne-soyledi-944</link>
            <category>TÜRKİYE</category>
            <pubDate>Mon, 12 Feb 2024 22:15:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Astronot Gezeravcı geldi ve ne söyledi?</h1>
                        <h2>Uluslararası Uzay İstasyonu'nda görevini tamamlayarak yurda dönen Türkiye'nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, "Bu sadece başlangıçtı, bir yere varış hikayesi değildi. Hedeflere erişebilmiş olmanın mutluluğu ile ülkeme döndüm" dedi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/astronot-gezeravci-geldi-ve-ne-soyledi-1707764789.jpg">
                        <figcaption>Astronot Gezeravcı geldi ve ne söyledi?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Uluslararası Uzay İstasyonu'nda görevini tamamlayan Türkiye'nin ilk astronotu Alper Gezeravcı yurda döndü.</p>

<p>Gezeravcı, Uluslararası Uzay İstasyonu'nda geçirdiği 18 günün ardından Türkiye'nin insanlı ilk uzay bilim misyonunu tamamlayarak 9 Şubat'ta dünyaya iniş yapmıştı. ABD'deki kontrollerinin ardından Gezeravcı, Cumhurbaşkanlığına ait uçakla Ankara Esenboğa Havalimanı'na geldi.</p>

<p>Türkiye'nin ilk astronotu Gezeravcı: Bu sadece bir başlangıçtı</p>

<p>Gezeravcı'yı, burada Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye Uzay Ajansı (TUA) Başkanı Yusuf Kıraç, TÜBİTAK Başkanı Hasan Mandal ve Türkiye'nin ikinci astronotu Tuva Cihangir Atasever karşıladı.</p>

<p>Ayrıca 13 çocuk, apronda Gezeravcı'ya çiçek takdim etti. Gezeravcı da Uluslararası Uzay İstasyonu'na giderken yanında götürdüğü 13 Türk bayrağını tek tek sohbet ederek çocuklara verdi. Gezeravcı'nın ailesi de aynı uçakla yurda döndü.</p>

<p><strong>"Hedeflere erişebilmiş olmanın mutluluğu ile ülkeme döndüm"</strong></p>

<p>Karşılamanın ardından, Esenboğa Havalimanı'nın VİP salonunda basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Gezeravcı, şunları kaydetti;</p>

<p>Maneviyatı yüksek olan bir ülkenin içten, samimi insanlarıyla, Türk vatandaşlarımızla tekrar bir araya gelmek, kavuşmak bu yolculuğun en güzel sonlanan kısmıydı. Ben görevin ilk başlangıç anından itibaren konulan hedef, bugüne kadar hayallerimizin sınırını teşkil eden gökyüzündeki gözümüzle görebildiğimiz sınırları bertaraf eden, hedeflere erişebilmiş olmanın mutluluğu ile ülkeme döndüm.</p>

<p>Türkiye'nin ilk astronotu Gezeravcı: Bu sadece bir başlangıçtı</p>

<p>Ülkemin bana sağlamış olduğu eğitimle, bana kazandırmış olduğu kabiliyetlerle bu görevi gerçekleştirdim. Ortaya koymuş olduğu güçlü iradeyle Sayın Cumhurbaşkanımız, devletimizin bütün kurumları, bir çarkın mükemmel işleyen dişlileri gibi hiçbir aksaklığa mahal vermediler. Hazırlık sürecini çok kolay hale getiren, bütün hazırlık sürecini yöneten Sanayi Teknoloji Bakanlığımız, Türkiye Uzay Ajansımız ve TÜBİTAK'ın değerli çalışanlarına minnettar olduğumu ifade etmek isterim.</p>

<p>Bu görev Türk astronot ve bilim misyonu adı altında gerçekleşti. Türkiye'nin ilk astronotu olarak geleceğimizin teminatı az önce karşılaştığımız sevgili kardeşlerimize orada gerçekleştirdiğimiz her bir deneyi temsil eden birer bayrağı elden teslim ederek, bundan sonra başlayan kutlu yolculuğumuzun bayrak değişimini gerçekleştirmiş olduk.</p>

<p>Türkiye'nin ilk astronotu Gezeravcı: Bu sadece bir başlangıçtı</p>

<p><strong>"Bu sadece bir başlangıçtı"</strong></p>

<p>Sayın Bakanımızın da çok güçlü bir iradeyle ifade ettiği şekilde, bu sadece bir başlangıçtı, bir yere varış hikayesi değildi. Yaptığımız işleri gönülden tebrikleriyle dile getiren insanların duygularıyla geriye döndüm. Devletimizin güçlü iradesini sadece burada bizler değil görevin icrası sırasında hazırlık yaptığımız yurt dışındaki farklı kurumların bileşenleri, Uluslararası Uzay İstasyonu'ndaki hazırlık sürecimizi gözlemleme imkanı bulmayan ama orada gerçekleştirdiğimiz deneyleri birebir bizle birlikte icra aşamasında vakıf olan ve hayranlıklarını yaptığımız işleri gönülden tebriklerini dile getiren insanların duygularıyla geriye döndüm.</p>

<p>Ülkemin bu alanda ortaya koymuş olduğu geçmişimizle bu noktada yapmış olduğumuz hiçbir görev olmamasına rağmen, ilk görevimizin başarıyla sonuçlanmasından dolayı en içten samimi tebriklerini dile getiren ve bu konuda attığımız adımın ataretin güçlülüğünü gözlemleyerek dile getiren insanların bize yüklemiş olduğu mutlulukla geri döndüm ülkeme. Ben ülkemin bu konuda atmış olduğu adımın ve geleceğe yönelik koymuş olduğu hedeflerin güçlü duruşu noktasında görevi icra eden bir kişi olarak değil Türkiye Cumhuriyeti'nin bir vatandaşı olarak yurt dışındaki basın yayın kanallarında ülkemize ilişkin gurur verici ifadelerden ve yorumlardan almış olduğum ilk iznelimlerle müthiş bir şekilde gururlanmış bir şekilde ülkeme döndüm.</p>

<p><strong>"Devletimizin attığı güçlü adımla özgüvenimizi ayağa kaldırdı"</strong></p>

<p>İnşallah bundan sonra çok daha büyük ataletle büyüyerek devam edecek. Çok daha ileri noktalara gidecek. Dünyanın bugüne kadar paylaşmış olduğu, bizim de ülke olarak fazlasıyla hak etmiş olduğumuz uzaydaki yerimizi bu ekosistemde fayda sağlayacak pay alacak şekilde adımların atılacağını çok kısa süre içinde göreceğiz. Türkiye, hak ettiği şekilde uzaydaki çalışmalardan pay alacak. Hiç kimsenin bir şüphesi olmasın. Bugüne kadar eksik olan tek şeyimizi, damarlarımızda dolaşan asil kanın bize vermiş olduğu o yüksek potansiyelin farkında olamayışımızdı. Devletimizin attığı bu güçlü adımlarla hak ettiğimiz özgüveni ayağa kaldırdık. Bundan sonra da çok daha koşar adımlarla ileri gitmeye devam edeceğiz.</p>

<p>Tüm vatandaşlarımıza her aileden birer ferdin bizimle birlikte oraya gittiğini hissettiğimi dile getiriyorum. Bu başarı bireysel bir başarı değil, bu başarı Türkiye'deki her hanenin içerisinden birer çocuğun başarısıdır.</p>

<p>Türkiye'nin ilk astronotu Gezeravcı: Bu sadece bir başlangıçtı</p>

<p><strong>"Bundan sonra atılacak adımları ben de mutlulukla bekliyor olacağım"</strong></p>

<p>Gezeravcı'ya ilk soruyu, kendisini karşılamaya gelen öğrencilerden Ahmet Süleyman Aslan yöneltti. Aslan'ın "uzaydaki deneyler sonucunda, dünyayı nasıl bir geleceğin beklediğine" yönelik sorusu üzerine Gezeravcı, şu anda büyük bir projenin gerçekleşmesi sürecine şahitlik ettiklerini söyledi. Gezeravcı, "Sizler bu başlatılan projelerin devam eden adımlarının parlayan yıldızısınız. Bundan sonra o bilim insanlarının bana teslim ettiği deneylerin bütün hazırlık süreçlerinin gelecek adımlarına sizler imza atacaksınız." diye konuştu.</p>

<p>Bundan sonraki sürecin nasıl işleyeceğine ilişkin bir soruya ise Gezeravcı, şu cevabı verdi:</p>

<p>"Tarihimizde bu alanda herhangi bir görev yapmamış olmamıza rağmen hazırlık sürecinden itibaren görevin sonlandığı bu noktaya kadar, bu derece mükemmel bir ahenk içerisinde kurumlarımızın müthiş sinerjisiyle harika bir hazırlık süreci geçirdik. Bu ülkenin hiç bulunmadığı alanlarda dahi ne derece güzel başarılara ulaşma potansiyelinin olduğunu bizzat içerisinde bulunarak sınama, görme ve başarıya ulaştığını beraberimde gelen sonuçlarla buraya getirebilme imkanına sahip olmak müthiş derecede mutluluk verdi. Bundan sonra yapacağımız görevler için müthiş bir özgüvene vesile oldu. Bu alanda konulmuş 10 ana hedeften sadece birisiydi bu ve eş zamanlı olarak bütün hedeflere ilerleme noktasında çok ciddi adımlar atılıyor. Devletimizin bu noktada bizlere enjekte ettiği o özgüveni damarlarımızda hissettik. Benim için önemli olan buydu. Bu, sadece 20 görev odaklanan bir çalışma ya da bir tane bireyin gidip de başardığı bir husus değil. Ben görevi icra eden bir kişi değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir vatandaşı olarak devletimin gücünü, kararlılığını ve koyduğu hedefe erişme noktasındaki o güçlü duruşunu hisseden bir vatandaş olarak buraya geri döndüm. Bunun mutluluğu, gururuyla bundan sonra atılacak adımları ben de mutlulukla bekliyor olacağım."</p>

<p><strong>"Hiçbir takviyeye ihtiyaç duymadım"</strong></p>

<p>Gezeravcı, "Dışardan Dünya'ya bakmak nasıl bir duygu?" sorusunu ise şöyle cevapladı:</p>

<p>"Dünya hakikaten büyük bir nimet, bize sunduğu nimetlere şükretmemiz gerektiğini bir kere daha idrak ettim. Hayatın rutin akışı esnasında idrak edemediğimiz birçok nimetin varlığına ne derece büyük şükretme ihtiyacı içerisinde olduğumuzu hissettik. Bu harika güzelliğe dışarıdan bakmak hakikaten olağanüstü bir imkanmış. Dünya'nın ne derece güzel, bize ne derece harika imkanlar sunduğunu, dışarıdan da ne derece büyük bir cazibe merkezi olduğunu gözlemleme imkanı bulmak müthiş bir deneyimdi. Biz de askeri havacılıkta 'hedef büyülenmesi' diye bir tabir var. Bakıp da büyülenemediğiniz bir alan yok. Cupola'da gözlem esnasında zamanın akışını kaybediyorsunuz. İlave alarm kurarak gidiyorduk oraya çünkü kendinizi alabilmeniz mümkün değil. Müthiş bir güzellik."</p>

<p><strong>"Adaptasyonda hiçbir sıkıntı yaşamadım"</strong></p>

<p>Sağlık durumuyla ilgili olarak ise Gezeravcı, yolculuk esnasında 2 doktorun kendisine eşlik ettiğini aktardı.</p>

<p>Gezeravcı, kafasında süreçle ilgili bir beklenti kurmadığının altını çizerek, fırlatmanın 12. dakikasında koltuğundan çözüldüğü andan itibaren yer çekimsiz ortamın verdiği hareket imkanını direkt tecrübe etme ve hiçbir sıkıntı yaşamadan o ortama adaptasyon imkanı bulduğunu anlattı.</p>

<p>Bunun kendisinin de şaşırdığı bir süreç olduğunu söyleyen Gezeravcı, şöyle konuştu:</p>

<p>"Nihayetinde 8 aylık yoğun bir eğitim süreci geçirdik ama yer çekimsiz ortamı dünya şartlarında simüle etmemiz mümkün değil. Hiçbir eğitim ortamının da ne beklememiz gerektiğiyle ilgili bir fikir verme imkanı yok ancak bundan önce yaşamış insanların anlattıklarıyla buna haiz oluruz ama Allah'ın yarattığı her bir bünye farklı karakteristiğe sahip. Çok mutluyum, birinci dakikadan itibaren adaptasyonda hiçbir sıkıntı yaşamadım. Kapsülün içi nispeten kısıtlı bir alan, küçük bir hacim. Oradan daha büyük bir hacme giriş yaptığımız andan itibaren yine adaptasyonla ilgili belli bir geçici süre sıkıntı yaşayabileceğimiz bir alışma süresinin geçebileceğiyle ilgili süreçten bahsedilmişti. Çok şükür, adım attığımız ilk andan itibaren orada da hiçbir sıkıntı yaşamadım. O basın toplantısının canlı yayının hemen ardından, daha birinci saatten itibaren deney çalışmalarımızın kurulumuna başlama imkanı buldum. Vücudun direncini artırabilecek ilave bir takviyeye ihtiyaç duymadım. Bu konuda da çok mutluyum. Gidiş de dönüş de birbirinden farklı fiziksel zorlayıcı şartlara sahip bir süreçti. Ayağımı yere bastığım andan itibaren de hiçbir sıkıntı yaşamadım. Kapsülden çıkış esnasında da iyi hissettiğim için yardım almadan çıkmayı talep ettim. Dünyanın en zorlu jeopolitik lokasyonunda yıllardır var olmayı ve güçlü şekilde ayakta durmayı başarabilmiş bir milletin bana verdiği özgüveni hissediyorum. Sanırım bunun çok büyük katkısı var."</p>

<p><strong>81 ilde genç ve çocuklarla bir araya gelecek</strong></p>

<p>Gezervacı, bundan sonraki sürece ilişkin soruyu yanıtlarken, "Bugünlere devletimin bana vermiş olduğu eğitimle, devletimin bana kazandırmış olduğu imkanlarla geldim. Bundan sonra da devletimin emrindeyim. Ne emredilirse onu yerine getirmek için hazırım." ifadesini kullandı.</p>

<p>Bakan Kacır da Gezeravcı'nın kendisini iyi hissettiği ölçüde tüm şehirlerde özellikle gençlerle ve çocuklarla buluşmalar gerçekleştireceğini söyledi.</p>

<p>Gezeravcı da operasyonel süreçlerde heyecanlandığı an olmadığını ancak minik kardeşleriyle buluşma noktasında çok büyük heyecan duyduğunu aktardı.</p>

<p>Yeğeni Karan'a hediyeler getirdiğini ifade eden Gezeravcı, "Görevin icrası esnasında Sayın Bakanımız, bakan yardımcımız ve bütün kurumlarımızın değerli yöneticileri her an yanımızda olduklarını hissettirdiler. Benim bugüne kadar hayallerimi limitlemek zorunda kaldığım, kafamı gökyüzünün ötesine kaldıramadığım, o suni limitlerin tamamını bertaraf eden ülkemizin güçlü iradesini bünyelerinde hissederek potansiyellerini istedikleri alana yansıtma fırsatı bulacaklar bundan sonra. Bana emanet edilen görevi emanet sahibi genç kardeşlerimize teslim etmek üzere kavuşma anını sabırsızlıkla bekledim." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Gezeravcı, uzayda geçirdiği süre boyunca herhangi bir aşamada zorlandığını hissetmediğini belirterek, bilim insanları için veri toplama amacıyla her anını kayıt altına aldıklarını söyledi. Gezeravcı, "Bu süreçte belki mental durumdan, belki motivasyonumuzun yüksekliğinden, belki de bu ülkenin güçlü insanlarından birisi olduğumuz için zorlandığım hiçbir an olmadı. " dedi.</p>

<p><strong>Özlediği güveci yedi</strong></p>

<p>Çok özlediği güveci, döndüğünde ABD'de annesinin hazırladığını belirten Gezeravcı, ilk günün akşamında kendisine ziyafet çekildiğini söyledi.</p>

<p>Gezeravcı, iyi ya da kötü kendisini eleştiren herkesin düşüncesine saygı duyduğunu dile getirerek, herkesin eleştirisinin kendisine bir şeyler kattığını, eleştirilerin yeni şeyler düşünmesine vesile olduğunu ancak değerlendirmelerin objektif kriterlerle, tecrübe birikimine sahip kişilerce yapılmasının biraz daha anlamlı olduğunu vurguladı.</p>

<p>Alper Gezeravcı, 8 aylık eğitimi veren kurumların değerlendirici birimlerinden aldıkları yorumlardan çok mutlu olduklarını ifade ederek, "Katılımcı diğer üç ülkenin de farklı süreçlerin içerisinde dar bir takvimin içerisinde hazırlık sürecine başladık. Bu kadar kısıtlı bir zaman dilimine rağmen acabalarla sürece başladıkları bir noktada bu derece başarıyla ve pozitif bulgularla sürecin sonlanması neticesinde müthiş geri beslemeler aldık." dedi.</p>

<p>Gezeravcı uzayda yaptıkları çalışmaların Türkiye Cumhuriyeti'nin şanına yakışır, emsalleriyle eşit hatta bazı noktalarda daha ileri düzeyde olduğuna dikkati çekerek, "Yaptığımız sadece bir uzay seyahati değildi. Ben bunu çok rahat bir şekilde ifade edebilirim." diye konuştu.</p>

<p>Koyulan hedeflerin tamamını hiçbir aksaklık yaşamadan yerine getirdiklerini bildiren Gezeravcı, söz konusu sürecin bireysel bir başarı olmadığını, ilk günden bugüne devletin desteğiyle ilerleyen bir süreç olduğunu vurguladı.</p>

<p>Gezeravcı, bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile de bir görüşme gerçekleştireceklerini söyledi.</p>

<p>Bakan Kacır da uzaya bağımsız bir erişimi gerçekleştirmeye dönük halihazırda projelerin sürdüğünü belirterek, şöyle konuştu:</p>

<p>"Türkiye'nin farklı kurumları geliştirdikleri roket sistemleri ile uzay sınırı olarak kabul edilen 100 kilometre irtifaya halihazırda erişebilmiş durumdalar. Önceliğimiz bu kabiliyetlerin kendi uydularımızı uzaya taşıyabilecek seviyeye erişmesi. Bunun için bir yandan roket geliştirme projelerini sürdürürken bir yandan az önce ifade ettiğimiz üzere 2030 yılına dek bir uzay limanı projesini gerçekleştirmek, Türkiye'nin paydaşı olduğu bir uzay limanında kendi fırlatma rampalarımızla ve kendi geliştirdiğimiz roketlerle kendi uzay sistemlerimizi, öncelikle uydularımızı ve diğer uzay sistemlerimizi uzaya taşıyabilmeyi hedefliyoruz. Bunu yapabilecek kapasiteye, yetkinliğe, imkana sahibiz. Türkiye'nin bu alanda yetişmiş çok güçlü bir insan kaynağı var."</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/turkiye-kupasinda-ceyrek-ve-yari-final-kuralari-cekildi-943</link>
            <category>GÜNCEL HABERLER</category>
            <pubDate>Mon, 12 Feb 2024 22:15:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye Kupası'nda çeyrek ve yarı final kuraları çekildi</h1>
                        <h2>Ziraat Türkiye Kupası'nda çeyrek ve yarı final kuraları çekildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/turkiye-kupasinda-ceyrek-ve-yari-final-kuralari-cekildi-1707764490.jpg">
                        <figcaption>Türkiye Kupası'nda çeyrek ve yarı final kuraları çekildi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) Riva'daki Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri Orhan Saka Salonu'nda gerçekleştirilen kura çekiminde kulüp temsilcileri ve TFF yetkilileri yer aldı.</p>

<p>Kupada Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve RAMS Başakşehir kura çekiminde seri başı olarak, Trabzonspor, VavaCars Fatih Karagümrük, TÜMOSAN&nbsp;Konyaspor&nbsp;ve MKE Ankaragücü seri başı olmayan takımlar olarak yer aldı.</p>

<p>Çeyrek final maçları, 27-28-29 Şubat tarihlerinde tek maç eleme usulüne göre oynanacak.</p>

<p>Çift maç&nbsp;eleme usulüne göre oynanacak yarı final maçlarının tarihleri ise daha sonra açıklanacak.</p>

<p>Kura çekimi öncesinde konuşan TFF Başkan Vekili Yalçın Orhan, Ziraat Türkiye Kupası'nın Türk futbolunun en önemli markalarından birisi olduğuna dikkati çekerek çeyrek finale yükselen takımları tebrik etti.</p>

<p><strong>İşte eşleşmeler:</strong></p>

<p><strong>Çeyrek final eşleşmeleri:</strong></p>

<p>Trabzonspor-RAMS Başakşehir</p>

<p>Beşiktaş-TÜMOSAN&nbsp;Konyaspor</p>

<p>MKE Ankaragücü-Fenerbahçe</p>

<p>Galatasaray-VavaCars Fatih Karagümrük</p>

<p><strong>Yarı final eşleşmeleri:</strong></p>

<p><strong>1. maçlar</strong></p>

<p>MKE Ankaragücü-Fenerbahçe / Beşiktaş-TÜMOSAN&nbsp;Konyaspor</p>

<p>Trabzonspor-RAMS Başakşehir / Galatasaray-VavaCars Fatih Karagümrük</p>

<p><strong>2. maçlar</strong></p>

<p>Beşiktaş-TÜMOSAN&nbsp;Konyaspor&nbsp;/ MKE Ankaragücü-Fenerbahçe</p>

<p>Galatasaray-VavaCars Fatih Karagümrük / Trabzonspor-RAMS Başakşehir</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/a64d0a84d6ec403e951a46fad363ead2%5B1%5D.jpg" style="height:424px; width:753px" /></p>

<p><strong>Kulüp temsilcilerinin açıklamaları</strong></p>

<p>Ziraat Türkiye Kupası'nın çeyrek finalinde karşılaşacak Beşiktaş ile TÜMOSAN Konyaspor'un yöneticileri, kupayı kazanmak istediklerini söyledi.</p>

<p>Beşiktaş Kulübünün asbaşkanları Mete Vardar ve Onur Göçmez ile TÜMOSAN Konyaspor Asbaşkanı Oktay Dalkıran, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Trendyol Süper Lig'deki 8 değerli takımın Ziraat Türkiye Kupası'nda çeyrek finalde yer aldığını belirten Mete Vardar, kupada eşleştikleri Konyaspor'u en iyi şekilde ağırlayacaklarını ifade etti.</p>

<p><strong>Mete Vardar: Kupayı 11. kez müzemize götürmek istiyoruz</strong></p>

<p>Vardar, Türkiye Kupası'nı çok önemsediklerinin altını çizdi.</p>

<p><em>"Kupayı bundan önce 10 kez kazandık, 11. kez müzemize götürmek istiyoruz. Her maç önemli. Konyaspor maçını iyi bir futbolla kazanıp yarı finale yükselmek istiyoruz. Olası yarı finalde MKE Ankaragücü de gelebilir, Fenerbahçe de gelebilir. Hepsi değerli finaller. Yarı finalde ilk maçı deplasmanda ikinci maçı evimizde oynayacağız. Hayırlısı olsun."</em></p>

<p>Vardar, kura çekimi öncesinde Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Büyükekşi'yle yaptıkları görüşmeye de değindi.</p>

<p><em>"Mehmet Büyükekşi'yle sadece Beşiktaş ile ilgili değil, Türk futboluyla ilgili konuştuk. Belli konularda güven eksikliği olduğunu söyledik. Biz burada Beşiktaş'ı temsil ediyoruz ama aynı zamanda taraftarız, taraftarların taleplerini biliyoruz. Evlerimizde de Beşiktaş konuşuyoruz. İletişim oluşturmamız lazım. Çok değerli bir toplantı yaptığımızı düşünüyoruz. Türk futbolundaki konuları gündeme getirdik. Sayın başkan da bunları not aldı, değerlendireceğini söyledi. Türk futbolunun genel konusu güven eksikliği. Sadece sportif değil, sosyal konularla ilgili de konuştuk. Semih Kılıçsoy'un boynuna dirsek atılması, Pendikspor maçında 45 metre ileriden taç atışı kullanılması, Sivasspor maçındaki VAR hakeminin müdahalesi gibi yüzlerce konu var. Kendisi bize Beşiktaş Kulübüne uzak olmadığını ifade etti. Türk futbolu için, yarınlarımız için güzel bir toplantı oldu. Hasan Arat başkanımız ve 13 kişilik yönetim kurulumuzun ikinci ayı. Türk futboluna büyük katkılarımız olacaktır. Onur Göçmez asbaşkanımızla beraber TFF ilişkilerini biz yöneteceğiz. Bugün bir başlangıçtı ve önemli olduğunu düşünüyorum."</em></p>

<p><em><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/AA-20240212-33685124-33685123-ZIRAAT_TURKIYE_KUPASINDA_CEYREK_VE_YARI_FINAL_ESLESMELERI_BELLI_OLDU%5B1%5D.jpg" style="height:502px; width:753px" /></em></p>

<p><strong>Onur Göçmez: Tek istediğimiz adalet ve eşitlik</strong></p>

<p>Onur Göçmez ise çeyrek final itibarıyla zor ya da kolay kura olmadığına dikkat çekti.</p>

<p><em>"Konyaspor değerli bir camia. Maçın içeride ya da dışarıda olmasının önemi yok. Kupa maçları zor olur. Beşiktaş da eski köklerine dönen bir yapılanma içinde. Bizim için hem lig hem de kupa yeniden başlıyor. Hedefimiz kupayı almak, ligde de en iyi seviyede olmak. Bugün federasyon başkanımıza VAR'la ilgili problemlerden, ciddi sorunlar olduğundan bahsettik. Bu konuya değinilmesi gerektiğini ifade ettik. Bizler Beşiktaş'ın adamıyız, Türk futboluna fayda sağlamak istiyoruz. Tek istediğimiz adalet ve eşitlik. Bundan sonra her şeyin çok daha iyi olacağına inanıyoruz."</em></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Göçmez, federasyonla iletişim kurarak sorunları çözmek istediklerini de vurguladı.</p>

<p><em>"Mete başkanımızın söylediği gibi iletişim sanattır. Biz Beşiktaş camiasını temsil ediyoruz. İletişime inanıyoruz. Eğer iletişimle bu sorunu çözemezsek farklı yöntemlerin olduğunu da biliyoruz. İletişim, insanlara saygı duymak ve sevgiyi ortaya koymanın önemli bir temel olduğunu düşünüyoruz. Biz Beşiktaş olarak büyük bir camiayız, Türk futbolunun da en önemli camialarındanız. Bir şeyleri temsil ederken bu duruşu sergilemek lazım. Gerekli notlarımızı ilettik. Bundan sonra da adalet ve eşitlik kapsamında güzel şeyler olacağına inanıyoruz."</em></p>

<p><strong>Oktay Dalkıran: Kupada mutlu sona ulaşacağımıza inanıyorum</strong></p>

<p>TÜMOSAN Konyaspor Asbaşkanı Oktay Dalkıran, kurada Beşiktaş ile eşleşmelerini değerlendirdi. Dalkıran, ligde aldıkları son galibiyetle kulüp olarak kenetlendiklerini dile getirdi.</p>

<p><em>"Ara transfer döneminde yaptığımız takviyelerle konumumuzu yukarı taşımak istiyoruz. Kupada rakibimiz olan Beşiktaş ile ligde de oynayacağız. Güzel maçlar olacağını düşünüyorum. Türkiye Kupası herkesi heyecanlandıran bir organizasyon. İnşallah Beşiktaş’ı eleyerek kupada mutlu sona ulaşacağımıza inanıyorum."</em></p>

<p>Dalkıran, Süper Lig'deki konumları hakkında da konuştu.</p>

<p><em>"Ligde sondan bir üst sıradayız. Ama tüm takımlar puan olarak birbirine çok yakın. Alınacak seri galibiyet veya mağlubiyetler, sıralamayı değiştirecektir. Bizim öncelikli hedefimiz Süper Lig’de yukarı sıralara çıkmak. Türkiye Kupası da hedeflerimiz arasında önemli bir yere sahip."</em></p>

<p>Çeyrek finalde Galatasaray ile karşılaşacak VavaCars Fatih Karagümrük'ün Yönetim Kurulu Üyesi Muhammet Ali Bahar da, her iki kulvarda mücadeleye devam edeceklerinin altını çizdiğ.</p>

<p><em>"Türkiye Kupası’nda Galatasaray ile eşleştik. Kupayı kazanmak istiyorsanız, Galatasaray’ı yeneceksiniz. Biz Karagümrük olarak ligde ve kupada elimizden gelenin en iyisini yaparak inancımız ve mücadelemizle yolun sonuna kadar yürüyeceğiz. Biz rakip ayırt etmiyoruz. Bu armanın olduğu yerde mücadele sonuna kadar sürer. Lig maçıysa 3 puanı, kupa maçıysa turu geçmeyi hedefliyoruz. Galatasaray ile Süper Lig’de oynadığımız maçta ofsayt sebebiyle verilmeyen gol ile kaybettik. Umarım bu maçta öyle olmaz ve turu geçen taraf biz oluruz."</em></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/tbmmde-kalibre-tartismasi-942</link>
            <category>TÜRKİYE</category>
            <pubDate>Fri, 09 Feb 2024 01:11:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>TBMM'de 'kalibre' tartışması</h1>
                        <h2>TBMM Genel Kurulu'nda, AKP Muğla Milletvekili Kadem Mete ile CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır arasında ‘kalibre’ tartışması çıktı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/tbmmde-kalibre-tartismasi-1707430427.jpg">
                        <figcaption>TBMM'de 'kalibre' tartışması</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, bugün TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, AKP Muğla Belediye Başkanı Adayı Aydın Ayaydın'ı eleştirdi.&nbsp;&nbsp;</p>

<p><strong>"KALİBRESİNİ AŞAR"</strong></p>

<p>AKP Muğla Milletvekili Kadem Mete, söz alarak, "Adayımıza, yani Aydın Bey'e laf atma hadsizliğinde bulunmuştur. Aydın Bey'e söz söylemek, Sayın Grup Başkanveki’nin kalibresini aşar. Aydın Bey'in aday olması, onların şirazesini bozmuştur. Doğrudur, çünkü 31 Mart'ta, ‘kale’ diye adlandırdıkları yerin Adalet ve Kalkınma Partisi'nin büyükşehir belediyesi olacağını hep beraber göreceklerdir" diye tepki gösterdi.&nbsp;</p>

<p><strong>CHP'DEN SERT YANIT GELDİ</strong></p>

<p>CHP Grup Başkanvekili Başarır da Kadem Mete'ye şöyle yanıt verdi:&nbsp;</p>

<p>"Kalibreden bahsediyorsunuz. Kalibre nedir, biliyor musun? Yazlık sarayına Marmaris'te 40 milyon ayırıp da Bodrum'un içme suyu projesine bin lira ayırmaktır. Akbelen'de o çiftçinin döktüğü köylünün gözyaşına rağmen o doğayı talan etmektir. O cennet koyunu Beşli Çete’ye üç kuruş para için peşkeş çekmektir. Kalibresizlik budur, beyefendi. Çiftçi, emekli, bu ülkenin gençleri yurt bulamazken, ekmek bulamazken yazlık sarayına milyarlarca lira para ayırmaktır. Kalibresizlik budur. Sen, kalibreyi otellerinle, paranla, Aydın Ayaydın'ın Beykoz'daki konaklarıyla ölçüyorsun. Ben ise emekle, ahlakla, namusla, şerefle ölçüyorum."&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/rusya-ile-ukrayna-arasinda-esir-takasi-941</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Fri, 09 Feb 2024 01:08:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Rusya ile Ukrayna arasında esir takası</h1>
                        <h2>Rusya ile Ukrayna arasında yeniden yapılan esir takası kapsamında 100 Rus ve 100 Ukraynalı askerin serbest bırakıldığı bildirildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/rusya-ile-ukrayna-arasinda-esir-takasi-1707430231.jpg">
                        <figcaption>Rusya ile Ukrayna arasında esir takası</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Rusya Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, Ukrayna ile esir değişimi yapıldığı belirtildi. Müzakere süreci sonucunda Kiev yönetiminin kontrolündeki topraklardan 100 Rus askerinin geri alındığı aktarılan açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:</p>

<p>"Bunun karşılığında Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin 100 askeri teslim edildi. Rus askerleri, Bakanlığa bağlı sağlık merkezlerinde tedavi görmeleri için uçaklarla Moskova'ya ulaştırılacak. Serbest bırakılan askerlere tıbbi ve psikolojik destek sağlanıyor. Birleşik Arap Emirlikleri, Rus askerlerin serbest bırakılması sürecinde insani arabuluculuk rolü üstlendi."</p>

<p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de sosyal medyadan esir değişimine ilişkin "100 askerimiz evine döndü. Bugüne kadar 3 bin 135 Ukraynalı, Rus esaretinden kurtarıldı." açıklamasında bulundu.</p>

<p>Rusya ile Ukrayna arasında esir değişimi, son olarak 31 Ocak'ta yapılmıştı ve karşılıklı 195 Rus ve 195 Ukraynalı asker takas edilmişti.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/teror-saldirilarinin-golgesinde-secim-yapiliyor-940</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Fri, 09 Feb 2024 01:04:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Terör saldırılarının gölgesinde seçim yapılıyor</h1>
                        <h2>Pakistan, seçim günü ülke genelinde 51 terör saldırısı düzenlendiğini duyurdu. Ordu tarafından yapılan açıklamada, saldırılarda 10'u güvenlik görevlisi, 2'si sivil 12 kişinin hayatını kaybettiği ve 39 güvenlik görevlisinin yaralandığı ifade edildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/teror-saldirilarinin-golgesinde-secim-yapiliyor-1707430049.jpg">
                        <figcaption>Terör saldırılarının gölgesinde seçim yapılıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Pakistan ordusundan yapılan açıklamada, seçim günü, çoğu Hayber Pahtunhva ve Belucistan eyaletlerinde olmak üzere 51 "terör saldırısı" düzenlendiği belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, söz konusu saldırılarda 10'u güvenlik görevlisi, 2'si sivil 12 kişinin yaşamını yitirdiği, 39 güvenlik görevlisinin yaralandığı kaydedildi.</p>

<p>Çıkan çatışmalarda 5 "teröristin" etkisiz hale getirildiğine işaret edilen açıklamada, çok sayıda potansiyel tehdidin de bertaraf edildiği vurgulandı.</p>

<p><strong>137 BİN ASKER SOKAKTA</strong></p>

<p>Açıklamada, 137 bin askerin ve paramiliter birliğin ve 7 bin 800 hızlı müdahale gücünün, yaklaşık 6 bin hassas oy verme noktasında seçimlerin güvenliğini sağlamak için görevlendirildiği kaydedildi.</p>

<p>Pakistan'da 5 yıl yasama görevini yürütecek Pakistan Ulusal Meclisi (NA) ve eyalet meclislerinin seçimi için yerel saatle 08.00'de başlayan oy verme işlemi saat 17.00'de sona ermişti.</p>

<p><strong>TELEFON VE İNTERNET KARARI TEPKİ TOPLADI</strong></p>

<p>Pakistan İçişleri Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, Pencap, Sind ve Belucistan eyaletlerinin bazı bölgelerinde askıya alınan cep telefonu ve mobil internet hizmetlerinin kısmen düzeltildiği belirtildi.</p>

<p>çıklamada, askıya alınan cep telefonu ve mobil internet hizmetlerinin kısa sürede tüm ülkede düzeltileceği ifade edildi.</p>

<p>İçişleri Bakanlığından oy verme işlemi başlamadan önce yapılan açıklamada, genel seçimlerde "kanun ve düzeni korumak" amacıyla ülke genelinde cep telefonu ve mobil internet hizmetlerinin geçici olarak askıya alındığı belirtilmişti.</p>

<p>Açıklamada, son saldırılarda masumların hayatını kaybettiğine işaret edilerek, kamu düzeninin korunması ve potansiyel tehditlerle mücadele için güvenlik tedbirlerinin önemli olduğu kaydedilmişti.</p>

<p>Sosyal medyada binlerce kullanıcı, cep telefonu ve internet hizmetlerinin askıya alınmasına tepki göstermişti.</p>

<p><strong>OY SAYIMI SÜRÜYOR</strong></p>

<p>Pakistan Seçim Komisyonu Başkanı Sikandar Sultan Raja, siyasi partilerden "seçim sonuçlarının yavaş geldiğine" yönelik açıklamalar üzerine sosyal medyadan görüntülü mesaj paylaştı.</p>

<p>Seçim sonuçlarının derlendiğini vurgulayan Raja, "en kısa sürede" sonuçların duyurulacağını bildirdi.</p>

<p>Pakistan Halk Partisi lideri Bilaval Butto Zerdari, X’ten yaptığı açıklamada da "Sonuçlar, son derecede yavaş geliyor." ifadesini kullandı.</p>

<p>Tutuklu eski Başbakan İmran Han'ın partisi Pakistan Adalet Hareketi’nin (PTI) üst düzey politikacılarından Seyid Zülfikar Buhari de oy sayımının durdurulduğunu ve birçok yerde sonuçların değiştirildiğini iddia etti.</p>

<p>Eski Başbakan Navaz Şerif’in liderliğini yaptığı Pakistan Müslüman Ligi-Navaz (PML-N) ile tutuklu eski Başbakan İmran Han'ın partisi Pakistan Adalet Hareketi (PTI) destekli bağımsız milletvekilleri arasında rekabet göze çarpıyor.</p>

<p>Ulusal basının paylaştığı resmi olmayan sonuçlara göre, ülke genelinde PTI'nın bağımsız milletvekilleri seçimi önde götürüyor.</p>

<p>Eski Başbakan Han'ın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, PTI'nın bağımsız milletvekillerinin seçimleri açık ara önde götürdüğü ifadesi paylaşıldı. PML-N'den ise seçim sonuçlarına ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.</p>

<p><strong>SON GENEL SEÇİMLER 2018'DE YAPILMIŞTI</strong></p>

<p>Pakistan'da son genel seçimler 25 Temmuz 2018'de yapılmış ve İmran Han Hükümeti göreve gelmişti.</p>

<p>Pakistan Ulusal Meclisinde 10 Nisan 2022'de yapılan güven oylamasında, 174 "hayır" oyuyla İmran Han Hükümeti düşmüştü.</p>

<p>Üç dönem başbakanlık yapan Navaz Şerif'in kardeşi Şahbaz Şerif, 11 Nisan 2022'de Mecliste düzenlenen seçimde 174 oyla çoğunluğun desteğini alarak Başbakan seçilmiş ve ülkeyi Ağustos 2023'e kadar yönetmişti.</p>

<p>Ülkeyi genel seçimlere kadar yönetecek geçici hükümetin Başbakanı Anvarul Hak Kakar ise 14 Ağustos 2023'te yemin ederek göreve başlamıştı.</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/saglik-alaninda-sozlesmeli-personel-sayisi-36-bine-cikarilacak-939</link>
            <category>TÜRKİYE</category>
            <pubDate>Fri, 09 Feb 2024 00:55:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Sağlık alanında sözleşmeli personel sayısı 36 bine çıkarılacak</h1>
                        <h2>AK Parti'nin kamuda sağlık alanında düzenlemeler içeren kanun teklifi, Meclis Sağlık Komisyonu'nda kabul edildi. Teklifle, sağlık çalışanlarına yapılan ödemelerden ilaç teminine kadar birçok kalemde düzenlemeye gidilecek. Sağlık kurumlarına alınacak sözleşmeli personel sayısı 36 bine çıkarılacak.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/saglik-alaninda-sozlesmeli-personel-sayisi-36-bine-cikarilacak-1707429433.jpg">
                        <figcaption>Sağlık alanında sözleşmeli personel sayısı 36 bine çıkarılacak</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan teklifle, sağlık alanındaki farklı kanunlarda değişiklik yapılması öngörülüyor.</p>

<p>Teklife göre, mesleğini serbest olarak icra eden diş tabipleri, ağız ve diş sağlığı muayenehanelerinde diş tabibi istihdam edebilecek ve istihdam edilebilecek diş tabibi sayısı birden fazla olamayacak.</p>

<p>Teklifle ebelerin görevlerine ilişkin de düzenleme yapılacak.</p>

<p>Ebeler, normal doğum ve riskli durumlarda tıbbi bakım ve desteğe erişimin sağlanmasında, kadın sağlığının korunması, üreme sağlığı ve çocuk bakımı konularında aile ve topluma verilecek danışmanlık ve eğitim hizmetlerinde görev alacak. Gebeliğin tespitini, gebe izlemini ve bu amaçla gerekli muayene ve değerlendirmeleri yapacak olan ebeler, normal doğum eylemini gerçekleştirecek, normal doğum sırasında gereken küçük tıbbi müdahaleleri yapacak. Küçük tıbbi müdahalelerin kapsam ve sınırları Sağlık Bakanlığınca belirlenecek.</p>

<p>Teklifle, acil tıp ana dal uzmanlarına yoğun bakım yan dal, çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanlarına da sosyal pediatri yan dal uzmanlık yapabilme imkanı getiriliyor.</p>

<p>İlaç üretimi ve ilacı piyasaya arz eden tüzel kişilerin taşıması gereken nitelik ve koşullar Sağlık Bakanlığınca belirlenecek, bu doğrultuda Bakanlık düzenleme yapma yetkisine sahip olacak.</p>

<p>Beşeri tıbbi ürün güvenliğinin daha etkin olarak sağlanması ve ruhsatlandırma sürecinin hızlandırılarak hastaların ihtiyaç duydukları ilaca daha hızlı erişimi amacıyla ruhsatlandırmaya esas Sağlık Bakanlığınca yapılan analizler, ürünün ruhsatlandırılmasını takiben yapılacak.</p>

<p>Teklifle, ruhsatlandırma işlemlerinde Avrupa Birliği müktesebatına uyum düzenlemeleri gerçekleştirilecek.</p>

<p>İlaçlara ilişkin numuneler ve tahlil masrafları ruhsatname sahipleri tarafından karşılanacak.</p>

<p>Beşeri tıbbi ürün üzerinde yer alan karekodun okutulması ile fiyat bilgisine ulaşılabilmesi mümkün olduğundan beşeri tıbbi ürünün sekonder ambalajında ayrıca sabit fiyat bilgisinin yer almasına gerek olmayacak.</p>

<p>Teklifle, eczanelere yönelik yapılacak teftişlere eczacılar da eklendi. Buna göre teftişler, sağlık müfettişleri veya sağlık müdürleri veyahut Sağlık Bakanlığı veya müdürlüğünce tensip edilecek resmi tabipler veya eczacılar tarafından yapılacak.</p>

<p>Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanununda yapılan değişiklikle, kanun kapsamında istihdam edilen personele ek ödemenin usul ve esaslarının Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenmesine ilişkin düzenleme yapıldı.</p>

<p>Düzenlemeyle yan dal uzmanlığının teşvik edilmesi amacıyla uzman tabipler için öngörülen ek ödeme, yan dal uzmanları için 200 puan arttırılarak ödenecek. Ek ödemenin yapılabilmesi için disiplin cezası almamış veya sözleşmede belirtilen yükümlülüklerin haklı bir nedene dayanmaksızın ihlali nedeniyle ikaz edilmemiş olmak gerekecek.</p>

<p>Ödüllendirilerek motivasyonunun artırılması amacıyla yapılan ek ödeme, uyarma cezası alanlara bir ek ödeme dönemi, kınama cezası alanlara iki ek ödeme dönemi, aylıktan kesme ya da kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alanlara üç ek ödeme dönemi süresince yapılmayacak.</p>

<p>Bu düzenleme öğretim elemanları ve diğer personel için sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirilmemesi nedeniyle, savunması alınmak kaydıyla, bir sözleşme döneminde yazılı olarak, hastane koordinasyon kurulu tarafından bir kez ikaz edilenlere bir ek ödeme dönemi, iki kez ikaz edilenlere iki ek ödeme dönemi, üç kez ikaz edilenlere üç ek ödeme dönemi ödeme yapılmaması şeklinde uygulanacak.</p>

<p><strong>Norm kadro sayısı, Yükseköğretim Kurulu tarafından tespit edilecek</strong></p>

<p>Teklifte, ilaç analizlerinin ruhsatlandırmadan sonra yapılacağı düzenlendiğinden, Harçlar Kanunu'nda uyum düzenlemesi yapılacak. Bu kapsamda ilaçların ticarete çıkarılması için Sağlık Bakanlığınca verilecek ruhsatnamelerin tarifesinde değişikliğe gidilecek.</p>

<p>Teklifle, üniversiteler, Sağlık Bakanlığına bağlı eğitim ve araştırma hastaneleriyle kullanım protokolleri yaparak sağlık uygulama ve araştırma faaliyetlerini yürütebilecek.</p>

<p>Üniversitenin birlikte kullanım protokolü imzaladığı eğitim ve araştırma hastaneleri, aynı zamanda üniversitenin uygulama ve araştırma merkezi statüsü kazanacak.</p>

<p>Üniversite öğretim elemanı kadrolarından birlikte kullanılan eğitim ve araştırma hastanelerine tahsis edilecek akademik kadroların dağılımı ve nitelikleri Sağlık Bakanlığınca belirlenecek.</p>

<p>Bu kadrolara öğretim üyelerinin atamaları üniversite tarafından Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alınarak yapılacak.</p>

<p>Öğretim elemanları ile eğitim ve araştırma faaliyetlerinin yürütülmesi ile sağlık hizmeti sunumu için sözleşme imzalanabilecek. Üniversitenin birimlerine tahsis edilecek öğretim üyesi norm kadro sayısı, rektörün önerisi ile Yükseköğretim Kurulu tarafından tespit edilecek.</p>

<p>Birlikte kullanıma konu sağlık tesisleri için birden fazla üniversiteyle de protokol yapılabilecek. Birlikte kullanımdaki hastane tarafından üniversitenin tıp ve diş hekimliği fakültesi öğretim elemanları ile ilgili fakülte dekanının görüşü alınarak, eğitim ve araştırma faaliyetlerinin yürütülmesi ile sağlık hizmeti sunumu için 2 yıl süreli ayrı ayrı sözleşme imzalanabilecek.</p>

<p>Ayrıca tıp ve diş hekimliği fakültesi kadrosunda bulunan öğretim elemanı dışındaki diğer personelle ve bu fakültelerin dışındaki üniversite personeli ile de ilgili fakülte dekanının görüşü alınarak sözleşme yapılabilecek.</p>

<p>Öğretim elemanlarına Bakanlıkça ek ödeme yapılabilmesi için hizmet sözleşmesi akdedilmesi şart olacak. Bu sözleşmelerde, sunulacak hizmetin niteliği, performans hedefleri ve süresi yer alacak.</p>

<p>Düzenleme ile ayrıca öğretim elemanları ile akdedilecek sözleşmenin konusuna ve feshedileceği hallere açıklık kazandırılıyor.</p>

<p><strong>İnsanlar üzerinde gerçekleştirilen bilimsel çalışmalar</strong></p>

<p>Düzenleme ile herhangi bir tedavi yöntemi veya ruhsat veya izin alınmış olsa dahi beşeri tıbbi ürünler ile tıbbi cihazların bilimsel araştırma amacıyla insanlar üzerinde kullanılabilmesi için Sağlık Bakanlığından izin alınacak.</p>

<p>Bu iznin yanı sıra araştırmanın, öncelikle insan dışı deney ortamında veya yeterli sayıda hayvan üzerinde yapılmış olması insan dışı deney ortamında veya hayvanlar üzerinde yapılan deneyler sonucunda ulaşılan bilimsel verilerin, varılmak istenen hedefe ulaşmak açısından bunların insan üzerinde de yapılmasını gerekli kılması, araştırmanın, insan sağlığı üzerinde öngörülebilir zararlı ve kalıcı bir etki bırakmaması, araştırma sırasında kişiye insan onuruyla bağdaşmayacak ölçüde acı verici yöntemlerin uygulanmaması, araştırmayla varılmak istenen amacın, bunun kişiye yüklediği külfete ve kişinin sağlığı üzerindeki tehlikeye göre daha ağır basması, üzerinde araştırma yapılacak ilgilinin, araştırmanın mahiyet ve sonuçları hakkında yeterli bilgilendirmeye dayalı olarak yazılı rızasının olması ve bu rızanın herhangi bir menfaat teminine bağlı bulunmaması ve yapılacak araştırmayı ilgili etik kurulun uygun görmesi şart olacak.</p>

<p>Kozmetik ürünlerin insanlar üzerinde yapılacak çalışmaları Sağlık Bakanlığınca belirlenen etik kurul onayının ardından Sağlık Bakanlığından izin alınarak başlatılacak.</p>

<p>İnsanlardan alınan biyolojik materyaller üzerinde vücut dışı tanı amaçlı tıbbi cihazları konu alan, amacı yalnızca performans değerlendirmek olan ve cerrahi prosedürler yoluyla numune alımının yapıldığı performans değerlendirme çalışmaları yürütülmesinde ilave girişimsel prosedürler veya gönüllüler için başka riskler bulunan performans değerlendirme çalışmaları, test sonuçlarının hasta yönetimi kararlarını etkileyebildiği veya tedaviye yön vermek üzere kullanılabildiği performans değerlendirme çalışmaları, Sağlık Bakanlığınca belirlenen etik kurul onayı ve Sağlık Bakanlığından izin alınarak başlatılacak.</p>

<p><strong>Uygunsuzluk giderilinceye kadar araştırmanın devamına izin verilmeyecek</strong></p>

<p>Destek tanı cihazlarına ilişkin performans değerlendirme çalışmaları, bilimsel esaslara, mevzuat hükümlerine veya etik ilkelere uygun olmaması durumunda araştırmanın geçici olarak durdurulmasına karar verilecek ve uygunsuzluk giderilinceye kadar araştırmanın devamına izin verilmeyecek.</p>

<p>Belirtilen araştırmalar, üzerinde araştırma yapılacak kimselerin emniyetini sağlamaya ve araştırmanın sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesine, takibine ve gereğinde acil müdahale yapılabilmesine elverişli ve araştırmanın vasfına uygun personel, teçhizat ve laboratuvar imkanlarına sahip olan sağlık kurum ve kuruluşları ile araştırma ve geliştirme merkezlerinde yapılacak.</p>

<p>Bu yerlerde yapılabilecek araştırma türleri, Sağlık Bakanlığınca belirlenecek. Bu araştırmalarda, bireyin hakları ve sağlığının korunması her şeyin üstünde tutulacak. Üzerinde araştırma yapılacak veya yapılan gönüllü, muvafakatini araştırmanın her aşamasında ve hiçbir şarta bağlı olmaksızın geri alabilecek.</p>

<p>Araştırma türlerine bağlı olarak gönüllülerin araştırmadan doğabilecek zararlara karşı güvence altına alınması amacıyla sigorta yaptırılması zorunlu tutulacak.</p>

<p>Araştırma sonucunda elde edilecek bilgilerin yayımlanması durumunda gönüllünün kimlik bilgileri açıklanamayacak.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı, araştırmanın yürütülmesi sırasında araştırmaya izin verilirken mevcut şartlardan birinin ortadan kalktığını tespit ederse klinik araştırma derhal durdurulacak.</p>

<p>Bu şartların belirlenen süre içerisinde yerine getirilmemesi veya yerine getirilmesinin mümkün olmadığının anlaşılması veyahut gönüllü sağlığının tehlikeye girmesi hallerinde doğrudan araştırma sonlandırılacak.</p>

<p>Belirtilen araştırmalara veya çalışmalara katılacak gönüllülerin hakları, güvenliği ve esenliğinin korunmasını sağlamak ve araştırmaları etik ve bilimsel yönden değerlendirmek amacıyla etik kurullar kurulacak. İlgili etik kurullar, Sağlık Bakanlığının izni sonrası görevlerine başlayacak. Etik kurullar bağımsız, tarafsız ve şeffaf şekilde faaliyet gösterecek.</p>

<p><strong>İdari cezalar</strong></p>

<p>Teklifle Türk Ceza Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla, salt akademik amaçlı bilimsel çalışmalar veya araştırmalar hariç olmak üzere, Sağlık Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslara aykırı faaliyette bulunan destekleyiciler ile araştırmayı devralanlar hakkında, fiillerinin niteliğine göre 100 bin liradan 1 milyon liraya kadar idari para cezası verilecek.</p>

<p>Sağlık Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslara aykırı faaliyet gösteren veya gönüllülerin güvenliğini ve esenliğini tehlikeye atacak şekilde yükümlülüklerini yerine getirmeyen araştırmacılar, fiillerinin niteliğine göre 6 aydan 2 yıla kadar belirtilen araştırma ve çalışmalara katılmaktan men edilecek.</p>

<p>Sağlık Bakanlığınca yetkilendirilen etik kurulların, belirlenen çalışma usul ve esaslarına bir yıl içerisinde üç kez aykırı hareket etmesi halinde etik kurulun kuruluş onayı iptal edilecek.</p>

<p>Sağlık Bakanlığınca belirlenen çalışma usul ve esaslarına aykırı davranan etik kurul üyelerinin, etik kurullarda üye olmaları bir yıl süre ile yasaklanacak.</p>

<p><strong>Yetkisiz sağlık hizmeti verenlere hapis cezası</strong></p>

<p>Teklifle, sağlık turizmi kapsamındaki her türlü kuruluşun faaliyetleri Sağlık Bakanlığı tarafından denetlenecek.</p>

<p>Olağanüstü durumlarda mesleğini icraya yetkili kişilerce acil sağlık hizmeti ulaşana ve sağlık hizmeti devamlılık arz edene kadar verilecek olan sağlık hizmeti hariç, ruhsatsız veya yetkisiz olarak sağlık hizmeti veren veya verdirenler bir yıldan 3 yıla kadar hapis ve 20 bin güne kadar adli para cezası uygulanacak.</p>

<p>Özel izne tabi hizmet birimlerini ve sağlık kuruluşlarını Sağlık Bakanlığından izin almaksızın açan veya buralarda verilecek hizmetleri sunanlar, 250 bin liradan az olmamak üzere bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yarısına kadar idari para cezası ile cezalandırılacak.</p>

<p>Bakanlıkça belirlenen kayıtları uygun şekilde tutmayan veya bildirim zorunluluğunu yerine getirmeyen sağlık kurum ve kuruluşlarına 50 bin liradan az olmamak üzere bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde ikisi kadar idari para cezası verilecek.</p>

<p>Sağlık Bakanlığınca belirlenen acil hastaya müdahale esaslarına; personel, tıbbi cihaz ve donanım, bina ve hizmet birimleri, malzeme ile ilaç standartlarına uyulmaması hallerinde 100 bin liradan az olmamak üzere bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde beşine kadar idari para cezası uygulanacak.</p>

<p><strong>Zorunlu mali sorumluluk sigortası</strong></p>

<p>Teklifle idare, kesinleşen mahkeme kararında hüküm altına alınan tazminatı ödedikten sonra hukuken sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle tazminatın ödenmesine sebep olan ve zorunlu mesleki mali sorumluluk sigortası bulunan kamu kurum ve kuruluşları ile devlet üniversitelerinde görev yapan sağlık meslek mensuplarının yerine geçecek.</p>

<p>Sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle her türlü kusuru ve görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek verdikleri zararlardan dolayı, idare tarafından ödenen tazminat sigorta şirketinden talep edilecek.</p>

<p><strong>Sözleşmeli pozisyon sayısı 36 bine çıkarılıyor</strong></p>

<p>Teklifle eleman temininde güçlük çekilen yerlerde personel istihdamını teşvik etmek, devlet hizmeti yükümlülük süresini tamamlayan tabip ve uzman tabiplerin bulundukları yerde hizmete devam etmelerini teşvik ederek kamu sağlık hizmetlerinde devamlılığı sağlamak gayesiyle sözleşmeli pozisyon sayısı 27 binden 36 bine çıkarılacak.</p>

<p>Öte yandan düzenleme ile sözleşmeli personel; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının harekat ve benzeri ihtiyaçları ile genel hayatı etkileyen afet, salgın hastalık durumlarında, olağanüstü hal, seferberlik ve savaş hallerinde yurt içi ve yurt dışında her takvim yılı için 2 aya kadar; hizmet içi eğitim faaliyetleri kapsamında her takvim yılı için bir aya kadar, pozisyonunun tahsis edildiği yer dışındaki birimlerde geçici olarak görevlendirilebilecek.</p>

<p>Teklifle ayrıca sözleşmeli personele uygulanacak disiplin cezaları yeniden düzenleniyor.</p>

<p>Sözleşme ile çalıştırılan aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarına, halk sağlığının geliştirilmesine destek olmalarını, halkın birinci basamak sağlık hizmetlerine erişimlerini kolaylaştırmalarını ve düzenli hizmet sunmalarını temin etmek için ödüllendirilmeleri ve motivasyonlarının artırılması amacıyla destek ödemesi yapılacak.</p>

<p>Teklifle, hastanelerde oluşturulacak koordinasyon kurulu, disiplin cezası gerektiren fiilleri tespit etmek ve bildirmekle yetkili olacak.</p>

<p>Ayrıca birlikte kullanım kapsamındaki hastanelerde, hastane hizmetlerinin düzenli, etkin ve verimli yürütülmesini temin etmek için hizmet birimleri arasında koordinasyonun sağlanması görevi, kurulun görevleri arasında yer alacak.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/abd-desteklemeyiz-dedi-938</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Fri, 09 Feb 2024 00:51:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>ABD 'desteklemeyiz' dedi</h1>
                        <h2>ABD yönetimi, İsrail'in Refah'a yönelik olası askeri operasyonlarının "bir felaket" olacağı uyarısında bulundu ve böyle bir operasyona destek olmayacağını duyurdu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/abdden-desteklemeyiz-dedi-1707429268.jpg">
                        <figcaption>ABD 'desteklemeyiz' dedi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Koordinatörü John Kirby, günlük basın brifinginde, Gazze'deki son durumu ve İsrail'in olası Refah operasyonunu değerlendirdi.</p>

<p>Kirby, Gazze'nin güneyine doğru itilen yüz binlerce kişinin dar bir bölgeye sıkıştığını hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"(İsrail'in) hemen ya da yakın zamanda Refah bölgesinde askeri operasyonlara başlayacağı yönündeki planları görmedik. Filistinliler, Refah içinde ve çevresinde korunuyorlar. Orada yerlerinden edilmiş çok sayıda insan var. Şu anda (Refah'taki) bu insanlara yönelik askeri operasyonlar bir felaket olur ve bu bizim destekleyeceğimiz bir şey değil."</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Vedant Patel de aynı konudaki soruları yanıtlayarak, Biden yönetiminin Refah'a yönelik bir askeri operasyonu desteklemediğini vurguladı.</p>

<p>Patel, Bakanlıkta düzenlediği basın brifinginde, "1 milyondan fazla kişinin sığındığı bu bölgeye plansız şekilde operasyon yapmak bir felaket olur." değerlendirmesini yaptı.</p>

<p><strong>İsrail şimdi de "Refah'a saldırı" sinyalleri veriyor</strong></p>

<p>Yaklaşık 2,3 milyon kişinin yaşadığı Gazze Şeridi'nde, yaklaşık 1,9 milyon Filistinli zorla yerinden oldu. Yerinden olanların büyük bir kısmı Gazze Şeridi'nin güneyinde Mısır sınırında yer alan Refah kentine sığındı.</p>

<p>İsrail saldırılarından önce yaklaşık 280 bin kişinin ikamet ettiği Refah'ın nüfusu bugün itibarıyla 4 kattan fazla artarak 1,2 milyonu aşmış durumda.</p>

<p>Yeterli konut olmaması nedeniyle bu Filistinlilerin büyük çoğunluğu derme çatma çadırlardan oluşan kamplarda yaşam mücadelesi veriyor.</p>

<p>İsrail yönetimi ise şimdi de Refah'a saldıracağının sinyalini veriyor.</p>

<p>İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, 1 Şubat’ta Gazze Şeridi'nin Han Yunus bölgesindeki İsrail birliklerini ziyaretinde yaptığı açıklamada, kara saldırılarını Mısır sınırındaki Refah kentine taşıyacaklarını söylemişti.</p>

<p>Başbakan Binyamin Netanyahu da 4 Şubat'taki açıklamasında, Refah kentine kara saldırısı başlatacaklarının işaretini vermişti.</p>

<p>İsrail güçleri, Refah kentini sık sık hava saldırılarıyla hedef alıyor. İsrail'in Refah kentine kara saldırısı başlatması halinde sivillerin Gazze Şeridi'nde sığınacak bir yerinin kalmayacağından endişe ediliyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/meta-ve-tiktok-abye-dava-acti-937</link>
            <category>TEKNOLOJİ</category>
            <pubDate>Thu, 08 Feb 2024 17:44:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Meta ve TikTok AB'ye Dava Açtı</h1>
                        <h2>Meta ve TikTok'un sosyal medyadaki içerikleri denetlemeyi amaçlayan "Dijital Pazarlar Yasasının" uygulanmasını finanse eden bir vergi nedeniyle Avrupa Birliği'ne (AB) dava açtığı öne sürüldü.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/meta-ve-tiktok-abye-dava-acti-1707403651.jpg">
                        <figcaption>Meta ve TikTok AB'ye Dava Açtı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Politico internet sitesinin haberine göre, Instagram ve Facebook sosyal medya platformlarının sahibi Meta şirketi, yasa kapsamında "bazı şirketlerin hiçbir şey ödememesi ve diğerlerinin toplam maliyetin orantısız miktarını ödemek zorunda bırakılması nedeniyle verginin adil olmadığını" savunarak, AB'nin en yüksek mahkemesi Avrupa Adalet Divanı yapısı içindeki Genel Mahkeme nezdinde şikayette bulundu.</p>

<p>TikTok da AB Komisyonu'nun, şirketlerin katkı paylarını hesaplama yönteminin "kusurlu" olduğunu savunarak dava açtı.</p>

<p>"Pozisyonumuzu mahkemede savunacağız"</p>

<p>AB Komisyonu Sözcüsü Johannes Bahrke, şirketlerin AB'ye açtığı davaya ilişkin "Kararımız ve metodolojimiz sağlamdır. Pozisyonumuzu mahkemede savunacağız." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Komisyon, Instagram, Facebook, TikTok ve Youtube gibi sosyal medya platformlarının "yasa dışı ve zararlı içerikleri" nasıl engellediğini denetlemeye yönelik 2024 yılı için yaklaşık 45 milyon avro bütçeye ihtiyaç olduğunu açıklamış, söz konusu miktarın her yıl şirketlerden finanse edileceğini belirtmişti.</p>

<p>AB, şirket başına düşen maliyeti gösteren kararı da kamuyla paylaşmadı.</p>

<p>Meta, söz konusu karar kapsamında 2024 yılı için 11 milyon avro ödemesi gerektiğini duyururken, TikTok ise ödemesi gereken tutarı açıklamadı.</p>

<p>"Dijital Pazarlar Yasası" uyarınca büyük sosyal medya platformları ve arama motorları uygulamanın maliyetini kar oranları çerçevesinde paylaşarak ödeyecek.</p>

<p>Buna göre şirketler, AB Komisyonu'na yıllık karlarının en fazla yüzde 0,05'i kadar katkı payı ödemek zorunda kalıyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/abd-baskani-bidendan-yeni-gaf-936</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Thu, 08 Feb 2024 17:16:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>ABD Başkanı Biden'dan yeni gaf</h1>
                        <h2>ABD Başkanı Joe Biden, bu kez de 2017'de hayatını kaybeden eski Almanya Başbakanı Helmut Kohl ile Angela Merkel'i karıştırdı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/abd-baskani-bidendan-yeni-gaf-1707402018.jpg">
                        <figcaption>ABD Başkanı Biden'dan yeni gaf</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Politico'nun haberine göre, Manhattan'daki kampanya etkinliğine katılan&nbsp;ABD&nbsp;Başkanı Joe Biden, 2021'de düzenlenen G7 toplantısında liderlerle 6 Ocak Kongre baskını olayları hakkında konuştuklarını hatırlattı.</p>

<p>Merkel ile anısını anlatacakken gaf yaparak Merkel'i 2017'de hayatını kaybeden Helmut Kohl ile karıştıran Biden, "Sonra Helmut Kohl bana döndü ve 'Sayın Başkan, 1000 kişinin&nbsp;İngiltere&nbsp;Parlamentosunun kapılarını kırdığını, içeri girerken bazı polisleri öldürdüğünü ve başbakanın göreve başlamasını engellediğini öğrenseydiniz ne derdiniz?' dedi." ifadelerini kullandı.</p>

<p>ABD Başkanı Joe Biden, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile karıştırarak, 28 yıl önce ölen eski Cumhurbaşkanı François Mitterrand ile görüştüğünü söyledi.</p>

<p>Geçtiğimiz haftalarda da Macron'u&nbsp;Mitterrand ile karıştırmıştı</p>

<p>Biden, 6 Ocak'ta da&nbsp;Fransa&nbsp;Cumhurbaşkanı&nbsp;Emmanuel Macron&nbsp;ile karıştırarak 28 yıl önce hayatını kaybeden eski Cumhurbaşkanı François Mitterrand ile görüştüğünü söylemişti.</p>

<p>Beyaz Saray&nbsp;da zaman zaman dil sürçmeleri, boşlukla tokalaşması ve düşmeleriyle gündeme gelen Biden'ın gafını "Macron" şeklinde düzeltmişti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>İLK DEĞİL</strong></p>

<p>Biden, Las Vegas'ta düzenlediği&nbsp;seçim&nbsp;kampanyası konuşmasında, seçildiği dönemde G7 toplantısına katılmasına atıfta bulundu.</p>

<p>Macron ile anısını anlatırken gaf yapan Biden, Macron'u 1996'da ölen Mitterand ile karıştırdı.</p>

<p>Biden, "Almanya'dan, pardon Fransa'dan Mitterand bana baktı ve 'Ne zamana kadar buradasın?' diye sordu." şeklinde konuştu.</p>

<p>Beyaz Saray&nbsp;da zaman zaman dil sürçmeleri, boşlukla tokalaşması ve düşmeleriyle gündeme gelen Biden'ın gafını, "Macron" şeklinde düzelterek yayımladı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/ilham-aliyevin-oyunu-kullandigi-yerde-gizli-mesaj-935</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Thu, 08 Feb 2024 17:11:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İlham Aliyev'in oyunu kullandığı yerde gizli mesaj</h1>
                        <h2>Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, dün gerçekleştirilen cumhurbaşkanı seçiminde oyunu ayrılıkçı Ermeni yönetiminin bir zamanlar "başkent" olarak kullandığı Hankendi'de kullanmasının büyük siyasi ve sembolik anlam taşıdığını söyledi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/02/ilham-aliyevin-oyunu-kullandigi-yerde-gizli-mesaj-1707401706.jpg">
                        <figcaption>İlham Aliyev'in oyunu kullandığı yerde gizli mesaj</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, seçimleri gözlemlemek için Azerbaycan'da bulunan Türkiye-Azerbaycan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Şamil Ayrım başkanlığındaki Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) heyetini kabul etti.</p>

<p>Azerbaycan Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre Aliyev, kabuldeki konuşmasında, seçimleri gözlemledikleri için TBMM heyetine teşekkür etti.</p>

<p>Aliyev, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisi arayarak kutladığını ve tebrik mesajı gönderdiğini hatırlattı.</p>

<p>2. Karabağ Savaşı'nda Erdoğan ve Türk halkının Azerbaycan'a gösterdiği manevi ve siyasi desteğin takdire şayan olduğunu belirten Aliyev, seçimde oyunu Hankendi'de kullanmasının büyük siyasi ve sembolik anlam taşıdığını kaydetti.</p>

<p>Azerbaycanlılar, dün, ülkeyi 7 yıl yönetecek yeni cumhurbaşkanını seçmek için sandık başına gitmişti.</p>

<p>Ermenistan işgalinden kurtarılan bölgelerde de sandıklar kurulmuş, böylece ilk kez Azerbaycan'ın tüm topraklarında seçim yapılmıştı.</p>

<p>Karabağ'ın sembol şehri Şuşa'da, Hankendi'de, Hocalı'da, Hocavend'de, Ağdere'de, Ağdam'da, Cebrayıl'da, Fuzuli'de, Zengilan'da, Gubadlı'da, Laçın'da ve Kelbecer'de seçmenler, Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nı seçmek için oy kullanmıştı.</p>

<p>İlham Aliyev de aile bireyleriyle Hankendi'de oy vermişti.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/kktcde-20-milyon-tl-hibe-veriliyor-933</link>
            <category>GÜNCEL HABERLER</category>
            <pubDate>Tue, 23 Jan 2024 13:14:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>KKTC'de 20 milyon TL hibe veriliyor</h1>
                        <h2>1987 ve sonrası doğumlu KKTC vatandaşları hedeflenerek, girişimcilik ve iş kurma konusunda eğitim, danışmanlık ve hibe desteği sunuluyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/01/kktcde-20-milyon-tl-hibe-veriliyor-1706005729.webp">
                        <figcaption>KKTC'de 20 milyon TL hibe veriliyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçiliği Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisi (KEİ), KKTC Başbakanlığı ile ortak bir girişimcilik projesine 20 milyon TL finansal destek sağlıyor.</p>

<p>Projede, 1987 ve sonrası doğumlu KKTC vatandaşları hedeflenerek, girişimcilik ve iş kurma konusunda eğitim, danışmanlık ve hibe desteği sunulacak.</p>

<p>Başvurular 24 Ocak – 11 Mart 2024 tarihleri arasında elektronik olarak alınacak.</p>

<p>Projede&nbsp;<strong>"Teknoloji ve yenilikçi iş fikirleri", "Geleneksel iş fikirleri"</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>"KKTC ekonomisine değer katacak, ihracat odaklı ve marka değeri yüksek iş fikirleri"</strong>&nbsp;olmak üzere üç ana alan belirlendi.</p>

<p><strong>Destek oranları ve miktarları şu şekilde:</strong></p>

<p>Teknoloji ve yenilikçi iş fikirleri: Azami destek %75, en fazla 750.000 TL.<br />
Geleneksel iş fikirleri: Azami destek %75, en fazla 500.000 TL.<br />
KKTC ekonomisine değer katacak, ihracat odaklı ve marka değeri yüksek iş fikirleri: Azami destek %75, en fazla 2.000.000 TL.</p>

<p>Proje, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği KEİ Ofisi'nin finansmanı, Kıbrıs Türk Yatırım Geliştirme Ajansı'nın (YAGA) koordinasyonu ve Türk Bankası'nın eğitim sponsorluğunda gerçekleştirilecek.</p>

<p>Detaylı bilgi ve başvuru koşulları için&nbsp;<a href="https://kobigem.gov.ct.tr/">https://kobigem.gov.ct.tr/</a>&nbsp;ve&nbsp;<a href="https://yaga.gov.ct.tr/">https://yaga.gov.ct.tr/</a>&nbsp;adresleri ziyaret edilebilir.</p>

<p>Başvurular,&nbsp;<a href="https://girisimcilik.kei.gov.tr">https://girisimcilik.kei.gov.tr</a>&nbsp;adresinden yapılabilir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bilgilendirme toplantıları 12-16-28 Şubat ile 6 Mart 2024 tarihlerinde düzenlenecek ve&nbsp;<a href="https://yaga.gov.ct.tr">https://yaga.gov.ct.tr</a>&nbsp;web sayfasından takip edilebilecek.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/real-madrid-ardayi-gonderiyor-932</link>
            <category>SPOR</category>
            <pubDate>Tue, 23 Jan 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Real Madrid Arda'yı gönderiyor</h1>
                        <h2>Real Madrid'de forma giyen milli futbolcu Arda Güler'le ilgili İspanyol basınından dikkat çeken bir iddia ortaya atıldı. Arda Güler'in sezon sonuna kadar başka bir takıma kiralanabileceği belirtildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/01/real-madrid-ardayi-gonderiyor-1706004763.jpg">
                        <figcaption>Real Madrid Arda'yı gönderiyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Real Madrid'in sezon başında Fenerbahçe'den 20+10 milyon euroya transfer ettiği Arda Güler, üst üste yaşadığı sakatlıklar sebebiyle yeni takımıyla uzun süre maça çıkamamıştı.</p>

<p>Real Madrid formasıyla ilk kez İspanya Kral Kupası 3. tur maçında Arandina'ya karşı boy gösteren Arda Güler, ilk 11'de başladığı maçta 59 dakika sahada kalmıştı.</p>

<p>Arda Güler ikinci maçında ise İspanya Süper Kupa yarı finalinde Atletico Madrid'e karşı forma giymişti.</p>

<p>112. dakikada oyuna dahil olan Arda Güler 8 dakika süre alabilmişti.</p>

<p>Real Madrid ile henüz LaLiga'da forma şansı bulamayan Arda Güler; Rayo Vallecano, Mallorca ve Almeria müsabakalarının kadrosunda yer alsa da süre alamamıştı.</p>

<p>Öte yandan İspanyol basınından Sport, Arda Güler'le ilgili dikkat çeken bir iddia ortaya attı.</p>

<p>Habere göre Real Madrid, Arda Güler'i sezon sonuna kadar bir takıma kiralamayı planlıyor.</p>

<p>Ancelotti'nin hamle oyuncusu olarak Arda Güler'den ziyade Brahim ve Joselu'yu kullandığı haber detayında yer aldı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/pasif-gelir-elde-etme-rehberi-931</link>
            <category>YAŞAM</category>
            <pubDate>Thu, 18 Jan 2024 21:55:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Pasif Gelir Elde Etme Rehberi</h1>
                        <h2>Eğlenceli şekilde oturduğumuz yerden para kazanmak mümkün</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/01/pasif-gelir-elde-etme-rehberi-1705605242.jpg">
                        <figcaption>Pasif Gelir Elde Etme Rehberi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Günümüzde, internet üzerinden pasif gelir elde etmek sadece ciddi iş insanlarına değil, aynı zamanda oyun oynayanlara, TikTok ve Instagram kullanıcılarına da hitap ediyor. Bu rehber, eğlenceli ve yaratıcı yöntemlerle finansal bağımsızlık sağlamayı hedefleyen bireylere yönelik çeşitli pasif gelir stratejilerini ele alacak.</p>

<p><strong>1. Twitch ve YouTube: Oyun Oynayarak Gelir Elde Edin</strong></p>

<p>Oyun oynayarak pasif gelir elde etmek, günümüzde popüler bir seçenek haline geldi. Twitch veya YouTube üzerinden oyun oynayarak içerik oluşturabilir ve bu platformlar aracılığıyla reklamlar, bağışlar ve sponsorluklarla gelir elde edebilirsiniz. Oyun tutkunlarının ilgisini çeken içerikler, zaman içinde organik bir takipçi kitlesi oluşturmanıza yardımcı olabilir.</p>

<p><strong>2. TikTok ve Instagram: Kreatif İçeriklerle Gelir Sağlayın</strong></p>

<p>TikTok ve Instagram, kısa ve yaratıcı içeriklerle para kazanma konusunda büyük potansiyel sunan platformlardır. Viral olabilecek dans videoları, komik skeçler veya ürün incelemeleriyle ilgi çekici içerikler oluşturarak, markalarla işbirlikleri yapabilir ve sponsorluk anlaşmaları sağlayarak pasif gelir elde edebilirsiniz.</p>

<p><strong>3. E-Kitap ve Blog Yazımı: Tutkunuzu Yazıya Dökerek Gelir Oluşturun</strong></p>

<p>Eğer oyunlarla ilgili deneyimlerinizi paylaşmayı seviyorsanız, bir blog veya e-kitap yazarak pasif gelir elde edebilirsiniz. Oyun incelemeleri, strateji rehberleri veya kişisel deneyimlerinizle ilgili içerikler, okuyucularınızın ilgisini çekebilir ve reklam gelirleri, affiliate marketing veya kitap satışları aracılığıyla gelir sağlayabilir.</p>

<p><strong>4. Online Eğitim ve Kurslar: Yeteneklerinizi Paylaşın</strong></p>

<p>TikTok ve Instagram gibi platformlarda sahip olduğunuz becerileri kısa videolarla paylaşabilir ve daha derinlemesine bilgi sunmak için online kurslar oluşturabilirsiniz. Yeteneklerinizi paylaşarak, öğrencilerinizden gelen ücretlerle pasif gelir elde edebilirsiniz.</p>

<p><strong>5. Reklam Gelirleri ve İşbirlikleri: İnteraktif İçeriklerle Kazanın</strong></p>

<p>Oyunlar, TikTok ve Instagram üzerinden paylaştığınız içeriklere reklam alabilir ve işbirlikleri yapabilirsiniz. Oyun içi reklamlar, ürün tanıtımları veya marka sponsorlukları gibi fırsatlarla, yaratıcı içeriklerinizle birlikte pasif gelir elde edebilirsiniz.</p>

<p><strong>6. Merchandising: Kendi Ürünlerinizi Yaratın</strong></p>

<p>Popülerlik kazandıkça, takipçilerinizin satın alabileceği kişiselleştirilmiş ürünler oluşturarak gelir sağlamak mümkündür. Oyun temalı kıyafetler, logolu ürünler veya diğer özel eşyalar, kendi markanızı oluşturarak pasif gelir potansiyelinizi artırabilir.</p>

<p>Oyun oynayarak, TikTok ve Instagram üzerinden içerik oluşturarak, eğlenceli ve yaratıcı yöntemlerle internet üzerinden pasif gelir elde etmek mümkündür. Bu stratejiler, tutkularınızı ve becerilerinizi kullanarak finansal bağımsızlığa giden yolda size rehberlik edebilir. Her bir platformun dinamiklerini anlamak ve içeriklerinizi kendi tarzınıza uygun bir şekilde şekillendirmek, başarıya giden yolculuğunuzda önemli bir adımdır.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/kanal-tyi-500-bin-streline-sattilar-930</link>
            <category>GÜNCEL HABERLER</category>
            <pubDate>Thu, 18 Jan 2024 21:25:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kanal T'yi 500 bin Streline sattılar</h1>
                        <h2>Kıbrıslı Türk işadamı Niyazi Şanal'a 500 bin sterlin karşılığında satılan Kanal T hakkında Sibel tatar açıklama yaptı</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/01/kanal-tyi-500-bin-streline-sattilar-1705602683.jpg">
                        <figcaption>Kanal T'yi 500 bin Streline sattılar</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>anal T eski Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Sibel Tatar, Kanal T’nin, Kıbrıs Bağımsız Medya Grubu’na devrine ilişkin basın açıklaması yaptı.</p>

<p>Kıbrıs Bağımsız Medya sahibi Kıbrıslı Türk İşadamı Niyazi Şanal’a, 1 Aralık 2023 tarihinde Kanal T’nin isim, lisans hakkını, televizyon ekipmanlarını 500 bin sterlin karşılığı devir ettiklerini dile getiren Sibel Tatar, buna ilişkin KDV ve kurumlar vergisi ödemelerinin yasaların ön gördüğü tarihlerde ödeneceğini ifade etti.</p>

<p>Sibel Tatar’ın konuya ilişkin açıklaması şöyle:</p>

<p>“Bilindiği üzere, KKTC’nin ilk özel TV Kanalı Kanal T Kasım 1996 tarihinde, Sayın Ersin Tatar tarafından kurulmuştur.</p>

<p>Sayın Ersin Tatar’ın Maliye Bakanı olmasını takiben, Haziran 2009 tarihi itibariyle Kanal T Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Genel Müdürlüğü tarafımca üstlenilmiştir.</p>

<p>Yaklaşık 15 yıl süren görevimi; tarafsızlık ve şeffaflık ilkesini esas alarak yürüttüğümün, izleyicilerimiz tarafından bilinmesinden mutluluk duyuyorum.</p>

<p>Aynı şeffaflığı, Kıbrıs Bağımsız Medya sahibi Kıbrıslı Türk İşadamı Niyazi Şanal’a, 1 Aralık 2023 tarihinde Kanal T’nin isim, lisans hakkını, televizyon ekipmanlarının devir sürecine ilişkin sergilemeyi de bir borç biliyorum.</p>

<p>Yukarıda bahse konu edilen devir işlemleri 500 bin Sterlin karşılığında gerçekleştirilmiş olup, KDV ve Kurumlar Vergisi yasalarımızın ön gördüğü tarihlerde ödenecektir.</p>

<p>Kıbrıs Bağımsız Medya Grubu’na yeni yayın hayatlarında başarılar diler, bugüne kadar Kanal T’ye emek veren programcılarımıza, çalışanlarımıza ve izleyicilerimize yürekten teşekkür ederim.</p>

<p>&nbsp;Kamuoyunun bilgisine saygılarımla sunarım.”</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/pubg-ikonik-anlarla-oyunculari-birlestiriyor-929</link>
            <category>TEKNOLOJİ</category>
            <pubDate>Thu, 18 Jan 2024 21:22:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>PUBG - İkonik Anlarla Oyuncuları Birleştiriyor</h1>
                        <h2>PUBG Awards 2023’ü duyuruldu</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/01/pubg-ikonik-anlarla-oyunculari-birlestiriyor-1705602248.jpg">
                        <figcaption>PUBG - İkonik Anlarla Oyuncuları Birleştiriyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>KRAFTON bugün itibarıyla PUBG Awards 2023’ü duyurdu. Her yıl düzenlenen ödüller bu sene&nbsp;<em>PUBG: BATTLEGROUNDS</em>’un yeni bir yılını ve oyuna son eklenen haritası RONDO’yu kutlarken, topluluğun en iyi anlarını onurlandıracak ve onların oyuna olan bağlılığına bir saygı duruşu niteliği taşıyacak.</p>

<p>8-16 Ocak tarihleri arasında oyuncular, altı farklı kategoride en iyi&nbsp;<em>PUBG: BATTLEGROUNDS</em>&nbsp;kliplerini ve fotoğraflarını gönderdiler. Bugünden itibaren ise&nbsp;<em>PUBG: BATTLEGROUNDS</em>&nbsp;topluluğu, oyuncular ve içerik üreticilerinin son on iki ayda yakaladıkları içerikler arasından en sevdiklerini altı kategoride seçecekler. Oylamalara&nbsp;buradan&nbsp;katılabilirsiniz.</p>

<p>PUBG Awards 2023’te ödül verilecek kategoriler şöyle:</p>

<ul>
	<li>Emperor (Kral Hareket) -&nbsp;yakın zamanda oyuna eklenen RONDO haritasındaki en iyi anlar</li>
	<li>EmpERROR&nbsp;(Falso)-&nbsp;RONDO’daki en komik anlar ve başarısızlıklar</li>
	<li>Wombo Combo (İki Elin Sesi Var) -&nbsp;ekip çalışmasının fark yarattığı en iyi anlar (herhangi bir harita)</li>
	<li>Clutch or Kick (Yalnız Kurt) -&nbsp;oyunu tek başınıza taşıdığınız en iyi anlar (herhangi bir harita)</li>
	<li>Enthusiast (Tutkulu)-&nbsp;PUBG yaşam tarzını konuşturan en iyi fotoğraflar</li>
	<li>Family (Aile) -&nbsp;PUBG partnerlerinden en güzel anlar</li>
</ul>

<p>Oylama 25 Ocak 01:59’da sona erecek ve ardından aynı gün 19:00’da gerçekleşecek ödül töreni&nbsp;Twitch&nbsp;üzerinden canlı izlenebilecek. Tören,&nbsp;Utku ”Utimikk” Taşyürek ve Timur ”Timurlengx” Günay tarafından sunulacak ve yalnızca&nbsp;<em>PUBG: BATTLEGROUNDS</em>’ta yaşanabilecek muhteşem anlara sahne olacak. Ayrıca, kendi kliplerinizi göndererek ya da favorilerinize oy vererek siz de birçok ödül kazanabilirsiniz. PUBG Awards 2023’ü takip ederek kazanabileceğiniz ödüller:</p>

<ul>
	<li>PUBG Awards 2023 Trophy</li>
	<li>PUBG markalı Razer ürünleri</li>
	<li>G-COIN</li>
</ul>

<p>PUBG Awards, ilk kez düzenlendiği 2019’dan bu yana her yıl büyümeye devam ediyor. Tören bu yıl ilk kez Türkiye (TR), Orta Doğu ve Afrika’dan (MENA) oyuncuları da kapsayarak sınırlarını Avrupa’nın ötesine taşıyacak. &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;</p>

<p>PUBG Awards 2023’le ilgili daha fazla bilgi için<a href="”https://awards.pubg.com/en/”" rel="”noopener">&nbsp;</a>adresimiz.</p>

<p>PUBG: BATTLEGROUNDS ile ilgili daha fazla bilgiyi&nbsp;https://pubg.com/tr/&nbsp;adresinde, ayrıca&nbsp;YouTube,&nbsp;Twitter,&nbsp;Instagram,&nbsp;Facebook,&nbsp;Twitch&nbsp;ve&nbsp;TikTok&nbsp;üzerindeki resmi sosyal medya kanallarında bulabilirsiniz. Daha fazla basın materyaline ve tüm bültenlere ise PUBG: BATTLEGROUNDS resmi&nbsp;basın odası&nbsp;üzerinden erişebilirsiniz.</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/samsung-galaxy-s24-serisine-uretken-yapay-zeka-ozellikleri-sunmak-icin-samsung-ve-google-cloud-guclerini-birlestirdi-928</link>
            <category>TEKNOLOJİ</category>
            <pubDate>Thu, 18 Jan 2024 21:18:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Samsung Galaxy S24 Serisine Üretken Yapay Zeka Özellikleri Sunmak İçin Samsung ve Google Cloud Güçlerini Birleştirdi</h1>
                        <h2>Samsung Electronics ve Google Cloud, Google Cloud’un üretken yapay zeka (Generative AI) teknolojilerini dünyanın dört bir yanındaki Samsung akıllı telefon kullanıcılarına sunmak için yeni bir iş birliği başlattıklarını açıkladı. San Jose, Kaliforniya’da gerçekleştirilen Galaxy Unpacked etkinliğinde Samsung Galaxy S24 serisinin tanıtılmasının ardından, Samsung, akıllı telefonlarına bulut destekli Vertex AI üzerinden Gemini Pro ve Imagen 2’yi sunan ilk Google Cloud iş ortağı olduğunu duyurdu. </h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/01/samsung-galaxy-s24-serisine-uretken-yapay-zeka-ozellikleri-sunmak-icin-samsung-ve-google-cloud-guclerini-birlestirdi-1705601970.jpg">
                        <figcaption>Samsung Galaxy S24 Serisine Üretken Yapay Zeka Özellikleri Sunmak İçin Samsung ve Google Cloud Güçlerini Birleştirdi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Samsung Electronics ve Google Cloud, Google Cloud’un üretken yapay zeka (Generative AI) teknolojilerini dünyanın dört bir yanındaki Samsung akıllı telefon kullanıcılarına sunmak için yeni bir iş birliği başlattıklarını açıkladı. San Jose, Kaliforniya’da gerçekleştirilen Galaxy Unpacked etkinliğinde Samsung Galaxy S24 serisinin tanıtılmasının ardından, Samsung, akıllı telefonlarına bulut destekli Vertex AI üzerinden Gemini Pro ve Imagen 2’yi sunan ilk Google Cloud iş ortağı olduğunu duyurdu.&nbsp;</p>

<p>Samsung Electronics Kurumsal Başkan Yardımcısı ve Mobil e-Deneyim İş Birimi Yazılım Ofisi Başkanı Janghyun Yoon, iş birliğiyle ilgili olarak şunları söyledi: “Google ve Samsung, teknolojiyi herkes için daha yararlı ve erişilebilir hale getirmenin önemi konusunda uzun zamandır ortak değerlere sahip. Galaxy S24 serisinin, Vertex AI üzerinde çalışan Gemini Pro ve Imagen 2 ile donatılan ilk akıllı telefonlar olmasından heyecan duyuyoruz. Google Cloud ve Samsung ekipleri, aylarca hassas testler ve rekabetçi değerlendirme çalışmaları yaparak Galaxy’de en iyi Gemini destekli yapay zeka deneyimlerini sunmak için birlikte çalıştı.”</p>

<p>Samsung, Vertex AI üzerinde Gemini Pro’yu tüketicilere sunan ilk Google Cloud iş ortağı oldu. Sıfırdan başlayıp çok modlu çalışabilecek şekilde tasarlanan Gemini, metin, kod, görüntü ve video dahil olmak üzere farklı bilgi türlerini genelleştirebiliyor, sorunsuz bir şekilde anlayabiliyor ve bağlantılar kurup bilgileri birleştirebiliyor. Kullanıcılar, Samsung’a özgü uygulamalar olan Notlar, Ses Kaydedici ve Klavye’nin[1]&nbsp;özetleme yeteneklerinde bu özellikten yararlanmaya başlayabiliyor. &nbsp;Vertex AI üzerinde çalışan Gemini Pro, Google Cloud ile Samsung’a güvenlik, emniyet, gizlilik ve veri uyumluluğu gibi kritik yetenekler de sunuyor.</p>

<p>Galaxy S24 serisi kullanıcıları, Google DeepMind’ın bugüne kadarki en gelişmiş metinden görüntüye aktarma (text-to-image) teknolojisi Imagen 2’den de kolayca yararlanabiliyor. Vertex AI üzerinde çalışan Imagen 2 ile Samsung, güvenli ve sezgisel fotoğraf düzenleme yeteneklerini kullanıcılara sunuyor. Bu özellikler S24’ün Galeri uygulamasındaki Yaratıcı Düzenleme’de[2]&nbsp; yer alıyor.</p>

<p>İş birliği kapsamında Samsung, Google’ın son derece karmaşık görevlerde kullanılmak üzere geliştirdiği en yetenekli ve en kapsamlı modeli Gemini Ultra’yı test eden ilk şirketlerden biri oldu. S24 serisi ayrıca, Android 14 işletim sisteminin bir parçası olarak sunulan cihaz içi LLM (Büyük Dil Modeli) Gemini Nano’yu da kullanacak.&nbsp;Gemini Nano, Gemini’nin cihaz içi görevler için geliştirdiği en verimli model olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Google Cloud CEO’su Thomas Kurian ise iş birliğiyle ilgili olarak, “Google Cloud, Samsung ile milyonlarca kişiyi bağlantı ve iletişim kurmak için teşvik eden ve güçlendiren anlamlı mobil deneyimler sunmak konusunda üretken yapay zekayı muazzam bir fırsat olarak görüyor. Gemini sayesinde Samsung’un geliştiricileri, Samsung akıllı telefonlarında güvenli ve ilgi çekici üretken yapay zeka destekli uygulamalar sunmak için Google Cloud’un birinci sınıf altyapısından, üstün performansından ve esnekliğinden yararlanabilecek” dedi.&nbsp;</p>

<p><br />
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/spotify-applea-savas-acti-927</link>
            <category>TEKNOLOJİ</category>
            <pubDate>Thu, 18 Jan 2024 20:49:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Spotify, Apple'a savaş açtı</h1>
                        <h2>Spotify, Apple'ın ABD'de uyguladığı %27'ye varan oranlardaki yeni işlem ücretlerine karşı açık sözlü bir saldırı başlattı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/01/spotify-applea-savas-acti-1705600464.jpg">
                        <figcaption>Spotify, Apple'a savaş açtı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>Müzik erişim platformu Spotify, Apple'ın Amerika'da uyguladığı %27'ye varan oranlardaki yeni işlem ücretlerine karşı açık sözlü bir saldırı başlattı.</h2>

<p>Çarşamba günü Apple, uygulama geliştiricilerinin kendi mağazası dışındaki yerlerde de ürün satmasına izin vereceğini ancak yine de komisyon ödemeleri koşuluyla izin vereceğini duyurdu.</p>

<p>Spotify bunun "çirkin" olduğunu söyledi; ve Apple'ı "hiçbir şeyden vazgeçmemekle" suçladı; kârını korumak için. İngiliz hükümetine, İngiltere'de benzer ücretlerin alınmasını engelleme çağrısında bulunuyor.</p>

<p>Firma, ücretleri ABD'de Fortnite geliştiricisi Epic Games ile uzun süredir devam eden hukuki mücadelenin sonucunda uygulamaya koydu.</p>

<p>Mahkeme, Apple'ın, uygulama geliştiricilerinin, Apple'ın kendi App Store ödeme sistemini devre dışı bırakan bağlantılar da dahil olmak üzere diğer ödeme yöntemleri hakkında insanlara bilgi vermesine izin vermeyerek ABD rekabet yasalarına aykırı davrandığını tespit etti.</p>

<p><br />
Sonuç olarak Apple, ABD'de insanların kendi sistemini kullanmadan hizmetlere abone olmalarına olanak tanıyan yeni bir kurallar dizisi getirdi, ancak bunu yapmak için geliştiricilerden %27'ye kadar komisyon talep edecek.</p>

<p>Spotify öfkeyle tepki göstererek, politikanın "göze çarptığını" söyledi. ABD mahkemesinin daha fazla rekabeti mümkün kılma girişimi.</p>

<p>"Apple, uygulama mağazası tekeli altında geliştiricilerin ve tüketicilerin sırtından elde ettikleri kârları korumak için hiçbir şeyden vazgeçmeyeceklerini bir kez daha gösterdi,"; bir açıklamada söyledi.</p>

<p>Spotify'ın, ücretleri nedeniyle Apple'a saldırdığı bir geçmişi var. Ekim 2023'te onu&nbsp;"çılgın" bir ruh hali içinde olmakla suçladı. internet üzerindeki kontrol düzeyi.</p>

<p>Şimdi ise Birleşik Krallık hükümetinin müdahale etmesi gerektiğini söylüyor.</p>

<p>"Birleşik Krallık'ın Dijital Piyasaları, Rekabeti ve Tüketici Yasası, esasen Apple'ın ücretlerinin bir kopyası olan bu yanlış duruşa son vermelidir."</p>

<p><br />
"İngiltere yasa yapıcılarını, Apple'ın benzer ücretler uygulamasını önlemek için tasarıyı hızla geçirmeye şiddetle çağırıyoruz; bu, Birleşik Krallık'taki tüketiciler ve işletmeler için daha rekabetçi ve yenilikçi bir teknoloji endüstrisi yaratılmasına yardımcı olacaktır."</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/papa-cinsel-haz-ile-ilgili-konustu-926</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Thu, 18 Jan 2024 20:36:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Papa Cinsel Haz ile ilgili konuştu</h1>
                        <h2>Papa Francis bu kez cinsel haz ile ilgili yaptığı konuşmada "sabırla disipline edilmesi gerektiğini" söyledi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/01/papa-cinsel-haz-ile-ilgili-konustu-1705599860.jpg">
                        <figcaption>Papa Cinsel Haz ile ilgili konuştu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Papa Francis, cinsel hazın "Tanrı'dan gelen bir hediye" olduğunu ve "sabırla disipline edilmesi gerektiğini" söyledi.</p>

<p>Aynı zamanda, "ilişkisiz memnuniyet" getirdiğini ve bağımlılığa yol açabileceğini belirterek pornografiye karşı uyardı.</p>

<p>Papa, Çarşamba günü Vatikan'daki genel toplantısında konuştu.</p>

<p>Konuşma, Papa'nın "aşk şeytanı" olarak adlandırdığı konular üzerine bir dizi vaazın bir parçasıydı ve "insan ilişkilerini tahrip ediyor" dediği arzunun üzerinde odaklandı, "günlük haberler bu gerçeği belgelemek için yeterli" dedi.</p>

<p>"En iyi şekilde başlayan kaç ilişki daha sonra toksik ilişkilere dönüştü?" diye sordu.</p>

<p>Papa, yeni doktrin başkanı Kardinal Victor Manuel Fernández'in, geçmişte yazdığı ve 1990'ların sonlarında yayımlanan "Mystical Passion: Spirituality and Sensuality" adlı kitabı nedeniyle eleştirilere maruz kaldığı günlerde bu açıklamaları yaptı.</p>

<p>Şu anda basılmamış olan kitap, insan cinselliğini tartışıyor ve orgazmlar sırasında erkek ve kadın deneyimlerine dair detaylı açıklamalar içeriyordu. Kardinal Fernández, Catholic online yayını Crux'a konuşurken kitabı gençken yazdığını ve şimdi "kesinlikle" böyle bir şey yazmayacağını söyledi.</p>

<p>Muhafazakâr yorumcular kitabı "sapkın" olarak nitelendirdi; biri, Kardinal Fernández'in İnanç Doktrini Dikasteri'nin başkanı olmaya "uygun olmadığını" söyledi.</p>

<p>Bu, Papa Francis veya Kardinal Fernández'in Katolik topluluğun muhafazakâr üyelerinin öfkesini çektiği ilk kez değil.</p>

<p>Aralık ayında Kardinal Fernández, ahlaka aykırı olan eşcinsel çiftleri kutsamasına izin veren bir metni tanıttı ve bu metin daha sonra Papa Francis tarafından onaylandı.</p>

<p>Kardinal Fernández, bu durumun eşcinsel çiftlerin statüsünü Katolik Kilisesi'nin gözünde geçerli kılmadığını vurgulasa da, birçok muhafazakâr için zarar vericiydi.</p>

<p>Papa Benedict XVI'nın doktrin başkanı olan Kardinal Gerhard Müller, Vatikan'ın belgesini kesin bir dille kınadı. Çevrimiçi olarak yayımlanan uzun bir yanıtında Kardinal Müller, bir rahibin eşcinsel bir birliği kutsamasının "kutsal bir saygısızlık ve ahlaki bir hakaret" olacağını söyledi.</p>

<p>Dünya genelindeki prelatlar da, Papa'nın Katolik Kilisesi'ni reform etme planlarına uzun süredir karşı çıkan Amerikalı muhafazakârlar da dahil olmak üzere, bu kararı kınamak için açıklamalar yayınladı.</p>

<p>Gerilimler, Papa'nın eleştirel bir isim olan Amerikalı Kardinal Raymond Burke'ı Vatikan apartmanından çıkarması ve maaşını iptal etmesiyle doruğa ulaştı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/isias-oteli-davasi-yarina-ertelendi-925</link>
            <category>KIBRIS</category>
            <pubDate>Fri, 05 Jan 2024 22:31:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İSİAS Oteli Davası Yarına Ertelendi</h1>
                        <h2>Adıyaman İsias Oteli Davası'nda 4. gün: Tanıkların çelişkili ifadeleri ve müşteki avukatların "Olası kast" iddiası mahkemeyi etkiliyor. Duruşma yarın saat 10.00'a ertelendi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/01/isias-oteli-davasi-yarina-ertelendi-1704497884.jpg">
                        <figcaption>İSİAS Oteli Davası Yarına Ertelendi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde 35’i ’den giden voleybol kafilesi olmak üzere 72 kişinin öldüğü Adıyaman’daki İsias Oteli’ne ilişkin davanın görülmesi, yarın saat 10.00’a ( saatiyle 09.00’a) ertelendi.</p>

<p>Türkiye saatiyle sabah 09.00’da başlayan duruşma aralarla saat 24.00’e kadar sürdü. Üç gün sürmesi ve bugün tamamlanması beklenen duruşma, sanık avukatlarının beyanlarına geçilemediği için dördüncü güne uzadı. 17 tanığın dinlendiği bugünkü duruşmada, tanıkların ardından müşteki avukatlarının delil ve tanık değerlendirmelerine yer verildi.</p>

<p>Müştekiler, avukatlarının vereceği beyanlara katılacaklarını söyledi. Müşteki avukatları elde ettikleri bulgular ışığında sanıkların “bilinçli taksir” değil “Olası kast” ile yargılanmasını talep etti.&nbsp; Tanık savunmalarının çelişkiler içerdiğini belirten müşteki avukatları, tanıkların beyanlarını kabul edilemez olarak tanımlayarak, tanıklar hakkında yalan beyanda bulundukları için suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.</p>

<p>Müşteki avukatları, sanıkların duruşmalarda hazır olmasını ve tutukluluk hallerinin devamını istedi. Avukatlar, sanıkların tutukluluk hali devam edecekse Ahmet Bozkurt ve oğulları Efe Bozkurt ve Mehmet Fatih Bozkurt’un ayrı cezaevlerine alınmasını da talep etti.</p>

<p>Duruşma, müdafi avukatların talebi üzerine yarın saat 10.00’a ertelendi. Çarşamba günü başlayan duruşmanın bugün tamamlanması ve mahkemenin ara karar açıklaması bekleniyordu.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/bir-annenin-isyani-canimizi-daha-fazla-acitmasinlar-924</link>
            <category>KIBRIS</category>
            <pubDate>Fri, 05 Jan 2024 18:20:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bir annenin isyanı: “Canımızı daha fazla acıtmasınlar”</h1>
                        <h2>İSİAS Otelinde kızını kaybeden Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Karakaya gerçekleri söyleyin diye haykırdı...</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2024/01/bir-annenin-isyani-canimizi-daha-fazla-acitmasinlar-1704497164.jpg">
                        <figcaption>Bir annenin isyanı: “Canımızı daha fazla acıtmasınlar”</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği</strong>&nbsp;Başkanı&nbsp;<strong>Ruşen Karakaya</strong>, sanıkların ve müştekilerin ardından duruşmada bugün tanıkların dinleniyor olduğuna dikkat çekerek, “Gerçekleri söylesinler, bizim canımızı daha fazla acıtmasınlar” dedi.</p>

<p>Raporların ortada olduğunu ve gerçeklerin elbet ortaya çıkacağını söyleyen Karakaya, bu davanın emsal bir dava olacağını vurguladı.&nbsp;</p>

<p>Karakaya, ailelerin adaletin peşinde olmaya devam edeceğini, dava sonuçlanana kadar her duruşmaya geleceklerini kaydetti.&nbsp;</p>

<p>BRT muhabirinin sorularını yanıtlayan Karakaya, ilk günden beri çok ağır bir yük altında olduklarını kaydetti. Karakaya, ilk gün 11 sanığın yalanlarını dinlemenin, dün yaşanılanlarla 6 Şubat’a geri dönmenin, Adıyaman’da bulunmanın, burada bir otelde konaklamanın, çocuklarının hayatlarını kaybettiği otelin yıkıntılarının önünden geçiyor olmanın ve ailelerin yüzündeki ifadeleri görmenin, salonda kendilerini tutmalarına tanık olmanın ağırlığını yaşadıklarını belirtti.&nbsp;</p>

<p>Tanıkların dinlenmeye başlanan duruşmanın üçüncü günü olan bugün sürecin en önemli aşamalarından biri olduğunu söyleyen Karakaya, kendilerinin de ilk defa böyle bir süreci yaşayan kişiler olarak, tanıkları dinleyerek, her anı yakalamalarının, söyledikleri her cümleyi ölçüp, tartmanın inanılmaz derece yorucu olduğunu ifade etti.</p>

<p>Gerçeklerin söylenmesi çağrısında bulunan Ruşen Karakaya, zaten raporların ortada olduğunu kaydederek, “Yalan söyleyerek bizi daha fazla yıpratmasınlar” dedi, gerçeklerin ortaya çıkacağını vurguladı.&nbsp;</p>

<p>Karakaya, duruşmaya verilen aranın bittiğini ve duruşmanın dördüncü tanığın dinlenmesiyle yeniden başladığını paylaşarak, tahminlerine göre, tanıkların dinlenmesinin tanımlanmasının ardından, avukatların taleplerinin alınacağını, ara kararların açıklanacağını ve mahkemenin bir sonraki tarihinin bildirileceğini söyledi.&nbsp;</p>

<p>Soru üzerine, sanıkların serbest kalması durumunun olmayacağına inandığını ifade eden Karakaya, sanıkların bu taleplerini ilk günde de dile getirdiklerine dikkat çekerek, böyle bir karar alınacağına inanmadığını ve inanmak istemediğini kaydetti. Karakaya, “Bunun gerçek olması bizi mahveder” dedi.&nbsp;</p>

<p>Daha sonraki duruşmalara katılımın nasıl olacağı yönündeki soru üzerine de Karakaya, mevcut 27 ailenin ve aile yakınlarının olduğunu belirterek, Başbakanlık desteği ölçüsünde ve ailelerden kimin gücü yeterse, dava sonuçlanana kadar gelmeye devam edeceklerini söyledi. Karakaya, “Bu duruşmada ve her duruşmada, cezaları verilene kadar biz burada olacağız” dedi.</p>

<p>Karakaya, mahkeme sonrasında sosyal medyaya baktıklarında, Kıbrıs Türk halkının yine tek yürek olduğunu ve desteklerini gördüklerini, hissettiklerini belirterek, herkese teşekkürlerini iletti, “Bu işin peşini bırakmıyoruz, hep birlikteyiz” ifadelerini kullandı.&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/hrant-dink-olayinda-neler-yasandi-923</link>
            <category>NELER YAŞANDI</category>
            <pubDate>Thu, 16 Nov 2023 15:44:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Hrant Dink olayında neler yaşandı?</h1>
                        <h2>AGOS Gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink‘i 19 Ocak 2007de gazete binasının önünde düzenlediği silahlı saldırıda katleden Ogün Samast, Bolu F Tipi cezaevinden koşullu salıverilme kapsamında akşam saatlerinde tahliye edildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/11/hrant-dink-olayinda-neler-yasandi-1700139065.jpg">
                        <figcaption>Hrant Dink olayında neler yaşandı?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni&nbsp;Hrant Dink'in Şişli'de 19 Ocak 2007'de katledilmesinin üzerinden 16 yıl geçti. Hrant Dink, Şişli Halaskargazi Caddesi'nde bir bankadan çıktıktan sonra 19 Ocak 2007'de 17 yaşındaki Ogün Samast tarafından silahla öldürüldü. İşte, Hrant Dink'in biyografisi...<br />
<br />
<strong>HRANT DİNK&nbsp;KİMDİR?</strong><br />
<br />
Malatya'da 1954 yılında dünyaya gelen Hrant Dink, anne ve babasının ayrılması üzerine iki erkek kardeşiyle Gedikpaşa'daki Ermeni Protestan Kilisesi'nin çocuk yuvasında yatılı olarak yaşamaya başladı.</p>

<p><br />
İlköğretimini bu kiliseye bağlı İncirdibi İlkokulu'nda sürdürüp yazları da okulun Tuzla'daki kampında barınan Hrant Dink, ortaokulu Bezciyan, liseyi ise Üsküdar'daki Surp Haç Tıbrevank Yatılı Okulu'nda okudu.<br />
<br />
Şişli Lisesi'nden mezun olan Dink, ilkokulda tanıştığı Rakel Yağbasan ile evlendi. İsmini mahkeme kararıyla "Fırat" olarak değiştiren Hrant Dink, bir süre eşi Rakel Dink'le yetiştikleri Tuzla Çocuk Kampı'nın yönetimini üstlendi.<br />
<br />
İstanbul'da Türkçe-Ermenice olarak 5 Nisan 1996 tarihinde ilk sayısıyla yayın hayatına başlayan Agos gazetesini kuran ve Genel Yayın Yönetmenliğini üstlenen Dink, aynı zamanda çeşitli gazetelere de köşe yazıları yazdı.<br />
<br />
Agos gazetesindeki 13 Şubat 2004 tarihli yazısı nedeniyle bazı kesimler tarafından hedef alınan ve ardından hakkında Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açılan Dink, 7 Ekim 2005'te altı ay hapis cezasına çarptırıldı.<br />
<br />
Bu dönemde yoğun eleştiriler alan ve dava süreçleriyle karşı karşıya kalan Dink, tehditlere maruz kaldığını belirterek, yaşadıklarını gazetedeki köşesinde kaleme aldı.<br />
<br />
Dink, kurucusu ve genel yayın yönetmeni olduğu Agos gazetesinin yakınındaki bir bankadan çıktıktan sonra 19 Ocak 2007'de Halaskargazi Caddesi'nde Ogün Samast tarafından öldürüldü.<br />
<br />
<strong>HRANT DİNK CİNAYETİ DAVASI HAKKINDA</strong><br />
<br />
Cinayetin ardından kaçtığı Samsun'da yakalanan Samast ile cinayetin azmettiricileri Erhan Tuncel ve Yasin Hayal'in de aralarında bulunduğu 12'si tutuklu 18 sanık hakkında, 20 Nisan 2007'de dönemin özel yetkili İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldı.<br />
<br />
Birleşen dosyalarla sanık sayısının 20'ye çıktığı davada, tahliye kararları sonrası 3 tutuklu kaldı. 25 Ekim 2010'daki duruşmada, yaşı 18'den küçük olan Samast hakkındaki dosya ayrılarak İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. Bu mahkeme, 25 Temmuz 2011'de Ogün Samast'ı 22 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırdı. Karar, Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından onandı.<br />
<br />
Davanın 20. duruşmasında mütalaasını veren dönemin duruşma savcısı ve FETÖ firarisi Hikmet Usta, "Dink cinayeti eyleminin, Ergenekon terör örgütünün Trabzon'da faaliyet gösteren bir hücre yapılanması tarafından işlenmiş olduğu" değerlendirmesinde bulundu.<br />
<br />
İlk kararını, 17 Ocak 2012'de açıklayan mahkeme, 4 sanığa "cinayete azmettirme ve yardım" gibi suçlardan çeşitli cezalar verdi. Erhan Tuncel tahliye olurken, sanıklardan hiçbiri örgüt suçundan ceza almadı.<br />
<br />
Temyiz incelemesi yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 15 Mayıs 2013'te sanıkların "silahlı terör örgütü" değil, "suç işlemek amacıyla oluşturulan örgüt" üyesi olduklarına hükmederek, kararı bozdu. Yeniden görülen davada, azmettirici Tuncel, 24 Ekim 2013'te tutuklandı.<br />
<br />
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, 76 sanığın yargılandığı Dink cinayeti davasını 26 Mart 2021'de karara bağladı.<br />
<br />
Mahkeme, aralarında dönemin kamu görevlileri tutuklu sanıklar Ramazan Akyürek ve Ali Fuat Yılmazer'in de aralarında bulunduğu 26 sanığı 3 yıl 4 ay ile ağırlaştırılmış müebbet arasında değişen hapis cezalarına çarptırırken, aralarında eski İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun ve dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'ın da bulunduğu 39 sanık hakkında düşme ve beraat ile ret kararı verdi.<br />
<br />
Mahkeme heyeti ayrıca, haklarında yakalama kararı bulunan, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, Ekrem Dumanlı ve Zekeriya Öz'ün de aralarında bulunduğu 13 firari sanığın dosyasını ayırdı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/zerrin-akinci-922</link>
            <category>YAŞAM</category>
            <pubDate>Wed, 01 Nov 2023 19:49:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Zerrin Akıncı</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/11/zerrin-akinci-1698857724.jpg">
                        <figcaption>Zerrin Akıncı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Kuzey Kıbrıs doğumlu yetenekli moda tasarımcısı Zerrin Akıncı, kariyerinin başlangıcından başarılarına uzanan ilginç bir yolculuğa sahiptir. Zerrin Akıncı, 2004 yılında Greenwich Üniversitesi'nden mezun olduktan sonra pazarlama iletişimi alanında iki yıl çalıştı. Ancak moda tasarımına olan tutkusu, Amerika Birleşik Devletleri'nde moda eğitimi almak istemesine yol açtı. Bu nedenle Amerika'ya taşınarak moda tasarımı eğitimine başladı.</p>

<p><strong><a href="http://www.portcyprus.com/zerrin-akinci-roportaji/">Zerrin Akıncı</a></strong>'nın moda kariyerindeki büyük dönüm noktası, 2011 yılında kendi moda serisini başlatmasıydı. İlk koleksiyonunu Londra Moda Haftası'nda sergileyerek uluslararası arenada adını duyurdu. Bu koleksiyon, Zerrin Akıncı'nın kendine özgü tasarım tarzını yansıtan sıra dışı güçlü siluetler, beklenmedik kontrast detayları ve malzeme kombinasyonları içeriyordu.</p>

<p>Başarısı sadece uluslararası tanıma ve ödüllere sığmadı; 2012 yılında Los Angeles'ta "En İyi Yükselen Tasarımcı" ödülüne layık görüldü ve koleksiyonunu Orange County Fashion Show'da sergiledi. Zerrin Akıncı'nın tasarımları, dünyanın dört bir yanındaki moda severlerin dikkatini çekti ve ona geniş bir hayran kitlesi kazandırdı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/zerrin.jpg" style="height:800px; width:640px" /></p>

<p>2015 yılında İstanbul'da Fashion TV tarafından "Yılın En İyi Moda Tasarımcısı" ödülüne layık görüldü. Bu ödül, Zerrin Akıncı'nın tasarım yeteneğinin ve yaratıcılığının ne kadar büyük olduğunun bir göstergesi olarak kabul edildi. Tasarımcının işlerinde her zaman özgün bir tarz ve dokunuş bulunur, ve "<a href="https://www.madebyza.co/"><strong>madebyZA</strong></a>" tarzı, zamansız parçalar ve benzersiz malzeme kombinasyonlarıyla dikkat çeker.</p>

<p>ZA, tasarımlarıyla sadece giyim tarzlarını yeniden tanımlamakla kalmaz, aynı zamanda kadınların kendilerine özgü yaşam tarzlarını ve kişisel ifadelerini yansıtmalarına yardımcı olur. Gece koleksiyonları, özel etkinliklerde ve önemli anlarda şıklık ve zarafet arayan kadınlar için idealdir. Zerrin Akıncı'nın tasarımları, dünya genelinde muhteşem ve özgün kadınları giyinirken şaşırtmaya ve kendilerini ifade etmelerine yardımcı olmaya devam ediyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/afrikada-kiz-cocuklarinin-egitim-sorunlari-921</link>
            <category>DOSYA</category>
            <pubDate>Thu, 26 Oct 2023 23:12:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Afrika'da Kız Çocuklarının Eğitim Sorunları</h1>
                        <h2>Cinsiyet ayırımcılığı, kaliteli ve eşit eğitimden yoksunluk gibi sorunlar nedeniyle okula gitme imkanı olmayan 98 milyon çocuk ile Sahra Altı Afrika ülkeleri, yeryüzünde eğitim konusunda en kötü durumdaki bölge olarak gösteriliyor. - Sahra Altı Afrika'da 6 ila 11 yaş arasında değişen 9,3 milyon kız çocuğu hiç okula gitmiyor. Ortaokul çağındaki kız çocuklarının okul dışında kalma oranı yüzde 36.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/10/afrikada-kiz-cocuklarinin-egitim-sorunlari-1698351322.jpg">
                        <figcaption>Afrika'da Kız Çocuklarının Eğitim Sorunları</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Afrika, kültürel zenginlikleri ve doğal güzellikleriyle ünlüdür. Ancak kıta, eğitim konusundaki sorunlarıyla da dikkat çekiyor. Bu makalede, UNESCO, UNICEF ve Dünya Bankası'nın verilerine dayanarak Afrika'da kız çocuklarının eğitim sorunlarını ele alacağız.</p>

<p><strong>Afrika'da Eğitim Sorunları ve Kız Çocukları: İstatistikler ve Sorunların Derinleşmesi</strong></p>

<p>Dünya genelinde hala okula gidemeyen 244 milyon çocuk ve genç bulunuyor. Özellikle Sahra Altı Afrika bölgesi, eğitim konusunda büyük zorluklarla karşı karşıya. Bu bölgede 9,3 milyon kız çocuğu okula gidemiyor. Eğitim hakkı, cinsiyet ayrımcılığı ve eğitim kalitesi sorunları nedeniyle 98 milyon çocuktan mahrum kalıyor.</p>

<p>Sahra Altı Afrika'da, okula gidemeyen çocuk sayısı yüksek. Her 5 çocuktan 1'i 6 ila 11 yaşları arasında okula gidemezken, her 3 çocuktan 1'i 12 ila 14 yaşları arasında okula gitmiyor. Özellikle kız çocukları, eğitim sorunlarının en fazla etkilediği grup oluyor. Her 3 kız çocuğundan biri ya okulu erken terk etmek zorunda kalıyor ya da hiç sınıfa adım atmıyor. Ayrıca, Sahra Altı Afrika ve Kuzey Afrika'nın yoksul bölgelerinde ortaokul çağındaki her 100 erkek çocuğa karşılık sadece 85 kız çocuğu okula devam edebiliyor.</p>

<p><strong>Kız Çocuklarının Eğitim Sorunları</strong></p>

<p>Kız çocuklarının eğitimi, Afrika'da büyük bir sorun olarak öne çıkıyor. Sahra Altı Afrika'da 9,3 milyon kız çocuğu hiç okula gidemiyor ve ortaokul çağındaki kız çocuklarının yüzde 36'sı okul dışında kalıyor. Lise çağında ise her 100 erkek çocuğa karşılık sadece 77 kız çocuğu okula devam edebiliyor. Yükseköğrenime devam eden kız ve erkek öğrenci oranı ise oldukça düşük, sadece yüzde 1,02.</p>

<p><strong>Afrika'da Eğitim Sorunlarına Etki Eden Ülkeler</strong></p>

<p>Afrika'da eğitim sorunları, coğrafi sınırları aşan bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle Somali, uzun süren çatışmalar, kuraklık ve sel felaketleri nedeniyle eğitimde büyük sorunlar yaşanıyor. Ülkede okul çağındaki 5 milyon çocuğun 3 milyonu okula gidemiyor. Kız çocuklarının okula gitme oranı yalnızca yüzde 2.</p>

<p>Nijer ve Çad gibi ülkelerde kız çocukları erken yaşta evlendirilerek eğitim haklarından mahrum bırakılıyor. Özellikle Nijer'de kız çocuklarının yüzde 76'sı 18 yaşına gelmeden evlendiriliyor.</p>

<p>Güney Sudan'da ise çatışmaların etkisi altında eğitim çağındaki kız çocuklarının yarısından fazlası ya okula gidemiyor ya da güvenlik gerekçesiyle okulu terk etmek zorunda kalıyor.</p>

<p><strong>Kız Çocuklarının Eğitim Hakkı İçin Uluslararası Çabalar</strong></p>

<p>Kovid-19 salgınının etkisiyle özellikle kız çocuklarının eğitimi daha da olumsuz etkilendi. 2021 eğitim yılında uzun kapanmaların ardından çok az sayıda kız çocuğu okula geri dönebildi. UNICEF ve UNESCO'nun raporlarına göre, kız çocuklarının eğitim haklarından yoksun olduğu en kötü 25 ülke arasında Somali, Nijer, Sudan ve Çad ilk sıralarda yer alıyor. Bu ülkeleri sırasıyla çocuk yaşta evliliklerin yoğun olduğu Sierra Leone takip ediyor. Afrika'da kız çocuklarının eğitim sorunları büyük bir zorluk oluştururken, uluslararası kuruluşlar ve yerel hükümetler bu sorunların üstesinden gelmek için çaba sarf ediyorlar. Ancak bu sorunların çözümü için daha fazla destek ve işbirliği gerekiyor. Kız çocuklarının eğitimine erişimi artırmak, cinsiyet eşitsizliği ve yoksullukla mücadele etmek için hayati öneme sahiptir.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/cinsel-kimliklerin-cesitliligi-tanimlar-ve-tarihce-920</link>
            <category>DOSYA</category>
            <pubDate>Thu, 26 Oct 2023 22:50:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Cinsel Kimliklerin Çeşitliliği: Tanımlar ve Tarihçe</h1>
                        <h2>Bu yazı, cinsel kimliklerin çeşitliliğini ve bunların tarihsel gelişimini ele alır. Cinsel kimlik terimleri, cinsiyet, cinsiyet kimliği, cinsiyet rolü, heteroseksüellik, eşcinsellik, biseksüellik, lezbiyenlik, transseksüellik ve queer gibi önemli tanımlar üzerinde durulur. Ayrıca, bu kimliklerin tarih boyunca nasıl algılandığı ve nasıl evrildiği incelenir. Ayrımcılığa son verme ve toplumsal eşitliği teşvik etme çabaları da vurgulanır. Cinsel kimliklerin çeşitliliği, toplumun daha fazla anlayış ve kabul gösterdiği bir dönemde, her bir kimliğin insanlar arasında zenginliği artırdığını ve cinsel kimlik ayrımcılığını sona erdirmek için küresel bir çabanın devam ettiğini gösterir.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/10/cinsel-kimliklerin-cesitliligi-tanimlar-ve-tarihce-1698350420.jpg">
                        <figcaption>Cinsel Kimliklerin Çeşitliliği: Tanımlar ve Tarihçe</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Cinsel kimlikler, toplumların ve bireylerin anlayışlarına, normlarına ve tarihlerine göre oldukça çeşitlilik gösteren önemli bir konsepttir. Her bir cinsel kimlik, kişinin cinsiyeti, cinsel yönelimi ve toplumsal rolünü nasıl algıladığına, ifade ettiğine ve yaşadığına dair benzersiz bir bakış açısı sunar.</p>

<p>Cinsel kimliklerin tarihçesi, insanlık tarihi kadar eskiye dayanır. Antik dönemlerde, özellikle Antik Yunan ve Roma'da, cinsel kimlikler daha açık bir şekilde ifade edilmişti. Antik Yunan'da eşcinsellik, erkekler arasında romantik ilişkilere izin veren bir konseptti. Bu dönemde, aynı cinsiyete duyulan çekim daha açık bir şekilde kabul edilmişti. Ayrıca, ünlü kadın şair Sappho'nun Lesbos Adası'nda yaşadığı ve diğer kadınlara aşık olduğu düşünülüyordu. Antik Roma'da da cinsel kimliklerin farklılığına daha fazla hoşgörü gösterilmişti. Ancak, bu hoşgörü tüm toplumlar için geçerli değildi, ve Ortaçağ'la birlikte Katolik Kilisesi'nin etkisi altında cinsel kimliklere yönelik ayrımcılık arttı.</p>

<p><strong>Ortaçağ ve Rönesans:</strong></p>

<p>Ortaçağ ve Rönesans dönemlerinde cinsel kimlikler daha karmaşık hale geldi. Katolik Kilisesi'nin egemen olduğu bir dönemde, eşcinsellik ve diğer farklı cinsel kimlikler sıklıkla yasaklandı ve ahlaki olarak kınandı. Ancak, bu dönemlerde bile, bazı sanat eserleri ve edebi eserler cinsel kimliklerin karmaşıklığını anlatmaya devam etti. Örneğin, Leonardo da Vinci'nin eserlerinde cinsel kimliklerin karmaşıklığına dair ipuçları bulunmaktadır.</p>

<p><strong>19. ve 20. Yüzyıl:</strong></p>

<ol start="19">
	<li>
	<p>yüzyılda, cinsel kimliklerin tarihçesinde önemli bir dönüm noktası yaşandı. Bu dönemde, bilimsel çalışmalar cinsel kimlikleri daha sistematik bir şekilde incelemeye başladı. Sigmund Freud'un cinsel teorileri ve Alfred Kinsey'in cinsel davranışı araştırdığı çalışmaları bu dönemde önemliydi. Ancak, 19. yüzyılın sonlarına kadar cinsel kimliklerin anlaşılması ve kabul edilmesi hala sınırlıydı.</p>
	</li>
	<li>
	<p>yüzyılın ortalarından itibaren cinsel kimliklerin tarihçesi büyük bir değişim yaşamaya başladı. 1960'lar ve 1970'lerde cinsel devrim, eşcinsel hakları hareketi ve feminist hareketle birlikte cinsel kimlikler konusunda toplumsal görüşlerde büyük değişiklikler yaşandı. Amerikan Psikiyatri Birliği, 1973'te eşcinselliği "ruhsal bozukluk" kategorisinden çıkardı, bu önemli bir adımdı. Ayrıca, 20. yüzyılın sonlarında HIV/AIDS salgını, LGBT+ topluluğunun hakları ve toplumsal farkındalığı daha da artırdı.</p>
	</li>
</ol>

<p><strong>Günümüz:</strong></p>

<p>Günümüzde, cinsel kimliklerin tarihçesi daha fazla görünürlük ve kabul ile devam ediyor. Birçok ülke eşcinsel evlilikleri yasallaştırdı ve cinsel kimliklere yönelik ayrımcılığa karşı daha fazla yasal koruma sağladı. Ancak, hala pek çok ülkede LGBT+ bireylere yönelik ayrımcılık ve şiddet sorunu devam etmektedir.</p>

<p>Sonuç olarak, cinsel kimliklerin tarihçesi, farklı dönemlerde ve kültürlerde değişen bir hikaye sunar. Ancak, cinsel kimliklerin çeşitliliği ve önemi her zaman var olmuştur. Günümüzde, bu çeşitliliğin daha fazla anlaşılması ve kabul edilmesi için çaba harcanmaktadır. Cinsel kimliklerin tarihçesi, toplumsal bilincin gelişiminde ve eşitlik mücadelesinde önemli bir rol oynamıştır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Cinsel Kimlik ve Biyoloji:</strong></p>

<p><strong>Cinsiyet (Sex):</strong> Cinsiyet, bir kişinin biyolojik veya genetik özelliklerini ifade eder. Bu biyolojik özellikler, kromozomlar, cinsel hormonlar, dış ve iç cinsel organlar, üreme hücrelerinin geliştiği dokular ve ikincil cinsiyet özelliklerini içerir. Cinsiyet, geleneksel olarak kadın ve erkek olarak iki kategoriye ayrılmış olsa da, interseks bireyler gibi bu kategorilerin dışında kalan birçok varyasyon bulunmaktadır.</p>

<p><strong>Cinsiyet Kimliği (Gender Identity):</strong> Cinsiyet kimliği, kişinin biyolojik cinsiyetini değil, kendisini ait hissettiği cinsiyete ilişkin kimliğini ifade eder. Bir kişi biyolojik olarak erkek olabilir, ancak kendisini kadın gibi hissedebilir. Bu durumda biyolojik cinsiyeti erkek, ancak cinsiyet kimliği kadındır.</p>

<p><strong>Cinsiyet Rolü (Gender Role):</strong> Cinsiyet rolü, bir kültürde belirli bir cinsiyet için kabul edilen ve geçerli sayılan davranış biçimlerini tanımlar. Bu, kişinin kendisini erkek veya kadın olarak göstermek için yaptığı ve söylediği şeylerin tümüdür. Toplumsal cinsiyetin bir parçasıdır ve toplumun beklentilerini yansıtır.</p>

<p><strong>Cinsel Kimliklerin Farklılığı:</strong></p>

<p><strong>Heteroseksüel (Heterosexual):</strong> Heteroseksüel kişiler, duygusal ve/veya cinsel açıdan karşı cinse yönelen/ilgi duyan kadın veya erkekleri ifade eder. Heteroseksüellik toplumda en yaygın olarak kabul edilen cinsel yönelimdir.</p>

<p><strong>Eşcinsel (Homosexual):</strong> Eşcinsel kişiler, duygusal ve/veya cinsel açıdan hemcinslerine yönelen/ilgi duyan kadın veya erkekleri ifade eder. Eşcinsellik tarih boyunca farklı şekillerde tanımlanmış ve anlaşılmıştır. Ancak eşcinselliğin bir hastalık olarak tanımlandığı dönemler geride kalmıştır.</p>

<p><strong>Biseksüel (Bisexual):</strong> Biseksüel bir kişi, duygusal ve/veya cinsel açıdan her iki cinse yönelebilen/ilgi duyan kadın veya erkeği ifade eder. Biseksüel kişiler, her iki cinse de aynı ölçüde ilgi duymayabilir ve bu ilginin derecesi zaman içinde değişebilir.</p>

<p><strong>Lezbiyen (Lesbian):</strong> Lezbiyenler, kadın eşcinsel kişileri ifade eder. Lezbiyen kelimesi, antik Yunan dönemine kadar uzanan bir kökene sahiptir.</p>

<p><strong>Transseksüel (Transsexual):</strong> Transseksüel kişiler, kendilerini karşı cinse ait hisseden veya karşı cinse benzeme isteği duyan bireyleri tanımlar. Biyolojik cinsiyeti ile cinsiyet kimliği arasındaki uyumsuzluk, transseksüellikle ilgilidir.</p>

<p><strong>Queer:</strong> Queer, aslen "tuhaf" veya "acayip" anlamına gelen bir kelime olup, cinsel azınlıkları tanımlamak için kullanılır. Bu terim, eşcinsellik, biseksüellik, transseksüellik ve diğer cinsel kimliklerin dışında kalan kimlikleri de içerebilir.</p>

<p><strong>Toplumsal Cinsiyet (Gender):</strong> Toplumsal cinsiyet, farklı kültürlerde ve tarihlerde kadınlar ve erkeklere toplumsal olarak yüklenen roller ve sorumlulukların bütününü ifade eder. Bu kavram, kadın ve erkek arasındaki toplumsal eşitsizliği ve ayrımcılığı ele alır.</p>

<p><strong>Cinsel Kimlik Ayrımcılığına Karşı:</strong></p>

<p>Cinsel kimliklerin çeşitliliği, toplumun daha fazla anlayış ve kabul göstermeye başladığı bir dönemde, tarih boyunca çeşitli ayrımcılıklar ve önyargılarla karşılaşmıştır. Ancak günümüzde, birçok ülke ve topluluk, cinsel kimliklere saygı göstermekte ve haklarını korumaktadır. Cinsel kimlik ayrımcılığının sona erdirilmesi ve toplumsal eşitlik için mücadele devam etmektedir.</p>

<p>Cinsel kimliklerin çeşitliliği, insanların birbirlerini anlamalarına, kabul etmelerine ve birlikte yaşamalarına yardımcı olan önemli bir konsepttir. Her bir kimlik, toplumun zenginliğini artırır ve insanların daha fazla anlayış ve empati geliştirmelerine katkı sağlar. Cinsel kimlik ayrımcılığına son vermek için küresel bir çaba sürdüren birçok grup ve organizasyon bulunmaktadır. Bu çaba, herkesin cinsel kimlikleri üzerinden ayrımcılığa uğramadan özgürce yaşayabileceği bir dünya için devam etmektedir.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/yapay-zekanin-gelecegi-ve-etkileri-919</link>
            <category>DOSYA</category>
            <pubDate>Thu, 26 Oct 2023 22:29:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yapay Zeka'nın Geleceği ve Etkileri</h1>
                        <h2>Bu makalede, Yapay Zeka'nın geleceğini ve yaşamımıza olası etkilerini ele alacağız. Yapay Zeka, teknoloji dünyasında hızla büyüyen bir alan haline gelmiştir ve iş dünyasından sağlık sektörüne kadar birçok alanda devrim yaratmaktadır. Makale, Yapay Zeka'nın tarihsel gelişimini, iş dünyasındaki etkilerini, toplum ve sağlık sektöründeki uygulamalarını ve gelecekteki beklentileri ele almaktadır. Ayrıca, Yapay Zeka'nın düzenleme ve etik konularını da göz önünde bulundurarak bu teknolojinin potansiyelini vurgulamaktadır.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/10/yapay-zekanin-gelecegi-ve-etkileri-1698348739.jpg">
                        <figcaption>Yapay Zeka'nın Geleceği ve Etkileri</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>Yapay Zeka'nın etkileri konusunda endişeli veya heyecanlı mısınız? Belki de her ikisi de. Yapay Zeka, hayatımızı kökten değiştirebilecek büyük bir güç haline gelmiştir. Makine öğrenme ve derin öğrenme teknolojileri sayesinde, bilgisayarlar artık düşünmeyi, öğrenmeyi ve hatta duygusal tepkiler vermesini öğrenebiliyorlar. İş dünyasında otomasyon, sağlık sektöründe hızlı teşhisler ve toplumun her alanında yapay zeka uygulamaları, gelecekte nasıl yaşayacağımızı şekillendirecek.</h2>

<p>Yapay Zeka (YZ), günümüz teknoloji dünyasının en heyecan verici alanlarından biri haline gelmiştir. Bilim kurgu filmlerinden fırlamış gibi görünen bu teknoloji, artık gerçeklik haline gelmektedir. Yapay Zeka'nın sınırsız potansiyeli, gelecekte iş, toplum, sağlık, eğitim ve daha birçok alanda büyük değişimlere yol açacak gibi görünüyor. Bu makalede, Yapay Zeka'nın geleceğini ve bu teknolojinin yaşamımıza olan etkilerini daha ayrıntılı bir şekilde inceleyeceğiz.</p>

<p><strong>Yapay Zeka: Tanım ve Tarihsel Gelişim</strong></p>

<p>Yapay Zeka, bilgisayar sistemlerine insan benzeri düşünme, öğrenme ve karar verme yetenekleri kazandırma amacı taşır. Bu, veri analizi, problem çözme, özerk hareket etme ve hatta duygusal tepkiler vermeyi içerebilir. Yapay Zeka alanı, Turing Testi'nin önerildiği 1950'lerden bu yana büyük bir evrim geçirdi. Günümüzde, Yapay Zeka alt dalları olan makine öğrenme (Machine Learning, ML) ve derin öğrenme (Deep Learning, DL) gibi teknolojiler, çığır açan gelişmelere yol açmaktadır.&nbsp;</p>

<p>Yapay zeka, çeşitli alanlarda insan zekasına benzer işlevleri yerine getirme yeteneği olan sistemlerin tasarımı ve kullanımıdır. Bu alan, makine öğrenme, dil işleme, görüntü tanıma, karar verme ve özerk robotlar gibi alt disiplinleri içerir. Temel olarak, yapay zeka, bilgisayarların öğrenme, mantık yürütme ve problem çözme gibi zeka görevlerini gerçekleştirebilmesini hedefler.</p>

<p>Yapay zeka, iki ana türde olabilir: Dar Yapay Zeka (Weak AI) ve Güçlü Yapay Zeka (Strong AI). Dar yapay zeka, belirli görevlerde insan benzeri yeteneklere sahip sistemleri ifade eder. Örneğin, bir dil işleme yazılımı, metinleri anlama ve yanıtlama konusunda başarılı olabilir. Güçlü yapay zeka ise, tüm insan zekasına sahip bir yapay zeka düşüncesini ifade eder. Bu düzeyde bir yapay zeka, insan gibi genel amaçlı zeka görevlerini yerine getirebilir ve karmaşık sorunları çözebilir.</p>

<p>Yapay zeka fikri, insanlar tarafından yüzyıllardır merak edilmiş olsa da, resmi olarak 1956'da bir konferansta doğdu. John McCarthy, Marvin Minsky, Nathaniel Rochester ve Claude Shannon gibi önemli isimlerin katılımıyla gerçekleşen bu konferans, yapay zekanın resmi doğuşunu işaret etti.</p>

<p>1950'ler ve 1960'lar, yapay zeka çalışmalarının temelini oluşturdu. Bu dönemde, mantıksal düşünme, sembolik hesaplama ve problem çözme üzerine odaklanıldı. Elde edilen bazı başarılar olsa da, bu dönemin yapay zeka projeleri sınırlı veri ve hesaplama gücü nedeniyle sınırlı kaldı.</p>

<p>1970'lerin sonlarına doğru ve 1980'lerin başlarında, uzman sistemler ve bilgi tabanlı sistemlerle yapay zeka yeniden canlandı. Ancak, bu dönemin projeleri de belirli sınırlamalarla karşılaştı.</p>

<p>1990'ların sonlarına doğru, makine öğrenme ve veri madenciliği tekniklerinin gelişimi ile yapay zeka yeni bir ivme kazandı. Büyük veri ve daha hızlı işlemciler sayesinde, yapay zeka sistemleri daha karmaşık görevleri başarıyla gerçekleştirebilmeye başladı. Günümüzde, özellikle derin öğrenme alanındaki ilerlemeler sayesinde, yapay zeka birçok alanda büyük bir etki yaratmaktadır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Makine Öğrenme ve Derin Öğrenme: Yapay Zeka'nın İlerleyen Yılları</strong></p>

<p>Yapay Zeka'nın geleceği büyük ölçüde makine öğrenme ve derin öğrenme teknolojilerine dayalıdır. Bu teknolojiler, büyük veri setlerini analiz etme, öğrenme ve tahminde bulunma yetenekleri ile bilinir. Yapay Zeka sistemleri, bu tekniklerin geliştirilmesi sayesinde daha karmaşık görevleri yerine getirme kapasitesine sahiptir. Gelecekte, bu teknolojiler daha da rafine edilecek ve uygulama alanları daha da genişleyecektir. Özellikle sağlık, otomasyon, enerji, ulaşım ve eğitim alanlarında büyük etkileri olacaktır.</p>

<p><strong>İş Dünyası ve Yapay Zeka</strong></p>

<p>Yapay Zeka, iş dünyasında büyük değişikliklere neden olmaktadır. İş süreçlerinin otomasyonu, veri analizi, tahminler ve iş verimliliğini artırmak için kullanılan yapay zeka uygulamaları iş dünyasında yaygın hale gelmektedir. Aşağıda bazı etkilerini bulabilirsiniz:</p>

<ul>
	<li>
	<p><strong>Otomasyon:</strong> İşletmeler, tekrarlayan görevleri otomasyon araçları ve robotlar aracılığıyla gerçekleştirerek işçilik maliyetlerini düşürebilirler.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Veri Analizi ve Tahminler:</strong> Yapay Zeka, büyük veri setlerini hızlı bir şekilde analiz edebilir ve işletmelere gelecekteki trendleri ve müşteri davranışlarını tahmin etme yeteneği sunar.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Müşteri Hizmetleri:</strong> Chatbotlar ve diğer Yapay Zeka tabanlı sistemler, 7/24 müşteri hizmeti sunarak işletmelere daha iyi müşteri ilişkileri sağlar.</p>
	</li>
</ul>

<p><strong>Toplum ve Sağlık Sektöründeki Etkileri</strong></p>

<p>Yapay Zeka, sağlık sektöründe de büyük değişimlere yol açmaktadır. Hızlı ve doğru teşhisler, ilaç keşif süreçlerinin hızlanması ve hasta verilerinin daha iyi yönetilmesi, sağlık hizmetlerinin daha verimli ve etkili hale gelmesini sağlar.</p>

<p>Toplum genelinde Yapay Zeka, eğitim, ulaşım, çevre ve daha birçok alanda önemli değişikliklere neden olacaktır. Öğrencilere kişiselleştirilmiş eğitim deneyimleri sunma, trafik sorunlarını azaltma ve sürdürülebilirlik alanında daha iyi kararlar verme konularında kullanılabilir.</p>

<p><strong>Yapay Zeka'nın Geleceği: Beklentiler ve Sorunlar</strong></p>

<p>Yapay Zeka'nın geleceği hakkında kesin tahminler yapmak zor olsa da bazı önemli trendler ortaya çıkmaktadır:</p>

<ul>
	<li>
	<p><strong>Daha İnsan Benzeri Zeka:</strong> Yapay Zeka sistemleri, insan benzeri zeka ve öğrenme yeteneklerinde büyük ilerlemeler kaydedecektir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>İnsan-Makine İşbirliği:</strong> İnsanlar ve makineler arasındaki işbirliği, yeni iş modellerini ve etkileşim biçimlerini yaratacaktır.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Düzenleme ve Etik Konuları:</strong> Yapay Zeka'nın daha fazla kullanılması, düzenleyici sorunları ve etik meseleleri gündeme getirecektir.</p>
	</li>
</ul>

<p>Yapay Zeka, gelecekteki yaşamımızı derinden etkileyecek bir teknolojidir. İş dünyasında, sağlık sektöründe ve toplumun her alanında büyük değişimlere yol açacak ve yaşam kalitemizi artıracak birçok fırsat sunmaktadır. Ancak, bu teknolojinin kullanımı aynı zamanda düzenleme ve etik sorunlarını da gündeme getirecektir. Bu nedenle, Yapay Zeka'nın geleceğini şekillendirmek ve potansiyel faydalarını toplumun genelini kucaklayacak şekillerde kullanmak için dikkatli ve bilinçli bir yaklaşım benimsemek büyük bir önem taşır. Yapay Zeka'nın potansiyelini keşfetmek ve onunla başa çıkmak, yakın ve uzak geleceğimiz için önemli bir görevdir.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/kibris-turk-yonetimlerinin-tarihsel-evrimi-918</link>
            <category>GÜNCEL HABERLER</category>
            <pubDate>Thu, 05 Oct 2023 14:21:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kıbrıs Türk Yönetimlerinin Tarihsel Evrimi</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/10/kibris-turk-yonetimlerinin-tarihsel-evrimi-1696505585.jpg">
                        <figcaption>Kıbrıs Türk Yönetimlerinin Tarihsel Evrimi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>Osmanlı İdaresi, İngiliz Koloni İdaresi, Kıbrıs Cumhuriyeti, Kıbrıs Türk Federe Devleti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC). Kıbrıs Türkleri 1571'den bu yana yaklaşık 450 yıldır bir çok farklı yönetim altında bulundu. 1960 yılından bu yana ise Kıbrıslı Türklerin ait oldukları toplum 5 kez farklı isimler altında kendisine uluslararası arenada yer bulmaya çalıştı. Şimdi KKTC'nin adının bir kez daha değiştirilmesi konuşuluyor.</h2>

<p>Kıbrıs, tarihsel olarak birçok farklı medeniyetin etkisi altında kalmış bir Akdeniz adasıdır. Ancak, modern tarih boyunca, Türk ve Rum toplulukları arasındaki etnik ve siyasi gerilimlerle tanınır. Kıbrıs Türk yönetimlerinin tarihini ve evrimini inceledik. Özellikle, Kıbrıs Türklerinin Kıbrıs Cumhuriyeti'nden dışlanmaları sonrasında geçirdikleri siyasi gelişmeleri ele aldık.</p>

<p><strong>Kıbrıs Cumhuriyeti ve Çatışmalar</strong></p>

<p>Kıbrıs Cumhuriyeti, 1960 yılında bağımsızlığını kazanmış bir devlet olarak kuruldu. Ancak, bu yeni devletin etnik ve siyasi dengesi hassas bir yapıya dayanıyordu. Kıbrıs Cumhuriyeti, Türk ve Rum toplulukları arasında bir yönetim ortaklığına dayalı bir anayasa ile oluşturulmuştu. Ancak, bu düzenlemelerin işleyişi sorunluydu ve 1963 yılında çatışmalar başgösterdi. Kıbrıslı Türkler Kıbrıs Cumhuriyeti'nden dışlandı.&nbsp;1964 yılında Birleşmiş Milletler Barış Gücü (UNFICYP) adaya gelmesi çatışmaların tırmanmasını engellemeye yetmedi.</p>

<p><strong>Kıbrıs Geçici Türk Yönetimi (KGTY)</strong></p>

<p>Kıbrıs Türkleri, 27 Aralık 1967'de Kıbrıs Geçici Türk Yönetimi'ni (KGTY) kurarak kendi yönetimlerini oluşturdu. KGTY, Türk topluluğunun günlük yaşamını düzenlemek ve korumak amacıyla oluşturuldu. Ancak, bu yönetim "geçici" bir statü taşıyordu ve daha kalıcı bir çözüm arayışı devam ediyordu.</p>

<p><strong>Kıbrıs Türk Yönetimi ve Özerklik Talepleri</strong></p>

<p>1971 yılında, KGTY'nin adından "geçici" sözcüğü çıkarıldı ve yönetimin ismi "Kıbrıs Türk Yönetimi" olarak değiştirildi. Bu adım, Kıbrıs Türklerinin bağımsızlık arayışının kalıcı ve resmi bir nitelik taşıdığını gösterdi. 1 Ekim 1974'te, yönetimin ismi bir kez daha değiştirilerek "Otonom Kıbrıs Türk Yönetimi" olarak belirlendi. Bu adım, Kıbrıs Türklerinin daha fazla özerklik taleplerini yansıtıyordu.</p>

<p><strong>Kıbrıs Türk Federe Devleti (KTFD)</strong></p>

<p>13 Şubat 1975 tarihinde, Otonom Kıbrıs Türk Yönetimi'nin adı bir kez daha değiştirilerek "Kıbrıs Türk Federe Devleti" (KTFD) olarak değiştirildi. Bu adım, Kıbrıs Türklerinin siyasi bağımsızlık ve özerklik taleplerini daha da vurguluyordu.</p>

<p><strong>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ve Özgürlük Arayışı</strong></p>

<p>KTFD Meclisi, 17 Haziran 1983 tarihinde kendi geleceğini belirleme (Self Determinasyon) kararı aldı. Bu kararın sonucunda, 15 Kasım 1983 tarihinde Kıbrıslı Türkler, kendi geleceğini belirleme çerçevesinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni (KKTC) ilan etti. KKTC, Kıbrıs Türklerinin bağımsızlık ve özerklik taleplerinin somut bir ifadesi olarak tarihsel öneme sahiptir.</p>

<p>Kıbrıs Türk yönetimleri, Kıbrıs Cumhuriyeti'nden dışlanmaları sonrasında çeşitli evrimler geçirmiş ve sonunda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ilanı ile sonuçlanmıştır. Bu süreç, Kıbrıs Türklerinin bağımsızlık ve özerklik taleplerini yansıtan önemli bir tarihsel gelişmedir. Bugün KKTC, uluslararası alanda tanınmamış bir devlet olarak varlığını sürdürmektedir ve Kıbrıs sorununun çözümü konusunda devam eden müzakerelerin bir parçasıdır.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/yalan-ruzgarinin-eski-yildizlari-ne-hale-geldi-917</link>
            <category>GÜNCEL HABERLER</category>
            <pubDate>Tue, 03 Oct 2023 00:34:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yalan Rüzgarı'nın eski yıldızları ne hale geldi</h1>
                        <h2>Yalan Rüzgarı," kısaca "Y&R" olarak bilinen "The Young and the Restless,", Amerikan pembe dizilerinin en uzun soluklu ve en tanınmış örneklerinden biridir. Bu dizi, 1973 yılında başlayarak günümüze kadar uzanan bir süreçte izleyicileri büyülemiş ve birçok ödül kazanmıştır. "Yalan Rüzgarı," Genoa City adlı hayali bir kasabada geçen aile dramaları, romantizm, entrikalar ve iş dünyası odaklı hikayeleriyle tanınır.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/10/yalan-ruzgarinin-eski-yildizlari-ne-hale-geldi-1696283114.jpg">
                        <figcaption>Yalan Rüzgarı'nın eski yıldızları ne hale geldi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Yalan Rüzgarı," kısaca "Y&amp;R" olarak bilinen "The Young and the Restless,", Amerikan pembe dizilerinin en uzun soluklu ve en tanınmış örneklerinden biridir. Bu dizi, 1973 yılında başlayarak günümüze kadar uzanan bir süreçte izleyicileri büyülemiş ve birçok ödül kazanmıştır. "Yalan Rüzgarı," Genoa City adlı hayali bir kasabada geçen aile dramaları, romantizm, entrikalar ve iş dünyası odaklı hikayeleriyle tanınır.</p>

<p><strong>TAM 50 YIL</strong></p>

<p>"Yalan Rüzgarı," ilk bölümünün 26 Mart 1973 tarihinde yayınlandığı günden bu yana Amerikan televizyonunun önemli bir parçası olmuştur. Dizi, CBS kanalında yayınlanmaktadır ve yayınlandığı süre boyunca izleyici kitlesi tarafından büyük bir ilgi görmüştür. Uzun ömürlülüğü ile dikkat çeken "Yalan Rüzgarı," Amerikan pembe dizi geleneğinin bir simgesi haline gelmiştir. 2023 yılında dizi 50'nci yayın yılını kutlamıştır.</p>

<p><a href="http://onlinegazete.com/galeri/yalan-ruzgarinin-eski-yildizlari-ne-hale-geldi-64?page=1"><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/Untitled-4.jpg" style="height:450px; width:800px" /></a></p>

<h1 style="text-align:center"><a href="https://onlinegazete.com/galeri/yalan-ruzgarinin-eski-yildizlari-ne-hale-geldi-64?page=1" target="_top"><span style="color:#ff0066">OYUNCULARIN ŞİMDİKİ HALLERİNE BAKINIZ</span></a></h1>

<p><strong>Ana Karakterler ve İlişkiler</strong></p>

<p>"Yalan Rüzgarı," Abbott ve Newman aileleri gibi zengin ve güçlü ailelerin yaşamını ve karmaşık ilişkilerini konu alır. Nikki ve Victor Newman, Jack Abbott, Ashley Abbott, Paul Williams gibi karakterler dizinin ana kadrosunu oluşturur. Bu karakterlerin aşk, tutku, iş dünyası rekabetleri ve aile bağları dizinin temel temasını oluşturur.</p>

<p><strong>Ödüller ve Tanınma</strong></p>

<p>Dizi, uzun yıllar boyunca birçok ödül kazanmıştır. Emmy Ödülleri ve Daytime Emmy Ödülleri gibi prestijli ödüllere aday gösterilmiş ve kazanmıştır. Aynı zamanda "Yalan Rüzgarı," Amerikan televizyon tarihindeki en uzun soluklu pembe dizilerden biri olarak Guinness Dünya Rekorları'na dahil edilmiştir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>"Yalan Rüzgarı," Amerikan televizyonunun en uzun soluklu ve popüler pembe dizilerinden biri olarak izleyicileri büyülemeye devam etmektedir. Genoa City'deki ailelerin karmaşık ilişkileri, iş dünyası entrikaları ve romantik hikayeleri, diziye benzersiz bir çekicilik katmaktadır. Uzun yıllar boyunca izleyici kitlesini eğlendiren ve duygusal bağlar kuran bu dizi, Amerikan televizyonunun önemli bir mirası olarak kabul edilmektedir.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/insan-kacakciligi-kuresel-bir-suc-ve-sosyal-sorunun-derinlemesine-analizi-916</link>
            <category>DOSYA</category>
            <pubDate>Mon, 25 Sep 2023 23:57:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İnsan Kaçakçılığı: Küresel Bir Suç ve Sosyal Sorunun Derinlemesine Analizi</h1>
                        <h2>İnsan kaçakçılığı, dünya genelinde cinsiyet, yaş ve köken ayrımı yapmadan insanları ticaret ve sömürü için kullanan bir suçtur. Makale, BM İnsan Ticaretine Karşı Protokol tarafından tanımlanan insan kaçakçılığı unsurlarını açıklar ve bu suçun çekirdek bileşenlerini incelemektedir. Ayrıca, insan kaçakçılığının yaygınlığı, mağdurların profili ve bu suçun hedeflenen sektörleri hakkında veriler sunulur. İnsan kaçakçılığının önlenmesi ve mağdurların korunması için uluslararası toplumun nasıl bir araya geldiği de vurgulanmaktadır. Bu makale, insan kaçakçılığı ve insan ticareti konusunda bilgi sahibi olmak isteyenler için kapsamlı bir kaynaktır.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/09/insan-kacakciligi-kuresel-bir-suc-ve-sosyal-sorunun-derinlemesine-analizi-1695675803.jpg">
                        <figcaption>İnsan Kaçakçılığı: Küresel Bir Suç ve Sosyal Sorunun Derinlemesine Analizi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İnsan kaçakçılığı, dünya genelindeki birçok insanın yaşamını karartan ve onları kâr elde etmek için sömüren küresel bir suçtur. Bu suç, dünyanın her bölgesinde meydana gelirken, mağdurların cinsiyetinden, yaşından ve geçmişinden bağımsız olarak herkesi etkileyebilir. Kaçakçılar, mağdurları kandırmak, zorlamak ve aldatmak için şiddet, sahte istihdam ajansları ve eğitim veya iş fırsatlarına dair sahte vaatler gibi yöntemlere başvururlar. Bu karlı suçun arkasındaki organize ağlar veya bireyler, savunmasız, umutsuz veya sadece daha iyi bir yaşam arayan insanlardan faydalanırlar. İnsan kaçakçılığı, BM İnsan Ticareti Protokolü'nde tanımlandığı gibi, "bir kişinin tehdit veya şiddet kullanma veya diğer türde zorlama, kaçırma, dolandırıcılık veya aldatma gibi yollarla kişiyi işkâr etmek amacıyla kişiyi devralma, taşıma, transfer etme, barındırma veya alımı" olarak tanımlanır.</p>

<p>İnsan kaçakçılığı tanımı üç temel unsuru içerir:</p>

<ol>
	<li><strong>Kaçakçılık eylemi</strong>: Kişilerin devralınması, taşınması, transfer edilmesi, barındırılması veya alınması gibi eylemleri içerir.</li>
	<li><strong>Kaçakçılık araçları</strong>: Şiddet tehdidi veya kullanımı, dolandırıcılık, zorlama, güç veya savunmasızlık pozisyonunun kötüye kullanılması gibi kaçakçılık araçlarını içerir.</li>
	<li><strong>Kaçakçılık amacı</strong>: Her zaman sömürüyü içerir.</li>
</ol>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/Human-Trafficking-in-Uganda%5B1%5D.jpg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p><strong>İnsan Kaçakçılığı ile Göçmen Kaçakçılığı Arasındaki Fark Nedir?</strong></p>

<p>İki farklı ancak birbiriyle bağlantılı suç türüdürler. Her ikisi de insanları emtia gibi muamele eden yasa dışı faaliyetlerdir. İnsan ticareti, bir kişiyi, göçmen olup olmadığına bakılmaksızın sömürmeyi amaçlayan bir suçtur, göçmen kaçakçılığı ise tanım gereği göçmenin sömürüsünü içermez. İnsan ticareti mağdurları, ülkeleri içinde veya uluslararası olarak ticaret yapan kişilerdir, göçmen kaçakçılığı ise her zaman ulusal sınırları aşar. Bazı insan kaçakçılığı mağdurları, sömürü amacını bilmeksizin yasadışı bir şekilde bir ülkeye girmek için kaçakçılıkla başlayabilirler veya kendilerini, örneğin ulaşım masraflarını karşılamak için hiç veya çok az para kazanacak şekilde çalışmaya zorlanırken bulabilirler. Suçlular, insanları hem kaçakçılık hem de göçmen kaçakçılığı yapabilirler ve onları taşımak için aynı rotaları ve taşıma yöntemlerini kullanabilirler.</p>

<p><strong>İnsan Kaçakçılığı Mağdurları Kimlerdir?</strong></p>

<p>İnsan kaçakçılığı mağdurları her yaşta, her cinsiyette ve dünyanın herhangi bir yerinden olabilirler. BMODC'nin 2022 İnsan Ticaretinde Küresel Raporu'na göre, kadın mağdurlar hala başlıca hedeflerdir. Rapora göre, 2020'de tespit edilen mağdurların %42'si kadın ve %18'i kızdı. Erkek mağdurlar için rapor, tespit edilen mağdurların %23'ünün erkek ve %17'sinin erkek çocuk olduğunu gösteriyor. Rapor, son 15 yıl içinde tespit edilen insan kaçakçılığı mağdurları arasındaki çocukların payının üç kat arttığını, erkek çocukların ise beş kat arttığını gösteriyor. Küresel olarak tespit edilen mağdurların her üçünden biri bir çocuktur. Kızlar genellikle cinsel sömürü için kaçırılırken, erkekler zorla çalıştırılmak üzere kullanılırlar. Erkek mağdurların payı 2003 yılında yaklaşık %10 iken, 2020'de %40'a yükseldi.</p>

<p><strong>İnsan Kaçakçılığı Neden Yapılır?</strong></p>

<p>Kaçakçılar, marjinalleşmiş veya zor durumda olan kişilere hedeflenirler. Göçmen olmayan kişiler ve işe acil ihtiyacı olanlar, zorla çalıştırılma amacıyla kaçakçılığa özellikle duyarlıdır. Mağdurlar, kaçakçılar şiddet, dolandırıcılık veya şantaj kullanana kadar ya da bu tür bir sömürüye zorlayana kadar zorla veya kandırılarak sömürülme durumuna düşebilirler. Suçlular, çocukları zorla sokakta dilenen veya organlarını çıkartmaları için zorlayan ailelerden, işlevsiz ailelerden veya ebeveyn bakımı almayanlardan hedef alır.</p>

<p><strong>Eğer Bir Mağdur İzin Verirse Ne Olur?</strong></p>

<p>BM İnsan Ticaretine Karşı Protokol'e göre, mağdurun sömürüye rızası, zorlama, dolandırıcılık, zorlama, güç veya savunmasızlık pozisyonunun kötüye kullanılması tehdit edildiğinde veya kullanıldığında önemsizdir. Çocuklar için ise rıza, herhangi bir yöntem kullanılmış olsa da önemsizdir. Daha fazla bilgi için "Rıza'nın İnsan Ticaretindeki Rolü" konusunu inceleyebilirsiniz.</p>

<p><strong>İnsan Kaçakçıları Kimlerdir?</strong></p>

<p>BMODC'nin 2022 İnsan Ticaretinde Küresel Raporu, 2020 yılında insan kaçakçılığı suçundan mahkum olanların %58'inin erkek olduğunu göstermektedir, bu da diğer suçlarla karşılaştırıldığında kadınların katılımının daha yüksek olduğunu göstermektedir. Toplam mahkûmiyetlerin yaklaşık %1'i 18 yaşın altındaki kaçakçıları içermektedir. Doğu Avrupa ve Orta Asya, özellikle Orta Asya'da kadınların %85'ini içeren kadınları daha fazla mahkum etmeye devam etmektedir. Birçok kaçakçı, insanları kaçakçılığı doğrudan bir gelir kaynağı olarak kullanırken, aynı zamanda iş sahipleri, yakın ilişkiler ve diğer aile üyeleri de insan kaçakçılığına karışmaktadır. Mahkeme davaları, ebeveynlerin çocuklarının cinsel sömürüsünü kolaylaştırdığı veya sokak dilenmesine zorladığı örnekleri göstermektedir.</p>

<p><strong>İnsan Kaçakçılığı Ne Kadar Yaygındır?</strong></p>

<p>BMODC, 2003 yılından beri insan kaçakçılığı tespit edilen mağdurların uluslararası istatistiklerini toplamaktadır. Bu veriler, insan kaçakçılığının dünyanın her bölgesinde meydana geldiğini göstermektedir. Devletler, mağdurların kaynak, transit veya varış ülkesi olabilir veya mağdurları içeren bir kombinasyon olabilir. Toplanan veriler, otoritelerle iletişime geçen mağdurlar hakkında bilgi verir ve suçun gerçek yaygınlığını veya mağdurların gizli sayısını yansıtmaz. 2022 İnsan Ticaretinde Küresel Rapor için toplanan veriler, 2020 yılında 141 ülkenin raporladığı yaklaşık 50.000 insan kaçakçılığı mağdurunu göstermektedir. Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Amerika ve Doğu Asya ve Pasifik'teki bazı ülkeler, çeşitli kaynaklardan gelen insan kaçakçılığı mağdurlarına ev sahipliği yapmaktadır. 2020'de Batı ve Güney Avrupa'da tespit edilen mağdurların %65'i çeşitli köken ülkelerinden gelen yabancı doğumlu mağdurlardı. Aynı dönemde, Doğu Asya ve Sahra Altı Afrika'dan gelen mağdurlar, neredeyse dünyanın her bölgesinde birçok ülkede tespit edildi. Orta ve Güneydoğu Avrupa'dan gelen mağdurlar büyük sayılarda tespit edilmiştir, ancak çoğunlukla Avrupa'nın hedeflerindedir. Bölgesel insan kaçakçılığı trendleri hakkında daha fazla bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.</p>

<p><strong>En Sık Tanımlanan İnsan Kaçakçılığı Türleri Nelerdir?</strong></p>

<p>İnsan kaçakçılığının birçok türü bulunmaktadır. Bunlar, seks, eğlence ve konaklama sektörlerinde, ev hizmetlerinde veya zorla evliliklerde sömürüyü içerir. Mağdurlar fabrikalarda, inşaat sitelerinde veya tarım sektöründe ücretsiz veya yetersiz ücretle çalışmaya zorlanırlar, şiddet korkusu içinde ve genellikle insanlık dışı koşullarda yaşarlar. Bazı mağdurlar organlarının çıkarılmasına zorlanır veya aldatılır. Çocuklar asker olarak kullanılmak veya suç işlemek için zorlanırlar. 2022 İnsan Ticaretinde Küresel Rapor, 2020'de tespit edilen mağdurların %38,7'sinin cinsel sömürü için kaçırıldığını, %38,8'inin zorla çalıştırılmak için sömürüldüğünü, %10,2'sinin zorla suç işlemeye zorlandığını, %0,9'unun zorla evliliğe zorlandığını ve daha küçük sayılarda dilenmeye, organ çıkarılmasına ve diğer amaçlara zorlandığını göstermektedir. Tespit edilen sömürü biçimleri farklı alt bölgeler arasında geniş bir şekilde değişmektedir. Zorla çalıştırılmak üzere sömürülen tespit edilen mağdurların payı on yıldan fazla bir süre boyunca istikrarlı bir şekilde artmıştır.</p>

<p><strong>Hangi Sanayi Kolları İnsan Kaçakçılığından Etkilenmektedir?</strong></p>

<p>Hiçbir sanayi veya ekonomik sektör insan kaçakçılığına karşı bağışık değildir. Yüksek riskli sektörler vardır, mağdurların en sık bulunduğu sektörler olarak, tarım veya hortikültür, inşaat, giyim ve tekstil endüstrileri, restoranlar, ev hizmetleri, eğlence ve seks endüstrisi gibi.</p>

<p><strong>İnsan Kaçakçılığında Uluslararası Örgütlü Suç Gruplarının Rolü Nedir?</strong></p>

<p>İnsanları ticaretin her aşamasında teknolojiyi iş modeline entegre etmişlerdir, mağdurların işe alınmasından sömürülmelerine kadar. Birçok çocuk kaçakçılar tarafından sosyal medyada yaklaşır. BMODC, iki tür stratejiyi tanımlamıştır: "avlanma" (bir kaçakçının aktif olarak bir mağduru takip etmesi, genellikle sosyal medyada) ve "avcılık" (suçluların iş ilanları yayınlaması ve potansiyel mağdurların yanıt vermesini beklemesi), teknolojiyi kullanmanın yollarıdır. Teknoloji, kaçakçılar tarafından kara para aklamak veya yasa dışı gelir transfer etmek için kötüye kullanılabilir. Ancak aynı zamanda insan kaçakçılığıyla mücadelede yardımcı olabilir, soruşturmalara yardımcı olabilir, kovuşturmayı artırabilir, farkındalığı artırabilir ve mağdurlara hizmet sağlayabilir.</p>

<p><strong>BMODC, İnsan Kaçakçılığıyla Mücadelede Ne Yapmaktadır?</strong></p>

<p>BMODC, insan kaçakçılığının suç yönleriyle ilgilenen Birleşmiş Milletler sistemi içindeki önde gelen kurumdur. BM Üye Devletlerine uzmanlık ve bilgi sağlar ve BM İnsan Ticaretine Karşı Protokolünün onaylanması ve uygulanmasına yardımcı olur. Suç önleme ve ceza adaleti uzmanları, insan kaçakçılığına yönelik ulusal yasaların ve politikaların geliştirilmesini destekler, birçok yetkiliyi eğitir ve mentorluk yapar, bu da insan kaçakçılığı vakalarını soruşturmak ve kovuşturmak, bu suçun arkasındaki suç örgütlerini ortadan kaldırmak, yasadışı geliri izlemek ve mağdurları korumak ve desteklemek için ülkeleri daha iyi donatır. BMODC'nin insan kaçakçılığına yanıtı hakkında daha fazla bilgiyi buradan bulabilirsiniz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>İnsan kaçakçılığı, insanlık için utanç verici bir suçtur ve küresel düzeyde bir sorundur. Toplumların birlikte çalışarak, bu suçu ortadan kaldırmak için çalışmaları ve mağdurlara yardım etmeleri önemlidir. İnsan kaçakçılığıyla mücadelede ulusal ve uluslararası işbirliği, suçun sona erdirilmesi ve mağdurların korunması için gereklidir. Bu suçla mücadeledeki ilerlemeler, daha adil ve insan haklarına saygılı bir dünya için bir adım daha atılması anlamına gelir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/turkiye-2023un-ilk-yarisinda-endustriyel-kontrol-sistemleri-en-fazla-saldiriya-ugrayan-bolgeler-arasinda-915</link>
            <category>GÜNCEL HABERLER</category>
            <pubDate>Thu, 21 Sep 2023 15:07:32 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye, 2023’ün İlk Yarısında Endüstriyel Kontrol Sistemleri En Fazla Saldırıya Uğrayan Bölgeler Arasında</h1>
                        <h2>Kaspersky tarafından hazırlanan ICS CERT raporuna göre, global ölçekte 2023’ün ilk yarısında Endüstriyel Kontrol Sistemi (ICS) bilgisayarlarının %34’ünde herhangi bir türden kötü amaçlı nesne tespit edildi ve engellendi. Aynı dönemde Türkiye’de ICS makinelerinin saldırıya uğrama oranı ise %41,9 oldu. Bu oran küresel ortalamanın üzerinde yer alıyor. Türkiye’de en çok saldırıya uğrayan sektörler arasında mühendislik ve entegrasyon sistemleri (%45,2), bina otomasyonu (%44,9) ve enerji sektörü yer alıyor (%44,4). Tespit edilen tüm saldırılar başarıyla engellendi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/09/turkiye-2023un-ilk-yarisinda-endustriyel-kontrol-sistemleri-en-fazla-saldiriya-ugrayan-bolgeler-arasinda-1695298052.webp">
                        <figcaption>Türkiye, 2023’ün İlk Yarısında Endüstriyel Kontrol Sistemleri En Fazla Saldırıya Uğrayan Bölgeler Arasında</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Kaspersky tarafından hazırlanan ICS CERT raporuna göre, global ölçekte 2023’ün ilk yarısında Endüstriyel Kontrol Sistemi (ICS) bilgisayarlarının %34’ünde herhangi bir türden kötü amaçlı nesne tespit edildi ve engellendi. Aynı dönemde Türkiye’de ICS makinelerinin saldırıya uğrama oranı ise %41,9 oldu. Bu oran küresel ortalamanın üzerinde yer alıyor. Türkiye’de en çok saldırıya uğrayan sektörler arasında mühendislik ve entegrasyon sistemleri (%45,2), bina otomasyonu (%44,9) ve enerji sektörü yer alıyor (%44,4). Tespit edilen tüm saldırılar başarıyla engellendi.</p>

<p> </p>

<p>ICS bilgisayarları petrol ve gaz, enerji, otomotiv, bina otomasyon altyapıları ve diğer alanlarda mühendislerin ve operatörlerin, iş istasyonlarından denetleyici kontrol ve veri toplama (SCADA) sunucularına ve İnsan Makine Arayüzüne (HMI) kadar bir dizi otomasyon işlevini yerine getirmesi için kullanılıyor. Endüstriyel bilgisayarlara yönelik siber saldırılar, kontrol edilen üretim hattında ve bazen de tesisin tamamında maddi kayıplara ve üretimin durmasına neden olabileceğinden dolayı son derece tehlikeli olarak değerlendiriliyor. Dahası sanayi kuruluşlarının hizmet dışı kalması bölgenin sosyal refahına, ekolojisine ve makroekonomisine ciddi zarar verebiliyor.</p>

<p>Endüstriyel Kontrol Sistemlerinin karşı karşıya olduğu farklı siber tehdit türleri arasında kötü niyetli komut dosyaları, casus Truva atları, solucanlar, fidye yazılımları ve diğerleri yer alıyor. Türkiye, kötü amaçlı komut dosyalarının ve kimlik avı sayfalarının engellendiği ICS bilgisayarlarının yüzdesinin en yüksek olduğu bölgelerden biri konumunda (küresel ortalama %12,7 iken Türkiye’de %18,3). Kötü amaçlı komut dosyaları, veri toplamak, kullanıcıları izlemek ve kötü amaçlı web sitelerine yönlendirmekten casus yazılım ve/veya gizli kripto madenciler gibi çeşitli kötü amaçlı yazılımları sisteme yüklemeye kadar çok çeşitli amaçlara hizmet ediyor.</p>

<p>ICS için öne çıkan bir diğer tehdidi casus yazılımlar oluşturuyor. Türkiye’de 2023’ün ilk yarısında ICS makinelerinin %11,3’ünde casus yazılım saldırıları tespit edildi ve engellendi. Küresel ortalama %6,1 civarında.</p>

<p>Türkiye aynı zamanda 2023’ün ilk yarısında fidye yazılımı saldırısına uğrayan ICS bilgisayarlarının yüzdesinin en yüksek olduğu bölgelerden biri oldu. Türkiye’de saldırıya uğrayan ICS makinelerinin oranı %0,5 iken, küresel ortalama %0,32 olarak ölçüldü.</p>

<p>Kaspersky ICS CERT Başkanı <strong>Evgeny Goncharov</strong>, şunları söyledi: <em>”Türkiye’nin Avrupa ve Asya’nın kesişme noktasındaki stratejik konumu, ülkeyi enerji transit yollarında kilit bir oyuncu haline getiriyor. Boru hatları ve enerji üretim tesisleri de dâhil olmak üzere kritik enerji altyapısının korunması hem ulusal güvenlik hem de bölgesel istikrar açısından son derece önem taşıyor. Türkiye aynı zamanda imalat, tarım ve teknoloji sektörlerini kapsayan büyük bir sanayi çeşitliliğine sahip. Bu çeşitlilik, ICS siber güvenliğine çok yönlü bir yaklaşım gerektiriyor. Çünkü farklı sektörler farklı seviyelerde siber güvenlik olgunluğuna sahip olabilir. Kurumlar ICS ile ilgili riskleri anlayarak bilinçli kararlar alabilir, kaynaklarını akıllıca tahsis edebilir ve savunmalarını verimli bir şekilde güçlendirebilir. Bunu yaparak yalnızca kârlılıklarını korumakla kalmaz, aynı zamanda herkes için daha güvenli ve emniyetli bir dijital ekosisteme katkıda bulunurlar.”</em></p>

<p>Kaspersky ICS CERT web sitesinde 2023’ün ilk yarısındaki ICS tehdit ortamı hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz.</p>

<p>Kaspersky uzmanları, OT bilgisayarlarınızı çeşitli tehditlere karşı korumak için şunları öneriyor:</p>

<ul>
	<li>Olası siber güvenlik sorunlarını belirlemek ve ortadan kaldırmak için OT sistemlerinin düzenli güvenlik değerlendirmelerini yapın.</li>
	<li>Etkili güvenlik açığı yönetimi süreci için bir temel olarak sürekli güvenlik açığı değerlendirmesi yapın ve triyaj oluşturun. Kaspersky Industrial CyberSecurity gibi özel çözümler, bu konuda etkin bir yardımcı ve kamuya açık olmayan, eyleme geçirilebilir bir bilgi kaynağı olarak hizmet verebilir.</li>
	<li>İşletmenin OT ağının temel bileşenleri için zamanında güncellemeler yapması önemlidir. Güvenlik düzeltmeleri ve yamaları uygulamak veya teknik olarak mümkün olan en kısa sürede telafi edici önlemler almak, üretim sürecinin kesintiye uğraması nedeniyle milyonlara mal olabilecek büyük olayları önlemek adına çok önemlidir.</li>
	<li>Gelişmiş tehditlerin zamanında tespit edilmesi, olayların araştırılması ve etkili bir şekilde düzeltilmesi için Kaspersky Endpoint Detection and Response gibi EDR çözümleri kullanın.</li>
	<li>Ekiplerinizin olay önleme, tespit ve müdahale becerilerini geliştirerek ve güçlendirerek yeni ve gelişmiş kötü amaçlı tekniklere müdahaleyi iyileştirin. BT güvenlik ekipleri ve OT personeli için özel OT güvenlik eğitimleri, bunu başarmanıza yardımcı olan temel araçlardan biridir.</li>
</ul>

<p> </p>

<p><strong>Kaspersky hakkında</strong></p>

<p>Kaspersky, 1997 yılında kurulmuş küresel bir siber güvenlik ve dijital gizlilik şirketidir. Kaspersky’nin derin tehdit istihbaratı ve güvenlik uzmanlığı, dünya genelinde işletmeleri, kritik altyapıları, hükümetleri ve tüketicileri korumak için sürekli olarak yenilikçi çözümlere ve hizmetlere dönüşmektedir. Şirketin kapsamlı güvenlik portföyü, gelişmiş ve gelişen dijital tehditlerle mücadele etmek için önde gelen uç nokta koruması, özel güvenlik ürünleri ve hizmetleri ile Siber Bağışıklık çözümlerini içeriyor. 400 milyondan fazla kullanıcı Kaspersky teknolojileri tarafından korunmaktadır ve şirket 220.000’den fazla kurumsal müşterinin kendileri için en önemli olanı korumalarına yardımcı oluyor.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/bursada-levent-yuksel-firtinasi-914</link>
            <category>MAGAZİN</category>
            <pubDate>Thu, 21 Sep 2023 15:06:12 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bursa’da Levent Yüksel fırtınası</h1>
                        <h2>Ünlü şarkıcı Levent Yüksel, Kerkisolfej Organizasyon’un düzenlediği konserinde Kültürpark Açık Hava Sahnesi’nde  Bursalı dinleyicileriyle buluşarak birbirinden güzel şarkılarını Bursalı sevenleri için seslendirdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/09/bursada-levent-yuksel-firtinasi-1695297972.webp">
                        <figcaption>Bursa’da Levent Yüksel fırtınası</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Ünlü şarkıcı Levent Yüksel, Kerkisolfej Organizasyon’un düzenlediği konserinde Kültürpark Açık Hava Sahnesi’nde  Bursalı dinleyicileriyle buluşarak birbirinden güzel şarkılarını Bursalı sevenleri için seslendirdi.</p><p><strong>Ersel NALBANT - Herkes Duysun / BURSA (İGFA) - </strong>Pop müzik şarkıcısı Levent Yüksel,&nbsp; Kültür Park Açık Hava Sahnesi'nde Bursalı hayranlarıyla bir araya geldi.</p>

<p>Birbirinden özel şarkılarını Bursalılar için seslendiren Levent Yüksel, geçmişten günümüze seslendirdiği şarkılarıyla nostaljik bir gece yaşattı.</p>

<p>Hayranlarını selamlayan Yüksel, ‘Med cezir’, ‘Zalim’, ‘Tuana’ ve ‘Beni Bırakın’ gibi, bir dönemlere damga vuran şarkılarını sevenleri için seslendirdi. Konserin bir bölümünde bas gitar performansı da sergileyen Levent Yüksel, büyük alkış topladı.</p>

<p>Yüksel daha sonra 1997 yılının unutulmazları arasına giren ‘Bi’ Daha’ adlı şarkısıyla da dinleyicilerini coşturdu. Levent Yüksel'in tüm şarkılarına hep bir ağızdan eşlik eden Bursalılar Kültür Park Açık Hava Sahnesi'nde büyük bir koro oluşturarak renkli bir konser akşamı yaşadılar. Bursa ve Bursalılarla birlikte olmaktan büyük keyif aldığını söyleyen Levent Yüksel, en kısa zamanda Bursa'ya tekrar gelerek aynı coşkuyu bir daha yaşamak istediğini söyledi.</p>

<p></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/merkez-bankasindan-sok-faiz-karari-913</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Thu, 21 Sep 2023 15:00:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Merkez Bankası'ndan Şok Faiz Kararı</h1>
                        <h2>Merkez Bankası politika faizini beklentiler dahilinde 500 baz puan artırarak yüzde 30'a yükseltti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/09/merkez-bankasindan-sok-faiz-karari-1695297709.jpg">
                        <figcaption>Merkez Bankası'ndan Şok Faiz Kararı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Merkez Bankası politika faizini beklentiler dahilinde 500 baz puan artırarak yüzde 30'a yükseltti.</p>

<p><strong>ANKARA (İGFA) -</strong> Para Politikası Kurulu, enflasyonun Temmuz ve Ağustos aylarında öngörülenin üzerinde gerçekleştiğini vurguladı.</p>

<p>Kurul, enflasyonun TCMB Enflasyon Raporu'ndaki tahmin aralığınının üst sınırına yakın seyredeceğini işaret ettiğini belirterek, enflasyonun çıpalanması ve fiyatlama davranışındaki bozulmanın kontrol altına alınması için sıkılaştırmaya devam edeceğini açıkladı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<div>https://twitter.com/Merkez_Bankasi/status/1704812864672780584</div>

<p>&nbsp;</p>

<p>Türk Lirası'nın cazibesinin artırılması yolunda devam edeceklerini belirten PPK metninde "Sadeleşme süreci, etki analizleri dikkate alınarak kademeli olarak devam edecektir. Bu kapsamda, Türk lirası mevduat payının artırılmasına yönelik düzenlemeler parasal aktarım mekanizmasını güçlendirmektedir." denildi.</p>

<p>Metinde ücret artışları ile vergi düzenlemelerinin enflasyona büyük ölçüde yansıdığı ve aylık enflasyonun ana eğiliminde düşüşün başlayacağı değerlendirilmesi yapıldı.</p>

<p>Buna göre Para Politikası Kurulu, enflasyonun çıpalanması ve fiyatlama davranışındaki bozulmanın kontrol altına alınması için sıkılaştırmaya devam edeceğini belirtildi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/bmw-motorrad-yeni-f-serisi-modellerini-tanitti-912</link>
            <category>YAŞAM</category>
            <pubDate>Tue, 19 Sep 2023 14:37:01 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>BMW Motorrad Yeni F Serisi Modellerini Tanıttı</h1>
                        <h2>Borusan Otomotiv’in Türkiye distribütörü olduğu BMW Motorrad F Serisi modellerini yeniledi. Adventure segmentinde ideal sürüş ve performans sunan Yeni BMW F 800 GS, uzun yolculuklar için yeniden tasarlanan Yeni BMW F 900 GS Adventure ve geliştirilmiş off-road kabiliyetleriyle öne çıkan Yeni BMW F 900 GS, 2024 yılının ilk çeyreğinde Borusan Otomotiv BMW Motorrad Yetkili Satıcılarında yerini almaya hazırlanıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/09/bmw-motorrad-yeni-f-serisi-modellerini-tanitti-1695123421.webp">
                        <figcaption>BMW Motorrad Yeni F Serisi Modellerini Tanıttı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Borusan Otomotiv’in Türkiye distribütörü olduğu BMW Motorrad F Serisi modellerini yeniledi. Adventure segmentinde ideal sürüş ve performans sunan Yeni BMW F 800 GS, uzun yolculuklar için yeniden tasarlanan Yeni BMW F 900 GS Adventure ve geliştirilmiş off-road kabiliyetleriyle öne çıkan Yeni BMW F 900 GS, 2024 yılının ilk çeyreğinde Borusan Otomotiv BMW Motorrad Yetkili Satıcılarında yerini almaya hazırlanıyor.</strong></p>

<p>BMW Motorrad’ın Adventure segmentindeki Yeni F Serisi modelleri inovatif teknolojileri, performanslı motorları ve düşük ağırlıklarıyla fark yaratıyor. Rain ve Road sürüş modlarını standart olarak sunan Yeni F Serisi modellerinde ABS Pro ve DTC teknolojileri sürüş dinamizmini daha da ileriye taşıyor.</p>

<p><strong>Daha Fazla Güç Daha Çarpıcı Egzoz Sesi</strong></p>

<p>BMW Motorrad’ın sürüş dinamiklerinin geliştirilmesinde önemli bir role sahip olan ve 2018’de envanterine giren 853 cc hacmindeki 2 silindirli motor, Yeni F Serisi modellerinde 895 cc olarak revize edildi. Hacmi artan ünite sayesinde Yeni BMW F 900 GS ve F 900 GS Adventure 105 bg güç ile 93 Nm tork değerini sunarken, Yeni F 800 GS ise 87 bg güç ve 91 Nm tork değerleriyle dikkat çekiyor. Yapılan bu değişiklikle Yeni F Serisi’nin etkileyici egzoz sesi daha çekici hale gelirken motor devrinin her aşamasına yayılan yüksek tork değeri motosikleti çok daha kısa sürede hızlandırıyor.</p>

<p><strong>Sert Plastik, Alüminyum ve Çelik ile Gelen Hafiflik</strong></p>

<p>Yeni BMW F 900 GS, F 900 GS Adventure ve F 800 GS’nin 2 silindirli motoruna özel tasarlanan yeni çelik parçalar eski modellere kıyasla gövdenin ağırlığını düşürüyor. Benzer şekilde yeniden tasarlanarak dayanıklı plastikten üretilen 14,5 litre hacmindeki yakıt tankı 4,5 kg avantaj sağlarken, modelin baştan dizayn edilen arka kısmı da toplam ağırlıktan 2,4 kg tasarruf edilmesine imkan tanıyor. İsteğe göre tercih edilen Akrapovic imzalı egzoz son susturucusu ise 1,7 kg daha düşük ağırlığıyla Yeni F Serisi’nin verimliliğini destekliyor.  </p>

<p><strong>Yeni Sürüş Modları ve Çekiş Kontrol Sistemiyle Maksimum Sürüş Keyfi</strong></p>

<p>Rain ve Road sürüş modlarını standart olarak sunan Yeni F Serisi modellerde güvenli sürüşün temelinde yer alan Dynamic Traction Control (DTC) ve ABS Pro sistemleri de yer alıyor. Yeni F Serisi modelleri tercih edilen sürüş moduna göre çekiş kontrol sistemini ve motorun tork gücünü konfigüre ederken Dinamik Fren Kontrolü (DBC) sistemini de düzenliyor. </p>

<p>Showa tarafından geliştirilen teleskopik yeni ön süspansiyonlar Yeni F 900 GS ve F 900 GS Adventure’un rafine sürüşüne de katkıda bulunuyor.  Off-road kabiliyeti bir önceki nesle göre artırılan Yeni BMW F 900 GS, Enduro Pro donanımında ayarlanabilir titanyum teleskopik çatal, tamamen ayarlanabilir merkez süspansiyon ve gidonla birlikte M Dayanıklılık zincirini bir arada sunuyor. Yeni F 900 GS ve Yeni F 800 GS’te ise sınıfında fark yaratan Dynamic ESA (Elektronik Ayarlanabilir Süspansiyon) sistemini opsiyonel olarak sunuyor. </p>

<p><strong>Optimize Edilmiş Ergonomik Yapı</strong></p>

<p>Yeni BMW F 900 GS’in off-road sürüşlerine özel optimize edilmiş ergonomik yapısı elcik, sele ve ayak dayama bölümlerinde öne çıkıyor. Daha yüksek gidon konumu ve yakıt deposunun yeni tasarımıyla birlikte daha aşağıya konumlandırılmış ayak dayama yerleri özellikle engebeli arazide kullanıcıya avantaj sağlıyor. </p>

<p>Yeni F Serisi’nin üç modelinde de ayarlanabilir vites seçici standart olarak sunulurken, yeni vites seçicinin kinematik yapısı sürücünün 6 ileri şanzımana daha kolay ve kesin biçimde hükmetmesine olanak tanıyor. </p>

<p><strong>LED Teknolojisine Sahip Aydınlatmalar</strong></p>

<p>Yeni F Serisi modellerinde standart olarak sunulan LED far sayesinde daha geniş bir görüş mesafesi elde edilirken sürücü de daha kolay fark ediliyor. Yeni BMW F 900 GS, Yeni BMW F 900 GS Adventure ve Yeni BMW F 800 GS’te LED fara ek sinyaller ve diğer aydınlatmalar da aynı teknolojiyi kullanıyor. </p>

<p>Yeni BMW F 900 GS Adventure’ın giriş versiyonu Blackstorm metalik ile sunulurken, Ride Pro versiyonu mat White Aluminium rengiyle tercih edilebiliyor. Yeni F 800 GS ise giriş versiyonunda Lightwhite düz rengiyle dikkat çekerken, modelin Sport versiyonu Racing Blue ve Blackstorm metalik renginin Triple Black çeşidiyle alternatif oluşturuyor.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/mevzular-acik-mikrofon-yeni-sezonun-ilk-bolumuyle-simdi-ve-sadece-gainde-911</link>
            <category>YAŞAM</category>
            <pubDate>Tue, 19 Sep 2023 14:36:31 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Mevzular Açık Mikrofon” Yeni Sezonun İlk Bölümüyle Şimdi ve Sadece GAİN’de</h1>
                        <h2>Oğuzhan Uğur’un sunduğu Mevzular Açık Mikrofon uzun bir aranın ardından yeni sezonuyla geri döndü. Yayınlanan her bölümü milyonlarca kişi tarafından izlenen ve günlerce gündemden düşmeyen programın ilk bölümüne, robot Sophia konuk oldu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/09/mevzular-acik-mikrofon-yeni-sezonun-ilk-bolumuyle-simdi-ve-sadece-gainde-1695123391.webp">
                        <figcaption>Mevzular Açık Mikrofon” Yeni Sezonun İlk Bölümüyle Şimdi ve Sadece GAİN’de</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong></strong></p>

<p>Yeni yayın döneminde GAİN’le el sıkışan Oğuzhan Uğur, özlenen programı Mevzular Açık Mikrofon’un yeni bölümüyle geri döndü.</p>

<p>Yeni sezonun ilk konuğu ise Hong Kong merkezli Hanson Robotics şirketi tarafından geliştirilen, dünyada vatandaşlık hakkına sahip ilk robot olan ve son yıllarda açıklamalarıyla sık sık gündeme oturan insansı robot Sophia oldu.</p>

<p>Babala TV’nin kurucusu Oğuzhan Uğur’un sunduğu Mevzular Açık Mikrofon daha yayına girmeden, fragmanlarıyla bile günlerce konuşulmuş, Twitter’da trendtopic olmuştu.</p>

<p>Mevzular Açık Mikrofon’un bugün yayına giren ilk bölümüne Robot Sophia’nın seyircilerden gelen sorulara verdiği ilginç cevaplar ve Oğuzhan Uğur’la yaşadığı diyaloglar damga vurdu. Sophia, hangi takımlı olduğundan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkındaki düşüncelerine, yapay zekânın geleceğinden Türkiye’deki mülteci sorununa dek seyircilerden gelen birbirinden yaratıcı soruları yanıtladı.</p>

<p>Mevzular Açık Mikrofon, yeni sezonun ilk bölümüyle şimdi ve sadece GAİN’de.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/gastroantepte-lezzet-gunleri-basladi-910</link>
            <category>GÜNCEL HABERLER</category>
            <pubDate>Tue, 19 Sep 2023 14:36:19 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Gastroantep’te Lezzet Günleri Başladı</h1>
                        <h2>Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivallerinin lezzet durağı GastroAntep Kültür Yolu Festivali’nin ikinci gününde şef workshopları büyük ilgi gördü.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/09/gastroantepte-lezzet-gunleri-basladi-1695123379.webp">
                        <figcaption>Gastroantep’te Lezzet Günleri Başladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong></strong></p>

<p>Gaziantep’te 16 Eylül’de başlayan ve 24 Eylül’e kadar sürecek olan GastroAntep Kültür Yolu Festivali’nde sergilerden tiyatro gösterilerine, konserlerden çocuk etkinliklerine, gastronomi etkinliklerinden söyleşilere kadar yüzlerce ücretsiz etkinlik yer alıyor. Gaziantep’te festivale özel oluşturulan Lezzet Sokağı’nda ise Türkiye’den ve dünyadan ünlü şeflerin katılımıyla atölyeler ve sohbetler düzenleniyor.<br />
 </p>

<p><strong>ANTEP YEMEKLERİNE HASPİRİYİ EKLEDİLER  </strong></p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin iş birliğinde düzenlenen GastroAntep Kültür Yolu Festivali kapsamında ilk olarak Türk dünyasının ünlü şeflerinin katılımıyla “Gastro Diplomasi: Türk Dünyası” workshopu yapıldı. Yeni açılan Festival Park’taki workshop ve panel alanında interaktif olarak gerçekleştirilen programa Kırgızistan, Özbekistan ve Azerbaycan’dan gelen şefler katılırken, konuk şefler tarifleri ile kendi ülkelerine ait yemek kültürlerini tanıttılar. Kırgızistan, Özbekistan ve Azerbaycan’ın ünlü şefleri workshoplarını gerçekleştirirken Türk Dünyası Mutfaklarının birbirlerine olan benzerliğine de dikkat çektiler. Şefler yemeklerine Antep’in kendine has lezzetlerinden olan haspiriyi de eklediler. </p>

<p> </p>

<p><strong>MUTFAKLARARASI BAĞ KURULUYOR</strong></p>

<p>Festivalin ikinci gününde de devam eden workshoplarda bu defa İspanya, İtalya, Fransa ve Portekiz’den gelen Michelin yıldızlı şefler kendi kültürlerine ait yemekleri hazırladı. Gaziantep yemeklerini de tatma imkânı bulduklarını belirten şefler, Gaziantep’in baharat ve salça gibi ürünlerinin yemeklerde kullanımının yaygın olduğuna dikkat çekti. Bu workshoplarda ise Antep fıstığı, kuru patlıcan ve sumak gibi yerli tatları şefler yemeklerinde kullanarak mutfaklararası bir bağ kurdular. Farklı ülkelerden GastroAntep Kültür Yolu Festivali için Gaziantep’e gelen ünlü şefler, hazırladığı menülerine Gaziantep’in tescilli ünlü lezzetlerini de ekleyerek yeni tatların keşfine çıktı. </p>

<p> </p>

<p><strong>PESTOLU PATLICAN DOLMASI </strong></p>

<p>Yaptığı Pestolu Patlıcan Dolması yemeğiyle ziyaretçilere eğlenceli anlar yaşatan İtalyan Şef Claudio Chinali, Gaziantep’in gastronomi dünyasında çok önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, şunları söyledi:</p>

<p>“Bence festival çok güzel devam ediyor. Çok değerli şefler burada. Bu ekip içinde olmak bir gurur. Organizasyon bence çok hoş oldu. Çok başarılı bir proje. Gaziantep gastronomi dünyasında çok önemli bir konumda yer alıyor. Festivalin her sene devam etmesi lazım. Gaziantep’in yemek kültürünü çok seviyorum. Çorbalar, tencere yemekleri, kavurmalar... Genel olarak tatlı sevmem ama katmeri benim için çok değerli. Baklavada da çok büyük ustalık var ama favorim katmer.”  Türkiye’nin yöresel ürünlerine her zaman mutfağında yer verdiğini ifade eden şef Chinali, “Biz şef olarak en doğru, en güzel ve gerçek ürünleri kullanmalıyız. Bu sene makarnamda kuru patlıcan kullandım” dedi.</p>

<p> </p>

<p>Festival Park Alanı’ndaki Lezzet Sokağı’nda ünlü şefler Juanjo López, João Oliveira, Franco Sultano, Claudio Chinali, Martina Puigvert Puigdevall, Alan Geaam, Fabrizio Fiorani workshopları ilgiyle izlendi. Ebru Baybara ile Gastronominin Nobeli ve Hikâyesi konulu sohbet festivale renk kattı. Festival boyunca Michelin yıldızlı, yurt dışında adından sıkça söz ettiren yabancı ve Türk şefler ile 15 workshop etkinliği planlanırken, düzenlenen panellerle de Gaziantep Gastronomisi, Anadolu Mutfağı ve Sürdürülebilir Gastronomi gibi başlıklar ele alınacak.</p>

<p> </p>

<p><strong>40’A YAKIN NOKTADA 400’DEN FAZLA ETKİNLİK</strong></p>

<p>Festivalin ilk üç günü geride kalırken GastroAntep Kültür Yolu Festivali’nde “Rönesans Rüyaları-Refik Anadol”, “Minyatür Sanatı ile Gaziantep Mutfağı”, “Bir Hayalin İnşası”, “Anadolu-Fikret Otyam Fotoğraf Sergisi”, “Geleneksel El Sanatları Atölyeleri” (Ebru, Cam, Bakır ve Dokuma) ziyaretçiler ile buluştu. Antalya Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelenen “Windsor’un Şen Kadınları” Şehitkamil Sahnesi’nde ve “Usta II. Abdülhamit Han” oyunu Şahinbey Kongre ve Sanat Merkezi’nde seyirciyle buluştu. Garip Ay’ın ustalığı ile oluşturulan her bir ebru deseni, şehrin sembolik yapılarından biri olan Eski Adliye binasının cephesine gerçek zamanlı olarak yansıtıldı. </p>

<p><strong> </strong></p>

<p><strong>ÜÇ GECE ÜÇ ÜNLÜ İSİM SAHNEDEYDİ</strong></p>

<p>GastroAntep Kültür Yolu Festivali kapsamında Festival Park alanında kurulan ana sahnede ise ilk gece Fatma Turgut, ikinci gece Oğuzhan Koç ve son olarak Pazartesi gecesi de Derya Uluğ sahne aldı. Gazianteplilere unutulmaz anlar yaşatan ünlü isimler, şarkılarını seyircilerle birlikte söyledi. Kalbi Antep Şıh Meydanı’nda ise Bekir Köse ve Senai Demirci ile Alper’in “Sözler ve Ezgiler” konseri büyük ilgi gördü.</p>

<p> </p>

<p><strong>ÇOCUK ETKİNLİKLERİ, TİYATROLAR, MÜZİKALLER… </strong></p>

<p>GastroAntep Kültür Yolu Festivali’nde çocuklar da birbirinden keyifli ve sanat dolu etkinliklerle buluşturulacak. Festival kapsamında birbirinden önemli tiyatro oyunları ve müzikaller de sahnelenecek. Düzenlecek etkinlikler kapsamındaki Çocuk Atölyeleri, Bando Gösterileri, Edebiyat Söyleşileri, Sanat Etkinlikleri, Geleneksel El Sanatları Çalışmaları, Ebru Sanatı Deneyimleri, tiyatrolar ve festivaldeki yüzlerce etkinliğin detaylarına kulturyolufestivalleri.com/ dan ulaşabilirsiniz.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/samsungun-yeni-4tb-ssd-990-pro-serisi-oyuncularin-ve-icerik-ureticilerin-hayatini-kolaylastiriyor-909</link>
            <category>TEKNOLOJİ</category>
            <pubDate>Tue, 19 Sep 2023 14:36:05 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Samsung’un Yeni 4TB SSD 990 PRO Serisi Oyuncuların ve İçerik Üreticilerin Hayatını Kolaylaştırıyor</h1>
                        <h2>Gelişmiş bellek teknolojilerinde öncü olan Samsung Electronics, SSD 990 PRO serisinin yeni 4 terabaytlık (TB) modellerini duyurdu. 990 PRO serisi, Samsung’un sekizinci nesil V-NAND (V8) teknolojisiyle ve geliştirilmiş dahili denetleyicisiyle desteklenen yüksek performanslı PCIe[1] 4.0 SSD’lerden oluşuyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/09/samsungun-yeni-4tb-ssd-990-pro-serisi-oyuncularin-ve-icerik-ureticilerin-hayatini-kolaylastiriyor-1695123365.webp">
                        <figcaption>Samsung’un Yeni 4TB SSD 990 PRO Serisi Oyuncuların ve İçerik Üreticilerin Hayatını Kolaylaştırıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Gelişmiş bellek teknolojilerinde öncü olan Samsung Electronics, SSD 990 PRO serisinin yeni 4 terabaytlık (TB) modellerini duyurdu. 990 PRO serisi, Samsung’un sekizinci nesil V-NAND (V8) teknolojisiyle ve geliştirilmiş dahili denetleyicisiyle desteklenen yüksek performanslı PCIe<sup><sup>[1]</sup></sup> 4.0 SSD’lerden oluşuyor.</p>

<p> </p>

<p>Yüksek hız ve güç verimliliği sunan 990 PRO serisi, 3D/4K grafik çalışmaları, veri analizi ve yüksek kaliteli oyunlar gibi büyük veri hacimleri gerektiren alanlar için optimize edildiğinden, günümüzün PC’leri, dizüstü bilgisayarları, oyun konsolları ve bilgisayar sistemleri için ideal bir SSD olarak öne çıkıyor. Toplam bayt yazma (TBW) değerleri 2,400TB’a kadar artırılan 990 PRO serisi, son derece zorlu iş yükleriyle çalışanlara ve geniş depolamaya ihtiyaç duyanlara, ideal bir SSD güvenilirliği ve daha uzun kullanım süresi sunuyor.</p>

<p> </p>

<p>Samsung Electronics Bellek Markaları İş Birimi Ekibi Kurumsal Başkan Yardımcısı Hangu Sohn, seriyle ilgili şunları söyledi: “Günümüzde oyuncular ve yaratıcı işler yapan profesyoneller, yüksek kapasiteli ve üstün performanslı SSD’lere ihtiyaç duyuyor ve Samsung’un yeni 4TB SSD 990 PRO serisi bu ihtiyaçlara yanıt veren bir depolama çözümü olarak geliştirildi. Yüksek çözünürlüklü içeriklere ve ultra yüksek veri işleme hızlarına olan talep artmaya devam ederken, yüksek performanslı NVMe<sup><sup>[2]</sup></sup> depolama çözümleri, temel bir gereksinim haline geliyor.”</p>

<p> </p>

<p><strong>Kendi sınıfı için performansı ve yüksek kapasitesiyle öne çıkıyor</strong></p>

<p>Samsung’un V8 teknolojisi ve geliştirilmiş dahili denetleyicisiyle donatılan 4TB 990 PRO, saniyede 7.450 megabayta (MB/s) varan sıralı okuma ve 6.900MB/s’ye varan yazma hızıyla, PCIe 4.0 arabiriminde maksimuma yakın performans sergiliyor. Yeni serideki 4 TB kapasiteli model, sırasıyla 1.600K ve 1.550K IOPS<sup><sup>[3]</sup></sup>’ye kadar artırılan rastgele okuma ve rastgele yazma hızları sunarak, üst düzey performans ve depolama alanı arayan oyuncular, yaratıcı işler yapan profesyoneller ve teknoloji meraklıları için ideal bir seçim.</p>

<p> </p>

<p>Pazardaki PCIe 4.0 ara birimine sahip tüketici SSD’leri arasında<sup><sup>[4]</sup></sup> yüksek hızda rastgele okuma performansına sahip 4 TB 990 PRO, oyun esnasındaki duraklamaları önemli ölçüde azaltıyor ve yüksek kaliteli videoların yüklenmesini hızlandırarak oyuncuların aldığı keyfi ve heyecanı artırıyor. 990 PRO serisi, en yeni oyun yükleme teknolojilerini destekleyen üst düzey oyunlarda gecikmeleri azaltarak saniye başına kare sayısının yüksek değerini (FPS) sabit tutabiliyor ve böylece kullanıcıların gerçek zamanlı oyunların keyfini çıkarmasını sağlıyor.</p>

<p> </p>

<p><strong>Gelişmiş Güç Verimliliği ve Güvenilir Isı Kontrolü</strong></p>

<p>990 PRO serisi, bir önceki 980 PRO serisine kıyasla %50’ye varan performans artışı sayesinde, çığır açan bir güç verimliliği sağlıyor. Ayrıca denetleyicide nikel kaplama ve SSD’nin arka kısmında ısı dağıtıcı bir etiket bulunuyor. Bunlar, optimum sıcaklık seviyesinin korunmasını ve zaman içinde gerçekleşebilecek performans dalgalanmalarının minimumda tutulmasını sağlıyor. Soğutuculu 990 PRO ise kullanıcılara sürekli yüksek performanslı bilgi işlem ve oyun deneyiminde tam güç sağlayan, etkili ve ince bir soğutucuyla donatıldı. Ayrıca, sürücünün en yeni oyun konsollarıyla uyumlu olması, oyun yükleme ve açma sürelerini hızlandırırken aşırı ısınmadan kaynaklanabilecek performans düşüşlerinin de önüne geçiyor.</p>

<p> </p>

<p><strong>Ultra ince dizüstü bilgisayarlar için tek taraflı 4 TB SSD</strong></p>

<p>Samsung’un V8 1Tb high-density NAND teknolojisi ve kendi bellek istifleme çözümü sayesinde 4TB 990 PRO, diğer çift taraflı M.2 SSD’lerden daha ince yapıya sahip tek taraflı M.2 formunda tasarlandı. Bu sayede kullanıcılar, çift taraflı M.2 SSD’lerin ultra ince dizüstü bilgisayarlara takıldığında karşılaşılabilen SSD’nin yerine oturmaması veya diğer bileşenlere zarar verme riski doğurması gibi endişelerden kurtuluyor. Tek taraflı M.2 formundaki aerodinamik tasarım, çok geniş depolama kapasitesi ve kesintisiz bir performans sağlıyor.</p>

<p> </p>

<p><strong>Samsung Magician Yazılımı ve bulunabilirlik</strong></p>

<p>Cihazın yazılımını, sürücülerini ve diğer ayarları güncel tutan Samsung Magician Yazılımı, SSD’lerin optimum performansta çalışmasını sağlarken aynı zamanda kullanıcı tercihlerine göre özelleştirilebilen esnek bir güç ve performans optimizasyonu da sunuyor. Yazılım ayrıca, Soğutmalı 990 PRO’da RGB işlevselliğini de destekliyor; böylece oyuncular LED renklerini ve efektlerini özelleştirebiliyor. Eylül 2023’te sunulacak olan Magician 8.0’ın yeni sürümü, yerleşik SSD’ler, taşınabilir SSD’ler, hafıza kartları ve USB flash sürücülerde entegre bir yazılım çözümü olarak kullanılacak.</p>

<p> </p>

<p>1TB ve 2TB modelleri ise şu anda satışta olan 990 PRO ve Soğutmalı 990 PRO’nun 4TB kapasiteli modelleri, Ekim 2023 başında satışa sunulacak. Garanti detayları da dahil olmak üzere, daha fazla bilgi almak için samsung.com/SSD veya semiconductor.samsung.com/internal-ssd/ adreslerini ziyaret edebilirsiniz.</p>

<p><strong><u>Samsung SSD 990 PRO | Soğutuculu 990 PRO Teknik Özellikler</u></strong></p>

<p><strong><u> </u></strong></p>

<table border=”1” cellpadding=”0” cellspacing=”0” width=”624”>
	<tbody>
		<tr>
			<td width=”37.82051282051282%”>
			<p><strong>Kategori</strong></p>
			</td>
			<td colspan=”3” width=”62.17948717948718%”>
			<p><strong>Samsung SSD 990 PRO | Soğutmalı 990 PRO </strong></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td width=”37.82051282051282%”>
			<p>Arabirim</p>
			</td>
			<td colspan=”3” width=”62.17948717948718%”>
			<p>PCIe Gen 4.0, x 4, NVMe 2.05<sup><sup>[5]</sup></sup> </p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td width=”37.82051282051282%”>
			<p>Tip</p>
			</td>
			<td colspan=”3” width=”62.17948717948718%”>
			<p>M.2 (2280)</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td width=”37.82051282051282%”>
			<p>Depolama Belleği</p>
			</td>
			<td colspan=”3” width=”62.17948717948718%”>
			<p>Samsung V-NAND 3-bit TLC</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td width=”37.82051282051282%”>
			<p>Denetleyici</p>
			</td>
			<td colspan=”3” width=”62.17948717948718%”>
			<p>Samsung Dahili Denetleyicisi</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td width=”37.82051282051282%”>
			<p>Kapasite<sup><sup>[6]</sup></sup></p>
			</td>
			<td width=”21.153846153846153%”>
			<p>1TB</p>
			</td>
			<td width=”19.71153846153846%”>
			<p>2TB</p>
			</td>
			<td width=”21.314102564102566%”>
			<p>4TB</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td width=”37.82051282051282%”>
			<p>DRAM</p>
			</td>
			<td width=”21.153846153846153%”>
			<p>1GB LPDDR4</p>
			</td>
			<td width=”19.71153846153846%”>
			<p>2GB LPDDR4</p>
			</td>
			<td width=”21.314102564102566%”>
			<p>4GB LPDDR4</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td width=”37.82051282051282%”>
			<p>Sıralı Okuma/Yazma Hızı<sup><sup>[7]</sup></sup></p>
			</td>
			<td colspan=”3” width=”62.17948717948718%”>
			<p> 7,450 MB/s’e kadar, 6,900 MB/s’e kadar</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td width=”37.82051282051282%”>
			<p>Rastgele Okuma/Yazma Hızı (QD32)<sup><sup>[8]</sup></sup></p>
			</td>
			<td colspan=”3” width=”62.17948717948718%”>
			<p>1,600K IOPS’e kadar, 1,550K IOPS</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td width=”37.82051282051282%”>
			<p>Yönetim Yazılımı</p>
			</td>
			<td colspan=”3” width=”62.17948717948718%”>
			<p>Samsung Magician Yazılımı</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td width=”37.82051282051282%”>
			<p>Veri Şifreleme</p>
			</td>
			<td colspan=”3” width=”62.17948717948718%”>
			<p>AES 256-bit Tam Disk Şifrelemesi, TCG/Opal V2.0,</p>

			<p>Şifrelenmiş Sürücü (IEEE1667)</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td width=”37.82051282051282%”>
			<p>Toplam Bayt Yazma</p>
			</td>
			<td width=”21.153846153846153%”>
			<p>600TB</p>
			</td>
			<td width=”19.71153846153846%”>
			<p>1200TB</p>
			</td>
			<td width=”21.314102564102566%”>
			<p>2400TB</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td width=”37.82051282051282%”>
			<p>Garanti<sup><sup>[9]</sup></sup></p>
			</td>
			<td colspan=”3” width=”62.17948717948718%”>
			<p>Beş Yıl Sınırlı Garanti<sup><sup>[10]</sup></sup></p>
			</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<p> </p>

<p><sup><sup>[1]</sup></sup><em> PCIe: Peripheral Component Interconnect express.</em></p>

<p><sup><sup>[2]</sup></sup><em> NVMe: Non-Volatile Memory express.</em></p>

<p><sup><sup>[3]</sup></sup><em> IOPS: Saniye Başına Girdi/Çıktı İşlemleri Değeri</em></p>

<p><sup><sup>[4]</sup></sup><em> 4 Ağustos 2023 itibarıyla, 1.600K IOPS’ye kadar rastgele okuma ve 1.550K IOPS’ye kadar rastgele yazma hızlarıyla, pazarda yer alan ve PCIe 4.0 ara birimine sahip tüketici SSD’leri arasında en yüksek rastgele okuma performansı.</em></p>

<p><sup><sup>[5]</sup></sup> <em>NVM Express®, NVM Express, Inc. şirketinin tescilli ticari markasıdır.</em></p>

<p><sup><sup>[6]</sup></sup><em> IDEMA: 1GB = 1.000.000.000 bayt. Kapasitenin belirli bir kısmı sistem dosyası ve bakım için kullanılabilir, bu nedenle gerçek kapasite, ürün etiketinde belirtilenden farklı olabilir.</em></p>

<p><sup><sup>[7]</sup></sup><em> Sıralı ve rastgele performans ölçümleri IOmeter1.1.0’a dayanmaktadır. Performans, SSD’nin ürün yazılımı sürümüne, sistem donanımına ve yapılandırmasına bağlı olarak değişebilir.</em></p>

<p><em>Test sistemi yapılandırması: AMD Ryzen 7 5800X 8 Çekirdekli İşlemci CPU@3.80GHz, DDR4 3600MHz 16GBx2 (PC4-25600 Overclock/Hız Aşırtma), Windows 10 Pro 64bit, ASRock-X570 Taichi.</em></p>

<p><sup><sup>[8]</sup></sup><em> Sıralı ve rastgele performans ölçümleri IOmeter1.1.0’a dayanmaktadır. Performans, SSD’nin ürün yazılımı sürümüne, sistem donanımına ve yapılandırmasına bağlı olarak değişebilir.</em></p>

<p><em>Test sistemi yapılandırması: AMD Ryzen 7 5800X 8 Çekirdekli İşlemci CPU@3.80GHz, DDR4 3600MHz 16GBx2 (PC4-25600 Overclock/Hız Aşırtma), Windows 10 Pro 64bit, ASRock-X570 Taichi.</em></p>

<p><sup><sup>[9]</sup></sup><em> Samsung Electronics, Samsung Electronics ürünlerinde saklanan verilerin veya diğer bilgilerin kaybı ya da kullanıcı tarafından maruz kalınabilecek kâr veya gelir kaybı dahil ancak bunlarla sınırlı olmamak üzere herhangi bir kayıptan sorumlu olmayacaktır. Garanti hakkında daha fazla bilgi için samsung.com/SSD veya semiconductor.samsung.com/internal-ssd/ adreslerini ziyaret edebilirsiniz.</em></p>

<p><sup><sup>[10]</sup></sup><em> Beş yıl veya yazılan toplam bayt (TBW); hangisi önce sonlanırsa. Garanti hakkında daha fazla bilgi için lütfen kutuda verilen garanti belgesine bakın.</em></p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/huawei-papermatte-edition-ile-yenilenen-huawei-matepad-tabletlerini-on-satisa-sundu-908</link>
            <category>TEKNOLOJİ</category>
            <pubDate>Tue, 19 Sep 2023 14:35:53 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>HUAWEI, PaperMatte Edition ile Yenilenen HUAWEI MatePad Tabletlerini Ön Satışa Sundu</h1>
                        <h2>HUAWEI, MatePad 11.5 inç PaperMatte Edition Huawei Online Mağazası’nda ön satışa sundu. En son teknolojiyle güçlendirilen PaperMatte Edition tabletler, yüksek öğrenim öğrencilerinin ve genç profesyonellerin günlük bilgisayar ihtiyaçlarını karşılamak için tasarlandı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/09/huawei-papermatte-edition-ile-yenilenen-huawei-matepad-tabletlerini-on-satisa-sundu-1695123353.webp">
                        <figcaption>HUAWEI, PaperMatte Edition ile Yenilenen HUAWEI MatePad Tabletlerini Ön Satışa Sundu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong></strong></p>

<p>Önceki modellerin başarısını temel alan HUAWEI MatePad 11,5 inç PaperMatte Edition, benzeri görülmemiş bir kağıt benzeri görüntüleme ve yazma deneyimi sağlamak için yenilikçi PaperMatte Ekran özelliklerini sunuyor. Bunlar arasında göz koruması, kağıt üzerine kalemle yazma ve zenginleştirilmiş not alma özellikleriyle desteklenen dokunmatik kontroller yer alıyor.</p>

<p><strong>PaperMatte Ekran Göz Koruması</strong></p>

<p>Yeni bir göz konforu çağını müjdeleyen HUAWEI MatePad 11,5 inç PaperMatte Edition, ferahlatıcı bir PaperMatte ekrana sahiptir. Gözleri rahatlatan ekran, zahmetsiz bir görüntüleme ve yazma deneyimi sağlar. Bu ister içeride ister dışarıda hem parlak hem de loş koşullarda öğrenmeyi ve bir tablet üzerinde çalışmayı daha verimli hale getirir.</p>

<p>PaperMatte Edition, yenilikçi bir parlama önleyici ekran ile elektronik cihazları kullanırken yaygın olan aşırı ekran parlaması sorununu ele almaktadır. PaperMatte Ekranın ayna cam yüzeyinde yüz milyonlarca küçük yapı oluşturmak için nano düzeyde parlama önleyici aşındırma teknolojisini kullanarak, çevresel ışık parazitinin %97’sini ortadan kaldırır ve kristal netliğinde bir görünüm sağlar. Eğlence, eğitim ve ofis ihtiyaçlarınız için ideal olan HUAWEI’in tescilli çok katmanlı difüzyon teknolojisi, ekranın sürekli olarak net, parlak ve eşit kalmasını sağlarken yumuşak ve rahatlatıcı bir görünüm oluşturur.</p>

<p>Tablet ekranını tasarlarken büyük özen gösteren HUAWEI, yüz milyonlarca nano ölçekli dokuyu piksel dağılımıyla eşleştirmek için tablette piksel düzeyinde hassas bir eşleştirme işlemi uyguladı. Ayrıca, yansıyan ışığın göze girmesini önlemek için her yapının açısı titizlikle ayarlanmıştır. Bu karmaşık tasarım, ekrana parlama önleyici özellikler kazandırarak net, parlak ve düzgün bir görüntüyü garanti ediyor.</p>

<p>TÜV Rheinland Reflection Free ve sektörde bir ilk olan SGS Düşük Görsel Yorgunluk Premium Performans Sertifikaları ile gerçek dünya koşullarında üstün görüntüleme performansını garanti eder. SGS ve Çin Ulusal Standardizasyon Enstitüsü (CNIS) tarafından ortaklaşa geliştirilen Düşük Görsel Yorgunluk Premium Performans Belgelendirmesi, SGS tarafından göz yorgunluğunu değerlendirmek için geliştirilen en yüksek belgelendirmedir. </p>

<p>PaperMatte Edition, TÜV Rheinland Düşük Mavi Işık (Donanım Çözümü) ve Titreşimsiz sertifikalarıyla kullanıcıların göz yorgunluğunu da hafifletiyor. Her iki tablet de ekranlardan yayılan mavi ışığı ve titreşimi bastıran ve aynı zamanda sarı renk tonunu azaltan bir donanım çözümüne sahiptir.</p>

<p>Gerçek bir kitap gibi görünen bir ekranda rahat bir okuma deneyimi için Renkli e-Kitap Modunu açın. Bu özellik sayesinde binlerce renk, tıpkı bir boyama kitabı gibi canlı ve sürükleyici bir görünüm elde etmek için ekran renk gamından (RGB) boyama renk gamına (CMYK) eşlenerek titiz bir doğrulukla görüntülenir.</p>

<p> </p>

<p><strong>PaperMatte Ekran Dokunmatik Kontroller </strong></p>

<p>Kullanıcı deneyiminin en önemli öncelik olduğu HUAWEI MatePad 11.5 inç PaperMatte Edition’ın ekranları ipeksi, parmak izine dayanıklı bir dokuya sahip. Bu, yanıtların kaydedilmesi için daha küçük bir temas yüzeyine sahip olan ve önceki modellere kıyasla hızı %10 artıran 120Hz yüksek yenileme hızına sahip daha duyarlı bir dokunmatik yüzey ile eşleştirilmiştir.</p>

<p>Ekranın bakımına yardımcı olmak için ürün ambalajında parmak izlerini, tozu, lekeleri ve hatta küçük çizikleri kolayca gideren çift taraflı, gri mikrofiber sentetik deri parlatma bezi bulunmaktadır. Temizlik maddeleriyle iyi çalışır, her iki tarafta da kullanılabilir. Fazla birikme veya dökülme olmadan yıkanabilir.</p>

<p> </p>

<p><strong>PaperMatte Ekran Kağıt Üzerine Kalemle Yazma</strong></p>

<p>Kalem ve kağıtla yazmanın organik hissini yaşamak isteyenler için tasarlanan PaperMatte Display, genel olarak kağıt benzeri bir yazma deneyimi sunuyor. Kullanıcılar tablet üzerinde yazı yazarken, dokunma sesleri, hışırtı efektleri, titreşimler, direnç ve yansıma önleme özellikleriyle kendilerini duyusal açıdan zengin bir deneyime kaptırabilirler. Bu unsurlar bir araya gelerek genel yazma deneyimini yükseltiyor. PaperMatte ekranın kağıt üzerine kalemle yazma deneyimi geleneksel tabletlerinkiyle karşılaştırıldığında, kullanıcı deneyiminde etkileyici bir gelişme sunduğu ortaya çıkıyor. Ekran ayrıca yazma verimliliğini sağlamak için pürüzsüz ancak kaymayan, dokulu bir yazma yüzeyine sahiptir. Daha zahmetsiz bir yazma deneyimi için, naylon elastomer uçlu ve 2 ms düşük gecikmeli bir kalemle donatılmış HUAWEI M-Pencil kullanın. Sert şeffaf ucu yumuşak beyaz kalem ucuyla değiştirerek daha pürüzsüz bir el yazısı deneyimi elde edin.</p>

<p> </p>

<p><strong>HUAWEI Notes</strong></p>

<p>HUAWEI MatePad 11,5 inç PaperMatte Edition, HUAWEI M-Pencil ile notlar kaydetmenize ve fikirlerinizi resmetmenize yardımcı olan, kendi geliştirdiği profesyonel bir not alma uygulaması olan HUAWEI Notes’u sunar. HUAWEI Notes, notlarınızın düzenli bir şekilde organize edilmesini sağlamak için çeşitli formatlardaki materyalleri içe aktarmanıza, not klasörlerini sınıflandırmanıza ve kapak8 renklerini ve resimlerini özelleştirmenize olanak tanır. 15x tuval yakınlaştırma ile fikirlerinizi ayrıntılı olarak kaydetmek için tuvali 15 kata kadar yakınlaştırabilirsiniz. Kement aracını kullanarak seçili görüntüleri sorunsuz bir şekilde taşıyabilir, döndürebilir ve kopyalayabilirsiniz. İçeriği başka bir belgeye zahmetsizce aktarmak için, içeriği vurgulayın ve Parçacık Al özelliği ile taşıyın.</p>

<p> </p>

<p>HUAWEI MatePad 11.5 PaperMatte Edition, 11.999 TL fiyatla HUAWEI Online Mağaza üzerinden satışa sunuluyor. Yanında 4.198 TL değerinde klavye ve M-Pencil hediyesi olan bu özel tablette ayrıca 300 TL değerinde sepet indirimi uygulanıyor. <strong>AMP115PM700PR</strong> koduyla ön siparişe özel 700 TL değerinde ek indirim uygulanıyor.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/arestis-davasi-907</link>
            <category>NELER YAŞANDI</category>
            <pubDate>Tue, 19 Sep 2023 14:29:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Arestis Davası</h1>
                        <h2>Myra Xenides-Arestis adlı bir Rum vatandaşının yerleşime kapalı olan Maraş bölgesinde 1974 yılında terk ettiği taşınmaz mallarını geri almak için 1999’da Türkiye’ye karşı açtığı dava bugün sonuçlandı. Şikayeti değerlendiren Mahkeme, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin aile hayatı ve konuta saygıyı düzenleyen 8. maddesini ve mülkiyet hakkını garanti altına alan 1. Protokol’ün 1. maddesini ihlal ettiğine karar verdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/09/arestis-davasi-1695123192.jpg">
                        <figcaption>Arestis Davası</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Kıbrıs Sorunu, uzun yıllardır çözülemeyen ve taraflar arasında devam eden karmaşık bir anlaşmazlık olarak uluslararası arenada öne çıkmıştır. Bu sorunun bir yönü, 1974 yılında yaşanan askeri müdahalenin ardından Kıbrıs'ın bölünmesi ve bu bölünme sonucu ortaya çıkan mülkiyet sorunlarıdır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Myra Xenides-Arestis davası üzerine verdiği karar, Kıbrıs Sorunu'nun yeni bir dönemine işaret etmektedir ve bu kararın sonuçları büyük önem taşımaktadır.</p>

<p>Myra Xenides-Arestis, Kıbrıslı bir Rum vatandaşı olarak, 1974 yılında Türkiye'nin Kıbrıs'a müdahalesinin ardından terk etmek zorunda kaldığı mülklerini geri alabilmek amacıyla 1999 yılında Türkiye'ye karşı bir dava açtı. Bu davanın sonucunda AİHM, Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. maddesi (aile hayatı ve konuta saygı) ve 1. Protokol'ün 1. maddesi (mülkiyet hakkı) hükümlerini ihlal ettiğine hükmetti. Bu kararın alınmasında, AİHM'nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni (KKTC) "Türkiye'nin askeri kontrolü altında bir alan" olarak görmesi etkili oldu. AİHM, davacının hâlâ mülkünün sahibi olduğunu vurgulayarak bu kararı temellendirdi.</p>

<p>Bu karar, Kıbrıs Sorunu'na ilişkin daha önceki benzer davalara da referans teşkil etmektedir. Özellikle 1996 yılında benzer unsurlar içeren Loizidu Davası'nda alınan karar, Ada'nın kuzeyini Ankara'nın denetiminde bir alan olarak tanımlamış ve davacı Rum vatandaşına hem malının iadesini hem de maddi tazminat ödenmesini hükme bağlamıştı. Ancak Xenides-Arestis kararında, Rumların yoğun lobi faaliyetlerine rağmen herhangi bir tazminat ödenmesine karar verilmedi ve "mülkün iadesine" atıf yapılmadı. Bu noktada, AİHM'nin Türkiye'den sadece davacının mahkeme masraflarını karşılamak üzere 65 bin euro ödenmesini talep ettiği görülmektedir.</p>

<p>Peki, bu kararın Kıbrıs'ın kuzeyindeki mülkiyet rejimini ve AİHM davalarını nasıl etkilediği konusuna daha yakından bakalım:</p>

<ol>
	<li>
	<p><strong>Mülkiyet Rejimi ve İade Sorunu:</strong> AİHM'nin Xenides-Arestis kararı, Kıbrıs'ın kuzeyindeki mülkiyet reşimini etkileyebilir. Bu kararın ardından, Kıbrıslı Rumların 1974 sonrası terk ettikleri mülklerini geri alma talepleri artabilir. Ancak bu, pratikte uygulamada karmaşık sorunlar yaratabilir çünkü bu mülkler şu anda KKTC yönetiminin kontrolü altındadır.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>AİHM Davalarına Etkisi:</strong> Xenides-Arestis kararı, Kıbrıs ile ilgili gelecekteki AİHM davalarını etkileyebilir. Bu karar, benzer mülkiyet ihlali iddialarıyla ilgili gelecekteki davalar için bir örnek teşkil edebilir ve bu davaların sonuçları üzerinde etkili olabilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Çözüm Yolu Arayışı:</strong> AİHM'nin Türkiye'den bu dava ve benzer davalara çözüm önerisi sunmasını talep etmesi, Kıbrıs Sorunu'nun çözümüne yönelik yeni yaklaşımların geliştirilmesine zemin hazırlayabilir. Bu, hem AİHM'nin beklentilerine uygun hem de uluslararası hukuka saygılı bir çözüm yolunun aranmasını teşvik edebilir.</p>
	</li>
</ol>

<p>Sonuç olarak, AİHM'nin Myra Xenides-Arestis davası üzerine verdiği karar, Kıbrıs Sorunu'nun karmaşıklığını ve uluslararası hukuktaki etkilerini bir kez daha göstermektedir. Bu kararın, Kıbrıs Sorunu'na çözüm arayışlarına nasıl yön vereceği ve benzer davalara nasıl bir örnek teşkil edeceği yakından izlenmesi gereken bir konudur.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/loizidou-davasi-nedir-906</link>
            <category>NELER YAŞANDI</category>
            <pubDate>Tue, 19 Sep 2023 14:11:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Loizidou Davası nedir?</h1>
                        <h2>Kıbrıs Loizidou Davası, Kıbrıs Sorunu'nun bir yönünü temsil eden ve uluslararası hukuk bağlamında mülkiyet haklarının vurgulandığı önemli bir davadır. Titina Loizidou'nun, Kuzey Kıbrıs'ta yaşadığı mülkiyet hakları ihlal edildiği iddiasıyla Türkiye aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurması sonucu ortaya çıkmıştır. AİHM, Loizidou lehine karar vermiş ve Türkiye'yi mülkiyet hakkını ihlal etmekle suçlamıştır. Bu dava, uluslararası hukukun devletler arası anlaşmazlıkları çözme ve insan haklarını koruma yeteneğini gösteren önemli bir örnektir.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/09/loizidou-davasi-nedir-1695122561.jpg">
                        <figcaption>Loizidou Davası nedir?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Kıbrıs sorunu, tarihsel, siyasi ve hukuki karmaşıklığıyla bilinen uluslararası bir anlaşmazlık olarak öne çıkar. Bu sorunun bir yönü, Kıbrıs adasının bölünmesiyle ve bu bölünme sonucu oluşan çatışmalarla yakından ilişkilidir. Loizidou v. Turkey davası da Kıbrıs sorununun bir yönünü temsil eder ve uluslararası hukuk bağlamında mülkiyet haklarının nasıl ele alındığını gösterir.</p>

<p><strong>Kıbrıs Sorunu ve 1974 Olayları</strong></p>

<p>Kıbrıs, coğrafi konumu nedeniyle tarih boyunca birçok medeniyetin etkisi altında kalmış bir ada ülkesidir. Ancak modern Kıbrıs sorunu, 20. yüzyılın ikinci yarısında patlak verdi. Ada, Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılmasının ardından Birleşik Krallık tarafından yönetilmeye başlandı.</p>

<p>Kıbrıs'ın bağımsızlığı 1960 yılında kazanıldı, ancak bu bağımsızlık, adanın iki büyük etnik grubu olan Kıbrıs Türkleri ve Kıbrıs Rumları arasındaki siyasi çekişmelerin başlangıcını işaret etti. Bu çekişmeler, Kıbrıs'ın 1974 yılında askeri müdahale ile yeniden bölünmesine yol açtı.</p>

<p>1974'teki bu müdahale, Türkiye'nin Kıbrıs'ın kuzeyine yönelik bir askeri operasyonu içeriyordu ve bu operasyon sonucunda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilan edildi. Bu, Kıbrıs'ın fiili olarak ikiye bölünmesine neden oldu ve birçok Kıbrıs Rumunun, özellikle mülkiyet hakları açısından, zorlu bir durumla karşı karşıya kalmasına yol açtı.</p>

<p><strong>Loizidou Davası ve Mülkiyet Hakları</strong></p>

<p>Loizidou v. Turkey davası, Kıbrıs Rum vatandaşı Titina Loizidou'nun yaşadığı bu zorluğun bir örneği olarak öne çıkar. Loizidou, Kıbrıs'ın kuzeyine mülk edinmeye çalışmış ancak Türkiye'nin askeri müdahalesi sonucu bu mülkiyeti kullanamamıştır. Loizidou, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini iddia ederek Türkiye'yi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) taşıdı.</p>

<p>AİHM, Loizidou'nun lehine karar verdi ve Türkiye'yi mülkiyet hakkını ihlal etmekle suçladı. Mahkeme, Loizidou'ya mülkiyetini geri kazanma veya tazminat alma hakkını tanıdı. Bu karar, mülkiyet haklarının uluslararası hukuk çerçevesinde nasıl ele alındığını gösteren önemli bir örnektir.</p>

<p><strong>Davanın Uluslararası Hukuktaki Önemi</strong></p>

<p>Loizidou davası, uluslararası hukukun devletler arası anlaşmazlıkları nasıl ele alabileceğini gösteren bir örnek sunar. AİHM gibi uluslararası hukuk kurumları, devletler arası anlaşmazlıkları çözme ve insan haklarını koruma konusunda önemli bir rol oynar.</p>

<p>Bu dava aynı zamanda Kıbrıs sorununun karmaşıklığına işaret eder. Kıbrıs sorunu, hem tarihsel hem de siyasi faktörlerin bir sonucu olarak ortaya çıkmış, birçok uluslararası oyuncunun dahil olduğu karmaşık bir süreci içerir.</p>

<p>Loizidou davası, Kıbrıs sorununun bir yönünü temsil eder ve mülkiyet haklarının uluslararası hukuk bağlamında nasıl ele alındığını gösterir. Bu dava, uluslararası hukukun etkili bir şekilde devletler arası anlaşmazlıkları çözebileceğini ve insan haklarını koruyabileceğini gösteren bir örnek olarak önemlidir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Titina Loizidou&nbsp;1989 yılında Ankara’ya karşı yaptığı bireysel başvuru ile 1974 harekatından sonra Girne’de bulunan mülklerine el konulmasından ve mallarına ulaşamamasından şikayetçi oldu. Bu durumun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin mülkiyet hakkıyla ilgili maddesini ihlal ettiğini savundu ve tazminat talebinde bulundu. Davaya katılan ve savunma veren Ankara, "kendi yargı organları olan bağımsız devlet statüsündeki KKTC tarafından Kıbrıslı Rumların kuzeyde kalan mallarının kamulaştırıldığını” savundu. Bu nedenle&nbsp;Türkiye'yi sorumlu tutmanın&nbsp;olanaksız olduğunu ileri sürdü.</p>

<p>AİHM Ankara’nın tüm itirazlarını reddetti. Mahkeme davanın esasına ilişkin olarak 1996’da açıkladığı ilk kararda, KKTC'nin uluslararası toplulukta tanınmadığı ve gerçekleştirildiği ileri sürülen kamulaştırmanın hukuki değeri olmadığı sonucuna vardı. Mahkeme, taşınmazların mülkiyet hakkının KKTC’ye geçmediğine ve Loizidou'nun mülkiyet hakkının Türkiye tarafından ihlal edildiğine hükmetti. Mülküne ulaşamadığı için onları kullanması sürekli engellendiğinden dolayı da&nbsp;"devam eden bir hak ihlali”&nbsp;söz konusu olduğunu hükme bağladı.</p>

<p>AİHM davada tazminata ilişkin kararını ise 1998 yılında açıkladı ve Ankara’nın Loizidou’ya yaklaşık 700 bin dolar maddi tazminat ödemesine hükmetti.</p>

<p>Ankara, “Loizidou davası” kararını 1998-2003 yılları arasında “Kıbrıs’taki çözüm sürecini” gerekçe göstererek yerine getirmeyi reddetti. Bu nedenle&nbsp; 700 bin dolarlık tazminata yıllık faiz işletilmeye başlandı. Ancak AKP hükümeti iktidara geldikten sonra, Avrupa Konseyi ve AB ile ilişkileri düzeltme adına tazminat, “bir kereliğine olmak kaydıyla”, 2003 yılında ödendi. Faizle birlikte Strasbourg'da Titina Loizidou’ya&nbsp;<a href="https://www.dw.com/tr/loizidou-davas%C4%B1nda-ankara-so%C4%9Fukkanl%C4%B1/a-2527468">1 milyon dolarlık çek</a>&nbsp;verildi.&nbsp;&nbsp;</p>

<h2>TMK 336 milyon sterlin ödedi</h2>

<p>Benzer vakalarla karşılaşmamak için 2005 yılında adanın kuzeyinde Rumlar için TMK kuruldu. Bugüne kadar 7 bin 110 Kıbrıslı Rum TMK’ya başvuruda bulundu. Bu başvurulardan bin 324’ü dostane çözüm yoluyla, 34’ü ise duruşma yoluyla sonuçlandı. Komisyon bugüne kadar başvuran Rumlara yaklaşık 336 milyon sterlin tazminat ödedi. Ayrıca 3 başvuru için iade, 2 başvuru için takas ve tazminat, 7 başvuru için de iade ve tazminat kararı verildi.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/kibrista-sinir-kapilarinin-acilmasi-904</link>
            <category>NELER YAŞANDI</category>
            <pubDate>Tue, 19 Sep 2023 12:05:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kıbrıs'ta Sınır kapılarının açılması </h1>
                        <h2>Kıbrıs'ta 1974 yılında yeşil hat adı verilen sınır çekildi ve 29 yıl boyunca Kıbrıs'ın kuzeyi ve güneyi arasında geçişler sivil vatandaşlara kapalı kaldı. Ancak 2003'te KKTC Bakanlar Kurulu'nun aldığı bir kararla bazı sınır kapıları yeniden açıldı. Bu adım, Kıbrıs'taki Türk ve Rum toplumları arasındaki etkileşimi artırdı, barışa ve ekonomik işbirliğine katkı sağladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/09/kibrista-sinir-kapilarinin-acilmasi-1695121578.jpg">
                        <figcaption>Kıbrıs'ta Sınır kapılarının açılması </figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Oshan Sabırlı / Online Gazete</strong></p>

<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kıbrıs Yeşil Hat, Kıbrıs adasını 1974 yılında ikiye bölen ve Kıbrıs Türk kesimi ile Kıbrıs Rum kesimi arasında uzanan askeri kontrol hattını ifade eder. Yeşil Hat, Kıbrıs'taki siyasi çatışmaların bir sonucu olarak oluşmuştur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yeşil Hat, adanın kuzeyindeki Kıbrıs Türk kesimi ile güneyindeki Kıbrıs Rum kesimi arasındaki sınırı belirler. Bu hat, Kıbrıs Sorunu olarak bilinen ve 1960 yılında bağımsızlığını kazandıktan sonra yaşanan çatışmaların ardından, 1974 yılında gerçekleşen bir askeri müdahalenin sonucunda ortaya çıkmıştır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">1974 yılında, Yunanistan destekli darbeciler Kıbrıs Cumhuriyeti'nde bir darbe gerçekleştirdiler, bu da Türkiye'nin askeri müdahalesine neden oldu. Bu askeri müdahale sonucunda adanın kuzeyi ve güneyi arasında bir çizgi belirlendi ve bu çizgi Yeşil Hat olarak adlandırıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yeşil Hat, 29 yıl boyunca kapalı kaldı, ancak 2003 yılında KKTC (Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti) Bakanlar Kurulu'nun aldığı bir kararla bazı sınır kapıları yeniden açıldı. Bu, Kıbrıs Türk Toplumu'nun ve uluslararası toplumun çatışma sonrası barış ve çözüm çabalarının bir parçası olarak gerçekleşti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yeşil Hat, Kıbrıs adasının ikiye bölünmesinin bir sembolü haline gelmiş ve Kıbrıs Sorunu'nun bir parçası olarak uluslararası ilişkilerde önemli bir konu olmuştur. Günümüzde hala Kıbrıs'taki siyasi müzakerelerin bir parçasıdır ve adanın birleşmesi veya çözümü için araştırmalar sürmektedir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">Kıbrıs’ta yaşanan çatışmalar sonrasında, 15 Temmuz 1974’te Yunanistan tarafından Kıbrıs Cumhuriyeti’ne karşın gerçekleştirilen darbe sonrasında, Türkiye’nin adaya 20 Temmuz 1974’te yaptığı harekât neticesinde Kıbrıs’ı ikiye bölen sınır hattı çizilmiştir . Adayı ikiye bölen yeşil hat ile birlikte sivil halkın adanın diğer yarısına geçiş imkânı ise ortadan kalkmıştır. Yaklaşık 29 yıl boyunca karşılıklı geçişlere kapalı olan Yeşil Hat, 29 yıl aradan sonra KKTC Bakanlar Kurulu’nun E-762-2003 sayı ve 21.4.2003 tarihli kararı ile 23 Nisan 2003 tarihinde yeniden karşılıklı geçişlere açıldı .<em>&nbsp; </em>Annan Planı’nın görüşüldüğü bir dönemde, karşılıklı güvenin tesisi açısından, KKTC Bakanlar Kurulu’nun aldığı bu karar ile Ledra Palace Sınır Kapısı, Beyarmudu Sınır Kapısı ve 2.5 Mil Sınır Kapısı (Mağusa) aracılığı ile 23 Nisan 2003 tarihinde karşılıklı geçişlerin başlaması önemli bir miladı da başlattı. Kıbrıs Türk Toplumu’nun attığı bu adım en önemli GYÖ’ler arasında gösteriliyor. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">Sınır kapılarının açılmasıyla birlikte, Kıbrıs adasındaki Türk ve Rum toplumları arasında insanlar arasındaki etkileşim artmıştır. Bu, insanların birbirlerini daha iyi anlamalarını ve birlikte çalışmalarını sağlayarak barış sürecine katkıda bulunmaktadır. Sınır kapılarının açılması, ekonomik işbirliği için de önemli bir adımdır. İnsanlar, mal ve hizmetlerin serbest dolaşımıyla birlikte karşılıklı olarak ticari faaliyetlerde de artış gerçekleşmiş, işbirliği projeleri geliştirilmiş ve ekonomik kalkınmalara da itici güç olmuştur.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">Annan Planı’nın karşılıklı referanduma sunulduğu 24 Nisan 2004 tarihine kadar 4 sınır kapısı karşılıklı geçişlere açıldı. Bu sınır kapıları 2023 yılı itibarı ile 9’a ulaştı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:center">&nbsp;</p>

<table cellspacing="0" class="MsoTableGrid" style="border-collapse:collapse; border:none; margin-left:48px">
	<tbody>
		<tr>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:1px solid black; border-right:1px solid black; border-top:1px solid black; vertical-align:top; width:45px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">No</span></span></span></p>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:1px solid black; vertical-align:top; width:304px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">Sınır Kapısı</span></span></span></p>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:1px solid black; vertical-align:top; width:149px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">Hizmete Giriş Tarihi</span></span></span></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:1px solid black; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:45px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">1</span></span></span></p>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:304px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">Ledra Palace Sınır Kapısı (Lefkoşa)</span></span></span></p>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:149px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">23 Nisan 2003</span></span></span></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:1px solid black; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:45px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">2</span></span></span></p>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:304px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">Beyarmudu Sınır Kapısı (Beyarmudu köyü)</span></span></span></p>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:149px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">23 Nisan 2003</span></span></span></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:1px solid black; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:45px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">3</span></span></span></p>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:304px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">2.5 Mil Sınır Kapısı (Mağusa)</span></span></span></p>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:149px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">26 Nisan 2003</span></span></span></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:1px solid black; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:45px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">4</span></span></span></p>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:304px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">Metehan Sınır Kapısı (Lefkoşa)</span></span></span></p>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:149px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">10 Mayıs 2003</span></span></span></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:1px solid black; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:45px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">5</span></span></span></p>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:304px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">Bostancı (Güzelyurt)</span></span></span></p>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:149px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">31 Ağustos 2005</span></span></span></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:1px solid black; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:45px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">6</span></span></span></p>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:304px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">Lokmacı (Lefkoşa)</span></span></span></p>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:149px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">3 Nisan 2008 </span></span></span></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:1px solid black; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:45px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">7</span></span></span></p>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:304px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">Yeşilırmak Kapısı (Yeşilırmak köyü)</span></span></span></p>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:149px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">14 Ekim 2010</span></span></span></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:1px solid black; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:45px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">8</span></span></span></p>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:304px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">Derinya/Akyar Kapısı (Mağusa)</span></span></span></p>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:149px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">12 Kasım 2018</span></span></span></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:1px solid black; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:45px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">9</span></span></span></p>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:304px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">Aplıç Kapısı (Lefke)</span></span></span></p>
			</td>
			<td style="border-bottom:1px solid black; border-left:none; border-right:1px solid black; border-top:none; vertical-align:top; width:149px">
			<p><span style="font-size:14px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:black">12 Kasım 2018</span></span></span></p>
			</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/berlin-duvari-ile-birlikte-neler-yasandi-903</link>
            <category>NELER YAŞANDI</category>
            <pubDate>Mon, 18 Sep 2023 14:50:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Berlin Duvarı ile birlikte Neler Yaşandı</h1>
                        <h2>Berlin Duvarı'nın inşası ve yıkılmasının tarihi önemini anlatan bu yazıda, Duvar'ın Soğuk Savaş dönemindeki bir sembol olduğunu, inşa sürecini ve yıkılma nedenlerini ele aldık. Ayrıca Duvar'ın yıkılmasının Almanya ve dünya genelinde yol açtığı büyük değişiklikleri açıkladık. Berlin Duvarı'nın yıkılması, tüm dünyada büyük bir coşku ve umut yarattı ve tarih boyunca önemli bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/09/berlin-duvari-ile-birlikte-neler-yasandi-1695038221.webp">
                        <figcaption>Berlin Duvarı ile birlikte Neler Yaşandı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Berlin Duvarı'nın İnşası: Soğuk Savaş'ın Bir Sonucu</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Berlin Duvarı, 20. yüzyılın en tanınmış yapılarından biri olup, Almanya'nın bölünmesinin sembolüdür. Duvar, Doğu Almanya (Alman Demokratik Cumhuriyet - DDR) tarafından 13 Ağustos 1961 tarihinde inşa edilmeye başlandı. Duvar, demir perdenin en önemli sembollerinden birisi olarak tanımlanmaktadır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Soğuk Savaş ve Almanya'nın Bölünmesi</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Berlin Duvarı'nın inşası, Soğuk Savaş döneminin bir parçası olarak gerçekleşti. II. Dünya Savaşı'nın ardından Almanya, dört müttefik güç (Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Fransa ve Sovyetler Birliği) tarafından işgal edildi ve ülke dört bölgeye ayrıldı. Berlin de bu dört bölgeye ayrıldı. Ancak Sovyetler Birliği ile diğer müttefik güçler arasındaki ideolojik farklılıklar, Almanya'nın bölünmesine yol açtı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/publishable.jpg" style="height:595px; width:800px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Duvarın İnşası</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Berlin Duvarı'nın inşası, Doğu Almanya tarafından Batı Berlin ile Doğu Berlin arasındaki sınırları somut bir şekilde çizmek amacıyla başlatıldı. Doğu Alman hükümeti, bu duvarın Batı Almanya'dan kaçışları önlemek ve Doğu Almanya vatandaşlarını Batı Berlin'e geçişten caydırmak için gerekli olduğunu savundu. Duvarın inşası, hem fiziksel bir engel hem de sembolik bir bölünmeyi temsil ediyordu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Duvar, beton bloklardan, çelik tellerden ve teller arasına yerleştirilen dikenli tellerden oluşuyordu. Ayrıca, duvar boyunca her iki taraf da devriye gezdi ve sınırları gözlemledi. Duvarın inşası sırasında, Berlin'i ikiye bölen bir çizgi oluşturuldu ve şehir bu çizgi boyunca iki farklı ideolojiye sahip bloklara ayrıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Berlin Duvarı'nın inşası, Soğuk Savaş döneminin bir sonucu olarak gerçekleşti ve Almanya'nın bölünmesini derinleştirdi. Duvar, Doğu Almanya'nın Batı'ya kaçışları engellemek ve ideolojik ayrılığı sürdürmek amacıyla yapıldı. Ancak bu duvarın inşası, binlerce ailenin ayrılmasına, insanların özgürlüklerinin sınırlandırılmasına ve Almanya'nın bölünmesinin trajik sonuçlarına yol açtı.</span></span></p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/im-126654.jpg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Rakamlar İle Berlin Duvarı</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İşte Berlin Duvarı'nın inşası hakkında bazı önemli rakamsal değerler:</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<ul>
	<li>
	<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Başlangıç Tarihi:</strong> Berlin Duvarı'nın inşası 13 Ağustos 1961 tarihinde başladı.</span></span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Uzunluk:</strong> Berlin Duvarı, 155 kilometre (96 mil) uzunluğundaydı.</span></span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Yükseklik: </strong>Duvarın yüksekliği yaklaşık olarak 3.6 metre (11.8 feet) idi.</span></span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Müdahale Alanı:</strong> Duvarın yaklaşık 43 kilometrelik (26.7 mil) bir bölümü, beton bir duvarla ve çelik tellerle çevrili bir "ölüm kuşağı" olarak adlandırıldı. Bu bölgeye girenler vurulabilirdi.</span></span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Gözetleme Kuleleri:</strong> Berlin Duvarı boyunca yaklaşık olarak 302 gözetleme kulesi ve gözlem noktası bulunuyordu.</span></span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Nöbetçiler:</strong> Doğu Almanya tarafından, duvarın kontrolü için yaklaşık 11.000 asker ve 6.000 sivil görevli atanmıştı.</span></span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Sınır Kapıları:</strong> Duvar boyunca 8 ana sınır kapısı bulunuyordu. Bunlardan biri olan Checkpoint Charlie, en ünlülerinden biriydi ve diplomatik geçişlere açıktı.</span></span></p>
	</li>
	<li>
	<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Kaçış Denemeleri: </strong>Duvarın inşası boyunca en az 5.000 kişi Berlin Duvarı'ndan kaçmayı denedi. Ancak başarılı olanların sayısı çok azdı, yaklaşık olarak 138 kişi kaçışlarını başarıyla tamamladı.</span></span></p>
	</li>
</ul>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/xxberlin-wall-archive-videoSixteenByNineJumbo1600.jpg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Berlin Duvarı'nın Yıkılışı</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Berlin Duvarı'nın yıkılışı, Soğuk Savaş'ın sonunu işaret eden ve tarihi bir dönüm noktası olarak kabul edilen bir olaydır. Bu sürecin ana hatları şu şekildedir:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Gorbaçov'un Reformları: </strong>Sovyetler Birliği lideri Mihail Gorbaçov, 1980'lerin başında Glasnost (açıklık) ve Perestroyka (yeniden yapılanma) politikalarını başlattı. Bu politikalar, Doğu Bloku ülkelerinde değişimi teşvik etti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Polonya ve Macaristan'daki Reformlar: </strong>Polonya ve Macaristan'da, demokrasiye ve özgürlüklere olan talepler arttı. Polonya'da Solidarity sendikası kuruldu ve Macaristan, sınırları Batı ile açmaya başladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Doğu Alman Halkının Gösterileri:</strong> Doğu Almanya'da halk, demokrasi ve özgürlük taleplerini yükseltti. Özellikle Leipzig'de düzenlenen büyük gösteriler, değişim isteğini yansıttı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>9 Kasım 1989: Duvarın Yıkılışı: </strong>Berlin Duvarı'nın yıkılışı, 9 Kasım 1989'da beklenmedik bir şekilde gerçekleşti. Doğu Alman hükümeti, sınırlamaların gevşetilmesini açıklamak için bir basın konferansı düzenledi, ancak yanlışlıkla sınırlamaların hemen kaldırıldığını açıkladılar. Bu açıklama üzerine binlerce Doğu Alman, duvarın kontrol noktalarına akın etti ve duvarı aşarak Batı Berlin'e geçti.</span></span></p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/image.jpg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Yanlış Anlaşma Dönemin Sonunu Getirdi</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Berlin Duvarı'nın yıkılmasına yol açan olaylar, 9 Kasım 1989 gecesi beklenmedik bir şekilde başladı ve dünya genelinde büyük bir yankı uyandırdı. Bu olaylar şu şekilde gelişti:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Soğuk Savaş dönemindeki Berlin, Doğu ve Batı Almanya arasındaki keskin bir ideolojik ve fiziksel bölünmeyi yansıtan bir semboldü. 9 Kasım 1989 akşamı, Berlin Duvarı'nın beklenmedik bir şekilde yıkılmasına yol açacak olaylar zincirinin başlangıcını oluşturdu. O gün, Doğu Almanya hükümeti, yeni seyahat kurallarını açıklamak amacıyla bir basın konferansı düzenledi. Konferansın özeti, Doğu Alman vatandaşlarının vize almadan Batı Almanya'ya seyahat edebileceği yönündeydi. Ancak bu basit gibi görünen açıklama, yanlışlıkla verilen bir cevap nedeniyle tarihi bir olayın fitilini ateşledi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Günter Schabowski adındaki Doğu Alman hükümet sözcüsü, basın konferansının ilerleyen anlarında beklenmedik bir şekilde bir gazetecinin "Yeni seyahat kuralları ne zaman yürürlüğe girecek?" sorusuna yanıt verirken karıştı. Schabowski, "Hemen, derhal" yanıtını verdi. Bu cevap, Doğu Alman hükümetinin yeni kuralların ne zaman yürürlüğe gireceği konusunda kesin bir tarih belirlemediği gerçeğine dayanıyordu, ancak Schabowski'nin ifadesi bu kadar kesin ve anlaşılır olunca olaylar hızla kontrolden çıktı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu yanlışlıkla verilen yanıt hızla yayıldı ve Berlin'deki Doğu Almanlar arasında büyük bir heyecan yarattı. İnsanlar, hemen Berlin Duvarı'na akın etmeye başladılar, çünkü artık sınırların açık olduğuna inanıyorlardı. Duvarın kontrol noktalarına koşan kalabalıklar, sınırları aşmaya başladılar. Doğu Alman sınır görevlileri, bu hızlı gelişmeler karşısında şaşkına dönmüştü ve durumu kontrol etmekte güçlük çekiyordu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu basın konferansı hatası, Berlin Duvarı'nın yıkılmasının tetikleyicilerinden biri olarak kabul edilir. Bu beklenmedik olaylar zinciri, duvarın yıkılmasına ve Soğuk Savaş'ın sonuna yol açtı. Basın Konferansı Hatası, insanların özgürlük ve birlik arayışının sembolü haline geldi ve dünya genelinde büyük bir sevinçle karşılandı. Berlin Duvarı'nın yıkılması, Almanya'nın birleşmesine ve tüm dünyada umut ve değişim için bir ilham kaynağı oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Coşku ve Kutlamalar</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sınırların açılmasıyla birlikte Berlin Duvarı'nın üzerine çıkan insanlar, duvarın beton parçalarını sökmeye başladılar. Bu olaylar coşku içinde gerçekleşti ve insanlar tarihî bir anın içinde bulduklarını hissettiler. Doğu ve Batı Berlinliler bir araya geldiler, dans ettiler, şarkı söylediler ve bayraklarla kutlamalar yaptılar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Dünya Genelinde Tepki</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Berlin Duvarı'nın yıkılması, dünya genelinde büyük bir yankı uyandırdı. Dünya liderleri olayı memnuniyetle karşıladılar ve Soğuk Savaş'ın sona erdiği hissine kapıldılar. Bu olay, demokrasi, özgürlük ve insan hakları için yapılan mücadelelerin bir zaferi olarak kabul edildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Neler değişti?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Berlin Duvarı'nın yıkılması, dünya tarihindeki önemli bir dönüm noktasını temsil etti ve birçok değişikliği tetikledi. İşte Berlin Duvarı'nın yıkılmasının ardından Almanya ve dünyada meydana gelen bazı önemli değişiklikler:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Almanya Birleşti</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Berlin Duvarı'nın yıkılmasının en belirgin sonuçlarından biri, Doğu ve Batı Almanya'nın birleşmesiydi. 3 Ekim 1990'da Almanya resmen birleşti ve Federal Almanya Cumhuriyeti olarak yeniden kuruldu. Bu, 45 yıl süren bölünmeyi sona erdirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Soğuk Savaş'ın Sonu</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Berlin Duvarı'nın yıkılması, Soğuk Savaş'ın sona erdiğinin bir işareti olarak kabul edildi. Batı ve Doğu Bloku arasındaki gerilim azaldı ve Sovyetler Birliği'nin çöküşüne yol açan sürecin başlangıcını oluşturdu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Avrupa'da Değişimler</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Berlin Duvarı'nın yıkılması, Avrupa coğrafyasında büyük değişikliklere neden oldu. Doğu Avrupa ülkeleri bağımsızlıklarını kazanmaya ve demokratik reformlar yapmaya başladı. Bu, Sovyet etkisi altındaki ülkelerin bağımsızlık mücadelelerini hızlandırdı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>NATO ve Varşova Paktı</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Berlin Duvarı'nın yıkılmasının ardından, Varşova Paktı çöktü ve Doğu Bloku ülkeleri bağımsızlıklarını ilan etti. Bu, NATO ve Varşova Paktı gibi askeri ittifakların rolünü yeniden değerlendirmelerine ve birçok ülkenin NATO'ya katılmasına yol açtı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Küreselleşme ve Ekonomik Entegrasyon</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Almanya'nın birleşmesi, Avrupa Birliği'nin (AB) oluşumunu hızlandırdı. Berlin Duvarı'nın yıkılmasının ardından, Avrupa'da daha fazla ekonomik entegrasyon ve serbest ticaret gerçekleşti. Ayrıca, Doğu Avrupa ülkeleri AB'ye üyelik başvurularında bulundu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Dünya Genelinde Sevinç ve Umut</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Berlin Duvarı'nın yıkılması, dünya genelinde büyük bir sevinç ve umut yarattı. Bu olay, özgürlük, insan hakları ve demokrasi için mücadele edenler için bir ilham kaynağı oldu. Dünya liderleri ve halklar, Berlin Duvarı'nın yıkılmasını tarihi bir dönüm noktası olarak gördüler.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Artan İnsan Hareketliliği</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Berlin Duvarı'nın yıkılmasının ardından Doğu ve Batı Almanya arasındaki sınırlar açıldı. Bu, insanların serbestçe seyahat etmesine ve aileleriyle yeniden bir araya gelmesine olanak tanıdı. Aynı zamanda Almanya'ya dışarıdan gelen göçü artırdı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Berlin Duvarı'nın yıkılması, 20. yüzyılın sonlarına doğru dünyanın siyasi, ekonomik ve kültürel haritasını yeniden çizen bir dizi olayın başlangıcını işaret etti. Bu olay, demokrasi, özgürlük ve insan hakları için bir zafer olarak kabul edilir ve dünya genelinde büyük bir sembolik öneme sahiptir.</span></span></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/iran-islam-devriminde-neler-yasandi-902</link>
            <category>NELER YAŞANDI</category>
            <pubDate>Mon, 18 Sep 2023 14:34:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İran İslam Devrimi'nde neler yaşandı?</h1>
                        <h2>İran İslam Devrimi, 1979 yılında gerçekleşen ve İran'ı kökten değiştiren tarihi bir olaydır. İran tarihindeki en önemli siyasi dönüşümlerden biri olan bu devrim, Pehlevi Monarşisi'ni sona erdirerek İslam Cumhuriyeti'ni kurmayı hedeflemiş ve büyük bir toplumsal, siyasi ve dini dönüşümün habercisi olmuştur.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/09/iran-islam-devriminde-neler-yasandi-1695037386.webp">
                        <figcaption>İran İslam Devrimi'nde neler yaşandı?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt">İran İslam Devrimi, 1979 yılında İran'da gerçekleşen ve Pehlevi Monarşisi'ni sona erdirerek İslam Cumhuriyeti'ni kurma amacını taşıyan tarihi bir olaydır. Bu devrim, İran'ın modern tarihindeki en önemli ve etkili siyasi değişikliklerden biridir. İşte İran İslam Devrimi'nin detaylı hikayesi:</span></span></h2>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><strong>Arkaplan</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt">İran İslam Devrimi'nin arka planı, İran'da yıllarca süren politik, ekonomik ve toplumsal sorunlarla şekillenmiştir. İran, 20. yüzyılın başından itibaren dönüşümler yaşamış, Pehlevi hanedanının iktidarına gelmiş ve bu süreç boyunca modernleşme çabaları ve dış müdahalelerle karşı karşıya kalmıştır. Shah Muhammed Rıza Pehlevi'nin otoriter yönetimi, toplumun büyük bir kesiminde hoşnutsuzluğa neden oldu. Ayrıca, Batı ile yakın ilişkileri ve petrol gelirlerinin adaletsiz dağılımı da sorunların bir parçasıydı.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><strong>Ayetullah Humeyni ve İslam Karşıtı Hareketler</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt">İslam Devrimi'nin liderlerinden biri olan Ayetullah Ruhullah Humeyni, İran'da İslam'a dayalı bir hükümetin kurulması gerektiğini savunarak, halk arasında büyük bir destek kazandı. Humeyni, şahın düşmanı olarak kabul edildi ve İslam'a dayalı bir devletin önderi olarak saygı gördü.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/1_Zj1Qq8tBqvX-fZq_O80vlg.jpg" style="height:539px; width:800px" /></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><strong>Kitlesel Protestolar ve Şiddet</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt">İslam karşıtı protestolar 1977 yılında başladı ve hızla yayıldı. İran halkı, politik özgürlüklerin ve ekonomik adaletin eksikliğini protesto etmek için sokaklara döküldü. Gösteriler zamanla şiddete dönüştü ve güvenlik güçleri ile çatışmalara yol açtı.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><strong>Şahın Sürgünü</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt">İran İslam Devrimi'nin temel taşlarından biri, ülkedeki otoriter ve seküler yönetimi temsil eden Şah Muhammed Rıza Pehlevi'nin sürgün edilmesiydi. Şah, 1970'lerin ortalarından itibaren, ülkedeki politik ve toplumsal değişikliklere tepki olarak büyük bir protesto ve muhalefet dalgasıyla karşı karşıya kaldı. Şah'ın modernleşme ve sekülerleşme politikaları, özellikle dini liderler ve muhalefet grupları tarafından eleştiriliyordu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt">1978 yılında İran'da büyük çaplı protestolar ve ayaklanmalar patlak verdi. İnsanlar, Şah'ın otoriter yönetimine ve Amerika Birleşik Devletleri ile sıkı ilişkilerine karşı öfke ve hoşnutsuzluklarını ifade ettiler. Ayetullah Humeyni'nin önderliğindeki dini liderler, bu protestolara destek verdi ve halkı şahın yönetimine karşı birleştirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt">Şiddetli çatışmaların ve halk ayaklanmalarının ardından Şah, 1979 yılında İran'ı terk etmek zorunda kaldı. İlk olarak Mısır'a sığındı, ardından Amerika Birleşik Devletleri'ne gitmek istedi, ancak ABD Başkanı Jimmy Carter, Şah'ı kabul etmek istemedi. Sonuç olarak, Şah, Meksika'ya sığınmak zorunda kaldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/2-25-19-iran-revolution-e1551262961835.jpg" style="height:500px; width:800px" /></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><strong>Humeyni'nin Dönüşü ve Devrimin Tamamlanması</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt">Ayetullah Humeyni, İran İslam Devrimi'nin önde gelen dini liderlerinden biriydi ve bu devrimin ideologu olarak kabul ediliyordu. O sürgündeyken, İran'daki muhalefetin lideri ve devrimin sembolü haline geldi. Humeyni'nin sesi, teyp kasetleri ve basın yoluyla halka ulaştı ve onun liderliği altında birleşen birçok İslamcı ve muhalefet grupları, Şah'a karşı devrimci bir ittifak oluşturdu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt">Humeyni'nin dönüşü, 1 Şubat 1979 tarihinde Tahran'a gerçekleşti. Bu olay büyük bir coşku ve kutlamalarla karşılandı. Halkın ve devrimcilerin büyük desteği ile devrim tamamlandı. İslam Devrimi'nin zaferi, Şah'ın Meksika'ya sürgün edilmesi ve devrimci liderlerin İran'da kontrolü ele geçirmesiyle somutlaştı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/IMG22304785.jpg" style="height:450px; width:750px" /></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt">Devrimin tamamlanmasının ardından, 1 Nisan 1979 tarihinde bir referandum düzenlendi ve İran halkının büyük çoğunluğu İslam Cumhuriyeti'ni kabul etti. Ayetullah Humeyni, İslam Cumhuriyeti'nin lideri olarak ilan edildi ve İran'ı dini temelde yönetmeye başladı. Bu dönemde İslam devrimi, İran'ın siyasi, toplumsal ve kültürel yapısını kökten değiştirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt">İran İslam Devrimi, modern dünya tarihindeki en önemli devrimlerden biri olarak kabul edilir ve Ayetullah Humeyni'nin dönüşü ve Şah'ın sürgünü, bu devrimin temel kilometre taşlarından biri olarak tarihe geçti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt">Amerikan Büyükelçiliği Krizi, 4 Kasım 1979'da İran'da patlak veren ve 444 gün süren bir diplomatik krizdir. Bu kriz, İran İslam Devrimi'nin ardından Amerikan Büyükelçiliği'nin işgal edilmesiyle başladı ve Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki ilişkileri kökten değiştirdi. İşte Amerikan Büyükelçiliği Krizi'nin detayları:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/Iran_hostage_crisis_-_Iraninan_students_comes_up_U_S__embassy_in_Tehran.jpg" style="height:602px; width:800px" /></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><strong>Amerikan Büyükelçiliği'nin İşgali</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt">Krizin temel olayı, İran İslam Devrimi'nin ardından Amerikan Büyükelçiliği'nin işgal edilmesiydi. İran İslam Devrimi, Ayetullah Ruhullah Humeyni'nin liderliği altında gerçekleşti ve Şah Muhammed Rıza Pehlevi'yi devirdi. Devrimci öğrenciler ve halk, Amerika Birleşik Devletleri'ni, Şah'ı desteklemekle suçladılar ve Büyükelçilik binasını işgal ettiler.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><strong>Diplomatik Krizin Başlaması</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt">4 Kasım 1979'da, İranlı öğrenciler Amerikan Büyükelçiliği'ne girdiler ve büyükelçilik personelini rehin aldılar. Rehin alınanlar arasında Amerikan diplomatlarının yanı sıra İranlı Amerikalılar da vardı. İran hükümeti, öğrencilerin eylemlerini desteklediğini açıkladı ve diplomatik kriz başladı.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><strong>Rehinelerin Serbest Bırakılması Süreci</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt">Rehin alınan Amerikalılar 444 gün boyunca rehin tutuldular. Bu süre boyunca, krizin diplomatik bir çözüm yolu arayışları sürdü, ancak sonuçsuz kaldı. Kriz sırasında Amerika Birleşik Devletleri, İran'ı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne şikayet etti ve diplomatik baskı uyguladı.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><strong>Krizin Sonlanması</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt">Krizin sonlanması için uzun ve karmaşık bir süreç gerekti. En nihayetinde, İran-Irak Savaşı'nın (1980-1988) başlaması ve içsel baskılar nedeniyle İran, rehineleri serbest bırakma kararı aldı. 20 Ocak 1981'de, Ronald Reagan'ın Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olarak göreve başlamasının hemen ardından rehineler serbest bırakıldılar. Serbest bırakılan rehineler, Amerika Birleşik Devletleri'ne döndüler, ancak uzun süreli rehin tutulma deneyimi derin etkiler bıraktı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt">Amerikan Büyükelçiliği Krizi, Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki diplomatik ilişkilerin kopmasına neden oldu. İki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler, krizin ardından hiçbir zaman normale dönmedi. Kriz, Amerika Birleşik Devletleri'nin İran'a karşı ekonomik yaptırımlar uygulamasına ve İran'ın uluslararası izolasyonuna yol açtı. Ayrıca, kriz, Amerikan halkı üzerinde de derin etkiler bıraktı ve Amerika Birleşik Devletleri'nde İran'a karşı olumsuz bir algı oluşturdu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt">Amerikan Büyükelçiliği Krizi, tarihsel olarak Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasındaki ilişkilere dair bir dönüm noktası olarak kabul edilir ve hala İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ilişkileri etkileyen bir faktördür.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/screenshot-editor_wix__com-2017-05-18-09-47-02.jpeg" style="height:800px; width:607px" /></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><strong>İran İslam Devriminin Sonuçları</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt">İran İslam Devrimi, hem İran içinde hem de uluslararası düzeyde önemli değişikliklere neden olan tarihsel bir olaydır. İşte İran İslam Devrimi'nin sonuçları ve bu sonuçların İran, Ortadoğu ve dünya için neleri değiştirdiği hakkında bir göz atalım:</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><strong>İran İçindeki Değişiklikler:</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><strong>Dini Liderliğin Egemenliği:</strong> İslam İnkılabı'nın zaferi, İran'ı bir İslam Cumhuriyeti haline getirdi ve ülkenin en üst düzey lideri Ayetullah Ali Hamaney gibi dini liderlere büyük yetkiler verdi. İran'da dini liderlik, siyasi ve toplumsal hayatın merkezine yerleşti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><strong>Seküler Otoritenin Sonu: </strong>Devrim, Şah Muhammed Rıza Pehlevi'nin seküler yönetimini sona erdirdi ve laikleşmiş kurumları ortadan kaldırdı. İran'da artık dini kurumlar ve liderler, devletin ve toplumun belirleyici unsurları haline geldi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><strong>Toplumsal Değişim:</strong> İslam İnkılabı, toplumun dini ve ahlaki değerlere daha fazla vurgu yapmasına neden oldu. Kadınların rolü ve giyim tarzları gibi toplumsal konularda da önemli değişiklikler yaşandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><strong>İslami Kanunlar:</strong> İslam İnkılabı sonucunda İslam hukuku ve şeriat hükümleri ülkenin yasal sisteminin temelini oluşturdu. İran'da İslam'a dayalı hukuk ve mahkemeler kuruldu.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><strong>Ortadoğu ve Bölgesel Değişiklikler:</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><strong>İslamcı Hareketlerin Yükselmesi:</strong> İran İslam Devrimi, diğer Müslüman ülkelerdeki İslamcı hareketleri teşvik etti. İslamcı gruplar, İran'daki devrimi bir örnek olarak gördüler ve benzer değişiklikler için mücadele etmeye başladılar.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt">İran'ın Bölgesel Rolü: İran İslam Devrimi, İran'ın bölgesel güç olarak yükselmesine neden oldu. İran, Orta Doğu'da etkili bir aktör haline geldi ve diğer Müslüman ülkelerle ilişkilerini güçlendirdi. Bununla birlikte, bu durum İran'ın bölgesel rekabetlere yol açtı, özellikle Suudi Arabistan ile.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><strong>Dünya Çapındaki Değişiklikler:</strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><strong>İran-ABD İlişkileri:</strong> İran İslam Devrimi, İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ilişkileri derinden etkiledi. ABD, İran'daki Amerikan Büyükelçiliği krizi ve rehin alma olayları nedeniyle İran ile diplomatik ilişkilerini koparttı ve İran'a ekonomik yaptırımlar uygulamaya başladı. Bu kriz, İran ve ABD arasındaki güven sorunlarının derinleşmesine yol açtı.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><strong>Petrol ve Ekonomik Etkiler:</strong> İran İslam Devrimi, petrol üretimini etkiledi ve petrol fiyatlarını artırdı. Dünya ekonomisi üzerindeki etkisi büyüktü, çünkü İran önemli bir petrol ihracatçısıydı.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><strong>Küresel İslamcı Hareketler: </strong>İslam İnkılabı, dünya genelindeki İslamcı hareketlere ilham kaynağı oldu. İslamcı terör örgütleri, İran'daki devrimi ve İslamcı değerleri benimsedi ve kendi mücadelelerini meşrulaştırmak için bu örnekten faydalandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt">İran İslam Devrimi, sadece İran için değil, aynı zamanda Ortadoğu ve dünya genelindeki siyasi, dini ve ekonomik dinamikler için de önemli sonuçlar doğurdu. Bu sonuçlar, hala İran ve dünya siyaseti üzerinde etkisini sürdürmektedir.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/satilik-dinozor-var-901</link>
            <category>GÜNCEL HABERLER</category>
            <pubDate>Mon, 18 Sep 2023 11:23:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Satılık dinozor var</h1>
                        <h2>Evinizin oturma odasında bir dinozorunuz olsun ister misiniz? Yaklaşık 150 milyon yıl önceki Geç Jura dönemine ait, alışılmadık derecede iyi korunmuş bir dinozor iskeleti, önümüzdeki ay Paris'te açık artırmada satışa çıkacak.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/09/satilik-dinozor-var-1695026387.webp">
                        <figcaption>Satılık dinozor var</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Yaklaşık 150 milyon yıl önceki geç Jura dönemine ait olan ve adını paleontolog Barry James'ten alan Barry olarak bilinen dinozor iskeleti, önümüzdeki ay Paris'te düzenlenecek bir müzayedede yeni bir sahibini bulacak. İlk kez 1990'lı yıllarda ABD'nin Wyoming eyaletinde bulunan bu dinozor iskeleti, Barry James tarafından 2000 yılında ilk olarak restore edildi.</p>

<p>Barry, geçen yıl İtalyan laboratuvar Zoic tarafından satın alındı ve 2,10 metre yüksekliğinde ve 5 metre uzunluğundaki iskelet üzerinde ileri düzeyde restorasyon çalışmaları yapıldı. Barry'nin nadir bulunan mükemmel korunmuşluğu, onu özel kılan bir özellik olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Satışın gerçekleşeceği Hotel Drouot'dan Alexandre Giquello, "Bu son derece iyi korunmuş bir örnek ve oldukça nadir bulunuyor" dedi. Özellikle kafatasının yüzde 90 oranında tamamlandığını, iskeletin geri kalanının ise yüzde 80 oranında tamamlandığını belirtti.</p>

<p>Giquello, dinozor iskeletlerinin sanat piyasasında nadir bulunduğunu ve dünya genelinde yılda sadece birkaç tane satışın gerçekleştiğini vurguladı. İskeletin Ekim ayı ortasında halka açık bir şekilde sergileneceğini ve müzayede sonucunda 1,28 milyon dolara kadar bir gelir elde etmesinin beklediğini açıkladı.</p>

<p>Barry iskeleti, dinozorların uzun tarihine ve paleontoloji bilimine olan ilginin bir yansıması olarak önemli bir müzayede parçası olacak gibi görünüyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/tc-merkez-bankasindan-yeni-bir-tl-adimi-900</link>
            <category>GÜNCEL HABERLER</category>
            <pubDate>Mon, 18 Sep 2023 10:42:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>TC Merkez Bankası'ndan yeni bir TL adımı</h1>
                        <h2>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, bankacılık sistemini Türk lirasını (TL) cazip kılacak şekilde dönüştüren adımlarına kararlılıkla devam ediyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/09/tc-merkez-bankasindan-yeni-bir-tl-adimi-1695022959.webp">
                        <figcaption>TC Merkez Bankası'ndan yeni bir TL adımı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Bankacılık sisteminde TL payını artırma ve TL'yi tasarruf aracı haline getirme amacını kararlılıkla sürdüren TCMB, mevcut düzenlemede yaptığı revizyonlarla bu amacını pekiştirirken, bazı teşvik ve uygulama kolaylıkları da getirdi.</p>

<p>Merkez Bankası, yerel para TL'yi güçlendirmeye yönelik olarak hem standart TL mevduatı destekleyen hem de kur korumalı hesaplardan standart TL mevduata geçişi özendiren yeni adımlar attı.</p>

<p>TCMB'nin bankalara gönderdiği uygulama talimatına göre, (gerçek kişiler için) TL payı artış hedefi yükseltildi.</p>

<p>TCMB, ağustos ayında menkul kıymet ve zorunlu karşılık uygulamalarında kur korumalı hesapların TL mevduata dahil olduğu TL payı rasyosunu yürürlükten kaldırmış, yerine kur korumalı hesapları TL mevduat olarak dikkate almayan ve standart yerel para olan TL mevduatın toplam mevduat içindeki payını artırmayı hedefleyen yeni bir TL payı rasyosu getirmişti.</p>

<p>TL'ye geçişlerin hızlandığını gösteren veriler doğrultusunda gerçek kişiler için aylık yüzde 2 olarak belirlenen TL payı artış hedefi, yüzde 2,5'e yükseltildi.</p>

<p>Ayrıca, TL'ye geçiş ve yenileme ile TL payı hesaplamalarında revizyona gidildi. TL'ye geçiş ve yenileme oranında eksik kalan kısmın gerçek kişi dönüşüm hesaplarıyla tamamlanması mümkün hale getirildi.</p>

<p><strong>Komisyon uygulamasında TL'ye geçiş ve yenileme oranları esas alındı</strong></p>

<p>Ağustos ayında menkul kıymet ve zorunlu karşılık uygulamalarında yürürlükten kaldırılan eski TL payı rasyosuna göre komisyon uygulaması da sona erdirildi. Komisyon uygulamasında, TL'ye geçiş ve yenileme oranları belirleyici olacak.</p>

<p>Uygulama talimatına göre, TL'ye geçiş ve yenileme oranı yüzde 100'ün altında olan bankalara yıllık yüzde 8 oranında, yüzde 100'ün üzerinde olan bankalara ise yıllık en fazla yüzde 4 olacak şekilde TL'ye geçiş oranına göre komisyon uygulanacak.</p>

<p><strong>Harcama mukabili kredilerde muafiyet sınırı yükseltildi</strong></p>

<p>İhracat, yatırım ve KOBİ kredilerinde 50 bin TL'nin üzerinde kredi kullandırılması durumunda kredinin belirlenen harcama alanlarında kullanıldığının belgelenmesi gerekiyor, aksi takdirde bankalar kredinin yüzde 30'u oranında menkul kıymet tesis ediyor ve bu krediler kredi büyümesi sınırına dahil oluyor.</p>

<p>Kredi akışını rahatlatmak amacıyla bu krediler için fatura muafiyet sınırı 250 bin TL'ye yükseltildi.&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/cocugunuzun-okul-cantasi-omurga-sagligini-etkilemesin-899</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Mon, 18 Sep 2023 10:30:22 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Çocuğunuzun Okul Çantası Omurga Sağlığını Etkilemesin</h1>
                        <h2>Okul zili çaldı, yeni eğitim öğretim yılı heyecan ve coşkuyla başladı bile.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/09/cocugunuzun-okul-cantasi-omurga-sagligini-etkilemesin-1695022222.webp">
                        <figcaption>Çocuğunuzun Okul Çantası Omurga Sağlığını Etkilemesin</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p></p>

<p>Ebeveynler çocuklarının yaş gruplarına göre tüm listeleri tamamlama telaşında. Özellikle okul çantası;    ihtiyaçlar listesinde ilk sırada yer alıyor. Sırtta veya elde taşınacak olan okul çantalarının çocuğun omurga sağlığı üzerindeki etkisi ve bunu en sağlıklı şekilde ayarlama yapma görevi ise anne babalara düşüyor. Peki o halde okul çantası konusunda nelere dikkat edilmeli, neler yapılmalı?</p>

<p><strong>Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden, Doç. Dr. Sinan Karaca ‘okul çantası kullanımının omurga sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri ve alınabilecek önlemler’e dikkat çekti</strong></p>

<p>Okul çantası, birçok öğrencinin günlük yaşamının ayrılmaz bir parçasıdır. Öğrencilerin kitaplar, defterler, kırtasiye malzemeleri ve hatta bazen dizüstü bilgisayarlar gibi önemli eşyalarını taşımak için kullandığı bu çantalar, çocukların eğitim hayatında vazgeçilmezleridir. Bununla birlikte, okul çantalarının yanlış kullanımı veya aşırı ağırlıkla doldurulması, çocukların sağlığına zarar verebilecek ciddi sorunlara yol açabilir.</p>

<p><strong>Okul çantasının çocukların omurga sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri nelerdir?</strong></p>

<p>Okul çantasının ağırlığı ve yanlış kullanımı, çocukların omurga sağlığına zarar verebilir. İşte bu olumsuz etkilerin bazıları:</p>

<p><strong>Bel ve Sırt Ağrıları:</strong> Aşırı ağırlık taşıma veya yanlış taşıma biçimleri, çocuklarda bel ve sırt ağrılarına yol açabilir.</p>

<p><strong>Kötü Duruş Alışkanlıkları:</strong> Ağır çantaları tek omuzda taşıma veya eğilmiş bir şekilde yürüme, çocuklarda kötü duruş alışkanlıklarına neden olabilir.</p>

<p><strong>Omurga Deformiteleri:</strong> Hızlı büyüme döneminde çocukların omurgası hızla gelişir. Aşırı ağırlık taşımak veya yanlış taşıma biçimleri, omurga deformitelerine sebep olabilir.</p>

<p><strong>Sinir Sıkışmaları:</strong> Ağır çantaların neden olduğu sürekli baskı, omurga etrafındaki sinirleri sıkıştırabilir.</p>

<p><strong>Omurga Esnekliğinin Azalması:</strong> Yanlış taşıma biçimleri, omurganın doğal esnekliğini azaltabilir.</p>

<p><strong>Okul çantalarının çocukların omurga sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini gidermek için neler yapılabilir?</strong></p>

<p><strong>Doğru Çanta Seçimi:</strong> Çocuğunuz için uygun bir okul çantası seçmek önemlidir. Omuz askıları rahat ve ayarlanabilir olmalıdır. Sırt çantası şeklinde tasarlanmış çantalar, yükü daha iyi dağıttığından omurga sağlığı için daha uygun bir seçenektir.</p>

<p><strong>Ağırlık Kontrolü:</strong> Okul çantasının ağırlığı, çocuğun vücut ağırlığının %10’unu geçmemelidir. Ağırlığı kontrol etmek için çocuklarınıza düzenli olarak çanta içeriğini gözden geçirmelerini ve gereksiz eşyaları çıkarmalarını öğretmelisiniz.</p>

<p><strong>Dengeli Taşıma:</strong> Okul çantasının omuz askıları, çantanın her iki omuza eşit olarak dağıtılmasını sağlamalıdır. İki omuz askısının kullanılması, yükün eşit olarak taşınmasına yardımcı olur.</p>

<p><strong>Ara Sıra Mola Verme:</strong> Çocuğunuzun okul çantasını her zaman sırtında taşımasını engellemek için, ara sıra çantayı yerde veya bir masada dinlendirmesini teşvik edin. Bu, omurga üzerindeki sürekli baskıyı azaltacaktır.</p>

<p><strong>Egzersiz ve Doğru Duruş:</strong> Çocuklarınıza düzenli egzersiz yapmalarını ve doğru duruş alışkanlıkları kazanmalarını öğretin. Bu alışkanlıklar, omurga sağlığına olumlu katkılarda bulunur.</p>

<p>Sonuç olarak, okul çantası kullanımında dikkatli olunması ve çocuklara doğru taşıma teknikleri öğretilmesi son derece önemlidir. Omurga sağlığını korumak için çocukların omuzlarına yüklenen ağırlık kontrol edilmeli ve çantalar doğru şekilde taşınmalıdır. Unutmayın, çocukların sağlığı geleceğin teminatıdır ve bu nedenle omurga sağlığını korumak, uzun vadeli bir yatırımdır.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/turksat-6a-icin-heyecan-zirvede-898</link>
            <category>TEKNOLOJİ</category>
            <pubDate>Mon, 18 Sep 2023 10:29:54 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>TURKSAT 6A için heyecan zirvede</h1>
                        <h2>TÜRKSAT 1B ile başlayan Türkiye'nin uydu serüveni şimdi haberleşme uydusu TÜRKSAT 6A ile zirveye ulaşıyor. Mevcut takvime göre 16 Haziran 2024 tarihinde uzaya fırlatılması planlanıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/09/turksat-6a-icin-heyecan-zirvede-1695022194.webp">
                        <figcaption>TURKSAT 6A için heyecan zirvede</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>TÜRKSAT 1B ile başlayan Türkiye'nin uydu serüveni şimdi haberleşme uydusu TÜRKSAT 6A ile zirveye ulaşıyor. Mevcut takvime göre 16 Haziran 2024 tarihinde uzaya fırlatılması planlanıyor.</p><p><strong>ANKARA (İGFA) - </strong>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye'nin 21. yüzyılın başında dünya sahnesinde daha etkin bir rol oynamak amacıyla uzay alanındaki çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü belirtti.</p>

<p>Bakan Uraloğlu, ülkenin uydu yayıncılığı serüveninin TÜRKSAT 1B ile başladığını ve şimdi ilk yerli haberleşme uydusu olan TÜRKSAT 6A ile zirveye ulaştığını ifade ederek, Türkiye Yüzyılının başlangıcında dünyada söz sahibi olmak için uzayda iz sahibi olma hususunda kararlılıkla çalışmalarımıza devam ettiklerini kaydetti.&nbsp;</p>

<p><strong>TÜRKSAT 6A TEKNİK ÖZELLİKLERİ</strong></p>

<p>TÜRKSAT 6A, tamamlandığında 42 doğu boylamında hizmet verecek ve yer merkezli bir yörüngede, 35 bin 786 kilometre uzaklıkta konumlanacak. 7,5 kW güce sahip yerli ve milli haberleşme uydusu, 20 aktarıcı ile donatılacak. Uydu, Ku bantta hizmet verecek ve önceki uyduların erişmediği Güney-Doğu Asya gibi bölgelere de ulaşım sağlayacak.</p>

<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye'yi dünya üzerinde haberleşme uydusu üretebilen ilk 11 arasına taşıyacak olan TÜRKSAT 6A haberleşme uydunun tamamlandığında, 42 doğu boylamında hizmet vereceğini belirterek, "TÜRKSAT 6A uydumuz Ku bantta hizmet verecektir ve daha önceki TÜRKSAT uyduları ile kapsanmayan Güney-Doğu Asya gibi yeni coğrafyalara da hizmet sunacaktır. Uydumuzun görev süresi 15 yıl olarak planlanmıştır. Uçuş Bilgisayarı, Güç Dağıtım Birimi, Elektrikli İtki Motoru, Yakıt Tankı, Güç İşleme ve Kontrol Birimi gibi kritik bileşenlerin yerli imkanlar ile üretilmesi ve yüksek yerlilik oranı ile uydu ve uzay sektöründe dışa bağımlılığı azaltacaktır" dedi.</p>

<p><img height="501" src="https://www.igfhaber.com/static/tu/turksat6a-1694958611-153.jpeg" width="750" /></p>

<p><strong>TÜRKSAT 6A'DA TAMAMLANAN ÇALIŞMALAR</strong></p>

<p>TÜRKSAT 6A projesinin, TÜRKSAT, SSB ve TUSAŞ iş birliğiyle yürütüldüğünü kaydeden Bakan Uraloğlu, TÜRKSAT-6A uydusunun montaj, entegrasyon ve testleri, TÜRKSAT, SSB ve TUSAŞ iş birliğiyle devam ediyor.</p>

<p>Şu anda; Isıl Yapısal Yeterlilik Modeli, Mühendislik Modeli ve Uçuş Modeli olmak üzere 3 ayrı model üretimi planlanan TÜRKSAT 6A uydu projesinde, Isıl Yapısal ve Mühendislik Modellerinin üretim, entegrasyon ve testleri tamamlandı.</p>

<p><strong>YAPILACAK ÇALIŞMALAR</strong></p>

<p>Bakan Uraloğlu, TÜRKSAT 6A'nın 31 Mart 2024'te nakliyeye hazır hale gelmesinin hedeflendiğini ve fırlatma için Space X firması ile Temmuz 2021'de yapılan sözleşme gereği 16 Haziran 2024'te uzaya fırlatılmasının planlandığını açıkladı.</p>

<p><strong>TÜRKSAT 6A SEVK VE FIRLATMA TARİHLERİ</strong></p>

<p>TÜRKSAT 6A'nın 31 Mart 2024 tarihinde nakliyeye hazır hale gelmesini hedeflediklerini de kaydeden Bakan Uraloğlu, Space X firması ile TÜRKSAT 6A fırlatma hizmetleri temini sözleşmesi Temmuz 2021 tarihinde imzalanmış ve yürürlüğe girmiştir. Sözleşmeye bağlı koordinasyonlar bakanlığımız uhdesindeki TÜRKSAT tarafından yürütülmektedir. Mevcut takvime göre de 16 Haziran 2024 tarihinde uzaya fırlatılmasını planlıyoruz dedi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/erdogan-elon-musk-ile-bulustu-897</link>
            <category>TÜRKİYE</category>
            <pubDate>Mon, 18 Sep 2023 10:29:05 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Erdoğan, Elon Musk ile buluştu</h1>
                        <h2>TC Cumhurbaşkanı Erdoğan,  Tesla ve SpaceX şirketlerinin kurucusu Elon Musk ile New York’taki Türkevi’nde bir araya geldi. Erdoğan, Tesla'nın 7'nci fabrikasını Türkiye'de kurması için Musk'a çağrı yaptı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/09/erdogan-elon-musk-ile-bulustu-1695022145.webp">
                        <figcaption>Erdoğan, Elon Musk ile buluştu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan,  Tesla ve SpaceX şirketlerinin kurucusu Elon Musk’ı New York’taki Türkevi’nde kabul etti. Erdoğan, Tesla'nın 7'nci fabrikasını Türkiye'de kurması için Musk'a çağrı yaptı.</p><p><strong>ANKARA (İGFA) -&nbsp;</strong> Birleşmiş Milletler (BM) 78. Genel Kuruluna katılmak üzere New York'ta bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkevi'nde temaslarını sürdürüyor.</p>

<p>İletişim Başkanlığı'ndan aktarılan habere göre Cumhurbaşkanı Erdoğan, Elon Musk'ı kabul etti. Musk, kabule oğluyla geldi.</p>

<p>Basına kapalı kabulde Erdoğan, Musk'a, Türkiye'nin teknoloji alanındaki atılımlarını, Dijital Türkiye Vizyonu ve Ulusal Yapay Zeka Stratejisi'ni anlattı. Togg'un Türkiye'de yollara çıkmasıyla birlikte Tesla'nın da Türkiye pazarına girdiğini hatırlatan Erdoğan, Tesla'nın 7'nci fabrikasını Türkiye'de kurması için çağrı yaptı.</p>

<p><img height="470" src="https://www.igfhaber.com/static/f6/f6qyghxxiaa02ks-1695018193-818.jpeg" width="750" /></p>

<p>Musk, halihazırda çok sayıda Türk tedarikçi firmanın Tesla ile çalıştığını, Türkiye'nin sonraki fabrika için en önemli adaylar arasında olduğunu kaydetti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmeye ilişkin fotoğrafları sosyal medya hesabından paylaştı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/iste-spor-icin-en-uygun-saat-896</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Mon, 18 Sep 2023 10:27:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İşte Spor için en uygun saat</h1>
                        <h2>Sabahın erken saatlerinde yapılan sporlar, daha fazla yağ yakma ve iştah bastırma sebebiyle düşük kan basıncı, daha iyi uyku ve daha fazla kilo kaybı ile ilişkili olabilir. Araştırmalar, kişilerin rutinlerini bozması muhtemel dikkat dağılmalarından dolayı sabah egzersizi ile daha tutarlı olma eğiliminde olduklarını gösteriyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/09/iste-spor-icin-en-uygun-saat-1695022327.jpg">
                        <figcaption>İşte Spor için en uygun saat</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Sabahın erken saatlerinde yapılan sporlar, daha fazla yağ yakma ve iştah bastırma sebebiyle düşük kan basıncı, daha iyi uyku ve daha fazla kilo kaybı ile ilişkili olabilir. Araştırmalar, kişilerin rutinlerini bozması muhtemel dikkat dağılmalarından dolayı sabah egzersizi ile daha tutarlı olma eğiliminde olduklarını gösteriyor.</p>

<p><strong>İSTANBUL (İGFA) -&nbsp;</strong> Günün hangi saatleri spor için uygundur? Hangi saatlere dikkat edilmeli? Konuyla ilgili bilgiyi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Murat Şener verdi.</p>

<p>Öğleden sonra veya akşam yapılan sporlar vücut ısısı ve esneklikteki yükselişlerle ilişkilidir ve aerobik performansı ile birlikte gücü arttırmada daha iyi göründüğünü ifade eden Dr. Şener, "Fakat genel sağlık etkileri için egzersiz yapmak isteyenler için en iyi zaman, egzersizin en iyi şekilde yapılabildiği ve düzenli olarak yapmanıza izin veren zamandır. Amerikan Kalp Birliği, haftada en az 150 dakika orta şiddette veya 75 dakika şiddetli aerobik egzersiz önermektedir. Bunun dışında haftada üç kez direnç eğitimi eklemek de egzersiz yapan bireye daha fazla fayda sağlayabilir. Birçok değişken, günün saati, yeri, faaliyet türü ve sosyal ortam dahil başarılı bir egzersiz programına katkıda bulunur. Bununla birlikte, egzersizin fayda sağlamasında ki en önemli faktör devamlılıktır ve olumlu sonuçların elde edilmesi ile güçlü bir şekilde bağlantılıdır" diye konuştu.</p>

<p><img src="https://www.igfhaber.com/static/zz/zzz-murat-sener-foto-2-1695019378-566.jpeg" style="height:1001px; width:750px" /></p>

<p>"Sabah çalışıyorsanız, sabah sporu en iyisidir" diyen Şener, "Gece çalışan iseniz, günün ilerleyen saatlerinde egzersiz yapmak stresi atmak ve gevşetmek için çokta iyi olabilir. Çoğu insan için yatmadan hemen önce egzersiz yapmaktan kaçınmak en iyisidir, çünkü uyuma yeteneğinizi etkileyebilir. Kısacası, egzersiz için en uygun zaman, yapacak en fazla enerjiye ve motivasyona sahip olduğunuz zamandır. Neden egzersiz yaptığınıza bakılmaksızın, sizin için en uygun zamanı seçin ve buna bağlı kalın" diye konuştu.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/aquaman-ve-kayip-krallik-filminin-ilk-fragmani-yayinladi-895</link>
            <category>YAŞAM</category>
            <pubDate>Fri, 15 Sep 2023 14:46:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Aquaman ve Kayıp Krallık Filminin İlk Fragmanı Yayınladı!</h1>
                        <h2>Tüm zamanların en çok hasılat yapan DC filminin devam filmi ”Aquaman ve Kayıp Krallık”la geri dönüyor.  Başrollerinde Jason Momoa, Patrick Wilson, Amber Heard, Yahya Abdul-Mateen II ve Nicole Kidman’ın yer aldığı filmin ilk fragmanı ve posteri yayınlandı. </h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/09/aquaman-ve-kayip-krallik-filminin-ilk-fragmani-yayinladi-1694778402.webp">
                        <figcaption>Aquaman ve Kayıp Krallık Filminin İlk Fragmanı Yayınladı!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Tüm zamanların en çok hasılat yapan DC filminin devam filmi ”Aquaman ve Kayıp Krallık”la geri dönüyor. &nbsp;Başrollerinde Jason Momoa, Patrick Wilson, Amber Heard, Yahya Abdul-Mateen II ve Nicole Kidman’ın yer aldığı filmin ilk fragmanı ve posteri yayınlandı.&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Macera ve aksiyon tutkunlarının heyecanla beklediği “Aquaman and the Lost Kingdom / Aquaman ve Kayıp Krallık”, 22 Aralık tarihinde vizyona girecek.</strong></p>

<p>Tüm zamanların en çok hasılat yapan DC filmi “Aquaman”, ilk filmde yer alan tüm başrol oyuncularıyla geri dönüyor!</p>

<p>Aquaman’i ilk seferinde yenmeyi başaramayan Black Manta, babasının intikamını alma arzusuyla Aquaman’i sonsuza dek alt etme konusunda engel tanımayacaktır. Black Manta bu kez her zamankinden daha dişli bir düşmandır; elinde ise kadim ve kötücül bir gücü açığa çıkaran efsanevi Black Trident vardır. Aquaman bu güçlü düşmanı yenmek için, Atlantis’in eski Kralı olan hapisteki kardeşi Orm ile beklenmedik bir ittifak kurmayı seçer. Krallıklarını korumak ve Aquaman’in ailesini ve dünyayı geri dönüşü olmayan bir yıkımdan kurtarmak için iki üvey kardeşin anlaşmazlıklarını bir kenara bırakmaları gerekecektir.</p>

<p>Orijinal filmin kadrosundaki tüm başrol oyuncuları rollerine geri döndüler: Artık hem Atlantis Kralı hem de yeni baba olmuş biri olarak görevlerini dengeleyen Arthur Curry/Aquaman rolündeki Jason Momoa; Aquaman’in üvey kardeşi ve düşmanı olan ama şimdi gönülsüz de olsa onun müttefiki olarak yeni bir görev üstlenmek zorunda kalan Orm rolündeki Patrick Wilson; Atlantis’in Kraliçesi ve tahtın varisinin annesi Mera rolünde Amber Heard; Aquaman’i, ailesini ve Atlantis’i yok edip babasının intikamını almaya her zamankinden daha kararlı olan Black Manta rolünde Yahya Abdul-Mateen II; ve bir savaşçının kalbine sahip sert lider ve anne Atlanna rolünde Nicole Kidman. Ayrıca Kral Nereus rolündeki Dolph Lundgren ve Dr. Stephen Shin rolündeki Randall Park da yardımcı rollerini yeniden üstlendiler.</p>

<p>James Wan’ın yönettiği “Aquaman ve Kayıp Krallık”ın yapımcılığını Peter Safran, Wan ve Rob Cowan; uygulayıcı yapımcılığını ise Galen Vaisman ve Walter Hamada gerçekleşti.</p>

<p>Filmin, DC karakterlerine ve Paul Norris ile Mort Weisinger’ın yarattığı Aquaman’e dayanan hikayesini James Wan, David Leslie Johnson-McGoldrick, Jason Momoa ve Thomas Pa’a Sibbett kaleme aldı, David Leslie Johnson-McGoldrick senaryolaştırdı.&nbsp;</p>

<p>Wan’ın kamera arkasındaki başarılı yaratıcı ekibi ilk filmdeki usta sanatçılardan oluşuyor: Görüntü yönetiminde Don Burgess (“The Conjuring 2”), yapım tasarımında Bill Brzeski (“Jumanji: The Next Level”), kurguda Kirk Morri (“Furious 7”) ve kostüm tasarımında Richard Sale (“Doctor Strange in the Multiverse of Madness”, “Ready Player One”). Filmin müziklerini Rupert Gregson-Williams (“Wonder Woman”) besteledi. ”Aquaman ve Kayıp Krallık”ın müzik amirliğini Michelle Silverman (“Malignant”), görsel efektler amirliğini ise Nick Davis (“The Clash of the Titans” filmleri, “The Dark Knight”) üstlendi.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/operation-galuga-ile-efsane-yeniden-doguyor-894</link>
            <category>TEKNOLOJİ</category>
            <pubDate>Fri, 15 Sep 2023 14:46:36 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Operation Galuga ile Efsane Yeniden Doğuyor</h1>
                        <h2>Konami Digital Entertainment B.V. ve WayForward bugün itibarıyla efsanevi Contra run-’n’-gun (koş ve ateş et) serisinin yeni oyunu Contra: Operation Galuga’nın PlayStation®5, PlayStation®4 ve Xbox Series X|S, Xbox One, PC (Steam) ve Nintendo Switch™ platformlarına geleceğini duyurdu. Oldukça beğenilen Contra 4’ün arkasındaki stüdyo WayForward tarafından geliştirilen Contra: Operation Galuga’nın, 2024’ün başlarında dijital olarak piyasaya sürülmesi planlanırken konsollar için fiziksel bir sürümünün de yolda olduğu belirtilmekte.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/09/operation-galuga-ile-efsane-yeniden-doguyor-1694778396.webp">
                        <figcaption>Operation Galuga ile Efsane Yeniden Doğuyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Konami Digital Entertainment B.V. ve WayForward bugün itibarıyla efsanevi Contra run-’n’-gun (koş ve ateş et) serisinin yeni oyunu <em>Contra: Operation Galuga</em>’nın PlayStation®5, PlayStation®4 ve Xbox Series X|S, Xbox One, PC (Steam) ve Nintendo Switch™ platformlarına geleceğini duyurdu. Oldukça beğenilen Contra 4’ün arkasındaki stüdyo WayForward tarafından geliştirilen<em> Contra: Operation Galuga</em>’nın, 2024’ün başlarında dijital olarak piyasaya sürülmesi planlanırken konsollar için fiziksel bir sürümünün de yolda olduğu belirtilmekte.</p>

<p> </p>

<p><strong>Oyunun tanıtım fragmanını şu adreste görebilirsiniz:</strong> youtu.be/U_lZzXnKwWE </p>

<p> </p>

<p><em>Contra: Operation Galuga, </em>1980’lerdeki orijinal NES/arcade Contra oyununun kapsamlı bir yeniden yapımı olarak serinin klasik köklerine geri dönüyor. İkonik silahlar ve ortamlar, yeni aşamalar, düşmanlar, bosslar, oyun mekanikleri, iyileştirilmiş bir güçlendirme sistemi, modern grafikler ve seslerle buluşuyor.</p>

<p><em> </em></p>

<p>Oyunda hayranların favorisi elit Contra komandoları Bill Rizer ve Lance Bean, bir zamanlar barışçıl olan Galuga Adası’nı insanlığın kaderinin belirsiz olduğu topyekûn bir savaş alanına dönüştüren Red Falcon terörist grubuna karşı savaşmak üzere yeniden göreve çağırılıyorlar.</p>

<p> </p>

<p>Hikâye Modunda en fazla iki oyuncu beraber savaşmak için takım oluşturabilirlerken Arcade Mode’da en fazla dört oyuncu aralarında cangıl, şelale ve düşman üssünde bir uçan bisiklet üzerinde geçen maceralar bulunan sekiz aşama boyunca koşup, zıplayıp ateş ederken güçlerini birleştirebilir. Geniş atış, lazer ve güdümlü füzeler gibi ikonik silahlar oyuna geri dönüyor (artık daha fazla ateş gücü için aynı türden iki silahı istifleme olanağı da var) ve muhteşem Overload yeteneklerini ortaya çıkarmak için fazla silahlar feda edilebiliyor. Üç zorluk ayarı ve çeşitli ek meydan okuma seçenekleri sayesinde oyun, Contra’nın hem eski hem de yeni oyuncularına hitap etmeye aday.</p>

<p> </p>

<p><strong><u>Önemli Özellikler:</u></strong></p>

<ul>
	<li>Run-’n’-gun türünün öncüsü geri döndü, yeniden tasarlandı ve her zamankinden daha aksiyon dolu!</li>
	<li>Sekiz patlayıcı aşama! Ormana sızın, şelaleye tırmanın, uçan bisikletle düşman üssünden hızla geçin ve çok daha fazlası!</li>
	<li>Farklı yeteneklere sahip birden fazla oynanabilir karakter!</li>
	<li>Destansı, ekranı dolduran bölüm sonu canavarı savaşları!</li>
	<li>Yeni ve hayranların en sevdiği silahlar, artık istiflenebilir yükseltmeler ve muhteşem Overload yetenekleriyle sizlerle!</li>
	<li>Çoklu zorluk seçenekleri ve çok sayıda ekstra içerik</li>
	<li> </li>
</ul>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/riot-forgesong-of-nunu-a-league-of-legends-storynin-1-kasim-2023te-cikacagini-duyurdu-893</link>
            <category>TEKNOLOJİ</category>
            <pubDate>Fri, 15 Sep 2023 14:45:59 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Riot Forge,Song Of Nunu: A League Of Legends Story’nin 1 Kasım 2023’te Çıkacağını Duyurdu</h1>
                        <h2>Riot Forge Tequila Works’ün geliştirdiği hikâye odaklı macera oyunu Song of Nunu: A League of Legends Story™’nin 1 Kasım 2023 Çarşamba gününde Nintendo Switch™ ve Steam, GOG ve Epic Games Store aracılığıyla PC platformları için çıkış yapacağını duyurdu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/09/riot-forgesong-of-nunu-a-league-of-legends-storynin-1-kasim-2023te-cikacagini-duyurdu-1694778359.webp">
                        <figcaption>Riot Forge,Song Of Nunu: A League Of Legends Story’nin 1 Kasım 2023’te Çıkacağını Duyurdu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><em><strong>Riot Forge Tequila Works’ün geliştirdiği hikâye odaklı macera oyunu Song of Nunu: A League of Legends Story™’nin 1 Kasım 2023 Çarşamba gününde Nintendo Switch™ ve Steam, GOG ve Epic Games Store aracılığıyla PC platformları için çıkış yapacağını duyurdu.</strong></em></p>

<p><em><strong> </strong></em></p>

<p><em><strong>Ayrıca oyunun ilerleyen zamanlarda diğer oyun konsolları için de çıkış yapacağını açıkladı. Hem temel oyun hem de Collector’s Edition sürümü ön siparişe açıldı. Şirket aynı zamanda gizemli ve büyülü Bandle Şehri dünyasında geçen, Lazy Bear Games’in geliştirdiği üretim odaklı rol yapma oyunu Bandle Tale: A League of Legends Story™’yi de duyurdu.</strong></em></p>

<p><em><strong> </strong></em></p>

<p>Song of Nunu: A League of Legends Story™ artık dijital mağazalardan ön siparişle 29,99 $ karşılığında alınabilir. Oyunu ön siparişle alanlar bonus hediye olarak bir dijital sanat kitabına da sahip olacak. Ayrıca bir adet Willump pelüşü, bir adet poro pelüşü, bir adet Song of Nunu sanat kitabı, dört adet Freljord kartpostalı, beş adet koleksiyonluk mineli rozet, bir adet koleksiyonluk poster ve bir adet açılır diorama içeren fiziksel Collector’s Edition sürümü de 99,99 $ karşılığında merch.riotgames.com adresinden alınabilecek. Ayrıca Collector’s Edition sürümünü edinenlere stoklarla sınırlı olarak Nunu pelüş şapkası hediye edilecek. </p>

<p> </p>

<p>Song of Nunu: A League of Legends Story™’ oyuncuları LoL’ün en çok sevilen şampiyonlarından iki yakın dost Nunu ve Willump’la unutulmaz bir yolculuğa çıkıyor. Oyuncular s ert fırtınalar, vahşi kurtlar ve efsunlarla dolu ayaz kesmiş bir diyar olan Freljord’da dere tepe demeden yürüyecek, tırmanacak ve kızakla kayacak. Ayrıca donmuş bölgelerde ilerlemek için zekâlarını konuşturacak ve buzun altında yatan gizemleri açığa çıkaracak.</p>

<p> </p>

<p>Song of Nunu: A League of Legends Story™’nin tanıtım videosunu <strong>buradan </strong>izleyebilirsiniz.</p>

<p> </p>

<p>Riot Forge’un yeni açıklanan yapımı Bandle Tale: A League of Legends Story™’de oyuncular Bandle Şehri’nin minik ve tuhaf sakinlerinden olan ve kendi oluşturdukları bir yordle olarak oynayacak. Bandle Şehri’nin bozulan geçit ağı dünyayı kaosa sürüklerken dengeyi tekrar sağlamak size düşüyor. Oyuncular Bandle Şehri’ni kurtarıp tüm sakinlerini bir araya getirmek amacıyla gözde League of Legends şampiyonlarından aldıkları görevleri tamamlamak için kaynak toplayıp üretim yapacak. Rahat bir oynanış sunan bu yapım, çok sayıdaki LoL severin yanı sıra ”sakin bir oyun” arayan oyunculara ve çok daha fazlasına hitap edecek. </p>

<p> </p>

<p>Oyunla ilgili <strong>çıkış tarihi ve Collector’s Edition içerikleri gibi</strong> daha fazla detay yakında açıklanacak.</p>

<p> </p>

<p>Bandle Tale: A League of Legends Story™’nin duyuru videosunu <strong>buradan</strong> izleyebilirsiniz.</p>

<p> </p>

<p>Riot Forge Direktörü Andrew Hoffacker, ”Hem Song of Nunu hem de Bandle Tale, Riot Forge’un ne olduğu bir kez daha gösterdi. Gerek Tequila Works ve gerekse Lazy Bear Games’teki hikâye anlatımıyla ilgili tutkularını her daim sergileyen ve League of Legends evrenine yepyeni bir bakış açısı getirmeye özen gösteren inanılmaz yaratıcı geliştiricilerle çalışıyoruz,” diyor ve ekliyor, ”Bu stüdyolar Runeterra’yı LoL hayranları için zenginleştirip iç ısıtan ve duygusal deneyimler ortaya koymanın yanı sıra oyunculara bu unutulmaz dünyayı keşfedebilmeleri için bir başlangıç noktası da sunuyor.”</p>

<p> </p>

<p>Song of Nunu: A League of Legends Story™ ve Bandle Tale: A League of Legends Story™ öğelerini içeren basın kitine <strong>buradan </strong>ulaşabilirsiniz. </p>

<p> </p>

<p> </p>

<p><strong>Riot Forge Hakkında</strong></p>

<p>2019’da kurulan Riot Forge oyuncu ve geliştirici odaklı bir yayımcı şirket. Şirketin misyonu, özel olarak üretilmiş ve ”tamamlanabilir” oyunlar geliştirerek League of Legends evrenini yeni oyunculara ve platformlara taşımak. </p>

<p> </p>

<p>Forge, Riot’un araştırma ve geliştirme programına yardımcı olan ve Riot Games’in parçası olan bir yayın markası. Forge oyunları partner stüdyolarımız tarafından geliştirilip Riot Forge tarafından yayınlanacağı için Forge’un yoğunlaştığı alan Riot Games haricindeki deneyimli stüdyolarla çalışmak. Çıkarılan her bir oyun League of Legends dünyasını genişletecek ve oyuncuların LoL’ü daha önce hiç olmadığı gibi deneyimlemesini sağlayacak.</p>

<p> </p>

<p><strong>Riot Games Hakkında</strong></p>

<p>Riot Games 2006 yılında en oyuncu odaklı oyunları geliştirmek, yayınlamak ve desteklemek amacıyla kuruldu. Riot’un 2009 yılında yayınladığı ilk oyunu League of Legends dünya çapında beğeni topladı. LoL o günden bu yana dünyanın en çok oynanan PC oyunu oldu ve esporun kısa sürede gösterdiği büyük gelişimin yolunu açtı. LoL ikinci on yılına adım atarken Riot oyunu geliştirmeye devam ediyor ve Teamfight Tactics, Legends of Runeterra, VALORANT, League of Legends: Wild Rift, Riot Forge ve geliştirme sürecindeki çeşitli oyunlarla oyunculara yeni deneyimler sunuyor. Riot bir yandan da müzik, çizgi hikâyeler, kutu oyunları ve Emmy ödüllü animasyon dizisi Arcane gibi çoklu ortam projeleri aracılığıyla Runeterra dünyasını genişletiyor.</p>

<p> </p>

<p>Brandon Beck ve Marc Merrill tarafından kurulan Riot’un ana ofisi Kaliforniya eyaletinin Los Angeles şehrinde bulunuyor. Ayrıca şirketin dünya çapında 4500’den fazla Riotçusu ve 20’den fazla ofisi var.</p>

<p> </p>

<p><strong>Tequila Works Hakkında</strong></p>

<p>Tencent ailesinin bir parçası olan Tequila Works, S.L., 2009 yılında Raúl Rubio Munárriz (Deadlight, RiME ve The Invisible Hours’ın yönetmeni) ve Luz Sancho Rodríguez tarafından kurulmuştur. Tequila Works’ün ilk oyunu olan BAFTA adayı ”Deadlight”, 2012 yılında Microsoft Studios tarafından yayınlanmıştır. SPVR ve MWMi ile birlikte ”The Sexy Brutale”, ”RiME”, ”WonderWorlds”, ”The Invisible Hours” ve ”Groundhog Day: Like Father Like Son”ı ve Google ile birlikte ”GYLT”i de yayınlayan stüdyo, son olarak Riot Forge ortaklığında yakında çıkış yapacak Song of Nunu: A League of Legends Story’ye de imzasını atmıştır. Tequila Works’ün iş felsefesi tutku dolu eserlere öncelik vermektir. Ekip video oyunu, animasyon ve çizgi roman sektörlerinin deneyimli ve yetenekli üyelerinden oluşmaktadır. Tequila Works ekibi yaratıcılık becerilerini sınamaktan, dünyanın güzelliğine ve çılgınlığına her gün hayranlıkla tanık olmaktan keyif alır. TequilaWorks.com adresinde bizi ziyaret edin ya da sosyal medyada @TequilaWorks etiketiyle bize ulaşın. </p>

<p> </p>

<p> </p>

<p><strong>Lazy Bear Games Hakkında</strong></p>

<p>Nikita Kulaga ve Slava Cherkasov tarafından kurulan Lazy Bear Games, Litvanya’nın Vilnius şehrinde bulunan uluslararası bir video oyun geliştirme stüdyosudur. Graveyard Keeper, Punch Club, Punch Club 2: Fast Forward ve Swag and Sorcery gibi yapımlarda emeği geçen stüdyo PC ve konsol oyunları geliştirmektedir. Stüdyonun esas odağı muhteşem piksel çizimleriyle birlikte ilginç dünyalar oluşturmak ve eğlenceli hikâyeler sunmak. Unutulmaz oyun deneyimleri sunma amacıyla bir araya gelmiş tutkulu oyun tasarımcıları, yazılımcılar ve sanatçılardan oluşan ayrılmaz bir ekip olarak sayıca az olmamız sayesinde eşsiz fikirleri keşfedebiliyor, oyun mekanikleriyle denemeler yapabiliyor ve her bir piksele sihrimizi aktarabiliyoruz. Bizi lazybeargames.com sayfasında ziyaret edebilir ve sosyal medyada @LazyBearGames adresiyle bulabilirsiniz.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/rihanna-ve-puma-en-yeni-urun-serisini-resmi-olarak-tanitti-892</link>
            <category>TEKNOLOJİ</category>
            <pubDate>Fri, 15 Sep 2023 14:45:48 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Rihanna ve Puma, En Yeni Ürün Serisini Resmi Olarak Tanıttı</h1>
                        <h2>Global ikon Rihanna ve spor giyim markası PUMA,  en yeni ürün serisini resmi olarak tanıttı. Rihanna, FENTY x PUMA’nın Kreatif Direktörü olarak markaya dönüş yaptı. Uzun yıllar sürecek iş ortaklığı kapsamında çok sayıda ürün lansmanı yapılacak. FENTY x PUMA’nın geri dönüşü, PUMA’nın spor sektöründeki köklü geçmişi ve mirası ile Rihanna’nın müzik, kültür ve moda alanındaki ikonik liderliğini birleştiriyor. Ortaklığın ilk ayakkabı serisi olan FENTY x PUMA Avanti, King futbol kramponunun yüksek kaliteli deri tasarımını, klasik koşu ayakkabısı Easy Rider’ın dış tabanıyla harmanlayan iki PUMA ikonunun sıra dışı bir birleşimi olarak öne çıkıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/09/rihanna-ve-puma-en-yeni-urun-serisini-resmi-olarak-tanitti-1694778348.webp">
                        <figcaption>Rihanna ve Puma, En Yeni Ürün Serisini Resmi Olarak Tanıttı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Global ikon <strong>Rihanna </strong>ve spor giyim markası <strong>PUMA</strong>,  en yeni ürün serisini resmi olarak tanıttı. Rihanna, FENTY x PUMA’nın Kreatif Direktörü olarak markaya dönüş yaptı. Uzun yıllar sürecek iş ortaklığı kapsamında çok sayıda ürün lansmanı yapılacak. FENTY x PUMA’nın geri dönüşü, PUMA’nın spor sektöründeki köklü geçmişi ve mirası ile Rihanna’nın müzik, kültür ve moda alanındaki ikonik liderliğini birleştiriyor. Ortaklığın ilk ayakkabı serisi olan FENTY x PUMA Avanti, King futbol kramponunun yüksek kaliteli deri tasarımını, klasik koşu ayakkabısı Easy Rider’ın dış tabanıyla harmanlayan iki PUMA ikonunun sıra dışı bir birleşimi olarak öne çıkıyor.</p>

<p> </p>

<p>Rihanna ve PUMA’nın 2015 yılında ikonik Creeper ile başlayan birliktelikleri, spor stillerine gelenekleri yıkan moda dokunuşları sunan bir geçmişe sahip. Rihanna ve PUMA, 2015 - 2018 yılları arasında FENTY x PUMA trainer ve FENTY x PUMA fur slide gibi birçok ayakkabı ve giyim koleksiyonları piyasaya sürdü. New York ve Paris’te dört defile gerçekleştiren FENTY x PUMA, PUMA’nın son on yılda kazandığı marka gücünün ve gördüğü ilginin katalizörü oldu.  </p>

<p> </p>

<p>Rihanna’nın futbol sevgisinin yanında sporun saha dışındaki büyük etkisi, bu ayakkabı serisinin çıkış noktasını oluşturdu. Rihanna’nın bu klasik stile sunduğu yeni dokunuş, PUMA’nun spor modasında gerçekleştireceği iş birliklerinde yeni bir dönemin kapılarını açıyor.  </p>

<p> </p>

<p>Ayrıca, bu lansmanın tüm ürün ailesini kapsayacak olması hem Rihanna hem de PUMA için önem taşıyor. İş birliği, çocuklarda olduğu kadar ebeveynlerde de tartışmasız bir şekilde havalı duran bir koleksiyon olacak. Efsanelerin giydiği ve şimdi Rihanna’nın yeniden yorumladığı Avanti, yetişkinlere ve çocuklara unisex bir ayakkabı olarak da sunuluyor.</p>

<p> </p>

<p>Eusebio, Pelé ve Maradona gibi ikonlar tarafından giyilen orijinal PUMA king futbol kramponu, 1968 yılında doğdu. 1978’de ise PUMA miele, daha sonra PUMA Easy Rider’a dönüşecek olan yeni bir koşu ayakkabısı serisini sundu. 1998 yılında tanıtılan Jil Sander ve PUMA, Jil Sander King ile bu iki tarzı harmanlayan ilk moda iş birliğinin ürünüydü ve bu ayakkabı, daha sonra 2001 yılında PUMA’nın ürettiği Avanti’nin tasarıma ilham verdi. Bugün 2023’te ise Rihanna, deri detaylarından dış taban lastiğine kadar kendi kişisel tasarım dilini ve yaratıcı unsurlarını ekleyerek bu klasik PUMA stiline kendi yorumunu kattı.</p>

<p> </p>

<p>Rihanna, ”Avanti, merhum büyük Pelé ile çok ikonik bir hale geldi, ben de arşivlerden gelen ikonik bir şeyi sokağa taşımak istedim” dedi. </p>

<p> </p>

<p>PUMA Ürün Direktörü Maria Valdes ise yaptığı açıklamada, ”Ortaklığımız büyük bir heyecanla başladı. Birlikte PUMA arşivlerini açarak ve Rihanna’ya hitap eden doğru ürünü belirledik. Avanti, Terrace serisine benzersiz ve ikonik bir bakış açısı getiren bir PUMA klasiği oldu. Bu projenin hayata geçtiğini görmekten çok mutluyum ve ayrıca önümüzdeki yıllarda birlikteliğimizin bize sunacakları konusunda da heyecanlıyım.”</p>

<p> </p>

<p>FENTY x PUMA Avanti, yumuşacık vintage derisi, FENTY ve PUMA CAT logosunun kabartmalı ve baskılı altın folyoya sahip katlanır dili ile futbol trendine bir moda dokunuşu yapıyor. Lastik dış tabanı ve deri iç tabanıyla Avanti’nin detayları, PUMA’nın futboldaki derin geçmişine ve mirasına bir saygı duruşu niteliğinde. Siyah ve beyaz versiyonu, lazerle işlenen logolar ve deri krom detaylar içeren krom uygulamalarla tamamlanıyor. </p>

<p> </p>

<p>Rihanna’nın Kreatif Direktörü olduğu FENTY x PUMA’nın ilk tanıtım filmi, Dennis Leupold tarafından futbol topunun beşgen şeklinden ve dikişlerinden esinlenen bir set tasarımıyla çekildi. Filmde Rihanna, A$AP Nast, Pure ve Felix Mallard gibi ünlü isimlerin yanı sıra iki küçük çocuk da rol alıyor.</p>

<p> </p>

<p>FENTY x PUMA Avanti, tüm dünyada puma.com ve seçkin perakendecilerde Türkiye saatiyle <em><strong>15 Eylül 2023 saat 17:00’de </strong></em>satışa sunulacak. Bu sonbaharda ise ikinci bir Avanti piyasaya sürülecek. Yakında daha detaylı bilgiler sunulacak.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/samsung-ve-yasemin-ozilhan-birlikte-ciktiklari-galaxy-z-flip5-yolculugunu-paylasti-891</link>
            <category>TEKNOLOJİ</category>
            <pubDate>Fri, 15 Sep 2023 14:45:41 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Samsung ve Yasemin Özilhan Birlikte Çıktıkları Galaxy Z Flip5 Yolculuğunu Paylaştı</h1>
                        <h2>Samsung Electronics Türkiye, Yasemin Özilhan’ın ev sahipliğini üstlendiği etkinlikte birlikte çıktıkları Galaxy Z Flip5 yolculuğunu paylaştı. Etkinliğe katılan Aslı Şen, Berrak Tosyalıoğlu, Gizem Hatipoğlu ve Selin Öztarhan gibi isimler Samsung Galaxy Z Flip5’i de deneyimleme şansı elde etti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/09/samsung-ve-yasemin-ozilhan-birlikte-ciktiklari-galaxy-z-flip5-yolculugunu-paylasti-1694778341.webp">
                        <figcaption>Samsung ve Yasemin Özilhan Birlikte Çıktıkları Galaxy Z Flip5 Yolculuğunu Paylaştı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Samsung Electronics Türkiye, Yasemin Özilhan’ın ev sahipliğini üstlendiği etkinlikte birlikte çıktıkları Galaxy Z Flip5 yolculuğunu paylaştı. Etkinliğe katılan Aslı Şen, Berrak Tosyalıoğlu, Gizem Hatipoğlu ve Selin Öztarhan gibi isimler Samsung Galaxy Z Flip5’i de deneyimleme şansı elde etti.</strong></p>

<p> </p>

<p>Samsung’un en yeni katlanabilir telefonlarından Galaxy Z Flip5, Six Senses Kocataş Mansions’da Yasemin Özilhan’ın ev sahipliğinde düzenlenen etkinlikte, kullanıcıların beğenisine sunuldu. Etkinliğe katılan <strong>Aslı Şen, Berrak Tosyalıoğlu, Gizem Hatipoğlu ve Selin Öztarhan</strong> gibi isimler Galaxy Z Flip5’in şık ve benzersiz katlanabilir telefon deneyimini tecrübe etme şansı yakaladı.</p>

<p> </p>

<p><strong>Gökhan Alacahanlı: “Galaxy Z Flip5 hayata farklı bakmayı sevenler için tasarlandı”</strong></p>

<p>Samsung Türkiye Mobil İş Birimi Pazarlama Direktörü Gökhan Alacahanlı, Samsung Galaxy Flip5 ve Yasemin Özilhan ile olan yolculukları için, ‘‘Yasemin Hanım’la Flip serüveninin neredeyse en başından beri bir aradayız. Bugün kendisiyle beraber bizimle bu deneyimi paylaştığınız için çok mutluyuz. Zira uzun süredir bireysel deneyiminin de parçası olmak kurumumuz için çok kıymetli. Galaxy Z Flip5, kullanıcılarına sunduğu yenilikler ve teknik donanım anlamında da tasarımıyla örtüşür şekilde istenilen tüm yetkilere sahip olmasıyla en dikkat çeken modellerimizin başında geliyor. Hayata farklı bakmayı sevenler ve standardın dışına çıkmak isteyip, bir yandan da konforundan ödün vermek istemeyen kullanıcılar için tasarlanan Galaxy Z Flip5, en az kullanıcıları kadar bizi de heyecanlandırıyor’’ ifadelerini kullandı.</p>

<p> </p>

<p><strong>Yasemin Özilhan: “Akıllı telefonlar sizi teknoloji ve moda arasında çok keyifli bir yere konumlandırıyor”</strong></p>

<p>Flip ailesinin uzun süredir hem kullanıcısı hem de yüzü olan Yasemin Özilhan, ailenin üyeleri ve deneyimi için düşüncelerini, “Ailenin tüm üyelerini yakından tanıdığım için, her yeni üyenin bir önceki nesilden ayrılan yönlerini görmem çok daha rahat oluyor. Flip ailesinin tüm sürümleri, bir önceki nesilden daha gelişmiş ve beklentilerimi doğrudan karşılayacak biçimde. Galaxy Z Flip5’i deneyimlediğim bu kısa süre içerisinde söyleyebilirim ki telefonu şimdiden çok sevdim. Yaşadığımız dönem ve hayatın temposu, zamanın akışını çok daha kıymetli hale getiriyor. Bu da, bize eşlik eden tüm cihazların aynı doğrultuda kompakt olması gerekliliğini de beraberinde getiriyor. Ve belki de en etkilendiğim nokta estetik keyif... Katlanabilir akıllı telefonlar sizi her zaman daha farklı hissettirirken aynı zamanda standardın dışına çıkmanızı sağlıyor. Ben Flip ailesine dahil olduğum ilk dönemlerde hem katlanıp hem de düz ekranlı kullanılabilen bir ürünün bu kadar iyi performans göstermesine çok şaşırıyordum. Zaman geçtikçe şunu söyleyebilirim ki katlanabilir telefonla çok iyi sonuçlar alıyorum. Çevremden aldığım geri dönüşlere bakarak, katlanabilir akıllı telefonların sizi teknoloji ve moda arasında çok keyifli bir yere konumlandırdığını söyleyebilirim” şeklinde ifade etti.</p>

<p> </p>

<p><strong>Cebe sığabilen en iyi cihaz</strong></p>

<p>Davetliler, Galaxy Z Flip5’in yapay zeka çözümleri ile güçlendirilmiş kamera deneyimini test etme imkanı da buldular. Düşük ışıkta bile yaratıcı olmanızı sağlayan geliştirilmiş Nightography özelliğiyle fotoğraf ve videoları optimize eden yapay zeka destekli görüntü işleme (ISP) algoritması, ayrıntıları ve renk tonunu geliştirirken, düşük ışıklı görüntülerdeki görsel parazitleri düzeltebiliyor.</p>

<p> </p>

<p>Galaxy Z Flip5’in yeni Flex Window kapak ekranı ise, önceki nesle göre 1,78 kat daha büyük olmasıyla çeşitli yeni özellikleri içerisinde bulunduruyor. Galaxy Z Flip5’in ekran materyali Gorilla Glass Victus 2 ile güçlendirilerek dayanıklılığı artırıldı. Galaxy Z Flip5, kullancılarına sunduğu benzersiz tasarımla beraber, Flex Window kapak ekranı sayesinde kullanıcılar hızlı ve zahmetsiz bir deneyimi de beraberinde getiriyor. Hayatın akışında en çok ihtiyaç duyulan müzik çalma ya da hava durumu kontrolü gibi kullanımlar telefon kapağını dahi açmadan kullanılabilir bir seviyeye ulaşıyor. Cihazı açmadan cevapsız aramalara geri dönmek ve metin   mesajlarına hızlı yanıt vermek yine Galaxy Z Flip5 ile mümkün hale geliyor.</p>

<p> </p>

<p>Galaxy Z Flip5’in benzersiz tasarımı ve form faktörü, Samsung Galaxy akıllı telefonlarında en çeşitli kamera deneyimini sunuyor. Esnek Mod’da çekilen fotoğraflar hızlı ve kolayca düzenlenebiliyor. Ayrıca, Flex Window kapak ekranındaki Hızlı Görüntüleme ile görüntüleri incelemek ve düzenlemek çok daha pratik.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/emeklilik-plani-29-eylulde-sinemalarda-890</link>
            <category>YAŞAM</category>
            <pubDate>Fri, 15 Sep 2023 14:45:06 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Emeklilik Planı 29 Eylül’de Sinemalarda!</h1>
                        <h2>Aksiyon-komedi severleri adrenalin dolu bir dünyaya sürükleyecek, Emeklilik Planı beyazperdede seyirciyle buluşuyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/09/emeklilik-plani-29-eylulde-sinemalarda-1694778306.webp">
                        <figcaption>Emeklilik Planı 29 Eylül’de Sinemalarda!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Aksiyon-komedi severleri adrenalin dolu bir dünyaya sürükleyecek, <strong>Emeklilik Planı</strong> beyazperdede seyirciyle buluşuyor.</p>

<p><strong> </strong></p>

<p>Cayman sahillerinde mütevazı bir emekli hayatı yaşayan Matt’i (Nicholas Cage) bu hayattan çekip çıkaracak tek bir şey vardır: kızı (Ashley Greene) ve torununun (Thalia Campbell), peşlerine düşen suç örgütünün pençesinden kurtarmak! Ne yazık ki birbirine kavuşan ailenin saadeti, çete liderinin izlerini sürmesiyle yarım kalır. Bu yüksek aksiyon kovalamaca Ashley’e babasının gizli geçmişine dair gerçekleri gösterecektir. </p>

<p>Başrollerdeki Nicolas Cage ve Ashley Greene’e, Ron Perlman, Jackie Earle Haley, Joel David Moore, Ernie Hudson, Grace Byers, Rick Fox ve Lynn Whitfield eşlik ediyor. Filmin yazar ve yönetmen koltuğunda ise Tim J. Brown oturuyor. </p>

<p>Ülkemizdeki dağıtımını TME Films’in üstlendiği <strong>Emeklilik Planı</strong>, <strong>29 Eylül’de</strong> sinemalarda olacak.</p>

<p><strong>TME Films Hakkında:</strong></p>

<p>2014 yılından bu yana dünyanın önemli sinema yapım şirketlerinin Türkiye’deki pazarlama faaliyetlerini yürüten TME Films, sinemaseverleri prestijli yapımlarla buluşturan dağıtımcı bir firmadır.  Bağımsız yapımlar için TV satışları da yapan TME Films, 2020 yılına kadar 20th Century Fox’un Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan’daki lisansörlüğünü yürütmüştür. Eylül 2022 itibariyle Sony Pictures yapımı filmlerin ülkemizdeki dağıtımcılığını üstlenen TME Films, Nisan 2023’ten itibaren ise Warner Bros.’a ait filmlerin de dağıtımı yapmaya başlamıştır. Sektörün en hızlı büyüyen firmalarından olan TME Films, ayrıca yerli ve bağımsız yapımların da dağıtımcılığını yapmaktadır. TME Films, bugüne kadar La La Land,1917, The Fabelmans gibi ödüllü yapımların yanı sıra Hunger Games serisi gibi dünya çapında hit olmuş, çok sayıda gişe rekortmeni filmi Türk sinema izleyicisi ile buluşturmuştur.   TME Films, Sony Pictures ve Warner Bros. ile birlikte Spiderman, Ghostbusters, Venom ve Barbie gibi tüm dünyanın merakla beklediği filmleri ve daha nice kaliteli yapımı izleyiciye sunmaya devam ediyor.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/ogrenci-kimlik-kartlari-ulasim-kartiyla-birlesiyor-889</link>
            <category>TÜRKİYE</category>
            <pubDate>Fri, 15 Sep 2023 14:44:26 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Öğrenci kimlik kartları ulaşım kartıyla birleşiyor</h1>
                        <h2>ESTRAM ve ESOGÜ arasında imzalanan protokolle örnek bir iş birliğine imza atıldı. Yapılan çalışmayla ESOGÜ öğrenci kimlikleri, indirimli öğrenci Eskart ile birleştirilerek öğrencilerin Eskişehir’in toplu ulaşım sisteminden tek kart ile yararlanmaları sağlanacak.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/09/ogrenci-kimlik-kartlari-ulasim-kartiyla-birlesiyor-1694778266.webp">
                        <figcaption>Öğrenci kimlik kartları ulaşım kartıyla birleşiyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>ESTRAM ve ESOGÜ arasında imzalanan protokolle örnek bir iş birliğine imza atıldı. Yapılan çalışmayla ESOGÜ öğrenci kimlikleri, indirimli öğrenci Eskart ile birleştirilerek öğrencilerin Eskişehir’in toplu ulaşım sisteminden tek kart ile yararlanmaları sağlanacak.</p><p>ESKİŞEHİR (İGFA) -&nbsp;Eskişehir Hafif Raylı Sistem İşletmesi A.Ş. (ESTRAM) ile Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) arasında “<strong>Eskart ve Üniversite Öğrenci Kartlarının Bütünleştirilmesi İşi İdari Protokolü”&nbsp;</strong>düzenlenen törenle imzalandı<strong>.</strong></p>

<p>ESOGÜ Senato Binasında düzenlenen törene Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Metin Bükülmez, ESTRAM Genel Müdürü Hakan Murat Bayındır, ESOGÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Demiral, ESTRAM ve ESOGÜ yetkilileri katıldılar.</p>

<p><img height="500" src="https://www.igfhaber.com/static/bi/big-9108-1-2023-09-14-1694691333-1694753289-505.jpeg" width="750" /></p>

<p>Yapılan iş birliğinin diğer kentlere ve üniversitelere örnek teşkil edeceğini ifade eden ESTRAM Genel Müdürü Hakan Murat Bayındır, “<strong>ESOGÜ ile anlamlı bir iş birliği yapmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu protokolle öğrencilerimizin indirimli Eskartları ile öğrenci kimlikleri bütünleştirilecek. Hem tasarruf hem de büyük kolaylık sağlayacak iş birliğimizin hayırlı olmasını diliyorum</strong>.” dedi. &nbsp;</p>

<p>ESOGÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Demiral da ESTRAM ile yapılan iş birliğinin çok önemli katkılar sunacağını belirterek ESTRAM Genel Müdürü Bayındır’a teşekkür etti. Demiral, iş birliklerine çok önem verdiklerini ifade ederek ilerleyen dönemde de bu birlikteliğin devam etmesini diledi.</p>

<p>Konuşmaların ardından “<strong>Eskart ve Üniversite Öğrenci Kartlarının Bütünleştirilmesi İşi İdari Protokolü”&nbsp;</strong>imzalandı. Düzenlenen tören çektirilen fotoğraf ile tamamlandı<strong>.</strong></p>

<p>Yapılan protokolle ESOGÜ öğrencilerinin kimlikleri Eskart ile birleştirilecek. İndirimli Eskart almak zorunda kalmayacak öğrenciler, kimlikleri ile toplu taşımadan eğitim süresi boyunca tek kart ile yararlanma imkânına kavuşacaklar. &nbsp;&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/msknin-yeni-sezon-heyecani-basliyor-888</link>
            <category>SPOR</category>
            <pubDate>Fri, 15 Sep 2023 14:44:15 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>MSK’nın yeni sezon heyecanı başlıyor</h1>
                        <h2>Yeni transferlerle daha güçlü bir kadro oluşturan ve Türkiye Basketbol Ligi’ne sıkı antrenmanlarla hazırlanan Mersin Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü (MSK) Erkek Basketbol Takımı, sezonun ilk maçı için geri sayıma başladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/09/msknin-yeni-sezon-heyecani-basliyor-1694778255.webp">
                        <figcaption>MSK’nın yeni sezon heyecanı başlıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Yeni transferlerle daha güçlü bir kadro oluşturan ve Türkiye Basketbol Ligi’ne sıkı antrenmanlarla hazırlanan Mersin Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü (MSK) Erkek Basketbol Takımı, sezonun ilk maçı için geri sayıma başladı.</p><p>MERSİN (İGFA) -&nbsp;Bir süredir Başantrenör Semih Soğuksu ile antrenmanlarına devam eden MSK ekibi, ilk maçında MKE Ankaragücü ile karşılaşacak. 16 Eylül Cumartesi günü saat 16.30’da Edip Buran Spor Salonu’nda oynanacak ilk maç için ekip oldukça heyecanlı. Güzel ve başarılı bir sezon geçireceklerine inanan ekip, Mersinli sporseverlerin de desteğini bekliyor. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer de, takıma destek olmak için sezonun ilk maçını izlemeye gelecek.</p>

<p>Yiğitcan Turna, Hazer Avcı, Akın Kandemir, Deniz Çelen, Alp Karahan, Utku Yücedağ, Bilgehan Diril, Burak Gözeneli ve Berat Berke Tunç, Gökhan Yazıcıoğlu, Alp Karahan Ramazan Tekin, Garret Sim ve Ziga Dimec gibi isimleri bünyesine katan MSK, güçlü kadrosuyla başarılı bir sezon geçirmeye hazır.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/eris-varyanti-turkiyede-887</link>
            <category>TÜRKİYE</category>
            <pubDate>Fri, 15 Sep 2023 14:44:08 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Eris varyantı Türkiye’de</h1>
                        <h2>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından "Endişe konusu sayılmayacak bir gelişme" başlığı ile yaptığı paylaşımda Türkiye'de 9 kişide Eris varyantının görüldüğünü açıkladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/09/eris-varyanti-turkiyede-1694778248.webp">
                        <figcaption>Eris varyantı Türkiye’de</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından "Endişe konusu sayılmayacak bir gelişme" başlığı ile yaptığı paylaşımda Türkiye'de 9 kişide Eris varyantının görüldüğünü açıkladı.</p><p><strong>ANKARA (İGFA) -</strong> Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, yeni virüse yönelik haberi sosyal medyadan yaptığı paylaşımla duyurdu.</p>

<p>"Endişe konusu sayılmayacak bir gelişme" diyerek paylaşımda bulunan Bakan Koca, "Hasta etme gücünün (virülansının) düşüklüğünü bildiğimiz Eris varyantı Referans Laboratuvarımızda yapılan incelemede 9 kişide görüldü. Yurtdışı temaslı ve aynı ildeler. Mevcut tedbirlere ve gündelik hayatımıza devam edeceğiz. Durum başka ülkelerde yaygın, bizde de ortaya çıkması muhtemeldi. Büyüklerimizi, kronik hastalarımızı koruyacağız" ifadelerini kullandı.</p>

<p><figure class="wp-block-embed is-type-rich is-provider-twitter wp-block-embed-twitter"><div class="wp-block-embed__wrapper">
https://twitter.com/drfahrettinkoca/status/1702565839415673177
</div></figure></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/dokuz-eylulden-yapay-zeka-ile-kurtulus-videosu-886</link>
            <category>TÜRKİYE</category>
            <pubDate>Fri, 15 Sep 2023 14:42:31 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Dokuz Eylül’den yapay zekâ ile ’kurtuluş’ videosu</h1>
                        <h2>Farklı alanlarda yürüttüğü çok sayıda araştırma ile bilime yöne veren Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), teknolojik gelişmeleri de yakından takip ediyor. Bu kez üniversite yapay zekâ teknolojisinden yararlanılarak oluşturulan “Kurtuluşun Genç Kahramanları” isimli kısa videoyu, Milli Mücadele Haftası kapsamında izleyiciyle buluşturdu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/09/dokuz-eylulden-yapay-zeka-ile-kurtulus-videosu-1694778151.webp">
                        <figcaption>Dokuz Eylül’den yapay zekâ ile ’kurtuluş’ videosu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Farklı alanlarda yürüttüğü çok sayıda araştırma ile bilime yöne veren Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), teknolojik gelişmeleri de yakından takip ediyor. Bu kez üniversite yapay zekâ teknolojisinden yararlanılarak oluşturulan “Kurtuluşun Genç Kahramanları” isimli kısa videoyu, Milli Mücadele Haftası kapsamında izleyiciyle buluşturdu.</p><p><strong>İZMİR (İGFA) - </strong>Günümüzün en merak edilen teknolojik gelişmelerinden biri olan yapay zekâ alanında ise Rektörlük bünyesinde bir süredir yürütülen çalışmalar ilk meyvesini verdi.</p>

<p>DEÜ’nün tüm sosyal medya video içerikleri, etkinlik kayıtları ve canlı yayınları ile ‘Asrın Felaketinde Asrın Dayanışması’ isimli belgesel film gibi prestijli projelerini üreten İç Yapımlar ekibi, bu sefer de neredeyse tamamı yapay zekâ teknolojisi ile oluşturulan bir video içerik çalışmasına imza attı. İzmir’in bağımsızlık mücadelesinde aktif olarak görev alan bir grup çocuğun öyküsünü, bu çocuklardan birinin ağzından aktaran ve ‘Kurtuluşun Genç Kahramanları’ adını taşıyan kurgusal film, 9 Eylül’ü takip eden Milli Mücadele Haftası kapsamında sosyal medya üzerinden paylaşıldı.</p>

<p><img height="422" src="https://www.igfhaber.com/static/ya/yapay-zeka-3-1694760300-38.jpeg" width="750" /></p>

<p><strong>ÜRETİM SÜRECİNDE FARKLI PROGRAMLARDAN YARARLANILDI</strong></p>

<p>Birden çok yapay zekâ aracının kullanımıyla oluşturulan filmin yapım süreci şu şekilde gerçekleşti: Bir yapay zekâ uygulamasına, tek cümlelik bir ipucu cümle verildikten sonra bu ifadeye uygun bir senaryo taslağı yazdırıldı.</p>

<p><img height="422" src="https://www.igfhaber.com/static/ya/yapay-zeka-1-1694760210-195.jpeg" width="750" /></p>

<p>Bu senaryo taslağında yer alan cümleler kullanılarak filmi oluşturacak görseller yine yapay zeka kullanılarak üretildi.</p>

<p>Ardından bir başka yapay zekâ aracılığıyla, senaryo taslağı üzerinden, filmin anlatıcı karakteri için bir monolog yazdırıldı. Tamamı İngilizce dilinde üretilen süreçlerin ardından iki farklı yapay zekâ uygulamasına Türkçe çeviri yaptırıldı. En uygun çeviri seçildikten sonra bu metin, bir başka yapay zekâya seslendirtildi. Daha önceden oluşturulan görseller, bu ses kaydına uygun olarak sıralandı ve görsellere kurguda ufak hareketler eklendi. Son aşamada ise birkaç farklı yapay zekâya besteletilen müzikler arasından en uygunu seçilerek film tamamlandı.</p>

<p></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/siyasetciler-dikkat-tiktok-onemli-885</link>
            <category>TEKNOLOJİ</category>
            <pubDate>Wed, 30 Aug 2023 16:42:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Sİyasetçiler Dikkat "TikTok Önemli"</h1>
                        <h2>TikTok'un siyasi kampanyalardaki yükselen rolü ve önemi dikkat çekiyor. TikTok'un eğlence odaklı yapısı ve genç nüfusa hitap etme potansiyeli, siyasetçiler için etkili bir iletişim aracı olarak öne çıkmaktadır. TikTok'un siyasetçiler için yeni ve yenilikçi bir iletişim aracı olarak kullanılması, demokratik süreçlere katılımı artırma ve siyasi iletişimi daha etkili ve samimi hale getirme potansiyeline sahiptir.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/08/siyasetciler-dikkat-tiktok-onemli-1693388757.jpg">
                        <figcaption>Sİyasetçiler Dikkat "TikTok Önemli"</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Siyaset sahnesinde dijital iletişim, geleneksel kampanya stratejilerini kökten değiştirmekte ve adayların seçmenlerle doğrudan etkileşim kurmasını sağlamaktadır. Bu dijital dönüşüm sürecinin en son ve en çarpıcı örneklerinden biri de <strong><a href="https://www.tiktok.com">TikTok</a></strong>'un yükselişi olmuştur. Özellikle genç nüfusun ilgisini çeken ve eğlence odaklı içerik üretiminin merkezinde yer alan TikTok, siyasetçiler için yeni ve etkili bir kampanya aracı olarak ortaya çıkmaktadır.</p>

<p><strong>TikTok'un Eşsiz Yapısı</strong></p>

<p>TikTok, kısa ve etkileyici videoların paylaşıldığı bir platform olarak öne çıkmaktadır. Kullanıcılar, 15 ila 60 saniye arasında değişen videolarla hikayeler anlatmak, duygusal tepkiler uyandırmak ve trendlere katılmak için geniş bir yaratıcı alan bulmaktadır. Bu platformun özgün yapısı, siyasetçiler için önemli bir fırsat sunmaktadır. TikTok, adayların kendilerini samimi, insana dokunan ve sıcakkanlı bir şekilde ifade etmelerine imkan tanımaktadır.</p>

<p><strong>Genç Seçmenlerin Etkileşimi</strong></p>

<p>TikTok'un en güçlü etkisi genç nüfus üzerinde görülmektedir. Genç seçmenler, geleneksel medyanın ötesine geçen ve kendileriyle özdeşleşen içeriklere yönelmektedirler. Siyasetçiler, TikTok'un genç seçmenlerle etkili bir şekilde iletişim kurma potansiyelini fark etmelidirler. Bu platform, politik konuları daha sade ve anlaşılır bir şekilde anlatma fırsatı sunarak siyasi bilinci artırabilir ve gençlerin seçim sürecine katılımını teşvik edebilir.</p>

<p><strong>Dijital Kampanyaların Yeni Boyutu</strong></p>

<p>TikTok, siyasi kampanyaların dinamiklerini değiştirebilecek potansiyele sahiptir. Adaylar, klasikleşmiş politik reklamların ötesine geçerek, kendi kişiliklerini, günlük hayatlarını ve görüşlerini paylaşabilirler. Eğlenceli ve ilgi çekici içeriklerle adaylar, seçmenlerle daha yakından bağ kurabilir ve seçmenlerin güvenini kazanabilir. Bu durum, siyasetçilerin kampanyalarını daha insan odaklı ve duygusal bir şekilde şekillendirmelerini gerektirebilir.</p>

<p><strong>TikTok'un İletişim Stratejilerine Etkisi</strong></p>

<p>Siyasetçiler, TikTok'u iletişim stratejilerinin merkezine almalıdır. Bu platform, adayların doğrudan seçmenlerle etkileşime geçmesini ve onların sorunlarını anlamalarını sağlar. TikTok'un etkili kullanımıyla siyasetçiler, seçmenlerin günlük yaşamlarına dair samimi ve anlamlı içerikler üreterek daha geniş bir kitleye ulaşabilirler.</p>

<p><strong>Sonuç</strong></p>

<p>TikTok, siyasetçiler için geleneksel kampanya stratejilerine yenilikçi bir yaklaşım sunmaktadır. Genç nüfusun ilgisini çeken ve etkileşim sağlayan bu platform, siyasetçilerin daha samimi ve etkili bir iletişim kurmasına olanak tanır. Bu nedenle, siyasetçilerin TikTok'un potansiyelini tanımaları ve bu platformu kampanyalarının bir parçası haline getirmeleri önemlidir. TikTok'un yükselen rolü, demokratik süreçlerde katılımı artırabilir ve siyasi iletişimi daha erişilebilir hale getirebilir.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/baris-gazeteciligi-nedir-ne-degildir-884</link>
            <category>DOSYA</category>
            <pubDate>Wed, 30 Aug 2023 11:51:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Barış Gazeteciliği nedir? Ne değildir?</h1>
                        <h2>Barış gazeteciliği kavramı her geçen gün daha da ihtiyaç şeklini almaya devam ediyor. Tanımı, temel prensipleri ve öncülerini inceledik. Ayrıca, barış gazeteciliğinin karşılaşabileceği engeller ve riskleri ele aldıkı. Barış gazeteciliği, medyanın savaş ve çatışma odaklı haberler yerine barışı, insan haklarını ve adaleti vurgulayan bir yaklaşımı ifade eder. Yazımızda barış gazeteciliğinin öncülerini de ele aldık. Ancak bu yaklaşımın karşılaşabileceği güvenilirlik zorlukları, erişim sorunları, medya tercihleri, siyasi baskılar, finansal zorluklar gibi engel ve riskler de vardır.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/08/baris-gazeteciligi-nedir-ne-degildir-1693386910.jpg">
                        <figcaption>Barış Gazeteciliği nedir? Ne değildir?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Barış gazeteciliği, savaş, çatışma ve şiddet yerine barışı, insan haklarını, adaleti ve diyalogu vurgulayan bir gazetecilik yaklaşımını ifade eder. Geleneksel medya genellikle çatışma ve şiddet odaklı haberlerle dolu olabilirken, barış gazeteciliği daha olumlu, yapıcı ve uzlaşmacı bir yaklaşım benimser. Bu tür bir gazetecilik, haberleri sadece olayların yüzeyine odaklanmak yerine, olayların nedenlerini, arka planını ve çözüm yollarını ele alarak sunmayı amaçlar.</p>

<p>Barış gazeteciliğinin temel prensipleri şunlar olabilir:</p>

<ol>
	<li>
	<p><strong>Gerçek ve Denge:</strong> Haberleri tarafsız ve objektif bir şekilde sunmak, farklı perspektifleri değerlendirmek ve doğruluk kontrolüne önem vermek.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>İnsan Odaklı Yaklaşım:</strong> Haberlerde insanların yaşamlarına, haklarına ve deneyimlerine odaklanmak, mağdurların hikayelerini anlatmak ve insanların duygularını ve deneyimlerini yansıtmak.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Çözüm Odaklı Habercilik:</strong> Haberleri sadece sorunları değil, aynı zamanda çözüm önerilerini ve barışçıl çözüm yollarını vurgulamak.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Çeşitlilik ve Temsil:</strong> Farklı toplulukların ve görüşlerin temsil edilmesine önem vermek, medya aracılığıyla toplumsal diyalogu teşvik etmek.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Önyargılardan Kaçınma:</strong> Haberlerde ayrımcılık, önyargı ve stereotiplere yer vermemek, dil kullanımına dikkat etmek ve haksız bir şekilde toplulukları ya da bireyleri suçlamaktan kaçınmak.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Eğitim ve Farkındalık:</strong> Okuyucuları, izleyicileri ve dinleyicileri konular hakkında bilgilendirmek, anlayışlarını artırmak ve barışın önemini vurgulamak.</p>
	</li>
</ol>

<p>Barış gazeteciliği, toplumsal sorunların çözümünde medyanın olumlu bir rol oynayabileceğine inanır. Bu yaklaşım, haberleri sadece bilgi vermekle kalmayıp aynı zamanda toplumsal değişimi teşvik etmek ve barışı desteklemek için bir araç olarak görür.</p>

<p>&nbsp;</p>

<h2>BARIŞ GAZETECİLİĞİ'NİN ÖNCÜLERİ</h2>

<p>Barış gazeteciliği kavramı ve yaklaşımı, çeşitli akademisyenler, gazeteciler ve aktivistler tarafından geliştirilmiş ve öncülük edilmiştir. İşte bu alanda öne çıkan bazı isimler:</p>

<ol>
	<li>
	<p><strong>Johan Galtung:</strong> Norveçli bir barış araştırmacısı ve sosyolog olan Johan Galtung, barış gazeteciliği kavramını ortaya atmıştır. Galtung, medyanın sadece çatışmaları değil, aynı zamanda çözüm yollarını da vurgulaması gerektiğini savunmuştur.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Jake Lynch:</strong> Avustralyalı gazeteci ve akademisyen olan Jake Lynch, barış gazeteciliği alanında önde gelen isimlerden biridir. "Peace Journalism Foundation" adlı bir organizasyonun kurucularından biri olarak barış gazeteciliğini teşvik etmekte ve bu alandaki çalışmaları desteklemektedir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Herbert Gans:</strong> Amerikalı sosyolog Herbert Gans, medyanın toplumsal etkilerini incelemiş ve barış gazeteciliği yaklaşımını desteklemiştir. Medyanın çatışma yerine uzlaşmayı ve çözüm yollarını vurgulaması gerektiğini savunmuştur.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Steven Youngblood:</strong> Steven Youngblood, barış gazeteciliği alanında çalışan bir gazeteci ve akademisyen olarak bilinir. Youngblood, "Center for Global Peace Journalism"i kurmuş ve barış gazeteciliği eğitimi ve yaygınlaştırılması konusunda çalışmalar yürütmüştür.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Wilhelm Kempf:</strong> Alman rahip ve yazar Wilhelm Kempf, barış gazeteciliği yaklaşımını "Gerechtigkeitsjournalismus" (Adalet Gazeteciliği) terimiyle tanımlamış ve medyanın adaleti ve barışı teşvik etmesi gerektiğini vurgulamıştır.</p>
	</li>
</ol>

<p>Bu isimler, barış gazeteciliği alanında önemli katkılarda bulunmuş ve bu yaklaşımın gelişimine öncülük etmiş kişilerdir. Ancak unutulmaması gereken şey, barış gazeteciliğinin birçok farklı kaynaktan etkilendiği ve farklı yorumlarla geliştirildiğidir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<h2><strong>BARIŞ GAZETECİLİĞİ'NİN ÖNÜNDEKİ ENGELLER VE RİSKLER</strong></h2>

<p>Barış gazeteciliği, olumlu ve yapıcı bir yaklaşım olmasına rağmen, çeşitli zorluklar ve risklerle karşılaşabilir. İşte barış gazeteciliğinin karşılaşabileceği bazı engeller ve riskler:</p>

<ol>
	<li>
	<p><strong>Güvenilirlik ve Objektiflik Zorlukları:</strong> Barış gazeteciliği, olayları tarafsız bir şekilde sunmayı amaçlasa da, objektiflik ve güvenilirlik konusunda zorluklar yaşanabilir. Haberlerin objektifliğini korumak ve taraflı olmaktan kaçınmak, barış gazeteciliğinin önemli bir zorluğudur.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Erişim Sorunları:</strong> Barış gazeteciliği, çatışma bölgelerine erişimde zorluklar yaşayabilir. Çatışma ve kriz bölgelerine girmek, güvenlik riskleri taşıyabilir ve gazetecilerin yaşamlarını tehlikeye atabilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Medya Kuruluşlarının Tercihi:</strong> Geleneksel medya genellikle çatışma haberlerini daha çekici ve ilgi çekici bulabilir. Bu nedenle, barış gazeteciliği odaklı haberlerin öne çıkmasında zorluklar yaşanabilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Siyasi Baskılar ve Sansür:</strong> Barış gazeteciliği, bazen hükümetler veya çeşitli gruplar tarafından sansürlenme veya siyasi baskılara maruz kalma riski taşır. Barışı teşvik eden haberler, bazı kesimlerce hoşgörü görmeyebilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Finansal Zorluklar:</strong> Barış gazeteciliği projeleri ve yayın organları, finansman ve kaynak eksikliği ile karşılaşabilir. Bu, sürdürülebilirlik açısından bir risk oluşturabilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Toplumsal Baskı ve Algı:</strong> Bazı topluluklar, barışçıl ve uzlaşmacı yaklaşımları olumsuz algılayabilir ve bu tür haberleri kabul etmekte zorlanabilir. Bu durum, gazetecilerin toplumsal baskıya maruz kalmasına neden olabilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Uzmanlık ve Eğitim Gereksinimi:</strong> Barış gazeteciliği, geleneksel gazetecilikten farklı bir yaklaşım gerektirebilir. Gazetecilerin bu alandaki uzmanlık ve eğitim eksikliği, kaliteli barış gazeteciliği üretimini zorlaştırabilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Etik Sorunlar:</strong> Barış gazeteciliği, etik sorunlarla karşılaşabilir. Örneğin, çatışma bölgelerinde taraflar arasında dengeyi sağlamak ve zarar gören tarafları korumak gibi konularda etik kararlar almak zor olabilir.</p>
	</li>
</ol>

<p>Bu zorluklara rağmen, barış gazeteciliği önemli bir misyonu yerine getirme potansiyeline sahiptir. Bu engelleri aşmak için eğitim, örgütlenme, finansal destek ve medya kuruluşlarının desteği gibi çeşitli stratejiler geliştirilebilir.</p>

<p><img alt="Kıbrıs Barış Gazeteciliği" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/GettyImages-802754100_master-2-scaled%5B1%5D.jpg" style="height:415px; width:600px" /></p>

<h2><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">KIBRIS MEDYASININ İKİ TOPLUM ARASINDAKİ UZLAŞMAZLIĞA YAKLAŞIM ŞEKLİ</span></strong></span></span></h2>

<p>Vasvi Çiftcioğlu, AB tarafından finanse edilen, Naci Talat Vakfı ve IKME tarafından yürütülen “<strong>Sesini Yükselt, Haklarını Savun</strong>” projesi çerçevesindeki küçük hibe programı kapsamında, &nbsp;<a href="http://www.peacejournalismcy.net/"><strong>Kıbrıs’taki Gazeteciler İçin Pratik El Kitabı</strong></a>&nbsp;isimli eserde özellikle Kıbrıs konusuna da değinmiştir. Kitabın 8. bölümünde, şu ifadeler kullanılmıştır;</p>

<p><em>"Kıbrıs’ta yazılı medyanın ortaya çıkması, iki toplumun elitlerini karşı karşıya getirmiştir. Kıbrıs’ın ilk gazetesi olan ΚΎΠΡΟΣ (KIBRIS), 1878 yılında, adada başlayan İngiliz hakimiyetinin hemen sonrasında yayımlanmıştır. İlk Kıbrıs Rum gazetelerinde yer alan ENOSİS [Yunanistan’a bağlanma] gibi milliyetçi fikirler, Kıbrıslı Türkler tarafından tepkiyle karşılanmış ve ilk Kıbrıs Türk gazetelerinin yayınlanmasına vesile olmuştur. Papademetris ve Sophokleous’un da dediği gibi: “ilk Kıbrıs Rum gazetelerinin, milliyetçi yazılar yayımlanması ve Yunanistan’la birleşme talebinin sürekli olarak gündeme getirilmesi doğal olarak Kıbrıs Türk toplumunda endişe ve tepkiye yol açmış ve onlar da Kıbrıs Rumlarının taleplerine karşı çıkmak ve kendi menfaatlerini korumak amacıyla çeşitli yayınlar çıkarmışlardır”. Kıbrıs Türk medyası ile Kıbrıs Rum medyası tarihleri boyunca farklı işlevlere sahip olmuşlardır. Bununla birlikte her ikisinin de ortak özelliği, ‘milli mücadele’ aracı olmalarıdır. Bekir Azgın, Kıbrıs Türk basınının geleneksel olarak ‘dava gazeteciliği’ yaklaşımına sahip olduğunu belirtir ve ekler: “Gazeteci, biraz da politikacıdır, taraf tutar ve vatanı milleti kollayıp kurtarmayı kendisine hedef edinir”. Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği’nin eski başkanı Cenk Mutluyakalı, kısa bir süre önce yayımlanmış olan bir kitabın ön-sözünde, Kıbrıs Türk medyasının görevinin gazetecilikle sınır&nbsp;olmadığından bahsetmiş ve söyle demiştir: “Kimi zaman İngiliz sömürge yönetimine başkaldırının kalesi olmuştur Kıbrıs Türk Medyası, kimi zaman da toplumsal çatışmalar içinde bir moral kaynağı”. Papademetris ve Sophokleous, Kıbrıs Rum medyasının 1955-59 yılları arasında üstlendiği rol için de benzer ifadeler kullanarak ‘Pek çok Kıbrıslı Rum gazetecinin, aynı zamanda özgürlük savaşçıları [İngiliz Sömürge Yönetimi’ne kaşı] olduğunu söylemiştir’. İngiliz Sömürge Yönetimi’nden, bağımsızlık kazanıldıktan sonra, hem Kıbrıs Türk hem de Kıbrıs Rum medyası, kendi toplumlarının elitlerinin izinden giderek, tıpkı bugün olduğu gibi bir “milli mücadele” aracı olarak faaliyet göstermeye devam etmişlerdir. Başta Bekir Azgın, Mashoed Bailie, Sanem Şahin, Metin Ersoy ve Christophoros Christophorou olmak üzere birçok Kıbrıslı medya uzmanı, Kıbrıs medyasının iki toplum arasındaki çatışmayı/ uzlaşmazlığı körüklediğini söyleyen yayınlara imza attılar. Kıbrıs’ta barış gazeteciliği üzerine ilk akademik araştırma ise, 2003 yılında Süleyman İrvan’ın danışmanlığında Metin Ersoy tarafından Yüksek Lisans Tezi olarak gerçekleştirilmiştir. Çatışma/uzlaşmazlık odaklı haberler üretmek, dünyanın her yerindeki medya kuruluşları için olduğu gibi Kıbrıs Rum ve Kıbrıs Türk medyası için de daha fazla ilgi çekicidir. Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum medyası haberlerini genellikle kendi toplumlarının görüşü veya baskın ideolojileri üzerinden oluşturmakta olduklarından, ‘diğer tarafı’ suçlayıcı bir üslubu olan tek taraflı bir bakış açısı ortaya çıkmaktadır. Galtung bu yöntemleri ‘savaş gazeteciliği yaklaşımı’ olarak tanımlar. Bir anket çalışmasında, Kıbrıslı Türk gazetecilerinin %76,6’sının barış gazeteciliğini savundukları sonucu ortaya çıkmış olsa da, Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum gazetecilerin ve her iki kesim medyası arasında yaşanan&nbsp;çatışmaya odaklandıklarını gösteren diğer birçok çalışma mevcuttur. Metin Ersoy, yakın bir zamanda (2010) yapmış olduğu çalışmasında, “Kıbrıs’ta yapılan haberciliğin barış inşasına katkıda bulunmadığını” ifade etmiştir."</em></p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/sik-gorulen-kadin-hastaliklari-ve-onleme-yollari-883</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Tue, 29 Aug 2023 03:10:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Sık Görülen Kadın Hastalıkları ve Önleme Yolları</h1>
                        <h2>Kadınların sağlığı, çeşitli dönemlerde karşılaştıkları sorunlarla şekillenir. Menstrüel döngüdeki düzensizlikler, jinekolojik enfeksiyonlar, üreme sağlığı sorunları ve meme, rahim ağzı kanseri gibi hastalıklar kadınların sağlık durumunu etkiler. Sağlıklı yaşam tarzı, düzenli kontroller ve cinsel sağlık konusundaki bilgi, kadınların sağlığını korumada önemlidir.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/08/sik-gorulen-kadin-hastaliklari-ve-onleme-yollari-1693268001.jpg">
                        <figcaption>Sık Görülen Kadın Hastalıkları ve Önleme Yolları</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Kadınların sağlığı, toplumun sağlığı için temel bir taşıyıcıdır. Ancak kadınlar yaşamları boyunca çeşitli sağlık sorunlarıyla karşılaşabilirler. Bu makalede, kadınların sağlık durumunu koruma ve sıkça görülen kadın hastalıklarını anlama konularına odaklanacağız. Kadın sağlığı, üreme sistemiyle ilgili ve genel sağlıkla alakalı birçok hastalığı içerebilir.</p>

<h3><strong>Menstrüel Döngü ve İlgili Sorunlar</strong></h3>

<p>Kadınlar, ergenlik döneminden itibaren adet döngüsüne sahiptirler. Ancak adet döngüsü bazen düzensizlikler gösterebilir ve bu da adet kanamalarının tahmin edilmesini zorlaştırabilir. Ayrıca, adet öncesi sendromu (PMS) adı verilen, adet dönemi öncesinde yaşanan ruhsal ve fiziksel semptomlar da birçok kadını etkiler.</p>

<h3><strong>Jinekolojik Enfeksiyonlar ve Hastalıklar</strong></h3>

<p>Vajinal enfeksiyonlar, kadınların sıkça karşılaştığı sağlık sorunlarından biridir. Vajinal mantar enfeksiyonları ve bakteriyel vajinozis gibi durumlar, hijyen ve sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıkları ile önlenebilir. Ayrıca, rahim içi enfeksiyonları da kadın sağlığını etkileyebilir.</p>

<h3><strong>Üreme Sağlığı ve Sorunları</strong></h3>

<p>Polikistik over sendromu (PCOS), kadınların üreme sağlığını etkileyen bir durumdur. PCOS, hormonal dengesizliklere bağlı olarak düzensiz adet döngüleri, anovülasyon (yumurtlamama) ve kısırlığa yol açabilir. Yumurtalık kistleri de yine üreme sistemi ile ilgili sorunlar arasında yer alır.</p>

<h3><strong>Meme ve Rahim Ağzı Kanseri</strong></h3>

<p>Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biridir. Düzenli meme muayeneleri ve taramalar, erken teşhisle kanserin tedavi edilebilirliğini artırır. Rahim ağzı kanseri de PAP smear testleri sayesinde erken evrede tespit edilebilir.</p>

<h3>Kadın Sağlığını Korumanın Yolları</h3>

<ul>
	<li>
	<p><strong>Dengeli Beslenme</strong>: Sağlıklı ve dengeli beslenme, kadınların genel sağlığını destekler. Özellikle kalsiyum ve demir gibi besin maddelerine özen göstermek önemlidir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Düzenli Egzersiz</strong>: Düzenli fiziksel aktivite, kilo kontrolü ve genel sağlık açısından önemlidir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Düzenli Kontroller</strong>: Jinekolojik muayeneler, meme muayeneleri ve tarama testleri düzenli olarak yapılmalıdır.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Korunma Yöntemleri ve Cinsel Sağlık</strong>: Cinsel sağlık ve korunma yöntemlerini bilmek, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonları ve istenmeyen gebelikleri önler.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Bilinçli Anne Olma</strong>: Hamilelik öncesi, gebelik dönemi ve doğum sonrası dönemde sağlık profesyonellerinin önerilerini takip etmek, sağlıklı bir gebelik süreci sağlar.</p>
	</li>
</ul>

<p>Kadınların sağlığı, toplumun sağlığını etkiler. Kadınların kendi sağlıklarına dikkat etmeleri ve düzenli sağlık kontrolleri yapmaları, sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmelerine yardımcı olur. Unutmayalım ki sağlık, herkesin en değerli varlığıdır.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/erkekler-icin-cinsel-saglik-ve-tehlikeler-882</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Tue, 29 Aug 2023 03:04:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Erkekler İçin Cinsel Sağlık ve Tehlikeler</h1>
                        <h2>Bu makalede, erkeklerin cinsel sağlığını koruma ve cinsel yolla bulaşan hastalıkların risklerini azaltma konuları ele alınmıştır. Cinsel yolla bulaşan hastalıkların (CYBH) yaygınlığı ve etkileri incelenmiş, HIV/AIDS, genital herpes, HPV, sifiliz, bel soğukluğu, klamidya, trikomonas ve hepatit B gibi önemli CYBH türleri tanıtılmıştır. Makalede, korunma yöntemlerinin kullanımı, düzenli sağlık kontrolleri, aşılar ve cinsel partnerlerle iletişimin önemi vurgulanmıştır.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/08/erkekler-icin-cinsel-saglik-ve-tehlikeler-1693267666.jpg">
                        <figcaption>Erkekler İçin Cinsel Sağlık ve Tehlikeler</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Cinsel sağlık, her birey için önemli bir konudur ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar (CYBH), cinsel sağlıkla ilgili ciddi endişelere neden olabilir. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar, cinsel temas yoluyla bulaşabilen enfeksiyonlar veya hastalıklardır ve hem erkekleri hem de kadınları etkileyebilir. Bu hastalıkların yayılmasını önlemek ve cinsel sağlığı korumak için doğru bilgi ve önlem almak son derece önemlidir. Bu makalede, erkeklerin cinsel sağlığını koruma konusundaki temel bilgileri bulacaksınız.</p>

<h3>Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıkların Riskleri</h3>

<p>Erkeklerin karşılaşabileceği bazı yaygın cinsel yolla bulaşan hastalıklar şunlardır:</p>

<ol>
	<li>
	<p><strong>HIV/AIDS</strong>: İnsan İmmün Yetmezlik Virüsü (HIV), bağışıklık sistemini zayıflatarak AIDS hastalığına yol açabilir. Korunmasız cinsel temas, paylaşılan enjektörler ve anneden bebeğe geçiş gibi yollarla bulaşabilir. Erkekler de bu virüsle enfekte olabilir ve cinsel partnerleriyle paylaştığı riski azaltmalıdır.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Genital Herpes</strong>: Herpes Simpleks Virüsü (HSV) tarafından oluşturulan genital herpes, ağrılı yaralara ve kabarcıklara neden olabilir. Virüs vücutta kalıcı olabilir ve stres, zayıflamış bağışıklık sistemi gibi faktörlerle tekrarlayabilir. Cinsel temasla bulaşabilir ve korunmasız cinsel ilişki sırasında dikkat edilmelidir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>HPV (Human Papillomavirus)</strong>: Hem erkeklerde hem de kadınlarda kansere yol açabilen HPV, genital siğillere ve enfeksiyona neden olabilir. Erkeklerde genellikle semptom göstermez, bu nedenle düzenli kontroller ve aşılar önerilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Sifiliz</strong>: Bakteriyel bir enfeksiyon olan sifiliz, cinsel organlarda yaralar ve döküntülere neden olabilir. İlerleyen evrelerde kalp, beyin ve diğer organlara zarar verebilir. Erkekler cinsel sağlık kontrollerini düzenli olarak yapmalı ve korunmasız cinsel temas riskini azaltmalıdır.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Bel Soğukluğu (Gonore)</strong>: Bakteriyel bir enfeksiyon olan bel soğukluğu, idrar yaparken yanma, akıntı ve testislerde ağrı gibi semptomlara neden olabilir. Tedavi edilmezse üreme sistemine zarar verebilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Klamidya</strong>: Klamidya, sıkça semptomsuz seyreder ve erkeklerde idrar yaparken yanma, akıntı ve testis ağrısına neden olabilir. Tedavi edilmezse kısırlığa yol açabilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Trikomonas</strong>: Tek hücreli parazitler tarafından oluşturulan bu enfeksiyon genellikle kadınlarda semptomlara neden olur, ancak erkeklerde de görülebilir. Cinsel partnerler arasında yayılabilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Hepatit B</strong>: Viral bir enfeksiyon olan hepatit B, cinsel temas yoluyla bulaşabilir. Karaciğer hasarına ve diğer sağlık sorunlarına neden olabilir.</p>
	</li>
</ol>

<h3>Cinsel Sağlık ve Korunma</h3>

<p>Erkekler, cinsel sağlıklarını korumak için aşağıdaki önlemleri almalıdır:</p>

<ul>
	<li>
	<p><strong>Korunma Yöntemleri</strong>: Korunmasız cinsel temasın riskini azaltmak için kondom kullanımı önemlidir. Kondom, birçok cinsel yolla bulaşan hastalığın yayılmasını engellemeye yardımcı olabilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Düzenli Sağlık Kontrolleri</strong>: Cinsel sağlık kontrolleri düzenli olarak yapılmalıdır. Erken teşhis, hastalıkların daha etkili bir şekilde tedavi edilmesine yardımcı olabilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Aşılar</strong>: HPV gibi bazı cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı aşılar mevcuttur. Bu aşılar, enfeksiyon riskini azaltabilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Cinsel Partnerlerle İletişim</strong>: Açık iletişim, cinsel partnerler arasında hastalık geçişini önlemeye yardımcı olabilir. Partnerinizle korunma yöntemleri ve sağlık geçmişi hakkında konuşmak önemlidir.</p>
	</li>
</ul>

<h3>Sonuç</h3>

<p>Cinsel yolla bulaşan hastalıklar, cinsel sağlık konusunda dikkat edilmesi gereken önemli bir konudur. Erkeklerin cinsel sağlıklarını korumak için korunma yöntemlerini bilmeleri, düzenli sağlık kontrolleri yapmaları ve cinsel partnerleriyle iletişimde olmaları gerekmektedir. Bilinçli bir şekilde hareket ederek, cinsel yolla bulaşan hastalıkların önlenmesine katkıda bulunabilir ve genel sağlığı koruyabilirsiniz.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/gercekten-aya-gidildi-mi-881</link>
            <category>YAŞAM</category>
            <pubDate>Tue, 29 Aug 2023 02:33:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Gerçekten AY'a gidildi mi?</h1>
                        <h2>Sizler için Ay'a ayak basılmasını ve Apollo görevlerini detaylı bir şekilde ele aldık. Apollo misyonlarına ait tarihler ve ayak basılan misyonlar belirttik. Gerçekten Ay'a ayak basılmamış olabilir mi?</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/08/gercekten-aya-gidildi-mi-1693266067.jpg">
                        <figcaption>Gerçekten AY'a gidildi mi?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Ay'a insanların yaptığı ziyaret tartışılmaya devam ediyor. Günümüzde Ay'a ayak basılması, insanlık tarihinin en büyük bilimsel ve teknolojik başarılarından biri olarak kabul edilir. NASA'nın Apollo görevleri, 20 Temmuz 1969'da Ay'a ayak basılmasını mümkün kılarak insanlığın sınırlarını aşmasının simgesi haline gelmiştir. Ancak, bu tarihi olaya rağmen, Ay'a ayak basılmasını sorgulayan komplo teorileri de ortaya atılmıştır. Bu makalede, Ay'a ayak basılması, Apollo görevleri, bu görevlere yöneltilen komplo teorileri, aya yapıldığı iddia edilen ziyaretlerin listesi ve bu iddiaların akademik bir perspektiften değerlendirmesi yapılacaktır.</p>

<p><strong>Ay'a Ayak Basılması ve Apollo Görevleri</strong></p>

<p>Apollo görevleri, NASA'nın Apollo programı kapsamında gerçekleştirdiği uzay görevleridir. İşte Ay'a yapılan ziyaretlerin tarihleri ve Apollo misyonları:</p>

<ol>
	<li>
	<p><strong>Apollo 11 (20 Temmuz 1969):</strong> İlk kez Ay'a ayak basıldı. Neil Armstrong ve Buzz Aldrin, Ay yüzeyine inerek yürüdüler.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Apollo 12 (14-24 Kasım 1969):</strong> İkinci Ay ziyareti. Charles "Pete" Conrad ve Alan L. Bean, Ay yüzeyine indi.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Apollo 14 (31 Ocak-9 Şubat 1971):</strong> Üçüncü Ay ziyareti. Alan Shepard ve Edgar Mitchell, Ay yüzeyine inerek keşiflerde bulundular.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Apollo 15 (26 Temmuz-7 Ağustos 1971):</strong> Dördüncü Ay ziyareti. David Scott, James Irwin ve Alfred Worden, Ay yüzeyinde dolaşıp araştırmalar yaptılar.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Apollo 16 (16-27 Nisan 1972):</strong> Beşinci Ay ziyareti. John Young ve Charles Duke, Ay yüzeyine inerek numuneler topladılar.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Apollo 17 (7-19 Aralık 1972):</strong> Son Apollo misyonu. Eugene Cernan, Harrison Schmitt ve Ronald Evans, Ay yüzeyine indi.</p>
	</li>
</ol>

<p><strong>Komplo Teorileri ve Değerlendirmeleri</strong></p>

<ol>
	<li>
	<p><strong>Ay'a Ayak Basılmadı İddiası:</strong> Bu teoriye göre, Apollo görevlerinin Ay yüzeyine ayak basma sahneleri stüdyoda çekildi ve kamuoyuna sahte görüntüler sunuldu. Ancak, bu iddia bilimsel ve teknik kanıtlarla çürütülmüştür. Ay yüzeyinde bırakılan araçlar, yüzeyden toplanan numuneler ve Ay'ın manyetik alanının incelenmesi gibi somut kanıtlar, Ay'a ayak basıldığını doğrular.&nbsp;<br />
	<br />
	<img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/apollo-11-footprint%5B1%5D.jpg" style="height:582px; width:576px" /><br />
	&nbsp;</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Bayrağın Dalgalanması İddiası:</strong> Astronotlar tarafından dikilen Amerikan bayrağının rüzgar etkisiyle dalgalandığı iddiası, bazı komplo teorisyenlerince dile getirilmiştir. Ancak, bayrağın dalgalanması astronotların hareketleri ve yerçekimi etkisiyle açıklanabilir. Ayrıca, Ay'ın ince atmosferinin rüzgarı engelleyecek kadar yoğun olmadığı bilinmektedir.<br />
	<img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/apollo.png" style="height:340px; width:600px" /></p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Görsel Efekt Kullanıldı İddiası:</strong> Ay yüzeyi görüntülerinin stüdyoda üretildiği iddiası da öne sürülmüştür. Ancak, o dönemdeki teknolojinin sınırlılığı ve görsel efektlerin sınırlı kullanımı, bu iddianın geçersizliğini gösterir. Ay yüzeyindeki jeolojik yapılar, toz ve kayaçların özellikleri, görüntülerin gerçek olduğunu doğrular.</p>
	</li>
</ol>

<p>&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/apollo11vrhd_000JPG-1024x800%5B1%5D.jpg" style="height:469px; width:600px" /></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Apollo görevleri ve Ay'a ayak basılması, insanlığın bilimsel ve teknolojik başarılarından biridir. Komplo teorileri ise, bazı bireylerin Ay görevlerini sorgulama eğilimini yansıtır. Ancak, bilimsel ve teknik veriler, astronotların tanıklıkları ve eldeki somut kanıtlar, Ay'a ayak basıldığını destekler. Apollo görevleri, insanlığın sınırlarını aşma, keşif ve bilimsel araştırma anlamında önemli bir adım olarak tarih sayfalarında yerini alır.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/burclarin-tarihcesi-ve-gunumuzdeki-onemi-880</link>
            <category>YAŞAM</category>
            <pubDate>Tue, 29 Aug 2023 02:19:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Burçların Tarihçesi ve Günümüzdeki Önemi</h1>
                        <h2>Bu makalede, burçların tarihçesi ve günümüzdeki önemi incelenmiştir. Burçlar, antik uygarlıklardan günümüze kadar gelen astrolojik bir geleneği temsil eder. Batı astrolojisinin temelini oluşturan on iki burç, insanların doğum tarihlerine göre belirlenen sembolik kategorilerdir. Her burç, belirli özelliklerle ve karakteristiklerle ilişkilendirilir. Günümüzde burçlar, eğlence, kişisel gelişim ve ilişkilerde rehberlik sağlama amacıyla sıkça kullanılı</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/08/burclarin-tarihcesi-ve-gunumuzdeki-onemi-1693264924.jpg">
                        <figcaption>Burçların Tarihçesi ve Günümüzdeki Önemi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İnsanlar tarih boyunca gökyüzünü gözlemleyerek, yıldızların ve gezegenlerin hareketlerini inceleyerek geleceği tahmin etmeye çalışmışlardır. Bu gözlemler sonucu ortaya çıkan burçlar, günümüze kadar gelen bir astrolojik geleneği temsil eder. Burçlar, insanların doğum tarihlerine göre belirlenen sembolik kategorilerdir ve genellikle on iki tanedir. Her burç, belirli bir takım özelliklerle ve karakteristiklerle ilişkilendirilir.</p>

<p><strong>Burçların Tarihçesi</strong></p>

<p>Burçlarla ilgili en eski kayıtlar, Mısır ve Babil uygarlıklarına dayanır. Bu uygarlıklar, gökyüzündeki yıldızların hareketlerini izleyerek mevsimleri ve doğal olayları tahmin etmeye çalışıyorlardı. Daha sonra, Yunanlar ve Romalılar da bu gözlemleri geliştirerek burç sistemini oluşturdular. Antik dönemde burçlar, kişilerin yaşamlarını etkileyen doğaüstü güçlerin belirleyicisi olarak kabul ediliyordu.</p>

<p>Orta Çağ'da astroloji büyük ilgi gördü ve pek çok krallık, lider ve bilgin astrologların tavsiyelerine önem verdi. Rönesans dönemiyle birlikte bilimsel düşünce yaygınlaştıkça, burçlar daha çok popüler kültürün bir parçası haline geldi. Günümüzde ise, burçlar hala pek çok insan için kişilik analizi, ilişkiler ve kariyer seçimi gibi konularda rehberlik sağlayan bir araç olarak kullanılıyor.</p>

<p><strong>Günümüzdeki Burçlar ve Anlamları</strong></p>

<p>Günümüzdeki burçlar, Batı astrolojisinin temelini oluşturur. Bu burçlar, yıl boyunca Güneş'in hareket ettiği on iki farklı takımyıldızı grubuna denk gelir. İşte günümüzdeki on iki burç ve genel anlamları:</p>

<ol>
	<li><strong>Koç (21 Mart - 19 Nisan)</strong>: Enerjik, liderlik yetenekleri olan.</li>
	<li><strong>Boğa (20 Nisan - 20 Mayıs)</strong>: Sabırlı, kararlı, pratik.</li>
	<li><strong>İkizler (21 Mayıs - 20 Haziran)</strong>: İletişim yetenekleri yüksek, çift yönlü düşünen.</li>
	<li><strong>Yengeç (21 Haziran - 22 Temmuz)</strong>: Duygusal, aileye önem veren.</li>
	<li><strong>Aslan (23 Temmuz - 22 Ağustos)</strong>: Kendine güvenen, yaratıcı.</li>
	<li><strong>Başak (23 Ağustos - 22 Eylül)</strong>: Titiz, analitik, düşünceli.</li>
	<li><strong>Terazi (23 Eylül - 22 Ekim)</strong>: Denge arayışında, adaleti önemseyen.</li>
	<li><strong>Akrep (23 Ekim - 21 Kasım)</strong>: Tutkulu, derin düşünen, kararlı.</li>
	<li><strong>Yay (22 Kasım - 21 Aralık)</strong>: Özgürlüğü seven, keşfetmeye meraklı.</li>
	<li><strong>Oğlak (22 Aralık - 19 Ocak)</strong>: Disiplinli, hırslı, sorumluluk sahibi.</li>
	<li><strong>Kova (20 Ocak - 18 Şubat)</strong>: Yaratıcı, yeniliklere açık, toplumsal konulara ilgi duyan.</li>
	<li><strong>Balık (19 Şubat - 20 Mart)</strong>: Duygusal, hayal gücü yüksek, empatik.</li>
</ol>

<p><strong>Burçların Eğlence ve İnanç Boyutu</strong></p>

<p>Günümüzde burçlar genellikle eğlence, kişisel gelişim ve ilişki yönlendirmesi amacıyla kullanılır. Gazeteler, dergiler ve internet siteleri düzenli olarak günlük burç yorumları sunar. Ancak, burçların bilimsel bir temeli olmadığı ve gerçek yaşamı tahmin etmede güvenilir bir araç olmadığı da unutulmamalıdır.</p>

<p>Sonuç olarak, burçlar insanlığın binlerce yıllık gökyüzü gözlemleri ve mitolojik inançlarının bir yansımasıdır. Günümüzde popüler kültürün bir parçası olan burçlar, pek çok insan için eğlenceli bir araç olmanın yanı sıra kişisel analiz ve kendi kendine keşif için bir rehberlik kaynağı olarak da kabul edilmektedir.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/seks-isciligi-dunyadaki-durum-ve-yasal-zemin-879</link>
            <category>DOSYA</category>
            <pubDate>Tue, 29 Aug 2023 02:12:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Seks İşçiliği: Dünyadaki Durum ve Yasal Zemin</h1>
                        <h2>Seks işçiliği, dünya genelinde farklı kültürlerde ve toplumlarda çeşitli yaklaşımlarla ele alınmış ve tartışılmış bir konudur. Ülkeden ülkeye değişen yasal düzenlemeler, sağlık, insan hakları, cinsel özgürlük ve toplumsal görüşler gibi faktörleri içerir. Bazı ülkelerde seks işçiliği yasal ve düzenlenmişken, diğerlerinde yasaktır. Bu durum toplumsal tartışmaları ve farklı görüşleri beraberinde getirir.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/08/seks-isciligi-dunya-genelindeki-durumu-ve-yasal-zemin-1693264671.jpg">
                        <figcaption>Seks İşçiliği: Dünyadaki Durum ve Yasal Zemin</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Seks işçiliği, tarih boyunca farklı kültürlerde ve toplumlarda farklı şekillerde ele alınmış, tartışılmış ve düzenlenmiştir. Seks işçiliğinin yasal durumu ülkeden ülkeye büyük farklılıklar gösterirken, bu alandaki yasal düzenlemeler, sağlık, insan hakları, cinsel özgürlük ve toplumsal görüşler gibi birçok faktörü içerir. Bu makalede, dünya genelinde seks işçiliğinin durumunu ve yasal zeminini inceleyerek, farklı ülkelerdeki yaklaşımları ele alacağız.</p>

<p><strong>Seks İşçiliğinin Yasal Durumu Dünya Genelinde</strong></p>

<p>Dünya genelinde seks işçiliğinin yasal durumu oldukça çeşitlidir. Bazı ülkelerde seks işçiliği tamamen yasal ve düzenlenmiş bir şekilde kabul edilirken, diğer ülkelerde yasak ve suç olarak değerlendirilir. İşte bazı örnekler:</p>

<ul>
	<li>
	<p><strong>Yasal ve Düzenlenmiş Ülkeler</strong>: Almanya, Hollanda, İsviçre gibi ülkelerde seks işçiliği yasal olarak kabul edilir. Bu ülkelerde seks işçileri, düzenli sağlık kontrolleri yapılır ve vergilendirilir. Bu yaklaşım, seks işçilerinin sağlık ve güvenlik koşullarının iyileştirilmesini amaçlar.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Kısmen Yasal Ülkeler</strong>: Bazı ülkelerde seks işçiliğinin bazı formları yasal iken, diğerleri yasaktır. Örneğin, Birleşik Krallık ve Avustralya gibi ülkelerde bazı bölgelerde genel evler yasal olarak faaliyet gösterebilirken, diğer bölgelerde yasak olabilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Yasak Ülkeler</strong>: Singapur, Kuzey Kore gibi ülkelerde seks işçiliği yasaklanmıştır. Bu ülkelerde seks işçiliği suç olarak kabul edilir ve sıkı yasal düzenlemeler uygulanır.</p>
	</li>
</ul>

<p><strong>Seks İşçiliği ve Toplumsal Tartışmalar</strong></p>

<p>Seks işçiliği, toplumların cinsel özgürlük, insan hakları ve toplumsal değerler gibi konularda farklı görüşlere sahip olduğu bir alan olarak dikkat çeker. Bazıları seks işçiliğini bireylerin tercihlerine saygı gösterilmesi gereken bir iş olarak görürken, bazıları ise sömürü, cinsel ticaret ve insan hakları ihlalleriyle ilişkilendirir. Bu farklı görüşler, seks işçiliği konusundaki yasal düzenlemelerin ve toplumsal politikaların çeşitliliğini etkiler.</p>

<p>Seks işçiliği, dünya genelinde farklı yaklaşımlar ve yasal düzenlemelerle ele alınan karmaşık bir konudur. Bazı ülkeler seks işçiliğini yasal ve düzenlenmiş bir şekilde kabul ederken, diğerleri yasaklar ve sınırlamalar uygular. Bu konudaki tartışmalar, cinsel özgürlük, insan hakları ve toplumsal değerler gibi önemli konuları içerir. Toplumların ve ülkelerin bu konudaki yaklaşımları, insanların haklarına saygı gösteren ve toplumsal gereksinimlere uygun yasal düzenlemelerin oluşturulması yönünde önemli bir adımdır.</p>

<p><strong>Dünya Genelinde Seks İşçiliğinin Yasal Durumu: Ülke Örnekleri</strong></p>

<p>Seks işçiliği yasal durumu ülke bazında büyük çeşitlilik göstermektedir. İşte bazı ülkelerdeki seks işçiliğinin yasal durumuna dair örnekler:</p>

<ol>
	<li>
	<p><strong>Almanya</strong>: Yasal ve düzenlenmiş.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Hollanda</strong>: Yasal ve düzenlenmiş.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>İsviçre</strong>: Yasal ve düzenlenmiş.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Yeni Zelanda</strong>: Yasal ve düzenlenmiş.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Avustralya</strong>: Kısmen yasal, bazı eyaletlerde yasal.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Singapur</strong>: Yasak.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Birleşik Krallık</strong>: Kısmen yasal, bazı bölgelerde yasal.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Kanada</strong>: Kısmen yasal, bazı eyaletlerde yasal.</p>
	</li>
</ol>

<p>Seks işçiliği, farklı toplumsal ve kültürel dinamiklerin etkisi altında farklı şekillerde düzenlenmektedir. Bu durum, seks işçiliği ve toplumsal değerler arasındaki hassas dengeyi yansıtır.</p>

<p>Genel evler, farklı ülkelerde ve kültürlerde farklı adlarla anılan ticari seks işletmeleridir. Seks işçilerinin müşterilere hizmet verdiği ve cinsel hizmetlerin alındığı yerler olarak bilinirler. Genel evlerin yasal durumu ve işleyişi ülkeye, bölgeye veya eyalete göre büyük farklılıklar gösterirken, bu tür işletmeler genellikle sağlık denetimlerine, vergilendirmeye ve toplumsal düzenlemelere tabi tutulur.</p>

<p><strong>Genel Evlerin Yasal Durumu ve İşleyişi</strong></p>

<p>Genel evlerin yasal durumu dünya genelinde çeşitlilik gösterir. Bazı ülkelerde genel evler yasal ve düzenlenmiş bir şekilde faaliyet gösterebilirken, bazı ülkelerde tamamen yasaklanmıştır. Yasal olan ülkelerde genel evler genellikle belirli sağlık denetimleri, izinler ve vergilendirme mekanizmaları ile düzenlenir. Yasak olan ülkelerde ise genel evler genellikle yeraltında veya gizli olarak işler.</p>

<p><strong>Toplumsal Tartışmalar ve Görüş Farklılıkları</strong></p>

<p>Genel evler, toplum içinde geniş çaplı tartışmalara ve görüş farklılıklarına yol açar. Seks işçiliğinin yasal ve düzenlenmiş olduğu bazı ülkeler, bu yaklaşımın seks işçilerinin sağlık ve güvenlik koşullarını iyileştirebileceğini ve cinsel işçilikten elde edilen gelirin vergilendirilmesi yoluyla ekonomiye katkı sağlayabileceğini savunur. Diğer taraftan, genel evlerin yasak olduğu ülkelerde, seks işçiliğinin insan hakları ihlali, insan ticareti ve cinsel sömürü ile ilişkilendirilmesi endişeleri öne çıkar.</p>

<p><strong>Seks İşçiliği ve İnsan Hakları</strong></p>

<p>Seks işçiliği, insan hakları bağlamında karmaşık bir konudur. Bazıları, seks işçilerinin kendi tercihleri doğrultusunda çalışma haklarına saygı gösterilmesi gerektiğini savunurken, bazıları ise seks işçilerinin cinsel istismar ve sömürü riski altında olduğunu vurgular. Birçok savunucu, seks işçilerinin insan haklarına saygı gösterilmesi, sağlık hizmetlerine erişim ve adil çalışma koşulları talep eder.</p>

<p>Genel evlerin yasal durumu, toplumların değerleri, kültürel normları ve toplumsal görüşlerine bağlı olarak farklılık gösterir. Bazı ülkeler, genel evlerin yasal ve düzenlenmiş olarak işletilmesini tercih ederken, diğerleri genel evleri yasaklamıştır. Seks işçiliği konusu, insan hakları, sağlık, güvenlik ve toplumsal düzenlemeler gibi birçok faktörü içeren karmaşık bir alan olarak karşımıza çıkar. Toplumlar, bu konuda farklı görüşleri dikkate alarak, insan haklarına saygı gösteren ve cinsel işçilikle ilgili riskleri en aza indirmeyi amaçlayan yasal düzenlemeler oluşturmaya çalışır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/dijital-donusumun-etkileri-ve-kapanan-gazeteler-878</link>
            <category>YAŞAM</category>
            <pubDate>Tue, 29 Aug 2023 01:36:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Dijital Dönüşümün Etkileri ve Kapanan Gazeteler</h1>
                        <h2>Gazetecilik, insanlığın haberlere erişimini sağlayarak demokrasinin ve toplumsal bilincin temel taşlarından biri olmuştur. Ancak son yıllarda dijital dönüşümün hız kazanmasıyla birlikte basılı gazetecilik sektörü, önemli değişimler ve zorluklarla karşı karşıya kalmıştır. Bu makalede, basılı gazeteciliğin geleceğini ve dünya genelinde kapanan gazetelere dair örnekleri ele alacağız.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/08/dijital-donusumun-etkileri-ve-kapanan-gazeteler-1693264128.jpg">
                        <figcaption>Dijital Dönüşümün Etkileri ve Kapanan Gazeteler</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Günümüzde teknolojik ilerlemeler, iletişim dünyasını baştan sona değiştirdi ve bu durum, gazetecilik sektörünü de etkiledi. Basılı gazetecilik, yıllar boyunca toplumun haberlere erişiminde önemli bir rol oynadı. Ancak son dönemde, dijital dönüşümün hızlanmasıyla birlikte basılı gazetelerin geleceği belirsizleşti. Bu makalede, basılı gazeteciliğin dijital dönüşüm süreci, kapanan gazetelere dair örnekler ve bu değişimin medya endüstrisine olan etkileri ele alınacaktır.</p>

<p><strong>Basılı Gazeteciliğin Dijital Dönüşümü ve Zorlukları</strong></p>

<p>Basılı gazeteciliğin dijital dönüşümü, gazetelerin içeriklerini dijital platformlara taşımasını ve okuyucularına çevrimiçi olarak erişim sağlamasını içerir. Bu dönüşüm, haber tüketim alışkanlıklarının değişmesi ve teknolojik yeniliklerin etkisiyle hız kazandı. İnternetin yaygınlaşması ve akıllı cihazların kullanımının artması, haberlere anlık erişim imkanı sunarken, sosyal medya platformları da haberleri paylaşma ve tartışma mecraları haline geldi. Bu faktörler, basılı gazetelerin tirajlarını ve gelirlerini olumsuz etkiledi.</p>

<p><strong>Kapanan Gazeteler ve Dünya Genelindeki Örnekler</strong></p>

<p>Basılı gazetelerin zorluklarıyla başa çıkmak için birçok gazete basımını durdurmak veya dijital platformlara yönelmek zorunda kaldı. İşte dünya genelinde bazı örnekler:</p>

<ol>
	<li>
	<p><strong>"The Independent" (Birleşik Krallık)</strong>: Bir zamanlar Birleşik Krallık'ın en büyük gazetelerinden biri olan "The Independent", 2016 yılında basılı yayınını sonlandırdı ve yalnızca dijital olarak devam etmeye karar verdi. Bu karar, gazetenin ekonomik zorluklarla başa çıkmak ve dijital medyada daha rekabetçi olmak amacıyla alındı.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>"The Seattle Post-Intelligencer" (ABD)</strong>: 2009 yılında Seattle merkezli bu gazete, basılı yayınına son verdi. Gazete, haberlerini internet sitesi üzerinden yayınlamaya devam ederken, basılı gazeteciliğin zorluklarına karşı koymaya çalıştı.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>"La Tribune" (Fransa)</strong>: Fransız gazetesi "La Tribune", 2011 yılında ekonomik zorluklar ve düşen tirajlar nedeniyle basılı yayınını durdurdu. Daha sonra dijital platformda devam etmeye başladı.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>"The Japan Times" (Japonya)</strong>: Japonya merkezli "The Japan Times", 2010 yılında basılı yayınını sonlandırdı ve dijital platforma ağırlık verdi. Japonya'daki birçok gazete gibi, küçülen tirajlar ve dijital medyanın yükselmesi nedeniyle bu kararı aldı.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>"The Christian Science Monitor" (ABD)</strong>: 2008 yılında bu gazete, günlük basılı yayınını sonlandırarak haftalık bir basılı gazete ve çevrimiçi platforma odaklandı. Bu şekilde, basılı gazeteciliğin zorluklarını aşmaya ve sürdürülebilir bir model oluşturmaya çalıştı.</p>
	</li>
</ol>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/Newspapers_-Adobe-Stock_-resized%5B1%5D.jpg" style="height:491px; width:734px" /></p>

<p><strong>Medya Endüstrisine Etkileri ve Geleceği</strong></p>

<p>Basılı gazetelerin zorluklar yaşaması, medya endüstrisinde geniş çaplı etkilere neden oldu. Binlerce gazeteci işini kaybederken, çevrimiçi platformlar daha hızlı ve geniş kitlelere ulaşmanın avantajlarıyla öne çıktı. Dijital platformlar, daha hızlı ve etkili haber paylaşımı yapma imkanı sunarken, aynı zamanda haberin güvenilirliği ve doğruluğu konusunda da tartışmaları beraberinde getirdi.</p>

<p>Sonuç olarak, basılı gazeteciliğin geleceği, dijital dönüşümün etkileriyle belirleniyor. Birçok gazete, ekonomik zorlukları aşmak ve daha geniş kitlelere ulaşabilmek için dijital platformlara yöneliyor. Ancak bu geçiş süreci, medya endüstrisinde yeni zorluklar ve fırsatlar yaratıyor. Medya sektörünün, geleneksel ve dijital medyanın avantajlarını bir araya getirerek sürdürülebilir bir model oluşturması gerekiyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/dunyanin-en-buyuk-festivalleri-877</link>
            <category>YAŞAM</category>
            <pubDate>Tue, 29 Aug 2023 01:27:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Dünyanın En Büyük Festivalleri</h1>
                        <h2>Dünya genelinde kutlanan büyük festivaller, insanların kültürel kimliklerini coşku ve eğlenceyle birleştirdiği özel zamanlardır. Bu festivaller, farklı bölgelerin, inançların ve geleneklerin bir araya gelerek renkli bir dansı ve paylaşımı oluşturduğu noktalardır. Size bu festivaller ile ilgili bir liste yaptık.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/08/dunyanin-en-buyuk-festivalleri-1693261920.jpg">
                        <figcaption>Dünyanın En Büyük Festivalleri</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Dünya, insanlığın binlerce yıllık tarihini ve kültürel zenginliğini yansıtan birçok etkileyici festival ev sahipliği yapmaktadır. Bu festivaller, insanların coşku, inanç ve eğlenceyi paylaştığı, kültürel kimliklerini kutladığı ve renkli anılar biriktirdiği özel zamanlardır. Farklı bölgelerde ve farklı topluluklarda kutlanan bu festivaller, insanların birbirleriyle etkileşime geçmelerini, kültürel çeşitliliği deneyimlemelerini ve dünya genelindeki benzerlikleri ve farklılıkları kutlamalarla birleştirmelerini sağlar. İşte dünyanın en büyük ve en etkileyici festivallerine bir bakış:</p>

<ol>
	<li><strong>Kumbh Mela</strong> (Hindistan): Hindistan'ın mistik atmosferinde gerçekleşen Kumbh Mela, dünyanın en büyük dini festivalidir. Milyonlarca insan, Ganga, Yamuna, Sarasvati ve Godavari nehirlerinin kutsal sularında yıkanmak ve ruhsal aydınlanma arayışına girmek için bir araya gelir. Bu muazzam topluluk, Hindu inancının derinliklerine inerken, farklı kültürlerin ve inançların kucaklaştığı bir platform oluşturur.</li>
	<li><strong>Rio Karnavalı</strong> (Brezilya): Renk, müzik ve dansın en çarpıcı kombinasyonlarından biri olan Rio Karnavalı, Brezilya'nın enerjisi ve ritmini yansıtır. Samba dansları, renkli kostümler ve büyüleyici geçit törenleri, sokakları bir dans ziyafetine dönüştürür. Bu büyülü etkinlik, Brezilya kültürünün canlı ve coşkulu bir yansımasıdır.</li>
	<li><strong>Oktoberfest</strong> (Almanya): Almanya'nın Münih şehrinde her yıl düzenlenen Oktoberfest, dünyanın en ünlü bira festivalidir. Misafirperverlik, geleneksel kostümler, lezzetli Alman yemekleri ve tabii ki birbirinden farklı bira çeşitleri ile bir araya gelir. Bu renkli etkinlik, Alman kültürünün cömertliğini ve keyiflerini yansıtır.</li>
	<li><strong>Glastonbury Festivali</strong> (İngiltere): İngiltere'nin yeşil kırlarında gerçekleşen Glastonbury Festivali, müziğin, sanatın ve özgür ruhun bir araya geldiği bir platformdur. Dünya çapındaki ünlü sanatçılar, yaratıcı enstalasyonlar ve alternatif kültürler, bu etkinliği unutulmaz kılar.</li>
	<li><strong>Diwali (Deepavali)</strong> (Hindistan): Hindistan ve diğer birçok ülkede kutlanan Diwali, ışığın zaferini temsil eder. Renkli ışıklar, ateşli işaretler ve patlayıcılarla dolu bu festival, aynı zamanda aile birliğini ve dayanışmayı kutlar.</li>
	<li><strong>Carnival of Venice</strong> (İtalya): Venedik'in gizemli sokakları, tarihi ve zarif kostümlerle süslendiğinde, Carnival of Venice başlar. Maske takma geleneği, geçmişin büyüsünü günümüze taşırken, Venedik'in romantik atmosferini daha da zenginleştirir.</li>
	<li><strong>Holi Festivali</strong> (Hindistan): Hindistan'ın renklerle dolu Holi Festivali, insanların farklı renklerdeki tozları birbirlerine atarak eğlendiği ve aynı zamanda birbirleriyle barışı kutladığı bir etkinliktir. Sınırları ve farklılıkları aşan bir deneyim sunar.</li>
	<li><strong>Hanami</strong> (Japonya): Japonya'nın kiraz çiçekleri, Hanami festivalinde yere serilir. Parklarda, bahçelerde ve nehir kıyılarında piknikler yapılırken, geleneksel giysiler içinde danslar ve müziklerle Japon kültürü kutlanır.</li>
	<li><strong>La Tomatina</strong> (İspanya): İspanya'nın Buñol kasabasında düzenlenen La Tomatina Festivali, katılımcıların birbirlerine domates atarak coşkuyu paylaştığı renkli bir etkinliktir. Bu eğlenceli ve benzersiz festival, dünyanın dört bir yanından gelenleri bir araya getirir.</li>
</ol>

<p>Bu büyük festivaller, dünyanın farklı bölgelerinden gelen insanları bir araya getiren, renklerin, seslerin ve coşkunun güçlü bir yansımasıdır. Her biri, insanlığın kültürel zenginliğini ve birbirimizi daha iyi anlama çabalarımızı yücelten özel deneyimler sunar.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/guven-yaratici-onlemler-876</link>
            <category>KIBRIS SORUNU BİLGİ BANKASI</category>
            <pubDate>Tue, 29 Aug 2023 01:13:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Güven Yaratıcı Önlemler</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/08/guven-yaratici-onlemler-1693261042.jpg">
                        <figcaption>Güven Yaratıcı Önlemler</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Güven Yaratıcı Önlemler (GYÖ), uluslararası ilişkiler alanında, taraflar arasındaki güvensizlik ve gerilimi azaltmayı amaçlayan bir stratejik yaklaşım olarak ortaya çıkmıştır. Bu önlemler, taraflar arasındaki olumsuz algıları hafifletmek, yanlış anlamaları azaltmak ve iletişimi kolaylaştırmak amacıyla benimsenmiştir. İşbirliği ve diyalogu teşvik etmeyi hedefleyen bu önlemler, çatışma riskini azaltarak ulusal ve uluslararası güvenliği artırmayı amaçlar.</p>

<p>GYÖ'ler, Soğuk Savaş döneminin etkileriyle şekillenen uluslararası ilişkilerde özellikle Batı ve Doğu Bloku arasındaki gerilimin azaltılması amacıyla gündeme gelmiştir. Bu dönemde, büyük güçler arasındaki nükleer silah yarışı ve ideolojik çatışmalar dünya barışını tehdit etmekteydi. Taraflar arasında güvensizlik ve yanlış anlamaların potansiyel bir çatışmayı tetikleme ihtimali yüksekti. Güven yaratıcı önlemler, bu tür gerilimi azaltmak ve taraflar arasındaki diyaloğu desteklemek amacıyla ortaya çıkmıştır.</p>

<p><strong><a href="http://oshan.eu/barriers-to-confidence-building-measures-in-the-cyprus-problem/">Kıbrıs Sorunu ve Güven Yaratıcı Önlemler</a></strong></p>

<p>Kıbrıs Sorunu bağlamında Güven Yaratıcı Önlemler (GYÖ), taraflar arasındaki güvensizlik ve çatışma riskini azaltmayı amaçlayan bir strateji olarak önem kazanmıştır. Kıbrıs Sorunu, Kıbrıs Adası'ndaki Türk ve Yunan toplulukları arasında tarihsel, etnik ve siyasi temelli karmaşık bir anlaşmazlık olarak bilinir. Bu sorunun çözümü için uluslararası toplum, taraflar arasında güvensizlik ortamını hafifletmek ve çözüm sürecine uygun bir zemin oluşturmak amacıyla GYÖ'leri benimsemiştir.</p>

<p>Resmi olarak ilk kez BM Genel Sekreteri Butros Gali'nin görev yaptığı 1992-1996 yılları arasında gündeme gelen GYÖ'ler, Kıbrıs'taki tarafların hem mutabık kaldığı hem de uzlaşamadığı çalışmalar ve girişimler şeklinde yürütülmüştür. Kıbrıs'ta GYÖ'ler, iki toplum arasındaki güvensizlik ortamının azaltılması, potansiyel bir çözüme hazırlık amacıyla iki toplumun birbirine yakınlaşması ve çözüm sürecinin kolaylaştırılması gibi hedefleri içermiştir.</p>

<p>Kıbrıs Çözüm Müzakereleri bağlamında, BM Genel Sekreteri Butros Gali'nin adıyla anılan Gali Fikirler Dizisi'nde uzlaşma sağlanamadıktan sonra, 1993 yılında BM Genel Sekreteri, Kıbrıs'taki İyi Niyet Misyonu'na ilişkin olarak hazırladığı raporda GYÖ'lerin gerekliliğini vurgulamıştır (BM-BMGS-26026, 1993). Raporda, taraflar arasında derin bir güven krizi olduğuna dair tespitler yer almakta ve bu nedenle, tarafların kabul ettiği güven artırıcı önlemler alınması durumunda ilerlemenin daha mümkün olabileceği ifade edilmektedir. Genel Sekreter, belirlediği 8 başlık altındaki önlemlerin, yeni bir güven ortamı yaratarak, çözüm sağlanamayan "Fikirler Dizisi" temelinde genel bir anlaşma yapma hedefine yönelik bir adım olduğunu belirtmiştir.</p>

<p>Güven Yaratıcı Önlemler, uluslararası ilişkilerin karmaşıklığı içerisinde taraflar arasındaki güvensizliği hafifletmeyi, diyaloğu teşvik etmeyi ve çatışma riskini azaltmayı amaçlayan önemli bir yaklaşımdır. Kıbrıs Sorunu'nun çözüm sürecinde de bu önlemler, taraflar arasındaki güvensizlik ortamını aşma ve çözüm sürecine olumlu katkı sağlama amacıyla benimsenmiştir. Bu kapsamda, BM Genel Sekreteri Butros Gali'nin dönemi ve sonrasında Kıbrıs'ta yürütülen GYÖ çalışmaları, adanın iki toplumu arasında daha yapıcı bir diyalog ve çözüm sürecine uygun bir zemin oluşturmak amacıyla gerçekleştirilmiştir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/dogru-diyet-secimi-ve-hatalardan-kacinma-875</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Mon, 28 Aug 2023 23:28:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Doğru Diyet Seçimi ve Hatalardan Kaçınma</h1>
                        <h2>Doğru bir diyet programı, sağlığımızı korumak, kilo yönetimini sağlamak ve yaşam kalitemizi artırmak için hayati bir öneme sahiptir. Kişiselleştirilmiş, dengeli ve sürdürülebilir bir yaklaşım, temel ilkedir. Dengeli beslenme, porsiyon kontrolü, su tüketimi, sağlıklı atıştırmalar ve düzenli egzersiz, etkili diyetin temel taşlarıdır. Hızlı sonuç beklentisi, aşırı kısıtlama, takıntı ve duygusal yeme gibi hatalardan kaçınmak, sağlıklı beslenme yolculuğunda önemlidir. Uzman görüşü almak ve sürdürülebilir bir plan oluşturmak, sağlık hedeflerimize ulaşmamızı sağlar.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/08/dogru-diyet-secimi-ve-hatalardan-kacinma-1693255065.jpg">
                        <figcaption>Doğru Diyet Seçimi ve Hatalardan Kaçınma</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Modern yaşamın getirdiği hızlı tempoya ayak uydururken sağlığımızı korumak ve ideal kilomuzu yönetmek her zamankinden daha büyük bir önem taşıyor. İşte bu noktada, doğru bir diyet seçimi ve sağlıklı beslenme alışkanlıkları hayati bir rol oynuyor. Doğru ve dengeli bir diyet programı, hem fiziksel hem de zihinsel sağlığımızı desteklemek, enerji seviyemizi artırmak ve yaşam kalitemizi yükseltmek için elzemdir. Ancak, etkili bir diyet oluşturmanın yanı sıra, diyet yaparken yapılan yaygın hatalardan kaçınmak da aynı derecede önemlidir.</p>

<h2><strong>Diyetin Gücü ve Temel İlkeleri</strong></h2>

<p>Diyet, sadece kilo kontrolü sağlamak değil, aynı zamanda vücudumuzun ihtiyaç duyduğu besin öğelerini alarak sağlık ve yaşam kalitesini artırmak amacıyla benimsenmelidir. Doğru bir diyet programı oluştururken şu temel ilkeler göz önünde bulundurulmalıdır:</p>

<p><strong>1. Kişiselleştirme:</strong> Her bireyin beslenme gereksinimleri farklıdır. Yaş, cinsiyet, yaşam tarzı, metabolizma hızı gibi faktörler göz önünde bulundurularak kişiselleştirilmiş bir beslenme planı oluşturulmalıdır.</p>

<p><strong>2. Dengeli Beslenme:</strong> Besin gruplarını dengelemek önemlidir. Protein, karbonhidrat, yağ, lif, vitamin ve mineral ihtiyaçlarına uygun olarak dengeli bir beslenme planı hazırlanmalıdır.</p>

<p><strong>3. Porsiyon Kontrolü:</strong> Porsiyonların kontrol edilmesi, gereksiz kalori alımını engellemek için kritik bir unsurdur. Yemekleri yavaş yemek ve doygunluk hissini takip etmek de bu ilkeyi destekler.</p>

<p><strong>4. Su Tüketimi:</strong> Yeterli su içmek, sindirim sağlığından cildin nem dengesine kadar birçok alanda olumlu etkiler sağlar. Günde en az 8 su bardağı su içilmesi önerilir.</p>

<p><strong>5. Sağlıklı Atıştırmalar:</strong> Aralarda sağlıklı atıştırmalar tüketmek, kan şekerini dengelemeye yardımcı olabilir. Aynı zamanda aşırı yeme isteğini azaltabilir.</p>

<p><strong>6. Egzersiz ve Aktivite:</strong> Diyetinizi düzenli fiziksel aktiviteyle birleştirmek, kilo yönetimini ve genel sağlığı destekler.</p>

<p><strong>7. Takip ve Ayarlama:</strong> İlerlemeyi takip etmek ve gerektiğinde diyet programınızı ayarlamak, başarının sürdürülebilirliği açısından önemlidir.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/diyet.jpg" style="height:800px; width:533px" /></p>

<h2><strong>Diyet Yaparken Sıkça Yapılan Hatalar ve Önlemler</strong></h2>

<p><strong>1. Aşırı Kısıtlama:</strong> Aşırı sıkı diyetler, vücuda gerekli besin öğelerini yetersiz alımına neden olabilir. Dengeli ve sürdürülebilir bir beslenme hedeflenmelidir.</p>

<p><strong>2. Hızlı Sonuç Beklentisi:</strong> Hızlı kilo kaybı hedefi, sağlıksız yöntemlere ve vücut stresine neden olabilir. Sabırlı ve istikrarlı bir yaklaşım benimsemek daha sağlıklıdır.</p>

<p><strong>3. Takıntı ve Baskı:</strong> Beslenme konusunda takıntılı davranmak, ortoreksiya gibi sorunlara yol açabilir. Esneklik ve denge önemlidir.</p>

<p><strong>4. Duygusal Yeme:</strong> Duygusal nedenlerle aşırı yeme, diyetin amacını zayıflatabilir. Duygusal dengeyi korumak, sağlıklı bir ilişki kurmamıza yardımcı olur.</p>

<p><strong>5. Hatalı Besin Takviyeleri:</strong> Uzman görüşü olmadan besin takviyeleri kullanmak sağlık sorunlarına yol açabilir. Uzman danışmanlık almak önemlidir.</p>

<p><strong>6. Yo-yo Diyeti:</strong> Sürekli farklı diyetleri denemek, vücudu dengesizliğe sürükleyebilir. Uzun vadeli ve sürdürülebilir bir plana odaklanmalıyız.</p>

<p>Sağlıklı bir diyet, vücudumuzun enerji ve besin öğelerine ihtiyaç duyduğu bir temel sağlar. Ancak, kişiselleştirilmiş ve dengeli bir yaklaşım benimsemek, sağlık hedeflerine ulaşmamızı kolaylaştırır. Her bireyin ihtiyaçlarını anlamak ve uzmana danışmak, doğru beslenme yolunda atılan önemli adımlardandır. Yapılan hatalardan kaçınarak, beslenme alışkanlıklarımızı dönüştürmek ve uzun vadede sağlık ve refahı desteklemek mümkündür.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/kaplumbagalari-opmeyin-874</link>
            <category>GÜNCEL HABERLER</category>
            <pubDate>Mon, 28 Aug 2023 22:47:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>"Kaplumbağaları Öpmeyin"</h1>
                        <h2>ABD'deki Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), son dönemde yaşanan küçük kaplumbağalarla bağlantılı salmonella salgınıyla ilgili vatandaşları uyarmaktadır. Bu salgının 11 eyalette en az 26 kişiye bulaşmasının ardından, CDC, kaplumbağa sahiplerini ve kaplumbağalarla temas edenleri, hijyen ve sağlık önlemleri konusunda bilinçli olmaları konusunda uyarıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/08/kaplumbagalari-opmeyin-1693252511.jpg">
                        <figcaption>"Kaplumbağaları Öpmeyin"</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>ABD'deki Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), küçük kaplumbağalarla bağlantılı salmonella salgınının 11 eyalette en az 26 kişiye bulaşmasının ardından vatandaşları kaplumbağalarına sarılmamaları ve öpmemeleri konusunda uyarıyor. Kaplumbağalar, sevimli görünümleri ve yavaş hareketleri nedeniyle pek çok insanın ilgisini çeken evcil hayvanlardandır. Ancak, kaplumbağaların salmonella adı verilen bakteriyi taşıma potansiyeli, dikkatli davranmayı gerektiren bir konudur. "Kaplumbağaları öpmeyin" ifadesi, sadece bir deyim olmanın ötesinde, salmonella salgını gibi ciddi sağlık risklerine işaret etmektedir.</p>

<p><strong>Salmonella: Korkulan Bakteri</strong></p>

<p>Salmonella, özellikle gastrointestinal sistemde enfeksiyona yol açan bir bakteri türüdür. İnsanlarda ishal, kusma, karın ağrısı, ateş gibi belirtilere neden olabilir. Kaplumbağalar, özellikle kabukları, derileri ve dışkıları üzerinde salmonella bakterisi taşıyabilirler. Bu da insanların bu canlılarla temas etmesi sonucu bulaşma riskini artırır.</p>

<p><strong>Evde Yetiştirilen Kaplumbağalar: Risk ve Önlemler</strong></p>

<p>Evde kaplumbağa beslemek, özellikle çocukların hoşuna giden bir uğraş olabilir. Ancak, kaplumbağaların özellikle 10 cm'den küçük olanlarından uzak durmak önemlidir. Çünkü küçük kaplumbağalar daha yüksek oranda salmonella taşıyabilirler. Eğer kaplumbağa sahibi olmayı düşünüyorsanız, güvenilir kaynaklardan bilgi edinmeli ve kaplumbağa seçiminizi dikkatlice yapmalısınız.</p>

<p><strong>Pet Shoplardan Alınan Kaplumbağalar: Riskler ve Uyarılar</strong></p>

<p>Kaplumbağa sahibi olmak isteyenler, pet shoplardan kaplumbağa satın alırken dikkatli olmalıdır. Özellikle 10 cm'den küçük kaplumbağaların satışının yasak olduğu birçok ülkede bu kurala uymak önemlidir. Küçük kaplumbağaların daha yüksek salmonella taşıma riski taşıdığı unutulmamalıdır. Ayrıca, satın alınacak kaplumbağaların sağlık kontrolünden geçirildiğinden ve gerekli belgelere sahip olduğundan emin olunmalıdır.</p>

<p><strong>Kaplumbağa Teması ve Hijyen Kuralları</strong></p>

<p>Kaplumbağalarla temas sonrası el hijyenine özellikle dikkat etmek gerekmektedir. Eller sabunla yıkanmalı ve hijyen sağlanmalıdır. Kaplumbağaların yaşadığı alanların düzenli temizlenmesi, dışkılarının düzenli olarak temizlenmesi, salmonella riskini azaltmada önemlidir.</p>

<p><strong>Sonuç olarak,</strong> kaplumbağaların evcil hayvan olarak beslenmesi eğlenceli olabilir ancak salmonella salgını gibi sağlık riskleri de göz ardı edilmemelidir. Özellikle küçük kaplumbağalardan ve pet shoplardan alınan kaplumbağalardan uzak durarak, sağlığınızı ve sevdiklerinizin sağlığını korumak için gerekli önlemleri almak önemlidir. Hijyen kurallarına dikkat etmek, kaplumbağalarla temas sonrası el yıkamak gibi basit adımlar, salmonella bulaşma riskini azaltmada büyük rol oynar.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/kibris-turk-yonetimleri-873</link>
            <category>KIBRIS SORUNU BİLGİ BANKASI</category>
            <pubDate>Mon, 28 Aug 2023 16:45:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kıbrıs Türk Yönetimleri</h1>
                        <h2>Kıbrıs Türklerinin yönetim süreçleri ve adanın siyasi tarihindeki dönüşümler, önemli bir gelişim seyri izlemiştir. Bu süreçte, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kuruluşundan sonra Kıbrıs Türkleri, kendi yönetim yapılarını oluşturma çabası içine girmişlerdir. İlk olarak 1967'de Kıbrıs Geçici Türk Yönetimi kurulmuş ve daha sonra adı Kıbrıs Türk Yönetimi olarak değiştirilmiştir. Ancak 1974'te yaşanan olaylar sonucunda yönetimin adı birkaç kez değişmiş, nihayetinde 1983'te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ilan edilmiştir. İşte Kıbrıs Türk Yönetimleri.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/08/kibris-turk-yonetimleri-1693230826.jpg">
                        <figcaption>Kıbrıs Türk Yönetimleri</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Kıbrıs Türklerinin yönetim yapıları ve bu süreçteki değişiklikler, Kıbrıs adasının siyasi tarihinde önemli bir yere sahiptir. Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kurulduğu 1960 yılından sonra, Kıbrıs Türkleri önce dışlanmış ve ardından kendi yönetim yapılarını oluşturma çabası içerisine girmişlerdir.</p>

<p>Kıbrıs Türkleri, Kıbrıs Cumhuriyeti'nde yaşanan gerginlikler sonucu 27 Aralık 1967'de Kıbrıs Geçici Türk Yönetimi'ni kurma ihtiyacı hissettiler. Bu geçici yönetim, Kıbrıs Türklerinin haklarını koruma amacıyla oluşturulmuştu. Daha sonraki yıllarda, 1971'de "geçici" ifadesi yönetimin isminden çıkarılarak Kıbrıs Türk Yönetimi olarak adlandırıldı.</p>

<p>Ancak, 1974 yılında yaşanan gelişmeler Kıbrıs Türk Yönetimi'nin adını birkaç kez değiştirmesine neden oldu. Önce 1 Ekim 1974'te yönetimin adı Otonom Kıbrıs Türk Yönetimi olarak değiştirildi. Ardından 13 Şubat 1975 tarihinde bu isim Kıbrıs Türk Federe Devleti (KTFD) olarak evrildi. Bu isim de uzun süre devam etmedi ve Kıbrıs Türk Federe Devleti Meclisi, 17 Haziran 1983'te aldığı bir kararla "Self Determination" ilkesine dayanarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni (KKTC) ilan etti.</p>

<p>Bu ilan, Kıbrıs Türklerinin kendi kaderini tayin hakkını kullanarak KKTC'yi kurduğu önemli bir dönem olarak tarihe geçti. 15 Kasım 1983 tarihinde yapılan bu ilan, Kıbrıs adasının kuzey kesiminde Kıbrıs Türklerinin özerk bir devlet olarak varlığını resmen ilan ettiği anlamına gelmektedir.</p>

<p>Tüm bu süreçler, Kıbrıs Türklerinin kendi kimliklerini ve yönetim yapılarını koruma ve geliştirme çabalarını yansıtmaktadır. Kıbrıs Türklerinin tarihindeki bu evreler, adanın siyasi tarihindeki önemli dönüm noktaları olarak hatırlanmaktadır.</p>

<p><u><strong>KIBRIS TÜRK YÖNETİMLERİ</strong></u></p>

<ol>
	<li>Kıbrıs Geçici Türk Yönetimi - 27 Aralık 1967</li>
	<li>Kıbrıs Türk Yönetimi - 1971</li>
	<li>Otonom Kıbrıs Türk Yönetimi - 1 Ekim 1974</li>
	<li>Kıbrıs Türk Federe Devleti (KTFD) - 13 Şubat 1975</li>
	<li>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ilanı - 15 Kasım 1983</li>
</ol>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/bbcnin-spagetti-agaclari-haberi-hala-gundemde-872</link>
            <category>GÜNCEL HABERLER</category>
            <pubDate>Tue, 22 Aug 2023 15:48:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>BBC'nin Spagetti Ağaçları Haberi hala gündemde</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/08/bbcnin-spagetti-agaclari-haberi-hala-gundemde-1692709208.jpg">
                        <figcaption>BBC'nin Spagetti Ağaçları Haberi hala gündemde</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Radyo ve televizyon yayıncılığının evrimi, zaman içinde unutulmaz anılar ve mizahi hikayeler yaratmıştır. Bu anılardan biri, İngiliz medya devi BBC'nin 1957 yılında gerçekleştirdiği "spagetti ağaçları" haberi ile ortaya çıkmıştır. Bu olay, medyanın gücü ve insanların gerçeklik algısı üzerindeki etkisini gösteren nadir bir örnektir.</p>

<p>1 Nisan 1957. Bu tarih, dünya genelinde mizah ve alayın yoğunlaştığı "Nisan Şakası" günü olarak bilinir. Bu tarihi fırsatı değerlendiren BBC, o yılın Nisan Şakası için oldukça yaratıcı bir fikirle karşımıza çıktı: "spagetti ağaçları" haberi. "Panorama" adlı belgesel haber programı, İsviçre'deki hayali "spagetti ağaçları" hakkında bir haber hazırladı ve bunu ciddi bir şekilde sundu.</p>

<p>Haberde, İsviçre'nin güneyindeki Ticino bölgesinde yetişen bu hayali ağaçların, özenle bakıldığında ince spagetti şeritlerini ürettiği iddia ediliyordu. Haberde, çiftçilerin ağaçların düzgün bir şekilde yetiştirilmesi ve hasat edilmesi için büyük bir özen gösterdiği görüntüleri yer aldı. Haber, özel olarak tasarlanmış görüntülerle desteklenerek oldukça gerçekçi bir hava yaratıldı.</p>

<p>Bu "spagetti ağaçları" haberi, birçok dinleyici ve izleyici tarafından gerçek sanıldı. O dönemde televizyon yeni bir medya aracıydı ve insanlar bu tür görsel içeriklere pek alışkın değildi. Bu nedenle, insanlar bu sahte haberi sorgulamadan kabul ettiler. Birçok kişi, BBC'ye telefonlarla ve mektuplarla ulaşarak spagetti ağacı yetiştirme yönergelerini istedi. Bazıları ise kendi bahçelerine spagetti ağaçları dikmek istediklerini ifade etti.</p>

<p>Bu olay, medyanın manipülasyon gücünü ve insanların gördüklerine dair algılarını sorgulamalarını vurgulayan bir ders olarak hatırlanır. "Spagetti ağaçları" haberi, medyanın gerçek ve kurgusal bilgiyi nasıl birbirinden ayırt etmekte zorluk çıkarabileceğini gösteren eğlenceli ve anlamlı bir anı olarak medya tarihinde yerini alır.</p>

<p>Nisan Şakası geleneği, günümüzde bile devam etmektedir. Ancak BBC'nin "spagetti ağaçları" haberi, medyanın yaratıcı gücünü ve insanların görüntülere nasıl tepki verebileceğini gösteren özel bir hikayeye dönüşmüş durumdadır.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/meyve-ve-sebze-arasindaki-farklar-871</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Tue, 22 Aug 2023 14:35:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Meyve ve Sebze Arasındaki Farklar</h1>
                        <h2>Meyve ve sebzelerin botanik ve beslenme perspektiflerinden farklarını ele aldık. Botaniksel tanımlara göre meyve ve sebzelerin ayrımı yapılmış, beslenme açısından da her iki grubun sahip olduğu besin değerleri vurgulanmıştır. Ayrıca, yanlış bilinen bazı meyve ve sebze türleri de açıklanmıştır. Meyve suyu tüketiminin dikkat edilmesi gereken bir nokta olduğu belirtilmiştir. Sonuç olarak, meyve ve sebzelerin hem botanik hem de beslenme açılarından önemli olduğu ve sağlıklı bir yaşam tarzının vazgeçilmez parçaları olduğu vurgulanmıştır.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/08/meyve-ve-sebze-arasindaki-farklar-1692704417.jpg">
                        <figcaption>Meyve ve Sebze Arasındaki Farklar</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Meyve ve sebze, günlük beslenmemizin temel bileşenlerindendir. Ancak, genellikle meyve ve sebzeleri farklı kategorilere ayırmamızın ötesinde, botaniksel ve biyolojik olarak ne gibi farklar içerdiklerini anlamak önemlidir. Bu makalede, meyve ve sebzelerin botanik ve beslenme perspektifinden farklarını inceleyeceğiz.</p>

<p><strong>Meyve ve Sebze Tanımları: Botanik Açıdan Farklar</strong></p>

<p><strong>Meyve:</strong> Meyve, bitkilerin çiçeklerinin döllenmesi sonucu gelişen ve tohum içeren kısmını ifade eder. Bu botaniksel tanım, bazen beslenme bağlamında kullanılan tanımlardan farklılık gösterebilir. Botanik olarak incelendiğinde, domates, muz, elma, portakal gibi bitkilerin ürünleri meyve olarak kabul edilir. Meyveler bitkinin üremesi ve tohumlarının dağıtılması açısından kritik bir rol oynar.</p>

<p><strong>Sebze:</strong> Sebze terimi botaniksel olarak spesifik bir bitki organını tanımlamaz. Genellikle tüketilen bitki kısımlarını ifade eder. Kök (havuç), yaprak (ıspanak), sap (kereviz), çiçek (brokoli) gibi farklı bitki kısımları sebze olarak sınıflandırılabilir. Botanik açıdan bakıldığında sebze tanımı belirli bir yapıya işaret etmez.</p>

<p><strong>Beslenme Açısından Farklar:</strong></p>

<p><strong>Meyve:</strong> Meyveler genellikle tatlı ve su içeriği yüksek olan besinlerdir. İçerdikleri doğal şekerler enerji sağlar ve vücuda vitamin, mineral ve lif gibi besleyici maddeler sunar. Özellikle C vitamini, A vitamini, potasyum gibi önemli besin maddeleri meyvelerde bulunur. Yüksek antioksidan içeriği nedeniyle meyveler bağışıklık sistemini destekler.</p>

<p><strong>Sebze:</strong> Sebzeler ise daha az tatlı ve su içeriğine sahiptir. İçerdikleri lif, vitamin ve mineral açısından da zengindir. Koyu yeşil yapraklı sebzeler (ıspanak, pazı), portakal renkli sebzeler (havuç, tatlı patates) gibi farklı renklere sahip sebzeler farklı besin maddeleri içerir. Örneğin, ıspanak folik asit ve demir açısından zengken, havuç A vitamini bakımından zengindir.</p>

<p><strong>Yanlış Bilinenler:</strong></p>

<ol>
	<li>
	<p><strong>Domates ve Biber:</strong> Genellikle sebze olarak kabul edilen domates ve biber aslında botaniksel olarak meyve kategorisine girer. Domatesin içerdiği tohumlar ve gelişimi onu meyve tanımına dahil eder.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Patlıcan:</strong> Patlıcan da botaniksel olarak meyve kabul edilir. Ancak günlük kullanımda sebze olarak anıldığına sıkça rastlanır.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Kabaklar:</strong> Kabaklar da meyve kategorisine giren bitkisel ürünlerden biridir. Yine de genellikle sebze olarak algılanır.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Meyve Suyu Tüketimi:</strong> Meyve suları yüksek şeker içeriğine sahip olabilir. Bu nedenle aşırı meyve suyu tüketimi, fazla kalori alımına neden olabilir.</p>
	</li>
</ol>

<p><strong>Sonuç:</strong></p>

<p>Meyve ve sebzelerin tanımları botanik ve beslenme açısından farklılık gösterir. Botaniksel olarak meyve ve sebzeleri ayırt etmek, bitkilerin üreme ve tohum yayılma süreçlerini anlamak açısından önemlidir. Beslenme açısından ise her ikisi de sağlığımız için önemli besin maddeleri kaynağıdır. Daha sağlıklı bir yaşam tarzı için hem meyve hem de sebzeleri günlük beslenme programımıza dahil etmemiz önerilir.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/turkiye-ve-yunanistan-alevler-altinda-870</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Tue, 22 Aug 2023 14:27:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye ve Yunanistan alevler altında</h1>
                        <h2>Dedeağaç'ta 19 Ağustos'ta başlayan yangın, şiddetli rüzgarların etkisiyle 4. gününde hala kontrol altına alınamadı. Yangın nedeniyle Dedeağaç Üniversitesi Hastanesi'nin bahçesine yaklaşılması, hastaların tahliyesini gerektirdi. Huzurevi de yangından etkilenince tahliye edildi. Evler, tarım alanları ve yerleşim birimleri yangından zarar gördü. Aynı zamanda Aspropirgos ve Rodop bölgelerinde de yangınlar çıktı ve yerleşim birimleri tahliye edildi. Bu felaketlere ek olarak Viotia bölgesindeki yangın kontrol altına alınamadı ve hayat kayıpları yaşandı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/08/turkiye-ve-yunanistan-alevler-altinda-1692703859.jpg">
                        <figcaption>Türkiye ve Yunanistan alevler altında</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Orman Yangınları Türkiye'yi ve Yunanistan'ı Sardı: Can ve Mal Kayıpları Devam Ediyor</strong></p>

<p>Güçlü rüzgarlar ve kurak hava koşulları, Türkiye ve Yunanistan'da dehşet veren orman yangınlarını sürdürüyor. Her iki ülkede de birçok yerleşim yeri ve doğal alan alevlerin hızına yetişemiyor. Yangınlar nedeniyle insanlar ve hayvanlar büyük tehlike altında, evler ve milyonlarca ağaç küle dönüşüyor. İtfaiye ekipleri ve sivil halk, yangınları kontrol altına almak için seferber olmuş durumda. Ancak şiddetli rüzgarların ve alevlerin hızının önüne geçmek oldukça zor görünüyor.</p>

<p><strong>Dedeağaç'ta Yangın Kontrol Altına Alınamıyor, Hastaneler Tahliye Ediliyor</strong></p>

<p>Türkiye'nin Dedeağaç ilçesinde 19 Ağustos'ta başlayan orman yangını, etkili olan şiddetli rüzgarlar nedeniyle hala kontrol altına alınamadı. Yangın Dedeağaç Üniversitesi Hastanesi'ne kadar ulaşarak hastaların tahliye edilmesine neden oldu. Hastaların bir kısmı ambulanslarla çevre illerdeki hastanelere nakledildi. Yoğun bakım ünitesinde tedavi gören yaklaşık 30 kişi ile diğer hastalar, Dedeağaç Limanı'nda kurulan çadırlara ve feribota taşındı. Ancak hastane tahliyesinin ardından oksijen tüplerinden kaynaklanan patlama sesleri duyuldu.</p>

<p><strong>Huzurevi ve Evler Boşaltılıyor, Can ve Mal Kaybı Devam Ediyor</strong></p>

<p>Yangının etkisi altında bulunan Dedeağaç ilçesindeki yaklaşık 130 kişilik huzurevi, yangının yaklaşması üzerine tahliye edildi. Bu sırada Dedeağaç ve Meriç bölgelerinde birçok ev ve bina yandı, tarım alanları zarar gördü. Güvenlik gerekçesiyle birçok yerleşim yeri tahliye edildi ve tahliye edilenler için spor salonları gibi kamu alanları açıldı.</p>

<p><strong>Yunanistan'ın Farklı Bölgelerinde Yangınlar Kontrol Dışı</strong></p>

<p>Yangınlar sadece Türkiye'yi değil, Yunanistan'ı da etkisi altına aldı. Atina'nın kuzeybatısındaki Aspropirgos'ta çıkan yangın nedeniyle tren seferleri durduruldu, bazı yerleşim birimleri tahliye edildi. Rodop ilinde, özellikle Türklerin yaşadığı köyleri etkileyen yangın da dağlık alana doğru ilerledi. Birçok ev ve araç yangın nedeniyle kül oldu.</p>

<p><strong>Viotia Yangını Devam Ediyor, Can Kaybı Artıyor</strong></p>

<p>Viotia bölgesindeki yangın hala kontrol altına alınamadı. Dün bu bölgede iki kişi yaşamını yitirdi. Yangın nedeniyle birçok yerleşim yeri tahliye edilirken evler ve araçlar zarar gördü.</p>

<p><strong>Kavacık'ta Bir Göçmen Yangın Sonucu Yaşamını Yitirdi</strong></p>

<p>Son olarak, Meriç bölgesindeki Kavacık (Lefkimi) yerleşim biriminde bir göçmen, yangın nedeniyle hayatını kaybetti. Her iki ülkede de yangınlar büyük üzüntü ve endişeye neden olurken, itfaiye ekipleri ve halk yangınlarla mücadeleyi sürdürüyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/bm-guvenlik-konseyinin-pile-yigitler-yolu-konusunda-aciklama-yapti-869</link>
            <category>GÜNCEL HABERLER</category>
            <pubDate>Tue, 22 Aug 2023 13:14:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>BM Güvenlik Konseyi'nin Pile-Yiğitler yolu konusunda açıklama yaptı</h1>
                        <h2>Dışişleri Bakanlığı, BM Güvenlik Konseyi'nin KKTC'deki Pile-Yiğitler yoluna ilişkin açıklamasını eleştirerek, açıklamanın gerçekleri yansıtmadığını ve süreci zorlaştırdığını belirtti. Yolun insani bir proje olduğu vurgulandı ve BM Barış Gücü'nün müdahalesinin gerginliğe yol açtığı ifade edildi. Bakanlık, BM Barış Gücü'nün tarafsızlığını yeniden sağlaması gerektiğini vurguladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/08/bm-guvenlik-konseyinin-pile-yigitler-yolu-konusunda-aciklama-yapti-1692699757.jpg">
                        <figcaption>BM Güvenlik Konseyi'nin Pile-Yiğitler yolu konusunda açıklama yaptı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) topraklarında inşa edilen Pile-Yiğitler yoluna ilişkin yaptığı açıklamaya karşı tepki gösterdi. Açıklamada, BM Güvenlik Konseyi'nin Pile-Yiğitler yolunun yapımına yönelik basın açıklamasının "arazideki gerçeklerden tamamıyla kopuk" olduğu ifade edilerek, açıklamanın konuya olumlu bir katkı sağlamadığı ve süreci aksine zorlaştırdığı belirtildi.</p>

<p>Dışişleri Bakanlığı, BM Güvenlik Konseyi'nin yol yapımına ilişkin basın açıklamasının gerçekleri yansıtmadığını vurgulayarak, 18 Ağustos tarihinde yaşanan hadiselerle ilgili kullanılan ifadelerin gerçekleri çarpıttığını ve yanıltıcı bir şekilde yansıttığını belirtti. Ayrıca, KKTC Dışişleri Bakanlığı tarafından daha önce yapılan açıklamayı desteklediklerini ifade ettiler.</p>

<p>Açıklamada, Pile köyündeki KKTC vatandaşlarının kendi vatan topraklarına doğrudan ulaşımını kolaylaştırmayı amaçlayan Pile-Yiğitler yolunun insani bir proje olduğu ve yol çalışmalarına ilişkin bildirimin önceden yapıldığı ancak BM Barış Gücü (BMBG) askerlerinin fiziki müdahalesinin gerginliğe yol açtığı belirtildi.</p>

<p>BM Barış Gücü'nün, KKTC'nin toprak bütünlüğünü ihlal ederek yol projesini hakkaniyetsiz şekilde engellemeye çalıştığı ve bu esnada hem kendi personelini hem de yol yapımında görev alan tüm çalışanları tehlikeye attığı ifade edildi. Bu sorumsuz davranış sonucunda 4 BMGB personeli ile 8 KKTC vatandaşının yaralandığı belirtildi ve acil şifa dileğinde bulunuldu.</p>

<p>Ayrıca, açıklamada BM Barış Gücü'nün Kıbrıs'taki taraflara eşit muamele etmesi gerektiği ve tarafsız davranması gerektiği vurgulandı. BM Güvenlik Konseyi'ne de, BM Barış Gücü'nün tarafsızlığını sağlaması ve Kıbrıs Türklerinin güvenini yeniden kazanması için adımlar atması çağrısında bulunuldu.</p>

<p>Bu bağlamda, Dışişleri Bakanlığı'nın BM Güvenlik Konseyi'nin yol yapımıyla ilgili açıklamasına karşı tepkisi ve yaşanan gelişmelerin Kıbrıs müzakere sürecine etkileri haber formatında özetlendi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/orams-davasi-nedir-868</link>
            <category>NELER YAŞANDI</category>
            <pubDate>Mon, 21 Aug 2023 23:50:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Orams Davası Nedir?</h1>
                        <h2>Kıbrıs Orams Davası, Kıbrıs adasının bölünmüş tarihine ve uluslararası hukukun karmaşıklığına ışık tutan bir örnektir. İngiliz vatandaşı Linda ve David Orams çifti ile Kıbrıs Rum kökenli Meletis Apostolides arasındaki bu dava, 1974'te Kıbrıs'ın bölünmesi sonrası KKTC'deki toprak mülkiyeti sorunlarını ele alır. Davanın hukuki ve siyasi karmaşıklığı, KKTC'nin tanınmamış statüsü ve Kıbrıs sorununun siyasi boyutlarına ışık tutar. Avrupa Birliği Adalet Divanı'nda da görüşülen dava, uluslararası hukukun ve siyasi anlaşmazlıkların kesişimini gösterir. Kıbrıs Orams Davası, Kıbrıs adasının bölünmüş tarihine, uluslararası hukukun zorluklarına ve toprak mülkiyeti sorunlarına dair geniş bir anlayış sunar.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/08/orams-davasi-nedir-1692651762.jpg">
                        <figcaption>Orams Davası Nedir?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Kıbrıs Orams Davası, Kıbrıs adasının bölünmüş tarihine ve uluslararası hukukun karmaşıklığına ışık tutan önemli bir hukuk davasıdır. Bu dava, Kıbrıs sorununun siyasi, tarihi ve hukuki yönlerini anlamak için kritik bir örnek teşkil eder. Kıbrıs Orams Davası'nın arkasındaki temel sorun, Kıbrıs adasının 1974 yılında gerçekleşen Türk müdahalesi sonrasında ikiye bölünmesi ve bu bölünmenin yarattığı toprak mülkiyeti sorunlarıdır.</p>

<p><strong>Davanın Ana Tarafları</strong></p>

<p>Kıbrıs Orams Davası, İngiliz vatandaşı Linda ve David Orams çifti ile Kıbrıs Rum kökenli Meletis Apostolides arasında geçmektedir. Linda ve David Orams çifti, 2002 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) daha önce Apostolides'e ait olduğu iddia edilen bir arazi üzerine ev inşa etmiştir. Apostolides ise bu arazinin kendisine ait olduğunu ileri sürerek İngiliz mahkemelerine başvurmuş ve arazinin iadesini talep etmiştir. Bu çekişme, hem KKTC'nin statüsüne hem de toprak mülkiyeti sorunlarının uluslararası hukuki boyutlarına işaret eder.</p>

<p><strong>Hukuki ve Siyasi Karmaşıklık</strong></p>

<p>Dava, KKTC'nin uluslararası alanda tanınmamış bir devlet olarak statüsünün yarattığı karmaşıklığı vurgular. KKTC, sadece Türkiye tarafından tanınan ve uluslararası alanda izole edilmiş bir varlık olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle KKTC'de gerçekleşen mülkiyet işlemleri, uluslararası hukuk açısından sıkıntılı bir durum arz eder. Dava, toprak mülkiyetinin sadece hukuki boyutunu değil, aynı zamanda Kıbrıs'ın siyasi bölünmesinin yarattığı zorlukları da ele alır.</p>

<p><strong>Avrupa Birliği Adalet Divanı'na Taşınan Dava</strong></p>

<p>Kıbrıs Orams Davası, sadece İngiliz mahkemelerinde değil, aynı zamanda Avrupa Birliği Adalet Divanı'nda da ele alınmıştır. Bu durum, davayı uluslararası hukukun bir parçası haline getirir. Davada temel soru, KKTC'de gerçekleşen mülkiyet işlemlerinin uluslararası hukuki geçerliliğidir. Kıbrıs sorununun bölünmüş yapısı ve taraflar arasındaki anlaşmazlıklar, bu davanın daha geniş bir bağlama yerleştiğini göstermektedir.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/Orams%25202%2520AA%5B1%5D.jpg" style="height:442px; width:788px" /></p>

<p><strong>Kıbrıs Sorunu ve Gelecek İçin İbretlik Bir Dava</strong></p>

<p>Kıbrıs Orams Davası, sadece toprak mülkiyeti sorunlarını değil, aynı zamanda Kıbrıs sorununun siyasi ve tarihi arkaplanını da yansıtır. Dava, uluslararası hukukun karmaşıklığını ve siyasi anlaşmazlıkların hukuki boyutunu göstermesi bakımından büyük öneme sahiptir. Kıbrıs'ın geleceği ve bölünmüş topraklarının nasıl yönetileceği konusundaki tartışmaları da alevlendiren bu dava, uluslararası ilişkiler ve hukukun kesişimini açıkça göstermektedir.</p>

<p>Sonuç olarak, Kıbrıs Orams Davası, Kıbrıs sorununun karmaşıklığını ve uluslararası hukuktaki zorlukları yansıtan bir hukuk davasıdır. Davanın sonucu, Kıbrıs sorununun çözüm süreci ve Kıbrıs adasındaki toprak mülkiyeti konusundaki daha geniş bir anlayışın bir parçası olarak ele alınmıştır. Bu dava, Kıbrıs'ın bölünmüş tarihine ve uluslararası ilişkilerin dinamiklerine dair derinlemesine bir anlayış sunmaktadır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Dava süreci</strong><br />
Dava süreci, İngiliz Linda-David Orams çiftinin 2002 yılında Lapta'da eski bir Rum arsasını satın alarak üzerine havuzlu bir villa yapmalarıyla başladı.</p>

<p>Bu malı, 1974'ten sonra ailesinden devralan Kıbrıslı Rum Meletis Apostolides,<strong>&nbsp;"malını kendisinden izin almadan kullandıkları"&nbsp;</strong>gerekçesiyle, 2004'te güney Lefkoşa'da kaza mahkemesinde Orams çiftini dava etti. Rum kaza mahkemesi, Ekim 2004'te Orams çiftinin gıyabında karar verdi. Mahkeme,<strong>&nbsp;"arazi üzerine yapılan evin derhal yıkılması, ayrıca Apostolides'e, mala verilen zarar ve kullanım bedeli olarak faiziyle birlikte tazminat ödenmesi"</strong>&nbsp;kararını verdi.</p>

<p>Bu kararın bozulması için Orams çifti, Güney Kıbrıs'ta temyize başvurdu. Nisan 2005'te bu talep reddedildi. Çift, Yüksek Mahkemeye başvurdu, ancak oradan da Aralık 2006'da ret kararı çıktı.</p>

<p>Bu arada, daha Güney Kıbrıs'taki mahkeme süreci devam ederken, Rum Apostolides, Ekim 2004'te İngiltere'de mahkemeye başvurdu ve AB üyesi ülkeler arasında<strong>&nbsp;"medeni ve ticari"</strong>&nbsp;konularda mahkeme kararlarının karşılıklı tanınması ve uygulanmasını öngören 2001 tarihli tüzük uyarınca Güney Kıbrıs'ta alınan kararın İngiltere'de uygulanmasını talep etti.</p>

<p>AB Bakanlar Konseyi tarafından çıkarılan ve iç hukukun üstünde bağlayıcı düzenlemeler içeren bu tüzük uyarınca İngiliz Yüksek Mahkemesi, Güney Kıbrıs'ta alınan mahkeme kararını duruşma yapmadan otomatik olarak kaydetti, yani tanıdı. Bu kez Orams çifti İngiltere'de temyize başvurdu. Temyiz başvurusunun sonucu 2006'da açıklandı ve Orams çifti haklı bulundu.</p>

<p>Rum Apostolides de Eylül 2006'da temyize gitti. İngiliz İstinaf Mahkemesi, davanın AB hukukunu ilgilendirmesinden dolayı nihai kararını vermeden önce, ilgili AB müktesebatının nasıl yorumlanacağı konusunda ATAD'dan görüş istemeye karar verdi.</p>

<p>ATAD ise 28 Nisan 2009'da, Rum mahkemesinin 2004 yılında Apostolides lehine aldığı kararın tüm AB ülkeleri tarafından dikkate alınması yönünde tavsiye kararı verdi. ATAD'ın bu tavsiye kararına ilişkin nihai kararı ise bugün alınan kararla İngiltere İstinaf Mahkemesi vermiş oldu.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/flort-uygulamalarinin-popularitesinin-ve-etkilerinin-degisen-manzarasi-867</link>
            <category>YAŞAM</category>
            <pubDate>Mon, 21 Aug 2023 23:41:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Flört Uygulamalarının Popülaritesinin ve Etkilerinin Değişen Manzarası</h1>
                        <h2>Günümüzde dijitalleşme ve mobil teknolojinin ilerlemesi, flört etme biçimlerini temelinden değiştirmiştir. Geleneksel flört anlayışı yerini çevrimiçi flört uygulamalarına bırakmıştır. Bu uygulamalar, coğrafi sınırları aşarak farklı kültürel geçmişlere sahip insanları bir araya getirebilmekte, ancak uzun mesafeli ilişki zorluklarına yol açabilmektedir.  İşte flört uygulamaları hakkında bir değerlendirme.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/08/flort-uygulamalarinin-popularitesinin-ve-etkilerinin-degisen-manzarasi-1692650934.jpg">
                        <figcaption>Flört Uygulamalarının Popülaritesinin ve Etkilerinin Değişen Manzarası</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>Günümüzde dijitalleşme ve mobil teknolojinin hızla ilerlemesi, pek çok sosyal etkileşimi de dönüştürmüştür. Bu dönüşümlerden biri de flört etme biçimlerinde görülmektedir. Geleneksel flört anlayışının yerini artık çevrimiçi flört uygulamaları almıştır. İnsanlar artık potansiyel partnerlerle tanışmak, iletişim kurmak ve romantik ilişkiler geliştirmek için akıllı telefonlarının ve bilgisayarlarının ekranlarını kullanmaktadır. Ancak bu flört uygulamalarının yükselişi, tartışmasız çeşitli etkileri beraberinde getirmiştir.</h2>

<h3><strong>Dijitalleşen Aşk Haritası</strong></h3>

<p>Geleneksel flört, genellikle sosyal çevrelerde, çalışma ortamlarında veya ortak etkinliklerde tanışma fırsatlarına dayanıyordu. Bununla birlikte, dijital flört uygulamaları, coğrafi sınırları zorlayarak insanları farklı coğrafyalardan bir araya getirebilmektedir. Bu durum, farklı kültürel geçmişlere sahip bireylerin dahi dijital platformlarda ortak noktalarını bulabileceği anlamına gelmektedir. Ancak bu avantajın yanında, uzun mesafeli ilişkilerin zorlukları da göz ardı edilmemelidir.</p>

<h3><strong>Seçeneklerin Artması ve Yüzeyselleşme</strong></h3>

<p>Bir diğer önemli etki, flört uygulamalarının kullanıcılarına geniş bir potansiyel partner havuzu sunmasıdır. Bu durum, kullanıcıların daha seçici olmalarına olanak tanırken, aynı zamanda sürekli bir "daha iyisi var mı?" düşüncesini besleyebilir. Bu durum, ilişki adaylarının yüzeysel bir şekilde değerlendirilmesine ve ilişki süreçlerinin hızlanmasına yol açabilir. Sonuç olarak, derin bağlar yerine daha yüzeysel ilişkilerin ortaya çıkmasına neden olabilir.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/why-dating-app%5B1%5D.jpg" style="height:535px; width:660px" /></p>

<h3><strong>Özsaygı ve Reddedilme Korkusu</strong></h3>

<p>Flört uygulamaları, kullanıcıların kendilerini en iyi şekilde sunmalarını gerektiren platformlar olarak karşımıza çıkar. Profil oluşturma, görsel seçimi ve kendini ifade etme konularında yaşanan zorluklar, özsaygı üzerinde etki edebilir. Ayrıca, dijital ortamda reddedilme, yüz yüze iletişimden farklı olarak daha az doğrudan görüldüğü için, reddedilme korkusunu artırabilir.</p>

<h3><strong>Eşleştirme Algoritmalarının Rolü</strong></h3>

<p>Flört uygulamaları, kullanıcılarına potansiyel partnerleriyle eşleşmelerini kolaylaştıran algoritmalar kullanır. Ancak bu algoritmaların kullanıcıların tercihleri ve davranışları üzerindeki etkisi tartışmalıdır. Algoritmalar, kullanıcıları belirli özelliklere göre eşleştirerek insanların farklılıklarını ve potansiyel uyumsuzluklarını görmezden gelme eğiliminde olabilir. Bu da uzun vadeli ilişkilerin temellerini zayıflatabilir.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/medya-ne-kadar-guvenilir-866</link>
            <category>GÜNCEL HABERLER</category>
            <pubDate>Mon, 21 Aug 2023 21:31:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Medya ne kadar güvenilir?</h1>
                        <h2>Medya okuryazarlığı, günümüzün dijital dünyasında bireylerin bilgi bombardımanına karşı savunma mekanizması olarak görülmelidir. Bilgiye ulaşmanın kolay olduğu bu çağda, medya okuryazarlığı bireylerin düşünce yetilerini güçlendirerek yanıltıcı bilgilere karşı direnç geliştirmelerine yardımcı olur. Bu beceri, bilgi çağında kritik düşünmenin temelini oluşturur.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/08/medya-ne-kadar-guvenilir-1692642864.jpg">
                        <figcaption>Medya ne kadar güvenilir?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Bilgiye ulaşmanın ve paylaşmanın dijital platformlar aracılığıyla hızla yaygınlaştığı günümüz dünyasında, medya okuryazarlığı giderek daha fazla önem kazanıyor. Medya okuryazarlığı, bireylerin medya içeriklerini eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirebilmesi, sahte haberleri ayırt edebilmesi ve bilgiyi etkili bir şekilde kullanabilmesi anlamına gelir. Bu makalede, medya okuryazarlığının önemi, bileşenleri ve günlük yaşamımızdaki yeri ele alınacaktır.</p>

<p><strong>Medya Okuryazarlığının Önemi</strong></p>

<p>Bilgiye erişimin kolaylaştığı dijital çağda, herkesin bir yayıncı ve tüketici olma potansiyeli bulunmaktadır. Ancak bu durum, sahte haberlerin, yanıltıcı içeriklerin ve manipülatif bilgilerin hızla yayılmasına neden olabilir. Medya okuryazarlığı, bireylerin bu bilgi yığını içinde doğru ve güvenilir kaynakları seçebilmesini sağlar. Ayrıca, medya okuryazarlığı sayesinde insanlar, medya mesajlarını analiz ederek gizli amaçları veya önyargıları fark edebilir.</p>

<p><strong>Medya Okuryazarlığının Bileşenleri</strong></p>

<p>Medya okuryazarlığı, farklı bileşenlerden oluşur ve bu bileşenler bireylerin medya içeriklerini etkili bir şekilde değerlendirmesine yardımcı olur. Bunlar şunlar olabilir:</p>

<ol>
	<li>
	<p><strong>Bilgi Analizi:</strong> Medya içeriklerini eleştirel bir şekilde analiz etmek, gerçekleri sahte haberlerden ayırt etmek için temel bir beceridir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Kaynak Değerlendirmesi:</strong> Bilgiyi sağlayan kaynağın güvenilirliğini ve nesnelliliğini değerlendirmek önemlidir. Akademik makaleler, güvenilir haber kuruluşları gibi kaynaklar tercih edilmelidir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Özgün İçerik Oluşturma:</strong> Medya okuryazarlığı sadece tüketici değil, aynı zamanda içerik oluşturucu olmayı da içerir. Bireylerin etik ve doğru içerik üretme becerisi kazanması önemlidir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Dijital Etik:</strong> İnternet ve sosyal medya kullanımında etik kurallara uygun davranmak, medya okuryazarlığının bir parçasıdır.</p>
	</li>
</ol>

<p><strong>Günlük Hayattaki Rolü</strong></p>

<p>Medya okuryazarlığı, sadece haberleri değerlendirmekle kalmaz, aynı zamanda reklamları, video içerikleri, sosyal medya paylaşımlarını ve daha birçok medya türünü anlamayı içerir. Bireylerin medya okuryazarlığı sayesinde bilinçli tüketici ve etkili iletişimci olmaları mümkün</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/yapay-zeka-ne-kadar-guvenilir-865</link>
            <category>GÜNCEL HABERLER</category>
            <pubDate>Mon, 21 Aug 2023 21:26:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yapay Zeka Ne Kadar Güvenilir?</h1>
                        <h2>Yapay zeka güvenilirliği, teknolojinin gelişimi, uygulama alanları, algoritmalar ve veri önyargısı gibi faktörlere bağlıdır. Teknolojinin ilerlemesiyle güvenilirlik artsa da, etik ve güvenlik standartlarına uyum sürekli çaba gerektirir. İşte yapak zeka ve güvenlik...</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/08/yapay-zeka-ne-kadar-guvenilir-1692642583.jpg">
                        <figcaption>Yapay Zeka Ne Kadar Güvenilir?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Teknolojik ilerlemelerin hız kesmeden devam ettiği günümüz dünyasında, yapay zeka (YZ) giderek daha fazla gündemde yer almaktadır. Ancak bu yeni ve heyecan verici teknoloji hakkında birçok soru işareti de beraberinde getiriyor. Yapay zeka ne kadar güvenilir? Bu sorunun yanıtı, teknolojinin mevcut durumu, uygulama alanları ve kullanılan algoritmalar gibi birçok faktöre bağlı olarak şekillenmektedir.</p>

<p><strong>Teknolojinin Mevcut Durumu ve Gelişimi</strong></p>

<p>Yapay zeka, makine öğrenimi ve derin öğrenme gibi yöntemlerle insan benzeri düşünme yeteneklerini taklit eden sistemlerin oluşturulmasını amaçlar. Ancak, yapay zekanın güvenilirliği, teknolojinin ne kadar ileri gittiği ve ne kadar doğru sonuçlar üretebildiğiyle yakından ilişkilidir. Günümüzde, sesli asistanlar gibi belirli görevlerde etkili olan yapay zeka sistemleri bulunmakla birlikte, genel anlamda insan düşüncesini taklit etmek henüz tam olarak başarılamamıştır. Bu noktada, yapay zekanın güvenilirliği hala bir tartışma konusudur.</p>

<p><strong>Uygulama Alanları ve Sonuçlar</strong></p>

<p>Yapay zeka, birçok sektörde kullanılmaktadır. Sağlık, otomotiv, finans, güvenlik gibi alanlarda yapay zeka uygulamaları, iş süreçlerini optimize etme, veri analizi yapma ve daha etkili kararlar alma amacı taşır. Ancak, yapay zekanın güvenilirliği, uygulandığı alandaki sonuçlarla doğrudan ilişkilidir. Örneğin, sağlık alanında yanlış bir teşhis veya tedavi önerisi veren bir yapay zeka sistemi ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle, yapay zeka uygulamalarının güvenilirliği, kullanıldığı bağlam ve doğruluk oranı dikkate alınarak değerlendirilmelidir.</p>

<p><strong>Algoritmaların Rolü ve Veri Önyargısı</strong></p>

<p>Yapay zeka sistemleri, temelde verilere dayalı çalışır. Ancak, bu verilerin kalitesi ve çeşitliliği, yapay zekanın güvenilirliğini etkiler. Algoritmaların eğitildiği veri setleri önyargılı veya eksik olduğunda, sistemler yanıltıcı sonuçlar üretebilir. Algoritmik önyargı, yapay zeka sistemlerinin ırk, cinsiyet gibi faktörlere dayalı ayrımcılık yapma eğilimi anlamına gelir. Bu durum, yapay zekanın güvenilirliği konusunda ciddi endişelere yol açar.</p>

<p><strong>Yapay Zekanın Geleceği ve Eğilimler</strong></p>

<p>Yapay zeka teknolojisinin geleceği, geliştirilen algoritmaların kalitesi, veri setlerinin iyileştirilmesi ve etik standartlara uygunluğun sağlanmasıyla şekillenecektir. Teknolojinin gelişimiyle birlikte, yapay zekanın güvenilirliği de artacaktır. Ancak bu süreç, dikkatli çalışma, denetim ve etik değerlerin gözetilmesi gerektiren bir yolculuktur.</p>

<p><strong>Sonuç olarak</strong></p>

<p>Yapay zeka ne kadar güvenilir sorusu, teknolojinin mevcut durumu, uygulama alanları, algoritmaların niteliği ve veri önyargısı gibi faktörlere bağlı olarak yanıtlanır. Yapay zeka, gelecekte daha güvenilir hale gelme potansiyeline sahip olsa da, bu hedefe ulaşmak için sürekli çaba gerekmektedir. Teknolojinin gelişimini takip etmek, algoritmik etik ve güvenlik standartlarını sıkı bir şekilde uygulamak, yapay zekanın güvenilirliğini artırmada kritik öneme sahiptir.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/turkiyenin-essiz-tarihi-ve-turistik-gorulmeye-deger-10-yeri-864</link>
            <category>GÜNCEL HABERLER</category>
            <pubDate>Sat, 19 Aug 2023 23:44:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye'nin Eşsiz Tarihi ve Turistik Görülmeye Değer 10 Yeri</h1>
                        <h2>Türkiye, zengin kültürel mirası ve tarihi zenginlikleri ile dünya genelinde ilgi gören bir turistik destinasyon. İşte sizin için 10 özel nokta.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/08/turkiyenin-essiz-tarihi-ve-turistik-gorulmeye-deger-10-yeri-1692480148.jpg">
                        <figcaption>Türkiye'nin Eşsiz Tarihi ve Turistik Görülmeye Değer 10 Yeri</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye, sadece güzellikleriyle değil aynı zamanda tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış olan zengin kültürel mirasıyla da büyüleyen bir ülke. Tarihi zenginlikleri ve doğal güzellikleri ile dünyanın dört bir yanından ziyaretçi çeken Türkiye, her köşesinde bir hikaye barındırıyor. İşte Türkiye'nin tarihi ve turistik olarak mutlaka keşfedilmesi gereken en özel 10 noktası:</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/ayasofya-shutter_16_9_1594209202%5B1%5D.jpg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<h2><strong>1. İstanbul Ayasofya: İhtişamlı Bir Miras</strong></h2>

<p>İstanbul'un simgesi haline gelmiş Ayasofya, tarihi ve kültürel anlamda büyük bir öneme sahip. İlk olarak Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından inşa edilen bu görkemli yapı, zaman içinde kilise ve cami olarak kullanılmış. Ayasofya'nın muazzam kubbesi ve freskleri, ziyaretçilere tarihî bir yolculuk vaat ediyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/budget_4%5B1%5D.png" style="height:568px; width:800px" /></p>

<h2><strong>2. Kapadokya: Peri Bacalarının Ülkesi</strong></h2>

<p>Kapadokya, eşsiz doğal oluşumlarıyla adeta masalsı bir dünyaya davet ediyor. Rüzgar ve suyun oluşturduğu peri bacaları, yer altı şehirleri ve benzersiz kaya oluşumları, Kapadokya'yı dünya genelinde özel bir destinasyon haline getiriyor. Balon turlarıyla da ünlü olan bu bölge, doğa severler için tam anlamıyla bir cennet.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/pamukkale.jpg" style="height:446px; width:668px" /></p>

<h2><strong>3. Pamukkale: Beyazın Büyüsü</strong></h2>

<p>Pamukkale, sıcak su kaynaklarının oluşturduğu beyaz traverten teraslarıyla adeta bir doğa harikası. Antik Hierapolis kenti ile birleşen bu alan, hem tarih hem de doğa tutkunları için unutulmaz bir deneyim sunuyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/10430446411652518487%5B1%5D.jpg" style="height:537px; width:800px" /></p>

<h2><strong>4. Efes Antik Kenti: Tarihin İzinde Bir Yolculuk</strong></h2>

<p>Efes Antik Kenti, Roma İmparatorluğu'nun öne çıkan merkezlerinden biri olarak biliniyor. Artemis Tapınağı, Celsus Kütüphanesi ve Büyük Tiyatro gibi kalıntılar, ziyaretçilere tarihî bir yolculuk imkanı sunuyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/ee8d00bdba372c5692e13636e532ed1a%5B1%5D.jpg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<h2><strong>5. Göbekli Tepe: Tarihin Sırları</strong></h2>

<p>Göbekli Tepe, insanlık tarihinin en eski tapınak kompleksi olarak kabul ediliyor. Binlerce yıl öncesine ait bu alan, arkeologlar için büyük bir bulmaca oluşturuyor. Tarihi anlamak ve geçmişi anlamlandırmak için büyüleyici bir mekan.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/img-20190305-183009-largejpg%5B1%5D.jpg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<h2><strong>6. Troya Antik Kenti: Efsaneler Diyarı</strong></h2>

<p>Antik Yunan mitolojisinin ünlü hikayelerinden biri olan Truva Savaşı'nın geçtiği yer olarak bilinen Troya, tarihi ve efsaneleriyle büyülüyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan bu antik kent, ziyaretçilere eşsiz bir deneyim sunuyor.</p>

<p><img alt="Antalya" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/turkey-antalya%5B1%5D.jpg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<h2><strong>7. Antalya: Akdeniz'in İncisi</strong></h2>

<p>Antalya, sıcak iklimi, güzel plajları ve tarihi kalıntıları ile Akdeniz'in gözde destinasyonlarından biri. Antik kentleri, güzel sahilleri ve lüks tatil köyleri ile hem dinlendirici hem de keşif dolu bir tatil sunuyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/bodrum-latnivalok-var%5B1%5D.jpg" style="height:531px; width:800px" /></p>

<h2><strong>8. Bodrum: Ege'nin Pırıltısı</strong></h2>

<p>Bodrum, turkuaz renkli denizi, beyaz evleri ve eşsiz doğasıyla Ege'nin en popüler tatil bölgelerinden biri. Tarihi kalıntıları, Bodrum Kalesi ve marinasıyla hem kültür hem de deniz tatili sevenlerin gözdesi.</p>

<p><img alt="Karadeniz" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/v31Ba_1605694397_6487%5B1%5D.jpg" style="height:521px; width:800px" /></p>

<p>&nbsp;</p>

<h2><strong>9. Karadeniz: Doğanın Büyülü Dansı</strong></h2>

<p>Türkiye'nin kuzeyinde yer alan Karadeniz bölgesi, benzersiz doğal ve kültürel zenginlikleri ile göz kamaştırıyor. Yemyeşil ormanları, çağlayanları ve berrak yaylaları ile Doğu Karadeniz doğa severleri cezbetmektedir. Orta Karadeniz'de yer alan tarihi evler ve zengin kültürel miras, bölgenin tarihini yansıtıyor. Batı Karadeniz ise deniz ve doğanın birleştiği eşsiz manzaralar sunarak dinlendirici bir tatil fırsatı sunuyor.</p>

<p><img alt="İzmir" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/eCTRJXDyC0SKKC1hq1yy1Q%5B1%5D.jpg" style="height:534px; width:800px" /></p>

<h2><strong>10. İzmir: Tarih ve Denizin Kucaklaştığı Şehir</strong></h2>

<p>Ege Denizi'nin kıyısında parlayan İzmir, hem tarihi zenginlikleri hem de sahil bölgeleri ile dikkat çekiyor. Tarihi Kemeraltı Çarşısı ve Konak Meydanı, şehirdeki zengin tarih ve kültürü yansıtıyor. Aynı zamanda, Çeşme ve Alaçatı gibi tatil bölgeleri güzel plajları, rüzgar sörfü olanakları ve canlı gece hayatı ile ünlüdür.</p>

<p>Türkiye'nin tarihi ve turistik bölgeleri, hem tarih hem de doğa severleri cezbetmek için birçok eşsiz deneyim sunuyor. Her biri kendi özgün güzellikleri ve tarihi hikayeleri ile Türkiye'nin zengin mirasını keşfetmeye davet ediyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/tanya-kilitkayalinin-restorani-epic-burger-863</link>
            <category>GÜNCEL HABERLER</category>
            <pubDate>Fri, 18 Aug 2023 22:37:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Tanya Kilitkayalı'nın restoranı Epic Burger</h1>
                        <h2>MasterChef Türkiye Yarışmada Kıbrıs'ın ve Türkiye'nin özgün tatlarını modern sunumlarla buluşturan Tanya, bir diğer eski yarışmacı Uğur Yılmaz Deniz ile birlikte Epic Burger adlı yeni fast food hamburger restoranı açtı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/08/tanya-kilitkayalinin-restorani-epic-burger-1692389051.jpg">
                        <figcaption>Tanya Kilitkayalı'nın restoranı Epic Burger</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>MasterChef Türkiye'nin tanınan Kıbrıslı Türk yarışmacısı Tanya Kilitkayalı, hem gastronomi alanındaki yetenekleri hem de özgün tarifleri ile dikkatleri üzerine çekiyor. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden yarışmaya katılan 26 yaşındaki Tanya Kilitkayalı, Doğu Akdeniz Üniversitesi Turizm Fakültesi, Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü mezunu bir öğretim görevlisi olarak öne çıkıyor. Aynı zamanda çocukluğundan beri ailesine ait olan Kilitkaya Köyü'ndeki Garavolli Cafe ve Bar mutfağında yöresel tatları hazırlayarak büyüdü.</p>

<p>Tanya Kilitkayalı'nın MasterChef serüveni, Kıbrıslı Türk yarışmacının lezzet yolculuğunu ve mutfak tutkusunu daha geniş bir platformda sergileme fırsatını sunuyor. Hem akademik kariyerini hem de mutfak becerilerini bir araya getiren Kilitkayalı, yarışmada özellikle yerel tatları modern dokunuşlarla harmanlayarak fark yaratıyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/350879059_975401007221860_7224258371164313155_n.jpg" style="height:750px; width:600px" /></p>

<p>Doğu Akdeniz Üniversitesi'ndeki eğitimi ve ailesinin işletmesinde edindiği deneyim, Tanya Kilitkayalı'nın mutfakta güçlü bir vizyona sahip olmasına katkı sağladı. Kıbrıs mutfağının zengin ve çeşitli malzemelerini kullanarak yaratıcı tarifler geliştiren yarışmacı, geleneksel lezzetleri modern sunumlarla buluşturuyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/352364919_1439001780260263_4751879151511127586_n.jpg" style="height:688px; width:550px" /></p>

<p>Tanya Kilitkayalı, MasterChef Türkiye sahnesinde hem Kıbrıs'ın hem de Türkiye'nin özgün tatlarını yansıtan yaratıcı tabaklar sunmaya devam ediyor. Yarışmada gösterdiği performans ve mutfakta sergilediği yetenekler ile dikkatleri üzerine çeken Kıbrıslı Türk yarışmacı, gastronomi dünyasındaki adını daha da duyurmayı hedefliyor.</p>

<p>Epic Burger adlı yeni fast food hamburger restoranının açılışı ise MasterChef yarışmacısı Tanya Kilitkayalı ile ünlü şef Uğur Yılmaz Deniz tarafından gerçekleştirildi. 6 Mayıs Cumartesi günü kapılarını müşterilere açan restoran, özellikle hamburger konseptine getirdiği özgün tatlarla dikkat çekiyor. İşletme sahipleri, hamburgerlerin sıradanın dışında ve özel tatlarla sunulduğunu vurgulayarak, gastronomi dünyasında fark yaratmayı amaçladıklarını belirtiyorlar.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/eba8c846-bd9e-476e-ac43-a3037703f26e%5B1%5D.jpeg" style="height:667px; width:500px" /></p>

<p>Epic Burger'ın açılışında işletme sahipleri Tanya Kilitkayalı ve Uğur Yılmaz Deniz'in yanı sıra İskele Belediye Başkanı Hasan Sadıkoğlu ve Dipkarpaz eski Belediye Başkanı Suphi Coşkun da yer aldı. Restoranın açılışında yapılan konuşmalarda, bölgeye katkı sağlayacak yeni işletmeye ve yenilikçi yaklaşımlarına vurgu yapıldı.</p>

<p>Epic Burger, ilerleyen dönemlerde menüsüne yeni ürünler eklemeyi ve daha geniş bir müşteri kitlesine ulaşmayı hedefliyor. Bu yeni fast food restoranı, MasterChef yarışmacısı Tanya Kilitkayalı'nın mutfak tutkusunu ve yaratıcılığını da destekleyen önemli bir girişim olarak dikkat çekiyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/iste-rubik-kup-cozumu-resimli-anlatim-862</link>
            <category>İLGİNÇ BİLGİLER</category>
            <pubDate>Wed, 09 Aug 2023 23:11:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İşte Rubik Küp Çözümü - Resimli Anlatım</h1>
                        <h2>Rubik Küp çözümü, matematiksel stratejiler ve adımların takip edilmesini gerektirir. Bu adımların doğru bir şekilde izlenmesi, herkesin karmaşık görünen bu bulmacayı çözebilmesini sağlar. Çözüm süreci, deneyim kazandıkça hız kazanabilir ve zeka oyunlarına olan ilginizi artırabilir.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/08/iste-rubik-kup-cozumu-resimli-anlatim-1691612418.jpg">
                        <figcaption>İşte Rubik Küp Çözümü - Resimli Anlatım</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Rubik Küp, 1970'lerin sonunda Macar matematikçi ve öğretmen Ernő Rubik tarafından icat edilen ve zaman içinde dünya genelinde büyük popülerlik kazanan renkli bir zeka oyunudur. 3x3x3 boyutlarındaki bu küp, yüzeylerinde farklı renkler bulunduran küçük kare parçalardan oluşur ve her bir yüzü ayrı bir renk grubuna aittir. Oyunun amacı, küpün her bir yüzünün sadece tek bir renkle kaplanmasını sağlamaktır.</p>

<p>Rubik Küp, görünüşte karmaşık bir yapıya sahip olduğundan, birçok insan için zorlayıcı ve çözülmesi güç bir bulmaca olarak algılanır. Ancak, doğru strateji ve adım adım bir çözüm yöntemi ile Rubik Küp'ü çözmek mümkündür. Bu makalede, Rubik Küp'ün çözümüne dair temel adımları ve stratejileri ele alacağız.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>ADIM 1 - İLK KAT ÜZERİNDEKİ ÇARPI İŞARETİNİ TAMAMLA</strong></p>

<p><strong>Küpü İlk Adımda Doğru Pozisyona Getirme: Rubik Küp'ü çözmeye başlamadan önce, tüm yüzleri aynı renkle kaplayan bir yüz seçmeniz gerekmektedir. Bu yüz, genellikle "çözüm yüzü" olarak adlandırılır. İlk adımda, bu çözüm yüzünü oluşturarak başlarsınız. Bu yüzü oluştururken, diğer yüzleri göz ardı etmeli ve sadece seçtiğiniz çözüm yüzüne odaklanmalısınız.</strong></p>

<ol>
	<li>BEYAZ merkezi yukarıda TUT.</li>
	<li>YEŞİL merkez parçayı size doğru olsun.</li>
	<li>YEŞİL/BEYAZ kenar parçasını bul (sadece 2 renkli) ve aşağıda gösterilen konumlardan birine çevir (beyaz yukarıda ve yeşil ön tarafta kalsın).</li>
	<li>Durumunuza uyan seçenekleri seçin ve YEŞİL/BEYAZ kenar parçasını yerine koymak için ok adımlarını izleyin.</li>
</ol>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/rubic1.jpg" style="height:627px; width:545px" /></p>

<p><em><strong>Beyaz yukarıda kalacak şekilde, küpü öyle çevirin ki farklı bir renk yüz (merkez) size doğru olsun. Yukarıdaki talimatları tekrar izleyin. Diğer iki yüzle tekrarlayın, beyaz çapraz tamamlanana kadar. Bu adım oldukça sezgiseldir; kesinlikle yapabilirsiniz ancak biraz alıştırma gerektirebilir. Sadece beyaz kenarları yerine taşıyın, zaten sabitlenmiş olanları karıştırmadan.</strong></em></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>ADIM 2 - İLK KAT KÖŞELERİNİ TAMAMLA</strong></p>

<p><strong>Beyaz Çaprazı Tamamlama: İkinci adımda, çözüm yüzünün beyaz karesini tamamlamaya yönelik bir çapraz oluşturmalısınız. Bu adım, temel stratejilerden biridir ve diğer renklerin yerleşimi ile ilgilenmeden yalnızca beyaz kareleri odaklamayı gerektirir.</strong></p>

<ol>
	<li>BEYAZ'ı yukarıda tut.</li>
	<li>YEŞİL merkez parçasını öne koy (size doğru).</li>
	<li>YEŞİL/BEYAZ/KIRMIZI köşeyi bul (3 renkli) ve beyaz çarpişi bozmadan aşağıdaki konumlardan birine yerleştir.</li>
	<li>Aşağıdaki adımlardan seçim yaparak, beyaz çarpişi bozmadan YEŞİL/BEYAZ/KIRMIZI köşe parçasını yerine koyun.</li>
</ol>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/rubic2.jpg" style="height:434px; width:650px" /></p>

<p><strong>Olası Sorun: </strong>Aranan köşe, üst katın içinde, ancak yanlış konumda veya yanlış dönmüş olabilir. Küpü öyle çevirin ki köşe ön sağ üst köşede olsun, ardından aşağıdaki adımları izleyerek köşeyi alt kata taşıyın.</p>

<p><u><strong>ÇÖZÜM:</strong></u></p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/rubic3.jpg" style="height:143px; width:450px" /></p>

<p>Bu adımları gerçekleştirin, ardından yukarıdaki (A), (B) veya (C) adımlarından birini seçerek köşeyi yerine koyun. Beyaz yukarıda kalacak şekilde, küpü öyle çevirin ki farklı bir renk yüz size doğru olsun. Yukarıdaki talimatları tekrar izleyin. Diğer iki yüzle tekrarlayın, beyaz çapraz tamamlanana kadar.</p>

<p><strong>Beyaz Köşeleri Doğru Pozisyonlara Getirme:</strong> Beyaz çaprazı tamamladıktan sonra, beyaz köşeleri doğru pozisyonlara getirmek üzere ilerlersiniz. Bu adım, beyaz köşeleri yerleştirirken onları diğer renklerle uyumlu hale getirmek için stratejiler kullanmayı içerir.</p>

<p><strong>ADIM 3 - İKİNCİ KATI TAMAMLA</strong></p>

<p><strong>Orta Katı Oluşturma:</strong> Orta kat, üst ve alt yüz arasındaki kat olarak düşünülebilir. Bu katı oluştururken, yukarıdaki yüzdeki renkleri çözüm yüzüne uygun şekilde yerleştirirsiniz. Bu adım, renkleri doğru pozisyonlara yerleştirirken orta katın bozulmamasına dikkat etmeyi gerektirir.</p>

<ol>
	<li>BEYAZ'ı aşağıda TUT.</li>
	<li>Üst kısımdaki sağa/sola kadırmak istediğiniz kenar parçasını bul.</li>
	<li>Eğer kenar parçası yan katmanında ise, üst katmanı çevirerek kenarı merkez rengiyle eşleştirin (aşağıdaki şekli görün).</li>
	<li>Eğer kenar parçası üst katmanda değilse, C Adımına gidin.</li>
	<li>Kenar parçasını yerine koymak için aşağıdaki adımlardan seçim yapın.</li>
</ol>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/algo.jpg" style="height:484px; width:640px" /></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Olası Sorun: Hareket ettirmek istediğiniz kenar parçası ikinci katmanda, ancak yanlış konumda veya yanlış yönde olabilir.</p>

<p>Çözüm: Küpü öyle çevirin ki kenar ön katmanda olsun, ardından parçayı alt sıraya taşımak için yukarıda verilen çözümlerden birini uygulayın. Daha sonra yukarıdaki 4. adıma dönün.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/rubic5.jpg" style="height:138px; width:315px" /></p>

<p>İkinci kat tamamlanana kadar farklı merkezleri size doğru çevirerek A ve B adımlarına devam edin.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>ADIM 4 - ÜÇÜNCÜ KAT ÇAPRAZINI TAMAMLA</strong></p>

<p><strong>Üst Kat Çaprazını Tamamlama:</strong> Üst kat çaprazını tamamlama adımında, üst yüzdeki bir çapraz oluşturursunuz. Bu çaprazı tamamlarken, alt ve orta katları bozmamaya dikkat etmelisiniz.</p>

<ul>
	<li>Küpü çevirin (şimdi beyaz altta ve sarı üstte olacak)</li>
	<li>Yukarı doğru bakan 0, 2 veya 4 parça (çaprazın parçaları) olduğunu fark edeceksiniz. Şu an için köşeleri görmezden gelin.</li>
	<li>İlk olarak sarı çaprazını yapmak ve ikinci olarak parçaları doğru konuma getirmek amaçlanır.</li>
	<li>Aşağıdaki algoritmayı uygulayarak sarı çaprazını elde edin. Küpünüzün resimde gösterildiği gibi yönlendirildiğinden emin olun.&nbsp;</li>
</ul>

<p>&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/rubic6.jpg" style="height:621px; width:599px" /></p>

<p><strong>Sarı çaprazı elde edene kadar bu algoritmayı tekrarlayın. Şimdi doğru yerde 4 veya 2 kenar parçasınız olmalıdır. Merkez renkleriyle eşleşmelidir. Doğru kenar parçalarının arkada ve sağ yüzde olduğundan emin olun. Kenar parçalarını doğru konuma koymak için aşağıdaki algoritmayı kullanın.</strong></p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/rubic7.jpg" style="height:177px; width:674px" /></p>

<p><strong>Olası Sorun:</strong> Doğru konumda olan iki parça birbirinin tam karşısındadır.</p>

<p><strong>Çözüm:</strong> (A) adımlarını bir kez uygulayın, ardından yukarıdaki resimde gösterildiği gibi küpü çevirin ve adımları tekrar uygulayın.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>ADIM 5 - ÜÇÜNCÜ KAT KÖŞELERİNİ TAMAMLA </strong></p>

<p><strong>Üst Kat Köşeleri Doğru Pozisyonlara Getirme:</strong> Üst kat çaprazını tamamladıktan sonra, üst yüzdeki köşeleri doğru pozisyonlara getirmeniz gerekecektir. Bu adımda, üst köşeleri çözüm yüzüne yerleştirirken diğer yüzleri bozmamaya özen göstermelisiniz.</p>

<p><strong>Üst Kat Köşelerinin Yer Değiştirmesi:</strong> Son adımda, üst yüzdeki köşeleri doğru pozisyonda tutarak renkleri eşleştirirsiniz. Bu adım, sabır ve strateji gerektirir ve genellikle birden fazla hareketin tekrarlandığı bir aşamadır.</p>

<p>(1) İlk olarak köşeleri doğru konumuna koyacağız (A). Şimdi ya 0, 1 veya TÜM köşe parçaları doğru konumlarındayken, ya da düzgün şekilde yerleştirilmiş veya ters çevrilmiş olacaklar. Eğer bir köşe parçası doğru köşede ise, küpü bu doğru köşeyi ön üst sağ konuma getirin. Parça doğru konumda, ANCAK doğru şekilde dönmemiş olabilir.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/rubic8.jpg" style="height:237px; width:739px" /></p>

<p>Tüm köşeler doğru konumda olana kadar diziyi tekrarlayın.</p>

<p><strong>Olası Sorun:</strong> Hiçbir köşe doğru konumda değil.</p>

<p><strong>Çözüm:</strong> (A) adımlarını, size herhangi bir tarafı (ÜSTTE SARININ olduğu tarafla) gelecek şekilde bir kez uygulayın.</p>

<p>Şimdi bir köşe doğru konumda olacaktır. Yukarıdaki (A) adımına devam edin.</p>

<p>Sonraki adımlar, köşeleri (tek tek) doğru şekilde döndürecek ve nihayetinde küpü çözecektir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><img alt="Rubik Küp Çözümü 3. Katman" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/son.jpg" style="height:236px; width:700px" /></p>

<p><strong>NOT: BU SIRALAMA, KÜPÜN DİĞER KISMINI BOZUYOR GİBİ GÖRÜNÜR. ÜZÜLMEYİN VE AYNI TARAFI YANINIZA ÇEVİRİN, ANCAK SON KÖŞE YERLEŞTİRİLDİĞİNDE ÇÖZÜLECEKTİR.</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Hamleleri, KÖŞE parçasının SARI tarafı yukarıda olana kadar tekrarlayın. Bunun için 2-3 kez yapmanız gerekebilir.</p>

<p>AYNI YÜZÜ SİZE BAKIYOR OLSUN.</p>

<p>ÜST KATMANI, döndürerek bir sonraki döndürülecek köşe parçasının üst sağ pozisyonda olduğu konuma getirin. Yukarıdaki diziyi, döndürdüğünüz köşenin SARI tarafı yukarıda olana kadar tekrarlayın. Küp tamamlanana kadar bu süreci sürdürün.</p>

<p>İŞTE BAŞARDINIZ!!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Rubik Küp'ün çözümü, bu adımların ardışık bir şekilde takip edilmesiyle gerçekleştirilir. Başlangıçta karmaşık görünen küpü bu basit adımlarla çözmek, deneme yanılma yöntemleri yerine matematiksel stratejiler kullanmayı içerir. Bu, zeka oyunlarını sevenler için oldukça tatmin edici bir deneyim sunar ve problem çözme yeteneklerini geliştirir.</p>

<p>Sonuç olarak, Rubik Küp'ün çözümü için temel stratejiler ve adımların takip edilmesi gerekmektedir. Bu küpü çözmek, zekâyı ve sabrı bir araya getirerek renklerin ve parçaların uyumlu bir şekilde yerleştirilmesini gerektirir. Rubik Küp, sadece bir oyun değil, aynı zamanda problem çözme yeteneklerini geliştiren bir zeka oyunudur.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/vucut-dili-nedir-ve-vucut-dili-nasil-kullanilmalidir-861</link>
            <category>GÜNCEL HABERLER</category>
            <pubDate>Mon, 31 Jul 2023 16:41:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Vücut dili nedir ve vücut dili nasıl kullanılmalıdır?</h1>
                        <h2>Vücut dili, insanların duygularını, düşüncelerini ve niyetlerini sözsüz olarak ifade etmelerine yardımcı olan iletişim aracıdır. İletişimin yüzde 55'ini oluşturan vücut dili, sözlü iletişimi tamamlar ve etkilerini güçlendirir. Göz teması, gülümseme, el jestleri, vücut duruşu ve yüz ifadeleri gibi unsurlar vücut dilinin temel parçalarıdır. Etkili bir vücut dili, iletişimdeki uyumu ve samimiyeti artırırken, yanlış kullanıldığında olumsuz etkiler yaratabilir. İşte yapılması ve yapılmaması gerekenler.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/07/vucut-dili-nedir-ve-vucut-dili-nasil-kullanilmalidir-1690812018.jpg">
                        <figcaption>Vücut dili nedir ve vücut dili nasıl kullanılmalıdır?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Vücut dili, sözlü olmayan iletişim yoluyla duyguları, düşünceleri ve niyetleri ifade etmek için kullanılan bedenin ve yüz ifadelerinin bütünüdür. Vücut dili, insanlar arasında iletişimi güçlendiren, duyguları daha net bir şekilde aktaran ve sözlü iletişimi destekleyen önemli bir iletişim aracıdır. İletişimde sözlerin yüzde 55'i vücut dili ve yüz ifadeleriyle iletilir.</p>

<p>Vücut dili, aşağıdaki unsurları içerir:</p>

<ol>
	<li>
	<p><strong>Göz Teması:</strong> Göz teması, iletişim kurulan kişiyle bağlantı kurmada önemli bir unsurdur. Karşınızdaki kişiye göz teması kurmak, onunla ilgilendiğinizi ve söylediklerine odaklandığınızı gösterir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Gülümseme:</strong> Samimi bir gülümseme, sıcak ve olumlu bir iletişim atmosferi yaratır. Gülümseme, karşınızdaki kişiyle aranızdaki mesafeyi kapatır ve olumlu bir etkileşim sağlar.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Vücut Duruşu:</strong> Dik duruş, kendine güveni ifade ederken, kambur bir duruş özgüven eksikliği gösterebilir. Karşınızdaki kişiye karşı saygı ve ilgi gösterecek şekilde düzgün ve rahat bir duruş sergilemek önemlidir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Kollar ve Eller:</strong> Kolların ve ellerin kullanımı da önemli bir vücut dili unsurdur. Örneğin, kolları çapraz yapmak, savunmacı bir tutumu ifade edebilirken, elleri açık ve jestlerle desteklemek, anlatılanları vurgulayan ve karşı tarafa pozitif bir etki yaratan bir tutumdur.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Yüz İfadeleri:</strong> Yüz ifadeleri, duyguların ifadesinde önemli bir role sahiptir. Doğal ve samimi yüz ifadeleri kullanmak, karşı tarafa içtenlik ve dürüstlük iletilmesini sağlar.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Yürüme ve Hareket Tarzı:</strong> Yürüme tarzı ve hareketleri, kişisel tarzınızı yansıtırken, aynı zamanda kendinize olan güveninizi de ifade edebilir.</p>
	</li>
</ol>

<p>Vücut dili nasıl kullanılmalıdır?</p>

<ol>
	<li>
	<p><strong>Doğal Olun:</strong> Vücut dilinizi kullanırken doğal olmaya özen gösterin. Zorla takınılan bir vücut dili, iletişimi olumsuz yönde etkileyebilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Uygun ve Olumlu İfade Edin:</strong> Vücut dilinizle ilettiğiniz mesajlar, sözlü ifadelerinizle uyumlu olmalıdır. Uygun ve olumlu bir vücut dili kullanarak karşınızdaki kişiyle daha güçlü bir bağ kurabilirsiniz.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Karşınızdaki Kişiyi Dinleyin:</strong> Karşınızdaki kişinin vücut dilini de dikkatlice gözlemleyin. Bu şekilde, söylediklerinin altında yatan duyguları ve düşünceleri daha iyi anlayabilirsiniz.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Empati Kurun:</strong> Vücut diliyle empati kurmak, karşınızdaki kişiyle daha iyi bir iletişim kurmanıza yardımcı olur. Onun duygusal durumunu anlamak ve buna göre iletişim tarzınızı ayarlamak önemlidir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Stres ve Anksiyeteye Dikkat Edin:</strong> Stres veya anksiyete durumlarında, vücut dilinin kontrolsüz bir şekilde değişebileceğini unutmayın. Derin nefes almak, sakinleşmek ve rahatlamak, daha etkili bir vücut dili kullanmanıza yardımcı olabilir.</p>
	</li>
</ol>

<p>Vücut dili, doğru kullanıldığında iletişimi güçlendiren ve karşınızdaki kişiyle daha iyi anlaşmanızı sağlayan önemli bir araçtır. Etkili bir vücut diliyle, iş ve sosyal ilişkilerinizde daha güçlü ve olumlu bir etki yaratabilirsiniz.</p>

<p><strong>BU HATALARI YAPMAYIN</strong></p>

<p>Vücut dili, iletişimi güçlendiren ve duyguları daha etkili bir şekilde ifade etmemizi sağlayan önemli bir iletişim aracıdır. Ancak, bazı durumlarda yanlış kullanıldığında veya farkında olmadan yapılan hatalar, iletişimde olumsuz sonuçlar doğurabilir. İşte vücut dili kullanırken yapılan yaygın hatalar:</p>

<ol>
	<li>
	<p><strong>Uyumsuzluk:</strong> Vücut diliyle sözlü iletişim arasında uyumsuzluk, karşı tarafa güven eksikliği ve samimiyetsizlik izlenimi verir. Örneğin, söylenen bir şeye katılmakla birlikte baş sallamamak veya karşılıklı konuşurken kolları çapraz yapmak gibi uyumsuzluklar, iletişimde güven problemlerine yol açabilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Aşırı veya Düşük Jest ve Hareketler:</strong> Aşırı jest ve hareketler, iletişimde gereksiz heyecan ve dikkat dağıtıcı bir etki yaratabilir. Aynı şekilde, vücut dilini neredeyse hiç kullanmamak, soğuk ve duygusuz bir izlenim bırakabilir. Dengeli ve doğal bir vücut dili kullanmak önemlidir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Göz Kontağı Kuramamak:</strong> Göz teması, etkili iletişimin temel unsurlarından biridir. Göz kontağı kurmamak, karşınızdaki kişiye ilgisizlik veya güvensizlik izlenimi verebilir. Ancak aşırı göz teması da rahatsızlık yaratabilir. Doğal ve uygun bir göz teması kurmaya özen gösterin.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Hareketsiz Durmak veya Hareket Halinde Olmak:</strong> Hareketsiz durmak, pasif bir izlenim verirken, sürekli hareket halinde olmak, sabırsızlık ve dikkat dağınıklığı yaratabilir. Rahat ve dengeli bir şekilde durmak veya hareket etmek, iletişiminizi destekleyecektir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Yüz İfadeleri ve Mimiklerin Kontrolsüz Olması:</strong> Yüz ifadeleri, duyguları ve düşünceleri ifade etmede önemli bir role sahiptir. Kontrolsüz veya uygun olmayan yüz ifadeleri, yanlış anlaşılmaların ve iletişim kopukluklarının oluşmasına neden olabilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Eller ve Kolların Yanlış Kullanımı:</strong> Eller ve kolların aşırı kullanımı veya doğru bir şekilde kullanılmaması, mesajınızın yanlış anlaşılmasına yol açabilir. Örneğin, elleri çok fazla hareket ettirmek veya kolları çapraz yapmak, karşı tarafın güvensizlik veya savunmacı bir tavır sergilediğinizi düşünmesine neden olabilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Yüzün Arka Tarafa Dönük Olması:</strong> İletişimde yüzünüzü karşı tarafa dönmek, samimiyet ve dikkat gösterme açısından önemlidir. Yüzünüzü karşı tarafa dönük tutmamak, iletişimi olumsuz etkileyebilir ve ilgisizlik izlenimi yaratabilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Duymadan Dinlemek:</strong> İletişimde dinlemek sadece kulaklarla değil, gözlerle ve kalple yapılmalıdır. Karşınızdaki kişiyi gerçekten anlamadan veya duygusal olarak bağ kurmadan dinlemek, iletişimde zorluklara neden olabilir.</p>
	</li>
</ol>

<p>Vücut dili, etkili iletişimin güçlü bir tamamlayıcısıdır. Ancak, farkında olmadan yapılan hatalar, iletişimin anlaşılmaz veya yanlış bir şekilde yorumlanmasına yol açabilir. Etkili vücut dili kullanımı için doğallığı ve uyumu göz önünde bulundurmak önemlidir. Kendinizi geliştirerek, vücut dilinizin iletişiminizi güçlendirmesini sağlayabilirsiniz.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/televizyonun-arkasindaki-sahte-oyuncular-860</link>
            <category>İLGİNÇ BİLGİLER</category>
            <pubDate>Sun, 30 Jul 2023 18:54:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Televizyonun arkasındaki sahte oyuncular</h1>
                        <h2>Bu makale, televizyon programlarında tartışma ve gergin sahnelerin paralı oyuncular tarafından canlandırılmasının önemini ve cast ajanslarının rolünü açıklamaktadır. Cast ajanslarının oyuncu seçimi, rol dağılımı ve deneyim değerlendirmesi sayesinde tartışma ve gergin sahnelerin gerçekçi bir şekilde sunulması sağlanır. Paralı oyuncuların profesyonel yaklaşımı ve performans kalitesi, televizyon programlarının izleyici tepkisi üzerinde etkili olur.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/07/televizyonun-arkasindaki-sahte-oyuncular-1690732829.jpg">
                        <figcaption>Televizyonun arkasındaki sahte oyuncular</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Televizyon programları, izleyicilerin dikkatini çekmek ve etkilemek için farklı duygusal tonları yansıtan sahneler içerir. Özellikle tartışma ve gerginlik içeren sahneler, hikayenin gelişimine katkı sağlar ve izleyicileri olayların içine çeker. Bu tür sahnelerin başarıyla canlandırılması, yetenekli ve deneyimli oyuncuların seçilmesine dayanır. Televizyon programlarının oyuncu kadrosunu belirlerken önemli bir rol oynayan cast ajansları, sahnelerin gerçekçi bir şekilde canlandırılmasında önemli bir faktördür. Bu makalede, televizyon programlarında tartışma ve gergin sahnelerin çoğu zaman paralı oyuncular tarafından oynandığı gerçeğini açıklamak için cast ajanslarının rolüne odaklanacağız.</p>

<p>Cast Ajanslarının Rolü:</p>

<p><strong>Oyuncu Seçimi:</strong> Televizyon programları için oyuncu seçimi, cast ajansları tarafından yapılır. Cast ajansları, yetenekli oyuncuları bünyesinde barındırır ve onları farklı projeler için uygun rollerle eşleştirir. Tartışma ve gergin sahnelerdeki karakterlerin doğru ifade ve vurgularla canlandırılması, cast ajanslarının yetenekli oyuncuları seçmesiyle mümkün olur.</p>

<p><strong>Deneyim ve Uygunluk:</strong> Cast ajansları, oyuncuların deneyim seviyesini ve uygunluğunu değerlendirerek doğru oyuncu seçimini yapar. Tartışma ve gergin sahnelerdeki karakterlerin duygusal yoğunluğu ve karmaşıklığı, deneyimli oyuncuların katılımını gerektirir. Cast ajansları, program yapımcılarına doğru oyuncuları sunarak, sahnelerin etkileyici bir şekilde canlandırılmasına katkı sağlar.</p>

<p><strong>Rol Dağılımı</strong>: Cast ajansları, televizyon programları için uygun oyuncuları seçtikten sonra rol dağılımını yapar. Her karakterin özellikleri, hikayenin gereksinimleri ve oyuncuların yetenekleri dikkate alınarak, her oyuncuya uygun rol atanır. Tartışma ve gergin sahnelerdeki karakterlerin uyumlu bir şekilde etkileşimde bulunması, cast ajanslarının dikkatli rol dağılımı ile sağlanır.</p>

<p>Televizyon Programlarında Paralı Oyuncuların Rolü</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Profesyonel Yaklaşım</strong></p>

<p>Paralı oyuncular, televizyon programlarına profesyonel bir yaklaşımla katılır. Ücret karşılığında çalışan oyuncular, rollerini başarıyla canlandırmak ve hikayenin etkileyici bir şekilde ilerlemesine katkı sağlamak için motivasyonlu ve odaklanmış bir şekilde çalışırlar.</p>

<p><strong>Performansın Kalitesi</strong></p>

<p>&nbsp;Televizyon programlarında tartışma ve gergin sahnelerin etkili bir şekilde sunulması, paralı oyuncuların performans kalitesiyle doğrudan ilişkilidir. Profesyonel oyuncular, sahnelerdeki duygusal yoğunluğu ve gerilimi gerçekçi bir şekilde yansıtarak izleyiciye güçlü bir etki bırakırlar.</p>

<p><strong>İzleyici Tepkisi</strong></p>

<p>Paralı oyuncuların başarılı performansları, televizyon programlarının izleyici tepkisi üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. İyi seçilmiş ve yetenekli oyuncularla canlandırılan tartışma ve gergin sahneler, izleyicilerin olayların içine daha fazla katılmasını ve hikayeye daha bağlı hissetmelerini sağlar.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Televizyon programlarında tartışma ve gergin sahnelerin gerçekçi bir şekilde canlandırılması, paralı oyuncuların önemli katkıları sayesinde mümkün olur. Cast ajansları, oyuncu seçimi ve rol dağılımı konusunda program yapımcılarına destek sağlayarak, sahnelerin etkileyici bir şekilde hayata geçirilmesine yardımcı olur. Paralı oyuncuların profesyonel yaklaşımları ve performans kalitesi, televizyon programlarının izleyici tepkisi üzerinde önemli bir rol oynar. Bu sayede, televizyon izleyicileri tartışma ve gergin sahnelerdeki olaylara daha bağlı hisseder ve hikayenin akışına daha etkili bir şekilde katılırlar.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/en-kolay-rubic-kupu-nasil-cozulur-859</link>
            <category>YAŞAM</category>
            <pubDate>Sun, 30 Jul 2023 18:44:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>En kolay rubic küpü nasıl çözülür?</h1>
                        <h2>Rubik's Küpü, renkli yüzeylerin döndürülerek farklı renkteki yüzleri eşleştirme temelindeki popüler bir zeka oyunudur. Bu makale, temel "Katman Katman" yöntemiyle Rubik's Küpü'nü adım adım çözmeyi anlatmaktadır. Küpün yapısını tanıttıktan sonra, çözüm sürecini açıklayarak yeni başlayanlara rehberlik etmeyi amaçlamaktadır. Rubik's Küpü çözümü, strateji, zeka ve problem çözme yeteneklerini geliştiren eğlenceli bir serüven sunmaktadır.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/07/en-kolay-rubic-kupu-nasil-cozulur-1690732022.jpg">
                        <figcaption>En kolay rubic küpü nasıl çözülür?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Rubik's Küpü, renkli yüzeylerin döndürülmesiyle farklı renkteki yüzleri eşleştirmeyi amaçlayan, zeka ve mantık becerilerini geliştiren heyecan verici bir bulmaca oyunudur. Yapısal karmaşıklığı ve çözüm süreciyle binlerce insanın ilgisini çeken bu küp, dünyanın en popüler zeka oyunlarından biri olarak kabul edilir. Bu yazıda, en kolay ve temel yöntemlerden biri olan "Katman Katman" yöntemiyle Rubik's Küpü'nün nasıl çözülebileceğini adım adım açıklayacağız.</p>

<p>Rubik's Küpü'nün çözüm süreci, ilk bakışta kafa karıştırıcı gibi görünebilir, ancak sabır, odaklanma ve yöntik bir yaklaşımla başarıya ulaşmak mümkündür. Makalemizde, Rubik's Küpü'nü çözmeye başlamadan önce küpün temel yapısını tanıtacak, ardından "Katman Katman" yöntemiyle nasıl çözüleceğini adım adım anlatacağız. Bu temel yöntem, Rubik's Küpü çözümüne yeni başlayanlar için harika bir başlangıç ​​noktasıdır.</p>

<p>Her bir adımı dikkatlice takip ederek, her bir renkteki yüzeyleri uygun yerlerine yerleştirecek ve sonunda küpü çözmüş olacaksınız. Unutmayın, Rubik's Küpü çözümü biraz pratik gerektirebilir, ancak başarıya ulaştığınızda büyük bir ödülle karşılaşacaksınız.</p>

<p>Bu makale, hem Rubik's Küpü'ne yeni başlayanlar için kılavuz niteliğinde olacak hem de bu heyecan verici bulmaca oyununa olan ilgiyi artıracaktır. Hazırsanız, zekânızı, strateji yeteneklerinizi ve problem çözme becerilerinizi test etmek için bu eşsiz serüvene başlamak için birlikte adım atalım! Rubik's Küpü'nü çözmenin büyülü dünyasına hoş geldiniz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Rubik's Küpü, renkli yüzeylerin döndürülerek farklı renkteki yüzeyleri eşleştirmeniz gereken popüler bir zeka oyunudur. En kolay yöntemlerden biri "Katman Katman" yöntemidir. İşte adım adım basit bir şekilde Rubik's Küpü'nü çözmek için "Katman Katman" yöntemi:</p>

<p>Adım 1: Çapraz Oluşturma</p>

<ol>
	<li>Beyaz merkezli yüzü yukarıya doğru çevirin ve beyaz orta parçanın olduğu yüzü tamamen oluşturun.</li>
	<li>Diğer renkteki kenar parçalarıyla çapraz oluşturun. Beyaz merkezli yüzde beyaz-beyaz, beyaz-yeşil, beyaz-mavi ve beyaz-turuncu renkleri olmalıdır.</li>
</ol>

<p>Adım 2: İkinci Katman Parçalarını Tamamla</p>

<ol>
	<li>Beyaz merkezli yüzdeki kenar parçaları ve ortadaki yatay çizgiyi oluşturun.</li>
	<li>Üst katın tamamlanmamış yüzünü beyaz merkezli yüzdeki kenar parçalarıyla eşleştirin.</li>
</ol>

<p>Adım 3: Üst Katın Çaprazını Oluşturun</p>

<ol>
	<li>Sarı renkteki merkezli yüzü yukarıya doğru çevirin ve sarı renkteki diğer parçalarla çapraz oluşturun.</li>
	<li>Bu adımla, üst katın tamamı beyaz olacak ve sarı renkteki çapraz tamamlanmış olacaktır.</li>
</ol>

<p>Adım 4: Sarı Köşe Parçalarını Tamamla</p>

<ol>
	<li>Üst katın sarı renkteki yüzünde yer alan köşe parçalarını düzgün bir şekilde yerleştirin.</li>
	<li>Sarı renkteki üst katın köşelerini doğru bir şekilde çevirin, böylece her köşe rengiyle uyumlu hale gelir.</li>
</ol>

<p>Adım 5: Sarı Çaprazı Tamamlayın</p>

<ol>
	<li>Üst katın tamamlanmamış yüzünü döndürerek sarı çaprazı tamamlayın.</li>
	<li>Bu adımla, sarı renkteki üst katın tamamı tamamlanmış olacak.</li>
</ol>

<p>Adım 6: Sarı Kenar Parçalarını Tamamlayın</p>

<ol>
	<li>Üst katın tamamlanmamış yüzünde yer alan sarı kenar parçalarını düzgün bir şekilde yerleştirin.</li>
	<li>Bu adımla, sarı renkteki üst katın tamamı tamamlanmış olacak.</li>
</ol>

<p>Sonuç olarak, katman katman yöntemiyle Rubik's Küpü'nü çözmüş olacaksınız. Bu yöntem, küpü çözmek için en kolay ve temel yöntemlerden biridir. Daha gelişmiş yöntemler ve algoritmalarla daha hızlı ve etkili şekillerde çözüm yapmak da mümkündür, ancak bunlar daha karmaşık olabilir ve zaman alabilir.</p>

<h2 style="text-align:center">Bu anlatım Karışık Gelmişse&nbsp;<strong><u><span style="color:#ff3300">&nbsp;</span><a href="http://onlinegazete.com/haber/iste-rubik-kup-cozumu-resimli-anlatim-862"><span style="color:#ff3300">İşte Rubik Küp Çözümü - Resimli Anlatım</span></a></u>&nbsp;</strong>makalemize göz atın&nbsp;</h2>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/masterchef-programi-kotu-elestirilere-yakindan-bakis-858</link>
            <category>YAŞAM</category>
            <pubDate>Mon, 24 Jul 2023 15:37:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>MasterChef Programı: Kötü Eleştirilere Yakından Bakış</h1>
                        <h2>MasterChef programı, dünya genelinde popüler olan yemek yarışmasıyla izleyicilere prestijli ve rekabetçi bir mutfak deneyimi sunuyor. Bu yazıda, MasterChef programı hakkında yapılan kötü eleştirilere yakından bakarak, yapay drama, sağlıksız rekabet ortamı, besin israfı ve diğer önemli konuları ele alacağız.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/07/masterchef-programi-kotu-elestirilere-yakindan-bakis-1690202779.jpg">
                        <figcaption>MasterChef Programı: Kötü Eleştirilere Yakından Bakış</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>MasterChef, dünya genelinde büyük bir popülariteye sahip olan ve birçok ülkede yerel versiyonları yapılan prestijli bir yemek yarışması programıdır. Amatör şeflerin mutfak yeteneklerini sergileme ve büyük ödüller kazanma fırsatı buldukları bu yarışma, milyonlarca izleyiciyi ekran başına çekiyor. Ancak, her ne kadar büyük bir hayran kitlesi olsa da, MasterChef programı bazı eleştirmenlerden de olumsuz tepkiler alıyor. Bu makalede, MasterChef programı hakkındaki kötü eleştirilere yakından bakacağız.</p>

<p><strong>1. Yapay Drama ve Rekabetin Abartılması:</strong> MasterChef'in yapımcıları ve düzenleyicileri, izleyicilerin ilgisini canlı tutmak için dramatik anlar ve çekişmeleri abartma eğilimindedir. Yarışmacıların arasındaki gerilimler ve rekabetin zaman zaman yapay bir şekilde körüklenmesi, programın sahiciliğini sorgulayan eleştirilerin başında gelmektedir. Yemek pişirme yarışması doğası gereği rekabetçi olabilir, ancak bazı eleştirmenler, yapımcıların bu rekabeti abartarak izleyicilerin ilgisini çekmeye çalıştığını düşünüyor.</p>

<p><strong>2. Sağlıksız Rekabet Ortamı:</strong> MasterChef, yarışmacıların yeteneklerini sergilemek için yoğun bir ortam sunar. Ancak eleştirilere göre, bu rekabetçi ortam zaman zaman sağlıksız bir seviyeye ulaşabiliyor. Yarışmacılar arasında yaşanan anlaşmazlıklar ve gerginlikler, izleyicilerde olumsuz bir etki bırakabilir ve "kazanmak için her şeyi yapma" mesajını yansıtabilir. Sağlıklı rekabet, yetenekleri teşvik etmek ve geliştirmek adına önemli bir unsurdur, ancak programın bazı anlarında bu sınırın aşıldığı düşünülebilir.</p>

<p><strong>3. Stereotip Yayınları:</strong> MasterChef programının bazı versiyonları, toplumda yerleşik olan cinsiyet, etnik köken veya kültürel stereotipleri yansıtan yayınlara sahip olmuştur. Bu da programın eleştirmenleri, çeşitlilik ve eşitlik konularında daha dikkatli ve duyarlı olmaya çağırmıştır. Televizyon, günlük hayatımızı şekillendiren önemli bir araçtır ve bu nedenle programların izleyicilere olumlu ve eşitlikçi bir mesaj vermesi önemlidir.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/0_FOXs-MasterChef-Season-Eleven%5B1%5D.jpg" style="height:600px; width:600px" /></p>

<p><strong>4. İzleyici Manipülasyonu:</strong> MasterChef gibi yarışma programları, izleyicilerin katılımını ve bağlılığını artırmak için bazı taktikler kullanabilir. Bu taktikler, izleyicilerin duygusal tepkilerini tetiklemeyi ve sonuçları önceden tahmin etmeyi amaçlayabilir. Yapılan kesitler, montajlar ve sunum tarzları, bazı eleştirmenler tarafından izleyici manipülasyonu olarak değerlendirilebilir.</p>

<p><strong>5. Besin İsrafı ve Sürdürülebilirlik Sorunları:</strong> MasterChef programında yarışmacılar, yemekleri en iyi şekilde sunmak ve değerlendirmek için sıklıkla malzemeleri israf edebilirler. Bu durum, eleştirmenler tarafından çevresel açıdan sürdürülebilir olmayan bir uygulama olarak görülebilir. Gıda israfının artan bir sorun olduğu düşünüldüğünde, bu tür yarışma programlarının daha bilinçli bir şekilde malzeme kullanımını teşvik etmesi gerektiği belirtilir.</p>

<p><strong>6. Realite TV Stereotipleri:</strong> MasterChef, reality televizyon formatının tipik bir örneğidir ve bu tür programlar, bazı yaygın ve kalıplaşmış stereotipleri destekleyebilir. Yarışmacıların karakterleri ve sunum tarzları, belirli kişilik tiplerine dayalı olarak şekillendirilebilir ve bu da gerçek hayatı yansıtmayan bir izlenim bırakabilir. Gerçek hayattaki çeşitlilik ve karmaşıklığı yansıtma konusundaki eksiklik, eleştirilerin temel nedenlerinden biri olabilir.</p>

<p><strong>7. Değerlendirme ve Eleştiri Yöntemleri:</strong> MasterChef programında yemekler, bir jüri paneli tarafından değerlendirilir ve eleştirilir. Ancak eleştirilere göre, bazı durumlarda jüri üyelerinin eleştirileri yetersiz veya tutarsız olabilir. Bu da izleyicilerin güvenini ve yarışmacıların motivasyonunu etkileyebilir. Değerlendirme ve eleştiri yöntemlerinin daha şeffaf ve adil bir şekilde yapılandırılması, programa karşı yöneltilen eleştirileri azaltabilir.</p>

<p><strong>8. Ticari Amaçlı Yaklaşım:</strong> MasterChef, bir yemek yarışması olmasının yanı sıra ticari bir televizyon programıdır ve sponsorlarla işbirliği içerisindedir. Bu, bazı eleştirmenler tarafından programın ticari amaca hizmet ettiği ve izleyicilere dikkatli bir şekilde kurgulanan içerikler sunulduğu düşüncesine yol açabilir. Programın içeriğinin izleyicilerin gerçek ilgi ve zevklerine göre mi, yoksa reklam ve sponsorluk ilişkilerine göre mi düzenlendiği konusundaki şüpheler, bazı eleştirmenlerin dikkatini çeken bir konudur.</p>

<p>Sonuç olarak, MasterChef programı, yemek pişirme yeteneklerini sergileme ve yaratıcılığı kutlama açısından büyük bir eğlence sunar. Ancak eleştiriler, yapay drama, sağlıksız rekabet ortamı, stereotip yayınlar, izleyici manipülasyonu, besin israfı, realite TV stereotipleri ve değerlendirme yöntemleri gibi bazı zayıf noktaları işaret eder. Programın daha dikkatli bir şekilde planlanması ve içeriğinin olumlu değerler ve çeşitlilik üzerine odaklanması, eleştirilere yönelik önemli bir adım olabilir. Daha adil ve izleyici odaklı bir yaklaşım, MasterChef gibi yarışma programlarının etkisini artırabilir ve izleyicilerin beğenisini kazanabilir.</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/basa-cikilmasi-gereken-en-yaygin-psikolojik-hastaliklar-857</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Mon, 24 Jul 2023 11:23:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Başa Çıkılması Gereken En Yaygın Psikolojik Hastalıklar</h1>
                        <h2>Psikolojik hastalıklar, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen ciddi sağlık sorunlarıdır. Bu hastalıkların tanısı, tedavisi ve farkındalığı giderek artmaktadır. İşte en yaygın psikolojik hastalıklara genel bir bakış ve bu hastalıklarla başa çıkma yöntemleri...</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/07/basa-cikilmasi-gereken-en-yaygin-psikolojik-hastaliklar-1690187438.jpg">
                        <figcaption>Başa Çıkılması Gereken En Yaygın Psikolojik Hastalıklar</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>Psikolojik hastalıklar, bireylerin düşüncelerini, duygularını ve davranışlarını etkileyen çeşitli rahatsızlıkları içerir. Bu hastalıklar, yaş, cinsiyet veya sosyoekonomik durum fark etmeksizin herkesi etkileyebilir. İş ve okul performansını düşürebilir, sosyal ilişkileri zorlayabilir ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir. İşte en yaygın psikolojik hastalıklar:</h2>

<ol>
	<li>
	<p><strong>Depresyon: Depresyon</strong>, yoğun üzüntü, umutsuzluk ve ilgi kaybı ile karakterizedir. Enerji düzeylerini düşürür, uyku ve iştah düzenini etkileyebilir. İş ve sosyal hayat üzerinde olumsuz etkileri vardır. Terapi, ilaç tedavisi ve yaşam tarzı değişiklikleri ile tedavi edilebilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Anksiyete Bozuklukları</strong>: Anksiyete bozuklukları, sürekli endişe, korku veya panik atakları ile ilişkilidir. Genel anksiyete bozukluğu, panik bozukluk, sosyal anksiyete bozukluğu ve obsesif-kompulsif bozukluk bu kategoriye girer. Terapi, ilaçlar ve stres yönetimi teknikleri anksiyete ile başa çıkmada yardımcı olabilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Şizofreni</strong>: Şizofreni, gerçeği algılamada, düşünce süreçlerinde ve duygusal tepkilerde bozukluklara yol açar. Hastalar gerçeklikten kopabilir, halüsinasyonlar veya sanrılar yaşayabilir. Psikoterapi, destekleyici tedavi ve ilaçlar şizofreni yönetiminde etkili olabilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Bipolar Bozukluk</strong>: Bipolar bozukluk, manik ve depresif dönemler arasında dalgalanan ani ruh hali değişiklikleri ile karakterizedir. Tedavisi, ruh hali dengeleyici ilaçlar, psikoterapi ve yaşam tarzı değişiklikleri içerir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Obsesif-Kompulsif Bozukluk (OKB)</strong>: OKB, takıntılı düşünceler ve tekrarlayan davranışlarla belirgin bir anksiyete bozukluğudur. Terapi, davranışsal terapi ve ilaçlar OKB'nin tedavisinde yardımcı olabilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Post-Traumatik Stres Bozukluğu</strong> (PTSD): Travmatik bir olayın ardından uzun süreli stres ve korku yaşamaya neden olan bir anksiyete bozukluğudur. Terapi, göz hareketleriyle duyarsızlaştırma ve yeniden işleme (EMDR) ve ilaçlar PTSD yönetiminde kullanılabilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Yeme Bozuklukları:</strong> Anoreksiya nervoza, bulimia nervoza ve tıkınma bozukluğu gibi yeme bozuklukları, beslenme alışkanlıklarında bozulmalara ve sağlık sorunlarına yol açar. Tedavi, psikoterapi, diyetisyen desteği ve destek grupları içerir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Alkol ve Madde Kullanım Bozuklukları</strong>: Alkol ve madde kötüye kullanımı, bağımlılık ve fiziksel ve psikolojik sağlık sorunlarına neden olabilir. Tedavi, madde kullanımına bağlı olarak davranışsal terapi, destekleyici tedavi ve rehabilitasyon içerebilir.</p>
	</li>
</ol>

<p>Bu hastalıkların tedavisinde erken tanı ve uygun terapilerin kullanılması son derece önemlidir. Psikolojik rahatsızlıkların, psikoterapi, ilaç tedavisi ve destek grupları gibi çeşitli tedavi yöntemleriyle yönetilebileceği unutulmamalıdır. Eğer siz veya bir yakınınız bu tür psikolojik sorunlardan etkileniyorsa, bir uzmana başvurmanız ve destek almanız önemlidir.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/ciplaklar-kampi-ve-naturizm-dogal-yasamin-bir-parcasi-856</link>
            <category>GÜNCEL HABERLER</category>
            <pubDate>Sat, 08 Jul 2023 13:31:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Çıplaklar Kampı ve Natürizm: Doğal Yaşamın Bir Parçası</h1>
                        <h2>Çıplaklar kampı ve natürizm, bedenin doğal güzelliğini kutlamayı amaçlayan bir yaşam tarzıdır. Çıplaklar kampı, çıplakların konakladığı özel kampları ifade ederken, natürizm bedenin doğal durumunu kabul etme felsefesidir. Dünyada çeşitli ülkelerde çıplaklar kampı ve natürist topluluklar bulunur. Ancak, her ülkenin yasal düzenlemeleri ve toplumsal normları farklıdır.  İşte bazı detaylar</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/07/ciplaklar-kampi-ve-naturizm-dogal-yasamin-bir-parcasi-1688812883.jpg">
                        <figcaption>Çıplaklar Kampı ve Natürizm: Doğal Yaşamın Bir Parçası</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Çıplaklar kampı ve natürizm, bedenin doğal güzelliğini kutlamayı, özgürlük ve rahatlığı ifade etmeyi amaçlayan bir yaşam tarzıdır. İnsanlar, binlerce yıldır bedenlerini çıplak bir şekilde ifade etmenin doğal bir parçası olmuşlardır. Günümüzde, çıplaklar kampı ve natürizm, birçok ülkede ve kültürde yaşam tarzını benimseyen insanların bir araya geldiği bir etkinlik ve felsefi bir yaklaşımdır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<h3><strong>Çıplaklar Kampı Nedir?</strong></h3>

<p>Çıplaklar kampı, insanların doğal yaşam tarzını benimseyerek çıplak olarak konakladıkları kampları ifade eder. Bu kamplar, çıplaklığı kabul eden ve bunu bir yaşam tarzı olarak benimseyen insanlar için özel olarak düzenlenir. Çıplaklar kampı, çıplaklıkla ilgili rahatlık, özgürlük ve doğal yaşamı kutlamayı amaçlar.</p>

<p>Bu tür kamplar genellikle özel tesisler veya etkinlikler aracılığıyla organize edilir. Çıplaklar kampı, çıplak olarak vakit geçirme, doğal ortamlarda sosyalleşme, spor ve rekreasyon aktiviteleri gibi çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapabilir.</p>

<h3><strong>Natürizm Nedir?</strong></h3>

<p>Natürizm, doğal yaşam tarzını benimseyerek çıplaklıkla ilgili bir felsefeyi ifade eder. Natüristler, bedeni kabul etme, beden olumlaması, özgürlük, doğal çevreyle bağlantı kurma, sağlıklı yaşam ve sosyal eşitlik gibi ilkeler üzerine kurulmuş bir düşünce sistemini benimserler.</p>

<p>Natürizm, çıplaklığın tabuları yıktığını, bedenleri kabullenmeyi ve doğal güzelliklerini kutlamayı savunur. Natüristler, çıplaklığı bir rahatlama, özgürlük ve doğal yaşam ifadesi olarak görürler. Çıplaklık, doğal ortamlarda sosyalleşme, spor yapma, meditasyon yapma ve çevreye saygı gibi etkinliklerle birleştirilebilir.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/Nude_Beach_Sign%5B1%5D.jpg" style="height:387px; width:600px" /></p>

<h3><strong>Dünyadaki Örnekler</strong></h3>

<p>Dünya genelinde, natürizm veya çıplaklar kampı gibi yaşam tarzını benimseyen insanların bir araya geldiği yerler mevcuttur. Bu yerler, çeşitli ülkelerde ve kültürlerde farklılık gösterebilir. İşte bazı ülkelerdeki örnekler:</p>

<ul>
	<li>
	<p>Fransa: Fransa, naturizm konusunda önde gelen ülkelerden biridir. Ülke genelinde birçok çıplaklar kampı ve doğalist plaj bulunur. Özellikle Güney Fransa'nın Provence-Alpes-Côte d'Azur bölgesi ve Atlantik kıyısı popüler naturist destinasyonlardır.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Almanya: Almanya, geniş bir naturist topluluğa sahiptir. Özellikle Doğu Almanya'da çıplaklar kampı ve doğal yaşam alanları yaygındır. Berlin yakınlarındaki Wannsee ve Leipzig'deki Cospudener See gibi bölgelerde çıplak plajlar bulunur.</p>
	</li>
	<li>
	<p>İspanya: İspanya, naturistler için popüler bir destinasyondur. Ülke genelinde birçok çıplaklar kampı ve çıplak plaj mevcuttur. Vera Playa, Costa Natura ve El Portús gibi bölgeler naturist tatilciler arasında popülerdir.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Amerika Birleşik Devletleri: Amerika Birleşik Devletleri'nde de naturist topluluklar ve çıplaklar kampı bulunur. Özellikle Florida, Kaliforniya ve Oregon eyaletlerinde çıplak plajlar ve naturist kamplar mevcuttur.</p>
	</li>
</ul>

<p>Bu sadece birkaç örnek olup, dünyanın farklı bölgelerinde natürizmin ve çıplaklar kampının uygulandığı birçok yer bulunmaktadır. Her ülkenin yasal düzenlemeleri ve toplumsal normları doğrultusunda çıplaklıkla ilgili kurallar ve etkinlikler değişebilir. Bu nedenle, çıplaklar kampı veya natürizmle ilgili daha fazla bilgi almak için yerel topluluklara, organizasyonlara veya internet kaynaklarına başvurmanız önemlidir.</p>

<p><strong>Türkiye'de durum ne?</strong></p>

<p>Türkiye'de naturizm veya çıplaklar yaşam tarzı, toplumun genel değerleri ve yasal düzenlemeler nedeniyle sınırlı bir şekilde uygulanır. Türk Ceza Kanunu'nun 226. maddesi, çıplaklığı "genel ahlaka aykırı davranışlar" olarak değerlendirir. Bu nedenle, Türkiye'de çıplaklar kampı veya naturist etkinliklerin yaygın olarak mevcut olmadığını söyleyebiliriz. Ancak bir çok gizli plajda çıplaklar kampı bulunduğu biliniyor.</p>

<p>Ancak, Türkiye'de bazı özel bölgelerde veya belirli koşullar altında çıplaklıkla ilgili etkinliklerin düzenlendiği duyurulabilir. Bu tür etkinlikler genellikle özel kulüpler, dernekler veya gruplar aracılığıyla organize edilir. Bu organizasyonlar, doğal yaşam tarzını benimseyen insanları bir araya getirerek çıplaklıkla ilgili etkinlikler düzenleyebilirler.</p>

<p>Yine de, çıplaklar kampı gibi etkinliklerin veya naturist tesislerin yaygın olarak mevcut olduğunu söylemek güçtür. Yasalar ve toplumsal normlar çıplaklıkla ilgili sınırlamalar getirebilir. Çıplaklıkla ilgili etkinliklere katılmak veya böyle bir kampın varlığı hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz, yerel naturist topluluklar, organizasyonlar veya internet üzerindeki ilgili forumlar ve kaynaklar size daha doğru ve ayrıntılı bilgi sağlayabilir.</p>

<p>Yasal düzenlemeler ve toplumsal normlar ülkeden ülkeye farklılık gösterir. Bu nedenle, çıplaklar kampı veya naturizmle ilgili bilgileri güncel ve yerel kaynaklardan edinmek önemlidir.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/karpuzun-faydalari-nelerdir-855</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Sat, 08 Jul 2023 12:43:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Karpuzun faydaları nelerdir?</h1>
                        <h2>Karpuz, yaz mevsiminin serinletici ve lezzetli meyvelerinden biridir. Hidrasyonu destekler, içerdiği vitaminler ve minerallerle sağlığa katkıda bulunur. İşte karpuzun faydaları.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/07/karpuzun-faydalari-nelerdir-1688809686.jpg">
                        <figcaption>Karpuzun faydaları nelerdir?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Karpuz, yaz mevsiminin en popüler ve serinletici meyvelerinden biridir. Hem lezzetli hem de besleyici olan karpuz, birçok faydasıyla bilinir. İşte karpuzun bazı faydaları:</p>

<ol>
	<li>
	<p>Hidrasyonu Destekler: Karpuzun büyük bir kısmı su içerir. Bu nedenle, vücutta hidrasyonu desteklemeye yardımcı olur. Özellikle sıcak havalarda veya fiziksel aktiviteler sonrasında tüketilen karpuz, vücudun su ihtiyacını karşılamaya yardımcı olur.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Vitamin ve Mineral Kaynağıdır: Karpuz, A ve C vitaminleri açısından zengindir. A vitamini, göz sağlığı ve bağışıklık sistemini desteklerken, C vitamini ise bağışıklık sistemini güçlendirir ve antioksidan etkisiyle hücreleri korur. Karpuz ayrıca potasyum, magnezyum ve vitamin B6 gibi mineralleri de içerir.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Antioksidan Özelliklere Sahiptir: Karpuz, likopen adı verilen bir antioksidan içerir. Likopen, serbest radikallerle savaşarak hücre hasarını azaltmaya yardımcı olur. Araştırmalar, likopenin kalp sağlığını, kanser riskini azaltmayı ve göz sağlığını desteklemeyi sağlayabileceğini göstermektedir.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Göz Sağlığını Destekler: Karpuz, A vitamini ve likopen içeriğiyle göz sağlığını destekler. A vitamini, gece körlüğünü önlerken, likopen ise yaşa bağlı maküler dejenerasyon gibi göz hastalıklarının riskini azaltabilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Sindirimi Düzenler: Karpuz, su ve lif içeriğiyle sindirimi düzenlemeye yardımcı olur. Lif, bağırsak hareketlerini artırarak kabızlık riskini azaltır ve sindirim sistemini destekler.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Anti-İnflamatuar Özelliklere Sahiptir: Karpuzda bulunan bazı bileşikler, anti-enflamatuar etkilere sahiptir. Bu da karpuzun iltihaplanma riskini azaltmaya yardımcı olabileceği anlamına gelir.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Kilo Kontrolüne Yardımcı Olur: Karpuz, düşük kalorili bir meyvedir ve içerdiği su ve lif sayesinde tokluk hissi sağlar. Bu da karpuzun kilo kontrolüne yardımcı olabileceği anlamına gelir.</p>
	</li>
</ol>

<p>Karpuz, sağlıklı bir meyve olmasına rağmen, şeker içeriği yüksek olduğu için diyabetik bireylerin ve kontrollü şekilde tüketilmesi gerekmektedir. Alerjik reaksiyonları olan bireylerin de dikkatli olması önemlidir. Genel olarak, çeşitli faydaları olan karpuz, yaz aylarında serinletici ve besleyici bir seçenek olarak tercih edilebilir.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/iste-gunes-yagi-ile-ilgili-bilmeniz-gerekenler-854</link>
            <category>YAŞAM</category>
            <pubDate>Sat, 08 Jul 2023 12:20:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İşte Güneş Yağı ile ilgili bilmeniz gerekenler</h1>
                        <h2>Güneş yağı, cilt bakımında kullanılan bir üründür ve cildi güneşin zararlı etkilerinden korur. İçeriğindeki aktif maddeler, UV ışınlarını absorbe ederek veya yansıtarak cildi korur. Güneş yağı, güneş yanığı, kızarıklık ve cilt kanseri gibi cilt sorunlarının riskini azaltır. Ayrıca, cildin nem dengesini korur ve bronzlaşmayı hızlandırabilir. Güneş koruma faktörü (SPF) değeri yüksek olan güneş yağları tercih edilmelidir. Doğru ve düzenli kullanımı önemlidir. Güneşe çıkmadan önce yeterli miktarda uygulanmalı ve belirli aralıklarla yenilenmelidir. Güneşten korunma önlemleriyle birlikte kullanmak daha etkilidir.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/07/iste-gunes-yagi-ile-ilgili-bilmeniz-gerekenler-1688808842.jpg">
                        <figcaption>İşte Güneş Yağı ile ilgili bilmeniz gerekenler</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Güneş yağı, güneşe maruz kalındığında cildi UV (morötesi) ışınlarının zararlı etkilerinden korumak için kullanılan bir cilt bakım ürünüdür. Güneşe çıkarken uygulanan bu özel yağ, cildi UV ışınlarını absorbe ederek veya yansıtarak cildi korur.</p>

<p><strong>GÜNEŞ YAĞININ İŞLEVLERİ</strong><br />
Güneş yağının temel işlevi, cildi güneşin zararlı etkilerinden korumaktır. İçerdiği aktif maddeler sayesinde, UV ışınlarının neden olduğu yanıkları, kızarıklıkları ve güneş yanıklarını önlemeye yardımcı olur. Bu da cilt kanseri gibi cilt sorunlarının riskini azaltır.</p>

<p>AYRICA, güneş yağı cildin nem dengesini korur. Güneşe maruz kalmak, cildin nemini kaybetmesine ve kurumasına neden olabilir. Güneş yağları, cildin doğal nem seviyesini koruyarak nemlendirme sağlar.</p>

<p>BAZI GÜNEŞ YAĞLARI ise bronzlaşmayı hızlandırmak amacıyla kullanılır. İçerdikleri özel bileşenler, güneş altında cildin daha hızlı ve derin bir şekilde bronzlaşmasını destekler.</p>

<p><strong>GÜNEŞ YAĞI VE SPF (GÜNEŞ KORUMA FAKTÖRÜ)</strong><br />
Güneş yağları, genellikle güneş koruma faktörü (SPF) olarak adlandırılan bir değere sahiptir. SPF değeri, ürünün cildi UVB ışınlarına karşı koruma düzeyini gösterir. Yüksek SPF değerine sahip olan güneş yağları, daha yüksek koruma sağlar.<br />
SPF, güneş yağının ne kadar süreyle güneşe maruz kalma süresini uzatabileceğini belirler. Örneğin, SPF 30 olan bir güneş yağı, cildin güneşe maruz kalma süresini 30 katına çıkarabilir.</p>

<p><strong>GÜNEŞ YAĞI KULLANIMININ ÖNEMİ</strong><br />
Güneş yağının etkili olabilmesi için doğru ve düzenli kullanımı önemlidir. Güneşe çıkmadan yaklaşık 15-30 dakika önce yeterli miktarda güneş yağı uygulamak önemlidir. Bunu, tüm vücuda eşit olarak yayarak yapmak daha etkilidir.<br />
GÜNEŞE MARUZ KALINDIKÇA güneş koruyucu etkisi azalacağından, belirli aralıklarla güneş yağını yeniden uygulamak gerekmektedir. Özellikle terleme, yüzme veya havluyla kurulanma gibi aktiviteler sonrasında güneş yağı yenilenmelidir.</p>

<p>AYRICA, güneşten korunma önlemleriyle birlikte güneş yağı kullanmak önemlidir. Gölgeli alanlarda kalma, geniş kenarlı şapka, güneş gözlüğü kullanma gibi önlemlerle cildi ekstra koruma altına almak gerekmektedir.</p>

<p>Güneş yağı, cildi güneşin zararlı etkilerinden koruyan ve bronzlaşmayı hızlandıran bir üründür. Düzenli ve doğru kullanımıyla cilt kanseri riskini azaltmaya yardımcı olur. SPF değeri yüksek olan güneş yağları tercih edilmeli ve güneşe çıkmadan önce yeterli miktarda uygulanmalıdır. Ancak güneş yağının tek başına yeterli olmadığını unutmayın; güneşten korunmak için diğer önlemleri de almak önemlidir.</p>

<p><strong>KİM HANGİ GÜNEŞ YAĞINI KULLANMALI</strong></p>

<p>Güneş yağlarındaki rakamlar genellikle güneş koruma faktörünü (SPF) temsil eder. SPF değeri, ürünün cildi UVB ışınlarına karşı koruma düzeyini gösterir. Bu değer, ürünün ciltteki güneşe maruz kalma süresini nasıl etkilediğini gösterir. SPF değeri genellikle 2'den başlayarak 100'e kadar çeşitlilik gösterebilir.</p>

<p>Örneğin, bir güneş yağının SPF 30 olduğunu düşünelim. Bu, ürünün cildi güneşe maruz kalma süresini 30 katına çıkarabileceği anlamına gelir. Yani normalde güneşte 10 dakika kalmanız gereken bir durumda, SPF 30 olan güneş yağı kullanarak cildinizi 300 dakika (yaklaşık 5 saat) koruyabilirsiniz.</p>

<p>Bu rakamlar, güneş yağının cilt üzerindeki koruyucu etkisini gösterir ve ciltteki yanıkları, kızarıklıkları ve güneş yanıklarını önlemeye yardımcı olur. Daha yüksek SPF değeri genellikle daha yüksek koruma sağlar, ancak tamamen güneşten korunmak için diğer önlemlerle birlikte kullanılması önemlidir.</p>

<ol>
	<li>
	<p>SPF 2-15: Düşük koruma sağlar. Özellikle kısa süreli güneşe maruz kalma durumlarında tercih edilir. SPF 2, güneşe maruz kalma süresini yaklaşık olarak 2 katına çıkarırken, SPF 15 yaklaşık 15 katına çıkarır.</p>
	</li>
	<li>
	<p>SPF 15-30: Orta düzey koruma sağlar. Bu SPF aralığı, günlük yaşamda sıkça tercih edilen değerlerdir. SPF 15 yaklaşık 15 katına, SPF 30 ise yaklaşık 30 katına kadar cildi güneşin zararlı etkilerinden korur.</p>
	</li>
	<li>
	<p>SPF 30-50: Yüksek koruma sağlar. Bu aralıktaki güneş yağları, güneşin zararlı etkilerine karşı daha güçlü bir koruma sağlar. SPF 30'dan başlayarak, SPF değeri arttıkça koruma düzeyi de artar.</p>
	</li>
	<li>
	<p>SPF 50+: Çok yüksek koruma sağlar. SPF 50 ve üstü değerler, güneşe karşı yoğun koruma sağlamak için tercih edilir. Bu değerler, güneşin zararlı UV ışınlarına karşı cildi etkili bir şekilde korur ve yanıkları, kızarıklıkları ve güneş yanıklarını önlemeye yardımcı olur.</p>
	</li>
</ol>

<p>Yüksek SPF değeri olan güneş yağları, daha uzun süre güneşe maruz kalınmasına rağmen cildi koruyabilir. Ancak, SPF değeri yüksek olsa bile, güneşten korunmak için güneşe çıkmadan önce yeterli miktarda güneş yağı sürmek ve belirli aralıklarla yeniden uygulamak önemlidir. Ayrıca, gölgeli alanlarda kalma, geniş kenarlı şapka ve güneş gözlüğü gibi diğer önlemleri almak da güneşten korunmayı destekler.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/iste-5-gunde-cumhurbaskani-adaylarin-topladigi-imza-sayilari-853</link>
            <category>TÜRKİYE</category>
            <pubDate>Mon, 27 Mar 2023 01:08:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İşte 5. Günde Cumhurbaşkanı Adayların Topladığı İmza Sayıları</h1>
                        <h2>Türkiye Cumhurbaşkanlığı Seçimi için geri sayım devam ediyor. 27 Mart günü son bulacak imza toplama kapsamında işte 5. güne yansıyan oy sayıları.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/03/iste-5-gunde-cumhurbaskani-adaylarin-topladigi-imza-sayilari-1679869841.jpg">
                        <figcaption>İşte 5. Günde Cumhurbaşkanı Adayların Topladığı İmza Sayıları</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>YSK, cumhurbaşkanlığı adaylığı için gerekli olan 100 bin imza maratonunda 5'inci günün sonunda toplanan imza sayılarını açıkladı.<br />
<br />
YSK, 100 bin imza toplaması gereken 11 adayın topladığı imza sayısı hakkında son durumu paylaştı.</p>

<p>Akşam saatlerinde 100 bin imzaya ulaşan Sinan Oğan; Recep Tayyip Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu ve Muharrem İnce'nin ardından dördüncü&nbsp;Cumhurbaşkanı&nbsp;adayı oldu.</p>

<p>YSK seçim takvimine göre 100 bin imzalı cumhurbaşkanlığı adayları için 22 Mart'ta başlayan 100 bin imza maratonu, 27 Mart Pazartesi günü saat 20.00'ye kadar devam edecek.<br />
<br />
YSK'dan alınan bilgiye göre adayların 5'inci günün sonunda topladığı güncel imza sayıları şu şekilde:<br />
<br />
<strong>Muharrem İnce:</strong>&nbsp;111 bin 305<br />
<br />
<strong>Sinan Oğan:</strong>&nbsp;107 bin 637<br />
<br />
<strong>Muhammed Ali Fatih Erbakan:</strong>&nbsp;69 bin 208 (Cumhur İttifakı'na katılarak adaylıktan çekildi)<br />
<br />
<strong>Doğu Perinçek:</strong>&nbsp;24 bin 563<br />
<br />
<strong>Yakup Türkal:</strong>&nbsp;2 bin 838<br />
<br />
<strong>Erkan Trükten:</strong>&nbsp;2 bin 33<br />
<br />
<strong>Tevfik Ahmet Özal:</strong>&nbsp;1361<br />
<br />
<strong>İrfan Uzun:</strong>&nbsp;1073<br />
<br />
<strong>Halil Murat Ünver:</strong>&nbsp;458<br />
<br />
<strong>Hilmi Özden:</strong>&nbsp;422<br />
<br />
<strong>Davut Turan:</strong>&nbsp;118</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/77-79-doruk-anlasmalari-852</link>
            <category>KIBRIS SORUNU BİLGİ BANKASI</category>
            <pubDate>Thu, 09 Mar 2023 23:22:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>77 – 79 Doruk Anlaşmaları</h1>
                        <h2>Kıbrıs Müzakere Süreci'nin en önemli dönemeçlerinden birisi olan 1977 - 1979 Doruk Anlaşmaları, Kıbrıs Müzakereleri'nin parametrelerini de belirleyen ve iki toplum tarafından da karşılıklı olarak onaylanan ilk anlaşma olması nedeni ile de oldukça önemlidir.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2023/03/77-79-doruk-anlasmalari-1679172047.jpg">
                        <figcaption>77 – 79 Doruk Anlaşmaları</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p style="text-align:start"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="color:black">Kıbrıs Sorunu'nun çözümü yönündeki en önemli dönemeçlerden olarak nitelendirilen 1977-1979 Doruk Anlaşmaları Kıbrıstaki, Kıbrıslı Türklerin ve ayni zamanda Kıbrıslı Rumların çözüm adına karşılaştıkları ilk en önemli girişim olarak kayıtlara geçmiştir. Doruk Anlaşmaları Çözüm Parametreleri'ni de ortaya koymuştur.</span></span></span></strong></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:13px"><span style="color:#333333"><span style="color:black">1975 yılında Viyana’da 6 tur görüşme yapılmış ve bu görüşmelerde soruna federal bir çözüm bulunması konusu ele alınmıştı.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:13px"><span style="color:black">6. turdan sonra görüşmelerin çıkmaza girmesi üzerine, 1.5 yıl kadar sonra, kilitlenmeyi çözmeyi amaçlayan Cumhurbaşkanı Denktaş, BM Genel Sekreteri Waldheim’a Makarios’la buluşma önerisi yapmıştır.</span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:13px"><span style="color:black">Cumhurbaşkanı Denktaş’ın bu önerisi epeyi zorlanmadan sonra, Rum toplumu lideri Makarios tarafından kabul edildi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:13px"><span style="color:black">Görüşme, 12 Şubat 1977 tarihinde yapıldı.</span></span></span></p>

<h2><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>1977&nbsp;Doruk Anlaşması</strong></span></h2>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:13px"><strong><span style="color:black">BM Genel Sekreterinin gözetiminde yapılan görüşmelerde 4 maddelik bir ilke anlaşması imzalanmıştır.</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:13px"><strong><span style="color:black">1) Kıbrıs Cumhuriyeti bağımsız, bağlantısız ve iki toplumlu olmalıdır.</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:13px"><strong><span style="color:black">2) Her toplumun yönetimi altındaki topraklar, ekonomik ve toprak verimliliği ile toprak mülkiyeti esasları ışığında görüşülmelidir.</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:13px"><strong><span style="color:black">3) Dolaşma, yerleşme özgürlüğü, mülkiyet hakkı gibi prensip meseleleri müzakereye açıktır. Bunların görüşülmesinde iki toplumlu federal sistem ve Türk Toplumu yönünden doğabilecek güçlükler de dikkate alınacaktır.</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:13px"><strong><span style="color:black">4) Federal hükümetin görev ve yetkileri, devletin birliği ve devletin iki toplumlu mahiyetini koruyacak şekilde olacaktır.</span></strong></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:13px"><span style="color:black"><img alt="1979'da Denktaş-Kyprianou 2. Doruk Anlaşmaları yapıldı." src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/5b12a60b8f1ed7167823a6d8%5B1%5D.jpg" style="height:534px; width:770px" /></span></span></span></p>

<h2><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>1979 Doruk Anlaşması</strong></span></h2>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:13px"><span style="color:black">Makarios’un ölümünden sonra, yine Denktaş’ın önerisi ile yeni bir doruk anlaşması gerçekleşmiştir. Rum Toplumu Lideri Kiprianu ile Cumhurbaşkanı Denktaş arasında imzalanan 19 Mayıs 1979 tarihli 10 maddelik anlaşma da şöyledir:</span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:13px"><strong><span style="color:black">1) Toplumlararası görüşmeler 15 Haziran 1979’da yeniden başlayacaktır.</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:13px"><strong><span style="color:black">2) Görüşmelerin temeli Denktaş-Makarios anlaşması ve BM’in Kıbrısla ilgili kararları olacaktır.</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:13px"><strong><span style="color:black">3) Cumhuriyetin tüm yurttaşlarının insan haklarına ve temel özgürlüklerine saygı gösterilmelidir.</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:13px"><strong><span style="color:black">4) Görüşmeler tüm toprak ve anayasa konularını kapsayacaktır.</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:13px"><strong><span style="color:black">5) Maraş’la ilgili bir anlaşmaya varılması halinde, diğer yörelerle ilgili anlaşma beklenmeden Maraş açılacaktır.</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:13px"><strong><span style="color:black">6) Görüşmelerin sonucunu olumsuz şekilde etkileyecek hareketlerden kaçınılması ve iyi niyet, karşılıklı güven ve olağan koşullara dönüşü kolaylaştırabilecek pratik önlemler alınmalıdır.</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:13px"><strong><span style="color:black">7) Kıbrıs Cumhuriyeti askerden arındırılacaktır.</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:13px"><strong><span style="color:black">8) Cumhuriyetin bağımsızlığı, egemenliği, toprak bütünlüğü ve bağlantısızlığı, bir başka ülke ile kısmen veya bütün olarak birleşmesi veya taksim ve ayrılmanın herhangi bir şekline karşı gereken garantiler olacaktır. </span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:13px"><strong><span style="color:black">9) Görüşmeler gecikmelerden kaçınılarak sürekli ve temelli bir şekilde sürdürülecektir. </span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:13px"><strong><span style="color:black">10) Toplumlararası görüşmeler Lefkoşa’da yapılacaktır.</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:13px"><span style="color:black">Bu anlaşmadan sonra başlayan toplumlararası görüşmeler, Rumların BM Genel Kuruluna başvurdukları Mayıs 1983 yılına kadar kesintilerle devam etmittir.</span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:13px"><span style="color:black">Mayıs 1983’de Rum liderliğinin konuyu tek yanlı alarak BM Genel Kurulu’na götürerek, Türk halkının gıyabında haksız bir karar çıkartması, Türk halkının 15 Kasım 1983’de kendi bağımsız devletini ilan etmesiyle yanıtlanmıştır.</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/ibb-baskani-ahmak-davasinda-cezaya-carptirildi-851</link>
            <category>TÜRKİYE</category>
            <pubDate>Wed, 14 Dec 2022 18:42:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İBB Başkanı "Ahmak" davasında cezaya çarptırıldı</h1>
                        <h2>İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyelerine hakaret suçundan hakkında İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan davada 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2022/12/ibb-baskani-ahmak-davasinda-cezaya-carptirildi-1671033249.jpg">
                        <figcaption>İBB Başkanı "Ahmak" davasında cezaya çarptırıldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyelerine hakaret suçundan&nbsp;hakkında İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan davada 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı.</p>

<p>14 Aralık'ta mahkemenin verdiği ceza, İmamoğlu'nu siyasi yasaklı hale getiriyor.</p>

<p>Savcı, TCK 53. maddenin uygulanması talebinde bulundu. Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesi 'belli haklardan yoksun bırakma' ve 'bir kamu görevini üstlenmekten' mahrum bırakıyor.</p>

<p>Bundan sonra istinaf aşaması olacak. 7 gün içerisinde karara itiraz edilmesi gerekiyor. İstinaf sürecinin ne kadar süreceği ise bilinmiyor.&nbsp;İmamoğlu, şimdilik görevine devam edecek.</p>

<p>İmamoğlu'nun 11 Kasım Cuma günü yaptığı reddi hakim talebi mahkeme tarafından reddedilmiş ancak hakim İmamoğlu'nun sözlerinin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya yönelik olmadığını belirtmişti. Aynı hakimin daha sonra Samsun'a atandığı belirtilmişti.</p>

<p>Almanya'ya giden CHP lideri Kılıçdaroğlu ile birlikte Meral Akşener, Mansur Yavaş, Canan Kaftancıoğlu gibi çok sayıda isim Saraçhane'ye giderek İmamoğlu'na destek veriyor.</p>

<p><strong>4 yıl 1 aya kadar hapis cezası ve siyasi yasak talep edildi</strong></p>

<p>Savcı, İmamoğlu hakkında 1 yıl 3 ay ile 4 yıl 1 ay arasında hapis cezası ve siyasi yasak istedi.</p>

<p>Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Kemal Polat, her ne kadar hukuken bir karşılığı olmasa da İmamoğlu hakkında ‘siyasi yasak’ kararının verilebileceğinin mümkün olduğu söylemişti.</p>

<p>Polat,&nbsp;"Teorik olarak bu son karar duruşmasından ‘siyasi yasak’ çıkabilir. Birilerinin arzusu, amacı, dileği bu olabilir. Ama hukuken bir maddi temeli yok. Böyle bir karar muhakkak bir yerden dönecek. Ama ben mahkemenin de bu yönde bir karar verebileceğini düşünmüyorum. Çünkü resmen bir hukuk cinayeti olur. Benim talebim bu davanın reddedilmesi ve beraat kararı verilmesi."&nbsp;demişti.</p>

<p><strong>İmamoğlu hakkındaki suçlamalar neler?</strong><br />
YSK üyelerinin İmamoğlu hakkında bir şikayeti bulunmadığının özellikle altını çizen Avukat Polat, suç ihbarının eski başkan Sadi Güven tarafından yapıldığını belirtti.&nbsp;</p>

<p>‘’İddianameye ve esas hakkındaki mütalaya göre suçlama konusu YSK üyelerine hakaret. Fransa Strazburg’da seçimin yenilenmesi ile alakalı süreci anlatır ve eleştirirken ‘Seçimi iptal ettirenler, kamu ve seçmenden gerekli cevabı almışlardır. Seçmen 3 Haziran’da gerekli cevabı vermiştir’ diye bir eleştirisi var seçimi iptal ettirenlere yönelik. Döndükten sonraki süreç içerisinde de Sayın Süleyman Soylu, müvekkilime yönelik olarak ; ‘Ülkesini yurtdışında şikayet eden ahmağa sesleniyorum’ diye başlayan bir konuşma yapmıştır. Bu söz basın mensupları tarafından müvekkilime sorulduğunda müvekkilim de buna cevaben ‘31 Mart seçimini iptal ettirenler ahmaktır’ dedi. YSK Başkanı Sadi Güven bir suç ihbarında bulunmuş, fakat kurul üyelerinin böyle bir talebi yok. Bu konuda bir kurum kararı yok. Yani kimsenin üzerine alınması gereken bir durum söz konusu değil.’’</p>

<p>Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davanın önceki duruşmalarına katılan İmamoğlu, "İptal edenler ibaresinden ettirenleri kastettim. YSK üyelerini kastetmedim" demişti.</p>

<p>Fakat ihbarda bulunan dönemin YSK Başkanı Sadi Güven, İmamoğlu’nun sözlerini kamu kurumunda çalışan Hakim ve Savcılara yapılan sözlü bir hakaret olarak gördüklerini söylemişti.</p>

<p>Bu davanın bizim savunlarımız doğrultusunda zaten düşmesi gerekiyor. Ama esas hakkındaki mütalaa cezalandırmaya yönelik</p>

<p>Avukat Polat, "Burada yargılanan aslında, Sayın Süleyman Soylu'nun müvekkilime yöneltmiş olduğu 'ahmak sözüne karşı verdiği cevap" açıklamasını yaptı:</p>

<p>‘’Yakın zamanda da Sayın Süleyman Soylu müvekkilime ‘Bana ahmak demiştir’ diyerek şikayette bulundu. Aynı eylem dolayısıyla bir ihbar var. Burada bir cezalandırma işlemi var. Ama Sayın Soylu’nun da ‘Bana ahmak dedi’ diye bir şikayeti var. Bu davanın bizim savunlarımız doğrultusunda zaten düşmesi gerekiyor. Ama esas hakkındaki mütalaa cezalandırmaya yönelik. Siyasi yasak yaptırımını da içeren bir talep.’’</p>

<p>İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İmamoğlu ile ilgili “Avrupa Parlamentosu’na gidip Türkiye’yi şikayet eden ahmağa söylüyorum, bunun bedelini bu millet sana ödetecek. Yazıklar olsun" demişti.</p>

<p>Mart 2019'da yapılan İstanbul seçimlerini kazanan İmamoğlu ise bu sözlere karşılık sarf ettiği "31 Mart’ta seçimi iptal edenler ahmaktır" ifadeleri nedeniyle yargılanıyor.</p>

<p>İmamoğlu, YSK üyelerine hareket ettiği suçlamalarını reddederek, bu sözlerin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun açıklamalarına karşı olduğunu belirtiyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/ingiltere-covid19-uygulamalarinda-cok-kritik-bir-karara-imza-atiyor-850</link>
            <category>GÜNCEL HABERLER</category>
            <pubDate>Thu, 20 Jan 2022 17:14:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İngiltere Covid19 uygulamalarında çok kritik bir karara imza atıyor</h1>
                        <h2>Koronavirüs pandemisinin başladığı ilk günden itibaren Covid19 ile ilgili çelişkili karalar veren ve ülkede vaka sayılarında yıkımlara neden olan İngiltere'de yeniden kritik bir karar uygulamaya giriyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2022/01/ingiltere-covid19-uygulamalarinda-cok-kritik-bir-karara-imza-atiyor-1642689527.jpg">
                        <figcaption>İngiltere Covid19 uygulamalarında çok kritik bir karara imza atıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>Koronavirüs pandemisinin çıktığı ilk günden bu yana 133 bin civarında kişinin yaşamını kaybettiği İngiltere koronavirüs ile ilgili önemli bir karara daha imza attı. Ülkede bu güne kadar sürü bağışıklığı kazanlıması gerektiği yönünde çelişkilili kararlar verilirken virüsün yayılması bir çok kez kontrolden çıktı.</h2>

<h2>Günlük 90 bin vaka açıklayan İngiltere'de Başbakan Boris Johnson, Omicron varyantının yayılmasını yavaşlatmak için getirilen kısıtlamaları kaldırma kararı aldıklarını duyurdu. Johnson, parlamentoda yaptığı açıklamada, 27 Ocak'tan itibaren zorunlu maske takma ve aşı pasaportu kullanımının sona ereceğini belirtti. Öte yandan hükümet koronavirüs karantinasını da kaldırmayı düşünüyor.</h2>

<p>&nbsp;</p>

<p>İngiltere Başbakanı&nbsp;Boris Johnson, ülkede Covid kısıtlamalarının 27 Ocak'ta gevşetileceğini açıkladı. Johnson, parlamentoda yaptığı açıklamada, halka evden çalışmalarının söylenmeyeceğini ve 27 Ocak'tan itibaren zorunlu maske takma ve aşı pasaportu kullanımının sona ereceğini belirtti.</p>

<h3><strong>KARANTİNA ZORUNLULUĞUNUN KALKACAĞI TARİH ÖNE ÇEKİLEBİLİR</strong></h3>

<p>Kovid-19'lu kişilerin kendilerini izole etmelerine ilişkin kuralı kaldırma amacında olduklarını da kaydeden Johnson, ilgili düzenleme 24 Mart'ta sona erdiğinde yasal zorunluluğun kalkacağını hatta bu tarihin öne çekilebileceğini söyledi. Karara gerekçe olarak vakaların zirveyi gördükten sonra düşmeye başlamasını gösteren Johnson, kapalı ve kalabalık yerlerde maske kullanımı konusunda "halkın yargısına güvenmenin zamanının geldiğini" ve yarından itibaren sınıflarda artık maske takma zorunluluğu olmayacağını açıkladı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<h3><strong>SAĞLIK BAKANI: KORONAVİRÜSLE YAŞAMANIN BİR YOLUNU BULMALIYIZ</strong></h3>

<p>İngiltere Başbakanı Boris Johnson'ın bugün Covid-19 kısıtlamalarının hafifletildiğini duyurmasının ardından Sağlık Bakanı Sajid Javid,&nbsp;Başbakanlık&nbsp;Ofisinde basın toplantısı düzenleyerek konuyla ilgili açıklamada bulundu. Bakan Javid bundan sonraki sürece yönelik, "Hükümet&nbsp;kişisel karantinayı kaldırmayı düşünüyor" diyerek Covid-19 testi pozitif çıkan kişilerin uygulamak zorunda olduğu karantina kurallarının kaldırılabileceğini söyledi. Ancak şu anda Covid-19 testi pozitif çıkan kişilerin karantina uygulamasının bir gereklilik olduğunu söyleyen Sağlık Bakanı Javid, "Hükümet konuyu gözden geçirecek, şu anda bu konuda kesin bir karar yok" dedi. Bakan Javid, karar alınması halinde karantina zorunluluğunun Mart ayında kalkabileceğini belirtti. Javid, "Grip olan kişilerin yasal olarak kendilerini karantinaya almaması gibi benzer bir şekilde Covid-19 ile yaşamanın bir yolunu bulmalıyız" dedi.</p>

<h3><strong>İNGİLTERE'DE NELER YAŞANIYOR?</strong></h3>

<p>Javid, kısıtlamaların hafifletilmesiyle İngiltere'nin Covid-19'a karşı mücadelesinde "yeni bir bölüme" geçtiğini ifade ederek, "Bu hepimizin gurur duyabileceği bir an" dedi. Javid, İngiltere'nin Covid-19 aşılama programındaki başarısıyla Avrupa'da en çok güçlendirici aşı uygulayan ülke olduğunu söyledi. İngiltere'nin Avrupa'da uygulanan katı kısıtlama kurallarından daha farklı bir yol izlediğini söyleyen Javid, "Bu sayede İngiltere Avrupa'daki en açık ülke ve daha da ileriye gitmeye kararlı" diye konuştu. Javid, 2021 yaz aylarında hafifletilen kısıtlama kurallarına atıfta bulunarak, "Bu bize Covid-19 ile yaşamayı öğrenmeye&nbsp;nasıl&nbsp;başlayabileceğimizi gösterdi" şeklinde konuştu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<h3><strong>OMİCRON VE B PLANI</strong></h3>

<p>Javid, hükümetin Covid-19'un yayılmasına karşı uyguladığı B Planı kurallarının&nbsp;<strong><a href="https://onlinegazete.com/haber/omikron-nedir-covid19un-sonunu-getirebilir-mi-endise-edilmeli-mi-848">Omicron</a></strong>&nbsp;mutasyonu ile mücadelesi için "fazladan zaman verdiğini" ve en son verilerin Omicron'un "geri çekildiğini gösterdiğini" söyledi. Javid, aynı şekilde ülke genelinde virüs nedeniyle hastanedeki hasta sayısının düştüğünü ve yoğun bakımdaki hasta sayısının Temmuz ayındaki seviyelerde olduğunu belirtti.</p>

<h1 style="text-align:center"><a href="https://onlinegazete.com/haber/omikron-nedir-covid19un-sonunu-getirebilir-mi-endise-edilmeli-mi-848">Omikron nedir? Covid19'un sonunu getirebilir mi? Endişe edilmeli mi?</a><br />
&nbsp;</h1>

<h1><strong><span style="font-size:15.21px">VAKA SAYISI ENDİŞE VERİCİ BOYUTTA</span></strong></h1>

<h3><span style="font-size:13px">İngiliz hükümeti Omicron'un yayılmasını yavaşlatmak amacıyla geçen yıl aralıkta "B Planı" tedbirlerini uygulamaya koymuştu. Plan, mümkünse evden çalışma, toplu ulaşım araçları ve kapalı alanlarda maske takılması ve gece kulüpleri gibi yerlere girişte aşı pasaportu zorunluluğunu içeriyor. İngiltere'de vakalar 4 Ocak'ta 218 bini geçmesinin ardından düşüşe geçmişti. Ülkede dün 94 bin 432 vaka ve 438 can kaybı kaydedilmişti.</span></h3>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/macaristanda-kara-panter-panigi-849</link>
            <category>GÜNCEL HABERLER</category>
            <pubDate>Mon, 10 Jan 2022 13:51:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Macaristan'da kara panter paniği</h1>
                        <h2>Macaristan'da ilk olarak güvenlik kameralarına yansıyan başı boş şekilde dolaşan kara panter endişelerin artmasına neden oldu. Kara panterin son olarak birçok koyunu parçalamış olabileceğinden endişe ediliyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2022/01/macaristanda-kara-panter-panigi-1641813089.jpg">
                        <figcaption>Macaristan'da kara panter paniği</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Macaristan'da başı boş şekilde arazide dolaşırken gözlemlenen kara panter ile ilgili endişe verici bilgiler gelmeye devam ediyor.&nbsp;</p>

<p>Kara panterin nereden kaçtığı, doğal habitatı olmayan bu arazide ne yaptığı bilinmiyor. Ülkede şaşkınlığa neden olan panterin nerede olduğu hakkında da bir bilgi bulunmuyor. İlk olarak güvenlik kameralarına yansıyan panterin son günlerde parçalanmış şekilde bulunan bir çok koyunu öldürmüş olduğundan endişe ediliyor.&nbsp;</p>

<p>Macar hayvanat bahçelerinde eksik olan hiçbir kara panter olmadığı açıklandı. Panteri, ulusal mevzuat çerçevesinde özel kişilerin beslemesini yasak olduğu, böylesi bir hayvanın kim tarafından ne sebep ile ülkeye sokulduğu ve arazide ne işinin olduğu ise gizemini koruyor.&nbsp;Budapeşte Hayvanat Bahçesi ve Botanik Bahçesi basın yetkilisi Zoltán Hanga <a href="http://24.hu">24.hu</a>'ya verdiği demeçte , ilgili kararnamenin bu türü en yüksek "özellikle tehlikeli türler" kategorisine yerleştirmesine rağmen, birisinin hayvanı yasa dışı olarak beslemiş olmasının hala mümkün olduğunu belirtti. .</p>

<p>&nbsp;</p>

<ul>
	<li style="text-align: start;"><span style="font-size:18px"><span style="color:#333333"><span style="font-family:Roboto,Arial,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Noel'de Kiskunfélegyháza'dan bir çiftçi, 1,6 metre yüksekliğindeki çitin, iki yerinden hasar gördüğü için, koyunlarından 8'inin bilinmeyen bir hayvan tarafından parçalandığını ve her durumda bir yırtıcı ile baş başa olduklarını bildirdi.&nbsp;Bugaç'taki polis ipuçlarını kaydetti, ancak net bir kanıt bulunamadı.</span></span></span></span></li>
</ul>

<iframe src="https://www.facebook.com/plugins/video.php?height=315&href=https%3A%2F%2Fwww.facebook.com%2FonlineGazetem%2Fvideos%2F1116741695747932%2F&show_text=false&width=560&t=0" width="560" height="315" style="border:none;overflow:hidden" scrolling="no" frameborder="0" allowfullscreen="true" allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; picture-in-picture; web-share" allowFullScreen="true"></iframe>
<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<div style="text-align:start">Gizemli yırtıcı, Hırvatlar arasında daha ilkbaharda, yani Medimurje (Muraköz) ilçesinde, daha sonra Slovenya'nın en kuzey kesiminde, Prekmurje'de (Mura bölgesi) ortaya çıktı. Güney Slav uzmanları şimdi egzotik hayvanın muhtemelen Slovenya, Hırvatistan veya Macaristan'da esaret altında yaşadığından ve oradan kaçmayı başardığından şüpheleniyor. Hayvana Hırvatların ateş etmesine izin verildi, ancak hayvan avcılardan kaçmayı başardı.</div>

<div style="text-align:start">&nbsp;</div>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/omikron-nedir-covid19un-sonunu-getirebilir-mi-endise-edilmeli-mi-848</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Mon, 03 Jan 2022 19:28:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Omikron nedir? Covid19'un sonunu getirebilir mi? Endişe edilmeli mi?</h1>
                        <h2>Koronavirüs'ün son varyantı Omikron ile ilgili kafalarda bir çok soru var. Çelişkili açıklamalar gelirken Omikron nedir? Covid19'un sonunu getirebilir mi? Endişe edilmeli mi? şeklindeki sorulara sizin için cevap bulmaya çalıştık.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2022/01/omikron-nedir-covid19un-sonunu-getirebilir-mi-endise-edilmeli-mi-1641228005.jpg">
                        <figcaption>Omikron nedir? Covid19'un sonunu getirebilir mi? Endişe edilmeli mi?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>Koronavirüs ile yaptığımız mücadele 2'nci yılına girdi. Şimdi akıllarda deli sorular var. Virüs için aşıların da etkinliği tartışılmaya devam ederken Omikron nedir? Korkmamız gerekiyor mu? Tedavi yöntemi nedir? Nasıl Bulaşır? gibi soruların yanıtlarını sizin için derledik.&nbsp;</h2>

<p>&nbsp;</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) Virüs Evrimi Teknik Danışma Grubu, Güney Afrika’nın 24 Kasım’da bildirdiği yeni varyantı (21K/B.1.1.529), 26 Kasım’da yaptığı toplantıyla kaygı verici varyant (VOC) olarak sınıflandırmış ve “omikron” olarak adlandırmıştır. Ülkede günlük vaka sayısı son üç hafta içinde %1 civarından %30’a ani bir yükseliş göstermiştir.</p>

<p>Omikron varyantı 28 Kasım itibariyle dört kıtada saptanmış durumdadır. Afrika kıtası dışındakiler, Güney Afrika seyahatinden dönenler ya da onların temaslılarıdır.</p>

<h2>B1.1.529 (OMİKRON) VARYANT ÖZELLİKLERİ</h2>

<p>Varyantın diğer varyantlara kıyasla 32’si S proteininde olmak üzere yaklaşık 50 civarında aminoasit değişimi taşıdığı saptanmıştır. Bu aminoasit değişikliklerinin bazıları, daha önce yapılan klinik ve deneysel çalışmalarda virüsün bağışıklık sisteminden kaçma yeteneğinin gelişmesi, çoğalma kapasitesinin artması ve daha hızlı bulaşması ile ilişkili bulunmuştur. Ön kanıtlar, diğer endişe verici varyantlara kıyasla bu varyantla enfeksiyon tekrarı riskinin arttığını göstermektedir. Bu mutasyonların COVID-19 hastalığının tanısı, tedavisi ve mevcut aşıların etkinliği üzerine olan etkilerini araştırmaya yönelik çalışmalar sürdürülmektedir.</p>

<h2>KORUNMA YÖNTEMLERİ</h2>

<p>Bilinen korunma yöntemleri hala geçerliliğini korumaktadır. Salgının kontrol altında tutulmasında, gerekli önlemlerin zamanında alınmasının kritik önem taşıdığı açıkça görülmüştür. Varyantın ne boyutta bir tehdit potansiyeli olduğuna dair daha sağlıklı bilgi ve veriler kısa süre içerisinde elde edilecektir. Ortak kanı, mevcut asılar ya da geçirilmiş enfeksiyonların sağladığı bağışıklığın en azından ağır hastalık<br />
ve ölüme karşı koruyuculuklarını sürdürecekleri yönündedir.</p>

<p><strong>Virüs henüz kuluçka dönemindeyken ya da belirtileri hafif&nbsp;</strong><strong>seyreden bir kişinin de bulaştırıcı olabileceği&nbsp;</strong><strong>unutulmamalıdır. Şüphe duyulduğunda yapılacak hassas&nbsp;</strong><strong>PCR Testi ile saptanacak pozitif vakaların izolasyonu,</strong><br />
<strong>bulaştırma riskini azaltarak salgının kontrol altına&nbsp;</strong><strong>alınmasına katkı sağlamaktadır.</strong></p>

<h2>TANI TESTLERİ</h2>

<p>Mevcut SARS-CoV-2 PCR Testleri bu varyantı saptayabilmektedir.</p>

<p>Laboratuvarımızda kullandığımız&nbsp;<strong>SARS-CoV-2 PCR kiti</strong>, COVID-19’dan şüphelenilen veya belirti (semptom) göstermeyen kişilerin taranmasında FDA’dan onay alan tek yöntemdir.</p>

<p><strong>Influenza &amp; SARS-CoV-2, Antijen (Combo) ve Solunum Yolu Enfeksiyonları Moleküler Paneli</strong>&nbsp;(19 virüs, 3 bakterinin PCR ile analizi); mevsimsel enfeksiyonlarla sıkça karşılaştığımız kış aylarında tek seferde ayırıcı tanı sağlamaktadır.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/KORONA%20VIRUS/cdc-k0krntqcjfw-unsplash.jpg" style="height:292px; width:500px" /></p>

<h2><strong>Omicron Varyantı Nedir?</strong></h2>

<p>Omicron varyantı Afrika'dan geldiği bilinen mutasyona uğramış SARS COV-2 virüsüdür. Dünya Sağlık Örgütü tarafından kaygı uyandıran varyantlar listesine eklenen beşinci varyant olmuştur. Afrikada vaka sayılarında düşüş seyri gözlenirken tekrar bir yükseliş gözlendiğinde yeni bir dalga olarak Omicron (Nu) varyantının bu artışa neden olduğu anlaşıldı. Daha önce Avrupa, Asya ve Avustralya'da da çeşitli şehirler ve ülkelerde ortaya çıkan Omicron varyantı Türkiye'de de tespit edildi.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), üye ülkelere Omicron (B.1.1.529) varyantı konusunda bilgilendirme metni yayınladı. Metinde, “Omicron'un küresel düzeyde daha fazla yayılma potansiyeli yüksektir” denildi. DSÖ’nün yayınladığı bilgilendirme metninde, Omicron’un çok sayıda mutasyona sahip olan farklı bir varyant olduğunun altı çizilerek, bağışıklık sisteminden kaçma ve yüksek seviyede bulaşıcı olabilme potansiyelinin endişe verici olduğu aktarıldı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<h2><strong>Omicron Varyantı Belirtileri Nelerdir?</strong></h2>

<p>Omicron varyantına sahip kişilerde; kuru öksürük, yüksek ateş, gece terleme, vücut ağrısı, tat ve koku alma hissinin kaybedilmesi görülüyor. Ayrıca aşırı halsizlik gibi olağandışı semptomlar da bu varyantla ilişkili semptomlar arasında yer almaktadır.<br />
<br />
&nbsp;</p>

<h2><strong>Omicron Varyantı Nasıl Bulaşır?</strong></h2>

<p>Omicron varyantı, daha önce tespit edilen Delta ve Mu varyantlarına benzer şekilde, virüsün hedef hücrelere tutunmasını sağlayan “spike” (diken) proteinlerinin yapısında ve çoğalma kabiliyetinde değişime neden olan bazı mutasyonlar sonucuyla ortaya çıkmıştır. Aşıların hedef aldığı spike proteinlerinde değişime neden olması sebebiyle Omicron varyantı, diğer varyantlara göre daha kolay bulaşma kabiliyetine sahip bir hal almıştır. Virüsün bulaşması ise salgının ilk başladığında olduğu gibi solunum yoluyla, hasta kişilerden temas yoluyla ve hastaya ait vücut sıvılarına temas yoluyla gerçekleşmektedir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<h2><strong>Omicron Varyantı Tanısı Nasıl Konuluyor?</strong></h2>

<p>Yaygın olarak kullanılan PCR testleri, diğer varyantlarda da gördüğümüz gibi, Omicron enfeksiyonu da dâhil olmak üzere COVİD-19 enfeksiyonlarını tespit edebiliyor. Hızlı antijen tespit testleri de dahil olmak üzere diğer test türleri üzerinde herhangi bir etkisinin olup olmadığını belirlemek için ise çalışmalar devam ediyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<h2><strong>Her Yeni Çıkan Varyant Daha mı Tehlikeli Olacak?</strong></h2>

<p>Virüsün genetik yapısı tüm parçalarını kodlamaktadır. Varyantlarla birlikte ortaya çıkan değişikliklerin virüsün hangi bölgesinde olduğu çok önem taşımaktadır. Omicron varyantında ortaya çıkan başlıca değişiklik virüsün vücutta yapıştığı bölgeyle ilgilidir. Bu virüsün vücutta daha kolay yapışmasına yol açtı. Böylece&nbsp;Omicron varyantının virüsün önceki versiyonlarına göre daha bulaşıcı bir hastalık tablosuna yol açabileceğine dair endişeler oluştu. Omicron’ın neden olabileceği can kaybı oranıyla ilgili uzun vadeli bir çalışma henüz bulunmasa da COVİD-19’un diğer varyantlarında olduğu gibi özellikle aşısız kişilerde tehlikeli ve ölümcül sonuçlar ortaya çıkarabileceği bilinmektedir. Dolayısıyla her yeni çıkan varyantın daha tehlikeli olacağına dair bilimsel bir veri de mevcut değildir.</p>

<p><strong>&nbsp;</strong></p>

<h2><strong>Aşılar Koruyucu mu?</strong></h2>

<p>Omicron varyantı,&nbsp;aşı ile oluşan antikorlardan kaçmasını kolaylaştırabilecek birden fazla mutasyona sahip. Ancak aşılara karşı direnci henüz araştırma aşamasındadır. &nbsp;Mevcut vakalara bakıldığında, aşıların ciddi hastalık ve ölüme karşı etkili olmaya devam ettiğini, ağır hastalık ve can kayıplarının azaltılmasında kritik rol oynadığını söyleyebiliriz.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/brezilyadaki-toplumsal-hareket-sendikaciligina-bakis-847</link>
            <category>DOSYA</category>
            <pubDate>Thu, 21 Jan 2021 17:40:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Brezilya’daki Toplumsal Hareket Sendikacılığı’na Bakış</h1>
                        <h2>Bu analiz yazısında Brezilya'daki sendikal yaşama ve Brezilya’da sendikacılığın geçmişi irdelenerek, Türkiye ile olan farklar gözetilerek bir karşılaştırma ortaya konulmuştur.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2022/01/brezilyadaki-toplumsal-hareket-sendikaciligina-bakis-1641222098.jpg">
                        <figcaption>Brezilya’daki Toplumsal Hareket Sendikacılığı’na Bakış</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>Brezilya sendikacılığın, 20. Yüzyılın yarısına gelmeden yasal bir temel bulduğu ülkedir. Avrupa’dan gelen göçmenler tarafından ülkeye kazandırılan sınıf bilinci birçok askeri darbe tarafından hedef haline getirilmiştir. İlk olarak 1930 yılında iktidarı askeri darbeyle değişen ve 1980’li yıllara kadar demokrasinin sürekli git geller yaşadığı bir ülke olan Brezilya’da sendikalar da askeri rejim tarafından kontrol altına alınmıştır. 1988’de yeni anayasanın gelişimiyle kısmi bağımsızlığını kazanan sendikalar yeni birtakım anlayışlar geliştirerek hem devlet işbirliği yaparken hem de sınıf mücadelesini sürdüren bir hale bürünmüştür. Öyle ki 2003-2011 yılları arasında Brezilya Devlet Başkanlığını yürüten Lula Da Silva eski bir sendika lideridir. Bu çalışmada Brezilya’da sendikacılığın geçmişi irdelenecek ve Türkiye ile olan farklar gözetilerek bir karşılaştırma ortaya konulmuştur.</h2>

<p><strong>Utku Bozdağ</strong></p>

<p>Brezilya’da İşçi Hareketleri ve Sendikalar Latin Amerika, askeri diktatörlüklerin uzun yıllar hüküm sürdüğü ve hala demokrasi ile sorunları olan bir coğrafyadır. Bu nedenle, sendikalar ve işçi hareketleri devleti gözetmek durumunda kalmıştır. Bu nedenle, Latin Amerika’da sendikal hareketler, diğer kıtalardakine kıyasla oldukça farklı bir eksende gelişmiştir. Diğer bir ifadeyle işletmelerle toplu pazarlığın yapıldığı ve devletin pek müdahil olmadığı Amerikan sendikacılığı veya Avrupa’da devlet denetiminde ve yüksek sendikalaşma oranlarının gözlemlendiği sendikal hareketlerden farklı olarak ulusalcı ve popülüst söylemlerle iş birliğine gitmiş, Katolisizmin, Sol sendikalarla ciddi bir ilişki geliştirdiği bir Latin Amerikan Sendikacılığı oluşmuştur. Özellikle Brezilya’da, İspanya, Portekiz, Almanya, İtalya vs. gibi Avrupa ülkelerinden göçmener bu süreçte fazlasıyla etkili olmuş, anarşist ve Marksist öğretilerin Latin Amerika’da tanınmasına ve sendikacılığın anarkosendikal, sosyalist, komünist eksende şekillenmesine neden olmuştur.</p>

<p><strong><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/br1.jpg" style="height:333px; width:500px" /></strong></p>

<p>Brezilya’da işçi hareketleri 1900’lü senelerin ilk yıllarında anarşist hareketler çerçevesinde oluşmaya başlamıştır. Daha sonra 1920’de kurulan Brezilya Komünist Partisi’nin kurulmasıyla anarşist gruplar KP altında birleşmiş ve anarşist ilkelerden uzaklaşmışlardır. Dolayısıyla Brezilya’da sosyalist akımın etkisi artmıştır. Ordunun yönetime el koymasına kadar geçen süreçte büyük oranda korporatist bir yapı gösteren bir sendikal yapı görülmesi sebebiyle Brezilya’da uzun yıllar bağımsız bir işçi hareketi oluşamamıştır. (Topal, 2009: 126).</p>

<p>1970’lerin sonlarında işçi hareketleri Brezilya’da yeniden güç kazanmaya başlamıştır. Sendikal hareketlerin bu dönemdeki ilk başarısı, 1978 senesinde Scania fabrikasında başlayıp diğer fabrikalara sıçrayan, 6 ay boyunca devam eden ve işçilerin yüzde yirmi dört zam almasıyla sonuçlanan eylemlerdir. Bu açıdan Brezilya’da THS’nin ilk ortaya çıkışı 1978 yılı olarak belirtilmektedir (SILVER, 2009: 80-81).</p>

<p>1980’lerde ise sendikaların daha radikal eylemlerde yer aldığı ve işçi sınıfının problemlerinin yanında toplumsal sorunların her birine yönelik reaksiyonlar verdiği bir dönem ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu yıllardaki eylemler beyaz yakalılar, topraksız köylüler vs. gibi çeşitli ücretli çalışanların katılım sağlamasıyla ciddi bir ivme yakalamış ve sermaye gruplarına karşı birçok kazanımlar elde edilmiştir. En başta 1989’da Brezilya tarihinde yapılan en en büyük grev olan, 35 milyon çalışanın katıldığı eylem hareketleri kayda değer örnekler olarak öncü bir dizi rol edinmiştir. (ANTUNES, 2001: 454).</p>

<p>1980’lerden 1990’lara geçen süreçte Brezilya’da sendika ve sendikalı işçi sayısında artış görülmüştür (ANTUNES, 2001: 454). 1984 yılında Brezilya Topraksızlar Hareketi’nin (MST, Movimento dos Trabalhadores Rurais Sem Terra) görülmesiyle bu sürecin en önemli sonuçlarından birisidir. Tarımda makineleşmenin köylüleri topraklarından etmesi ve bu toprakların gerek Brezilyalı gerek Amerikalı iş adamlarınca alınması, yerli halkı örgütlenmeye itmiş, bu süreçte hem orduyla hem de güçlü burjuva sınıfıyla mücadele eden köylüler nihayet emellerine MST ile ulaşmıştır (HARNECKER, 2008: 210). MST dünyadaki en etkili hareketlerden birisi olsa da THS’ye örnek olmak açısından CUT (Central Unica dos Trabalhadores, İşçilerin Birleşik Merkezi) görece daha fazla önem arzetmektedir. Çünkü CUT, topraksız köylülerden daha fazla kesime hitap etmekle kalmamış, sosyal, siyasi ve ekonomik açıdan her konuyla ilgili talepleri dile getirmiştir.</p>

<p>1980 senesinde işçiler tarafından kurulan PT (Brezilya İşçi Partisi, Partido dos Trabalhadores), Brezilya’daki sınıf mücadelesinde CUT ile derin bir ilişki geliştirmiş ve günümüze değin etkili bir siyasi aktör olmuştur.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/br2.jpg" style="height:361px; width:500px" /></p>

<p>CUT, yukarıda bahsedilen 1978 yılında Scania Grevler’inde şekillenmeye başlamış ve THS’nin Brezilya’daki var olma sürecine büyük katkıyı veren örgütlerden arasında yer almıştır. CUT, birçok sendikanın aksine kendi tabanınca örgütlenmiş bir sendikadır. Bu nedenle belirli bir önder tarafından sürüklenen bir yapıya sahip değildir. Ayrıca THS’nin gerekliliklerinden olan sosyal, politik ve ekonomik her türlü sorunlara karşı belirli bir tepki mekanizmasına sahiptir. Diğer sendikalara kıyasla farklı kesimlerden ücretli çalışanları içermeyi ve tek örgüt altında birleştirmeyi amaçlamıştır. Olaylara karşı ise devrimci bir duruş sergilemiştir (DAILYKOS, 2011: 4).</p>

<p>1980 senesinde ortaya çıkan PT ile olan ilişkisi nedeniyle sol hareketin Brezilya’da domine edici bir güç olmasına neden olan CUT, korporatist bir çizgiye kaymamak adına istikrarlı bir çalışma yürütmüş ve enformel çalışanları da kapsamıştır (Özuğurlu, 2013: 40). İktidarda olan PT’nin politikalarıyla uzlaşmacı bir tutum sergileyen CUT, tabandan gelen tepkiler nedeniyle son yıllarda muhalif bir tutum sergileyerek partiye olan tepkisini göstermiştir. PT’nin neoliberalizme karşı yetersiz bir tutum sahibi olması ve toprak reformunda başarıya ulaşamaması CUT içindeki muhalefetin ana gerekçeleri olmuştur(Çidamlı, 2013: 21).</p>

<p>1985 yılında askeriye döneminin bitmesiyle seçimler gerçekleştirilmiş ve Tancredo Neves seçimi kazanmasına rağmen, Neves 1 sene sonra öldüğü için yardımcısı Jose Sarney başkanlığa getirildi. Sarney, sendikalara karşı esnek ve barışçıl bir tutum alarak sendikal özgürlüğün yolunu açmış ve devlet kontrolünü azalttı. Bu nedenle Brezilya’da 1988 Anayasası sendikal hakların gelişiminde kritik bir rol oynamıştır(Boito, 1997: 56). Bu düzenlemeler sadece işçilere değil kamu görevlilerine dahi örgütlenmeyi sağlamıştır (Bellamare, 2013; 4).</p>

<p>1990’da yeni Başkan Fernando Collor de Mello olmuş ve neoliberal politikaların uygulanmasına girişmiştir. Çeşitli endüstrilerde özelleştirmelere başlayan Mello, 1992’de bir rüşvet iddiasıyla Parlamento tarafından görevinden çektirilmiştir (Boito, 1997: 59).</p>

<p>1995 yılında başkan olan Henrique Cardoso, sıkı bir neoliberalizm taraftarı olarak petrol, kimya, demiryolları vs. gibi alanlarda ciddi özelleştirme hareketlerine girişmiştir ve neoliberal politikaları gerçek anlamda ilk defa bu denli Brezilya’ya uygulayan başkan olmuştur. Bu uygulamalara karşı gelen hareketleri oldukça baskılayan bu yönetim 1995 senesinde petrol işçileri tarafından başlatılan grevi askerleri yollayarak bitirmiştir (Mahiroğulları, 2017: 92). Cardoso’nun özelleştirme ekseninde kendine yer edinen neoliberal yaklaşımı ciddi eleştirileri getirmiş ve 1996’da 12 milyon kişinin katılımıyla ortaya çıkan bir genel greve neden olmuştur. Bu greve İşçi Partisi, CUT ve hatta hükümet yanlısı olan FS dahi yer almıştır (Boito vd, 2015: 3).</p>

<p>2002’de, sosyalist kanattan gelen ve eski bir sendika başkanı olan Lula da Silva Ekim başkanlığıa seçilmiştir. Lula, geçmişine karşın ülkedeki yabancı sermayeyi kaçırmamak, ülkenin gidişatında yaşanacak ani kamulaştırma veya diğer ülkeleri hoşnutsuz edecek uygulamalardan kaçınmak adına neoliberal politikaları devam ettirmiş, ancak bu süreçte birçok reform uygulayarak mevcut sistemi düzeltme işlemine girişmiştir. Bu tarz bir uygulamanın devam edeceğini de zaten seçim öncesi “Brezilya Halkına Mektup” isimli bir bildiri ile seçilmesi halinde mevcut hükümetin ekonomik taahhütlerini devam ettireceğini ve yabancı sermayeyi Brezilya’da tutabilmek için mevcut sistemle ciddi çatışmalara girmeyeceğini bildirimiştir (Savran, 2006: 128). Böylece, Cardoso Hükümeti tarafından uygulanan neoliberal politikaların tamamen devam edeceğini yönelik bir anlayış oluşsa da, Lula buna karşın birçok reformun uygulayacısı olarak hem neoliberal politikaları sürdürmüş hem de sosyal adaleti sağlama adına önlemler almıştır.</p>

<p>Lula’nın hükümetince sendika merkezleri bazı kamu kurumlarında temsil edilmeye başlanmış, bu ise ülkede asgari ücret tartışmalarında üçlü bir tartışma ortamının oluşmasını sağlamıştur(Moreno ve diğerleri, 2008: 69). Bu süreçte kabineden yedi tane sendika kökenli bakanın olması ise sendikal hareketin gelişiminde önemli bir yer edinmiştir.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/br3.jpg" style="height:282px; width:500px" /></p>

<p>Boito’ya göre, Lula yönetimi, kendinden önceki hükümetlerden farklı olarak saf bir neoliberalizm uygulamak yerine devlet mekanizmasını istihdam artırmaya, ekonomik büyüme sağlama, sosyal hizmetlerde garantörlük gibi rollere büründürmüş, asgari ücret, dezavantajlı gruplara yardım konularında hem diyalog sağlaması hem de yardımların artışı açısından farklılıklara yol açmıştır. Örneğin, 2003 yılında yüzde 12 civarında seyreden işsizlik, 2013 senedsinde yüzde 5 civarına düşmüştür (Boito vd, 2015: 4).</p>

<p>2006 yılından itibaren aile ve dezevantajlı gruplara yardım, sosyal harcamalarda artış ve istihdamın artışı ile sendikal hareketler devlet mekanizmasında kendine tamamen yer edinmiş ve bu dönemde eylemsel düzeyde görece pasif bir sendikal süreç yaşanmıştır (Galvao, 2014: 32).</p>

<p>Adnan Mahiroğulları, Askeri Darbeler Döneminden Sivil Demokrasi Dönemine Brezilya’da Sendikacılık isimli çalışmasında yukarıda görülen sendikaları siyasi partilerle ilişkileri açısından kısaca şu şekilde açıklamıştır:</p>

<ul>
	<li><em><strong>“CUT, kuruluşunu sağlayan İşçi Partisi’yle yakın ilişkiler içindedir. </strong></em></li>
	<li><em><strong>UGT, Sosyal Demokrat Parti’ye yakındır. </strong></em></li>
	<li><em><strong>CTB, Brezilya Komünist Partisi ve Brezilya Sosyalist Partisi’yle yakın ilişki içindedir.</strong></em></li>
	<li><em><strong>FS, Demokratik İşçi Partisi’ne yakındır. </strong></em></li>
	<li><em><strong>CSB, Brezilya Sosyalist Partisi’ne yakındır. </strong></em></li>
	<li><em><strong>NCST, partiler üstü politika izlemektedir. </strong></em></li>
	<li><em><strong>CONLUTAS, Birleşik Sosyalist İşçi Partisi’yle yakın ilişki içindedir.</strong></em></li>
	<li><em><strong>CGTB, Özgür Vatan Partisi’ne yakındır.”</strong></em></li>
</ul>

<p>Lula döneminde belirli bir çerçeveye oturan sendikal ilişkiler, eylemlerinde neredeyse yok olması noktasına gelerek kendini göstermiştir. Ancak Lula’nın halefi olan Dilma Roussef döneminde çok geçmeden aradıklarını bulamayan sendikalar tekrar hareketlenmeye başlamıştır.</p>

<h2><strong>Türkiye – Brezilya Sendikacılık Karşılaştırması </strong></h2>

<p>Osmanlı’da ilk işçi örgütlenmeleri son dönemlerinde görülmeye başlanmıştır. 19. yüzyıla değin Osmanlı’da herhangi bir fabrika kurulmaması sebebiyle bu yüzyıla kadar işçi sınıfından ve sınıf bilincinden bahsedilememektedir. Sonuç olarak Osmanlı İmparatorluğu’nun geç kapitalistleşme çabaları, Türkiye Cumhuriyeti’nde gelişen sendikal hareketlere değin periyodun başlangıcı olarak yorumlanmaktadır (Işıklı, 2005: 473).</p>

<p>Cumhuriyet döneminde planlı sanayileşmenin devlet eliyle uygulanmasıyla işçi sınıfına dahil olan çalışan nüfusunda artış yaşanmıştır. İyi olmayan çalışma koşulları ve savaştan yeni çıkmış olan taze Cumhuriyet’in toparlanmaya çalıştığı bir dönemde işçilerin taleplerinde de her ne kadar karşılık alınmasa da olarak yükselmeler başlamıştır. Talepleri karşılıksız kalan işçiler eylemsel faaliyetlerde ve örgütlenmede daha hırslı bir hale bürünmüş ve sınıf bilincini artırma dahil olmak üzere eylemsel faaliyetlerini sürdürmüşlerdir. Hatta 1931 yılında Galata tütün işçileri ve Defterdar tekstil işçilerinin, 1932’de ise İstanbul vapur işçilerinin gerçekleştirdikleri grevler yaşanmıştır (Yavuz, 2011: 173).</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/br4.png" style="height:281px; width:500px" /></p>

<p>Sendikal faaliyetlerin serbest bırakılması, Cumhuriyet Halk Partisi ile Demokrat Parti arasında uzun süre seçim vaadi olarak kullanılmıştır. Böylece nihayetinde 1946 yılında sendikal faaliyetler sayılı değişiklik ile yasal bir düzlem kazansa dahi ilk sendikaların sosyalist örgütler öncülüğünde sahneye çıkışı devlet bürokrasisinde ciddi bir panik yaratmış ve sonuç olarak sendikalar 1947 yılında 1 yıl sonra sıkıyönetim eliyle kapatılmıştır (Makal, 1999).</p>

<p>1960-1980 arasındaki gelişmelerin en somut örnekleri, sendika ve sendikalı işçi sayısının artması ve memurların da örgütlenmesidir (MAHİROĞULLARI, 2001: 169). Bununla beraber grevlerdeki artış, Türkiye İşçi Partisi’nin siyaset sahnesine girmesiyle direk olarak Meclis’e vekil sokması, sol siyasetin yükseldiğine ve işçi sınıfının haklarını savunan örgütlerin artışına ve dolayısıyla Türkiye’de kayda değer anlamda işçi bilincinin geliştiğine dair bulgular sunmaktadır. DİSK’in kurulması ve sonrasında Türkiye sendikacılığında sınıf temelli siyaseti, işçi-işveren çatışması üzerinden kurması bu döneme ilişkin yaşanan bir başka gelişme olarak bahsedilmeye değerdir. Tüm bu gelişmeler Türkiye’de daha da politize olmuş ve militanlaşmış bir işçi sınıfı oluşumuna neden olmuştur.</p>

<p>1980 sonrası beyaz yakalı işçileri artmasıyla toplu mücadele geleneği, bireysel mücadele geleneğine dönüşmeye başlamış 1980’lerde artan özelleştirme, kayıt dışı istihdam ve taşeronlaşma gibi uygulamalar sendikacılığı oldukça zayıflatmıştır (Gezer, 2016: 178). Neo-liberal politikaların artmasıyla kamu hizmetleri başta olmak olmak üzere tüm sektörlerde özelleştirmeler yaşanmıştır. Böylece işçi sınıfı ile arasındaki farkların benzerliklerden daha fazla olduğunu düşünen ve bu nedenle işçi sınıfından daha iyi durumda olduğunu düşündüğü için sendikalaşmaya ve kollektif mücadeleye ihtiyacı olmadığını iddia eden memur sınıfı, her ne kadar sendikalı olma oranları işçilere göre yüksek olsa dahi giderek ekonomik gücünü kaybetmiştir.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/brr.jpg" style="height:281px; width:500px" /></p>

<p>Türkiye’de işçi sınıfı, darbeyle gelen askeri yönetimin ilk hedefi olmasıyla beraber çözüm üretememişken Güney Afrika ve Latin Amerika ülkelerinde neoliberal politikalara karşı alternatif olma umudu taşıyan THS faaliyetleri belirli bir zemine oturtulmaya çalışılıyordu. Bu yeni sendikal anlayış sınıf bilinciyle toplumsal sorunların aynı anda ele alınması ve bağımsız düşünülmemesi gerektiği düşüncesine dayanıyordu. 1990’lara gelindiğinde özellikle Güney Afrika bu yöntemle ırkçılık sorununa karşı ciddi sonuçlar almaya başlamıştı. THS her ne kadar sınıfsal iyileşmeleri ve ırkçılık gibi toplumsal sorunlara çare olmayı hedeflese de yine Güney Afrika örneğine bakıldığında, işçi sınıfının şartlarında beklendiği düzeyde bir etki yaratamamıştır. Bu bağlamda toplumsal sorunlara yönelik kazanımların sınıfsal görece kazanımlardan daha fazla olduğu söylenebilir. Benzer olarak Brezilya’ya baktığımızda beklendiği etkiyi yaratmasa da THS bu coğrafyada bir bilinç oluşturmuş, sonuç olarak 2002-2016 yılları arasında İşçi Partisi iktidarıyla bunun meyvelerini kısmen de olsa elde etmiştir.</p>

<p>Brezilya’da gördüğümüz THS’nin Türkiye’de ortaya çıkmamış olması, yeni bir sendikal tarzın uygulanması için mümkün çevre koşullarının mevcut olmasına karşın Türkiye’de sendikaların pragmatik tutumu, görece zayıflayan sol hareketler ve sınıf bilinci, yasal düzlemde 1980 darbesinin olası bir sendikal örgütlenmeyi oldukça kısıtlaması ve ek olarak Türkiye’ye özgü sosyo-ekonomik, politik faktörler ( Siyasal İslam’ın ve muhafazakarlığın yükselişi, Kürt Sorunu vs.) THS’nin alternatif bir çözüm olarak Türkiye’de görülmesine karşın önemli sorunlar yaratmıştır. Kısaca, Türkiye’de THS’nin oluşması için gerekli olan muhalif tutum ve eleştirel tavır olmamakla beraber sınıfsal örgütlenme bilinci de ülkenin sorunlarına çözüm olacak bir opsiyon olarak görülmemektedir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<h2>SONUÇ</h2>

<p>Sendikalar, işçileri temsil etmesi bakımından işçi partileriyle beraber en önemli temsil örgütlerinden biridir. Kapitalizmin gelişiminin bir sonucu olarak ortaya çıkan bu örgütlenmeler 1970’lere kadar nispeten iyi bir ivme yakalasa da kapitalizmin kendini sürekli güncellemesiyle gelen değişikliklere karşı genel olarak hazırlıksız yakalanmışlardır. 1980’de dünyada giderek artan neoliberal politikaların getirdiği yeni nesil çalışma ilişkileriyle kapitalizm reforme olma çabalarına girmiştir. Bu dönemde çalışma yaşamında gelişen yeni kavramlardan birisi olarak esnek üretim, sendikaların hala içinden çıkamadıkları bir krize doğru sürüklenmelerine sebep olmuştur. Uluslararası alanda örgütlenme, devletin ekonomik alandan tekrar dışlanması, bireyciliğin yeniden önem kazanması vs. gibi birçok açıdan işçi hareketlerini içine alan neoliberal politikalar karşısında görece en istikrarlı ve verimli mücadeleyi veren örgütler THS kavramı çerçevesindeki sendikalardır.</p>

<p>Sendikaların toplumsal sorunların hepsine yönelik tavır alması, uluslararası düzeyde iş birlikleri oluşturması, tabandan örgütlenme ile sendikanın korporatizme kaymasının önlenmesi başta olmak üzere yeni nesil hak arayışı ile sendikalar Latin Amerika ülkelerinde önemli sonuçlar elde etmişlerdir. Kitlelerin mobilite kazandığı bu dönemde Türkiye’de de sınıfsal temelli çabalar ve alternatif örgütlenmenin işçiler lehine olumlu sonuçları olduğu anlaşılmıştır. Fakat Türkiye sendikal hareketleri bu kazanımlara rağmen uzun soluklu bir örgütlenmeyi başaramamış ve neoliberal politikalarca etkisiz kılınmışlardır. Brezilya, Uruguay, vs. gibi Latin Amerika ülkeleri Türkiye ile siyasi, sosyal, ekonomik anlamda şaşırtıcı düzeyde benzer durumlar sergilemektedirler. Aynı zamanlarda bu ülkelerin ekonomik olarak ilerlemesi, siyasi stabiliteyi edinmeye yönelik adımları, askeri diktatörlüklere tabi olması bu ülkelerin benzerliklerinin önemli göstergelerindendir. Ne yazık ki Türkiye’de sendikal hareketler Latin Amerika’ya kıyasla herhangi bir alternatif, yaratıcı örgütlenme sergileyememiş ve tamamen neoliberal politikaların etkisi altında olan bir ülke olarak kalmıştır.</p>

<p>Sonuç olarak, Brezilya’da gözlemlediğimiz sendikacılık Türkiye’ye göre daha sol bir eksende kendini var etmiş, bu esnada Türkiye gibi darbeler, çatışmalar ve iç karışıklıklarla karşılaşmıştır. Türkiye’den farklı olarak din ile sendikal hareketlerin işbirliği yaptığı bir ülke olan Brezilya’da doğal olarak bir Katolisizm-Sosyalizm ittifakından bahsedilebilir. Dinlerin genel olarak karşısında bulunduğu sosyalist düşünce, Avrupa, Ortadoğu, Kuzey Amerika gibi yerlerde bu nedenle Latin Amerika’ya kıyasla halk tarafından bu derece özümsenmemiştir.</p>

<p><strong>KAYNAKAKÇA</strong></p>

<p>İsmet (2004), “Küreselleşme ve Emek Stratejisi: Toplumsal Hareket Sendikacılığı‟na Doğru”, Eğitim Bilim Toplum, Cilt:2, Sayı: 5, ss. 4-18.</p>

<p>ANTUNES Ricardo (2001), “Global Economic Restructuring and the World of Labor in Brazil: The Challenges to Trade Unions and Social Movements”, Geoforum: 32, pp. 449-458.</p>

<p>AYDOĞANOĞLU Erkan. 2010. İşçi Sınıfı Tarihi. Tarem Yayınları. İstanbul.</p>

<p>BEZUIDENHOUT Andries (2000), Towards Global Social Movement Unionism?: Trade Union Responses to Globalization in South Africa, Discussion Papers Series No: 115, International Institute for Labour Studies.</p>

<p>BOITO, Armando (1997). “Politique néoliberale et Syndicalisme au Brésil”, Lusotopie.</p>

<p>BOITO Armando-GALVAO Andreia-MARCELINO Paula (2015). “La Nouvelle phase du Syndicalisme brésilien (2003-2013), Les Relations Sud-Sud:culture et diplomatie. Çakır, Murat. 2006.</p>

<p>TOPLUMSAL HAREKET SENDİKACILIĞI. 122-133. Çelik, Ercüment. 2016. “TOPLUMSAL HAREKET SENDİKACILIĞI” KAVRAMININ DOĞUŞU VE KÜRESEL DOLAŞIMI ÜZERİNE BİR İNCELEME, Emek Araştırma Dergisi, Cilt 7, Sayı 10, Aralık 2016/ 2. S. 1-21.</p>

<p>ÇİDAMLI Çiğdem. 2004. “Sendikal Krize Güneyden Yanıt: THS”. DAILYCOS. 2011. “Anti – Capitalist Meetup – Restoring Democracy: The Brazilian Strikes of 1978 – 1980”. Gonca, Gezer. 2016.</p>

<p>TOPLUMSAL HAREKET SENDİKACILIĞI VE TÜRKİYE. 185-198. Gürler, Deniz. 2011.</p>

<p>TOPLUMSAL HAREKET SENDİKACILIĞI. 84-110.</p>

<p>GÜZEL Mehmet Şehmus (2011), “İkinci Dünya Savaşı Boyunca Sermaye ve Emek”, Osmanlı’dan Cumhuriyet Türkiyesi’ne İşçiler 1839-1950, Der: Donald Quataert-Erik Jan Zürcher, İletişim Yayınları, 3. Baskı, ss. 197-224.</p>

<p>HACISALİHOĞLU Elif-Göksu Uğurlu-Gamze Yücesan Özdemir (2010), “21. Yüzyılda Sosyal Hak Mücadelesi: Tekel DireniĢi”, Sosyal Haklar Ulusal Sempozyumu II Bildiriler Kitabı, Petrol-ĠĢ Yayını: 113, ss. 171-186.</p>

<p>HARNECKER Marta. 2008. 21. Yüzyılın Meydan Okumaları Karşısında Köylü ve İşçi Mücadeleleri içinde. Özgür Üniversite Yayınları. Ankara.</p>

<p>IŞIKLI Alpaslan. 2005. Sendikacılık ve Siyaset. İmge Yayınevi. 6. Baskı. Ankara. KESKİN Cem. 2005. “89 Bahar Eylemleri”. Sınıf Mücadelesinde Marksist Tutum.</p>

<p>http://www.marksist.com/cem_keskin/89_bahar_eylemleri.htm. (03,12.2019). KOÇ Yıldırım. 2010. Türkiye İşçi Sınıfı Tarihi Osmanlı’ dan 2010’ a. Epos Yayınları. Ankara.</p>

<p>MAHİROĞULLARI Adnan. 2001. “Türkiye’ de Sendikalaşma Evreleri ve Sendikalaşmayı Etkileyen Unsurlar”. Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi. Cilt: 2. Sayı: 1.</p>

<p>MAHİROĞULLARI Adnan. 2017. “ Askeri Darbeler Döneminden Sivil Demokrasi Dönemine Brezilya’da Sendikacılık”. Sosyal Siyaset Konferansları / Journal of Social Policy Conferences Sayı / Issue: 70 – 2016/1, 81-103 MAKAL, Ahmet, Osmanlı İmparatorluğu’nda Calışma İlişkileri: 1 8 3 '1920, İmge Kitabevi, 1997, Ankara.</p>

<p>MAKAL, Ahmet, Turkiye’de Tek Partili Donemde Calışma İlişkileri: 1 9 20-1946, İmge Kitabevi, 1999, Ankara.</p>

<p>MAKAL, Ahmet, Turkiye’de Cok Partili Donemde Calışma İlişkileri: 1 9 46-1963, İmge Kitabevi, 2 002, Ankara. MOODY Kim. 1997. Workers in a Lean World. Verso. Londra.</p>

<p>E. MORENO- D.TRAVERSO- C.CARRASCO (2008). Syndicats et Politiques publiques en Argentine, Bolivie, Brésil, Chili et Venezuela, Bilan d’une Décennie (1996-2004), Agences d’Objectifs</p>

<p>IRES. NAIDOO Ravi (2001), “Social Movement Unionism in South Africa: Strategy for Working Class Solidarity?”, Dollars and Sense, pp. 1-6,</p>

<p>ONBİRİNCİ TEZ Kitap Dizisi. 1987. “Güney Afrika Sendikal Hareketinde Yeni Bir Aşama: COSATU (Belgeler)”. Sayı: 5. İstanbul.</p>

<p>ÖZUĞURLU Metin (2013), “Sendikacılık Hareketinde Yeni Eğilimler”, Sendikacılık Akademisi Ders Notları: 2, ss. 33-48.</p>

<p>PILLAY Devan (2008), “COSATU, SACP at ANC Post-Polokwane: La Gauche Marche T‟elle Droit?”, Travail, Vol: 41: 2, pp. 4-37, http://www.lcs-tcs.com/PDFs/41_2/Pillay.pdf, (EriĢim Tarihi: 31.10.2014).</p>

<p>PILLAY Devan (2013a), “Between Social Movement and Political Unionism: COSATU and Democratic Politics in South Africa”, Rethinking Development and Inequality 2, pp. 10-27,</p>

<p>SELAMOĞLU Ahmet (2004), “Örgütlenme Sorunu ve Sendikal Yapıdaki Değişim Arayışı”, Çalışma ve Toplum, 2004/2, ss. 39-54.</p>

<p>SILVER Beverly (2009), Emeğin Gücü: 1870’ten Günümüze ĠĢçi Hareketleri ve KüreselleĢme, Çev: Aslı Önal, Yordam Yayıncılık, 1. Baskı. TOPAL Aylin (2008), Latin Amerika’yı Anlamak, Yordam Yayınları.</p>

<p>TOPAL Aylin (2009), “Ulusal Kalkınmacılıktan Küresel Neoliberalizme Anti-emperyalizm: Latin Amerika Deneyimi”, Ġ. Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi, No: 41, ss. 113-138. TÖREN Tolga (2009), “Güney Afrika-Türkiye, Ulusal Sorun-Sınıf Sorunu: Yakın Dönem Tarih İçin Bir Karşılaştırma Denemesi”, Almanak 2008 Analizleri, Ed: Serap Korkusuz, Sosyal AraĢtırmalar Vakfı Yayınları, 1. Baskı, ss.588-605.</p>

<p>YAVUZ Erdal (2001), “Sanayideki İşgücünün Durumu, 1923-40”, Osmanlı’dan Cumhuriyet Türkiyesi’ne İşçiler 1839-1950, Der: Donald Quataert-Erik Jan Zürcher, İletişim Yayınları, 3. Baskı, ss. 155-195.</p>

<p>YILDIRIM Yavuz (2012), “Türkiyeli Toplumsal Hareketlerin Dönüşümüne Genel Bir Bakış”, Eğitim Bilim Toplum Dergisi, Cilt: 10, Sayı: 38, ss. 8-32.</p>

<p>YURTSEVER Haluk. 2010. “Türkiye İşçi Sınıfının Üç Eyleminin Karşılaştırmalı Değerlendirmesi”. Yaşayan Marksizm Dergisi. Yıl: 1. Sayı: 2.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/osman-kavala-dava-surecinde-neler-yasandi-846</link>
            <category>NELER YAŞANDI</category>
            <pubDate>Sat, 09 Oct 2021 14:04:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Osman Kavala Dava Süreci'nde neler yaşandı?</h1>
                        <h2>İş insanı ve aktivist Osman Kavala ile ilgili, bir yandan Türkiye’de yargı sistemi içerisindeki beraat ve tutukluluğun devamı şeklindeki kararlar, diğer yandan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) Türkiye aleyhine verilen “hak ihlali” kararı, gerek Türkiye içinde gerekse Türkiye dışında tarışmalara neden olurken, Osman Kavala kimdir? Neden tutuklandı? Bu güne kadar neler yaşandı? Sizin için derledik.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2021/12/osman-kavala-dava-surecinde-neler-yasandi-1640863204.jpg">
                        <figcaption>Osman Kavala Dava Süreci'nde neler yaşandı?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>İş insanı ve aktivist Osman Kavala ile ilgili, bir yandan Türkiye’de yargı sistemi içerisindeki beraat ve tutukluluğun devamı şeklindeki kararlar, diğer yandan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) Türkiye aleyhine verilen “hak ihlali” kararı, gerek Türkiye içinde gerekse Türkiye dışında tarışmalara neden olurken, Osman Kavala kimdir? Neden tutuklandı? Bu güne kadar neler yaşandı? Sizin için derledik. Osman Kavala &nbsp;önce 2014 yılında açılan Gezi Parkı Davası sanıklarından biri olarak yargılanmış, bu davanın diğer 8 sanığı ile birlikte 2015 yılında beraat etmişti.</h2>

<p><em><strong><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:#fdfdfd">Utku Bozdağ</span></span></span></span></strong></em></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:1rem"><span style="background-color:#fdfdfd">Kavala “15 Temmuz darbe girişimi” ile ilişkili olduğu iddiası ile gözaltına alınmış ve ardından tutuklanmasıyla birlikte hakkında Gezi protestolarıyla ilgili ikinci bir dava açılmıştı. 2019'da tüm sanıklar beraat etmiş fakat Osman Kavala, hakkında başka bir soruşturma olduğu gerekçesiyle tahliye edilmemişti. Daha sonra Kavala, Çarşı Davası diye bilinen davanın yeni Gezi Davası'yla birleştirilmesiyle yeni bir davanın sanığı haline gelmişti.</span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="background-color:#fdfdfd">Kavala’nın suçlandığı "Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırma", "mala zarar verme", "nitelikli yağma", "tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi", "kasten yaralama", "ağırlaştırılmış yaralama" ve "Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na muhalefet" gibi bir çok dava bulunuyordu.</span></span></span></span></span></p>

<p><img alt="OSMAN KAVALA" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/K%C4%B0%C5%9E%C4%B0/20211223-mahkeme-osman-kavalanin-tutuklulugunun-devam-etmesine-karar-kildi-526099-f8a838a6f6179cd5b63b%5B1%5D.jpg" style="height:450px; width:760px" /></p>

<p><strong><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-size:10.5pt">DAVA SÜREÇLERİ</span></span></span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala, 1 Kasım 2017 tarihinde TCK’nın 309. ve 312. maddelerinden tutuklandı.</span> <span style="font-size:10.5pt">&nbsp;309. maddeye ("cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs") dair soruşturma&nbsp;</span><u><span style="font-size:10.5pt">15 Temmuz darbe girişimi</span></u><span style="font-size:10.5pt">, 312. maddeye ("cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti'ni ortadan kaldırma veya görevini engellemeye teşebbüs") dair soruşturma ise&nbsp;Gezi Parkı protestolarıyla&nbsp;ilişkilidir.</span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-size:10.5pt">Kavala, 11 Ekim 2019 tarihinde TCK’nın 309. maddesinden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından re’sen tahliye edildi.</span> <span style="font-size:10.5pt">18 Şubat 2020 tarihinde ise TCK'nın 312. maddesinden (kamuoyunda bilinen adıyla&nbsp;Gezi Parkı Davası'ndan) beraat etti. Tahliyesinin hemen ardından TCK’nın 309. maddesinden gözaltına alındı; ertesi gün, 19 Şubat 2020 tarihinde aynı maddeden tutuklandı.</span> <span style="font-size:10.5pt">&nbsp;9 Mart 2020 tarihinde ise TCK’nın 328. maddesinden ("devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin etmek") tutuklandı.</span> <span style="font-size:10.5pt">20 Mart 2020 tarihinde TCK'nın 309. maddesinden beraat etti.</span><span style="font-size:8.5pt">[35]</span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-size:10.5pt">1 Kasım 2017 tarihinden itibaren kesintisiz olarak&nbsp;Silivri Cezaevinde&nbsp;tutuklu bulunan Osman Kavala, 20 Mart'taki beraat kararıyla aynı dosyadan üç kez tutuklanıp iki kez tahliye edilmiş oldu.</span> <span style="font-size:10.5pt">İnsan Hakları İzleme Örgütü&nbsp;Genel Direktörü Kenneth Roth, Kavala'nın Gezi Davası'ndan beraat ettikten hemen sonra yeniden tutuklanmasını "Türkiye’nin ceza yargılamaları sisteminin, siyasi olarak manipüle edildiğini, savcılık soruşturmalarının ve tutuklama kararlarının Cumhurbaşkanı’nın keyfine göre verildiğini gösteriyor" sözleriyle yorumlamıştır.</span> </span></span></span></span></p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/127643_cover%5B1%5D.jpeg" style="height:556px; width:755px" /></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><strong><span style="font-size:14.5pt">GEZİ DAVASI</span></strong> </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><em>&nbsp;</em></span></span></span></span><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-size:10.5pt">Gezi Parkı&nbsp;eylemlerini organize ettiği iddiasıyla hakkında dava açılan, aralarında Osman Kavala'nın da bulunduğu 16 kişi, İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandı.&nbsp;Gezi Olaylarını&nbsp;organize ettiği iddiasıyla açılan&nbsp;davada, savcılık Osman Kavala, Yiğit Aksakoğlu ile Mücella Yapıcı'nın&nbsp;ağırlaştırılmış müebbet hapis&nbsp;cezasıyla cezalandırılmasını, diğer sanıklara 15-20 yıl arasında hapis cezası verilmesini talep etmişti.</span> </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-size:10.5pt">Davanın tek tutuklu sanığı olan ve&nbsp;Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin&nbsp;(AİHM), tahliyesini talep ettiği Osman Kavala, kararın üstünden üç aydan uzun süre geçmesine rağmen cezaevinde tutulmaya devam ediyordu. AİHM, Kavala'nın yargılanmasının ve tutuklanmasının politik saik taşıdığına, "Kavala ve onunla beraber tüm insan hakları savunucularını susturmak amaçlı" olduğuna hükmetmişti.</span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-size:10.5pt">&nbsp;Gezi Parkı davasında, 18 Şubat 2020 tarihinde görülen altıncı ve son duruşmada tüm sanıklara beraat kararı verildi. Aynı şekilde 3 yıldan fazla süredir cezaevinde bulunan Osman Kavala'nın da tahliye edilmesine karar verildi. </span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13pt"><span style="background-color:#fdfdfd">AİHM, KAVALA'NIN SERBEST BIRAKILMASINI İSTEMİŞTİ</span></span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:1rem"><span style="background-color:#fdfdfd">Türkiye Anayasa Mahkemesi (AYM), Osman Kavala'nın Gezi Parkı davasından tutukluluğuna yönelik başvurusunu, 22 Mayıs 2019'da reddetmiş, bunun üzerine avukatları Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvurmuştu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:1rem"><span style="background-color:#fdfdfd">AİHM, 10 Aralık 2019 tarihli kararında, Kavala'nın "makul şüphe olmadan, siyasi nedenlerle tutuklanması ve AYM'nin bireysel başvurusunu makul sürede incelenmemesini" gerekçe göstererek, bu durumun hak ihlali olduğunu belirterek, Kavala'nın derhal serbest bırakılmasını istemişti.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:1rem"><span style="background-color:#fdfdfd">Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi de Eylül ayında Türkiye'ye, Osman Kavala'nın tutukluluğunun sona erdirilmesi yönündeki AİHM kararını uygulama çağrısı yapmıştı.</span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><strong><span style="font-size:14.5pt">15 TEMMUZ SORUŞTURMASI</span></strong></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-size:10.5pt">Fakat serbest kalmadan, aynı gün 15 Temmuz soruşturması kapsamında yeniden gözaltına alındı ve sevk edildiği nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliğince tutuklandı.&nbsp;"Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırma veya bu düzen yerine başka bir düzen getirme veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemekle", "Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemekle" ve "Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti'ni ortadan kaldırma veya görevlerini yapmasını tamamen engellemekle" suçlanmakta ve hakkında 3 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 20 yıla kadar hapis cezası istenmektedir. </span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-size:10.5pt">ABD Dışişleri Bakanlığı, 11 Şubat 2021'de Osman Kavala'nın derhâl serbest bırakılmasını talep etti. Ayrıca Henri Barkey'ye yöneltilen suçlamaların asılsız olduğunu, davanın hızlıca sonuçlandırılmasını istedi. </span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<h2><strong><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:11pt"><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/K%C4%B0%C5%9E%C4%B0/Osman_Kavala.jpg" style="float:left; height:300px; width:300px" />OSMAN KAVALA KİMDİR?</span></span></span></strong></h2>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala, Manchester Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden mezun olduktan sonra, 1982 yılında Kavala Grubu şirketlerinin yönetimini üstlendi. 12 Eylül sonrasının baskıcı ortamında etkili, yaygın ve popüler bir yayıncılık faaliyeti yoluyla, ülkenin demokratikleşme ve sivilleşmesine hizmet etmesi amacıyla 1983 yılında İletişim Yayınları’nın kuruluşuna katıldı. Sonraki yıllarda yürüttüğü çalışmalarda hedeflerine kültürel çeşitliliğin tanınması, kültür sanat diyaloğu ve kültürel işbirliği eklendi.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-size:10.5pt">1999 depremi ardından önayak olduğu dayanışma faaliyetlerinden sonra aktif iş hayatını bırakıp tamamen sivil toplum alanına yönelen Osman Kavala, Türkiye’de 1990’lardan itibaren gelişmeye başlayan sivil toplum hareketliliğinin önemli aktörlerinden biri oldu. Pek çok farklı sivil toplum kuruluşunun oluşumunda ve çalışmalarında yer aldı. 2002 yılında bu alandaki çalışmalarını kültür sanat alanında yoğunlaştırarak, Türkiye’de kültür ve sanatın üretimini, izlenmesini, paylaşımını çoğaltmak, yerel inisiyatifleri desteklemek, kültürel çeşitliliği ve hakları vurgulamak, bölgelerarası ve uluslararası işbirliklerini güçlendirmek amacıyla sanatın değişik alanlarından, iş dünyasından ve sivil toplumdan kişilerle birlikte Anadolu Kültür’ü kurdu. Anadolu Kültür gerçekleştirdiği projelerle toplumsal barış kültürünün yerleşmesini hedefledi.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-size:10.5pt">1990’ların ağır çatışma ortamından sonra sivil bir sanat girişiminin diyaloğa ve barışa hizmet edeceği düşünülerek kurulan ve Anadolu Kültür’ün ilk girişimi olan Diyarbakır Sanat Merkezi (DSM) İstanbul’dan ve Avrupa şehirlerinden sanatçıların ziyaret ettiği, yerel sanatçılarla tanıştığı, ortak projeler tasarladığı herkese açık bir mekân oldu. DSM, Diyarbakır’da sanat üretmek isteyen insanların profesyonel destek aldığı ve bağlantılar kurduğu önemli bir platform haline geldi. 2005 yılında açılan Kars Sanat Merkezi ise, 2009 yılındaki kapanışına kadar, kentin çok amaçlı tek salonu olarak sadece Kars için değil Türkiye, Ermenistan, Gürcistan ve Azerbaycan için bir kültürel iletişim ve etkinlik merkezi olarak hizmet verdi.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-size:10.5pt">Anadolu kentlerindeki çalışmalar, başta Antakya ve Çanakkale olmak üzere İzmir, Eskişehir, Gaziantep, Van, Batman ve başka kentlerin katılımıyla yaygınlaştı. 2010’a gelindiğinde Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne kabulüne ilişkin müzakere sürecinin hazırlıkları sürerken Anadolu Kültür de Avrupa ile Anadolu kentleri arasında bağlar kuracak çalışmalara ağırlık verdi. Bu çalışmalarla amaçlanan, Türkiye’nin Avrupa Birliği sürecine katkı çerçevesinde İstanbul dışındaki kentlerin kültürel ortamına destek sağlamak, Avrupa’yla aralarında kültür köprüleri kurmaktı. 2011 yılından itibaren yürütülen TANDEM programı da Avrupa ülkeleri ile Türkiye arasında kültür yöneticilerine yönelik uzun vadeli işbirliklerini destekledi. Türkiye’den yirmi farklı şehirden katılımcı, Avrupalı ortaklarıyla buluşarak birlikte projeler geliştirdi. 2012’de başlayan BAK projesi ile Türkiye’nin farklı bölgelerinden gençler ortak sanatsal üretim için danışmanlar eşliğinde birlikte çalıştı. Anadolu Kültür, kurduğu merkezler, TANDEM, BAK, farklı film ve sergi projelerine verilen destekler ve 2015’te başlayan Yeni Film Fonu aracılığıyla Türkiye’den pek çok kültür sanat üreticisine projelerini gerçekleştirmeleri için fırsatlar sunuyor. Anadolu Kültür’e bağlı olarak 2008’de Tophane’de kurulan diğer bir merkez olan DEPO ise erişilebilir ve esnek yapısıyla, İstanbul kültür sanat ortamındaki, ticari olmayan, eleştirel seslere açık, bağımsız bir sanat mekânı ihtiyacını karşılamayı amaçlıyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-size:10.5pt">Anadolu Kültür’ün zor yaşam koşullarına sahip çocuklara yönelik çalışmaları arasında, 2011 Van depreminden sonra çocuklarla yapılan fotoğraf atölyesi, Ezidi mülteci çocuklara yönelik eğitici çalışmalar ve Suriyeli mülteci çocuklar için hazırlanan çift dilli kitaplar öne çıkıyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-size:10.5pt">Anadolu Kültür’ün sivil toplum arasında bölgesel işbirliği, anlayış ve barış kültürünü geliştirme kapsamında yürüttüğü ve desteklediği pek çok farklı çalışma arasında ise Ermenistan-Türkiye Gençlik Senfoni Orkestrası, Ermenistan ve Türkiye’den gençleri bir sözlü tarih çalışması kapsamında biraraya getiren Birbirimizle Konuşmak projesi, Türkiye-Ermenistan Sinema Platformu, Gomidas 140 Yaşında ve In Memoriam konserleri sayılabilir.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala’nın üzerinde çalıştığı diğer alan ise kültürel miras. Kuruluşuna katkıda bulunduğu Kültürel Mirası Koruma Derneği (KMKD), tahrip edilmiş ve geleceği tehlikede olan taşınır veya taşınmaz varlıkların korunması ve aslına uygun bir şekilde restore edilmesi için alan araştırmaları yürütüp raporlar yayınlıyor.&nbsp;</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala, ana uğraşı olan ve 2017 yılında 15. yılını dolduran Anadolu Kültür Yönetim Kurulu Başkanlığı’nın yanısıra Açık Toplum Vakfı, TESEV, TEMA Vakfı, Tarih Vakfı, Diyarbakır Siyasal ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü, Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı gibi pek çok sivil toplum örgütünde kurucu üye, yönetim kurulu üyesi veya danışma kurulu üyesi olarak bulunuyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala, bu ülkenin sorunlarına duyarlı bir birey olarak, farklı görüşte insanları tartışma platformlarında bir araya getirip ortak çözüm arayışının yolunu açmak, toplumsal ve uluslararası çatışmalara, barışa ve insan haklarına dayalı demokratik çözümler üretmek üzere çalıştı.</span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">OSMAN KAVALA DAVA SÜRECİ KRONOLOJİSİ</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">8 Ekim 2021</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Birleştirme kararı sonrasında 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devamına oy çokluğu ile karar veridi. Duruşma 26 Kasım 2021 tarihine ertelendi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">16 Eylül 2021</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, 30 Kasım-2 Aralık 2021 tarihleri arasında gerçekleşecek toplantıdan önce AİHM kararının uygulanarak Osman Kavala’nın derhal serbest bırakılması talebini yineledi. Gerçekleşmediği takdirde ihlal prosedürünün başlatılacağı uyarısında bulunuldu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">2 Ağustos 2021</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi 6 Ağustos günü duruşma yapacak olmasına rağmen 2 Ağustosa duruşma açarak İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam etmekte olan dava ile dosyanın birleştirilmesine, Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devamına oy çokluğu ile karar verdi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">28 Temmuz 2021</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Adli tatilde geçici olarak 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Başkanı olarak görevlendirilen 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Başkanı, daha önce muvafakat vermeyen 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Başkanı sıfatıyla muvafakate onay verdi. Böylelikle Başkan, kendi birleştirme talebine yine kendisi muvafakat vermiş oldu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">12 Temmuz 2021</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi (görülmekte olan Çarşı Davası) birleştirmeye yönelik muvafakat kararı vermedi ve bu hususun sanık müdafilerinin beyanları alındıktan sonra değerlendirileceğine karar verdi, duruşmayı 08.10.2021 tarihine erteledi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">12 Temmuz 2021</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından dosya üzerinden yapılan tutukluluk incelemesi neticesinde oy çokluğu ile Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devamına karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">15 Haziran 2021</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi davaların birleştirilmesine yönelik 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne (görülmekte olan Çarşı Davası) müzekkere yazarak muvafakat talep etti.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">15 Haziran 2021</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından dosya üzerinden yapılan tutukluluk incelemesi neticesinde oy çokluğu ile Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devamına karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">9 Haziran 2021</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, ilk kez, AİHM'in Osman Kavala ile ilgili kararlarının uygulanmaması halinde Türkiye'ye yönelik ihlal prosedürü başlatacağını açıkladı. Yayınlanan sonuç bildirisinde daha önceki çağrılar hatırlatılarak Kavala'nın devam eden tutukluluğunun uluslararası hukuka aykırılık teşkil ettiği ve derhal salıverilmesi gerektiği belirtildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">21 Mayıs 2021</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, Osman Kavala’nın casusluk suçundan tutukluluk halinin devamına karar verildi. Mahkeme, Çarşı ile ilgili Gezi dosyasının, birleştirme hususunun değerlendirilmesi için incelenip iade edilmek üzere mahkemeye gönderilmesinin istenmesine karar verdi. Bir sonraki duruşma, 6 Ağustos 2021’de Çağlayan Adliyesi’nden görülecek.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">5 Şubat 2021</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devamına, dava dosyasının İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2021/17 E. sayılı dosyası (Gezi Davası) ile birleştirilmesine karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">28 Ocak 2021</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi bozma kararı sonrası tensip zaptı düzenleyerek duruşmanın 21 Mayıs 2021 tarihinde saat 10.00’da Çağlayan’da görülmesine karar verdi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">22 Ocak 2021</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2019/74 Esas Sayılı dosyasında (Gezi Davası) tüm sanıklar hakkında verilen beraat kararının bozulmasına karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">29 Aralık 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala'nın bireysel başvurusunu görüşen Anayasa Mahkemesi, Osman Kavala'nın Anayasa'nın 19. maddesinde güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edilmediğine karar verdi. Karar 7'ye 8 oy çokluğuyla alındı.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">18 Aralık 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devamına, bir sonraki duruşmanın 5 Şubat 2021 tarihinde görülmesine karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">3 Aralık 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Osman Kavala’nın derhal serbest bırakılmasına ve Anayasa Mahkemesi'nin daha fazla ertelemeden AİHM kararına uygun düşecek şekilde dosyayı görüşmesine dair ara kararını açıkladı.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">6 Kasım 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi, Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devamına karar verdi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">8 Ekim 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi, Tensip Zaptı ile Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devamına ve duruşmanın 18 Aralık 2020 tarihinde görülmesine karar verdi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">8 Ekim 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi Osman Kavala hakkında düzenlenen İddianameyi kabul etti.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">29 Eylül 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Anayasa Mahkemesi, Osman Kavala’nın bireysel başvurusuna ilişkin karar toplantısını erteledi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">29 Eylül 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Osman Kavala hakkında TCK’nun 309 ve 328. maddeleri uyarınca cezalandırılması talepli İddianame düzenleyerek İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sundu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">29 Eylül 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Osman Kavala’nın derhal serbest bırakılmasına, bir sonraki toplantı tarihi olan 1 Aralık 2020 tarihine kadar serbest bırakılmaması halinde verilecek ara karar taslağının hazırlanmasına karar verdi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">24 Eylül 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Anayasa Mahkemesi Osman Kavala’nın bireysel başvurusunu gündemine aldı.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">3 Eylül 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Osman Kavala hakkında vermiş olduğu ihlal kararının uygulanmasına, Osman Kavala’nın derhal serbest bırakılmasına yönelik karar verdi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">28 Mayıs 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala’nın avukatları tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na TCK’nin 328. maddesi uyarınca casusluk suçlamasından tahliye kararı verilmesine ilişkin talep İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından reddedildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">25 Mayıs 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala’nın avukatları tarafından Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne İç Tüzüğün 9.1. maddesi uyarınca AİHM’in Osman Kavala hakkında vermiş olduğu hak ihlali ve derhal tahliye edilmesine dair kararın uygulanmadığına ilişkin 12 Mayıs 2020 tarihinde AİHM kararının kesinleştiği de belirtilerek ek dilekçe sunuldu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">19 Mayıs 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala’nın avukatları tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na TCK’nin 328. maddesi uyarınca casusluk suçlamasından tahliye kararı verilmesi talep edildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">12 Mayıs 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Türkiye Cumhuriyeti Devleti Hükümeti’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin vermiş olduğu hak ihlaline karşı yaptığı itiraz reddedildi. Osman Kavala’nın tutuklanmasının hak ihlali olduğu ve siyasi amaçla gerçekleştiği kesinleşti.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">4 Mayıs 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devam etmesinin hak ihlali olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunuldu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">9 Nisan 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala’nın avukatları tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na TCK’nin 328. maddesi uyarınca casusluk suçlamasından tahliye kararı verilmesi talep edildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">7 Nisan 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 3. Sulh Ceza Hakimliği tarafıdan dosya üzerinden yapılan tutukluluk incelemesi neticesinde Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devamına karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">20 Mart 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala TCK 309. maddede düzenlenen Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme suçundan&nbsp;<strong>bir kez daha</strong>&nbsp;re’sen tahliye edildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">13 Mart 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala’nın avukatları tarafından Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne İç Tüzüğün 9.1. maddesi uyarınca AİHM’in Osman Kavala hakkında vermiş olduğu hak ihlali ve derhal tahliye edilmesine dair kararın uygulanmadığına ilişkin dilekçe sunuldu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">9 Mart 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Osman Kavala’nın tutukluluğu hakkında vermiş olduğu hak ihlaline ilişkin karara Adalet Bakanlığı tarafından itiraz edildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">9 Mart 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliği, hakkında daha önce TCK’nin 309. ve 312. maddeleri uyarınca tutuklama kararı verilen, sonra İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından re’sen tahliye kararı verilen, sonra TCK’nin 309. maddesi uyarınca tekrar tutuklama kararı verilen Osman Kavala hakkında bu kez TCK’nin 328. maddesi uyarınca casusluk suçlamasıyla yine aynı soruşturma dosyası (2017/96115) kapsamında tutuklama kararı verdi. Osman Kavala’nın tutuklama kararı öncesinde emniyette ya da savcılıkta ifadesi alınmadı. Osman Kavala bu kez Adliye’ye dahi getirilmeden tutuklandı.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">25 Şubat 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği’nin vermiş olduğu tutuklama kararına; 1. yargı paketi ile kanunlaşan soruşturma aşaması için&nbsp;<u>azami tutukluluk süresi olan iki yıllık sürenin dolduğu</u>,&nbsp;<u>AİHM’in ihlal kararının tutuklamaya konu suçlamayı da kapsadığı</u>, tutuklama kararında yer alan ve Osman Kavala’nın Henri Barkey ile bir araya geldiği iddia edilen günlerde; Osman Kavala ve Henri Barkey’in&nbsp;<u>farklı şehirlerde olduğu</u>&nbsp;ve bu hususun 2017 senesinde yapılan Emniyet Sorgusu’nda sabit olduğu, tutuklamaya gerekçe olarak gösterilen kaçma şüphesine ilişkin&nbsp;<u>hiçbir delil ileri sürülemediği</u>, Gezi Protestolarından dört sene, Darbe Girişiminden bir sene sonra 2017 senesinde gözaltına alınan Osman Kavala’nın&nbsp;<u>kaçma şüphesinden söz edilemeyeceği</u>&nbsp;gerekçe gösterilerek itiraz edildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">19 Şubat 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği Osman Kavala hakkında daha önce Savcılık tarafından re’sen tahliye kararı verilen soruşturmada TCK’nin 309. maddesi uyarınca yeniden tutuklama kararı verdi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">19 Şubat 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala Emniyet’te ve Savcılık'ta sorgulanmadan tutuklama istemiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">18 Şubat 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala, Silivri Cezaevi'nden çıkmadan gözaltına alındı.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">18 Şubat 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından daha önce re’sen tahliye kararı verilen 2017/96115 sayılı soruşturma kapsamında gözaltı kararı verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">18 Şubat 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve kamuoyunda Gezi Davası olarak bilinen 2019/74 Esas sayılı dosyada oy birliği ile Osman Kavala’nın BERAATİNE karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">28 Ocak 2020</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 10 Aralık 2019 tarihli kararında belirtilen, Osman Kavala’nın derhal serbest bırakılmasına ilişkin kararını&nbsp;<u>bir kez daha hiçe sayarak</u>&nbsp;oy birliği ile Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Mahkeme bir sonraki duruşmanın 18 Şubat 2020 tarihinde Silivri Kampüsü’nde görülmesine karar verdi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">25 Aralık 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt"><span style="color:#000000">24 Aralık 2019 tarihinde İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava duruşmasında Osman Kavala'nın tutukluluğunun devamına karar verilmesinin ardından Kavala’nın avukatları tarafından bir&nbsp;</span><a href="https://osmankavala.org/tr/aciklamalar/837-osman-kavala-nin-avukatlarindan-durusma-aciklama-3" style="box-sizing:border-box; color:blue; text-decoration:underline"><span style="color:#000000">açıklama</span></a><span style="color:#000000">&nbsp;yayınlandı.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">24 Aralık 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 10 Aralık 2019 tarihli kararında belirtilen, Osman Kavala’nın derhal serbest bırakılmasına ilişkin kararını hiçe sayarak oy birliği ile Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Mahkeme bir sonraki duruşmanın 28 Ocak 2020 tarihinde Silivri Kampüsü’nde görülmesine karar verdi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">10 Aralık 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt"><span style="color:#000000">Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Osman Kavala’nın tutukluluğunun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5.1, 5.4 ve 18. maddelerine aykırı olduğunu belirterek, tutukluluğun bir hak ihlali olduğuna ve Kavala’nın derhal serbest bırakılmasına karar verdi. Kararın tam metni için&nbsp;</span><a href="https://osmankavala.org/images/documents/Aihm_Karar_10122019.pdf" style="box-sizing:border-box; color:blue; text-decoration:underline"><span style="color:#000000">tıklayınız</span></a><span style="color:#000000">.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">11 Ekim 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala 2017/96115 soruşturmalı dosyada yer alan TCK 309. maddede düzenlenen Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme suçundan re’sen tahliye edildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">9 Ekim 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt"><span style="color:#000000">Gezi Parkı olaylarına ilişkin 8 Ekim 2019 Salı günü İstanbul 30’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava duruşmasında Osman Kavala'nın tutukluluğunun devamına karar verilmesinin ardından Kavala’nın avukatları tarafından&nbsp;</span><a href="https://osmankavala.org/tr/aciklamalar/780-osman-kavala-nin-avukatlari-gezi-davasi-durusmasi-sonrasi-degerlendirme-yapti" style="box-sizing:border-box; color:blue; text-decoration:underline"><span style="color:#000000">bilgilendirme ve değerlendirme toplantısı</span></a><span style="color:#000000">&nbsp;düzenlendi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">8 Ekim 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">30. Ağır Ceza Mahkemesi, Osman Kavala’nın oy birliği ile tutukluluk halinin devamına, bir sonraki duruşmanın 24-25 Aralık 2019 tarihinde Silivri Kampüsü’nde görülmesine karar verdi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">29 Temmuz 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun yayımladığı yetki kararnamesiyle 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nde ikinci bir heyet oluşturuldu ve Gezi Parkı olaylarına ilişkin davaya bakan heyet, ikinci heyete kaydırılarak dosyadan alındı.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">18 Temmuz 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">30. Ağır Ceza Mahkemesi, Osman Kavala’nın oy çokluğu ile tutukluluk halinin devamına, bir sonraki duruşmanın 8-9 Ekim 2019 tarihinde Silivri Kampüsü’nde görülmesine karar verdi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">11 Temmuz 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun yayımladığı yetki kararnamesiyle, davanın ilk duruşmasında vekaleten heyete başkanlık eden ve Kavala hakkındaki tutukluluğunun devamı kararına şerh koyan Mahmut Başbuğ 30. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı’na getirildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">25 Haziran 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">30. Ağır Ceza Mahkemesi, Başkanın “suçun vasfının değişme ihtimali” belirtilerek tahliye edilmesi gerektiğine ilişkin karşı oyuna rağmen Osman Kavala’nın oy çokluğu ile tutukluluk halinin devamına, bir sonraki duruşmanın 18-19 Temmuz 2019 tarihinde Silivri Kampüsü’nde görülmesine karar verdi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">24 Haziran 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt"><span style="color:#000000">Silivri Kampüsü’nde görülen celsenin ilk gününde Osman Kavala’nın sorgusu yapıldı. Osman Kavala’nın sorgusunun tam metni için&nbsp;</span><a href="https://osmankavala.org/tr/aciklamalar/671-osman-kavala-nin-savunmasinin-tam-metni" style="box-sizing:border-box; color:blue; text-decoration:underline"><span style="color:#000000">tıklayınız</span></a><span style="color:#000000">.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">22 Mayıs 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt"><span style="color:#000000">Anayasa Mahkemesi, Osman Kavala’nın kişi hürriyeti ve güvenliğinin ihlal edildiğine ilişkin yapmış olduğu bireysel başvuruyu 5'e karşı 10 oy ile reddetti.&nbsp;Anayasa Mahkemesi'nin 28 Haziran 2019 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan kararı için&nbsp;</span><a href="https://osmankavala.org/images/documents/aym-karar-22052019.pdf" style="box-sizing:border-box; color:blue; text-decoration:underline"><span style="color:#000000">tıklayınız</span></a><span style="color:#000000">.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt"><span style="color:#000000">Osman Kavala’nın hakkının ihlal edildiği yönünde karşıoy kullanan Anayasa Mahkemesi Başkanı ve Başkan Yardımcısı; Gezi Protestolarının Osman Kavala tarafından finanse edildiğine, Gezi Protestolarının hükümeti devirmek amacıyla gerçekleştiğine ilişkin dosyada ikna edici herhangi bir delil olmadığını belirtti. AYM Başkanı'nın karşıoy gerekçesi için&nbsp;</span><a href="https://osmankavala.org/images/documents/karsioy-zuhtuarslan.pdf" style="box-sizing:border-box; color:blue; text-decoration:underline"><span style="color:#000000">tıklayınız</span></a><span style="color:#000000">.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">30 Nisan 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde tutukluluk incelemesi duruşmalı olarak yapıldı. 1 Kasım 2017 tarihindeki tutuklama kararı sonrasında ilk kez&nbsp;Osman Kavala'nın avukatları&nbsp;duruşmaya davet edildi. Tutukluluk halinin devamına karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">19 Nisan 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin verdiği cevaba karşı cevap verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">15 Nisan 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin Anayasa Mahkemesi’ne verdiği cevaba karşı cevap verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">2 Nisan 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Tutukluluk incelemesi neticesinde tutukluluk halinin devamına karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">1 Nisan 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin Anayasa Mahkemesi’ne verdiği cevap tebellüğ edildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">13 Mart 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne verdiği cevap tebellüğ edildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">5 Mart 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tensip zaptı (duruşma hazırlık tutanağı) düzenlendi. Tutukluluk halinin devamına karar verildi. İlk duruşma tarihi olarak 24 Haziran 2019 günü, duruşma yeri olarak&nbsp;ise Silivri Yerleşkesi bildirildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">19 Şubat 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İddianame düzenlendi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">15 Şubat 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Tutukluluk incelemesi neticesinde tutukluluk halinin devamına karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">18 Ocak 2019</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Tutukluluk incelemesi neticesinde tutukluluk halinin devamına karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">21 Aralık 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Tutukluluk incelemesi neticesinde tutukluluk halinin devamına karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">24 Kasım 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Tutukluluk incelemesi neticesinde tutukluluk halinin devamına karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">26 Ekim 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Tutukluluk incelemesi neticesinde tutukluluk halinin devamına karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">28 Eylül 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Tutukluluk incelemesi neticesinde tutukluluk halinin devamına karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">31 Ağustos 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Tutukluluk incelemesi neticesinde tutukluluk halinin devamına karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">31 Ağustos 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala’nın soruşturma dosyasının, dosyada yer alan ve hiçbir irtibat bulunmayan şüphelinin/şüphelilerin dosyasından tefrik edilmesi (ayrılması) ve hakkında tahliye kararı verilmesi talepli dilekçe sunuldu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">23 Ağustos 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Mahkeme İçtüzüğünün 41. maddesi uyarınca Osman Kavala’nın başvurusunun öncelikli olarak değerlendirilmesi talebini kabul etti.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">9 Ağustos 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Usule ve yasaya aykırı şekilde yapılan duruşmalı tutukluluk incelemesi neticesinde verilen tutukluluk halinin devamına ilişkin karara itiraz edildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">3 Ağustos 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala’ya ve özel müdafiilerine haber verilmeksizin, İstanbul Barosu’ndan avukat atanmak suretiyle yapılan duruşmalı tutukluluk incelemesi neticesinde tutukluluk halinin devamına karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">11 Haziran 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Tutukluluk incelemesi neticesinde tutukluluk halinin devamına karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">7 Haziran 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuruldu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">21 Mayıs 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala’nın soruşturma dosyasının, dosyada yer alan ve hiçbir irtibat bulunmayan şüphelinin/şüphelilerin dosyasından tefrik edilmesi (ayrılması) talepli dilekçe sunuldu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">16 Mayıs 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Duruşma yapılmaksızın "dosya üzerinden” tutukluluk halinin devamına karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">27 Nisan 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Anayasa Mahkemesi’nin 12 Nisan 2018 tarih 2016/15637 sayılı Erdal Tercan kararında tutukluluk incelemesinin duruşmalı olarak yapılmamasının hak ihlali olarak nitelendirildiği de belirtilerek; tutukluluk incelemesinin duruşmalı olarak yapılması talepli dilekçe verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">27 Nisan 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala hakkında verilen iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınmasına ilişkin kararları ve tutanakları talep eder dilekçe verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">18 Nisan 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Tutukluluk incelemesi neticesinde tutukluluk halinin devamına karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">19 Mart 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Tahliye talebinin reddine karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">8 Mart 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala cezaevi vasıtasıyla tahliye talebinde bulundu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">17 Şubat 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Tutukluluk incelemesi neticesinde tutukluluk halinin devamına karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">5 Şubat 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İtirazın reddine karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">1 Şubat 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Tahliye taleplerinin reddine ilişkin karara itiraz edildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">23 Ocak 2018</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Tutukluluk incelemesine ilişkin yapılan başvurular toplu olarak reddedildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">29 Aralık 2017</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Anayasa Mahkemesi’ne Bireysel Başvuru yapıldı.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">28 Aralık 2017</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Tutukluluk incelemesinin duruşmalı yapılması ve yapılacak inceleme sonucu tahliye kararı verilmesi talepli dilekçe sunuldu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">8 Kasım 2017</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği’nin tutuklama kararına itiraz edildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">6 Kasım 2017</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Cezaevi görüşlerinde avukat kısıtlamasının kaldırılması talebi ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuruldu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">1 Kasım 2017</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca ifade alınmaksızın tutuklamaya sevk edildi. İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından TCK’nin 309 ve 312. maddelerinde düzenlenen suçlardan tutuklama kararı verildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">31 Ekim 2017 Öğle saatleri</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’nde sorgusu yapıldı.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">25 Ekim 2017</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Gözaltı süresi bir hafta uzatıldı.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:13.5pt"><strong><span style="font-size:12.5pt">18 Ekim 2017</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-size:12pt"><span style="font-size:10.5pt">Osman Kavala gözaltına alındı.</span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/dunyanin-en-mutlu-ulkesi-o-formulu-acikladi-845</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Mon, 06 Dec 2021 11:01:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Dünyanın en mutlu ülkesi o formülü açıkladı</h1>
                        <h2>Onlar dünyanın en mutlu insanlarının yaşadığı ülke seçildi- Genç lider  bu mutluluğun sırrını açıkladı</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2021/12/dunyanin-en-mutlu-ulkesi-o-formulu-acikladi-1638778059.jpg">
                        <figcaption>Dünyanın en mutlu ülkesi o formülü açıkladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Finlandiya'nın genç başbakanı Marin neden dünyanın en mutlu ülkesi olduklarını anlattı. Ülkesi bu seviyede olduğu için seleflerine de selam çakan Marin eşitlik ve refah seviyesini artırmakta kararlı. BM Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı'na göre bu yıl da dünyanın en mutlu insanlarının yaşadığı ülke seçilen Finlandiya'da genç lider Sanna Marin bu mutluluğun sırrını açıkladı. Uluslararası basına demeç veren Marin'e göre eşitlik, gelişmiş eğitim sistemi ve güçlü bir refah devleti olmak mutluluğa giden yolda en önemli üç şey. 2019'da 34 yaşında başbakanlık koltuğuna oturarak dünyanın en genç lideri olarak kayıtlara geçen Marin ülke olarak refah devlet durumunu 'çevre açısından sürdürülebilir' bir yolla muhafaza etmek istediklerini söyledi, ülkenin geleceğinin de kalkınma ve çevreci teknoloji ihracatında yattığına inanıyor.<br />
<br />
&nbsp;</p>

<p><strong>"Gelecekte cinsiyet eşitliğiyle birlikte azınlıkların eşitliği de önemli olmayacak" </strong></p>

<p>Marin, gelecek hükümetlerin eşitlik için daha fazla şey yapıp yapmaması gerektiği sorusuna ise şu yanıtı verdi: "Bence evet. Çünkü burada olan şey bu. Finlandiya'da her zaman eşitlik için uğraştık. O yüzden bence gelecekte yalnızca kadın- erkek eşitliği ya da cinsiyetler arası eşitlik değil toplum içindeki azınlıkların eşitliği de önemli olacak.</p>

<p>Yapılar, halka engel teşkil etmemeli. O yüzde yapacak çok şey var." Kendisi de düşük gelirli bir aileden gelen Marin daha adil ve eşit bir toplum için çaba sarf etmenin kendinden önceki politikacıların uğraşlarını sürdürmek anlamına da geldiğini söyledi: "En önemlisi şu ki benden öncekiler Finlandiya'da sosyal devleti kurdu. Bu sayede benim gibi insanlar, oldukça mütevazı ailelerden gelen insanlar okuma, üniversiteye gitme, kendi geleceklerini belirleme fırsatı buldu. Bu sebeple benden öncekilerin böyle bir toplum inşa etmek için aldıkları kararların, ortaya koydukları çabaların önemli olduğunu düşünüyorum. Şimdi yapılması gereken asıl şey de eşitlik fırsatları sunmaya devam edebilmek."</p>

<p>"Anne- babalar evde çocuklarıyla aynı oranda vakit harcamalı"</p>

<p>Marin çocuk bakımında anne- babaya düşen sorumluluklarla ilgili de şöyle konuştu: "Anne ve babalar evde çocuklarıyla aynı oranda vakit harcamalı ki böylece her ikisi de aynı kariyer olanaklarına sahip olabilsin. Böylelikle cinsiyete dayalı ücret eşitsizliğini de azaltabiliriz." Yeni tartışmalı bir yasayla 18 yaşa kadar eğitim zorunlu hale getirildi. Ağustos 2022'de yürürlüğe girmesi beklenen yasayla da babalık izninin 54 günden en az 97 güne çıkarılması planlanıyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>"Evsizlik hâlâ bir sorun" </strong></p>

<p>Marin 2027'ye kadar evsizlik sorunu çözmeye de kararlı: "Hâlâ sokaklarda yaşayan insanlar var. Hâlâ böyle bir sorunumuz var, özellikle büyük şehirlerde. Ama bunun çözümünde yol da kat ettik. 'Önce Konut' modeli çok önemli ama sağlık, toplumsal güvenlik ve iş alanında da çözümler üretmek gerekiyor."</p>

<p><strong>Pandemideki popülarite sonrası iktidar kanadında çatlaklar </strong></p>

<p>5.5 milyon nüfuslu Finlandiya'da bugüne dek yalnızca 1300 kişi koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetti.</p>

<p>Bu dönemdeki kriz yönetimi nedeniyle popülaritesini artıran Marin'in, her birinin başında bir kadının oturduğu 5 partili koalisyonunda çatlaklar baş göstermeye başladı.</p>

<p>Ülkenin kamu yayın kuruluşu YLE'nin geçen haftaki anketine göre muhalefetteki liberal- muhafazakar Ulusal Koalisyon birinci sırada. Onu sağcı popülist parti Finns ve Marin'in Sosyal Demokratlar'ı takip ediyor.<br />
<br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/ingilterede-binlerce-evde-dokuz-gundur-elektrik-yok-boris-johnson-da-endiseli-844</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Mon, 06 Dec 2021 10:34:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İngiltere'de binlerce evde dokuz gündür elektrik yok - Boris Johnson da endişeli</h1>
                        <h2>Arwen isimli fırtınanın verdiği zararın yanı sıra hava durumu durumu daha da kötüleştiriyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2021/12/ingilterede-binlerce-evde-dokuz-gundur-elektrik-yok-boris-johnson-da-endiseli-1638776281.jpg">
                        <figcaption>İngiltere'de binlerce evde dokuz gündür elektrik yok - Boris Johnson da endişeli</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Endeks , Arwen adlı bir fırtına nedeniyle İngiltere'de dokuz gün boyunca binlerce evde elektrik bulunmadığını söyledi .</p>

<p>Geçen hafta sonu şiddetlenen kasırga fırtınası &nbsp;çok sayıda ölüme neden oldu.<br />
İngiltere'de birçok yerde hala hasarı onaramadılar. Başbakan Boris Johnson, yakın tarihli bir Twitter gönderisinde, 4.700'den fazla hanenin hala elektriksiz kalmasından "endişe duyduğunu" itiraf etti.&nbsp;</p>
<blockquote class="twitter-tweet"><p lang="en" dir="ltr">This afternoon I held a number of calls with those leading the response to Storm Arwen, including local community leaders in Northumbria, Durham and Darlington, and Lt Col Mark Steed, who is coordinating the military involvement in the response.</p>&mdash; Boris Johnson (@BorisJohnson) <a href="https://twitter.com/BorisJohnson/status/1467220410555056130?ref_src=twsrc%5Etfw">December 4, 2021</a></blockquote> <script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p style="text-align:left"><span style="font-size:16px"><span style="font-family:&quot;Fira Sans&quot;,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="background-color:#ffffff">Cumartesi günü İngiltere'de önemli miktarda yağışın daha önce restore edildiği yüzlerce evde aksamalara yol açması durumu daha da kötüleştiriyor.&nbsp;Ayrıca, Barra adlı bir sonraki fırtına yakında Salı günü geliyor.&nbsp;Salı günü rüzgar ve kar bekleniyor.&nbsp;</span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/misirda-altin-dilli-oluler-bulundu-843</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Mon, 06 Dec 2021 10:24:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Mısır'da altın dilli ölüler bulundu</h1>
                        <h2>Mezarlardan birinde, üzerinde bir kadın modeli olan kireçtaşından kapaklı bir tabut bulunmuştur. Tabutta bir adamın kalıntıları ve yanında başka bir kişinin kalıntıları var. </h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2021/12/misirda-altin-dilli-oluler-bulundu-1638775804.jpg">
                        <figcaption>Mısır'da altın dilli ölüler bulundu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p style="text-align:start"><span style="font-size:16px"><span style="color:#111115"><span style="font-family:&quot;Work Sans&quot;,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Mısır Turizm ve Arkeoloji Bakanlığı, Yukarı Mısır Minyatür Valiliği'nde bir kazı sırasında bir İspanyol arkeolojik araştırma ekibi tarafından 2500 yıllık iki mezar ortaya çıkarıldığını söyledi.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px"><span style="color:#111115"><span style="font-family:&quot;Work Sans&quot;,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Barselona Üniversitesi'ndeki arkeologlar tarafından kazılan iki mezar, M.Ö.&nbsp;Ülkenin en yüksek arkeoloji konseyinin genel sekreteri&nbsp;<strong>Mustafa Vazíri</strong>&nbsp;,&nbsp;bunun&nbsp;<strong>664-525</strong>&nbsp;döneminden&nbsp;<strong>geldiğini</strong>&nbsp;söyledi&nbsp;.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px"><span style="color:#111115"><span style="font-family:&quot;Work Sans&quot;,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Mezarlardan birinde, üzerinde bir kadın modeli olan kireçtaşından kapaklı bir tabut bulunmuştur.&nbsp;Tabutta bir adamın kalıntıları ve yanında başka bir kişinin kalıntıları var.&nbsp;Bilinmeyen ölülerin altın bir dili vardır.&nbsp;Vazirri, arkeologların işaretlerin mezarın bir zamanlar açıldığını gösterdiğini söylediğini de sözlerine ekledi.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px"><span style="color:#111115"><span style="font-family:&quot;Work Sans&quot;,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:4.2rem"><span style="color:#fc4842"><strong>Diğer mezar ise sağlam bulunmuş ve ancak kazı sırasında açılmıştır.</strong></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px"><span style="color:#111115"><span style="font-family:&quot;Work Sans&quot;,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">El-Bahnassa'daki bir arkeolojik alanda kazı müdürü olan Profesör&nbsp;<strong>Hassan Amer</strong>&nbsp;, mezarda insan yüzü iyi durumda olan bir kireçtaşı tabutun bulunduğunu bildirdi.&nbsp;Tırnaklı iki kap içeren tabutlar da bulundu.&nbsp;Çömleklerden biri 402 fayanstan yapılmış bir usébti figürü, bir dizi küçük muska ve yeşil inci içeriyordu.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px"><span style="color:#111115"><span style="font-family:&quot;Work Sans&quot;,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Mısır'da, son yıllarda ülkenin çeşitli yerlerinde mezarlar, heykeller, tabutlar ve mumyalar dahil olmak üzere çok sayıda önemli arkeolojik buluntu bulundu.</span></span></span></span></p>

<p><iframe frameborder="0" height="270" scrolling="no" src="https://kktctvizle.com/live/kibris-genc-tv.html" width="480"></iframe></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/ingilterede-gergin-bekleyis-839</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Mon, 14 Jun 2021 13:02:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İngiltere'de gergin bekleyiş</h1>
                        <h2>Covid 19 nedeni ile İngiltere'de karantinanın gevşetilmesi hakkında önemli gelişme</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2021/06/ingilterede-gergin-bekleyis-1623665467.jpg">
                        <figcaption>İngiltere'de gergin bekleyiş</figcaption>
                    </figure>
                    </header><div style="text-align:start">
<div>
<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:ReithSans,Helvetica,Arial,freesans,sans-serif"><span style="color:#3f3f42"><span style="background-color:#ffffff"><span style="color:#3f3f42"><strong>İngiltere'de Hükümet kaynakları çoğu koronavirüs kısıtlamaları çerçevesinde 21 Haziran'da yapılması düşünülen gevşetme açılımının dört hafta daha İngiltere'de yürürlükte kalacağını söyledi.</strong></span></span></span></span></span></p>
</div>
</div>

<div style="text-align:start">
<div>
<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:ReithSans,Helvetica,Arial,freesans,sans-serif"><span style="color:#3f3f42"><span style="background-color:#ffffff"><span style="color:#3f3f42">Kıdemli bakanlar, sosyal temasla ilgili tüm yasal kısıtlamaların kaldırılmasını erteleme kararına imza attılar.</span></span></span></span></span></p>
</div>
</div>

<div style="text-align:start">
<div>
<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:ReithSans,Helvetica,Arial,freesans,sans-serif"><span style="color:#3f3f42"><span style="background-color:#ffffff"><span style="color:#3f3f42">Bu, spor, barlar ve sinemalar için kapasite sınırlarının kalacağı ve gece kulüplerinin kapalı kalacağı anlamına gelebilir.</span></span></span></span></span></p>
</div>
</div>

<div style="text-align:start">
<div>
<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:ReithSans,Helvetica,Arial,freesans,sans-serif"><span style="color:#3f3f42"><span style="background-color:#ffffff"><span style="color:#3f3f42">Başbakan Boris Johnson, gecikmeyi Pazartesi günü saat 18:00 BST'de bir basın toplantısında teyit edecek.</span></span></span></span></span></p>
</div>
</div>

<div style="text-align:start">
<div>
<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:ReithSans,Helvetica,Arial,freesans,sans-serif"><span style="color:#3f3f42"><span style="background-color:#ffffff"><span style="color:#3f3f42">Uzatma, bu ay oylamaya sunulacak.&nbsp;</span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<div style="text-align:start">
<div>
<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:ReithSans,Helvetica,Arial,freesans,sans-serif"><span style="color:#3f3f42"><span style="background-color:#ffffff"><span style="color:#3f3f42">İngiltere, 21 Haziran'da, mekanların ve etkinliklerin kapasite sınırlaması olmadan çalışmasına izin verileceği ve düğünlere kişi sayıları ile ilgili katılım sınırın da kaldırılacağı hükümetin yol haritasının dördüncü aşamasına geçecekti.&nbsp;</span></span></span></span></span><span style="font-size:16px"><span style="font-family:ReithSans,Helvetica,Arial,freesans,sans-serif"><span style="color:#3f3f42"><span style="background-color:#ffffff"><span style="color:#3f3f42">Ancak birçok bilim insanı, Delta varyantının artan vakaları arasında daha fazla insanın aşılanmasını ve ikinci dozları almasını sağlamak için yeniden açılmanın ertelenmesi çağrısında bulundu.</span></span></span></span></span></p>
</div>
</div>

<div style="text-align:start">
<div>
<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:ReithSans,Helvetica,Arial,freesans,sans-serif"><span style="color:#3f3f42"><span style="background-color:#ffffff"><span style="color:#3f3f42">Gecikme aynı zamanda aşıların enfeksiyonlar ve hastaneye yatışlar arasındaki bağı kırıp kırmadığı veya basitçe zayıflatıp zayıflatmadığı konusunda daha fazla çalışma yapılmasına da olanak sağlayacak.</span></span></span></span></span></p>
</div>
</div>

<div style="text-align:start">
<div>
<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:ReithSans,Helvetica,Arial,freesans,sans-serif"><span style="color:#3f3f42"><span style="background-color:#ffffff"><span style="color:#3f3f42">Sağlık Bakanı Edward Argar, başbakanın açıklamasından önceki gecikmeyi teyit edemediğini, ancak Delta varyantı vakalarında "ilgili bir artış" olduğunu söyledi.</span></span></span></span></span></p>
</div>
</div>

<div style="text-align:start">
<div>
<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:ReithSans,Helvetica,Arial,freesans,sans-serif"><span style="color:#3f3f42"><span style="background-color:#ffffff"><span style="color:#3f3f42">Bakan, "en ciddi vakalar aşılanmamış kişiler veya sadece bir dozu olanlar arasındaydı"&nbsp;dedi.&nbsp;Mevcut aşı oranlarıyla, dört hafta boyunca korumayı artırmak için yaklaşık 10 milyon doz uygulayabileceklerini söyledi.</span></span></span></span></span></p>
</div>
</div>

<div style="text-align:start">
<div>
<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:ReithSans,Helvetica,Arial,freesans,sans-serif"><span style="color:#3f3f42"><span style="background-color:#ffffff"><span style="color:#3f3f42">Öte yandan Argar, başbakanın herhangi bir duyuruda ekonomik destek konularını ele alacağını söyledi ve Başbakanın, bazı durumlarda birkaç kez olmak üzere, düğünlerini zaten ertelemek zorunda kalan çiftlerin durumuna "çok duyarlı" olduğunu söyledi.</span></span></span></span></span></p>
</div>
</div>

<div style="text-align:start">
<div>
<p>&nbsp;</p>
</div>
</div>

<div style="text-align:start">
<div>&nbsp;</div>
</div>
</div>
</div>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/sedat-pekere-operasyon-mu-duzenlendi-ugur-dundardan-carpici-yorum-suikast-yapabilirler-838</link>
            <category>TÜRKİYE</category>
            <pubDate>Sun, 13 Jun 2021 21:37:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Sedat Peker’e operasyon mu düzenlendi? Uğur Dündar’dan çarpıcı yorum: Suikast yapabilirler</h1>
                        <h2>Sedat Peker'e operasyon mu düzenlendi? İddialar sürüyor. Total şirketinin Oyak'a satışında neler yaşandı? Doğan Medya satın alınırken Demirören Ziraat Bankası'ndan nasıl kredi aldı? Nasıl ödedi? Sözcü TV Genel Yayın Yönetmeni Erdoğan Aktaş sordu, usta gazeteci Uğur Dündar yorumladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2021/06/sedat-pekere-operasyon-mu-duzenlendi-ugur-dundardan-carpici-yorum-suikast-yapabilirler-1623609776.jpg">
                        <figcaption>Sedat Peker’e operasyon mu düzenlendi? Uğur Dündar’dan çarpıcı yorum: Suikast yapabilirler</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>SÖZCÜ TV'de Genel Yayın Yönetmeni Erdoğan Aktaş'ın konuğu olan Uğur Dündar, organize suç örgütü liderliğinden hüküm giymiş Sedat Peker'in iddiaları, iddialarla ilgili yaşanan gelişmeler ve İBB'nin AKP dönemi yolsuzluk soruşturmaları hakkında konuştu.</p>

<p><strong>PARAMOUNT OTEL'İN KURUCUSUNUN KIZI URAS'A DRONE'LU TAKİP</strong></p>

<p>Dündar, Sedat Peker'in iddialarıyla gündeme gelen Paramount Otel'in kurucusunun kızı Victoria Yasemin Uras ile ilgili bir son dakika bilgisini paylaşarak programa başladı.</p>

<p>Dündar, “Yasemin Uras olayın üstüne gidince, orada son 3 gündür 2 kez drone ile boğazda kaldığı babasının evine yaklaştıklarını, bir ara terasa çıktıklarında drone ile burun buruna geldiğini söyledi. Emniyet'e haber vermiş. Terörle mücadele şubesinden polisler gelip tutanak hazırlamışlar. Yasemin Uras şikayetçi olmuş” diye kaydetti.</p>

<p>&nbsp;</p>
<iframe width="560" height="315" src="https://www.youtube.com/embed/vQDQbML_5AQ" title="YouTube video player" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe>
<p>&nbsp;</p>

<p><strong>“'ROBİN HOOD' HABERLERİ PLANLI PR ÇALIŞMALARIYDI”</strong></p>

<p>Gazetecilerin SBK Holding'ten maaş aldığı iddiaları hakkında konuşan Dündar, “Hatırlarsanız Sezgin Baran Korkmaz ile ilgili olarak medyada zaman zaman gizemli bir hava verebilmek ve öylece PR yapabilmek amacıyla bazı planlanmış haberler çıkartılıyordu. ‘Kimi olduğu bilinmeyen bir zengin yoksul semtlerde para dağıttı' şeklinde. Daha sonra bunun adını ‘Robin Hood' koydular. ‘Robin Hood yine gözüktü, yine yoksul insanlara paralar dağıttı, aylar sonra ortaya çıktı' gibi bir PR çalışmasının basamakları olduğu anlaşılan haberler yapılıyordu. Gazetecilik mesleğinin evrensel ilkeleriyle bağdaşmayacağına göre demek ki cüzdanla bağdaşan konular olsa gerek” dedi.</p>

<p>“Çürüme, meydan okuma, ‘ben her istediğimi yaparım, parayı bastırır işimi hallederim' zihniyetinin geldiği noktayı düşünebiliyor musunuz?” diye devam eden Dündar, tekrar Yasemin Uras'ın yaşadığına dikkati çekerek, “Bir kadının yaşadığı evin neredeyse oturma odasına kadar drone ile girebiliyorlar” diye konuştu.</p>

<p><strong>‘PEKER’E OPERASYON MU YAPILDI?’ İDDİASI</strong></p>

<p>“Sedat Peker'e operasyon mu yapıldı?” iddialarına değinen Dündar, “Sedat Peker'in hedef aldığı geniş bir kitle var. Bunlar multi milyarder tipler. Çoğunun serveti kuşkulu bir şekilde patlama yapmış…Bunların da Sedat Peker'in iddiaları ve ithamları karşısında hareketsiz durmaları pek akla uygun değil. Onlar da uluslararası mafya ve özellikle faili meçhul suikastler yapabilecek, geçmişte bunlara adları karışmış olan kesimle irtibatlı olduğunu düşünebiliriz” yorumunda bulundu.</p>

<p><strong>“MÜCADELE ETMESİ GEREKENLER SEYREDİYOR”</strong></p>

<p>İddialar karşısında yargının suskunluğuna dikkat çeken Dündar, “Yargı 3 maymunu oynuyor. Yargının harekete geçip el koyacağı ve gerekeni yapacağı şeklinde bir düşünce maalesef toplumda yok olmuş durumda. Eskiden böyle değildi. Bir iddia atılsa ortaya derhal yargı ortaya çıkar, gereğini iyi veya kötü bir şekilde yapmaya gayret gösterirdi. Şimdi müdahale etmesi gerekenler seyrediyor. Toplum da haklı olarak bu seyredilmeye karşı tepki gösteriyor. Toplumda infial yaratıyor” diye konuştu.</p>

<p><strong>“O BANKA SİZİN BABANIZIN ÇİFTLİĞİ DEĞİL”</strong></p>

<p>Ziraat Bankası'ndan Doğan Medya'nın satın alınması için verilen kredinin geri ödenmediği iddiasına ilişkin sessizliğe dikkat çeken Dündar, “Ey Ziraat Bankası genel müdürü! O banka sizin babanızın çiftliği değil. Siz orada emaneten duruyorsunuz. O banka kalacak, sizler gideceksiniz. Siz halkın parasını kullanıyorsanız halka kuruşu kuruşuna hesap vermek zorundasınız” dedi.</p>

<p><strong>“ERDOĞAN’IN BIDEN İLE PAZARLIK YAPABİLECEK KONUMU YOK”</strong></p>

<p>İBB'de AKP dönemindeki yolsuzluk iddiaları ile ilgili Dündar, “İmamoğlu bir tepsi baklava aldığı için soruşturulabiliyor. Aziz Nesin yaşasaydı, ‘Hayal gücümü bu kadar çalıştıramazdım. Bunlar yolsuzluk bakımından hayal gücümü aştı' derdi. Onun zübük portresi bu dönemde kurumsallaştı” ifadelerinde bulundu.</p>

<p><strong>“HAKİKATEN YAĞMA VAR”</strong></p>

<p>Yolsuzluklarda artık milyarlar telaffuz edildiğine dikkat çeken Dündar, şu ifadeleri kullandı;</p>

<p>*Hakikaten yağma var. Bu böyle gitmez. Götüremezler. Kaynaklar tükenir” diyerek Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD Başkanı Joe Biden ile yapacağı görüşmeye değinerek, “Bundan 5-10 yıl önce Sayın Erdoğan ABD başkanıyla görüşmeye giderken sahip olduğumuz duyguları bugün aynen yaşıyoruz diyebilir miyiz? Hayır. Çünkü ekonomi çok kötü durumda.</p>

<p>*İşsizlik almış başını gitmiş. İnsanlar aç biilaç. Gençler yurt dışına kaçıyorlar. Maalesef Sayın Cumhurbaşkanının pazarlık yapabilecek ve masaya yumruğunu vurabilecek konumu yok. Allah'tan Türkiye Cumhuriyeti'nin eşsiz jeopolitik konumu var. Türk Silahlı Kuvvetleri var. Bana göre en büyük gücümüz Türk Silahlı Kuvvetleri'dir. Bunlar olmasa nice olurdu halimiz.</p>

<p><strong>“KAMU VİCDANIN YARGININ YERİNİ ALDI”</strong></p>

<p>Sedat Peker'in Total'in satışıyla ilgili iddiaları hakkında Dündar, şöyle konuştu:</p>

<p>*Total istasyonlarını 358 milyon dolara aldı Demirören'ler. Aradan 4 yıl geçmiş. Hem pazar payı düşmüş Total'in. Hem de karlılık oranı düşmüş ama onun yanına M Oil diye noktanın yanına virgül olabilecek bir mal varlığını dahil ederek yaklaşık 100 milyon dolar karla satmışlar.</p>

<p>*Aslında pazar payı gerileyen, istasyon sayısı azalan bir şirketin böylesine büyük bir kar marjıyla satılması mümkün olabilir mi? Serbest piyasa anlayışına uygun bir durum mu? OYAK'ı da satmışlar böyle. OYAK ‘Bunun zararına bir alış' olmadığı yolunda beyanlar sergiledi. Sedat Peker bunlara sayıştay raporunda baktığında da çıkar. Murat Ağırel'ler, Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu, Aytunç Erkin, Çiğdem Toker, Serpil Yılmaz gibi yazar arkadaşlarımız yazıyorlar.</p>

<p>*Sedat Peker yüksek sesle dile getirdiği ve içeriden gelen ve kendi suçlarını itiraf eden bir yaklaşım sergilediği için çok büyük ilgi topluyor. Kamu vicdanına sesleniyor. Yargının sustuğu yerde kamu vicdanı yargı yerine geçer. Bugün olduğu gibi. Şu anda kamu vicdanı yargının yerini almış durumda. Yargı, eli kolu bağlı, paralize edilmiş bir fotoğrafla karşımızda duruyor. Bu bize çok büyük acı ve hüzün veriyor.</p>

<p><strong>SEDAT PEKER NE DEDİ?</strong></p>

<p>Organize suç örgütü liderliğinden geçmişte hüküm giymiş Sedat Peker, son olarak Twitter hesabı üzerinden yaptığı paylaşımlarında OYAK'e Total'in satışının fahiş fiyatla olduğunu, devletten ve mafyadan yardım alınıp, Şevki Kurtkaya'nın Milangaz da dahil birçok mallarına çöküldüğünü iddia etti.</p>

<p>Peker, Demirören'in ‘kendi yalısını yakıp, içinde fahiş fiyatla sigortalanan tabloların parasını aldığı, yandığı söylenen tabloların da gönderildiği' iddiasında bulundu. Peker, Demirören ailesinin hem mafya hem de devlet bağlantılarıyla mallara çöktüğünü öne sürdü.</p>

<p>Yıldırım Demirören'e seslenen Peker, “Seninle işim bittiğinde tüm mallarını kaybedeceksin. Yönetim değiştiğinde de kesin cezaevine gideceksin. Milangaz dosyasının tamamı bende. Okumaya başladım. Yüzde altmışına nasıl çöktüğünüzün evrakı da bende. Göreceksiniz” dedi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/facebook-ve-instagram-artik-tum-kullanicilarin-gonderilerdeki-begenileri-gizlemesine-izin-verecek-837</link>
            <category>TEKNOLOJİ</category>
            <pubDate>Thu, 27 May 2021 01:05:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Facebook ve Instagram artık tüm kullanıcıların gönderilerdeki beğenileri gizlemesine izin verecek</h1>
                        <h2>Sosyal medya devi Facebook ve Instagram çok önemli bir adım attı. Bu adım bir çok kişiyi oldukça üzecek.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2021/05/facebook-ve-instagram-artik-tum-kullanicilarin-gonderilerdeki-begenileri-gizlemesine-izin-verecek-1622067490.jpg">
                        <figcaption>Facebook ve Instagram artık tüm kullanıcıların gönderilerdeki beğenileri gizlemesine izin verecek</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>Facebook ve Instagram, tüm kullanıcılara gönderilerinde herkese açık <strong>beğenileri gizleme </strong>seçeneği sunarak, potansiyel olarak beğeni&nbsp;sayılarının bir kişinin etkisinin bir işareti olarak görüldüğü sosyal medya platformlarının&nbsp;temel bir dinamiğini altüst ediyor&nbsp;.</h2>

<p>Sosyal medya devi&nbsp;, 2019'dan beri&nbsp;kullanıcıların <strong>Facebook ve Instagram'</strong>ı daha az stresli hale getirmenin bir yolu olarak Facebook ile eşanlamlı bir özellik olan benzer sayıları gizleme becerisini&nbsp;test&nbsp;ediyor.<br />
Facebook&nbsp;(&nbsp;FB&nbsp;)&nbsp;Çarşamba günü&nbsp;bir blog gönderisinde,&nbsp;Çarşamba gününden itibaren&nbsp;her kullanıcının, insanların kendi gönderilerindeki beğeni sayısını görüp göremeyeceğini ve ayrıca&nbsp;diğer kullanıcıların gönderilerini kaç kişinin beğendiğini&nbsp;görüp göremeyeceğini seçebileceğini&nbsp;söyledi&nbsp;.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/Teknoloji/facebook-instagram.jpg" style="float:left; height:550px; width:550px" /><br />
Facebook, sosyal medya platformlarının&nbsp;kullanıcıların ve&nbsp;toplumun&nbsp;refahına&nbsp;zarar&nbsp;verebileceği yönündeki artan eleştirilerle mücadele etmek için çalışıyor&nbsp;.&nbsp;Bununla birlikte, Çarşamba günkü duyuruyla bile, Facebook ve Instagram'da beğenileri gizlemek varsayılan olarak değil isteğe bağlı olacak ve bu da kaç kullanıcının bu adımı atacağını belirsiz hale getirecek.</p>

<p>Facebook yaptığı açıklamada "İnsanlardan ve uzmanlardan duyduğumuz şey, benzer sayıları görmemenin bazıları için yararlı ve diğerleri için can sıkıcı olduğuydu, özellikle de insanlar neyin popüler veya neyin popüler olduğunu anlamak için benzer sayıları kullandıkları için, bu yüzden size seçenek sunuyoruz," ifadelerini kullandı.&nbsp;</p>

<p>Kullanıcılar, gönderilerinde herkese açık beğeni sayılarını paylaşmayı tercih etmezse, izleyiciler gönderiyi beğenenlerin bir listesini görebilir, ancak aldığı beğeni sayısını göremez.&nbsp;Fotoğrafı yayınlayan kişi, herkese açık olarak gösterilmese bile beğeni sayısını görebilecek.</p>

<p>Şirket, bu özelliğin kullanıcıların "gönderi sayısı yerine paylaşılan fotoğraflara ve videolara odaklanmasına" izin vereceğini söyledi.<br />
Şirket, <strong><a href="https://www.facebook.com/onlineGazetem">Facebook </a></strong>ve <strong><a href="http://www.instagram.com">Instagram </a></strong>kullanıcılarının, akışlarında gezinirken başkalarının gönderilerini kaç kişinin beğendiğini görmemeyi seçebileceklerini söyledi - bu özellik, ayarlardaki "yeni gönderiler" bölümünü ziyaret ederek açılabilir.<br />
Daha önce Instagram'da gizleme beğenilerini test etme seçeneğine sahip olan bazı kullanıcılar&nbsp;, bu seçeneğin platformdaki refahı iyileştirmeye yardımcı olabileceğini&nbsp;söyledi&nbsp;.&nbsp;Bununla birlikte, uygulamada iş kuran sosyal medya etkileyicileri için, kendi beğenilerini göstermek ve bunları diğer kullanıcıların gönderileriyle karşılaştırmak, kazançlı marka ortaklıklarını güvence altına almak için önemli olabilir.<br />
Facebook, blog yazısında, "insanların Instagram'daki deneyimleri ve topluluğumuzu desteklemek için politikalarımızı ve ürünlerimizi nasıl geliştirebileceğimiz hakkında harici araştırmalara fon sağladığını" belirterek, bu&nbsp;tür çalışmalar için akademisyenlerden ve kâr amacı gütmeyen kuruluşlardan gelen&nbsp;teklifleri kabul&nbsp;ettiğini de sözlerine ekledi&nbsp;.</p>

<p>sizde <a href="https://sosyalat.com/">instagramda takipçi satın al</a>k isterseniz güvenilir instagram takipçi sitesini buraya bırakıyorum.</p>

<p><br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/ev-insaati-icin-yapilan-kazidan-hazine-cikti-836</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Sat, 10 Apr 2021 19:47:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ev inşaatı için yapılan kazıdan hazine çıktı!</h1>
                        <h2>51 altın boncuk, 22 altın küpe, 11 altın kolye; 26 gümüş çubuk, 5 gümüş zincir çıktı...</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2021/04/ev-insaati-icin-yapilan-kazidan-hazine-cikti-1618073477.jpg">
                        <figcaption>Ev inşaatı için yapılan kazıdan hazine çıktı!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Hindistan'ın Telangana eyaletindeki bir arazide ev inşaatı için kazı yapan işçiler, içi altın ve gümüş dolu bir çömlek keşfetti.</p>

<p>Jangaon bölgesine bağlı Pembarthi köyünde bulunan çömlekten yaklaşık 190 gram ağırlığında altın; 1,72 kilogram ağırlığında gümüş takılar çıktı. Yaklaşık bir metre derinlikte bulunan eşyalar daha sonra yetkililere teslim edildi.</p>

<p>Independent Türkçe'nin The Indian Express'ten aktardığı&nbsp;haberine göre, hazinenin dini öneme sahip olduğunu öne süren bölge sakinleri dua etti. Arazinin sahibi Narsimha adlı kişinin çömleğe dokunduktan sonraki histerik davranışları kameraya yansıdı.</p>

<p>Yetkililer çömleğin içinden 51 altın boncuk, 22 altın küpe, 11 altın kolye; 26 gümüş çubuk, 5 gümüş zincir çıktığını açıkladı. 6,5 gram ağırlığında bir yakut bulunduğu da kaydedildi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/gonulluye-korona-bulastirilir-835</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Wed, 17 Feb 2021 17:30:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Gönüllüye Korona bulaştırılır</h1>
                        <h2>Orada gönüllü olanlara Koronavirüs (Covid19) bulaştırılacak.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2021/02/gonulluye-korona-bulastirilir-1613572590.jpg">
                        <figcaption>Gönüllüye Korona bulaştırılır</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>İngiltere'de Covid19 ile ilgili bir deney yapılmaya hazırlanılıyor. Ülkede klinik denemelerde arzu eden gönüllülere bilinçli olarak koronavirüs bulaştırılacak.</h2>

<p>İngiltere'de yeni tip&nbsp;Koronavirüsle ilgili çalışmalar kapsamında gönüllüler bilinçli olarak enfekte edilerek bağışıklık tepkisi ve virüsün kişiden kişiye nasıl geçtiği araştırılacak. İngiltere İş, Enerji ve Endüstriyel Strateji Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, dünyada bir ilk olacak klinik denemeler, bir ay içinde başlayacak. Çalışmada, 18-30 yaş grubundan 90 kadar&nbsp;sağlıklı yetişkin gönüllüye güvenli ve kontrollü bir ortamda&nbsp;Koronavirüs&nbsp; bulaştırılacak. Denemede enfeksiyona ne kadar miktardaki virüsün yol açtığı, vücudun bağışıklık tepkisi ve virüsün kişiden kişiye nasıl geçtiği araştırılacak. Katılımcılar, virüse maruz kalmalarının ardından 24 saat boyunca sağlık görevlileri ve bilim insanları tarafından yakından izlenecek. İngiltere hükümetinin 33,6 milyon sterlin destek verdiği denemelerin ardından&nbsp;Koronavirüs&nbsp;aşısı yapılmış katılımcılara virüs bulaştırılarak başka denemeler de yapılacak. Açıklamada görüşlerine yer verilen&nbsp;İş, Enerji ve Endüstriyel Strateji Bakanı Kwasi Kwarteng, çalışmanın&nbsp;Koronavirüs&nbsp;ile mücadele çabalarının önemli bir unsuru olduğunu belirterek "Aşı geliştirmede çok olumlu gelişmeler kaydedilmiş olsa da uzun vadede en iyi ve en etkili aşıları bulmak istiyoruz." dedi. Çalışmayı yönetecek olan&nbsp;Dr. Chris Chiu, "Nihai amacımız, bu hastalığı yenmek için hangi aşıların ve tedavilerin en iyi sonucu verdiğini belirlemek. Ancak bu çalışmada gönüllülere ihtiyacımız var." değerlendirmesini yaptı. Denemelerde yer almak isteyenler, "UK Covid Challenge" internet sitesi aracılığıyla başvuru yapabilecek.<br />
&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/biontech-asisi-hakkinda-uyari-ciddi-alerjisi-olanlar-yaptirmasin-834</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Sat, 06 Feb 2021 00:47:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>BioNTech aşısı hakkında uyarı: Ciddi alerjisi olanlar yaptırmasın</h1>
                        <h2>Halk arasında Alman aşısı diye bilinen Pfizer-BioNTech'e kuvvetli alerjisi olanların reaksiyon verilebileceği ifade ediliyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2021/02/biontech-asisi-hakkinda-uyari-ciddi-alerjisi-olanlar-yaptirmasin-1612562491.jpg">
                        <figcaption>BioNTech aşısı hakkında uyarı: Ciddi alerjisi olanlar yaptırmasın</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>Aşılanma konusunda farklı endişeler dile getiriliyor. Ancak kuvvetli alerjik reaksiyonu olanların halk arasında <strong>Alman aşısı</strong> diye bilinen<strong> Pfizer</strong>-BioNTech'e reaksiyon verilebileceği ifade ediliyor. İngiltere'de ilaç güvenliği kurumu yetkilileri, kuvvetli <strong>alerjik</strong> tepkileri olan kişilerin Pfizer-<strong>BioNTech</strong> tarafından üretilen Covid-19 aşısından kaçınması gerektiğini söyledi.</h2>

<p>Bu açıklama İngiltere'de başlayan aşılama kampanyası kapsamında iki sağlık çalışanının alerjik tepkiler göstermesi üzerine yapıldı. İlaç ve Sağlık Ürünleri Denetim Kurumu (MHRA) aşıdan kaçınma tavsiyesinin bazı ilaçlara, gıdalara ya da aşılara alerjisi olan kişileri kapsadığını kaydetti.&nbsp;Her iki kişinin de genellikle ciltte kızarma ve kaşıntı, nefes darlığı ve bazen de tansiyon düşüklüğü şeklinde kendisini hissettiren anaflaktik reaksiyonlar gösterdikleri anlaşılıyor. Bu, ölümcül olabilen anaflaktik şoktan farklı bir reaksiyon.</p>

<p>Her iki sağlık çalışanının da ciddi alerjileri olduğu ve yanlarında adrenalin iğnesiyle dolaştıkları da kaydedildi. İngiltere Sağlık Hizmetleri kurumunun başkanı Profesör Stephen Powis bu tür reaksiyonların yeni aşılarda ortaya çıkmasının normal olduğunu, alerjisi olanlara aşıdan kaçınma uyarısının tedbir niteliğinde olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="alerik reaksiyon ne kadar sürede belli olur?  " src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/KORONA%20VIRUS/kor__12_.jpg" style="height:281px; width:500px" /></p>

<p>İngiltere ilaç güvenliği kurumu MHRA'nın başkanı Doktor June Raine görülen tepkiler üzerine doğru olanın bu uyarının yapılması olduğunu tekrarladı. Bu tür reaksiyonlar çok sık görülmese de yıllık grip aşıları dahil başka aşılarda da ortaya çıkabiliyor.</p>

<h2>AŞILAMA HIZLA SÜRÜYOR</h2>

<p>İngiltere'de Aralık ayında başlayan aşılama kampanyası kapsamında, hastanelerde onbinlerce kişi Covid aşısı oldu. Londra'daki Imperial College'dan bağışıklık uzmanı Profesör Peter Openshaw "Aşılamanın hemen başında iki alerjik reaksiyon ortaya çıktığını bilmemiz ve sağlık yetkililerinin hemen tedbir olarak tavsiyede bulunması, aşılamanın titizlikle gözlemlendiğini gösteriyor" diye konuştu.</p>

<h2>BBC YORUMLADI</h2>

<p>Bu hislerinizle değil aklınızla değerlendirmek gereken bir konu.&nbsp;Hiç bir etkili ilacın yan etkisi olmadığı söylenemez. O halde risklerle faydaların bir dengesini bulmak gerekiyor. Unutmayalım ki geçtiğimiz aylarda Birleşik Krallık'ta yaşayan her bin kişiden biri koronavirüs yüzünden yaşamını yitirdi ve bu sayı giderek yükseliyor.&nbsp;Aşılanan onbinlerce kişiden ikisinin, hızla iyileşen bir alerjik reaksiyon gösterdikleri bildirildi.</p>

<p>Bu tür tepkiler her aşıya karşı ortaya çıkabilir ve kortizon ya da adrenalinli ilaçlarla tedavi edilebilirler. Aşının insanlar üzerindeki denemelerinde her bin aşılanan kişiden birinde alerjik tepki görülebileceği bildirilmişti. İlaç güvenliği kurumu yetkilileri bu konuda en riskli görünen gruba uyarıda bulundular fakat nüfusun büyük çoğunluğu açısından değişen bir şey yok.</p>

<h2>AŞI ALERİK REAKSİYON</h2>

<p>Vatandaşlar <strong>alerik reaksiyon&nbsp;ne kadar sürede belli olur? </strong>sorusunu sorarken uzmanlar aşıya alerik reaksiyon verilmesinin ilk 24 saatte kendisini gösterebileceği kaydediliyor.&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/niyazi-kizilyurek-belgeseli-yayinlandi-833</link>
            <category>GÜNCEL HABERLER</category>
            <pubDate>Fri, 05 Feb 2021 14:14:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Niyazi Kızılyürek Belgeseli Yayınlandı</h1>
                        <h2>Vasvi Çiftçioğlu'nun yapımcılığını ve yönetmenliğini yaptığı Niyazi Kızılyürek Belgeseli yayınlandı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2021/02/niyazi-kizilyurek-belgeseli-yayinlandi-1612524549.jpg">
                        <figcaption>Niyazi Kızılyürek Belgeseli Yayınlandı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2><strong>Vasvi Çiftçioğlu</strong> tarafından hazırlanan Avrupa Parlamentosu Üyesi Niyazi Kızılyüreğin hayatını anlatan belgesel yayınlandı.</h2>

<p><strong>Niyazi Kızılyürek Belgeseli </strong>Belgesel 2008 yılında çekilen "Ötedeki" adlı belgeselin Niyazi Kızılyüreğin kitabı Ulus Kaçağı ile birlikte güncellenmiş hali şeklinde yayınlnadı.&nbsp;</p>

<p>Belgeselin metin ve seslendirmesini Doğuş Derya yaparken, kurgu ve jenerikte Doğuş Özokutan imzası görülüypr.&nbsp;<br />
<br />
&nbsp;</p>

<p><strong>Niyazi Kızılyürek Kimdir?</strong></p>

<p>1959 yılında Kıbrıs’ın Bodamya köyünde doğdu. Lise eğitimini Kıbrıs’ta tamamlayıp, Almanya’da Bremen Üniversitesi’nde yükseköğretim gördü. Aynı üniversitede Kıbrıs sorunu üzerine doktora tezi hazırladı. 1995 yılında Kıbrıs Üniversitesi’nde (Güney Kıbrıs) çalışmaya başladı. Türkoloji Bölümü başkanlığı ve Beşerî Bilimler Fakültesi dekanlığı yapan Prof. Dr. Kızılyürek, 2019 yılında Avrupa Parlamentosuna seçilen ilk Kıbrıslı Türk oldu. Çeşitli dillerde yayımladığı kitaplar ve makalelerin yanı sıra, Panikos Hrisantos ile birlikte “Duvarımız” adlı Kıbrıs belgeselini hazırladı ve 1997 yılında Abdi İpekçi Ödülü’ne layık görüldü.</p>

<p>Yunanca, Almanca, İngilizce ve Fransızca bilen Niyazi Kızılyürek’in bazı kitapları şunlardır: Kıbrıs Sorununda İç ve Dış Etkenler (1983), Paşalar Papazlar (1988), İ Oliki Kipros (1990), Ulus Ötesi Kıbrıs (Türkçe ve Yunanca iki dilli bir çalışma, 1993), Kipros to Adioksodo ton Ethinikismon (1999), Kemalismos (2006). 2016 yılında Bilgi Üniversitesi Yayınlarında Bir Hınç ve Şiddet Tarihi başlıklı kapsamlı çalışması yayımlandı.</p>

<p><br />
Niyazi Kızılyürek’in İletişim Yayınları tarafından yayımlanmış diğer kitapları<br />
ise şunlardır: Milliyetçilik Kıskacında Kıbrıs (2002), Doğmamış Bir Devletin Tarihi:<br />
Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti (2005), Glafkos Klerides: Tarihten Günümüze Bir Kıbrıs<br />
Yolculuğu (2007), “Daha Önceleri Nerelerdeydiniz?” (2009).</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p><iframe width="560" height="315" src="https://www.youtube.com/embed/BbysdFzFw-w" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/uc-neden-832</link>
            <category>ADVERTORIAL</category>
            <pubDate>Thu, 28 Jan 2021 05:10:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Üç “Neden”</h1>
                        <h2>Kendi Hikayenizi Yazın</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2021/01/uc-neden-1611799876.jpg">
                        <figcaption>Üç “Neden”</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Kendinize şu soruları hiç sordunuz mu:</p>

<ul>
	<li>Potansiyelimin ne kadarı kullanabiliyorum?</li>
	<li>Yaptığım işten ne kadar tatminim?</li>
	<li>Lider etiketi bana ne kadar yakışıyor?</li>
</ul>

<p>Simon Sinek&nbsp;<em>Kendi Nedenini Bul!</em>&nbsp;adlı kitabında “Bir insanın, potansiyelini hayata geçirip kendisini tatmin olmuş gibi hissetmesi bir ayrıcalık değil, bir haktır. Çalıştığınız kurum güne heyecanla başlamanızı ve mutlu bir şekilde günü tamamlamanızı sağlamıyorsa işleri ele alıp hayal ettiğiniz lider haline gelmeniz gerekiyor” diyor. Pandemi ile beraber dünyanın girdiği ekonomik durgunluk ve azalan iş fırsatları&nbsp;<em>potansiyel, liderlik ve kariyer</em>&nbsp;kavramlarına olan bakışı değiştirdi. Kariyer anlamında bugün birçok iş dünyası profesyonelinin kafası eskisine göre çok daha fazla karışık. Koçluk hizmeti verdiğim kurumsal dünya çalışanları ve girişimcilerin salgının ilk günlerinden bu yana en çok dile getirdikleri kelime: “Sıkışmışlık.” Belirsizliği sevmeyen insanoğlu yaşadığı belirsizliklerin yoğunluğu nedeniyle kendini köşeye sıkışmış hissediyor. Acaba bugünün sıkışmışlığından kendimize, değişen yeni dünya düzeninde daha güvende hissedebileceğimiz bir kapı açabilir miyiz? Bunun için hangi bakış açısını algımıza almalı, hangi inançlarımızı değiştirmeliyiz?</p>

<p>Seth Godin&nbsp;<em>İkarus Yanılgısı</em>&nbsp;adlı kitabında, İkarus’un hazin sonunu anlatan hikayesiyle aslında toplumların inanç sistematiğinin ve algılarımızın nasıl yönlendirildiğini anlatır. Efsaneye göre Daedalus usta, Kral Minos'un işlerini baltaladığı için sürgüne gönderilir. Bir zanaatkar olan usta sürgünden kaçmak üzere hem kendine hem de oğluna bir çift kanat tasarlar. Ve oğlu İkarus'u uyarır: "Kanatlardaki balmumunun erimemesi için fazla yüksekten uçma, güneşe yaklaşma." Tabi uçmanın büyüsü İkarus’un gözlerini kör, kulaklarını sağır eder. İkarus heyecanı ile yükselir, yükselir ve en sonunda denize düşer ve ölür. Seth bu efsaneden alınacak dersleri “Krala karşı çıkmayın. Babanıza karşı çıkmayın. Gerçekte olduğunuzdan daha iyi olduğunuzu hayal etmeyin ve en önemlisi ancak bir tanrının yapabileceği bir şeyi yapacak yeteneğe sahip olduğunuza asla inanmayın” der ve ekler: “Efsanenin size anlatılmayan bölümü ise şöyledir: İkarus’a fazla yükseğe uçmamasını söylemekle kalmayan Daedalus, oğluna fazla alçak, denize fazla yakın uçmama talimatı da verir çünkü ıslanırsa bu kez de su kanatlarının yükünü arttıracaktır. Toplum efsaneyi değiştirerek bizi denizle ilgili bölümü unutturmaya yönlendirdi ve dik durmanın, öne çıkmanın aykırı olmanın tehlikelerini sürekli birbirimize anımsatıp durduğumuz bir kültür yarattı” diye de ekler.</p>

<p>Toplumun bize öğrettiği tehlikelerden kaçınma ve bunun arkasındaki korkular bizi harekete geçmekten, değişimden alıkoyuyor. Bugün birçok işinin ehli, yetkin profesyonel bireyler oluşan kültürün, geçmiş inanışların ve her türlü medyanın da yönlendirmesi ile iyice sıkışmış durumda. Simon Sinek’in bahsettiği “hayal ettiğiniz lider haline de gelmek” noktasında bir grup da denizin içinde boğuluyor, kanatlar sular içinde.</p>

<h2>Peki tüm bunların içinden nasıl bir çıkış yolu bulabiliriz?</h2>

<p>Betty Edwards, 1979’da&nbsp;<em>Drawing on the Right Side of the Brain&nbsp;</em>adlı bir kitap yayınlar. Kitapta, “Resim çizmek gerçekten de çok zor değil. Sorun, görmek. Ve görmenin, gerçekten görmenin sırrı, emretmekten hoşlanan ukala sol beyni susturmaktı. Böylelikle daha olgun ve tatlı olan sağ beyin büyüsünü ortaya koyabiliyordu” diyor. Sol beyni susturup sağ yarımküreyi kullanmak insan olmamıza katkıda bulunuyor.</p>

<p>Bugüne kadar mantık, analitik ve sayısal olma gibi sol beyin kapasitesi öne çıkmış ve belki İkarus’un kanatlarını erimekten korumuşken, yaşanan belirsizlik ve kaos içinde artık bütünü gören, sezgisel sağ beyin kapasitesini harekete geçirmemek de kanatların su almasına ve boğulup gitmemize neden olacak.</p>

<p>Bugün kariyerde yaşanan sıkışıklığın da en önemli nedenlerinden biri eski bilinen tekniklerin ve düşünce sistematiklerinin yetersiz kalması,&nbsp;mantığın&nbsp;tek başına süreci yönetmede yetersiz kalmasından ileri geliyor! Zira aralık ayında yayınlanan&nbsp;<em>Senin Hikayen</em>&nbsp;adlı kitabımda belirttiğim, “Kariyerin insan yaşamından bir farkı yok! İnsan doğar, büyür, gelişir ve yaşamı sonlanır” cümleleri sol beynin içinde bulunduğu konjonktür gereği kabul edebileceği bir şey değil. Sonlanma onun için tamamen bir yok oluşken Senin Hikayen’de sonlanma “Yeni bir kariyer başlangıcının, daha güzel, keyifli, huzurlu ve neşeli bir kariyerin müjdesi” olarak büyük resmi görmeye, sağ beyin kapasitesini harekete geçirmeye çalışıyor.</p>

<p>Bugün bu kapasiteyi harekete geçirmeyen ya da geçiremeyen çalışanlar, var olan organizasyon şemaları içinde yer bulamadıkları için “yaşayan genç emekliler” olarak varlıklarını sürdürmeye çalışıyor. Oysa kariyer her zaman yeniden tasarlanabilir. Ve bu tasarımı gerçekleştirme niyetine girildiğinde, aslında sıkışmışlıktan da çıkışın ilk yakalandığı noktaya gelinir. Odağı farklı noktalara taşımak, farkındalıkları deneyimlemek kaçınılmaz olur.</p>

<p>Farkındalık noktasında Simon Sinek’in “Altın Çemberler”i çok önemli buluyorum.</p>

<p>İç içe çemberlerden oluşan bu sistemde Sinek, “Ne yaptığımızı ve neyi nasıl yaptığımızı genelde biliriz. Ama ‘neden’i çok az kişi bilir” der. Peki ‘ne ve nasıl’ı tanımlayabilen biz ‘neden’i de bulabilirsek ne elde ederiz?</p>

<p>“Neden”i bulmak aynı zamanda büyük resmi görmemize yardımcı olacak en önemli adım olacaktır. Zira ‘neden’ bizi motive eder, heyecanlandırır ve ilham verir. Düşünsenize bir amaç, inanç ve dava uğruna yatağınızdan kalkıyorsunuz. Bir örnekle vermek gerekirse, hizmet verdiğim birçok genç girişimci, tekrar eski kurumlarına geri dönülme fırsatı verilse bile dönmeyeceklerini ifade ediyorlar. Zira onlar, eski kurumlarında ortaya koyduğu ürünün ne olduğunu bilmelerine rağmen, arka plandaki nedeni çoğu zaman bilmiyorlar ya da nedene sahip çıkamıyorlar.</p>

<p>Şu sorular yoluyla mevcut durumu değerlendirmeye, kariyerinizi gözden geçirerek potansiyelinizi ne kadar efektif kullandığınızı gözden geçirebilir, birtakım kararlar alabilirsiniz.</p>

<ol>
	<li>Mevcut işinizin arkasında bulunan ‘neden’i biliyor musunuz?</li>
	<li>Bu nedeni biliyorsanız bu sizi ne kadar tatmin ediyor, heyecanlandırıyor?</li>
	<li>Her şey mümkün olsa sizi bugünden yarına taşıyacak kendi ‘neden’iniz ne olur?</li>
</ol>

<p>Bu üç soru aslında kendi hikayenizi oluştururken fitilin ateşini yakmak üzere kullanılabilir. Bu sorular sağ beyin kapasitesinden gelen sezgisel ve bütünsel cevapları bulup sizi geleceğin hayalini kurgulatmaya götürecektir. Öyle ki, kimi zaman inançlarınızı ve algınızı tamamen değiştirerek&nbsp;sizi kendi hikayenizi yazacağınız liderliğinize götürecektir.</p>

<p>Durum değerlendirmesinden kaçındığınız, aksiyon almaktan korktuğunuz ve harekete geçmediğiniz kariyeriniz acaba sizlere zaman, para, iç huzur ve tatminden başka neler kaybettiriyor olabilir? Beyninizin bugüne kadar gururla kullandığınız mantıklı tarafı olan sol beyni, sağ beyin kapasitesi ile beraber bütünsel kullanma kararı almak aslında iki kanadını kullanan bir kuş haline gelmek olacaktır. Kendi içsel liderliğinize alan açarak sıkışmışlıklarınızdan “neden”inizle çıkabileceksiniz.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/krizden-cikisin-anahtari-sefkatli-liderlerin-elinde-mi-831</link>
            <category>ADVERTORIAL</category>
            <pubDate>Thu, 28 Jan 2021 05:08:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Krizden Çıkışın Anahtarı Şefkatli Liderlerin Elinde mi?</h1>
                        <h2>Pandeminin gölgesinde geçen 2020 yılının iş dünyası açısından en karakteristik yönlerinden biri, çalışanların ihtiyaçlarının her zamankinden çok daha önde gelmesiydi. Bu süreçte çalışanlar, bugüne kadar hiç olmadığı kadar merkezde konumlandırıldı. Geniş kadrolar evden çalışırken liderler de dikkatlerini mecburen buraya yöneltmek zorunda kaldı. Bir anlamda salgın, liderlerin işgücüyle yeniden etkileşim kurması için bir fırsat yarattı. </h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2021/01/krizden-cikisin-anahtari-sefkatli-liderlerin-elinde-mi-1611799779.jpg">
                        <figcaption>Krizden Çıkışın Anahtarı Şefkatli Liderlerin Elinde mi?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>&nbsp;</p>

<p>Bugün liderin tek odak noktası, işe geri dönmek değil. Nasıl daha iyi bir gelecek inşa edileceği, işin nasıl yeniden tasarlanacağı da önemli bir gündem maddesi. Çünkü artık liderin karşısında bugüne kadar deneyimlemediği zorluklar ve en önemlisi, daha fazlasını talep eden bir işgücü var.</p>

<p>Şefkat ve empati, uzun sürecek bir iyileşme dönemi başlarken liderin sahip olması gereken iki kritik özellik.&nbsp;Pandeminin getirdiği yeni bakış açısıyla liderler çalışanlarının mali, duygusal ve sosyal refahını destekleyen programlar ve bir çalışma ortamı yaratarak, konunun insani yönünü gerçekten anlamak için empati ve şefkatle liderlik etme sorumluluğuna giderek daha fazla ikna oluyor.</p>

<h2>Sert Liderlik Dönemi Sona Erdi</h2>

<p>Çok değil, bundan 20 yıl öncesine kadar otokratik liderlik bir normdu.&nbsp;Yöneticiler, çalışanlarının sesine çok az kulak asarak nihai kararları kendi başına alırdı.&nbsp;İnsanlara neyi, ne zaman ve nasıl yapacakları konusunda net talimat vererek onlar üzerinde tam kontrole sahiptiler.&nbsp;</p>

<p>İş dünyasında yaşanan değişim ve tabii ki dijitalleşmenin de büyük etkisiyle işgücü gelişmeye devam ederken liderlik de temelde yeni yaklaşımlar ve taktikler gerektiren bir dönüşüme uğradı. Otokratik liderlik tarzından uzaklaşılıp, daha&nbsp;işbirlikçi ve insan odaklı bir&nbsp;yaklaşıma&nbsp;geçiş zorunlu hale geldi.</p>

<p>Elbette etkili liderlerin temel nitelikleri gerçekte değişmedi.&nbsp;Net bir&nbsp;vizyona sahip, bu vizyonu ilham verici ve akılda kalıcı bir şekilde iletebilen, çok çalışan ve organizasyonun hedeflerine bağlı olan&nbsp;liderlere hâlâ ihtiyaç var.</p>

<p>Ancak bugün sert liderlik özellikleri yerini yumuşak liderlik becerilerine bırakırken başarının “içten desteklenmesi gerektiği” daha iyi anlaşıldı ve bugünün liderleri görev odaklı olmaktan çıkıp insana odaklanmaya yöneldi.</p>

<h2>Yeni Denge Unsuru Olarak Şefkatli Liderlik</h2>

<p>Bu noktada son yıllarda karşımıza&nbsp;<em>şefkatli liderlik</em>&nbsp;olarak ifade edilen bir kavram çıkıyor. Yakın zamana kadar birlikte kullanılması dahi düşünülemeyen bu iki kelime; tıpkı Ying-Yang felsefesinde olduğu gibi “teknoloji-insanlık”, ‘bilim-maneviyat”, “çalışmak-eğlenmek” arasında dengeyi kuracak şekilde birlikte anılıyor. Burada asıl konu, iki uçtan birinin ağır basması değil liderin şahsında dengelenmesidir.</p>

<p>Peki nedir şefkatli liderlik? Şefkatin klasik tanımından yola çıkalım… Şefkati, başkalarının acılarının farkında olmak, durumlarıyla empati kurmak ve son olarak da harekete geçmek olarak tanımlayabiliriz.&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;</p>

<p>Empati, bir başkasının deneyiminden ve algısından hayat anlayışı alarak başlar. Empati, kapıları açar.&nbsp;Şefkatli liderlik ise çözümde aktif rol almak için empatinin ötesine geçer.&nbsp;Sorunu tanımayı, başkalarının neler yaşadığını anlamayı ve ardından değişimin bir parçası olmaya yardım etmeyi gerektirir.&nbsp;Şefkatle liderlik etmek, konumunu ve kaynaklarını başkalarına yardım etmek ve sorunları hafifletmek için kullanmak demektir.</p>

<p>Herkesin fikirlerini paylaşarak ve yaratıcı çözümler sunarak işbirliği yapabileceği bir ortam yaratmak, şefkatli liderin en temel amacıdır. Tüm şefkat pratiği, ‘”ben”den “biz”e gitmekle ilgilidir.&nbsp;Düşünceli ve şefkatli bir lider, “ben”in özellikle bir konuşma başlatıcı olarak yararlı olmadığını bilir ve kendi egosuna odaklanmayı bıraktığında diğer liderleri geliştirebileceğini çoktan kavramıştır.</p>

<h2>Zayıflık mı? Strateji mi?</h2>

<p>Şefkatli liderlik, bir devrim olmaktan ziyade, modern liderliğin en iyi uygulamalarına dayanan bir evrimdir.</p>

<p>Şefkat bir zayıflık değil, stratejik bir güçtür. Eğer bir lider, ekip üyelerinin ona en iyi çabalarıyla eşlik etmesini, sadakat göstermesini ve özellikle kriz zamanlarında yüksek performans göstermelerini istiyorsa şefkatli liderlik çıkış noktası olacaktır.</p>

<p>Bir lider sürekli olarak geribildirim alma mütevaziliğine sahip olmalıdır ancak kendini büyütebildiği ölçüde ekibini de büyütebilir. Şefkatli liderlik, her ekip üyesinin yalnızca bir birey olmadığını, aynı zamanda tüm organizasyonun yapısında önemli bir parça olduğunu kabul eder.&nbsp;</p>

<p>Şefkatli lider için başarı, zenginlik veya şöhretten çok, hizmet verilen herkes üzerinde derin ve kalıcı olumlu bir etkiye sahip olmakla ilgilidir.&nbsp;Şefkatli lider, dünyada olumlu etki yaratmak için bilinçli olarak davranır.</p>

<p>Şefkatli lider otorite değil, etki arar.&nbsp;Talep etmez, teşvik eder.&nbsp;Ekip üyelerine çabalarını, becerilerini, yeteneklerini, anlayışlarını, tutkularını, coşkularını ve daha büyük bir iyilik için birlikte çalışmaya bağlılıklarını birleştirmeleri için yol gösterir.</p>

<h2>Şefkatli Liderlik Neden Önemli?</h2>

<p>Sağlam ve güvene dayalı ilişkiler kuran şefkatli liderlerin, şirketleri için sağladıkların en önemli kazanımlardan biri de daha yüksek düzeyde çalışan bağlılığı yaratarak, çalışan devir oranlarının düşük düzeyde kalmasına katkı sağlamalarıdır. Gallup’un çalışan bağlılığı üzerine yapmış olduğu&nbsp;araştırmada, işten ayrılan çalışanların ülkeye maliyetinin her yıl 450 ila 550 milyar dolar arasında olduğu ortaya konulmuştur. Memnuniyetsiz ve mutsuz çalışanların şirketlere bu kadar büyük maddi zarar verebileceği düşünüldüğünde, bir şefkat ve bağlılık kültürü oluşturmanın taşıdığı önemi daha rahat anlaşılabilir.</p>

<h2>Şefkat Bulaşıcıdır</h2>

<p>Liderleri çalışanlardan ayıran bazı yapay engelleri kaldırmak gerektiğine inananlardan biriyim. Kanımca bu engeller, şefkat akışının gerçekleşmesini engelliyor.&nbsp;Evet, sınırlar çok önemlidir ve bunları uygun şekilde korumak gerekiyor.&nbsp;Bununla birlikte, bir liderin kendini ve hedeflerini çalışan insanlardan ayırması, ekipten ve genel olarak o şirketten şefkati tüketiyor. Oysa şefkat bulaşıcıdır.&nbsp;Lider ne kadar şefkatli olursa çalışanları da o kadar şefkatli olacaktır. İş dünyamızda şefkatli liderlerin sayısının çoğalmasını ve yarattıkları etkinin katlanarak büyümesini temenni ediyorum.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/guvenlik-paranoyak-olabilirsiniz-830</link>
            <category>ADVERTORIAL</category>
            <pubDate>Thu, 28 Jan 2021 05:05:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Güvenlik: Paranoyak olabilirsiniz</h1>
                        <h2>Teknoloji artık her yerde, peki güvenlik kaygısına ne demeli?</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2021/01/guvenlik-paranoyak-olabilirsiniz-1611799659.jpg">
                        <figcaption>Güvenlik: Paranoyak olabilirsiniz</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>WhatsApp uygulamasının kullanıcı sözleşmesini güncellemesi uyandırdığı yankı ile geçtiğimiz haftaya damga vurdu. Veri paylaşımı ve gizliliğine dair endişeye kapılan kullanıcılar tüm sosyal mecralarda “WhatsApp’ı siliyoruz” etiketiyle milyonlarca paylaşım yapmakla kalmayıp, kalabalıklar halinde farklı mesajlaşma uygulamalarına geçerek adeta bir dijital göç gerçekleştirdi. Global Web Index’in&nbsp;verilerine&nbsp;göre, kişi başına 9.6 sosyal medya hesabıyla dünya sıralamasında 11. sırada yer aldığımızı ve en çok kullandığımız uygulamanın WhatsApp olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda, konunun gündemimizde neden bu kadar önemli bir yer tuttuğunu anlamak mümkün. We Are Social ve Hootsuite tarafından hazırlanan&nbsp;Digital 2020&nbsp;raporunda yer alan veriler de sosyal medyanın hayatımızdaki yerini doğrular nitelikte. Rapora göre, ülkemizde 16 ve 64 yaş arasındaki kişilerin günlük ortalama internet kullanımı 7 saat 29 dakika ve bunun yaklaşık üç saati sosyal medyada geçiyor. Yine aynı rapor, Türkiye’deki internet kullanıcılarının yüzde 63’ünün karşılaştıkları içeriklerin gerçekliği konusunda şüphe duyduklarının, yüzde 58’inin ise şirketlerin kişisel verilerini nasıl kullandıklarına ilişkin endişe duyduklarının altını çiziyor. Yani, dijital dünya bizi ne kadar endişelendirse de onsuz yapamıyoruz. Bu noktada, bir soruyu cevaplamak önem arz ediyor: Dijital çağda gizliliği korumak mümkün mü?</p>

<h2>10 beğeni ile sizi iş arkadaşınızdan, 150 beğeni ile anne-babanızdan daha iyi tanımak mümkün.</h2>

<p>WhatsApp güncellemesinin bu denli tepki çekmesindeki en önemli etken, kullanıcıların yazışma içeriklerinin takip ve analiz edilerek farklı kurumlarla paylaşılmasına yönelik endişelerdi. Peki, sosyal medyada tarafımızca üretilen içeriklerin (mesaj, video ve fotoğraf gibi) analiz edilmesinin ve farklı kurumlarla paylaşılmasının önüne geçmek gizliliğimizi güvence altına almak için yeterli mi? Diğer deyişle, tek risk unsuru tarafımızca üretilen içerikler mi? Araştırmalar, sadece kendi içeriklerimizin değil, sosyal medyadaki tüm etkileşimlerimizin bize dair önemli ipuçları taşıdığını işaret ediyor. Öyle ki, bir kullanıcının yalnızca beğenilerini analiz ederek dahi kullanıcı hakkında oldukça önemli bilgilere erişmek mümkün. University of Cambridge’den Wu Youyou ve David Stillwell ile Stanford University’den Michal Kosinski’nin Facebook verileriyle yürüttüğü&nbsp;çalışma&nbsp;sonuçları kullanıcıların ortalama 227 beğenileri olduğunu gösteriyor. Çarpıcı olan nokta ise, bir kullanıcıyı 10 beğenisini inceleyerek iş arkadaşlarından, 70 beğenisi ile yakın arkadaşlarından, 150 beğenisi ile ebeveynlerinden, 300 beğenisi ile eşinden daha iyi tanımanın mümkün olması.</p>

<h2>Daha iyi tanımak derken…</h2>

<p>Michal Kosinski, David Stilwell ve Microsoft Research’ten Thore Graepel’in yürüttüğü bir başka&nbsp;çalışmanın&nbsp;sonuçları ise beğeniler aracılığıyla kullanıcıların medeni halini, ebeveynlerinin medeni halini, sigara ve keyif verici madde kullanım durumunu, etnik kökenini, dini inancını, politik görüşünü ve cinsel eğilimini belirlemenin mümkün olduğunu gözler önüne seriyor. Yani, gönderilerimizin analiz edilmesinden elde edilebilecek bilgiden belki çok daha fazlasını yalnızca başka kullanıcıların gönderilerini beğenerek kendimiz sağlamış oluyoruz. Cambridge Üniversitesi, Psikometri Merkezi tarafından geliştirilmiş&nbsp;Apply Magic Sauce&nbsp;aracını ziyaret ederek, Facebook, Twitter, LinkedIn platformlarındaki beğenileriniz ve/veya profilinizde paylaşmış olduğunuz diğer içeriklerin, ya da tarafınızca yazılmış bir metnin sizin psikolojik ve sosyolojik profiliniz hakkında oldukça kritik bilgileri kolaylıkla açığa çıkardığını görebilirsiniz. Kişilik özellikleriniz, dininiz, politik görüşünüz, liderlik yetkinliğiniz, ilişki durumunuz, yaşamdan duyduğunuz tatmin ve tüm bunlara ek olarak sanat, siyaset, finans, tarih, tıp, psikoloji gibi birçok alandan her birine ne kadar ilgi duyduğunuza dair detaylı bir analize ulaşmanın yalnızca birkaç saniye sürdüğünü göreceksiniz. Mesajlaşma geçmişini analiz etmeye gerek olmadan, yalnızca dijital ayak izlerinin küçük bir kısmıyla dahi bu denli hassas bilgilerine erişilebileceğini görmek şaşırtıcı olsa da bu durum içinde bulunduğumuz dijital çağın gerçeği.</p>

<h2>Bizi yakından takip eden başkaları da var.</h2>

<p>Akıllı telefonlar ve mobil uygulamalar artık hayatımızın ayrılmaz bir parçası. Akıllı telefonlarımızın olmazsa olmazı mobil uygulamalar indirildiklerinde çeşitli bilgilere erişim için izin istiyor ve çoğunlukla kullanıcıların erişim izni ayarlarını sonradan değiştirmesine olanak tanıyor. Fakat çoğumuz bu izinleri düşünmeden onaylıyor ve uygulamaları erişim iznini değiştirmeden kullanmaya devam ediyoruz. Böylece konum takibi, kamera erişimi, ses kaydı, arama geçmişine erişim, mesajlara erişim gibi pek çok bilginin paylaşımını da onaylamış oluyoruz. AppCensus tarafından kurulan AppSearch&nbsp;sitesi&nbsp;Android uygulamalarının kullanıcılara ait hangi bilgileri toplayıp, hangi şirketlerle paylaştığına dair detaylı bilgi sağlıyor. Sitede biraz vakit geçirdiğinizde çarpıcı sonuçlarla karşılaşmak kaçınılmaz oluyor. Sitede yer alan arama butonuna bazı hava durumu takibi ve deprem bilgilendirme uygulamalarını yazarak arattığınızda, bu uygulamaların lokasyon detayı başta olmak üzere kullanıcılara ait birçok bilgiyi 30’a yakın şirketle paylaştığını görebiliyorsunuz. Paylaşılan bu kullanıcı verileri, uygulama geliştiricileri için önemli bir getiri kaynağı teşkil ediyor. Öyle ki, konum bilgilerini analiz ederek perakendeci firmalara satan Cuebiq firması analistlerinden Bill Daddi, The New York Times’a 2018 yılında verdiği&nbsp;röportajda&nbsp;bir yıl içinde Goldman Sachs ve Nasdaq Ventures gibi önemli firmalardan o yıl içerisinde 27 milyon dolardan fazla yatırım aldıklarını altını belirtiyor.</p>

<h2>Gizliliği koruyabilmek mümkün mü? Ve biz bunu istiyor muyuz?</h2>

<p>Dijital çağda mahremiyetimizi koruyabilme konusunda hepimizin endişelendiği aşikar. Alabileceğimiz bireysel önlemlerin başında erişim izinlerini denetim altında tutmak ve/veya kazançlarını kullanıcı verilerinin satışı üzerinden sağlayan ücretsiz uygulamalar yerine veri gizliliğinin korunması konusunda nispeten daha hassas davranan ücretli platform ve uygulamaları tercih etmek geliyor. Çoğumuzun ilk seçenekle uğraşmaya üşenmesi ve ikinci seçenek konusunda da pek istekli olmaması bizi dijital çağın yeni fenomeni olan mahremiyet paradoksuyla baş başa bırakıyor. Bireylerin bilgi gizliliği konusunda oldukça endişeli olduklarını dile getirmelerine rağmen, bilgilerinin mahremiyetini korumak adına gerekli tedbirleri almaması ya da karşılığında sembolik de olsa kazanacakları bir şey olduğu sürece veri paylaşımına istekli olmalarından kaynaklanan tutum ve davranış ikilemine “<em>mahremiyet paradoksu</em>” adı veriliyor.&nbsp;Çalışmalar, bireylerin paylaşmaya razı olacaklarını beyan ettiklerinden çok daha fazla kişisel veriyi bilinçli ve gönüllü olarak paylaştığını gözler önüne seriyor. Dahası,&nbsp;araştırmalar&nbsp;kişisel bilgilerin toplanması ve kullanılmasından rahatsızlık duyduklarını dile getiren bireylerin çevrimiçi arama geçmişlerini Big Mac menü fiyatına eşdeğer ücret olan 7 Euro karşılığında paylaşmaya razı olduklarını gösteriyor. Sonuç olarak, içinde bulunduğumuz dijital çağda akıllı cihazların türlü nimetlerinden keyifle faydalananlar için mahremiyeti tamamen sağlayabilmek kolay görünmüyor. Ayrıca, “ürün bedavaysa, ürün sizsiniz” haklı klişesini aklımızda tutarak, gizliliği nispeten de olsa sağlamanın maddi maliyetini karşılamak konusunda istekli olup olmadığımıza karar vermemiz gerekiyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/meslek-degistirmenin-yasi-olur-mu-829</link>
            <category>ADVERTORIAL</category>
            <pubDate>Thu, 28 Jan 2021 05:04:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Meslek Değiştirmenin Yaşı Olur mu?</h1>
                        <h2>Korkmalı mı yoksa tam zamanı geldi mi?</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2021/01/meslek-degistirmenin-yasi-olur-mu-1611799510.jpg">
                        <figcaption>Meslek Değiştirmenin Yaşı Olur mu?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Dünya hızla değişiyor, artık evladiyelik kelimesinin artık bir anlamı yok.&nbsp; Kullandığımız arabaları, evimizdeki mobilyaları, beyaz eşyaları, bırakın evladımıza bırakmayı garanti süresi dolmadan yeniliyoruz. Bu kadar çok değişimin olduğu ortamda en zor değişebilen konu ise mesleğimiz.</p>

<p>Ülkemizde meslek seçimi lise yıllarında yaptırılmaya çalışılıyor ve eğitim hayatı boyunca bu tercihlerin değişmemesi için her türlü zorluk çıkartılıyor. Hatta üniversite girişte bölüm değil hayatınızı geçindireceğiniz mesleği seçeceksiniz diyerek gençler yanlış yönlendiriliyor.</p>

<p>Bunun sonucu olarak pek çok insan sevdiği, olmak istediği mesleği yapmıyor.&nbsp; Üstelik meslek değiştirmek istemenin tek nedeni sevmemek de değil. Bazıları mesleğinde ilerleme fırsatı bulamadığı&nbsp; bazıları gelirinden memnun olmadığı,&nbsp; bazıları ise yıllardır aynı iş,yapmaktan sıkılmış, değişim ihtiyacı duyduğu için değişim ihtiyacı duyuyor.&nbsp; Çevremizde sorguladığımızda mesleğinin esiri olmuş&nbsp; o kadar çok kişi var ki. Oysa meslek değiştirmek hiç de korkulacak bir konu değil.</p>

<p>45 yaşında yeni bir mesleğe adım atmaya başlayan biri olarak, edindiğim tecrübeleri paylaşarak ilk adımı atma konusunda cesaret vermeyi umuyorum.</p>

<p>Yıllar ilerledikçe gençlerin mesleğinizde sizden daha becerikli ve yetkin olmaya başladıklarını göreceksiniz. Bu durum pek çok meslekte çalışanlar için bir tehdit unsuru. Çevrenizde 60 yaşında kaç banka şube müdürü, kaç öğretmen, kaç belediye memuru var ? Burada karar sizlerin. Ya değişim sırasının kendinize gelmesini bekleyeceksiniz ? Ya da insiyatifi elinize alıp siz kendiniz değişeceksiniz.</p>

<p>Peki ben bu mesleği yapmak istiyorum demekle oluyor mu ? Ne yazık ki hayır. İlk olarak seçtiğiniz yeni meslek kişiliğinize, yetkinliklerinize ve becerilerinize uygun olmalı.</p>

<p>Yeni mesleğiniz hakkında mümkün olduğunca araştırma yapmanız, bu aşamada eksiklerinizi belirleyip kendinizi eğitmeniz çok önemli. Eğer önünüzde birden çok alternatif varsa mevcut işinize en benzer olanı seçmenin mevcut yetkinliklerinizin daha çok kullanımını sağlayacağı için size avantaj sağlayacağını unutmayın.</p>

<p>Gençlik yıllarında çok istediğiniz halde ulaşamadığınız mesleğe yıllar sonra ulaşmak&nbsp; daha da zor olmaz mı ? Bu sorunun cevabı bir başka soruda yatıyor. Şimdiki kafanız olsa gençlik yıllarında neleri farklı yapardınız ? Artık şimdiki kafanız var ve kullanmaya hazır. Bunca yıl boyunca edindiğiniz tecrübeler, olgunlaşmış düşünce yapınız, artmış sorumluluk duygunuz gençlikte aşamadığınız sorunların üstesinden gelmenize yardımcı olacak.</p>

<p>Önemli bir husus da meslek değiştirmek ile iş değiştirmenin benzer ama iki ayrı konu olduğunun farkına varmanız.&nbsp; Meslek değiştirme ihtiyacı olanların bu önemli adımı atmadan önce iş değiştirmeyi düşünmelerini tavsiye ederim. Bu sayede hem kendilerini değişime hazırlamış olurlar hem de gerçekte ne istediklerini bir kez daha değerlendirme fırsatı bulurlar.</p>

<p>Yeni mesleğinizde daha çok çalışmanız ve kendinizi tekrar ispat etmeniz gerekecek, buna kendinizi ve ailenizi hazırlamayı unutmayın. Konfor alanından çıkıyor olacaksınız ve bu durum alışık olmayanlar için rahatsız edici olabilir.</p>

<p>Hiçbirşey için çok geç kalmış değilsiniz, ama unutmayın ki harekete geçmek arkanızdaki bütün kapıları kapamanızı gerektirmez. Gemileri yakmayın, başarısız ya da mutsuz olursanız arkanızda uzun yıllarınızı verdiğiniz bir mesleğiniz olduğunu, isterseniz geri dönebileceğinizi bilin. Buna yardımcı olacak her türlü ilişkiyi korumaya çalışın.</p>

<p>Yeni mesleğinizde eskisinde edindiğiniz yetkinlikleri her fırsatta kullanın. Eski mesleğiniz size yenisinde farklı ve başarılı olmanızı sağlayacak kazanımlar sağlayacaktır.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/yandik-yildiz-calisan-isten-ayrildi-828</link>
            <category>ADVERTORIAL</category>
            <pubDate>Thu, 28 Jan 2021 05:00:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yandık, Yıldız Çalışan İşten Ayrıldı</h1>
                        <h2>Domino taşları gibi diğerleri de kaçar mı?</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2021/01/yandik-yildiz-calisan-isten-ayrildi-1611799395.jpg">
                        <figcaption>Yandık, Yıldız Çalışan İşten Ayrıldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>1980’li yılların sonlarında Urbana-Champaign’deki University of Illinois’de yüksek lisans öğrencisiyken, programın en saygın öğretim üyelerinden birkaçı diğer okullarda çalışmak için aynı anda istifa ettiler. Bu ani ve toplu ayrılma, insanları bu kadar uzun süre departmanda tutan ortak bilim insanları topluluğunu alt üst etti. Birkaç öğretim üyesi oradan ayrıldığında, diğerleri geride kalan tek kişinin kendileri olacağını düşünmeye başladı. Birden herkes başka fırsatlar aramaya başlamıştı.</p>

<p>Aynı dinamik, bir veya birkaç kilit çalışanın işten ayrıldığı bir kurumda da etkili olabilir. Yetenekli çalışanların şirketler arasında geçişler yapması kaçınılmazdır. Ancak bir lider olarak, gözde çalışanınızın ayrılışının toplu bir istifaya dönüşmesini önlemek için yapabileceğiniz şeyler vardır.</p>

<h2>Sorular Sorun ve Ardından Dinleyin</h2>

<p>Birisi işten ayrıldığında yapabileceğiniz belki de en önemli şey dikkatlice dinlemektir. Hangi faktörler sonucunda ayrılma kararı aldığını öğrenmek için ayrılan kişiyle bir&nbsp;işten çıkış&nbsp;görüşmesi yaparak başlayın. Olası herhangi bir endişeyi anlamak için biraz araştırın. Birisi başka bir şirkette daha büyük bir fırsat yakalamak için ayrılıyor olsa dahi, ekipteki diğer insanları farklı fırsatlara göz gezdirmeye yönlendirecek pusuda bekleyen memnuniyetsizlikler olabilir.</p>

<p>Ardından, geride kalan ekibin nabzını tutun. Ekip üyeleriyle bireysel olarak görüşün ve hayatlarının gidişatı hakkında onlarla konuşun. Meslektaşlarının ayrılışının moralleri nasıl etkileyeceği hakkında düşüncelerini sorun. Yaptığınız işten çıkış görüşmesinde belirli endişelerden haberdar olduysanız, bu endişelerin yaygın olup olmadığını anlamak için diğer bireysel görüşmelerde de bunların üzerinde durun. İnsanlarla yalnızca konuşmak bile &nbsp;ekibin dinamiklerine önem verdiğiniz konusunda onlara güvence verebilir.</p>

<p>Birçok kurum düzenli olarak katılım ve güven anketleri yürütür. Siz de böyle bir kurumsanız, şirket ve yönetim hakkında düşüncelerini öğrenmek için tüm ekibe kısa bir anket yapın. Bu "nabız ölçme" anketleri, çalışanlarınızın kurum içindeki olumlu veya olumsuz dönüm noktalarına ve hatta toplumsal olarak önem kazanan dış sorunlara yaklaşımlarını anlamanıza yardımcı olabilir.</p>

<p>Bu tarz bire bir konuşmalar ve anketler ekip üyeleri arasında önemli endişeleri ortaya çıkarırsa bu endişelerle doğrudan ilgilenmek önemlidir. Çalışanların sorunların farkında olduğunuzu anlamaları için yaygın endişeleri açıkça kabullenerek başlayın. Ardından insanların gündeme getirdiği sorunları ele alma girişimlerinizde şeffaf olun. Çalışanlardan bilgi toplamak, bu bilgiyi yapıcı bir şekilde kullanmak için gerçekten çalıştığınızı hissettikleri sürece&nbsp;uzun vadeli güveni artıracaktır.</p>

<h2>Geleceğe Odaklanın</h2>

<p>İş yerinde mutluluk birkaç temel faktör tarafından şekillenir. İyi meslektaşlara sahip olmak bunlardan biridir, bu nedenle değerli bir takım arkadaşının işten ayrılması topluluğu sarsabilir. Ekibin önemli şeyleri başardığı hissi de çalışan memnuniyetini etkiler İnsanlar genellikle, yaptıkları işleri kendilerinden daha büyük bir şeye fayda sağlayan bir meslek olarak gördüklerinde daha mutlular. Yıldız bir çalışanın ayrılması, birkaç nedenden ötürü diğer ekip üyeleri arasındaki bu görev duygusunu etkileyebilir.</p>

<p>Birincisi, insanlar hedeflerin önemli olduğunu fark ettiklerinde ve onlara doğru gerçekten ilerleme kaydedebileceklerine inandıklarında&nbsp;amaca yönelik çalışmak için daha motive olurlar. Birisi işten ayrıldığında, diğerleri önemli hedeflere ulaşma yeteneklerinin engelleneceği düşüncesine kapılabilir. Durum buysa insanlara hedeflerinin hâlâ ulaşılabilir olduğuna dair güvence vermeniz ve sonunda elde edilecek başarı için çok önemliyse ayrılanların yerine birilerinin geleceğini taahhüt etmeniz gerekir.</p>

<p>İkincisi, bir işten ayrılma durumu&nbsp;bilişsel bir tutarsızlığa&nbsp;yol açabilir. Aynı anda çelişkili inançlara sahipseniz, zihinsel mekanizmalar bu inançları birbirleriyle daha tutarlı hale getirmek için çalışır. Kilit bir çalışanın ayrılma kararı, kurumun temel misyonuna karşı bir güvensizlik yaratabilir. Diğer çalışanlar bu misyonu sorgulayarak ona verdikleri değeri azaltabilir ve diğer fırsatları değerlendirmeye başlayabilirler.</p>

<p>Ekip toplantılarında ve sohbetlerinde, gelecekteki olası fırsatlara ve grubun hedeflerinin önemine odaklanın. Bunu yapmak, ekibin çalışmasının önemli olduğu hissini pekiştirir ve kimin eksik olduğuna dair sürekli hatırlatıcılar oluşturmak yerine mevcut ekibin rolünü ön plana çıkarır.</p>

<h2>Gelişim Fırsatları Sağlayın</h2>

<p>İş yeri memnuniyetinin bir diğer itici faktörü de işinizin kişisel gelişiminize izin verdiği hissidir. Çalışanlar, işlerini daha iyi yapmalarına yardımcı olacak bir eğitim aldıklarını hissettiklerinde genellikle&nbsp;daha mutlu hissederler.&nbsp;Zaten modern iş yerlerinde bu kadar çok işten ayrılma yaşanmasının&nbsp;bir nedeni de çalışanların genellikle kurumların kendilerine uzun vadede samimi bir şekilde bağlı olmadıkları düşüncesidir. Çeşitli eğitim ve gelişim programları, güveni artırmanın harika bir yoludur çünkü çalışanların uzun vadeli aktifliğine ve refahına odaklanma konusunda açık bir istek sergilerler. Yönetim, çalışanlara bu fırsatları sağlamak için çabaları iki katına çıkarmalıdır. Eğitimlerin sağlayabileceği belirli faydalara ek olarak insanların geleceğine yapılan yatırım, kuruma olan bağlılığı artırır.</p>

<p>Bir yıldız çalışanın işten ayrılması, ekip üyelerinin şirketteki memnuniyetlerini ve geleceklerini sorgulamalarına neden olabilir. Durumu dikkatli davranarak ve ileriye yönelik ele alan yöneticiler, ekibin geri kalanının da potansiyel ayrılıklarının önüne geçebilir.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/asansor-konusmasi-yarismalarinda-ilk-baslamak-bir-dezavantajdir-827</link>
            <category>ADVERTORIAL</category>
            <pubDate>Thu, 28 Jan 2021 04:50:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Asansör Konuşması Yarışmalarında İlk Başlamak Bir Dezavantajdır</h1>
                        <h2>Araştırmalar, birçok sıralandırmalı yarışma türünde yarışmacıların sırasının jürilerin değerlendirmesinde kayda değer ölçüde bir etki yarattığını gösteriyor. Örneğin, araştırmalar bazı müzik ve spor yarışmalarında en son çıkan yarışmacıların bir avantaja sahip olduğunu gösterirken satış veya ikna etmeye dayalı tartışmalarda ilk çıkmanın avantajlı olduğunu gösteriyor. Peki yarışmacıların sırası, startup asansör konuşması yarışmalarında nasıl bir etkiye sahip?</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2021/01/asansor-konusmasi-yarismalarinda-ilk-baslamak-bir-dezavantajdir-1611798713.jpg">
                        <figcaption>Asansör Konuşması Yarışmalarında İlk Başlamak Bir Dezavantajdır</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>&nbsp;</p>

<p>İşletme öğrencisi girişimcilerle dört asansör konuşması yarışması düzenleyerek bir alan deneyi yaptık. Amacımız, asansör konuşması sırasının yatırımcının ilgisini etkileyip etkilemediğini ve nasıl etkilediğini ortaya çıkarmaktı. Nasıl bir bulguya ulaşacağımız konusunda gerçekten kararsızdık: Müzik ve spor yarışmalarında jüriler her performansın önceki performanslara kıyasla hangi yönlerden daha iyi olduğuna daha çok dikkat verdikleri için sonradan gelen yarışmacılar daha başarılı olmaya eğilimliydi. Bu yüzden aynı etkilerin bizim etkinliklerimizde de geçerli olması olasıydı. Asansör konuşması yarışmaları bundan farklı olarak, değerlendirme yapan kişiler genellikle ilk tartışmaya sabitlendiği, farklı düşüncelere daha kapalı hale geldiği için&nbsp;<em>ilk&nbsp;</em>yarışmacının öncelikli bir avantaja sahip olduğu iknaya dayalı tartışmalarla benzer olabilir. Belki de sıralandırmanın herhangi bir etkiye yol açtığına ulaşmayacaktık.</p>

<p>Etkinliklerimizde, yerel yatırımcılardan oluşan bir heyet 15 ile 22 arasında bir dizi satış konuşmasını değerlendirdi. Yarışmacı sırası tamamıyla rastgele atanmış olmasına rağmen jürilerin ilk iki yarışmacı için sonrasında gelen yarışmacılardan istikrarlı bir şekilde&nbsp;<em>daha düşük</em>&nbsp;değerlendirmelerde bulunduğuna ulaştık.</p>

<p>Bu sonuçlar,&nbsp;ırk&nbsp;ve&nbsp;cinsiyet&nbsp;gibi yatırımcı ilgisini etkilediği bilinen demografik özellikleri sabit tuttuğumuzda da geçerliydi. Bunlara ek olarak, katılımcılar yarışma sıralarını beklerken bir çalışma odasında ayrı tutuldu, bu sayede katılımcıların jürilerin önceki konuşmalara verdiği tepkileri izleyip öğrenerek adaletsiz bir avantaj kazanmalarının önüne geçtik.</p>

<p>İlk iki asansör konuşmasına karşı bu yanlılığın açıklaması ne olabilir? Jürilerin yakın bir zamanda bir kalibrasyon sürecinden geçmiş olmaları olasıdır. Belki de yakın bir zamanda farklı piyasalara, farklı ortamlardaki girişimlere veya etkinliğimizdeki asansör konuşmalarından çok daha farklı sermaye gerekliliklerine sahip girişimcilere rastlamış olabilirler. Eğer jüriler bir sonraki Dropbox’ı veya Spotify’ı bekliyorsa bu beklentileri başlangıç seviyesindeki startup topluluğumuzla uyumlu hale getirmeleri biraz zaman alabilir.</p>

<p>Ayrıca durum böyleyse bu sıralama yanlılığı muhtemelen araştırmamıza özgü değildi. Sonuç olarak, kurucuların ve startup’ların konuyla ilgili nitelikleri teknolojik inovasyonlar, güncel olaylar ve yeni pazar fırsatlarıyla sürekli olarak evriliyor. Bu yüzden de bu fırsatları değerlendirmekle görevli yatırımcıların, herhangi bir sıralama doğrultusunda organize edilen etkinliklerde bu tür yanlılıkları deneyimlemesi mümkün.</p>

<h2>Bu, Girişimciler için Ne İfade Ediyor?</h2>

<p>Maalesef asansör konuşması sıralamasındaki yerinizi genellikle siz seçemiyorsunuz. Ancak seçebilirseniz ilk çıkmamak için elinizden geleni yapın. Bu, bazı girişimcilere mantıksız gelebilir zira ilk sırada çıkmak, girişimci ve girişken olmaya dair sinyaller veren bir hareket gibi düşünülür. Bu özellikler genellikle startup kurucuları için pozitif niteliklerdir. Ancak araştırma, asansör konuşması yarışmalarında risk alan ilk kişi olmanın işe yaramadığını gösteriyor.</p>

<h2>Bu, Yarışma Organizatörleri için Ne İfade Ediyor?</h2>

<p>Hiç kimse adaletsiz bir etkinlik düzenlemekten fayda sağlamaz. Teknoloji endüstrisi halihazırda ırkçılık, cinsiyetçilik ve fiziksel engellere karşı ayrımcılık gibi çözülmesi çok daha zor problemlerden kaynaklı . Asansör konuşması sıralamasıyla ilgili yanlılıklar çok daha basit bir problem olarak karşımıza çıkıyor.</p>

<p>Etkinlik organizatörleri, yarışma sıralamasını rastgele belirlemek gibi basit bir yöntemle her yarışmacıya avantajlı sıralarda eşit şans tanıyabilir, bu sayede adaletsizliği azaltabilir. Buna ek olarak, organizatörler önceki sıralara karşı yanlılıkları azaltmak amacıyla jüri üyelerine beklentilerini düzenlemeleri için şans tanıdıktan sonra ilk birkaç değerlendirmeyi yeniden gözden geçirmeleri için talimat verebilir. Bu çözümü test etmek ve sıralamalardan kaynaklanan hangi etkilerin bu basit değişikliklerle etkisiz hale gelebileceğini belirlemek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç var.</p>

<h2>Bu, Yatırımcılar için Ne İfade Ediyor?</h2>

<p>Yatırımcılar, paralarının nereye gittiğine dair mantıklı kararlar almanın mücadelesini veriyor. Sıralamadan kaynaklanan birtakım etkilerin farkına vardığınızda bütün asansör konuşmaları bittikten sonra ilk değerlendirmelerinize yeniden göz atarak bunları bilinçli bir şekilde etkisiz hale getirebilirsiniz. Konuşma sıralaması gibi anlamsız bir faktörün değerlendirmenizi etkilemesine ve sizi iyi bir fırsattan alıkoymasına izin vermeyin.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/sizi-sizden-daha-iyi-kim-taniyabilir-826</link>
            <category>ADVERTORIAL</category>
            <pubDate>Thu, 28 Jan 2021 04:47:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Sizi Sizden Daha İyi Kim Tanıyabilir?</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2021/01/sizi-sizden-daha-iyi-kim-taniyabilir-1611798577.jpg">
                        <figcaption>Sizi Sizden Daha İyi Kim Tanıyabilir?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İnternetin bu kadar yaygınlaşmadığı dönemler ile her şeyimizin telefonumuza yakın olduğumuz kadar uzak olduğu bugünlerimizi karşılaştırdığımızda bizi en iyi tanıyan kişinin artık ailemizden biri olmadığı gerçeği ile karşılaşırız. İnternet üzerinde kullandığımız site ve programlar bizi tüm yönlerimizle bizden bile daha iyi tanıyorlar.</p>

<p>Simform’un yaptığı bir araştırmanın sonuçlarına göre akıllı telefon kullananların telefonlarında ortalama 40 aplikasyon yüklü. 11-60 yaşları arasındaki 3756 kişi üzerinde yapılan bu araştırmaya göre kullanıcıların yüzde 89’u ortalama 18 aplikasyon kullanıyor. Y kuşağı 67’den fazla aplikasyon indiriyorken bunların sadece 25’ini kullanıyor. Kullanıcıların yüzde 58’i en çok sosyal medya, oyun ve iletişim uygulamalarını indiriyor. Bunun yanı sıra kendi telefonuma baktığımda 60’tan fazla uygulama buldum fakat aktif olarak kullandığım uygulama sayısıysa 10’u geçmiyor. İstisnasız her bir aplikasyonu indirirken eminim ki birçoğunuzun yaptığı gibi detaylı kullanım koşullarını okumadan onaylıyorum. Ancak bu yolla aktif kullandığımız ve kullanmadığımız uygulamaların tamamı verdiğimiz izinler çerçevesinde bizleri takip etmeye başlıyor.</p>

<h2>Uygulamalar&nbsp;ihtiyaçları olmayan soruları sormalı mı?</h2>

<p>Herhangi bir aplikasyonun kullanım koşullarına baktığımızda görüyoruz ki hakkımızda ihtiyaçları olmayan yaş, cinsiyet veya telefonun kullanıldığı bölgeler gibi birçok bilgiyi de talep ediyorlar. Tartışılması gereken konulardan biri uygulamaların ihtiyaçları olmadığı kadar bilgiyi, profilimizi daha iyi oluşturup reklam amaçlı olarak kullanmalarının doğru olup olmadığı.</p>

<p>Çok yakın tarihli örnekte WhatsApp, kullanım koşullarını ve gizlilik ilkesini içeren bir bildirim ile gündeme geldi.&nbsp;WhatsApp Ocak 2021’de güncellenen&nbsp;"Gizlilik İlkesi"nde, Facebook şirketlerinin bir parçası olduğu vurgulanarak "Hizmetlerimizin yürütülmesi, sağlanması, iyileştirilmesi, anlaşılması, özelleştirilmesi, desteklenmesi ve pazarlanması amacıyla WhatsApp; hizmetlerimizi ne zaman yüklediğiniz, kullandığınız veya hizmetlerimize ne zaman eriştiğiniz dahil olmak üzere bazı bilgileri almak veya toplamak zorundadır. Aldığımız ve topladığımız veri türleri, hizmetlerimizi nasıl kullandığınıza bağlıdır. Hizmetlerimizi sağlamak için belirli bilgilere gereksinim duyarız ve bunlar olmaksızın hizmetlerimizi size sağlayamayız” deniyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/online-toplantilar-icin-verimlilik-ipuclari-825</link>
            <category>ADVERTORIAL</category>
            <pubDate>Thu, 28 Jan 2021 04:43:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Online toplantılar için verimlilik ipuçları</h1>
                        <h2>Hayatımızı etkisi altına alan Online Toplantılara bu pencereden bakın</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2021/01/online-toplantilar-icin-verimlilik-ipuclari-1611798388.jpg">
                        <figcaption>Online toplantılar için verimlilik ipuçları</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>Artık her anımız Covid19 nedeni ile online oldu. Peki ne kadar verimlisiniz?</h2>

<p>Covid-19 ile hızlı bir geçiş yaptığımız dijital dünya, tüm sektörlerde iş yapma kuralını baştan aşağı değiştirdi.&nbsp;Birkaç hafta içinde yüz yüze görüşmelerin yerini online görüşmeler, toplantı odalarının yerini Zoom, Teams, Webex gibi platformlar aldı. Bu durumun doğal sonucu olarak video toplantılar günümüz profesyonellerinin hayatlarının önemli bir parçası haline geldi.</p>

<p>Fakat online toplantıların yüz yüze görüşmelere göre bazı dezavantajları bulunuyor. Bunlardan en önemlisi iletişimin üç unsurundan (görsel-sözel-vokal) görselin yani beden dili kullanımının olmaması. Dolayısıyla mesajımızı çoğu zaman sadece ses ve sözcüklerle iletebiliyoruz. Beden dilinin iknadaki rolünü sözcükler ve ses üzerinden çözmeye çalışıyoruz. Sözcüklerle duyguya dokunmak, görsel imgeler yaratmak, ses tonumuzdaki farklılıklarla odağı tutmak çok daha önemli hale geliyor.</p>

<p>Yaptığımız online toplantıların verimli geçmesini, aktardığımız mesajların dinleyiciler için akılda kalıcı ve etkili olmasını nasıl sağlayabiliriz, gelin birlikte bir bakalım…</p>

<h2>Kamera Açılsın&nbsp;</h2>

<p>Bilimsel araştırmalar, yüz yüze iletişimin diğer iletişim türlerinde eksik olan önemli sinirsel özelliklere sahip olduğunu gösteriyor. Buna vücut dilinin önemli etkileri de dahil.&nbsp;</p>

<p>Fiziksel mesafe aynı zamanda psikolojik mesafe yarattığı için duygusal düzeyde bağlanmayı zorlaştırıyor. Yüz yüze kadar ideal olmasa da diğer kişiyi görmemizi ve duymamızı sağlayacak şekilde bağlantı kurmak, insanların aidiyet duygusu hissetmelerini, aktif dinlemeyi, odaklanmayı güçlü bir şekilde arttırıyor.</p>

<h2>Dikkat Dağıtıcılardan Uzak Durun</h2>

<p>University of California'dan, Irvine'de dijital dikkat dağınıklığı üzerine çalışan&nbsp;Gloria Mark'a göre, bir kesintiden sonra orijinal göreve dönmek ortalama 23 dakika sürüyor. Diğer bir deyişle, online toplantı sırasında 30 saniye Twitter akışına bakayım dediğinizde toplantıya odaklı bir şekilde dönmeniz 30 saniye artı 23 dakika oluyor. Benzer bir çalışmada ortalama bir kişinin e-postalarını günde 74 kez kontrol ettiğini ve spektrumun en üst seviyesindeki bazı kişilerin günde 435'e kadar kontrol ettiğini belirtiyor. Dolayısıyla toplantı sırasında sosyal medyaya bakmak, mailleri kontrol etmek, Whatsapp mesajlarını cevaplamak verimliliği ciddi anlamda düşürüyor.</p>

<h2>Dahil Edin</h2>

<p>Julian Treasure,&nbsp;Daha İyi Dinlemenin 5 Yolu&nbsp;TED konuşmasında, günlük iletişimlerde zamanın yüzde 60’ını dinlemeye ayırdığımızı fakat duyduklarımızın sadece yüzde 25’ini aklımızda tutabildiğimizi söylüyor. Karşımızdaki kişilerin bizi odaklı bir şekilde dinlemesi için katılımcıların toplantıya dahil olması gerekiyor. Özellikle toplantı moderatörlerine burada çok iş düşüyor. İnsanların fikrini sormak, onlara roller vermek ve toplantının interaktif geçmesini sağlamak oldukça önemli. Belki de burada iletişimin en önemli unsuru soru sormak olacaktır. Açık, kapalı veya&nbsp;retorik sorular&nbsp;dikkati çekme, odağı tutma ve katılımcıların dahil olması için önemli. Voltaire’in dediği gibi “Bir insanı yanıtlarından çok sorularına göre yargılayın.”</p>

<h2>Farklılıkları Dinliyoruz</h2>

<p>Sesinizi etkin kullanın. Lineer bir konuşma yerine, iniş çıkışları olan, tonlamalara özen gösterdiğiniz bir iletişim kurun. Mükemmel bir projenin sonucunu anlatıyor olsanız dahi sesiniz tekdüze ve yorgun geliyorsa kimse sizi dinlemeyecektir. Bir toplantıda nasıl&nbsp;konuştuğunuz, anlattığınız konu kadar önemlidir.&nbsp;İki dakika boyunca aynı sesi duyduğunuzda artık onu fark etmemeye başlıyorsunuz.&nbsp;İnsan aynı ses tonuyla anlatılan bir konuyu bir süre sonra dinlemeyi bırakıyor. Durum böyle olunca sesinizdeki farklılıklar dinleyici açısından önemli hale geliyor.</p>

<h2>Hikayeleştirme Tekniklerini Kullanın</h2>

<p>Yazının başında da ifade etiğimiz gibi iletişimin üç önemli unsurundan görseli kaybettiğimiz için sözcüklerle bu görseli ve duyguyu yaratmamız gerekiyor. Dolayısıyla toplantılarda, sunumlarda hikayeleştirme tekniklerini kullanarak mesajlarınızı daha akılda kalıcı şekilde verebilirsiniz. Örneğin katıldığınız bir toplantıda söz sırası size geldiğinizde metafor kullanmanız ya da online bir sunuma küçük bir hikaye veya anekdotla başlamanız dinleyicilerin dikkatini en üst seviyede tutmasını sağlayacaktır.</p>

<p>Maalesef çoğumuz online toplantı sırasında birden fazla iş yapabilen, dikkat dağıtıcı şeyleri dahi yönetebilen insanlar değiliz. Efsanevi yönetim danışmanı ve yazar&nbsp;Peter Drucker'ın&nbsp;söylediği gibi, "Elbette Mozart diye birisi vardı. Görünüşe göre aynı anda birkaç kompozisyon üzerinde çalışabilirdi.&nbsp;Ama bilinen tek istisna o.&nbsp;Birinci dereceden diğer üretken besteciler; örneğin Bach, Handel, Haydn veya Verdi, her seferinde bir eser besteledi.&nbsp;Bir öncekini bitirene kadar ya da o an üzerinde çalışmayı bırakıp çekmeceye koyana kadar bir sonrakine başlamadılar.”</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/kulturler-arasi-iletisim-icin-ipuclari-824</link>
            <category>ADVERTORIAL</category>
            <pubDate>Thu, 28 Jan 2021 04:42:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kültürler Arası İletişim için İpuçları</h1>
                        <h2>Farklı Kültürler farklı Yaklaşımlar</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2021/01/kulturler-arasi-iletisim-icin-ipuclari-1611798221.jpg">
                        <figcaption>Kültürler Arası İletişim için İpuçları</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>2000 yılında bir yıla yakın Güney Afrika’da çalıştım. Patronlarımdan biri Alman diğeri ise Hollanda kökenli Güney Afrikalıydı. Alman olan Britta, bir şey isteyeceği zaman doğrudan söylerdi. Örneğin, eğer o gün işe 10 dakika geç kaldıysam “Başak, işe saat 9.00’da başlıyoruz. Bir daha geç kalma!” der ve yürür giderdi. Oysa eşi Christiaan bir hata yaptığımda işin doğrusu hakkında bilgiler verir ve benim hatamı anlamamı sağlamaya çalışırdı. Bazen de çok kızdığında yüzüne sert bir ifade yayılır, tek kelime etmezdi. Ben de başımı önüme eğer, utancımı belli ederdim. Bu onunla aramızdaki sessiz iletişimdi.</p>

<p>Evlerine gittiğimde Britta, “Aç mısın?” diye sorduğunda “Hayır, teşekkür ederim” diye cevap verdiysem “Peki sen bilirsin” der ve konuşmaya devam ederdi. Aslında biraz acıkmış olsam da annemin küçükken “Ancak ısrar edilirse ye kızım” lafını kulağıma küpe ettiğimden “Açım” demeye çekinirdim. Birkaç dakika sonra Christiaan aperatif dolu tabakla salona geldiğinde bu hareketin onun dolaylı bir iletişim tarzı olduğunu bilirdim. Bana o tabakla aslında şu mesajı verirdi: “Hadi çekinme lütfen, ye bir şeyler”</p>

<p>Bu iletişim tarzlarından hangisi size daha yakın bilemem ama birçok farklı kültürün olduğu bir şirkette çalışıyorsanız gün içinde kültürler arası iletişimden anlamanın ne denli önemli ve gerekli olduğunu bilirsiniz. Bir toplumun iletişim kurma biçimi, size o toplumun insanlarının düşünme ve iş yapma biçimleri hakkında dikkate değer bir fikir verir. Aslında, iletişim tarzı kelimelerin de çoğunlukla ötesine geçer. İletişim üzerine çalışmalar yapmaya başlayınca Britta’nın düşük bağlamlı kültürden geldiği için mesajı doğrudan aktardığını, Christiaan’ın ise Güney Afrika’da doğup büyüdüğü için yüksek bağlamlı kültürün dolaylı iletişim tarzını kullandığını fark ettim.</p>

<h2>Kolektif ve Bireyci Kültürlerde Kendini Tanımlama ve İletişim</h2>

<p>İkinci Dünya Savaşı sonrasında Amerika Birleşik Devletleri’nde kurulan&nbsp;<a href="https://www.state.gov/bureaus-offices/under-secretary-for-management/foreign-service-institute/" target="_blank">Foreign Services Institute</a>&nbsp;bünyesinde eğitimci olarak görev alan antropolog Edward T. Hall’un öncül çalışmaları kültürler arası iletişimin bir bilim dalı olarak gelişmesine olanak sağladı.&nbsp;<em>Foreign Services Institute</em>’de yürüttüğü çalışmaları sırasında geliştirdiği&nbsp;<em>bağlam&nbsp;</em>(context),&nbsp;<em>zaman algısı</em>&nbsp;(chronemics<em>)&nbsp;</em>ve&nbsp;<em>mekan algısı</em>&nbsp;(proxemics) gibi kavramları&nbsp;<a href="https://www.pandora.com.tr/yazar/edward-t-hall/120643" target="_blank"><em>The Silent Language</em></a>&nbsp;adlı kitabında kapsamlı olarak ortaya koydu. Edward Hall, kültürler arası iletişim konusunda yaptığı kapsamlı çalışmaların ardından iletişimde yüksek ve düşük bağlamlı kültürlerin (high-low context) iletişim tarzlarını inceledi.</p>

<p>Kültürel normlar ve değerler hem sözlü hem de sözsüz iletişim kurma şeklimizi etkiler. Araştırmacılar ve eğitimciler, çeşitli kültürel geçmişlere sahip insanların nasıl konuştuğunu, yazdığını, olayları yorumlayıp, kendini ifade ettiğini incelediler. Standford University’ den profesör&nbsp;<a href="https://web.stanford.edu/~hazelm/" target="_blank">Hazel Markus</a>&nbsp;ve University of Michigan’dan psikoloji profesörü&nbsp;<a href="https://lsa.umich.edu/psych/people/faculty/kitayama.html" target="_blank">Shinobu Kitayama</a>, bir bireyin kültürel geçmişinin kendisini nasıl gördüğüyle olan ilişkisini mercek altına aldılar.&nbsp;<a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Bireycilik" target="_blank">Bireyci kültürlerden</a>&nbsp;insanların kendilerine ilişkin bağımsız bir görüşe sahip olma olasılıklarının daha yüksek olduğunu,&nbsp;<a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Kolektivizm" target="_blank">kolektif kültürlerin</a>&nbsp;ise; kendilerini diğer insanlarla bağlantılı olarak gördüklerini ve kendilerini başkalarıyla ilişkiler açısından tanımladıklarını tespit ettiler. Kolektif kültürlerde kişiler arası ilişkinin korunması önemli olduğundan bu durum, iletişimde de yüksek bağlam yaratılmasına neden oluyordu. Yüksek bağlamlı kültürler, yalnızca kelimelerin kendisine değil, mesajın altında yatan bağlama, anlama ve tona odaklanan iletişim tarzını kullanırken düşük bağlamlı kültürler ise karışıklık riski olmaması için iletişimin açıkça ifade edilmesini bekliyor ve bir mesaj yeterince açık değilse, iletişim sürecini yavaşlatacağına inanıyorlardı.</p>

<p>Her ne kadar iletişim tarzlarını sadece kültürel yapılarla değerlendirmek yeterli olmasa ve her zaman salt doğrular içermese de tarihleri uzun bir geçmişe dayanan, daha geleneksel olarak nitelendirebileceğimiz kolektif toplumlarda, dolaylı iletişim tarzı benimsendiği söylenebilir. Japonya, Çin, Türkiye, Fransa, İngiltere, Güney Amerika ile birçok Arap ve Afrika ülkesi kolektif toplumlar arasında yer alır. Bireyci kültürler olan Almanya, ABD, Kuzey Avrupa ülkeleri ise düşük bağlam kültürleri olup, doğrudan iletişimi tercih ederler.</p>

<p>Yüksek ve düşük bağlamlı kültürlerde mesajın ne şekilde ve hangi kanalları kullanarak verdikleri bir hayli farklılaşıyor. Örneğin; iletişimde düşük bağlamı tercih eden kültürden bir kişiye çok fazla bilgi verirseniz, alıcı mesajın hangi kısmının önemli olduğunu anlamayabilir ve hatta sabırsızlanabilirken, yüksek bağlamlı kültürden bir kişiye çok az bilgi verirseniz sizi tam olarak anlayamayabilir çünkü konuyla ilgili yeterli geçmişe sahip değildir. Basit bir anlatımla birisi tümden gelimci ve sonuç odaklı diğeri ise daha tümevarımcı ve süreç odaklı bir şekilde mesajı vermeyi ve almayı tercih edecektir.</p>

<p>Yüksek bağlamlı kültürlerde iletişimde karşı tarafa mesajı vermek için birçok arka plan (sözsüz iletişim) devreye girer ve dolaylı bir iletişim tarzı söz konusudur. Düşük bağlam kullanan kültürlerde ise mesaj net ve kısa bir şekilde verilir.</p>

<p>Örneğin bir Amerikalı size çay ikram ettiğinde ona istemediğinizi belirtmek için elinizle “hayır” anlamına gelen bir jest kullanarak teşekkür ederseniz muhtemelen anlamayacak ve size tekrar soracaktır: “Yani istiyor musun, istemiyor musun?”</p>

<h2>Dolaylı İletişim ve Yüksek Bağlamlı Kültürler</h2>

<p>Yüksek bağlamlı kültürlerde nüfusun çoğunluğu tipik olarak paylaşılan bir etnik kökene, dine ve tarihe sahip olduklarından birbirlerinin örtülü mesajlarını da anlamakta güçlük çekmezler. Dolaylı iletişimde mesaj sözsüz sinyallerle verilir. Bireyler ses tonu, yüz ifadesi, duruş ve jestleriyle konuşur ve karşı tarafın bu sessiz mesajları algılamasını beklerler. Aslında bu tarz sessiz iletişimlere bizim toplumumuzda sıkça rastlanır. Örneğin, yöneticimiz toplantı esnasında bize dönüp kaşlarını kaldırıyorsa bunun “şimdi sırası değil” anlamına geldiğini çoğunlukla anlarız. Zira bu hareket, birçoğumuzun çocukluğumuzda deneyimlediği babamızın sofrada bize kızdığında tek kelime etmeden kaşlarını kaldırmasına benzer bir “deja vu”dür.</p>

<p>Dolaylı iletişimi tercih eden kültürlerde sadece ne söylediğiniz değil, onu söyleme biçiminiz olan üslubunuz ve konuşma sanatını icra etmeniz değerlidir. Mesajın metafor ve hikayelerle ya da atasözleriyle verilmesi de oldukça yaygın olarak kullanılır. Eski genel müdürümüz bize bir mesaj vermek istediğinde çoğunlukla Nasreddin Hoca fıkralarını anlatırdı. Bazen de genel ekip toplantısı öncesi direktörleri bir araya getirerek toplantıda işe geç kalınmasıyla ilgili bize kızacağını ve hazırlıklı olmamızı söylerdi. Bu hareket bir nevi “Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla” dediğimiz mesajı dolaylı bir şekilde vermenin klasik bir yöntemiydi.</p>

<p>Bu kültürlerde, insanlar grup uyumuna kişisel istekler veya gündemlerden daha fazla öncelik verirler. İlişkiyi koruma niyeti ve çatışmadan kaçınma eğilimi göreceli olarak yüksek olduğundan insanlar hoşlanmadıkları ya da istemedikleri şeyleri kelimelerden ziyade davranışlarla belli etmeyi tercih edebilirler. Mesela satış teklifi verdiğiniz bir müşteriniz size net bir “hayır” cevabı vermek yerine telefonlarınıza çıkmayarak bu mesajı dolaylı bir şekilde verdiğini düşünüyor olabilir.</p>

<h2>İtibarı Korumak (Saving Face)</h2>

<p>Dolaylı iletişim kuranlar, doğrudan yüzleşmeyi veya eleştiriyi sevmediklerinden problemlerin çözümünde hiyerarşinin üst basamaklarında yer alan kişilerin devreye girmesi beklenir. Bu tarz kültürlerin hakim olduğu kurumlarda takımlar arası çatışmalar, yöneticiler tarafından ele alınmalı ve çözülmelidir. Uzun yıllardan bu yana verdiğim geribildirim eğitimlerinde yöneticilerin özellikle olumsuz geribildirim verirken bir hayli zorlandıklarını duydum. Çünkü geribildirimi ne şekilde verirlerse versinler bunun bazı çalışanlarının motivasyonunu düşürdüğünü gözlemliyorlardı. Aslında astları&nbsp;<a href="https://hbrturkiye.com/blog/iletisime-sekte-vuran-6-kritik-hata" target="_blank">iletişime sekte vuran altı kritik hatadan</a>&nbsp;birini yapıyorlardı: Kişiselleştirme. Kişiselleştirme, kişinin olay ya da davranışa yönelik yapılan eleştiri ve olumsuz geribildirimleri kişiliğine saldırı olarak algılaması anlamına gelir. Kurumlar için geribildirim kültürü oluşturmanın bu denli zor olmasının sebebi dolaylı iletişim tercihi olabilir. Dolaylı iletişim tarzında; kibar olmak ve başka birinin özgüvenini zedelemekten kaçınmak, dürüst bir cevap vermekten çoğunlukla daha önemlidir. Kurum içinde rahatsız olunan konuların açık ve şeffaf bir şekilde dile getirilmesi yerine kişiler üçüncü bir tarafa şikayette bulunarak, onaylamadıkları davranışlarla ilgili rahatsızlıklarını dile getirirler. Bazı eğitim ortamlarının ağlama duvarına dönüştüğünü hissettiğimde iç iletişim danışmanı olarak o kurumda açık ve şeffaf bir iletişim kültürünün henüz olmadığını ve insanların dolaylı iletişim tarzını kullandıklarını sezebiliyorum.</p>

<h2>Doğrudan İletişim ve Düşük Bağlamlı Kültürler</h2>

<p>Bir Amerikalıyla konuşurken lafı uzatıyorsanız size bir anda “Come on, get to the point!” diyecektir, yani “Hadi, artık sadede gel!’’ Onlar için bu davranış, istek ve düşüncelerini net bir şekilde aktarmak, ne düşündüğünüz ve hissettiğinizi doğrudan söylemek demektir ki düşük bağlamlı kültürlerde bu takdire değer bir davranıştır.</p>

<p>Bu kültürlerde, bireyselliğe ve ifade özgürlüğüne büyük önem verilir. Doğrudan iletişimcilerin mesajlarının genellikle altında yatan bir anlamı yoktur. Düşüncelerini ya da duygularını gizlemek yerine sizinle paylaşmayı tercih ederler. Bu iletişim tarzı daha “görev odaklı” kabul edilir çünkü eleştiri daha özgürce ifade edilir ve daha az kişisel olarak alınır. Bu tarz kültürlerde kişiler çatışmalardan korkmazlar ve başkalarına açıkça karşı çıkmaya alışkındırlar. Onlar için dürüstlük en iyi politikadır. Netflix’te yayında olan ve bir hukuk firmasının çalışanlarının iş yaşamlarını konu edinen Suits dizisini seyrederken birçok kez kendimi “Hadi canım sen de“ derken buluyorum. Dizide şirketin üst düzey yöneticisini sert bir dille eleştiren yönetici asistanı Dora, Amerikan kültüründe eleştiride hiyerarşinin hiç de önemli olmadığını gösteriyor adeta. Bazen içimden “Ne cesaret ama!” dediğim iletişim tarzlarının zaman zaman beni rahatsız edici ölçüde olduğunu ve bizim kültürümüze hiç de uygun olmadığını düşündüğümü de itiraf etmeliyim.</p>

<p>Doğrudan iletişim kurmayı tercih eden kültürlerde sessizlik veya tereddüt itici bir durumdur ve genellikle bir dikkatsizlik işareti olarak görülürken, dolaylı iletişim kuran kültürlerde bu çoğunlukla saygı ifadesi olarak algılanır.</p>

<p>Önemli olan iletişimin verimliliğidir. Doğrudan iletişim kuranlar, sizden net bir evet ya da hayır cevabı almayı tercih ederler ve gönderdiğiniz sözsüz sinyalleri muhtemelen gözden kaçırırlar.</p>

<p>Doğrudan iletişim kurmayı tercih eden bir kişi belki kelimesinden pek hoşlanmaz. Onlar için belki cevabı yerine net bir hayır cevabı vermek daha saygıdeğer bir davranıştır ve dürüstlük ve içtenlik göstergesidir. Aslında, bir şeyler doğrudan ifade edilmediğinde, doğrudan stilden insanların kafası karışabilir ve hayal kırıklığına uğrayabilirler. Bazen de dolaylı bir şekilde ifade edildiğinde genellikle mesajı nasıl yorumlayacaklarını bilemezler.</p>

<h2>Farklı Tarzlarla İletişim İçin Birkaç Kritik İpucu</h2>

<ul>
	<li>Yüksek bağlamlı bir konuşmacı ile etkileşim kurarken etkin dinleme ve gözlem becerilerine sahip olmak önemlidir çünkü onlar için sözsüz davranışlar, beden dilinin verdiği sinyaller konuşmada kullanılan kelimeler kadar önemlidir.</li>
	<li>Yüksek bağlamlı konuşmacıyı fikirlerini genişletmeye ve görüşler için açıklamalar sunmaya teşvik etmek önemlidir. Örneğin; verdiği mesajın anlamını sezemediğinizde ‘’Böyle düşünmenize ne sebep oldu veya bu konuda biraz daha detay verebilir misiniz?’’ şeklinde sorularla mesajlarının ana fikirlerini daha net ifade etmelerine yardımcı olabilirsiniz.</li>
	<li>Dolaylı iletişim kuranlar sizlerle olan bağlarını korumaya değer verdiklerinden hem sizin duygularınıza daha kolay odaklanabilirler, hem de kendisiyle empati kurulmasını beklerler. Güven, ticari ilişkilerinin de temelini oluşturur ve yüz yüze veya telefonla iletişimi tercih ederler.</li>
	<li>Eğer dolaylı iletişim kuran bir müşteriniz varsa sadece e-posta göndererek haberleşmek yerine ara sıra bir kahve sohbetine gitmenizde fayda olacaktır. Yüz yüze iletişim bu tarz kültürlerde sessiz sinyalleri okuyabilme, jest ve mimiklerle anlaşmak için de bir fırsat yaratacağından muhtemelen daha çok tercih edilecektir.</li>
	<li>Doğrudan iletişim kuran bir kişi çoğunlukla yazılı iletişimi tercih edecektir. Bu nedenle mesajlarınızı açık ve net ve ne istediğinizi belirtir şekilde verin. Lafı uzatmayın doğrudan sadede gelin. Özellikle de iş mülakatı yapıyorsanız istediğiniz maaş ve hakları net bir şekilde verin. Bu, onlar için bir özgüven göstergesidir.</li>
</ul>

<h2>Önemli Olan Esneklik ve Uyum Göstermek</h2>

<p>İletişimcinin farklı bir kültürden birileriyle üretken bir şekilde etkileşime girmesi için, kendi kültürünün yüksek mi yoksa düşük bağlam mı olduğunu ve etkileşimdeki kültürün hangi bağlam olduğunu bilmesi gerekir. Ancak bir kişinin kültürel geçmişi bireyci olduğu için, öyle olduklarını da varsaymamalısınız. Kolektif bir kültür içinde bile daha bireyci insanlarla karşılaşabilirsiniz. Asıl kritik olan uyum gösterme ve esneklik becerisidir.</p>

<p>Eski Başkan Jimmy Carter, Camp David'deki barış görüşmeleri sırasında İsrail ve Mısır'dan meslektaşlarıyla yüksek bağlamlı iletişimin önemini anladı. Başbakan Begin, tatmin edici olmayan müzakerelerden ayrılmak üzereyken, Carter ona üç devlet başkanının fotoğraflarında Begin'in torunlarının adlarının yazılı olduğu fotoğrafları sundu. Başbakan resimlere bakarken torunlarının isimlerini yüksek sesle tekrarladı ve barış görüşmelerinin torunlarının geleceği için önemini yansıttı. Carter, gelecek nesillere yüksek bağlamlı bir iletişimin başbakanı müzakerelere geri dönmeye teşvik edeceğini fark etti.</p>

<p>Bir kültürün ya da bir kişinin doğrudan mı yoksa dolaylı iletişim mi kurduğunu, sözlü ve sözlü olmayan bilginin önemini, mesajda ne kadar bağlam olduğunu dildeki incelikle anlayabilirsiniz.</p>

<p>Doğrudan iletişimciler, dolaylı iletişimi tercih eden insanların kaçamak cevap verdiklerini, dürüst davranmadıklarını, olaylar karşısında net tavır alamayacaklarını ve sorunlarla doğrudan ilgilenmeyerek takım içindeki gerilimi artırdıklarını düşünebilirler.</p>

<p>Dolaylı iletişimciler ise; doğrudan iletişimcilerin duyarsız, kaba, aşağılayıcı ve belki de sert olduklarını, sorunlarla doğrudan ilgilenerek gerginliği artırdığını düşünebilir.</p>

<p>Daha esnek olmak ve her iki tarzın avantajlarını keşfetmek için zıt iletişim tarzını uygulayın.</p>

<p>Kültürler arası iletişimi geliştirmek için bir kişinin etkileşimde bulunmasının "doğru ya da yanlış yolu" olmadığını kabul etmelisiniz. Önyargılarınızın farkında olun ve etkin iletişimin bir algılama meselesi olduğunu aklınızdan hiç ama hiç çıkarmayın.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/sosyal-medya-bu-ismi-konusuyor-823</link>
            <category>YAŞAM</category>
            <pubDate>Thu, 28 Jan 2021 03:52:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Sosyal Medya bu ismi konuşuyor</h1>
                        <h2>Yaşı 17 ama Kaya dikkatleri üzerine toplamayı başardı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2021/01/sosyal-medya-bu-ismi-konusuyor-1611796609.jpg">
                        <figcaption>Sosyal Medya bu ismi konuşuyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>Sosyal Medya şimdi İngiltere'de bulunan Kaya Sarı ismini konuşuyor. Farklı tiplemeler ile Kaya Sarı Tİk Tok parodileri ile özellikle Türkçe konuşan toplumun dikkatini çekmeyi başardı.</h2>

<p>İngiltere'de doğup büyüyen genç ve yetenekli seslendirme sanatçısı ve komedi skeç yazarı, Kaya Sarı, sosyal medya fenomeni olarak gönüllerde taht kurdu.</p>

<p>Sosyal medya hesaplarında yaptığı seslendirmeler ve komedi skeçlerle binlerce kişiyi güldürmeyi başaran 17 yaşındaki genç, ‘Mr Ali’ skeçleriyle özellikle tanınmakta.</p>

<p>Instagram hesabında 10 bin ve TikTok’da 120 bin takipçiye sahip olan Kaya Sarı, Londra Gazete’ye fenomenlik yolculuğu hakkında Londra Gazete’ye şöyle konuştu:</p>

<p>‘‘Sosyal medya fenomenliğim ilk karantina sürecinde başladı, hepimizin evde olduğu ve farklı alanlarla uğraştığı bir dönemdi. Bende arkadaşlarımla bir sohbet arasında iddiaya girmiştim, hepimiz şakalaştık sosyal medyada kim olacak diye. Farklı içerikler üreterek yola çıktım ve daha sonra Türkçe konuşan toplumdan oluşturduğum ‘Mr Ali’ baba figürü ile skeçler yazıp oynadım. Kısa bir sürede Instagram ve TikTok üzerinde binlerce takipçe sayısına ulaştım. Bir klipim 8.5 milyon kişi tarafından izlendi ancak teknik sorunlardan dolayı kaldırıldı ve daha paylaştığımda 600 bin kişi tarafından izlendi. Sosyal medya çağımızın en popüler platformu dolayısıyla bende en faydalı ve etkili şekilde kullanmak istedim. Bu yolculuğa adım atarken ‘Hamza Production’, ‘ManLikeHaks’ ve ‘Mr Bean’ gibi isimlerden esinlendim.’’</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/istanbul-havalimani-yolcu-sayisinda-avrupada-birinci-oldu-822</link>
            <category>TÜRKİYE</category>
            <pubDate>Tue, 19 Jan 2021 14:44:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İstanbul Havalimanı yolcu sayısında Avrupa'da birinci oldu</h1>
                        <h2>İstanbul Havalimanı, geçen yıl 23,4 milyon yolcu sayısı ile Avrupa havalimanları arasında birinci sırada yer aldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2021/01/istanbul-havalimani-yolcu-sayisinda-avrupada-birinci-oldu-1611056828.jpg">
                        <figcaption>İstanbul Havalimanı yolcu sayısında Avrupa'da birinci oldu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Yeni tip&nbsp;koronavirüs&nbsp;salgını nedeniyle sınırların kapanması ve seyahat yasakları nedeniyle dünya genelindeki havalimanları yolcu sayılarında ciddi düşüş yaşandı.</p>

<p>İstanbul&nbsp;Havalimanı 2020 yılında Avrupa havalimanları yolcu sayısı sıralamasında 23,4 milyon yolcusu ile birinci sıraya geldi.</p>

<p><strong>Sertifikayı dünyada alan ilk havalimanı&nbsp;</strong></p>

<p>İstanbul Havalimanı’nı 22.1 milyon yolcu ile Londra Heathrow ile Paris Charles de Gaulle havalimanları takip etti. Amsterdam Schiphol Havalimanı ise 20.9 milyon ile dördüncü sırada yer aldı. Almanya'daki Frankfurt Havalimanı ise 18.8 milyon yolcuya geriledi.</p>

<p>Salgın döneminde aldığı önlemlerle ön plana çıkan, geçen yıl 23 milyon 409 bin 132 yolcu ağırlayarak listenin başında yer alan İstanbul Havalimanı, Uluslararası Havalimanları Konseyi (ACI) tarafından 24 Temmuz'da başlatılan "Havalimanı Sağlık Akreditasyonu" programı kapsamında verilen sertifikayı dünyada alan ilk havalimanı olmuştu.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/whatsapp-hangi-bilgilerimize-erisiyor-821</link>
            <category>TEKNOLOJİ</category>
            <pubDate>Sun, 17 Jan 2021 03:07:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>WhatsApp hangi bilgilerimize erişiyor?</h1>
                        <h2>WhatsApp kullanıcı bilgilerinizi topluyor. Peki bu bilgiler neler?</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2021/01/whatsapp-hangi-bilgilerimize-erisiyor-1610842802.jpg">
                        <figcaption>WhatsApp hangi bilgilerimize erişiyor?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>WhatsApp bilgilerimiz konusunda endişeli olabiliriz. Acaba telefonumuzda biz farkında olmadan nelere izin verildi. Kşisel güvenliğimiz ne kadar tehdit altında?</h2>

<p>Dünya çapında milyarca aktif kullanıcıya sahip&nbsp;WhatsApp, son olarak yayınladığı ve tüm kullanıcıların kabul etmesi zorunlu olan kullanıcı sözleşmesi ile dikkat çekmiş ve acaba WhatsApp hangi verilerimize ulaşıyor sorusunun sorulmasına neden olmuştu.</p>

<p>Kullanıcılar şüphe duymakta haklı çünkü uygulamanın sahibi olan&nbsp;Facebook&nbsp;şirketinin Cambridge Analytica&nbsp;skandalının izleri hala taze bir şekilde hafızalarda yerini koruyor.</p>

<p>Tıpkı&nbsp;Facebook&nbsp;gibi&nbsp;WhatsApp&nbsp;da kullanıcı hakkında veriler topluyor ve bu durumu gizlemiyor. Dilerseniz hakkınızda ne tür bilgilerin toplandığını detaylı olarak görebileceğiniz bir rapor talep edebilirsiniz.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/Teknoloji/whatsapp3.jpg" style="height:450px; width:600px" /></p>

<h2>WhatsApp’ın topladığı bilgilere nasıl ulaşılır?</h2>

<p><strong>Adım #1:&nbsp;WhatsApp&nbsp;mobil uygulamasını açın:</strong></p>

<p>WhatsApp hesap bilgileri raporunu talep etmek için iOS ya da Android işletim sistemine sahip akıllı telefonunuzda yüklü olan WhatsApp mobil uygulamasını kullanmalısınız. Şu an için WhatsApp Web üzerinden hesap bilgileri raporu talep edilemiyor.</p>

<p><strong>Adım #2: Ayarlar sayfasını açın:</strong><br />
WhatsApp&nbsp;mobil uygulamasını açtıktan sonra Android kullanıcıları sağ üst köşedeki üç nokta butonundan, iOS kullanıcıları ise ekranın altında bulunan sekme üzerinden Ayarlar sayfasına ulaşabilirler. Burada hesabınız ile ilgili tüm ayarlamaları yapabilirsiniz.</p>

<p><strong>Adım #3: Hesap seçeneğine dokunun:</strong><br />
Ayarlar sayfası üzerinden&nbsp;WhatsApp&nbsp;hesabınız ile ilgili pek çok düzenleme ve ayarlama yapabilirsiniz. Hesap seçeneği ile hesap ayarlarınızın detaylı görüntülendiği sayfayı açmış ve hesap bilgileri raporunu almak için ilk adımı atmış olursunuz.</p>

<p><strong>Adım #4: Hesap Bilgilerini Talep Et seçeneğine dokunun:</strong><br />
Hesap ayarları sayfası üzerinden gizlilik, güvenlik, iki adımlı doğrulama, numara değiştirme ve hesap silme gibi hesabınız ile ilgili önemli değişiklikleri yapabilirsiniz. Hesap bilgileri raporu için ise Hesap Bilgilerini Talep Et seçeneğine dokunmalısınız.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/Teknoloji/whatsapp1.jpg" style="height:450px; width:600px" /></p>

<p><strong>Adım #5: Raporu Talep Et seçeneğine dokunun:</strong><br />
Hesap Bilgilerini Talep Et sayfasında konu ile ilgili detaylı bilgiler ve Raporu Talep Et butonu&nbsp;karşınıza çıkacak. Bilgileri inceledikten ve dilerseniz yönlendirme linki ile çok daha fazla bilgiye ulaştıktan sonra Raporu Talep Et seçeneğine dokunun.</p>

<p>Raporu talep ettikten sonra&nbsp;WhatsApp&nbsp;hesap ayarlarınızda, özellikle&nbsp;telefon&nbsp;numaranızı değiştirmek gibi, önemli değişiklikler yapmayın. Böyle bir değişiklik durumu söz konusu olursa rapor talebiniz iptal edilecektir.</p>

<p><strong>Adım #6: Raporunuz 3 gün içerisinde tarafınıza gönderilecek:</strong><br />
Raporu Talep Et seçeneği ile hesap bilgileri raporu sürecini başlatmış oldunuz. Rapor, 3 gün içinde düzenlenecek ve bir ZIP dosyası olarak tarafınıza gönderilecek. ZIP dosyası içindeki raporu Microsoft Word programı ya da&nbsp;bilgisayarınızda yüklü olan Metin Belgesi uygulaması üzerinden açarak inceleyebilirsiniz.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/Teknoloji/whatsapp-2.jpeg" style="height:337px; width:600px" /></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/israil-televizyonundan-cok-onemli-iddia-820</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Sun, 17 Jan 2021 03:03:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İsrail televizyonundan çok önemli iddia</h1>
                        <h2>ABD'de 20 Ocak'ta başkanlık koltuğuna oturacak Joe Biden'ın ekibinden bazı yetkililerin, Washington'un 2015'te imzalanan nükleer anlaşmaya dönmesi için İran ile müzakerelere başladığı iddia edildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2021/01/israil-televizyonundan-cok-onemli-iddia-1610841922.jpg">
                        <figcaption>İsrail televizyonundan çok önemli iddia</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İsrail'in Kanal 12 televizyonunda yer alan haber, herhangi bir kaynağa dayandırılmadı. Haberde, müzakerelerin detayına ilişkin bilgi verilmezken, Biden'ın ekibinin görüşmelere ilişkin İsrail yönetimini bilgilendirdiği ifade edildi. Ayrıca İsrail istihbarat servisi Mossad'ın Başkanı Yossi Cohen'in, ABD Başkanı Donald Trump ve Biden'ın ekibiyle görüşmek için hafta içi Washington'a gittiği kaydedildi.</p>

<p>BIDEN'IN EKİBİNDEN BİR YETKİLİ, İRAN İLE GÖRÜŞÜLMEDİĞİNİ BELİRTTİ</p>

<p>Öte yandan, İsrailli gazeteci Barak Ravid’e konuşan ve adı açıklanmayan Biden’ın ekibinden bir yetkili, Kanal 12’nin haberini yalanladı. Yetkili, Biden’ın ekibinden hiç kimsenin İran ile görüşmediğini aktardı. Tel Aviv yönetimi, Tahran ile yapılacak olası yeni nükleer anlaşmada, İran'ın balistik füze programı ve kendisine yakın gruplara verdiği desteğe sınırlandırılma getirilmesini istiyor. P5 1 ülkeleriyle İran arasında 2015'te nükleer anlaşma imzalanmış, ABD Başkanı Trump 2018'de bu anlaşmadan çekilmişti. Biden, daha önce yaptığı açıklamalarda, göreve gelmesi halinde İran ile gerçekleştirilen nükleer anlaşmaya dönülmesinden yana olduğunu belirtmişti. İsrail basını, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Biden yönetimiyle İran'ın nükleer programını görüşmek için bir ekip kurduğunu yazmıştı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/polisleri-striptizci-zannettiler-819</link>
            <category>ARAMIZDA KALSIN</category>
            <pubDate>Sun, 17 Jan 2021 02:51:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Polisleri striptizci zannettiler</h1>
                        <h2>Gizli seks partisine polis baskın yaptı. Partiye katılanlar polisi striptizci zannetti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2021/01/polisleri-striptizci-zannettiler-1610841782.jpg">
                        <figcaption>Polisleri striptizci zannettiler</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>Covid19 tedbirleri kapsamında Arjantin'de gerçekleşen polis baskını ciddiye alınmadı. Gizli seks partisi katılımcıları polis güçlerini görünce tebessüm edip eğlenmeye devam etti. Parti katılımcıları yerine bu kez polis tepkisizlik nedeni ile şaşkına döndü.&nbsp;</h2>

<p>Arjantin'in başkenti Buenos Aires'in 380 km güneyindeki Mar del Plata şehrinde düzenlenen gizli seks partisinde, 20 çiftin Kovid-19 kısıtlamalarını ihlal ettiği ortaya çıktı. İhbarda bulunan kişinin, çiftlerin çiftliği <strong>"Sıradışı şeyler için" </strong>kullandığından şikayetçi olması üzerine polis şehirden uzak bir yerdeki çiftlikte verilen partiye gitti.</p>

<p>Polis memurları binaya girince evin şamdanlarla süslendiğini, mor bir ışıkla aydınlatıldığını ve seks videoları oynatıldığını gördü. Yerel internet gazetesi Infobae'ye konuşan bir polis kaynağı <strong>"Birden bizim de gösterinin bir parçası, striptizci olduğumuzu düşündüklerini fark ettik" </strong>dedi.</p>

<p>Swinger partisindeki konuklardan bir kadının, polis memurlarından birine yaklaşıp <strong>"Ne güzel gözlerin var, beni tahrik ediyorsun" </strong>dediği belirtildi.</p>

<p>Adli bir kaynak da <strong>"Partinin temasının ne olduğunu biliyorduk çünkü başka şeylerin yanı sıra o esnada izlenen videoyu da görmüştük" </strong>ifadelerini kullandı.</p>

<p>Mar del Plata'nın genel güvenlik sekreteri Gustavo Jara, çiftlerin <strong>"Saygılı olduğunu ve yaşananlara dair şaka yaptıklarını" </strong>söyledi.</p>

<p><strong>"Çoğu kişi biz vardığımızda ne olduğunu bilmiyordu" </strong>diyen Jara, <strong>"Striptizci olmadığımızı anladıklarında içlerinden biri bize 'Ah, gösteri hoşumuza gitti. Hem komik hem de absürttü' dedi" </strong>ifadelerini kullandı. Geçen hafta sonu düzenlenen partideki herkese para cezası verilecek.</p>

<p><strong>KISITLAMALAR BÖLGE BÖLGE DEĞİŞİYOR</strong></p>

<p>Arjantin'de toplu halde bir araya gelmeye yönelik kısıtlamalar bölgeden bölgeye değişiyor. Mar del Plata'nın da dahil olduğu Buenos Aires eyaletinde, maske takıp iki metrelik mesafeyi korumaları şartıyla en fazla 10 kişinin bir arada bulunmasına izin veriliyor.</p>

<p>Covid-19 vakalarındaki artıştan sonra Arjantin yolculara daha katı kısıtlamalar getirdi. Bu kapsamda başka Avrupa ülkelerinin yanı sıra Birleşik Krallık kalkışlı uçuşlar yasaklandı, Arjantin vatandaşlarına, sakinlerine ve havayolu şirketlerinin ve başka seyahat acentelerinin personeline giriş sınırlaması uygulandı. Ülkeye giren herkesin 72 saat içinde PCR testi yaptırması gerekiyor.</p>

<p>Arjantin Sağlık Bakanı Gines Gonzalez Garcia, çarşamba günü virüsün yayılmasını kontrol altına almak ve daha katı tecrit önlemleri uygulamak durumunda kalmamak için halkı her türlü tedbiri almaya çağırdı.<br />
Garcia,<strong> "Daha fazla kısıtlamadan kaçınmak için önlemlerin, bakımın ve sağlık düzenlemelerine uymanın elzem olduğu ince bir çizgide yürüyoruz"</strong> dedi.</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/mutasyonlu-covid19-macaristanda-818</link>
            <category>GÜNCEL HABERLER</category>
            <pubDate>Sat, 16 Jan 2021 14:04:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Mutasyonlu Covid19 Macaristan'da</h1>
                        <h2>İnsan yaşamını tehdit eden ve mutasyona uğramış Covid19'un Macaristan'da da görüldüğü açıklandı. Macaristan bu kez hızla yayılan Covid 19 virüsü ile savaşıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2021/01/mutasyonlu-covid19-macaristanda-1610795542.jpg">
                        <figcaption>Mutasyonlu Covid19 Macaristan'da</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><a href="http://macaristanpostasi.com"><strong>Macaristan Postası</strong></a>'nın Haberine göre Mutasyonlu Covid19 virüsü Macaristan'a ulaştı.&nbsp;<strong>Macaristan</strong>&nbsp;bu kez hızla yayılan Covid 19 virüsü ile savaşıyor.</p>

<p><strong>Macaristan</strong>&nbsp;Sağlık Hizmetleri Müdürü Cecilia Müller, düzenlediği basın toplantısında, yapılan&nbsp;<strong>Koronavirüs</strong>&nbsp;testlerde 3 kişide&nbsp;<strong>Covid-19</strong>‘un mutasyona uğrayarak daha hızlı yayılan İngiltere kaynaklı türüne rastlandığını bildirdi. Yapılan <a href="https://www.onlinegazete.com/haber/pcr-testi-nedir-nasil-uygulanir-corona-viruste-pcr-testi-nasil-uygulanir-597">PCR Testi</a>&nbsp;kapsamında sayının yeniden yükseldiği gözlemleniyor.</p>

<p>Bazı komşu ülkelerde de benzer vakaların görüldüğüne dikkati çeken Müller, virüsün mutasyona uğrayan türünün yüzde 50 ile 70 kat daha hızlı şekilde bulaştığını ifade etti.</p>

<p>Müller, Macaristan’da 11 Ocak’a kadar 78 bin 579 sağlık çalışanı ve bakımevi sakinine aşı uygulandığı bilgisini de paylaştı.</p>

<p><a href="http://macaristanpostasi.com/mutasyonlu-covi19-macaristanda/"><strong>MACARİSTAN’DA SON DURUM NE?</strong></a></p>

<p>Yeni koronavirüs enfeksiyonu (COVID-19) 1438 yeni Macar vatandaşında tespit edildi ve bu da Macaristan’daki enfekte kişi sayısını 350.587’ye çıkardı.&nbsp;87 ölümün çoğunluğu yaşlı ve kronik hastalardı ve ölümlerin sayısı 11.264’e çıktığı açıklandı. Şu anda 227.325 kişi, aktif enfekte insan sayısı 111.998 kişi oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/K%C4%B0%C5%9E%C4%B0/orban-viktor-influenza-oltas1%5B1%5D.jpg" style="height:400px; width:600px" /></p>

<h2 style="text-align:center"><a href="http://macaristanpostasi.com/macaristan-yeterince-asi-temin-edemedi-ve-cin-ile-anlasiliyor/" rel="bookmark" title=""><strong>MACARİSTAN YETERİNCE AŞI TEMİN EDEMEDİ VE ÇİN İLE ANLAŞILIYOR</strong></a></h2>

<p><strong>AŞILAMA DEVAM EDİYOR</strong></p>

<p>Koronavirüs ile hastaneye kaldırılan, 328’i ventilatör kullanan 4.408 hasta var. Şu ana kadar ülkede en son Salı günü olmak üzere yaklaşık 130.000 kişi aşı oldu.</p>

<p>Mevcut aşıların çoğu halihazırda aşılanmış durumda, şimdiye kadar 112.847 kişi aşılandı ve sağlık çalışanlarının aşıları devam ediyor ve huzurevlerinde yaşayanların ve işçilerin aşıları bu hafta sonu devam edecek. Aşılama hızı ve hızı, aşıların gelişine göre belirlenir. Hükümet, AB koordineli aşı sevkiyatlarının hızının yavaş olduğunu düşünüyor, bu nedenle doğuya özgü aşıların satın alınmasını da hedefliyor. Salgını yavaşlatmak ve hastaneleri daha verimli hale getirmek için şimdiye kadar uygulanan koruma önlemleri 1 Şubat’a kadar yürürlükte kalacak .</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/2020de-seks-oyuncak-satis-rekorlari-kirildi-817</link>
            <category>ARAMIZDA KALSIN</category>
            <pubDate>Sat, 16 Jan 2021 01:48:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>2020'de seks oyuncak satış rekorları kırıldı</h1>
                        <h2>Pandemi süreci seks oyuncaklarında endüstrisinde altın yılı oldu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2021/01/2020de-seks-oyuncak-satis-rekorlari-kirildi-1610752345.jpg">
                        <figcaption>2020'de seks oyuncak satış rekorları kırıldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><span style="font-size:12px">Yeni Zelandalılar 2020'de tuvalet kağıdından daha fazlasını satın aldıkları için <strong>seks oyuncakları </strong>satışları rekor seviyelere ulaştı.</span></p>

<p><span style="font-size:12px">Wellington merkezli Adult Toy Megastore'un sahibi Nicola Relph, işletmenin geçen yılki satışlara benzer bir şey görmediğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:12px">Relph, çoğu satın alma işlemi ilk kez müşteriler tarafından yapılırken, cinsiyet ayrımının kabaca 50/50 olduğunu söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:12px">"On yıldan fazla bir süredir bu işin içindeyim ve bunun olacağını görmedim.&nbsp;Kilitlenmeler kesinlikle evdeki insanları ekmek pişirmekten oyuncakları denemeye kadar yeni şeyler denemek istemelerine neden oldu. "</span></p>

<p><span style="font-size:12px">Relph, pandeminin konuşma ve tartışmanın daha açık olduğu ve Yeni Zelanda'nın cinsiyet ve cinselliğe karşı “Viktorya dönemi tutumlarından” sıyrıldığı bir zamanda da baş gösterdiğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:12px">Site üzerinden seks oyuncakları satışı, Yeni Zelanda'nın&nbsp;25 Mart'ta&nbsp;kilitlenmeye başlamasından 48 saat önce üç katına çıktı&nbsp;ve benzer satış artışları Avustralya ve İngiltere'deki büyük Covid-19 duyurularıyla aynı zamana denk geldi.</span></p>

<p><span style="font-size:12px">Dünya Sağlık Örgütü'nün koronavirüs salgınını <strong>pandemi </strong>ilan ettiği 11 Mart'ta üç ülkede de alımlar üç katına çıktı.</span></p>

<p><span style="font-size:12px">Site için satışlar 21 Mart'ta İngiltere'de Boris Johnson'ın barların kapanacağını duyurmasıyla ve 22 Mart'ta Avustralya'da Başbakan Scott Morrison aynı şeyi açıkladığında ikiye katlandı.</span></p>

<p><span style="font-size:12px">Auckland Üniversitesi'nden psikolog Dr Jessica Maxwell, yetişkin oyuncaklarının kullanımının dünya çapındaki salgın karşısında rahatlık bulmanın bir yolu olabileceğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:12px">"Seks yapmak veya seks oyuncaklar kullanmak için bir motivasyon stresi azaltmaktır, bu nedenle bu süre zarfında bunları kullanmak isteyen insanları görmeniz tamamen mantıklıdır."</span></p>

<p><span style="font-size:12px">Bazı insanların yeni bir şey deneme fırsatını yakalayarak kötü bir durumdan en iyi şekilde yararlanmasının da mümkün olduğunu söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:12px">"Birçok çift ekmek pişirmek gibi yeni hobiler yapıyor. Yatak odasında olsun ya da olmasın yeni olan her şey ruh sağlığınız için iyidir."</span></p>

<p><span style="font-size:12px">Ancak, herkesin havasında olmayacağı konusunda uyardı ve sorun değil.</span></p>

<p><span style="font-size:12px">"Stres ve anksiyetenin cinsel dürtü için mutlak katiller olmasına rağmen, ilgilenmiyorsanız tamamen normal olduğunu söyleyebilirim."</span></p>

<p><span style="font-size:12px">Adult Toy Megastore, Hükümet tarafından prezervatifler, tıbbi malzemeler ve - belki de dezenfekte etme davranışına yönelik daha geniş bir eğilimi yansıtan - seks oyuncak temizleyicisi sağlayan temel bir hizmet olarak onaylandı.</span></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/koronavirus-abd-ve-avrupada-hiz-kesmiyor-816</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Sun, 10 Jan 2021 20:15:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Koronavirüs ABD ve Avrupa'da hız kesmiyor</h1>
                        <h2>ABD’de koronavirüs vaka sayısı 22 milyonu geçti. İngiltere’de hastaneler alarm veriyor. İsrail ise toplam nüfusunun yüzde 20'sini aşıladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2021/01/koronavirus-abd-ve-avrupada-hiz-kesmiyor-1610298978.jpg">
                        <figcaption>Koronavirüs ABD ve Avrupa'da hız kesmiyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Koronavirüs salgınının seyri tüm dünyada endişe yaratırken pandemiden en kötü etkilenen ülke olan Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) toplam vaka sayısı 22 milyonu geçti. Johns Hopkins Üniversitesi verilerine göre son 24 saatte 3 bin 656 kişi yaşamını yitirirken, 269 binin üzerinde yeni vaka tespit edildi.</p>

<p>Ülkede pandeminin başından bu yana toplam 372 binden fazla kişi salgında yaşamını yitirdi. Bu bir ülkede kaydedilen en yüksek rakam. Dünya genelinde ise toplam koronavirüs vaka sayısı 90 milyona, ölü sayısı da 2 milyona yaklaştı.</p>

<h2>İngiltere'de hastaneler alarm veriyor</h2>

<p>İngiltere‘de de durum son derece kritik bir seviyeye ulaştı. İngiliz hükümetine sağlık konusunda danışmanlık yapan Chris Whitty, Sunday Times gazetesine yazdığı yazıda salgının seyrinin bu şekilde devam etmesi halinde hastanelerin üç haftadan kısa bir zaman içinde "gerçek bir zorluk" içinde olacağını ve hastaların tedavi için bekledikleri sürelerin artarak, "güvensiz boyutlara" ulaşacağını söyledi. Ulusal Sağlık Kurumu (NHS) da ülkenin bazı bölgelerinde, şimdiye kadar bilinen en tehlikeli durumla karşı karşıya olunduğunu belirtti.</p>

<p>Bu arada Londra Belediye Başkanı Sadiq Khan, bugün yaptığı açıklamada koronavirus vakalarının hızla yükseldiğini ve hastanelerin yetersiz kaldığını dile getirdi. Son yedi günde pozitif vaka sayısının, 100 binde binin üstüne çıktığı İngiltere'de şu ana dek 80 binden fazla kişi salgın nedeniyle yaşamını yitirdi.</p>

<p>Sağlık Bakanı Matt Hancock ülkede günde 200 bin aşı yapıldığını ve sonbahara kadar bütün yetişkinlere aşı olma imkanı tanınacağını açıkladı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/oraya-iltica-talebleri-315-azaldi-815</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Sun, 10 Jan 2021 20:02:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Oraya İltica Talebleri %31.5 Azaldı</h1>
                        <h2>Türkiye en çok iltica talebinde bulunan 4. ülke konumunda.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2021/01/oraya-iltica-talebleri-315-azaldi-1610298877.jpg">
                        <figcaption>Oraya İltica Talebleri %31.5 Azaldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>Almanya'ya iltica telabinde bulunanların 2020 yılında ciddi şekilde düşüş gösterdiğini açıkladı. Almanya İçişleri Bakanlığı iltica talebleri ile ilgili verileri paylaştı. Peki Almanya'ya kaç kişi iltica talebinde bulundu?</h2>

<p>Almanya'ya iltica başvuruları 2020 yılında bir önceki yıla göre yüzde 31,5 azalarak 76 bin 61 kişi olarak gerçekleşti. Başvurulardaki azalmanın sadece korona salgını nedeniyle olmadığı, düşüşün dört yıldır devam ettiği belirtiliyor.</p>

<p>Federal İçişleri Bakanı Horst Seehofer, göç ile ilgili alınan önlemlerin işe yaradığını buna mukabil muhtaç olan birçok kişiye yardım edildiğini ve bu kişilerin başvurusunun onaylandığını açıkladı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<h2><strong>İşte&nbsp;İltica başvurusunda bulunan ülkeler</strong></h2>

<ol>
	<li>Suriye: 25 bin 373 başvuru</li>
	<li>Afganistan: 8 bin 51 başvuru&nbsp;</li>
	<li>Irak: 7 bin 355 başvuru</li>
	<li>Türkiye: 5 bin 196 başvuru</li>
</ol>

<p>&nbsp;</p>

<p>Başvuruların 26 bin 520'sinin Almanya'da doğan çocuklar için yapıldığı, 19 bin 589'unun ise devam eden başvuru süreçleri olduğu belirtildi.</p>

<p>Almanya Federal Göç ve Mülteci Dairesi'nin (BAMF)&nbsp;geçen yıl 145 bin 71 başvuruyu değerlendirdiği belirtilerek, bunlardan 46 bin 586’sının reddedildiği, 37 bin 818'inin ise kabul edildiği açıklandı. 18 bin 950 kişiye geçici koruma statüsü verildiği ve 36 bin kişinin başvurusunun da ayrı bir değerlendirmeye alındığı kaydedildi.</p>

<p>Bakanlık, Aralık 2020 sonu itibariyle karar verilmesi gereken başvuru sayısını 52 bin 56 olarak açıkladı. Bu rakam 2019 yılında 57 bin 12 seviyesindeydi.</p>

<h2>&nbsp;</h2>

<h2>Almanya İltica Prosedürü Hakkında Bilgiler</h2>

<p>İltica prosedürü sırasında, bir kişinin Almanya'da sığınma hakkı alıp almadığı kararlaştırılır. İltica prosedürünün nasıl işlediği&nbsp;<a href="https://www.gesetze-im-internet.de/asylvfg_1992/" target="_blank">İltica Yasasında</a>&nbsp;düzenlenmiştir. İltica prosedürü birkaç adımdan oluşur: iltica başvurusu, Dublin kontrolü, duruşma, karar. İltica prosedürü resmi olarak iltica başvurusu ile başlar. Ancak iltica başvurusunda bulunabilmeniz için önce kayıt olmanız gerekir. Bu kayda Asylgesuch denir.&nbsp;<a href="https://www.bamf.de/DE/Behoerde/Aufgaben/Asylverfahren/asylverfahren-node.html" target="_blank">BAMF’ın web sitesinde</a>&nbsp;Almanca ve İngilizce olarak İltica Prosedürü ile ilgili genel bilgiye ulaşabilirsiniz.</p>

<p><strong>Dikkat! Korona salgını nedeniyle sığınma başvuruları şu an için sadece yazılı olarak yapılabilir. İlk varış merkezine kaydolduğunuzda, varış belgesi ve sığınma başvuru formu alırsınız. Bu formu doldurup imzalamanız gerekir. Daha sonra bu form, varış kanıtınızın bir kopyasıyla birlikte Federal Göç ve Mülteciler Dairesine gönderilir. Böylece BAMF size oturum izni gönderir. Güncel durum iyileşinceye kadar duruşmanız gerçekleşmeyecektir. Daha fazla bilgi için&nbsp;<a href="https://www.bamf.de/SharedDocs/Meldungen/DE/2020/20200316-am-covid-19.html?nn=282388" target="_blank">bamf.de adresine</a>&nbsp;bakabilirsiniz.</strong></p>

<p><strong>Dikkat! BAMF olumsuz bildirimleri göndermeye devam edecek. Postanızı düzenli olarak kontrol edin ve başvurunuz reddedilirse avukatınıza veya&nbsp;<a href="https://www.proasyl.de/asylberatung/" target="_blank">Pro Asyl yardım hattına</a>&nbsp;başvurun.</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/unlu-oyuncu-cinsiyet-degistirdi-814</link>
            <category>YAŞAM</category>
            <pubDate>Fri, 08 Jan 2021 20:58:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ünlü oyuncu cinsiyet değiştirdi</h1>
                        <h2>Kadın olarak filmlerde rol aldı, bir süre TransErkek olarak erkek kıyafetleri ile yaşadı, şimdi ise operasyon ile erkek oldu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2021/01/unlu-oyuncu-cinsiyet-degistirdi-1610129792.jpg">
                        <figcaption>Ünlü oyuncu cinsiyet değiştirdi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Eşcinsel kimliği ile dikkatleri üzerine çeken ünlü oyuncu&nbsp;<strong>Ellen Page </strong>şimdi <strong>cinsiyet değiştirdi</strong>, cinsiyeti ile birlikte ismini de değiştirdi.<strong>&nbsp;</strong></span></h2>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ünlü oyuncu <strong>Umbrella Academy</strong> isimli dizi ile büyük beğeni topladı,&nbsp;<strong>&nbsp;</strong>Juno, Başlangıç ve X-Men serilerinin de oyuncuları arasında olan sanatçı, Oscar’a aday gösterilmişti. </span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Ellen Page,</strong>&nbsp;sosyal medya hesabından ‘Trans Erkek’ olduğunu açıklamıştı.&nbsp;Yeni ismi&nbsp;<strong>Elliot Page</strong>&nbsp;olan ünlü oyuncu, cinsiyet değiştirdikten sonra ilk fotoğrafını sosyal medya hesabından paylaştı.</span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000">Page, çevresindekilere minnettarlığını ifade etti ve dışarı çıkma cesareti verdiği için trans topluluğuna teşekkür etti.&nbsp;</span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000">Sanatçı 2020'de trans olma gerçeğiyle ilgili endişelerini de dile getirdi. </span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/K%C4%B0%C5%9E%C4%B0/Elliot%20Page.jpg" style="height:538px; width:600px" /></span></span></p>

<p style="text-align:start"><em><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000">Sanatçı Trans bireklere de dikkat çekti;</span></span></em></p>

<p style="text-align:start"><em><strong><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000">“İstatistikler şaşırtıcı.&nbsp;Translara yönelik ayrımcılık yaygın, sinsi ve acımasızdır ve korkunç sonuçlara yol açar.&nbsp;Yalnızca 2020 yılında en az 40 trans kişinin öldürüldüğü bildirildi.&nbsp;Çoğunluğu Siyah ve Latin kökenli trans kadınlardı. "</span></span></strong></em></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><em>Umprella Academy dizisinde ,&nbsp;</em>o zaman varolmaya trans insanların hakkını inkar için ellerinde kan var diyerek “trans sağlık suç için çalışma siyasi liderleri” ele alındı.&nbsp;</span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000">"Trans yetişkinlerin yüzde 40'ının intihar girişiminde bulunduğunu bildirdiği bir topluluk olan trans topluluğunun omuzlarına düşen aşağılık ve aşağılayıcı bir öfke öfkesini serbest bırakıyorsun ... Ben de o insanlardan biriyim ve sessiz kalmayacağız saldırılarınızın yüzü. "</span></span></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/bu-kez-asi-olan-428-kiside-koronavirus-cikti-813</link>
            <category>GÜNCEL HABERLER</category>
            <pubDate>Tue, 05 Jan 2021 00:57:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bu kez aşı olan 428 kişide Koronavirüs çıktı</h1>
                        <h2>Aşı ne kadar koruyor sorusu kafaları kurcalamaya devam ediyor. Gelen haberler ile ise vatandaşlar endişeli.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2021/01/bu-kez-asi-olan-428-kiside-koronavirus-cikti-1609798671.jpg">
                        <figcaption>Bu kez aşı olan 428 kişide Koronavirüs çıktı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Koronavirüs aşısı için ülkelerin onay aşaması devam ederken bir çok ülke aşıları teslim aldı ve aşılanan vatandaşlar ile pandeminin önüne geçilmeye çalışılıyor. Peki aşı ne kadar etkili.&nbsp;</p>

<p><strong>İsrail’</strong>den gelen aşı haberleri endişe yarattı. Yeni tip Koronavirüs aşısı olan İsrailli 428 kişide<strong>&nbsp;Koronavirüs </strong>tespit edildiği açıklandı. İhlas Haber Ajansı (İHA) haberinde <strong>İsrail Sağlık Bakanlığı</strong>&nbsp;tarafından yapılan açıklamada, aşı uygulanan 428 kişide Covid19 yani Koronavirüs görüldüğünü aktardı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/KORONA%20VIRUS/kor__12_.jpg" style="height:338px; width:600px" /></p>

<h2>Açıklamada, bazı kişilerin aşıdan önce enfekte olduğu belirtilirken, hastalara birer doz aşı verildiği ve tepkilerin niteliğinin henüz netleşmediği bildirildi.</h2>

<amp-ad width="100vw" height="320"
     type="adsense"
     data-ad-client="ca-pub-6135248387859424"
     data-ad-slot="5714190057"
     data-auto-format="rspv"
     data-full-width="">
  <div overflow=""></div>
</amp-ad>
<p>İsrail, geçtiğimiz günlerde<strong>&nbsp;Pfizer</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>BioNTech</strong>&nbsp;tarafından geliştirilen aşının onaylanmasının ardından aşılama kampanyası başlatmıştı.</p>

<p>Aşılama kampanyası kapsamında şu ana kadar 500 binden fazla İsrailli aşı oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<h2><strong>AŞI KORUYOR MU?</strong></h2>

<p>Aşı 2 doz şeklinde yapılıyor. Aşı yapıldıktan sonra yaklaşık olarak 2-3 hafta sonra korumaya başlar. Şimdilik çok kesin olmamakla&nbsp; birlikte ikinci dozdan sonra 6 ay koruyacağı öngörü­lüyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/hastane-yangininin-bilancocu-agirlasiyorde-812</link>
            <category>TÜRKİYE</category>
            <pubDate>Sat, 19 Dec 2020 22:25:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Hastane yangınının bilançocu ağırlaşıyor.'de</h1>
                        <h2>Gaziantep'teki hastane yangınına ilişkin detaylar gün yüzüne çıkmaya başladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/12/hastane-yangininin-bilancocu-agirlasiyorde-1608406473.jpg">
                        <figcaption>Hastane yangınının bilançocu ağırlaşıyor.'de</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>Gaziantep'te hastane yangınında yaşanan ölümler mercek altına alındı. Konu ile ilgili Türkiye Sağlık Bakanı Fahrettin Koca yapılan inceleme sonrasında açıklama yaptı. Bakan yangının "yüksek akımlı oksijen vermek üzere kullanılan bir cihazdan kaynaklanan sorunndan çıktı" açıklamasında bulundu.</h2>

<p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Gaziantep'te 9 kişinin öldüğü hastanedeki yangına ilişkin "Özellikle yoğun bakımda bizim yüksek akımlı oksijen vermek üzere kullandığımız bir cihazdan kaynaklanan sorunla yangının çıktığını biliyoruz." dedi.</p>

<h2>GAZİANTEP'TE KAÇ KİŞİ ÖLDÜ?</h2>

<p>Koca, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül ile yangının meydana geldiği SANKO Üniversitesi Özel Sani Konukoğlu Hastanesinde incelemelerde bulunduktan sonra gazetecilere açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Olayda hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileyen Koca, yangının 04.30 civarında çıktığını belirterek şöyle konuştu:</p>

<p>"Özellikle yoğun bakımda bizim yüksek akımlı oksijen vermek üzere kullandığımız bir cihazdan kaynaklanan sorunla yangının çıktığını biliyoruz. Bunun da devamında 20 yataklı serviste hasta sayısı 19 kişiydi. 19 kişiden 7 vatandaşımız olay anında hayatını kaybetti. 1 vatandaşımız 11 hastanın özellikle transferi döneminde, 1 hastamız da 4,5 saat sonra nakil yapılan hastanede hayatını kaybetmiş oldu, yani toplam takip edilen 19 hastamızdan 9 vatandaşımızı kaybetmiş olduk. 10 hastamızın da nakli yapılarak civar hastanelerin yoğun bakımlarında tedavileri devam etmekte. Ben hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyorum yaralılarımız acil şifa diliyorum."</p>

<p>Bakan Koca, 3 hastanın Şehit Kamil Hastanesinde, 1 hastanın 25 Aralık Devlet Hastanesinde, 1 hastanın Ersin Aslan Eğitim ve Araştırma Hastanesinde, 1 hastanın Abdülkadir Yüksel Devlet Hastanesinde, 1 hastanın Özel Sevgi Hastanesinde, 2 hastanın Özel Anka Hastanesinde, 2 kişinin Özel NCR Hastanesinde, 1 hastanın Özel Medikalpark Hastanesinde, 1 hastanın Özel Deva Life Hastanesinde, 1 hastanın Özel Deva Hastanesinde, 3 hastanın da kendi talepleri olmak üzere 14 hastanın tedavilerinin yoğun bakım servisinde sürdüğünü ifade etti.</p>

<p>Sağlık Bakanı Koca, şöyle devam etti:</p>

<p>"Müdahale etmeye çalışan 16 personelin de yangından etkilendiğini gördük. Bununla ilgili 7 personelin yoğun bakımda yakın takibi yapılmakta. Kendilerini ziyaret ettik, ciddi bir sorunlarının olmadığını zannediyorum bugün yoğun bakımda tedavileri tamamlanıp servise alınmaları mümkün olabilir.</p>

<p>Olayla ilgili inceleme hem Başsavcılık hem biz Bakanlık olarak müfettiş görevlendirmesi anında yapıp incelemeyi başlatmış olduk, soruşturma başlamış oldu. Bu anlamda herhangi bir sorun ve aksaklık, kusur tespit edildiğinde, yapılması gereken her neyse yapılma noktasında kararlı olacağımızdan vatandaşlarımız emin olsun. Rabbim memleketimize tekrar böyle bir şey yaşatmasın, milletimizin başı sağ olsun."</p>

<ol>
</ol>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/vaka-sayisi-yukselmeye-devam-ediyor-811</link>
            <category>GÜNCEL HABERLER</category>
            <pubDate>Sat, 19 Dec 2020 22:14:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Vaka sayısı yükselmeye devam ediyor</h1>
                        <h2>İşte yeni vakalarımız... Endişe artıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/12/vaka-sayisi-yukselmeye-devam-ediyor-1608405856.jpg">
                        <figcaption>Vaka sayısı yükselmeye devam ediyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Koronavirüs ile mücadelesi devam ederken sayılar yine endişe edici boyutlara ulaştı.</h2>

<p>Sağlık Bakanı Ali Pilli, son 24 saatte yapılan test sayısının 1700 olduğunu, 21 pozitif vakaya rastlandığını, 12 kişinin taburcu edildiğini açıkladı.</p>

<p>Bakan Pilli, pozitif vakalardan 5 kişinin deniz yolu, 2 kişinin hava yolu ile ülkemize geldiğini, 2 vakanın mülteci olduğunu, 4 kişinin daha önce tespit edilen vakaların temaslıları olduklarını ve bu sürede gözetim altında tutulduklarını , 8 kişinin ise yerel vaka olduğunu kaydetti.</p>

<p>Toplam vaka sayısı, 1376’ya yükselirken, tedavisi devam eden vaka sayısı 155 olarak açıklandı. 110 vaka pandemic otellerinde takip edilirken, 44 vaka hastanelerde tedavi ediliyor. Yoğun bakımda ise 1 kişi bulunuyor</p>

<ol>
</ol>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/guney-kibrista-vaka-sayilari-hiz-kesmiyor-810</link>
            <category>GÜNCEL HABERLER</category>
            <pubDate>Sat, 19 Dec 2020 22:00:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Güney Kıbrıs'ta vaka sayıları hız kesmiyor</h1>
                        <h2>Kıbrıs'ın güneyinde vaka sayıları her geçen gün artmaya devam ediyor. Rum yetkililer vaka sayılarının önüne geçemiyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/12/guney-kibrista-vaka-sayilari-hiz-kesmiyor-1608404876.jpg">
                        <figcaption>Güney Kıbrıs'ta vaka sayıları hız kesmiyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Güney Kıbrıs'ta vaka sayıları yükselmeye devam ediyor. Ölü sayısında 8 Kasım tarihinde bir günde Covid19 kaynaklı olarak bir rekor yaşanmıştı. Tek günde 8 kişi yaşamını kaybetmişti.</p>

<p>Hızla artan hastalık nedeniyle Güney Kıbrıs'ta son 24 saatte 419 yeni vaka ortaya çıktı. Yapılan resmi açıklamada 2 yeni can kaybı olduğu belirtildi..</p>

<p>Rum yetkililer sonuçların 4 bin 323 test sonucu elde edildiğini bildirdi.</p>

<p>Toplam vaka sayısı 17 bin 476'ya, toplam can kaybı 89'a yükseldi.</p>

<p>Kıbrıs'ın güneyinde de <a href="https://onlinegazete.com/haber/pcr-testi-nedir-nasil-uygulanir-corona-viruste-pcr-testi-nasil-uygulanir-597"><strong>PCR Testi </strong></a>ile virüsün tesbit edilmesine çalışılırken aşıların hızla vatandaşlara yapılacağı gün bekleniyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/isvicre-o-asiya-onay-verdi-809</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Sat, 19 Dec 2020 21:42:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İsviçre o aşıya onay verdi</h1>
                        <h2>Koronavirüs ile ilgili ülkelerin aşı onay süreçleri hız kazandı. Bir onay da İsviçre'den.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/12/isvicre-o-asiya-onay-verdi-1608403996.jpg">
                        <figcaption>İsviçre o aşıya onay verdi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2><strong><a href="https://onlinegazete.com/haber/cin-asisi-mi-alman-asisi-mi-806">Hangi aşıyı kullanmalı?</a> Herkes bunu soruyor. Şimdi ise İsviçre'den bir onay haberi geldi. Ülkede tedavi alanında sağlık düzenlemelerini yapan kurum olan Swissmedic, Pfizer ve BioNTech'in aşısına onay çıktı. Pfizer-BioNTech'in&nbsp;aşısına "standart prosedürlerde" onay veren ilk ülke İsviçre oldu.</strong></h2>

<p>İsviçre, Pfizer ve BioNTech'in aşısına, dünyada ilk "standart prosedürlerde" onay veren ülke oldu.</p>

<p>Swissmedic'ten yapılan yazılı açıklamada, tüm yaş gruplarından elde edilen verilerin, aşının "yüksek etkinlik ve güvenlik şartlarını" karşıladığını gösterdiği aktarıldı. Açıklamada, aşıya acil kullanım için değil, "standart prosedürler" kapsamında onay verildiği ve bunun da dünyada bir ilk olduğu vurgulandı.</p>

<h1 style="text-align:center"><a href="https://onlinegazete.com/haber/pcr-testi-nedir-nasil-uygulanir-corona-viruste-pcr-testi-nasil-uygulanir-597">PCR TESTİ NEDİR?&nbsp;</a></h1>

<p>Swissmedic Direktörü Raimund Bruhin, onay sürecinde titizlikle hareket ettiklerini belirterek, Pfizer ve BioNTech'in geliştirdiği aşının "güvenlik, etkinlik ve kalite" kriterlerini karşıladığını belirtti.</p>

<p>Bruhin, "Hastaların güvenliği, özellikle aşıların ruhsatlandırılması söz konusu olduğunda önemli bir ön şarttır" ifadesini kullandı.</p>

<p>İsviçre, Pfizer ve&nbsp;BioNTech&nbsp;aşının yanı sıra, Moderna ve AstraZeneca’nın geliştirdiği COVID-19 aşıları için toplam 15,8 milyon doz sipariş verdi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>AŞI NE ZAMAN BAŞLIYOR?</strong></p>

<p>İsviçre Sağlık Bakanı Alain Berset, Twitter'dan yaptığı açıklamada, aşılamaların günler içinde başlayacağını belirtti.&nbsp;Barset, aşının ücretsiz olduğunu ve şiddetle tavsiye ettiklerini vurguladı.</p>

<p>Planlamalara göre, ülkede yaygın aşılamanın 4 Ocak'tan itibaren 100 bin dozluk ilk parti ile başlaması bekleniyor.&nbsp;Yaz aylarına kadar sürecek aşı kampanyası sonucunda 6 milyon kişinin aşı olması planlanıyor.</p>

<p>İsviçre'de cuma günü COVID-19'dan 120 kişi yaşamını yitirdi, 4 bin 478 vaka tespit edildi. Ülkede, salgının başından bu yana vefat edenlerin sayısı 6 bini, vaka sayısı ise 400 bini geçti.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/ingilterede-yeni-tur-virus-808</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Sat, 19 Dec 2020 21:21:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İngiltere'de yeni tür virüs</h1>
                        <h2>İngiltere alarm durumuna geçti, yeni tür virüs panik yarattı. Tedbirler en üst düzeyde...</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/12/ingilterede-yeni-tur-virus-1608402789.jpg">
                        <figcaption>İngiltere'de yeni tür virüs</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>İngiltere hükümeti ortaya çıkan <strong>yeni tür virüs</strong> ile endişeli bir döneme girdi. Sağlık Baş Danışmanı Prof. Dr. Chris Whitty, şimdi yeni tür olan ve mutasyona uğamış koronavirüsün eskisinden çok daha hızlı yayılığını kaydetti.&nbsp;Konu ile ilgili İngiltere Başbakanı Boris Johnson, mutasyona uğramış yeni virüsün daha hızlı yayılan yeni tip koronavirüs olduğunu şimdi bu virüsün yüzde 70 daha hızlı yayıldığını aktardı.</h2>

<p>Yaşanan bu gelişme üzerine İngiltere'de yeni önlemler alındı.</p>

<p>Başbakan Johnson, yeni türden dolayı bazı önlemler almak zorunda kaldıklarını, şimdiye kadarki en geniş kısıtlamaların uygulandığı başkent Londra ile İngiltere'nin doğu ve güneydoğusunun önlemlerin daha da sıkılaştırıldığı 4. aşamaya alınacağını duyurdu.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/K%C4%B0%C5%9E%C4%B0/Boris-Johnson-face-masks.jpg" style="height:350px; width:590px" /></p>

<h2><strong>İNGİLTERE'DE ÖNLEMLER NELER?</strong></h2>

<p>Yeni önlemlerin yarından itibaren geçerli olacağını kaydeden Johnson, halihazırda restoran ve barların kapalı olduğu bu yerlerde temel ürünlerin satılmadığı tüm mağazalar, spor salonları ve kuaförlerin de kapatılacağını, istisnai durumlar dışında halkın evde kalmasının isteneceğini bildirdi.</p>

<p>Johnson, daha önce alınan Noel'de önlemlerin 5 gün gevşetilmesi kararını da uygulamayacaklarını belirterek, "Noel konusunu tekrar ele almalıyız" dedi.</p>

<p><img alt="İngiltere'de yeni önlemler" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/KORONA%20VIRUS/5sf7bryou3oyhngo_1589206751%5B1%5D.jpeg" style="height:360px; width:630px" /></p>

<p>4. aşama kısıtlamalara alınan bölgelerdeki insanların Noel'de diğer hane üyeleriyle bir araya gelmemesi gerektiğini vurgulayan Johnson, buralar dışındaki diğer yerlerde ise insanların ilk 5 gün yerine yalnızca Noel Günü'nde en fazla 2 ayrı hanenin üyeleriyle buluşmasına izin verileceğini açıkladı.</p>

<p>Johnson, Noel'de kısıtlamaların gevşetileceği yönünde geçen hafta yaptığı açıklamadan geri adım atmasının gerekçesini "bilimsel verilerin değişmesine" bağlayarak, "Bu yıl Noel farklı, çok farklı olacak; ancak gerçekçi olmalıyız" diye konuştu.</p>

<p>Bu arada Johnson, şimdiye kadar <strong>COVID-19</strong> aşısı yapılanların sayısını 350 bin olarak açıkladı.</p>

<p>Öte yandan ülkede son 24 saatte 27 bin 52 yeni vaka ve 534 ölüm kayda geçti.</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/futbolu-birakti-ve-porno-yildizi-oldu-807</link>
            <category>YAŞAM</category>
            <pubDate>Sat, 19 Dec 2020 20:51:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Futbolu bıraktı ve porno yıldızı oldu</h1>
                        <h2>Şok bir karar ile İtalya'daki futbol kariyerinden vazgeçtiğini açıklayan ünlü futbolcu Davide Iovinella şimdi porno film sektöründe...</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/12/futbolu-birakti-ve-porno-yildizi-oldu-1608401007.jpg">
                        <figcaption>Futbolu bıraktı ve porno yıldızı oldu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><div style="text-align:start">
<p><span style="font-size:16px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:HelveticaNeue,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:1rem"><strong>Genellikle insanlar bir kariyer değişikliğine gittiğinde, kurumsal bir iş yerinde 9'tan 6'e ofis işinden vazgeçmeyi düşünebilir. Ancak o tüm yaşamını değiştiren radikal bir karar aldı.</strong></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:HelveticaNeue,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:1rem">Davide Iovinella, yetişkin bir film yıldızı olmak için, dünyanın en çok aranan rollerinden biri olan futbolcu olarak profesyönel futbol yaşamını sonlandırdı. </span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:HelveticaNeue,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:1rem"><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/NOT-NES/Davide-Iovinella-2%5B1%5D.jpg" style="height:338px; width:600px" /></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:HelveticaNeue,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:1rem">Futbol kariyerinde gelecek vaad eden bir futbolcu olmasına karşın 24 yaşında futbolu bıraktığını açıklamıştı. </span></span></span></span></span></p>
</div>

<div style="text-align:start">
<div style="text-align:start">
<p><span style="font-size:16px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:HelveticaNeue,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:1rem">Iovinella, yeterince para kazanmadığını ve başka bir yerde daha iyi bir maaş alabileceğini fark ettiğinde Serie D tarafı ASD Caldio Pomigliano takımına veda etti. </span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:HelveticaNeue,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:1rem">Iovinella,&nbsp;Rocco Siffredi ile çalışmak üzere seçildi. </span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:HelveticaNeue,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:1rem"><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/NOT-NES/15227291004704%5B1%5D.jpg" style="height:599px; width:600px" /></span></span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>
</div>
</div>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/cin-asisi-mi-alman-asisi-mi-806</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Thu, 17 Dec 2020 09:17:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Çin aşısı mı, Alman aşısı mı?</h1>
                        <h2>Koronavirsü ile ilgili şu sıralar en çok merak edilen soru "Çin aşısı mı, Alman aşısı mı?" şeklinde. Peki konu ile ilgili uzmanlar ne diyor?</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/12/cin-asisi-mi-alman-asisi-mi-1608165638.jpg">
                        <figcaption>Çin aşısı mı, Alman aşısı mı?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>Tüm dünya Koroavirüs ile ilgili kabusun biteceği günü bekliyor. Aşı çıktı, çıkacak diye beklerken şimdi ise &nbsp;"<strong>Çin aşısı mı, Alman aşısı mı</strong>?" sorusu kafaları kurcalıyor. Kimileri aşı olmak için henüz erken diye düşünürken uzmanları görüşünü sizinle paylaşmak istedik. Kafalarda onlarca soru var. Aşının yan etkisi var mı? Hangi aşıyı salınmalı?&nbsp;<strong>Hangi aşı daha iyi?</strong>&nbsp; Kuşkusuz KKTC'ye gelecek ilk aşı Türkiye'nin seçtiği aşı olacak. TC Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca’nın Çin aşı şirketi Sinovac firması ile anlaştığı açıklandı ve 10 milyon doz aşı Türkiye'ye ulaşacak. Fakat vatandaş endişelenmekte haklı. Faz 3 klinik denemelerinin yürütüldüğü merkezlerden Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fehmi Tabak konu ile ilgili açıklama yaptı.</h2>

<h2><img alt="Hangi aşı daha iyi?" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/KORONA%20VIRUS/kor__2_.jpg" style="height:428px; width:630px" /></h2>

<p>Prof. Dr. Tabak, Kovid-19'un 11 ayda 1,5 milyon kişinin ölümüne yol açtığına işaret ederek "Tartışalım ama bilimsel veriler ışığında tartışalım. Sinovac denilen firma da uzun yıllardır aşıda deneyimli. Faz 1-2 sonuçlarını yayınladılar. Her iki aşının Faz 3 çalışmalarına biz de dahil olduk ve çok titizlikle sürüyor. Çin'in geliştirdiği inaktif virüs aşısı, 3 ay önce acil kullanım onayı alarak Çin'de 80 bin acil servis çalışanına uygulandı. Bugün etik kurul onayım çıktı, ben de bu aşıdan olacağım. Güvenmesem olmazdım" dedi.</p>

<p><img alt="Çin aşısı mı? Alman aşısı mı?" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/KORONA%20VIRUS/koronavirus-turkiye-covid-19-4Ja6_cover.jpg" style="height:400px; width:640px" /></p>

<h2>GÖNÜLLÜ VATANDAŞLARA AŞI SALINMAYA BAŞLADI</h2>

<p>Geçtiğimiz Eylül ayında Hacettepe Tıp Fakültesi'nde ilk kez gönüllü sağlık çalışanlarının aşılanmasıyla Türkiye'deki Faz 3 klinik araştırmaları başlayan Çin'li Sinovac Biotech firmasının geliştirdiği Kovid-19 aşısı için vatandaşlar arasından da gönüllülere aşı uygulamaları başladı. Aşı, Türkiye genelinde 24 merkezde, 10 binin üzerinde gönüllüye uygulanacak. Sinovac aşısının uygulandığı merkezlerden İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ndeki araştırmanın yürütücüsü Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fehmi Tabak, "Aşı, Türkiye'de şimdiye dek yaklaşık 2 bin civarı gönüllü sağlık çalışanına uygulandı. Toplamda 13 bin kişiye ulaşılması hedefleniyor. Bir iki ay içinde aşılamaların bitip çalışmanın tamamlanacağını tahmin ediyorum" dedi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<h2><img alt="Hangi aşıyı salınmalı?" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/KORONA%20VIRUS/kor__11_.jpg" style="height:428px; width:630px" /><br />
200'ÜN ÜZERİNDE AŞI ÇALIŞMASI VAR</h2>

<p>Prof. Dr. Fehmi Tabak, bu pandemideki bütün oyunu değiştirecek gücün aşı olduğunu belirterek, şöyle konuştu:</p>

<p>"Aşıda bugün için geldiğimiz noktaya baktığımız zaman, umutlanmamız için çok neden var. Bugün 233 tane aşı çalışması var dünyada. Bunların 67 tanesi insan çalışmalarına yani Faz 1-2 klinik çalışmalara devam ediyor. Üç aşı, artık ilgili kuruluşlardan onayı alınıp tüm dünyada kullanıma girmek üzere. İlk başvuranlardan biri de bizim açımızdan da bir gurur kaynağı olan BioNTech-Pfizer (mRNA) aşısı. Bunun Faz 3 çalışmalarına Türkiye'de biz de dahil olduk ve şimdiye dek (tüm Türkiye'de) 500 gönüllü sağlık çalışanı aşılandı. İkinci dozlarına başlanıyor bugünlerde. Bir diğer aşı da, Faz 3 çalışması şu anda ülkemizde, Brezilya ve Endonezya'da da devam eden inaktif virüs aşısı olan Çin'li Sinovac'ın aşısı. Sağlık Bakanlığı'nın gönüllü daveti ile çok fazla sayıda gönüller başvurmaya başladı bizim merkezimize de. İnaktif virüs aşısı daha eski bir yöntem. Aslında daha güvenilir bir yöntem. Virüsü üretip değişik maddeler veya ısıyla inaktif hale getiriyorsunuz. Yani o virüsün çoğalma şansı, hastalandırma gücü yok oluyor. Ama immün sistemimizi uyarıp antikor oluşturma gücü çok çok iyi. Mevcut yeni teknolojiler (mRNA) veya inaktif aşıların etkinlikleri aşağı yukarı benzer şekilde. Fiyatları da üç aşağı yukarı beş yukarı aynı olacak muhtemelen. Benim görüşüm inaktif aşı ya da diğer aşılar, bir an evvel toplumun yarısından fazlasını aşılayacak şekilde bir aşı programına bir an evvel başlamamız lazım."</p>

<p><img alt="Hangi aşı daha güvenli?" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/KORONA%20VIRUS/kor__12_.jpg" style="height:354px; width:630px" /></p>

<h2>ÜLKELERE BIRAKILMIŞ DURUMDA</h2>

<p>Aşıların hangi ülkeden olduğunun değil, bilimsel verilerinin tartışılması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Tabak, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Tamam tartışalım ama bilimsel verilerle tartışalım. Sinovac firması da uzun yıllardır aşıda deneyimli bir firma. Onların da ciddi klinik araştırma ekipleri var. Faz 3 çalışmalarının kabulünü, yapılan ülkelere bırakmış durumdalar. Çalışma, araştırmanın yürütüleceği merkezlerin etik kurulundan, Sağlık Bakanlığı'nın etik kurulundan onay verildikten sonra yapılıyor ve belli kuralları var. Zaten bu aşının da Faz 1-2 sonuçları iyi olunca Faz 3'e geçildi. Araştırmanın temeli aslında Faz 1 ve Faz 2'de bellidir. Orada aşının etkinliği görülür. Yan etkiler görülür. Faz 3'te ise bu etkinliğin doğruluğu daha farklı coğrafi bölgelerde, çok daha fazla sayıda gönüllüde denenir. Daha nadir bir yan etkinin görülüp görülmeyeceğine bakılır."</p>

<p><img alt="Aşının yan etkisi var mı?" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/KORONA%20VIRUS/kor__6_.jpg" style="height:428px; width:630px" /></p>

<h2>ÇİN AŞISI 80 BİN ÇİN'LİYE SALINMIŞ&nbsp;</h2>

<p>İnaktif virüs aşılarının da pandemiyle mücadelede etkin bir rolü olacağına inandığını söyleyen Prof. Dr. Fehmi Tabak, "Bence canlısını (hastalığın kendisini) almaktansa, inaktifini (virüsü) alıp bir an evvel antikorlarımız oluşturmanın anlamlı olduğunu düşünüyorum. Sağlık Bakanlığı da gerekli anlaşmaları yapıyor. Bu aşı özel bir izinle acil kullanım onayı alarak Çin'de 3 ay önce sağlık çalışanlarına uygulanmaya başlandı. Acilde çalışan hekim, hemşire, personeline, toplam 80 bin kişi bu aşıyı oldu. Bu aşıda da tolere edilebilecek, her aşıda görülebilecek ve sadece bir iki gün süren hafif ateş, aşı yerinde ağrı vb gibi yan etkiler görüldü. Acaba uzun vadeli etkileri ne olacak? En çok problem olan konu bu aslında aşılarda. Aslında laboratuvarda, insan çalışmalarından önce yapılan hayvan çalışmaları, iyi kötü bize bazı bilgiler verdi bu aşı çalışmalarında. Biz, bilimsel çalışmalara güvenmek zorundayız. Faz 1 ve Faz 2'de baktığımız zaman, inaktif virüs aşısının yani Çin'in aşısının, iki dozdan sonra koruyucu antikorları oluşturduğunu biliyoruz. Şimdi görmemiz gereken sonuç, toplumda plasebo alanlarla aşılanan grup arasındaki hastalık oranı ve bunlar arasında istatistik olarak bir anlam olacak mı olmayacak mı?" dedi.</p>

<p>Son dakika: Çin aşısı mı, Alman aşısı mı? İşte, her iki koronavirüs aşısını deneyen Cerrahpaşa'dan aşı açıklaması</p>

<p style="text-align:center"><a href="https://onlinegazete.com/haber/pcr-testi-nedir-nasil-uygulanir-corona-viruste-pcr-testi-nasil-uygulanir-597"><strong>PCR TESTİ NEDİR?</strong></a></p>

<h2>HENÜZ TEST AMA GÖNÜLLÜLER AKIN ETTİ</h2>

<p>Sağlık çalışanı dışındaki vatandaşlar için gönüllü çağrısı yapılmasından sonra kendi merkezlerine de yoğun başvuru aldıklarını anlatan Prof. Dr. Tabak, "Günde 20'ye yakın kişi geliyor bize. Biz de (gerekli testleri ve değerlendirmelerini yapıp) aşılamayı gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Kapasitenin üstünde bir başvuru var ama gerekirse randevusunu ertesi güne çekiyoruz. Beklediğimizden daha hızlı bir sürede Faz 3 gönüllü aşılamalarını bitirebiliriz. Bu aşılamalardan sonra da örneğin 500 gönüllünün verisi, bize çok büyük yol gösterecek. Aşı programına başlanması için ille de Faz 3 çalışmasının 2 yıla kadar uzayabilen tamamlanma süresinin beklenmesine gerek yok. Antikor oluşturursa, etkinliği tamamsa gerekli yerlerden onayları alınır ve aşılamalara başlanabilir" diye konuştu.</p>

<h2>"BEN DE BU AŞIDAN OLACAĞIM, GÜVENMESEM OLMAZDIM"</h2>

<p>Aşı çalışmalarının hızlı yapılmak zorunda kalındığını ancak yine de Faz 1-2 ve 3 aşamaların titizlikle yürütüldüğünü vurgulayan Prof. Dr. Tabak, sözlerini şöyle noktaladı: "Normalde bir aşı çalışmasının bitmesi en az 5-6 yılda olur. Burada zorunluluktan bu hızla ilerliyor. Ama araştırmaların tüm kurallarına uyularak, baştan savma değil, titizlikle yapıldı bütün dünyada. Hiçbir zaman şöyle düşünmemek gerekiyor; ille ben BioNtech aşısı olursam bu iş sağlam olur, Çin aşısı adı üstünde vs; öyle bir şey yok. Şu andaki bütün derdimiz, pandeminin bir an evvel kontrol altına alınması. Bugün etik kurul onayım çıktı örneğin, ben de inaktif virüs aşısından yaptıracağım. Etkinliğine inanmasam, ben de olmam. Şunu da hiç unutmayalım, aşılar çıksa da bu iş birden bitmeyecek. Biz, 2021'i de maskeli ve dikkatli bir şekilde geçirmek durumundayız. Toplumu belli bir oranda aşılamak zorundasınız. Yüzde 10'u aşılayıp bırakırsanız pandemi devam eder. Bir an evvel nüfusun yüzde 50-60'ının aşılanması gerekiyor."</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/seftali-kebabi-nedir-nasil-yapilir-805</link>
            <category>İLGİNÇ BİLGİLER</category>
            <pubDate>Thu, 17 Dec 2020 02:29:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Şeftali Kebabı nedir? Nasıl Yapılır?</h1>
                        <h2>Kıbrıs Mutfağı'nın en önemli öğelerinden olan şeftali kebabı nasıl yapılır?</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/12/seftali-kebabi-nedir-nasil-yapilir-1608163157.jpg">
                        <figcaption>Şeftali Kebabı nedir? Nasıl Yapılır?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2><strong>Şeftali Kebabı</strong> Kıbrıs'ın en önemli damak tadlarından birisi olarak gösterillir. <strong>Kıbrıs Mutfağı</strong>'nın nasıl yapıldığı ise bazı kesimler tarafından yanlış biliniyor. Sizin için şeftali kebabının malzemelerini ve nasıl yapıldığını araştırdık.</h2>

<p>Kıbrıs'ın olmazssa olmaz lezetleri arasında gösterilen Şeftali Kebabı Kıbrıslı Türklerin en önemli lezzetlerinin başında gösterilir. Kıbrıs'ta kültürünün olmazsa olmazı şeklinde kabul edilen bu kebabın aslında şeftali meyvesi ile bir alakası yoktur.&nbsp;&nbsp;Adı ile ilgili farklı iddialar olmasına karşın bu kebabı yemeden kesinlikle Kıbrıs'a gitmiş sayılmazssınız.</p>

<p>İşte bu kebabın tarifi ve malzemeleri :</p>

<h3><strong>Kullanılacak Malzemeler:</strong></h3>

<ul>
	<li>500 gr dana ve kuzu karışık kıyma</li>
	<li>1 adet kuzu terpi / kuzu gömleği</li>
	<li>1 demet maydanoz</li>
	<li>2 adet soğan</li>
	<li>Kimyon – Karabiber</li>
	<li>Tuz</li>
</ul>

<p>&nbsp;</p>

<h2><strong>Banna – Terp – Kuzu Gömleği Nedir?</strong></h2>

<p>Kuzu terpi (kuzu gömleği), kuzunun karın kısmındaki iç organlarını göğüs kafesindeki organlardan ayıran zar kısmıdır.</p>

<h2><img alt="Şeftali Kebabı Nasıl Yapılır" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/NOT-NES/seftali-kebabi.jpg" /></h2>

<h2><strong>Kıbrıs'a Özgü Şeftali Kebabı Nasıl Pişirilir?</strong></h2>

<ul>
	<li>Öncelikle kuzu gömleğinin yumuşaması için en az 15 dk boyunca ılık suda bekletin.</li>
</ul>

<ul>
	<li>Diğer yandan bir kap içerisinde; kıymayı, rendelenmiş soğanı, ince kıyılmış maydanozu ve baharatları iyice yoğurun. Yoğurma işlemini tamamladıktan sonra köfte harcınızı dinlenmesi için buzdolabına koyun. Köfte harcınızı 5 dakika ile 1 saat arasında bir süre buzdolabında bırakabilirsiniz.</li>
</ul>

<ul>
	<li>Kuzu gömleğini, köfteleri sarabilecek şekilde makas veya bıçakla kesin ve üzerine köfteyi koyup dolma sarar gibi sarın.</li>
</ul>

<ul>
	<li>Son olarak köftelerinizi ızgarada, üzeri kızarana kadar ( ortalama 25 dakika) pişirin. Ayrıca serviste yanında pişmiş biber ve domatesle sunabilirsiniz.</li>
</ul>

<ul>
	<li>Izgarada pişirme imkanım yok fırında olmaz mı? diyenlere de pişirme şeklinden bahsedelim. Şeftali kebabınızı fırında pişirmek istiyorsanız, şeftali kebabını fırın tepsisine koyun ve önceden ısıtmış olduğunuz fırında, 180 derecede pişirin. Şeftali kebabınız üzeri kızarınca pişmiş olacaktır. Bu ortalama 30-35 dakika alır.</li>
</ul>

<p><img alt="Şeftali Kebabı" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/NOT-NES/seftali-kebabi2.jpg" style="height:600px; width:800px" /></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/pcr-testlerine-hiz-verildi-804</link>
            <category>GÜNCEL HABERLER</category>
            <pubDate>Mon, 14 Dec 2020 16:50:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>PCR Testlerine Hız Verildi</h1>
                        <h2>Lefkoşa'da Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi'nde vakit kaybetmeden çalışanlara PCR testi yapıldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/12/pcr-testlerine-hiz-verildi-1607955062.jpg">
                        <figcaption>PCR Testlerine Hız Verildi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>Lefkoşa'da Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi'nin <strong>Başhekimi Dr. Adil Özyılkan</strong>’ın yapılan PCR Testi sonucunun pozitif çıkması üzerine Hastane'de alarama geçildi. Başhekim'in karantinaya alınması üzerine bu kez hastanede bulunan diğer çalışanların durumu merak konusu oldu. Hastane çalışanlarına vakit kaybetmeden <strong><a href="https://onlinegazete.com/haber/pcr-testi-nedir-nasil-uygulanir-corona-viruste-pcr-testi-nasil-uygulanir-597">PCR Testi </a></strong>yapıldı.&nbsp;</h2>

<p>Başhekim Dr. Adil Özyılkan’da, bir hemşirede ve bir işçi başında koronavirüs saptanan Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde yapılan son PCR testlerinde herhangi başka bir pozitif vakaya rastlanmadığı açıklandı.</p>

<p>Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Başhekimlik Basın ve Halkla İlişkiler ofisinden yapılan açıklamada, hastanenin tüm birimleri ile tam kapasitede hizmet verdiği ve tüm personeline PCR testi yapıldığı bildirildi.</p>

<h2>&nbsp;</h2>

<h2><strong>HASTANE ÇALIŞANI POZİTİF</strong></h2>

<p>10 Aralık Perşembe günü hastanede çalışan bir personelin pozitif olarak belirlendiği kaydedilen açıklamada, Covid-19 temas ekibi tarafından belirlenen personelin temaslılarının izole yurtlara yerleştirildiği kaydedildi.</p>

<p>Açıklamada, personelin temaslısı olarak izole altında olan Başhekim Adil Özyılkan’ın dün yüksek sıcaklıkla hastaneye kaldırılarak, yapılan PCR testinin pozitif olduğunun tespit edildiği belirtildi.</p>

<p>Covid-19 temas ekibi tarafından hastanede bulunan 3 pozitif vakanın 2’sinin dış temastan pozitif olduğunun tespit edildiğine dikkat çekilen açıklamada, Başhekim Özyılkan’ın da temaslı olan personelin bulaşı olduğu ifade edildi.</p>

<h2>&nbsp;</h2>

<h2><strong>BAŞHEKİM PERSONELDEN KAPTI</strong></h2>

<p>Hastanede rutin olarak her hafta PCR testi yapıldığı vurgulanan açıklamada, “Hastanemizde yapılan PCR testlerinde herhangi bir başka pozitif vakaya rastlanmamıştır. Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi tüm bölümleriyle ve ekibiyle halkımıza hizmet verdiği kamuoyuna duyurulur” denildi.</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/milletvekilleri-pcr-testinden-gececek-803</link>
            <category>GÜNCEL HABERLER</category>
            <pubDate>Mon, 14 Dec 2020 16:34:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Milletvekilleri PCR TESTİ'nden geçecek</h1>
                        <h2>Sağlık Bakanı Koronavirüs temaslısı olunca bu kez KKTC Cumhuriyet Meclisi'nde bulunan vekiller PCR Testi'nden geçiriliyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/12/milletvekilleri-pcr-testinden-gececek-1607953412.jpg">
                        <figcaption>Milletvekilleri PCR TESTİ'nden geçecek</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>KKTC Cumhuriyet Meclisi'nde Covid19 paniği başladı.,</p>

<p>Sağlık Bakanı Ali Pilli'nin Koronavirüs temaslısı olması ve karantinaya girmesi üzerine, şimdi tüm milletvekilleri <strong><a href="https://onlinegazete.com/haber/pcr-testi-nedir-nasil-uygulanir-corona-viruste-pcr-testi-nasil-uygulanir-597">PCR Testi</a></strong>'nden geçecek. Buna ilave meclis çalışanlarına da test yapılacak.&nbsp; &nbsp;</p>

<p>Meclis Başkanı Teberrüken Uluçay yaptığı açıklamada Sağlık Bakanı Ali Pilli’nin temaslı olduğunu kaydetti. Uluçay Pilli'nin temaslı olması neden ile&nbsp; çarşamba günü bakanlara, çarşamba ve perşembe günü ise Meclis’te çalışanlara PCR testi yapılacağını kaydetti.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/meclis-eski-baskani-siber-temasli-oldugunu-acikladi-802</link>
            <category>GÜNCEL HABERLER</category>
            <pubDate>Sun, 13 Dec 2020 16:37:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Meclis Eski Başkanı Siber "temaslı" olduğunu açıkladı</h1>
                        <h2>KKTC'de yayılmaya devam eden Covid19 ile ilgili olarak bu kez Meclis Eski Başkanı ve Eski Başbakan Sibel Siber bir hastasına Covid19 teşhisi konulduğunu açıkladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/12/meclis-eski-baskani-siber-temasli-oldugunu-acikladi-1607867948.jpg">
                        <figcaption>Meclis Eski Başkanı Siber "temaslı" olduğunu açıkladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>KKTC'de Covid19 vakaları armaya devam ediyor. Bu kez üzücü haber&nbsp;Meclis Eski Başkanı ve Eski Başbakan Sibel Siber'den geldi.&nbsp;</p>

<p>Sibel Siber muayene ettiği hastasının<strong> <a href="https://onlinegazete.com/haber/pcr-testi-nedir-nasil-uygulanir-corona-viruste-pcr-testi-nasil-uygulanir-597">PCR TESTİ</a></strong>'nin&nbsp;pozitif olduğunun öğrenildiğini açıkladı.</p>

<p>Siber açıklamasında şunları açıkladı.&nbsp;</p>

<p><em>"Cumartesi (12 Aralık) öğle sonrası öksürük, nefes darlığı şikayeti ile muayene ettiğim bir hastamın Covid testi pozitif çıktı. Bugünden itibaren birinci derecede temaslı olmam nedeniyle izoleyim... Maalesef korktuğumuz gibi kış aylarının gelmesiyle hastalık yayılmaya başladı. Yerel bulaş arttı. Kısacası artık covid içimizde... </em></p>

<p><em>Sessiz taşıyıcıları unutmayalım...O nedenle çok dikkatli olmalıyız. Gözlemlediğim kadarıyla genel olarak bir rehavet içindeyiz... Maske mesafe kuralına uyulmadığı takdirde tablo hızla kötüleşebilir. AMAN DİKKAT!.. Ağlamamak, ağlatmamak için lütfen, ELMAS kuralı... El hijyeni, Maske, Mesafe..."</em></p>

<p><em><img alt="Sibel Siber Karantina'da" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/KORONA%20VIRUS/Sibel-1.jpg" style="height:400px; width:600px" /></em></p>

<p>Ersin Tatar'ın Başbakan olduğu dönemde,&nbsp;Başbakanlık Covid-19 Koordinasyon Merkezi oluşturulmuş ve Koordinasyon Merkezi'nin başına Dr. Sibel Siber getirilmişti.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong><a href="https://onlinegazete.com/haber/pcr-testi-nedir-nasil-uygulanir-corona-viruste-pcr-testi-nasil-uygulanir-597">PCR TESTİ NEDİR?</a></strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/kibrisli-turk-yonetmenden-dikkat-ceken-film-801</link>
            <category>GÜNCEL HABERLER</category>
            <pubDate>Sun, 13 Dec 2020 15:45:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kıbrıslı Türk Yönetmen'den Dikkat Çeken Film</h1>
                        <h2>Kıbrıslı Türk Yönetmen Mahmut Akay Marvel'e ait XMAN serisinin en önemli figürü Wolverine karakterine hayat verdi. Akay'ın yaptığı 10 dakikalık film büyük beğeni toplamaya devam ediyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/12/kibrisli-turk-yonetmenden-dikkat-ceken-film-1607865425.jpg">
                        <figcaption>Kıbrıslı Türk Yönetmen'den Dikkat Çeken Film</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>Kıbrıslı Türk Yönetmen <strong>Mahmut Akay</strong>'ın İngiltere'de yazıp yönettiği "<strong>Close Shave</strong>" yani "Yakın Traş" isimli filmi beğeni toplamaya devam ediyor.&nbsp;&nbsp;Marvel'e ait X-MAN serisinin en önemli figürü Wolverine karakterine hayat verdi. Akay'ın yaptığı 10 dakikalık film büyük beğeni toplamaya devam ediyor.&nbsp;</h2>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yurt dışında önemli başarılara imza atan <strong>Kıbrıslı Türk Yönetmen Mahmut Akay </strong>şimdi özgün bir X-Man Fan Movie ile dikkatleri üzerine topladı.&nbsp;</p>

<p>David Beckham, eBay, iRobot, Pepsi gibi müşteriler için videolar yönetmenin yanı sıra milyonlarca kişiye gönderilen resmi Londra Olimpiyatları Meşalesi Geçişi 2012 videosunu yönetti. Mahmut Akay'ın son kısa filmi 'Close Shave' ise Screen Rant, Comicbook, CBR, Slash Film gibi basın kuruluşlarında yer aldı.</p>

<p><img alt="Kıbrıslı Türk Yönetmen Mahmut Akay" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/NOT-NES/Close-Shave-movie.jpg" style="height:314px; width:630px" /></p>

<p style="text-align:start">Yönetmen Mahmut Akay,&nbsp;&nbsp;Fox'un&nbsp;X-Men&nbsp;&nbsp;film serisi&nbsp;boyunca&nbsp;Hugh Jackman'ın sert ve kanlı&nbsp;Wolfie&nbsp;tasvirinden&nbsp;ilham alan&nbsp;&nbsp;kısa bir Wolverine hayran filmi olan&nbsp;Close&nbsp;Shave'de Logan göbekli hali ile dikkat çekiyor.&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">Logan'ın hayatta kalan tek mutant olduğu ve depresyonda olduğu bir dünyayı gösteren "X-Men'den Wolverine'in kara mizah şeklinde yeniden yorumlanması" olarak kabul edildi. Akay, komployu "Logan, insan toplumuna yeni bir görünümle karışmak için havalı bir berbere gider, ancak mutant kimliği ortaya çıktığında kendini belanın içinde bulur" şeklinde tanımladı.&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p><iframe frameborder="0" height="315" src="https://www.youtube.com/embed/EO8KnUIyebg" width="560"></iframe></p>

<p style="text-align:start">Filmin yapımcılığını Shaun Rhodes ve editörlüğünü Jonny Lee Mills yaptı. Filmin süresi 10 dakika. Film, iyi giyimli bir grup berberin haberleri izlediği Londra'daki lüks bir berberde başlıyor.&nbsp; Bir haber spikeri televizyonda Wolverine 10 yıl sonra ilk kez görüldü şeklinde haber sunuyor. Görüntülerde Wolverine bir mağazanın güvenlik kamerasına yakalanmış. Ancak hayranların hatırladığı tutkulu, atletik bir yapıya sahip değil.&nbsp;Bunun yerine, göbekli ve yaşlanmış hali ile dikkat çekiyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/genelev-baskininda-alti-kadini-gozaltina-aldi-800</link>
            <category>KIBRIS</category>
            <pubDate>Sat, 12 Dec 2020 19:13:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Genelev baskınında altı kadını gözaltına aldı</h1>
                        <h2>Polis yasadışı genelev olarak kullanıldığından şüphelenilen iki katlı binaya baskın düzenledi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/12/genelev-baskininda-alti-kadini-gozaltina-aldi-1607790061.jpg">
                        <figcaption>Genelev baskınında altı kadını gözaltına aldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>Güney Lefkoşa şehir merkezinde Cuma günü düzenlenen polis baskını sırasında altı <strong>seks işçisi</strong> gözaltına alındı. Genelev baskınında memurlar kadınlardan birini fuhuşla ilgili suçlamalarla tutukladı.</h2>

<p>Rum Polisi Cuma günü öğleden sonra eski Lefkoşa'da yasadışı genelev olarak kullanıldığından şüphelenilen iki katlı bir binaya baskın düzenledi ve burada altı yabancı kadını, erkek müşterilerle birlikte ayrı odalarda buldular.</p>

<p>Altı hayat kadını arasında, 57 yaşındaki bir kadının bulunduğu da öğrenildi.&nbsp;Memurlar, kadını "madam" olarak tanımladılar ve onu, suç ve kabahat komplosu, yasadışı bir genelev işletmek, kadın pazarlamak ve yasadışı kazançlar dahil olmak üzere birçok suçlamayla tutukladı.</p>

<p>Kalan beş kadın, insan ticareti biriminden üyeler de dahil olmak üzere memurlar tarafından sorgulanmak üzere gözaltına alındı.&nbsp;Polis, herhangi bir suç işleyip işlemediklerini belirlemeye çalışırken, daha sonra güvenli bir eve götürüldü.</p>

<p>Güney Kıbrıs'da fuhuş yasal olsa da, seks endüstrisi, her yerde genelevlerin işletilmesini tanım gereği yasadışı kabul ediyor.&nbsp; Parlamentodaki yakın tarihli bir yasa önerisi&nbsp;fuhuşu suç saymayı&nbsp;amaçlıyor&nbsp;.</p>

<p>Adadaki mevcut mevzuata göre, fuhuş yapan bir başkasının kazancıyla bilerek yaşamak, bir kişiyi beş yıla kadar hapse gönderebiliyor.</p>

<p>Polis operasyonla ilgili ayrıntı vermedi, ancak şehir merkezinin gözetim altında olduğu anlaşıldı.&nbsp;</p>

<p>Resmi bir rapora göre baskına Ceza Soruşturma Dairesi ve Suç Önleme Biriminden memurlar katıldı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/son-dakika-sallandik-799</link>
            <category>GÜNCEL HABERLER</category>
            <pubDate>Sat, 05 Dec 2020 16:21:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>SON DAKİKA: SALLANDIK</h1>
                        <h2>5,3 büyüklüğünde deprem oldu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/12/son-dakika-sallandik-1607174877.jpg">
                        <figcaption>SON DAKİKA: SALLANDIK</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>KKTC saati ile 13.44'te KKTC ile Türkiye arasındaki deniz bölgesinde deprem meydana geldi.&nbsp; Akdeniz açıklarındaki&nbsp;deprem kayıtlara 5.3 şeklidde geçti.</h2>

<p>Depremin Antalya'nın Gazipaşa ilçesi açıklarında 5,2 büyüklüğünde deprem meydana geldiği&nbsp;açıklandı.</p>

<p>Kandilli Rasathanesi ise sarsıntının büyüklüğünü 5,4 olarak duyurdu.</p>

<p>AFAD ide 5.2 olarak açıklama yaptı.</p>

<p>Deprem Kıbrıs'ın yanı sıra Mersin ve Konya'dan da hissedildi.</p>

<p>Depremin&nbsp;77,58&nbsp;kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.</p>

<p>Yaklaşık 15-20 saniye hissedilen deprem vatandaşlar arasında kısa süreli paniğe neden oldu.<br />
<br />
&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/kktc-aclik-siniri-3-bin-599-tl-798</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Fri, 04 Dec 2020 14:52:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>KKTC Açlık Sınırı: 3 bin 599 TL</h1>
                        <h2>Asgari ücret bilmecesi devam ediyor. KKTC'de asgari ücretin açlık sınırın çok altında kaldığına vurgu yapılırken açlık sınırının 3 bin 599 TL olduğu kaydedildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/12/kktc-aclik-siniri-3-bin-599-tl-1607083595.jpg">
                        <figcaption>KKTC Açlık Sınırı: 3 bin 599 TL</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>KKTC'de dar gelirli vatandaş asgari ücretin artış yapmasını beklerken memurlar ise <strong>13. Maaş ne zaman ödenecek? </strong>diye beklemeye koyuldu.&nbsp;Maliye Bakanı Amcaoğlu, Aralık ayında normal ve 13’üncü maaşlar için 850 milyon liraya ihtiyaç duyulduğunu; devletin bankalara borcunun 165.5 milyon lira olduğunu kaydetti. Öte yandan asgari ücretin normal yaşam standartlarına kavuşması için ise sendikalar tepki koymaya devam ediyor.&nbsp;Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS) Başkanı Güven Bengihan, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun bir an önce toplanarak, asgari ücreti belirlemesi gerektiğini belirtti.</h2>

<p>KTAMS, asgari ücretin yeniden belirlenmesi için Asgari Ücret Saptama Komisyonu’nun acilen toplanması talebini, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde yaptığı basın açıklamasıyla duyurdu.</p>

<p>Basın açıklaması sırasında “Net Asgari Ücret 3323. Açlık Sınırı 3599. Başka Söze Gerek Yok” sloganlı pankart açıldı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>ÖNCELİK DAR VE SABİT GELİRLİYE VERİLMELİ</strong></p>

<p>Güven Bengihan, 1 Şubat 2020’de yürürlüğe giren asgari ücretin brüt 3 bin 820, net 3 bin 323 olduğunu söyleyerek, Şubat 2020’de bu rakamın döviz bazında 420 sterlin iken bugün 315 sterline gerilediğini, emekçilerin 105 sterlin kayba uğradığını kaydetti.</p>

<p>Döviz cinsinden ev, araba ve okul taksiti borcu ödeyen emekçilerin alım gücünün geriye gittiğini dile getiren Bengihan, asgari ücretli ve dar gelirlilerin sosyal devlet anlayışı gereği zor günlerde korunması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Bengihan, hükümetin, dar ve sabit gelirlileri koruma noktasında icraat yapılmadığını ileri sürerek, işsizlik ödeneğinin 2 bin 620’den bin 500 TL’ye geriletildiğini savundu. &nbsp;</p>

<p>KTAMS’ın özel sektör çalışanları ve asgari ücretlilerin de sesi olmaya çalıştığını söyleyen Bengihan, asgari ücretin sendikanın 3 bin 599 TL olarak belirlediği açlık sınırının altına düştüğünü kaydetti.</p>

<p><img alt="Güven Bengihan" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/K%C4%B0%C5%9E%C4%B0/KTAMS-G%C3%BCven-Bengihan.png" style="height:385px; width:696px" /></p>

<p><strong>HÜKÜMETÇİLİK OYUNU</strong></p>

<p>Bengihan, ülkede yaşanan sıkıntılar ortadayken, “birilerinin hala koltuk sevdası ve hükümet oyununa devam ettiğini” savundu.</p>

<p>Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun toplanarak ekonomik duruma göre asgari ücreti belirlemesi gerektiğini dile getiren Bengihan, komisyonun toplantıyı iki haftalığına ötelediğini, yeniden öteleyeceklerini düşündüklerini söyledi.</p>

<p>Hükümetin asgari ücretin belirlenme tarihini Şubat 2021’e kadar oyalamak istediğini savunan Bengihan, vergi hesaplarının asgari ücrete göre belirlendiğini, 1 Ocak’ta vergi düzenlemeleri yapılacağını dolayısıyla asgari ücretin o tarihten sonra belirlenmesi için oyalanıldığını iddia etti.</p>

<p>Bengihan, ülkede hükümet boşluğu yaşandığını ancak bunun asgari ücretin belirlenmesine engel teşkil etmediğini söyledi.</p>

<p>Asgari ücreti belirleme kriterleri ile ilgili değişiklik yapılmasının “elzem olduğunu” savunan Bengihan, asgari ücretin yürürlüğe gireceği tarihin yasal olarak belirlenmesi ve hayat pahalılığının asgari ücretlilere de yansıtılması gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Bengihan, İhtiyat Sandığı birikimlerine enflasyon oranına göre faiz yansıtılması gerektiğini söyledi.</p>

<ol>
</ol>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/iskele-belediyesinden-okullarda-inceleme-797</link>
            <category>GÜNCEL HABERLER</category>
            <pubDate>Fri, 04 Dec 2020 14:40:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İskele Belediyesi'nden okullarda inceleme</h1>
                        <h2>İskele Belediyesi Koronavirüs pandemisi yaşanırken önemli bir denetim gerçekleştirdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/12/iskele-belediyesinden-okullarda-inceleme-1607082724.jpg">
                        <figcaption>İskele Belediyesi'nden okullarda inceleme</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>Koronavirüs ile ilgili olarak en çok endişe duyulan yerlerin başında geçen okullar yeterince iyi denetleniyor mu? işte herkesin merak ettiği soru bu. İskele Belediyesi'nden gelen denetim haberi sevindirdi. Belediyeye bağlı Zabıta Birimi, öğrencilerin sağlığı ve güvenliği için okul denetimlerini sürdürürken, kantincilerin pandemi kurallarına uyup uymadığını kontrol etti. &nbsp;&nbsp;</h2>

<p>Koronavirüs pandemisi yaşanırken okullardaki sağlık şartları merak konusu olmaya devam ediyor. <strong>İskele Belediyesi</strong>’nden yapılan açıklamada, koronavirüsü salgınıyla birlikte Zabıta Birimi’nin korona mesaisini aralıksız sürdürdüğü, İskele ve köylerdeki market, otel ve pastanelerin yanı sıra eğitim öğretim yılına pandemi kuralları çerçevesinde devam eden okulları da mercek altına aldığı ve bu doğrultuda okul kantinlerinin temizliği ve satılan ürünlerin tazeliğinin en ince ayrıntısına kadar incelendiği bildirildi.</p>

<p>Açıklamada, denetimler sırasında iş yeri açma ve çalıştırma izinleri, çalışan sayısı, çalışanların sağlık karneleri ve geçerlilik süreleri, raflar, derin dondurucular ve buzluklarda bulunan gıda ürünlerinin son kullanma ve imalat tarihlerinin kontrol edildiği ve denetimlerin öğrenciler tarafından yakından takip edildiği ifade edildi.&nbsp;</p>

<p><img alt="İSKELE BELEDİYESİ" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/KORONA%20VIRUS/iskele-bel_-zabita-(3)%5B1%5D.jpg" style="height:473px; width:630px" /></p>

<p><strong>MASKELER KONTROL EDİLDİ</strong></p>

<p>Zabıta Birim Sorumlusu <strong>Bilal Dericioğlu</strong>, okul kantinlerini denetimi sırasında çalışanların maske kullanımına, hijyen ve sosyal mesafe kuralına uyup uymadıklarını da kontrol ettiklerini söyledi.&nbsp;<br />
Herhangi bir olumsuzlukla karşılaşmadıklarını, birkaç uyarı dışında genel anlamda denetimden memnun kaldıklarını ifade eden Dericioğlu, insan sağlığını birebir ilgilendiren tüm işletmeleri kontrol etmeye devam edeceklerini vurguladı.&nbsp;<br />
Vatandaşlara da dikkatli olmaları konusunda uyarıda bulunan Zabıta Birim Sorumlusu, gördükleri herhangi bir olumsuzluk karşısında 7/24 kendilerine Alo Zabıta Hattı (0548 810 11 16) Whatsapp aracılığıyla ulaşabileceklerini hatırlattı.</p>

<ol>
</ol>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/kibris-ucak-bileti-fiyatlari-ne-oldu-796</link>
            <category>GÜNCEL HABERLER</category>
            <pubDate>Fri, 04 Dec 2020 13:47:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kıbrıs Uçak Bileti Fiyatları ne oldu?</h1>
                        <h2>Koronavirüs KKTC uçak bileti fiyatlarını uçuşa geçirdi. Stabil bir yapısı olmayan Kıbrıs uçak bileti fiyatları sefer sayılarının da azalması ile tavan yaptı. Kıbrıs'a gidiş süresi ise 24 saati bulabiliyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/12/kibris-ucak-bileti-fiyatlari-ne-oldu-1607080081.jpg">
                        <figcaption>Kıbrıs Uçak Bileti Fiyatları ne oldu?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Koronavirüs pandemisi nedeni ile <strong>KKTC Uçak Biletleri fiyatları</strong> da dalgalanmalar devam ediyor. KKTC’ye uçuş yapan <strong>Türk Hava Yolları (THY) </strong>ve Pegasus Hava Yolları’na ait uçuşların azalması, <strong>KKTC’de Karantina uygulaması </strong>havacılık sektörüne darbe vururken en büyük mağduriyeti Kıbrıs’a gidecek yolcuların yaşamasına neden oluyor.</span></span></h2>

<p>&nbsp;</p>

<div><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:14px">THY ile normal zamanda 500 -600 Türk Lirası bandına olan İstanbul - Ercan tek yön uçak biletleri 1 haftalık periyotta en düşük fiyat olarak 1.629 TL olarak bulunabiliyor. Bilet fiyatları 3.156 TL’nin üzerine de çıkabiliyor. </span></span></div>

<div><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:14px">Pegasus Havayolları’nda da benzer bir durum yaşanıyor. Normal periyotta 400 TL bandına olan İstanbul – Ercan uçak biletleri 1.200 TL bandına seyrediyor. 15 günlük periyotta bulabileceğiniz en ucuz uçak bileti ise 700 TL dolaylarında. </span></span></div>

<div>&nbsp;</div>

<div><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:14px">Noel ile birlikte fiyatlarda şu an itibarı ile düşüş varmış gibi gözlemlenirken ilerleyen günlerde bu miktarın da tavan yapması bekleniyor. </span></span></div>

<div>&nbsp;</div>

<div><strong><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:14px">THY’den GECE YARISI İŞKENCESİ</span></span></strong></div>

<div><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:14px">KKTC’ye uçuşlarının saati de müşterilerin en çok şikayet ettiği bir diğer konu. THY’nin Kıbrıs uçağı yeni günün ilk saatlerinde Türkiye saati ile 01:45’te İstanbul’dan kalkıyor.</span></span></div>

<div><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:14px">THY’nin KKTC – İstanbul uçağı ise Ercan Havalimanı’ndan 3:30’da kalkıyor. </span></span></div>

<div>&nbsp;</div>

<div><strong><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:14px">YALNIZCA İSTANBUL’DAN VE SADECE İKİ UÇUŞ</span></span></strong></div>

<div><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:14px">KKTC’ye seferlerde 2’ye düştü. THY’nin ve Pegasus Havayolları’nın KKTC-İstanbul, İstanbul-KKTC uçuşları yalnızca 1’er tane var.&nbsp; Adaya İstanbul dışında başka bir uçuş destinasyonundan gelebilmek mümkün değil. 3’ncü ülkelerden KKTC’ye gelmek isteyenler 24 saati aşkın bekleme sürelerine marzu kalabiliyor. Ankara’dan KKTC’ye gelmek için önce İstanbul’a oradan transit yolcu olarak KKTC’ye ulaşılabiliyor. Bu uçuşların süresi ise 16 saat 20 dakika ile en iyi koşulda 4 saat 20 dakika arasında değişiyor. </span></span></div>

<div>&nbsp;</div>

<div><strong><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:14px">YENİ YIL GECESİ BİLET FİYATLARI </span></span></strong></div>

<div><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:14px"><span style="background-color:white"><span style="color:#666666">Koronavirüs Pandemisi nedeni ile yurtdışından KKTC’ye gidecek olanlara 7 gün karantina koşulu getirilirken ülkede 3 gün ve daha kısa süre kalacak kişiler (Güney Kıbrıs hariç), son üç gün içinde yapılmış negatif PCR test sonuçlarını ve dönüş biletlerini ibraz etmeleri halinde ülkeye giriş yapabiliyor. Bu kişilere girişte 2. PCR testi alınması ve sonucunun negatif çıkması halinde 3 gün süre ile karantinasız olarak ülkede kalabilmekte. Resmi olarak açıklanmasa bile kumarcılar için alınan bu karar ülkede tepkilere neden olurken yeni yıl gecesinde bu uygulama ile bilet fiyatları /bugün alınması koşulu ile) 2.256 TL dolaylarında. </span></span></span></span></div>

<div>&nbsp;</div>

<div><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:14px"><strong>Kıbrıs Uçak Bileti Fiyatları ne oldu?</strong></span></span></div>

<div><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:14px">Koronavirüs pandemisi nedeni ile KKTC Uçak Biletleri fiyatları da dalgalanmalar devam ediyor. KKTC’ye uçuş yapan Türk hava Yolları (THY) ve Pegasus Hava Yolları’na ait uçuşların azalması, KKTC’de Karantina uygulaması havacılık sektörüne darbe vururken en büyük mağduriyeti Kıbrıs’a gidecek yolcuların yaşamasına neden oluyor.</span></span></div>

<div><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:14px">THY ile normal zamanda 500 -600 Türk Lirası bandına olan İstanbul - Ercan tek yön uçak biletleri 1 haftalık periyotta en düşük fiyat olarak 1.629 TL olarak bulunabiliyor. Bilet fiyatları 3.156 TL’nin üzerine de çıkabiliyor. </span></span></div>

<div><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:14px">Pegasus Havayolları’nda da benzer bir durum yaşanıyor. Normal periyotta 400 TL bandına olan İstanbul – Ercan uçak biletleri 1.200 TL bandına seyrediyor. 15 günlük periyotta bulabileceğiniz en ucuz uçak bileti ise 700 TL dolaylarında. </span></span></div>

<div><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:14px"><img alt="KKTC UÇAK BİLETİ FİYATI" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/ICERIK/THY-Bilet-ucak.jpg" style="height:373px; width:640px" /></span></span></div>

<div><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:14px">Noel ile birlikte fiyatlarda şu an itibarı ile düşüş varmış gibi gözlemlenirken ilerleyen günlerde bu miktarın da tavan yapması bekleniyor. </span></span></div>

<div>&nbsp;</div>

<div><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:14px"><strong>THY’DEN GECE YARISI İŞKENCESİ</strong></span></span></div>

<div><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:14px">KKTC’ye uçuşlarının saati de müşterilerin en çok şikayet ettiği bir diğer konu. THY’nin Kıbrıs uçağı yeni günün ilk saatlerinde Türkiye saati ile 01:45’te İstanbul’dan kalkıyor.</span></span></div>

<div><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:14px">THY’nin KKTC – İstanbul uçağı ise Ercan Havalimanı’ndan 3:30’da kalkıyor. </span></span></div>

<div>&nbsp;</div>

<div><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:14px"><strong>YALNIZCA İSTANBUL’DAN VE SADECE İKİ UÇUŞ</strong></span></span></div>

<div><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:14px"><a href="https://onlinegazete.com/haber/kktcye-giris-sartlari-yine-degisti-794">KKTC'ye nasıl gidilir? </a>işte ülkeye gelmek isteyenlerin aklında bu soru var. KKTC’ye seferlerde 2’ye düştü. THY’nin ve Pegasus Havayolları’nın KKTC-İstanbul, İstanbul-KKTC uçuşları yalnızca 1’er tane var.&nbsp; Adaya İstanbul dışında başka bir uçuş destinasyonundan gelebilmek mümkün değil. 3’ncü ülkelerden KKTC’ye gelmek isteyenler 24 saati aşkın bekleme sürelerine marzu kalabiliyor. Ankara’dan KKTC’ye gelmek için önce İstanbul’a oradan transit yolcu olarak KKTC’ye ulaşılabiliyor. Bu uçuşların süresi ise 16 saat 20 dakika ile en iyi koşulda 4 saat 20 dakika arasında değişiyor. </span></span></div>

<div><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:14px"><img alt="KKTC'YE NASIL GİDİLİR" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/KORONA%20VIRUS/nasil-gidilir.jpg" style="height:360px; width:600px" /></span></span></div>

<div><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:14px"><strong>YENİ YIL GECESİ BİLET FİYATLARI</strong></span></span></div>

<div><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:14px">Koronavirüs Pandemisi nedeni ile yurtdışından KKTC’ye gidecek olanlara 7 gün karantina koşulu getirilirken ülkede 3 gün ve daha kısa süre kalacak kişiler (Güney Kıbrıs hariç), son üç gün içinde yapılmış negatif PCR test sonuçlarını ve dönüş biletlerini ibraz etmeleri halinde ülkeye giriş yapabiliyor. Bu kişilere girişte 2. PCR testi alınması ve sonucunun negatif çıkması halinde 3 gün süre ile karantinasız olarak ülkede kalabilmekte. Resmi olarak açıklanmasa bile kumarcılar için alınan bu karar ülkede tepkilere neden olurken yeni yıl gecesinde bu uygulama ile bilet fiyatları /bugün alınması koşulu ile) 2.256 TL dolaylarında.</span></span></div>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/guney-kibrista-onemli-covid-19-gelismesi-795</link>
            <category>KIBRIS</category>
            <pubDate>Fri, 27 Nov 2020 18:52:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Güney Kıbrıs'ta önemli Covid 19 gelişmesi</h1>
                        <h2>Güney Kıbrıs için bir dizi koronavirüs karaları alındı. Son dönemde artışa geçen vaka sayısını düşürmek için kararlar 1 Aralık'ta devreye giriyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/11/guney-kibrista-onemli-covid-19-gelismesi-1606492843.jpg">
                        <figcaption>Güney Kıbrıs'ta önemli Covid 19 gelişmesi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2><strong>Kıbrıslı Rumların Koronavirsü mücadelesi yetersiz kalmaya devam ederken şimdi sokağa çıkma yasağı dahil olmak üzere bir dizi karar alındı. </strong></h2>

<p><strong>Güney Kıbrıs’ta koronavirüs</strong> vakaları ile ölümlerde son günlerde görülen artışın ardından, pandeminin yayılmasının önüne geçilmesi için bugün bir dizi yeni önlem daha açıklandı.</p>

<p>Önlemlerin Sağlık Bakanı Konstantinos İoannu tarafından bugün öğle 13.00 sıralarında açıklandığını bildiren Rum haber kaynakları, önlemler çerçevesinde Güney Kıbrıs genelinde 1-13 Aralık tarihleri arasında akşam 9 ile sabah 5 saatleri arasında sokağa çıkılmasının yasaklandığını duyurdu.</p>

<p>Pandeminin yayılmasının önüne geçilmesi için iki önlem paketi açıklanırken, birinci paketin 1-13 Aralık tarihleri arasını kapsadığını, ikincisinin ise epidemiyolojik durumun izin vermesi halinde 14 Aralık-7 Ocak tarihleri arasında geçerli olacağı ifade edildi.</p>

<p>1-13 Aralık tarihleri arasında Güney Kıbrıs genelinde geçerli olacak bazı önlemler şu şekilde sıralandı:</p>

<p>Haberde, Limasol ve Baf’a giriş çıkışlar ile iki kent arasındaki gidiş gelişlerle ilgili yasakların 30 Kasım’da kaldırılacağı da belirtildi.</p>

<ol>
	<li>
	<ol>
		<li>“İş yerlerine gidiş dönüşler aynı zamanda acil durumlar için hastane, eczane veya veterinere gidişler ile avcıların izin günlerde ava gidişleri hariç, Güney Kıbrıs genelinde sokağa çıkışların akşam 9 ile sabah 5 saatleri arasında yasaklanması</li>
		<li>Küçük çocuklar dahil olmak üzere evlerde en fazla 10 kişinin olması</li>
		<li>Ayinler, dini ibadetler ve dini törenlerde en fazla 75 kişinin bulunması</li>
		<li>Düğün, vaftiz törenleri ve cenaze gibi dini törenlerde en fazla 10 kişinin olması aynı zamanda düğün ve vaftiz törenleriyle ilgili yemek veya diğer faaliyetlerin yasaklanması</li>
		<li>Hastane, klinik ve tıp merkezlerine ziyaretlerin yasaklanması</li>
		<li>Eve dağıtım ve paket servis hariç tüm yeme içme yerlerinin akşam 7’ye kadar faaliyet göstermesi</li>
		<li>Toplu taşımanın yüzde 50 kapasiteyle çalışması</li>
		<li>Spor salonları, şans oyunları ve bet ofisler ile kumarhanelerin işleyişinin askıya alınması</li>
		<li>Deniz limanlarının yalnızca ticari alışverişler ve faaliyetler için çalışması ve kurvaziyer gemilerinden yolcu tahliyesine izin verilmemesi.</li>
		<li>18 yaş altı tüm çocuklar için spor ve sosyal faaliyetlerinin yasaklanması</li>
		<li>Kamu alanlarında insanların toplanmasının yasaklanması aynı zamanda kamu ve özel alanlarda toplu veya diğer etkinlikler ile toplantıların yasaklanması</li>
		<li>&nbsp;Gösterilerin yasaklanması.”</li>
	</ol>
	</li>
</ol>

<p><a href="https://www.onlinegazete.com/haber/kktcye-giris-sartlari-yine-degisti-794"><strong>GÜNEY KIBRIS'TAN KKTC'YE NASIL GİRİLEBİLİR?</strong></a></p>

<p>Güney Kıbrıs’ta ikamet edip ülkemizde çalışan kişilerin çalıştıkları kurumdan alacakları belgeyi sınır kapılarında görevli personele ibraz etmeleri koşulu ile 7 Aralık’tan itibaren son on gün içinde yapılmış negatif <a href="https://onlinegazete.com/haber/pcr-testi-nedir-nasil-uygulanir-corona-viruste-pcr-testi-nasil-uygulanir-597">PCR </a>sonuçlarını göstermek sureti ile günübirlik KKTC’ye &nbsp;karantinasız giriş yapabilecek.<br />
<br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/kktcye-giris-sartlari-yine-degisti-794</link>
            <category>GÜNCEL HABERLER</category>
            <pubDate>Fri, 27 Nov 2020 18:24:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>KKTC'YE GİRİŞ ŞARTLARI YİNE DEĞİŞTİ</h1>
                        <h2>Koronavirüs nedeni ile KKTC'ye nasıl gidilir? Karantina süresi ne kadar? İşte bu sorular ülkeye gitmek isteyenler için bir kez daha değiştirildi. Artık karantina koşullarında da yeni uygulamaya gidiliyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/11/kktcye-giris-sartlari-yine-degisti-1606492224.jpg">
                        <figcaption>KKTC'YE GİRİŞ ŞARTLARI YİNE DEĞİŞTİ</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>Koronavirüs nedeni KKTC'ye girişlerde yeni karantina koşulları açıklandı. Kategoriler değişti ve KKTC Sağlık Bağanlığı tarafından yeni uygulama duyuruldu.Bu yeni kurallar çerçevesinde tek düzen sisteme geçildi.&nbsp;&nbsp;</h2>

<p><strong>KKTC’ye girişler </strong>ile ilgili daha önce risk kategorilerine göre A,B,C gurubu olarak ayrılan ülkeler 1 Aralık’tan itibaren tek kategori olarak değerlendirilecek.<br />
Buna göre Yurt dışından KKTC’ye giriş yapacak kişiler, son 3 gün içerisinde yapılmış negatif PCR test sonucunu ibraz etmek koşulu ile giriş yaparak 7 gün karantina uygulamasına tabi olacaklar ve karantina bitiminde <a href="https://onlinegazete.com/haber/pcr-testi-nedir-nasil-uygulanir-corona-viruste-pcr-testi-nasil-uygulanir-597"><strong>PCR testleri</strong></a> yapılacak.<br />
Sağlık Bakanlığı, Bulaşıcı Hastalıklar yasası kapsamında toplanan Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi tarafından bazı ek tedbir kararlarının uygulanmasına karar verildiğini bildirdi.</p>

<h2><img alt="1 ARALIK’TAN İTİBAREN TEK KATEGORİ OLACAK" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/AP_20199548402144_1_.jpg" style="height:501px; width:892px" /><br />
31 ARALIK TARİHİNE KADAR KARARLAR...</h2>

<p>Bakanlık açıklamasına göre 30 Kasım 2020 tarihine kadar alınan karantina kararlarının 31 Aralık 2020 saat: 23:59 tarihine kadar uzatılmasına karar verildi.<br />
KKTC’ye 3 gün ve daha kısa süre gelmek isteyen kişiler (Güney Kıbrıs’tan hariç), son üç gün içinde yapılmış negatif PCR test sonuçlarını ve dönüş biletlerini ibraz etmeleri halinde ülkeye giriş yapabilecekler.<br />
Bu kişilere girişte 2. PCR testi alınması ve sonucunun negatif çıkması halinde 3 gün süre ile karantinasız olarak ülkede kalabilecekler.<br />
Üç günden fazla kalışlarda 7 günlük merkezi karantina uygulamasına tabi olunacak.</p>

<p><img alt="KKTC'YE NASIL GİDİLİR?" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/KORONA%20VIRUS/kor__11_.jpg" style="height:486px; width:716px" /></p>

<h2>GÜNEY KIBRIS'TAN KKTC'YE NASIL GİRİLEBİLİR?</h2>

<p>Kuzey’de ikamet edip Güney’de çalışan veya eğitim gören kişilere (ve velilerine) &nbsp;28 Kasım-6 Aralık tarihleri arasında rutin PCR taraması yapılacak.<br />
Bu kişilerin 28 Kasım tarihinden itibaren 6 Aralık 2020 tarihine kadar Güney Kıbrıs’ta çalıştıkları veya eğitim gördükleri kurumdan alacakları belge ile ekteki formu doldurarak Pandemi Hastanesi’ne başvurmaları gerekiyor.<br />
Bahse konu kişiler 28 Kasım tarihinden itibaren 6 Aralık’a kadar &nbsp;(her iki tarih de dahil) hafta sonu da dahil olmak üzere 08:00-20:00 saatleri arasında buraya başvuru yapıp kaydını yaptıracak ve PCR verebilecek.<br />
Kuzeyde ikamet edip Güney Kıbrıs’ta çalışan ve eğitim gören kişiler 7 Aralık’tan itibaren &nbsp;son on gün içinde yapılmış negatif PCR sonuçlarını göstermek sureti ile günübirlik Güney Kıbrıs’a geçebilecek.</p>

<p><img alt="KKTC'YE GİRİŞ ŞARTLARI NE?" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/KORONA%20VIRUS/kor__10_.jpg" style="height:486px; width:864px" /><br />
Güney Kıbrıs’ta ikamet edip ülkemizde çalışan kişilerin çalıştıkları kurumdan alacakları belgeyi sınır kapılarında görevli personele ibraz etmeleri koşulu ile 7 Aralık’tan itibaren son on gün içinde yapılmış negatif PCR sonuçlarını göstermek sureti ile günübirlik KKTC’ye &nbsp;karantinasız giriş yapabilecek.<br />
Güney Kıbrıs’a sağlık, eğitim ve çalışma amacı ile günübirlik geçiş yapacak kişilerin sınır kapılarında görevli personele belgelemeleri halinde karantinasız geçiş yapabilecekler. &nbsp;Bu kapsam dışında Güney Kıbrıs’a geçecek kişiler dönüşte 7 gün süre ile karantina uygulamasına tabi olacaklar.<br />
Güney Kıbrıs’tan KKTC’ye günübirlik geçiş yapacak kişiler son 24 saat içinde yapılmış negatif PCR test sonuçlarını sınır kapılarında görevli personele ibraz etmeleri kaydı ile karantina uygulamasından muaf tutulacaklar. Bir günden fazla KKTC’de kalmayı talep etmeleri halinde 7 gün süre ile karantina uygulamasına tabi olacaklar.<br />
Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan ve Güney Kıbrıs’a geçiş yapacak taksiciler yolcu taşıma dışında başka bir amaç ile geçmeleri halinde dönüşte 7 gün süre ile karantina uygulamasına tabi olacaklardır.&nbsp;<br />
Güney Kıbrıs’ta düzenli ticaret ve/veya iş ilişkisi içinde olup Yeşil Hat Tüzüğü kapsamında ticaret yapan kişilerin ticaret yapacaklarını sınır kapılarında görevli personele belgelemeleri halinde günübirlik karantinasız giriş çıkış yapabileceklerdir. Belirtilen kapsamda ticaret yapacak kişiler yalnızca yaptıkları işin mesai saatleri içinde geçiş yapmaları halinde karantina uygulamalarından muaf tutulacaklar.<br />
Yeşilırmak Sınır Kapısı’ndan geçecek olan çalışanların son 3 gün içerisinde yapılmış negatif PCR test sonucunu ibraz etmeleri kaydı ile geçiş yapabilecekler. Ayrıca Yeşilırmak Sınır Kapısı’ndan geçecek olan ambulansta görevli personelden PCR test sonucu aranmayacak”.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/google-playden-en-cok-indirilen-uygulamalar-sasirtti-793</link>
            <category>TEKNOLOJİ</category>
            <pubDate>Thu, 26 Nov 2020 19:10:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Google Play'den en çok indirilen uygulamalar şaşırttı</h1>
                        <h2>Google Play üzerinden en çok indirilen uygulamalar tahmin edilenin ötesinde, ne müzik, ne oyun, ne eğlence oldu. 2020 yılında en çok indirilen uygulamalar komple değişti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/11/google-playden-en-cok-indirilen-uygulamalar-sasirtti-1606409026.jpg">
                        <figcaption>Google Play'den en çok indirilen uygulamalar şaşırttı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>2020 yılında Google Play'den&nbsp;en çok indirilen uygulamalar açıklandı. Liste Covid19 nedeni ile evlerde izole olan, özellikle öğrencilerin ve iş sahiplerinin tercih ettiği uygulamalar dikkat çekiyor.&nbsp;</h2>

<p>Uygulama geliştiricilerin uygulamalarını büyütmesi için ihtiyaç duyduğu verileri sağlayan bir mobil uygulama analiz, optimizasyon&nbsp;ve pazar araştırma platformu olan Airnow önemli bir istatistik paylaştı.&nbsp;</p>

<p>Airnow'a göre <strong>Google Meet</strong>, dünya çapında <strong>Android </strong>cihazlara 23.33 milyondan fazla kez indiridi ve en çok indirilen uygulama oldu.</p>

<p>Google Meet Ekim 2020'de Google tarafından yayınlanan önde gelen uygulama oldu.</p>

<p>Toplamda, Google'ın yayınlanan 183 uygulaması o ay içinde toplam 162,6 milyon kez indirildi.</p>

<p>İş ve üretkenlik uygulamalarının artan indirmeleri, küresel COVID-19 salgını sırasında milyonlarca çalışanın evden çalışmak zorunda kalmasından kaynaklanıyor.</p>

<p><img alt="En çok İndirilen Google Android Uygulamaları" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/NOT-NES/google-play.png" style="height:800px; width:649px" /></p>

<p>Top global Google app downloads via Google Play 2020<br />
Leading Google apps in the Google Play Store in October 2020, by downloads (in millions)</p>

<ol>
	<li>Google Meet - Secure Video Meetings</li>
	<li>Google Play Games</li>
	<li>YouTube Music - Stream Songs &amp; Music Videos</li>
	<li>Google Classroom</li>
	<li>Google Pay - a simple and secure payment app</li>
	<li>Google Translate</li>
	<li>Google Calendar</li>
	<li>Google PDF Viewer</li>
	<li>YouTube Kids</li>
	<li>Google Assistant - Get things done hands-free</li>
	<li>Google Keep - Notes and Lists</li>
	<li>Google Docs</li>
	<li>Google Sheets</li>
	<li>Google One</li>
	<li>Google Drive</li>
	<li>Google Slides</li>
	<li>Files by Google: Clean up space on your phone</li>
	<li>Chrome Beta</li>
	<li>Snapseed</li>
	<li>Google Tasks: Any Task Any Goal. Get Things Done</li>
</ol>

<h3><img alt="Google Meet" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/NOT-NES/googlemeet%5B1%5D.png" style="float:left; height:474px; width:421px" /></h3>

<h2><strong>Google Meet nedir?</strong></h2>

<p>Google, kurumsal kalitede video konferans olanağını herkesin erişimine sunuyor. Artık Google Hesabı olan herkes 100 katılımcılık hacme sahip online toplantılar oluşturabilir ve her bir oturumda 60 dakikaya kadar görüşme yapabilir.</p>

<p>Şirketler, okullar ve diğer kuruluşlar, 250 kişiye kadar kurum içi veya dışarıdan katılımcı ile toplantı yapma ve bir alanda 100.000'e kadar izleyiciye canlı yayın yapma gibi&nbsp;<a href="https://apps.google.com/intl/tr/meet/pricing/">gelişmiş özelliklerden</a>&nbsp;yararlanabilir.</p>

<h3><strong><a href="https://www.onlinegazete.com/haber/8-ucretsiz-android-muzik-indirme-uygulamasi-2020-601">Android Müzik İndirme</a></strong>&nbsp;Uygulamaları ile ilgili sizin için önemli bir sıralama hazırladık. Bu uygulamalar ile Android Telefonlar aracılığı ile müzik indirebilir ve internet yokken bile müzik dinleyebilirsiniz.&nbsp;</h3>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/karabag-krizinde-onemli-gelisme-792</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Tue, 24 Nov 2020 23:49:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Karabağ krizinde önemli gelişme</h1>
                        <h2>Azerbaycan ile Ermenistan arasında günlerce süren çatışmaların sonrasında bu kez Türkiye ile Rusya konuya doğrudan müdahil oldu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/11/karabag-krizinde-onemli-gelisme-1606251912.jpg">
                        <figcaption>Karabağ krizinde önemli gelişme</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h4>Karabağ konusu bu kez Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında masaya yatırıldı. İki ülke lideri Azerbaycan ile Ermenistan arasında polemiğe dönen ve çatışmalar sonrasında çokca kişinin yaşamını yitirdiği savaş telefon görüşmesi ile değerlendirildi.&nbsp;</h4>

<p><strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin&nbsp;</strong>ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.</p>

<p>Erdoğan-Putin görüşmesinde, Türkiye-Rusya arasındaki ticaret hacminin artırılması, Dağlık Karabağ, Suriye ve Libya'daki gelişmeler ele alındı.</p>

<p><strong>Cumhurbaşkanı&nbsp;Erdoğan,</strong><strong>&nbsp;Dağlık Karabağ</strong>'da Türkiye'nin Rusya ile kuracağı Ortak Merkezin en kısa zamanda faaliyete geçmesini beklediklerini ifade etti.</p>

<p>Erdoğan, Putin ile görüşmesinde, Ermenistan tarafının anlaşmaya ilişkin sorumluluklarından kaçmasına izin verilmemesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Erdoğan, görüşmede Minsk Grubu'nun diğer eş başkanlarının, barış çabalarını eleştirmelerini anlamanın mümkün olmadığını dile getirdi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/kivancin-oynayacagi-karakterin-ismi-ne-olacak-791</link>
            <category>YAŞAM</category>
            <pubDate>Tue, 24 Nov 2020 03:27:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kıvanç'ın oynayacağı karakterin ismi ne olacak?</h1>
                        <h2>Kıvanç Tatlıtuğ La Casa de Papel'de oynayacak şeklinde çıkan haberlerin ardından  Kıvanc'ın karakterinin ne olacağı, hangi şehir ismi ile diziye katılacağı merak konusu oldu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/11/kivancin-oynayacagi-karakterin-ismi-ne-olacak-1606180038.jpg">
                        <figcaption>Kıvanç'ın oynayacağı karakterin ismi ne olacak?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>La Casa de Papel dizinde Kıvanç Tatlıtuğ'un hangi şehir ismi ile oynayacağı merak konusu oldu. İspanya'da yalnızca tek bir sezon çeken ve tutmayan,&nbsp;<strong>Netflix</strong>'te gösterilmeye başlaması ile dünyaca ünlü bir dizi haline gelen La Casa de Papel hakkında gündeme gelen Kıvanç Tatllıtuğ&nbsp;</h2>

<p>Netflix'in fenomen dizisi La Casa de Papel'in 5.sezonu hakkında çok konuşulacak bir iddia ortaya atıldı. İddiaya göre, ünlü oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ dizinin yeni sezonunda yer alacak.</p>

<p>Tüm dünya tarafından büyük bir beğeniyle takip edilen La Casa de Papel dizisinin 5. sezonu için ortaya&nbsp;bomba&nbsp;bir iddia atıldı. Çok konuşulacak iddiaya göre, dizinin 5. sezon kadrosuna oyuncu&nbsp;<strong>Kıvanç Tatlıtuğ</strong>&nbsp;dahil oldu.</p>

<p>Sevenlerini heyecanlandıran söylentilere göre La Casa de Papel 5. sezonda Kıvanç Tatlıtuğ yer alacak. Merakla beklenen yapımın yeni sezonunda rol alacağı söylenen Kıvanç Tatlıtuğ, konuyla ilgili henüz bir açıklama yapmadı. Yakışıklı oyuncunun La Casa de Papel'in 5. sezon çekimlerine katılmak üzere yakında&nbsp;<strong>İspanya</strong>'ya gideceği söylentiler arasında.</p>

<p>&nbsp;</p>

<h3><strong>5. SEZONU NE ZAMAN YAYINLANACAK?</strong></h3>

<p>La Casa de Papel 5. sezon için heyecanlı bekleyiş sürüyor.&nbsp;<strong>Netflix</strong>'in iddialı yapımı La Casa de Papel 5. sezon aynı zamanda dizinin final sezonu olacak. La Casa de Papel 5. sezon çekimleri başladı ancak yayın tarihiyle ilgili henüz bir açıklama yayınlanmadı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<h3><strong>DİZİNİN KONUSU NEDİR?</strong></h3>

<p>La Case De Papel'de bir soygun hikayesi anlatılıyor. Soygunun başında Profesör lakaplı biri İspanya Kraliyet Darphanesi'ni soymak için ekibini toplarlar. Profesör her biri ayrı alanında ün yapmış suçlu kişileri bir araya getirir. Sonrasında ise beş ay boyunca bir eve kapanarak, her ihtimali hesaba katarak, ek planlar yaparak kusursuz soygunu planını yapıyorlar. 5 ayın bitmesinden sonra planı devreye giriyor ve soygun başlıyor. Artık her şey hazırdır. 8 kişi, rehineleri de yanlarına alarak kendilerini İspanya Kraliyet Darphanesine kitler fakat hiç hesaba katmadıkları olaylar gerçekleşir.</p>

<p><img alt="La casa De Papel" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/NOT-NES/lacasadepapel.jpg" style="height:490px; width:800px" /></p>

<p>&nbsp;</p>

<h3><strong>KIVANÇ TATLITUĞ KİMDİR?</strong></h3>

<p>Kıvanç Tatlıtuğ (27 Ekim 1983, Adana), Türk oyuncu ve eski manken.<br />
<br />
Edirneli bir anne ile Boşnak kökenli Adanalı bir babadan dünyaya gelmiştir. 2002 yılında Best Model of Turkey ve ardından da Best Model of the World seçilmesiyle adını duyurmuştur.<br />
<br />
İlk olarak Gümüş adlı dizide canlandırdığı Mehmet karakterini canlandıran Tatlıtuğ, ardından Menekşe ile Halil adlı dizide Halil karakterini canlandırmıştır. Ardından Halid Ziya Uşaklıgil'in aynı adlı romanından uyarlanan Aşk-ı Memnu dizisinde oynamıştır. Behlül karakterini canlandırdığı dizide, başrolü Beren Saat ile paylaştı.</p>

<p>2010'da 4 bölümlük konuk oyuncu olarak Ezel dizisinde oynadı ve bu dizide Sekiz karakterini canlandırdı.2011-2013 yılları arasında ise Kuzey Güney adlı dizide Kuzey rolünü oynamıştır. Son olarak Kurt Seyit ve Şura dizisinde, Farah Zeynep Abdullah ile baş rolü paylaşmıştır.<br />
<br />
Adana'dayken “Fiskobirlik”, “Güney Sanayi”, “Çukurova Kulübü”, “Devlet Su İşleri” ve “Tarsus Amerikan Kulübü” gibi kulüplerde basketbol oynadı. Ülkerspor'dan teklif gelmesiyle 2 yıl orada oynadı. Ardından 1 yıl Beşiktaş, 1 yıl da Fenerbahçe'de oynadı. Tekrar Beşiktaş'a dönen Tatlıtuğ'un antrenman sırasında sakatlanmasının ardından basketbol kariyeri son bulmuş oldu.<br />
<img alt="KIVANÇ TATLITUĞ" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/K%C4%B0%C5%9E%C4%B0/2631564_810x458%5B1%5D.jpg" style="height:452px; width:800px" /><br />
Mankenlik kariyerini başlatan, annesinin bir marketin camında gördüğü mankenlik ilanıyla olmuştur.[kaynak belirtilmeli] Oğlunun bir fotoğrafını şirkete göndermesiyle, Tatlıtuğ mankenliğe adım atmış olur. Bu mesleği beğenmesiyle ardından gelen teklifleri de değerlendirmiş ve profesyonel anlamda manken olmuştur.<br />
<br />
İki yıl ajanslarla birlikte çalıştıktan sonra, 2002 Best Model of Turkey manken yarışmasına katıldı ve birinci oldu. Böylece aynı yıl içerisinde Best Model of the World'e katılmaya hak kazandı. Ardından katıldığı Best Model of the World yarışmasını da kazanan Tatlıtuğ, artık uluslararası camiada da tanınan bir isim oldu. Fransız mankenlik ajansı Success'ten gelen teklifle Paris'e yerleşti ve 1,5 yıl orada yaşadı.<br />
<br />
Paris'te yaşadığı dönemde, birçok dizi teklifinin geldiğini öğrenen Tatlıtuğ, küçüklüğünden beri sinema ve televizyona olan ilgisi olduğundan gelen teklifleri değerlendirmek üzere Türkiye'ye döndü. Okan Bayülgen'den ve Devlet Tiyatrosu oyuncusu Laçin Ceylan'dan oyunculuk eğitimi aldı.<br />
<br />
Oyunculuğa ilk adımını 2005 yılında, Gümüş dizisiyle attı. Songül Öden ile başrolü paylaştı. Gümüş'ün ardından, Menekşe ile Halil'de Halil karakterini canlandırdı. Amerikalılar Karadeniz'de 2 adlı filmde oynadı.<br />
<br />
Kariyerindeki en büyük adım ise 2008'de Beren Saat'le başrolünü paylaştığı, Halit Ziya Uşaklıgil'in aynı adlı romanından uyarlanan Aşk-ı Memnu dizisinde canlandırdığı Behlül Haznedar karakteri oldu. Dizide canlandırdığı Behlül Haznedar karakteri, Tatlıtuğ'a Altın Kelebek Ödülleri'nde "En İyi Erkek Oyuncu" ödülünü kazandırdı.<br />
<br />
2010'da Ezel dizisinde, dizinin bitmesine yakın Sekiz adlı yan karakteri canlandırdı. Bunun dışında birkaç reklam filminde de yer aldı. Kanal D'de yayınlanan Kuzey Güney adlı dizide Buğra Gülsoy ile birlikte başrolü paylaştı.<br />
<br />
2013'te Yılmaz Erdoğan'ın yazıp yönettiği şiirsel hayatı konu alan Kelebeğin Rüyası adlı dram filminde Mert Fırat ile başrolleri paylaştı. Tatlıtuğ, II. Dünya Savaşı döneminde Zonguldak'ta yaşayan ve genç yaşta veremden ölen şairler Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu'nun hayat hikayesini anlatan "Kelebeğin Rüyası" filminde, Muzaffer karakterini canlandırmıştır.<br />
<br />
Oyuncu eylül 2016'da, Star TV'de yayınlanan ve yapımcılığını Ay Yapım'ın üstlendiği Cesur ve Güzel adlı dizi ile, 2 yıl aradan sonra oyunculuğa devam etmiştir.<br />
<br />
Filmografi<br />
2007 Amerikalılar Karadeniz'de 2 Muzaffer<br />
2010 Oyuncak Hikayesi 3 Ken Seslendirme<br />
2013 Kelebeğin Rüyası Muzaffer Tayyip Uslu En İyi Erkek Oyuncu<br />
<br />
Televizyon<br />
2005-2007 Gümüş Mehmet Şadoğlu<br />
2007-2008 Menekşe ile Halil Halil Tuğlu<br />
2008-2010 Aşk-ı Memnu Behlül Haznedar<br />
<br />
2011-2013 Kuzey Güney Kuzey Tekinoğlu<br />
2014 Kurt Seyit ve Şura Kurt Seyit<br />
2016-2017 Cesur ve Güzel Cesur Alemdaroğlu<br />
2006 Acemi Cadı Bir bölüm<br />
2010 Ezel Sekiz / Ramiz Karaeski</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/ingilterede-yeni-covid19-tedbirleri-aciklandi-789</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Mon, 23 Nov 2020 22:53:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İngiltere'de Yeni Covid19 Tedbirleri Açıklandı</h1>
                        <h2>Avrupa'da Covid19 kaynaklı en çok ölümün kayıtlara geçtiği ülke olan İngiltere Noel öncesinde bir dizi karar aldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/11/ingilterede-yeni-covid19-tedbirleri-aciklandi-1606162137.jpg">
                        <figcaption>İngiltere'de Yeni Covid19 Tedbirleri Açıklandı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Covid19 ile mücadelede ilk olarak verdiği yanlış kararlar ile salgının dünya çapında yayılmasında büyük etkisi olan İngiltere şimdi 3 aşamalı olarak bir dizi yeni tedbir alıyor. İngiltere'nin bu kez de radikal eylemler almaktan kaçındığı göze çarpıyor. </strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>İngiltere Başbakanı Boris Johnson, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele kapsamında hayata geçirilen&nbsp;karantinanın&nbsp;2 Aralık'ta sona ereceğini ve ardından da bahara&nbsp;kadar 3 aşamalı planın uygulanacağını söyledi.</p>

<p>Johnson, Avam Kamarasına hitaben yaptığı konuşmada, hükümetin kış aylarında geçerli olacak salgınla mücadele planını açıkladı.</p>

<p>5 Kasım'da başlayan ulusal çaptaki 2'nci karantinanın&nbsp;2 Aralık'ta kaldırılacağını kaydeden&nbsp;Boris Johnson, insanların dışarıda artık 6 kişiyi geçmeyecek şekilde buluşabileceğini söyledi.&nbsp;</p>

<p>Toplu ibadete ve düğünlere yeniden izin verileceğini, temel olmayan ürünlerin satıldığı mağazalar, spor salonları, eğlence tesisleri&nbsp;ve kuaförlerin ülke genelinde yeniden açılacağını bildiren Başbakan Johnson, 2 Aralık sonrası 3 aşamalı mücadele planına geçeceklerini duyurdu.&nbsp;</p>

<p>3 AŞAMALI PLAN</p>

<p>İlk aşamada insanlardan&nbsp;mümkünse evden çalışmalarının isteneceğini, 2'nci aşamada alkollü içeceklerin sadece yemeklerin yanında satılabileceğini belirten&nbsp;Johnson, bu aşamalarda restoran ve barların artık saat 22.00'de değil&nbsp;23.00'te kapanacağını ve sınırlı sayıda seyircinin statlara alınabileceğini&nbsp;açıkladı.</p>

<p>3'üncü aşamada ise eğlence mekanları ile&nbsp;otellerin kapatılacağını ve restoranların sadece&nbsp;paket servisi yapabileceğini söyleyen&nbsp;Boris&nbsp;Johnson, bu planın bahar aylarına kadar geçerli olacağını bildirdi.&nbsp;</p>

<p>NOEL İÇİN HAZIRLIK YAPILIYOR</p>

<p>Hangi bölgenin hani aşamada olunacağına, salgının o bölgedeki durumuna göre karar verileceğini kaydeden&nbsp;Johnson,&nbsp;Noel'de bazı kuralların esnetilebileceğini de belirtti.&nbsp;</p>

<p>"Noel'in bu yıl normal olacağını söyleyemem" diyen Boris Johnson, ailelerin bir araya gelmesine izin verecek, ancak aynı zamanda riski en aza indirecek&nbsp;Noel tatili planı üzerinde çalıştıklarını söyledi.</p>

<p>Başbakan Johnson, Kovid-19 taşıyan biriyle temas etmesi nedeniyle mevcut durumda kendilerini izole etmesi gereken&nbsp;kişilere de bir hafta&nbsp;süreyle her gün test yapılacağını&nbsp;ve sadece test sonucu pozitif çıkanların karantinaya gireceğini duyurdu.&nbsp;</p>

<p>İngiltere'de artan vakalar karşısında 5 Kasım'da karantina kararı alınmış, temel ürünlerin satıldığı marketler ve eczaneler hariç tüm ticari&nbsp;işletmeler kapatılmış, restoran ve barların sadece paket servisi yapabileceği açıklanmıştı.&nbsp;</p>

<p>55 bin 24 ile Avrupa'da en çok Kovid-19 kaynaklı ölümün kayda geçtiği İngiltere'de&nbsp;karantinanın etkisi görülene kadar vakalar günlük 30 bini geçmeye başlamıştı.&nbsp;​​​​​​</p>

<ol>
</ol>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/covid19da-3-dalga-gelecek-788</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Mon, 23 Nov 2020 22:39:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Covid19'da 3. Dalga Gelecek</h1>
                        <h2>Tüm dünyanın Covid 19 ile verdiği mücadelede yetersiz kaldığı açıklandı. Dünya Sağlık Örgütü 3. Dalga uyarısında bulundu ve tarih verdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/11/covid19da-3-dalga-gelecek-1606161093.jpg">
                        <figcaption>Covid19'da 3. Dalga Gelecek</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Dünyanın Covid19 sınavı başarısızlıkla ilerliyor. Yetkililerin 2'nci dalga ile ilgili uyarıları özellikle Avrupa ülkelerinde tepkisizlik nedeni ile yeni bir salgının daha geleceği belirtiliyor. 2021'in ilk aylarında bu kez 3. Dalga'nın geleceği açıklandı.&nbsp;</strong></p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yeni tip koronavirüs (Kovid-19) küresel mücadele özel temsilcisi Dr. David Nabarro, Avrupa ülkelerinin salgının ilk dalgasına tepkisiz kalmasının ardından ikinci dalganın yaşandığını belirterek, "Gerekli altyapı şu anda oluşturulmazsa önümüzdeki yılın başlarında üçüncü bir dalga gelecek." uyarısında bulundu.</p>

<p>Swissinfo internet sitesindeki habere göre, İsviçre'de Almanca yayın yapan "CH Media" grubuna konuşan Nabarro, Avrupa ve İsviçre'nin pandemiyle mücadelesini ağır şekilde eleştirdi.&nbsp;</p>

<p>Nabarro, dünyanın sayılı zengin ülkelerinden İsviçre'de bir arkadaşının Kovid-19'a yakalandıktan sonra ciddi şekilde hastalandığını ve gerekli tedaviyi almakta zorluk çektiğini belirtti.</p>

<p>Salgınla mücadelede "gevşek" davranan Avrupa ülkelerinin virüsün yayılmasını kontrol etmede Asya'nın çok gerisinde olduğunu vurgulayan Nabarro, İsviçre'nin de salgında mücadelede önlemleri çok erken gevşeten ve ikinci dalgaya yeterince hazırlanmayan ülkeler arasında olduğunun altını çizdi.</p>

<p><strong>AVRUPA'NIN YETERSİZ KALDIĞI AÇIKLANDI</strong></p>

<p>Nabarro, Avrupa'nın ilk dalgaya karşı tepkisinin yetersiz kaldığını ve ardından ikinci dalganın başladığını belirterek, "İlk dalganın kontrol altına alınmasından aylar sonra, yaz aylarında gerekli altyapının oluşturulmasında başarısız olundu ve şimdi ikinci bir dalga var. Gerekli altyapı şu anda oluşturulmazsa önümüzdeki yılın başlarında üçüncü bir dalga gelecek." uyarısını yaptı.</p>

<p>İsviçre'de, özellikle Fransızca konuşulan bölgelerde vaka sayılarının çok yüksek olduğunu anımsatan Nabarro, yetkililerin halkla salgına karşı gerekli stratejileri uygulamadığını belirtti.</p>

<p>Nabarro, Asya ülkelerindeki insanların Avrupa'ya göre, salgını kontrol altında tutmak için gereken mesafe, maske takma ve hijyen önlemlerine daha iyi uyduklarını vurguladı.</p>

<p><strong>İSVİÇRE RESMİ KARANTİNAYA GİRMEDİ KİTLESEL SALGIN YAŞANIYOR</strong></p>

<p>İsviçre'de Federal hükümet, ülke genelinde karantina uygulamasına gitmezken, bazı kantonlar kısmi karantina önlemleri almıştı.&nbsp;</p>

<p>DSÖ'den hafta içi yapılan açıklamada, örgütün merkezinin de bulunduğu Cenevre ve komşusu Vaud kantonlarında dünyadaki en yoğun kitlesel bulaşmanın görüldüğü kaydedilmişti.</p>

<p>İsviçre'de salgın nedeniyle hastanelerin yoğun bakım ünitelerinde yer kalmazken, hükümet ilave tedbirlere başvurmuştu.</p>

<p>İngiliz Nabarro, 2017'de DSÖ Genel Direktörü seçilen Etiyopyalı Tedros Adhanom'a rakip olmuştu.</p>

<ol>
</ol>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/defne-samyelinin-kizlari-hakkindaki-aciklamasi-sasirtti-787</link>
            <category>YAŞAM</category>
            <pubDate>Fri, 20 Nov 2020 04:40:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Defne Samyeli'nin kızları hakkındaki açıklaması şaşırttı</h1>
                        <h2>Ana haber bülteni sunucusu olarak dikkatleri üzerine çeken Türkiye eski güzel Defne Samyeli'nin anne olması ile ilgili yaptığı açıklama bir anda yeniden dikkatleri Samyeli'nin üzerine çekti.   "Benim seçimim değildi..."</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/11/defne-samyelinin-kizlari-hakkindaki-aciklamasi-sasirtti-1605836151.jpg">
                        <figcaption>Defne Samyeli'nin kızları hakkındaki açıklaması şaşırttı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türk televizyonlarının bir dönem en dikkat çeken isimleri arasında olan, eski şov güzel Defne Samyeli yeniden gündeme bomba gibi düştü. Son yıllarda Cem Yılmaz ile yaşadığı aşk ile sık sık gündeme gelen Defne Samyeli bu kez anne olması hakkında değerlendirmelerde bulundu.&nbsp;</p>

<p>TRT Müzik'te yayınlanan 'İpek Açar'la İpek Yolu'&nbsp;programının bu haftaki konuğu 'Sol Yanım' dizisiyle gündemde olan&nbsp;Defne Samyeli&nbsp;oldu.</p>

<p>Ünlü sunucu ve şarkıcı, pandeminin ilk günlerinde gerçekleşen karantina dönemi hakkında, "Önce 'en sonunda kendime vakit ayırdım' diye sevindim.&nbsp;Spor, müzik dersleri, şan dersi derken 1,5 ay sonra depresyon başladı, motivasyonum bitti. Pijamalarımla kanepede çekirdek yedim" dedi.</p>

<p>"Konservatuara girmek istiyordum, annem desteklemedi. Sonra sınavlar açılmış, TRT Radyo sınavları. O kadar çok istedim ve ağladım ki, beni başından atmak için sınava getirdi, çok istiyordum çünkü! 6-7 yaşındaydım. O yaşta 'Gündüzüm Seninle Gecem Seninle'yi söyledim, 'olmaz' dediler. 'Atatürk Ölmedi Yüreğimde Yaşıyor'u söyledim ve sınavı geçtim. Kendimi bildim bileli şarkı söylüyorum,&nbsp;haber&nbsp;sunarken de söylüyordum."</p>

<p>Defne Samyeli'nin konuk olduğu&nbsp;program, 20 Kasım Cuma akşamı TRT Müzik ekranlarında olacak.</p>

<p>Spiker, Sunucu, Oyuncu ve Köşe Yazarı Defne Samyeli, 17 Mart 1972 tarihinde İstanbul’da Kasımpaşa Deniz Hastanesi’nde dünyaya geldi. Aslen Malatya’lı olan Samyeli’nin annesi Sendegül Samyeli babası Haluk Samyeli’dir. Defne Samyeli’nin Amiral olan babası Haluk Samyeli Defne Samyeli 13 yaşındayken vefat etti.<br />
Defne Samyeli, henüz çocukken TRT İstanbul Rasyosu’nun çocuk kadrosuna girdi. Nişantaşı Anadolu Lisesi’ni üçüncülükle bitirdi.</p>

<p>Boğaziçi Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü’ne girdi ancak iş hayatının yoğunluğu nedeniyle devam edemedi. Yıllar sonra yatay geçiş yaptığı İş İdaresi Bölümü’nden mezun oldu.</p>

<p>24 Nisan 1991 tarihinde katıldığı Magic Box’ın ya da sonraki adıyla İnter Star’ın güzellik yarışmasında “Türkiye üçüncü güzeli” oldu. Ardından Senegal’deki Avrupa Güzellik Yarışması’nda dördüncü oldu. Yarışmanın birincisi elendikten sonra Defne Samyeli üçüncülük tacını giydi.</p>

<p>İnter Star ekranlarında “Youngstar Galaxy” adlı bir gençlik programı, ardından “Salı Pazarı” adlı program ile sunuculuk yapmaya başladı. 1991 yılında Magic Box kanalında Ümit Aktan ile birlikte sunduğu sabah programı “İyi Günler Türkiye” ile popülerliği arttı.</p>

<p>Tuncay Özkan yönetimindeki Kanal D ana haber bülteninde haber sunuculuğu yaptı. Milliyet Gazetesi’nde köşe yazarlığı, ardından Show TV ana haber editörlüğü, sunuculuğu ve Güneş Gazetesi'nde köşe yazarlığı yaptı.</p>

<p>Defne Samyeli’nin 4 Temmuz 1994 tarihli Melih Kibar şarkılarından oluşan "Tek Başına" isimli bir albümü vardır.</p>

<p>Müzikten vazgeçmeyen Defne Samyeli, hatta gönlü hep müzikal tiyatroda olduğu için bu alanlarda önemli isimlerden ders almaya başladı. Türkiye’de ünlü operacılar Belkıs Aran, Gül Sabar ve Tülay Uyar on beş yıllık şan eğitiminin mentor’ları oldular. New York’ta Broadway yıldızlarını çalıştıran bir müzisyen ve oyuncu koçu Bruce Kolb’tan yıllarca şan dersi aldı. Küçüklüğünden beri kendini Broadway’de hayal eden ve bulduğu her fırsatta yurtdışında müzikal şov izleyen Samyeli Evita ve Aida gibi bazı şovların şarkı ve librettolarını ezbere bilmektedir.</p>

<p>1994 yılında Show Tv’de “Show’da Show” adlı bir eğlence programı yaptı. 1997 yılında Show TV Kanal D’ye transfer oldu. Bir süre “Şakalamaca” adlı programı sunduktan sonra “Gecenin İçinden” adlı haber programını sunmaya başladı. Editörlüğü de üstlenen Defne Samyeli, 1999 Ekiminde Kanal D’nin “anchorwoman”ı olarak karşımıza çıktı.</p>

<p>Defne Samyeli yayın hayatında birçok ödül kazandı. Bunlardan ikisi uluslararası New York TV Festivals’da ayrıca art arda iki yıl Dünyanın En İyi İkinci Anchor’ı seçildi.</p>

<p>2000 yılında rahim kanserine yakalandı. Tedavi görüp iyileşti. Temmuz 2000 ayında Amerika’ya giderek New york’da Ameliyat oldu.</p>

<p>Amerika dönüşü 11 Eylül 2000’de Kanal D ekranında görevinin başına döndü. 15 Temmuz 2002’de ise Show TV’ye transfer oldu. Ancak 2008 yılında Ali Kırca ekibiyle beraber Show TV ile anlaşınca işinden oldu.</p>

<p>2010 Mayıs ayından itibaren bir süre ATV’de yayınlanan “Defne Her şey Bambaşka" isimli programı sundu. A Haber'de A3 haber kuşağını sundu.</p>

<p>2013 yılının Kasım ayında TUİK anket sorularına cevap vermediği için 929 TL ceza aldı.</p>

<p>Defne Samyeli , 29 Haziran 1995 tarihinde mimar Eren Talu ile evlendi. 2009’un Ekim ayında Samyeli boşanma davası açtı. Evlendikten 16 yıl sonra 2011 yılında boşandılar. Deren ve Derin adlarında iki kız çocuğu var. İlk kızı Deren’i 1996 yılında Las Vegas’ta dünyaya getirdi. Bebeğin adı anne ve babasının adlarının birleşiminden gelmektedir. 2003 yılında ikinci kızı Derin doğdu.</p>

<p>Defne Samyeli, boşandıktan sonra 2013 yılında siyasetçi Hüsamettin Özkan’ın eski damadı Emre Alkin ile nişanlandı.</p>

<p>Defne Samyeli, 2013 yılında Fox Tv’de yayınlanan senaryosunu Gani Müjde’nin yazdığı “Babam Sınıfta Kaldı” adlı dizide yer aldı.</p>

<p>Oyunculuk alanında ilerlemek istediğine karar verince profesyonel oyunculuk eğitimine başladı.<br />
2013’ın sonbaharında Atölye Craft’ta oyuncu koçu Deniz Erdem’le çalışmaya başlayan Defne Samyeli, Anthony Bova’nın oyunculuk atölyesine katıldı.</p>

<p>Los Angeles’ta Eric Morris ile işçilik, enstürmantal, monolog ve sahne çalışması yapan Defne Samyeli, 2015 yılında Necati Şaşmaz ile anlaştı ve Kurtlar Vadisi Pusu dizisine katıldı. 2013 yılından 3 Ocak 2015 tarihine kadar Milliyet Gazetesi’nde köşe yazarlığı yapmıştır.</p>

<p>Defne Samyel, 21.08.2018 tarihinden beri Cem Yılmaz ile birlikte.</p>

<p>Kitapları:</p>

<p>2014 - Kısa Lafın Uzunu</p>

<p>Albümleri:</p>

<p>1994 - Tek Başına<br />
2015 - Son Arzum (Single)</p>

<p>TV programları:</p>

<p>1991 - 1994 - Salı Pazarı (Star Tv)<br />
1992 - 1993 - İyi Günler Türkiye (Star Tv)<br />
1994 - Pazar Show (Show Tv)<br />
1994 - 1995 - Show'da Show (Show Tv)<br />
1996 - Şakalamaca (Kanal D)<br />
1996 - 1999 - Defne Samyeli İle Gecenin İçinden (Kanal D)<br />
1998 - Defne Samyeli İle Flaş Haber (Kanal D)<br />
1999 - 2002 - Kanal D Ana Haber Bülteni (Kanal D)<br />
2002 - Seçim 2002 (Show Tv)<br />
2002 - 2007 - Show Tv Ana Haber Bülteni (Show Tv)<br />
2004 - Seçim 2004 (Show Tv)<br />
2006 - Vizyon (Show Tv)<br />
2007 - Seçim 2007 (Show Tv)<br />
2010 - Herşey Bambaşka (Atv)<br />
2011 - 45 Dakika (A Haber)<br />
2011 - Söz Teması (A Haber)<br />
2013 - Babam Sınıfta Kaldı (Çiğdem) (Televizyon Dizisi) (Fox Tv)<br />
2015 - Kurtlar Vadisi Pusu 9. Sezon (Asya) (Televizyon Dizisi)</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/kktcde-corona-virus-yuzunden-ilk-olum-aciklandi-786</link>
            <category>GÜNCEL HABERLER</category>
            <pubDate>Sat, 28 Mar 2020 18:23:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>KKTC'de corona virüs yüzünden ilk ölüm açıklandı!</h1>
                        <h2>Son dakika haberine göre Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) koronavirüs (Covid-19) nedeniyle ilk ölüm gerçekleşti. 67 yaşındaki Alman turist Lefkoşa Devlet Hastanesi'nde yaşamını yitirdi. Corona virüs yüzünden dünya genelinde hayatını kaybedenlerin sayısı 27 bin geçti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/11/kktcde-corona-virus-yuzunden-ilk-olum-aciklandi-1605393019.jpg">
                        <figcaption>KKTC'de corona virüs yüzünden ilk ölüm açıklandı!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Dünya genelinde her geçen gün ölü sayısı artarken Kıbrıs'ta da ilk ölüm haberi geldi! Son dakika bilgisine göre Lefkoşa Devlet Hastanesi'nde tedavi gören 67 yaşındaki Alman turist Bruno Gaffiend Jabusch, yaşamını yitirdi. Alman turistin ayrıca kronik obstruktif akciğer hastalığı ve hipertansiyon rahatsızlığı bulunduğu bildirildi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/850850p31973EDNmainimg-850850p31973EDNmainimg-850850p31973EDNmainimg-850850p31973EDNmainimg-850850p31973EDNmainimg-x2%5B1%5D.jpg" style="height:400px; width:800px" /></p>

<p>Sağlık Bakanlığı şu açıklamayı yaptı;</p>

<p><strong><em>Lefkoşa Dr Burhan Nalbantoğlu Hastanemizde COVID- 19 tedavisi süren ve bugün 9.58’de yaşamını yitiren 67 yaşındaki Alman turist Bruno Gaffiend Jabusch (E);<br />
<br />
20 Mart Cuma günü hastaneye yatırılmış ve 25 Mart Çarşamba günü yoğun bakıma alınmıştır. Kronik Obstruktif Akciğer Hastalığı (KOAH) ve hipertansiyonu da bulunan Jabusch bugün&nbsp;COVID-19'a bağlı solunum yetmezliği ve çoklu organ yetmezliği nedeniyle yaşamını yitirmiştir.</em></strong></p>

<p><strong><em>Ülkemizde Koronavirüs'e karşı verdiğimiz savaşata vatandaşlarımızın kurallara uyması, panik yapmaması ve bilinçli olması oldukça önemlidir.&nbsp;</em></strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>DÜNYA GENELİNDE ÖLÜ SAYISI ARTIYOR!</strong></p>

<p>Toplamda 601 bin insanın corona virüs testi pozitif çıktı, yeni tip koronavirüs yüzünden hayatını kaybedenlerin sayısı ise 27.862 oldu. İtalya'da 9.134, İspanya'da 5.138, Hubei'de 3.177, İran'da 2.378, Fransa'da 1.995, İngiltere'de ise 759 kişi hayatını kaybetti.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/schengen-askiya-mi-aliniyor-785</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Thu, 05 Nov 2020 18:33:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Schengen askıya mı alınıyor?</h1>
                        <h2>Schengen Visesi ile ilgili yeni bir tartışma daha gündem oluşturdu. Terör saldırıları nedeni ile Fransa önemli bir eşikte bulunuyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/11/schengen-askiya-mi-aliniyor-1604590582.jpg">
                        <figcaption>Schengen askıya mı alınıyor?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Fransa'nın güneydoğusundaki Nice kentinde Notre Dame Bazilikası'nda 3 kişinin hayatını kaybettiği saldırının ardından kentin Belediye Başkanı Christian Estrosi, Schengen anlaşmalarının askıya alınması çağrısında bulundu.</p>

<p>Estrosi, yerel bir gazeteye verdiği mülakatta, kilise saldırısını düzenleyen Tunuslu saldırganın Schengen'in tanıdığı serbest dolaşım hakkıyla ülkeye geldiğine işaret ederek, bu sebeple Schengen anlaşmalarını "belirli bir süre" askıya almayı teklif ettiklerini söyledi.</p>

<p>Ülkedeki mülteci ve sığınmacıların suça karışmaları durumunda koruma statülerinin kalkması gerektiğini savunan Estrosi, mültecilerin sığınma taleplerinin vatandaşı olduğu ülkelerde alınması için Avrupa Birliği'ne (AB) çağrıda bulundu.</p>

<p>MACRON DA SINIRLARDAKI GÜVENLIĞIN IKI KATINA ÇIKARILDIĞINI SÖYLEMIŞTI</p>

<p>Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da sınır kontrollerini denetlemek için bulunduğu Fransa-İspanya sınırındaki Pyrenees-Orientales bölgesinde, terör tehdidi, kaçakçılık ve yasa dışı göçle mücadele kapsamında sınırlardaki güvenliğin iki katına çıkarıldığını belirtmişti.</p>

<p>Schengen bölgelerindeki sınır kontrollerinin "derinlemesine" elden geçirilmesinden yana olduğunu belirten Macron, aralıktaki AB Liderler Zirvesi'ne bu yönde öneri sunacaklarını ifade etmişti.</p>

<p>AB'nin 22 ülkesini kapsayan Schengen Bölgesine özel anlaşmalar ile İzlanda, Lihtenştayn, Norveç ve İsviçre de dahil ediliyor.</p>

<p>Schengen üyesi ülkelerin vatandaşları, bir Schengen ülkesinden diğerine pasaport kontrolünden geçmeden serbestçe seyahat edebiliyor.</p>

<p>NOTRE DAME KILISESI'NDEKI BIÇAKLI SALDIRI</p>

<p>Fransa'nın güneydoğusundaki Nice kentinde bulunan Notre Dame Kilisesi'nde 29 Ekim'de bıçaklı saldırı düzenlenmiş, saldırıda 3 kişi yaşamını yitirmiş, çok sayıda kişi yaralanmıştı.</p>

<p>Saldırının ardından ülke genelinde terörle mücadele planı "acil saldırı" seviyesine getirilmişti.</p>

<p>Fransa Terörle Mücadele Savcısı Jean-François Ricard, saldırganın 21 yaşındaki bir Tunuslu olduğunu, 20 Eylül'de İtalya’nın Lampedusa Adası'na ve 9 Ekim'de Fransa'ya geldiğini bildirmişti.</p>

<ol>
</ol>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/fransada-teror-panigi-784</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Thu, 05 Nov 2020 18:30:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Fransa'da terör paniği</h1>
                        <h2>Fransa başta olmak üzere Avrupa'da gerginliğe neden olan terör saldırılarında Fransa bu kez sınır kapılarında sert önlemler aldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/11/fransada-teror-panigi-1604590383.jpg">
                        <figcaption>Fransa'da terör paniği</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Fransa'da artan terör saldırıları nedeniyle sınır güvenliği iki katına çıkarıldı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, sınır kontrollerini denetlemek için bulunduğu Fransa-İspanya sınırındaki Pyrenees-Orientales bölgesinde yaptığı açıklamada, terör tehdidi, kaçakçılık ve yasa dışı göçle mücadele kapsamında sınırlardaki güvenliğin iki katına çıkarıldığını belirtti.</p>

<p>Bu kapsamda sınırlardaki güvenlik güçlerinin sayısının 2 bin 400'den 4 bin 800'e çıktığını aktaran Macron, kararın ülkedeki terör tehdidinin artması nedeniyle alındığını kaydetti.</p>

<p>Fransa Cumhurbaşkanı, terör eylemlerini gerçekleştirenlerin sığınmacıların geçiş noktaları üzerinden ülkeye giren kişiler olduğunu söyledi.</p>

<p>Schengen bölgelerindeki sınır kontrollerinin "derinlemesine" elden geçirilmesinden yana olduğunu belirten Macron, "Aralık ayındaki Avrupa Birliği (AB) Liderler Zirvesi'ne bu yönde öneri sunacağız." dedi.</p>

<p>Fransa'nın güneydoğusundaki Nice kentinde bulunan Notre Dame Kilisesi'nde 29 Ekim'de bıçaklı saldırı düzenlenmiş, saldırıda 3 kişi yaşamını yitirmiş, çok sayıda kişi yaralanmıştı.</p>

<p>Saldırının ardından ülke genelinde terörle mücadele planı "acil saldırı" seviyesine getirilmişti.</p>

<p>Fransa Terörle Mücadele Savcısı Jean-François Ricard, saldırganın 21 yaşındaki bir Tunuslu olduğunu, 20 Eylül'de İtalya’nın Lampedusa Adası'na ve 9 Ekim'de Fransa'ya geldiğini bildirmişti.</p>

<ol>
</ol>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/trump-sayimi-durdurun-782</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Thu, 05 Nov 2020 18:11:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Trump:  "Sayımı Durdurun"</h1>
                        <h2>ABD'deki başkanlık yarışında belirsizlik sürüyor: Trump 'Oy sayımını durdurun', Biden 'Tümünü sayın' dedi</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/11/trump-sayimi-durdurun-1604589847.jpg">
                        <figcaption>Trump:  "Sayımı Durdurun"</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>ABD'de Donald Trump ile Joe Biden'ın yarıştığı 59. başkanlık seçiminde oyların sayımına devam ediliyor. Sürece Trump'ın hile iddiası damgasını vururken, Joe Biden henüz oy sayımı sürmesine rağmen bugüne kadarki tüm başkan adaylarından daha çok oy aldı. Günün ilk açıklamalarında Trump sayımın durdurulmasını, Biden ise tüm oyların sayılmasını istedi.</p>

<p>ABD'de başkanlık seçimlerinde tüm zamanların en yüksek katılım düzeyi gerçekleşti. Ancak kritik eyaletlerdeki oy sayımının devam etmesi nedeniyle iki aday da henüz ipi göğüslemiş değil.&nbsp;Kazananın Georgia, Kuzey Carolina, Arizona, Wisconsin, Nevada ve Pennsylvania'dan çıkacak sonuçlara göre netleşmesi bekleniyor.&nbsp;</p>

<p>Trump, Wisconsin, Georgia, Pennsylvania ve Michigan'da da oy sayımını yargıya taşıyor.</p>

<p>ABD başkanlık seçimlerinde, seçmenler, esas olarak destekledikleri partinin delegelerine oy veriyor. 'Delegeler Kurulu' adı verilen bu sistemde her eyalete farklı ağırlıklarla dağıtılmış toplam 538 delege belirleniyor. Bu sayının yarıdan 1 fazlasına yani 270 delegeye ulaşan aday, başkan olmaya hak kazanıyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/son-dakika-yunan-ortodoks-papaz-fransada-kilisede-vurularak-yaralandi-781</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Sun, 01 Nov 2020 03:24:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>SON DAKİKA: Yunan Ortodoks papaz Fransa'da kilisede vurularak yaralandı</h1>
                        <h2>Hristiyan-Müslüman gerginliği Fransa'da yükselmeye devam ediyor. Bu kez Papaz vuruldu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/11/son-dakika-yunan-ortodoks-papaz-fransada-kilisede-vurularak-yaralandi-1604191166.jpg">
                        <figcaption>SON DAKİKA: Yunan Ortodoks papaz Fransa'da kilisede vurularak yaralandı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Fransa'nın Lyon kentindeki bir kilisede Yunan Ortodoks papazı saldırgan tarafından vurularak ağır yaralandı.</p>

<p>Saldırı için bir neden olduğuna dair net bir gösterge bulunmadığı açıklandı. Yetkililer bunun terörle ilgili olduğuna dair herhangi belirti olmadığına işaret ediyor. .&nbsp;</p>

<p>Polis ve yargı kaynakları, terörle mücadele savcılarının olay yerine getirilmediğini söyledi.</p>

<p>Fransız polis kaynağına göre, Yunan papazkiliseyi kapatırken, öğleden sonra saat 4 civarında saldırıya uğradı. Papaza iki kez ateş edildiği ve hayatı tehlikesi olduğu açıklandı. Papaz hastaneye kaldırıldı ve tedavi görüyor.</p>

<p>Tanıklar, şehrin merkezindeki kilisenin Rum Ortodoks kilisesi olduğunu söylediler.&nbsp;Papazın Yunan vatandaşı olduğu&nbsp;ve acil servise vardıklarında saldırganı tanımadığını söyleyebildiği açıklandı.</p>

<p>Bir Yunan hükümet yetkilisi, papazı Nikolaos Kakavelakis olarak tanımladı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/ap-20305651255808%5B1%5D.jpg" style="height:427px; width:640px" /></p>

<p><strong>KEBAPÇIDA YALALANDI </strong></p>

<p>İlk polis kaynağı, birkaç saat sonra bir şüphelinin Lyon'daki bir kebap dükkanında tutuklandığını ve polis nezaretine girdiğini söyledi.&nbsp;Bununla birlikte, kişinin şüpheli saldırgan olduğuna dair bir teyit veya polisin hala başka birini aradığına dair herhangi bir gösterge bulunmadığı da idda ediliyor.&nbsp;</p>

<p>Lyon savcılığındaki bir kaynak, cinayete teşebbüsle ilgili bir soruşturma başlattığını ve yerel yetkililer&nbsp;saldırının nedeninin hemen netleşmediğini söyledi.</p>

<p><strong>GERGİNLİK TRMANIYOR</strong></p>

<p>Fransa'nın Nice kentindeki Notre Dame kilisesi yakınında geçtiğimiz günlerde bıçaklı saldırı gerçekleşti. İlk belirlemelere göre, saldırıda 3 kişinin öldüğü ifade edildi. Fransa'nın Nice kentinde hareketli dakikalar yaşandı. Nice kentinin Notre Dame kilisesi yakınında bıçaklı saldırı gerçekleştiği belirtildi.&nbsp;Gerçekleşen saldırıda ilk belirlemelere göre,üç kişinin öldüğü ve birden fazla kişinin de yaralandığı ifade edildi.&nbsp;Fransa İçişleri Bakanı, olayla ilgili polis operasyonunun devam ettiğini açıklarken Nice Belediye Başkanı Christian Estrosi sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada bir kişinin gözaltına alındığını bildirdi. Kaynak Yeniçağ: Fransa'da sular durulmuyor. Bir kadının kafası kesildi ölü ve yaralılar var. Kan donduran saldırı büyük gerginliğe neden oldu.&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/izmirdeki-depremde-can-kaybi-yukseliyor-780</link>
            <category>TÜRKİYE</category>
            <pubDate>Sun, 01 Nov 2020 02:15:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İzmir'deki depremde can kaybı yükseliyor</h1>
                        <h2>İzmir'deki depremde hayatını kaybedenlerin sayısı yükseliyor. 8’i yoğun bakımda 243 kişi tedavi görüyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/11/izmirdeki-depremde-can-kaybi-yukseliyor-1604185426.jpg">
                        <figcaption>İzmir'deki depremde can kaybı yükseliyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2>İzmir'deki depremde hayatını kaybedenlerin sayısı 39'a yükseldi, 8’i yoğun bakımda 243 kişi tedavi görüyor.</h2>

<p>Ege Denizi'ndeki 6, 6 büyüklüğündeki deprem, saat 14.51'de İzmir'in Seferihisar ilçesinin 17 kilometre açığında kaydedildi.</p>

<p><strong>8 binada kurtarma çalışmaları sürüyor</strong></p>

<p>Arama kurtarma çalışmaları yürütülen 17 binadan 9'nda çalışmalar tamamlandı, kalan 8 binada çalışmalar devam ediyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/izmir-deprem%20(3).jpg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><strong>6 bin 49 personel görev yapıyor</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, saat 03.00 itibarıyla İzmir'de arama, kurtarma, sağlık, psikososyal destek ve insani yardım için toplam 6 bin 49 personel ile 836 araç ve 20 arama köpeği görev yapmaya başladı.</p>

<p>Deprem bölgesine 3 bin 66 çadır, 34 mobil baz istasyonu, 26 bin 130 battaniye, 10 bin 560 yatak, 6 bin yastık çarşaf seti, 5 mobil mutfak, 5 ikram aracı, 2 mobil sosyal hizmet aracı ve 164 bin 938 malzeme (ikram ve içecek) ulaştırıldı.</p>

<p>Ayrıca bölgeye 3 mobil koordinasyon tırı, 7 askeri kargo uçağı, 1 insansız hava aracı (İHA), 11 Sahil Güvenlik botu, 6 helikopter, 1 dalış timi, 292 emniyet personeli sevk edildi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/izmir-deprem%20(1).jpg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><strong>Toplam can kaybı 39'a yükseldi</strong></p>

<p>İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), İzmir'deki depremde can kaybının 39'a yükseldiğini bildirdi.</p>

<p>AFAD'dan saat 22.15 itibarıyla yapılan açıklamada, deprem sonrasında büyüklüğü 4'ün üzerinde 40 olan, 658 artçı sarsıntı yaşandığı belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, biri boğulma sonucu, 39 kişinin hayatını kaybettiği, 885 kişinin yaralandığı ve İzmir'de halen 9 binada arama kurtarma çalışmalarının devam ettiği aktarıldı.</p>

<p><strong>658 artçı sarsıntı yaşandı</strong></p>

<p>Deprem Ege Denizi'ne kıyısı olan iller ile İstanbul'dan da hissedildi. Büyüklüğü 4'ün üstünde olan artçı sarsıntılar da sürüyor. AFAD'dan yapılan açıklamada, depremin ardından 40'ının büyüklüğü 4'ün üzerinde, 658 artçı sarsıntı yaşandığı belirtildi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/izmir-deprem%20(6).jpg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><strong>Bölgeye yardım malzemeleri sevk edildi</strong></p>

<p>Bölgeye acil barınma ihtiyacının karşılanabilmesi amacıyla çadır ve battaniye gibi çok sayıda yardım malzemesi sevk edildi.</p>

<p>Bölgede yürütülen çalışmalarda kullanılmak üzere ilk etapta 8 milyon liralık ödenek gönderildi.</p>

<p><strong>Bakanlar bölgede</strong></p>

<p>Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez deprem bölgesinde incelemelerde bulunuyor.</p>

<p>Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk da İzmir'de olacak.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/izmir-deprem%20(5).jpg" style="height:400px; width:800px" /></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/ulkeler-covid-19-tedbrilerini-artirdi-779</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Sun, 01 Nov 2020 01:47:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ülkeler Covid 19 tedbrilerini artırdı</h1>
                        <h2>Kış soğuklarının başlaması ile birlikte ülkeler tedbirlerini artırdı. Kimi ülke geceleri sokağa çıkma yasağı kararı alırken kimileri ise cezaları artırmayı deniyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/11/ulkeler-covid-19-tedbrilerini-artirdi-1604184794.jpg">
                        <figcaption>Ülkeler Covid 19 tedbrilerini artırdı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Corona virüsü salgının Avrupa'da yeniden etkisini arttırması ile birçok ülke sokağa çıkma yasaklarını yeniden uygulamaya başladı.</p>

<p>Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz, Covid-19 için alınacak önlemlerin görüşüldüğü toplantının ardından basın toplantısı düzenledi.</p>

<p>Başbakan Kurz, ülkede artan corona virüsü vakaları nedeni ile 3 Kasım'dan itibaren ülke genelinde yerel saatle 20.00 ile 06.00 arasında 10 gün süre ile gece sokağa çıkma yasağı uygulanacağını duyurdu.</p>

<p>Avusturya Anayasasına göre sokağa çıkma yasakları 10 gün süre ile uygulanırken, yeniden uzatılması için her 10 günde bir parlamentonun onay vermesi gerekiyor.</p>

<p><strong>KÜLTÜR VE SPOR FAALİYETLERİ TAMAMEN YASAKLANDI</strong></p>

<p>Kurz kafelerin, barların ve restoranların kapatıldığını ve sadece paket servis hizmeti verebileceklerini aktarırken okullarda kısmi uzaktan eğitim yapılacağını açıkladı.</p>

<p>Liselerin son sınıfları ve üniversitelerde uzaktan eğitime geçileceğini belirten Kurz, anaokulu ve ilkokullarda yüz yüze eğitimin devam edeceğini ifade etti.</p>

<p>Başbakan Kurz, yeni önlemler kapsamında kültür ve spor faaliyetlerinin tamamen yasaklandığını aktarırken, kuaför ve güzellik merkezi gibi hizmet sektöründeki işletmelerin açık kalacağını belirtti. Kurz, otellerin ise yalnızca iş ziyareti için ülkeye gelen müşterileri ağırlayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><strong>SON 24 SAAT İÇİNDE 5 BİN 349 YENİ VAKA</strong></p>

<p>Avusturya'da son 24 saatte 5 bin 349 yeni vakanın tespit edilmesi ile toplam vaka sayısı 104 bin 925'e ulaştı.</p>

<p>Ülkede son 24 saatte 27 kişinin daha virüs nedeni ile hayatını kaybetmesi ile toplam can kaybı bin 109'a yükseldi. Avusturya'da şu ana kadar 2 milyon 232 bin 735 kişiye Covid-19 testi yapıldı.&nbsp;</p>

<p><strong>YUNANİSTAN'DA ÖNLEMLER</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Başbakan Kiryakos Miçotakis, televizyonlardan canlı yayımlanan konuşmasında, ülkede salgına karşı 3 Kasım'dan itibaren bir ay boyunca geçerli olacak eylem planı kapsamındaki yeni tedbirleri açıkladı.</p>

<p>Ülkedeki vaka yoğunluğuna göre iki kategorili risk ayrıştırmasına gidildiğini söyleyen Miçotakis, bu kapsamda birinci bölgeye dahil olan kentlerde kamuya açık tüm mekanlarda maske takma zorunluluğu uygulanacağını kaydetti.</p>

<p>Miçotakis, birinci bölgedeki üniversitelerin tamamının uzaktan eğitim vereceğini ve yüzde 50 kapasiteyle evden çalışma modeli uygulanacağını ifade etti.</p>

<p>Birinci bölgedeki önlemlere ek olarak, başkent Atina ve Selanik gibi büyük kentlerin dahil olduğu yüksek riskli ikinci bölgedeki tüm restoran ve kafelerin, sadece paket servisi yapabileceğini belirten Miçotakis, sinema, tiyatro ve konser gibi tüm toplu etkinliklerin iptal edileceğini aktardı.</p>

<p><strong>Geceleri sokağa çıkmak bir ay boyunca yasak olacak</strong></p>

<p>Mçiotakis, ikinci bölge için ayrıca 00.00-05.00 saatleri arasında sokağa çıkma yasağının salı gününden itibaren bir ay boyunca yürürlükte olacağını duyurdu.</p>

<p>Halihazırda 00.30-05.00 saatlerinde sokağa çıkma yasağının uygulandığı Yunanistan'da, restoran, bar ve kafeler de gece saatlerinde kapalı kalıyor.</p>

<p>Ülkede 27 Ekim'de günlük vaka sayısı ilk defa 1000 sınırını aşarak 1259 olmuştu. Dün 1690 vaka ile salgının başından bu yana en yüksek rakama ulaşılan Yunanistan'da, Atina ve Selanik kentlerindeki hastanelerin yoğun bakım doluluk oranının yüzde 60'ın üzerine çıktığı açıklanmıştı.</p>

<p>Toplam vaka sayısının 37 bin 196'ya yükseldiği ülkede, şu ana kadar 620 kişi COVID-19 nedeniyle yaşamını yitirdi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/ingilterede-4-haftalik-sokaga-cikma-yasagi-778</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Sun, 01 Nov 2020 01:33:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İngiltere’de 4 haftalık sokağa çıkma yasağı</h1>
                        <h2>Son 24 saat içinde tespit edilen 21 bin 915 vakayla birlikte Birleşik Krallık'ta vaka sayısı 1 milyonu aştı. İngiltere Başbakanı Boris Johnson, ülkede 5 Kasım tarihinden 2 Aralık’a kadar sürecek olan 1 aylık ulusal çapta sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini duyurdu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/11/ingilterede-4-haftalik-sokaga-cikma-yasagi-1604184015.jpg">
                        <figcaption>İngiltere’de 4 haftalık sokağa çıkma yasağı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Avrupa ülkeleri corona virüsü salgının etkisini arttırması ile yeniden karantina tedbirlerini uygulamaya başladı. İngiltere Başbakanı Boris Johnson yaptığı açıklamada, ülke genelinde artan vakalar nedeni ile 5 Kasım'dan 2 Aralık tarihine kadar sürecek olan 4 haftalık ulusal çapta sokağa çıkma yasağının ilan edildiğini duyurdu.</p>

<p>İngiltere’de uygulanacak olan sokağa çıkma yasağı ile okullar dışındaki tüm perakende mağazaları, restoranlar, barlar ve hizmet sektöründeki diğer işletmeler bir ay boyunca kapatılacak.</p>

<p>Yerel kısıtlamaların işe yaramadığını kabul ettiğini dile getiren Johnson, ölüm oranının Nisan ayından daha fazla olduğunu aktardı. Başbakan Johnson, hastaneye yatışlardaki artış nedeniyle “Doğa karşısında alçak gönüllü olmalıyız” dedi.</p>

<p>Johnson, Avrupa’nın büyük bir bölümünde olduğu gibi İngiltere’de de ulusal kısıtlamaların yeniden uygulanması gerektiğini aktarırken, “Harekete geçmezsek, bu ülkede ölüm vakalarının birkaç bin rakamlarla arttığını görebiliriz” dedi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/KORONA%20VIRUS/cdc-k0krntqcjfw-unsplash.jpg" style="height:351px; width:600px" /></p>

<p><strong>MAAŞ DESTEĞİ ARALIK’A KADAR UZATILDI</strong></p>

<p>5 Kasım'dan itibaren vatandaşların eğitim, çalışma, egzersiz, temel ihtiyaçlar ve tıbbi nedenler dışında dışarı çıkmaması gerektiğine vurgu yapan Johnson, perakende mağazaları ile paket servis yapmayan bar, restoran, eğlence merkezleri gibi işletmelerin kapalı kalması gerektiğini belirtti. Johnson, hükümetin verdiği maaş desteği programının Aralık ayına kadar uzatıldığını açıkladı.</p>

<p>Covid-19 vakalarının Noel dönemine kadar azalacağını umduğunu ifade eden Johnson, “Bu Noel farklı olacak ancak zorlu eylemi şimdi uygulamak Noel için yeniden ailelerin bir araya gelebilmesine umut olacak” dedi.</p>

<p>Başbakan Johnson, hızlı sonuç veren corona virüsü testlerinde büyük bir genişletme yapılacağına yönelik söz verirken, “Ülke çapında, okullarda ve hastanelerde yaptığımız denemelerden bu testleri sadece insanlardaki enfeksiyonları bulmak için değil, aynı zamanda hastalığı azaltmak içinde kullanabileceğimizi biliyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Johnson konuşmasının sonunda evde kalın, Sağlık Servisini (NHS) koruyun ve hayat kurtarın mesajlarının altını çizdi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.onlinegazete.com/public/images/detay/resimler/KORONA%20VIRUS/koronavirus-turkiye-covid-19-4Ja6_cover.jpg" style="height:375px; width:600px" /></p>

<p><strong>VAKA SAYISI 1 MİLYONU AŞTI</strong></p>

<p>İngiltere Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, son 24 saatte 21 bin 915 yeni vakanın tespit edilmesi ile toplam vaka sayısının 1 milyon 11 bin 660’a ulaştığı belirtildi.</p>

<p>Bakanlık, son 24 saatte 326 kişinin hayatını kaybetmesiyle toplam can kaybının 46 bin 555’e yükseldiğini açıkladı.</p>

<p>İngiltere, İspanya ve Fransa'nın ardından Avrupa'da 1 milyon vaka sayısını geçen 3'üncü ülke olurken, dünyada ise 9'uncu sırada yer alıyor.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/yine-kitalararasi-balistik-fuze-testi-yapildi-777</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Thu, 29 Oct 2020 23:26:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yine kıtalararası balistik füze testi yapıldı</h1>
                        <h2>Test edilen Minuteman III füzesi 4 bin 200 mil mesafe kat etti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/10/yine-kitalararasi-balistik-fuze-testi-yapildi-1604003394.jpg">
                        <figcaption>Yine kıtalararası balistik füze testi yapıldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>ABD Hava Kuvvetleri Küresel Taaruz Komutanlığı</strong>, nükleer başlık taşıyabilen kıtalararası balistik füze "Minuteman III"ün dün gece denendiğini bildirdi.</p>

<p>Komutanlıktan yapılan yazılı açıklamada,&nbsp;<strong>California</strong>'daki&nbsp;<strong>Vandenberg Hava Üssü</strong>'nde denenen kıtalararası balistik füzesinin nükleer başlık taşımadığı ifade edildi.</p>

<p>Söz konusu denemenin, ABD'nin nükleer gücünün güvenli, etkili ve 21'inci yüzyıl tehditlerini bertaraf edecek durumda olduğunu gösterdiği belirtilen açıklamada, "Kıtalararası balistik füzenin atmosfere dönüş aracı, Kwajalein Adası'na kadar yaklaşık 4 bin 200 mil mesafe kat etti." bilgisi verildi.</p>

<p>Kıtalararası balistik füzeler, atmosferin dışında çıktıktan sonra dünya üzerindeki hedeflerini vurmalarını sağlayan bir atmosfere geri dönüş aracı ile fırlatılıyor.</p>

<p>Nükleer kapasiteli füzenin seçime günler kala test edilmesi dikkati çekti.</p>

<p>Komutanlık, sosyal medya hesabından söz konusu fırlatmanın görüntülerini de paylaştı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://onlinegazete.com/haber/zeta-3-can-aldi-776</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Thu, 29 Oct 2020 22:55:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Zeta, 3 can aldı</h1>
                        <h2>Zeta!nın şiddetli yağışları, ağaç ve elektrik direklerini deviren kuvvetli rüzgarları beraberinde getirdi. ABD'nin Louisiana eyaletinin bu yıl karşı karşıya kaldığı 3. kasırgada yine can kayıpları var.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://onlinegazete.com/images/haberler/2020/10/zeta-3-can-aldi-1604001947.jpg">
                        <figcaption>Zeta, 3 can aldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Meksika</strong>'nın turistik&nbsp;<strong>Yucatan Yarımadası</strong>'nı kasırga olarak vurmasının ardından tropik fırtına seviyesine gerileyen&nbsp;<strong>Zeta</strong>'nın, yeniden güç kazanarak ABD'nin güneydoğusunda kasırga şeklinde etkili olması sonucu 3 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.</p>

<p>Yetkililer, saatte 177 kilometre rüzgar hızıyla Kategori 2 seviyesinde dün öğleden sonra Louisiana eyaleti üzerinden karaya ulaşmasının ardından&nbsp;<strong>Mississippi&nbsp;</strong>eyaletine doğru ilerleyen&nbsp;<strong>Zeta kasırgası</strong>nın, rüzgar hızının önce saatte 145 kilometreye düşmesiyle Kategori 1 seviyesine gerilediğini, daha sonra saatte 95 kilometre hızla tropik fırtınaya dönüştüğünü açıkladı.</p>

<p>Louisiana'nın bu yıl karşı karşıya kaldığı 3. kasırga olan Zeta, şiddetli yağışları, ağaç ve elektrik direklerini deviren kuvvetli rüzgarları beraberinde getirdi.</p>

<p>Körfez kıyısında yer alan Louisiana eyaletinin&nbsp;<strong>New Orleans&nbsp;</strong>şehrinde, şiddetli rüzgarın etkisiyle bir elektrik direğinin devrildiğini ve 55 yaşındaki bir kişinin elektrik çarpması sonucu hayatını kaybettiğini belirten yetkililer, Georgia eyaletinin Cherokee County bölgesinde de bir ağacın karavan üstüne devrilmesi sonucu bir kişinin yaşamını yitirdiğini bildirdi.</p>

<p>Mississippi'nin&nbsp;<strong>Biloxi&nbsp;</strong>şehrinde yükselen deniz suyunda mahsur kalan bir kişinin de boğulduğu kaydedildi.</p>

<p><strong>Louisiana</strong>,&nbsp;<strong>Mississippi</strong>,&nbsp;<strong>Alabama&nbsp;</strong>ve&nbsp;<strong>Georgia</strong>'da ev ve iş yerlerinde elektrik kesintilerine yol açan Zeta nedeniyle ülkenin Körfez kıyılarından Kuzey Carolina ve Güney Carolina eyaletlerine kadar yüzlerce okulda eğitime ara verildi.</p>

<p>Louisiana Valisi John Bel Edwards, ABD Başkanı Donald Trump'tan, fırtına öncesinde "felaket ilanı" yapılması talebinde bulunmuştu. Trump, salı akşamı, Louisiana için acil durum ilan etmişti.</p>

<p>Meksika'nın Yucatan Yarımadası'nı pazartesi günü saatteki hızı yaklaşık 130 kilometreye ulaşan rüzgarla vuran Zeta, beraberinde şiddetli yağışlar getirmişti.</p>

<p>Louisiana eyaleti, bu yıl Laura ve Delta kasırgalarından etkilenmişti.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
            </channel>
</rss>
